SON DAKİKA
Hava Durumu

#Suudi Arabistan

Ekometre - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan başkanlığında kritik YİK toplantısı Haber

Erdoğan başkanlığında kritik YİK toplantısı

Toplantının ardından açıklama yapan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlarına dikkat çekerken Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’yla bölgesel dayanışmanın güçlendirildiğini bildirdi. Yüksek İstişare Kurulu Erdoğan başkanlığında toplandı Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Toplantıda Orta Doğu’daki gelişmeler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımı değerlendirildi. Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlar ele alındı Toplantının ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bölgede yaşanan gelişmelerin kurulun gündeminde önemli yer tuttuğunu belirtti. Duran, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki saldırılarının ardından Mescid-i Aksa’yı hedef alan provokasyonlara yöneldiğini, Suriye’nin yeniden ayağa kalkmasını engellemeye çalıştığını ifade etti. Duran, toplantıda bu gelişmelerin bölgesel istikrar üzerindeki etkilerinin değerlendirildiğini bildirdi. Suriye’deki gelişmeler gündeme geldi Yüksek İstişare Kurulu toplantısında Suriye’deki son gelişmeler de ele alındı. İletişim Başkanı Duran’ın açıklamasında, İsrail’in Suriye’nin yeniden yapılanma sürecini engellemeye çalıştığı yönündeki değerlendirmeye yer verildi. Gazze ve Batı Şeria’daki saldırılar, Mescid-i Aksa’ya yönelik eylemler ve Suriye’deki gelişmeler, toplantının bölgesel gündemini oluşturan başlıklar arasında yer aldı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’yla dayanışma mesajı Toplantıda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması da değerlendirildi. Burhanettin Duran, anlaşmayla kardeş ülkeler arasındaki dayanışmanın güçlendirildiğini belirterek Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında tahriklere kapılmadan, sağduyu ve serinkanlılıkla hareket ettiğini ifade etti. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın savunma iş birliği Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzalandığı belirtilen Ortak Savunma Anlaşması’nın, üç ülkenin kolektif güvenliğini ve caydırıcılığını güçlendirmeyi amaçladığı bildirildi. Anlaşmaya ilişkin açıklamada, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye karşı yapılmış sayılmasını öngören bir çerçeveye yer verildi. Savunma iş birliğinin geliştirilmesi, ortak güvenliğin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrarın desteklenmesi de anlaşmanın hedefleri arasında gösterildi. Türkiye’den bölgesel gelişmeler karşısında sağduyu vurgusu Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada, Türkiye’nin bölgesel krizler karşısında izlediği yaklaşım öne çıktı. Duran, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın kardeş ülkeler arasındaki dayanışmayı güçlendirdiğini belirtirken bölgedeki gelişmelerin sağduyu ve serinkanlılıkla yönetildiğini vurguladı. Toplantıda Orta Doğu’daki güvenlik sorunları ile Türkiye’nin bölgesel iş birliği ve savunma politikaları birlikte değerlendirildi.

Kuveyt’in petrol üretimi günlük 140 bin varil azaldı Haber

Kuveyt’in petrol üretimi günlük 140 bin varil azaldı

OPEC’in 2026 yılı küresel petrol talebi artış tahminini düşürmesi, 2027 beklentisini ise yükseltmesi piyasanın öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı. OPEC üretiminde güçlü artış Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC) eylül ayına ilişkin petrol piyasası raporu yayımlandı. Rapora göre, örgütün günlük ham petrol üretimi bir önceki aya kıyasla 920 bin varil artarak 25 milyon 97 bin varile ulaştı. Üretim artışına rağmen bazı OPEC üyelerinde düşüş yaşandı. Kuveyt, günlük üretimdeki gerilemeyle örgüt içinde en fazla düşüş kaydedilen ülke oldu. Kuveyt’te günlük üretim 140 bin varil geriledi Kuveyt’in günlük ham petrol üretimi eylülde 140 bin varil azalarak 1 milyon 766 bin varile düştü. İran’da günlük üretim 99 bin varil, Libya’da ise 58 bin varil geriledi. Üretim artışına Suudi Arabistan öncülük etti OPEC üyeleri arasında en yüksek üretim artışı Suudi Arabistan’da kaydedildi. Ülkenin günlük ham petrol üretimi 744 bin varil yükselerek 8 milyon varilin üzerine çıktı. Irak’ın günlük üretimi 386 bin varil, Birleşik Arap Emirlikleri’nin üretimi ise 86 bin varil arttı. OPEC+ üretimi günlük 39 milyon varili aştı OPEC ile örgüt dışındaki bazı petrol üreticisi ülkelerin oluşturduğu OPEC+ grubunun günlük toplam ham petrol üretimi eylülde 903 bin varil artış gösterdi. Böylece grubun günlük üretimi 39 milyon 68 bin varile yükseldi. OPEC, 2026 petrol talebi tahminini düşürdü OPEC, küresel petrol talebindeki artışa ilişkin 2026 yılı tahminini aşağı yönlü revize etti. Küresel talebin bu yıl geçen yıla göre günlük yaklaşık 180 bin varil artarak 105 milyon 720 bin varile ulaşması bekleniyor. Önceki raporda 2026 yılı için günlük 380 bin varillik talep artışı öngörülmüştü. 2027 yılı talep beklentisi yükseltildi Örgüt, 2027 yılına ilişkin küresel petrol talebi artış tahminini ise yukarı çekti. Buna göre, dünya genelindeki petrol talebinin gelecek yıl günlük 2 milyon 550 bin varil artarak 108 milyon 280 bin varile ulaşması bekleniyor. Önceki tahminde 2027 yılı için günlük 2 milyon 360 bin varillik artış öngörülüyordu. OECD dışı ülkelerde talep artışı öne çıkıyor OPEC’in tahminlerine göre, OECD dışı ülkelerde petrol talebinin bu yıl günlük 390 bin varil artarak 59 milyon 600 bin varile yükselmesi bekleniyor. OECD ülkelerinde ise talebin günlük 210 bin varil azalarak 46 milyon 120 bin varile gerileyeceği tahmin ediliyor. 2027 yılında OECD dışı ülkelerde günlük talebin 2 milyon 10 bin varil artışla 61 milyon 620 bin varile ulaşması bekleniyor. OECD ülkelerinde ise talebin günlük 540 bin varil yükselerek 46 milyon 660 bin varile çıkacağı öngörülüyor. Petrol piyasasında üretim ve talep dengesi izleniyor OPEC ve OPEC+ grubunun üretim verileri ile küresel petrol talebine ilişkin beklentiler, petrol piyasasının yönü açısından önem taşıyor. Üretimdeki değişimlerin yanı sıra 2026 ve 2027 yıllarına yönelik talep tahminlerinde yapılan revizyonlar da Brent petrol fiyatlarının seyrini etkileyebilecek temel piyasa göstergeleri arasında bulunuyor.

Yemen ve Suudi Arabistan’dan Husiler için BMGK’ye çağrı Haber

Yemen ve Suudi Arabistan’dan Husiler için BMGK’ye çağrı

Yemen’in BM Daimi Temsilcisi Abdullah Ali Fadhel Al Saadi, çocukların silah altına alındığını ve saldırılar nedeniyle binlerce kişinin yerinden edildiğini öne sürdü. BMGK Yemen’deki gelişmeleri görüştü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, “Orta Doğu’da Durum” başlığı altında Yemen’deki son gelişmeleri ele aldı. Toplantıda Yemen ve Suudi Arabistan temsilcileri, Husilerin saldırılarının siviller, bölgesel istikrar ve uluslararası denizcilik üzerindeki etkilerine dikkat çekerek Konseyden daha kararlı adımlar atılmasını talep etti. Yemen’den Husilere karşı somut adım talebi Yemen’in BM Daimi Temsilcisi Abdullah Ali Fadhel Al Saadi, Husileri saldırıları tırmandırmak, çocukları silah altına almak ve binlerce sivili yerinden etmekle suçladı. Al Saadi, Husilerin eylemlerinin Yemen halkının yanı sıra komşu ülkelerin güvenliğini ve uluslararası deniz yollarını da tehdit ettiğini belirterek, “Bugünkü oturum, Yemen halkının yaşamını, komşu ülkelerin güvenliğini, bölgeyi ve dünyanın en önemli su yollarından birini tehdit eden terörist Husi milislerinin devam eden şiddeti tırmandırmasına tanık olduğumuz bir dönemde gerçekleşiyor.” ifadelerini kullandı. Eylül ayında 100’den fazla çocuğun hayatını kaybettiği belirtildi Al Saadi, Yemen hükümetinin kayıtlarına göre yalnızca eylül ayında 100’den fazla çocuğun hayatını kaybettiğini söyledi. Husilerin çocukları silah altına almaya devam ettiğini savunan Al Saadi, çatışmaların insani sonuçlarının giderek ağırlaştığını ifade etti. Al Saadi, “Bu tırmanışın insani maliyeti, bugün karşı karşıya olduğumuz durumun gerçek doğasını ortaya koyuyor.” dedi. Son haftalarda yaşanan saldırılar nedeniyle binlerce Yemenlinin yerinden edildiğini belirten Al Saadi, çocukların cephe hatlarına gönderilmesinin de çatışmanın insani boyutunu ağırlaştırdığını kaydetti. Husilerin deniz ticaretine yönelik tehdidine dikkat çekildi Yemen’in BM Daimi Temsilcisi Al Saadi, Husilerin oluşturduğu tehdidin artık yalnızca Yemen’in iç meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Husilerin eylemlerinin denizcilik özgürlüğünü tehdit ettiğini belirten Al Saadi, uluslararası toplumun hareketsiz kalmasının mevcut riskleri artırabileceği uyarısında bulundu. Al Saadi, Güvenlik Konseyinden Husileri gerilimi tırmandırmaktan sorumlu tutacak açık bir karar çıkarmasını istedi. Ayrıca Husilerin finansman kaynaklarının, kaçakçılık ağlarının ve silah tedarikinin kısıtlanması ile teknoloji ve teknik uzmanlık transferinin önlenmesine yönelik somut tedbirler alınması çağrısı yaptı. Suudi Arabistan’dan Kızıldeniz ve Babülmendep uyarısı Suudi Arabistan’ın BM Daimi Temsilcisi Abdülaziz el-Vasıl da Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı çevresindeki saldırı ve tehditlerinin bölgesel istikrarı, küresel ticareti ve uluslararası barış ve güvenliği riske attığını söyledi. Vasıl, BM Güvenlik Konseyinin artan saldırılar karşısında kararlı biçimde harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Gelişmelerin taşıdığı risklerin dikkatle değerlendirilmesini isteyen Vasıl, “Güvenlik Konseyi, bu gelişmelerin risklerini ve bunlardan kaynaklanan tehditleri en yüksek sorumluluk derecesiyle değerlendirmelidir.” ifadelerini kullandı. Vasıl ayrıca Husileri Suudi Arabistan’daki sivillere, sivil hedeflere ve kritik tesislere yönelik saldırıları içeren tehlikeli bir tırmanıştan sorumlu tuttu. Kızıldeniz’deki gelişmeler küresel ticareti etkiliyor Suudi Arabistan temsilcisi, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıların yanı sıra deniz seyrüseferine yönelik tehditlerin de bölgesel sınırları aşan sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’ndaki güvenlik risklerinin uluslararası deniz taşımacılığı ve küresel ticaret açısından önem taşıdığını belirten Vasıl, Güvenlik Konseyinin bu tehditleri dikkate alması gerektiğini ifade etti. BM’den Yemen’de çatışmaların yoğunlaştığı açıklaması Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg de Güvenlik Konseyine yaptığı bilgilendirmede, Yemen’de son haftalarda çatışmaların yeniden yoğunlaştığını bildirdi. Grundberg, Babülmendep çevresinin yanı sıra Taiz, Lahij, Marib, El Cevf ve Hacce bölgelerinde de çatışmaların şiddetlendiğini belirtti. Bu gelişmeler, Yemen’deki güvenlik durumunun ve bölgesel deniz yollarına ilişkin risklerin uluslararası gündemdeki yerini koruduğunu ortaya koydu.

Halı ihracatçılarından transit vize çağrısı Haber

Halı ihracatçılarından transit vize çağrısı

Ancak Suudi Arabistan’ın transit vize işlemlerindeki gecikmelerin sevkiyatları aksattığı, sınır kapılarında uzun TIR kuyruklarına ve fabrikalarda ürün birikmesine yol açtığı bildirildi. Deniz yolundaki aksaklıklar ihracatı etkiliyor Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, bölgedeki çatışmaların Türkiye’nin Orta Doğu’ya yönelik ticaretini olumsuz etkilediğini belirtti. Deniz taşımacılığında yaşanan sorunlar nedeniyle ihracatçıların alternatif lojistik güzergâhlarını kullanmaya başladığını ifade eden Kaplan, kara yolu taşımacılığının öneminin arttığını vurguladı. Transit vize gecikmeleri kara koridorunu tıkıyor Deniz yoluna alternatif olarak Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan güzergâhının kullanılmaya başlandığını aktaran Kaplan, Suudi Arabistan’ın TIR şoförlerine yönelik transit geçiş vizesi işlemlerindeki gecikmelerin sevkiyatları aksattığını söyledi. Bu güzergâhın Suudi Arabistan’ın yanı sıra Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Yemen’e yapılan ihracat açısından da önem taşıdığını belirten Kaplan, vize süreçlerindeki sorunlar nedeniyle Suriye’deki ilgili sınır kapılarında kilometrelerce TIR kuyruğu oluştuğunu kaydetti. Kaplan, yaşanan aksaklıkların yalnızca halı sektörünü değil, Orta Doğu pazarına ürün gönderen diğer ihracatçıları da etkilediğini ifade etti. Fabrikalarda sevkiyat bekleyen ürünler birikiyor Lojistikte yaşanan sorunların üretim süreçlerini de etkilediğini belirten Kaplan, Körfez ülkelerindeki alıcıların siparişlerini beklediğini, sevkiyat yapılamaması nedeniyle ürünlerin fabrikaların depolarında biriktiğini bildirdi. Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Yemen’deki müşterilere gönderilmesi gereken ürünlerin beklemede kaldığını aktaran Kaplan, depo kapasitesinin dolmasının yeni üretimi de zorlaştırdığını vurguladı. Taşıma maliyetleri rekabet gücünü zayıflatıyor Transit geçişlerdeki gecikmelerin yanı sıra artan lojistik maliyetlerinin de ihracatçıların rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirten Kaplan, sorunun çözümü için ilgili kamu kurumlarının harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Kaplan, Ticaret Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığının Suudi Arabistanlı yetkililerle görüşerek transit vize süreçlerinin hızlandırılmasını istedi. Sorunun devam etmesi halinde fabrikalarda bekleyen ürünlerin üreticiler açısından ekonomik kayıplara yol açabileceğini belirten Kaplan, Körfez pazarındaki ticari ilişkilerin ve Türkiye’nin rekabet gücünün zarar görebileceği uyarısında bulundu.

Petrol fiyatları 101 doları aştı Haber

Petrol fiyatları 101 doları aştı

Petrol piyasasında gözler yeniden Ortadoğu’daki gelişmelere çevrildi. Hürmüz Boğazı’nda tankerleri hedef alan saldırıların artması ve Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ile Husiler arasındaki çatışmalar, enerji arzının güvenliğine ilişkin endişeleri güçlendirdi. Brent petrol çarşamba günü varil başına 101 doların üzerine çıkarak önceki seansta elde ettiği kazanımları genişletti. Ham petrolün varil fiyatı da 90 doların üzerine yükselerek beş haftanın en düşük seviyelerinden toparlandı. Petrol fiyatlarındaki yükselişte Ortadoğu’daki enerji akışlarına yönelik riskler belirleyici olurken, artan enflasyon baskıları ve faiz artırımı endişeleri de piyasanın gündemindeki yerini korudu. Hürmüz Boğazı’nda risk yükseldi İran’ın son günlerde Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bildirildi. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları, ekim ayında şimdiye kadar 9 olay kaydetti. Ortadoğu’daki enerji akışlarına yönelik devam eden riskler, bölgeden arzın artırılabileceğine ilişkin işaretlerin piyasa üzerindeki etkisini sınırladı. Buna karşın tankerlerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerini sürdürdüğü belirtildi. Suudi Arabistan’da petrol akışı toparlanıyor Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’ndaki ham petrol pompalama kapasitesi günlük 5,8 milyon varile çıkarıldı. Basra Körfezi kaynaklı enerji akışlarında toparlanma işaretleri görülmesine rağmen petrol fiyatları hafta boyunca yüksek seviyelerini korudu. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise Husilerin Suudi Arabistan’daki Khamis Mushait yönüne fırlattığı bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini açıkladı. Yakıt piyasasında arz baskısı artıyor Ortadoğu’daki saldırılar, bölgesel enerji sevkiyatlarında toparlanma görülmesine rağmen piyasalardaki arz risklerinin yüksek kalmasına neden oluyor. Rusya’nın dizel ihracatına yönelik kısıtlamaları ve rafinerilerde yaşanan aksaklıklar da yakıt piyasasındaki arzı sıkılaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Çin’in ekim ayında yakıt ihracatının bir bölümünü askıya aldığına ilişkin haberler de piyasadaki arz baskısını artırdı. G7 ülkelerinin acil durum ham petrol ve dizel rezervlerini piyasaya sürme planının ise petrol ve yakıt piyasalarında kısmi bir rahatlama sağlayabileceği değerlendiriliyor. EIA fiyat beklentilerini yükseltti ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), küresel petrol stoklarındaki hızlı düşüş ve arz risklerini gerekçe göstererek 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin petrol fiyat tahminlerini yükseltti. EIA verilerine göre, 25 Eylül itibarıyla ABD’de benzin stokları beş yıllık ortalamanın yüzde 7 altında bulunuyor. Aynı dönemde rafineri kullanım oranı yüzde 92,5 seviyesinde gerçekleşti. Petrol piyasasında fiyatların yönü açısından bundan sonraki süreçte Ortadoğu’daki güvenlik gelişmeleri, enerji sevkiyatlarının seyri ve küresel arz koşulları yakından izlenecek.

Husilerden yeni saldırı tehdidi Haber

Husilerden yeni saldırı tehdidi

İran destekli Husiler, Suudi Arabistan’ın milli petrol şirketi Aramco’nun Riyad ve Hureys bölgesindeki tesislerini balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını açıkladı. Yemen’in uluslararası tanınan hükümeti ise Husilerin kontrolündeki bölgeleri geri almak amacıyla geniş kapsamlı askeri operasyon başlattığını duyurdu. Husiler Aramco tesislerini hedef aldıklarını açıkladı Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara ilişkin açıklamasında Riyad ve Hureys bölgesindeki Aramco tesislerinin balistik füzeler ve İHA’larla hedef alındığını bildirdi. Seri, saldırıların ardından tesislerde yangın çıktığını öne sürdü. Husiler, saldırıların Yemen’de kendilerine yönelik gerçekleştirildiğini belirttikleri hava ve füze saldırılarına karşılık olduğunu savundu. Reuters’a göre Riyad’daki Aramco tesisinin yakınlarında yoğun duman ve yangın görüldüğüne ilişkin görgü tanığı bilgisi bulunurken, Suudi Arabistan makamları ve Aramco saldırının gerçekleştiğini veya tesislerde hasar meydana geldiğini doğrulamadı. Husiler 50 saldırı düzenlendiğini öne sürdü Yahya Seri, Suudi Arabistan’ın son 12 saat içerisinde Yemen’de Husilerin kontrolündeki Sana, El-Cevf, Taiz, Hacce ve Sada bölgelerine yaklaşık 50 hava ve füze saldırısı düzenlediğini iddia etti. Husiler, saldırıların ardından Suudi Arabistan’daki enerji altyapısını hedef almaya devam edecekleri mesajını verdi. Ancak söz konusu saldırı sayısına ilişkin bağımsız bir doğrulama bulunmuyor. Yemen hükümeti geniş kapsamlı operasyon başlattı Husilerin Aramco tesislerine yönelik saldırı açıklamasının ardından Yemen’in uluslararası tanınan hükümeti de askeri operasyon başlattığını duyurdu. Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi, televizyondan yaptığı açıklamada, ülke topraklarının Husilerin kontrolündeki kesimlerinin geri alınması ve devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi amacıyla askeri operasyonların başlatıldığını açıkladı. El-Alimi, operasyonun gerilimi azaltmaya yönelik girişimlerin sonuçsuz kalmasının ardından başlatıldığını belirterek, silahlı kuvvetler ve güvenlik birimlerine verilen görevlerin yerine getirilmesi talimatını verdi. Taiz çevresinde çatışmalar yoğunlaşıyor Yemen’deki çatışmalar özellikle stratejik öneme sahip Taiz bölgesinde de yoğunlaşmış durumda. Yemen hükümetine bağlı güçler, 2 Ekim’de Taiz vilayetinde Husilere ait mevziler, personel, araçlar ve askeri ekipmanlara yönelik 20 hava saldırısı düzenlendiğini açıklamıştı. Bölgede çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb hattındaki deniz ulaşımı açısından da risk oluşturuyor. Hedefte enerji altyapısı ve deniz ticareti var Husilerin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yönelik saldırı iddiaları, Yemen’deki çatışmanın enerji piyasaları üzerindeki etkisini yeniden gündeme getirdi. Reuters, bölgedeki saldırıların Suudi enerji altyapısına yönelik riskleri artırdığını ve Orta Doğu’daki arz güvenliği endişelerinin petrol fiyatları üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü bildirdi. Yemen’de hükümet güçlerinin yeni askeri operasyon başlatması ve Husilerin Suudi enerji tesislerini hedef aldıklarını açıklaması, çatışmanın bölgesel boyutunun yeniden genişleyebileceğine işaret ediyor.

Petrol fiyatları arz toparlanmasıyla geriledi Haber

Petrol fiyatları arz toparlanmasıyla geriledi

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,10 düşüşle 96,95 dolara, Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı ise yüzde 1,36 kayıpla 89,18 dolara indi. Piyasalarda ABD-İran görüşmelerine ilişkin belirsizlik devam ederken, fiziksel petrol arzının toparlandığına yönelik işaretler jeopolitik risk priminin bir bölümünü geri çekti. Ortadoğu’dan sevkiyatlar toparlanıyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte Körfez bölgesinden ham petrol akışlarının yeniden hızlanması etkili oldu. Körfez’den gerçekleştirilen petrol ihracatı yeniden 2025 seviyelerine yaklaşırken, Suudi Arabistan’ın Yanbu üzerinden sevkiyatlarını artırması da bölgedeki fiziksel arzın toparlanmasına katkı sağladı. Hürmüz akışları 13,2 milyon varile çıktı Bölgedeki arz görünümündeki iyileşmenin önemli göstergelerinden biri Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışları oldu. Güncel piyasa verilerine göre boğazdan geçen petrol akışı günlük yaklaşık 13,2 milyon varile yükseldi. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı kapasitesinin bir bölümünü yeniden devreye alması da Hürmüz dışındaki alternatif sevkiyat kanallarını güçlendirdi. Bununla birlikte petrol akışlarının savaş öncesi seviyelere tamamen döndüğünü söylemek için henüz erken. Ticari gemi trafiği ve güvenlik koşullarındaki kısıtlamalar devam ediyor. ABD’den 40 milyon varillik rezerv hamlesi Petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturan bir diğer gelişme ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi’nden yeni arz sağlamaya hazırlanması oldu. ABD yönetiminin, koordineli küresel rezerv kullanımının son ayağı kapsamında stratejik rezervden 40 milyon varile kadar petrolü enerji şirketlerine ödünç vermeyi planladığı belirtiliyor. Bu adım, mart ayında yaklaşık 30 ülkenin katılımıyla kararlaştırılan toplam 400 milyon varillik küresel rezerv kullanımının ABD’ye düşen bölümünün devamı niteliğinde. ABD stokları da yükseldi ABD’de açıklanan petrol stok verileri de fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. ABD ham petrol stoklarının son haftada 922 bin varil arttığı bildirildi. Piyasa beklentileri ise stoklarda düşüş yaşanması yönündeydi. Beklentilerin aksine stoklarda görülen artış, ABD’de fiziksel arzın güçlendiği algısını destekledi. ABD-İran belirsizliği sürüyor Petrol akışlarında toparlanma görülmesine rağmen piyasaların odağında ABD ile İran arasındaki diplomatik süreç bulunuyor. İran hükümeti sözcüsü Fatemeh Mohajerani, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin ABD’den bir teklif aldığını açıkladı. Ancak taraflar arasında henüz kalıcı bir anlaşmaya varılmış değil. Bu nedenle arz görünümündeki iyileşme petrol fiyatlarını aşağı çekerken, ABD-İran hattındaki gelişmeler ve bölgedeki jeopolitik riskler düşüşü sınırlayabilecek unsurlar arasında yer alıyor. OPEC+ kararı bekleniyor Petrol piyasasının bir diğer gündem maddesi OPEC+ toplantısı olacak. Grubun hafta sonu gerçekleştireceği toplantıda kasım ayı üretim kotalarında değişikliğe gitmemesi bekleniyor. Petrol fiyatlarının bundan sonraki seyrinde Hürmüz Boğazı’ndaki akışların kalıcılığı, ABD-İran görüşmeleri, ABD petrol stokları ve OPEC+ üretim politikası belirleyici olacak.

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti Haber

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti

Brent petrolün varil fiyatı 103,73 dolara çıkarken, piyasalarda Orta Doğu’daki diplomasi trafiği ve petrol arzına ilişkin gelişmeler yakından izleniyor. Brent vadeli kontratları yüzde 1,11 artışla 103,73 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı yüzde 0,38 artarak 89,72 dolara ulaştı. Eylülde güçlü yükseliş Brent petrolün eylül ayını yaklaşık yüzde 14 yükselişle tamamlaması bekleniyor. Bu gerçekleşirse Temmuz 2026’dan bu yana en güçlü aylık artış kaydedilmiş olacak. WTI’ın ise eylül ayını yaklaşık yüzde 4 yükselişle tamamlaması öngörülüyor. İki petrol türü arasındaki fiyat farkı da ay içerisinde dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Trump yaptırım haberlerini reddetti Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump yönetiminin İran’ın nükleer programıyla ilgili somut adımlar atması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına yönelik bir seçeneği değerlendirdiği öne sürüldü. Trump ise Truth Social hesabından yaptığı açıklamayla söz konusu iddiayı reddetti. ABD Başkanı, İran’a böyle bir teklif sunulmadığını belirtti. Trump’ın açıklaması, İran konusunda diplomatik çözüm ihtimaline ilişkin piyasa beklentilerinin yeniden değerlendirilmesine yol açarken petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket görüldü. Katar diplomasi trafiğini sürdürüyor Katar, Washington ile Tahran arasındaki temasların ilerletilmesine yönelik diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed al-Ansari, taraflar arasında mesaj alışverişinin devam ettiğini ve çatışmanın etkilerini sınırlayabilecek ortak bir zemin oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Diplomatik temasların seyri, petrol piyasasında jeopolitik risk priminin yönü açısından önem taşıyor. Hürmüz’den petrol akışı toparlanıyor Arz tarafında ise Hürmüz Boğazı’ndan gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarına ilişkin gelişmeler takip ediliyor. Kpler verilerine göre Orta Doğu’nun önde gelen üreticilerinin ham petrol ihracatı eylül ayında günlük 16,328 milyon varile yükseldi. Bu seviyenin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın şubat sonunda başlamasından bu yana görülen en yüksek ihracat hacmi olduğu belirtiliyor. İhracattaki toparlanmada Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin sevkiyatlarını artırması etkili oldu. Yanbu’dan petrol yüklemeleri yeniden başladı Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı’ndaki faaliyetlerin yeniden başlamasının ardından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’ndan petrol tankerlerine yükleme işlemlerini yeniden başlattığı bildirildi. Yanbu üzerinden yapılan yüklemelerin yeniden başlaması, Hürmüz Boğazı dışındaki alternatif sevkiyat kapasitesinin kullanılması açısından piyasaların yakından takip ettiği gelişmeler arasında yer alıyor. ABD petrol stokları arttı ABD’de ise petrol stoklarına ilişkin veriler piyasaların gündeminde. Piyasa kaynaklarına göre, 25 Eylül’de sona eren haftada ABD ham petrol stokları 1,02 milyon varil arttı. Aynı dönemde benzin stoklarında da yükseliş görülürken distilat stokları geriledi. Piyasalarda oynaklık devam ediyor MST Marquee Enerji Araştırmaları Başkanı Saul Kavonic, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışlarının toparlandığına ilişkin işaretlerin arttığını, ancak petrol taşımacılığının hâlâ maliyetli ve kısıtlı olduğunu belirtti. Petrol piyasasında fiyatların yönü, ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki akışların seyri, Suudi Arabistan’ın alternatif sevkiyat kapasitesi ve ABD’nin olası dizel ihracat düzenlemeleri tarafından şekillenmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.