SON DAKİKA
Hava Durumu

#Fed

Ekometre - Fed haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fed haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altında yön yeniden yukarı Haber

Altında yön yeniden yukarı

Altın fiyatları, hafta başında yaşanan sert satışların ardından yeniden yükseliş eğilimine girdi. ABD ile İran arasındaki müzakerelere ilişkin belirsizlikler ve küresel piyasalardaki gelişmeler altın fiyatlarında dalgalanmaya neden olurken, gram altın yeniden 6.600 TL seviyesinin üzerine çıktı. Haftaya 6.700 TL'nin üzerinde başlayan gram altın, geçtiğimiz günlerde 6.530 TL seviyelerine kadar gerilemişti. Ancak petrol ve dolar endeksindeki zayıflamanın etkisiyle birlikte fiyatlarda yukarı yönlü hareket yeniden hız kazandı. Gram altın gün içerisinde 6.628 TL seviyesine kadar yükseldi. Kapalıçarşı'da ise gram altın 6.677 TL'den işlem görürken, çeyrek altın 10.893 TL, tam altın 43.428 TL ve 22 ayar bilezik gramı 6.308 TL seviyesinde alıcı buldu. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı, İMKUSAD Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırımtürk, hafta başındaki düşüşün temel nedeninin büyük fonlar ve merkez bankalarının ABD tahvillerini satarak dolara yönelmesi olduğunu söyledi. Yıldırımtürk, bu baskının geçici olduğunu ve merkez bankalarının altın alımlarının devam edeceğini öngördü. Piyasalarda gözler şimdi cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi ile 17 Haziran'daki Fed faiz kararına çevrildi. Uzmanlar, özellikle ABD ekonomisinden gelecek verilerin altının kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor. Yıldırımtürk'e göre gram altında 6.500 TL seviyesi güçlü destek konumunda bulunuyor. 6.600 TL seviyesinin aşılması halinde ise 6.700 TL ve ardından 7.000 TL seviyelerinin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, orta ve uzun vadede altının güvenli liman özelliğini koruduğunu belirtirken, fiyatlardaki geri çekilmelerin yatırımcılar tarafından alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğine dikkat çekiyor. Ağustos ayından itibaren ise altın piyasasında daha güçlü fiyat hareketlerinin görülebileceği ifade ediliyor.

FED tutanaklarında yeni faiz artışı sinyali Haber

FED tutanaklarında yeni faiz artışı sinyali

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yayımladığı Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tutanaklarında, politika faizinin yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutulduğu toplantıda yetkililerin büyük bölümünün temkinli duruşunu koruduğu görüldü. Tutanaklarda, enflasyonun halen yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrettiği, ekonomik aktivitenin ise güçlü kalmaya devam ettiği belirtildi. Buna karşın istihdam piyasasında büyümenin yavaşladığı ve işsizlik oranında belirgin bir değişim yaşanmadığı ifade edildi. Fed yetkilileri, özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği vurgulandı. Tutanaklarda dikkat çeken en önemli mesaj ise bazı üyelerin, enflasyonun kalıcı şekilde yüksek seyretmesi halinde ilave sıkılaşmanın uygun olabileceğini değerlendirmesi oldu. Böylece Fed’in yeniden faiz artırımı ihtimalini masada tuttuğu görüldü. Öte yandan bazı üyeler, dezenflasyon sürecinin yeniden güç kazanması veya iş gücü piyasasında belirgin zayıflama görülmesi halinde yılın ilerleyen dönemlerinde faiz indiriminin mümkün olabileceğini belirtti. Fed yetkilileri ayrıca enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalmasının enflasyon beklentilerini bozabileceği ve para politikasında daha zor bir denge yaratabileceği uyarısında bulundu.

Bitcoin’de jeopolitik satış dalgası Haber

Bitcoin’de jeopolitik satış dalgası

Artan enflasyon ve faiz endişeleriyle birlikte yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşması, Bitcoin’de kritik seviyelerin kaybedilmesine neden oldu. Bitcoin, son 24 saatte yüzde 1,2 değer kaybederek 76 bin 593 dolara geriledi. Gün içerisinde 76 bin 720 dolar seviyesine kadar düşen kripto para birimi, böylece uzun süredir takip edilen 77 bin dolar desteğinin altına sarktı. Piyasadaki zayıflamada jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi ve kurumsal yatırımcı tarafındaki temkinli duruş etkili oldu. Petrol fiyatlarındaki yükseliş baskıyı artırdı ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamaları küresel piyasalarda tansiyonu yükseltti. Trump’ın, diplomatik sürecin başarısız olması halinde askeri müdahale ihtimaline işaret etmesi enerji piyasalarında da sert fiyatlamalara neden oldu. Açıklamaların ardından Brent petrol 111 doların üzerine çıkarken, ABD tipi ham petrol WTI da 107 dolar seviyelerini aştı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden hızlandırabileceği beklentisi, yatırımcıların ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini erteleyebileceği düşüncesini güçlendirdi. Tahvil faizleri ve dolar güç kazandı ABD tahvil getirilerindeki yükseliş ve dolar endeksindeki güçlenme, kripto para piyasasında risk iştahını zayıflattı. Piyasa uzmanları, yatırımcıların güvenli liman olarak görülen dolar ve tahvil varlıklarına yöneldiğini belirtirken, yüksek faiz ortamının Bitcoin gibi volatil varlıklar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor. ETF tarafında güçlü çıkış Kripto piyasasında dikkat çeken gelişmelerden biri de spot Bitcoin ETF’lerinde yaşanan para çıkışı oldu. SoSoValue verilerine göre spot Bitcoin ETF’leri, 17 Mayıs haftasında yaklaşık 1 milyar dolarlık net çıkış verdi. Böylece altı haftadır devam eden kesintisiz sermaye girişi sona ermiş oldu. Analistler, kurumsal yatırımcıların kısa vadeli riskleri azaltmak amacıyla daha savunmacı pozisyonlara geçtiğini değerlendiriyor. Piyasanın odağında Fed mesajları var Önümüzdeki dönemde ABD enflasyon verileri, tahvil faizleri ve Fed’in para politikası mesajlarının kripto piyasaları üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Uzmanlara göre küresel risk algısında belirgin bir iyileşme yaşanmadığı sürece Bitcoin’de dalgalı ve baskılı görünüm devam edebilir. Teknik açıdan ise 74 bin dolar seviyesi önemli destek bölgesi olarak öne çıkıyor.

Altın fiyatları barış iyimserliğiyle dengelendi Haber

Altın fiyatları barış iyimserliğiyle dengelendi

Son günlerde sert yükseliş gösteren altın fiyatları, yatırımcıların diplomatik gelişmeleri yakından takip etmesiyle yatay seyre geçti. Ons altın, önceki işlem gününde yüzde 3 yükseldikten sonra yaklaşık 4.690 dolar seviyesinde işlem gördü. Böylece altın, mart sonundan bu yana en güçlü günlük yükselişlerinden birinin ardından dengelenme sürecine girdi. Faiz getirisi olmayan altın, özellikle doların değer kaybettiği dönemlerde yatırımcıların güvenli liman tercihi olmaya devam ediyor. İran, ABD’nin teklifini değerlendiriyor Konuya yakın kaynaklara göre İran yönetimi, yaklaşık 10 haftadır devam eden çatışmaları sona erdirmek amacıyla ABD’den gelen yeni teklifi değerlendirmeye aldı. Çin’in de diplomatik çözüm çağrılarına destek vermesi, küresel piyasalardaki iyimserliği artırdı. ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklamada, İran’ın şartları kabul etmesi halinde ABD’nin askeri operasyonları durdurabileceğini ve Hürmüz Boğazı’ndaki baskının sona erebileceğini ifade etti. Analistler: İyimserlik kırılgan Uzmanlar, piyasaların barış ihtimalini fiyatlamaya başladığını ancak sürecin halen kırılgan olduğunu belirtiyor. TD Securities analistleri yayımladıkları değerlendirmede, barış anlaşmasına yönelik haber akışının değerli metallerde alımları desteklediğini vurguladı. Ancak tarafların taleplerinde büyük değişiklik olmaması nedeniyle müzakerelerin kolay sonuçlanmayacağı ifade ediliyor. Gözler Fed yetkililerinde Piyasalardaki iyimser havaya rağmen ABD Merkez Bankası yetkilileri enflasyon konusunda temkinli mesajlar vermeyi sürdürüyor. Fed üyeleri Austan Goolsbee ve Alberto Musalem, enflasyonun halen yüzde 2 hedefinin üzerinde olduğunu belirterek faiz indirimi konusunda dikkatli olunması gerektiğine işaret etti. Gümüş ve Platin de yükseldi Altın fiyatlarındaki hareketlilik diğer değerli metallere de yansıdı. Gümüş önceki seansta yüzde 6’nın üzerinde yükselirken, platin ve paladyum fiyatlarında da artış görüldü. Dolar endeksi ise son düşüşün ardından yatay seyir izledi.

Altın fiyatları haftaya yükselişle başladı Haber

Altın fiyatları haftaya yükselişle başladı

ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslara dair iyimserlik ve dolar endeksindeki zayıflamanın etkisiyle spot altın yeni haftaya yüzde 0,4'lük artışla 4 bin 726 dolar seviyesinden başlarken; Gram altın şu sıralar 6 bin 845 lira seviyesinde seyrediyor. Spot altın yüzde 0,4 artışla 4.726 dolar seviyesine yükselirken, ABD vadeli altın kontratları 4.742 dolar civarında dengelendi. Geçtiğimiz hafta yüzde 2,5 düşen altın, dört haftalık yükseliş serisini sonlandırmıştı. Gram altın ne kadar? Gram altın fiyatları da yeni haftaya yukarı yönlü başladı. Gram altın haftanın ilk gününe yüzde 0,4'lük yükselişle başladı. Gram altın şu sıralar 6 bin 845 lira seviyesinde seyrediyor. Diplomasi beklentisi piyasayı destekledi Haberlere göre İran, Pakistan arabuluculuğunda ABD’ye Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve savaşın sona erdirilmesini içeren yeni bir öneri sundu. Bu gelişme, jeopolitik risklerin azalabileceği beklentisiyle altına destek verdi. Trump’tan sert mesaj, görüşmeler belirsiz ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın müzakere etmek isterse iletişime geçebileceğini söyledi ancak nükleer silah konusundaki kırmızı çizgiyi yineledi. Öte yandan ABD’nin İran görüşmeleri için Pakistan’a göndermeyi planladığı heyeti iptal etmesi, barış umutlarını zayıflattı. Petrol ve enflasyon baskısı sürüyor Orta Doğu’daki belirsizlik nedeniyle petrol fiyatları yüksek kalmaya devam ediyor. Bu durum, enflasyon baskısını artırarak faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği beklentisini güçlendiriyor. Yüksek faiz ortamı ise getirisi olmayan altının cazibesini sınırlayan bir unsur olarak öne çıkıyor. Gözler FED kararında Piyasalar şimdi Federal Reserve’in Çarşamba günü açıklayacağı faiz kararına odaklanmış durumda. Fed’in enerji kaynaklı enflasyon riskine nasıl yaklaşacağı, altının yönü açısından belirleyici olacak. Gümüş yüzde 1 yükselirken, platin yüzde 0,7 artış kaydetti. Paladyum ise sınırlı düşüşle günü geçirdi.

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor Haber

Enerji şoku faiz indirimini engelliyor

Yıla faiz indirimi beklentisiyle giren piyasalarda ‘şahin’ politikaların devam edeceği beklentisi hakim olmaya başladı. Küresel piyasalar nisan ayına İran merkezli jeopolitik gerilimlerin gölgesinde girerken, tedarik endişeleriyle 115 dolar seviyelerine kadar tırmanan Brent petrol, yüksek enflasyonun kalıcı hale geleceği korkusunu tetikleyerek, para politikasının dizginlerini elinde tutan merkez bankalarının mevcut planlarını doğrudan etkiledi. Yaşanan bu ani enerji şoku, yıla faiz indirim döngüsü beklentisiyle giren majör merkez bankalarının nisan ayındaki toplantılarında planları değiştirdi. 29 Nisan’da toplanacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerini ertelemesi bekleniyor. Fed, kararını 30 Nisan’da açıklayacak. Avrupa Merkez Bankası’nın da (ECB) olası bir ‘faiz artırımı’ senaryosu dahi yeniden dillendirilmeye başlandı. İngiltere Merkez Bankası’na (BOE) yönelik faiz indirimi beklentileri ise yerini sabit tutma eğilimine bırakırken, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artıracağına ilişkin öngörüler güçlendi. 22 Nisan’da toplanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da değişen bu küresel ve yerel şartlar ışığında faiz kararını piyasalarla paylaşacak. Enerjide ‘hürmüz’ çıkmazı İstanbul Ticaret’e değerlendirmede bulunan Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan ve halen devam eden mevcut savaş halinin en çok enerji piyasalarını vurduğunu belirtti. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki sert artışın nedenlerini detaylandıran Bal, “Bölgedeki altyapı tesislerinin zarar görmesi ve üretimin ilerleyen sürece dair ne kadar hasar alacağına ilişkin belirsizliğin yanı sıra dünyadaki petrol ticaretinin yaklaşık beşte birine hizmet eden Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması, enerji maliyetlerinde ciddi bir artışı beraberinde getirdi” dedi. Enerji maliyetlerinin artmasının küresel çapta enflasyon ve büyüme üzerinde olumsuz etkiler yarattığına dikkat çeken Bal, savaş sona erse dahi petrol fiyatlarının çok hızlı bir şekilde savaş öncesi seviyelere dönmesinin ana senaryo olmadığını vurguladı. İndirim döngüsü şimdilik rafa kalktı Son bir buçuk aylık süreçte artan maliyetler ve enflasyon tarafında gündeme gelen endişelerin merkez bankalarının stratejilerini doğrudan değiştirdiğini ifade eden Bal, “Savaş öncesinde küresel piyasalarda hâkim olan kademeli faiz indirim döngüsü şu an için rafa kaldırılmış durumda. Merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelediğini söyleyebiliriz” dedi. Küresel çapta çok hızlı bir şahinleşme ve sert faiz artırımları beklemediklerini dile getiren Bal, beklentilerindeki değişimi şu sözlerle aktardı: “Fed’e ilişkin genel beklentiler, bu yıl faiz indirimi yapılmaması yönünde ama kuvvetli bir faiz artırım beklentisi yok. Avrupa Merkez Bankası’nda ise bu yıl faiz değişimi beklenmiyordu, şimdi ‘bir artırım olabilir’ düşüncesi daha ağır basıyor. Fed ve İngiltere Merkez Bankası gibi faiz indirim döngüsünde olan merkez bankalarının bu döngüyü şu an için ertelemesi anlamına geliyor.” Enerji maliyetlerindeki tırmanış, zayıflayan faiz indirimi beklentileri ve riskli varlıklara yönelik azalan iştahın, gelişmekte olan ülkelerden para çıkışlarına sebep olduğunu belirten Bal, jeopolitik riskler sürdükçe bu çıkış eğiliminin devam edebileceğinin altını çizdi. Güvenli liman arayışında yatırımcıların ağırlıklı olarak tahvil ve dolara yöneldiğini aktaran Bal, değerli metallerdeki alışılagelmişin aksine yaşanan düşüşe dikkat çekti: “Normal şartlarda güvenli liman talebiyle altın talep görür, ancak içinde bulunduğumuz sürecin faiz indirim beklentilerini zayıflatması, tahvil faizlerini yükseltmesi ve dolara olan ilgiyi artırması, altını ve gümüşü zayıflatan bir faktör. Enerji maliyetleri yüksek seyretmeye devam ederse altın ve gümüş tarafı zayıf kalmaya devam edebilir.” TCMB için beklenti Küresel jeopolitik tablonun yurt içine yansımalarını da değerlendiren Bal, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) cephesinde de indirim beklentilerinin ötelendiğini kaydetti. Yüzde 1.94 gelen mart enflasyonunun ardından nisan ayının da marttan düşük olmayacağına işaret eden Bal, “Hâlihazırda zaten üst banttan fonlama yapıldığını görüyoruz. Dolayısıyla kısa vadeli bir faiz indirimi şu an bizim taraf için de yok” dedi. Küresel enflasyon korkusunun yeni bir faza geçebileceği uyarısında da bulunan Bal, “savaş uzamaya devam eder, daha da şiddetlenir ve enerji maliyetlerindeki artış eğilimi tekrar hızlanacak olursa hem bizde hem dünyada faiz artırım ihtimalleri daha ciddi konuşulmaya başlanabilir” değerlendirmesinde bulundu. Piyasalar yön arıyor İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, yıla başlarken dünyada enflasyonun kontrol altına alındığı ve gelişmekte olan ülkelerde dezenflasyon sürecinin devam ettiği iyimser bir tablo olduğunu hatırlattı. Ancak jeopolitik gerilimlerin bu durumu hızla tersine çevirdiğini belirten Altunsaray, “ABD, İran ve İsrail savaşının başlaması, devamında Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve petrolde arz sıkıntısının devreye girmesiyle beraber petrol fiyatlarında ciddi artışlar gördük” dedi. Dünya LNG ticaretinin de sekteye uğramasıyla enerji maliyetlerinin ciddi oranda tırmandığını vurgulayan Altunsaray, enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü her hareketin tarihi olarak enflasyonist baskı yarattığını ifade etti. Fiyat istikrarının merkez bankalarının ana görevi olduğunu hatırlatan Altunsaray, değişen beklentileri şu sözlerle özetledi: “Şu an enerji maliyetlerinin artmasından dolayı küresel bir enflasyon riski olduğunu düşünecek olursak merkez bankalarının faiz indirimlerinin rafa kalktığını söyleyebiliriz. Hatta Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BOE) gibi kimi merkez bankalarından faiz artışları bile bekleniyor.” Gelişmekte olan borsalardan çıkış hızlandı Gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz politikalarındaki şahinleşme eğiliminin piyasalardaki para akışını doğrudan değiştirdiğini vurgulayan Altunsaray, bu durumun borsalar üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti. Ocak başından şubat sonuna kadarki süreci örnek gösteren Altunsaray, “Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının faiz indirimi yaptığı ya da beklendiği dönemlerde genelde gelişmekte olan ülkelerin borsalarına ve piyasalarına para girişi olduğunu görmüşüzdür” dedi. Ancak mevcut tabloda rüzgarın tersine döndüğünü belirten Altunsaray, “Faiz indirimi beklentileri değişip merkez bankalarının faiz politikaları sıkılaşma anlamında değiştiği zaman, gelişmekte olan ülkelerin borsalarından çıkış olup paranın sabit getirili ürünlere gittiğini görmüşüzdür. Aslında şu anda gerçekleşen durum tam olarak bu” değerlendirmesinde bulundu. Yeni güvenli liman talebi Yatırımcıların bu belirsizlik ortamında nasıl bir strateji izlemesi gerektiğine de değinen Altunsaray, portföylerin bir miktar nakitte tutulmasının veya para piyasası fonları (PPF) ile mevduat gibi sabit getirili enstrümanlarda değerlendirilmesinin daha kritik olacağını kaydetti. Altın fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin arka planını da açıklayan Altunsaray, şunları söyledi: “Şu an merkez bankalarının altın satması, Körfez ülkelerinden likidite ihtiyacı dolayısıyla altın satılması ve dolar endeksinin (DXY) güçlenmesi geri çekilmelere sebep oldu. Aynı zamanda Fed’in faiz indirimlerini ötelemesi dünyada doları güçlendirdi. Bu yüzden güvenli liman tarafının, piyasadaki belirsizlikten dolayı şu an için sabit getirili ürünlerde olduğunu düşünüyorum.”

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor Haber

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor

Altın fiyatları, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinin seyrine yönelik belirsizlik nedeniyle perşembe günü yatay bir görünüm sergiledi. Yatırımcıların odağında ayrıca gün içinde açıklanacak kritik ABD enflasyon verileri yer aldı. Spot altın, ons başına 4 bin 720 dolarda sınırlı değişim gösterdi. ABD’de haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,8 düşüşle 4 bin 736,50 dolara geriledi. Gram altın ne kadar? Gram altın fiyatları yeni güne 6 bin 756 lira seviyesinde başladı. GoldSilver Central Genel Müdürü Brian Lan, altının kısa vadede net bir yön arayışında olmadığını belirterek, “Ateşkes sonrası gelişmelere dair spekülasyonlar sürüyor. Altın şu an için belirgin bir hareket sinyali vermiyor” dedi. Lan, fiyatların yakın vadede 4 bin 607 ile 4 bin 860 dolar aralığında konsolide olmasını beklediğini ifade etti. Jeopolitik riskler piyasaları baskılıyor Çarşamba günü İsrail’in Lübnan’a yönelik bugüne kadarki en yoğun saldırılarını gerçekleştirmesi ve yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesi, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. İran’dan gelen misilleme tehdidi ise risk iştahını baskıladı. Öte yandan petrol fiyatları, Ortadoğu’daki arzın ateşkese rağmen tam olarak toparlanamayabileceğine yönelik endişelerle yükseldi. Altında savaş sonrası sert geri çekilme Spot altın, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yüzde 10’dan fazla değer kaybetti. Artan enerji fiyatlarının enflasyon baskısını güçlendirmesi, piyasaların faiz beklentilerini yeniden şekillendirmesine neden oldu. Faiz getirisi bulunmayan altın, genellikle düşük faiz ortamlarında daha güçlü performans gösteriyor. FED mesajları ve veri gündemi belirleyici olacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 17-18 Mart tarihli toplantı tutanakları, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi nedeniyle daha fazla faiz artışı ihtimalinin güç kazandığını ortaya koydu. Özellikle İran savaşı kaynaklı enflasyon baskısı bu beklentiyi destekledi. Piyasalar şimdi ABD’de açıklanacak şubat ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisi ile cuma günü yayımlanacak mart ayı enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Bu verilerin, Fed’in para politikası patikasına dair yeni ipuçları sunması bekleniyor. Standard Chartered tarafından yayımlanan notta ise kısa vadeli dalgalanmalara rağmen, artan jeopolitik riskler nedeniyle altının önümüzdeki aylarda yeniden yükseliş trendine girebileceği öngörüldü. Diğer değerli metallerde düşüş Diğer değerli metallerde ise satış baskısı öne çıktı. Spot gümüş yüzde 0,5 düşüşle ons başına 73,71 dolara, platin yüzde 0,6 kayıpla 2.017,26 dolara ve paladyum yüzde 0,4 gerileyerek 1.549,18 dolara indi.

Altın fiyatları toparlanıyor mu? Haber

Altın fiyatları toparlanıyor mu?

Altın fiyatları salı günü, Ortadoğu’daki çatışmalarda gerilimin azalabileceğine yönelik beklentilerle yükseldi. Ancak artan enerji fiyatlarının ABD’de faiz indirimi umutlarını zayıflatması, değerli metalin son 17 yılın en kötü aylık performansına doğru ilerlemesine neden oluyor. Jeopolitik umutlar fiyatları destekledi Spot altın, yüzde 1,1 artışla ons başına 4 bin 562 dolara yükseldi. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 1,2 değer kazanarak 4.611,30 dolara çıktı. Doların zayıflaması, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için altını daha cazip hale getirdi. Gram altın ne kadar? Ons altın tarafında yaşanan yükselişle birlikte gram altın da yeni güne yukarı yönlü hareket ile başladı. Gram altın yüzde 1,2'lik yükselişle 6 bin 521 lira seviyesinde seyrediyor. Trump sinyali piyasalarda “Risk İştahını” artırdı Tastylive küresel makro başkanı Ilya Spivak, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonu sonlandırmaya açık olduğu yönündeki mesajlarının piyasalarda risk iştahını artırdığını belirtti. Wall Street Journal’ın haberine göre Trump, Hürmüz Boğazı tamamen açılmasa bile operasyonun sona erdirilmesini değerlendirmeye aldı. Piyasalar resesyon riskini fiyatlıyor Spivak, altının yaklaşık bir haftadır dengelendiğini ve özellikle geçen cuma günkü yükselişin dikkat çektiğini ifade etti. Bu yükselişin, ABD tahvil getirilerindeki düşüşle birlikte gerçekleştiğini ve piyasaların İran savaşını ekonomik durgunluk riski olarak görmeye başladığını söyledi. 17 yılın en sert aylık kaybı kapıda Altın, bu ay şu ana kadar yüzde 13’ten fazla değer kaybederek Ekim 2008’den bu yana en sert düşüşüne hazırlanıyor. Güçlü dolar ve bu yıl için faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması, fiyatlar üzerinde baskı yarattı. Buna rağmen altın, çeyrek bazında yaklaşık yüzde 5 artıda kalmayı sürdürüyor. Faiz indirimi beklentileri neredeyse silindi Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu körükleyebileceği endişesiyle yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl faiz indireceği beklentisini büyük ölçüde rafa kaldırdı. Oysa Ortadoğu’daki savaş başlamadan önce piyasalarda iki faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu. FED Temkinli: Bekle-gör politikası Fed Başkanı Jerome Powell, İran savaşının ekonomi ve enflasyon üzerindeki etkilerini görmek için acele etmeyeceklerini belirtti. Powell, merkez bankalarının genellikle petrol fiyatlarındaki artış gibi şokları geçici olarak değerlendirdiğine dikkat çekti. Diğer değerli metallerde güçlü yükseliş Spot gümüş yüzde 3,3 artışla 72,27 dolara, platin yaklaşık yüzde 1 yükselişle 1.916,77 dolara çıktı. Paladyum ise yüzde 2,3 değer kazanarak 1.437,76 dolara ulaştı.

Artan enerji fiyatlarının ABD ekonomisi üzerindeki etkileri Haber

Artan enerji fiyatlarının ABD ekonomisi üzerindeki etkileri

ABD Merkez Bankası (Fed) yetkilileri, Orta Doğu’daki çatışmaların ekonomik görünüm üzerindeki etkilerine ilişkin kaygılarını dile getirmeyi sürdürüyor. Fed Guvernörü Lisa Cook, yaptığı değerlendirmede, "İran savaşı nedeniyle şu anda enflasyon riskinin daha büyük olduğunu söyleyebilirim. İşgücü piyasasına gelince, dengede olduğunu düşünüyorum, ancak bu denge çok kırılgan" ifadelerini kullandı. Cook, gümrük tarifelerinin enflasyonu zaten hedefin üzerine taşıdığını belirterek, bölgedeki gelişmelerin bu baskıyı daha da artırabileceğine dikkat çekti. “Bu durumdan tahmin ettiğimizden çok daha uzun süre kurtulamayabiliriz. Bu yüzden şu anda risk dengesi daha çok enflasyon tarafına kaymış durumda” dedi. Faizlerde ''bekle-gör yaklaşımı Cook, para politikasına ilişkin net bir yönlendirme yapmazken, aynı gün konuşan diğer Fed yetkilileri faiz oranlarında temkinli bir duruş benimsediklerini ortaya koydu. Fed Guvernörü Michael Barr, mevcut koşullarda veri odaklı hareket etmenin önemine işaret ederek, “Koşulları değerlendirmek için biraz zaman ayırmak mantıklı. Mevcut politika duruşumuz, gelen verileri değerlendirirken beklemede kalmamız için bizi iyi bir konuma getiriyor” dedi. Enerji ve emtia fiyatları belirleyici olacak Barr, savaş öncesinde de gümrük vergilerinin enflasyon üzerindeki etkisinin kalıcı olabileceğine yönelik endişelerin bulunduğunu hatırlattı. Çatışmaların uzaması halinde ise daha geniş çaplı etkiler görülebileceğini belirtti. “Enerji fiyatları ve diğer emtia fiyatlarındaki artışın hem fiyatlar hem de ekonomik faaliyetler üzerinde daha geniş kapsamlı etkileri olabilir” diyen Barr, “Özellikle, bir başka fiyat şokunun uzun vadeli enflasyon beklentilerini artırabileceğinden endişeliyim” ifadelerini kullandı. Jefferson: Enerji fiyatları kritik olacak Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson da savaşın süresi ve enerji maliyetlerinin seyrinin ekonomi açısından belirleyici olacağını vurguladı. Jefferson, “Enerji fiyatlarındaki uzun süreli artış, diğer birçok ürün üzerinde yukarı yönlü fiyat baskısı yaratabilir” değerlendirmesinde bulunarak, “Bir politika yapıcı olarak, bu yüksek maliyetlerin ekonomi genelinde fiyatlara yansıyıp yansımadığını izleyeceğim” dedi. Risk dengesi enflasyına kayıyor Fed yetkililerinin açıklamaları, Orta Doğu’daki gelişmelerin ABD ekonomisi açısından yeni bir belirsizlik başlığı oluşturduğunu ortaya koydu. Özellikle enerji fiyatları üzerinden oluşabilecek baskının, enflasyonun yeniden hız kazanmasına yol açabileceği ve politika yapıcıların bu nedenle temkinli hareket ettiği görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.