Yemen’de Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik noktaların kontrolünü ele geçirmesi, Asya ile Avrupa arasındaki en kritik deniz ticaret güzergâhlarından Babülmendeb Boğazı’nda gemi trafiğini tarihi düşük seviyelere çekti
Haber Giriş Tarihi: 18.09.2026 14:24
Haber Güncellenme Tarihi: 18.09.2026 14:29
Kaynak:
Ekometre
IMF PortWatch verilerine göre günlük ortalama 33 geminin geçtiği boğazdan son 24 saatte yalnızca 4 ticari gemi geçti.
Küresel ticaretin kritik geçiş noktası
Yemen’in batı kıyısında çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, küresel lojistik açısından stratejik öneme sahip Babülmendeb Boğazı’ndaki güvenlik risklerini artırdı.
Husilerin Hudeyde vilayetindeki hakimiyet alanını genişletmesinin ardından Taiz’in batısına ilerlemesi ve Kızıldeniz kıyısındaki Muha ile boğaza ulaşan güzergâhları kontrol altına alması, deniz trafiği açısından yeni bir güvenlik tablosu oluşturdu.
Haniş Takım Adaları, Meyyun Adası ve Zübab çevresindeki kontrol değişimi de boğazın güvenli geçiş imkanlarını doğrudan etkiledi. Özellikle ticari gemilerin kullandığı batı kanalının girişine yakın konumdaki Meyyun Adası’nın kontrolünün el değiştirmesi, denizcilik şirketlerinin risk hesaplarını yeniden yapmasına neden oldu.
Trafik 24 saatte yüzde 88 azaldı
IMF PortWatch verilerine göre Babülmendeb Boğazı’nda ticari gemi trafiği son 24 saatte yüzde 88 geriledi.
Normal koşullarda günde ortalama 33 geminin transit geçtiği boğazdan son 24 saatte yalnızca 4 ticari geminin geçiş yaptığı belirlendi.
Enerji taşımacılığındaki düşüş ise daha belirgin oldu. Petrol ve kimyasal ürün taşıyan tankerlerin geçişi yüzde 91 azalırken, son 24 saatte yalnızca 1 tanker boğazdan geçti.
Konteyner gemisi trafiği de normal ortalamanın yüzde 86 altında kaldı.
Bölgede yüksek güvenlik risklerine rağmen geçiş yapan sınırlı sayıdaki geminin Panama, Singapur, Liberya ve Etiyopya bayraklarını taşıdığı görüldü.
Gemicilik şirketleri Ümit Burnu’na yöneliyor
Babülmendeb, Asya’dan Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa’ya uzanan ticaret hattının güney kapısı konumunda bulunuyor. Boğaz aynı zamanda petrol ve çeşitli emtiaların Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılığında kritik bir bağlantı noktası oluşturuyor.
Ancak Yemen kıyılarındaki askeri gerilimin yükselmesi, denizcilik şirketlerini daha uzun ve maliyetli güzergâhlara yönlendiriyor.
Riskli bölgeden geçmek istemeyen şirketler, Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu rotasını kullanıyor. Bu güzergâhın tercih edilmesi sefer sürelerini haftalarla uzatırken, yakıt, navlun ve sigorta maliyetlerini de artırıyor.
Kızıldeniz’deki risk enerji piyasasını da vurabilir
Babülmendeb’deki trafik kaybı yalnızca deniz taşımacılığını değil, küresel enerji piyasalarını da yakından ilgilendiriyor.
Boğaz üzerindeki baskının artması halinde petrol tankerlerinin daha uzun rotalara yönelmesi beklenirken, artan taşıma ve sigorta maliyetlerinin enerji fiyatları üzerinde ilave baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Bölgede Babülmendeb ile Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin aynı dönemde artması, küresel enerji arzının kritik deniz geçişlerinde oluşan kırılganlığı da artırıyor.
Suudi Arabistan’ın alternatif petrol rotası da baskı altında
Babülmendeb’deki güvenlik sorunu, Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’nı bypass ederek petrol ihracatını sürdürme planlarını da etkiliyor.
Suudi Arabistan, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı üzerinden ham petrolünü Kızıldeniz kıyısındaki limanlara ulaştırabiliyor. Böylece petrolün Hürmüz Boğazı’ndan geçirilmesine gerek kalmıyor.
Ancak Kızıldeniz limanlarından yüklenen petrolün Asya ve diğer küresel pazarlara ulaştırılması için tankerlerin güneye ilerleyerek Babülmendeb Boğazı’nı geçmesi gerekiyor.
Bu nedenle Babülmendeb’deki güvenlik risklerinin kalıcı hale gelmesi, Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak değerlendirilen bu enerji koridorunun da etkinliğini sınırlayabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Küresel tedarik zinciri yeni bir sınavla karşı karşıya
Babülmendeb’de gemi trafiğinin sert biçimde gerilemesi, küresel tedarik zincirlerinin aynı anda birden fazla stratejik deniz geçişindeki güvenlik risklerine maruz kaldığını gösteriyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki sorunlara Babülmendeb’deki güvenlik krizinin eklenmesi, Asya-Avrupa ticaret hattında daha uzun rotalar, yüksek navlun maliyetleri ve artan sigorta giderleri üzerinden yeni bir baskı oluşturuyor.
Deniz taşımacılığındaki gelişmelerin önümüzdeki dönemde enerji fiyatları, küresel lojistik maliyetleri ve teslimat süreleri üzerindeki etkisi yakından izlenecek.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
BABÜLMENDEB’de kriz büyüyor
Yemen’de Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik noktaların kontrolünü ele geçirmesi, Asya ile Avrupa arasındaki en kritik deniz ticaret güzergâhlarından Babülmendeb Boğazı’nda gemi trafiğini tarihi düşük seviyelere çekti
IMF PortWatch verilerine göre günlük ortalama 33 geminin geçtiği boğazdan son 24 saatte yalnızca 4 ticari gemi geçti.
Küresel ticaretin kritik geçiş noktası
Yemen’in batı kıyısında çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, küresel lojistik açısından stratejik öneme sahip Babülmendeb Boğazı’ndaki güvenlik risklerini artırdı.
Husilerin Hudeyde vilayetindeki hakimiyet alanını genişletmesinin ardından Taiz’in batısına ilerlemesi ve Kızıldeniz kıyısındaki Muha ile boğaza ulaşan güzergâhları kontrol altına alması, deniz trafiği açısından yeni bir güvenlik tablosu oluşturdu.
Haniş Takım Adaları, Meyyun Adası ve Zübab çevresindeki kontrol değişimi de boğazın güvenli geçiş imkanlarını doğrudan etkiledi. Özellikle ticari gemilerin kullandığı batı kanalının girişine yakın konumdaki Meyyun Adası’nın kontrolünün el değiştirmesi, denizcilik şirketlerinin risk hesaplarını yeniden yapmasına neden oldu.
Trafik 24 saatte yüzde 88 azaldı
IMF PortWatch verilerine göre Babülmendeb Boğazı’nda ticari gemi trafiği son 24 saatte yüzde 88 geriledi.
Normal koşullarda günde ortalama 33 geminin transit geçtiği boğazdan son 24 saatte yalnızca 4 ticari geminin geçiş yaptığı belirlendi.
Enerji taşımacılığındaki düşüş ise daha belirgin oldu. Petrol ve kimyasal ürün taşıyan tankerlerin geçişi yüzde 91 azalırken, son 24 saatte yalnızca 1 tanker boğazdan geçti.
Konteyner gemisi trafiği de normal ortalamanın yüzde 86 altında kaldı.
Bölgede yüksek güvenlik risklerine rağmen geçiş yapan sınırlı sayıdaki geminin Panama, Singapur, Liberya ve Etiyopya bayraklarını taşıdığı görüldü.
Gemicilik şirketleri Ümit Burnu’na yöneliyor
Babülmendeb, Asya’dan Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa’ya uzanan ticaret hattının güney kapısı konumunda bulunuyor. Boğaz aynı zamanda petrol ve çeşitli emtiaların Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılığında kritik bir bağlantı noktası oluşturuyor.
Ancak Yemen kıyılarındaki askeri gerilimin yükselmesi, denizcilik şirketlerini daha uzun ve maliyetli güzergâhlara yönlendiriyor.
Riskli bölgeden geçmek istemeyen şirketler, Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu rotasını kullanıyor. Bu güzergâhın tercih edilmesi sefer sürelerini haftalarla uzatırken, yakıt, navlun ve sigorta maliyetlerini de artırıyor.
Kızıldeniz’deki risk enerji piyasasını da vurabilir
Babülmendeb’deki trafik kaybı yalnızca deniz taşımacılığını değil, küresel enerji piyasalarını da yakından ilgilendiriyor.
Boğaz üzerindeki baskının artması halinde petrol tankerlerinin daha uzun rotalara yönelmesi beklenirken, artan taşıma ve sigorta maliyetlerinin enerji fiyatları üzerinde ilave baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Bölgede Babülmendeb ile Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin aynı dönemde artması, küresel enerji arzının kritik deniz geçişlerinde oluşan kırılganlığı da artırıyor.
Suudi Arabistan’ın alternatif petrol rotası da baskı altında
Babülmendeb’deki güvenlik sorunu, Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’nı bypass ederek petrol ihracatını sürdürme planlarını da etkiliyor.
Suudi Arabistan, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı üzerinden ham petrolünü Kızıldeniz kıyısındaki limanlara ulaştırabiliyor. Böylece petrolün Hürmüz Boğazı’ndan geçirilmesine gerek kalmıyor.
Ancak Kızıldeniz limanlarından yüklenen petrolün Asya ve diğer küresel pazarlara ulaştırılması için tankerlerin güneye ilerleyerek Babülmendeb Boğazı’nı geçmesi gerekiyor.
Bu nedenle Babülmendeb’deki güvenlik risklerinin kalıcı hale gelmesi, Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak değerlendirilen bu enerji koridorunun da etkinliğini sınırlayabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Küresel tedarik zinciri yeni bir sınavla karşı karşıya
Babülmendeb’de gemi trafiğinin sert biçimde gerilemesi, küresel tedarik zincirlerinin aynı anda birden fazla stratejik deniz geçişindeki güvenlik risklerine maruz kaldığını gösteriyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki sorunlara Babülmendeb’deki güvenlik krizinin eklenmesi, Asya-Avrupa ticaret hattında daha uzun rotalar, yüksek navlun maliyetleri ve artan sigorta giderleri üzerinden yeni bir baskı oluşturuyor.
Deniz taşımacılığındaki gelişmelerin önümüzdeki dönemde enerji fiyatları, küresel lojistik maliyetleri ve teslimat süreleri üzerindeki etkisi yakından izlenecek.
Kaynak: Ekometre
En Çok Okunan Haberler