Dünya Altın Konseyi (WGC), eylülde yüzde 8,5 gerileyen altının ekim ayındaki performansında Fed’in faiz politikası, yüksek tahvil getirileri ve yatırımcıların mali risklere karşı altın ETF’lerine yöneliminin belirleyici olacağını açıkladı
Haber Giriş Tarihi: 07.10.2026 16:41
Haber Güncellenme Tarihi: 07.10.2026 16:44
Kaynak:
Ekometre
Fed beklentileri zayıfladı
WGC, son ABD verilerinin Fed’in yakın vadede yeni bir faiz artırımına gideceği yönündeki beklentileri zayıflattığını belirtti. Piyasalarda yalnızca Fed için değil, İngiltere Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası için de ilave sıkılaşma beklentilerinin gerilediği ifade edildi.
Tahvil faizleri yakından izlenecek
Konseye göre politika faizlerine ilişkin daha güvercin fiyatlamaya rağmen tahvil getirilerinin yüksek kalması, yatırımcıların kısa vadeli para politikası beklentilerinden daha uzun vadeli mali risklere ve yükselen vade primlerine odaklandığını gösterebilir.
WGC, böyle bir görünümün altın talebini desteklemeye devam edebileceğini değerlendirdi.
Avrupa'daki altın ETF girişlerinin son dönemde daha geniş tabanlı ve kalıcı bir görünüm sergilediğine dikkat çeken WGC, özellikle İngiltere'deki güçlü talebin mali sürdürülebilirlik, enflasyon belirsizliği ve para politikasına yönelik güven sorunlarıyla bağlantılı olabileceğini belirtti.
İngiltere'de ETF talebi beklentiyi aştı
İngiltere'de işlem gören altın ETF'lerine üçüncü çeyrekte 54 ton giriş gerçekleşti. Son beş yıllık verilere dayanan WGC modelinde aynı dönem için yaklaşık 18 tonluk giriş öngörülüyordu.
Böylece gerçekleşen ETF talebi model tahmininin 36 ton üzerine çıktı. WGC, İngiltere'deki bu hareketin 2022'de yaşanan tahvil krizindeki kısa süreli talep artışından farklı olarak daha kalıcı bir eğilime işaret ettiğini bildirdi.
Fransa ve Almanya'da da tahvil faizleri ile vade primlerindeki yükselişe paralel olarak altın ETF'lerine giriş görüldü.
Altın eylülde yüzde 8,5 düştü
Altın fiyatı eylül ayını ons başına 4 bin 176 dolardan tamamladı. Böylece değerli metal aylık bazda yüzde 8,5 geriledi.
Aynı dönemde ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 53 baz puan artarak yüzde 5,3'e yükseldi. Dolar endeksindeki yüzde 2'lik yükseliş de altın fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.
Buna karşın küresel altın ETF'lerinde eylül ayında 10 milyar dolar, yani 67 ton net giriş gerçekleşti. Kuzey Amerika ETF girişlerinde ilk sırada yer alırken, Avrupa ve Asya bölgeleri onu takip etti.
Vadeli piyasalarda pozisyonlar geriledi
Vadeli piyasalarda ise farklı bir tablo ortaya çıktı. COMEX'te yönetilen fonların net pozisyonları 12 milyar dolar, 84 ton azalırken, toplam spread pozisyonları 22 milyar dolar, 156 ton geriledi.
WGC, ekim ayında yatırımcıların özellikle Fed'in faiz patikasını, para politikası beklentilerindeki gevşemeye rağmen tahvil faizlerinin yüksek kalıp kalmayacağını ve mali risklere bağlı ETF talebinin devam edip etmeyeceğini izleyeceğini belirtti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Altında ekim ayı için üç kritik gösterge
Dünya Altın Konseyi (WGC), eylülde yüzde 8,5 gerileyen altının ekim ayındaki performansında Fed’in faiz politikası, yüksek tahvil getirileri ve yatırımcıların mali risklere karşı altın ETF’lerine yöneliminin belirleyici olacağını açıkladı
Fed beklentileri zayıfladı
WGC, son ABD verilerinin Fed’in yakın vadede yeni bir faiz artırımına gideceği yönündeki beklentileri zayıflattığını belirtti. Piyasalarda yalnızca Fed için değil, İngiltere Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası için de ilave sıkılaşma beklentilerinin gerilediği ifade edildi.
Tahvil faizleri yakından izlenecek
Konseye göre politika faizlerine ilişkin daha güvercin fiyatlamaya rağmen tahvil getirilerinin yüksek kalması, yatırımcıların kısa vadeli para politikası beklentilerinden daha uzun vadeli mali risklere ve yükselen vade primlerine odaklandığını gösterebilir.
WGC, böyle bir görünümün altın talebini desteklemeye devam edebileceğini değerlendirdi.
Avrupa'daki altın ETF girişlerinin son dönemde daha geniş tabanlı ve kalıcı bir görünüm sergilediğine dikkat çeken WGC, özellikle İngiltere'deki güçlü talebin mali sürdürülebilirlik, enflasyon belirsizliği ve para politikasına yönelik güven sorunlarıyla bağlantılı olabileceğini belirtti.
İngiltere'de ETF talebi beklentiyi aştı
İngiltere'de işlem gören altın ETF'lerine üçüncü çeyrekte 54 ton giriş gerçekleşti. Son beş yıllık verilere dayanan WGC modelinde aynı dönem için yaklaşık 18 tonluk giriş öngörülüyordu.
Böylece gerçekleşen ETF talebi model tahmininin 36 ton üzerine çıktı. WGC, İngiltere'deki bu hareketin 2022'de yaşanan tahvil krizindeki kısa süreli talep artışından farklı olarak daha kalıcı bir eğilime işaret ettiğini bildirdi.
Fransa ve Almanya'da da tahvil faizleri ile vade primlerindeki yükselişe paralel olarak altın ETF'lerine giriş görüldü.
Altın eylülde yüzde 8,5 düştü
Altın fiyatı eylül ayını ons başına 4 bin 176 dolardan tamamladı. Böylece değerli metal aylık bazda yüzde 8,5 geriledi.
Aynı dönemde ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 53 baz puan artarak yüzde 5,3'e yükseldi. Dolar endeksindeki yüzde 2'lik yükseliş de altın fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.
Buna karşın küresel altın ETF'lerinde eylül ayında 10 milyar dolar, yani 67 ton net giriş gerçekleşti. Kuzey Amerika ETF girişlerinde ilk sırada yer alırken, Avrupa ve Asya bölgeleri onu takip etti.
Vadeli piyasalarda pozisyonlar geriledi
Vadeli piyasalarda ise farklı bir tablo ortaya çıktı. COMEX'te yönetilen fonların net pozisyonları 12 milyar dolar, 84 ton azalırken, toplam spread pozisyonları 22 milyar dolar, 156 ton geriledi.
WGC, ekim ayında yatırımcıların özellikle Fed'in faiz patikasını, para politikası beklentilerindeki gevşemeye rağmen tahvil faizlerinin yüksek kalıp kalmayacağını ve mali risklere bağlı ETF talebinin devam edip etmeyeceğini izleyeceğini belirtti.
Kaynak: Ekometre
En Çok Okunan Haberler