SON DAKİKA
Hava Durumu

#Para Politikası

Ekometre - Para Politikası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Para Politikası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TCMB faiz kararını açıkladı Haber

TCMB faiz kararını açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, 10 Eylül 2026 Perşembe günü gerçekleştirdiği toplantının ardından merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. TCMB ayrıca gecelik vadede borç verme faizini yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde değiştirmedi. Faiz oranlarında değişiklik yapılmadı Eylül toplantısında faiz oranlarında değişikliğe gitmeyen Para Politikası Kurulu, para politikası duruşunu mevcut seviyelerde korudu. TCMB’nin karar metninde, son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin verilerin ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi. Öte yandan Kurul, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti. Ocak ayından bu yana yeni indirim yok TCMB, 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısı olan 22 Ocak'ta politika faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye indirmişti. Aynı toplantıda gecelik borç verme faizi yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e çekilmişti. Ocak ayındaki indirimin ardından 12 Mart, 22 Nisan, 11 Haziran ve 23 Temmuz tarihlerindeki PPK toplantılarında politika faizi yüzde 37’de sabit tutuldu. Eylül toplantısında alınan son kararla birlikte, yaklaşık sekiz aydır politika faizinde yeni bir indirime gidilmemiş oldu.

Wall Street petrol ve tahvil faizleriyle geriledi Haber

Wall Street petrol ve tahvil faizleriyle geriledi

Dow Jones yüzde 0,77, S&P 500 yüzde 0,48 ve Nasdaq yüzde 0,64 geriledi. New York borsasında satış baskısı gün boyunca etkili oldu. Enerji arzına ilişkin endişelerle petrol fiyatlarının yükselmesi ve ABD tahvil faizlerindeki artış, yatırımcıların risk iştahını sınırladı. Kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 0,77 azalarak 52.380,66 puana geriledi. S&P 500 endeksi yüzde 0,48 düşüşle 7.636,36 puana, Nasdaq endeksi ise yüzde 0,64 kayıpla 26.253,34 puana indi. Tahvil faizleri yükseldi ABD Hazine Bakanlığının uzun vadeli tahvillerde geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artıracağını açıklamasının ardından tahvil piyasasında satış baskısı öne çıktı. Hazine, yarın 6 milyar dolara kadar 10 ila 20 yıl vadeli tahvil geri alımı gerçekleştireceğini duyurdu. Açıklamanın ardından ABD'nin 10 yıl vadeli Hazine tahvili faizi yüzde 4,86'ya yaklaşarak Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. 30 yıl vadeli tahvil faizi de yüzde 5,31'e kadar yükseldi. Tahvil faizlerindeki yükseliş, şirketlerin finansman maliyetleri ve hisse senedi değerlemeleri üzerindeki baskıyı artırarak borsadaki satışları destekledi. Brent petrol 100 doları aştı Jeopolitik gelişmeler de piyasalardaki risk algısının yükselmesine neden oldu. ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması ve enerji arzında daha fazla aksama yaşanabileceğine ilişkin endişeler, petrol fiyatlarında sert yükselişe yol açtı. Brent petrolün varil fiyatı temmuzdan bu yana ilk kez 100 dolar seviyesini aştı. Brent petrolün vadeli kontratları TSİ 23.15 itibarıyla yüzde 3,8 artışla 101,67 dolardan işlem gördü. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı da yüzde 4,1 yükselerek 96,85 dolara çıktı. Gözler enflasyon verilerinde Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonun yeniden güçlenebileceği endişelerini artırdı. Piyasalarda gözler bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verilerine çevrildi. Verilerin, ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek hafta gerçekleştireceği para politikası toplantısında alacağı karara ilişkin beklentilere yön vermesi bekleniyor. Yatırımcılar bir yandan enflasyon görünümünü, diğer yandan petrol fiyatlarındaki yükselişin ekonomik aktivite ve şirket kârlılıkları üzerindeki olası etkilerini izliyor.

Fed beklentileri değişti gözler ABD istihdam verisinde Haber

Fed beklentileri değişti gözler ABD istihdam verisinde

Piyasaların yönünü belirlemesi beklenen en önemli veri ise bugün açıklanacak ABD tarım dışı istihdam raporu olacak. Küresel piyasalarda haftanın son işlem gününde pozitif hava öne çıkıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımına gideceği yönündeki beklentilerin zayıflaması ve tahvil faizlerindeki gerileme, yatırımcıların risk iştahını destekledi. Piyasalarda bugün ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazançlar başta olmak üzere istihdam verileri izlenecek. Söz konusu verilerin Fed’in önümüzdeki dönemde izleyeceği para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed beklentileri piyasaları destekledi Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller’ın, ekonomik verilerin enflasyon baskılarının hafiflediğini teyit etmesi halinde bu ayki para politikası toplantısında faiz oranlarının sabit tutulmasını destekleyebileceğine yönelik açıklaması, faiz artırım beklentilerini zayıflattı. Açıklamanın ardından Fed’in eylül ayında faiz artırımına gideceğine ilişkin öngörüler yüzde 70 seviyelerinden yüzde 50'lere kadar geriledi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,78 seviyesinde yatay seyrederken, dün 4 bin 500 doların üzerini test eden ons altın bugün önceki kapanışın hemen üzerinde 4 bin 474 dolar seviyesinde işlem görüyor. Fed’in sıkı para politikasına yönelik endişelerin azalması ve tahvil faizlerindeki gevşeme, küresel risk iştahını desteklerken, Bitcoin de mayıs ayından bu yana ilk kez 82 bin doların üzerini test etti. Kripto para daha sonra 81 bin dolar seviyesinde dengelendi. Vance: Faizlerin düşmesi gerektiğine inanıyoruz ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında Fed’in faizleri düşürmesi gerektiğine inandıklarını söyledi. İran konusunda da değerlendirmelerde bulunan Vance, askeri, ekonomik ve diplomatik “tüm seçeneklerin” masada olduğunu belirterek, Tahran’la süresiz bir savaş istemediklerini ifade etti. Ticaret cephesinde ise Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD ile olası bir ticaret anlaşmasına hazır olduklarını açıkladı. Carney, iki ülkenin de yararına olacak bir anlaşmanın mümkün olduğunu belirtirken, böyle bir anlaşmanın istikrar ve güvenilirlik temelinde olması gerektiğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump ise Kanada ile yaşanan gerilim nedeniyle Carney’i suçladı ve Kanada ekonomisinin çökebileceğini savundu. Petrol ve dolar yükselişte Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin etkisiyle kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 artarak 95,7 dolara yükseldi. Dolar endeksi de yüzde 0,1 artışla 99 seviyesinde bulunuyor. Analistler, bugün açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisinin piyasaların yönü açısından belirleyici olabileceğini ve verilerin Fed’in gelecek dönemdeki para politikası hakkında önemli ipuçları verebileceğini belirtiyor. ABD borsaları günü yükselişle tamamladı New York borsası, Fed’in bu ay faiz artırımına gideceği beklentilerinin zayıflamasıyla günü pozitif tamamladı. ABD’de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 29 Ağustos ile biten haftada 206 bine yükselerek piyasa beklentisinin hafif üzerinde gerçekleşti. Ülkenin dış ticaret açığı ise temmuz ayında aylık bazda yüzde 24,4 artışla 88,6 milyar dolara çıktı. Böylece dış ticaret açığı 16 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler, artışta yapay zeka harcamalarının etkili olduğunu değerlendirdi. ABD’de tarım dışı iş gücü verimliliği ikinci çeyrekte yüzde 1,4 yükselirken, Fed’in takip ettiği göstergelerden biri olan birim emek maliyeti aynı dönemde yüzde 1,2 arttı. ISM hizmet sektörü PMI da ağustosta 55,4 seviyesine çıkarak beklentileri aştı ve hizmet sektöründeki büyümenin hızlandığına işaret etti. Öte yandan Nvidia’nın yapay zeka geliştirme platformu Hugging Face’i 12,93 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya vardığını açıklamasının ardından şirket hisseleri yüzde 1,8 yükseldi. ABD’de endeks vadeli kontratlar da güne pozitif başladı. Avrupa borsalarında yükseliş hakim Avro Bölgesi’nde temmuz ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), aylık yüzde 1,6, yıllık yüzde 5,8 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Veriler, haziran ayına kıyasla üretici fiyatlarındaki artışın hızlandığını gösterdi. Analistler, Hürmüz Boğazı kaynaklı tedarik sıkıntılarının enerji maliyetlerini artırmasının Avrupa’daki üretici fiyatlarına yansıdığına dikkat çekti. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in gelecek hafta yapılacak Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı toplantısı öncesinde banka yetkilileriyle görüşmesi bekleniyor. İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başekonomisti Huw Pill ise ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle yükselen enflasyona karşı politika faizinin hızlı şekilde artırılmasının ilerleyen dönemde daha agresif faiz artışlarına duyulabilecek ihtiyacı azaltabileceğini belirtti. Gelişmelerin ardından FTSE 100 yüzde 0,7, DAX 40 yüzde 0,63, CAC 40 yüzde 0,07 ve FTSE MIB 30 yüzde 0,88 yükseldi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar da güne pozitif başladı. Asya piyasalarında teknoloji hisseleri öne çıktı Asya borsalarında da teknoloji şirketleri öncülüğünde yükseliş görüldü. Fed’in faiz artırımına yönelik beklentilerin zayıflaması, teknoloji hisselerine yönelik risk iştahını artırdı. SoftBank Group hisseleri yüzde 9,5, SK Hynix yüzde 4,1, Samsung Electronics yüzde 2,5 ve Baidu yüzde 4 değer kazandı. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırabileceğine ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle 155,3 seviyesine gerileyerek bir ayın en düşük seviyesini gören dolar/yen paritesi, 156 seviyesinin üzerinde dengelendi. Çin yönetimi ise ABD’nin İran’la bağlantılı oldukları gerekçesiyle Çin vatandaşları ve şirketlerine uyguladığı yaptırımların kaldırılması çağrısında bulundu. Kapanışa yakın Kospi yüzde 1,9, Nikkei 225 yüzde 1,2, Hang Seng yüzde 2,1 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 yükseldi.

Japon yeninde kritik eşik dolar 160 seviyesini geçti Haber

Japon yeninde kritik eşik dolar 160 seviyesini geçti

Japon yenindeki değer kaybı yeniden kritik seviyelere ulaştı. Dolar/yen paritesinin 160 seviyesinin üzerine çıkması, Tokyo yönetiminin piyasaya müdahale edip etmeyeceği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Yendeki baskının sürmesi halinde 161 seviyesi ilk kritik eşik olarak izlenirken, önceki müdahaleyle bağlantılı olarak 162,9-163,3 bandı da olası yeni müdahale bölgesi olarak değerlendiriliyor. Yen 160 seviyesini aştı Japon yeni dolar karşısında 160 seviyesinin üzerine çıkarak son dönemdeki zayıf seyrini sürdürdü. Yendeki değer kaybı, para biriminin daha fazla gerilemeye karşı kırılganlığını artırırken, piyasalarda Japon yetkililerin düşüşü sınırlamak amacıyla yeniden harekete geçip geçmeyeceği yakından takip ediliyor. Gözler 161 seviyesinde SMBC Nikko Securities Kıdemli Faiz ve Döviz Stratejisti Rinto Maruyama, olası müdahale açısından ilk olarak 161 seviyesinin izlenmesi gerektiğini belirtti. Maruyama’ya göre yenin bu seviyeyi aşması halinde dikkatler, Japon yetkililerin önceki müdahalede devreye girdiği 162,9-163,3 bandına çevrilebilir. Müdahale için “sürpriz” ihtimali Maruyama, Japon yetkililerin önceki müdahalelerde zamanlama konusunda sürpriz unsurunu korumaya önem verdiğine dikkat çekti. Bu nedenle olası bir müdahalenin yalnızca belirli bir seviyeye bağlı kalmadan herhangi bir anda gerçekleşebileceği değerlendiriliyor. Stratejistler, müdahalenin yen üzerindeki satış baskısını kısa vadede hafifletebileceğini ancak temel piyasa dinamiklerinde değişiklik yaşanmadığı sürece kalıcı bir toparlanmanın zor olabileceğini belirtiyor. Yen önceki kazanımlarını geri verdi Japon yeni, temmuz sonunda gerçekleştirilen ve rekor büyüklüğe ulaşan müdahalenin ardından elde ettiği kazanımların yarısından fazlasını geri verdi. Para birimi aynı zamanda yılın beşinci aylık düşüşünü kaydetmeye hazırlanıyor. Yendeki son zayıflamada, ABD’de faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceğine yönelik beklentiler ve buna bağlı olarak doların güçlenmesi etkili oldu. Bessent’tan BOJ’a faiz mesajı ABD Hazine Bakanı Scott Bessent da Japonya Merkez Bankasının (BOJ) para politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bessent, BOJ Başkanı Kazuo Ueda’nın para politikası konusunda “doğru olanı yapmasını” beklediğini söyledi. Açıklamalar, BOJ’un yakın dönemde faiz artırabileceğine yönelik beklentileri destekledi. Abenomics dönemi sona mı eriyor? Bessent’a, zayıf yenle mücadele amacıyla BOJ’un art arda faiz artırımlarını değerlendirip değerlendirmemesi gerektiği de soruldu. Bessent, Japon yetkililere ne yapmaları gerektiğini söylemeyeceğini belirtirken, reflasyonist bir program olarak tanımladığı Abenomics döneminin sonuna gelinmiş olabileceğini ifade etti. Piyasalarda şimdi iki gelişme yakından izleniyor: Japonya’nın yenin değer kaybını sınırlamak için yeniden döviz müdahalesine başvurup başvurmayacağı ve BOJ’un faiz politikasında nasıl bir yol izleyeceği. Her iki başlık da yenin kısa vadeli yönü açısından belirleyici olacak.

Altın fiyatlarında sert düşüş Haber

Altın fiyatlarında sert düşüş

Ons altın 4 bin 396 dolara gerilerken gram altın iki işlem gününde 365 TL düşerek 6 bin 818 TL seviyesini gördü. Piyasalarda Fed’in eylül ayında faiz artırabileceği beklentisi yüzde 60’a yükseldi. Altın piyasası yeni haftaya sert satışlarla başladı. Jackson Hole toplantısının ardından güçlenen düşüş eğilimi, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın faiz politikasına ilişkin şahin mesajlarıyla devam ederken, Orta Doğu’daki gerilimin petrol fiyatlarını yukarı taşıması da piyasalardaki enflasyon endişelerini artırdı. Satışların etkisi hem küresel hem de yurt içi altın fiyatlarında belirgin şekilde hissedildi. Gram altın iki işlem gününde 365 TL değer kaybederken ons altın da 19 Ağustos’tan bu yana gördüğü en düşük seviyeye geriledi. Gram altında iki günde 365 TL’lik kayıp Yurt içinde gram altındaki düşüş cuma günü başladı ve yeni haftanın ilk işlem gününde de devam etti. Cuma günü 7 bin 183 TL seviyesinde bulunan gram altın, gün içinde 6 bin 886 TL’ye kadar geriledi. Satış baskısının yeni haftada da sürmesiyle fiyat 6 bin 818 TL seviyesini gördü. Böylece gram altın yalnızca iki işlem gününde 365 TL değer kaybetmiş oldu. Ons altın 4 bin 396 dolara indi Küresel piyasalarda spot altın fiyatı da düşüşünü derinleştirdi. Ons altın 4 bin 396 dolara kadar gerileyerek 19 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. Değerli metal, cuma günü de yüzde 3’ün üzerinde kayıp yaşamıştı. ABD altın vadeli işlemlerinde ise düşüş yüzde 1,4 oldu. Vadeli altın fiyatı 4 bin 466,80 dolara çekildi. Warsh’ın şahin mesajları satış baskısını artırdı Altındaki düşüşün temel nedenlerinden biri, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole toplantısında verdiği mesajlar oldu. Warsh, enflasyonun yüzde 2 hedefi doğrultusunda yeterince ikna edici bir şekilde gerilememesi halinde Fed’in ilave adımlar atması gerekebileceğine işaret etti. Piyasalar bu açıklamaları, faiz artışlarının yeniden gündeme gelebileceği yönünde değerlendirdi. CME FedWatch fiyatlamalarına göre yatırımcılar, Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimalini yaklaşık yüzde 60 seviyesinde fiyatlıyor. Faiz beklentisi yükseldikçe altının cazibesi azalıyor Altının faiz getirisi sağlamaması, yüksek faiz beklentilerinin güçlendiği dönemlerde değerli metal üzerindeki baskıyı artırabiliyor. Yatırımcıların tahvil ve benzeri getirili varlıklara yönelme ihtimali, faiz artışı beklentileriyle birlikte altının görece cazibesini sınırlıyor. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, altının Warsh’ın Jackson Hole’daki şahin tonunun etkisini hâlâ üzerinden atmaya çalıştığını belirtti. Waterer ayrıca Orta Doğu’daki askeri gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı taşımasının enflasyon endişelerini yeniden güçlendirdiğine dikkat çekti. Petrol yükseldi, enflasyon endişesi arttı Altın piyasasında fiyatlamaları etkileyen bir diğer gelişme ise Orta Doğu’daki gerilim oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın önemli enerji merkezlerinden Harg Adası’nın hedef alındığını açıklamasının ardından küresel petrol fiyatlarında yüzde 2’nin üzerinde yükseliş görüldü. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki baskıyı canlı tutabileceği beklentisi, Fed’in daha sıkı bir para politikası izleyebileceğine ilişkin endişeleri artırdı. Bu durum da faiz getirisi bulunmayan altın üzerindeki satış baskısının güçlenmesine katkıda bulundu. Piyasaların gözü ABD istihdam verilerinde Altının bundan sonraki yönünde ABD’den gelecek istihdam verileri kritik önem taşıyor. Bu hafta piyasaların gündeminde JOLTS açık iş ilanları, ADP özel sektör istihdam verileri, haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verisi bulunuyor. Tim Waterer, özellikle tarım dışı istihdam verisinin altının Jackson Hole sonrasında başlayan zayıf seyrini sürdürüp sürdürmeyeceği açısından belirleyici olabileceğini ifade etti. Gümüş, platin ve paladyum da satıştan etkilendi Altındaki düşüş diğer değerli metallere de yayıldı. Spot gümüş yüzde 0,4 gerileyerek 66,30 dolara düşerken, platin yüzde 1,3 kayıpla 1.797,03 dolara indi. Paladyumda ise günlük kayıp yüzde 2,5 oldu ve fiyat 1.386,96 dolara geriledi. BMI, yatırım talebi ve sınırlı maden arzının gümüş fiyatlarını desteklemeyi sürdürebileceğini öngördü. Bununla birlikte, fiziksel arz sıkışıklığının azalması halinde gümüşteki yükseliş potansiyelinin de sınırlanabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Küresel piyasalar Jackson Hole'a kilitlendi Haber

Küresel piyasalar Jackson Hole'a kilitlendi

PCE enflasyonunun beklentileri aşmasının ardından piyasalarda faiz artışı beklentisi de gündemde kalmayı sürdürüyor. Küresel finans piyasalarında Jackson Hole öncesi temkinli bir görünüm hakim. Dolar ve ABD tahvil faizleri dar bantta hareket ederken, yatırımcıların ana gündemini Fed Başkanı Kevin Warsh'ın sempozyumda yapacağı konuşma oluşturuyor. Bu yıl Jackson Hole'da yalnızca kısa vadeli faiz kararlarına ilişkin sinyaller değil, Warsh yönetimindeki Fed'in para politikası anlayışı ve piyasalarla kuracağı iletişimin çerçevesi de izlenecek. Son PCE verilerinin enflasyon baskısının sürdüğüne işaret etmesi ise Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentileri daha da kritik hale getirdi. Warsh, Jackson Hole'a ilk kez Fed Başkanı olarak katılıyor Kansas City Fed tarafından düzenlenen Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu öncesinde piyasalardaki beklenti, Kevin Warsh'ın vereceği mesajlara yoğunlaştı. Isio Investment Management CIO'su Ajith Nair, yatırımcıların doğal olarak faiz görünümünü takip edeceğini ancak bu yılki toplantının en önemli başlığının Warsh'ın Jackson Hole'a ilk kez Fed Başkanı sıfatıyla katılması olduğunu ifade etti. Nair'e göre Warsh'ın konuşması, Fed'in önümüzdeki dönemdeki vizyonu ve merkez bankasının finansal piyasalarla iletişiminde benimseyeceği yaklaşım konusunda önemli işaretler verebilir. Fed'in yeni iletişim anlayışı da masada Warsh döneminde piyasalarda öne çıkan değerlendirmelerden biri, Fed'in ekonomik tahminler ve politika projeksiyonları üzerinden yapılan yönlendirmeye daha az bağımlı bir iletişim modeli benimseyebileceği yönünde. Jackson Hole'daki konuşmanın, bu yaklaşımın kapsamına ilişkin daha net mesajlar vermesi bekleniyor. Bu nedenle yatırımcılar yalnızca bir sonraki faiz kararına ilişkin ipuçlarını değil, Fed'in uzun vadede piyasaları nasıl yönlendireceğini de takip edecek. Dolar endeksi 99,13 seviyesinde Sempozyum öncesinde döviz piyasalarında sınırlı hareketler yaşanıyor. Dolar endeksi, sekiz günlük zirvesinin ardından elde ettiği kazanımların bir bölümünü geri verse de 99,13 seviyesinde yatay seyrini sürdürüyor. Euro, dolar karşısında yüzde 0,05 değer kazanarak 1,1655'e yükseldi. Sterlin ise yüzde 0,05 düşüşle 1,3586 dolar seviyesine geriledi. Avustralya doları da yüzde 0,18 artışla 0,718 dolara çıktı. PCE enflasyonu beklentilerin üzerinde geldi Fed'in para politikası beklentilerini etkileyen son önemli gelişme, ABD'de açıklanan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi oldu. Temmuz ayında yıllık PCE enflasyonu yüzde 3,7 ile bir önceki aya göre değişmezken, yüzde 3,6 seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerine çıktı. Aylık artış ise yüzde 0,2 olarak gerçekleşti. Piyasalarda aylık bazdaki beklenti yüzde 0,1 düzeyindeydi. Veriler, enflasyonist baskıların Fed açısından tamamen ortadan kalkmadığına işaret ederken, faiz beklentilerinin de canlı kalmasına neden oldu. Faiz artışı beklentisi gündemde kalıyor Westpac ekonomisti Ryan Wells, açıklanan enflasyon verilerinin yıl sonuna kadar Fed'den faiz artırımı beklentisini desteklediğini belirtti. Wells'e göre piyasaların asıl odağı ise Kevin Warsh'ın Jackson Hole'da kullanacağı ton olacak. Danske Bank analisti Jesper Fjarstedt de çekirdek PCE enflasyonunun yıllık yüzde 3,3 seviyesinde kalmasının ve “supercore” enflasyondaki yeniden hızlanmanın, Warsh üzerinde daha şahin mesaj verme baskısı oluşturduğunu ifade etti. Buna karşın Fjarstedt, Fed Başkanı'nın Jackson Hole konuşmasında belirgin ve doğrudan bir politika taahhüdünde bulunmaktan kaçınmasının daha olası olduğunu değerlendirdi. Japonya'da faiz artışı olasılığı yüzde 86 Asya piyasalarında da merkez bankalarının para politikası adımları yakından takip ediliyor. Japon yeni dolar karşısında 159,30 seviyesinde yatay hareket ederken, Japonya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Ryozo Himino, zamanında yapılacak faiz artırımlarının ilerleyen dönemde daha sert bir parasal sıkılaşma ihtiyacını azaltabileceğini söyledi. Himino, eylül ayındaki toplantıya ilişkin açık bir yönlendirme yapmazken, Totan Tanshi verilerine göre piyasalar BOJ'un gelecek ay faiz artırma ihtimalini yüzde 86 olarak fiyatlıyor. Güney Kore'den ikinci faiz artırımı Güney Kore Merkez Bankası'nın politika faizini 25 baz puan yükselterek yüzde 3'e çıkarmasının ardından Güney Kore wonu dolar karşısında yüzde 0,39 değer kazandı. Söz konusu karar, merkez bankasının art arda gerçekleştirdiği ikinci faiz artırımı olarak kayıtlara geçti. ABD tahvil faizleri yüksek seviyesini koruyor ABD tahvil piyasasında da Fed'in daha sıkı bir politika izleyebileceği beklentisi etkisini sürdürüyor. 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi yüzde 4,652 civarında işlem görürken, 30 yıllık tahvil faizinde yüzde 5,171 seviyesi öne çıkıyor. Küresel piyasaların gözü şimdi Jackson Hole'da Kevin Warsh'ın yapacağı konuşmaya çevrilmiş durumda. Warsh'ın enflasyon görünümü, faizlerin gelecekte izleyeceği rota ve Fed'in yeni iletişim stratejisine ilişkin vereceği mesajların, önümüzdeki dönemde piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

BofA’dan TCMB’ye ekim ayında 100 baz puanlık indirim tahmini Haber

BofA’dan TCMB’ye ekim ayında 100 baz puanlık indirim tahmini

BofA, yıl sonu politika faizi beklentisini yüzde 36, yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 29,5 olarak korudu. Bank of America (BofA), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikası görünümüne ilişkin yeni değerlendirmesini yayımladı. Banka, yüksek enflasyon beklentileri ve devam eden jeopolitik riskler nedeniyle TCMB’nin doğrudan faiz indirimleri için hareket alanının sınırlı olduğunu belirtirken, eylül ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinin sabit tutulmasını bekledi. BofA’ya göre TCMB, yılın ilk ve tek doğrudan politika faizi indirimini ekim ayında gerçekleştirecek. Banka, 100 baz puanlık indirimle politika faizinin yüzde 36 seviyesine çekileceğini öngörüyor. Likidite normalleşmesi dikkat çekti Ekonomist Hande Küçük imzalı değerlendirmede, TCMB’nin İran Savaşı sonrasında oluşan makro-finansal riskler nedeniyle ara verdiği bir haftalık repo ihalelerine yeniden başlaması, likidite politikalarında normalleşme adımı olarak yorumlandı. Söz konusu gelişmeyle birlikte ortalama fonlama maliyeti ve TLREF oranının yüzde 40 seviyelerinden savaş öncesindeki yaklaşık yüzde 37 düzeyine gerilediğine dikkat çekildi. Rezervler ve sermaye girişleri etkili oldu BofA, TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın 13 Ağustos’taki Enflasyon Raporu toplantısında verdiği mesajların ardından atılan adımın zamanlamasına da işaret etti. Brüt ve net rezervlerdeki güçlü toparlanma, carry-trade girişlerindeki artış ve iç talepte gözlenen belirgin yavaşlamanın, likidite koşullarındaki normalleşmenin öne çekilmesinde etkili olduğu belirtildi. Eylül ayında faiz değişikliği beklenmiyor Bankaya göre efektif faizlerde yaklaşık 300 baz puanlık düşüş yaşanmasına rağmen, politika faizinde doğrudan bir indirim için mevcut koşullar henüz yeterli değil. Enflasyon beklentilerinin yüksek seyretmesi ve jeopolitik belirsizliklerin sürmesi nedeniyle BofA, TCMB’nin eylül ayındaki PPK toplantısını pas geçmesini ve politika faizini mevcut seviyesinde tutmasını bekliyor. Eylül enflasyonu yüzde 30 bandına gerileyebilir Bank of America, baz etkisinin desteğiyle eylül ayında yıllık enflasyonun yüzde 30-30,5 aralığına gerilemesini öngörüyor. BofA’nın tahminine göre enflasyondaki bu gerilemenin ardından TCMB, politika faizinde indirime gitmek için ekim ayını tercih edecek. Ekimde 100 baz puanlık indirim öngörüsü Banka, yılın ilk ve tek doğrudan politika faizi indiriminin ekim ayında yapılacağını tahmin ediyor. BofA’ya göre TCMB, politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36 seviyesine çekecek. Bu tahmin doğrultusunda Bank of America’nın Türkiye için yıl sonu politika faizi beklentisi de yüzde 36 seviyesinde bulunuyor. Yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,5 BofA, Türkiye ekonomisine ilişkin yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 29,5 seviyesinde korudu. Banka, 2027 yıl sonu için politika faizi beklentisini yüzde 32, enflasyon tahminini ise yüzde 26 olarak açıkladı. Banka, mevcut enflasyon görünümü ve küresel risklerin hızlı ve geniş kapsamlı bir faiz indirim sürecini sınırladığını değerlendirirken, ekim ayında 100 baz puanlık sınırlı bir indirim senaryosunu öne çıkardı.

Gram altın 5,5 ayın zirvesinde Haber

Gram altın 5,5 ayın zirvesinde

Zirvenin ardından kâr satışları görülürken, altının yönünde bu hafta ABD PCE enflasyon verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’daki mesajları belirleyici olacak. Altın fiyatlarında yeni haftaya sert hareketlerle başlandı. Küresel piyasalardaki güçlü seyir gram altını 7 bin 262 TL’ye taşıdı. Böylece gram altın, yaklaşık 5,5 ay sonra yeniden 13 Mart’tan bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak zirvenin ardından piyasalarda kâr satışları etkili oldu. Yatırımcıların gözü şimdi, altındaki yükselişin sürüp sürmeyeceğini belirleyecek ABD enflasyon verileri ve Fed’den gelecek mesajlara çevrildi. Ons altında zirve sonrası kâr satışları Uluslararası piyasalarda spot altın, gün içinde son 3,5 ayın en yüksek seviyelerini gördükten sonra satış baskısıyla karşılaştı. Spot altının ons fiyatı yüzde 0,2 düşüşle 4.640,39 dolar seviyesine gerilerken, ABD altın vadeli işlemleri 4.696 dolar civarında yatay bir seyir izledi. Ons altındaki güçlü yükseliş, gram altın fiyatlarını da yukarı taşıdı. Gram altın gün içinde 7 bin 262 TL’ye kadar çıkarak mart ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Ons altında 5 bin dolar hedefi gündemde Piyasalarda yükseliş eğiliminin devam etmesi halinde ons altında yeni hedef seviyeler de konuşulmaya başlandı. IG Markets analisti Tony Sycamore, olası geri çekilmelerin yatırımcılar tarafından alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğine işaret etti. Sycamore’a göre ons altında bir sonraki önemli direnç bölgesi 4.900-5.000 dolar bandında bulunuyor. Altının yönünü PCE verisi belirleyebilir Bu hafta altın piyasasının en önemli gündem maddelerinden biri ABD'de açıklanacak Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi olacak. Fed’in para politikası kararlarında yakından izlediği PCE verisi, faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesine neden olabilir. Enflasyondaki seyrin yanı sıra son dönemde yükseliş gösteren ABD tahvil getirileri de yatırımcıların radarında bulunuyor. Beklentilerin üzerinde gelecek bir enflasyon verisi, Fed’in faiz politikası konusunda daha temkinli hareket edebileceği beklentisini güçlendirebilir. Daha düşük faiz beklentisi ise faiz getirisi olmayan altın açısından destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Jackson Hole’dan gelecek mesajlar bekleniyor Altın fiyatları açısından haftanın bir diğer kritik gelişmesi ise Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yapacağı konuşma olacak. Warsh’ın enflasyonun seyri, para politikasının geleceği ve yüksek tahvil faizleri konusunda vereceği mesajların, dolar ve tahvil piyasaları üzerinden altın fiyatlarında yeni hareketlere yol açması bekleniyor. Piyasalarda bu nedenle gözler, hafta boyunca hem ABD’den gelecek enflasyon verilerine hem de Jackson Hole’dan çıkacak mesajlara çevrilmiş durumda.

Merkez Bankası'ndan fiili 3 puanlık faiz indirimi Haber

Merkez Bankası'ndan fiili 3 puanlık faiz indirimi

Bankaların yaklaşık yüzde 40 seviyesindeki fiili fonlama maliyetinin yüzde 37'ye yaklaşması beklenirken, piyasalarda bu adım fiili 3 puanlık faiz indirimi olarak değerlendirildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlama kararı, para piyasalarında önemli bir gevşeme adımı olarak yorumlandı. TCMB, politika faizini resmen değiştirmese de bankaların fonlama maliyetinin mevcut koşullarda yaklaşık yüzde 40'tan yüzde 37 seviyesine yaklaşmasının önünü açtı. Bu nedenle alınan karar, piyasada fiili 3 puanlık faiz indirimi olarak değerlendiriliyor. TCMB, Türk lirası likidite yönetimi kapsamında 1 Mart 2026 tarihinde ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verdi. Böylece Merkez Bankası yaklaşık altı aylık aranın ardından bankacılık sisteminin fonlanmasında politika faizinden yeniden daha etkin biçimde yararlanabilecek. Politika faizi değişmedi Kararın en önemli ayrıntısı, TCMB'nin politika faizinde yeni bir değişiklik yapmamış olması. Resmi politika faizi yüzde 37 seviyesinde bulunuyor. Ancak haftalık repo ihalelerine ara verilmesi nedeniyle bankaların Merkez Bankası'ndan sağladığı fonlamanın maliyeti politika faizinin üzerine çıkmış ve fiili fonlama maliyeti yaklaşık yüzde 40 seviyesine yükselmişti. Repo ihalelerinin yeniden başlamasıyla birlikte bankaların daha düşük maliyetle, yüzde 37'lik politika faizine yakın seviyelerden fonlanabilmesinin önü açılmış oldu. Piyasalar bunu 'fiili faiz indirimi' olarak okudu Karar, PPK toplantısı yapılmadan para politikası koşullarında gevşeme sağlanması açısından dikkat çekti. Politika faizi kâğıt üzerinde yüzde 37'de kalırken, bankaların fiilen karşı karşıya kaldığı fonlama maliyetinin yaklaşık 3 puan gerilemesi bekleniyor. Bu nedenle ekonomistler ve piyasa çevreleri, adımı teknik bir likidite düzenlemesinin ötesinde, fiili faiz indirimi olarak değerlendiriyor. Söz konusu değişiklik, bankaların kaynak maliyetleri ve para piyasalarındaki faizler üzerinde etkili olabilecek. Gözler bankacılık hisselerine ve kredi faizlerine çevrildi TCMB'nin kararının ilk etkilerinin bankacılık sektöründe görülmesi bekleniyor. Daha düşük fonlama maliyeti, bankaların kredi ve mevduat fiyatlamalarını doğrudan etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor. Borsa İstanbul'da da bankacılık hisseleri yeni haftaya güçlü alımlarla başladı. Kararın ardından yatırımcıların, para politikası koşullarındaki gevşemenin bankaların maliyetleri ve kârlılıkları üzerindeki olası etkisini fiyatladığı görülüyor. Ancak kredi faizlerinde aynı oranda ve hemen bir düşüş yaşanıp yaşanmayacağı, bankaların fonlama yapısı, piyasa koşulları ve enflasyon görünümüne bağlı olacak. Resmi faiz kararı için gözler 10 Eylül'de TCMB'nin politika faizine ilişkin resmi kararı ise Para Politikası Kurulu'nun takvimi çerçevesinde alınacak. Bu nedenle son adım, resmi politika faizinin yüzde 37'den indirildiği yeni bir PPK kararı anlamına gelmiyor. Buna karşın haftalık repo ihalelerinin yeniden devreye alınması, Merkez Bankası'nın piyasaya sağladığı fonlamanın maliyetini aşağı çekebileceği için para politikası açısından önemli bir gevşeme hamlesi olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.