SON DAKİKA
Hava Durumu

#Merkez Bankası

Ekometre - Merkez Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkez Bankası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şimşek’ten cari açık mesajı Haber

Şimşek’ten cari açık mesajı

Şimşek, küresel ticaretteki belirsizliklere karşı ihracatçıların rekabet gücünü artıracak ve yüksek teknolojili, katma değerli üretimi destekleyecek politikaların sürdürüleceğini bildirdi. Türkiye’nin temmuz ayı ödemeler dengesi verilerinin açıklanmasının ardından ekonomi yönetiminden ihracat ve üretim odaklı mesaj geldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari açığın görünümünü değerlendirirken Türkiye’nin küresel ticaretteki değişime uyum sağlayabilmesi için üretim ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik politikaların devam edeceğini belirtti. Cari açık 40,7 milyar dolar Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan temmuz ayı ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi. Yıllıklandırılmış cari işlemler açığının temmuz itibarıyla 40,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Şimşek, küresel ticarette belirsizliklerin ve maliyet baskılarının arttığı bir döneme dikkat çekti. Bakan Şimşek, Türk ihracatçılarının değişen küresel koşullara uyum sağlamaya devam ettiğini ifade etti. İhracatçının rekabet gücü desteklenecek Şimşek, önümüzdeki dönemde ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya yönelik adımların sürdürüleceğini açıkladı. Türkiye’nin ürün ve pazar çeşitliliğinin yanı sıra güçlü üretim altyapısının ihracat performansını desteklediğini belirten Şimşek, firmaların küresel ticaretteki değişimlere hızlı uyum sağlama kapasitesinin önemine işaret etti. Yüksek teknolojili üretim öncelikte Ekonomi yönetiminin mesajında yüksek teknolojili ve katma değerli üretim öne çıktı. Şimşek, “Önümüzdeki dönemde ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracak adımlar atmaya, yüksek teknolojili ve katma değerli üretimi güçlendirecek yapısal dönüşüm politikalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Bu yaklaşım, cari açığın kalıcı olarak azaltılması açısından yalnızca ihracat hacminin değil, ihracatın teknoloji ve katma değer kompozisyonunun da güçlendirilmesinin hedeflendiğine işaret ediyor. Hizmet ihracatı dış dengeyi destekliyor Şimşek, mal ihracatının yanı sıra hizmet ihracatındaki güçlü görünümün de cari denge açısından destekleyici olduğunu belirtti. Hizmet ihracatındaki dirençli seyrin dış dengedeki görünümü olumlu etkilediğini ifade eden Şimşek, Türkiye’nin cari dengesindeki iyileşmenin sürdürülebilir olması için üretim ve ihracat yapısının güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Tedarik güvenliği de gündemde Küresel ticarette yaşanan dönüşüm ve jeopolitik gelişmelerin yeni riskler ortaya çıkardığına dikkat çeken Şimşek, Türkiye’nin rekabet gücünün yanı sıra tedarik güvenliğinin de artırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Yüksek teknoloji ve katma değer odaklı yapısal dönüşümün, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu güçlendirmesinin yanı sıra dış dengedeki kırılganlıkların azaltılmasına da katkı sağlaması hedefleniyor.

TCMB faiz kararını açıkladı Haber

TCMB faiz kararını açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, 10 Eylül 2026 Perşembe günü gerçekleştirdiği toplantının ardından merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. TCMB ayrıca gecelik vadede borç verme faizini yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde değiştirmedi. Faiz oranlarında değişiklik yapılmadı Eylül toplantısında faiz oranlarında değişikliğe gitmeyen Para Politikası Kurulu, para politikası duruşunu mevcut seviyelerde korudu. TCMB’nin karar metninde, son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin verilerin ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi. Öte yandan Kurul, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti. Ocak ayından bu yana yeni indirim yok TCMB, 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısı olan 22 Ocak'ta politika faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye indirmişti. Aynı toplantıda gecelik borç verme faizi yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e çekilmişti. Ocak ayındaki indirimin ardından 12 Mart, 22 Nisan, 11 Haziran ve 23 Temmuz tarihlerindeki PPK toplantılarında politika faizi yüzde 37’de sabit tutuldu. Eylül toplantısında alınan son kararla birlikte, yaklaşık sekiz aydır politika faizinde yeni bir indirime gidilmemiş oldu.

Küresel piyasalar Jackson Hole'a kilitlendi Haber

Küresel piyasalar Jackson Hole'a kilitlendi

PCE enflasyonunun beklentileri aşmasının ardından piyasalarda faiz artışı beklentisi de gündemde kalmayı sürdürüyor. Küresel finans piyasalarında Jackson Hole öncesi temkinli bir görünüm hakim. Dolar ve ABD tahvil faizleri dar bantta hareket ederken, yatırımcıların ana gündemini Fed Başkanı Kevin Warsh'ın sempozyumda yapacağı konuşma oluşturuyor. Bu yıl Jackson Hole'da yalnızca kısa vadeli faiz kararlarına ilişkin sinyaller değil, Warsh yönetimindeki Fed'in para politikası anlayışı ve piyasalarla kuracağı iletişimin çerçevesi de izlenecek. Son PCE verilerinin enflasyon baskısının sürdüğüne işaret etmesi ise Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentileri daha da kritik hale getirdi. Warsh, Jackson Hole'a ilk kez Fed Başkanı olarak katılıyor Kansas City Fed tarafından düzenlenen Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu öncesinde piyasalardaki beklenti, Kevin Warsh'ın vereceği mesajlara yoğunlaştı. Isio Investment Management CIO'su Ajith Nair, yatırımcıların doğal olarak faiz görünümünü takip edeceğini ancak bu yılki toplantının en önemli başlığının Warsh'ın Jackson Hole'a ilk kez Fed Başkanı sıfatıyla katılması olduğunu ifade etti. Nair'e göre Warsh'ın konuşması, Fed'in önümüzdeki dönemdeki vizyonu ve merkez bankasının finansal piyasalarla iletişiminde benimseyeceği yaklaşım konusunda önemli işaretler verebilir. Fed'in yeni iletişim anlayışı da masada Warsh döneminde piyasalarda öne çıkan değerlendirmelerden biri, Fed'in ekonomik tahminler ve politika projeksiyonları üzerinden yapılan yönlendirmeye daha az bağımlı bir iletişim modeli benimseyebileceği yönünde. Jackson Hole'daki konuşmanın, bu yaklaşımın kapsamına ilişkin daha net mesajlar vermesi bekleniyor. Bu nedenle yatırımcılar yalnızca bir sonraki faiz kararına ilişkin ipuçlarını değil, Fed'in uzun vadede piyasaları nasıl yönlendireceğini de takip edecek. Dolar endeksi 99,13 seviyesinde Sempozyum öncesinde döviz piyasalarında sınırlı hareketler yaşanıyor. Dolar endeksi, sekiz günlük zirvesinin ardından elde ettiği kazanımların bir bölümünü geri verse de 99,13 seviyesinde yatay seyrini sürdürüyor. Euro, dolar karşısında yüzde 0,05 değer kazanarak 1,1655'e yükseldi. Sterlin ise yüzde 0,05 düşüşle 1,3586 dolar seviyesine geriledi. Avustralya doları da yüzde 0,18 artışla 0,718 dolara çıktı. PCE enflasyonu beklentilerin üzerinde geldi Fed'in para politikası beklentilerini etkileyen son önemli gelişme, ABD'de açıklanan kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi oldu. Temmuz ayında yıllık PCE enflasyonu yüzde 3,7 ile bir önceki aya göre değişmezken, yüzde 3,6 seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerine çıktı. Aylık artış ise yüzde 0,2 olarak gerçekleşti. Piyasalarda aylık bazdaki beklenti yüzde 0,1 düzeyindeydi. Veriler, enflasyonist baskıların Fed açısından tamamen ortadan kalkmadığına işaret ederken, faiz beklentilerinin de canlı kalmasına neden oldu. Faiz artışı beklentisi gündemde kalıyor Westpac ekonomisti Ryan Wells, açıklanan enflasyon verilerinin yıl sonuna kadar Fed'den faiz artırımı beklentisini desteklediğini belirtti. Wells'e göre piyasaların asıl odağı ise Kevin Warsh'ın Jackson Hole'da kullanacağı ton olacak. Danske Bank analisti Jesper Fjarstedt de çekirdek PCE enflasyonunun yıllık yüzde 3,3 seviyesinde kalmasının ve “supercore” enflasyondaki yeniden hızlanmanın, Warsh üzerinde daha şahin mesaj verme baskısı oluşturduğunu ifade etti. Buna karşın Fjarstedt, Fed Başkanı'nın Jackson Hole konuşmasında belirgin ve doğrudan bir politika taahhüdünde bulunmaktan kaçınmasının daha olası olduğunu değerlendirdi. Japonya'da faiz artışı olasılığı yüzde 86 Asya piyasalarında da merkez bankalarının para politikası adımları yakından takip ediliyor. Japon yeni dolar karşısında 159,30 seviyesinde yatay hareket ederken, Japonya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Ryozo Himino, zamanında yapılacak faiz artırımlarının ilerleyen dönemde daha sert bir parasal sıkılaşma ihtiyacını azaltabileceğini söyledi. Himino, eylül ayındaki toplantıya ilişkin açık bir yönlendirme yapmazken, Totan Tanshi verilerine göre piyasalar BOJ'un gelecek ay faiz artırma ihtimalini yüzde 86 olarak fiyatlıyor. Güney Kore'den ikinci faiz artırımı Güney Kore Merkez Bankası'nın politika faizini 25 baz puan yükselterek yüzde 3'e çıkarmasının ardından Güney Kore wonu dolar karşısında yüzde 0,39 değer kazandı. Söz konusu karar, merkez bankasının art arda gerçekleştirdiği ikinci faiz artırımı olarak kayıtlara geçti. ABD tahvil faizleri yüksek seviyesini koruyor ABD tahvil piyasasında da Fed'in daha sıkı bir politika izleyebileceği beklentisi etkisini sürdürüyor. 10 yıllık ABD Hazine tahvili faizi yüzde 4,652 civarında işlem görürken, 30 yıllık tahvil faizinde yüzde 5,171 seviyesi öne çıkıyor. Küresel piyasaların gözü şimdi Jackson Hole'da Kevin Warsh'ın yapacağı konuşmaya çevrilmiş durumda. Warsh'ın enflasyon görünümü, faizlerin gelecekte izleyeceği rota ve Fed'in yeni iletişim stratejisine ilişkin vereceği mesajların, önümüzdeki dönemde piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici olması bekleniyor.

Merkez Bankası'ndan fiili 3 puanlık faiz indirimi Haber

Merkez Bankası'ndan fiili 3 puanlık faiz indirimi

Bankaların yaklaşık yüzde 40 seviyesindeki fiili fonlama maliyetinin yüzde 37'ye yaklaşması beklenirken, piyasalarda bu adım fiili 3 puanlık faiz indirimi olarak değerlendirildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlama kararı, para piyasalarında önemli bir gevşeme adımı olarak yorumlandı. TCMB, politika faizini resmen değiştirmese de bankaların fonlama maliyetinin mevcut koşullarda yaklaşık yüzde 40'tan yüzde 37 seviyesine yaklaşmasının önünü açtı. Bu nedenle alınan karar, piyasada fiili 3 puanlık faiz indirimi olarak değerlendiriliyor. TCMB, Türk lirası likidite yönetimi kapsamında 1 Mart 2026 tarihinde ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verdi. Böylece Merkez Bankası yaklaşık altı aylık aranın ardından bankacılık sisteminin fonlanmasında politika faizinden yeniden daha etkin biçimde yararlanabilecek. Politika faizi değişmedi Kararın en önemli ayrıntısı, TCMB'nin politika faizinde yeni bir değişiklik yapmamış olması. Resmi politika faizi yüzde 37 seviyesinde bulunuyor. Ancak haftalık repo ihalelerine ara verilmesi nedeniyle bankaların Merkez Bankası'ndan sağladığı fonlamanın maliyeti politika faizinin üzerine çıkmış ve fiili fonlama maliyeti yaklaşık yüzde 40 seviyesine yükselmişti. Repo ihalelerinin yeniden başlamasıyla birlikte bankaların daha düşük maliyetle, yüzde 37'lik politika faizine yakın seviyelerden fonlanabilmesinin önü açılmış oldu. Piyasalar bunu 'fiili faiz indirimi' olarak okudu Karar, PPK toplantısı yapılmadan para politikası koşullarında gevşeme sağlanması açısından dikkat çekti. Politika faizi kâğıt üzerinde yüzde 37'de kalırken, bankaların fiilen karşı karşıya kaldığı fonlama maliyetinin yaklaşık 3 puan gerilemesi bekleniyor. Bu nedenle ekonomistler ve piyasa çevreleri, adımı teknik bir likidite düzenlemesinin ötesinde, fiili faiz indirimi olarak değerlendiriyor. Söz konusu değişiklik, bankaların kaynak maliyetleri ve para piyasalarındaki faizler üzerinde etkili olabilecek. Gözler bankacılık hisselerine ve kredi faizlerine çevrildi TCMB'nin kararının ilk etkilerinin bankacılık sektöründe görülmesi bekleniyor. Daha düşük fonlama maliyeti, bankaların kredi ve mevduat fiyatlamalarını doğrudan etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor. Borsa İstanbul'da da bankacılık hisseleri yeni haftaya güçlü alımlarla başladı. Kararın ardından yatırımcıların, para politikası koşullarındaki gevşemenin bankaların maliyetleri ve kârlılıkları üzerindeki olası etkisini fiyatladığı görülüyor. Ancak kredi faizlerinde aynı oranda ve hemen bir düşüş yaşanıp yaşanmayacağı, bankaların fonlama yapısı, piyasa koşulları ve enflasyon görünümüne bağlı olacak. Resmi faiz kararı için gözler 10 Eylül'de TCMB'nin politika faizine ilişkin resmi kararı ise Para Politikası Kurulu'nun takvimi çerçevesinde alınacak. Bu nedenle son adım, resmi politika faizinin yüzde 37'den indirildiği yeni bir PPK kararı anlamına gelmiyor. Buna karşın haftalık repo ihalelerinin yeniden devreye alınması, Merkez Bankası'nın piyasaya sağladığı fonlamanın maliyetini aşağı çekebileceği için para politikası açısından önemli bir gevşeme hamlesi olarak öne çıkıyor.

İhracatçıya döviz dönüşüm desteği yüzde 6’ya çıkıyor Haber

İhracatçıya döviz dönüşüm desteği yüzde 6’ya çıkıyor

Mevcut yüzde 3 olan destek oranının yüzde 6’ya yükselmesiyle ihracatçılara daha güçlü kur desteği sağlanacak. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen IFCO Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nda yaptığı konuşmada, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm desteğinde önemli bir artışa gidileceğini açıkladı. Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Ekim itibarıyla yeni bir uygulamayı devreye alacağını belirterek, özellikle emek yoğun sektörler ile üretim, katma değer ve istihdama katkı sağlayan alanların önceliklendirileceğini söyledi. Bakan Bolat, “Özellikle emek yoğun sektörler ve üretimde katma değer oluşturan, üretime ve istihdama destek veren sektörler öncelenerek bu döviz dönüşüm primi iki katı artışla uygulanacak. 1 Ekim’de bu da başlıyor” dedi. Mevcut yüzde 3'lük destek yüzde 6'ya yükselecek TCMB'nin, firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerini Türk lirasına dönüştürmelerini teşvik etmek ve rezerv birikimini desteklemek amacıyla uyguladığı döviz dönüşüm desteğinde yeni bir dönem başlayacak. Halihazırda yüzde 3 olarak uygulanan destek oranı, Bakan Bolat'ın açıklamasına göre iki katına çıkarılarak yüzde 6'ya yükseltilecek. Bu düzenlemeyle ihracatçıların dövizlerini Türk lirasına çevirmeleri karşılığında sağlanan destek önemli ölçüde artırılmış olacak. Katma değere dayalı yeni sistem uygulanacak TCMB tarafından daha önce yapılan düzenlemeyle firmalara katma değer esaslı döviz satış limiti getirilmişti. Yeni sistemde firmaların limitleri; katma değerleri, kârlılıkları ve iş gücü maliyetleri dikkate alınarak hesaplanacak. Aracı ihracatçıların ise kendi katma değere dayalı limitlerini doldurmaları halinde, katma değeri yüksek tedarikçileri adına döviz dönüşüm işlemi yapabilmelerine imkan tanınacak. Bu durumda sağlanan döviz dönüşüm desteği doğrudan tedarikçinin hesabına aktarılacak. Kur 48 TL ise destekli karşılık 50,88 TL'ye çıkabilecek Örneğin piyasa kurunun 48 TL olduğu bir senaryoda, yüzde 6'lık destek ihracatçıya döviz başına 2 lira 88 kuruşluk ilave avantaj sağlayacak. Böylece dövizin destekli TL karşılığı 50,88 TL'ye ulaşabilecek. Yeni uygulamanın, özellikle hazır giyim, tekstil ve diğer emek yoğun sektörlerin finansman ve rekabet koşullarına önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı Haber

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı

Bankacılık endeksi değer kazanırken, yatırımcıların odağında yurt içinde haftalık para ve banka istatistikleri, yurt dışında ise ABD'de açıklanacak ekonomik veriler bulunuyor. Borsa İstanbul, haftanın dördüncü işlem gününe alıcılı bir görünümle başladı. BIST 100 endeksi açılışta önceki kapanışa göre 25,57 puan artarak 13.728,70 puana yükseldi. Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,11 primle 13.703,13 puandan tamamlamıştı. Yeni işlem gününde de yükseliş eğiliminin devam ettiği görüldü. Bankacılık hisseleri yükseldi Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,34 değer kazanırken, holding endeksi yüzde 0,65 geriledi. Sektör endeksleri arasında en güçlü performansı yüzde 1,32 yükselişle spor endeksi sergilerken, en fazla kayıp ise yüzde 0,74 ile menkul kıymet yatırım ortaklığı endeksinde yaşandı. Küresel piyasalar ABD verilerini takip ediyor Küresel piyasalarda ise yatırımcılar, ABD'de açıklanan ADP özel sektör istihdam verisinin beklentilerin altında kalmasının ardından temkinli bir seyir izliyor. Bunun yanında yapay zekâ alanındaki düzenleme ve denetimlere ilişkin gelişmeler de küresel piyasalarda risk iştahını sınırlayan başlıklar arasında yer alıyor. Gözler yeni ekonomik verilere çevrildi Analistler, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın açıklayacağı haftalık para ve banka istatistiklerinin takip edileceğini belirtiyor. Küresel tarafta ise ABD'de yayımlanacak haftalık işsizlik maaşı başvuruları ile toptan eşya stokları verilerinin piyasaların yönü üzerinde etkili olması bekleniyor. Teknik seviyeler Teknik açıdan değerlendirildiğinde analistler, BIST 100 endeksinde 13.900 ve 14.000 puan seviyelerini direnç, 13.600 ve 13.500 puan seviyelerini ise destek olarak gösteriyor. Yatırımcıların hem yurt içi makroekonomik verileri hem de küresel gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürdüğü belirtiliyor.

TCMB döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem başladı Haber

TCMB döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem başladı

Yeni düzenlemeyle firmalar destekten katma değerleri oranında yararlanacak, "döviz almama taahhüdü" kaldırılarak yerine döviz pozisyonu sınırı getirilecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), rezerv birikimini desteklemek amacıyla uygulanan döviz dönüşüm desteğinde kapsamlı değişikliklere gitti. Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle birlikte firmaların destekten yararlanma şartları yeniden şekillendirilirken, katma değer esaslı yeni bir model hayata geçirildi. Yeni düzenlemeye göre firmalar, ürettikleri katma değer doğrultusunda döviz dönüşüm desteğinden faydalanabilecek. Katma değer hesabında şirketlerin kârlılığı ve iş gücü maliyetleri dikkate alınacak. Böylece üretim ve istihdam odaklı firmaların destek mekanizmasından daha etkin yararlanması hedefleniyor. Düzenleme kapsamında aracı ihracatçılar da yeni bir uygulamaya dahil edildi. Katma değere dayalı limitlerini dolduran aracı ihracatçılar, katma değeri yüksek tedarikçileri adına döviz dönüşüm işlemi gerçekleştirebilecek. Bu durumda destek ödemesi doğrudan tedarikçi firmanın hesabına aktarılacak. Döviz almama taahhüdü kaldırıldı TCMB, döviz dönüşüm desteğinden yararlanacak firmalar için uygulanan "döviz almama taahhüdü" şartını kaldırdı. Bunun yerine firmaların döviz pozisyonlarına ilişkin üst sınır uygulanacak. Destekten yararlanacak şirketlerin döviz pozisyonları, başvuru öncesinde Merkez Bankası tarafından belirlenecek limiti aşamayacak. Ayrıca uygulamanın daha etkin yürütülmesi amacıyla bankaların aracılık rolü güçlendirilirken, süreci destekleyecek ilave tedbirler de devreye alındı. Yeni uygulama 1 Ekim'de başlayacak TCMB'nin yaptığı değişiklikler 1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek. Uygulamaya ilişkin teknik ayrıntılar ise Merkez Bankası tarafından yayımlanacak Uygulama Talimatı ile açıklanacak. Yüzde 3 destek ödemesi uzatıldı Düzenlemeyle birlikte döviz dönüşüm desteğinin temel oranı yüzde 2 olarak belirlenirken, ihracatçılara sağlanan yüzde 3 ilave destek ödemesi ile ihracat bedellerinin yüzde 35'inin Merkez Bankası'na satılması yükümlülüğünün uygulama süresi 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatıldı. Söz konusu geçici uygulamaların süresi 31 Temmuz'da sona eriyordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.