SON DAKİKA
Hava Durumu

#İngiltere

Ekometre - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altında ekim ayı için üç kritik gösterge Haber

Altında ekim ayı için üç kritik gösterge

Fed beklentileri zayıfladı WGC, son ABD verilerinin Fed’in yakın vadede yeni bir faiz artırımına gideceği yönündeki beklentileri zayıflattığını belirtti. Piyasalarda yalnızca Fed için değil, İngiltere Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası için de ilave sıkılaşma beklentilerinin gerilediği ifade edildi. Tahvil faizleri yakından izlenecek Konseye göre politika faizlerine ilişkin daha güvercin fiyatlamaya rağmen tahvil getirilerinin yüksek kalması, yatırımcıların kısa vadeli para politikası beklentilerinden daha uzun vadeli mali risklere ve yükselen vade primlerine odaklandığını gösterebilir. WGC, böyle bir görünümün altın talebini desteklemeye devam edebileceğini değerlendirdi. Avrupa'daki altın ETF girişlerinin son dönemde daha geniş tabanlı ve kalıcı bir görünüm sergilediğine dikkat çeken WGC, özellikle İngiltere'deki güçlü talebin mali sürdürülebilirlik, enflasyon belirsizliği ve para politikasına yönelik güven sorunlarıyla bağlantılı olabileceğini belirtti. İngiltere'de ETF talebi beklentiyi aştı İngiltere'de işlem gören altın ETF'lerine üçüncü çeyrekte 54 ton giriş gerçekleşti. Son beş yıllık verilere dayanan WGC modelinde aynı dönem için yaklaşık 18 tonluk giriş öngörülüyordu. Böylece gerçekleşen ETF talebi model tahmininin 36 ton üzerine çıktı. WGC, İngiltere'deki bu hareketin 2022'de yaşanan tahvil krizindeki kısa süreli talep artışından farklı olarak daha kalıcı bir eğilime işaret ettiğini bildirdi. Fransa ve Almanya'da da tahvil faizleri ile vade primlerindeki yükselişe paralel olarak altın ETF'lerine giriş görüldü. Altın eylülde yüzde 8,5 düştü Altın fiyatı eylül ayını ons başına 4 bin 176 dolardan tamamladı. Böylece değerli metal aylık bazda yüzde 8,5 geriledi. Aynı dönemde ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 53 baz puan artarak yüzde 5,3'e yükseldi. Dolar endeksindeki yüzde 2'lik yükseliş de altın fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Buna karşın küresel altın ETF'lerinde eylül ayında 10 milyar dolar, yani 67 ton net giriş gerçekleşti. Kuzey Amerika ETF girişlerinde ilk sırada yer alırken, Avrupa ve Asya bölgeleri onu takip etti. Vadeli piyasalarda pozisyonlar geriledi Vadeli piyasalarda ise farklı bir tablo ortaya çıktı. COMEX'te yönetilen fonların net pozisyonları 12 milyar dolar, 84 ton azalırken, toplam spread pozisyonları 22 milyar dolar, 156 ton geriledi. WGC, ekim ayında yatırımcıların özellikle Fed'in faiz patikasını, para politikası beklentilerindeki gevşemeye rağmen tahvil faizlerinin yüksek kalıp kalmayacağını ve mali risklere bağlı ETF talebinin devam edip etmeyeceğini izleyeceğini belirtti.

Burnham’dan BM’de Gazze mesajı: Sessiz kalamayız Haber

Burnham’dan BM’de Gazze mesajı: Sessiz kalamayız

Burnham, çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini ve bölgeye ulaşan insani yardımın yetersiz kaldığını belirterek, iki devletli çözümün korunması gerektiğini söyledi. New York’ta düzenlenen BM Genel Kurulu’na hitap eden Burnham, İngiltere’nin Brexit’in ardından geçen 10 yıllık süreçte yaşadığı sorunlara ve ülkenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İngiltere’nin istikrarını yeniden güçlendirmeyi ve daha dinamik bir ekonomi oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Savunma ve Avrupa güvenliği vurgusu Burnham, ulusal güvenliğin yalnızca askeri güçle sınırlı olmadığını, toplumsal dayanışmanın da ülkelerin gücünü belirlediğini söyledi. İngiltere’nin savunma yatırımlarını sürdüreceğini, NATO’ya bağlılığını koruyacağını ve Avrupa’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını belirten Burnham, Rusya ile ilgili açıklamasında çatışma aramadıklarını ifade etti. Burnham, Rusya’nın dezenformasyon faaliyetleriyle toplumlarda korku ve bölünme yaratmaya çalıştığını öne sürdü. Rusya’nın 2019 İngiltere genel seçimlerine müdahale etmeye çalıştığına dair kanıtlar bulunduğunu söyleyen Burnham, dezenformasyonun ulusal güvenlik açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. Yapay zekâ için kamu yararı mesajı Konuşmasında yapay zekânın sunduğu fırsatlara ve oluşturabileceği risklere de değinen Burnham, bu alandaki temel kararların seçilmiş hükümetler tarafından alınması gerektiğini belirtti. Yapay zekânın ekonomik büyüme ve yeniden sanayileşme sürecine katkı sağlayabileceğini ifade eden Burnham, teknolojinin toplumun yararına kullanılması gerektiğini vurguladı. İngiltere’nin gelecek yıl üstleneceği G20 Dönem Başkanlığı kapsamında yapay zekânın gündemin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi. Gazze ve Batı Şeria için iki devletli çözüm çağrısı İngiltere’nin Orta Doğu politikasında değişikliğe gittiğini belirten Burnham, İsrail’in 7 Ekim 2023’te uğradığı saldırının ardından Gazze ve Batı Şeria’da gerçekleştirilen eylemlerin meşru gösterilemeyeceğini ifade etti. Burnham, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Çocuklar da dahil olmak üzere çok fazla insan öldü. Çok az yardım bölgeye girebiliyor. Bu durum çok uzun zamandır devam ediyor. Korkunç acılar büyürken ve iki halk için de en iyi çözüm olan iki devletli çözüm vizyonu saldırı altındayken sessiz kalamayız.” İsrail’in Batı Şeria’da yeni yerleşim alanları inşa etme planına da tepki gösteren Burnham, bu adımların Filistin devletinin kurulmasını zorlaştırdığını söyledi. İngiltere’nin yasa dışı yerleşimlerle ticareti yasakladığını ve Filistin topraklarındaki İsrail işgalini hukuka aykırı olarak nitelendirdiğini belirten Burnham, İsraillilerin ve Filistinlilerin yan yana, barış ve güvenlik içinde yaşamasını istediklerini kaydetti. Burnham, iki devletli çözüm konusunda yalnızca açıklamalar yapılmasının yeterli olmadığını, somut adımlar atılmamasının siyasete duyulan güveni daha da zayıflatabileceğini ifade etti. Kaynak doğrulaması: Burnham’ın BM Genel Kurulu konuşmasındaki Gazze, Batı Şeria, Rusya ve yapay zekâ başlıkları İngiltere Başbakanlık Ofisi tarafından yayımlanan konuşma metniyle karşılaştırılmıştır.

İngiltere'de faiz artışı beklentisi güçleniyor Haber

İngiltere'de faiz artışı beklentisi güçleniyor

Capital Economics, politika faizinin iki adet 25 baz puanlık artışla yüzde 3,75'ten yüzde 4,25'e çıkabileceğini öngörürken, enflasyonun gelecek yılın başında yüzde 4,2 seviyesine ulaşabileceğini tahmin ediyor. İngiltere ekonomisinde enerji maliyetleri ve yeniden hızlanan fiyat baskıları, para politikasının geleceğine ilişkin beklentileri değiştirmeye başladı. İngiltere Merkez Bankası, eylül toplantısında politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit tutarken, enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerindeki etkisine dikkat çekti. Öncü Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri de şirketlerin maliyetleri ve satış fiyatlarında baskının yeniden güçlendiğine işaret etti. Ekonomistler, enflasyonun 2027'nin ilk aylarında yüzde 4 seviyesinin üzerine çıkabileceğini değerlendiriyor. BoE'de faiz artışı tartışması yeniden gündemde İngiltere Merkez Bankası, eylül toplantısında politika faizini yüzde 3,75'te sabit tuttu. Karar, Para Politikası Kurulu üyelerinin 6'ya karşı 3 oyuyla alındı. Üç kurul üyesi, faiz oranının yüzde 4'e yükseltilmesi yönünde oy kullandı. Oylama sonucu, enflasyonist baskılar karşısında kurul içinde faiz politikasına ilişkin farklı görüşlerin bulunduğunu ortaya koydu. Enflasyonun yüzde 4'ü aşması bekleniyor BoE, eylül ayındaki değerlendirmesinde enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümünü olumsuz etkilediğini belirtti. Mevcut enerji fiyatları üzerinden yapılan hesaplamalara göre tüketici enflasyonunun 2026'nın son çeyreğinde yaklaşık yüzde 3,75'e, 2027'nin ilk çeyreğinde ise yüzde 4'ün biraz üzerine çıkabileceği öngörüldü. Enerji maliyetlerinin seyri ve bu maliyetlerin şirketler tarafından ürün ve hizmet fiyatlarına yansıtılması, enflasyonun gelecek dönemdeki yönü açısından kritik unsurlar arasında yer alıyor. PMI verileri maliyet baskısına işaret etti Eylül ayına ilişkin öncü PMI göstergeleri, İngiltere'de şirketlerin girdi maliyetleri ve satış fiyatlarında yeniden artan baskıları ortaya koydu. RSM UK ekonomisti Thomas Pugh, hem girdi maliyetleri hem de satış fiyatları göstergelerinin son aylarda görülen yüksek seviyelere yaklaştığını belirtti. Pugh, enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyonun gelecek yılın başında yüzde 4'ün üzerine çıkmasına neden olabileceğini ve bu durumun BoE üzerindeki faiz artışı baskısını artırabileceğini ifade etti. Capital Economics'ten yüzde 4,25 faiz tahmini Capital Economics, İngiltere Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde iki faiz artışı gerçekleştirebileceğini öngörüyor. Kurumun tahminine göre politika faizi, mevcut yüzde 3,75 seviyesinden iki adet 25 baz puanlık artışla yüzde 4,25'e yükselebilir. Capital Economics kıdemli ekonomisti Ashley Webb, enerji maliyetlerindeki yükselişin şirketlerin girdi maliyetlerini artırdığını ve firmaların bu artışları satış fiyatlarına yansıtmaya başladığını belirtti. Enflasyon için yüzde 4,2 tahmini Capital Economics, İngiltere'de enflasyonun 2027'nin başlarında yaklaşık yüzde 4,2 seviyesine ulaşabileceğini tahmin ediyor. Bununla birlikte, iş gücü piyasasındaki zayıflığın ücret ve fiyatlar üzerinden ortaya çıkabilecek ikinci tur enflasyon etkilerini sınırlayabileceği değerlendiriliyor. İş gücü piyasasındaki gelişmeler, ücret artışlarının seyri ve şirketlerin maliyet artışlarını tüketici fiyatlarına ne ölçüde yansıttığı, enflasyonun kalıcılığı açısından önem taşıyor. Piyasa fiyatlamaları daha yüksek faiz patikasına işaret ediyor Piyasa fiyatlamaları, bazı ekonomist tahminlerinin üzerinde bir faiz patikasına işaret ediyor. BoE'nin eylül toplantısı tutanaklarında, kısa vadeli faiz eğrisinin 2027 sonuna doğru yaklaşık yüzde 4,9 seviyesine kadar yükseldiği belirtilmişti. Banka, söz konusu fiyatlamada artan risk primlerinin de etkili olduğunu vurguladı. Son piyasa fiyatlamalarında kasım ayında faiz artışı ihtimalinin de belirgin şekilde yükseldiği ifade ediliyor. Kasım toplantısı yakından izlenecek İngiltere Merkez Bankası'nın bir sonraki faiz kararı 5 Kasım'da açıklanacak. Toplantı öncesinde enerji fiyatlarının seyri, enflasyon beklentileri, ücret artışları ve iş gücü piyasasının görünümü yakından takip edilecek. BoE, eylül kararında enflasyon risklerinin yukarı yönlü olduğunu belirtirken, Orta Doğu kaynaklı enerji şokunun ne kadar kalıcı olacağının para politikasının yönü açısından belirleyici olacağına dikkat çekti.

Hürmüz Boğazı'nda tanker alarmı Haber

Hürmüz Boğazı'nda tanker alarmı

Suudi Arabistanlı Bahri tarafından işletilen Sidr ile Sinokor'un işlettiği Senegal Prosperity adlı tankerlerin hedef alınması, kritik enerji güzergahındaki güvenlik endişelerini yeniden artırdı. Hürmüz Boğazı'nda petrol taşımacılığı yapan iki tankerin saldırıya uğraması, bölgedeki deniz güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Deniz güvenliği danışmanlık şirketi Marisks, iki dev petrol tankerinin boğazdan geçişleri sırasında kısa aralıklarla kimliği belirlenemeyen cisimlerin hedefi olduğunu bildirdi. İki tanker kısa aralıklarla hedef alındı Marisks'in aktardığı bilgilere göre, Suudi Arabistanlı Bahri nakliye şirketi tarafından işletilen dev ham petrol tankeri Sidr, Umman'ın Khasab kentinin kuzeydoğusunda seyir halindeyken vuruldu. Sinokor tarafından işletilen Senegal Prosperity adlı tanker ise Umman'ın doğusunda seyir halindeyken üç mermiyle hedef alındı. Her iki geminin de Basra Körfezi'nden çıkış yaptığı belirtildi. Saldırıların ardından gemilerde hasar meydana gelirken, olayların kaynağına ilişkin henüz net bir açıklama yapılmadı. Bahri ve Sinokor'dan açıklama gelmedi Gemileri işleten Bahri ve Sinokor, olaylarla ilgili henüz açıklama yapmadı. Saldırıların kim tarafından gerçekleştirildiği ve kullanılan mühimmatın niteliği konusunda da kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, küresel petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip bu güzergâhtaki güvenlik risklerinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Bir tanker daha vurulmuştu İki tankere ilişkin gelişmeden önce İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları da bir tankerin Hürmüz Boğazı'ndan çıkış transitini tamamlarken nereden geldiği belirlenemeyen üç mermiyle vurulduğunu bildirmişti. Kurum, söz konusu tankerin kimliğini açıklamamıştı. Art arda yaşanan olaylar, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilerin güvenliğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Türk taze inciri dünya pazarlarına uğurlandı Haber

Türk taze inciri dünya pazarlarına uğurlandı

2025 yılında taze incir ihracatından 94 milyon dolar döviz kazanan Türkiye, 2026 yılında 100 milyon dolar ihracat hedefliyor. 2025 yılında Türkiye’nin 20 bin 112 ton taze incir ihracatı karşılığında yüzde 17 artışla 94 milyon dolar döviz getirisi elde ettiğini açıklayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık şunları söyledi; “Siyah incir ihracatımız yüzde 22 artışla 76 milyon dolar, sarılop taze incir ihracatımız ise 17 milyon dolar olarak gerçekleşti. Siyah incir ihracatının 22 milyon dolarlık kısmı yüzde 8 artışla Almanya’ya yapıldı, Avusturya yüzde 32 artışla 10 milyon dolarla en fazla ihracat yaptığımız ikinci ülke konumunda, Rusya ise siyah incir ihracatımızda yüzde 249 artışla 8 milyon dolarla üçüncü sıraya yükseldi. İngiltere’ye siyah incir ihracatımız yüzde 44 artışla 8 milyon dolar oldu. Hollanda’ya yüzde 7 artışla 6 milyon dolar ihracat yaptık. Sarılop taze incir ihracatımızda öne çıkan ülkeler; Almanya’ya yüzde 5 artışla 7 milyon dolar, Rusya’ya 4 milyon dolar, Avusturya’ya yüzde 161 artışla 3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik.” Turkish Cargo iş birliği taze incir ihracatını destekleyecek Başkan Balık, “Bu sezon iklim koşullarının üretime olumlu yansımasıyla birlikte rekoltenin geçen yıla göre daha yüksek gerçekleşmesini bekliyoruz. Üretimdeki artışın yanı sıra ürün kalitesinin de ihracat pazarlarının beklentilerini karşılayacak seviyede olacağını öngörüyoruz. Avrupa başta olmak üzere geleneksel pazarlarımızdaki güçlü talebin devam edeceğine inanıyoruz. Bunun yanında Uzak Doğu ve Körfez ülkeleri gibi alternatif pazarlarda da ihracatımızı artırmak için çalışmalarımız sürüyor. Taze incir gibi katma değeri yüksek ve tazeliğin korunmasının büyük önem taşıdığı ürünlerde, TİM ile THY arasında yedinci kez yenilenen Turkish Cargo iş birliği kapsamında sağlanan indirimli hava kargo imkânının 2026 sezonunda ihracatımıza önemli katkı sağlamasını bekliyoruz. Üreticilerimiz, ihracatçılarımız ve tüm sektör paydaşlarımızın iş birliğiyle 2026 sezonunda 100 milyon dolarlık taze incir ihracatı hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz.” dedi.

İngiltere'de enflasyon son 15 ayın en düşük seviyesinde  Haber

İngiltere'de enflasyon son 15 ayın en düşük seviyesinde 

İngiltere'de enflasyon, haziran ayında beklentilerin altında kalarak son 15 ayın en düşük seviyesine geriledi. İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi'nin (ONS) açıkladığı verilere göre, yıllık enflasyon haziranda yüzde 2,6 olarak gerçekleşti. Piyasalarda beklenti enflasyonun yüzde 2,7 seviyesinde açıklanacağı yönündeydi. Mayıs ayında ise yıllık enflasyon yüzde 2,8 olarak kaydedilmişti. Böylece yıllık enflasyon, Mart 2025'ten bu yana görülen en düşük seviyeye gerileyerek ülkedeki fiyat artış hızında yavaşlamanın sürdüğünü gösterdi. Enerji ve gıda fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek enflasyon yıllık bazda yüzde 2,6 ile değişim göstermezken, hizmet sektörü enflasyonu yüzde 3,7'den yüzde 3,6'ya geriledi. Aylık enflasyon ise yüzde 0,1 olarak gerçekleşti. Bu dönemde fiyatlardaki yavaşlamaya en büyük katkıyı ulaşım ve gıda maliyetlerindeki düşüş sağladı. ONS Başekonomisti Grant Fitzner, haziran ayında gıda ve giyim fiyatlarında gerileme yaşandığını belirterek, petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle ham madde maliyetlerinin de ocak ayından bu yana ilk kez azaldığını ifade etti. İngiltere'de açıklanan son enflasyon verileri, fiyat baskılarının zayıfladığına işaret ederken, piyasalar gözünü önümüzdeki dönemde İngiltere Merkez Bankası'nın (Bank of England) faiz politikasına çevirdi. Bu verilerin, bankanın para politikası kararlarında önemli göstergelerden biri olması bekleniyor.

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor Haber

Hazır giyimde tehdit haritası değişiyor

Rapora göre Türkiye açısından en kritik rakipler artık Bangladeş, Fas ve Tunus olarak öne çıkıyor. Türkiye, Avrupa Birliği dışı hazır giyim tedarikçileri arasında yüzde 9,1 payla üçüncü sırada yer alırken, Çin yüzde 30,9 ve Bangladeş yüzde 19,3 paya sahip bulunuyor. Ancak TGSD, Türkiye'nin asıl rekabeti Avrupa'ya yakınlık avantajını kullanan Fas ve Tunus ile yaşadığına dikkat çekiyor. Yakın üretim avantajı paylaşılıyor Fas ve Tunus, Avrupa markalarına kısa teslim süreleri sunarak Türkiye'nin en önemli avantajlarından biri olan "yakın üretim" modelinde güçlü alternatifler haline geliyor. Her iki ülkenin Avrupa pazarındaki payı henüz yüzde 5 seviyelerinde olsa da son yıllardaki büyüme hızları dikkat çekiyor. Bangladeş ise düşük maliyetli üretim gücü ve Avrupa Birliği'ne sağlanan gümrük avantajları sayesinde özellikle temel ürün gruplarında Türkiye'nin pazar payı üzerinde baskı oluşturuyor. Raporda, sektörün fiyat rekabetine odaklanmak yerine hız, kalite, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve katma değerli üretim alanlarında farklılaşması gerektiği vurgulanıyor. Avrupa bağımlılığı risk oluşturuyor TGSD raporunda Türkiye'nin ihracatta Avrupa pazarına yüksek bağımlılığına da dikkat çekildi. Küresel hazır giyim talebinin yaklaşık yarısı Avrupa kaynaklı olsa da bu durum sektör için önemli bir risk olarak değerlendiriliyor. Dünyanın en büyük hazır giyim ithalatçısı konumundaki ABD'nin yıllık ithalatı 97,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, Türkiye'nin bu pazardaki payı yalnızca yüzde 1,24 olarak ölçülüyor. Almanya ve Hollanda öne çıkıyor Rapora göre Türkiye'nin özellikle Almanya, Hollanda ve İspanya gibi yüksek hacimli Avrupa pazarlarında büyüme fırsatları bulunuyor. Almanya tek başına 22,7 milyar euro tutarında AB dışı hazır giyim ithalatı gerçekleştirirken, Hollanda Avrupa'nın önemli dağıtım merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. İngiltere Stratejik Fırsat Sunuyor Brexit sonrası değişen tedarik zincirleri, İngiltere'yi Türkiye açısından önemli bir büyüme pazarı haline getirdi. Yıllık 24 milyar dolarlık hazır giyim ithalatına sahip olan İngiltere'de Türkiye, 1,6 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 6,7 pazar payıyla dördüncü sırada bulunuyor. TGSD'ye göre kısa teslim süresi, esnek üretim yapısı ve coğrafi yakınlık avantajı sayesinde Türkiye, İngiltere pazarındaki payını artırma potansiyeline sahip. Rekabette yeni dönem Rapor, Türkiye'nin Bangladeş, Fas ve Tunus'tan gelen rekabete fiyat indirimiyle karşılık vermesinin sürdürülebilir olmadığını ortaya koyuyor. Sektörün kumaştan hazır giyime uzanan güçlü üretim altyapısını, sürdürülebilirlik uyumunu ve orta-üst segmentteki kalite avantajını öne çıkararak rekabet gücünü koruyabileceği belirtiliyor.

İngiltere'de enflasyon yüzde 2,8'de sabit kaldı Haber

İngiltere'de enflasyon yüzde 2,8'de sabit kaldı

İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi'nin (ONS) açıkladığı verilere göre, ülkede yıllık enflasyon mayıs ayında yüzde 2,8 seviyesinde sabit kaldı. Piyasalar enflasyonun yüzde 3'e yükseleceğini öngörürken, gerçekleşen veri beklentilerin altında kaldı. Böylece enflasyon, Mayıs 2025'ten bu yana görülen en düşük seviyesini korudu. Çekirdek enflasyon yükseldi Enerji, gıda, alkol ve tütün ürünlerini dışarıda bırakan çekirdek enflasyon mayısta yüzde 2,6'ya yükseldi. Bir önceki ay bu oran yüzde 2,5 seviyesinde bulunuyordu. Hizmet enflasyonu da yükseliş göstererek yüzde 3,2'den yüzde 3,7'ye çıktı. Ekonomistler, hizmet sektöründeki fiyat baskılarının İngiltere Merkez Bankası'nın para politikası açısından önemini koruduğuna dikkat çekiyor. Aylık enflasyon yüzde 0,2 oldu Mayıs ayında tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 0,2 arttı. ONS Başekonomisti Grant Fitzner, enflasyondaki yatay seyrin arkasında farklı kalemlerdeki fiyat hareketlerinin bulunduğunu belirtti. Fitzner, hava yolu ulaşımı, araç vergileri ve akaryakıt fiyatlarının enflasyonu yukarı yönlü etkilediğini, buna karşın gıda fiyatlarındaki düşük seyrin bu artışı dengelediğini ifade etti. Veriler, İngiltere'de genel enflasyonun kontrol altında kalmaya devam ettiğini gösterirken, çekirdek ve hizmet enflasyonundaki yükseliş fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.

ABD ve İran anlaştı savaş sona eriyor Haber

ABD ve İran anlaştı savaş sona eriyor

Anlaşma haberi ilk olarak arabulucu rolü üstlenen Pakistan tarafından duyurulurken, hem Washington hem de Tahran cephesinden gelen açıklamalar mutabakatı doğruladı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yoğun diplomatik görüşmelerin ardından tarafların barış anlaşmasına vardığını belirterek, askeri operasyonların sona erdirileceğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada İran ile anlaşmanın tamamlandığını duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası gemi trafiğine açılacağını ve ABD'nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılacağını belirterek anlaşmanın bölgeye barış ve güvenlik getireceğini ifade etti. İran tarafı da mutabakatı doğrularken, anlaşmanın ardından yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik ilişkiler başta olmak üzere birçok kritik başlığın müzakere edileceği yeni bir dönemin başlayacağını açıkladı. İranlı yetkililer, nihai çözüm için diplomatik temasların devam edeceğini vurguladı. Anlaşmanın en önemli maddeleri arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, askeri operasyonların durdurulması ve taraflar arasında kapsamlı müzakerelerin başlatılması yer alıyor. Enerji piyasaları da gelişmeye olumlu tepki verirken, petrol arzına yönelik endişelerin azalmasıyla birlikte fiyatlarda geri çekilme görüldü. Türkiye başta olmak üzere birçok ülke anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Ankara, mutabakatın bölgesel istikrarın güçlenmesine katkı sağlayacağını belirtirken, Birleşmiş Milletler, İngiltere ve Katar da sürecin kalıcı barışa dönüşmesi temennisinde bulundu. Uzmanlar, anlaşmanın savaşın sona erdirilmesi açısından tarihi bir adım olduğunu ancak özellikle İran'ın nükleer programı ve yaptırımlar gibi başlıklarda zorlu müzakerelerin henüz yeni başladığını belirtiyor. Bu nedenle gözler şimdi 19 Haziran'da İsviçre'de gerçekleştirilecek resmi imza törenine çevrilmiş durumda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.