SON DAKİKA
Hava Durumu

#Lojistik

Ekometre - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa ekonomisinde dönüşüm hamlesi başladı Haber

Bursa ekonomisinde dönüşüm hamlesi başladı

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay: “KOBİ’lerimiz İçin Devrim Niteliğinde Projeleri Hayata Geçirmenin Gururunu Yaşıyoruz” Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim ve ihracat hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren TEKNOSAB bünyesinde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB projesi ile binlerce firmanın modern üretim altyapısına kavuşması ve uluslararası ölçekte rekabet gücünün artırılması adına tarihi bir adım atıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Türkiye Yüzyılı’na Bursa imzasını atacak dev projeyi hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz.” dedi. Bursa 2030 vizyonu doğrultusunda hazırlanan proje; üretim alanlarından teknoloji yatırımlarına, lojistikten finansmana, sektörel kümelenmeden dış ticarete kadar KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu tüm unsurları aynı ekosistem içerisinde buluşturuyor. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yaklaşık 3 bin katılımcıyla gerçekleştirilen lansman organizasyonuna; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin ile sivil toplum kuruluşları, akademik odalar ve sektör temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Programda TEKNOSAB KOBİ OSB ve ekosistem içerisinde hayata geçirilecek diğer projelere ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştiren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın üretim ve ticaret hayatında yeni bir dönemi başlattıklarını söyledi. Başkan Burkay, “KOBİ’lerimiz için TEKNOSAB ekosistemi içinde devrim niteliğinde projeleri hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye Yüzyılı’na Bursa’nın güçlü imzasını atacak dev bir dönüşüm hamlesini başlattık. KOBİ'lerimize, Bursamıza ve ülkemize hayırlı olsun.” dedi. “Plansızlığın Gölgesinde Yorulan KOBİ’lerimiz İçin Bir Devir Kapanıyor” Bursa’da 8 bini aşkın KOBİ’nin plansız üretim alanlarında faaliyet gösterdiğine dikkati çeken İbrahim Burkay, işletmelerin yüksek maliyetler, yetersiz üretim alanları, lojistik zorluklar ve depolama sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Kapasitesini artırmak, yeni yatırım yapmak, istihdam sağlamak ve ihracatını geliştirmek isteyen firmaların mekân ve altyapı sorunları nedeniyle verimlilik kaybı yaşadığını ifade eden Burkay, “TEKNOSAB’ın genişleme alanında yer alacak ekosistemde firmalarımız artık enerjilerini üretim alanı, altyapı, lojistik ve depolama sorunlarına değil; üretime, ticarete, teknolojiye ve ihracata yönlenecek. KOBİ’lerimizi planlı, nitelikli ve yüksek teknolojili üretim alanlarıyla buluşturuyoruz.” dedi. Başkan Burkay, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’un ortaya koyduğu irade, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Fatih Kacır’ın destekleri, Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’ın liderliğindeki etkili koordinasyon, Büyükşehir Belediyemizin Başkan Vekili Sayın Şahin Biba’nın ve AK Parti İl Başkanımız Sayın Davut Gürkan’ın destekleri, ilgili kurumlarımızın katkıları, yıllardır sürdürdüğümüz mücadeleyi Bursa için büyük bir kazanıma dönüştürdü. Bu vesileyle, sürece katkı sunan tüm kamu kurumlarımıza ve emeği geçen herkese iş dünyamız adına yürekten teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. “Bursa’nın Taşıyıcı Sektörleri Aynı Merkezde Buluşacak” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB bünyesinde Bursa ekonomisinin üretim ve ihracat kapasitesinde önemli paya sahip sektörler için özel kümelenme alanlarının planlandığını açıkladı. Söz konusu projede kimya, plastik ve ambalaj, makine ve metal, kalıp ve otomotiv yan sanayisi, mobilya, kâğıt ve orman ürünleri, elektrik-elektronik ve otomasyon ile tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yer aldığını belirten Burkay, ana sanayi firmalarıyla tedarikçilerin aynı üretim ekosisteminde bir araya gelmesiyle işletmeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi, tedarik zincirlerinin daha verimli hale getirilmesi ve firmaların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiğini söyledi. İbrahim Burkay, KOBİ OSB’de firmalara kesintisiz enerji, fiber internet bağlantısı, ileri arıtma sistemleri, güçlü ulaşım altyapısı, yeşil ve akıllı fabrika imkânları sunulduğunu da ifade etti. İhtiyaca Göre Modüler Üretim Alanları TEKNOSAB KOBİ OSB’de firmaların faaliyet alanlarına, üretim kapasitelerine ve büyüme hedeflerine göre farklı büyüklüklerde modüler üretim alanlarının oluşturulacağını açıklayan İbrahim Burkay, şu bilgileri verdi: “İşletmelerimize 500, 1.000, 2.000 ve 3.000 metrekare büyüklüğünde üretim alanı seçenekleri sunuyoruz. Bağımsız bölümler tek katlı veya iki katlı olarak tasarlanabilecek ve her bir üretim biriminin kendisine ait bağımsız girişi bulunacak. Üretim tesislerinde sektörlerin ihtiyaçlarına göre 6, 9 ve 12 metre tavan yüksekliği seçenekleri yer alıyor. Yapılarda yükleme rampaları, tır erişim alanları ve yük asansörleri bulunacak. Akıllı üretim tesisleri, firmaların ihtiyaçlarına göre tek katlı veya çok katlı olarak hayata geçirilecek. Böylece işletmeler, ihtiyaç duydukları alanı daha verimli kullanabilecek ve yatırım maliyetlerini azaltabilecek.” Vali Ayyıldız: "KOBİ’lerimizin Gücü, Şehrimizin ve Ülkemizin Geleceğidir" Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız Bursa'nın üretim gücünün temelinde KOBİ'lerin büyük emeği, girişimciliği ve azmi olduğunu belirterek, şunları söyledi: “KOBİ'lerimizin rekabet gücünü artıracak her yatırım, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır. TEKNOSAB KOBİ OSB de bu anlayışın güçlü bir yansımasıdır. Yüksek teknoloji odaklı yapısı, akıllı üretim altyapısı ve KOBİ'lere sunacağı gelişim imkânlarıyla Bursa'nın sanayi vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Yatırımcının önünü açan, üretimi destekleyen ve sanayicimizin yanında duran bir anlayışla çalışıyoruz. Bu vesileyle, bu vizyoner projeye öncülük eden Bursa Ticaret ve Sanayi Odamıza, Yönetim Kurulu Başkanımıza, emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyor; TEKNOSAB KOBİ OSB'nin Bursa'mıza, iş dünyamıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." Şahin Biba: “KOBİ OSB Bugünün Değil Geleceğin Projesidir” Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da Bursa’nın KOBİ OSB projesiyle öncülük geleneğine yeni ve güçlü bir halka daha eklediğini söyledi. “Mimar bakışıyla KOBİ OSB projesinin yalnızca üretim alanlarını planlı kılmakla kalmadığını ve bugün şehrimizin ihtiyaç duyduğu düzene de kapı araladığını söyleyebilirim.” ifadelerini kullanan Şahin Biba, “Bu proje uzun yılların birikimiyle kentin öncelikli ihtiyaçlarını gözeterek sektörlerin talepleri dinlenerek ince elenip sık dokunarak oluşturulmuş güçlü bir vizyonun ürünüdür. En önemlisi ortak aklın istişarenin ve uzlaşının eseridir.” dedi. Kentin dört bir yanına dağılmış, büyümekte zorlanan, lojistik ve altyapı sorunları yaşayan işletmelerin planlı bir sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösterecek olmasının Bursa'nın geleceği adına son derece önemli bir adım olduğuna işaret eden Şahin Biba, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odamız yıllardır Bursa'nın üretim, ticaret, ihracat ve teknoloji kapasitesinin geliştirilmesi için son derece önemli çalışmalar yürütmektedir. Bu proje de bugünün değil geleceğin projesidir. Bu vesileyle BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay'a değerli yönetim kurulu üyelerine, meclis üyelerine ve odamızın tüm temsilcilerine Bursa'mız için ortaya koydukları çalışma azmi ve şehrimize sundukları katkılar dolayısıyla teşekkür ediyorum.” Yüzde 30 Peşinat, 36 Aya Varan Vade TEKNOSAB KOBİ OSB için yatırımcıların erişebileceği uygun bir finansman modeli oluşturuldu. Kamu bankaları aracılığıyla sağlanması planlanan finansman desteği kapsamında proje bedelinin yüzde 30’u peşin alınacak. Kalan tutar için yatırımcılara 18, 24 ve 36 aylık vade seçenekleri sunulacak. Projenin kamulaştırma süreci Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından yürütülecek. Belirlenen arazi maliyeti yatırımcılara yansıtılacak. İki katlı üretim alanlarında birim başına düşen maliyetin yarıya kadar azaltılması hedeflenecek. TEKNOSAB KOBİ OSB’de ilk teslimatların Aralık 2027’de yapılması, projenin bütününün ise 4 yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. Organize Ticaret Bölgeleri Kuruluyor TEKNOSAB ekosisteminin önemli bileşenlerinden birini de Organize Ticaret Bölgeleri oluşturuyor. Yapı malzemeleri, makine ve ekipman, elektrik-elektronik ve otomasyon, mobilya ve aksesuarları ile otomotiv yedek parça sektörleri, kendi ihtisas ticaret merkezlerinde faaliyet gösterecek. Organize Ticaret Bölgeleri’nde showroom, ofis, depolama ve lojistik imkanları bir arada sunuluyor. İşletmeler için 200, 300, 500 ve 1.000 metrekare büyüklüğünde modüler alanlar oluşturulacak. Minivan tipi araçların kullanımına uygun tasarlanacak merkezlerde dijital altyapı, modern pazarlama imkanları ve güçlü lojistik bağlantıları yer alacak. Böylece işletmelerin operasyonel maliyetlerinin düşürülmesi ve ticaret hacimlerinin artırılması amaçlanıyor. GIDA OSB İle Tüm Süreçler Tek Merkezden Yönetilecek TEKNOSAB ekosistemi içerisinde Gıda OSB projesi de hayata geçirilecek. Gıda OSB’de üretim, paketleme, soğuk hava depolama, laboratuvar ve sevkiyat birimleri aynı merkezde buluşturulacak. Enerji, su, atık yönetimi, kalite kontrol ve lojistik süreçlerinin tek merkezden yönetilmesiyle ürün güvenliğinin artırılması ve işletmelerin verimliliklerinin geliştirilmesi hedeflenecek. Projeyle Bursa’nın tarım ve gıda alanındaki güçlü potansiyeli modern sanayi altyapısıyla bir araya getirilecek. İnşaat Sektörüne Özel Depolama Alanları İnşaat sektörünün depolama, işleme ve sevkiyat ihtiyaçlarına yönelik özel lojistik alanları da TEKNOSAB bünyesinde oluşturulacak. Projede ortak depolama alanları, güçlendirilmiş zeminler, ihtiyaca göre büyüyebilen açık saha parselleri, kapalı ve yarı açık alanlar ile geniş ulaşım koridorları yer alacak. İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların depolama ve sevkiyat süreçlerini aynı merkezden yönetmesi sağlanarak maliyetlerin düşürülmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması amaçlanıyor. Savunma Ve Havacılık Firmaları Defence Hub’da Buluşacak TEKNOSAB ekosisteminin stratejik projeleri arasında yer alan Defence Hub, savunma ve havacılık sektörlerinde faaliyet gösteren firmaları aynı merkezde buluşturacak. Merkezde yer alan işletmelerin teşvik ve desteklerden daha etkin şekilde yararlanması, Bursalı firmaların yerlileştirme kapasitesinin artırılması, kalite ve sertifikasyon süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. Ar-Ge, inovasyon ve ileri teknoloji girişimlerinin destekleneceği Defence Hub ile Bursa firmalarının savunma sanayisi projelerinde daha aktif rol üstlenmesi amaçlanıyor. Lojistik Teknopark İlk Yılında Yüzde 126 Değer Kazandı TEKNOSAB ekosisteminde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Lojistik Teknopark’ın ardından bölgede yine aynı modelle TEKNOSAB Data Center hayata geçiriliyor. Ekosistemin dijital kalbi olarak konumlandırılacak veri merkezi, firmalara güvenli, hızlı ve kesintisiz dijital altyapı sunacak. Fiziksel ve siber güvenlik imkanlarına sahip olacak merkez sayesinde KOBİ’lerin yüksek maliyetli bireysel sunucu yatırımları yapmasına gerek kalmayacak. Veri merkezinin, Bursa sanayisinin yapay zeka, akıllı üretim, veri yönetimi ve dijital dönüşüm kapasitesini geliştirmesi hedefleniyor. TEKNOSAB Teknopark İle Fikirler Ürüne Dönüşecek TEKNOSAB Teknopark bünyesinde sanayi, teknoloji ve AR-GE faaliyetleri aynı merkezde buluşturulacak. Akademik bilginin üretime aktarılacağı teknoparkta kuluçka merkezleri, test laboratuvarları ve mentörlük hizmetleri sunulacak. Yapay zeka, akıllı üretim ve ileri teknoloji alanlarındaki girişimlerin desteklenmesiyle yenilikçi fikirlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve Bursa sanayisinin dijital dönüşümünün hızlandırılması amaçlanıyor. TEKNOSAB’da Serbest Bölge Oluşturulacak Proje kapsamında TEKNOSAB bünyesinde bir serbest bölge de kurulacak. Serbest bölgeyle TEKNOSAB’da üretilen katma değerli ürünlerin küresel pazarlarla daha hızlı ve düşük maliyetle buluşturulması hedeflenecek. Firmalara gümrük, vergi ve mevzuat avantajları sunacak serbest bölge, TEKNOSAB’ın demir yolu, kara yolu, otoyol ve liman bağlantılarıyla entegre biçimde faaliyet gösterecek. Projenin Bursa’nın dış ticaret ve ihracat kapasitesine önemli katkı sunması bekleniyor. KOBİ’lerin Finansmana Erişimi Tek Merkezden Sağlanacak TEKNOSAB ekosisteminde hayata geçirilecek “KOBİ Diyalog” merkeziyle işletmelerin finansmana ve danışmanlık hizmetlerine erişimi tek bir noktadan sağlanacak. Merkezde kamu ve özel bankaların KOBİ şubeleri ile KOSGEB, Kredi Garanti Fonu ve İhracatı Geliştirme AŞ gibi kuruluşların temsilcileri hizmet verecek. KOBİ’lere finansman, teminat, kredi derecelendirmesi, borç yönetimi, vergilendirme ve dijital dönüşüm alanlarında destek sağlanacak. Yapay zeka destekli analizlerin de kullanılacağı merkezde, firmalara mali ve kurumsal yapılarını geliştirmeye yönelik danışmanlık hizmetleri sunulacak. “TEKNOSAB KOBİ OSB’de Başvurular Başladı” Tanıtım programıyla birlikte “TEKNOSAB KOBİ OSB’de Ben de Varım” adıyla ön talep süreci de başlatıldı. Firmalar, https://kobiosb.teknosab.org.tr/ uzantılı web sitesinden vergi numaraları veya oda sicil numaralarıyla sisteme giriş yaparak başvurularını gerçekleştirebiliyor

Türkiye ile Tunus ticaretinde yeni iş birliği hamlesi Haber

Türkiye ile Tunus ticaretinde yeni iş birliği hamlesi

İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Tunus İşbirliği ve Yatırım Geliştirme Forumu'nda konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye ile Tunus arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, mevcut 1,6 milyar dolarlık ticaret hacminin yeni iş birlikleriyle daha üst seviyelere taşınacağını ifade etti. Tunus Türk Ticaret ve Sanayi Odası (CCITT), Türkiye-Tunus Sanayi ve Ticaret Platformu ile Dünya Sektörler Arası İşbirliği Forumu (WCI Forum) iş birliğinde düzenlenen etkinliğe, Türkiye'nin Tunus Büyükelçisi Ahmet Misbah Demircan, Tunus'un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier ve iki ülkenin iş dünyası temsilcileri katıldı. "Türkiye stratejik üretim ortağı konumunu güçlendiriyor" Küresel ekonomide tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğine dikkat çeken Gürcan, ülkelerin artık yalnızca ticaret ortağı değil, aynı zamanda stratejik üretim ve yatırım ortağı arayışında olduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen güçlü performans sergilediğini vurgulayan Gürcan, 2026'nın ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 2,5 büyüyerek 23 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü, yıllıklandırılmış GSYH'nin ise 1 trilyon 639 milyar dolarla tarihi zirveye ulaştığını belirtti. İhracatta güçlü performans Türkiye'nin dış ticarette dayanıklılığını koruduğunu ifade eden Gürcan, 2025 yılında mal ihracatının 273,4 milyar dolar, hizmet ihracatının ise 122,6 milyar dolar olduğunu, toplam mal ve hizmet ihracatının 396 milyar dolara ulaştığını söyledi. Gürcan, Türkiye'nin Tunus'a ihracatının da 2025 yılında yüzde 11,6 artışla 1,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini kaydetti. Hedef karşılıklı ticaret ve ortak üretim İki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmayı amaçladıklarını belirten Gürcan, hedeflerinin yalnızca Türkiye'nin Tunus'a ihracatını artırmak olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Amacımız hem Tunus'a mal satmak hem de Tunus'un ürettiği ürünleri ülkemize kazandırmak. Karşılıklı ticaret ve yatırım iş birliklerini daha ileri seviyeye taşımak istiyoruz." Gürcan, ekonomik iş birliğinin güçlenmesinin Türkiye ile Tunus arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarını da daha sağlam bir zemine oturtacağını ifade etti. DEİK: Yeni sektörlerde önemli potansiyel var Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Tunus İş Konseyi Başkanı Banu Küçükel de iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 itibarıyla 1,6 milyar dolara ulaştığını belirtti. Küçükel, Tunus'un Afrika pazarına açılan önemli bir üretim ve yatırım üssü olduğuna dikkat çekerek; otomotiv, makine, elektrik-elektronik, tekstil, gıda ve tarım sektörlerinin yanı sıra lojistik, yenilenebilir enerji, sağlık, dijital dönüşüm, yaşlı bakımı ve sanayi yatırımlarında da önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu söyledi. Forum kapsamında Türk ve Tunuslu firmalar arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilerek yeni ticaret ve yatırım ortaklıklarının temelleri atıldı.

Türkiye ile Irak ticaretinde yeni hedef 30 milyar dolar Haber

Türkiye ile Irak ticaretinde yeni hedef 30 milyar dolar

Bolat, gümrük sistemlerinin entegrasyonu, Kalkınma Yolu Projesi ve enerji koridorlarının bu hedefe ulaşmada kritik rol oynayacağını söyledi. Ankara'da düzenlenen Türkiye-Irak İş İnsanları Yuvarlak Masa Toplantısı'nda konuşan Bolat, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin ticaret, yatırım, müteahhitlik, ulaştırma, savunma sanayisi, turizm ve hizmetler alanlarında güçlenerek ilerlediğini belirtti. Ticaret hacmi 30 milyar dolara çıkarılacak Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacminin halen 17 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu ifade eden Bolat, Kovid-19 sonrası dönemde ve enerji fiyatlarının yükseldiği süreçte bu rakamın 24 milyar dolara ulaştığını hatırlattı. Irak'ın, Türkiye'nin dış ticaretinde beşinci sırada yer aldığını belirten Bolat, orta vadede ticaret hacmini 30 milyar dolara yükseltmeyi amaçladıklarını söyledi. Türk müteahhitlerden Irak'ta 40 milyar dolarlık proje Bolat, Irak'ın Türk müteahhitlik sektörü açısından en önemli pazarlardan biri olduğunu belirterek, Türk firmalarının bugüne kadar ülkede toplam 40 milyar dolar değerinde 1.157 projeyi tamamladığını açıkladı. Türk müteahhitlerinin dünya genelinde yaklaşık 13 bin projede 566 milyar dolarlık iş hacmine ulaştığını kaydeden Bolat, Irak'ın bu portföyde önemli bir paya sahip olduğunu vurguladı. Kalkınma Yolu ve enerji koridorları öne çıkıyor Bölgedeki jeopolitik gelişmelerin enerji arz güvenliğini etkilediğine dikkat çeken Bolat, Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın tam kapasiteyle yeniden devreye alınmasının ve Basra'dan Ceyhan'a uzanacak yeni bir petrol hattının hayata geçirilmesinin önemine işaret etti. Bolat, Fav Limanı'ndan başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu Projesi'nin iki ülke arasındaki ticaret ve lojistik bağlantısını güçlendireceğini ifade etti. Gümrük entegrasyonu ticareti hızlandıracak Irak'ın uygulamaya aldığı ASYCUDA gümrük sisteminin İbrahim Halil Sınır Kapısı'na entegre edilmesinin ticaret süreçlerini hızlandıracağını belirten Bolat, sistemin belirsizlikleri azaltarak sınır geçişlerini daha etkin hale getireceğini söyledi. Bolat ayrıca, Irak'ın TIR Sözleşmesi kapsamındaki uygulamalarına yönelik her türlü iş birliğine hazır olduklarını dile getirdi. Körfez'e transit ticaret genişliyor Türkiye ile Suudi Arabistan arasında uygulanmaya başlanan transit vize sistemi sayesinde Irak üzerinden Suudi Arabistan, Kuveyt ve diğer Körfez ülkelerine yönelik ticaret koridorlarının güçlendiğini ifade eden Bolat, Kalkınma Yolu Projesi'nin yeni lojistik merkezleri, yatırımlar ve müteahhitlik faaliyetlerine de ivme kazandıracağını belirtti. Anlaşmalar ve vizelerde yeni adımlar Bolat, Türkiye ile Irak arasında imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinin yatırım ortamını güçlendireceğini söyledi. Toplantıda konuşan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ise gümrük uygulamalarındaki farklılıkların giderilmesi, bankacılık işlemlerinin kolaylaştırılması ve iş insanlarına yönelik çok girişli ticari vizelerin hayata geçirilmesinin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri daha da güçlendireceğini ifade etti.

Edge AI ile yapay zeka sahanın merkezine taşınıyor Haber

Edge AI ile yapay zeka sahanın merkezine taşınıyor

Son yıllarda bulut bilişim, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve yapay zeka teknolojilerindeki gelişmeler, kritik sektörlerde dijital dönüşümü hızlandırmaya devam ediyor. Özellikle üretim, enerji, kamu hizmetleri ile ulaşım ve lojistik gibi alanlarda faaliyet gösteren kuruluşlar, yapay zekayı operasyonel süreçlerine entegre ederek verimliliklerini arttırmayı ve daha hızlı karar almayı hedefliyor. Ancak saha operasyonlarında internet bağlantısının her zaman mümkün olmaması, bulut tabanlı yapay zeka çözümlerinin kullanımını sınırlandırabiliyor. “Yapay zeka, küresel ekonomiye yaklaşık 15,7 trilyon dolarlık katkı sağlayacak” Edge AI teknolojisinin bu soruna çözüm sunduğunun altını çizen Getac Teknoloji Şirketi Başkan Yardımcısı Jerry Huang, yapay zeka yeteneklerini doğrudan sahaya taşıyan yeni nesil dayanıklı cihazların kritik sektörlerde önemli bir dönüşüm başlattığını belirtiyor. Son 20 yılda yaşanan teknolojik gelişmeleri değerlendiren Huang, sözlerine şöyle devam ediyor: "20 yıllık süreçte üretim, enerji, kamu hizmetleri ile ulaşım ve lojistik gibi kritik sektörlerde iş yapış biçimlerini köklü şekilde değiştirdi. Bulut bilişim, ölçeklenebilir BT altyapıları ve merkezi veri yönetimi gibi önemli avantajlar sunarken, IoT teknolojileri de gerçek zamanlı izleme, öngörüye dayalı bakım ve otomatik iş akışlarını mümkün hale getirdi. Bugün ise yapay zeka, dijital dönüşümün yeni aşamasını temsil ediyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre yapay zeka, 2030 yılına kadar küresel gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) %14’e kadar katkı sağlayacak ve yaklaşık 15,7 trilyon dolarlık ekonomik değer yaratacak. Bu potansiyel, işletmelerin yapay zekayı operasyonlarına entegre etme konusunda neden bu kadar hızlı hareket ettiğini açıkça ortaya koyuyor." Bağlantı bağımlılığı yapay zekanın yaygınlaşmasını sınırlandırıyor Bulut tabanlı yapay zeka modellerinin güçlü internet bağlantısına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Huang, bunun özellikle saha ekipleri açısından önemli bir kısıt oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: "Uzak tesislerde çalışan bakım mühendisleri, endüstriyel sahalardaki teknisyenler veya zorlu koşullarda görev yapan lojistik ekipleri, ihtiyaç duydukları anda bulut tabanlı yapay zeka araçlarına sürekli erişemeyebiliyor. Bağlantının olmadığı durumlarda ise çalışanlar, kendilerine destek olmak amacıyla geliştirilen teknolojilerden yararlanamama riskiyle karşı karşıya kalıyor." Edge AI ile yapay zeka doğrudan cihaz üzerinde çalışıyor Edge AI yaklaşımının yapay zekayı kullanıcıya yaklaştırdığını belirten Huang, dayanıklı Copilot+ PC'lerin bu dönüşümde önemli rol üstlendiğini söyledi. Huang, "Tamamen bulut işlemeye bağımlı kalmak yerine Edge AI, güçlü yapay zeka uygulamalarının doğrudan cihaz üzerinde çalışmasını mümkün kılıyor. Bu sayede daha hızlı yanıt süreleri, daha yüksek operasyonel bağımsızlık ve bağlantının sınırlı olduğu ortamlarda dahi güvenilir bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Özel Nöral İşlem Birimleri (NPU) ise yapay zeka iş yüklerini doğrudan cihaz üzerinde işleyerek performans, enerji verimliliği ve veri gizliliği açısından önemli avantajlar sağlıyor” açıklamasında bulundu. Saha ekiplerinin çalışma biçimi değişiyor Edge AI teknolojisinin yalnızca teknik bir gelişme olmadığını ifade eden Jerry Huang, bunun saha operasyonlarını doğrudan dönüştürdüğünün altını çizerek şunları söyledi: "Uzak bir trafo merkezinde çalışan saha mühendisi, artık yüzlerce sayfalık teknik dokümanı manuel olarak incelemek yerine yaşadığı sorunu doğal bir dille ifade ederek yapay zekadan saniyeler içinde doğru yönlendirmeleri alabiliyor. Bu yaklaşım yalnızca zamandan tasarruf sağlamıyor; aynı zamanda doğruluğu arttırıyor, duruş sürelerini azaltıyor ve uzmanların bilgi aramak yerine sorun çözmeye odaklanmasına imkan tanıyor." Veri güvenliği ve operasyonel bağımsızlık öne çıkıyor Edge AI çözümlerinin veri güvenliği açısından da önemli avantajlar sunduğunu belirten Huang, verilerin doğrudan cihaz üzerinde işlenmesinin hem güvenliği arttırdığını hem de internet bağlantısına olan bağımlılığı azalttığını ifade etti. Huang, "Yapay zekanın geleceği yalnızca daha güçlü modeller geliştirmekten ibaret olmayacak. Asıl önemli olan, bu teknolojileri onlara en çok ihtiyaç duyan insanların erişimine sunabilmek. Dayanıklı Edge AI çözümleri, yapay zekayı gerçek çalışma ortamlarının gerektirdiği güvenilirlik ve mobiliteyle buluşturarak saha ekiplerinin bulundukları her yerde yapay zeka desteğinden yararlanmasını sağlıyor” açıklamasında bulundu.

Ankara'da Kritik Türkiye-Irak zirvesi Haber

Ankara'da Kritik Türkiye-Irak zirvesi

Görüşmelerde güvenlikten enerjiye, ticaretten su yönetimine kadar iki ülke arasındaki stratejik iş birliği başlıkları ile bölgesel gelişmeler masaya yatırılacak. Türkiye ile Irak arasındaki diplomatik temaslar yeni bir ziyaretle devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, yarın Ankara'da resmi temaslarda bulunacak. Ziyarete ilişkin açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, görüşmelerde iki ülke ilişkilerinin kapsamlı şekilde ele alınacağını bildirdi. Stratejik başlıklar masada Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilmesi beklenen görüşmelerde; güvenlik,terörle mücadele,ticaret,enerji iş birliği,ulaştırma projeleri,su yönetimi başta olmak üzere Türkiye-Irak ilişkilerinin stratejik gündem maddeleri değerlendirilecek. Tarafların mevcut iş birliği projelerini gözden geçirmesi ve yeni ortak adımları ele alması bekleniyor. Bölgesel gelişmeler de değerlendirilecek Liderlerin yalnızca ikili ilişkileri değil, Orta Doğu'da son dönemde yaşanan gelişmeleri de masaya yatırması öngörülüyor. Bölgesel güvenlik, sınır güvenliği, enerji arzı ve bölgesel istikrarın görüşmelerin önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor. Ticaret hacminin artırılması hedefleniyor Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi de ziyaretin öncelikli başlıkları arasında bulunuyor. Enerji, lojistik, ulaştırma koridorları ve yatırım alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmeler yapılması beklenirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik yeni adımların da ele alınacağı ifade ediliyor. Yüksek düzeyli temaslar sürüyor Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Ankara ziyareti, Türkiye ile Irak arasında son dönemde hız kazanan üst düzey diplomatik temasların devamı niteliğini taşıyor. Uzmanlar, ziyaretin özellikle güvenlik iş birliği, Kalkınma Yolu Projesi, enerji ve bölgesel istikrar açısından iki ülke ilişkilerinde yeni bir döneme katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.

Bayram öncesi lojistikte yoğunluk zirve yapıyor Haber

Bayram öncesi lojistikte yoğunluk zirve yapıyor

İş ortaklarına yenilikçi ve kişiselleştirilmiş çözümler sunan Akca Lojistik, kapasite kullanımının sınırlara ulaştığı bu dönemde sevkiyatlarını güçlü altyapısı ve uçtan uca çözümleriyle yönetiyor. Kurban Bayramı öncesinde artan tüketim ve online sipariş hacmi, lojistik sektöründe operasyonel yoğunluğu önemli ölçüde artırıyor. Özellikle gıda, e-ticaret ve perakende sektörlerinde yaşanan talep artışı; depolama, sevkiyat ve dağıtım süreçlerinde güçlü planlama ve teknolojik altyapının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Akca Lojistik, bayram dönemlerinde artan operasyonel yükü geniş depolama kapasitesi, uçtan uca lojistik çözümleri ve güçlü teknolojik altyapısıyla yönetirken; mikro dağıtım ve etkin depo yönetimi uygulamalarıyla iş ortaklarının ihtiyaçlarına hızlı şekilde yanıt veriyor. Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, Kurban Bayramı öncesinde yaşanan yoğunluğa ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bayram dönemleri özellikle gıda, e-ticaret ve perakende sektörlerinde operasyonel yoğunluğun en yüksek seviyelere ulaştığı dönemler arasında yer alıyor. Kurban Bayramı 2024-2025 kıyaslamasında sipariş hacimlerimizde yaklaşık yüzde 25 oranında artış yaşandı. Özellikle bayram öncesindeki son 3-4 gün teslimat yoğunluğunun maksimum seviyeye ulaştığını görüyoruz. Son 48 saat ise sevkiyat operasyonlarının zirve yaptığı dönem oluyor. Bayramın son haftasında kapasitemizde yaklaşık yüzde 25 artış yaşanıyor Bu süreçte kapasite kullanım oranlarımız sınırları zorluyor. Bayramın son haftasında ise genel operasyonel kapasitemizde yaklaşık yüzde 25 artış yaşanıyor. Henüz yaz sezonunun tam olarak başlamamış olması ve okulların açık olması nedeniyle en yoğun operasyon bölgemiz yine Marmara Bölgesi oldu. Özellikle gıda lojistiğinde dikkat çekici bir hareketlilik söz konusu. Geçen yılın aynı dönemine göre gıda sevkiyatlarımızda yaklaşık yüzde 10, süt perakendesinde ise yüzde 15 civarında artış yaşandı. Bu yoğun dönemlerde lojistik süreçlerin kesintisiz, hızlı ve kontrollü şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor. Akca Lojistik olarak güçlü altyapımız, yaygın operasyon ağımız ve deneyimli ekiplerimizle iş ortaklarımızın ihtiyaçlarına hızlı ve etkin çözümler sunmaya devam ediyoruz.”

Altın kotası Türkiye’nin mücevher üretim gücünü eritti Haber

Altın kotası Türkiye’nin mücevher üretim gücünü eritti

Sektör temsilcilerine göre Türkiye, ortaya çıkan yeni fırsatı mevcut regülasyonlar nedeniyle kaçırma riskiyle karşı karşıya. Takı Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (TÜİD) Başkanı Mustafa Kamar, kota öncesinde Türkiye’nin dünyanın en güçlü üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğunu ancak uygulanan sınırlamalar sonrası sektörün ciddi güç kaybettiğini söyledi. Kamar’a göre cari açığın temel nedeni üretici ve ihracatçılar değil, yüksek enflasyon ortamında vatandaşın artan altın talebiydi. Buna rağmen alınan önlemler doğrudan ihracatçıları etkiledi. Sektör temsilcileri, kota sonrası Türkiye’nin altın ve mücevher ihracatında hem üretim hem istihdam tarafında sert kayıp yaşadığı görüşünde birleşiyor. Üretim Dubai’ye kaydı, şimdi yeni adres aranıyor Sektördeki birçok üretici ve yatırımcı, son üç yılda faaliyetlerini başta Dubai olmak üzere farklı merkezlere taşırken; İtalya, Özbekistan ve Mısır gibi ülkeler de yatırımcı çekmek için devreye girdi. Kamar, özellikle Türk üreticilerin Afrika, Orta Doğu ve Asya pazarlarına erişim için Dubai’yi bir lojistik ve ticaret merkezi olarak kullandığını belirterek, bazı firmaların kalıpları Türkiye’de hazırlayıp üretimi Dubai’de gerçekleştirdi. Ancak ABD-İran-İsrail hattında yükselen gerilim ve Ortadoğu’daki savaş ortamı, Dubai merkezli üretim modelini de baskı altına aldı. Irak pazarındaki daralma ve bölgede çalışan Hintli ile Pakistanlı iş gücünün ayrılması, üretim süreçlerini ciddi biçimde etkiledi. Kuyumcukent’te büyük boşalma Sektördeki dönüşümün en dikkat çekici göstergelerinden biri ise Kuyumcukent oldu. Kamar’ın verdiği bilgiye göre, 2022 yılında boş mağaza bulunamayan merkezde bugün doluluk oranları ciddi şekilde geriledi. Sektör temsilcileri, üretim göçü nedeniyle hem iç piyasada canlılığın azaldığını hem de Türkiye’nin küresel rekabet gücünün zayıfladığını belirtiyor. Kapalıçarşı’da nakit sıkışıklığı Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk ise Dubai bağlantılı ticaretin yavaşlamasının Kapalıçarşı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yıldırımtürk’e göre daha önce Türkiye’de üretilip Dubai’ye gönderilen ürünlerden piyasaya ciddi miktarda nakit girişi sağlanıyordu. Bu ticaretin yavaşlamasıyla birlikte piyasadaki nakit döngüsü zayıfladı ve esnafın finansmana erişimi zorlaştı. İhracatta tonaj bazlı sert düşüş Sektör temsilcileri, ihracat rakamlarının değer bazında güçlü görünmesine rağmen miktar tarafında ciddi daralma yaşandığını ifade ediyor. Altın fiyatlarındaki hızlı yükseliş nedeniyle toplam ihracat değeri yüksek görünse de tonaj bazında büyük kayıp oluştu. Mustafa Kamar’ın verdiği bilgilere göre, sektörün ihracatı 2022 sonunda yaklaşık 185 ton seviyesindeyken bugün 50-60 ton bandına kadar geriledi. Aynı dönemde birçok işletmede çalışan sayısı da önemli ölçüde düştü. Sektör temsilcileri, mevcut kota ve regülasyonların yeniden gözden geçirilmesi halinde Türkiye’nin yeniden bölgesel üretim merkezi haline gelebileceğini savunuyor.

Dubai’de yeni projeler ekonomiye güç verdi Haber

Dubai’de yeni projeler ekonomiye güç verdi

Dubai yönetimi tarafından duyurulan yeni ekonomi programları kapsamında özellikle yapay zekâ, finans teknolojileri ve sürdürülebilir enerji yatırımlarına yönelik teşviklerin genişletileceği belirtildi. Emirlikte açıklanan yeni projeler, uluslararası yatırımcı ilgisini yeniden artırdı. Turizmde güçlü sezon beklentisi Yılın ilk aylarında otel doluluk oranlarının yüksek seyretmesi ve yeni uçuş bağlantılarının devreye girmesi, Dubai turizminde güçlü yaz sezonu beklentisini artırdı. Özellikle Avrupa, Körfez ve Asya pazarlarından gelen rezervasyonlarda artış yaşandığı belirtiliyor. Gayrimenkul piyasasında hareketlilik sürüyor Dubai’de lüks konut ve yatırım amaçlı projelere olan talep hız kesmeden devam ediyor. Yeni marina, yaşam merkezi ve karma proje yatırımlarıyla birlikte yabancı yatırımcı ilgisinin yükseldiği ifade ediliyor. Uzmanlar, düşük vergi politikası ve yüksek kira getirilerinin Dubai’yi küresel yatırımcı açısından cazip kılmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Yapay zekâ ve teknoloji yatırımları öne çıkıyor Dubai’nin dijital ekonomi hedefleri kapsamında yeni teknoloji serbest bölgeleri ve yapay zekâ merkezleri için çalışmalar hız kazandı. Yetkililer, Emirliğin önümüzdeki dönemde Orta Doğu’nun en büyük teknoloji ve finans merkezlerinden biri olmayı hedeflediğini açıkladı. “Bölgesel merkez olma hedefi güçleniyor” Ekonomi çevreleri, lojistik, finans, turizm ve teknoloji yatırımlarındaki büyümenin Dubai’nin bölgesel merkez konumunu daha da güçlendirdiğini değerlendiriyor. Önümüzdeki dönemde yeni uluslararası fon girişleri ve mega projelerle birlikte Dubai ekonomisindeki büyümenin sürmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.