SON DAKİKA
Hava Durumu

#Para Politikası

Ekometre - Para Politikası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Para Politikası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BIST 100 güne düşüşle başladı Haber

BIST 100 güne düşüşle başladı

Küresel piyasalarda ise yatırımcıların odağı ABD’de açıklanacak enflasyon verisine ve Fed’in Bej Kitap raporuna çevrildi. BIST 100 endeksi 12.231 puandan açıldı Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 18,71 puan ve yüzde 0,15 değer kaybederek güne 12.231,97 puandan başladı. Endeks, önceki işlem gününde alış ağırlıklı bir seyir izleyerek yüzde 0,82 yükselmiş ve günü 12.250,68 puandan tamamlamıştı. Bankacılık ve holding endekslerinde düşüş Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,17, holding endeksi ise yüzde 0,45 geriledi. Sektör endeksleri arasında farklı bir görünüm öne çıktı. Orman, kağıt ve basım sektörü yüzde 1,01 ile en fazla yükselen sektör oldu. Finansal kiralama ve faktoring endeksi ise yüzde 4,87 düşüşle en fazla değer kaybeden sektör olarak kaydedildi. Küresel piyasalar ABD enflasyon verisine odaklandı Küresel piyasalarda teknoloji şirketlerinin hisselerindeki dalgalanmalar, yükselen petrol fiyatları ve ABD bankalarının bilançolarından gelen karışık sinyaller nedeniyle yön arayışı sürüyor. Yatırımcıların gündeminde bugün açıklanacak ABD enflasyon verisi bulunuyor. Verinin, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası beklentileri üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed’in Bej Kitap raporu da yurt dışı piyasalarda takip edilecek gelişmeler arasında yer alıyor. TCMB Başkanı Karahan’dan Türk lirası mesajı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Bangkok’ta gerçekleştirdiği “Türkiye’de Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası” başlıklı sunumda, yüksek enerji fiyatlarına rağmen temel enflasyondaki yavaşlamaya dikkat çekti. Karahan, sıkı para politikası altında Türk lirasına yönelik tercihin güçlü kalmaya devam ettiğini belirtti. Fon çıkışlarının, yerleşiklerin TL cinsi varlıklara yönelik tercihini kayda değer ölçüde zayıflatmadığını ifade etti. BIST 100’de 12.100 ve 12.000 puan destek konumunda Analistler, yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu belirtirken BIST 100 endeksinde teknik seviyelerin izleneceğini değerlendiriyor. Endekste 12.100 ve 12.000 puan seviyeleri destek, 12.400 ve 12.500 puan seviyeleri ise direnç olarak öne çıkıyor. Küresel piyasalardaki gelişmeler ve ABD enflasyon verisinin, Borsa İstanbul’da gün içindeki fiyatlamalar üzerinde etkili olması bekleniyor.

ING’den dolar uyarısı Haber

ING’den dolar uyarısı

Banka, doların kısa vadede güçlü kalabileceğini değerlendirirken euro/dolar paritesinde 1,110-1,112 aralığına doğru geri çekilme riskine dikkat çekti. Tahvil piyasalarındaki gelişmeler doları etkiliyor ING stratejistleri Frantisek Taborsky, Francesco Pesole ve Chris Turner, ABD Hazine tahvili piyasasında yaşanan kısmi rahatlamanın dolarda sınırlı bir değer kaybına yol açtığını bildirdi. Ancak bankaya göre, piyasalarda daha kapsamlı bir düzeltmeye işaret eden güçlü sinyaller henüz ortaya çıkmadı. Küresel tahvil piyasalarındaki kırılganlık ve risk iştahındaki dalgalanmalar doların seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. ING, Fed’in sıkı para politikası yaklaşımının da doların kısa vadeli görünümünü desteklediğini değerlendirdi. Fed’in faiz artırımı beklentisi doları destekliyor ING’nin değerlendirmesine göre piyasalar, Fed’in aralık ayında faiz artırabileceği beklentisini koruyor. Bu beklenti, doların kısa vadede değer kazanması için alan yaratıyor. Fed yetkilileri Alberto Musalem ve Christopher Waller’ın ilave faiz artırımlarına ihtiyaç duyulabileceğine ilişkin açıklamaları da piyasa beklentilerinde etkili oldu. Yatırımcılar, Fed yetkililerinin açıklamalarını ve ABD’den gelecek ekonomik verileri yakından izliyor. Petrol fiyatlarında jeopolitik risk etkisi ABD Başkanı Donald Trump’ın 3 Kasım’daki ara seçimlerden önce İran’a saldırı düzenlenmeyeceğini açıklamasının ardından jeopolitik gelişmeler de piyasalarda takip ediliyor. ING, Körfez bölgesinden petrol arzında iyileşme görülmesine rağmen piyasanın jeopolitik riskleri fiyatlardan tamamen çıkarmakta temkinli davrandığını belirtti. Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalmasında bu risk algısının etkili olduğu değerlendirildi. ABD’de tüketici güveni ve enflasyon beklentileri izlenecek ABD’de Michigan Üniversitesi tarafından açıklanacak tüketici güveni ve enflasyon beklentileri anketleri, piyasaların gündeminde yer alıyor. ING, tüketici güveninde hafif gerileme, enflasyon beklentilerinde ise sınırlı yükseliş öngörüyor. Açıklanacak verilerin doların yönü ve Fed’in gelecekteki para politikası adımlarına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor. Fransa kaynaklı riskler euro üzerindeki baskıyı artırıyor Euro/dolar paritesinin doların zayıflamasıyla 1,120 seviyesinin üzerine çıkmasına rağmen ING, euroda kalıcı bir toparlanma işareti görülmediğine dikkat çekti. Euronun İsviçre frangı, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısında belirgin bir güç kazanamaması, Fransa’nın kamu maliyesine ilişkin endişelerin devam ettiğine işaret ediyor. Fransa’nın 10 yıllık devlet tahvili ile Almanya’nın aynı vadeli tahvili arasındaki getiri farkının 140 baz puanda bulunması da yatırımcıların Fransa kaynaklı riskleri izlemeyi sürdürdüğünü gösteriyor. Euro/dolar paritesinde 1,110-1,112 aralığı izleniyor ING, Fransa’nın mali görünümüne ilişkin belirsizliklerin ve doların güçlü seyrinin euro/dolar paritesi üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti. Banka, kısa vadede paritenin 1,110-1,112 aralığına gerileme ihtimalini koruyor. ING’ye göre küresel tahvil piyasalarındaki kırılganlık, Fed’in faiz politikası ve Fransa kaynaklı riskler, döviz piyasalarında önümüzdeki dönemde belirleyici olmaya devam edecek.

Altın fiyatları yeniden yükselişte Haber

Altın fiyatları yeniden yükselişte

Ons altın da yüzde 1,73 yükselerek 4 bin 200 dolar seviyesini aştı. Altın fiyatları neden yükseliyor? Altın piyasasında haftanın son işlem gününde yukarı yönlü hareket öne çıktı. Gram altın yüzde 1,92 değer kazanarak 6 bin 668 liradan işlem görürken, gün içindeki en yüksek seviyesi 6 bin 671 lira oldu. Ons altın ise yüzde 1,73 yükselişle 4 bin 200 dolar seviyesini aştı. Altındaki yükselişte doların değer kazanımının hız kesmesi ve ABD Hazine tahvil getirilerindeki gerileme etkili oldu. Doların yükselişinin duraklaması, dolar cinsinden fiyatlanan altın ve gümüşü diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha erişilebilir hale getirdi. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi de üst üste ikinci seansta geriledi. Trump’ın İran açıklaması piyasaları destekledi ABD Başkanı Donald Trump’ın, ABD’nin kasım ayında yapılacak ara seçimlerden önce İran’a saldırmayacağını açıklaması da piyasalarda yakından takip edildi. Trump, iki ülke arasında yaklaşık altı aydır devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla “verimli” görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Açıklamalar, Orta Doğu’daki gelişmeleri izleyen piyasalarda risk iştahını destekleyen unsurlardan biri oldu. Enflasyon endişesi altın için risk oluşturuyor Critical Metals Üst Yöneticisi Tony Sage, olası para politikası sıkılaştırmasının altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi. Sage, Orta Doğu’da arz kesintisi risklerinin artmasıyla petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini canlı tuttuğunu belirtti. Devam eden merkez bankası talebinin ise altındaki olası kayıpları sınırlayabileceğini ifade etti. Gözler Fed’in faiz kararında Yatırımcılar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına ilişkin yeni ipuçları verebilecek ekonomik verileri takip ediyor. Açıklanacak verilerin, Fed’in ekim ayındaki toplantısı öncesinde piyasa beklentileri üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed, geçen ay politika faizini 25 baz puan artırmıştı. Aralık faiz artışı beklentisi güçlendi CME FedWatch verilerine göre piyasalarda ekim ayında faiz artırımı ihtimali yüzde 18, aralık ayında ise yüzde 82 olarak fiyatlanıyor. Altın, geleneksel olarak enflasyona karşı korunma aracı olarak değerlendirilirken, yüksek faiz oranları faiz getirisi sağlamayan değerli metalin cazibesini azaltabiliyor. Önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının seyrinde Fed’in faiz politikası, ABD tahvil getirileri, doların yönü ve Orta Doğu’daki gelişmeler belirleyici olacak.

ECB’den faiz politikasında temkinli mesaj Haber

ECB’den faiz politikasında temkinli mesaj

Eylül toplantısı tutanaklarında, Avro Bölgesi enflasyon görünümüne ilişkin risklerin yukarı yönlü olduğu konusunda üyelerin görüş birliğine vardığı belirtildi. ECB nötr iletişim tercih etti Avrupa Merkez Bankasının 9-10 Eylül 2026 tarihli para politikası toplantısına ilişkin tutanaklar yayımlandı. Tutanaklar, ECB Yönetim Konseyinin enerji fiyatlarındaki olağanüstü oynaklık ve ekonomik belirsizlik nedeniyle “aşırı ihtiyatlı” bir yaklaşımı sürdürdüğünü ortaya koydu. Üyeler, Avro Bölgesi enflasyon görünümüne ilişkin risklerin yukarı yönlü olduğu konusunda birleşti. ECB yetkilileri, belirsizliğin yüksek olduğu mevcut ortamda iletişimde nötr bir dil kullanılmasının önemine dikkat çekti. Böylece eylül ayında alınan faiz artışının önceden belirlenmiş bir sıkılaştırma döngüsünün başlangıcı olduğu izleniminin oluşmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı belirtildi. Tutanaklarda ayrıca, söz konusu faiz artışının “son faiz artışı” olduğu yönünde bir sinyal verilmesinden kaçınıldığı ve para politikasında ihtiyatlı yaklaşımın sürdürülmesi gerektiği vurgulandı. Enerji fiyatları enflasyon riskini artırıyor ECB üyeleri, enerji şokunun daha da derinleşmesi halinde bunun ürün fiyatları ve ücretler üzerindeki etkisinin önceki tahminlerden daha güçlü olabileceği uyarısında bulundu. Piyasa bazlı enflasyon beklentilerinin büyük ölçüde enerji fiyatlarındaki gelişmeler tarafından şekillenmeye devam ettiği belirtilirken, olası arz kesintileri ve düşük depolama seviyeleriyle birlikte yaşanabilecek soğuk bir kışın doğal gaz fiyatlarını yeniden yukarı çekebileceği ifade edildi. Enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalma süresi uzadıkça, bunun genel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskısının da artabileceği değerlendirildi. İkinci tur etkiler yakından izleniyor Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı yüksek enerji maliyetlerinin tüketiciler ve şirketler üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. ECB yetkilileri, bu durumun ücretler ve fiyatlar arasında birbirini besleyen ikinci tur etkiler oluşturabileceği konusunda da uyarıda bulundu. Yüksek enerji maliyetlerinin etkisiyle Avro Bölgesi'nde enflasyon eylülde yüzde 3,8'e çıkarak son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ECB, genel enflasyonun 2027'nin ilk yarısına kadar yüzde 2'lik hedefin belirgin şekilde üzerinde kalmasını bekliyor. Piyasaların gözü aralık toplantısında Finansal piyasalarda, ECB Yönetim Konseyinin bu ay sonunda gerçekleştireceği toplantıda politika faizini yüzde 2,50 seviyesinde sabit bırakacağı beklentisi öne çıkıyor. Buna karşılık piyasalarda, aralık ayında yılın üçüncü faiz artışının gündeme gelebileceği fiyatlanıyor.

Altında ekim ayı için üç kritik gösterge Haber

Altında ekim ayı için üç kritik gösterge

Fed beklentileri zayıfladı WGC, son ABD verilerinin Fed’in yakın vadede yeni bir faiz artırımına gideceği yönündeki beklentileri zayıflattığını belirtti. Piyasalarda yalnızca Fed için değil, İngiltere Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası için de ilave sıkılaşma beklentilerinin gerilediği ifade edildi. Tahvil faizleri yakından izlenecek Konseye göre politika faizlerine ilişkin daha güvercin fiyatlamaya rağmen tahvil getirilerinin yüksek kalması, yatırımcıların kısa vadeli para politikası beklentilerinden daha uzun vadeli mali risklere ve yükselen vade primlerine odaklandığını gösterebilir. WGC, böyle bir görünümün altın talebini desteklemeye devam edebileceğini değerlendirdi. Avrupa'daki altın ETF girişlerinin son dönemde daha geniş tabanlı ve kalıcı bir görünüm sergilediğine dikkat çeken WGC, özellikle İngiltere'deki güçlü talebin mali sürdürülebilirlik, enflasyon belirsizliği ve para politikasına yönelik güven sorunlarıyla bağlantılı olabileceğini belirtti. İngiltere'de ETF talebi beklentiyi aştı İngiltere'de işlem gören altın ETF'lerine üçüncü çeyrekte 54 ton giriş gerçekleşti. Son beş yıllık verilere dayanan WGC modelinde aynı dönem için yaklaşık 18 tonluk giriş öngörülüyordu. Böylece gerçekleşen ETF talebi model tahmininin 36 ton üzerine çıktı. WGC, İngiltere'deki bu hareketin 2022'de yaşanan tahvil krizindeki kısa süreli talep artışından farklı olarak daha kalıcı bir eğilime işaret ettiğini bildirdi. Fransa ve Almanya'da da tahvil faizleri ile vade primlerindeki yükselişe paralel olarak altın ETF'lerine giriş görüldü. Altın eylülde yüzde 8,5 düştü Altın fiyatı eylül ayını ons başına 4 bin 176 dolardan tamamladı. Böylece değerli metal aylık bazda yüzde 8,5 geriledi. Aynı dönemde ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 53 baz puan artarak yüzde 5,3'e yükseldi. Dolar endeksindeki yüzde 2'lik yükseliş de altın fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Buna karşın küresel altın ETF'lerinde eylül ayında 10 milyar dolar, yani 67 ton net giriş gerçekleşti. Kuzey Amerika ETF girişlerinde ilk sırada yer alırken, Avrupa ve Asya bölgeleri onu takip etti. Vadeli piyasalarda pozisyonlar geriledi Vadeli piyasalarda ise farklı bir tablo ortaya çıktı. COMEX'te yönetilen fonların net pozisyonları 12 milyar dolar, 84 ton azalırken, toplam spread pozisyonları 22 milyar dolar, 156 ton geriledi. WGC, ekim ayında yatırımcıların özellikle Fed'in faiz patikasını, para politikası beklentilerindeki gevşemeye rağmen tahvil faizlerinin yüksek kalıp kalmayacağını ve mali risklere bağlı ETF talebinin devam edip etmeyeceğini izleyeceğini belirtti.

Karahan’dan enflasyon mesajı: Fiyat baskıları zayıflıyor Haber

Karahan’dan enflasyon mesajı: Fiyat baskıları zayıflıyor

Karahan, temmuz ayından itibaren enflasyonun ana eğiliminde yeniden gerileme görüldüğünü ifade etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, “Yatırımın Yeni Odağı Geleceğe Değer Üretmek” zirvesinde para politikası, enflasyon ve yatırım ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sıkı para politikası duruşunun iç talepteki yavaşlamayı belirginleştirdiğini belirten Karahan, fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesinin yatırım ortamını da daha elverişli bir yapıya kavuşturacağını söyledi. Dezenflasyon yeniden hızlanacak Karahan, şokların etkisinin hafiflemesiyle dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanacağını belirtti. Temmuz ayından itibaren enflasyonun ana eğiliminde yeniden gerileme görüldüğünü ifade eden Karahan, para politikasındaki sıkı duruşun iç talep üzerindeki etkilerinin belirginleştiğine dikkat çekti. Fiyat istikrarı için sıkı duruş sürecek Fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda tüm politika araçlarının kararlılıkla kullanılmaya devam edileceğini belirten Karahan, enflasyondaki kalıcı düşüşün yatırım kararları açısından daha elverişli bir ortam oluşturacağını söyledi. Karahan, fiyat istikrarının uzun vadeli yatırım kararları için önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Enerji hariç enflasyonda gerileme Enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmesinde Karahan, eylül itibarıyla alt gruplar bazında enerji dışında yıllık enflasyonun gerilediğini belirtti. Bu yıl dezenflasyon sürecinde yaşanan ivme kaybının jeopolitik gelişmelerden kaynaklandığını söyleyen Karahan, dezenflasyon kazanımlarının korunması için ihtiyatlı duruşun sürdürüleceğini ifade etti. Rezervlerde toparlanma sürüyor Karahan, savaş sonrasında rezervlerde yaşanan gerilemenin bir bölümünün telafi edildiğini belirtti. Türk lirasına yönelik istikrarlı talep ile cari işlemler dengesindeki görünümün rezervlere de yansıdığını ifade eden Karahan, rezervlerdeki toparlanmaya dikkat çekti. Cari açığın milli gelire oranı gerileyecek Cari açığın ikinci çeyrekte olumsuz dış koşullara rağmen gerilediğini belirten Karahan, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Temel mal enflasyonu ılımlı seyrediyor Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı maliyet artışlarına rağmen temel mal enflasyonunun ılımlı seyrini koruduğunu belirten Karahan, zayıf talep koşullarının maliyetlerin fiyatlara geçişini sınırladığını söyledi. Karahan, para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını, talepteki zayıflamayla birlikte enflasyonun ana eğiliminin düşüş yönünde olduğunu ifade etti. Bununla birlikte yıl başında öngörülen enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin henüz sağlanamamasının dezenflasyon süreci açısından risk oluşturduğunu belirten Karahan, bu nedenle ihtiyatlı para politikası duruşunun korunmasının gerekli olduğunu söyledi. Türk lirasının payı yüzde 61 Mevduat tercihleri ve para birimi kompozisyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, Türk lirasına yönelik tercihin mevcut TL payıyla uyumlu olduğunu belirtti. Yatırım fonları dahil veya hariç hesaplamalarda Türk lirasının payının yüzde 61 seviyesinde kalmaya devam ettiğini ifade etti.

Küresel ekonominin patronları İstanbul’da buluşuyor Haber

Küresel ekonominin patronları İstanbul’da buluşuyor

Fed ve İngiltere Merkez Bankası’ndan üst düzey isimlerin de katılacağı forumda faiz, borçluluk, yapay zeka ve küresel ekonomik belirsizlikler masaya yatırılacak. Küresel ekonomide faiz politikaları, artan borçluluk ve jeopolitik belirsizliklerin öne çıktığı bir dönemde merkez bankalarının üst düzey yöneticileri İstanbul’da buluşacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ev sahipliğinde düzenlenecek İstanbul Ekonomi Forumu, 8-9 Ekim tarihlerinde İstanbul Finans Merkezi’ndeki TCMB yerleşkesinde gerçekleştirilecek. Forumda farklı bölgelerden merkez bankası başkanları, başkan yardımcıları, bakanlar ve üst düzey politika yapıcıları bir araya gelecek. 16 merkez bankası başkanı katılacak İstanbul Ekonomi Forumu’na 2 bakan, 16 merkez bankası başkanı ve 8 merkez bankası başkan yardımcısının katılması bekleniyor. Katılımcılar arasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan da bulunuyor. ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller ve İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey de forumda yer alacak üst düzey isimler arasında bulunuyor. Para politikası masada Forumun temel gündem maddeleri arasında küresel ekonomide artan parçalanma ve belirsizlik ortamında para politikalarının nasıl şekilleneceği yer alıyor. Merkez bankalarının değişen küresel koşullara vereceği tepkiler, para politikası kararlarının büyüme ve enflasyon üzerindeki etkileri ile finansal istikrar açısından ortaya çıkabilecek sonuçlar değerlendirilecek. Borç yükü tartışılacak Küresel ekonominin önemli gündem başlıklarından biri olan borç dinamikleri de forum kapsamında ele alınacak. Kamu ve özel sektör borçluluğu, yükselen borçlanma maliyetleri ve finansman koşullarındaki değişimlerin ekonomik büyüme ve finansal istikrar üzerindeki etkileri değerlendirilecek. Yapay zeka da gündemde Forumda para politikalarının yanı sıra teknolojik dönüşümün ekonomi üzerindeki etkileri de tartışılacak. Yapay zeka ve dijital inovasyonun makroekonomik politikalar, verimlilik, finansal sistem ve merkez bankacılığı üzerindeki etkileri ele alınacak. Teknolojik gelişmelerin ekonomik karar alma süreçlerinde oluşturduğu fırsatlar ve yeni riskler de gündemin önemli başlıkları arasında bulunacak. Küresel işbirliği hedefleniyor İstanbul Ekonomi Forumu’nun farklı ülkelerden politika yapıcıları aynı platformda buluşturarak uluslararası ekonomik diyaloğu güçlendirmesi hedefleniyor. Merkez bankaları arasındaki işbirliğinin geliştirilmesinin yanı sıra küresel ekonominin daha dayanıklı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasına yönelik politikalar da değerlendirilecek. İstanbul Ekonomi Forumu, 8-9 Ekim tarihlerinde İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

ABD istihdamı beklentilerin altında kaldı Haber

ABD istihdamı beklentilerin altında kaldı

İstihdam yalnızca 29 bin kişi artarken dolar geriledi, ABD 10 yıllık tahvil faizinde düşüş görüldü. Faiz beklentilerindeki değişimin etkisiyle gram altın yüzde 1,19 yükselerek 6 bin 667 TL’ye, ons altın ise yüzde 1,18 artışla yukarı yöneldi. İstihdam verisi sonrası dolar geriledi ABD tarım dışı istihdam verisinin açıklanmasının ardından doların altı önemli para birimi karşısındaki değerini ölçen dolar endeksinde düşüş hızlandı. Veri öncesinde 102,09 seviyesinde bulunan dolar endeksi, açıklamanın ardından 101,87’ye geriledi. ABD 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 1,28 oranında düşüşle yüzde 5,17 seviyesine indi. Tahvil getirilerindeki geri çekilme, faiz getirisi bulunmayan altın gibi değerli metalleri destekleyen unsurlar arasında öne çıktı. Gram altın 6 bin 667 TL’ye yükseldi ABD’den gelen zayıf istihdam verisinin ardından altın fiyatlarında yükseliş görüldü. Gram altın yüzde 1,19 artışla 6 bin 667 TL’ye çıkarken, ons altın da yüzde 1,18 değer kazandı. Yurt içi piyasalarda döviz kurları da yakından izlenirken dolar/TL 49,14, Euro/TL ise 55,31 seviyesinde işlem gördü. Kripto paralarda da yükseliş yaşandı ABD istihdam verisinin ardından kripto para piyasasında da yukarı yönlü hareket görüldü. Bitcoin 86 bin 908 dolar seviyesine yükselirken Ethereum 2 bin 758 dolardan işlem gördü. Makroekonomik verilerin Fed’in para politikası üzerindeki etkisi, kripto para piyasalarının yönü açısından da yakından takip ediliyor. Fed’in faiz politikası yeniden gündemde ABD Merkez Bankası’nın para politikasında istihdam ve enflasyon verileri temel göstergeler arasında yer alıyor. Tarım dışı istihdam artışının beklentilerin altında kalması, iş gücü piyasasındaki momentumun zayıfladığına ilişkin değerlendirmeleri gündeme getirirken, Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler de yeniden şekillendi. Fed’in bir sonraki para politikası toplantısı 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Zayıf istihdam altını destekleyebiliyor Tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması, diğer koşulların da uygun olması halinde dolar ve tahvil faizlerinde düşüşe yol açarak altın fiyatlarını destekleyebiliyor. Buna karşılık güçlü istihdam verileri, faiz beklentilerini ve dolar talebini artırarak ons altın üzerinde baskı oluşturabiliyor. Ancak altın fiyatlarının yönünü yalnızca istihdam verisi belirlemiyor. Enflasyon gelişmeleri, Fed’in para politikası, jeopolitik riskler ve küresel risk iştahı da fiyatlamalarda etkili oluyor. Kripto para piyasasında ise istihdam verilerinin etkisi; faiz beklentileri, dolar likiditesi ve yatırımcıların risk alma eğilimi üzerinden şekilleniyor.

Altında kritik gün gözler ABD istihdam verisinde Haber

Altında kritik gün gözler ABD istihdam verisinde

Küresel piyasalarda ise yatırımcıların odağında bugün açıklanacak ABD istihdam verileri yer alıyor. Verinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması beklenirken, altın fiyatlarında gün içinde hareketliliğin artabileceği değerlendiriliyor. Altın fiyatlarında son durum 2 Ekim Cuma sabahı itibarıyla gram altın 6 bin 600 TL seviyelerinde işlem görüyor. Çeyrek altının satış fiyatı ise 10 bin 800 TL'nin üzerinde seyrediyor. Uluslararası piyasalarda ons altın yaklaşık 4 bin 170 dolar seviyesinde bulunuyor. Fiyatlarda gün içerisinde veri sağlayıcıya ve işlem saatlerine bağlı olarak farklılık görülebiliyor. Piyasaların odağı ABD istihdamında Altın piyasasında haftanın son işlem gününün en önemli gündem maddesi ABD'den gelecek istihdam raporu olacak. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun (BLS) eylül ayına ilişkin istihdam verileri Türkiye saatiyle 15.30'da açıklanacak. İstihdam piyasasının güçlü seyrini koruduğunu gösteren bir veri, Fed'in faiz indirimlerinde daha temkinli hareket edebileceği beklentisini güçlendirebilir. Böyle bir tablo dolar ve ABD tahvil faizlerini desteklerken, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı oluşturabilir. Buna karşılık beklentilerin altında kalacak bir istihdam verisi, Fed'in daha güvercin bir para politikası izleyebileceğine yönelik beklentileri güçlendirebilir. Bu durumun altın fiyatlarına destek vermesi mümkün. Güçlü dolar altını baskılıyor Altın fiyatlarında son dönemde doların seyri ve ABD tahvil faizlerindeki hareketlilik belirleyici oluyor. Doların güçlenmesi, dolar dışındaki para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından altının maliyetini artırırken, tahvil getirilerindeki yükseliş de faiz getirisi bulunmayan altına yönelik talebi sınırlayabiliyor. Reuters verilerine göre spot altın cuma günü 4 bin 184 dolar civarında işlem görürken, değerli metal haftalık bazda yüzde 2'nin üzerinde kayba yöneldi. Fed toplantısı yaklaşıyor ABD istihdam verileri, Fed'in 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştireceği Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesinde takip edilen önemli göstergeler arasında bulunuyor. Piyasaların önündeki bir diğer önemli veri ise 14 Ekim'de açıklanması beklenen ABD eylül ayı tüketici enflasyonu olacak. İstihdam ve enflasyon göstergelerinin birlikte değerlendirilmesi, Fed'in önümüzdeki dönemde izleyeceği faiz politikasına ilişkin beklentilerin şekillenmesinde etkili olacak. Bu nedenle altın piyasasında bugün açıklanacak istihdam verisinin ardından dolar, tahvil faizleri ve ons altındaki hareketlerin yakından izlenmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.