SON DAKİKA
Hava Durumu

#Trump

Ekometre - Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trump haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Müzakere haberleri piyasalara nefes aldırdı Haber

Müzakere haberleri piyasalara nefes aldırdı

Spot altın, ons başına 4 bin 841,76 dolar seviyesinde sabit kaldı. Değerli metal, gün içinde 8 Nisan’dan bu yana en yüksek seviyesini test etti. ABD’de Haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,3 artışla 4 bin 866,50 dolara yükseldi. Gram altın ne kadar? Gram altın, yeni güne 6 bin 935 lira seviyesinden başladı. Uzmanlar uyarıyor: Ralli var ama güvenli liman değil Cnbc-E'de yer alan habere göre OCBC analistleri, altın ve gümüşte gece saatlerinde güçlü bir yükseliş görüldüğünü, ancak genel piyasa sinyalinin savunmacı pozisyonlardan ziyade “risk iştahına” işaret ettiğini ifade etti. Petrol düştü, borsalar yükseldi İran’ın ABD ve İsrail ile yeniden müzakere masasına dönebileceğine yönelik beklentiler, küresel piyasalarda risk iştahını artırdı. Bu gelişmeyle birlikte petrol fiyatları gerilerken, hisse senedi piyasalarında yükseliş görüldü. Daha önce çatışmalar nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması enerji arzı üzerinde baskı yaratmıştı. Zayıflayan dolar, altına destek verdi ABD dolarının bir ayın en düşük seviyelerine yakın seyretmesi, dolar bazlı emtiaları diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha cazip hale getirerek altına destek verdi. Görüşmeler yeniden başlayabilir ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu çöken müzakerelerin ardından İran ile barış görüşmelerinin önümüzdeki iki gün içinde Pakistan’da yeniden başlayabileceğini açıkladı. Washington yönetimi, müzakerelerin başarısız olmasının ardından İran limanlarına yönelik abluka kararı almıştı. ABD’de açıklanan verilere göre üretici fiyatları mart ayında beklentilerin altında arttı. Hizmet maliyetleri değişmezken, İran ile süren savaşın etkisiyle yükselen enerji fiyatları enflasyonist baskıları artırmaya devam etti. Faiz indirimi beklentisi yükseldi Piyasalarda, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl 25 baz puanlık faiz indirimi yapma ihtimali yüzde 30’a yükseldi. Geçen hafta bu oran yaklaşık yüzde 13 seviyesindeydi. Savaş öncesinde ise yıl içinde iki faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu. Diğer değerli metallerde son durum ne? Diğer değerli metallerde ise yükseliş görüldü. Spot gümüş yüzde 0,4 artışla 79,87 dolara, platin yüzde 1,1 yükselişle 2.127,45 dolara, paladyum ise yüzde 0,1 artışla 1.596,28 dolara çıktı.

İran ve ABD ikinci kez görüşecek mi? Haber

İran ve ABD ikinci kez görüşecek mi?

ABD ve İran heyetlerinin, 11 Nisan’daki başarısız görüşmelerin ardından ateşkes süresi dolmadan önce perşembe günü İslamabad veya Cenevre’de ikinci kez yüz yüze bir araya gelmeyi planladığı öne sürüldü. Associated Press'e (AP) konuşan ve ismini vermek istemeyen ABD'li yetkililer, Washington ve Tahran yönetiminden yetkililerin, geçici ateşkes süresi dolmadan görüşme niyetinde olduğunu belirtti. Yetkililer, yeni bir görüşmenin yapılmasına yönelik sürecin devam ettiğini ve bunu yapmak için iki tarafın da niyetinin olduğunu ileri sürerek, müzakerelere katılım sağlayacak heyetlerin kimlerden oluşacağına dair bilgi vermedi. Görüşmelerin yine Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılabileceği ancak İsviçre'nin Cenevre kentinin de ihtimaller dahilinde bulunduğunu öne süren yetkililer, müzakerelerin perşembe günü yapılabileceğini iddia etti. ABD Başkanı Donald Trump, dün Beyaz Saray önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İran'la yeni bir anlaşmanın hala mümkün olduğunu ima ederek, "İran'la birçok konuda anlaştık ama nükleer konusunda anlaşmadık ancak bence bunu da kabul edecekler. Bundan eminim. İran nükleer silaha sahip olamaz. Eğer bunu kabul etmezlerse, anlaşma olmaz." değerlendirmesinde bulunmuştu. İranlıların kendilerini aradığını ve bir anlaşma yapmak istediklerini ileri süren Trump, kimlerle görüştüklerini ise paylaşmamıştı. Pakistan'daki Abd-iran müzakerelerinde anlaşmaya varılamamıştı ABD ve İsrail'in 28 Şubat’ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkesle sonuçlanmıştı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı. İran yönetimi ise müzakerelerde ortak çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu duyurmuştu.

Trump Hürmüz Boğazı’nda deniz ablukası başlattı Haber

Trump Hürmüz Boğazı’nda deniz ablukası başlattı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran limanlarına giren ve bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlattı. ABD Başkanı Trump, ABD donanması, Hürmüz Boğazı'na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını açıklamıştı. Tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlattı Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması için verdiği süre doldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran limanlarına giren ve bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlattı. TRUMP: Yaklaşanlar derhal imha edilecek Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda kurdukları blokaja yaklaşacak İran'a ait gemilerin uyuşturucu taşıyan teknelerle aynı akıbete uğrayacağını bildirdi. İran donanmasına ait 158 geminin denizin dibinde yattığını ve Tahran'ın elinde henüz tehdit olarak görmedikleri az sayıda gemi kaldığını belirten Trump, "Şayet bu gemilerden herhangi biri blokajımızın yakınına dahi yaklaşacak olursa, denizde teknelerle uyuşturucu ticareti yapanlara karşı kullandığımız imha sistemiyle derhal etkisiz hale getirilecektir" ifadesini kullandı. Trump, bu sürecin "hızlı ve acımasız" olacağı uyarısında bulunarak, okyanus veya deniz yoluyla ABD’ye giren uyuşturucuların yüzde 98,2’sinin girişinin bu yolla durdurulduğunu belirtti. ABD Başkanı Donald Trump dün, İran'la Pakistan'da gerçekleşen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu. İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeye isteksiz olduğunu kaydeden Trump, "Birleşik Devletler Donanması, derhal Hürmüz Boğazı'na girme veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacak" ifadelerini kullanmıştı.

Anlaşma sağlanamadı Hürmüz yeniden kapandı Haber

Anlaşma sağlanamadı Hürmüz yeniden kapandı

Nükleer materyaller ve Hürmüz Boğazı'nın anlaşmazlık çıkaran konuların başında geldiği belirtildi. ABD Başkan Yardımcısı Vance, "Henüz bir anlaşma sağlamadık. 21 saat görüşme gerçekleştirdik. İran şartları kabul etmemeyi seçti. Anlaşma olmadan geri dönüyoruz" dedi. İran, sabah saatlerinde Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatırken, iki petrol tankerini durdurdu. ABD ve İran heyetleri, dünyanın endişe ve umutla izlediği barış görüşmeleri için tam anlamıyla bir kaleye dönüştürülen İslamabad'da buluştu. ABD heyetine Vance, İran heyetine Kalibaf başkanlık etti İslamabad Görüşmeleri olarak adlandırılan görüşmelerde, İran heyetine Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlık etti. Görüşmelere İran'dan Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Ekber Ahmediyan ve Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti ile birlikte kalabalık bir heyet katıldı. ABD tarafına ise Başkan Yardımcısı Vance başkanlık ediyor. ABD heyetinde Trump'ın damadı Kushner ve Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Witkoff da yer aldı. Arabulucu Pakistan tarafında da Başbakan Şahbaz Şerif, Dışişleri Bakanı İshak Dar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Münir görüşmelere katıldı. Müzakereler öncesi hem İran heyeti hem de Amerikan heyeti Pakistan Başbakanı Şerif ile ayrı ayrı görüşmelerde bulundu. Görüşmeler sona erdi İran medyasından yapılan açıklamaya göre görüşmeler sona erdi. Tarafların yazılı metin üzerinde görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi. İran basınına göre, İran ile ABD arasında devam eden müzakereler, Hürmüz Boğazı meselesi nedeniyle sekteye uğradı. Görüşmelerde, Hürmüz Boğazı konusunda ciddi anlaşmazlıkların yaşandığı ve ABD tarafının "aşırı talepleri" nedeniyle sürecin ilerlemesinin engellendiği iddia edildi. Ayrıca tarafların uzman ekiplerinin ele alınan konular hakkındaki yazılı metin üzerinde görüş alışverişinde bulunduğu kaydedildi. İran Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattı İslamabad'da yaklaşık 21 saat süren ABD-İran müzakerelerinin özellikle Hürmüz Boğazı meselesi ve nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılması gibi konularda anlaşma sağlanamadığı belirtildi. Görüşmelerde yaşanan krizin ana maddeleri arasında yer alan Hürmüz Boğazı, barış masasının dağılmasının ardından yeniden gemi geçişine kapatıldı. Sabah saatlerinde Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği tamamen durduran İran Devrim Muhafızları Ordusu, geçiş hazırlığında olan iki petrol tankerini durdurdu. İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeve ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürüldü. Yeni bir müzakere turu başladı İran basını, ABD-İran ve Pakistan arasında yeni bir müzakere turu başladığını duyurdu. Trump da yaptığı açıklamada İran'la derin görüşmelerin sürdüğünü belirtti. Öte yandan İran Devrim Muhafızları'ndan yapılan açıklamada Hürmüz'den askeri gemilerin geçişine izin verilmediği duyuruldu. VANCE: Anlaşma olmadan geri dönüyoruz ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı. ABD Başkan Yardımcısı Vance, toplam 21 saat sürdüğü belirtilen doğrudan görüşmelerin ardından basın mensuplarına açıklama yaptı. Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı, İran'ın nükleer silah konusunda istedikleri taahhüdü vermediğini vurgulayarak, "Gerçek şu ki, İran'ın nükleer silah peşinde koşmayacağına ve nükleer silaha ulaşmasını sağlayacak araçları aramayacağına dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor. İranlıların uzun vadede nükleer silah geliştirmeyeceklerine dair temel bir taahhüdü görüyor muyuz? Henüz bunu görmedik." değerlendirmesinde bulundu. ABD olarak temel taleplerini en net şekilde ortaya koyduklarını ancak İran'ın "bu şartları kabul etmemeyi tercih ettiğini" söyleyen Vance, ABD Başkanı Donald Trump'la da defalarca telefonda görüştüklerini kaydetti. Vance, "Buradan ayrılıyoruz ve çok basit bir teklifle, nihai ve en iyi teklifimiz olan bir mutabakat metniyle ayrılıyoruz. İranlıların bunu kabul edip etmeyeceğini göreceğiz." şeklinde konuştu. İran medyası: Anlaşma sağlanamadı İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeve ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürüldü. İran devlet televizyonu, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da düzenlenen İran-ABD görüşmelerinin sona erdiğini duyurdu. İslamabad'da yaklaşık 21 saat süren ABD-İran müzakerelerinin özellikle Hürmüz Boğazı meselesi ve nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılması gibi konularda anlaşma sağlanamadığı belirtildi. İran heyetinin, çeşitli girişimlerle ABD tarafını ortak bir çerçeveye yönlendirmeye çalıştığı öne sürülürken, ABD tarafının aşırı taleplerinin ortak bir çerçeve ve anlaşmanın oluşmasını engellediği iddia edildi. "Müzakerelerde 'şiddetli gerginlik' iddiaları gerçeği yansıtmıyor" Öte yandan, Fars Haber Ajansı, İslamabad'daki müzakerelere ilişkin haberinde, Batılı medyada İran ve ABD heyetleri arasındaki görüşmelerde "şiddetli gerginlik" meydana geldiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Müzakere protokolüne göre, İslamabad'daki görüşmelerin yapıldığı otelde hiçbir medya kuruluşunun bulunmadığı, yalnızca ABD-İran müzakere heyetleri ve Pakistanlı yetkililerin yer aldığı, bu nedenle hiçbir basın mensubunun görüşme sürecini içeriden gözlemleme erişiminin bulunmadığı belirtildi. Bu yüzden "şiddetli gerginlik", "üyelerin el sıkışması" veya "Tahran’dan yeni bir ismin katılması" gibi yayılan haberlerin doğruyu yansıtmadığı kaydedildi.

Petrol 200 Dolar'a çıkar mı? Haber

Petrol 200 Dolar'a çıkar mı?

Uzmanlara göre olası bir saldırı, Hürmüz Boğazı üzerinden kısmen de olsa geçen enerji akışını sekteye uğratarak petrol fiyatlarını 200 dolara kadar taşıyabilir ve dünya ekonomisinde sarsıntılara yol açabilir. ABD’nin İran’la uzlaşma sağlanamaması halinde enerji altyapısını hedef alabileceğine yönelik açıklamaları, küresel enerji piyasalarında ciddi bir arz şoku ihtimalini gündeme taşıdı. Uzmanlara göre böyle bir senaryo, dünya genelinde derin bir enerji krizi riskini beraberinde getirebilir. ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Hürmüz Boğazı’nın 48 saat içinde açılmaması durumunda İran’a yönelik askeri adım atılacağını belirtmiş, hafta sonu yaptığı açıklamada ise bu süreyi 8 Nisan’a kadar uzattığını duyurmuştu. Trump: Bir planımız var Trump, son açıklamasında İran’la görüşmelerin olumlu ilerlediğini ifade ederken, verilen süre içinde anlaşma sağlanamaması halinde ülkenin enerji ve ulaşım altyapısını hedef alacaklarını belirterek, "Bir planımız var, yarın gece saat 12'ye kadar İran'daki her köprü yerle bir edilecek, tüm elektrik santralleri devre dışı kalacak" ifadelerini kullandı. İran cephesinden yapılan açıklamalarda ise gerilimi tırmandıran mesajlar öne çıktı. Yetkililer, “gelecekteki saldırıları engellemek için düşmanı pişmanlık duyacağı noktaya getirene kadar savaşın süreceği” yönünde açıklamalarda bulundu. Küresel enerji piyasalarında arz şoku riski Karşılıklı sert söylemler, ABD’nin İran’ın enerji altyapısına doğrudan müdahale edebileceği ihtimalini güçlendirirken, bu durumun küresel enerji arzında ciddi kesintilere yol açabileceği değerlendiriliyor. Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, söz konusu tehditlerin hayata geçirilmesi halinde enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşanabileceğini belirtti. "Petrol 200 dolara kadar yükselebilir" Rizvi, mevcut jeopolitik gelişmelerin petrol arzı üzerindeki baskıyı geçmiş dönemlere kıyasla daha yüksek seviyeye taşıdığını vurgulayarak, "Trump'ın tehditlerinin gerçekleşmesi halinde enerji piyasaları eşi benzeri görülmemiş bir arz daralmasıyla karşı karşıya kalabilir. Böylece petrol fiyatları 200 dolara kadar yükselebilir ve bu durum uluslararası piyasalarda ciddi tahribata yol açabilir." dedi. LNG ve bölgesel üretim de risk altında Enerji altyapısına yönelik olası saldırıların sadece fiyatları değil, arzın yapısal bütünlüğünü de tehdit ettiğine dikkat çeken Rizvi, bazı Körfez ülkelerinde “mücbir sebep” ilanlarının devreye alındığını ve LNG arzının birçok bölgede olumsuz etkilendiğini ifade etti.

Ortadoğu savaşı tarımsal emtiayı vurdu Haber

Ortadoğu savaşı tarımsal emtiayı vurdu

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert askeri müdahale sinyalleri, Orta Doğu’da savaşın uzayabileceği endişelerini artırarak Chicago Borsası’ndaki buğday, mısır ve soya yağı fiyatlarında yükselişi tetikledi. Chicago Board of Trade’de en aktif işlem gören buğday kontratı gün içinde yüzde 1,4’e kadar yükselirken, soya yağı fiyatları da yüzde 1,5 artış kaydetti. Mısır ve soya fasulyesinde de yukarı yönlü hareket dikkat çekti. Enerji piyasalarındaki yükseliş tarımsal ürünlere yansıdı fiyatlardaki artışta enerji piyasasındaki gelişmeler belirleyici oldu. Trump’ın açıklamaları sonrası petrol fiyatları sert yükselirken, petrol fiyatlarındaki bu ivme tarımsal emtiayı da doğrudan etkiledi. Özellikle soya yağı gibi ürünlerin biyoyakıt üretiminde hammadde olarak kullanılması, yüksek petrol fiyatlarıyla birlikte bu ürünleri daha cazip hale getirdi. Trump, Orta Doğu’daki çatışmalara ilişkin yaptığı konuşmada net bir çözüm takvimi sunmazken, ABD’nin önümüzdeki iki ila üç hafta içinde İran’a "çok sert" saldırılar düzenleyebileceğini ifade etmişti. Savaşın sona ermesine "çok yakın" olunduğunu dile getiren Trump'ın bu çelişkili açıklamaları, piyasalarda belirsizliğin artmasını sağlamıştı. Cornucopia Agri Analytics stratejisti Tobin Gorey, tahıl fiyatlarındaki artışın enerji fiyatlarına kıyasla daha sınırlı kaldığını ancak piyasanın Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması nedeniyle enerji ve gübre arzında sıkılaşma riskini fiyatladığını belirtti.

Başarının temelinde ortak akıl var Haber

Başarının temelinde ortak akıl var

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altındaki 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı ile Mart Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis başkanlık divanı, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Toplantıda sektörel gelişmeler, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin çalışmaları ele alınarak değerlendirmelerde bulunuldu. Program kapsamında ayrıca Emekli Diplomat Gülru Gezer, Orta Doğu’da yaşanan savaşın siyasi ve diplomatik etkilerine ilişkin bir sunum gerçekleştirirken, Ekonomist Hakan Kara da küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki yansımalarını değerlendirdi. “Projelerin Temelinde Ortak Akıl Var” BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO’nun 60 bini aşan üyesiyle Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odalarından biri olduğunu söyledi. İsmail Kuş, kurumun büyüklüğünün yalnızca üye sayısından kaynaklanmadığını belirterek, bu gücün Bursa’nın köklü üretim kültürü, tüccarın emeği ve girişimcilerin cesaretiyle şekillendiğini ifade etti. Bursa’nın birlikte üretmeye inanan bir şehir olduğunu vurgulayan Kuş, BTSO’nun da bu kültürün kurumsal temsilcisi olduğunu dile getirdi. BTSO çatısı altında karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışının benimsendiğini kaydeden İsmail Kuş, “TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi dev projelerimizin her birinde, komitelerimizin fikri, emeği ve imzası var. Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup birlikte başarma azminin birer eseridir.” dedi. “Meslek Komiteleri, Karar Mekanizmalarının Merkezinde Yer Alıyor” BTSO meslek komitelerinin Odanın çalışmalarının omurgasını oluşturduğunu ifade eden İsmail Kuş, “2013 yılında başlattığımız değişimle, komitelerimizi kağıt üzerinde kalan yapılar olmaktan çıkarıp, BTSO’nun en güçlü karar mekanizması haline getirdik. Bugün komite üyelerimiz Ankara’da hangi kapıyı çalarlarsa çalsınlar, karşılarında kendilerini dikkatle dinleyen, çözüm odaklı bir muhatap buluyorlar. Bunun temel sebebi, Bursa’nın Türkiye ekonomisine yön veren, her alanda öncü bir şehir olmasıdır. En önemlisi de Bursa iş dünyasının; ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmış olmasıdır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” diye konuştu. “Proaktif Bir Yaklaşım Sergiliyoruz” “Bizim yönetim anlayışımız; sadece sorunları konuşmak değil, o sorunların üzerine gitmek ve somut neticeler almaktır.” diyen İsmail Kuş şöyle devam etti: “Sektörlerimizin nabzını tutuyor, tıkanıklıkları yerinde görüyor ve vakit kaybetmeden her mesele için uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyuyoruz. Bunun en çarpıcı örneğini, Orta Doğu’da bir aydır devam eden ve vicdanlarımızı yaralayan savaş sürecinde bir kez daha sergiledik. Dualarımız ve en büyük temennimiz, bu savaşın biran evvel son bulması, bölge halkının huzura kavuşmasıdır. Ancak bu insani hassasiyetimizin yanında, bölgedeki ateşin ekonomimize, tedarik zincirlerimize ve sektörlerimize yansıyan maliyet yüklerini de görmezden gelemezdik. Hızla hareket ettik; sektör paydaşlarımızla bir araya gelerek dar boğazları ve çözüm yollarını tek tek raporladık. Bu kapsamlı dosyayı, çözüm önerilerimizle birlikte ivedilikle ekonomi yönetimimize sunduk. Çünkü biliyoruz ki, belirsizlik dönemlerinde iş dünyasına rehberlik etmek, hem vicdani hem de kurumsal sorumluluğumuzdur.” Beklentimizi Küresel Ekonomik İstikrarın Yeniden Tesis Edilmesi BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel düzeyde yaşanan gelişmelerin sanayi ve ticaret üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin bir şekilde hissedildiğini söyledi. Uğur, “İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan gerilim ve çatışmalar, bölgesel bir kriz olmanın ötesine geçerek küresel ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar doğurmaktadır. İş dünyası olarak gelişmeleri dikkatle takip etmek zorundayız. Bu kapsamda geçtiğimiz hafta Bursa Ticaret ve Sanayi Odamızda meclis üyelerimiz ve konsey başkanlarımızın katılımıyla kapsamlı ve verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Toplantımızda ele alınan konuları detaylı bir şekilde değerlendirerek rapor haline getirdik ve başta TOBB olmak üzere ilgili kurumlarımızla paylaştık. Müşterek Meslek Komiteleri Toplantımızda da kıymetli hocalarımızın çok değerli sunumlarını dinledik. Bu sunumlar, içinde bulunduğumuz süreci daha iyi analiz etmemize ve önümüzdeki döneme dair daha sağlıklı öngörüler geliştirmemize önemli katkılar sağlamıştır. Temennimiz; yaşanan bu sürecin bir an evvel barışla sonuçlanması, bölgesel gerilimlerin sona ermesi ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesidir.” şeklinde konuştu. “Belirsizlik Ortamı Öngörülebilirliği Azaltıyor” Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomide artan belirsizliklerin ekonomi politikaları açısından en zor dönemlerden biri olduğunu belirterek, bu süreçlerin öngörülebilirliği azalttığını söyledi. Ekonomik programların uygulanması sırasında yalnızca doğru politikaların değil, aynı zamanda uygun küresel koşulların da önemli olduğuna dikkat çeken Kara, mevcut planlamaların büyük ölçüde olumlu senaryolara göre yapıldığını ifade etti. Son dönemde yaşanan savaşın ise bu dengeleri zorlaştırdığını vurguladı. Küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendiren Kara, Türkiye’nin dinamik ve çevik bir özel sektöre sahip olduğunu, bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu dile getirdi. Ancak bu tür küresel şokların kaçınılmaz olarak ekonomik etkiler oluşturacağını belirten Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklendiğini söyledi. İşletmelere Nakit Akışı Uyarısı Kara, talebin güçlü tutulması yönünde ısrar edilmesinin daha büyük sorunlara yol açabileceğini ifade ederek, gerekli önlemlerin erken alınmasının önemine işaret etti. Bu süreçte dış açığın yakından izlenmesi gerektiğini vurgulayan Kara, krediye erişimin zorlaştığını ve faizlerin yüksek seyrettiğini, bu nedenle talep ve kredi büyümesinin baskılanacağını belirtti. Hane halkının genel olarak sakin bir tutum sergilediğini ifade eden Kara, dövize yönelik panik hareketlerinin daha çok yabancı yatırımcılardan geldiğini söyledi. Yerleşiklerin panik yapmaması gerektiğini vurgulayan Kara, kurun kontrol altında tutulmaya çalışıldığını ve faizlerin artırıldığını kaydetti. Rezervlerin ise dikkatle takip edilmesi gereken önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Reel sektör için uyarılarda da bulunan Kara, işletmelerin özellikle nakit akışını iyi yönetmesi gerektiğini ifade etti. Artan maliyetlerin aynı oranda fiyatlara yansıtılamayabileceğini ve bu durumun kâr marjlarını daraltabileceğini belirten Kara, döviz açık pozisyonuna karşı da dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Dövizle borçlanmanın cazip görünse de riskli hale geldiğine dikkat çekti. “Küresel İstikrarsızlıkta Trump Etkisi” Emekli Diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların hem siyasi hem ekonomik açıdan yeni riskler doğurduğunu belirterek, sürecin yönünün öngörülemez hale geldiğini söyledi. Jeopolitik risklerin doğası gereği tahmin edilmesi ve yönetilmesinin zor olduğuna dikkat çeken Gezer, bu kırılgan yapının yalnızca bugüne ait olmadığını vurguladı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası sistemin, yeni bir küresel savaşın önüne geçmek amacıyla inşa edildiğini hatırlatan Gezer, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok küresel ve bölgesel yapının bu süreçte ortaya çıktığını ifade etti. ABD’de Donald Trump etkisinin de mevcut dalgalanmada önemli rol oynadığını belirten Gezer, bu gelişmelerin arkasında stratejik hesapların bulunduğunu dile getirdi. “Türkiye Enerji Hub’ı ve Transit Geçiş Güzergahı Olabilir” Enerji boyutuna da değinen Gezer, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji arzı açısından kritik önemde olduğunu söyledi. Günlük yaklaşık 2 milyon varil petrolün bu hat üzerinden taşındığını ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin buradan geçtiğini belirten Gezer, geçişlerin aksamasının özellikle Asya ülkelerini ve Çin’i doğrudan etkilediğini kaydetti. Bölgede yaşanan gerilimin deniz trafiğini ciddi şekilde yavaşlattığını, bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığının ifade edildiğini aktaran Gezer, İran’ın askeri kapasitesinin sınırlı olduğunu ancak füze, drone ve boğazı kapatma gibi asimetrik araçlara sahip olduğunu ifade etti. Artan gerilimle birlikte enerji fiyatlarının yükseldiğini ve bunun küresel piyasalara olduğu kadar ABD iç piyasasına da yansıdığını söyledi. Türkiye açısından olası fırsatlara da değinen Gezer, enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışının hız kazandığını belirtti. Bu kapsamda Kerkük–Ceyhan hattının yeniden devreye alınmasının ve Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimlerin önemine işaret etti. Türkiye’nin bir enerji merkezi (hub) ve transit geçiş güzergâhı olma potansiyelinin öne çıktığını vurguladı. Siyasi ve Ekonomik İstikrar ile Askeri Caydırıcılık Vurgusu Belirsizlikler karşısında Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruması ile askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerektiğini belirten Gezer, uluslararası sistemin tamamen çökmemesi için orta ölçekli güçlerin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Bölgesel ittifakların önemine dikkat çeken Gezer, terörle mücadelede kararlılık ve istikrarsızlığa karşı “sıfır tolerans” yaklaşımının sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Diplomasinin özellikle kriz ve savaş dönemlerinde daha da kritik hale geldiğini vurgulayan Gezer, çatışmaların önlenmesi için erken ve etkin diplomatik girişimlerin şart olduğunu belirtti. Dünyanın artık 1990’ların düzeninden uzaklaştığını ifade eden Gezer, orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.

Trump: ABD artık İngiltere ve Fransa'ya yardım etmeyecek Haber

Trump: ABD artık İngiltere ve Fransa'ya yardım etmeyecek

Washington’ın askeri ve lojistik yardımlarının karşılıklılık esasına göre şekilleneceğini söyleyen Trunp "ABD artık size yardım etmeyecek, tıpkı sizin bize yardım etmediğiniz gibi" ifadesini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı ile ilgili yaşanan krizden dolayı jet yakıtı tedarikinde sorun yaşayan ülkelere, ABD'den satın almaları veya "Hürmüz Boğazı'na giderek kendilerinin almaları" tavsiyesinde bulundu. Trump, sosyal medya platformundan konuya ilişkin paylaşım yaptı. ABD Başkanı paylaşımında, "Hürmüz Boğazı yüzünden jet yakıtı alamayan tüm ülkeler, örneğin İran'ın başsız bırakılmasına karışmayı reddeden Birleşik Krallık gibi, size bir önerim var. Birincisi, ABD'den satın alın, bizde bol miktarda var ve ikincisi, biraz cesaret toplayın, Boğaz'a gidin ve onu alın." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca paylaşımda ülkelerin, "kendi başlarına savaşmayı öğrenmeleri gerektiğini" savunarak, "ABD artık size yardım etmeyecek, tıpkı sizin bize yardım etmediğiniz gibi. İran esasen yerle bir edildi. Zor kısım bitti. Gidin kendi petrolünüzü alın!" değerlendirmesine yer verdi. ABD Başkanı bir diğer paylaşımında da "Fransa'nın İsrail'e giden askeri malzeme yüklü uçakların kendi hava sahasını kullanmasına izin vermediğini, Paris yönetiminin, başarıyla ortadan kaldırılan 'İran Kasabı' ile ilgili çok da yardımcı olmadığını, ABD'nin bunu unutmayacağını" belirtti. İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, dönemin İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.