SON DAKİKA
Hava Durumu

#Abd

Ekometre - Abd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abd haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Borsa İstanbul’da Fed baskısı Haber

Borsa İstanbul’da Fed baskısı

Yarım günlük seansta yatırımcıların odağında Fed’in faiz kararı ve endeksin 11.000 puan desteği bulunuyor. Borsa İstanbul’da yatay seyir yeni işlem gününde de devam etti. Küresel piyasalardaki teknoloji hissesi iyimserliği BIST 100 endeksinde güçlü bir yükselişe dönüşmezken bankacılık ve holding hisselerindeki kayıplar endeks üzerinde baskı oluşturdu. BIST 100 güne yatay başladı BIST 100 endeksi, açılışta önceki kapanışına göre 0,07 puanlık düşüşle 11.150,96 puana geriledi. Endeks, önceki işlem gününü 11.151,03 puandan tamamlamıştı. Açılış verileri, piyasada belirgin bir yön değişikliğinin yaşanmadığını ortaya koydu. Bankacılık ve holding hisselerinde kayıp Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,44, holding endeksi ise yüzde 0,61 değer kaybetti. Sektör endeksleri arasında metal eşya makina yüzde 2,74 yükselişle pozitif ayrıştı. Finansal kiralama ve faktoring endeksi ise yüzde 2,12 düşüşle en fazla gerileyen sektör oldu. Fed kararı öncesi temkinli bekleyiş Küresel piyasalarda teknoloji hisselerindeki yükselişin desteğiyle olumlu bir görünüm öne çıksa da Borsa İstanbul’da yatırımcıların Fed kararı öncesinde temkinli hareket ettiği görülüyor. ABD Merkez Bankasının açıklayacağı faiz kararı; dolar, tahvil faizleri ve küresel risk iştahı üzerinden gelişmekte olan ülke piyasalarının yönünü etkileyebilecek başlıca gelişmeler arasında yer alıyor. Piyasalarda faiz oranlarının sabit tutulması beklentisi öne çıkarken karar metnindeki mesajlar ve aralık ayına ilişkin faiz politikası sinyalleri yakından izlenecek. Daha şahin bir iletişim, dolar ve ABD tahvil faizlerini destekleyerek gelişmekte olan piyasalarda risk iştahını sınırlayabilir. Daha dengeli mesajlar ise hisse senedi piyasalarına destek sağlayabilir. BIST 100’de 11.000 puan desteği öne çıkıyor Teknik görünümde 11.000 ve 10.900 puan seviyeleri destek, 11.300 ve 11.400 puan seviyeleri ise direnç olarak takip ediliyor. Dar bantta hareket eden endeks açısından 11.000 puan üzerindeki seyrin korunması ve 11.300 puan direncinin aşılıp aşılamaması, kısa vadeli yön arayışında belirleyici olacak. Borsa İstanbul’da bugün yarım gün seans Borsa İstanbul’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesinde bugün işlemler saat 13.00’e kadar sürecek. 29 Ekim Perşembe günü ise resmi tatil nedeniyle piyasalar kapalı olacak. Kısa seans nedeniyle gün içindeki fiyat hareketlerinin sınırlı kalması mümkün. Fed kararının ardından oluşacak küresel piyasa tepkisinin, tatil sonrasındaki işlemlerde daha belirgin hissedilmesi beklenebilir. Pay piyasasında takas takvimi değişti 27 Ekim Salı ve 28 Ekim Çarşamba günlerinde gerçekleştirilen pay piyasası işlemlerinin takası 2 Kasım Pazartesi günü yapılacak. 26 Ekim Pazartesi tarihli işlemlerin takası ise 30 Ekim Cuma günü gerçekleştirilecek. Cumhuriyet Bayramı tatili nedeniyle 28 Ekim’deki işlemlerin takas süreci kasım ayına uzanacak. Yurt içinde dış ticaret ve H-ÜFE verileri izlenecek Yurt içinde eylül ayı dış ticaret dengesi ve Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verileri takip edilecek. Küresel piyasalarda ise ABD’den açıklanacak toptan eşya stokları ve haftalık mortgage başvuruları gündemde olacak. Piyasaların ana gündem maddesi, TSİ 21.00’de açıklanacak Fed faiz kararı ve TSİ 21.30’da başlayacak Fed Başkanı Kevin Warsh’ın basın toplantısı olacak. Fon ödemelerinde yeni aşama Yurt içi piyasalarda izlenen bir diğer konu, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fon ödemeleri oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre, 23 Ekim itibarıyla toplam 93 fona ve 71 bin 899 hesaba 68 milyar lira ödeme yapıldı. Olağanüstü tasfiye kapsamında 1 milyon liraya kadar olan ödemelerin cuma günü İş Bankası ve Ziraat Bankası üzerinden başlaması planlanıyor. Piyasada yön arayışı Fed sonrasında sürecek Borsa İstanbul’da yarım günlük seansın ardından Cumhuriyet Bayramı tatiline girilecek olması, yatırımcıların Fed kararına yönelik beklentilerini öne çıkarıyor. BIST 100’de kısa vadeli görünüm açısından 11.000 puan desteğinin korunması ve 11.300 puan direncinin aşılması yakından izlenecek. Küresel piyasalardaki fiyatlamalar ve Fed’in vereceği mesajlar, tatil sonrasındaki işlemlerde endeksin yönü üzerinde etkili olabilecek.

Altında petrol ve Fed baskısı Haber

Altında petrol ve Fed baskısı

Ons altın 4.100 doların, gram altın ise 6.500 liranın altına inerken yatırımcılar, önümüzdeki hafta açıklanacak Fed faiz kararı öncesinde altın fiyatlarındaki düşüşün nedenlerini ve kritik fiyat seviyelerini yakından izliyor. Altında günlük kayıp yüzde 1,5'i aştı Küresel piyasalarda altın fiyatları, enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği endişesiyle satış baskısı altında kaldı. Faiz oranlarının uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği beklentisi, faiz getirisi sağlamayan altına yönelik talebi zayıflattı. Ons altın gün içinde 4.066 dolara kadar gerileyerek 14 Ekim'den bu yana ilk kez 4.100 dolar seviyesinin altını gördü. Gram altın ise 6.485 liraya kadar düşerek 6.500 liralık kritik eşiğin altına indi. Altın fiyatları neden düşüyor? Altın fiyatlarındaki gerilemenin arkasında petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon beklentilerindeki artış ve Fed'in para politikasına ilişkin öngörüler bulunuyor. Enerji maliyetlerinin yükselmesi, enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği endişesini güçlendiriyor. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimlerini erteleyebileceği veya faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini destekliyor. Faizlerin yüksek seyretmesi, yatırımcılara faiz getirisi sağlamayan altının elde tutulmasının fırsat maliyetini artırıyor. Bu nedenle faiz beklentilerindeki yukarı yönlü değişim, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş piyasaları etkiliyor Brent petrol fiyatları beş ayın en yüksek seviyelerine yakın seyrederken Suudi Aramco'nun Şeybah sahasına düzenlenen ve iki kişinin hayatını kaybettiği insansız hava aracı saldırısının ardından ham petrol fiyatlarında yükseliş görüldü. ABD yönetiminin Suudi Arabistan'daki bazı Amerikan temsilciliklerinde görev yapan personel ve aile üyelerinin ayrılmasını istemesi de bölgedeki jeopolitik risk algısını artırdı. OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırabileceğine ve uzun vadede faiz oranlarının daha yüksek kalması ihtimalini güçlendirebileceğine dikkat çekti. Wong'a göre yatırımcıların kısa ve uzun vadeli faiz oranlarında yükseliş beklemesi, altının cazibesini azaltan unsurlar arasında yer alıyor. Fed'in faiz kararı altın piyasasının odağında ABD Merkez Bankasının 27-28 Ekim'de gerçekleştireceği toplantı, altın piyasasının yönü açısından önem taşıyor. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın geçen cuma yaptığı açıklamalar, ekim toplantısında faizlerin sabit tutulacağı yönündeki beklentilerde belirgin bir değişikliğe yol açmadı. Bununla birlikte, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerinde kalıcı baskı yaratabileceği düşüncesi, sıkı para politikasının daha uzun süre devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, ekim toplantısında faiz artırımı ihtimalini yüzde 16 seviyesinde fiyatlıyor. Aralık ayında faiz artırımı yapılması ihtimali ise yüzde 90 seviyesinde bulunuyor. Ons altında hangi seviyeler izleniyor? Teknik değerlendirmelerde ons altın için 14 Ekim'de görülen 4.073 dolar seviyesi yakından takip ediliyor. Yukarı yönlü hareketlerde 4.135 dolar ilk direnç noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması durumunda 4.150-4.169 dolar aralığı gündeme gelebilir. Petrol fiyatlarının seyri, enflasyon beklentileri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin mesajlar, altının önümüzdeki dönemdeki yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek. 22 Ekim 2026 güncel altın fiyatları Saat 08.52-08.53 itibarıyla paylaşılan verilere göre altın piyasasında fiyatlar şöyle: Ons altın Fiyat: 4.073,67 dolar Günlük değişim: yüzde -1,63 Alış: 4.073,38 dolar Satış: 4.073,97 dolar Gram altın Fiyat: 6.499,85 TL Günlük değişim: yüzde -1,49 Alış: 6.521,47 TL Satış: 6.522,30 TL Gram altın (serbest piyasa) Fiyat: 6.581,74 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 6.575,43 TL Satış: 6.581,74 TL Çeyrek altın Fiyat: 10.761,15 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 10.520,69 TL Satış: 10.761,15 TL Yarım altın Fiyat: 21.522,30 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 20.975,62 TL Satış: 21.522,30 TL Tam altın Fiyat: 42.912,97 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 42.082,75 TL Satış: 42.912,97 TL Cumhuriyet altını Fiyat: 44.274 TL Günlük değişim: yüzde +0,11 Alış: 43.613 TL Satış: 44.274 TL Ata altın Fiyat: 44.492,59 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 43.397,83 TL Satış: 44.492,59 TL 24 ayar has altın Fiyat: 6.572,87 TL Günlük değişim: yüzde -0,39 Alış: 6.474,28 TL Satış: 6.750,34 TL Has altın (0,995) Fiyat: 6.489,69 TL Günlük değişim: yüzde -1,16 Alış: 6.488,86 TL Satış: 6.489,69 TL 22 ayar bilezik Fiyat: 6.002,55 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 5.996,79 TL Satış: 6.002,55 TL

Borsa İstanbul kayıpların ardından yükselişle açıldı Haber

Borsa İstanbul kayıpların ardından yükselişle açıldı

Borsa İstanbul, önceki işlem gününde yaşanan sert düşüşün ardından yeni güne yükselişle başladı. BIST 100 endeksi açılışta yüzde 0,38 değer kazanarak 11.473,82 puana yükseldi. Endeks, önceki işlem gününü yüzde 2,49 kayıpla 11.430,14 puandan tamamlamıştı. Yeni güne alıcılı başlayan piyasada sektör endekslerinin performansı da takip edildi. Bankacılık endeksi yükseldi Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,39 değer kazanırken holding endeksi yatay seyretti. Sektör endeksleri arasında en fazla yükseliş yüzde 0,86 ile ticaret sektöründe görüldü. Finansal kiralama ve faktoring endeksi ise yüzde 5,71 düşüşle en fazla gerileyen sektör oldu. Küresel piyasalarda risk iştahı zayıf ABD ile İran arasındaki çatışmaların yarattığı belirsizlikler, küresel piyasalarda risk iştahını baskılamaya devam ediyor. Önemli şirketlerin finansal sonuçlarının açıklanacağı bilanço sezonu öncesinde uluslararası borsalarda negatif bir görünüm öne çıkıyor. Yatırımcılar, küresel gelişmelerin yanı sıra yurt içi piyasalara yön verebilecek ekonomik verileri de yakından izliyor. Günün veri gündeminde neler var? Yurt içinde uluslararası yatırım pozisyonu verileri takip edilecek. Yurt dışında ise ABD'de haftalık ADP özel sektör istihdam verisi ve konut başlangıçları, Euro Bölgesi'nde cari işlemler dengesi ve Almanya'da Üretici Fiyat Endeksi öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. BIST 100'de destek ve direnç seviyeleri Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 11.600 ve 11.700 puan seviyeleri direnç olarak izleniyor. Olası geri çekilmelerde ise 11.400 ve 11.300 puan seviyeleri destek konumunda bulunuyor.

Dünyanın gıda ambarı Türkiye Haber

Dünyanın gıda ambarı Türkiye

Fındıktan kuru incire, kirazdan levreğe, kuru üzümden una, turşudan Türk somonuna, defneden yumurtaya, narenciye ürünlerinden zeytinyağına uzanan geniş ürün yelpazesiyle dünya pazarlarına ulaşan Türkiye'nin tarımsal ihracatında Ege Bölgesi 7,8 milyar dolara ulaşan yıllık performansıyla yüzde 21 pay alarak öne çıkıyor. Dört iklimin yaşandığı Türkiye, bereketli toprakları, üç tarafını çeviren denizleri sayesinde Avrupa’nın en büyük üreticisi olurken, dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yerini alıyor. Fındık, kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, levrek, çipura, defne, kekik ve kiraz gibi ürünlerde dünya çapında zirvede yer alan Türkiye dünya genelinde 175 ülkeye gıda ürünleri ihraç ediyor. Dünya Gıda Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatındaki başarısının ve bu ihracatta Ege Bölgesi’nin liderliğinin altını çizdi. Çekirdeksiz kuru üzüm, deniz levreği ve çipura ilk üçte 2026 yılının ocak – eylül döneminde Ege Bölgesi’nden 5 milyar 125 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç edildiği bilgisini veren Öztürk, “Çekirdeksiz kuru üzüm 331 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Deniz levreği 258 milyon dolar, çipura 239 milyon dolar, ayçiçeği yağı 174 milyon dolar, soya yağı 147 milyon dolarlık ihracatla ilk beşte gıda ürünlerimiz oldu” şeklinde konuştu. Ege Bölgesi’nden 169 ülkeye gıda ürünleri ihraç edildiğini ifade eden Öztürk öne çıkan pazarlar hakkında şu bilgileri verdi: “Amerika Birleşik Devletleri 388 milyon dolarlık tarım ürünler ihracatıyla ilk sırada yer aldı. İkinci basamağın sahibi 357 milyon dolarla İngiltere olurken, Rusya Federasyonu’na 313 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç ettik. Bu ülkeleri 300 milyon dolarla İtalya ve 296 milyon dolarla Almanya takip etti.” Gıda ihracatçılarımızı 5 fuara götürüyoruz Ege İhracatçı Birlikleri’nin uzun yıllardır dünyanın en prestijli gıda fuarlarının Türkiye Milli Katılım Organizasyonuna imza attığı bilgisini veren Başkan Öztürk; “Amerika Birleşik Devletleri’nde New York Fancy Food ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarlarına, Japonya’da Foodex Fuarına, Almanya Nünberg’teki Biofach Organik Ürünler Fuarına ve Çin Uluslarararası İthalat Fuarı’nda Türk gıda sektörünü temsil ediyoruz. Dünya’nın en büyük gıda ithalatçısı ABD’de Türk gıda ürünlerinin tüketimini artırmak için Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesini 8 yıldır başarıyla sürdürüyoruz. Bu proje sürecinde ABD’ye gıda ihracatımız 750 milyon dolardan 2 milyar dolar seviyesine ulaştı. Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle Türkiye’nin gıda ihracatının artması için emek veriyoruz. Bu çabalar sonucunda orta vadede Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolara ulaşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım ürünlerinde Ege Bölgesi’nin yeni hedef 10 milyar dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nin tarım ürünleri ihracatının 2026 yılı sonunda 8 milyar dolara ulaşması için çaba gösterdiklerini aktaran EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir’de kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde üretimin başlamasıyla birlikte orta vadede Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatının 10 milyar dolara çıkmasını öngördüklerini sözlerine ekledi. Ege Bölgesi’nin ihracatta öne çıktığı gıda ürünleri; 2025 yılında Türkiye 570 milyon dolarlık levrek ürünü ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 90’ını oluşturan 511 milyon doları Ege Bölgesi’nden gerçekleştirildi. Ege Bölgesi, 2025 yılında 453 milyon dolarlık çipura ihraç etti. Bu rakam Türkiye’nin 507 milyon dolarlık çipura ihracatında yüzde 89’luk oranı temsil etti. Türkiye geneli 107 milyon dolarlık alabalık ihraç edilirken, Ege Bölgesi 67 milyon dolarlık ihracatla alabalık ihracatından yüzde 56 pay aldı. Türkiye’nin dünya lideri olduğu turşu ihracatında biber turşuları ve kornişon turşuları öne çıkıyor. 2026 yılının ocak – eylül döneminde Türkiye, 130 milyon dolarlık biber turşusu ihraç ederken, biber turşusu ihracatında 101 milyon dolarını Egeli ihracatçıların imzası vardı. 129 milyon dolarlık kornişon turşusu ihracatının 94 milyon dolarlık büyük dilimini Egeli ihracatçılar dünyanın dört bir tarafına ulaştırdı. Türkiye’nin dünya ikincisi olduğu kuru domates ihracatında da aslan payı Ege Bölgesi’nin oldu. 132 milyon dolarlık kuru domates ihracatında Ege Bölgesi 118 milyon dolarlık büyük dilimle temsil edildi. Türkiye, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 273 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 63’ünü Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Türkiye’nin 82 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 83’e ulaşırken, sofralık zeytin ihracatçıları Türkiye’ye 168 milyon dolar döviz kazandırırken bu ihracatın 88 milyon dolarlık kısmını Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği üyeleri kazandırdı. Türkiye’nin 2025/26 sezonunda 465 milyon dolarlık kuru üzüm ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 98’lik payı temsil ederken, Egeli ihracatçılar 354 milyon dolarlık kuru incir ihracatında yüzde 80’ine imza atıyor. Türkiye, defne yaprağı kekik ihracatında dünya lideri. Sektörel kaynaklara göre ülkemiz dünya kekik ticaretinin yaklaşık yüzde 70–75'ini, dünya defne ihtiyacının ise yaklaşık yüzde 90'ını karşılıyor. 2026 yılı Ocak–Eylül döneminde Türkiye'nin kekik ihracatı 80,2 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 76,3 milyon doları Ege İhracatçı Birliklerimiz tarafından gerçekleştirildi. Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 95’i Ege Bölgesi’nden yapıldı. Aynı dönemde Türkiye'nin defne yaprağı ihracatı 37,9 milyon dolar olurken, Ege İhracatçı Birliklerimizin ihracatı 23,2 milyon dolara ulaştı. Defne yaprağı ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 61,2 oldu.

Çin’in dış ticaret fazlası 133,5 milyar dolara ulaştı Haber

Çin’in dış ticaret fazlası 133,5 milyar dolara ulaştı

Çin’in dış ticaret performansı eylül ayında güçlü bir yükseliş gösterdi. Çin Gümrükler Genel İdaresi tarafından açıklanan verilere göre, ülkenin ihracatı yıllık bazda yüzde 36,3 artarak 447,1 milyar dolara, ithalatı ise yüzde 31 yükselerek 313,6 milyar dolara ulaştı. Eylül ayında 133,5 milyar dolar olarak hesaplanan dış ticaret fazlası, Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Çin, Ocak 2025’te 137,9 milyar dolarlık dış ticaret fazlası vermişti. Teknoloji ürünlerine talep ihracatı destekledi Çin Gümrükler Genel İdaresinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Vang Cün, ihracattaki güçlü artışta yapay zekâ bilgisayar sistemleri ve elektrik altyapısına yönelik küresel talebin etkili olduğunu belirtti. Bu talebin çip ve elektronik bileşenlere yönelik siparişleri artırdığı ifade edildi. Eylül ayında Çin’in ABD’ye ihracatı yıllık yüzde 39,5, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkelerine ihracatı yüzde 52,2, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihracatı ise yüzde 25,2 arttı. İthalat artışı da hız kazandı Çin’in ithalatı eylülde yıllık yüzde 31 artarak 313,6 milyar dolara yükseldi. Bu oran, ağustos ayında kaydedilen yüzde 28,2’lik artışın üzerinde gerçekleşti. Yılın ilk üç çeyreğinde ithalat yıllık yüzde 27,5 artışla 2,43 trilyon dolara ulaştı. Teknoloji ürünleri, ithalat büyümesinin başlıca itici güçlerinden biri oldu. Küresel enerji ve ham madde fiyatlarındaki yükseliş de ithalat değerlerini etkiledi. Dış ticaret fazlasında yeni rekor beklentisi Çin’in dış ticaret fazlası yılın ilk dokuz ayında 938,1 milyar dolara ulaştı. Ülkenin 2025 yılında 1,19 trilyon doları aşan dış ticaret fazlasının ardından bu yıl da yeni bir rekora ulaşabileceği değerlendiriliyor. ING Group Çin Başekonomisti Lynn Song, ihracat, ithalat ve dış ticaret fazlasının eylülde beklentilerin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Song, temel ticari ilişkilerin yıl sonuna kadar istikrarlı kalmasının Çin ekonomisinin büyümesini destekleyebileceğini belirtti. Song’a göre teknoloji ve ulaşım sektörleri, Çin’in ihracat performansında öne çıkan alanlar arasında yer alıyor. Ülkenin ihracat ürünleri ve pazarlarının son 10 yılda önemli ölçüde değiştiğini belirten Song, daha yüksek katma değerli ürünlerin ihracattaki ağırlığının arttığını ifade etti. Enflasyon verileri iç talepteki zayıflığa işaret etti Çin’in dış ticaretindeki güçlü performansa karşın enflasyon verileri iç tüketimin henüz yeterince güçlenmediğini gösterdi. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), eylülde yıllık yüzde 0,9 artarak ağustos ayına göre hızlandı ancak piyasa beklentilerinin altında kaldı. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yıllık yüzde 5 yükseldi. Böylece üretici fiyatları Haziran 2022’den bu yana en hızlı artışını kaydetti. ÜFE için piyasa beklentisi yüzde 3,8 seviyesindeydi. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, üretici fiyatlarındaki artışta etkili oldu. Ekonomi yönetiminden yeni destek adımları gelebilir Dış ticaretin büyümeye sağladığı katkıya rağmen iç tüketimdeki zayıf görünüm, Çin ekonomi yönetiminin büyüme hedeflerini desteklemek amacıyla yeni politika adımları atabileceği beklentisini güçlendirdi. Lynn Song, son aylarda hızlanan ihracatın Çin’in geçen yılki rekor dış ticaret fazlasını aşmasına imkân sağlayabileceğini belirtti. Teknoloji ürünlerine yönelik talebin sürmesi ve ticari ilişkilerin istikrarlı kalması, yılın geri kalanında dış ticaret performansının seyrini belirleyecek başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

Trump’tan Grönland açıklaması Haber

Trump’tan Grönland açıklaması

Grönland’ın ABD ve Avrupa’nın savunması açısından stratejik önemine dikkat çeken Trump, bölgenin olası saldırılara karşı savunma sistemleri için kritik bir konumda bulunduğunu savundu. Trump’tan Grönland’da enerji ve maden arama mesajı ABD Başkanı Donald Trump, daha önce ABD kontrolünde olması gerektiğini savunduğu Grönland hakkında sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Trump, bölgede büyük çaplı petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerinin başlamak üzere olduğunu bildirdi. Grönland’ın hem ABD’nin hem de Avrupa’nın savunması ve güvenliği açısından benzersiz bir öneme sahip olduğunu belirten Trump, bölgenin stratejik konumuna vurgu yaptı. Grönland’a savunma sistemleri yerleştirilmesi gündemde Trump, ABD’ye yönelik gelecekte gerçekleşebilecek herhangi bir saldırının Grönland üzerinden geçmek zorunda kalacağını ileri sürdü. Bölgede konuşlandırılacak savunma sistemlerinin insansız hava araçlarını, füzeleri ve gelecekte geliştirilebilecek farklı silahları etkisiz hale getirebileceğini savunan Trump, Grönland’ın ABD’ye zaman, konum ve görüş hattı açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Grönland’ın stratejik önemi yeniden gündemde Trump, Grönland’a ulusal güvenlik gerekçeleriyle ihtiyaç duyduklarını daha önce de birçok kez dile getirmişti. Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland ise ABD’nin kontrolüne ilişkin açıklamalara tepki göstermişti. Bölge, stratejik konumu ve doğal kaynak potansiyeli nedeniyle enerji, madencilik ve savunma politikaları açısından önem taşıyor. ABD, Danimarka ve Grönland arasında güvenlik görüşmeleri Haberde aktarılan bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen, 22 Eylül’de New York’ta ABD’nin Grönland’daki güvenlik kontrollerine ilişkin bir anlaşmaya imza attı. Trump’ın son açıklamaları, Grönland’ın doğal kaynaklarının değerlendirilmesi ve bölgedeki güvenlik politikalarının geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Ancak petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerinin kapsamı, takvimi ve hangi şirketler tarafından yürütüleceğine ilişkin ayrıntılar paylaşılan metinde yer almıyor.

İran’dan ABD’ye 2 trilyon dolarlık teknoloji altyapısı tehdidi Haber

İran’dan ABD’ye 2 trilyon dolarlık teknoloji altyapısı tehdidi

Rızai, ABD’nin yeni bir saldırı düzenlemesi halinde bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini öne sürdü. Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığı ve stratejik teknoloji altyapısı üzerinden yeni bir boyut kazandı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper’ı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ordusunu kullanarak petrol kaçakçılığını yönetmekle suçladı. İran’ın İngilizce yayın yapan devlet televizyonu Press TV’ye konuşan Rızai, petrolün küçük teknelerle taşınarak büyük tankerlere aktarıldığını iddia etti. İranlı yetkili, ABD’nin yeni bir saldırı gerçekleştirmesi halinde bölgedeki teknoloji ve iletişim altyapısının hedef alınabileceği tehdidinde de bulundu. Hürmüz Boğazı’nda petrol kaçakçılığı suçlaması Muhsin Rızai, CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın BAE ordusuyla birlikte Hürmüz Boğazı’nda petrol kaçakçılığı faaliyetlerini yönettiğini ileri sürdü. Petrolün küçük tekneler aracılığıyla taşındığını ve daha sonra büyük tankerlere aktarıldığını savunan Rızai, bu faaliyetlerin İran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü aşmayı amaçladığını iddia etti. İranlı yetkili, petrol taşıdığı öne sürülen küçük teknelere yönelik saldırılar düzenlediklerini de belirtti. İran: Her gece 5-6 tekneyi vuruyoruz Rızai, petrolün büyük tankerlere aktarılmasında 5-6 küçük teknenin kullanıldığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Petrolü büyük tankerlere aktarmak için 5-6 küçük tekne kullanıyorlar. Biz de her gece onlardan 5-6'sını vuruyoruz.” İranlı yetkili, saldırıların sonuçlarına, meydana geldiği belirtilen hasara veya olası can kayıplarına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın ve BAE ordusunun petrol kaçakçılığını yönettiği iddiası ile her gece küçük teknelerin vurulduğuna ilişkin açıklamalar bağımsız kaynaklarla doğrulanmış değil. Rızai’den Trump’ın Hürmüz açıklamalarına yanıt Muhsin Rızai, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin açıklamalarına da karşı çıktı. Boğaz üzerindeki kontrolün İran’da olduğunu savunan Rızai, “Siz kaçakçılık yapıyorsunuz fakat Hürmüz Boğazı'nın kontrolü İran'dadır” ifadelerini kullandı. Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve açık denizlere bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en stratejik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Boğazdaki askeri gerilim ve deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksamalar, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki açısından risk oluşturabiliyor. İran’dan BAE’deki ABD varlıklarına yönelik tehdit Rızai, ABD’nin İran’a karşı yeni bir askeri saldırı düzenlemesi halinde Tahran yönetiminin farklı hedeflere yönelebileceğini söyledi. İranlı yetkili, BAE’de bulunan ABD bağlantılı değerli varlıkların henüz hedef listesine alınmadığını belirterek şu ifadeyi kullandı: “Henüz BAE'deki ABD'nin değerli varlıklarını hedef listemize eklemedik.” Rızai’nin açıklaması, olası bir misillemenin yalnızca askeri tesislerle sınırlı kalmayabileceğine işaret etti. İranlı yetkili, bölgedeki dijital ve teknolojik altyapının da hedef alınabileceği uyarısında bulundu. Veri merkezleri ve yapay zeka tesisleri hedef listesinde İranlı yetkili, ABD’nin yeni bir saldırı gerçekleştirmesi durumunda bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini ileri sürdü. Rızai, olası bir saldırının sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Eğer saldırı olursa bölgede bulunan kablolar, veri merkezleri ve yapay zeka tesislerinin büyük kısmı yok olacak” dedi. Bu açıklama, İran’ın olası bir misilleme kapsamında teknoloji ve iletişim altyapısını da gündeme getirdiğini gösteriyor. Ancak söz konusu tesislere yönelik yeni bir saldırının gerçekleştiğine ilişkin bir bilgi paylaşılmadı. İran’a göre bölgedeki teknoloji altyapısının değeri 2 trilyon doları aşıyor Rızai, Orta Doğu’daki veri merkezleri, yapay zeka tesisleri ve iletişim altyapısının toplam değerinin 2 trilyon doları aştığını iddia etti. İranlı yetkili, söz konusu varlıkların ekonomik ve stratejik önemine dikkat çekerek “Bölgedeki bu unsurların değeri 2 trilyon doların üzerinde” ifadelerini kullandı. Ancak açıklamada bu tutarın hangi tesisleri kapsadığı ve nasıl hesaplandığı belirtilmedi. Dolayısıyla 2 trilyon doları aşan değer, bağımsız olarak doğrulanmış bir yatırım büyüklüğü değil, Rızai’nin açıklamasında yer alan bir iddia niteliği taşıyor. ABD-İran geriliminde dijital altyapı güvenliği öne çıkıyor Veri merkezleri, bulut bilişim sistemleri, iletişim ağları ve yapay zeka altyapısı, dijital ekonominin işleyişinde kritik rol oynuyor. Bu sistemlerde yaşanabilecek kesintiler, teknoloji şirketlerinin yanı sıra söz konusu altyapıyı kullanan işletmeleri ve hizmet sağlayıcılarını da etkileyebiliyor. İranlı yetkilinin bu tesisleri olası hedefler arasında göstermesi, ABD ile İran arasındaki gerilimin ekonomik ve dijital altyapı güvenliğine ilişkin risklerini yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığına ilişkin suçlamalarla başlayan açıklamaların teknoloji tesislerine yönelik tehditlerle genişlemesi, bölgedeki askeri gerilimin olası ekonomik sonuçlarına ilişkin endişeleri artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Rızai’nin petrol kaçakçılığı, küçük teknelere yönelik saldırılar ve 2 trilyon doları aşan teknoloji altyapısına ilişkin açıklamalarının bağımsız doğrulamaya ihtiyaç duyduğu belirtilmeli.

Putin’den petrol ve dizel ihracatı mesajı Haber

Putin’den petrol ve dizel ihracatı mesajı

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise dizel ihracatına yönelik kısıtlamaların planlanandan önce kaldırılmaya başlanacağını bildirdi. Putin ve Trump enerji piyasalarını görüştü Kremlin tarafından yayımlanan açıklamaya göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde küresel enerji piyasaları, Ukrayna’daki gelişmeler, İran ve ikili ilişkiler ele alındı. Putin, Rusya’nın ABD ve dünya piyasalarına petrol ile petrol ürünleri tedarik etmeye hazır olduğunu belirterek, bu adımın küresel ekonomi üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini ifade etti. Ukrayna ve İran gündeme geldi Putin, Trump ile görüşmesinde Ukrayna krizinin çözümüne yönelik seçeneklerin kapsamlı biçimde değerlendirildiğini söyledi. İran’daki durumun ve Rusya-ABD ilişkilerinin farklı boyutlarının da görüşüldüğünü belirten Putin, iki ülke arasındaki doğrudan temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varıldığını kaydetti. Putin, başkanlık yönetimleri, istihbarat servisleri ve diğer kurumlar arasındaki iş birliğinin devam edeceğini bildirdi. Trump’tan dizel yakıt tedariki açıklaması ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’nın ABD ve küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmesi konusunda Putin ile anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı. Haberde yer alan bilgilere göre ilk aşamada 300 bin tonun üzerinde dizel yakıt tedarik edilmesi, kasım ayında ilave 500 bin ton ve sonraki aşamada 1 milyon ton daha dizelin piyasaya sunulması öngörülüyor. ABD’den geçici lisans hazırlığı ABD Hazine Bakanlığının, Rus dizel yakıtının küresel piyasalara arzına izin vermek amacıyla geçici bir genel lisans yayımlayacağı bildirildi. Söz konusu düzenlemenin, Rus petrol ürünlerinin uluslararası piyasalara sunulmasına yönelik sürecin bir parçası olması bekleniyor. Rusya dizel ihracatı kısıtlamalarını erken kaldıracak Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, TASS haber ajansına yaptığı açıklamada, dizel ihracatına yönelik kısıtlamaların planlanandan önce kaldırılmaya başlanacağını söyledi. Rusya’nın önemli dizel yakıt tedarikçilerinden biri olduğunu belirten Novak, ihracat kısıtlamalarının gecikmeden kaldırılması yönünde adım atacaklarını ifade etti. İç piyasanın ihtiyacı karşılanacak Novak, ihracatın artırılmasına rağmen Rusya iç piyasasının dizel yakıt ihtiyacının tamamen karşılanacağını vurguladı. Rafinerilerdeki bakım çalışmalarının tamamlanmasıyla kasım ve aralık aylarında ihracatın artırılabileceğini belirtti. ABD’nin küresel enerji piyasasını istikrara kavuşturma ve enerji ticaretini normalleştirme yönündeki adımlarını olumlu karşıladıklarını söyleyen Novak, Rusya’nın daha öngörülebilir bir enerji piyasası oluşturulması amacıyla ABD ile eş güdüme hazır olduğunu kaydetti. Kremlin’den sevkiyat açıklaması Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Putin ile Trump arasındaki telefon görüşmesinde Rus petrol ürünlerinin ABD pazarına olası sevkiyatının da ele alındığını bildirdi. Uşakov, görüşmenin hazırlık sürecine ilişkin bilgi verirken Trump’ın 7 Ekim’de Putin’in doğum gününü kutlamak istediğini ilettiğini, telefon görüşmesinin Putin’in Türkmenistan ziyaretinin ardından planlandığını aktardı. Görüşmenin başında Trump’ın Putin’in doğum gününü kutladığını ve eşinin selamlarını ilettiğini belirten Uşakov, liderlerin çeşitli diplomatik girişimlerin hazırlıklarını da değerlendirdiğini söyledi. Ukrayna müzakerelerinin yeniden başlatılması değerlendirildi Uşakov, görüşmede Ukrayna konusunda yürütülen müzakere sürecinin de gündeme geldiğini belirtti. Önceki görüşmelerde üçlü müzakerelerin düzenlenmesi ihtimalinin ele alındığını ancak koşulların değiştiğini ifade etti. Uşakov, Kiev yönetiminin Rusya’daki seçimleri engellemeye yönelik girişimlerde bulunduğunu öne sürerek müzakere sürecinin sekteye uğradığını savundu. Putin’in müzakerelerin yeniden başlatılmasının zamanlamasını değerlendireceklerini söylediğini aktaran Uşakov, Trump’ın da ilgili mesajları Miami’de bulunan Ukrayna heyetine ileteceğini bildirdi. Yüz yüze görüşme gündeme gelmedi Uşakov, telefon görüşmesinde Putin ile Trump arasında yüz yüze bir toplantı yapılmasının ele alınmadığını söyledi. Bununla birlikte iki liderin yakın dönemde Çin’i aynı zaman diliminde ziyaret etme ihtimali bulunduğunu ve bu vesileyle görüşebileceklerini ifade etti. Telefon görüşmesi 1,5 saat sürdü Putin ile Trump arasındaki telefon görüşmesinin yaklaşık 1,5 saat sürdüğünü belirten Uşakov, liderlerin spor konusunu da konuştuğunu ve Rus buz hokeyi oyuncusu Aleksandr Oveçkin’in gündeme geldiğini aktardı. Uşakov, Trump’ın Putin’e akşam saatlerinde, gece veya ertesi gün yeniden iletişim kurmaya hazır olduğunu söylediğini bildirdi. Görüşmenin hangi lider tarafından sonlandırıldığı sorusuna ise “Aynı anda.” yanıtını verdi.

Altın fiyatları yeniden yükselişte Haber

Altın fiyatları yeniden yükselişte

Ons altın da yüzde 1,73 yükselerek 4 bin 200 dolar seviyesini aştı. Altın fiyatları neden yükseliyor? Altın piyasasında haftanın son işlem gününde yukarı yönlü hareket öne çıktı. Gram altın yüzde 1,92 değer kazanarak 6 bin 668 liradan işlem görürken, gün içindeki en yüksek seviyesi 6 bin 671 lira oldu. Ons altın ise yüzde 1,73 yükselişle 4 bin 200 dolar seviyesini aştı. Altındaki yükselişte doların değer kazanımının hız kesmesi ve ABD Hazine tahvil getirilerindeki gerileme etkili oldu. Doların yükselişinin duraklaması, dolar cinsinden fiyatlanan altın ve gümüşü diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha erişilebilir hale getirdi. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi de üst üste ikinci seansta geriledi. Trump’ın İran açıklaması piyasaları destekledi ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD’nin kasım ayında yapılacak ara seçimlerden önce İran’a saldırmayacağını açıklaması da piyasalarda yakından takip edildi. Trump, iki ülke arasında yaklaşık altı aydır devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla “verimli” görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Açıklamalar, Orta Doğu’daki gelişmeleri izleyen piyasalarda risk iştahını destekleyen unsurlardan biri oldu. Enflasyon endişesi altın için risk oluşturuyor Critical Metals Üst Yöneticisi Tony Sage, olası para politikası sıkılaştırmasının altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi. Sage, Orta Doğu’da arz kesintisi risklerinin artmasıyla petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini canlı tuttuğunu belirtti. Devam eden merkez bankası talebinin ise altındaki olası kayıpları sınırlayabileceğini ifade etti. Gözler Fed’in faiz kararında Yatırımcılar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına ilişkin yeni ipuçları verebilecek ekonomik verileri takip ediyor. Açıklanacak verilerin, Fed’in ekim ayındaki toplantısı öncesinde piyasa beklentileri üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed, geçen ay politika faizini 25 baz puan artırmıştı. Aralık faiz artışı beklentisi güçlendi CME FedWatch verilerine göre piyasalarda ekim ayında faiz artırımı ihtimali yüzde 18, aralık ayında ise yüzde 82 olarak fiyatlanıyor. Altın, geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak değerlendirilirken, yüksek faiz oranları faiz getirisi sağlamayan değerli metalin cazibesini azaltabiliyor. Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının seyrinde Fed’in faiz politikası, ABD tahvil getirileri, doların yönü ve Orta Doğu’daki gelişmeler belirleyici olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.