SON DAKİKA
Hava Durumu

#Borsa İstanbul

Ekometre - Borsa İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Borsa İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Piyasalardan faiz kararına ilk tepki Haber

Piyasalardan faiz kararına ilk tepki

Kararın ardından ekonomistler, TCMB'nin piyasa beklentilerini karşıladığını ve finansal piyasalarda sürpriz yaratmadığını ifade etti. Uzmanlar, karar sonrası döviz kuru, tahvil piyasası ve Borsa İstanbul'daki dengeli görünümün para politikasına duyulan güvenin göstergesi olduğunu belirtti. "Piyasalar şaşırtılmadı" Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak, Merkez Bankası'nın mevcut jeopolitik riskleri ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkilerini dikkate alarak hareket ettiğini söyledi. Okşak, iç talepte yavaşlama sinyallerinin sürdüğüne dikkat çekerek, TCMB'nin enflasyondaki riskleri büyük ölçüde maliyet kaynaklı değerlendirdiğini ve gerektiğinde ilave adımlar atabileceği mesajını verdiğini ifade etti. "Karar güven unsurunu güçlendirdi" Stratejist Cüneyt Paksoy ise Merkez Bankası'nın mevcut koşullarda finansal istikrarı önceliklendirdiğini belirterek, kararın ardından piyasalarda oluşan sakin fiyatlamaların dikkat çekici olduğunu söyledi. Paksoy, gösterge tahvil faizlerinde sınırlı gerileme ve kur tarafındaki dengeli görünümün, yatırımcıların TCMB'nin politikalarına duyduğu güveni yansıttığını ifade etti. "Türkiye ilk pozitif ayrışan ülkelerden biri olabilir" Jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarının normalleşmesi halinde Türkiye'nin olumlu ayrışabilecek ekonomiler arasında yer aldığını vurgulayan Paksoy, özellikle petrol fiyatlarının yeniden 75-85 dolar bandına gerilemesinin piyasalar açısından önemli bir destek oluşturacağını belirtti. Paksoy'a göre mevcut süreçte enflasyonun seyri ve küresel gelişmeler faiz indirimlerinin zamanlamasında belirleyici olmaya devam edecek. Yapısal adımlar vurgusu Ekonomistler, para politikasının yanı sıra yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformların da önem taşıdığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre Merkez Bankası mevcut dönemde "bekle-gör" yaklaşımını korurken, finansal istikrarı destekleyen adımların sürdürülmesi piyasalar açısından olumlu bir görünüm oluşturuyor.

Koton zarar açıkladı Haber

Koton zarar açıkladı

Borsa İstanbul’da işlem gören hazır giyim, restoran ve moda şirketlerinin 2025 yıl sonu finansal sonuçları, şirketlerin yüksek faiz, zayıflayan iç talep, enflasyon muhasebesi ve artan maliyet baskıları altında farklı performanslar sergilediğini gösterdi. Aynı ekonomik koşullarda faaliyet gösteren şirketlerin bazıları güçlü kârlılık üretirken, bazıları finansman giderleri ve marj baskısıyla zorlandı. 2025 sonuçlarında en dikkat çekici performanslardan biri Mavi’den geldi. Şirketin konsolide gelirleri yüzde 5 düşüşle 47,7 milyar TL’ye gerilese de net kârı 2 milyar 58 milyon TL oldu. 9 milyar TL FAVÖK ve yüzde 18,9 marj açıklayan şirket, 6,9 milyar TL net nakit pozisyonuyla öne çıktı. Mavi’nin Türkiye’de 8 yeni mağaza açması, 10 mağazada metrekare büyütmesi ve ABD’de 11 yeni mağaza yatırımı yapması, talepteki yavaşlamaya rağmen büyüme iştahının sürdüğünü gösterdi. Koton ciroyu korudu, zarar derinleşti Ekonomim'den Yener Karadeniz'in haberine göre sektörün en büyük oyuncularından Koton ise 32,9 milyar TL hasılat açıklamasına rağmen yılı 958,7 milyon TL net zararla kapattı. Şirketin esas faaliyet kârı pozitif olsa da 3,5 milyar TL’ye ulaşan finansman giderleri bilançoda belirleyici oldu. Buna karşın Koton mağaza yatırımlarını sürdürdü. Toplam mağaza sayısı 451’den 464’e çıktı. Türkiye’de optimizasyon odaklı bir yapı izlenirken, asıl büyüme yurt dışında gerçekleşti. Şirketin Bahreyn, Umman, Katar ve ABD hamleleri yeni pazarlara hazırlık olarak değerlendirildi. Vakko’da satış arttı, kârlılık geriledi Lüks segmentin temsilcisi Vakko, 2025’te satış gelirlerini 19,9 milyar TL’ye yükseltti. Ancak net dönem kârı 1 milyar 55 milyon TL’den 57 milyon TL’ye geriledi. Brüt kâr marjındaki düşüş, operasyonel giderlerdeki artış ve mağaza yatırımları kârlılığı baskıladı. Buna rağmen şirket güçlü bilanço yapısını korudu. Net nakit pozisyonu 1,9 milyar TL’ye yaklaşan Vakko, yeni mağaza açılışları, büyütme ve renovasyon projeleri için 604 milyon TL’yi aşan yatırım yaptı. Şirket, premium segmentte büyüme stratejisini sürdürdü. Dagi’de toparlanma sinyali geldi Orta ölçekli oyuncular arasında Dagi, operasyonel iyileşmesiyle öne çıktı. Şirketin satış gelirleri yüzde 16,9 artışla 3,2 milyar TL’ye yükseldi. Yatırımcı sunumunda paylaşılan verilere göre operasyonel bazda şirket yeniden net kâra geçti. FAVÖK yüzde 31,8 artarak 505 milyon TL’ye ulaştı. Dagi, 2025 yılında 6 yeni mağaza açtı. Benzer mağaza satışlarındaki güçlü büyüme, artan ziyaretçi trafiği ve yükselen sepet tutarı, şirketın perakende performansını destekledi. Borçluluk oranındaki düşüş de bilanço açısından olumlu karşılandı. Desa karlılıkta öne çıktı Deri ve lüks aksesuar segmentinde faaliyet gösteren Desa, satış gelirleri yatay seyrederken net kârını yüzde 35 artırarak 580,5 milyon TL’ye çıkardı. Şirketin özkaynakları 3,8 milyar TL’yi aşarken, faaliyetlerinden sağladığı nakit akışı 1 milyar TL’nin üzerine çıktı. Desa’nın performansında yüksek katma değerli ürünlere yönelim, maliyet kontrolü ve güçlü finansal yönetim etkili oldu. Dört fabrikalı üretim yapısı ve ihracat kapasitesi şirketin önemli avantajları arasında gösteriliyor. Derimod’da güçlü nakit yönetimi Derimod ise satış gelirlerindeki sınırlı düşüşe rağmen net kârını koruyan şirketlerden biri oldu. 4,5 milyar TL hasılat açıklayan şirket, 93 milyon TL net kâr elde etti. Nakit ve nakit benzerleri yüzde 65 artışla 523 milyon TL’ye yükselirken, özkaynakları da büyüdü. Şirket mağaza sayısını 94’ten 93’e indirirken, bu adım büyümeden çok verimlilik ve lokasyon optimizasyonu olarak yorumlandı. Zira şirket, geride kalan sürede küçük metrekareli mağazalarını kapatırken daha yüksek metrekareli mağazalara yöneldi. Şirketin hedefi ortalama 300 metrekare büyüklükte mağazalara ulaşmak. Yüksek performanslı mağazalara odaklanma ve dijital kanal entegrasyonu şirketin ana stratejileri arasında yer aldı. 2025 finansalları, giyim perakendesinde satış büyümesinden çok kârlılık kalitesi, finansman yapısı, nakit üretimi ve mağaza verimliliğinin ön plana çıktığını gösterdi. Yüksek faiz ortamında borçlu şirketler daha fazla baskı hissederken, güçlü nakit pozisyonuna sahip şirketler yatırım yapmaya devam etti. TAB Gıda 2 bin restoran sınırını aştı Borsa İstanbul’da işlem gören hızlı servis restoran zinciri TAB Gıda, 2025 yılında satış gelirlerini çift haneli artırırken net kârını da yükseltti. Burger King, Popeyes, Arby’s, Sbarro, Subway, Usta Dönerci ve Usta Pideci markalarıyla faaliyet gösteren grup, restoran ağını büyütmeye devam ederek 2 bin restoran eşiğini geçti. Şirketin hasılatı 2025 yılında yüzde 13,7 artışla 47 milyar 636 milyon TL’ye yükseldi. Şirketin net dönem kârı ise 2 milyar 502 milyon TL’den 2 milyar 628 milyon TL’ye çıktı. Şirketin 2025 sonu itibarıyla toplam açık restoran sayısı 2.030’a ulaştı. Bu restoranların 893’ü franchise modeliyle faaliyet gösterdi. 2024 sonunda toplam restoran sayısı 1.830, franchise restoran sayısı ise 820 seviyesindeydi. Böylece grup bir yılda net 200 yeni restoran ekledi. Yurt dışında da büyüme sürdü. Grup’un Gürcistan’da 7, Kuzey Makedonya’da 16 restoranı bulunuyor. Kuzey Kıbrıs operasyonları da şube yapısıyla devam ediyor. BigChefs’te restoran sayısı 140’a çıktı Borsa İstanbul’da işlem göre Büyük Şefler (BigChefs), 2025 yılında satış gelirlerini artırmasına rağmen net karında sert düşüş yaşadı. Şirketin hasılatı yüzde 1,6 artışla 4 milyar 610 milyon TL’ye yükseldi. Şirketin net karı da 205,4 milyon TL’den 2025’te 10,7 milyon TL’ye düştü. Şirketin restoran sayısı 140’a çıktı. Bu restoranların 96’sı franchise modeliyle faaliyet gösterdi. 2024 sonunda toplam restoran sayısı 134, franchise restoran sayısı ise 90 seviyesindeydi. Böylece grup bir yılda net 6 yeni restoran ekledi. Büyük Şefler, Türkiye’de BigChefs, Buselik, NumNum, NumNum Streetfood ve Kont markalarıyla faaliyet gösteriyor. Grup’un yurt dışında ise 10 ülkede toplam 13 franchise restoranı bulunuyor. Şirket yalnızca restoran tarafında değil, yeni iş alanlarında da yatırım yaptı. Grup bünyesindeki Büyük Şefler Enerji şirketi, şubelerin elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla 3.699 kWp kapasiteli güneş enerjisi santrali yatırımı yürütüyor. Ayrıca 2024 sonunda kurulan Büyük Kahvecilik şirketiyle kahve mağazacılığı alanına giriş yapıldı. 2025 sonu itibarıyla bu alanda 1 mağaza faaliyet gösteriyor.

Borsa Ortadoğu'da barış bekliyor Haber

Borsa Ortadoğu'da barış bekliyor

Yıla oldukça güçlü bir başlangıç yapan ve şubat ayında 14 bin 532 puanla tüm zamanların rekorunu test eden Borsa İstanbul (BIST 100) endeksi, ABD, İsrail ve İran hattında patlak veren çatışmalardan etkilendi. Bölgede jeopolitik gerilimlerin hızla tırmanması küresel risk iştahını baskılarken, tedarik zinciri endişeleri ve petrol fiyatlarındaki sert yükseliş enflasyonist korkuları yeniden alevlendirdi. Yatırımcıların riskli varlıklardan kaçarak güvenli liman arayışına girdiği bu zorlu süreçte, BıST 100 endeksi 13 bin puanın altını görerek satış dalgalarına maruz kalsa da savaşın yarattığı küresel sarsıntıya rağmen Borsa İstanbul’un gelişmekte olan diğer piyasalarla (EM) kıyaslandığında bu şoku nispeten daha az hasarla atlatması dikkat çeken bir diğer unsur oldu. Ekonomi yönetiminin savaşın olası etkilerini sınırlamak adına esnek ve proaktif bir yaklaşım benimsemesi, uygulanan güçlü rezerv yönetimi ve Türkiye’nin süreçteki arabuluculuk adımları, yurt içi piyasaların direncini önemli ölçüde artırdı. Gelişmekte olan birçok ülke borsası artan enerji maliyetleri ve enflasyon baskılarıyla daha derin sarsıntılar yaşarken; Borsa İstanbul, güven veren yatırım ortamı ve alınan önlemlerin katkısıyla süreci rakiplerine kıyasla daha sınırlı kayıplarla ve pozitif bir ayrışmayla yönetmeyi başardı. Borsada yeni rota ne olacak? Piyasalardaki bu tablo, tarafların müzakere masasına oturması ve bölgede kalıcı bir barışın sağlanabileceğine yönelik güçlü sinyallerin gelmesiyle yerini temkinli bir iyimserliğe bırakmaya hazırlanıyor. Diplomatik uzlaşı ile jeopolitik tansiyonun düşmesi durumunda; enerji maliyetleri üzerindeki baskının hafiflemesi, küresel piyasalarda risk iştahının yeniden canlanması ve yabancı fonların Borsa İstanbul gibi gelişmekte olan piyasalara geri dönmesi bekleniyor. Uzmanlar, savaş fiyatlamasının devreden çıkmasıyla birlikte çatışma öncesi seviyelerine doğru kayıplarını telafi eden BıST 100 endeksinin önümüzdeki süreçteki olası yükseliş senaryolarını ve yeni dönemde hangi sektörlerin öne çıkabileceğini İstanbul Ticaret için değerlendirdi. Fiyatlamada ana beklenti petrol Geçtiğimiz 28 Şubat’tan bu yana jeopolitik gelişmelerin piyasalar üzerinde belirleyici bir rol üstlendiğini belirten Gedik Yatırım-Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, haber akışlarına bağlı oynaklığın ciddi şekilde arttığına dikkat çekti. aBD ve İran arasında gündeme gelen ateşkes ihtimalinin piyasalara nefes aldırdığını hatırlatan Bal, BıST 100 endeksinde 14 bin puanın üzerine doğru yaşanan toparlanmanın da bu haberlerle desteklendiğini ifade etti. Bu süreçte takip ettikleri en önemli göstergenin petrol fiyatları olduğunun altını çizen uzman isim, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonist baskı yaratarak merkez bankalarını daha sıkı bir duruşa zorladığını belirtti. Bal, bu durumun zayıflayan faiz indirimi beklentileriyle birleştiğinde gelişmekte olan piyasalardan çıkış eğilimini hızlandırdığını vurguladı. Endekste 15 bin puan hedefi Olası bir diplomatik anlaşma durumunda petrol fiyatlarının nerede dengeleneceğinin kritik bir eşik olacağını ifade eden Onurcan Bal, savaşın sona ermesinin enerji fiyatlarını hemen eski seviyelerine düşürmeyeceğini tahmin ettiğini belirtti. Bölgedeki enerji altyapılarında oluşan hasarın boyutu tam bilinmediği için düşüşün zaman alabileceğini söyleyen Bal, petrolün kademeli de olsa düşüş eğilimine girdiği senaryoda Borsa İstanbul için yeni hedeflerin gündeme geleceğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu: “Böyle bir senaryoda Borsa İstanbul’da özellikle 14 bin 530 civarında bulunan zirve seviyesi aşılabilirse, kısa vadede 14 bin 750-15 bin bölgesine doğru teknik bir hareket söz konusu olabilir.” Ralli için gözler enflasyonda Savaş riskinin ortadan kalkmasının borsada ilk etapta bir toparlanma yaratacağını, ancak soluksuz bir ralliden ziyade kontrollü bir seyir beklediğini belirten Onurcan Bal, savaşın Türkiye’nin dezenflasyon sürecine kaçınılmaz etkileri olduğunu hatırlattı. Merkez Bankası’nın enflasyondaki yüksek seyir nedeniyle mart ayını pas geçtiğini ve bu ay da yüzde 2.5 civarında bir aylık enflasyon beklediklerini söyleyen Bal, yabancı çıkışları ve carry trade pozisyonlarının terse dönmesi ve rezervlerde yaşanan düşüşe de dikkat çekti. Kısa vadede bir faiz indirimi beklemediklerini dile getiren Bal, “Piyasada bu savaşın bitmesiyle ilk fiyatlamalarda bir yükseliş görürüz ama bu yükselişin devamlılığı, tekrar faiz indirim beklentilerinin güçlenmesine bağlı” diye konuştu. Bankacılık ve havacılık öne çıkabilir Jeopolitik gerilimin kalıcı olarak azalmasıyla birlikte Borsa İstanbul’da sektörel rotasyon yaşanacağına işaret eden Onurcan Bal, çatışmaların başlamasıyla en büyük tahribatı faiz indirimlerinin zora girmesi nedeniyle bankacılık, gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) ve havacılık sektörlerinin aldığını belirtti. artan ülke risk priminin (CDS) bankacılığı ekstra baskıladığını söyleyen Bal, barış ihtimalinde yaşanacak değişimi şu sözlerle özetledi: “Riskler yatışırsa bankalar, GYO’lar, havacılık ve holdingler toparlanma anlamında biraz daha öne çıkabilir. Bu süreçte daha kuvvetli kalan savunma ve petrokimya sektöründe ise bu sefer tersi fiyatlamalar görebiliriz.” Bal ayrıca, işlerin iyiye gittiği bir senaryoda telekomünikasyon sektörünün de takip edilebileceğini ekledi. Yabancı için ‘ucuzluk’ fırsatı Bölgede suların durulması ve gıda/enerji kaynaklı risklerin geride kalmasıyla birlikte yabancı yatırımcıların yeniden Türkiye piyasalarına yönelmesini bekleyen Onurcan Bal, yabancı fonların da enflasyon görünümünü ve faiz indirim takvimini yakından izleyeceğini vurguladı. Borsa İstanbul’un son yıllarda dolar bazında sergilediği zayıf performansın yarattığı ucuzluk algısına dikkat çeken Bal, “Dezenflasyon süreci devam ettiği ve Merkez Bankası kademeli faiz indirimlerini sürdürdüğü müddetçe Türk varlıklarına yönelik ilgi korunur” diyerek, barış senaryosunda tahvil ve hisse senedi piyasalarında yabancı girişinin yeniden canlanacağını öngördü. Barış haberiyle yukarı yönlü hareketler hızlanır İran odaklı jeopolitik risklerin son bulmasının Borsa İstanbul’a olumlu yansıyacağını belirten İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, piyasanın yakın zamanda bu senaryoyu test ettiğini vurguladı. Altunsaray, “Aslında bunun ön gösterimini 6-10 Nisan tarihleri arasında Borsa İstanbul tarafında gördük. Ateşkes haberinin gelmesi ve görüşmelerin başlayacağı haberi piyasaya gelince Borsa İstanbul’un hızlı bir şekilde 14 bin puanı geçmesi, jeopolitik risklerin bitmesi ihtimalinde olacak hareketi gösterdi” dedi. Bu süreçte kritik olan noktanın resmi bir barış anlaşmasının imzalanması olduğunun altını çizen uzman isim, “Yeni bir yukarı yönlü ralli hareketinin barış haberi ile gelme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Veriler yükselişi sınırlayarabilir Beklenen barış anlaşması güçlü bir katalizör olsa da Altunsaray, savaşın geride bıraktığı ekonomik tahribatın göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda yatırımcıları uyardı. Çatışmaların küresel piyasalardaki yansımalarını değerlendiren Altunsaray, “Atlanmaması gereken nokta; savaş sebebiyle tedarik zincirleri bozuldu, enerji maliyetleri çok arttı ve bunların da enflasyona bir etkisi olacaktır. Bu sebeple de yükselişin ekonomik veriler gelmeye başladıkça sınırlı kalacağını düşünebiliriz” diye konuştu. Piyasalar için ana odak noktasının zamanla değişeceğini belirten Altunsaray, “Asıl hikayenin bu etkilerin azalmaya başladığı zamanda ortaya çıkacağını düşünüyorum” dedi. İki farklı senaryo Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte Borsa İstanbul’da öne çıkacak sektörleri analiz eden Altunsaray, piyasadaki olası sektörel rotasyonu şu sözlerle özetledi: “Tabii ki burada öne çıkacak sektörler aslında savaşla hızı düşen sektörler olacaktır. Örnek olarak bankacılık, ulaştırma ve holdingleri sayabiliriz. Fakat ekonomik veriler geldikçe bu sektörlerde geri çekilmeler görebiliriz.” Açıklanacak enflasyon verilerinin yaratacağı fırsatlara da dikkat çeken Altunsaray, “Küresel enflasyon riskinden özellikle olumlu etkilenebilecek sektörler olarak telekomünikasyon, perakende ve gıda tarafının ön plana çıkmasını bekleyebiliriz. Bu çerçevede doğru risk yönetimi ile bu sektörlere dikkat edilebilir” şeklinde konuştu. Yabancı ilgisinin güçlü bir şekilde artması için küresel çapta likidite oluşumunun şart olduğunu vurgulayan Altunsaray, “Bunun için de gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının tekrar faiz indirimlerini konuşması veya gevşek politikalar uygulaması kritik olacaktır. Ancak son yaşanan küresel enflasyon riski altında bu ihtimalin daha zamanı olduğunu düşünen taraftayım” dedi.

Küresel piyasalar haftaya negatif başladı Haber

Küresel piyasalar haftaya negatif başladı

Pakistan'da yürütülen müzakere sürecinde taraflar Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda restleşirken, ABD Başkanı Donald Trump ülkeye ait donanmanın söz konusu boğaza girmeye veya çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını bildirdi. Bu açıklama, ateşkes sonrası çatışmaların yeniden alevlenebileceği yönündeki korkuları körükledi. Ayrıca Trump, donanmanın Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesine NATO ve Körfez ülkelerinin de destek olacağını söylerken, İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeye istekli olmadığına vurgu yaptı. Buna ek olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bugün İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıkladı. İsrailli bakanlar da müzakerelerden sonuç çıkmamasının ardından ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılara yeniden başlayabileceğini ileri sürdü. Analistler, Orta Doğu'daki gerilimlerin müzakere masasında da sürmesi ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin belirsizliğin devam etmesinin piyasalarda stres hafızasını yeniden devreye soktuğunu, bu nedenle fiyatlamaların tekrardan en kötü senaryoları yansıtmaya başladığını belirtti. Piyasalarda savaş fiyatlamaları öne çıkıyor Bu gelişmelerle piyasalarda "yeni bir gerilim" fiyatlamaları öne çıktı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,4 artışla 98,7 dolara, dolar endeksi de yüzde 0,4 yükselişle 99 seviyesine çıktı. Savaşın yeniden şiddetlenebileceğine yönelik endişeler, enflasyon risklerinin sürebileceği tahminlerini güçlendirirken, tahvil piyasası ve altın yeni haftaya satıcılı bir seyirle girdi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi cuma günkü kapanışına göre 4 baz puan artışla yüzde 4,36 seviyesine çıkarken, altının onsu da yüzde 0,6 düşüşle 4 bin 723 dolardan işlem görüyor. ABD'de vadeli işlem piyasalarında, endeks vadeli kontratlar haftaya negatif seyirle başladı. Petrol tedarikine ilişkin endişeler küresel ölçekte enflasyonist baskıların artabileceğine işaret ederken, ABD'de açıklanan son veriler de yükselen enerji maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki etkisinin belirginleşmeye başladığını gösterdi. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), martta yıllık bazda yüzde 3,3 ile beklentilerin altında kalmasına karşın önceki aya göre hızlanmaya işaret etti. Aylık enflasyon ise yüzde 0,9 ile tahminlere paralel gerçekleşti. Aylık enflasyondaki yükselişte en belirgin katkı enerji kaleminden geldi. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınacağına yönelik haberler, ülkede enflasyonist baskıların daha da artabileceği endişesini güçlendirdi. Bu gelişmelerin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) olası "şahin" adımlarına yönelik henüz güçlü bir sinyal oluşmazken, faiz indirimi beklentilerinin bir miktar zayıfladığı görüldü. Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Grubu'nun 2026 Bahar Toplantıları, Washington bugün başlayacak ve 18 Nisan'a kadar sürecek. Toplantı kapsamında Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey de dahil olmak üzere birçok önde gelen merkez bankası başkanı konuşma yapacak. Toplantılarda petrol fiyatlarındaki artış, sevkiyat engelleri ve çatışmanın yol açtığı diğer aksaklıkların ele alınması bekleniyor. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar negatif seyrediyor Avrupa borsaları, Orta Doğu'da tansiyonun bir süre daha devam edebileceğine yönelik kaygılarla yeni haftaya giriş yaptı. Bölgede enerji arzına yönelik risklerin sürmesi endişe oluştururken, endeks vadeli kontratlarda gerileme yaşanıyor. ECB Başkanı Christine Lagarde'ın IMF ve Dünya Bankası Grubu'nun 2026 Bahar Toplantıları'nda yarın yapacağı konuşma yakından takip edilecek. ABD ile İran'ın yürüttüğü müzakere sürecinden henüz olumlu çıkmaması ECB'ye yönelik faiz artırımı tahminlerini artırdı. Geçen hafta ateşkes ile birlikte yıl sonuna kadar 2'ye gerileyen faiz artışı tahminleri yeniden 3'e doğru yükselişe geçti. Öte yandan Macaristan'da yapılan genel seçimi Başbakan Viktor Orban'ın rakibi Saygı ve Özgürlük Partisi (Tisza) lideri Peter Magyar kazandı. Asya borsaları satıcılı seyrediyor Asya piyasaları, ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarının bölgeye yönelik enerji akışında aksamalara yol açabileceği endişeleriyle satış baskısı altında kaldı. Bölge ülkelerinin enerjide dışa bağımlılığı göz önünde bulundurulduğunda gelecek dönemde makroekonomik görünümde bozulma riski öne çıkıyor. Çin'de üretici enflasyonu geçen ay negatif taraftan kurtulurken, bu durumun talep kaynaklı değil, enerji maliyetlerinden artıştan dolayı gerçekleşmesi nedeniyle sağlık olmadığı değerlendiriliyor. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,8, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,9, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,2 düştü. Yurt içinde cari denge verileri takip edilecek Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,81 değer kazanarak 14.073,79 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,63 artışla 16.534,00 puandan işlem gördü. Öte yandan yurt içinde gözler ödemeler dengesi verilerine çevrildi. AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının şubatta 7 milyar 182 milyon dolar, bu yıl ise 45 milyar 938 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti. Dolar/TL, cuma gününü 44,6200'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 44,7040'tan işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi, yurt dışında ise ABD'de mevcut konut satışları verilerinin yanı sıra ABD ile İran arasındaki müzakerelere yönelik haber akışının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.