SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enflasyon

Ekometre - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Piyasalardan faiz kararına ilk tepki Haber

Piyasalardan faiz kararına ilk tepki

Kararın ardından ekonomistler, TCMB'nin piyasa beklentilerini karşıladığını ve finansal piyasalarda sürpriz yaratmadığını ifade etti. Uzmanlar, karar sonrası döviz kuru, tahvil piyasası ve Borsa İstanbul'daki dengeli görünümün para politikasına duyulan güvenin göstergesi olduğunu belirtti. "Piyasalar şaşırtılmadı" Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak, Merkez Bankası'nın mevcut jeopolitik riskleri ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkilerini dikkate alarak hareket ettiğini söyledi. Okşak, iç talepte yavaşlama sinyallerinin sürdüğüne dikkat çekerek, TCMB'nin enflasyondaki riskleri büyük ölçüde maliyet kaynaklı değerlendirdiğini ve gerektiğinde ilave adımlar atabileceği mesajını verdiğini ifade etti. "Karar güven unsurunu güçlendirdi" Stratejist Cüneyt Paksoy ise Merkez Bankası'nın mevcut koşullarda finansal istikrarı önceliklendirdiğini belirterek, kararın ardından piyasalarda oluşan sakin fiyatlamaların dikkat çekici olduğunu söyledi. Paksoy, gösterge tahvil faizlerinde sınırlı gerileme ve kur tarafındaki dengeli görünümün, yatırımcıların TCMB'nin politikalarına duyduğu güveni yansıttığını ifade etti. "Türkiye ilk pozitif ayrışan ülkelerden biri olabilir" Jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarının normalleşmesi halinde Türkiye'nin olumlu ayrışabilecek ekonomiler arasında yer aldığını vurgulayan Paksoy, özellikle petrol fiyatlarının yeniden 75-85 dolar bandına gerilemesinin piyasalar açısından önemli bir destek oluşturacağını belirtti. Paksoy'a göre mevcut süreçte enflasyonun seyri ve küresel gelişmeler faiz indirimlerinin zamanlamasında belirleyici olmaya devam edecek. Yapısal adımlar vurgusu Ekonomistler, para politikasının yanı sıra yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformların da önem taşıdığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre Merkez Bankası mevcut dönemde "bekle-gör" yaklaşımını korurken, finansal istikrarı destekleyen adımların sürdürülmesi piyasalar açısından olumlu bir görünüm oluşturuyor.

Dünya Bankası büyüme tahminlerini düşürdü Haber

Dünya Bankası büyüme tahminlerini düşürdü

Dünya Bankası, Türkiye'nin 2026 büyüme tahminini de yüzde 3,7'den yüzde 2,8'e çekti. Dünya Bankası, Haziran 2026 Küresel Ekonomik Beklentiler Raporu'nda küresel ekonomiye ilişkin büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Raporda, Orta Doğu'da devam eden çatışmalar, enerji piyasalarındaki belirsizlikler ve artan finansman maliyetlerinin dünya ekonomisi üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı. Banka, küresel ekonominin 2025 yılında yüzde 2,9 büyümesinin ardından 2026 yılında yüzde 2,5'e yavaşlayacağını öngördü. Küresel büyümenin 2027 yılında ise yüzde 2,8'e yükselmesi bekleniyor. Enerji şoku ve enflasyon riski Raporda, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksaklıkların enerji piyasaları üzerindeki etkisine dikkat çekildi. Temmuz ayında normalleşmenin başlaması varsayımıyla Brent petrolün varil fiyatının bu yıl ortalama 94 dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edildi. Artan enerji maliyetlerinin gübre ve gıda fiyatları üzerinde de baskı oluşturacağı belirtilirken, küresel enflasyonun yüzde 3,3 seviyesinden yüzde 4'e yükselebileceği ifade edildi. Dünya Bankası, enerji arzındaki sorunların beklenenden daha uzun sürmesi halinde küresel büyümenin yüzde 1,3'e kadar gerileyebileceği ve enflasyonun yüzde 4,4'e çıkabileceği uyarısında bulundu. Türkiye tahmini aşağı revize edildi Raporda Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminleri de aşağı yönlü güncellendi. Buna göre Türkiye'nin 2026 yılı büyüme beklentisi yüzde 3,7'den yüzde 2,8'e, 2027 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 4,4'ten yüzde 3,7'ye çekildi. Dünya Bankası, Türkiye ekonomisinin 2028 yılında yüzde 4,3 büyümesini bekliyor. Gelişmekte olan ülkelerde yavaşlama Rapora göre gelişmekte olan ekonomilerde büyüme oranının 2025'teki yüzde 4,4 seviyesinden 2026'da yüzde 3,6'ya gerilemesi bekleniyor. Bu oran, salgın sonrası dönemin en düşük seviyesi olarak dikkat çekiyor. Dünya Bankası, özellikle Çin ve Hindistan dışındaki gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ekonomilerle gelir farkını kapatma sürecinde ciddi bir yavaşlama yaşadığına işaret etti. Dünya Bankası'ndan destek mesajı Kurum, krizden etkilenen gelişmekte olan ülkeler için 50 ila 60 milyar dolarlık finansmanı hızlı şekilde devreye almaya hazır olduğunu açıkladı. Dünya Bankası, mevcut koşulların devam etmesi halinde destek kapasitesinin 15 aylık dönemde 80 ila 100 milyar dolar seviyesine çıkarılabileceğini bildirdi. Uzmanlar, raporun küresel ekonomide büyümenin tamamen durmayacağına ancak enerji fiyatları, jeopolitik riskler ve yüksek faiz ortamının önümüzdeki dönemde büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam edeceğine işaret ettiğini belirtiyor.

Avrupa savunma endeksi geriledi Haber

Avrupa savunma endeksi geriledi

Avrupa savunma sanayi hisselerinde son aylarda dikkat çekici bir düzeltme yaşanıyor. Son yılların en güçlü yatırım temalarından biri olan sektör, yükselen finansman maliyetleri ve değişen savaş teknolojilerinin etkisiyle yeni bir dönüşüm sürecine girdi. Stoxx Europe Targeted Defence Endeksi, yıl başında gördüğü zirveden bu yana yüzde 15'in üzerinde değer kaybetti. Analistler, bu geri çekilmenin yalnızca piyasa düzeltmesi değil, savunma sektöründeki yapısal dönüşümün de bir göstergesi olduğunu değerlendiriyor. Dev şirketlerde milyarlarca euroluk kayıp Sektörün önde gelen şirketleri arasında yer alan BAE Systems, Rolls-Royce, Thales, Leonardo ve Rheinmetall'in piyasa değerlerinde milyarlarca euroluk erime yaşandı. Uzmanlara göre yatırımcılar artık savunma harcamalarının büyüklüğünden çok, bu harcamaların nasıl finanse edileceğine odaklanıyor. Citi Avrupa Savunma Analisti Charles Armitage, piyasanın önceki dönemde savunma bütçelerindeki artışı fiyatladığını, yeni dönemde ise finansman ve sürdürülebilirlik konularının öne çıktığını belirtti. Borçlanma baskısı artıyor Yükselen faiz oranları ve enflasyon beklentileri, Avrupa hükümetlerinin savunma harcamalarını borçlanma yoluyla finanse etmesini zorlaştırıyor. Enerji maliyetlerindeki yükselişin de kamu bütçeleri üzerindeki baskıyı artırması, yatırımcıların sektörün uzun vadeli büyümesine ilişkin daha temkinli yaklaşmasına neden oluyor. Barclays Avrupa Hisse Senedi Stratejisi Başkanı Emmanuel Cau, piyasaların savunma harcamalarının sürdürülebilirliğini sorgulamaya başladığını ifade etti. Yeni gözde: Drone ve yapay zekâ Kurumsal yatırımcıların savunma sektöründeki pozisyonlarını azaltmaya başladığına işaret eden veriler, sermayenin yeni nesil savunma teknolojilerine yöneldiğini gösteriyor. Özellikle insansız hava araçları, yapay zekâ destekli savunma sistemleri, elektronik harp çözümleri ve yazılım tabanlı teknolojiler geliştiren şirketler yatırımcıların radarına girmiş durumda. Fransız drone üreticisi Parrot ile İsveç merkezli MilDef'in son dönemde gösterdiği performans, bu değişimin somut örnekleri arasında gösteriliyor. Sektörde yapısal dönüşüm Analistler, Avrupa savunma sanayiinde yaşanan değişimin geçici bir fiyat hareketinden çok daha fazlası olduğuna dikkat çekiyor. Geleneksel ağır savunma sanayi şirketlerinden teknoloji odaklı savunma firmalarına doğru yaşanan sermaye kaymasının, geleceğin savaş teknolojilerine yönelik beklentileri yansıttığı belirtiliyor. Bununla birlikte uzmanlar, savunma sektöründe alınan siparişlerin gelir ve kârlılığa dönüşüm sürecinin beklenenden daha uzun sürmesinin sektör hisseleri üzerindeki baskıyı bir süre daha devam ettirebileceğini değerlendiriyor.

Sütaş: Avrupa ile rekabet edemiyoruz Haber

Sütaş: Avrupa ile rekabet edemiyoruz

Yüksek üretim maliyetleri, Türkiye süt ve süt ürünleri sektörünün ihracat performansını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, dünya fiyatlarının üzerinde seyreden üretim maliyetleri nedeniyle ihracat pazarlarında rekabet gücünün zayıfladığını söyledi. 2022 yılında 65 milyon dolarla ihracat rekoru kıran Sütaş'ın dış satışları, artan maliyetlerin etkisiyle 2025 yılında 25 milyon dolar seviyesine geriledi. Bingöl Entegre Tesisleri'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, Türkiye'nin süt ürünleri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak maliyet baskısının sektörü zorladığını ifade etti. "Türkiye'nin üretim maliyetleri Avustralya, Yeni Zelanda ve Avrupa'nın üzerinde" diyen Yılmaz, "Bizim 8 bin dolara sattığımız tereyağı Avrupa'da 4 bin 500 dolara bulunabiliyor. Küresel pazarlarda doğal olarak daha düşük maliyetle üretim yapan ülkeler tercih ediliyor. Sektörün önünü açacak düzenlemelerle ihracatın desteklenmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin coğrafi konumu sayesinde çevre ülkelerin süt ürünleri ihtiyacını karşılayabilecek önemli bir üretim merkezi olabileceğini belirten Yılmaz, sektörün gelişimi için üretici ve sanayicinin ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Ulusal Süt Konseyi'nin açıkladığı çiğ süt tavsiye fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, sektörde ortak akıl ve iş birliği kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Olumsuz söylemlerin yatırım iştahını azalttığını belirten Yılmaz, tarım ve gıda sanayisinin birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu vurguladı. Sütaş'ın üreticilere yönelik destek politikalarına da değinen Yılmaz, işletmelerin büyümesini teşvik eden bir model uyguladıklarını belirterek, üretim kapasitesi arttıkça verilen teşviklerin de yükseldiğini söyledi. Öte yandan Yılmaz, 2025 yılında enflasyon yüzde 30'un üzerinde gerçekleşmesine rağmen süt ürünlerindeki fiyat artışlarının yüzde 27 seviyesinde kaldığını belirterek, verimlilik ve Ar-Ge yatırımları sayesinde maliyet baskısını yönetmeye çalıştıklarını ifade etti. Şirketin enerji ihtiyacının önemli bölümünü hayvansal atıklardan elde edilen biyogazdan karşıladığını söyleyen Yılmaz, her yıl yüzde 15-20 büyüme hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.

 Çin altın rezervlerini güçlendirmeyi sürdürüyor Haber

 Çin altın rezervlerini güçlendirmeyi sürdürüyor

Bankanın altın alım serisi 19 aya ulaşırken, döviz rezervlerinde de yükseliş kaydedildi. Çin Merkez Bankası, mayıs ayında da altın alımlarını sürdürerek rezervlerini güçlendirmeye devam etti. Açıklanan verilere göre bankanın altın rezervleri geçen ay 320 bin ons artış gösterdi. Son alımla birlikte Çin Merkez Bankası'nın kesintisiz altın alım serisi 19 aya yükseldi. Bu rakam, bankanın altın rezervlerine ilişkin düzenli veri paylaşımına başladığı 2015 yılından bu yana görülen en uzun alım dönemi olarak kayıtlara geçti. Altın fiyatlarının son aylarda baskı altında kalmasına rağmen Çin'in rezervlerini artırmaya devam etmesi, merkez bankalarının değerli metallere yönelik ilgisinin sürdüğünü ortaya koydu. Ocak ayında tarihi zirvelere yaklaşan altın fiyatları, mayıs ayında üst üste üçüncü aylık düşüşünü yaşadı. Küresel enflasyon endişeleri ve faiz oranlarının uzun süre yüksek kalabileceğine yönelik beklentiler, altın üzerinde baskı oluşturan temel faktörler arasında yer aldı. Buna rağmen merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejileri kapsamında altın alımlarını sürdürmesi, piyasaya önemli destek sağlamaya devam ediyor. Uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs da merkez bankalarının önümüzdeki dönemde altın alımlarını artırabileceğini öngörüyor. Bankaya göre jeopolitik risklerdeki artış ve rezerv çeşitlendirme ihtiyacı, altına olan talebi desteklemeyi sürdürecek. Öte yandan Çin'in döviz rezervlerinde de artış yaşandı. Nisan ayında 3 trilyon 411 milyar dolar seviyesinde bulunan toplam döviz rezervi, mayıs ayında 3 trilyon 442 milyar dolara yükseldi. Mayıs verileri, Çin'in hem altın hem de döviz rezervlerini güçlendirme stratejisini sürdürdüğünü ortaya koydu.

Altın fiyatları yükselişe geçti Haber

Altın fiyatları yükselişe geçti

Jeopolitik risklerde tansiyonun düşebileceğine yönelik beklentiler ve enflasyon kaygılarındaki sınırlı gerileme, yatırımcıların yeniden altına yönelmesine neden oldu. Külçe altın yüzde 1,6’ya varan yükselişle ons başına yaklaşık 4.580 dolara kadar çıkarak geçen haftaki kayıplarını büyük ölçüde telafi etti. Spot altın ise Singapur işlemlerinde yüzde 1,2 artışla 4.562 dolar seviyelerinde işlem gördü. ABD’li yetkililer, İran ile yürütülen görüşmelerde anlaşma metni üzerindeki çalışmaların sürdüğünü belirtirken, nihai onayın birkaç günü bulabileceğini ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada anlaşma konusunda “aceleci davranmayacağını” söyledi. Daha önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temasların sürdüğünü belirterek Hürmüz Boğazı konusunda kısa süre içinde olumlu gelişmeler yaşanabileceği mesajını vermişti. Analistler ise piyasaların temkinli duruşunu koruduğunu belirtiyor. Sydney merkezli Global X ETF analisti Justin Lin, yatırımcıların yükselişin kalıcı olup olmadığını görmek için İran tarafından daha somut adımlar beklediğini söyledi. Lin’e göre piyasalar, geçmişte sonuçsuz kalan diplomatik açıklamalar nedeniyle haber akışına daha kontrollü tepki veriyor. Öte yandan altın, şubat sonunda başlayan İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerden bu yana yaklaşık yüzde 13 değer kaybetmiş durumda. Enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon baskısını artırması ve faiz beklentilerini yukarı çekmesi, son dönemde değerli metaller üzerinde baskı oluşturmuştu. Piyasalar şimdi gözünü ABD Merkez Bankası’nın yeni Başkanı Kevin Warsh’ın vereceği mesajlara çevirdi. Faiz politikalarına ilişkin olası sinyallerin, önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Diğer değerli metallerde de yükseliş görüldü. Gümüş yüzde 3 değer kazanırken, platin ve paladyum fiyatları da artış kaydetti. Bloomberg Dolar Spot Endeksi ise yüzde 0,3 geriledi.

FED tutanaklarında yeni faiz artışı sinyali Haber

FED tutanaklarında yeni faiz artışı sinyali

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yayımladığı Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tutanaklarında, politika faizinin yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutulduğu toplantıda yetkililerin büyük bölümünün temkinli duruşunu koruduğu görüldü. Tutanaklarda, enflasyonun halen yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrettiği, ekonomik aktivitenin ise güçlü kalmaya devam ettiği belirtildi. Buna karşın istihdam piyasasında büyümenin yavaşladığı ve işsizlik oranında belirgin bir değişim yaşanmadığı ifade edildi. Fed yetkilileri, özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği vurgulandı. Tutanaklarda dikkat çeken en önemli mesaj ise bazı üyelerin, enflasyonun kalıcı şekilde yüksek seyretmesi halinde ilave sıkılaşmanın uygun olabileceğini değerlendirmesi oldu. Böylece Fed’in yeniden faiz artırımı ihtimalini masada tuttuğu görüldü. Öte yandan bazı üyeler, dezenflasyon sürecinin yeniden güç kazanması veya iş gücü piyasasında belirgin zayıflama görülmesi halinde yılın ilerleyen dönemlerinde faiz indiriminin mümkün olabileceğini belirtti. Fed yetkilileri ayrıca enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalmasının enflasyon beklentilerini bozabileceği ve para politikasında daha zor bir denge yaratabileceği uyarısında bulundu.

Altın kotası Türkiye’nin mücevher üretim gücünü eritti Haber

Altın kotası Türkiye’nin mücevher üretim gücünü eritti

Sektör temsilcilerine göre Türkiye, ortaya çıkan yeni fırsatı mevcut regülasyonlar nedeniyle kaçırma riskiyle karşı karşıya. Takı Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (TÜİD) Başkanı Mustafa Kamar, kota öncesinde Türkiye’nin dünyanın en güçlü üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğunu ancak uygulanan sınırlamalar sonrası sektörün ciddi güç kaybettiğini söyledi. Kamar’a göre cari açığın temel nedeni üretici ve ihracatçılar değil, yüksek enflasyon ortamında vatandaşın artan altın talebiydi. Buna rağmen alınan önlemler doğrudan ihracatçıları etkiledi. Sektör temsilcileri, kota sonrası Türkiye’nin altın ve mücevher ihracatında hem üretim hem istihdam tarafında sert kayıp yaşadığı görüşünde birleşiyor. Üretim Dubai’ye kaydı, şimdi yeni adres aranıyor Sektördeki birçok üretici ve yatırımcı, son üç yılda faaliyetlerini başta Dubai olmak üzere farklı merkezlere taşırken; İtalya, Özbekistan ve Mısır gibi ülkeler de yatırımcı çekmek için devreye girdi. Kamar, özellikle Türk üreticilerin Afrika, Orta Doğu ve Asya pazarlarına erişim için Dubai’yi bir lojistik ve ticaret merkezi olarak kullandığını belirterek, bazı firmaların kalıpları Türkiye’de hazırlayıp üretimi Dubai’de gerçekleştirdi. Ancak ABD-İran-İsrail hattında yükselen gerilim ve Ortadoğu’daki savaş ortamı, Dubai merkezli üretim modelini de baskı altına aldı. Irak pazarındaki daralma ve bölgede çalışan Hintli ile Pakistanlı iş gücünün ayrılması, üretim süreçlerini ciddi biçimde etkiledi. Kuyumcukent’te büyük boşalma Sektördeki dönüşümün en dikkat çekici göstergelerinden biri ise Kuyumcukent oldu. Kamar’ın verdiği bilgiye göre, 2022 yılında boş mağaza bulunamayan merkezde bugün doluluk oranları ciddi şekilde geriledi. Sektör temsilcileri, üretim göçü nedeniyle hem iç piyasada canlılığın azaldığını hem de Türkiye’nin küresel rekabet gücünün zayıfladığını belirtiyor. Kapalıçarşı’da nakit sıkışıklığı Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk ise Dubai bağlantılı ticaretin yavaşlamasının Kapalıçarşı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yıldırımtürk’e göre daha önce Türkiye’de üretilip Dubai’ye gönderilen ürünlerden piyasaya ciddi miktarda nakit girişi sağlanıyordu. Bu ticaretin yavaşlamasıyla birlikte piyasadaki nakit döngüsü zayıfladı ve esnafın finansmana erişimi zorlaştı. İhracatta tonaj bazlı sert düşüş Sektör temsilcileri, ihracat rakamlarının değer bazında güçlü görünmesine rağmen miktar tarafında ciddi daralma yaşandığını ifade ediyor. Altın fiyatlarındaki hızlı yükseliş nedeniyle toplam ihracat değeri yüksek görünse de tonaj bazında büyük kayıp oluştu. Mustafa Kamar’ın verdiği bilgilere göre, sektörün ihracatı 2022 sonunda yaklaşık 185 ton seviyesindeyken bugün 50-60 ton bandına kadar geriledi. Aynı dönemde birçok işletmede çalışan sayısı da önemli ölçüde düştü. Sektör temsilcileri, mevcut kota ve regülasyonların yeniden gözden geçirilmesi halinde Türkiye’nin yeniden bölgesel üretim merkezi haline gelebileceğini savunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.