SON DAKİKA
Hava Durumu

#Trump

Ekometre - Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trump haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Petrol 200 Dolar'a çıkar mı? Haber

Petrol 200 Dolar'a çıkar mı?

Uzmanlara göre olası bir saldırı, Hürmüz Boğazı üzerinden kısmen de olsa geçen enerji akışını sekteye uğratarak petrol fiyatlarını 200 dolara kadar taşıyabilir ve dünya ekonomisinde sarsıntılara yol açabilir. ABD’nin İran’la uzlaşma sağlanamaması halinde enerji altyapısını hedef alabileceğine yönelik açıklamaları, küresel enerji piyasalarında ciddi bir arz şoku ihtimalini gündeme taşıdı. Uzmanlara göre böyle bir senaryo, dünya genelinde derin bir enerji krizi riskini beraberinde getirebilir. ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Hürmüz Boğazı’nın 48 saat içinde açılmaması durumunda İran’a yönelik askeri adım atılacağını belirtmiş, hafta sonu yaptığı açıklamada ise bu süreyi 8 Nisan’a kadar uzattığını duyurmuştu. Trump: Bir planımız var Trump, son açıklamasında İran’la görüşmelerin olumlu ilerlediğini ifade ederken, verilen süre içinde anlaşma sağlanamaması halinde ülkenin enerji ve ulaşım altyapısını hedef alacaklarını belirterek, "Bir planımız var, yarın gece saat 12'ye kadar İran'daki her köprü yerle bir edilecek, tüm elektrik santralleri devre dışı kalacak" ifadelerini kullandı. İran cephesinden yapılan açıklamalarda ise gerilimi tırmandıran mesajlar öne çıktı. Yetkililer, “gelecekteki saldırıları engellemek için düşmanı pişmanlık duyacağı noktaya getirene kadar savaşın süreceği” yönünde açıklamalarda bulundu. Küresel enerji piyasalarında arz şoku riski Karşılıklı sert söylemler, ABD’nin İran’ın enerji altyapısına doğrudan müdahale edebileceği ihtimalini güçlendirirken, bu durumun küresel enerji arzında ciddi kesintilere yol açabileceği değerlendiriliyor. Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, söz konusu tehditlerin hayata geçirilmesi halinde enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşanabileceğini belirtti. "Petrol 200 dolara kadar yükselebilir" Rizvi, mevcut jeopolitik gelişmelerin petrol arzı üzerindeki baskıyı geçmiş dönemlere kıyasla daha yüksek seviyeye taşıdığını vurgulayarak, "Trump'ın tehditlerinin gerçekleşmesi halinde enerji piyasaları eşi benzeri görülmemiş bir arz daralmasıyla karşı karşıya kalabilir. Böylece petrol fiyatları 200 dolara kadar yükselebilir ve bu durum uluslararası piyasalarda ciddi tahribata yol açabilir." dedi. LNG ve bölgesel üretim de risk altında Enerji altyapısına yönelik olası saldırıların sadece fiyatları değil, arzın yapısal bütünlüğünü de tehdit ettiğine dikkat çeken Rizvi, bazı Körfez ülkelerinde “mücbir sebep” ilanlarının devreye alındığını ve LNG arzının birçok bölgede olumsuz etkilendiğini ifade etti.

Ortadoğu savaşı tarımsal emtiayı vurdu Haber

Ortadoğu savaşı tarımsal emtiayı vurdu

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert askeri müdahale sinyalleri, Orta Doğu’da savaşın uzayabileceği endişelerini artırarak Chicago Borsası’ndaki buğday, mısır ve soya yağı fiyatlarında yükselişi tetikledi. Chicago Board of Trade’de en aktif işlem gören buğday kontratı gün içinde yüzde 1,4’e kadar yükselirken, soya yağı fiyatları da yüzde 1,5 artış kaydetti. Mısır ve soya fasulyesinde de yukarı yönlü hareket dikkat çekti. Enerji piyasalarındaki yükseliş tarımsal ürünlere yansıdı fiyatlardaki artışta enerji piyasasındaki gelişmeler belirleyici oldu. Trump’ın açıklamaları sonrası petrol fiyatları sert yükselirken, petrol fiyatlarındaki bu ivme tarımsal emtiayı da doğrudan etkiledi. Özellikle soya yağı gibi ürünlerin biyoyakıt üretiminde hammadde olarak kullanılması, yüksek petrol fiyatlarıyla birlikte bu ürünleri daha cazip hale getirdi. Trump, Orta Doğu’daki çatışmalara ilişkin yaptığı konuşmada net bir çözüm takvimi sunmazken, ABD’nin önümüzdeki iki ila üç hafta içinde İran’a "çok sert" saldırılar düzenleyebileceğini ifade etmişti. Savaşın sona ermesine "çok yakın" olunduğunu dile getiren Trump'ın bu çelişkili açıklamaları, piyasalarda belirsizliğin artmasını sağlamıştı. Cornucopia Agri Analytics stratejisti Tobin Gorey, tahıl fiyatlarındaki artışın enerji fiyatlarına kıyasla daha sınırlı kaldığını ancak piyasanın Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması nedeniyle enerji ve gübre arzında sıkılaşma riskini fiyatladığını belirtti.

Başarının temelinde ortak akıl var Haber

Başarının temelinde ortak akıl var

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altındaki 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı ile Mart Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis başkanlık divanı, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Toplantıda sektörel gelişmeler, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin çalışmaları ele alınarak değerlendirmelerde bulunuldu. Program kapsamında ayrıca Emekli Diplomat Gülru Gezer, Orta Doğu’da yaşanan savaşın siyasi ve diplomatik etkilerine ilişkin bir sunum gerçekleştirirken, Ekonomist Hakan Kara da küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki yansımalarını değerlendirdi. “Projelerin Temelinde Ortak Akıl Var” BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO’nun 60 bini aşan üyesiyle Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odalarından biri olduğunu söyledi. İsmail Kuş, kurumun büyüklüğünün yalnızca üye sayısından kaynaklanmadığını belirterek, bu gücün Bursa’nın köklü üretim kültürü, tüccarın emeği ve girişimcilerin cesaretiyle şekillendiğini ifade etti. Bursa’nın birlikte üretmeye inanan bir şehir olduğunu vurgulayan Kuş, BTSO’nun da bu kültürün kurumsal temsilcisi olduğunu dile getirdi. BTSO çatısı altında karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışının benimsendiğini kaydeden İsmail Kuş, “TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi dev projelerimizin her birinde, komitelerimizin fikri, emeği ve imzası var. Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup birlikte başarma azminin birer eseridir.” dedi. “Meslek Komiteleri, Karar Mekanizmalarının Merkezinde Yer Alıyor” BTSO meslek komitelerinin Odanın çalışmalarının omurgasını oluşturduğunu ifade eden İsmail Kuş, “2013 yılında başlattığımız değişimle, komitelerimizi kağıt üzerinde kalan yapılar olmaktan çıkarıp, BTSO’nun en güçlü karar mekanizması haline getirdik. Bugün komite üyelerimiz Ankara’da hangi kapıyı çalarlarsa çalsınlar, karşılarında kendilerini dikkatle dinleyen, çözüm odaklı bir muhatap buluyorlar. Bunun temel sebebi, Bursa’nın Türkiye ekonomisine yön veren, her alanda öncü bir şehir olmasıdır. En önemlisi de Bursa iş dünyasının; ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmış olmasıdır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” diye konuştu. “Proaktif Bir Yaklaşım Sergiliyoruz” “Bizim yönetim anlayışımız; sadece sorunları konuşmak değil, o sorunların üzerine gitmek ve somut neticeler almaktır.” diyen İsmail Kuş şöyle devam etti: “Sektörlerimizin nabzını tutuyor, tıkanıklıkları yerinde görüyor ve vakit kaybetmeden her mesele için uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyuyoruz. Bunun en çarpıcı örneğini, Orta Doğu’da bir aydır devam eden ve vicdanlarımızı yaralayan savaş sürecinde bir kez daha sergiledik. Dualarımız ve en büyük temennimiz, bu savaşın biran evvel son bulması, bölge halkının huzura kavuşmasıdır. Ancak bu insani hassasiyetimizin yanında, bölgedeki ateşin ekonomimize, tedarik zincirlerimize ve sektörlerimize yansıyan maliyet yüklerini de görmezden gelemezdik. Hızla hareket ettik; sektör paydaşlarımızla bir araya gelerek dar boğazları ve çözüm yollarını tek tek raporladık. Bu kapsamlı dosyayı, çözüm önerilerimizle birlikte ivedilikle ekonomi yönetimimize sunduk. Çünkü biliyoruz ki, belirsizlik dönemlerinde iş dünyasına rehberlik etmek, hem vicdani hem de kurumsal sorumluluğumuzdur.” Beklentimizi Küresel Ekonomik İstikrarın Yeniden Tesis Edilmesi BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel düzeyde yaşanan gelişmelerin sanayi ve ticaret üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin bir şekilde hissedildiğini söyledi. Uğur, “İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan gerilim ve çatışmalar, bölgesel bir kriz olmanın ötesine geçerek küresel ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar doğurmaktadır. İş dünyası olarak gelişmeleri dikkatle takip etmek zorundayız. Bu kapsamda geçtiğimiz hafta Bursa Ticaret ve Sanayi Odamızda meclis üyelerimiz ve konsey başkanlarımızın katılımıyla kapsamlı ve verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Toplantımızda ele alınan konuları detaylı bir şekilde değerlendirerek rapor haline getirdik ve başta TOBB olmak üzere ilgili kurumlarımızla paylaştık. Müşterek Meslek Komiteleri Toplantımızda da kıymetli hocalarımızın çok değerli sunumlarını dinledik. Bu sunumlar, içinde bulunduğumuz süreci daha iyi analiz etmemize ve önümüzdeki döneme dair daha sağlıklı öngörüler geliştirmemize önemli katkılar sağlamıştır. Temennimiz; yaşanan bu sürecin bir an evvel barışla sonuçlanması, bölgesel gerilimlerin sona ermesi ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesidir.” şeklinde konuştu. “Belirsizlik Ortamı Öngörülebilirliği Azaltıyor” Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomide artan belirsizliklerin ekonomi politikaları açısından en zor dönemlerden biri olduğunu belirterek, bu süreçlerin öngörülebilirliği azalttığını söyledi. Ekonomik programların uygulanması sırasında yalnızca doğru politikaların değil, aynı zamanda uygun küresel koşulların da önemli olduğuna dikkat çeken Kara, mevcut planlamaların büyük ölçüde olumlu senaryolara göre yapıldığını ifade etti. Son dönemde yaşanan savaşın ise bu dengeleri zorlaştırdığını vurguladı. Küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendiren Kara, Türkiye’nin dinamik ve çevik bir özel sektöre sahip olduğunu, bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu dile getirdi. Ancak bu tür küresel şokların kaçınılmaz olarak ekonomik etkiler oluşturacağını belirten Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklendiğini söyledi. İşletmelere Nakit Akışı Uyarısı Kara, talebin güçlü tutulması yönünde ısrar edilmesinin daha büyük sorunlara yol açabileceğini ifade ederek, gerekli önlemlerin erken alınmasının önemine işaret etti. Bu süreçte dış açığın yakından izlenmesi gerektiğini vurgulayan Kara, krediye erişimin zorlaştığını ve faizlerin yüksek seyrettiğini, bu nedenle talep ve kredi büyümesinin baskılanacağını belirtti. Hane halkının genel olarak sakin bir tutum sergilediğini ifade eden Kara, dövize yönelik panik hareketlerinin daha çok yabancı yatırımcılardan geldiğini söyledi. Yerleşiklerin panik yapmaması gerektiğini vurgulayan Kara, kurun kontrol altında tutulmaya çalışıldığını ve faizlerin artırıldığını kaydetti. Rezervlerin ise dikkatle takip edilmesi gereken önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Reel sektör için uyarılarda da bulunan Kara, işletmelerin özellikle nakit akışını iyi yönetmesi gerektiğini ifade etti. Artan maliyetlerin aynı oranda fiyatlara yansıtılamayabileceğini ve bu durumun kâr marjlarını daraltabileceğini belirten Kara, döviz açık pozisyonuna karşı da dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Dövizle borçlanmanın cazip görünse de riskli hale geldiğine dikkat çekti. “Küresel İstikrarsızlıkta Trump Etkisi” Emekli Diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların hem siyasi hem ekonomik açıdan yeni riskler doğurduğunu belirterek, sürecin yönünün öngörülemez hale geldiğini söyledi. Jeopolitik risklerin doğası gereği tahmin edilmesi ve yönetilmesinin zor olduğuna dikkat çeken Gezer, bu kırılgan yapının yalnızca bugüne ait olmadığını vurguladı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası sistemin, yeni bir küresel savaşın önüne geçmek amacıyla inşa edildiğini hatırlatan Gezer, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok küresel ve bölgesel yapının bu süreçte ortaya çıktığını ifade etti. ABD’de Donald Trump etkisinin de mevcut dalgalanmada önemli rol oynadığını belirten Gezer, bu gelişmelerin arkasında stratejik hesapların bulunduğunu dile getirdi. “Türkiye Enerji Hub’ı ve Transit Geçiş Güzergahı Olabilir” Enerji boyutuna da değinen Gezer, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji arzı açısından kritik önemde olduğunu söyledi. Günlük yaklaşık 2 milyon varil petrolün bu hat üzerinden taşındığını ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin buradan geçtiğini belirten Gezer, geçişlerin aksamasının özellikle Asya ülkelerini ve Çin’i doğrudan etkilediğini kaydetti. Bölgede yaşanan gerilimin deniz trafiğini ciddi şekilde yavaşlattığını, bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığının ifade edildiğini aktaran Gezer, İran’ın askeri kapasitesinin sınırlı olduğunu ancak füze, drone ve boğazı kapatma gibi asimetrik araçlara sahip olduğunu ifade etti. Artan gerilimle birlikte enerji fiyatlarının yükseldiğini ve bunun küresel piyasalara olduğu kadar ABD iç piyasasına da yansıdığını söyledi. Türkiye açısından olası fırsatlara da değinen Gezer, enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışının hız kazandığını belirtti. Bu kapsamda Kerkük–Ceyhan hattının yeniden devreye alınmasının ve Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimlerin önemine işaret etti. Türkiye’nin bir enerji merkezi (hub) ve transit geçiş güzergâhı olma potansiyelinin öne çıktığını vurguladı. Siyasi ve Ekonomik İstikrar ile Askeri Caydırıcılık Vurgusu Belirsizlikler karşısında Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruması ile askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerektiğini belirten Gezer, uluslararası sistemin tamamen çökmemesi için orta ölçekli güçlerin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Bölgesel ittifakların önemine dikkat çeken Gezer, terörle mücadelede kararlılık ve istikrarsızlığa karşı “sıfır tolerans” yaklaşımının sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Diplomasinin özellikle kriz ve savaş dönemlerinde daha da kritik hale geldiğini vurgulayan Gezer, çatışmaların önlenmesi için erken ve etkin diplomatik girişimlerin şart olduğunu belirtti. Dünyanın artık 1990’ların düzeninden uzaklaştığını ifade eden Gezer, orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.

Trump: ABD artık İngiltere ve Fransa'ya yardım etmeyecek Haber

Trump: ABD artık İngiltere ve Fransa'ya yardım etmeyecek

Washington’ın askeri ve lojistik yardımlarının karşılıklılık esasına göre şekilleneceğini söyleyen Trunp "ABD artık size yardım etmeyecek, tıpkı sizin bize yardım etmediğiniz gibi" ifadesini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı ile ilgili yaşanan krizden dolayı jet yakıtı tedarikinde sorun yaşayan ülkelere, ABD'den satın almaları veya "Hürmüz Boğazı'na giderek kendilerinin almaları" tavsiyesinde bulundu. Trump, sosyal medya platformundan konuya ilişkin paylaşım yaptı. ABD Başkanı paylaşımında, "Hürmüz Boğazı yüzünden jet yakıtı alamayan tüm ülkeler, örneğin İran'ın başsız bırakılmasına karışmayı reddeden Birleşik Krallık gibi, size bir önerim var. Birincisi, ABD'den satın alın, bizde bol miktarda var ve ikincisi, biraz cesaret toplayın, Boğaz'a gidin ve onu alın." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca paylaşımda ülkelerin, "kendi başlarına savaşmayı öğrenmeleri gerektiğini" savunarak, "ABD artık size yardım etmeyecek, tıpkı sizin bize yardım etmediğiniz gibi. İran esasen yerle bir edildi. Zor kısım bitti. Gidin kendi petrolünüzü alın!" değerlendirmesine yer verdi. ABD Başkanı bir diğer paylaşımında da "Fransa'nın İsrail'e giden askeri malzeme yüklü uçakların kendi hava sahasını kullanmasına izin vermediğini, Paris yönetiminin, başarıyla ortadan kaldırılan 'İran Kasabı' ile ilgili çok da yardımcı olmadığını, ABD'nin bunu unutmayacağını" belirtti. İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, dönemin İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

ABD İran'daki uranyum stokuna operasyon yapacak mı? Haber

ABD İran'daki uranyum stokuna operasyon yapacak mı?

ABD yönetimi, İran’ın elinde bulunan 400 kilogramdan fazla yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek amacıyla, Amerikan askerlerinin İran topraklarında günlerce kalmasını gerektirebilecek yüksek riskli askeri operasyon senaryolarını değerlendiriyor. Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ismini vermek istemeyen ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde, bu operasyonun son derece karmaşık ve riskli olduğu, ABD askerlerinin günlerce hatta daha uzun süre İran topraklarında bulunmasını gerektirebileceği öne sürüldü. Yetkililer, Trump'ın, henüz nihai kararı vermediğini ancak ABD askerlerinin karşı karşıya kalabileceği riskleri göz önünde bulundurarak seçeneğe açık olduğu iddiasında bulundu. Trump'ın danışmanlarından, savaşın sona erdirilmesi karşılığında İran'a uranyumu teslim etmesi yönünde baskı yapılmasını istediğini öne süren yetkililer, aksi halde bu materyalin zorla alınması seçeneğinin de masada olduğunu iddia etti. ABD'li yetkililer, ordunun İran'daki hedefleri vurmaya devam ettiği süreçte Trump'a, uranyumun çıkarılmasına yönelik operasyonun zorluklarına ilişkin brifingler verildiğini savundu. Ayrıca, Trump'ın talimat vermesi durumunda hızlı müdahale deniz piyade birlikleri ile paraşütçülerin bölgeye konuşlandırılması gibi alternatif seçeneklerin de hazırlandığı iddia ediliyor. Olası operasyonun zorlukları ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), böyle bir operasyon için gerekli birçok unsuru bölgede hazır bulundurduğu ve Trump'a daha fazla seçenek sunmak amacıyla ek 10 bin kara askerinin konuşlandırılmasını değerlendirdiği belirtiliyor. Eski ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Joseph Votel, operasyonun kısa sürede tamamlanabilecek bir görev olmadığını, sahada güvenliğin sağlanması, enkazın kaldırılması ve nükleer materyalin özel ekipler tarafından taşınmasının günler sürebileceğini ifade etti. İsrail ve ABD'nin geçen yıl İran'a yönelik hava saldırılarından önce, ülkenin yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogramdan fazla uranyuma ve yüzde 20 seviyesinde yaklaşık 200 kilogram fisil maddeye sahip olduğu, bu materyalin kolaylıkla yüzde 90 silah seviyesine çıkarılabildiği değerlendiriliyordu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 27 Mart'ta, Washington'ın hedeflerine kara harekatına gerek kalmadan ulaşabileceğini belirtmiş, Savunma Bakanı Pete Hegseth ise 13 Mart'ta, İran'ın uranyumu gönüllü olarak devretmesinin tercih edildiğini ancak aksi durumda askeri seçeneklerin de bulunduğuna işaret etmişti.

Altın fiyatları toparlanıyor mu? Haber

Altın fiyatları toparlanıyor mu?

Altın fiyatları salı günü, Ortadoğu’daki çatışmalarda gerilimin azalabileceğine yönelik beklentilerle yükseldi. Ancak artan enerji fiyatlarının ABD’de faiz indirimi umutlarını zayıflatması, değerli metalin son 17 yılın en kötü aylık performansına doğru ilerlemesine neden oluyor. Jeopolitik umutlar fiyatları destekledi Spot altın, yüzde 1,1 artışla ons başına 4 bin 562 dolara yükseldi. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 1,2 değer kazanarak 4.611,30 dolara çıktı. Doların zayıflaması, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için altını daha cazip hale getirdi. Gram altın ne kadar? Ons altın tarafında yaşanan yükselişle birlikte gram altın da yeni güne yukarı yönlü hareket ile başladı. Gram altın yüzde 1,2'lik yükselişle 6 bin 521 lira seviyesinde seyrediyor. Trump sinyali piyasalarda “Risk İştahını” artırdı Tastylive küresel makro başkanı Ilya Spivak, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonu sonlandırmaya açık olduğu yönündeki mesajlarının piyasalarda risk iştahını artırdığını belirtti. Wall Street Journal’ın haberine göre Trump, Hürmüz Boğazı tamamen açılmasa bile operasyonun sona erdirilmesini değerlendirmeye aldı. Piyasalar resesyon riskini fiyatlıyor Spivak, altının yaklaşık bir haftadır dengelendiğini ve özellikle geçen cuma günkü yükselişin dikkat çektiğini ifade etti. Bu yükselişin, ABD tahvil getirilerindeki düşüşle birlikte gerçekleştiğini ve piyasaların İran savaşını ekonomik durgunluk riski olarak görmeye başladığını söyledi. 17 yılın en sert aylık kaybı kapıda Altın, bu ay şu ana kadar yüzde 13’ten fazla değer kaybederek Ekim 2008’den bu yana en sert düşüşüne hazırlanıyor. Güçlü dolar ve bu yıl için faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması, fiyatlar üzerinde baskı yarattı. Buna rağmen altın, çeyrek bazında yaklaşık yüzde 5 artıda kalmayı sürdürüyor. Faiz indirimi beklentileri neredeyse silindi Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu körükleyebileceği endişesiyle yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl faiz indireceği beklentisini büyük ölçüde rafa kaldırdı. Oysa Ortadoğu’daki savaş başlamadan önce piyasalarda iki faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu. FED Temkinli: Bekle-gör politikası Fed Başkanı Jerome Powell, İran savaşının ekonomi ve enflasyon üzerindeki etkilerini görmek için acele etmeyeceklerini belirtti. Powell, merkez bankalarının genellikle petrol fiyatlarındaki artış gibi şokları geçici olarak değerlendirdiğine dikkat çekti. Diğer değerli metallerde güçlü yükseliş Spot gümüş yüzde 3,3 artışla 72,27 dolara, platin yaklaşık yüzde 1 yükselişle 1.916,77 dolara çıktı. Paladyum ise yüzde 2,3 değer kazanarak 1.437,76 dolara ulaştı.

Trump NATO müttefiklerine tepki gösteriyor Haber

Trump NATO müttefiklerine tepki gösteriyor

ABD Başkanı Donald Trump, NATO ülkelerinin, ABD'nin ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı ve karşılıklı saldırılarla devam eden bölgesel çatışmaya katılmalarına artık "ihtiyaçlarının" kalmadığını ya da bu yardımı istemediklerini ifade etti. Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu. NATO müttefiklerinin çoğundan, ABD'nin ve İsrail'in İran'a yönelik yürüttüğü askeri operasyona dahil olmak istemedikleri yönünde bilgi aldığını aktaran Trump, "Oysa neredeyse her ülke, yaptıklarımıza şiddetle katılıyordu ve İran'ın hiçbir şekilde, hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olmasına izin verilemezdi." değerlendirmesinde bulundu. Trump, "Ancak bu davranışları beni şaşırtmadı çünkü her yıl bu ülkeleri korumak için yüz milyarlarca dolar harcadığımız NATO'yu her zaman tek yönlü bir yol olarak gördüm. Biz onları koruyacağız ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacak, özellikle de ihtiyaç duyduğumuzda." yorumunu yaptı. İran'ın ordusunu ve farklı kademelerdeki liderlerini yok ettiklerini öne süren Trump, "Böylesine büyük bir askeri başarı elde etmiş olmamız nedeniyle artık NATO ülkelerinin yardımına 'ihtiyacımız' yok ya da istemiyoruz. Asla ihtiyacımız olmadı. Aynı şekilde Japonya, Avustralya veya Güney Kore'nin de yardımına ihtiyacımız yok." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump, daha önce verdiği bir röportajda, NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamamasının "NATO'nun geleceği için çok kötü" olacağı uyarısında bulunmuştu. Trump, İrlanda Başbakanı Michael Martin'i kabulünde de, Oval Ofis'te İran gündemini değerlendirdi. İran'a saldırılara başlarken tüm Avrupa'nın bunu desteklediğini ancak iş askeri desteğe gelince kimsenin destek vermediğini ifade eden Trump, bu konuda birkaç kez "hayal kırıklığı" içinde olduğunu vurguladı. "Biz onlara Ukrayna’da yardım ettik ama onlar iran’da yardım etmediler" Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca NATO'ya çok destek olduklarını hatırlatan ABD Başkanı, "Biz, onlara Ukrayna’da yardım ettik ama onlar İran’da yardım etmediler. Bence NATO, çok aptalca bir hata yapıyor." değerlendirmesini yaptı. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda sadece Körfez ülkelerinin ve İsrail'in destek verdiğini kaydederek, "Ortadoğu’dan büyük bir destek var. Katar, Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve elbette İsrail güçlü destek veriyor." dedi. İran'ın askeri kapasitesini büyük oranda ortadan kaldırdıklarını savunan Trump, "(İran) Her zaman Boğaza mayın döşeyebilirler, bu adeta terör eylemi gibi. Bu yüzden Avrupa’nın bu konuda yardım edeceğini düşündük çünkü ellerinde mayın tarama gemileri var." diye konuştu. Trump, bu konuda yardım etmeyecekleri bildiren ülkelere tepki gösterdi. "NATO'dan ayrılmayı düşünüyor musunuz?" sorusuna yanıt ABD Başkanı Trump, NATO'nun İran konusunda ABD'ye destek vermemesi nedeniyle ABD'nin İttifaktan ayrılmayı düşünüp düşünmediği yönündeki soruya, "Bunu düşünmeleri gerektiğini ancak şu an aklında öyle bir şeyin olmadığını" söyleyerek yanıt verdi. ABD olarak NATO için trilyonlarca dolar harcadıklarını vurgulayan Trump, "NATO konusunda hayal kırıklığına uğradım. Bu konu, kesinlikle üzerinde düşünmemiz gereken bir konu. (NATO'dan ayrılma) Bu karar için de Kongre'ye ihtiyacım yok, bu kararı kendim verebilirim. Ama yeniden düşünmek dediğinizde, şu an düşünmüyorum. Şu anda aklımda bir şey yok." ifadelerini kullandı. ABD terörle mücadele direktörü'nün istifası Trump, ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in "İran'la savaş, ABD'nin çıkarına değil" şeklinde tepki göstererek istifa etmesi konusundaki soruya da yanıt verdi. ABD Başkanı, Kent'in istifasını, "Onun açıklamasını okudum. Kendisi aslında iyi bir insan ancak güvenlik konusunda zayıftı. Açıklamasında, İran’ın bir tehdit olmadığını söylemiş, halbuki İran sadece bizim için değil dünya için de bir tehdittir. 'İran, tehdit değil' diyen birinin görevden ayrılması iyi olmuş." şeklinde değerlendirdi. "İRAN, 2-3 gün gün içinde sonuçlanacak bir şeydi" İran'ı sadece "askeri bir operasyon" olarak gördüğünü kaydeden Trump, saldırılara başladıktan kısa süre sonra sürecin biteceğini düşündüğünü belirtti. Trump, "İran, esasen 2 ya da 3 gün içinde büyük ölçüde sonuçlanacak bir şeydi çünkü donanmasını yok ettik, sonra hava kuvvetlerini ortadan kaldırdık ve uçaksavarlarını yok ettik. İstesek elektrik altyapısını bir saat içinde devre dışı bırakabiliriz." diye konuştu. Ali Laricani'nin öldürülmesi İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin, dün bir hava saldırısında öldürüldüğünü belirten ABD Başkanı Trump, "İran'ın önemli liderlerinden biri öldürüldü, kendisi binlerce göstericinin öldürülmesinden sorumluydu." yorumunu yaptı. Trump'tan Starmer'a iran tepkisi Diğer yandan Trump, İngiltere'nin İran konusunda ABD'ye çok geç destek vermek istediğini ve bunun kendileri için bir anlamı olmadığını belirtti. "Başbakanı Keir’den dolayı hayal kırıklığı içindeyim, savaş bittikten sonra 2 uçak gönderebileceğini söyledi." diyen Trump, Keir'in görevine devam edip etmemesi konusundaki fikrinin sorulması üzerine, bu kararın İngiliz halkına ait olduğunu vurguladı. Trump, "Asıl önemli olan, Birleşik Krallık halkının, Keir’e güven duymasıdır. Keir’e karşı oldukça eleştirel davrandım ama bunu dostane bir şekilde yaptım." dedi.

İran askeri sözcüsü: Savaşı siz başlattınız nasıl biteceğine biz karar veririz Haber

İran askeri sözcüsü: Savaşı siz başlattınız nasıl biteceğine biz karar veririz

İran askeri sözcüsü İbrahim Zolfaghari, devam eden çatışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, "Savaşı siz başlattınız ancak ne kadar süreceğine ve nasıl biteceğine biz karar vereceğiz. Biz bitireceğiz." ifadesini kullandı. İran askeri sözcüsü İbrahim Zolfaghari, ABD Başkanı Donald Trump'a hitaben yaptığı açıklamada, savaşın sonunun sosyal medya üzerinden değil, savaş alanında tayin edileceğini belirtti. "Bölge komşularımızla savaşta değiliz" Zolfaghari tarafından yapılan yeni açıklamada, bölgedeki komşu ülkelere seslenilerek İran'ın meşru müdafaa hakkı ve egemenliğini koruma kararlılığı vurgulandı. Sözcü, bölgedeki ABD askeri üslerinden gelebilecek her türlü saldırıya karşı uyarıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Savaşı siz başlattınız ancak ne kadar süreceğine ve nasıl biteceğine biz karar vereceğiz. Biz bitireceğiz." İran Cumhurbaşkanı Pezekişyan ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de benzer bir tutum sergileyerek, İran'ın komşularıyla savaş halinde olmadığını, yalnızca İran topraklarını hedef almak için kullanılan bölgedeki ABD askeri üslerini hedef aldıklarını yineledi. Enerji altyapısına yönelik misilleme uyarısı Zolfaghari, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir diğer uyarıda ise İran'ın enerji altyapısına veya limanlarına yapılacak en ufak bir saldırının, bölgedeki tüm petrol ve gaz tesislerini ateşe vereceğini belirtmişti. Tahran yönetimi, ABD ve müttefiklerinin çıkarlarının bulunduğu rafinerilerin ve ihracat terminallerinin İran için meşru hedef olduğunu duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.