SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enflasyon

Ekometre - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altında petrol ve Fed baskısı Haber

Altında petrol ve Fed baskısı

Ons altın 4.100 doların, gram altın ise 6.500 liranın altına inerken yatırımcılar, önümüzdeki hafta açıklanacak Fed faiz kararı öncesinde altın fiyatlarındaki düşüşün nedenlerini ve kritik fiyat seviyelerini yakından izliyor. Altında günlük kayıp yüzde 1,5'i aştı Küresel piyasalarda altın fiyatları, enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği endişesiyle satış baskısı altında kaldı. Faiz oranlarının uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği beklentisi, faiz getirisi sağlamayan altına yönelik talebi zayıflattı. Ons altın gün içinde 4.066 dolara kadar gerileyerek 14 Ekim'den bu yana ilk kez 4.100 dolar seviyesinin altını gördü. Gram altın ise 6.485 liraya kadar düşerek 6.500 liralık kritik eşiğin altına indi. Altın fiyatları neden düşüyor? Altın fiyatlarındaki gerilemenin arkasında petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon beklentilerindeki artış ve Fed'in para politikasına ilişkin öngörüler bulunuyor. Enerji maliyetlerinin yükselmesi, enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği endişesini güçlendiriyor. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimlerini erteleyebileceği veya faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini destekliyor. Faizlerin yüksek seyretmesi, yatırımcılara faiz getirisi sağlamayan altının elde tutulmasının fırsat maliyetini artırıyor. Bu nedenle faiz beklentilerindeki yukarı yönlü değişim, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş piyasaları etkiliyor Brent petrol fiyatları beş ayın en yüksek seviyelerine yakın seyrederken Suudi Aramco'nun Şeybah sahasına düzenlenen ve iki kişinin hayatını kaybettiği insansız hava aracı saldırısının ardından ham petrol fiyatlarında yükseliş görüldü. ABD yönetiminin Suudi Arabistan'daki bazı Amerikan temsilciliklerinde görev yapan personel ve aile üyelerinin ayrılmasını istemesi de bölgedeki jeopolitik risk algısını artırdı. OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırabileceğine ve uzun vadede faiz oranlarının daha yüksek kalması ihtimalini güçlendirebileceğine dikkat çekti. Wong'a göre yatırımcıların kısa ve uzun vadeli faiz oranlarında yükseliş beklemesi, altının cazibesini azaltan unsurlar arasında yer alıyor. Fed'in faiz kararı altın piyasasının odağında ABD Merkez Bankasının 27-28 Ekim'de gerçekleştireceği toplantı, altın piyasasının yönü açısından önem taşıyor. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın geçen cuma yaptığı açıklamalar, ekim toplantısında faizlerin sabit tutulacağı yönündeki beklentilerde belirgin bir değişikliğe yol açmadı. Bununla birlikte, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerinde kalıcı baskı yaratabileceği düşüncesi, sıkı para politikasının daha uzun süre devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, ekim toplantısında faiz artırımı ihtimalini yüzde 16 seviyesinde fiyatlıyor. Aralık ayında faiz artırımı yapılması ihtimali ise yüzde 90 seviyesinde bulunuyor. Ons altında hangi seviyeler izleniyor? Teknik değerlendirmelerde ons altın için 14 Ekim'de görülen 4.073 dolar seviyesi yakından takip ediliyor. Yukarı yönlü hareketlerde 4.135 dolar ilk direnç noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması durumunda 4.150-4.169 dolar aralığı gündeme gelebilir. Petrol fiyatlarının seyri, enflasyon beklentileri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin mesajlar, altının önümüzdeki dönemdeki yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek. 22 Ekim 2026 güncel altın fiyatları Saat 08.52-08.53 itibarıyla paylaşılan verilere göre altın piyasasında fiyatlar şöyle: Ons altın Fiyat: 4.073,67 dolar Günlük değişim: yüzde -1,63 Alış: 4.073,38 dolar Satış: 4.073,97 dolar Gram altın Fiyat: 6.499,85 TL Günlük değişim: yüzde -1,49 Alış: 6.521,47 TL Satış: 6.522,30 TL Gram altın (serbest piyasa) Fiyat: 6.581,74 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 6.575,43 TL Satış: 6.581,74 TL Çeyrek altın Fiyat: 10.761,15 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 10.520,69 TL Satış: 10.761,15 TL Yarım altın Fiyat: 21.522,30 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 20.975,62 TL Satış: 21.522,30 TL Tam altın Fiyat: 42.912,97 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 42.082,75 TL Satış: 42.912,97 TL Cumhuriyet altını Fiyat: 44.274 TL Günlük değişim: yüzde +0,11 Alış: 43.613 TL Satış: 44.274 TL Ata altın Fiyat: 44.492,59 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 43.397,83 TL Satış: 44.492,59 TL 24 ayar has altın Fiyat: 6.572,87 TL Günlük değişim: yüzde -0,39 Alış: 6.474,28 TL Satış: 6.750,34 TL Has altın (0,995) Fiyat: 6.489,69 TL Günlük değişim: yüzde -1,16 Alış: 6.488,86 TL Satış: 6.489,69 TL 22 ayar bilezik Fiyat: 6.002,55 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 5.996,79 TL Satış: 6.002,55 TL

Konut fiyatları enflasyona yenildi: Reel kayıp yüzde 6,2 Haber

Konut fiyatları enflasyona yenildi: Reel kayıp yüzde 6,2

Eylül 2026 itibarıyla ortalama konut satış fiyatı 5 milyon 412 bin 500 TL’ye yükseldi. Konut satışları ise yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 geriledi. Konut fiyatları enflasyonun gerisinde kaldı Eylül 2026 verilerine göre Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 43 bin 300 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 5 milyon 412 bin 500 TL olarak hesaplandı. Konut metrekare fiyatları son bir yılda nominal olarak yüzde 22,5 artmasına rağmen, enflasyondan arındırılmış yıllık değişim yüzde eksi 6,2 oldu. Son altı aylık dönemde nominal artış yüzde 7,2’de kalırken reel değişim yüzde eksi 5,1 olarak gerçekleşti. Veriler, konut fiyatlarının TL bazında yükselmeye devam etmesine karşın enflasyon karşısında değer kaybettiğini ortaya koydu. Yıllık fiyat artışında İstanbul ilk sırada Eylül ayında en fazla konut satışı yapılan 30 il arasında yıllık fiyat artışının en yüksek olduğu şehir yüzde 28,1 ile İstanbul oldu. İstanbul’u yüzde 27,9 ile Ankara, yüzde 26,5 ile Kocaeli, yüzde 24,6 ile Adana ve yüzde 23,7 ile Kayseri izledi. Bununla birlikte, söz konusu 30 ilin tamamında konut fiyatları yıllık bazda reel olarak geriledi. Reel kaybın en sınırlı kaldığı iller yüzde 1,9 ile İstanbul ve yüzde 2,1 ile Ankara oldu. Kocaeli’de reel düşüş yüzde 3,1, Adana’da yüzde 4,6, Kayseri’de ise yüzde 5,3 olarak kaydedildi. Beş büyük ilde de reel kayıp yaşandı Beş büyük il arasında yıllık konut metrekare fiyat artışında İstanbul yüzde 28,1 ile ilk sırada yer aldı. Ankara yüzde 27,9, Antalya yüzde 23,6, Bursa yüzde 21,8 ve İzmir yüzde 20,8 artışla İstanbul’u takip etti. Ancak beş büyük ilin tamamında reel fiyat değişimi negatif gerçekleşti. Ortalama konut satış fiyatı İstanbul’da 7 milyon 569 bin 430 TL’ye ulaştı. İzmir’de 6 milyon 668 bin 40 TL, Antalya’da 6 milyon 174 bin 630 TL, Ankara’da 5 milyon 248 bin 360 TL ve Bursa’da 4 milyon 792 bin 60 TL olarak hesaplandı. Eylülde konut satışları yüzde 9,3 azaldı Türkiye genelinde eylül ayında 142 bin 390 konut satıldı. Satışlar, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 geriledi. İpotekli konut satışları ise aynı dönemde yüzde 5,1 artarak 23 bin 397’ye yükseldi. İlk el konut satışları yüzde 3,9 artışla 51 bin 519 olurken, ikinci el satışlar yüzde 15,3 düşüşle 90 bin 871 olarak gerçekleşti. Dokuz aylık satışlar 1,09 milyonda kaldı 2026 yılının ocak-eylül döneminde toplam konut satışları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 azalarak 1 milyon 92 bin 919 oldu. Bu dönemde ilk el konut satışları yüzde 0,6 düşüşle 359 bin 913’e, ikinci el satışlar ise yüzde 10 gerileyerek 733 bin 6’ya indi. Toplam satışlardaki düşüşe karşın ipotekli konut satışları yüzde 24,7 artarak 212 bin 210’a ulaştı. Veriler, konut piyasasında ikinci el satışların zayıfladığı, kredili alımların ise artış gösterdiği bir tabloya işaret etti. Finansman koşulları satışları etkiliyor Konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde, yeni konut projelerinde sunulan kampanya ve ödeme kolaylıklarının ilk el satışları desteklediği belirtiliyor. İkinci el piyasasında ise finansman koşullarının yanı sıra alıcılarla satıcıların fiyat beklentileri arasındaki farkın satışları zorlaştırabildiği ifade ediliyor. Konut fiyatlarındaki nominal artışın enflasyonun gerisinde kalması ve iller arasındaki fiyat hareketlerinin farklılaşması, gayrimenkullerin güncel piyasa koşullarına göre fiyatlandırılmasını daha önemli hale getiriyor.

Volkswagen’den 660 bin çalışana maaş dondurma planı Haber

Volkswagen’den 660 bin çalışana maaş dondurma planı

Sendika, uygulamanın enflasyon nedeniyle çalışanların reel gelirlerinde en az yüzde 10 kayba yol açabileceği uyarısında bulundu. Volkswagen’in yeniden yapılanma programı kapsamında gündeme gelen planın, ücret artışlarının yanı sıra değişken ücretleri, özel ödemeleri ve yan hakları da kapsayabileceği belirtiliyor. Süddeutsche Zeitung’un şirket içi belgelere dayandırdığı habere göre, yönetim insan kaynakları yöneticilerine mevcut maaş seviyelerinin korunması ve ücret artışlarının askıya alınması yönünde talimat verdi. 2026’nın son çeyreğinden itibaren uygulanması öngörülen yönergelerin istihdamda kesintileri de içerebileceği ifade edildi. Sendikadan yüzde 10 gelir kaybı uyarısı Alman Metal İşçileri Sendikası IG Metall, maaşların uzun süre dondurulmasının enflasyon karşısında çalışanların alım gücünü düşüreceğini ve reel gelirlerde en az yüzde 10 kayba neden olabileceğini bildirdi. Volkswagen yönetimi iddialara ilişkin doğrudan yorum yapmazken haberleri “spekülasyon” olarak nitelendirdi. Şirket sözcüsü, iş gücü maliyetlerine ilişkin önerilerin bu hafta yapılacak yeni müzakere turunda ele alınabileceğini belirtti. Volkswagen Küresel İşçi Konseyi ise planı gerçekçi bulmadığını ve çalışanların güçlü bir direnç göstereceğini açıkladı. IG Metall de ücret artışlarının yönetim kurulu kararlarıyla değil, toplu pazarlık görüşmeleriyle belirlendiğini vurguladı. Sendikanın talebi yüzde 5 zam Volkswagen Grubu’nda yeni toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin kasım ayı sonunda başlaması bekleniyor. IG Metall, müzakerelerde yüzde 5 ücret artışı talep ediyor. Görüşmelerin Volkswagen’in şirket içi toplu iş sözleşmesinin yanı sıra Audi, MAN ve Porsche gibi markaları kapsayan metal ve elektrik sektöründeki toplu iş sözleşmesini de içermesi bekleniyor.

Altın fiyatları haftaya yükselişle başladı Haber

Altın fiyatları haftaya yükselişle başladı

Petrol fiyatlarındaki gerileme ve ABD tahvil getirilerindeki düşüş altını desteklerken yatırımcılar Fed’in faiz politikasına ilişkin gelişmeleri izliyor. Altın piyasasında haftanın ilk işlem gününde yukarı yönlü hareket görüldü. Sabah saatlerinde gram altın 6.660 TL civarında, ons altın ise 4.180 doların üzerinde işlem gördü. Çeyrek altın, yarım altın ve Cumhuriyet altınında da yükseliş izlendi. Reuters’ın 19 Ekim tarihli haberine göre spot altın yüzde 0,4 yükselerek ons başına 4.182,30 dolara ulaştı. Piyasalarda petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyon endişelerini hafifletmesi ve ABD tahvil getirilerindeki gerileme altın fiyatlarını destekleyen gelişmeler arasında yer aldı. Altın fiyatları bugün ne kadar? 19 Ekim 2026 Pazartesi sabahı açıklanan serbest piyasa verilerine göre altın fiyatları şöyle: Gram altın alış: 6.659,57 TL Gram altın satış: 6.660,29 TL Çeyrek altın alış: 10.655,32 TL Çeyrek altın satış: 10.889,57 TL Yarım altın alış: 21.242,55 TL Yarım altın satış: 21.778,61 TL Cumhuriyet altını alış: 42.621,27 TL Cumhuriyet altını satış: 43.425,08 TL Tam altın alış: 43.206 TL Tam altın satış: 43.719 TL Ons altın alış: 4.178,10 dolar Ons altın satış: 4.178,73 dolar Fiyatlar gün içinde ons altın, dolar/TL kuru ve piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Kuyumcular ve farklı serbest piyasa kaynakları arasında alış-satış fiyatları farklılaşabilir. Gram altın ne kadar? Gram altın, 19 Ekim Pazartesi sabahında 6.660 TL seviyesinde işlem gördü. Serbest piyasa verilerinde gram altının alış fiyatı 6.659,57 TL, satış fiyatı ise 6.660,29 TL olarak kaydedildi. Gram altının TL fiyatında uluslararası piyasalardaki ons altın hareketi ve dolar/TL kurundaki değişimler etkili oluyor. Çeyrek altın ne kadar? Çeyrek altın 19 Ekim sabahında yaklaşık 10.889 TL satış fiyatıyla işlem gördü. Alış: 10.655,32 TL Satış: 10.889,57 TL Kuyumculardaki fiyatlar, işçilik maliyetleri ve alış-satış makasına bağlı olarak değişebilir. Cumhuriyet altını ne kadar? Cumhuriyet altını haftanın ilk işlem gününe yükselişle başladı. Alış: 42.621,27 TL Satış: 43.425,08 TL Tam altın ne kadar? Tam altının 19 Ekim Pazartesi sabahındaki fiyatları şöyle kaydedildi: Alış: 43.206 TL Satış: 43.719 TL Ons altın ne kadar? Uluslararası piyasalarda spot altın, 19 Ekim Pazartesi günü yükseliş gösterdi. Reuters verilerine göre ons altın yüzde 0,4 artışla 4.182,30 dolara çıktı. Aralık vadeli ABD altın kontratları da yüzde 0,5 yükselerek 4.203,50 dolara ulaştı. Altın fiyatları neden yükseliyor? Altındaki yükselişte petrol fiyatlarındaki gerileme, ABD tahvil getirilerindeki düşüş ve Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler etkili oluyor. Petrol fiyatlarının düşmesi, enerji kaynaklı enflasyon baskısının hafifleyebileceği beklentisini güçlendiriyor. ABD tahvil getirilerindeki gerileme de faiz getirisi olmayan altını yatırımcılar açısından daha cazip hale getirebiliyor. Bununla birlikte ABD’de enflasyonun seyrine ilişkin belirsizlikler ve olası faiz artışlarına yönelik beklentiler, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabilecek unsurlar arasında bulunuyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş altını destekledi Petrol fiyatlarındaki gerileme, piyasalarda enflasyon baskısının azalabileceği beklentisini güçlendirdi. Reuters’ın haberine göre düşen petrol fiyatları, ABD tahvil getirilerindeki gerilemeyle birlikte altın fiyatlarını destekledi. Ancak enerji fiyatlarındaki düşüşün enflasyon üzerindeki etkisinin ne ölçüde kalıcı olacağı ve tahvil getirilerinin nasıl bir seyir izleyeceği, altının kısa vadeli yönü açısından önem taşıyor. Altında yükseliş devam edecek mi? Altının kısa vadeli seyrinde ABD Merkez Bankasının faiz politikası belirleyici olmaya devam ediyor. Faizlerin yükselmesi ve tahvil getirilerinin artması, faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini azaltabiliyor. Buna karşılık tahvil getirilerindeki düşüş ve faiz artışı beklentilerinin zayıflaması altını destekleyebiliyor. Yatırımcılar, Fed’in yaklaşan faiz toplantısında vereceği mesajları ve ABD’den gelecek enflasyon verilerini yakından izliyor. Altının yönü üzerinde doların seyri, enerji fiyatları ve tahvil getirilerindeki değişimler de etkili olacak.

Finansmanda rahatlama 2027’ye kaldı Haber

Finansmanda rahatlama 2027’ye kaldı

Yabancı finans kuruluşlarının önemli bölümü ekim ayında 100 baz puanlık indirim öngörürken, KOBİ kredilerindeki büyüme sınırının yükseltilmesi ve likidite düzenlemeleri işletmelerin finansman imkanlarını destekliyor. Uzmanlar, ilk rahatlamanın KOBİ’ler, ihracatçılar ve yatırım odaklı şirketlerde hissedileceğini, ticari kredi faizlerinde belirgin düşüşün ise 2027’nin ilk yarısında gündeme gelebileceğini değerlendiriyor. Türkiye’de enflasyondaki gerileme ve para politikasında gevşeme beklentileri, reel sektörün finansman koşullarına ilişkin umutları artırdı. Eylül ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1,84 artarken yıllık enflasyon yüzde 29,73’e geriledi. Böylece yıllık enflasyon Kasım 2021’den bu yana ilk kez yüzde 30’un altına indi. Enflasyondaki düşüş, Merkez Bankası’nın faiz politikasına yönelik beklentileri etkilerken, kredi piyasasında normalleşmenin ne zaman ve hangi kesimlerde hissedileceği de gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Faiz indirimi beklentileri güçleniyor Piyasaların odağı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 22 Ekim’de gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Yabancı finans kuruluşlarının faiz kararına ilişkin tahminleri farklılaşsa da kurumların önemli bölümü 100 baz puanlık indirim bekliyor. Citi, ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi öngörürken yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 35 seviyesinde koruyor. Commerzbank ve BBVA da 100 baz puanlık indirim beklentisini paylaşıyor. BBVA, dış koşullarda yeni bir bozulma yaşanmaması halinde aralık ayında da benzer büyüklükte bir indirim yapılabileceğini değerlendiriyor. Goldman Sachs ise faiz indirimi için henüz erken olduğu görüşüyle politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulmasını bekliyor. KOBİ kredilerinde yeni düzenleme Faiz kararına yönelik beklentilerin yanı sıra TCMB’nin ekim ayı başında yaptığı düzenlemeler de işletmelerin finansmana erişimi açısından önem taşıyor. Bankaların KOBİ kredilerindeki aylık büyüme sınırı yüzde 4,5’ten yüzde 5’e yükseltilirken, Türk lirası zorunlu karşılıklara ilişkin bloke tesis oranlarında da indirime gidildi. Düzenlemelerle bankaların likidite yönetiminin desteklenmesi ve işletmelere kredi sağlama imkanlarının genişletilmesi amaçlanıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de makroihtiyati adımlarla finansal sistemi ve reel ekonomiyi desteklediklerini belirtti. Kredi büyüme sınırındaki artışın ve zorunlu karşılık düzenlemelerinin bankaların likidite yönetimini güçlendireceğini ifade eden Şimşek, dezenflasyon süreciyle uyumlu, hedefli ve seçici adımların sürdürüleceğini vurguladı. Yeni düzenlemeler özellikle işletme sermayesi ve yatırım finansmanına ihtiyaç duyan şirketler açısından önem taşıyor. Ancak kredi imkanlarının genişlemesi kadar, işletmelerin kullandığı kredilerin maliyetinin ne zaman düşeceği de belirleyici olacak. Ölçülü normalleşme bekleniyor Ahlatcı Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Dinçer Kurt, enflasyondaki gerilemenin TCMB’ye faiz indirimi için daha geniş bir hareket alanı sağladığını belirtti. Kurt, ekim toplantısında 100 baz puanlık indirimin olası senaryolardan biri olduğunu ifade ederken, bu adımın hızlı ve agresif bir gevşeme sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Para politikasında ölçülü bir normalleşme beklediğini belirten Kurt, enerji fiyatları, hizmet enflasyonu ve enflasyon beklentilerindeki risklerin yakından izleneceğini kaydetti. Kurt’un yıl sonu politika faizi tahmini yüzde 35 civarında bulunurken, 2027’nin ilk yarısına ilişkin beklentisi yüzde 30-32 bandında şekilleniyor. Kredi faizlerine yansıma gecikebilir Politika faizindeki olası indirimlerin ticari kredi maliyetlerine aynı hızda yansıması beklenmiyor. Bankaların mevduat maliyetleri, likidite koşulları ve makroihtiyati düzenlemeler, kredi faizlerinin seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. Dinçer Kurt, politika faizindeki düşüşün ticari kredi faizlerine bire bir ve eş zamanlı yansımasının beklenmemesi gerektiğini belirterek, kredi maliyetlerindeki gerilemenin bankaların kaynak maliyetlerine bağlı olacağını ifade etti. Faiz indirimlerinin zaman içinde birikimli etki oluşturmasıyla ticari kredi piyasasında daha belirgin bir iyileşme yaşanabileceğini değerlendiren Kurt, politika faizi ile şirketlerin kullandığı kredilerin maliyeti arasında zaman farkı oluşabileceğine işaret etti. Belirgin rahatlama 2027’nin ilk yarısında Ticari kredi faizlerinde daha güçlü bir düşüş için 2027’nin ilk yarısını işaret eden Kurt, politika faizindeki indirimlerin birikimli hale gelmesi ve bankaların fonlama maliyetlerinin gerilemesinin bu süreçte etkili olacağını belirtti. Genel kredi faizlerinde de aynı dönemde aşağı yönlü hareket bekleyen Kurt, faiz indirimlerinin mevduat ve kredi maliyetlerine ne ölçüde yansıyacağının yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı. Öncelik KOBİ’ler ve ihracatçılar Finansmana erişimdeki iyileşmenin bütün kesimlerde aynı anda ve aynı ölçüde gerçekleşmesi beklenmiyor. Dinçer Kurt’a göre ilk rahatlama, işletme sermayesi ve yatırım finansmanı ihtiyacı bulunan reel sektör şirketlerinde görülebilir. KOBİ’ler, ihracatçılar ve yatırım yapmayı planlayan işletmeler, kredi imkanlarındaki kademeli iyileşmeden öncelikli olarak yararlanabilecek kesimler arasında bulunuyor. Buna karşılık hanehalkı kredilerinde aynı hızda bir gevşeme öngörülmüyor. TCMB’nin kredi büyüme sınırına ilişkin düzenlemesinin de kredi kanalını tamamen açmaktan ziyade finansal kaynakların yönlendirileceği alanları belirlediğini ifade eden Kurt, üretim ve yatırım odaklı bir normalleşme sürecinin öne çıkacağını belirtti. Yatırım iştahı desteklenebilir Ticari kredi faizlerindeki olası düşüşün yatırımlara etkisinde bankaların fonlama maliyetleri kritik rol oynayacak. Enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin korunması ve bankaların kaynak maliyetlerinin gerilemesi halinde ticari kredi faizlerinde daha belirgin bir normalleşme yaşanabileceği değerlendiriliyor. Böyle bir gelişmenin işletmelerin yatırım kararlarını ve işletme sermayesi finansmanını desteklemesi bekleniyor. Önümüzdeki dönemde temel beklenti, ekonominin bütün kesimlerine yayılan hızlı bir kredi genişlemesinden çok, üretim, ihracat ve yatırımları destekleyen seçici bir finansal normalleşmenin gerçekleşmesi yönünde şekilleniyor.

Çin’in dış ticaret fazlası 133,5 milyar dolara ulaştı Haber

Çin’in dış ticaret fazlası 133,5 milyar dolara ulaştı

Çin’in dış ticaret performansı eylül ayında güçlü bir yükseliş gösterdi. Çin Gümrükler Genel İdaresi tarafından açıklanan verilere göre, ülkenin ihracatı yıllık bazda yüzde 36,3 artarak 447,1 milyar dolara, ithalatı ise yüzde 31 yükselerek 313,6 milyar dolara ulaştı. Eylül ayında 133,5 milyar dolar olarak hesaplanan dış ticaret fazlası, Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Çin, Ocak 2025’te 137,9 milyar dolarlık dış ticaret fazlası vermişti. Teknoloji ürünlerine talep ihracatı destekledi Çin Gümrükler Genel İdaresinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Vang Cün, ihracattaki güçlü artışta yapay zekâ bilgisayar sistemleri ve elektrik altyapısına yönelik küresel talebin etkili olduğunu belirtti. Bu talebin çip ve elektronik bileşenlere yönelik siparişleri artırdığı ifade edildi. Eylül ayında Çin’in ABD’ye ihracatı yıllık yüzde 39,5, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkelerine ihracatı yüzde 52,2, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihracatı ise yüzde 25,2 arttı. İthalat artışı da hız kazandı Çin’in ithalatı eylülde yıllık yüzde 31 artarak 313,6 milyar dolara yükseldi. Bu oran, ağustos ayında kaydedilen yüzde 28,2’lik artışın üzerinde gerçekleşti. Yılın ilk üç çeyreğinde ithalat yıllık yüzde 27,5 artışla 2,43 trilyon dolara ulaştı. Teknoloji ürünleri, ithalat büyümesinin başlıca itici güçlerinden biri oldu. Küresel enerji ve ham madde fiyatlarındaki yükseliş de ithalat değerlerini etkiledi. Dış ticaret fazlasında yeni rekor beklentisi Çin’in dış ticaret fazlası yılın ilk dokuz ayında 938,1 milyar dolara ulaştı. Ülkenin 2025 yılında 1,19 trilyon doları aşan dış ticaret fazlasının ardından bu yıl da yeni bir rekora ulaşabileceği değerlendiriliyor. ING Group Çin Başekonomisti Lynn Song, ihracat, ithalat ve dış ticaret fazlasının eylülde beklentilerin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Song, temel ticari ilişkilerin yıl sonuna kadar istikrarlı kalmasının Çin ekonomisinin büyümesini destekleyebileceğini belirtti. Song’a göre teknoloji ve ulaşım sektörleri, Çin’in ihracat performansında öne çıkan alanlar arasında yer alıyor. Ülkenin ihracat ürünleri ve pazarlarının son 10 yılda önemli ölçüde değiştiğini belirten Song, daha yüksek katma değerli ürünlerin ihracattaki ağırlığının arttığını ifade etti. Enflasyon verileri iç talepteki zayıflığa işaret etti Çin’in dış ticaretindeki güçlü performansa karşın enflasyon verileri iç tüketimin henüz yeterince güçlenmediğini gösterdi. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), eylülde yıllık yüzde 0,9 artarak ağustos ayına göre hızlandı ancak piyasa beklentilerinin altında kaldı. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yıllık yüzde 5 yükseldi. Böylece üretici fiyatları Haziran 2022’den bu yana en hızlı artışını kaydetti. ÜFE için piyasa beklentisi yüzde 3,8 seviyesindeydi. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, üretici fiyatlarındaki artışta etkili oldu. Ekonomi yönetiminden yeni destek adımları gelebilir Dış ticaretin büyümeye sağladığı katkıya rağmen iç tüketimdeki zayıf görünüm, Çin ekonomi yönetiminin büyüme hedeflerini desteklemek amacıyla yeni politika adımları atabileceği beklentisini güçlendirdi. Lynn Song, son aylarda hızlanan ihracatın Çin’in geçen yılki rekor dış ticaret fazlasını aşmasına imkân sağlayabileceğini belirtti. Teknoloji ürünlerine yönelik talebin sürmesi ve ticari ilişkilerin istikrarlı kalması, yılın geri kalanında dış ticaret performansının seyrini belirleyecek başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

BIST 100 güne düşüşle başladı Haber

BIST 100 güne düşüşle başladı

Küresel piyasalarda ise yatırımcıların odağı ABD’de açıklanacak enflasyon verisine ve Fed’in Bej Kitap raporuna çevrildi. BIST 100 endeksi 12.231 puandan açıldı Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 18,71 puan ve yüzde 0,15 değer kaybederek güne 12.231,97 puandan başladı. Endeks, önceki işlem gününde alış ağırlıklı bir seyir izleyerek yüzde 0,82 yükselmiş ve günü 12.250,68 puandan tamamlamıştı. Bankacılık ve holding endekslerinde düşüş Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,17, holding endeksi ise yüzde 0,45 geriledi. Sektör endeksleri arasında farklı bir görünüm öne çıktı. Orman, kağıt ve basım sektörü yüzde 1,01 ile en fazla yükselen sektör oldu. Finansal kiralama ve faktoring endeksi ise yüzde 4,87 düşüşle en fazla değer kaybeden sektör olarak kaydedildi. Küresel piyasalar ABD enflasyon verisine odaklandı Küresel piyasalarda teknoloji şirketlerinin hisselerindeki dalgalanmalar, yükselen petrol fiyatları ve ABD bankalarının bilançolarından gelen karışık sinyaller nedeniyle yön arayışı sürüyor. Yatırımcıların gündeminde bugün açıklanacak ABD enflasyon verisi bulunuyor. Verinin, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası beklentileri üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed’in Bej Kitap raporu da yurt dışı piyasalarda takip edilecek gelişmeler arasında yer alıyor. TCMB Başkanı Karahan’dan Türk lirası mesajı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Bangkok’ta gerçekleştirdiği “Türkiye’de Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası” başlıklı sunumda, yüksek enerji fiyatlarına rağmen temel enflasyondaki yavaşlamaya dikkat çekti. Karahan, sıkı para politikası altında Türk lirasına yönelik tercihin güçlü kalmaya devam ettiğini belirtti. Fon çıkışlarının, yerleşiklerin TL cinsi varlıklara yönelik tercihini kayda değer ölçüde zayıflatmadığını ifade etti. BIST 100’de 12.100 ve 12.000 puan destek konumunda Analistler, yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu belirtirken BIST 100 endeksinde teknik seviyelerin izleneceğini değerlendiriyor. Endekste 12.100 ve 12.000 puan seviyeleri destek, 12.400 ve 12.500 puan seviyeleri ise direnç olarak öne çıkıyor. Küresel piyasalardaki gelişmeler ve ABD enflasyon verisinin, Borsa İstanbul’da gün içindeki fiyatlamalar üzerinde etkili olması bekleniyor.

Altın fiyatları yeniden yükselişte Haber

Altın fiyatları yeniden yükselişte

Ons altın da yüzde 1,73 yükselerek 4 bin 200 dolar seviyesini aştı. Altın fiyatları neden yükseliyor? Altın piyasasında haftanın son işlem gününde yukarı yönlü hareket öne çıktı. Gram altın yüzde 1,92 değer kazanarak 6 bin 668 liradan işlem görürken, gün içindeki en yüksek seviyesi 6 bin 671 lira oldu. Ons altın ise yüzde 1,73 yükselişle 4 bin 200 dolar seviyesini aştı. Altındaki yükselişte doların değer kazanımının hız kesmesi ve ABD Hazine tahvil getirilerindeki gerileme etkili oldu. Doların yükselişinin duraklaması, dolar cinsinden fiyatlanan altın ve gümüşü diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha erişilebilir hale getirdi. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi de üst üste ikinci seansta geriledi. Trump’ın İran açıklaması piyasaları destekledi ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD’nin kasım ayında yapılacak ara seçimlerden önce İran’a saldırmayacağını açıklaması da piyasalarda yakından takip edildi. Trump, iki ülke arasında yaklaşık altı aydır devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla “verimli” görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Açıklamalar, Orta Doğu’daki gelişmeleri izleyen piyasalarda risk iştahını destekleyen unsurlardan biri oldu. Enflasyon endişesi altın için risk oluşturuyor Critical Metals Üst Yöneticisi Tony Sage, olası para politikası sıkılaştırmasının altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi. Sage, Orta Doğu’da arz kesintisi risklerinin artmasıyla petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini canlı tuttuğunu belirtti. Devam eden merkez bankası talebinin ise altındaki olası kayıpları sınırlayabileceğini ifade etti. Gözler Fed’in faiz kararında Yatırımcılar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına ilişkin yeni ipuçları verebilecek ekonomik verileri takip ediyor. Açıklanacak verilerin, Fed’in ekim ayındaki toplantısı öncesinde piyasa beklentileri üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed, geçen ay politika faizini 25 baz puan artırmıştı. Aralık faiz artışı beklentisi güçlendi CME FedWatch verilerine göre piyasalarda ekim ayında faiz artırımı ihtimali yüzde 18, aralık ayında ise yüzde 82 olarak fiyatlanıyor. Altın, geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak değerlendirilirken, yüksek faiz oranları faiz getirisi sağlamayan değerli metalin cazibesini azaltabiliyor. Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının seyrinde Fed’in faiz politikası, ABD tahvil getirileri, doların yönü ve Orta Doğu’daki gelişmeler belirleyici olacak.

ECB’den faiz politikasında temkinli mesaj Haber

ECB’den faiz politikasında temkinli mesaj

Eylül toplantısı tutanaklarında, Avro Bölgesi enflasyon görünümüne ilişkin risklerin yukarı yönlü olduğu konusunda üyelerin görüş birliğine vardığı belirtildi. ECB nötr iletişim tercih etti Avrupa Merkez Bankasının 9-10 Eylül 2026 tarihli para politikası toplantısına ilişkin tutanaklar yayımlandı. Tutanaklar, ECB Yönetim Konseyinin enerji fiyatlarındaki olağanüstü oynaklık ve ekonomik belirsizlik nedeniyle “aşırı ihtiyatlı” bir yaklaşımı sürdürdüğünü ortaya koydu. Üyeler, Avro Bölgesi enflasyon görünümüne ilişkin risklerin yukarı yönlü olduğu konusunda birleşti. ECB yetkilileri, belirsizliğin yüksek olduğu mevcut ortamda iletişimde nötr bir dil kullanılmasının önemine dikkat çekti. Böylece eylül ayında alınan faiz artışının önceden belirlenmiş bir sıkılaştırma döngüsünün başlangıcı olduğu izleniminin oluşmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı belirtildi. Tutanaklarda ayrıca, söz konusu faiz artışının “son faiz artışı” olduğu yönünde bir sinyal verilmesinden kaçınıldığı ve para politikasında ihtiyatlı yaklaşımın sürdürülmesi gerektiği vurgulandı. Enerji fiyatları enflasyon riskini artırıyor ECB üyeleri, enerji şokunun daha da derinleşmesi halinde bunun ürün fiyatları ve ücretler üzerindeki etkisinin önceki tahminlerden daha güçlü olabileceği uyarısında bulundu. Piyasa bazlı enflasyon beklentilerinin büyük ölçüde enerji fiyatlarındaki gelişmeler tarafından şekillenmeye devam ettiği belirtilirken, olası arz kesintileri ve düşük depolama seviyeleriyle birlikte yaşanabilecek soğuk bir kışın doğal gaz fiyatlarını yeniden yukarı çekebileceği ifade edildi. Enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalma süresi uzadıkça, bunun genel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskısının da artabileceği değerlendirildi. İkinci tur etkiler yakından izleniyor Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı yüksek enerji maliyetlerinin tüketiciler ve şirketler üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. ECB yetkilileri, bu durumun ücretler ve fiyatlar arasında birbirini besleyen ikinci tur etkiler oluşturabileceği konusunda da uyarıda bulundu. Yüksek enerji maliyetlerinin etkisiyle Avro Bölgesi'nde enflasyon eylülde yüzde 3,8'e çıkarak son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ECB, genel enflasyonun 2027'nin ilk yarısına kadar yüzde 2'lik hedefin belirgin şekilde üzerinde kalmasını bekliyor. Piyasaların gözü aralık toplantısında Finansal piyasalarda, ECB Yönetim Konseyinin bu ay sonunda gerçekleştireceği toplantıda politika faizini yüzde 2,50 seviyesinde sabit bırakacağı beklentisi öne çıkıyor. Buna karşılık piyasalarda, aralık ayında yılın üçüncü faiz artışının gündeme gelebileceği fiyatlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.