SON DAKİKA
Hava Durumu

#Merkez Bankası

Ekometre - Merkez Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkez Bankası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı Haber

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 23 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısının ardından faiz kararını açıkladı. Piyasaların yakından izlediği TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişikliğe gidilmedi. Böylece Merkez Bankası faiz oranı yüzde 37 seviyesinde korunurken, gözler enflasyonun seyri ve 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak bir sonraki faiz kararına çevrildi. Merkez Bankası Faiz kararı Merkez Bankası faiz kararı ne oldu sorusu, Temmuz 2026 Para Politikası Kurulu toplantısının ardından yanıt buldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. TCMB faiz kararı ile birlikte politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişiklik yapılmadı. Böylece Merkez Bankası faiz oranı, haziran ayındaki toplantının ardından temmuz ayında da yüzde 37 düzeyinde korundu. Kararla birlikte TCMB, 2026 yılının ocak ayında gerçekleştirdiği 100 baz puanlık indirimin ardından üst üste dört toplantıda politika faizini değiştirmemiş oldu. Temmuz 2026 tcmb faiz kararı yüzde kaç oldu? Temmuz 2026 TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi yüzde 37 olarak belirlendi. Merkez Bankası, yılın beşinci Para Politikası Kurulu toplantısında faiz oranını değiştirmeyerek mevcut sıkı para politikası duruşunu sürdürdü. Merkez Bankası faiz kararı; mevduat faizleri, kredi maliyetleri, döviz kuru, altın fiyatları ve Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar açısından yakından takip ediliyor. Politika faizinin sabit tutulması, TCMB’nin para politikasında hızlı bir gevşeme adımı yerine enflasyon verilerini ve ekonomik gelişmeleri izlemeyi tercih ettiğine işaret ediyor. Merkez Bankası 2026 faiz kararları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılında aldığı faiz kararları şöyle: 22 Ocak 2026: 100 baz puan indirim yapıldı, politika faizi yüzde 38’den yüzde 37’ye çekildi. 12 Mart 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 22 Nisan 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 11 Haziran 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 23 Temmuz 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. Böylece Merkez Bankası, ocak ayında yaptığı faiz indiriminin ardından mart, nisan, haziran ve temmuz aylarında politika faizini değiştirmedi. 2026 Merkez Bankası toplantı takvimi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi Para Politikası Kurulu takvimine göre 2026 yılının kalan faiz kararları 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde açıklanacak. Toplantı tarihi – Karar özeti – Politika faizi 22 Ocak 2026 – 100 baz puan indirim – yüzde 37 12 Mart 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 22 Nisan 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 11 Haziran 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 23 Temmuz 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 10 Eylül 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 22 Ekim 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 10 Aralık 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı Faiz kararı neden sabit kaldı? Merkez Bankası faiz kararında enflasyonun seviyesi ve ana eğilimi, iç talepteki gelişmeler, döviz kuru hareketleri, enerji fiyatları, küresel ekonomik görünüm ve jeopolitik riskler etkili oluyor. Politika faizinin temmuz ayında da yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması, TCMB’nin enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcılığını görmek istediği şeklinde değerlendiriliyor. Haziran ayında açıklanan önceki kararda da TCMB, politika faizini yüzde 37’de tutmuş; gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde korumuştu. Enflasyon yüzde kaç oldu? Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan son verilere göre tüketici fiyatları Haziran 2026’da bir önceki aya kıyasla yüzde 0,99 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleşti. Tüketici fiyatlarındaki artış, 2025 yılının aralık ayına göre yüzde 17,76 olurken on iki aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 32,03 olarak hesaplandı. Son açıklanan enflasyon verileri şöyle: Aylık enflasyon: Yüzde 0,99 Yıllık enflasyon: Yüzde 32,11 2025 yılı aralık ayına göre değişim: Yüzde 17,76 On iki aylık ortalamalara göre değişim: Yüzde 32,03 Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ise Haziran 2026’da aylık yüzde 1,80, yıllık yüzde 28,09 arttı. Enflasyon faiz kararını nasıl etkiliyor? Enflasyon görünümü, Merkez Bankası faiz kararının temel belirleyicileri arasında yer alıyor. TCMB, politika faizini belirlerken aylık enflasyon gelişmelerini, fiyat artışlarının ana eğilimini, enflasyon beklentilerini ve iç talebin gücünü birlikte değerlendiriyor. Yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,11 seviyesinde bulunmasına karşın politika faizinin yüzde 37 düzeyinde tutulması, sıkı para politikası duruşunun korunması açısından önemli görülüyor. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir gerileme sağlanması, gelecek dönemde faiz indirimi için alan oluşturabilir. Ancak enerji fiyatları, döviz kuru, ücret ve vergi ayarlamaları ile jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki olası etkileri, faiz kararlarında ihtiyatlı hareket edilmesine neden olabilir. Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, bankaların fonlama maliyetleri ile mevduat ve kredi faizlerinin kısa vadeli seyri açısından önem taşıyor. Faiz oranının değiştirilmemesi, mevcut para politikası sıkılığının korunacağı anlamına geliyor. Bununla birlikte bankaların uyguladığı ihtiyaç, konut ve taşıt kredisi faizleri yalnızca politika faizine göre belirlenmiyor. Bankaların kaynak maliyetleri, mevduat toplama ihtiyacı, vade yapısı, kredi riski ve makroihtiyati düzenlemeler de tüketici ve ticari kredi faizlerini etkiliyor. Mevduat ve kredi faizleri nasıl etkilenir? Merkez Bankası faiz kararı, bankaların Türk lirası mevduata sunduğu getiriler açısından yakından izleniyor. Politika faizinin sabit tutulması, mevduat faizlerinde kısa vadede sert bir değişiklik oluşmayabileceğine işaret ediyor. Kredi faizlerinde ise bankaların maliyetleri ve kredi politikaları belirleyici olmaya devam edecek. İhtiyaç, konut, taşıt ve ticari kredi faizlerinde bankadan bankaya farklılık görülebilecek. TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu koruması, kredi büyümesinin kontrollü seyretmesi ve Türk lirası tasarrufların desteklenmesi bakımından önem taşıyor. DOLAR, ALTIN VE BORSA FAİZ KARARINDAN NASIL ETKİLENİR? Merkez Bankası faiz kararı sonrasında piyasalarda ilk olarak döviz kurları, gram altın, tahvil faizleri ve Borsa İstanbul’daki hareketler takip ediliyor. Politika faizinin piyasa beklentilerine paralel biçimde sabit bırakılması durumunda fiyat hareketleri sınırlı kalabilir. Buna karşılık karar metninde para politikasının geleceğine ilişkin verilen mesajlar, piyasalarda kararın kendisinden daha etkili olabilir. Yatırımcılar özellikle enflasyon görünümü, olası faiz indiriminin zamanı, Türk lirası likiditesi ve sıkı para politikasının ne kadar sürdürüleceğine ilişkin ifadeleri izleyecek. Merkez Bankası bir sonraki faiz kararı ne zaman? Merkez Bankası’nın bir sonraki faiz kararı 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak. TCMB’nin resmi toplantı takvimine göre eylül ayındaki kararın özeti ise 17 Eylül 2026 tarihinde yayımlanacak. Eylül ayındaki toplantıya kadar açıklanacak temmuz ve ağustos enflasyon verileri, döviz kuru hareketleri, iç talepteki görünüm ve küresel piyasalardaki gelişmeler yakından izlenecek. Piyasalar, gelecek toplantıda politika faizinin yeniden sabit bırakılması veya faiz indirimi yapılması ihtimalini açıklanacak ekonomik verilere göre fiyatlayacak. Piyasaların odağında enflasyon verileri olacak Temmuz 2026 Merkez Bankası faiz kararının ardından piyasaların odağı yeniden enflasyon verilerine çevrildi. Özellikle aylık enflasyonun ana eğilimi, hizmet fiyatları, kira artışları ve enerji maliyetleri para politikasının yönü açısından önem taşıyacak. TCMB’nin gelecek faiz kararlarında toplantı bazlı ve veri odaklı yaklaşımını sürdürmesi beklenirken, enflasyonda kalıcı gerileme görülmeden hızlı bir faiz indirimi sürecinin başlaması ihtiyatla değerlendiriliyor. Merkez Bankası faiz kararı kapsamında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, enflasyonla mücadelede sıkı para politikası duruşunun temmuz ayında da devam ettiğini gösterdi.

Merkez Bankası kararı öncesi piyasalar beklemede Haber

Merkez Bankası kararı öncesi piyasalar beklemede

Kararın yalnızca finans piyasalarını değil, kredi faizlerinden yatırım kararlarına, döviz kurundan enflasyon beklentilerine kadar ekonominin birçok alanını etkilemesi bekleniyor. Piyasalarda genel beklenti, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde şekilleniyor. Ekonomistler, Merkez Bankası'nın bu toplantıda faiz oranından ziyade para politikasına ilişkin vereceği mesajların ve fonlama stratejisinde atabileceği olası adımların daha belirleyici olacağını değerlendiriyor. Haziran ayında politika faizini değiştirmeyen Merkez Bankası, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanıncaya kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceği mesajını vermişti. Bu nedenle yatırımcılar, temmuz ayı karar metninde kullanılacak ifadelerde olası bir değişiklik olup olmayacağını yakından izleyecek. Özellikle enflasyon görünümü, iç talep, kredi büyümesi ve küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler piyasaların yönü açısından önem taşıyor. Faiz kararının ardından döviz piyasası, Borsa İstanbul ve tahvil piyasalarında hareketliliğin artabileceği belirtiliyor. Kararın beklentilere paralel gelmesi halinde yatırımcıların dikkatini karar metnindeki yönlendirmelere çevirmesi beklenirken, sürpriz bir adımın ise finansal piyasalarda daha sert fiyatlamalara neden olabileceği ifade ediliyor. Bankacılık sektörü başta olmak üzere krediye duyarlı sektörler de kararı yakından takip ediyor. Ticari kredi maliyetleri, yatırım iştahı ve finansmana erişim koşulları açısından Merkez Bankası'nın para politikası, reel sektörün önümüzdeki dönemdeki planlamalarında belirleyici rol oynayacak. Bursa sanayisi açısından da kritik hafta İhracat ağırlıklı üretim yapan Bursa sanayisi için faiz politikası kadar döviz kuru ve finansman maliyetleri de büyük önem taşıyor. Otomotiv, makine, tekstil ve yan sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar, hem iç piyasadaki kredi koşullarını hem de Avrupa'daki ekonomik görünümü yakından izliyor. Faiz kararının ardından oluşacak piyasa dengeleri, işletmelerin yatırım ve finansman kararlarını doğrudan etkileyebilecek. TCMB'nin 2026 takvimine göre Para Politikası Kurulu toplantısı 23 Temmuz Perşembe günü gerçekleştirilecek ve faiz kararı saat 14.00'te kamuoyuyla paylaşılacak. Piyasalar, kararın yanı sıra yayımlanacak metinden çıkacak mesajların yılın ikinci yarısındaki para politikasına ilişkin önemli ipuçları vermesini bekliyor.

Konutta reel değer kaybı yedinci aya ulaştı Haber

Konutta reel değer kaybı yedinci aya ulaştı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan Haziran 2026 Konut Fiyat Endeksi (KFE), konut piyasasında fiyat artışının sürdüğünü ancak reel bazda değer kaybının devam ettiğini ortaya koydu. Verilere göre konut fiyatları haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 2, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 24,5 arttı. Haziran ayında yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,11 olarak gerçekleşmesiyle birlikte konut fiyatlarındaki yıllık artış enflasyonun altında kaldı. Böylece konut piyasasında reel fiyat kaybı üst üste yedinci aya ulaştı. Nominal artış sürüyor, reel fiyatlar geriliyor Konut fiyat endeksi nominal olarak yükselişini sürdürse de, enflasyondan arındırılmış hesaplamalarda alım gücü açısından gerileme dikkat çekiyor. Uzmanlar, yüksek faiz ortamı ve finansmana erişim koşullarının talebi sınırlarken fiyat artış hızını da baskıladığına işaret ediyor. Haziran 2026 Konut Fiyat Endeksi Gösterge Değer Aylık fiyat artışı %2,0 Yıllık fiyat artışı %24,5 Haziran yıllık TÜFE %32,11 Reel görünüm 7 aydır düşüş Faiz kararları yakından izlenecek Sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemde konut piyasasının seyrinde Merkez Bankası'nın para politikası, kredi faizleri ve konut finansmanına ilişkin gelişmelerin belirleyici olacağını değerlendiriyor. Olası faiz indirimlerinin kredi talebini artırması halinde konut piyasasında hareketliliğin yeniden güçlenebileceği ifade ediliyor.

Petroldeki düşüş faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi Haber

Petroldeki düşüş faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi

Ekonomistler, ilk indirimin eylül ayında gelebileceği görüşünde birleşiyor. ABD ile İran arasında sağlanan geçici barış anlaşması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden tanker trafiğine açılması, petrol fiyatlarında sert geri çekilmeyi beraberinde getirdi. Brent petrolün varil fiyatı yeniden 70 dolar bandına gerilerken, bu gelişme küresel enflasyon baskılarının hafiflemesine katkı sağladı. Enerji fiyatlarındaki düşüşün Türkiye açısından cari açığı azaltması, enerji ithalatı maliyetlerini düşürmesi ve enflasyon görünümünü iyileştirmesi bekleniyor. Tarımsal üretimde yüksek rekolte beklentisi de dezenflasyon sürecini destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor. JP Morgan faiz tahminini düşürdü Petrol fiyatlarındaki gerilemenin ardından uluslararası finans kuruluşları da beklentilerini güncelledi. JP Morgan, Türkiye için 2026 yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 37'den yüzde 35'e çekti. Banka, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) eylül ve ekim aylarında 100'er baz puanlık faiz indirimi yapabileceğini öngördü. İş dünyası faiz indirimi bekliyor Yüksek finansman maliyetleri nedeniyle krediye erişimde zorlanan reel sektör, faiz indirim sürecinin başlamasını bekliyor. Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Müdürü Seda Yalçınkaya, petrol fiyatlarının 70 doların altında kalıcı olması halinde bunun enerji, ulaştırma ve döviz kuru kanalları üzerinden enflasyonu aşağı yönlü destekleyeceğini belirtti. Yalçınkaya, finansman baskısının tamamen ortadan kalkmasının ise 2027 yılında daha belirgin hissedilebileceğini ifade etti. İlk indirim eylülde gelebilir İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Yavuz, Merkez Bankası'nın temmuz toplantısında faizleri sabit bırakmasını, yılın son çeyreğinde ise kademeli indirimlere başlamasını beklediğini söyledi. Yavuz, yıl sonunda politika faizinin yüzde 34 seviyesine gerileyebileceğini ifade etti. Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Karakaş da ilk faiz indiriminin eylül ayında gelebileceğini belirterek, düşen petrol fiyatlarının hem enflasyonu hem de cari açığı olumlu etkileyeceğini değerlendirdi. Ekonomistler, faizlerde başlayacak olası gevşeme sürecinin kredi maliyetlerini kademeli olarak düşüreceğini ancak düşük faiz dönemine hızlı bir dönüş beklenmemesi gerektiğini vurguluyor.

Enflasyon zamları eritti: Emekli ve memurun alım gücü düştü Haber

Enflasyon zamları eritti: Emekli ve memurun alım gücü düştü

Haziran enflasyonunun beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesi halinde SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin reel gelir kaybı yüzde 5'e yaklaşırken, memur maaşlarında da yılbaşında yapılan zam neredeyse tamamen erimiş olacak. Emekli maaşları reel olarak geriledi SSK ve BAĞ-KUR emeklileri ocak ayında yüzde 12,19 zam almasına rağmen, ilk beş aylık yüzde 16,61'lik enflasyon nedeniyle maaşlar reel olarak yıl sonundaki seviyesinin altına geriledi. Haziran enflasyonunun yüzde 1-1,5 aralığında gerçekleşmesi halinde altı aylık enflasyonun yüzde 17,8-18,4 bandına ulaşması bekleniyor. Bu durumda emeklilerin reel kaybı yüzde 4,7 ila yüzde 5,2 arasında değişecek. Temmuz ayında yapılacak zam ise büyük ölçüde yalnızca kaybedilen alım gücünü telafi edecek. Emekli aylıkları reel olarak ancak ocak ayındaki seviyesine dönebilecek. Memur zamları da enflasyona yenildi Memur ve memur emeklilerine yılbaşında yüzde 18,60 oranında maaş artışı uygulanmıştı. Ancak ilk beş aylık enflasyon sonrasında bu artışın yaklaşık yüzde 98'i erirken, reel maaşlar Aralık 2025 seviyesinin yalnızca yüzde 1,7 üzerinde kaldı. Haziran enflasyonunun beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesi halinde memur maaşlarındaki reel artış da tamamen ortadan kalkmış olacak. Asgari ücrette alım gücü geriliyor Yıl başında yüzde 27 artırılarak 28 bin 75,5 liraya yükseltilen net asgari ücret de enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybetti. İlk beş aylık enflasyon dikkate alındığında asgari ücretin reel değeri yaklaşık 24 bin liraya gerilerken, ara zam yapılmaması halinde alım gücündeki kaybın yılın ikinci yarısında da devam etmesi bekleniyor. Gözler 3 temmuz'da açıklanacak enflasyonda Piyasalarda haziran ayı enflasyon beklentisi yüzde 1,2 ile yüzde 1,7 arasında şekilleniyor. Merkez Bankası'nın Piyasa Katılımcıları Anketi'nde ortalama beklenti yüzde 1,36 seviyesinde bulunuyor. 3 Temmuz'da açıklanacak enflasyon verisi, temmuz ayında emekli ve memur maaşlarına yapılacak zam oranlarının netleşmesi açısından belirleyici olacak. Zorunlu harcamalar reel kaybı artırıyor Uzmanlar, maaş artışlarının TÜFE'ye göre belirlenmesine rağmen özellikle gıda, kira, enerji ve ulaştırma gibi zorunlu harcama kalemlerindeki fiyat artışlarının genel enflasyonun üzerinde seyretmesinin, emekli ve dar gelirli kesimin hissettiği hayat pahalılığını daha da artırdığına dikkat çekiyor. Bu nedenle yapılan zamların, birçok hane için alım gücündeki kaybı tam olarak telafi edemediği değerlendiriliyor.

İngiltere'de enflasyon yüzde 2,8'de sabit kaldı Haber

İngiltere'de enflasyon yüzde 2,8'de sabit kaldı

İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi'nin (ONS) açıkladığı verilere göre, ülkede yıllık enflasyon mayıs ayında yüzde 2,8 seviyesinde sabit kaldı. Piyasalar enflasyonun yüzde 3'e yükseleceğini öngörürken, gerçekleşen veri beklentilerin altında kaldı. Böylece enflasyon, Mayıs 2025'ten bu yana görülen en düşük seviyesini korudu. Çekirdek enflasyon yükseldi Enerji, gıda, alkol ve tütün ürünlerini dışarıda bırakan çekirdek enflasyon mayısta yüzde 2,6'ya yükseldi. Bir önceki ay bu oran yüzde 2,5 seviyesinde bulunuyordu. Hizmet enflasyonu da yükseliş göstererek yüzde 3,2'den yüzde 3,7'ye çıktı. Ekonomistler, hizmet sektöründeki fiyat baskılarının İngiltere Merkez Bankası'nın para politikası açısından önemini koruduğuna dikkat çekiyor. Aylık enflasyon yüzde 0,2 oldu Mayıs ayında tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 0,2 arttı. ONS Başekonomisti Grant Fitzner, enflasyondaki yatay seyrin arkasında farklı kalemlerdeki fiyat hareketlerinin bulunduğunu belirtti. Fitzner, hava yolu ulaşımı, araç vergileri ve akaryakıt fiyatlarının enflasyonu yukarı yönlü etkilediğini, buna karşın gıda fiyatlarındaki düşük seyrin bu artışı dengelediğini ifade etti. Veriler, İngiltere'de genel enflasyonun kontrol altında kalmaya devam ettiğini gösterirken, çekirdek ve hizmet enflasyonundaki yükseliş fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.

Piyasalardan faiz kararına ilk tepki Haber

Piyasalardan faiz kararına ilk tepki

Kararın ardından ekonomistler, TCMB'nin piyasa beklentilerini karşıladığını ve finansal piyasalarda sürpriz yaratmadığını ifade etti. Uzmanlar, karar sonrası döviz kuru, tahvil piyasası ve Borsa İstanbul'daki dengeli görünümün para politikasına duyulan güvenin göstergesi olduğunu belirtti. "Piyasalar şaşırtılmadı" Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak, Merkez Bankası'nın mevcut jeopolitik riskleri ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkilerini dikkate alarak hareket ettiğini söyledi. Okşak, iç talepte yavaşlama sinyallerinin sürdüğüne dikkat çekerek, TCMB'nin enflasyondaki riskleri büyük ölçüde maliyet kaynaklı değerlendirdiğini ve gerektiğinde ilave adımlar atabileceği mesajını verdiğini ifade etti. "Karar güven unsurunu güçlendirdi" Stratejist Cüneyt Paksoy ise Merkez Bankası'nın mevcut koşullarda finansal istikrarı önceliklendirdiğini belirterek, kararın ardından piyasalarda oluşan sakin fiyatlamaların dikkat çekici olduğunu söyledi. Paksoy, gösterge tahvil faizlerinde sınırlı gerileme ve kur tarafındaki dengeli görünümün, yatırımcıların TCMB'nin politikalarına duyduğu güveni yansıttığını ifade etti. "Türkiye ilk pozitif ayrışan ülkelerden biri olabilir" Jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarının normalleşmesi halinde Türkiye'nin olumlu ayrışabilecek ekonomiler arasında yer aldığını vurgulayan Paksoy, özellikle petrol fiyatlarının yeniden 75-85 dolar bandına gerilemesinin piyasalar açısından önemli bir destek oluşturacağını belirtti. Paksoy'a göre mevcut süreçte enflasyonun seyri ve küresel gelişmeler faiz indirimlerinin zamanlamasında belirleyici olmaya devam edecek. Yapısal adımlar vurgusu Ekonomistler, para politikasının yanı sıra yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformların da önem taşıdığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre Merkez Bankası mevcut dönemde "bekle-gör" yaklaşımını korurken, finansal istikrarı destekleyen adımların sürdürülmesi piyasalar açısından olumlu bir görünüm oluşturuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.