SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enflasyon

Ekometre - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hizmet ve inşaatta güven arttı perakendede fren sinyali Haber

Hizmet ve inşaatta güven arttı perakendede fren sinyali

Özellikle satış beklentilerindeki düşüş, iç talepte temkinli seyrin sürdüğüne işaret etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin mevsim etkilerinden arındırılmış sektörel güven endeksi verilerini yayımladı. Açıklanan verilere göre, hizmet ve inşaat sektörlerinde güven artışı yaşanırken, perakende ticaret sektöründe düşüş kaydedildi. Verilere göre hizmet sektörü güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,4 artarak 112 seviyesine yükseldi. İnşaat sektörü güven endeksi ise yüzde 0,6 artışla 83,5 olurken, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,6 gerileyerek 111 seviyesine indi. Hizmet sektöründe talep beklentisi güçlendi Hizmet sektöründe güven artışını gelecek döneme ilişkin iyimser beklentiler destekledi. Son üç aylık dönemde iş durumu göstergesi yüzde 0,5 yükselirken, gelecek üç aylık dönemde hizmetlere yönelik talep beklentisi yüzde 3,7 arttı. Buna karşılık son üç aylık dönemde hizmetlere olan mevcut talep yüzde 0,2 gerileyerek sektörün mevcut faaliyetlerinde sınırlı bir yavaşlamaya işaret etti. Perakendede satış beklentileri zayıfladı Temmuz ayında en dikkat çekici gelişme perakende ticaret sektöründe yaşandı. Son üç aylık dönemde iş hacmi ve satışlar yüzde 0,5 azalırken, mevcut mal stok seviyesi yüzde 0,1 geriledi. Gelecek üç aya ilişkin iş hacmi ve satış beklentisindeki yüzde 3,8'lik düşüş, sektör temsilcilerinin önümüzdeki döneme daha temkinli baktığını ortaya koydu. Uzmanlar, yüksek finansman maliyetleri ve iç talepteki yavaşlamanın perakende sektöründeki güven üzerinde baskı oluşturmayı sürdürdüğünü değerlendiriyor. İnşaatta siparişler arttı, istihdam beklentisi zayıfladı, inşaat sektöründe ise karışık bir tablo dikkat çekti. Mevcut kayıtlı siparişlerin düzeyi yüzde 3,9 artarak sektör açısından olumlu bir sinyal verirken, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde 2,3 geriledi. Bu görünüm, firmaların yeni iş almaya devam ettiğini ancak istihdam konusunda temkinli davrandığını gösteriyor. Ekonomide sektörler farklı yönlerde ilerliyor Temmuz ayı verileri, Türkiye ekonomisinde sektörler arasında ayrışmanın sürdüğünü ortaya koyuyor. Hizmet sektöründe geleceğe yönelik iyimserlik güç kazanırken, inşaat sektöründe sipariş artışı dikkat çekiyor. Buna karşın perakende ticarette satış beklentilerindeki gerileme, tüketici talebindeki yavaşlamanın sektöre yansımaya devam ettiğini gösteriyor. Önümüzdeki aylarda enflasyon, finansman koşulları ve iç talebin seyri, sektörel güven endekslerinin yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

Petrol şoku Fed'i zorluyor Haber

Petrol şoku Fed'i zorluyor

Ortadoğu'da tırmanan gerilim petrolü 100 doların üzerine taşıdı. İran merkezli jeopolitik gerilimin yeniden tırmanmasıyla birlikte küresel enerji piyasalarında sert fiyat hareketleri yaşanıyor. Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar seviyesini aşması, yalnızca enerji maliyetlerini değil, küresel enflasyon beklentilerini de yukarı çekti. Bu gelişme, gözlerin yeniden ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecek haftaki faiz kararına çevrilmesine neden oldu. Piyasalarda son bir haftada yaşanan fiyatlamalar, Fed'in politika faizini artırabileceği beklentisinin hızla güçlendiğini ortaya koyuyor. Financial Times'ın aktardığı ve CME Group vadeli işlem verilerine dayandırdığı hesaplamalara göre, yatırımcıların Fed'in toplantısında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimaline verdiği olasılık kısa sürede yaklaşık üç kat yükseldi. Bu değişim, yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel sermaye hareketlerini de etkileyebilecek yeni bir sürecin habercisi olarak değerlendiriliyor. Petrol fiyatları neden kritik? Petrol fiyatlarındaki yükseliş, üretimden taşımacılığa kadar hemen her sektörde maliyet baskısını artırıyor. Enerji maliyetlerindeki artışın tüketici fiyatlarına yansıması ise enflasyonun yeniden hız kazanması riskini doğuruyor. Fed'in temel görevi fiyat istikrarını sağlamak olduğu için enerji kaynaklı enflasyon baskısı, faiz artırımı ihtimalini güçlendiren en önemli unsurlar arasında gösteriliyor. Brent petrolün son Fed toplantısından bu yana yaklaşık yüzde 25 yükselmiş olması da piyasalarda bu beklentiyi destekleyen gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor. Piyasalar neden fikir değiştirdi? Temmuz ayı başında beklentilerin altında kalan ABD enflasyon verileri sonrasında piyasalar faiz artışı ihtimalini oldukça düşük görüyordu. Ancak petrol fiyatlarındaki sert yükseliş tabloyu değiştirdi. Uluslararası yatırım kuruluşlarının ekonomistleri, enerji fiyatlarındaki artışın kalıcı hale gelmesi durumunda Fed'in enflasyonla mücadelede daha agresif davranmak zorunda kalabileceğini belirtiyor. Bank of America ve PGIM gibi büyük finans kuruluşlarının ekonomistleri de faiz artırımının artık masadaki güçlü seçeneklerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Fed içinde şahin kanat güçleniyor Fed içerisinde enflasyona karşı daha sert adımlar atılmasını savunan üyelerin sayısının arttığı değerlendiriliyor. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan ile Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack'ın enflasyonla mücadelede daha fazla beklenmemesi gerektiği yönündeki açıklamaları, piyasalarda "şahin" duruşun güç kazandığı şeklinde yorumlanıyor. Buna karşın bazı üyeler, enflasyonun yaz aylarındaki seyrinin görülmesi için eylül ayına kadar beklenmesini savunuyor. Bu nedenle faiz kararının son ana kadar belirsizliğini koruması bekleniyor. Sadece petrol değil, tarifeler ve yapay zekâ yatırımları da baskı oluşturuyor Ekonomistler, enflasyon riskinin yalnızca enerji fiyatlarından kaynaklanmadığını vurguluyor. ABD'nin uyguladığı gümrük tarifeleri, çip ve teknoloji yatırımlarında hızlanan yapay zekâ harcamaları ile hizmet sektöründeki yüksek fiyat artışlarının da enflasyonu yukarıda tutmaya devam ettiği belirtiliyor. Bu nedenle Fed'in önümüzdeki dönemde yalnızca petrol fiyatlarına değil, ekonominin genel enflasyon görünümüne odaklanacağı ifade ediliyor. Türkiye açısından ne anlama geliyor? Fed'in faiz artırması halinde küresel dolar faizleri yükselmeye devam edecek. Bu durum gelişmekte olan ülkeler açısından finansman koşullarını zorlaştırabilecek önemli bir risk olarak görülüyor. Türkiye açısından ise olası etkiler şu başlıklarda öne çıkıyor: Dış borçlanma maliyetleri artabilir.Küresel fonların gelişmekte olan ülkelerden çıkışı hızlanabilir. Döviz kuru üzerinde yukarı yönlü baskı oluşabilir. Yabancı yatırım girişleri yavaşlayabilir. Şirketlerin ve bankaların dış finansmana erişim maliyetleri yükselebilir. Ekonomistler, Fed'in alacağı kararın yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel finansal dengeleri de etkileyeceğini belirtiyor. Özellikle enerji fiyatlarının yüksek seyretmeye devam etmesi halinde, para politikalarında yeniden sıkılaşma sürecinin güç kazanabileceği ve bunun Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ekonomiler üzerinde yakından hissedileceği değerlendiriliyor.

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı Haber

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 23 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısının ardından faiz kararını açıkladı. Piyasaların yakından izlediği TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişikliğe gidilmedi. Böylece Merkez Bankası faiz oranı yüzde 37 seviyesinde korunurken, gözler enflasyonun seyri ve 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak bir sonraki faiz kararına çevrildi. Merkez Bankası Faiz kararı Merkez Bankası faiz kararı ne oldu sorusu, Temmuz 2026 Para Politikası Kurulu toplantısının ardından yanıt buldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. TCMB faiz kararı ile birlikte politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişiklik yapılmadı. Böylece Merkez Bankası faiz oranı, haziran ayındaki toplantının ardından temmuz ayında da yüzde 37 düzeyinde korundu. Kararla birlikte TCMB, 2026 yılının ocak ayında gerçekleştirdiği 100 baz puanlık indirimin ardından üst üste dört toplantıda politika faizini değiştirmemiş oldu. Temmuz 2026 tcmb faiz kararı yüzde kaç oldu? Temmuz 2026 TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi yüzde 37 olarak belirlendi. Merkez Bankası, yılın beşinci Para Politikası Kurulu toplantısında faiz oranını değiştirmeyerek mevcut sıkı para politikası duruşunu sürdürdü. Merkez Bankası faiz kararı; mevduat faizleri, kredi maliyetleri, döviz kuru, altın fiyatları ve Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar açısından yakından takip ediliyor. Politika faizinin sabit tutulması, TCMB’nin para politikasında hızlı bir gevşeme adımı yerine enflasyon verilerini ve ekonomik gelişmeleri izlemeyi tercih ettiğine işaret ediyor. Merkez Bankası 2026 faiz kararları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılında aldığı faiz kararları şöyle: 22 Ocak 2026: 100 baz puan indirim yapıldı, politika faizi yüzde 38’den yüzde 37’ye çekildi. 12 Mart 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 22 Nisan 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 11 Haziran 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 23 Temmuz 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. Böylece Merkez Bankası, ocak ayında yaptığı faiz indiriminin ardından mart, nisan, haziran ve temmuz aylarında politika faizini değiştirmedi. 2026 Merkez Bankası toplantı takvimi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi Para Politikası Kurulu takvimine göre 2026 yılının kalan faiz kararları 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde açıklanacak. Toplantı tarihi – Karar özeti – Politika faizi 22 Ocak 2026 – 100 baz puan indirim – yüzde 37 12 Mart 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 22 Nisan 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 11 Haziran 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 23 Temmuz 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 10 Eylül 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 22 Ekim 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 10 Aralık 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı Faiz kararı neden sabit kaldı? Merkez Bankası faiz kararında enflasyonun seviyesi ve ana eğilimi, iç talepteki gelişmeler, döviz kuru hareketleri, enerji fiyatları, küresel ekonomik görünüm ve jeopolitik riskler etkili oluyor. Politika faizinin temmuz ayında da yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması, TCMB’nin enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcılığını görmek istediği şeklinde değerlendiriliyor. Haziran ayında açıklanan önceki kararda da TCMB, politika faizini yüzde 37’de tutmuş; gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde korumuştu. Enflasyon yüzde kaç oldu? Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan son verilere göre tüketici fiyatları Haziran 2026’da bir önceki aya kıyasla yüzde 0,99 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleşti. Tüketici fiyatlarındaki artış, 2025 yılının aralık ayına göre yüzde 17,76 olurken on iki aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 32,03 olarak hesaplandı. Son açıklanan enflasyon verileri şöyle: Aylık enflasyon: Yüzde 0,99 Yıllık enflasyon: Yüzde 32,11 2025 yılı aralık ayına göre değişim: Yüzde 17,76 On iki aylık ortalamalara göre değişim: Yüzde 32,03 Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ise Haziran 2026’da aylık yüzde 1,80, yıllık yüzde 28,09 arttı. Enflasyon faiz kararını nasıl etkiliyor? Enflasyon görünümü, Merkez Bankası faiz kararının temel belirleyicileri arasında yer alıyor. TCMB, politika faizini belirlerken aylık enflasyon gelişmelerini, fiyat artışlarının ana eğilimini, enflasyon beklentilerini ve iç talebin gücünü birlikte değerlendiriyor. Yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,11 seviyesinde bulunmasına karşın politika faizinin yüzde 37 düzeyinde tutulması, sıkı para politikası duruşunun korunması açısından önemli görülüyor. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir gerileme sağlanması, gelecek dönemde faiz indirimi için alan oluşturabilir. Ancak enerji fiyatları, döviz kuru, ücret ve vergi ayarlamaları ile jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki olası etkileri, faiz kararlarında ihtiyatlı hareket edilmesine neden olabilir. Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, bankaların fonlama maliyetleri ile mevduat ve kredi faizlerinin kısa vadeli seyri açısından önem taşıyor. Faiz oranının değiştirilmemesi, mevcut para politikası sıkılığının korunacağı anlamına geliyor. Bununla birlikte bankaların uyguladığı ihtiyaç, konut ve taşıt kredisi faizleri yalnızca politika faizine göre belirlenmiyor. Bankaların kaynak maliyetleri, mevduat toplama ihtiyacı, vade yapısı, kredi riski ve makroihtiyati düzenlemeler de tüketici ve ticari kredi faizlerini etkiliyor. Mevduat ve kredi faizleri nasıl etkilenir? Merkez Bankası faiz kararı, bankaların Türk lirası mevduata sunduğu getiriler açısından yakından izleniyor. Politika faizinin sabit tutulması, mevduat faizlerinde kısa vadede sert bir değişiklik oluşmayabileceğine işaret ediyor. Kredi faizlerinde ise bankaların maliyetleri ve kredi politikaları belirleyici olmaya devam edecek. İhtiyaç, konut, taşıt ve ticari kredi faizlerinde bankadan bankaya farklılık görülebilecek. TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu koruması, kredi büyümesinin kontrollü seyretmesi ve Türk lirası tasarrufların desteklenmesi bakımından önem taşıyor. DOLAR, ALTIN VE BORSA FAİZ KARARINDAN NASIL ETKİLENİR? Merkez Bankası faiz kararı sonrasında piyasalarda ilk olarak döviz kurları, gram altın, tahvil faizleri ve Borsa İstanbul’daki hareketler takip ediliyor. Politika faizinin piyasa beklentilerine paralel biçimde sabit bırakılması durumunda fiyat hareketleri sınırlı kalabilir. Buna karşılık karar metninde para politikasının geleceğine ilişkin verilen mesajlar, piyasalarda kararın kendisinden daha etkili olabilir. Yatırımcılar özellikle enflasyon görünümü, olası faiz indiriminin zamanı, Türk lirası likiditesi ve sıkı para politikasının ne kadar sürdürüleceğine ilişkin ifadeleri izleyecek. Merkez Bankası bir sonraki faiz kararı ne zaman? Merkez Bankası’nın bir sonraki faiz kararı 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak. TCMB’nin resmi toplantı takvimine göre eylül ayındaki kararın özeti ise 17 Eylül 2026 tarihinde yayımlanacak. Eylül ayındaki toplantıya kadar açıklanacak temmuz ve ağustos enflasyon verileri, döviz kuru hareketleri, iç talepteki görünüm ve küresel piyasalardaki gelişmeler yakından izlenecek. Piyasalar, gelecek toplantıda politika faizinin yeniden sabit bırakılması veya faiz indirimi yapılması ihtimalini açıklanacak ekonomik verilere göre fiyatlayacak. Piyasaların odağında enflasyon verileri olacak Temmuz 2026 Merkez Bankası faiz kararının ardından piyasaların odağı yeniden enflasyon verilerine çevrildi. Özellikle aylık enflasyonun ana eğilimi, hizmet fiyatları, kira artışları ve enerji maliyetleri para politikasının yönü açısından önem taşıyacak. TCMB’nin gelecek faiz kararlarında toplantı bazlı ve veri odaklı yaklaşımını sürdürmesi beklenirken, enflasyonda kalıcı gerileme görülmeden hızlı bir faiz indirimi sürecinin başlaması ihtiyatla değerlendiriliyor. Merkez Bankası faiz kararı kapsamında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, enflasyonla mücadelede sıkı para politikası duruşunun temmuz ayında da devam ettiğini gösterdi.

Bakır fiyatları arz endişeleriyle yükselişte Haber

Bakır fiyatları arz endişeleriyle yükselişte

Üç ay vadeli bakırın tonu yüzde 0,08 artışla 13 bin 819 dolara çıkarken, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik riskler sanayi metalleri piyasasında dalgalanmaya neden oldu. Küresel emtia piyasalarında bakır fiyatları, arz tarafındaki sıkışıklığın etkisiyle yükseliş eğilimini koruyor. Londra Metal Borsası'nda (LME) üç ay vadeli bakır kontratı yüzde 0,08 değer kazanarak ton başına 13 bin 819 dolara yükseldi. Piyasa analistleri, LME ve Şanghay'da takip edilen kullanılabilir bakır stoklarının son aylarda hızla azalmasının fiziki arz üzerindeki baskıyı artırdığını belirtiyor. Özellikle Çin'in ithal bakır talebinin önemli göstergelerinden biri olan Yangshan bakır primi, ton başına 115 dolara çıkarak son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Galaxy Futures analistleri ise yükselen bakır fiyatlarıyla birlikte artan primlerin, nihai kullanıcıların alımlarını sınırlamaya başladığını ifade etti. Buna karşın, arz tarafındaki sıkışıklığın fiyatları desteklemeye devam ettiği değerlendiriliyor. Bakır piyasasında fiyatlara destek veren bir diğer unsur ise ABD'nin rafine bakıra yönelik olası gümrük tarifesi öncesinde ülkeye yapılan güçlü sevkiyatlar oldu. Yatırımcılar, Washington yönetiminin tarifeye ilişkin ayrıntılarını yakından izlemeyi sürdürüyor. LME'de peşin bakır ile üç ay vadeli kontratlar arasındaki fiyat farkının ters piyasa görünümünü koruması, kısa vadede arz baskısının devam ettiğine işaret ediyor. Öte yandan, jeopolitik gelişmeler ve yükselen petrol fiyatları sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de petrol tankerlerini hedef aldıklarını açıklamasının ardından petrol fiyatları son altı haftanın en yüksek seviyelerine çıktı. Artan enerji maliyetleri enflasyon endişelerini güçlendirirken, yüksek faiz beklentileri de metal talebine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Bakırın yanı sıra LME'de işlem gören diğer sanayi metallerinde de yükseliş görüldü. Alüminyum, çinko, kurşun, nikel ve kalay fiyatları günü artıda tamamlarken, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'nda da benzer şekilde sanayi metallerinin genelinde değer artışı kaydedildi.

Borsa İstanbul'da gözler TCMB'de Haber

Borsa İstanbul'da gözler TCMB'de

Piyasalarda temkinli iyimserlik öne çıkarken, karar metni ve verilecek mesajların günün yönünü belirlemesi bekleniyor. Borsa İstanbul'da yatırımcılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bugün saat 14.00'te açıklayacağı Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararına odaklandı. Karar öncesinde piyasalarda temkinli bir bekleyiş hakim olurken, yatırımcılar hem politika faizine ilişkin kararı hem de karar metninde yer alacak mesajları yakından takip ediyor. BIST 100 endeksi, önceki işlem gününü yüzde 1,18 yükselişle 14.138,85 puandan tamamladı. Günlük işlem hacmi 193 milyar lira olarak gerçekleşirken, Avrupa borsalarındaki olumlu seyrin de etkisiyle alımların güç kazandığı görüldü. Piyasa beklentileri, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde yoğunlaşıyor. Analistler, faiz kararından çok, enflasyon görünümü, iç talep, kredi piyasası ve gelecek döneme ilişkin yönlendirmelerin yer alacağı PPK metninin fiyatlamalar üzerinde daha belirleyici olabileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, faiz kararının ardından özellikle bankacılık hisseleri başta olmak üzere finans, sanayi ve ihracatçı şirketlerde hareketliliğin artması bekleniyor. Ayrıca döviz kuru, tahvil faizleri ve altın fiyatlarında oluşacak yeni dengelerin Borsa İstanbul'un kısa vadeli yönü üzerinde etkili olacağı değerlendiriliyor. Teknik açıdan değerlendirildiğinde analistler, BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.400 puan seviyelerini direnç, 14.000 ve 13.900 puan seviyelerini ise destek olarak izliyor. Piyasaların, TCMB'nin açıklayacağı karar ve sonrasında verilecek mesajlarla birlikte günün ikinci yarısında yönünü netleştirmesi bekleniyor.

İngiltere'de enflasyon son 15 ayın en düşük seviyesinde  Haber

İngiltere'de enflasyon son 15 ayın en düşük seviyesinde 

İngiltere'de enflasyon, haziran ayında beklentilerin altında kalarak son 15 ayın en düşük seviyesine geriledi. İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi'nin (ONS) açıkladığı verilere göre, yıllık enflasyon haziranda yüzde 2,6 olarak gerçekleşti. Piyasalarda beklenti enflasyonun yüzde 2,7 seviyesinde açıklanacağı yönündeydi. Mayıs ayında ise yıllık enflasyon yüzde 2,8 olarak kaydedilmişti. Böylece yıllık enflasyon, Mart 2025'ten bu yana görülen en düşük seviyeye gerileyerek ülkedeki fiyat artış hızında yavaşlamanın sürdüğünü gösterdi. Enerji ve gıda fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek enflasyon yıllık bazda yüzde 2,6 ile değişim göstermezken, hizmet sektörü enflasyonu yüzde 3,7'den yüzde 3,6'ya geriledi. Aylık enflasyon ise yüzde 0,1 olarak gerçekleşti. Bu dönemde fiyatlardaki yavaşlamaya en büyük katkıyı ulaşım ve gıda maliyetlerindeki düşüş sağladı. ONS Başekonomisti Grant Fitzner, haziran ayında gıda ve giyim fiyatlarında gerileme yaşandığını belirterek, petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle ham madde maliyetlerinin de ocak ayından bu yana ilk kez azaldığını ifade etti. İngiltere'de açıklanan son enflasyon verileri, fiyat baskılarının zayıfladığına işaret ederken, piyasalar gözünü önümüzdeki dönemde İngiltere Merkez Bankası'nın (Bank of England) faiz politikasına çevirdi. Bu verilerin, bankanın para politikası kararlarında önemli göstergelerden biri olması bekleniyor.

Morgan Stanley'den Türkiye analizi Haber

Morgan Stanley'den Türkiye analizi

Banka, ilk faiz indiriminin yılın son çeyreğinde gerçekleşmesini bekliyor. ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son değerlendirmede, yükselen petrol fiyatları ve Orta Doğu'da yeniden tırmanan jeopolitik gerilimin enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceğini bildirdi. Banka, bu gelişmelerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim sürecini geciktirebileceğine dikkat çekti. Raporda, Türkiye'nin enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan en fazla etkilenen CEEMEA (Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ülkeleri arasında yer aldığı belirtilirken, artan enerji maliyetlerinin dezenflasyon sürecini zorlaştırabileceği vurgulandı. Morgan Stanley analistleri, mevcut görünüm altında ilk faiz indiriminin ancak 2026'nın dördüncü çeyreğinde gerçekleşmesini beklediklerini, yıl sonu politika faizi tahminlerini ise yüzde 35 seviyesinde koruduklarını açıkladı. Raporda, yükselen enerji fiyatları, döviz kuru üzerindeki baskı, küresel risk iştahındaki zayıflama ve iç talebin beklenenden güçlü seyretmesi halinde yalnızca faiz indirimlerinin ertelenmesinin değil, gerektiğinde ilave parasal sıkılaştırmanın da gündeme gelebileceği ifade edildi. Banka, faiz indirimlerinin daha erken başlayabilmesi için aylık enflasyonda belirgin bir yavaşlama, döviz piyasasında istikrarın güçlenmesi ve ekonomik büyümede daha net bir dengelenme görülmesi gerektiğini değerlendirdi. Piyasaların gözü şimdi TCMB'nin bu hafta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısına çevrilmiş durumda. Morgan Stanley'nin değerlendirmesi, küresel gelişmelerin para politikası üzerindeki etkisinin önümüzdeki dönemde daha belirgin hissedilebileceğine işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.