SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hürmüz Boğazı

Ekometre - Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Petrol fiyatları 101 doları aştı Haber

Petrol fiyatları 101 doları aştı

Petrol piyasasında gözler yeniden Ortadoğu’daki gelişmelere çevrildi. Hürmüz Boğazı’nda tankerleri hedef alan saldırıların artması ve Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ile Husiler arasındaki çatışmalar, enerji arzının güvenliğine ilişkin endişeleri güçlendirdi. Brent petrol çarşamba günü varil başına 101 doların üzerine çıkarak önceki seansta elde ettiği kazanımları genişletti. Ham petrolün varil fiyatı da 90 doların üzerine yükselerek beş haftanın en düşük seviyelerinden toparlandı. Petrol fiyatlarındaki yükselişte Ortadoğu’daki enerji akışlarına yönelik riskler belirleyici olurken, artan enflasyon baskıları ve faiz artırımı endişeleri de piyasanın gündemindeki yerini korudu. Hürmüz Boğazı’nda risk yükseldi İran’ın son günlerde Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bildirildi. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları, ekim ayında şimdiye kadar 9 olay kaydetti. Ortadoğu’daki enerji akışlarına yönelik devam eden riskler, bölgeden arzın artırılabileceğine ilişkin işaretlerin piyasa üzerindeki etkisini sınırladı. Buna karşın tankerlerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerini sürdürdüğü belirtildi. Suudi Arabistan’da petrol akışı toparlanıyor Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’ndaki ham petrol pompalama kapasitesi günlük 5,8 milyon varile çıkarıldı. Basra Körfezi kaynaklı enerji akışlarında toparlanma işaretleri görülmesine rağmen petrol fiyatları hafta boyunca yüksek seviyelerini korudu. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ise Husilerin Suudi Arabistan’daki Khamis Mushait yönüne fırlattığı bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini açıkladı. Yakıt piyasasında arz baskısı artıyor Ortadoğu’daki saldırılar, bölgesel enerji sevkiyatlarında toparlanma görülmesine rağmen piyasalardaki arz risklerinin yüksek kalmasına neden oluyor. Rusya’nın dizel ihracatına yönelik kısıtlamaları ve rafinerilerde yaşanan aksaklıklar da yakıt piyasasındaki arzı sıkılaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Çin’in ekim ayında yakıt ihracatının bir bölümünü askıya aldığına ilişkin haberler de piyasadaki arz baskısını artırdı. G7 ülkelerinin acil durum ham petrol ve dizel rezervlerini piyasaya sürme planının ise petrol ve yakıt piyasalarında kısmi bir rahatlama sağlayabileceği değerlendiriliyor. EIA fiyat beklentilerini yükseltti ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), küresel petrol stoklarındaki hızlı düşüş ve arz risklerini gerekçe göstererek 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin petrol fiyat tahminlerini yükseltti. EIA verilerine göre, 25 Eylül itibarıyla ABD’de benzin stokları beş yıllık ortalamanın yüzde 7 altında bulunuyor. Aynı dönemde rafineri kullanım oranı yüzde 92,5 seviyesinde gerçekleşti. Petrol piyasasında fiyatların yönü açısından bundan sonraki süreçte Ortadoğu’daki güvenlik gelişmeleri, enerji sevkiyatlarının seyri ve küresel arz koşulları yakından izlenecek.

İran’dan ABD’ye Hürmüz mesajı: 7 şart yerine gelmeden boğaz açılmayacak Haber

İran’dan ABD’ye Hürmüz mesajı: 7 şart yerine gelmeden boğaz açılmayacak

Kalibaf, İran’ın daha önce Katar aracılığıyla Washington’a ilettiği 7 şartın yerine getirilmemesi halinde boğazın yeniden açılmayacağını söyledi. Kalibaf’tan Hürmüz açıklaması İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Kalibaf, Meclisin basına açık oturumunda ABD ile yürütülen dolaylı görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin kamuoyuna yansıyan açıklamalarının aksine Washington’ın arabulucular üzerinden İran’a öneriler ilettiğini belirten Kalibaf, Tahran’ın kendi şartlarında ısrar ettiğini söyledi. Kalibaf, tek taraflı talepler döneminin sona erdiğini belirterek, İran’ın sunduğu 7 şart yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını ifade etti. İran’ın 7 şartı masada İran, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında ABD’ye Katar aracılığıyla bir teklif iletmişti. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre teklif, gerekli koşulların karşılanması halinde Hürmüz Boğazı’nın yedi gün içinde yeniden açılmasını ve normal deniz trafiğinin başlamasını öngören bir güven artırıcı plan içeriyordu. Washington’ın söz konusu plana ilişkin yanıtı da Katar üzerinden Tahran’a iletildi. Taraflar arasındaki görüşmelerde temel anlaşmazlığın, planın içeriğinden çok adımların hangi sırayla uygulanacağı üzerinde yoğunlaştığı bildirildi. Tahran nükleer görüşmeleri ayrı tutuyor İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD’den gelen mesajlara ilişkin yaptığı açıklamada, bu aşamada önceliğin Hürmüz Boğazı ve bölgedeki deniz güvenliği olduğunu belirtti. Reuters’ın aktardığına göre Bekayi, İran’ın ABD ile nükleer konu başlığında yeni bir müzakereye başlamadığını ve Hürmüz’ün yeniden güvenli şekilde kullanıma açılması için Washington’ın somut adımlar atması gerektiğini söyledi. Trump daha önce İran teklifini reddetmişti ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin teklifini daha önce kabul etmediğini açıklamıştı. Buna karşın Katar’ın arabuluculuğunda Washington ile Tahran arasındaki dolaylı temaslar devam ediyor. Kalibaf’ın son açıklaması, İran’ın Hürmüz Boğazı konusunda müzakere sürecini kendi belirlediği şartların uygulanmasına bağladığını bir kez daha ortaya koydu. Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip. Reuters verilerine göre savaş öncesinde boğazdan dünya genelindeki günlük ham petrol ve LNG arzının yaklaşık yüzde 20’si geçiyordu.

Petrol fiyatları arz toparlanmasıyla geriledi Haber

Petrol fiyatları arz toparlanmasıyla geriledi

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,10 düşüşle 96,95 dolara, Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı ise yüzde 1,36 kayıpla 89,18 dolara indi. Piyasalarda ABD-İran görüşmelerine ilişkin belirsizlik devam ederken, fiziksel petrol arzının toparlandığına yönelik işaretler jeopolitik risk priminin bir bölümünü geri çekti. Ortadoğu’dan sevkiyatlar toparlanıyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte Körfez bölgesinden ham petrol akışlarının yeniden hızlanması etkili oldu. Körfez’den gerçekleştirilen petrol ihracatı yeniden 2025 seviyelerine yaklaşırken, Suudi Arabistan’ın Yanbu üzerinden sevkiyatlarını artırması da bölgedeki fiziksel arzın toparlanmasına katkı sağladı. Hürmüz akışları 13,2 milyon varile çıktı Bölgedeki arz görünümündeki iyileşmenin önemli göstergelerinden biri Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışları oldu. Güncel piyasa verilerine göre boğazdan geçen petrol akışı günlük yaklaşık 13,2 milyon varile yükseldi. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı kapasitesinin bir bölümünü yeniden devreye alması da Hürmüz dışındaki alternatif sevkiyat kanallarını güçlendirdi. Bununla birlikte petrol akışlarının savaş öncesi seviyelere tamamen döndüğünü söylemek için henüz erken. Ticari gemi trafiği ve güvenlik koşullarındaki kısıtlamalar devam ediyor. ABD’den 40 milyon varillik rezerv hamlesi Petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturan bir diğer gelişme ABD’nin Stratejik Petrol Rezervi’nden yeni arz sağlamaya hazırlanması oldu. ABD yönetiminin, koordineli küresel rezerv kullanımının son ayağı kapsamında stratejik rezervden 40 milyon varile kadar petrolü enerji şirketlerine ödünç vermeyi planladığı belirtiliyor. Bu adım, mart ayında yaklaşık 30 ülkenin katılımıyla kararlaştırılan toplam 400 milyon varillik küresel rezerv kullanımının ABD’ye düşen bölümünün devamı niteliğinde. ABD stokları da yükseldi ABD’de açıklanan petrol stok verileri de fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdı. ABD ham petrol stoklarının son haftada 922 bin varil arttığı bildirildi. Piyasa beklentileri ise stoklarda düşüş yaşanması yönündeydi. Beklentilerin aksine stoklarda görülen artış, ABD’de fiziksel arzın güçlendiği algısını destekledi. ABD-İran belirsizliği sürüyor Petrol akışlarında toparlanma görülmesine rağmen piyasaların odağında ABD ile İran arasındaki diplomatik süreç bulunuyor. İran hükümeti sözcüsü Fatemeh Mohajerani, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin ABD’den bir teklif aldığını açıkladı. Ancak taraflar arasında henüz kalıcı bir anlaşmaya varılmış değil. Bu nedenle arz görünümündeki iyileşme petrol fiyatlarını aşağı çekerken, ABD-İran hattındaki gelişmeler ve bölgedeki jeopolitik riskler düşüşü sınırlayabilecek unsurlar arasında yer alıyor. OPEC+ kararı bekleniyor Petrol piyasasının bir diğer gündem maddesi OPEC+ toplantısı olacak. Grubun hafta sonu gerçekleştireceği toplantıda kasım ayı üretim kotalarında değişikliğe gitmemesi bekleniyor. Petrol fiyatlarının bundan sonraki seyrinde Hürmüz Boğazı’ndaki akışların kalıcılığı, ABD-İran görüşmeleri, ABD petrol stokları ve OPEC+ üretim politikası belirleyici olacak.

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti Haber

Trump’ın İran açıklaması petrolü yükseltti

Brent petrolün varil fiyatı 103,73 dolara çıkarken, piyasalarda Orta Doğu’daki diplomasi trafiği ve petrol arzına ilişkin gelişmeler yakından izleniyor. Brent vadeli kontratları yüzde 1,11 artışla 103,73 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı yüzde 0,38 artarak 89,72 dolara ulaştı. Eylülde güçlü yükseliş Brent petrolün eylül ayını yaklaşık yüzde 14 yükselişle tamamlaması bekleniyor. Bu gerçekleşirse Temmuz 2026’dan bu yana en güçlü aylık artış kaydedilmiş olacak. WTI’ın ise eylül ayını yaklaşık yüzde 4 yükselişle tamamlaması öngörülüyor. İki petrol türü arasındaki fiyat farkı da ay içerisinde dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Trump yaptırım haberlerini reddetti Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde, Trump yönetiminin İran’ın nükleer programıyla ilgili somut adımlar atması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasına yönelik bir seçeneği değerlendirdiği öne sürüldü. Trump ise Truth Social hesabından yaptığı açıklamayla söz konusu iddiayı reddetti. ABD Başkanı, İran’a böyle bir teklif sunulmadığını belirtti. Trump’ın açıklaması, İran konusunda diplomatik çözüm ihtimaline ilişkin piyasa beklentilerinin yeniden değerlendirilmesine yol açarken petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket görüldü. Katar diplomasi trafiğini sürdürüyor Katar, Washington ile Tahran arasındaki temasların ilerletilmesine yönelik diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed al-Ansari, taraflar arasında mesaj alışverişinin devam ettiğini ve çatışmanın etkilerini sınırlayabilecek ortak bir zemin oluşturulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Diplomatik temasların seyri, petrol piyasasında jeopolitik risk priminin yönü açısından önem taşıyor. Hürmüz’den petrol akışı toparlanıyor Arz tarafında ise Hürmüz Boğazı’ndan gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarına ilişkin gelişmeler takip ediliyor. Kpler verilerine göre Orta Doğu’nun önde gelen üreticilerinin ham petrol ihracatı eylül ayında günlük 16,328 milyon varile yükseldi. Bu seviyenin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın şubat sonunda başlamasından bu yana görülen en yüksek ihracat hacmi olduğu belirtiliyor. İhracattaki toparlanmada Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin sevkiyatlarını artırması etkili oldu. Yanbu’dan petrol yüklemeleri yeniden başladı Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Boru Hattı’ndaki faaliyetlerin yeniden başlamasının ardından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’ndan petrol tankerlerine yükleme işlemlerini yeniden başlattığı bildirildi. Yanbu üzerinden yapılan yüklemelerin yeniden başlaması, Hürmüz Boğazı dışındaki alternatif sevkiyat kapasitesinin kullanılması açısından piyasaların yakından takip ettiği gelişmeler arasında yer alıyor. ABD petrol stokları arttı ABD’de ise petrol stoklarına ilişkin veriler piyasaların gündeminde. Piyasa kaynaklarına göre, 25 Eylül’de sona eren haftada ABD ham petrol stokları 1,02 milyon varil arttı. Aynı dönemde benzin stoklarında da yükseliş görülürken distilat stokları geriledi. Piyasalarda oynaklık devam ediyor MST Marquee Enerji Araştırmaları Başkanı Saul Kavonic, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışlarının toparlandığına ilişkin işaretlerin arttığını, ancak petrol taşımacılığının hâlâ maliyetli ve kısıtlı olduğunu belirtti. Petrol piyasasında fiyatların yönü, ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndaki akışların seyri, Suudi Arabistan’ın alternatif sevkiyat kapasitesi ve ABD’nin olası dizel ihracat düzenlemeleri tarafından şekillenmeye devam ediyor.

Hürmüz için kritik diplomasi Haber

Hürmüz için kritik diplomasi

Associated Press’e konuşan bölgesel ve ABD’li yetkililere göre arabulucular, iki taraf arasında çatışmaların sona ermesini ve boğazın yeniden açılmasını sağlayacak kapsamlı bir anlaşma üzerinde çalışıyor. İran’ın geçen hafta sunduğu ve Hürmüz Boğazı’nın yedi gün içinde yeniden açılmasını öngören teklif ABD Başkanı Donald Trump tarafından kamuoyu önünde reddedilmişti. Buna karşın AP’nin son haberine göre perde arkasındaki arabuluculuk girişimleri devam ediyor. Arabuluculuk trafiği yeniden hızlandı AP’ye konuşan üç bölgesel yetkili ile iki ABD’li yetkili, arabulucuların hem Washington hem de Tahran ile temas halinde olduğunu ve dolaylı müzakerelerin yeniden başlamasının beklendiğini aktardı. Görüşmelerin merkezinde çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden gemi trafiğine açılması bulunuyor. Anlaşmanın ilk aşamasında Hürmüz hedefleniyor Görüşülen taslakta ilk aşamada Hürmüz Boğazı’nın yeniden ulaşıma açılması ve ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasının kaldırılması öngörülüyor. Daha sonraki aşamada ise yaptırımların kaldırılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin başlıkların ele alınması planlanıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin geçen hafta açıkladığı teklifte de ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması, İran petrolüne yönelik yaptırımları hafifletmesi ve Lübnan’ı da kapsayan bir ateşkes sağlanması karşılığında Hürmüz’ün yedi gün içinde açılması önerilmişti. Trump teklifi reddetti ancak temas kapısı kapanmadı Trump, İran’ın teklifini kabul etmediğini açıklarken, ABD’li yetkililerin İran ile görüşmeleri sürdürmesi bekleniyor. AP’nin son haberinde de ABD’nin İran’ın teklifini resmi olarak kabul etmediği, ancak arabulucuların yeni bir uzlaşma zemini oluşturmak için çalışmayı sürdürdüğü bildirildi. Nükleer dosya anlaşmanın kilit başlıklarından Washington’ın beklentileri arasında İran’ın nükleer programına ilişkin tavizler de bulunuyor. AP’ye göre ABD tarafı, nükleer müfettişlerin İran’a yeniden erişim sağlaması gibi adımların görüşmelerin bir parçası olmasını istiyor. İran ise Hürmüz’ün açılması karşılığında ABD’nin ekonomik baskıyı hafifletmesini ve nükleer görüşmelerin yeniden başlatılmasını talep ediyor. Tahran’ın son önerisi, Haziran ayında kısa sürede çöken mutabakatın bazı unsurlarını yeniden gündeme getiriyor. Katar arabuluculuk sürecinde öne çıkıyor Diplomatik temaslarda Katar önemli bir arabulucu rolü üstleniyor. Erakçi’nin Katarlı arabulucularla görüşmesi ve ABD’nin yanıtının İran tarafına iletilmesi bekleniyor. İran yönetimi, bundan sonraki adımlarını Washington’dan gelecek resmi yanıta göre belirleyeceğini ifade ediyor. Hürmüz küresel enerji piyasasının odağında Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel enerji ticaretini de etkiliyor. AP’ye göre savaşın başlamasının ardından Körfez ülkeleri petrol ihracatını alternatif güzergâhlara yönlendirmeye çalışırken, taşıma maliyetleri ve enerji piyasalarındaki riskler yükseldi. Brent petrolünün 108 doların üzerine çıkması da Hürmüz’deki belirsizliğin enerji piyasaları üzerindeki etkisini gündemde tutuyor. Babülmendep cephesindeki risk de sürüyor Diplomatik sürecin bir diğer önemli boyutunu Kızıldeniz’in güney girişindeki Babülmendep Boğazı oluşturuyor. AP, İran destekli Husilerin bölgedeki faaliyetlerinin enerji ve deniz taşımacılığı üzerindeki baskıyı artırdığını bildiriyor. İran ise Husilerin kendi talepleri doğrultusunda hareket ettiğini ve Suudi Arabistan ile yaşanan gerilimin ABD-İran çatışmasından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bununla birlikte Tahran, taraflar arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu belirtiyor. Diplomasi sürüyor, anlaşmazlıklar devam ediyor ABD ile İran arasındaki temel anlaşmazlıklar henüz aşılmış değil. Hürmüz Boğazı’nın açılması, ABD ablukasının kaldırılması, petrol yaptırımları, nükleer program ve bölgesel ateşkes başlıkları müzakerelerin ana gündemini oluşturuyor. Trump’ın İran’ın son teklifini reddettiğini açıklamasına rağmen arabulucuların temaslarını sürdürmesi, diplomatik kanalın tamamen kapanmadığını gösteriyor. Ancak AP’nin aktardığına göre taraflar arasındaki önemli görüş ayrılıkları devam ediyor.

Gram altın 6 bin 800 TL seviyesine çekildi Haber

Gram altın 6 bin 800 TL seviyesine çekildi

Capital.com analisti Kyle Rodda, altındaki oynaklığın bu iki başlığa bağlı olarak şekillenebileceğini belirtiyor. Standard Chartered, Goldman Sachs ve Société Générale ise orta ve uzun vadede ons altın için yüksek fiyat beklentilerini koruyor. Altın piyasasında yeni işlem gününe düşüşle başlanırken, ons altındaki gerileme yurt içindeki gram altın fiyatlarına da yansıdı. 23 Eylül 2026 itibarıyla gram altın 6 bin 800 TL çevresinde işlem görürken, yatırımcılar hem kısa vadeli fiyat hareketlerini hem de büyük finans kuruluşlarının gelecek döneme ilişkin tahminlerini izliyor. Altın fiyatlarının yönünde ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası, doların seyri, petrol fiyatları ve Orta Doğu'daki gelişmeler belirleyici başlıklar arasında yer alıyor. Gram altın 6 bin 800 TL sınırında Ons altın 4 bin 330 dolar seviyelerine gerilerken, gram altın da bu harekete paralel olarak aşağı yönlü seyretti. Gün içerisinde 6 bin 788 TL seviyesi görülürken gram altın yaklaşık 6 bin 806 TL civarında işlem gördü. 23 Eylül 2026 tarihli verilerde ekran fiyatlarında gram altın alış 6.810,60 TL, satış 6.811,46 TL seviyesinde bulunuyor. Serbest piyasada ise alış fiyatı 6.766,11 TL, satış fiyatı 6.772,40 TL olarak veriliyor. Ons altının alış fiyatı 4.332,60 dolar, satış fiyatı ise 4.333,15 dolar seviyesinde yer alıyor. Fed ve güçlü dolar altın üzerinde baskı oluşturuyor Altın fiyatlarındaki geri çekilmede ABD Merkez Bankası'nın para politikasına ilişkin beklentiler öne çıkıyor. Fed'in daha uzun süre sıkı para politikası uygulayabileceğine yönelik değerlendirmeler, değerli metalin kısa vadeli görünümünü etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Fed'in eylül ayı projeksiyonlarında 2026 sonu için medyan politika faizi tahmini yüzde 4,1 olarak açıklandı. Vadeli piyasa fiyatlamalarında ise 23 Eylül itibarıyla aralık toplantısında yeni bir faiz artışı ihtimali yüksek oranda fiyatlanıyor. Faiz beklentileri ve ABD dolarındaki güçlenme, dolar cinsinden fiyatlanan altının diğer para birimleriyle işlem yapan yatırımcılar açısından maliyetini artırabiliyor. Dolar iki ayın en güçlü seviyelerine yakın Fed'in şahin görünümü, ABD dolarını destekleyen faktörler arasında gösteriliyor. Dolar endeksi son işlemlerde yaklaşık yedi haftanın en yüksek seviyelerine yakın seyrederken, güçlü dolar altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabiliyor. Capital.com Kıdemli Finansal Piyasa Analisti Kyle Rodda, kısa vadeli altın hareketlerinde petrol fiyatları ve Orta Doğu'daki gelişmelerin kritik rol oynayabileceğini belirtiyor. Petrol fiyatları yakından izleniyor Rodda'nın dikkat çektiği ilk başlık petrol fiyatları oldu. Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle yükselen enerji fiyatları küresel enflasyon görünümünü etkilerken, son dönemde petrol fiyatlarında yaşanan gerileme enflasyonist baskının bir bölümünü hafifletebilir. Suudi Arabistan'ın saldırı nedeniyle devre dışı kalan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'nı yeniden çalıştırmaya başlaması ve Yanbu Limanı'ndan petrol ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik hazırlıklar, enerji piyasalarında yakından izlenen gelişmeler arasında yer aldı. Brent petrolün 100 doların altına gerilemesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki akışın iyileşebileceğine ilişkin beklentiler, arz endişelerinin seyrini etkiledi. Orta Doğu gelişmeleri altının yönünü etkileyebilir Altın fiyatlarının kısa vadeli görünümünde ikinci önemli başlık ABD-İran hattındaki gelişmeler. ABD Başkanı Donald Trump, 22 Eylül'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada İran'la anlaşma ihtimalinin devam ettiğini ifade etti. Trump, anlaşma sağlanamaması halinde askeri gerilimin sürebileceğine yönelik açıklamalarda da bulundu. Daha sonra ABD ve İranlı yetkililerin New York'ta yaklaşık üç saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini açıklayan Trump, yeni temasların yapılabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmeler ve alternatif petrol güzergâhlarının yeniden devreye alınması yönündeki adımlar, küresel enerji arzına ilişkin beklentiler açısından önem taşıyor. Standard Chartered'ın ons altın beklentisi 4 bin 650 dolar Kısa vadeli fiyat baskısına rağmen bazı büyük finans kuruluşları, altın için orta ve uzun vadede yüksek fiyat tahminlerini sürdürüyor. Standard Chartered, 2026'nın dördüncü çeyreğinde ons altın fiyatının ortalama 4 bin 650 dolar seviyesinde olmasını bekliyor. Banka, altının reel faizlerdeki yükselişe geçmiş dönemlere kıyasla daha dirençli kaldığını belirtirken, merkez bankalarının altın alımları ve dolardan uzaklaşma eğilimini destekleyici unsurlar arasında gösteriyor. Goldman Sachs yıl sonu için 4 bin 900 doları işaret ediyor Goldman Sachs, 2026 yıl sonu ons altın tahminini 4 bin 900 dolar seviyesinde tutuyor. Kurum, merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme amacıyla gerçekleştirdiği altın alımlarının değerli metali destekleyen temel faktörlerden biri olmayı sürdüreceğini öngörüyor. Société Générale de altın için uzun vadeli yükseliş beklentisini koruyor. Banka, ons altının 2026'nın son çeyreğinde 4 bin 750 dolar, 2027'nin ikinci çeyreğinde 5 bin dolar ve üçüncü çeyreğinde 5 bin 250 dolar seviyesine çıkmasını bekliyor. Kurumun değerlendirmesinde merkez bankalarının çeşitlendirme amaçlı alımları, borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelik talep ve ilerleyen dönemde reel faizlerin gerileme ihtimali, altın fiyatlarını destekleyebilecek unsurlar arasında sıralanıyor. Kısa vadeli baskı ile uzun vadeli beklenti ayrışıyor Altın piyasasında kısa ve uzun vadeli beklentiler farklı dinamikler üzerinden şekilleniyor. Fed'in para politikası, faiz artışı beklentileri ve güçlü dolar kısa vadede fiyatlar üzerinde baskı oluştururken, merkez bankalarının alımları ve yapısal yatırım talebi orta ve uzun vadede destekleyici faktörler olarak öne çıkıyor. Kyle Rodda'nın değerlendirmesine göre kısa vadeli oynaklık açısından petrol fiyatlarının seyri ve Orta Doğu'daki gelişmeler yakından izlenmesi gereken iki başlık olarak öne çıkıyor. 23 Eylül 2026 güncel altın fiyatları Aşağıdaki fiyatlar paylaşılan 23 Eylül 2026 tarihli verilere dayanmaktadır. Altın ons Alış: 4.332,60 dolar Satış: 4.333,15 dolar Gram altın Alış: 6.810,60 TL Satış: 6.811,46 TL Gram altın (serbest piyasa) Alış: 6.766,11 TL Satış: 6.772,40 TL Çeyrek altın Alış: 10.825,77 TL Satış: 11.072,88 TL Yarım altın Alış: 21.583,89 TL Satış: 22.145,75 TL Tam altın Alış: 43.303,10 TL Satış: 44.156,06 TL Cumhuriyet altını Alış: 44.876,00 TL Satış: 45.574,00 TL Ata altın Alış: 44.656,32 TL Satış: 45.781,44 TL 24 ayar has altın Alış: 6.698,89 TL Satış: 6.984,53 TL Has altın (0.995) Alış: 6.776,55 TL Satış: 6.777,41 TL 22 ayar bilezik Alış: 6.170,69 TL Satış: 6.176,43 TL

Trump’tan Pezeşkiyan’a görüşme mesajı Haber

Trump’tan Pezeşkiyan’a görüşme mesajı

İran konusunda karar aşamasında olduğunu belirten Trump, yakın gelecekte “büyük gelişmeler” yaşanabileceğini söyledi. Açıklamalar, ABD ile İran arasındaki savaşın ardından diplomatik temas beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Trump’tan İran konusunda dikkat çeken mesaj ABD ile İran arasındaki savaş ve bölgesel gerilim devam ederken, diplomasi ihtimali yeniden gündeme geldi. ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bu hafta New York’ta görüşme olasılığına açık olduğunu belirtti. Fox News’e konuşan Trump, İran konusunda henüz nihai kararını vermediğini ifade etti. ABD Başkanı, yakın zamanda önemli gelişmeler yaşanabileceği mesajını verirken, Washington ile Tahran arasındaki olası diplomatik temaslara ilişkin beklentileri artırdı. Trump ayrıca İran’ın bundan sonraki süreçte daha temkinli hareket etmesi gerektiğini söyledi. Pezeşkiyan da New York’ta bulunacak İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları kapsamında New York’ta bulunması bekleniyor. Trump’ın da aynı dönemde kentte temaslar gerçekleştirecek olması, iki lider arasında görüşme ihtimalini gündeme getirdi. Ancak Trump ile Pezeşkiyan arasında kesinleşmiş resmi bir görüşme takvimi bulunmuyor. Piyasalar diplomasi ihtimaline odaklandı Trump’ın açıklamaları, ABD ile İran arasındaki çatışmanın diplomatik yollarla hafifletilebileceği beklentisini güçlendirdi. Enerji piyasalarında da savaşın sona ermesine yönelik bir diplomatik kanal açılması ihtimali yakından takip ediliyor. Brent petrolün varil fiyatı 102 doların altına gerilerken, Batı Teksas tipi ham petrol yaklaşık 98 dolar seviyesinde işlem gördü. Piyasalarda, diplomatik gelişmelerin Orta Doğu kaynaklı arz risklerini azaltabileceği değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı’nda enerji akışı sürüyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının devam etmesi de etkili oldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Başkanı Amiral Brad Cooper, son iki haftada Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz miktarının son altı ayın en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı. Cooper, boğazdaki ana geçiş güzergâhlarının mayınlardan temizlendiğini ve Basra Körfezi ülkelerinin son aylarda Hürmüz Boğazı üzerinden 1 milyar varilden fazla ham petrol sevk ettiğini belirtti. Petrol piyasasında arz baskısı tartışılıyor Guotai Junan Futures Kıdemli Petrol Analisti Xuyi Zhao, petrol piyasasının görünümünde değişim yaşandığını söyledi. Zhao, piyasanın sürekli kötüleşen arz koşullarının hâkim olduğu bir görünümden, arz sıkışıklığının en sert bölümünün geride kalmış olabileceğinin tartışıldığı yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti. Bununla birlikte Zhao, petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüş trendinin başladığını söylemek için erken olduğunu ifade etti. Analist, Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar civarında dengelenebileceği değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı’nın stratejik rolü gündemde Enerji piyasalarında Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve LNG ticaretindeki gelecekteki rolü de tartışılıyor. Katar Enerji Bakanı Saad Al-Kaabi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın Hürmüz Boğazı’nın iki yıl içinde stratejik önemini kaybedebileceği yönündeki değerlendirmesine karşı çıktı. Al-Kaabi, boğazın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretindeki önemini koruyacağını savundu. BM Genel Kurulu’nda kritik temaslar bekleniyor Donald Trump’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında İran’ın yanı sıra Çin ve Körfez ülkelerinin liderleriyle de görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu nedenle New York’taki diplomatik temaslar, ABD-İran savaşının geleceği ve bölgedeki enerji arzının seyri açısından yakından izlenecek. Trump ile Pezeşkiyan arasında doğrudan bir görüşme gerçekleşmesi halinde, bu temas savaşın ardından iki ülke arasındaki diplomasi süreci açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

Petrol piyasasında tansiyon düşüyor Haber

Petrol piyasasında tansiyon düşüyor

Brent petrolün varil fiyatı 101 dolar seviyesine gerilerken, düşüş serisi dördüncü işlem gününe taşındı. Piyasada jeopolitik risk priminin azalması ve bölgedeki petrol akışının beklenenden güçlü seyretmesi, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Petrol fiyatlarında düşüş hızlandı Kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı gün içinde yüzde 2'yi aşan düşüşle 101,71 dolara kadar geriledi. ABD tipi Batı Teksas petrolü (WTI) ise yüzde 2'nin üzerinde değer kaybederek 98,15 doları gördü. Böylece Brent petrol, haziran ayından bu yana en uzun günlük düşüş serisine yöneldi. Petrol piyasasındaki satışlarda, ABD ile İran arasında diplomatik temas ihtimalinin güçlenmesi ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının tamamen durmadığına ilişkin veriler etkili oldu. Diplomasi beklentisi risk primini azalttı ABD ile İran arasında diplomatik bir çözüm ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi, savaşın enerji arzı üzerindeki etkilerine yönelik endişelerin kısmen hafiflemesini sağladı. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ABD-İran savaşında gerilimi azaltabilecek diplomatik bir yol ortaya çıkabileceği beklentisinin petrol fiyatlarındaki risk priminin bir bölümünü ortadan kaldırdığını belirtti. Piyasalar, savaşın seyri ve enerji arzına yönelik olası etkiler açısından diplomatik gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürüyor. Trump-Pezeşkiyan görüşmesi gündemde ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York'ta bulunması beklenen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olabileceğini söyledi. Trump'ın aynı hafta Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Körfez ülkelerinin liderleriyle de temaslarda bulunması bekleniyor. Piyasalarda, bu görüşmelerden ABD-İran savaşının geleceğine ilişkin diplomatik bir sinyal çıkıp çıkmayacağı takip ediliyor. Bununla birlikte taraflar arasındaki karşılıklı tehditlerin sürdüğü ve henüz somut bir ateşkes anlaşmasının bulunmadığı belirtiliyor. Hürmüz Boğazı'nda enerji akışı sürüyor Petrol fiyatlarındaki düşüşte etkili olan bir diğer unsur, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının beklenenden daha dirençli seyretmesi oldu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, petrol ve LNG hareketlerinin son iki haftada altı ayın en yüksek seviyesine çıktığını bildirirken, piyasa verileri boğazdaki gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelere göre hâlâ oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Reuters'ın Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, 13 Eylül haftasında 13 tanker yaklaşık 34 milyon varil petrol taşıyarak Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yaptı. Bu hacmin yaklaşık yarısını Suudi Arabistan sevkiyatları oluşturdu. Buna karşın boğazdan geçen toplam gemi sayısı savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kalmaya devam ediyor. Bu nedenle enerji akışındaki toparlanmanın tam anlamıyla normalleşme anlamına gelmediği değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı toparlandı Petrol piyasasında arz endişelerini azaltan gelişmelerden biri de Suudi Arabistan'ın ihracatındaki toparlanma oldu. Kpler verilerine göre ülkenin petrol ihracatı ağustos ayında günlük yaklaşık 2,4 milyon varile kadar geriledikten sonra eylülde yeniden günlük 4 milyon varilin üzerine çıktı. Saudi Aramco, Husilerin Doğu-Batı boru hattına yönelik saldırılarının ardından Yanbu üzerinden bazı sevkiyatları durdurmuş, ancak Hürmüz Boğazı üzerinden ihracatı artırmıştı. Suudi Arabistan'ın son günlerde Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği sevkiyatların artması, piyasalarda en olumsuz arz senaryolarına ilişkin endişelerin bir bölümünü hafifletti. Orta Doğu'daki petrol akışı beklentileri aştı JPMorgan analistleri, Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattındaki aksamalara rağmen Orta Doğu'daki petrol akışlarının beklenenden güçlü kaldığına dikkat çekti. Bölgedeki toplam petrol akışının son 10 günde günlük ortalama 17,1 milyon varil seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu seviye, 2025 ortalamasının altında kalmasına rağmen savaş sırasında öngörülen en kötümser arz senaryolarına kıyasla daha yüksek bir akışa işaret ediyor. Petrol sevkiyatlarının tamamen durmaması, piyasalarda arz açığına ilişkin beklentilerin yeniden değerlendirilmesine neden oluyor. Brent petrolde 100 dolar seviyesi izleniyor Guotai Junan Futures Kıdemli Petrol Analisti Xuyi Zhao, piyasanın giderek "arz koşulları daha ne kadar kötüleşebilir?" sorusundan "arz sıkışıklığının en kötü bölümü geride kalmış olabilir mi?" sorusuna geçtiğini belirtti. Zhao, buna rağmen kalıcı bir düşüş trendinin oluştuğunu söylemek için erken olduğunu ve Brent petrol fiyatının kısa vadede 100 dolar civarında dengelenebileceğini değerlendirdi. Bu değerlendirme, petrol fiyatlarının sert yükselişin ardından daha yatay ve dalgalı bir seyir izleyebileceğine yönelik beklentileri yansıtıyor. Petrol fiyatları yıl başından bu yana yüksek Son dört işlem günündeki düşüşe rağmen Brent petrol, yıl başından bu yana yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. ABD-İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların aksaması, Husilerin Suudi Arabistan'ın enerji altyapısına yönelik saldırıları ve Rusya-Ukrayna savaşında enerji tesislerinin hedef alınması, petrol fiyatlarını destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Özellikle motorin ve diğer rafine petrol ürünlerinde yaşanan fiyat artışları, ham petroldeki yükselişin üzerine çıkarak küresel enflasyon baskısını artırdı. Piyasaların odağında diplomasi ve Hürmüz Boğazı var Petrol fiyatlarının bundan sonraki seyri açısından iki temel gelişme öne çıkıyor. Bunlardan ilki, ABD-İran savaşında diplomatik temasların somut bir sonuca dönüşüp dönüşmeyeceği. İkincisi ise Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarının ne ölçüde toparlanacağı. Diplomatik gerilimin azalması ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkelerinin ihracatını artırması, ham petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin daha da gerilemesine yol açabilir. Buna karşılık savaşın yeniden şiddetlenmesi veya Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların kesintiye uğraması, Brent petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü hareketi gündeme getirebilir.

BABÜLMENDEB’de kriz büyüyor Haber

BABÜLMENDEB’de kriz büyüyor

IMF PortWatch verilerine göre günlük ortalama 33 geminin geçtiği boğazdan son 24 saatte yalnızca 4 ticari gemi geçti. Küresel ticaretin kritik geçiş noktası Yemen’in batı kıyısında çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, küresel lojistik açısından stratejik öneme sahip Babülmendeb Boğazı’ndaki güvenlik risklerini artırdı. Husilerin Hudeyde vilayetindeki hakimiyet alanını genişletmesinin ardından Taiz’in batısına ilerlemesi ve Kızıldeniz kıyısındaki Muha ile boğaza ulaşan güzergâhları kontrol altına alması, deniz trafiği açısından yeni bir güvenlik tablosu oluşturdu. Haniş Takım Adaları, Meyyun Adası ve Zübab çevresindeki kontrol değişimi de boğazın güvenli geçiş imkanlarını doğrudan etkiledi. Özellikle ticari gemilerin kullandığı batı kanalının girişine yakın konumdaki Meyyun Adası’nın kontrolünün el değiştirmesi, denizcilik şirketlerinin risk hesaplarını yeniden yapmasına neden oldu. Trafik 24 saatte yüzde 88 azaldı IMF PortWatch verilerine göre Babülmendeb Boğazı’nda ticari gemi trafiği son 24 saatte yüzde 88 geriledi. Normal koşullarda günde ortalama 33 geminin transit geçtiği boğazdan son 24 saatte yalnızca 4 ticari geminin geçiş yaptığı belirlendi. Enerji taşımacılığındaki düşüş ise daha belirgin oldu. Petrol ve kimyasal ürün taşıyan tankerlerin geçişi yüzde 91 azalırken, son 24 saatte yalnızca 1 tanker boğazdan geçti. Konteyner gemisi trafiği de normal ortalamanın yüzde 86 altında kaldı. Bölgede yüksek güvenlik risklerine rağmen geçiş yapan sınırlı sayıdaki geminin Panama, Singapur, Liberya ve Etiyopya bayraklarını taşıdığı görüldü. Gemicilik şirketleri Ümit Burnu’na yöneliyor Babülmendeb, Asya’dan Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa’ya uzanan ticaret hattının güney kapısı konumunda bulunuyor. Boğaz aynı zamanda petrol ve çeşitli emtiaların Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılığında kritik bir bağlantı noktası oluşturuyor. Ancak Yemen kıyılarındaki askeri gerilimin yükselmesi, denizcilik şirketlerini daha uzun ve maliyetli güzergâhlara yönlendiriyor. Riskli bölgeden geçmek istemeyen şirketler, Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu rotasını kullanıyor. Bu güzergâhın tercih edilmesi sefer sürelerini haftalarla uzatırken, yakıt, navlun ve sigorta maliyetlerini de artırıyor. Kızıldeniz’deki risk enerji piyasasını da vurabilir Babülmendeb’deki trafik kaybı yalnızca deniz taşımacılığını değil, küresel enerji piyasalarını da yakından ilgilendiriyor. Boğaz üzerindeki baskının artması halinde petrol tankerlerinin daha uzun rotalara yönelmesi beklenirken, artan taşıma ve sigorta maliyetlerinin enerji fiyatları üzerinde ilave baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor. Bölgede Babülmendeb ile Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin aynı dönemde artması, küresel enerji arzının kritik deniz geçişlerinde oluşan kırılganlığı da artırıyor. Suudi Arabistan’ın alternatif petrol rotası da baskı altında Babülmendeb’deki güvenlik sorunu, Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’nı bypass ederek petrol ihracatını sürdürme planlarını da etkiliyor. Suudi Arabistan, Doğu-Batı Petrol Boru Hattı üzerinden ham petrolünü Kızıldeniz kıyısındaki limanlara ulaştırabiliyor. Böylece petrolün Hürmüz Boğazı’ndan geçirilmesine gerek kalmıyor. Ancak Kızıldeniz limanlarından yüklenen petrolün Asya ve diğer küresel pazarlara ulaştırılması için tankerlerin güneye ilerleyerek Babülmendeb Boğazı’nı geçmesi gerekiyor. Bu nedenle Babülmendeb’deki güvenlik risklerinin kalıcı hale gelmesi, Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak değerlendirilen bu enerji koridorunun da etkinliğini sınırlayabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Küresel tedarik zinciri yeni bir sınavla karşı karşıya Babülmendeb’de gemi trafiğinin sert biçimde gerilemesi, küresel tedarik zincirlerinin aynı anda birden fazla stratejik deniz geçişindeki güvenlik risklerine maruz kaldığını gösteriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki sorunlara Babülmendeb’deki güvenlik krizinin eklenmesi, Asya-Avrupa ticaret hattında daha uzun rotalar, yüksek navlun maliyetleri ve artan sigorta giderleri üzerinden yeni bir baskı oluşturuyor. Deniz taşımacılığındaki gelişmelerin önümüzdeki dönemde enerji fiyatları, küresel lojistik maliyetleri ve teslimat süreleri üzerindeki etkisi yakından izlenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.