SON DAKİKA
Hava Durumu

#Abd

Ekometre - Abd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abd haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran'dan ABD'ye mesaj Haber

İran'dan ABD'ye mesaj

Tahran yönetimi, arabulucular aracılığıyla mesajlar iletilse de görüşmelerin yeniden başlaması için herhangi bir talepte bulunmadıklarını açıkladı. İran ayrıca Hazar Denizi'nde bir ticari gemisine düzenlendiğini öne sürdüğü saldırının karşılıksız bırakılmayacağını duyurdu. Ortadoğu'da gerilimin seyrine ilişkin dikkat çeken açıklama İran'dan geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile doğrudan müzakere yürütüldüğü yönündeki iddiaları reddederek, Tahran'ın Washington ile yeni bir diplomatik süreç başlatma girişiminde bulunmadığını söyledi. Bekayi, bazı arabulucu ülkelerin ABD'den gelen mesajları İran'a ilettiğini doğrularken, bunun resmi bir müzakere süreci anlamına gelmediğini vurguladı. "Görüşmelerin yeniden başlamasını biz talep etmedik" Bekayi, İran'ın mevcut aşamada ABD ile herhangi bir müzakere yürütmediğini belirterek, görüşmelerin yeniden başlaması yönünde Tahran'dan bir talep gelmediğini ifade etti. Açıklama, son dönemde iki ülke arasında diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine yönelik uluslararası kulislerde yer alan iddiaların ardından geldi. ABD'yi askeri saldırılardan sorumlu tuttu İranlı Sözcü, ülkesine yönelik askeri saldırıların sorumluluğunu öncelikle ABD'ye yükledi. Bazı bölge ülkelerinin de bu süreçte rol oynadığını öne süren Bekayi, söz konusu ülkelere Washington ile İran karşıtı faaliyetlerde iş birliği yapmamaları çağrısında bulundu. Hazar Denizi'ndeki gemi saldırısı gündemde Bekayi, 25 Temmuz'un ilk saatlerinde Hazar Denizi'nde İran'a ait bir ticari gemiye saldırı düzenlendiğini de iddia etti. Açıklamaya göre olayda bir mürettebat yaşamını yitirirken, bir kişi de yaralandı. İran yönetimi saldırının arkasında Ukrayna'nın bulunduğunu öne sürerken, iddialara ilişkin bağımsız doğrulama bulunmuyor. "BM Şartı'nın ihlali" Tahran yönetimi, saldırıyı Birleşmiş Milletler Şartı'nın ihlali olarak nitelendirdi. Bekayi, olayın yalnızca İran'ın değil, Hazar Denizi'ne kıyısı bulunan tüm ülkelerin güvenliğini ilgilendirdiğini savundu. Ayrıca Ukrayna'yı destekleyen ülkelerin de yaşanan gelişmelerden sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürdü. "Karşılıksız bırakılmayacak" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ticari gemiye yönelik saldırının karşılıksız kalmayacağını belirterek, olası sonuçların öngörülemeyecek boyutlara ulaşabileceği uyarısında bulundu. Bu açıklama, bölgede tansiyonun yeniden yükselebileceğine ilişkin endişeleri artırırken, uluslararası kamuoyunun gözünü yeniden İran-ABD hattındaki gelişmelere çevirdi.

Bitcoin 65 bin doları aştı Haber

Bitcoin 65 bin doları aştı

Gözler şimdi hem Kongre'deki yasa sürecine hem de Fed'in faiz kararına çevrildi. Kripto para piyasası yeni haftaya yükselişle başladı. Jeopolitik risklerin geçici de olsa azalması ve ABD'de dijital varlıklara yönelik kapsamlı düzenleme beklentileri, yatırımcıların yeniden riskli varlıklara yönelmesini sağladı. Bitcoin, Asya piyasalarında 65 bin 598 dolara kadar yükselirken, gün içerisinde yüzde 1'in üzerinde primle 65 bin 400 dolar seviyelerinde işlem gördü. Uzmanlara göre yükselişte yalnızca jeopolitik gelişmeler değil, ABD'de kripto para sektörünün geleceğini şekillendirecek düzenlemelere ilişkin beklentiler de etkili oluyor. Ateşkes beklentisi risk iştahını artırdı Yaklaşık iki hafta boyunca karşılıklı saldırılarla küresel piyasalarda tedirginlik yaratan ABD-İran geriliminde tansiyonun düşmesi, yatırımcıların güvenli limanlardan yeniden riskli varlıklara yönelmesine neden oldu. Diplomatik temasların başlayabileceğine yönelik beklentiler; hisse senetleri, emtia ve kripto para piyasalarında alımları destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Analistler, jeopolitik risklerin azalmasının Bitcoin gibi yüksek volatiliteye sahip varlıklarda kısa vadeli toparlanmayı hızlandırdığını belirtiyor. CLARITY Yasası neden önemli? Bitcoin fiyatlarını destekleyen ikinci önemli unsur ise ABD Kongresi'nde görüşülen CLARITY Yasası oldu. Söz konusu düzenleme, dijital varlık piyasasının hangi kurum tarafından denetleneceğini ve sektörün hukuki çerçevesini netleştirmeyi amaçlıyor. Piyasa oyuncuları, düzenleyici belirsizliğin azalmasının kurumsal yatırımcıların kripto piyasasına daha güçlü giriş yapmasının önünü açabileceğini değerlendiriyor. Ancak tasarının Senato'dan geçebilmesi için Demokrat üyelerin desteği kritik önem taşıyor. Trump'ın kripto gelirleri tartışma konusu Yasa görüşmelerinde en çok tartışılan başlıklardan biri ise kamu görevlilerinin kripto sektöründeki mali çıkarları oldu. ABD Başkanı Donald Trump ve bağlantılı kuruluşların 2025 yılında kripto para girişimlerinden yaklaşık 1,4 milyar dolar gelir elde ettiği yönündeki iddialar, Demokrat üyelerin etik kuralların daha da sıkılaştırılması yönündeki taleplerini güçlendirdi. Bu nedenle CLARITY Yasası'nın nihai metni üzerindeki müzakerelerin önümüzdeki günlerde yoğunlaşması bekleniyor. ETF çıkışları sürüyor FalconX Kıdemli Türev İşlemleri Uzmanı Ivan Lim, uzun vadede Bitcoin görünümünün olumlu olduğunu ancak son dönemde ETF'lerden yaşanan çıkışların ve düzenleyici belirsizliklerin fiyat üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Lim'e göre makroekonomik gelişmelerin yanı sıra ABD'deki yasal sürecin seyri de Bitcoin'in yönü açısından belirleyici olacak. Gözler Fed'in faiz kararında Kripto para piyasalarının bu hafta izleyeceği en önemli başlıklardan biri de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı olacak. Piyasalarda politika faizinin sabit bırakılması beklenirken, Fed'in yılın geri kalanına ilişkin vereceği mesajların doların seyri ve riskli varlıklar üzerinde belirleyici olması öngörülüyor. Faizlerin uzun süre yüksek kalacağına işaret edecek açıklamaların Bitcoin başta olmak üzere kripto para piyasalarında dalgalanmayı artırabileceği belirtiliyor. Türkiye'deki yatırımcılar açısından ne ifade ediyor? Bitcoin'deki yükseliş, küresel risk iştahının yeniden güçlendiğine işaret etse de uzmanlar kısa vadeli fiyat hareketlerinde jeopolitik gelişmeler, ABD'deki düzenleme süreci ve Fed politikalarının belirleyici olmaya devam edeceğini vurguluyor. Özellikle CLARITY Yasası'nın Senato'dan geçmesi ve Fed'in piyasa dostu mesajlar vermesi halinde Bitcoin'de yukarı yönlü hareketlerin ivme kazanabileceği, buna karşılık jeopolitik tansiyonun yeniden yükselmesi veya Fed'in beklenenden daha şahin bir duruş sergilemesi durumunda kâr satışlarının hızlanabileceği değerlendiriliyor.

Bakır fiyatları arz endişeleriyle yükselişte Haber

Bakır fiyatları arz endişeleriyle yükselişte

Üç ay vadeli bakırın tonu yüzde 0,08 artışla 13 bin 819 dolara çıkarken, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik riskler sanayi metalleri piyasasında dalgalanmaya neden oldu. Küresel emtia piyasalarında bakır fiyatları, arz tarafındaki sıkışıklığın etkisiyle yükseliş eğilimini koruyor. Londra Metal Borsası'nda (LME) üç ay vadeli bakır kontratı yüzde 0,08 değer kazanarak ton başına 13 bin 819 dolara yükseldi. Piyasa analistleri, LME ve Şanghay'da takip edilen kullanılabilir bakır stoklarının son aylarda hızla azalmasının fiziki arz üzerindeki baskıyı artırdığını belirtiyor. Özellikle Çin'in ithal bakır talebinin önemli göstergelerinden biri olan Yangshan bakır primi, ton başına 115 dolara çıkarak son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Galaxy Futures analistleri ise yükselen bakır fiyatlarıyla birlikte artan primlerin, nihai kullanıcıların alımlarını sınırlamaya başladığını ifade etti. Buna karşın, arz tarafındaki sıkışıklığın fiyatları desteklemeye devam ettiği değerlendiriliyor. Bakır piyasasında fiyatlara destek veren bir diğer unsur ise ABD'nin rafine bakıra yönelik olası gümrük tarifesi öncesinde ülkeye yapılan güçlü sevkiyatlar oldu. Yatırımcılar, Washington yönetiminin tarifeye ilişkin ayrıntılarını yakından izlemeyi sürdürüyor. LME'de peşin bakır ile üç ay vadeli kontratlar arasındaki fiyat farkının ters piyasa görünümünü koruması, kısa vadede arz baskısının devam ettiğine işaret ediyor. Öte yandan, jeopolitik gelişmeler ve yükselen petrol fiyatları sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de petrol tankerlerini hedef aldıklarını açıklamasının ardından petrol fiyatları son altı haftanın en yüksek seviyelerine çıktı. Artan enerji maliyetleri enflasyon endişelerini güçlendirirken, yüksek faiz beklentileri de metal talebine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Bakırın yanı sıra LME'de işlem gören diğer sanayi metallerinde de yükseliş görüldü. Alüminyum, çinko, kurşun, nikel ve kalay fiyatları günü artıda tamamlarken, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'nda da benzer şekilde sanayi metallerinin genelinde değer artışı kaydedildi.

Borsa güne yükselişle başladı Haber

Borsa güne yükselişle başladı

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftanın yeni işlem gününe yükselişle başladı. Endeks, açılışta önceki kapanışa göre 36,25 puan artarak 14.010,38 puana yükseldi ve yeniden 14 bin puan seviyesinin üzerine çıktı. BIST 100 endeksi, dün satış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü yüzde 0,69 değer kaybıyla 13.974,14 puandan tamamlamıştı. Bugünkü açılışta ise piyasalarda sınırlı da olsa alıcılı bir görünüm öne çıktı. Sektör endeksleri incelendiğinde, bankacılık endeksi yüzde 0,05 gerilerken, holding endeksi yüzde 0,17 değer kazandı. Günün ilk işlemlerinde yatırımcısına en fazla kazandıran sektör yüzde 1,07 ile inşaat olurken, menkul kıymet yatırım ortaklığı endeksi yüzde 1,34'lük düşüşle en fazla gerileyen sektör olarak kayıtlara geçti. Küresel piyasalarda ise Orta Doğu'daki jeopolitik riskler gündemdeki yerini korurken, ABD'de hız kazanan bilanço sezonunda özellikle teknoloji şirketlerinden gelen olumlu finansal sonuçlar risk iştahını desteklemeye devam ediyor. Analistler, bugün yurt içinde açıklanacak Reel Kesim Güven Endeksi ile Kapasite Kullanım Oranı verilerinin piyasaların yönü açısından yakından izleneceğini belirtiyor. Yurt dışında ise yatırımcıların odağında ABD haftalık mortgage başvuruları bulunuyor. Teknik açıdan değerlendirildiğinde, analistler 14.100 ve 14.200 puan seviyelerini direnç, 13.900 ve 13.800 puan seviyelerini ise destek olarak öne çıkarıyor. Açılışta 14 bin puanın üzerine çıkan BIST 100 endeksinin bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlayıp sağlayamayacağı gün içi işlemlerde yakından takip edilecek.

Altın yeniden yükselişte Haber

Altın yeniden yükselişte

Altın piyasası haftaya yükselişle başladı. ABD ile İran arasında ateşkes sağlanabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi ve jeopolitik risklerdeki gelişmeler, değerli metallere yönelik alımları yeniden artırdı. Haftanın ilk işlem gününde ons altın yaklaşık 4.070 dolar seviyesine yükselirken, gram altın Kapalıçarşı'da 6 bin 200 liranın üzerine çıktı. Sabah saatlerinde gram altın 6.202 TL, çeyrek altın ise 10.126 TL seviyesinden işlem gördü. Finans Analisti Memiş, altındaki yükselişin şimdilik güçlü ve kalıcı bir trendden ziyade, geçen haftaki sert düşüşün ardından gelen tepki alımlarından kaynaklandığını belirtti. Jeopolitik gelişmelerin fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edeceğini ifade ederek, özellikle ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik girişimlerin ve ateşkes sürecine ilişkin haber akışının altın fiyatlarında sert dalgalanmalara neden olabileceğini söyledi. Kısa vadede ons altında 3.970-4.200 dolar bandının izlenmesi gerektiğini vurgulayan Memiş, 3.970 dolar seviyesinin önemli bir destek, 4.200 doların ise kritik direnç konumunda bulunduğunu dile getirdi. Yılın son çeyreğine yönelik yükseliş beklentisini koruduğunu belirten Memiş, jeopolitik belirsizliklerin devam etmesi halinde güvenli liman talebinin yeniden güçlenebileceğine dikkat çekti. Piyasalarda gözler, önümüzdeki günlerde Orta Doğu'dan gelecek diplomatik açıklamalar ile küresel merkez bankalarının para politikalarına ilişkin mesajlarda olacak. Bu gelişmelerin altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Elektrik ve elektronik ihracatında tarihi rekor Haber

Elektrik ve elektronik ihracatında tarihi rekor

Türkiye'nin elektrik ve elektronik sektörü, 2026 yılının ilk altı ayında ihracatta tarihi bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre sektörün ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,8 artarak 9,1 milyar dolara yükseldi. Böylece sektör, tüm zamanların en yüksek ilk yarı ihracatına ulaştı. Bu performansla elektrik ve elektronik sektörü, Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştiren sektörleri arasında üçüncü sıraya yerleşti. Haziran ayında ise ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,6 artışla 1 milyar 664,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk yarısında en fazla ihracat 901,3 milyon dolarla Birleşik Krallık'a yapıldı. Bu ülkeyi Almanya (686,9 milyon dolar), ABD (679,2 milyon dolar), Polonya (394,6 milyon dolar) ve Ukrayna (364,1 milyon dolar) takip etti. Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, elde edilen sonucun sektör açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrik şebekelerinin modernizasyonu ve veri merkezlerine yönelik küresel yatırımların ihracatı desteklediğini ifade etti. Kavaklıoğlu, Türkiye'nin teknik standartlara uyum kabiliyeti, esnek üretim yapısı ve Avrupa başta olmak üzere ana pazarlara yakınlığının firmalara önemli rekabet avantajı sağladığını vurguladı. Sektörün büyümesinde özellikle elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ile kablo ürünleri öne çıkarken, ABD pazarındaki talep artışının da dikkat çekici olduğu belirtildi. Kavaklıoğlu, ABD'nin sektör için geçici değil, uzun vadeli ve stratejik bir büyüme pazarı olarak görüldüğünü ifade etti. Elektrik ve elektronik sektörünün yaklaşık 300 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını belirten Kavaklıoğlu, güç elektroniği, enerji depolama sistemleri, elektrikli araç şarj ekipmanları ve akıllı şebeke teknolojilerinin önümüzdeki dönemde ihracatın lokomotifi olacağını söyledi. Görsel önerim: Bu haber için; modern bir elektronik üretim tesisinde çalışan mühendisler, ön planda yüksek gerilim kabloları ve elektrik ekipmanları, arka planda konteyner gemisi ve ihracatı simgeleyen liman vinçleri. Aydınlık, dinamik, mavi-beyaz tonların hâkim olduğu, temiz ve yazısız güçlü bir editoryal kompozisyon. Bu haberin ana mesajı "yüksek teknoloji ve ihracat başarısı" olmalı.

İran'dan ABD ile müzakerelere açık kapı Haber

İran'dan ABD ile müzakerelere açık kapı

Açıklama, enerji piyasalarında ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin risk algısında diplomasi beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. İran, ABD ile diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin dikkat çeken bir mesaj verdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ulusal çıkarların korunması şartıyla Washington yönetimiyle müzakerelerin yeniden başlamasının mümkün olduğunu belirtti. Tahran'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Bekayi, çeşitli arabulucu ülkeler aracılığıyla İran'a mesajlar iletildiğini ifade ederek, diplomasi seçeneğinin tamamen masadan kalkmadığını söyledi. Bekayi, "Ulusal çıkarlarımız gözetildiği takdirde ABD ile müzakerelerin yeniden başlaması mümkün. İran, gerektiğinde diplomasiyle, gerektiğinde ise savunma araçlarıyla ulusal çıkarlarını korumaya devam edecektir." ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı vurgusu İran yönetimi, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı konusundaki tutumunu da yineledi. Bekayi, boğaz üzerindeki egemenlik haklarının tartışmaya açık olmadığını belirterek, Hürmüz'ün İran'ın milli güvenliğini tehdit edecek şekilde kullanılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu nedenle bölgede yaşanabilecek her gelişme, uluslararası petrol fiyatları ve enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Piyasalar diplomasiyi izliyor Ekonomi çevreleri, İran'dan gelen uzlaşı mesajlarının jeopolitik risk primini azaltabilecek gelişmeler arasında değerlendirildiğini belirtiyor. ABD ile İran arasında yeniden diplomatik sürecin başlaması halinde petrol arzına ilişkin endişelerin hafiflemesi ve enerji piyasalarında oynaklığın azalması bekleniyor. Buna karşılık taraflar arasında yeni bir gerilim yaşanması durumunda ise petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü baskı oluşabileceği ifade ediliyor. Türkiye açısından önemi Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından Orta Doğu'daki diplomatik gelişmeler, petrol ve doğal gaz maliyetleri üzerinden enflasyon, cari denge ve üretim maliyetleri üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasalarda, İran ile ABD arasında atılacak diplomatik adımlar yakından takip ediliyor.

Hürmüz gerilimi ABD' de pompa fiyatlarını yeniden yükseltti Haber

Hürmüz gerilimi ABD' de pompa fiyatlarını yeniden yükseltti

ABD'de benzin fiyatları yeniden kritik 4 dolar seviyesini aşarken, enerji piyasalarında gözler bir kez daha Orta Doğu'daki gelişmelere çevrildi. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ülke genelinde ortalama benzin fiyatı galon başına 4,003 dolara yükseldi. Şubat ayı sonundan bu yana yüzde 30'un üzerinde artış gösteren pompa fiyatları, Amerikan tüketicisi açısından önemli bir psikolojik ve ekonomik eşik olarak kabul edilen 4 dolar seviyesinin yeniden aşılmasına neden oldu. Enerji piyasalarında yaşanan yükselişte, küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri belirleyici oldu. Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazda yaşanan gerilim, ham petrol fiyatlarının yükselmesine ve bunun akaryakıt fiyatlarına yansımasına neden oldu. Mart ayı sonunda İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini durdurmasının ardından benzin fiyatları ilk kez 4 dolar seviyesini aşmıştı. ABD ile İran arasında daha sonra sağlanan mutabakatın etkisiyle fiyatlar haziran ayında gerilemiş olsa da, son dönemde artan jeopolitik riskler yeniden yukarı yönlü baskı oluşturdu. Seçim sürecinde yeni baskı unsuru Yükselen akaryakıt fiyatları, yalnızca tüketicilerin bütçesini değil, ABD'deki siyasi gündemi de etkiliyor. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde artan benzin fiyatlarının enflasyon beklentilerini güçlendirmesi ve seçmen davranışını etkilemesi bekleniyor. Ekonomi çevreleri, enerji maliyetlerindeki yükselişin ulaştırma ve lojistik giderleri üzerinden genel fiyat seviyelerine de yansıyabileceğini belirtiyor. Küresel piyasalar açısından önemi Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası yeni gerilimler, yalnızca ABD değil, küresel enerji piyasaları açısından da yakından takip ediliyor. Petrol fiyatlarında yaşanabilecek kalıcı yükseliş; enflasyon, faiz politikaları ve küresel büyüme beklentileri üzerinde yeni baskılar oluşturabilir. Türkiye açısından ise uluslararası petrol fiyatlarındaki hareketler, akaryakıt maliyetleri, üretim giderleri ve enflasyon görünümü üzerinde doğrudan etkili olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.