Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı.
Haber Giriş Tarihi: 12.06.2026 09:05
Haber Güncellenme Tarihi: 12.06.2026 09:10
Kaynak:
Ekometre
Kararın ardından ekonomistler, TCMB'nin piyasa beklentilerini karşıladığını ve finansal piyasalarda sürpriz yaratmadığını ifade etti. Uzmanlar, karar sonrası döviz kuru, tahvil piyasası ve Borsa İstanbul'daki dengeli görünümün para politikasına duyulan güvenin göstergesi olduğunu belirtti.
"Piyasalar şaşırtılmadı"
Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak, Merkez Bankası'nın mevcut jeopolitik riskleri ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkilerini dikkate alarak hareket ettiğini söyledi.
Okşak, iç talepte yavaşlama sinyallerinin sürdüğüne dikkat çekerek, TCMB'nin enflasyondaki riskleri büyük ölçüde maliyet kaynaklı değerlendirdiğini ve gerektiğinde ilave adımlar atabileceği mesajını verdiğini ifade etti.
"Karar güven unsurunu güçlendirdi"
Stratejist Cüneyt Paksoy ise Merkez Bankası'nın mevcut koşullarda finansal istikrarı önceliklendirdiğini belirterek, kararın ardından piyasalarda oluşan sakin fiyatlamaların dikkat çekici olduğunu söyledi.
Paksoy, gösterge tahvil faizlerinde sınırlı gerileme ve kur tarafındaki dengeli görünümün, yatırımcıların TCMB'nin politikalarına duyduğu güveni yansıttığını ifade etti.
"Türkiye ilk pozitif ayrışan ülkelerden biri olabilir"
Jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarının normalleşmesi halinde Türkiye'nin olumlu ayrışabilecek ekonomiler arasında yer aldığını vurgulayan Paksoy, özellikle petrol fiyatlarının yeniden 75-85 dolar bandına gerilemesinin piyasalar açısından önemli bir destek oluşturacağını belirtti.
Paksoy'a göre mevcut süreçte enflasyonun seyri ve küresel gelişmeler faiz indirimlerinin zamanlamasında belirleyici olmaya devam edecek.
Yapısal adımlar vurgusu
Ekonomistler, para politikasının yanı sıra yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformların da önem taşıdığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre Merkez Bankası mevcut dönemde "bekle-gör" yaklaşımını korurken, finansal istikrarı destekleyen adımların sürdürülmesi piyasalar açısından olumlu bir görünüm oluşturuyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Piyasalardan faiz kararına ilk tepki
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı.
Kararın ardından ekonomistler, TCMB'nin piyasa beklentilerini karşıladığını ve finansal piyasalarda sürpriz yaratmadığını ifade etti. Uzmanlar, karar sonrası döviz kuru, tahvil piyasası ve Borsa İstanbul'daki dengeli görünümün para politikasına duyulan güvenin göstergesi olduğunu belirtti.
"Piyasalar şaşırtılmadı"
Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak, Merkez Bankası'nın mevcut jeopolitik riskleri ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkilerini dikkate alarak hareket ettiğini söyledi.
Okşak, iç talepte yavaşlama sinyallerinin sürdüğüne dikkat çekerek, TCMB'nin enflasyondaki riskleri büyük ölçüde maliyet kaynaklı değerlendirdiğini ve gerektiğinde ilave adımlar atabileceği mesajını verdiğini ifade etti.
"Karar güven unsurunu güçlendirdi"
Stratejist Cüneyt Paksoy ise Merkez Bankası'nın mevcut koşullarda finansal istikrarı önceliklendirdiğini belirterek, kararın ardından piyasalarda oluşan sakin fiyatlamaların dikkat çekici olduğunu söyledi.
Paksoy, gösterge tahvil faizlerinde sınırlı gerileme ve kur tarafındaki dengeli görünümün, yatırımcıların TCMB'nin politikalarına duyduğu güveni yansıttığını ifade etti.
"Türkiye ilk pozitif ayrışan ülkelerden biri olabilir"
Jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarının normalleşmesi halinde Türkiye'nin olumlu ayrışabilecek ekonomiler arasında yer aldığını vurgulayan Paksoy, özellikle petrol fiyatlarının yeniden 75-85 dolar bandına gerilemesinin piyasalar açısından önemli bir destek oluşturacağını belirtti.
Paksoy'a göre mevcut süreçte enflasyonun seyri ve küresel gelişmeler faiz indirimlerinin zamanlamasında belirleyici olmaya devam edecek.
Yapısal adımlar vurgusu
Ekonomistler, para politikasının yanı sıra yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformların da önem taşıdığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre Merkez Bankası mevcut dönemde "bekle-gör" yaklaşımını korurken, finansal istikrarı destekleyen adımların sürdürülmesi piyasalar açısından olumlu bir görünüm oluşturuyor.
Kaynak: Ekometre
En Çok Okunan Haberler