SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fed

Ekometre - Fed haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fed haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

JP MORGAN Faiz indirimi beklentisini geri çekti Haber

JP MORGAN Faiz indirimi beklentisini geri çekti

JPMorgan, Barclays ve Goldman Sachs başta olmak üzere birçok banka, Fed’in faiz indirimi takvimini ileri tarihlere öteledi. ABD’de aralık ayına ilişkin istihdam verilerinin ardından, önde gelen küresel bankalar ABD Merkez Bankası için faiz patikasını yeniden değerlendirdi. Veriler, istihdam artış hızının yavaşladığını ancak iş gücü piyasasında hızlı bir bozulma olmadığını ortaya koyarken, bu tablo Fed’in kısa vadede faiz indirimine gitmeyebileceği beklentisini güçlendirdi. JPMORGAN Faiz indirimi beklentisini tamamen geri çekti JPMorgan, daha önce ocak ayı için öngördüğü faiz indirimi beklentisini geri çekti. Banka, Fed’in bir sonraki hamlesinin 2027 yılının üçüncü çeyreğinde 25 baz puanlık bir faiz artırımı olacağını tahmin etti. JPMorgan’ın bu revizyonu, küresel bankalar arasında en şahin senaryolardan biri olarak öne çıktı. Barclays ve GOldman Sachs 2026’yı işaret etti Barclays ve Goldman Sachs, faiz indirimi beklentilerini 2026’nın ortalarına erteledi. Daha önce mart ve haziran aylarında faiz indirimi bekleyen iki banka, artık 25 baz puanlık indirimin eylül ve aralık aylarında gündeme gelebileceğini öngörüyor. Goldman Sachs, iş gücü piyasasında istikrarın korunması halinde Fed’in risk yönetimi yaklaşımından normalleşme sürecine geçebileceğini belirtti. Morgan Stanley ve diğer bankaların tahminleri Morgan Stanley, faiz indirimi beklentilerini ocak ve nisan aylarından haziran ve eylül aylarına kaydırdı. Wells Fargo mart-haziran dönemine yönelik tahminlerini korurken, BofA Global Research haziran-temmuz dönemini işaret etmeye devam etti. BofA, mevcut veri setinin istihdam artış hızının Fed’in kabul edebileceğinden daha hızlı yavaşlayabileceğine dair görüşleri desteklediğini vurguladı. İstihdam verileri ve Fed beklentileri Cuma günü açıklanan veriler, ABD’de istihdam artışının aralık ayında beklentilerin üzerinde yavaşladığını gösterdi. Buna karşın işsizlik oranının yüzde 4,4’e gerilemesi ve ücret artışlarının güçlü seyrini sürdürmesi, iş gücü piyasasında sert bir bozulma olmadığını ortaya koydu. Bu görünüm, Fed’in ocak toplantısında faizleri sabit tutacağı beklentilerini kuvvetlendirdi. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed’in ocak ayında faizleri değiştirmeme olasılığını yüzde 95 olarak fiyatlıyor. Bu oran, istihdam verileri öncesinde yüzde 86 seviyesindeydi. Trump–Powell gerilimi belirsizliği artırıyor Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump ile Fed Başkanı Jerome Powell arasındaki gerilim de piyasalardaki belirsizliği artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Powell, pazar günü yaptığı açıklamada Trump yönetiminin kendisini cezai soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını ve bunun faizleri düşürmeye yönelik baskının bir parçası olduğunu söyledi. Bu açıklamalar, Fed’in bağımsızlığına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

New York Fed'in aralık ayı imalat endeksi raporu yayınlandı Haber

New York Fed'in aralık ayı imalat endeksi raporu yayınlandı

New York Fed imalat endeksi, aralık ayında 22,6 puanlık sert bir düşüşle eksi 3,9 değerine gerileyerek bölgedeki imalat faaliyetlerinde daralmaya işaret etti. Piyasalar endeksin 10 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyordu. New York'ta imalat sektöründe faaliyet gösteren firmalarla yapılan anket sonucu hazırlanan rapora göre, imalat endeksi aralıkta 22,6 puan azalışla eksi 3,9 değerine indi. Endekse ilişkin piyasa beklentisi, bu dönemde 10 değerini alması yönündeydi. Endeks, kasım ayında 18,7 seviyesinde gerçekleşmişti. Yeni sipariş endeksi aralıkta 15,9 puan azalarak 0 değerine, sevkiyat endeksi 22,5 puan azalışla eksi 5,7 değerine geriledi. Gelecek altı aylık görünüme ilişkin iyimserlik ise bu dönemde 16,6 puan artarak 35,7'ye çıktı. Raporda görüşlerine yer verilen New York Fed Ekonomik Araştırma Danışmanı Richard Deitz, New York eyaletinde imalat faaliyetinin iki ay artış gösterdikten sonra aralıkta hafif bir daralma yaşadığını belirtti. Fiyat artışlarının üst üste ikinci ayda yavaşladığını ancak yüksek seviyede kaldığını kaydeden Deitz, firmaların gelecek aylara ilişkin beklentiler konusunda giderek daha iyimser hale geldiğini ifade etti. Üretim sektöründeki görünümle ilgili bilgi veren imalat endeksinin sıfırın üzerinde değer alması sektörde büyüme, sıfırın altında değer alması ise daralma olduğuna işaret ediyor.

Fed'in faiz sinyalleri altını hareketlendirdi Haber

Fed'in faiz sinyalleri altını hareketlendirdi

Fed üyelerinden gelen güvercin açıklamalar, piyasada faiz indirim beklentilerini yeniden güçlendirdi. Altının yükselmesindeki bir neden de düşük faiz oranları olduğu için, bu gelişme fiyatları yukarı yönlü hareketlendirdi. Altının onsu dün 4 bin 155 dolara kadar çıkarken; gram altın da yeniden 5 bin 639 TL’ye çıktı. Ancak kısa vadede genel beklenti, oynaklığın süreceği yönünde. Altın fiyatlarında oynaklık sürüyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek ay faiz indirimine gideceğine yönelik beklentilerin yeniden güçlenmesi, altın fiyatlarında yukarı yönlü kıpırdanma sağlasa da dolar endeksindeki artışın yarattığı baskıyla tekrar geriledi. Gamze Bal'ın haberine göre, Fed Başkanı Jerome Powell, geçen ayki para politikası kararı sonrası, aralık toplantısında politika faizinde daha fazla indirim yapılmasının kesin olmadığını söylemiş; Powell’ın temkinli açıklamalarından sonra piyasanın faiz indirimi beklentisi zayıflamıştı. Ancak son günlerde Fed üyelerinden gelen güvercin açıklamalar, piyasanın faiz indirimi beklentilerini yeniden güçlendirdi. New York Fed Başkanı John Williams, “Yakın vadede bir faiz indirimi için alan var” derken; San Francisco Fed Başkanı Mary Daly de gelecek ay yapacakları toplantıda faiz indirimine destek verdiğini söyledi. Düşük faiz oranları dolar gibi faiz getirisi olan varlıkların cazibesini azaltacağı için, yatırımcılar nezdinde altını öne çıkarıyor. Bu gelişmenin etkisiyle altının onsu dün sabah yüzde 0.2 artışla 4 bin 142 dolara yükseldi. Gün içinde ise 4 bin 109-4 bin 155 dolar aralığında dalgalandı. Son 10 gün içinde 5 bin 450 TL’ye kadar çekilen gram altın ise dün 5 bin 639 TL’den işlem gördü. Uzmanların bundan sonraki seyre yönelik beklentileri ise karışık. Fiyatların kısa vadede en fazla 4 bin 200 dolara çıkmasını bekleyen de var; yukarı yönlü seyrin kalıcı olmasını bekleyen de... ‘Ralli için neden yok’ Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, 2024 Aralık sonunda 2 bin 624 dolar seviyelerinde olan ons altının, 20 Ekim 2025’te 4 bin 360 dolar seviyelerine kadar yükseldiğini; son günlerde ise 4 bin 50 dolar seviyelerine kadar gerilediğini anımsattı. Dün itibarıyla yaşanan hafif yükselişin faiz indirim beklentilerinin artmasından kaynaklandığını belirten Demirtaş, “Altının yılbaşından bu yana yüzde 70 değer kazandığını ve bu süreçte özellikle Çin olmak üzere ülkelerin rezervlerini altın olarak tutma isteğinin etkili olduğunu düşünürsek, altının kısa vadede yeni rekor seviyeleri görmesini öngörmüyoruz. Faiz indirimi beklentisine rağmen, kısa vadede altınının 4 bin- 4 bin 200 dolar aralığında seyretmesini bekliyoruz” dedi. Orta vadede ise altının yeni rekor seviyeleri test etmesini gerektirecek bir gelişme olmadığını söyleyen Demirtaş, şu öngörüde bulundu: Gramda yıl sonu beklentisi 5.800 tl “Küresel ekonomik ve jeopolitik tansiyonun yükseldiği dönemlerde altına olan talebin arttığını geçen yıl boyunca da gördük. Çin-ABD ilişkilerinde normalleşme sinyalleri, Ortadoğu’da barış sinyalleri, ABD’nin gümrük tarifelerinin etkilerinin normalleşmesi, Rusya-Ukrayna’da olağanüstü bir ivme olmadığı takdirde, 2026’da doların rezerv para birimi olarak istikrar ve güveni yeniden kazanmasına yardımcı olabilir. Orta vadede de yine 20 Ekim 2025’teki rekor seviyelerin üzerine çıkması için temel bir sebep göremiyoruz. Orta vadede, altının ons fiyatının 3 bin 500-4 bin 300 dolar aralığında seyretmesini öngörüyoruz. Ons altının yıl sonunda mevcut seviyelere yakın 4 bin-4 bin 100 aralığında seyredebileceğini düşünüyoruz. Bu da altının gramı için yıl sonu için beklenti olarak 5 bin 500-5 bin 800 TL aralığına işaret ediyor.” ‘Fırtına yılı’ beklentisi Hedef Portföy Genel Müdür Yardımcısı Hakan Erdoğan da Fed üyelerinden gelen açıklamaların aralıkta yeni bir faiz indirimini desteklediğine işaret ederek “Altındaki yukarı yönlü seyir kalıcı olabilir, olası geri çekilmelerin alım fırsatı olarak değerlendiril-mesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi. “2026, değerli madenler açısından ‘fırtınanın merkezinde olabileceğimiz’ bir yıl olabilir” diyen Erdoğan, “Yatırımcıların portföy çeşitlendirme-sinde altın ve gümüşe stratejik bir ağırlık vermesi, olası para politikası kökenli piyasa oynaklıklarına ve jeopolitik şoklara karşı koruyucu bir kalkan işlevi görebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, rekor seviyeler aynı zamanda daha yüksek volatilite anlamına gelebilir” uyarısında bulundu. Yatırımcıların orta ve uzun vadeli bakış açısını korumasının her zamankinden daha önemli hale geleceğine dikkat çeken Erdoğan, şöyle devam etti: “Ons altın, Fed’in aralıkta faiz indirimine gitmesi ile birlikte yılı 4 bin 400-4 bin 450 dolar seviyelerinde kapatılabilir. 2026’da ise Fed Başkanı değişikliği ile daha güvercin politikalara dönülmesi, altın ve gümüşteki yükselişin devamına sebep olabilir.”

Altın fiyatları Fed açıklamalarına endekslendi Haber

Altın fiyatları Fed açıklamalarına endekslendi

Güçlü dolar altın üzerinde baskı yaratırken, küresel hisse senedi piyasalarındaki riskten kaçış eğilimi güvenli liman talebini artırarak düşüşleri sınırladı. Yatırımcıların, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son toplantı tutanakları ile bu hafta açıklanacak istihdam verilerine odaklanmasıyla altın fiyatları çarşamba günü sınırlı yükseliş gösterdi. Spot altın yüzde 0,2 artışla ons başına 4 bin 74 dolar seviyesine çıkarken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri de yüzde 0,2 yükselerek 4 bin 74,40 dolar oldu. Güçlü dolar baskı yaratıyor KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, “Daha güçlü dolar ve bir sonraki Fed faiz indiriminin zamanlamasına dair belirsizlikler altının momentumunu zayıflattı,” dedi. Buna karşın piyasadaki riskten kaçış eğiliminin, altını güvenli liman olarak öne çıkardığı ve düşüşleri sınırladığı ifade edildi. Dolar endeksi ise rakip para birimlerine karşı yüzde 0,1 değer kazandı. Borsalarda yapay zeka endişesi Küresel hisse senedi piyasaları bu hafta sert şekilde gerilerken, S&P 500 endeksi AI hisselerinin yüksek değerlemelerine yönelik kaygılar nedeniyle üst üste dört gün düşüş yaşadı. FED tutanakları ve istihdam verisi belirleyici olacak Fed’in son toplantı tutanakları gün içinde açıklanacak. ABD hükümetinin kapanması nedeniyle geciken eylül ayı tarım dışı istihdam raporu ise perşembe günü yayımlanacak. Reuters anketine göre ekonomistler, istihdamın ay boyunca 50 bin kişi arttığını tahmin ediyor. Ayrıca salı günü gelen veriler, işsizlik maaşı alan Amerikalıların sayısının ekim ortasında son iki ayın en yüksek seviyesine çıktığını gösterdi. Aralık toplantısı için faiz indirimi ihtimali Fed geçen ay 25 baz puanlık faiz indirimi yapmış, ancak Başkan Jerome Powell, bu yıl içinde yeni bir indirime gidilmesi konusunda temkinli olunması gerektiğini vurgulamıştı. CME FedWatch aracına göre piyasalar, 9-10 Aralık toplantısında faiz indirimi ihtimalini yüzde 49 seviyesinde fiyatlıyor. Değerli metallerde karışık seyir Spot gümüş yüzde 0,4 yükselerek 50,90 dolar oldu. Platin yüzde 0,2 düşüşle 1.533,82 dolar seviyesine geriledi. Palladyum ise yüzde 0,6 artışla 1.409,19 dolar seviyesine çıktı. İşte 19 Kasım Pazartesi altın fiyatları: * Gram altın satış fiyatı: 5.549,72 TL * Çeyrek altın satış fiyatı: 9.457,00 TL * Yarım altın satış fiyatı: 18.902,00 TL * Tam altın satış fiyatı: 37.591,37 TL * Cumhuriyet altını satış fiyatı: 37.665,00 TL * Gremse altın satış fiyatı: 94.266,71 TL * Ons altın satış fiyatı: 4.069,52 dolar

Gözler Fed'in kararlarında Haber

Gözler Fed'in kararlarında

Dün sabah 3 bin 689,45 dolarla rekor kıran ons altın, gün içinde 3 bin 697,28 dolara kadar yükselerek rekor tazelemeye devam etti. Böylece ons altında yılbaşından bu yana yükseliş yüzde 40’ı aşmış oldu. Yurt içinde dolar/TL kuru ve ons altına göre hesaplanan gram altın da dün sabah 4 bin 900 lirayı aştı. Gram altında yılbaşından bu yana yaşanan yükseliş ise yüzde 65’i buldu. Dün çeyrek altın 8 bin 200 lirayı, cumhuriyet altını 33 bin 30 lira seviyesini aştı. Fed, bugün Türkiye saati ile 21.00’de bu yılın altıncı toplantısını yapacak ve faiz kararını duyuracak. Bu yıl gerçekleşen tüm toplantılarda faiz oranını sabit tutan Fed’in istihdam verilerindeki bozulma ve tarifelerin kısa vadede etkisinin enflasyon üzerinde sınırlı kalmasıyla yılın ilk indirimini gerçekleştirmesi bekleniyor. 25 baz puanlık faiz indirimi beklentisi piyasalarda fiyatlanırken, yılın kalan iki toplantısında da 25’er baz puan daha indirim ihtimali öne çıkıyor. Faiz indirimine ilişkin bu beklentiler de değerli metallerdeki yükselişi hızlandırdı. Yıl sonuna kadar ise toplamda üç faiz indirimi yapılması bekleniyor. Altın fiyatlarını yukarı yönlü destekleyen faktörlerin başında faiz indirimi beklentileri gelse de bunun yanı sıra ‘merkez bankalarının altın alımları’ ve ‘jeopolitik riskler’ de fiyatları etkiliyor. Buna göre, son yıllarda dünya genelinde merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmek üzere altına yönelmesi, savaşlarla artan jeopolitik gerilim de değerli metalde fiyat artışlarını destekleyen diğer nedenler olarak öne çıktı. 3 bin 700 dolar’ beklentisi Piyasaların faiz indirimlerini satın almasından dolayı altın fiyatlarının yükseldiğini anlatan analistler, Fed’in bugün beklentilere paralel bir mesaj vermesi durumunda ons altının 3 bin 700 doları aşabileceğini söylüyor. Fed’in daha az ‘güvercin’ bir tutum sergilemesi durumunda ise altının sert bir düzeltme yaşaması bekleniyor.

"Fed'in bağımsızlığını kaybetmesi dünya için "ciddi bir tehlike" Haber

"Fed'in bağımsızlığını kaybetmesi dünya için "ciddi bir tehlike"

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde bugün Fransa'da Radio Classique radyosuna verdiği röportajda, Fed'in bağımsızlığını kaybetmesinin dünya için "ciddi bir tehlike" oluşturacağını söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Fed Başkanı Jerome Powell'ı görevden alma yönünde atacağı adımların "ABD ekonomisi ve dünya ekonomisi için çok ciddi bir tehlike" oluşturacağını belirten Lagarde "ABD'nin para politikası artık bağımsız olmayıp şu veya bu kişinin emirlerine bağlı olsaydı, o zaman bunun dünya çapında yaratacağı etkiler nedeniyle Amerikan ekonomisinin dengesi üzerindeki etkinin çok endişe verici olacağına inanıyorum, çünkü bu dünyanın en büyük ekonomisi" değerlendirmesini yaptı. Lagarde ayrıca güvenoyuna hazırlanan Fransa'daki gelişmelere dikkat çekerek Euro Bölgesi ülkelerinde hükümetlerin düşmesine dair tüm risklerin endişe verici olduğunu söyledi. Lagarde "Piyasalar riskleri değerlendiriyor ve son günlerde ülke risklerinin arttığını görüyoruz" yorumunu yaptı. Fransa Başbakanı Francois Bayrou, harcamalarda sert kesintiler ve vergi artışları içeren planlarını muhalefet partilerinin desteklemeyi reddetmesi nedeniyle 8 Eylül'de parlamentodan güvenoyu isteyecek. Parlamentonun sert bir şekilde bölünmüş olduğu bir ortamda, Fransa'nın şu anda Euro Bölgesi'nin en büyük bütçe açığıyla nasıl başa çıkacağına dair yenilenen belirsizlik ihtimali, yatırımcı endişelerini yeniden alevlendirdi. Geçtiğimiz hafta Fransız tahvillerinde yaşanan satışlar, Almanya'ya kıyasla borçlanma maliyetlerini Ocak ayından bu yana görülmemiş seviyelere çıkardı. AMB Başkanı, borç sorununu çözmenin tüm ülkeler için hayati önem taşıdığını söyledi ancak bu hedefe ulaşmak için izlenecek siyasi yollara ilişkin yorumda bulunmadı. Lagarde "Devletin, yerel yönetimlerin ve ülkenin finansmanına olanak sağlayacak şekilde sürdürülebilir bir borç isteğinin, finans piyasalarında güvenilirliğin olduğunun mesajını vermek için kamu maliyesi açısından disipline ihtiyaç var" yorumunu yaptı. Fransa'da Başbakan Francois Bayrou bazı resmi tatillerin kaldırılması ile 43 milyar euro civarında tasarruf yapılmasını içeren ve Fransızların tepki gösterdiği 2026 bütçesinin görüşülmesi öncesi hükümeti güven oylamasına götüreceğini duyurmuştu.

Trump FED'e müdahale etti altın yükseldi Haber

Trump FED'e müdahale etti altın yükseldi

Bu adım, merkez bankası bağımsızlığına dair endişeleri artırırken güvenli liman talebinin güçlenebileceği beklentilerini de beraberinde getirdi. Altın, Asya piyasalarının erken saatlerinde yüzde 0,6’ya kadar değer kazanarak, önceki kayıplarını sildi. Trump’ın pazartesi gecesi Truth Social hesabından duyurduğu kararın ardından dolar başlıca para birimlerinin tümü karşısında zayıfladı, kısa vadeli Hazine tahvil getirileri geriledi. Trump, Fed yönetimine faizleri indirmesi için uzun süredir baskı yapıyor ancak sonuç alamamıştı. Merkez Bankası, 2025 boyunca Trump’ın gümrük vergilerinin enflasyonu körükleyebileceği endişesiyle para politikasını sabit tutmuştu. Fed Başkanı Jerome Powell ise geçen hafta yaptığı konuşmada eylülde olası bir politika değişikliğine işaret etmişti Mortgage dolandırıcılığı iddialarıyla karşı karşıya olan Cook’un görevden alınması, Trump’a yedi üyeli kurulda dört kişilik çoğunluk elde etme imkânı tanıyacak. Trump, ay başında Ekonomik Danışmanlar Konseyi Başkanı Stephen Miran’ı erken ayrılan Adriana Kugler’in yerine aday göstermişti. Yatırımcılar ayrıca, cuma günü açıklanacak olan ABD kişisel tüketim harcamaları (PCE) verisini de yakından takip ediyor. Gıda ve enerji hariç tutulduğunda, yıllık bazda son beş yılın en hızlı artışını göstermesi beklenen veri, Fed’in faiz indirme alanını daraltabilir. Singapur’da TSİ 09:58 itibarıyla spot altın yüzde 0,3 artışla ons başına 3.377,24 dolara yükseldi. Bloomberg Dolar Spot Endeksi yüzde 0,2 gerilerken, gümüş değer kazandı; paladyum ve platin ise yatay seyretti.

Fed'in önceliği enflasyonla mücadele Haber

Fed'in önceliği enflasyonla mücadele

Fed, Federal Açık Piyasa Komitesinin 29-30 Temmuz'da yapılan toplantısına ilişkin tutanakları yayımladı. Politika faizinin beklentiler doğrultusunda yüzde 4,25-4,50 aralığında sabit tutulduğu son toplantının tutanakları, Fed yetkililerinin tarife etkilerinin verilerde daha belirgin hale geldiğini düşündüğünü gösterdi. Tutanaklarda, birkaç yetkilinin, tarife etkilerinin enflasyonun temel eğilimini gizlediğini ve tarife etkileri bir kenara bırakıldığında enflasyonun hedefe yakın olduğunu belirttiği ifade edildi. Yetkililerin genel olarak enflasyonun yakın vadede artmasını beklediği bilgisi verilen tutanaklarda, yetkililerin bu yılki gümrük vergisi artışının etkilerinin zamanlaması, büyüklüğü ve kalıcılığı konusunda önemli belirsizliklerin devam ettiğini değerlendirdiği belirtildi. Tutanaklarda, gümrük vergisi maliyetlerinin ağırlıklı olarak yerli işletmeler ve tüketiciler tarafından karşılandığına işaret edildi. Fed yetkililerinin, işsizlik oranının düşük seviyelerde seyrettiğini aktardığı belirtilen tutanaklarda, istihdamın maksimum istihdam tahminlerine yakın veya bu seviyelerde olduğunun kaydedildiği ifade edildi. Ekonomik belirsizlik yüksek Tutanaklarda, yetkililerin ekonomik görünümle ilgili belirsizliğin yüksek seviyede kaldığına karar verdiği, ancak bazı yetkililerin maliye politikası, göç politikası veya gümrük vergisi politikasıyla ilgili belirsizliğin bir miktar azaldığını belirttiği aktarıldı. Enflasyon ve istihdam hedeflerine ilişkin risklere işaret edilen tutanaklarda, "Yetkililerin çoğu, enflasyona yönelik yukarı yönlü riskin istihdama yönelik aşağı yönlü riskten daha büyük olduğunu değerlendirdi." ifadesi kullanıldı. Tutanaklarda, birkaç yetkilinin enflasyon ve istihdam risklerinin neredeyse dengede olduğunu, birkaç yetkilinin ise istihdama yönelik aşağı yönlü riskin daha belirgin olduğunu düşündüğü belirtildi. Veriler, faiz oranının belirlenmesine yardımcı olacak Tutanaklarda, bazı yetkililerin, gelecek aylarda verilerden çok şey öğrenilebileceğini aktardığı, bunun risk dengesi ve faiz oranının uygun şekilde belirlenmesi konusundaki değerlendirmelerine yardımcı olacağını vurguladığı kaydedildi. Tutanaklarda, "Bazı yetkililer, para politikası duruşunu ayarlamadan önce gümrük vergilerinin enflasyon üzerindeki etkilerinin tamamen netleşmesini beklemenin mümkün veya uygun olmayacağını belirtti." bilgisi verildi. Geçen ayki para politikası toplantısında, Fed'in Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman ile Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, iş gücü piyasasına dair artan endişeleri nedeniyle faiz indirimi yönünde oy kullanmıştı. Fed'in gelecek toplantısı 16-17 Eylül'de yapılacak.

Fed faiz indirecek mi? Haber

Fed faiz indirecek mi?

ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) faiz indirim beklentisi güçlendi. Bu durumun yılın son çeyreğinde küresel likiditeyi artırarak risk iştahını canlandırması ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere sermaye girişini teşvik etmesi bekleniyor. Öte yandan, TCMB’nin bu ortamda aldığı 300 baz puanlık faiz indirimi kararı, enflasyondaki düşüş trendiyle uyumlu bir adım olarak değerlendiriliyor. Temmuz ayında aylık bazda yüzde 2.06 ile beklentilerin altında gelen ve yıllık bazda yüzde 33.52 ile 44 ayın en düşük seviyesine çekilen enflasyon verisi, TCMB’nin faiz indirim döngüsünü başlattığı yönündeki beklentileri güçlendirdi. Enflasyonun düşmesiyle faiz indirim alanının genişlemesi; hem TL’nin istikrarını destekleyecek hem de reel sektöre nefes aldıracak faiz indirim kararlarına kapı aralıyor. Merkez’in yıl sonuna kadarki bütün toplantılarında 250-300 baz puan civarında faiz indirim kararı alması bekleniyor. Reel sektöre teşvik etkisi Önümüzdeki 1 yılda Türkiye ekonomisi, küresel ve yerel faiz indirimlerinin yaratacağı olumlu konjonktürü, reel sektörün canlanması, krediye erişimin kolaylaşması ve ekonomik büyümenin hızlanması için değerlendirmeye hazırlanıyor. Kademe kademe düşecek faiz oranları, reel sektör için kredi maliyetlerini azaltarak yatırımları ve üretimi teşvik edecek. Analistler, TCMB’nin faiz indirimlerinin özellikle KOBİ’ler için üretim ve istihdam artışı anlamına geldiğinin altını çizerek, işletmelerin daha uygun koşullarda krediye erişmesini sağlaması açısından önemli olduğunu vurguladı. Bankaların ilerleyen süreçte kredi maliyetlerini düşürmesi başta inşaat, otomotiv ve imalat gibi sektörlerde canlılık getirecek ve yeni yatırım projelerinin sayısını yükseltecek. Küresel talep ihracata yarayacak Özellikle Fed ve ECB gibi büyük merkez bankalarının faiz indirimleri ve sonrasında varlık alımlarını başlatması, küresel talebi canlandıracak. Küresel talepteki artış, Türkiye’nin Avrupa ve ABD pazarlarına ihracatını destekleyecek. Yurt içinde faiz indirimlerinin sağlayacağı maliyet avantajı, yurt dışı pazarda Türk firmalarının rekabet gücünü artıracak. Öte yandan, 2026 yılıyla beraber yabancı yatırımcıların Türkiye’deki altyapı projelerine ve reel sektöre ilgisini de artırması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.