SON DAKİKA
Hava Durumu

#Altın

Ekometre - Altın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altın haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altında gözler 14 Temmuz TÜFE verisinde Haber

Altında gözler 14 Temmuz TÜFE verisinde

Jeopolitik gerilim ve FED baskısı altını zorluyor Gram altın 9 Temmuz 2026 sabahına 6.125 TL, ons altın ise 4.065 dolardan başladı. Orta Doğu'da yeniden yükselen jeopolitik tansiyon ve ABD Merkez Bankası'nın (FED) şahin mesajlar içeren son toplantı tutanakları, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Hafta genelinde yüzde 2'nin üzerinde değer kaybeden altın, merkez bankalarının güçlü alımları sayesinde daha sert bir düşüşten şimdilik korunuyor. Piyasaların odağında ise 14 Temmuz'da açıklanacak ABD haziran ayı enflasyon verisi bulunuyor. Orta Doğu yeniden piyasaların odağında ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesin fiilen sona erdiğini açıklaması, İran'a yönelik hava saldırıları, yeni abluka ihtimali ve Tahran'ın misilleme açıklamaları bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ardından petrol fiyatlarının 80 dolar seviyesini test etmesi de küresel enflasyon endişelerini artırdı. Artan enflasyon beklentileriyle birlikte yüksek faiz beklentilerinin güçlenmesi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskıyı artırdı. Gram altında zayıf görünüm sürüyor Dünkü işlemlerde 4.021 dolara kadar gerileyen ons altın, bugün TSİ 06.00 itibarıyla 4.065 dolar seviyesinde işlem görüyor. Haftalık bazda kayıp yüzde 2'nin üzerine çıkarken, spot gram altın da 6.125 TL'den güne başladı. Piyasalarda yatırımcılar, Orta Doğu'dan gelecek haber akışını yakından izlemeyi sürdürüyor. FED tutanakları beklentileri değiştirdi FED'in haziran toplantısına ilişkin yayımlanan tutanaklar, faiz indirimi beklentilerini zayıflattı. Tutanaklar, üyeler arasında görüş ayrılığı bulunduğunu ortaya koyarken, bazı üyelerin faizlerin yıl sonuna kadar yüzde 3,50-3,75 bandında kalmasını savunduğu, bazı üyelerin ise gerekirse yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceğini değerlendirdiği görüldü. Piyasalar ise 2026 sonuna kadar en az bir faiz artışı ihtimalini fiyatlamaya devam ediyor. Altın üzerinde çifte baskı Analistler, altının şu anda iki önemli riskle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Bir yanda Orta Doğu kaynaklı belirsizlikler enflasyon baskısını artırırken, diğer yanda FED'in şahin duruşu reel faizleri yüksek tutuyor. Uzmanlara göre altının yeniden güç kazanabilmesi için 14 Temmuz'da açıklanacak ABD haziran ayı TÜFE verisinin enflasyonda belirgin bir yavaşlamaya işaret etmesi gerekiyor. Merkez bankaları düşüşü sınırlıyor Olumsuz tabloya rağmen merkez bankalarının fiziki altın alımları fiyatlara destek vermeyi sürdürüyor. Son olarak Çin Merkez Bankası'nın haziran ayında da 15 ton altın almasıyla rezervlerini üst üste 20'nci ay artırması dikkat çekti. Analistler, küresel merkez bankalarının devam eden altın talebinin fiyatlarda daha sert düşüşlerin önüne geçtiğini belirtiyor. Kısa vadede ons altında 4.000 dolar psikolojik, 3.940 dolar ise teknik destek olarak öne çıkarken, 4.200 dolar seviyesi ilk önemli direnç noktası olarak takip ediliyor.

Altında sert düşüş Haber

Altında sert düşüş

Değerli metal, son yılların en sert aylık ve çeyreklik kayıplarından birine hazırlanıyor. Orta Doğu'da jeopolitik gerilimin hafiflemesi ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla mücadele kapsamında faiz artırımlarını sürdüreceği beklentisinin güçlenmesi, altın fiyatlarında sert satışlara neden oldu. Değerli metal, Ekim 2008'den bu yana en sert aylık düşüşüne hazırlanıyor. Spot altının ons fiyatı salı günü yüzde 1,5 düşüşle 3.956,92 dolara geriledi. Böylece aylık kayıp yüzde 12,7'ye ulaşırken, fiyatların bu seviyelerde kalması halinde altın üst üste dördüncü ayını da değer kaybıyla tamamlayacak. ABD'de işlem gören ağustos vadeli altın kontratları ise yüzde 1,7 gerileyerek 3.969,30 dolara indi. Son yılların en sert çeyreklik kaybı Altının, İran savaşı sırasında yükselen enerji fiyatlarının enflasyon baskısını artırması ve bunun faiz artırımı beklentilerini güçlendirmesi nedeniyle, 2024'ten bu yana ilk, 2013'ün ikinci çeyreğinden bu yana ise en sert çeyreklik düşüşünü yaşaması bekleniyor. Bloomberg HT'nin aktardığına göre Marex Analisti Edward Meir, yüksek enflasyon, güçlü dolar ve yüksek faiz beklentilerinin, normal şartlarda altını destekleyen unsurların önüne geçtiğini belirtti. Enflasyona karşı güvenli liman olarak görülen altın, faiz getirisi sağlamayan bir yatırım aracı olması nedeniyle yüksek faiz ortamında yatırımcıların ilgisini kaybediyor. Piyasaların odağında Fed var Piyasalarda, Fed'in yıl içinde üç kez faiz artıracağı beklentisi güç kazanırken, CME FedWatch verilerine göre eylül ayında faiz artırımı ihtimali yaklaşık yüzde 64 seviyesinde fiyatlanıyor. Yatırımcılar, Fed'in para politikasına ilişkin yeni sinyaller almak amacıyla bu hafta açıklanacak haziran ayı ADP özel sektör istihdamı ve tarım dışı istihdam verilerini yakından takip ediyor. Güçlü dolar altını baskılıyor ABD dolarının üst üste ikinci ayı da yükselişle tamamlamaya hazırlanması, altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale getirerek talebi baskılıyor. Petrolde de sert düşüş beklentisi Petrol fiyatları da yatırımcıların İran-ABD görüşmelerine ilişkin gelişmeleri izlemesiyle birlikte 2020'den bu yana en sert çeyreklik düşüşüne hazırlanıyor. İran yönetimi henüz resmi bir görüşme planı bulunmadığını açıklasa da piyasalar diplomatik gelişmeleri yakından takip ediyor. Altın için yeni hedef aralığı Marex Analisti Edward Meir, yılın ikinci yarısında altının ons fiyatının 3.500-4.400 dolar bandında işlem görebileceğini öngördü. Diğer değerli metallerde ise satış baskısı devam etti. Spot gümüş yüzde 2, platin yüzde 1,1 ve paladyum yüzde 0,4 değer kaybetti. Üç metalin de hem aylık hem de çeyreklik dönemi kayıpla tamamlaması bekleniyor.

Küresel Piyasalar haftaya karışık başladı Haber

Küresel Piyasalar haftaya karışık başladı

ABD-İran Görüşmeleri yakından izleniyor ABD ve İran heyetleri arasında İsviçre'de yürütülen diplomatik temaslar sürerken, taraflardan gelen açıklamalar piyasalarda temkinli iyimserliği destekledi. Müzakereler sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın sert açıklamaları dikkat çekerken, İran Meclis Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, ABD'nin tehditlerini önemsemediklerini söyledi. Zaman zaman tansiyon yükselse de tarafların müzakere masasında kalmayı sürdürmesi, Orta Doğu'da kalıcı bir barış ihtimaline yönelik beklentileri canlı tutuyor. Enerji Piyasalarında Hürmüz etkisi Küresel enerji arzının kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinde geçen haftaya göre yavaşlama görüldü. Petrol fiyatları üzerindeki etkileri yakından takip edilen gelişmeler, görüşmelerde ilerleme sağlansa bile enerji arzına yönelik risklerin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Gözler ABD verilerinde Bu hafta ABD'de açıklanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyon verisi ile büyüme rakamları piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Geçen hafta Fed Başkanı Kevin Warsh'ın şahin tondaki açıklamaları sonrasında para piyasalarında, yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha yapılacağı beklentisi güç kazandı. ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,22'ye, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,48'e yükseldi. Dolar güçlenirken altın destek buldu Fed'in sıkı para politikasını koruyacağı beklentisiyle dolar endeksi yükselişini sürdürerek 100,9 seviyesine çıktı. Yüksek faiz beklentileri altın üzerinde baskı oluştursa da ABD-İran görüşmelerinde kaydedilen ilerleme güvenli liman talebini destekledi. Altının ons fiyatı haftaya yüzde 0,6 yükselişle 4.180 dolar seviyesinden başladı. ABD endeks vadeli kontratları ise haftaya negatif seyirle giriş yaptı. Avrupa'da Lagarde'ın mesajları bekleniyor Avrupa piyasalarında gözler Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın Avrupa Parlamentosu'nda yapacağı konuşmaya çevrildi. Yatırımcılar, Lagarde'ın açıklamalarından ECB'nin faiz politikalarına ilişkin yeni sinyaller arayacak. Para piyasalarında bankanın yıl sonuna kadar en az bir faiz artışı daha yapacağı beklentisi öne çıkıyor. Bunun yanında açıklanacak PMI verileri de Avrupa ekonomisinin görünümüne ilişkin önemli ipuçları verecek. Asya Piyasalarında Pozitif Hava Asya borsalarında Hong Kong hariç pozitif görünüm öne çıktı. Çin Merkez Bankası'nın kredi faiz oranlarını değiştirmemesi piyasalar tarafından beklentiler doğrultusunda karşılandı. Yarı iletken sektöründeki yükselişler dikkat çekerken, Güney Koreli çip üreticisi SK Hynix'in hisseleri yüzde 3,9 değer kazandı. Kapanışa yakın işlemlerde Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,9, Güney Kore Kospi endeksi yüzde 0,5 ve Çin Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 0,8 yükselirken, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 0,7 geriledi. Yurt İçinde Gözler Enflasyon Beklentilerinde Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi cuma gününü yüzde 0,63 düşüşle 14.734 puandan tamamladı. Bugün yurt içinde tüketici güven endeksi, sektörel enflasyon beklentileri ve Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verileri takip edilecek. Analistler, BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.500 puanı destek, 14.800 ve 14.900 puanı ise direnç seviyeleri olarak değerlendiriyor.

Trump'ın açıklamaları petrolü rahatlattı Haber

Trump'ın açıklamaları petrolü rahatlattı

Enerji piyasalarında ABD ile İran arasındaki diplomatik sürece yönelik haber akışı öne çıkarken, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ilişkin açıklamaları ve anlaşma metni üzerinde ilerleme sağlandığına dair haberler petrol fiyatlarında risk priminin gerilemesine neden oldu. Anlaşmaya yönelik iyimser beklentiler, enerji arzına ilişkin endişeleri azaltırken Brent petrolde satış baskısını artırdı. Ancak sürecin henüz kesinleşmemesi ve İran tarafından gelen temkinli açıklamalar, piyasalardaki belirsizliğin sürmesine yol açtı. Hafta içinde açıklanan ABD enflasyon verileri de emtia piyasalarının odağındaydı. Enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi, Fed'in faiz indirimlerinde aceleci davranmayacağı yönündeki beklentileri güçlendirdi. Bu durum özellikle değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu. Değerli metallerde ons bazında paladyum ve gümüş yükselirken, altın ve platin değer kaybetti. Analistler, jeopolitik risklere rağmen altın fiyatlarında Fed kaynaklı faiz beklentilerinin daha etkili olduğunu belirtti. Baz metallerde ise Çin ekonomisine ilişkin sinyaller, arz endişeleri ve ticaret politikalarına yönelik belirsizlikler fiyatlamalarda etkili oldu. Bakır ve çinko yükseliş kaydederken, nikel, kurşun ve alüminyumda düşüş görüldü. Enerji tarafında Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 6,5 gerilerken, doğal gaz fiyatlarında da düşüş yaşandı. Piyasalar yeni haftada ABD-İran hattındaki gelişmeleri, Orta Doğu'daki jeopolitik riskleri ve merkez bankalarından gelecek mesajları yakından takip edecek.

Altın fiyatları yükselişe geçti Haber

Altın fiyatları yükselişe geçti

Jeopolitik risklerde tansiyonun düşebileceğine yönelik beklentiler ve enflasyon kaygılarındaki sınırlı gerileme, yatırımcıların yeniden altına yönelmesine neden oldu. Külçe altın yüzde 1,6’ya varan yükselişle ons başına yaklaşık 4.580 dolara kadar çıkarak geçen haftaki kayıplarını büyük ölçüde telafi etti. Spot altın ise Singapur işlemlerinde yüzde 1,2 artışla 4.562 dolar seviyelerinde işlem gördü. ABD’li yetkililer, İran ile yürütülen görüşmelerde anlaşma metni üzerindeki çalışmaların sürdüğünü belirtirken, nihai onayın birkaç günü bulabileceğini ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada anlaşma konusunda “aceleci davranmayacağını” söyledi. Daha önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temasların sürdüğünü belirterek Hürmüz Boğazı konusunda kısa süre içinde olumlu gelişmeler yaşanabileceği mesajını vermişti. Analistler ise piyasaların temkinli duruşunu koruduğunu belirtiyor. Sydney merkezli Global X ETF analisti Justin Lin, yatırımcıların yükselişin kalıcı olup olmadığını görmek için İran tarafından daha somut adımlar beklediğini söyledi. Lin’e göre piyasalar, geçmişte sonuçsuz kalan diplomatik açıklamalar nedeniyle haber akışına daha kontrollü tepki veriyor. Öte yandan altın, şubat sonunda başlayan İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerden bu yana yaklaşık yüzde 13 değer kaybetmiş durumda. Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon baskısını artırması ve faiz beklentilerini yukarı çekmesi, son dönemde değerli metaller üzerinde baskı oluşturmuştu. Piyasalar şimdi gözünü ABD Merkez Bankası’nın yeni Başkanı Kevin Warsh’ın vereceği mesajlara çevirdi. Faiz politikalarına ilişkin olası sinyallerin, önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Diğer değerli metallerde de yükseliş görüldü. Gümüş yüzde 3 değer kazanırken, platin ve paladyum fiyatları da artış kaydetti. Bloomberg Dolar Spot Endeksi ise yüzde 0,3 geriledi.

Altın yükselir mi? Haber

Altın yükselir mi?

Altın, ABD’nin İran ile ateşkesi uzatma kararı sonrası petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon baskılarını ve uzun süre yüksek faiz beklentilerini hafifletmesiyle çarşamba günü yükseliş kaydetti. Spot altın yüzde 0,9 yükselerek ons başına 4.755,11 dolara çıktı. Bu artış, fiyatların Salı günü 13 Nisan’dan bu yana en düşük seviyeye gerilemesinin ardından geldi. ABD’de Haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 1,1 değer kazanarak 4.772,90 dolara ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin süresinin dolmasına saatler kala İran ile yürütülecek barış görüşmelerine alan açmak için ateşkesi süresiz olarak uzatacağını söyledi. Ancak bu açıklamanın tek taraflı olduğu, İran veya ABD’nin müttefiki İsrail’in bu uzatmayı kabul edip etmediğinin ise net olmadığı belirtildi. Ateşkes iki hafta önce başlamıştı. Bloomberg HT'de yer alan habere göre Marex analisti Edward Meir, “Bu ateşkes uzatmasıyla piyasalar gerilimin azaldığını düşünüyor. Eğer ateşkes sona erer ve çatışmalar yeniden başlarsa dolar güçlenir, petrol ve faizler yükselir; bu da altın fiyatlarını baskılar” dedi. Ateşkes uzatması sonrası hisse senetleri yükseldi, dolar geriledi ve petrol fiyatları düşüşe geçti. Yüksek ham petrol fiyatları, taşıma ve üretim maliyetlerini artırarak enflasyonu körükleyebilir. Altın enflasyona karşı bir koruma aracı olarak görülse de, yüksek faiz oranları getirili varlıkları daha cazip hale getirerek altının cazibesini azaltıyor. "Altının yeniden rekor seviyeleri test etmesini beklemeye devam ediyoruz" Standard Chartered bir notunda, “Fiyat hareketleri Orta Doğu ateşkes haberlerine ve likidite ihtiyacına bağlı kalmaya devam ediyor. Son yükseliş kırılgan ve kısa vadeli bir düzeltme riski taşıyor, ancak değerli metallerde toparlanma ve özellikle altının yeniden rekor seviyeleri test etmesini beklemeye devam ediyoruz” dedi. Bu arada, Kevin Warsh salı günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump’a faiz indirimleri konusunda hiçbir taahhütte bulunmadığını söyledi. Warsh, Senato onay süreci kapsamında merkez bankasını yönetirken Beyaz Saray’dan bağımsız hareket edeceğini ve geniş kapsamlı reformlar yapacağını vurguladı. Spot gümüş yüzde 1,5 artışla ons başına 77,84 dolara yükseldi. Platin yüzde 1,5 artarak 2.067,25 dolara, paladyum ise yüzde 1,8 yükselişle 1.560,31 dolara çıktı.

Müzakere haberleri piyasalara nefes aldırdı Haber

Müzakere haberleri piyasalara nefes aldırdı

Spot altın, ons başına 4 bin 841,76 dolar seviyesinde sabit kaldı. Değerli metal, gün içinde 8 Nisan’dan bu yana en yüksek seviyesini test etti. ABD’de Haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,3 artışla 4 bin 866,50 dolara yükseldi. Gram altın ne kadar? Gram altın, yeni güne 6 bin 935 lira seviyesinden başladı. Uzmanlar uyarıyor: Ralli var ama güvenli liman değil Cnbc-E'de yer alan habere göre OCBC analistleri, altın ve gümüşte gece saatlerinde güçlü bir yükseliş görüldüğünü, ancak genel piyasa sinyalinin savunmacı pozisyonlardan ziyade “risk iştahına” işaret ettiğini ifade etti. Petrol düştü, borsalar yükseldi İran’ın ABD ve İsrail ile yeniden müzakere masasına dönebileceğine yönelik beklentiler, küresel piyasalarda risk iştahını artırdı. Bu gelişmeyle birlikte petrol fiyatları gerilerken, hisse senedi piyasalarında yükseliş görüldü. Daha önce çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması enerji arzı üzerinde baskı yaratmıştı. Zayıflayan dolar, altına destek verdi ABD dolarının bir ayın en düşük seviyelerine yakın seyretmesi, dolar bazlı emtiaları diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha cazip hale getirerek altına destek verdi. Görüşmeler yeniden başlayabilir ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu çöken müzakerelerin ardından İran ile barış görüşmelerinin önümüzdeki iki gün içinde Pakistan’da yeniden başlayabileceğini açıkladı. Washington yönetimi, müzakerelerin başarısız olmasının ardından İran limanlarına yönelik abluka kararı almıştı. ABD’de açıklanan verilere göre üretici fiyatları mart ayında beklentilerin altında arttı. Hizmet maliyetleri değişmezken, İran ile süren savaşın etkisiyle yükselen enerji fiyatları enflasyonist baskıları artırmaya devam etti. Faiz indirimi beklentisi yükseldi Piyasalarda, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl 25 baz puanlık faiz indirimi yapma ihtimali yüzde 30’a yükseldi. Geçen hafta bu oran yaklaşık yüzde 13 seviyesindeydi. Savaş öncesinde ise yıl içinde iki faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu. Diğer değerli metallerde son durum ne? Diğer değerli metallerde ise yükseliş görüldü. Spot gümüş yüzde 0,4 artışla 79,87 dolara, platin yüzde 1,1 yükselişle 2.127,45 dolara, paladyum ise yüzde 0,1 artışla 1.596,28 dolara çıktı.

Ticaret savaşları Türkiye'nin cari açığını tırmandırdı Haber

Ticaret savaşları Türkiye'nin cari açığını tırmandırdı

Türkiye şubat ayında 7 milyar 501 milyon do­larla geçen yılın ay­nı ayına göre yüzde 43,8 daha fazla cari işlemler açığı verdi. Böylece, savaşın henüz baş­lamadığı ancak artan jeopoli­tik gerilimle olumsuz etkile­rinin yoğun hissedildiği ara­lık-şubat döneminde üç ay üst üste 7 milyar doların üzerinde seyreden cari açıkta büyüme eğilimi kalıcı bir görüntü ver­di. 28 Şubat’ta fiilen başlayan sıcak savaşın cari açığa etki­si ise gelecek ay açıklanacak mart verisinde görülecek. Merkez Bankası verileri­ne göre şubatta cari açık aynı zamanda, ABD’nin açıkladı­ğı fahiş gümrük vergileri üze­rine şiddetlenen küresel tica­ret savaşı etkisiyle arızi yük­selişle 8 milyar doları aştığı Nisan 2025’ten sonraki döne­min en yüksek aylık düzeyini gördü. Anılan ayda 8,4 milyar dolar olan aylık cari açık, ma­yısta 1,1 milyar, haziranda 2,2 milyar dolara gerilemiş, izle­yen üç ayda ise cari denge faz­la vermişti. Türkiye, kasım­dan itibaren 4,1 milyar dolar­la yeniden cari açık vermeye başladı. Aralıktaki 7,4 milyar dolardan sonra bu yıl ocakta da 7 milyar doların üzerinde bir cari açık verildi, büyüme ivmesi şubatta da devam etti. Ocak-şubat dönemi kümüla­tif cari açığı geçen yılın eş dö­nemine göre yüzde 57,2 artışla 14 milyar 543 milyon dolar ol­du. Şubat sonu itibarıyla yıllık cari işlemler açığı da 35 mil­yar 447 milyon dolarla, son 26 ayın en yüksek düzeyine çıktı. Enerji ve altın hariç açık da büyüdü Enerji ve altın hariç cari iş­lemler dengesi de şubat ayın­da 3 milyar 408 milyon dolarla geçen yılın aynı ayındakinin 5,7 kat üzerinde gerçekleşti. Bu bazda ilk iki aydaki açık 6 milyar 255 milyon dolara ulaş­tı. Nisan 2025’te 4 milyar 707 milyon dolar açık verdikten sonra, ekim sonuna kadar faz­la veren, kasımdan itibaren yeniden açık vermeye başla­yan altın ve enerji hariç den­gede de şubatta söz konusu dö­nemin en yüksek açığı verildi. Yıllıklandırılmış verilere göre enerji ve altın hariç dengede Şubat 2025’te 32 milyar 708 milyon dolar olan fazla, bu yıl aynı ayda 10 milyar 308 mil­yon dolara kadar geriledi. Rezervde yılık erime 24,2 milyar dolar Yıllıklandırılmış verilere göre ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 73,2 milyar dolar oldu. Bu dönemde hizmetler alanında 62,6 milyar dolar net giriş kaydedilirken, birincil gelir dengesinde 24 milyar, ikincil gelir dengesinde ise 875 milyon dolar net çıkış yaşandı. Son bir yılda 35,4 milyar dolar olan cari işlemler açığı, bir yıl önceki düzeyine göre yüzde 113,3 büyüdü. Son bir yıldaki cari açık da ağırlıkla bankalar ve şirketlerin kullandığı dış krediler, yabancıların mevduat hareketleri ve ticari krediler yoluyla finanse edildi. Yıllık cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 2,6 milyar dolar, net portföy yatırımları 2,4 milyar dolar katkı verdi. Aynı dönemde dışarıdan net 38 milyar dolar kredi ve net 1,3 milyar dolar ticari kredi kullanıldı. Buna karşılık yabancıların efektif ve mevduatlarında net 11,5 milyar dolar azalış yaşandı. Böylece “diğer yatırımlar” alanındaki net katkı 27,9 milyar dolar oldu. Net hata ve noksan verisine göre son bir yılda 21,4 milyar dolarlık kaynağı belirsiz çıkış yaşanırken, Merkez Bankası’nın döviz rezervleri 24,2 milyar dolar azaldı. Cari açığı dış ticaret büyüttü Şubat ayında da cari açığı büyüten ana faktör dış ticaretteki gelişmeler oldu. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret verilerine göre aylık ihracat 20 milyar 670 milyon dolarla geçen yılın aynı ayındakinin yüzde 2,2 altında kalırken, ithalat yüzde 5,7 artışla 28 milyar 148 milyon dolar oldu ve 7 milyar 478 milyon dolarla geçen yıla göre yüzde 36,6 daha büyük dış ticaret açığı verildi. Uluslararası taşımacılık, turizm, dış müteahhitlik gibi faaliyetleri kapsayan hizmetler alanında kaydedilen aylık net 2 milyar 14 milyon dolarlık giriş geçen yılın aynı ayındakinin yüzde 11,1 altında kaldı ve bunun dış ticarette oluşan açığı kompanse etme oranı geriledi. Hizmetler alanındaki net girişlerin net 1 milyar 841 milyon dolarını seyahat gelirleri de geçen yıla göre yüzde 2,5 geriledi. Karşılıklı yatırımlardaki gelir-giderler ile faiz gelir-giderini kapsayan “birincil gelir dengesi” de şubatta net 1 milyar 859 milyon dolar açık verdi. Karşılıksız transferlerle ilgili ikincil gelir dengesinde de 178 milyon dolar açık oluştu. Bir ayda 10 milyar dolar rezerv kullanımı Portföy yatırımlarındaki net giriş ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 69,6 azalarak 780 milyon dolarda kaldı. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 932 milyon ve DİBS piyasasında 366 milyon dolar net alış yaptığı görüldü. Yurt dışındaki tahvilde ise yurt dışı yerleşikler banka ihraçlarında 43 milyon ve genel hükümet ihraçlarında 674 milyon dolar net alış, diğer sektör ihraçlarında ise 81 milyon dolar net satış yaptı. Yurt dışı yerleşiklerin açtığı krediler ve mevduatları kapsayan diğer yatırımlarda ise bir aylık net giriş 2 milyar 734 milyon dolarla geçen yıla göre yüzde 75,8 arttı. Bakır'ın haberine göre, Yurt dışından bankalar 17 milyon, genel hükümet 226 ve diğer sektörler 1 milyar 478 milyon dolar net kredi kullanımı gerçekleştirdi. Diğer yatırımlar altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, Türk lirası cinsinden 882 milyon dolar net artış ve yabancı para cinsinden 2 milyar 390 milyon dolar net azalış olmak üzere toplam 1 milyar 508 milyon dolar net azalış kaydetti. Bu gelişmelerle cari açığı karşılayacak toplam döviz girişi 3 milyar 376 milyon dolarda kaldı. Net hata noksan kalemindeki 6 milyar 471 milyon dolarlık sistem dışına çıkışla birlikte büyüyen finansman ihtiyacı, rezerv varlıkları bir ayda net 10 milyar 630 milyon dolar eritti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.