ABD’de açıklanan istihdam verilerinin iş gücü piyasasında hızlı bir bozulmaya işaret etmemesi, küresel bankaların ABD Merkez Bankası’na yönelik faiz beklentilerini yeniden şekillendirmesine yol açtı
Haber Giriş Tarihi: 12.01.2026 12:27
Haber Güncellenme Tarihi: 12.01.2026 12:32
Kaynak:
Ekometre
JPMorgan, Barclays ve Goldman Sachs başta olmak üzere birçok banka, Fed’in faiz indirimi takvimini ileri tarihlere öteledi.
ABD’de aralık ayına ilişkin istihdam verilerinin ardından, önde gelen küresel bankalar ABD Merkez Bankası için faiz patikasını yeniden değerlendirdi. Veriler, istihdam artış hızının yavaşladığını ancak iş gücü piyasasında hızlı bir bozulma olmadığını ortaya koyarken, bu tablo Fed’in kısa vadede faiz indirimine gitmeyebileceği beklentisini güçlendirdi.
JPMORGAN Faiz indirimi beklentisini tamamen geri çekti
JPMorgan, daha önce ocak ayı için öngördüğü faiz indirimi beklentisini geri çekti. Banka, Fed’in bir sonraki hamlesinin 2027 yılının üçüncü çeyreğinde 25 baz puanlık bir faiz artırımı olacağını tahmin etti. JPMorgan’ın bu revizyonu, küresel bankalar arasında en şahin senaryolardan biri olarak öne çıktı.
Barclays ve GOldman Sachs 2026’yı işaret etti
Barclays ve Goldman Sachs, faiz indirimi beklentilerini 2026’nın ortalarına erteledi. Daha önce mart ve haziran aylarında faiz indirimi bekleyen iki banka, artık 25 baz puanlık indirimin eylül ve aralık aylarında gündeme gelebileceğini öngörüyor. Goldman Sachs, iş gücü piyasasında istikrarın korunması halinde Fed’in risk yönetimi yaklaşımından normalleşme sürecine geçebileceğini belirtti.
Morgan Stanley ve diğer bankaların tahminleri
Morgan Stanley, faiz indirimi beklentilerini ocak ve nisan aylarından haziran ve eylül aylarına kaydırdı. Wells Fargo mart-haziran dönemine yönelik tahminlerini korurken, BofA Global Research haziran-temmuz dönemini işaret etmeye devam etti. BofA, mevcut veri setinin istihdam artış hızının Fed’in kabul edebileceğinden daha hızlı yavaşlayabileceğine dair görüşleri desteklediğini vurguladı.
İstihdam verileri ve Fed beklentileri
Cuma günü açıklanan veriler, ABD’de istihdam artışının aralık ayında beklentilerin üzerinde yavaşladığını gösterdi. Buna karşın işsizlik oranının yüzde 4,4’e gerilemesi ve ücret artışlarının güçlü seyrini sürdürmesi, iş gücü piyasasında sert bir bozulma olmadığını ortaya koydu. Bu görünüm, Fed’in ocak toplantısında faizleri sabit tutacağı beklentilerini kuvvetlendirdi.
CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed’in ocak ayında faizleri değiştirmeme olasılığını yüzde 95 olarak fiyatlıyor. Bu oran, istihdam verileri öncesinde yüzde 86 seviyesindeydi.
Trump–Powell gerilimi belirsizliği artırıyor
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump ile Fed Başkanı Jerome Powell arasındaki gerilim de piyasalardaki belirsizliği artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Powell, pazar günü yaptığı açıklamada Trump yönetiminin kendisini cezai soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını ve bunun faizleri düşürmeye yönelik baskının bir parçası olduğunu söyledi. Bu açıklamalar, Fed’in bağımsızlığına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
JP MORGAN Faiz indirimi beklentisini geri çekti
ABD’de açıklanan istihdam verilerinin iş gücü piyasasında hızlı bir bozulmaya işaret etmemesi, küresel bankaların ABD Merkez Bankası’na yönelik faiz beklentilerini yeniden şekillendirmesine yol açtı
JPMorgan, Barclays ve Goldman Sachs başta olmak üzere birçok banka, Fed’in faiz indirimi takvimini ileri tarihlere öteledi.
ABD’de aralık ayına ilişkin istihdam verilerinin ardından, önde gelen küresel bankalar ABD Merkez Bankası için faiz patikasını yeniden değerlendirdi. Veriler, istihdam artış hızının yavaşladığını ancak iş gücü piyasasında hızlı bir bozulma olmadığını ortaya koyarken, bu tablo Fed’in kısa vadede faiz indirimine gitmeyebileceği beklentisini güçlendirdi.
JPMORGAN Faiz indirimi beklentisini tamamen geri çekti
JPMorgan, daha önce ocak ayı için öngördüğü faiz indirimi beklentisini geri çekti. Banka, Fed’in bir sonraki hamlesinin 2027 yılının üçüncü çeyreğinde 25 baz puanlık bir faiz artırımı olacağını tahmin etti. JPMorgan’ın bu revizyonu, küresel bankalar arasında en şahin senaryolardan biri olarak öne çıktı.
Barclays ve GOldman Sachs 2026’yı işaret etti
Barclays ve Goldman Sachs, faiz indirimi beklentilerini 2026’nın ortalarına erteledi. Daha önce mart ve haziran aylarında faiz indirimi bekleyen iki banka, artık 25 baz puanlık indirimin eylül ve aralık aylarında gündeme gelebileceğini öngörüyor. Goldman Sachs, iş gücü piyasasında istikrarın korunması halinde Fed’in risk yönetimi yaklaşımından normalleşme sürecine geçebileceğini belirtti.
Morgan Stanley ve diğer bankaların tahminleri
Morgan Stanley, faiz indirimi beklentilerini ocak ve nisan aylarından haziran ve eylül aylarına kaydırdı. Wells Fargo mart-haziran dönemine yönelik tahminlerini korurken, BofA Global Research haziran-temmuz dönemini işaret etmeye devam etti. BofA, mevcut veri setinin istihdam artış hızının Fed’in kabul edebileceğinden daha hızlı yavaşlayabileceğine dair görüşleri desteklediğini vurguladı.
İstihdam verileri ve Fed beklentileri
Cuma günü açıklanan veriler, ABD’de istihdam artışının aralık ayında beklentilerin üzerinde yavaşladığını gösterdi. Buna karşın işsizlik oranının yüzde 4,4’e gerilemesi ve ücret artışlarının güçlü seyrini sürdürmesi, iş gücü piyasasında sert bir bozulma olmadığını ortaya koydu. Bu görünüm, Fed’in ocak toplantısında faizleri sabit tutacağı beklentilerini kuvvetlendirdi.
CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed’in ocak ayında faizleri değiştirmeme olasılığını yüzde 95 olarak fiyatlıyor. Bu oran, istihdam verileri öncesinde yüzde 86 seviyesindeydi.
Trump–Powell gerilimi belirsizliği artırıyor
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump ile Fed Başkanı Jerome Powell arasındaki gerilim de piyasalardaki belirsizliği artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Powell, pazar günü yaptığı açıklamada Trump yönetiminin kendisini cezai soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını ve bunun faizleri düşürmeye yönelik baskının bir parçası olduğunu söyledi. Bu açıklamalar, Fed’in bağımsızlığına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Kaynak: Ekometre
En Çok Okunan Haberler