SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hürmüz Boğazı

Ekometre - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu diplomasisi Brent petrolü geriletti Haber

Orta Doğu diplomasisi Brent petrolü geriletti

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın Tahran’da yürüttüğü görüşmeler arz endişelerini hafifletirken Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılar ve Suudi Arabistan’a yönelik güvenlik tehditleri fiyatlardaki düşüşü sınırlıyor. Petrol piyasalarında diplomatik çözüm beklentisi ile devam eden askeri gerilim aynı anda fiyatlanıyor. Brent petrolün altı ayın zirvelerinden geri çekilmesine rağmen yüksek seviyelerde kalması, küresel enerji arzına yönelik risklerin henüz ortadan kalkmadığını gösteriyor. Brent petrol 114,65 dolara geriledi Petrol fiyatları, Orta Doğu’da diplomatik çözüm ihtimalinin güçlenmesiyle aşağı yönlü hareket etti. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 1 düşüşle varil başına 114,65 dolara gerilerken ABD Batı Teksas Tipi (WTI) ham petrolünün fiyatı yüzde 1,05 kayıpla 100 dolar seviyesine indi. Geçen hafta yaklaşık altı ayın zirvesine çıkan petrol fiyatlarında, diplomatik temasların ardından savaş kaynaklı risk priminin bir bölümü geri verildi. Ancak Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların devam etmesi, fiyatlardaki düşüşün daha belirgin hale gelmesini engelliyor. Petrol fiyatları neden düşüyor? Petrol piyasasındaki son geri çekilmenin temelinde, Orta Doğu’daki çatışmaların sona erdirilebileceğine ilişkin diplomatik beklentilerin güçlenmesi bulunuyor. Bölgesel gerilimin kontrol altına alınması halinde enerji üretimi ve sevkiyatında yeni kesintiler yaşanacağına yönelik endişelerin azalabileceği değerlendiriliyor. Bu beklenti, geçen hafta hızla yükselen savaş risk priminin bir bölümünün fiyatlardan çıkmasına neden oldu. Bununla birlikte petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması, yatırımcıların kalıcı bir çözüm ihtimalini henüz kesinleşmiş bir gelişme olarak değerlendirmediğine işaret ediyor. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan Tahran’da görüştü Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’dan üst düzey temsilciler pazartesi günü Tahran’da İranlı yetkililerle bir araya geldi. Görüşmelerde, Orta Doğu’daki askeri gerilimin yeniden tırmanmasını önleyecek iletişim ve müzakere kanallarının oluşturulması amaçlandı. Tarafların barış ve güvenlik konularındaki görüşmeleri sürdürme konusunda mutabık kalması, petrol piyasasında diplomatik çözüm beklentisini güçlendirdi. Temaslar, bölgesel çatışmanın başlamasından bu yana gerçekleştirilen önemli doğrudan görüşmeler arasında öne çıktı. Diplomasi petrol fiyatlarındaki savaş primini düşürüyor Diplomatik temasların sonuç vermesi halinde petrol arzına ilişkin olumsuz senaryoların gerçekleşme ihtimali azalabilir. Özellikle Suudi Arabistan’daki enerji altyapısına yönelik saldırıların sona ermesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gemi trafiğinin normalleşmesi, petrol fiyatlarındaki risk priminin daha da gerilemesini sağlayabilir. Ancak mevcut görüşmeler henüz kalıcı bir ateşkes veya kapsamlı bir anlaşmayla sonuçlanmadı. Bu nedenle fiyatlardaki düşüş, kesinleşmiş bir arz rahatlamasından ziyade diplomatik çözüm ihtimalinin piyasa beklentilerine yansıması olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar fiyatları baskılıyor Diplomatik temaslara rağmen Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar sona ermiş değil. İran destekli Husiler, son saldırı dalgasında Suudi Arabistan’ın enerji altyapısını ve ulaşım noktalarını hedef aldıklarını açıkladı. Suudi yetkililer ise bazı füze ve insansız hava araçlarının engellendiğini bildirdi. Bölgedeki güvenlik riskinin sürmesi, petrol fiyatlarında diplomatik iyimserliğin daha sert bir düşüşe dönüşmesini engelleyen unsurlar arasında yer alıyor. Hürmüz Boğazı’nda ekim ayında saldırı rekoru Küresel enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı, petrol piyasasının yakından izlediği başlıca risk alanlarından biri olmaya devam ediyor. Deniz güvenliği olaylarını 2017’den bu yana takip eden verilere göre ekim ayı, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari gemilere yönelik saldırıların yoğunluğu açısından kayıtlardaki en hareketli dönem oldu. Ekim ayında bölgede 28 teyitli veya bildirilen saldırı kaydedildi. Şubat ayının sonundan bu yana toplam saldırı sayısının ise 100’ü aştığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretindeki stratejik konumu, bölgedeki güvenlik risklerini enerji fiyatları açısından önemli hale getiriyor. Ticari gemilere yönelik saldırılar, doğrudan arz kesintisi yaşanmasa bile navlun, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırarak petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor. Brent petrol geçen hafta 117 doları aştı İran ile bağlantılı saldırıların tanker trafiğine yönelik riskleri artırmasıyla Brent petrol geçen hafta 117 doların üzerine çıktı ve nisan ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Pazartesi günü fiyatların yeniden 117 dolara yaklaşmasının ardından diplomatik temasların güçlenmesiyle geri çekilme yaşandı. Buna rağmen Brent petrolün 114 doların üzerinde kalması, bölgedeki arz güvenliği risklerinin fiyatlamadan tamamen çıkmadığını ortaya koyuyor. Rus rafinerilerinde dizel üretimi artıyor Petrol ürünleri piyasasında arzı destekleyebilecek gelişmelerden biri de Rusya’dan geldi. Rus rafinerileri ekim ayında dizel üretimini artırırken hükümetin ABD ile yapılan tedarik anlaşmasının ardından uygulamaya aldığı ihracat kotaları bu artışta etkili oldu. Ayın başında günlük yaklaşık 160 bin tona kadar gerileyen dizel üretiminin, kotaların verilmesinin ardından 180 bin tona doğru yükseldiği belirtiliyor. Rusya’nın ABD’ye ilk dizel sevkiyatının da yola çıktığı ve yeni teslimatların devam etmesinin planlandığı aktarılıyor. Rusya’daki üretim artışı küresel dizel arzına destek sağlayabilecek olsa da Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ham petrol piyasasının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Brent petrol fiyatlarında düşüş sürecek mi? Brent petrolün önümüzdeki dönemdeki seyri, büyük ölçüde Tahran’daki diplomatik görüşmelerin somut sonuçlar verip vermeyeceğine bağlı olacak. Görüşmelerin ateşkes veya saldırıların azaltılması yönünde ilerlemesi halinde savaş kaynaklı risk priminin bir bölümü daha fiyatlardan çıkabilir. Buna karşılık Suudi Arabistan’ın enerji tesislerine veya Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik yeni saldırılar, petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabilir. Bu nedenle petrol piyasasında kısa vadeli görünüm, diplomatik çözüm beklentisi ile küresel enerji arzına yönelik güvenlik riskleri arasındaki denge tarafından şekilleniyor.

Macron’un Körfez mesaisinde enerji güvenliği öne çıkıyor Haber

Macron’un Körfez mesaisinde enerji güvenliği öne çıkıyor

Kuveyt’in ardından Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Katar’ı ziyaret edecek Macron’un temaslarında iki taraf arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi de ele alınacak. Kuveyt’te resmî törenle karşılandı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dört ülkeyi kapsayan Körfez ziyaretinin ilk durağı Kuveyt’e gitti. Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nda düzenlenen karşılama törenine Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, Veliaht Prens Şeyh Sabah Halid el-Hamed es-Sabah ve Başbakan Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah katıldı. Törende Kuveytli çocuklar Macron’a çiçek takdim etti. İkili ilişkiler masaya yatırılacak Kuveyt haber ajansı KUNA’nın haberine göre Macron, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ile görüşerek iki ülke arasındaki işbirliğini geliştirme olanaklarını değerlendirecek. KUNA, ziyareti Fransa ile Kuveyt arasında 65 yıldır devam eden tarihî bağlar ve işbirliği açısından önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Kuveyt’in 1961’de bağımsızlığını kazanmasının ardından diplomatik ilişkiler kuran iki ülke, yıllar içinde savunma, güvenlik, ticaret, yatırım ve eğitim alanlarında işbirliğini geliştirdi. Hürmüz Boğazı ve petrol arzı gündemde Fransa Cumhurbaşkanlığının daha önce yaptığı açıklamaya göre Macron, 19-21 Ekim tarihlerinde Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Katar’ı kapsayan bir ziyaret gerçekleştirecek. Görüşmelerde bölgesel istikrarın yanı sıra Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğü ve enerji güvenliği konuları ele alınacak. Küresel petrol arzı açısından stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin aksadığı ve bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde yapılan ziyaret, enerji taşımacılığı ve Körfez’deki güvenlik gelişmeleri bakımından önem taşıyor.

İran’dan 6 ayda 5,14 milyon ton petrol ürünü ihracatı Haber

İran’dan 6 ayda 5,14 milyon ton petrol ürünü ihracatı

Hürmüzgan Denizcilik ve Limanlar Genel Müdürü Muhammed Rıza Muhammed Hüseynitahti, ihracatın 325 gemi operasyonuyla gerçekleştirildiğini açıkladı. İran’ın petrol ürünleri ihracatı sürdü İran, ABD ile yaşanan savaş ve artan yaptırımlara rağmen petrol ürünleri ihracatını sürdürdü. Fars Haber Ajansı’nın haberine göre, Hürmüzgan Denizcilik ve Limanlar Genel Müdürü Muhammed Rıza Muhammed Hüseynitahti, ülkenin ihracat faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Hüseynitahti, savaş ve devam eden bölgesel gerilime rağmen petrol ürünleri ihracatının kesintiye uğramadığını belirtti. 325 gemi operasyonuyla 5,14 milyon ton ihracat Hürmüz Boğazı’na komşu Hürmüzgan eyaletindeki Bender Abbas kentinde bulunan Şehid Recai Limanı’ndan petrol ürünleri ihracatının devam ettiğini aktaran Hüseynitahti, İran’da yılın ilk günü kabul edilen 21 Mart’tan itibaren altı aylık dönemde 325 gemi operasyonu gerçekleştirildiğini bildirdi. Hüseynitahti, bu operasyonlar kapsamında toplam 5 milyon 140 bin ton petrol ürününün ihraç edildiğini kaydetti. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim sürüyor İran’ın açıklanan ihracat rakamları, ABD ile yaşanan çatışmalar ve yaptırımların gölgesinde ülkenin petrol ürünleri ticaretini sürdürdüğünü ortaya koydu. Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler, bölgedeki enerji sevkiyatı ve deniz ticareti açısından önemini koruyor.

İran’dan ABD’ye 2 trilyon dolarlık teknoloji altyapısı tehdidi Haber

İran’dan ABD’ye 2 trilyon dolarlık teknoloji altyapısı tehdidi

Rızai, ABD’nin yeni bir saldırı düzenlemesi halinde bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini öne sürdü. Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığı ve stratejik teknoloji altyapısı üzerinden yeni bir boyut kazandı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper’ı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ordusunu kullanarak petrol kaçakçılığını yönetmekle suçladı. İran’ın İngilizce yayın yapan devlet televizyonu Press TV’ye konuşan Rızai, petrolün küçük teknelerle taşınarak büyük tankerlere aktarıldığını iddia etti. İranlı yetkili, ABD’nin yeni bir saldırı gerçekleştirmesi halinde bölgedeki teknoloji ve iletişim altyapısının hedef alınabileceği tehdidinde de bulundu. Hürmüz Boğazı’nda petrol kaçakçılığı suçlaması Muhsin Rızai, CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın BAE ordusuyla birlikte Hürmüz Boğazı’nda petrol kaçakçılığı faaliyetlerini yönettiğini ileri sürdü. Petrolün küçük tekneler aracılığıyla taşındığını ve daha sonra büyük tankerlere aktarıldığını savunan Rızai, bu faaliyetlerin İran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü aşmayı amaçladığını iddia etti. İranlı yetkili, petrol taşıdığı öne sürülen küçük teknelere yönelik saldırılar düzenlediklerini de belirtti. İran: Her gece 5-6 tekneyi vuruyoruz Rızai, petrolün büyük tankerlere aktarılmasında 5-6 küçük teknenin kullanıldığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Petrolü büyük tankerlere aktarmak için 5-6 küçük tekne kullanıyorlar. Biz de her gece onlardan 5-6'sını vuruyoruz.” İranlı yetkili, saldırıların sonuçlarına, meydana geldiği belirtilen hasara veya olası can kayıplarına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın ve BAE ordusunun petrol kaçakçılığını yönettiği iddiası ile her gece küçük teknelerin vurulduğuna ilişkin açıklamalar bağımsız kaynaklarla doğrulanmış değil. Rızai’den Trump’ın Hürmüz açıklamalarına yanıt Muhsin Rızai, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin açıklamalarına da karşı çıktı. Boğaz üzerindeki kontrolün İran’da olduğunu savunan Rızai, “Siz kaçakçılık yapıyorsunuz fakat Hürmüz Boğazı'nın kontrolü İran'dadır” ifadelerini kullandı. Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve açık denizlere bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en stratejik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Boğazdaki askeri gerilim ve deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksamalar, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki açısından risk oluşturabiliyor. İran’dan BAE’deki ABD varlıklarına yönelik tehdit Rızai, ABD’nin İran’a karşı yeni bir askeri saldırı düzenlemesi halinde Tahran yönetiminin farklı hedeflere yönelebileceğini söyledi. İranlı yetkili, BAE’de bulunan ABD bağlantılı değerli varlıkların henüz hedef listesine alınmadığını belirterek şu ifadeyi kullandı: “Henüz BAE'deki ABD'nin değerli varlıklarını hedef listemize eklemedik.” Rızai’nin açıklaması, olası bir misillemenin yalnızca askeri tesislerle sınırlı kalmayabileceğine işaret etti. İranlı yetkili, bölgedeki dijital ve teknolojik altyapının da hedef alınabileceği uyarısında bulundu. Veri merkezleri ve yapay zeka tesisleri hedef listesinde İranlı yetkili, ABD’nin yeni bir saldırı gerçekleştirmesi durumunda bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini ileri sürdü. Rızai, olası bir saldırının sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Eğer saldırı olursa bölgede bulunan kablolar, veri merkezleri ve yapay zeka tesislerinin büyük kısmı yok olacak” dedi. Bu açıklama, İran’ın olası bir misilleme kapsamında teknoloji ve iletişim altyapısını da gündeme getirdiğini gösteriyor. Ancak söz konusu tesislere yönelik yeni bir saldırının gerçekleştiğine ilişkin bir bilgi paylaşılmadı. İran’a göre bölgedeki teknoloji altyapısının değeri 2 trilyon doları aşıyor Rızai, Orta Doğu’daki veri merkezleri, yapay zeka tesisleri ve iletişim altyapısının toplam değerinin 2 trilyon doları aştığını iddia etti. İranlı yetkili, söz konusu varlıkların ekonomik ve stratejik önemine dikkat çekerek “Bölgedeki bu unsurların değeri 2 trilyon doların üzerinde” ifadelerini kullandı. Ancak açıklamada bu tutarın hangi tesisleri kapsadığı ve nasıl hesaplandığı belirtilmedi. Dolayısıyla 2 trilyon doları aşan değer, bağımsız olarak doğrulanmış bir yatırım büyüklüğü değil, Rızai’nin açıklamasında yer alan bir iddia niteliği taşıyor. ABD-İran geriliminde dijital altyapı güvenliği öne çıkıyor Veri merkezleri, bulut bilişim sistemleri, iletişim ağları ve yapay zeka altyapısı, dijital ekonominin işleyişinde kritik rol oynuyor. Bu sistemlerde yaşanabilecek kesintiler, teknoloji şirketlerinin yanı sıra söz konusu altyapıyı kullanan işletmeleri ve hizmet sağlayıcılarını da etkileyebiliyor. İranlı yetkilinin bu tesisleri olası hedefler arasında göstermesi, ABD ile İran arasındaki gerilimin ekonomik ve dijital altyapı güvenliğine ilişkin risklerini yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığına ilişkin suçlamalarla başlayan açıklamaların teknoloji tesislerine yönelik tehditlerle genişlemesi, bölgedeki askeri gerilimin olası ekonomik sonuçlarına ilişkin endişeleri artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Rızai’nin petrol kaçakçılığı, küçük teknelere yönelik saldırılar ve 2 trilyon doları aşan teknoloji altyapısına ilişkin açıklamalarının bağımsız doğrulamaya ihtiyaç duyduğu belirtilmeli.

Trump’tan İran için seçim takvimi Haber

Trump’tan İran için seçim takvimi

Trump, İran’ın ekonomik ve askeri açıdan ağır bir tabloyla karşı karşıya olduğunu savunurken, Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ticaretindeki önemine de dikkat çekti. Washington’dan İran mesajı ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’la yürütülen görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran’la “verimli görüşmeler” gerçekleştirildiğini belirten Trump, iki ülke arasındaki temasların sürdüğünü ifade etti. Trump ayrıca Tahran yönetiminin ekonomik ve askeri açıdan “çok kötü durumda” olduğunu savundu. Askeri operasyon için tarih verdi Trump, İran’a yönelik yeni bir askeri saldırı ihtimaline ilişkin açıklamasında ABD’deki seçim takvimine işaret etti. 3 Kasım 2026’da yapılacak Kongre ara seçimlerinden önce İran’a saldırı düzenlenmeyeceğini belirten Trump, seçim tarihine kadar yeni bir askeri operasyon gerçekleştirilmeyeceğini söyledi. Açıklama, ABD ile İran arasındaki gerilimin devam ettiği ve Washington’ın olası yeni bir askeri adımı konusunda tartışmaların sürdüğü bir dönemde geldi. İran’ın ekonomik ve askeri gücüne dikkat çekti Trump, İran’ın mevcut durumuna ilişkin değerlendirmesinde Tahran’ın hem ekonomik hem de askeri açıdan ciddi sıkıntılar yaşadığını öne sürdü. ABD Başkanı, İran’la görüşmelerin devam ettiğini belirtirken, diplomatik temasların önümüzdeki dönemde nasıl ilerleyeceğine ilişkin ayrıntı vermedi. Hürmüz Boğazı gündemde Trump açıklamasında Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji ticaretindeki rolüne de dikkat çekti. Boğazdan her gün milyonlarca varil petrol geçtiğini belirten Trump, bölgenin dünya enerji piyasaları açısından stratejik önemini vurguladı. ABD Başkanı’nın açıklaması, İran’a yönelik olası yeni bir askeri adımın en azından 3 Kasım’daki Kongre ara seçimlerine kadar gündeme alınmayacağı mesajını verdi.

Petrol fiyatları 101 doları aştı Haber

Petrol fiyatları 101 doları aştı

Petrol piyasasında gözler yeniden Ortadoğu’daki gelişmelere çevrildi. Hürmüz Boğazı’nda tankerleri hedef alan saldırıların artması ve Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ile Husiler arasındaki çatışmalar, enerji arzının güvenliğine ilişkin endişeleri güçlendirdi. Brent petrol çarşamba günü varil başına 101 doların üzerine çıkarak önceki seansta elde ettiği kazanımları genişletti. Ham petrolün varil fiyatı da 90 doların üzerine yükselerek beş haftanın en düşük seviyelerinden toparlandı. Petrol fiyatlarındaki yükselişte Ortadoğu’daki enerji akışlarına yönelik riskler belirleyici olurken, artan enflasyon baskıları ve faiz artırımı endişeleri de piyasanın gündemindeki yerini korudu. Hürmüz Boğazı’nda risk yükseldi İran’ın son günlerde Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bildirildi. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları, ekim ayında şimdiye kadar 9 olay kaydetti. Ortadoğu’daki enerji akışlarına yönelik devam eden riskler, bölgeden arzın artırılabileceğine ilişkin işaretlerin piyasa üzerindeki etkisini sınırladı. Buna karşın tankerlerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerini sürdürdüğü belirtildi. Suudi Arabistan’da petrol akışı toparlanıyor Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’ndaki ham petrol pompalama kapasitesi günlük 5,8 milyon varile çıkarıldı. Basra Körfezi kaynaklı enerji akışlarında toparlanma işaretleri görülmesine rağmen petrol fiyatları hafta boyunca yüksek seviyelerini korudu. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise Husilerin Suudi Arabistan’daki Khamis Mushait yönüne fırlattığı bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini açıkladı. Yakıt piyasasında arz baskısı artıyor Ortadoğu’daki saldırılar, bölgesel enerji sevkiyatlarında toparlanma görülmesine rağmen piyasalardaki arz risklerinin yüksek kalmasına neden oluyor. Rusya’nın dizel ihracatına yönelik kısıtlamaları ve rafinerilerde yaşanan aksaklıklar da yakıt piyasasındaki arzı sıkılaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Çin’in ekim ayında yakıt ihracatının bir bölümünü askıya aldığına ilişkin haberler de piyasadaki arz baskısını artırdı. G7 ülkelerinin acil durum ham petrol ve dizel rezervlerini piyasaya sürme planının ise petrol ve yakıt piyasalarında kısmi bir rahatlama sağlayabileceği değerlendiriliyor. EIA fiyat beklentilerini yükseltti ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), küresel petrol stoklarındaki hızlı düşüş ve arz risklerini gerekçe göstererek 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin petrol fiyat tahminlerini yükseltti. EIA verilerine göre, 25 Eylül itibarıyla ABD’de benzin stokları beş yıllık ortalamanın yüzde 7 altında bulunuyor. Aynı dönemde rafineri kullanım oranı yüzde 92,5 seviyesinde gerçekleşti. Petrol piyasasında fiyatların yönü açısından bundan sonraki süreçte Ortadoğu’daki güvenlik gelişmeleri, enerji sevkiyatlarının seyri ve küresel arz koşulları yakından izlenecek.

İran’dan ABD’ye Hürmüz mesajı: 7 şart yerine gelmeden boğaz açılmayacak Haber

İran’dan ABD’ye Hürmüz mesajı: 7 şart yerine gelmeden boğaz açılmayacak

Kalibaf, İran’ın daha önce Katar aracılığıyla Washington’a ilettiği 7 şartın yerine getirilmemesi halinde boğazın yeniden açılmayacağını söyledi. Kalibaf’tan Hürmüz açıklaması İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Kalibaf, Meclisin basına açık oturumunda ABD ile yürütülen dolaylı görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin kamuoyuna yansıyan açıklamalarının aksine Washington’ın arabulucular üzerinden İran’a öneriler ilettiğini belirten Kalibaf, Tahran’ın kendi şartlarında ısrar ettiğini söyledi. Kalibaf, tek taraflı talepler döneminin sona erdiğini belirterek, İran’ın sunduğu 7 şart yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını ifade etti. İran’ın 7 şartı masada İran, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında ABD’ye Katar aracılığıyla bir teklif iletmişti. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre teklif, gerekli koşulların karşılanması halinde Hürmüz Boğazı’nın yedi gün içinde yeniden açılmasını ve normal deniz trafiğinin başlamasını öngören bir güven artırıcı plan içeriyordu. Washington’ın söz konusu plana ilişkin yanıtı da Katar üzerinden Tahran’a iletildi. Taraflar arasındaki görüşmelerde temel anlaşmazlığın, planın içeriğinden çok adımların hangi sırayla uygulanacağı üzerinde yoğunlaştığı bildirildi. Tahran nükleer görüşmeleri ayrı tutuyor İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD’den gelen mesajlara ilişkin yaptığı açıklamada, bu aşamada önceliğin Hürmüz Boğazı ve bölgedeki deniz güvenliği olduğunu belirtti. Reuters’ın aktardığına göre Bekayi, İran’ın ABD ile nükleer konu başlığında yeni bir müzakereye başlamadığını ve Hürmüz’ün yeniden güvenli şekilde kullanıma açılması için Washington’ın somut adımlar atması gerektiğini söyledi. Trump daha önce İran teklifini reddetmişti ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin teklifini daha önce kabul etmediğini açıklamıştı. Buna karşın Katar’ın arabuluculuğunda Washington ile Tahran arasındaki dolaylı temaslar devam ediyor. Kalibaf’ın son açıklaması, İran’ın Hürmüz Boğazı konusunda müzakere sürecini kendi belirlediği şartların uygulanmasına bağladığını bir kez daha ortaya koydu. Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip. Reuters verilerine göre savaş öncesinde boğazdan dünya genelindeki günlük ham petrol ve LNG arzının yaklaşık yüzde 20’si geçiyordu.

Petrol fiyatları arz toparlanmasıyla geriledi Haber

Petrol fiyatları arz toparlanmasıyla geriledi

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,10 düşüşle 96,95 dolara, Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı ise yüzde 1,36 kayıpla 89,18 dolara indi. Piyasalarda ABD-İran görüşmelerine ilişkin belirsizlik devam ederken, fiziksel petrol arzının toparlandığına yönelik işaretler jeopolitik risk priminin bir bölümünü geri çekti. Ortadoğu’dan sevkiyatlar toparlanıyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte Körfez bölgesinden ham petrol akışlarının yeniden hızlanması etkili oldu. Körfez’den gerçekleştirilen petrol ihracatı yeniden 2025 seviyelerine yaklaşırken, Suudi Arabistan’ın Yanbu üzerinden sevkiyatlarını artırması da bölgedeki fiziksel arzın toparlanmasına katkı sağladı. Hürmüz akışları 13,2 milyon varile çıktı Bölgedeki arz görünümündeki iyileşmenin önemli göstergelerinden biri Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışları oldu. Güncel piyasa verilerine göre boğazdan geçen petrol akışı günlük yaklaşık 13,2 milyon varile yükseldi. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı kapasitesinin bir bölümünü yeniden devreye alması da Hürmüz dışındaki alternatif sevkiyat kanallarını güçlendirdi. Bununla birlikte petrol akışlarının savaş öncesi seviyelere tamamen döndüğünü söylemek için henüz erken. Ticari gemi trafiği ve güvenlik koşullarındaki kısıtlamalar devam ediyor. ABD’den 40 milyon varillik rezerv hamlesi Petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturan bir diğer gelişme ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi’nden yeni arz sağlamaya hazırlanması oldu. ABD yönetiminin, koordineli küresel rezerv kullanımının son ayağı kapsamında stratejik rezervden 40 milyon varile kadar petrolü enerji şirketlerine ödünç vermeyi planladığı belirtiliyor. Bu adım, mart ayında yaklaşık 30 ülkenin katılımıyla kararlaştırılan toplam 400 milyon varillik küresel rezerv kullanımının ABD’ye düşen bölümünün devamı niteliğinde. ABD stokları da yükseldi ABD’de açıklanan petrol stok verileri de fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. ABD ham petrol stoklarının son haftada 922 bin varil arttığı bildirildi. Piyasa beklentileri ise stoklarda düşüş yaşanması yönündeydi. Beklentilerin aksine stoklarda görülen artış, ABD’de fiziksel arzın güçlendiği algısını destekledi. ABD-İran belirsizliği sürüyor Petrol akışlarında toparlanma görülmesine rağmen piyasaların odağında ABD ile İran arasındaki diplomatik süreç bulunuyor. İran hükümeti sözcüsü Fatemeh Mohajerani, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin ABD’den bir teklif aldığını açıkladı. Ancak taraflar arasında henüz kalıcı bir anlaşmaya varılmış değil. Bu nedenle arz görünümündeki iyileşme petrol fiyatlarını aşağı çekerken, ABD-İran hattındaki gelişmeler ve bölgedeki jeopolitik riskler düşüşü sınırlayabilecek unsurlar arasında yer alıyor. OPEC+ kararı bekleniyor Petrol piyasasının bir diğer gündem maddesi OPEC+ toplantısı olacak. Grubun hafta sonu gerçekleştireceği toplantıda kasım ayı üretim kotalarında değişikliğe gitmemesi bekleniyor. Petrol fiyatlarının bundan sonraki seyrinde Hürmüz Boğazı’ndaki akışların kalıcılığı, ABD-İran görüşmeleri, ABD petrol stokları ve OPEC+ üretim politikası belirleyici olacak.

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti Haber

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti

Brent petrolün varil fiyatı 103,73 dolara çıkarken, piyasalarda Orta Doğu’daki diplomasi trafiği ve petrol arzına ilişkin gelişmeler yakından izleniyor. Brent vadeli kontratları yüzde 1,11 artışla 103,73 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı yüzde 0,38 artarak 89,72 dolara ulaştı. Eylülde güçlü yükseliş Brent petrolün eylül ayını yaklaşık yüzde 14 yükselişle tamamlaması bekleniyor. Bu gerçekleşirse Temmuz 2026’dan bu yana en güçlü aylık artış kaydedilmiş olacak. WTI’ın ise eylül ayını yaklaşık yüzde 4 yükselişle tamamlaması öngörülüyor. İki petrol türü arasındaki fiyat farkı da ay içerisinde dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Trump yaptırım haberlerini reddetti Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump yönetiminin İran’ın nükleer programıyla ilgili somut adımlar atması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına yönelik bir seçeneği değerlendirdiği öne sürüldü. Trump ise Truth Social hesabından yaptığı açıklamayla söz konusu iddiayı reddetti. ABD Başkanı, İran’a böyle bir teklif sunulmadığını belirtti. Trump’ın açıklaması, İran konusunda diplomatik çözüm ihtimaline ilişkin piyasa beklentilerinin yeniden değerlendirilmesine yol açarken petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket görüldü. Katar diplomasi trafiğini sürdürüyor Katar, Washington ile Tahran arasındaki temasların ilerletilmesine yönelik diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed al-Ansari, taraflar arasında mesaj alışverişinin devam ettiğini ve çatışmanın etkilerini sınırlayabilecek ortak bir zemin oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Diplomatik temasların seyri, petrol piyasasında jeopolitik risk priminin yönü açısından önem taşıyor. Hürmüz’den petrol akışı toparlanıyor Arz tarafında ise Hürmüz Boğazı’ndan gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarına ilişkin gelişmeler takip ediliyor. Kpler verilerine göre Orta Doğu’nun önde gelen üreticilerinin ham petrol ihracatı eylül ayında günlük 16,328 milyon varile yükseldi. Bu seviyenin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın şubat sonunda başlamasından bu yana görülen en yüksek ihracat hacmi olduğu belirtiliyor. İhracattaki toparlanmada Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin sevkiyatlarını artırması etkili oldu. Yanbu’dan petrol yüklemeleri yeniden başladı Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı’ndaki faaliyetlerin yeniden başlamasının ardından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’ndan petrol tankerlerine yükleme işlemlerini yeniden başlattığı bildirildi. Yanbu üzerinden yapılan yüklemelerin yeniden başlaması, Hürmüz Boğazı dışındaki alternatif sevkiyat kapasitesinin kullanılması açısından piyasaların yakından takip ettiği gelişmeler arasında yer alıyor. ABD petrol stokları arttı ABD’de ise petrol stoklarına ilişkin veriler piyasaların gündeminde. Piyasa kaynaklarına göre, 25 Eylül’de sona eren haftada ABD ham petrol stokları 1,02 milyon varil arttı. Aynı dönemde benzin stoklarında da yükseliş görülürken distilat stokları geriledi. Piyasalarda oynaklık devam ediyor MST Marquee Enerji Araştırmaları Başkanı Saul Kavonic, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışlarının toparlandığına ilişkin işaretlerin arttığını, ancak petrol taşımacılığının hâlâ maliyetli ve kısıtlı olduğunu belirtti. Petrol piyasasında fiyatların yönü, ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki akışların seyri, Suudi Arabistan’ın alternatif sevkiyat kapasitesi ve ABD’nin olası dizel ihracat düzenlemeleri tarafından şekillenmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.