SON DAKİKA
Hava Durumu

#Döviz Kuru

Ekometre - Döviz Kuru haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Döviz Kuru haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şimşek’ten ekonomi mesajları Haber

Şimşek’ten ekonomi mesajları

Toplantıda emeklilerin gelirlerini artırabilecek modeller ile 60 yaş üzerindeki ihtiyaç sahiplerine yönelik konut ve gıda desteği önerisi de gündeme geldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MKYK toplantısında ekonominin mevcut görünümü ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Yaklaşık iki saat süren toplantıda ekonomi programının uygulanması sırasında karşılaşılan sorunlar, enflasyonla mücadelede fiyatlama davranışlarının etkisi ve faiz politikasının geleceği ele alındı. Emeklilere yönelik olası destek modelleri de toplantının dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Enflasyonla mücadelede geçmiş dönem etkisi Şimşek’in sunumunda enflasyonla mücadeleyi zorlaştıran unsurlardan biri olarak geçmiş enflasyona dayalı fiyatlama davranışlarına dikkat çekildi. Toplantıda özellikle kira ve diğer mal ve hizmet fiyatlarının belirlenmesinde geçmiş enflasyonun referans alınmasının, enflasyon gerilese bile fiyat artışlarının yüksek seyretmesine yol açabildiği değerlendirmesi yapıldı. Bu durumun dezenflasyon sürecini zorlaştıran ve fiyatlama davranışlarını yeniden besleyen bir döngü oluşturduğu görüşü dile getirildi. Faiz politikasında jeopolitik riskler izleniyor Ekonomi sunumunda faiz politikasının önündeki riskler de değerlendirildi. Devam eden savaşlar ve diğer jeopolitik gelişmelerin döviz kuru üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğine dikkat çekildi. Kurda yaşanabilecek hareketliliğin ise enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Bu nedenle jeopolitik risklerin, faiz politikasında hızlı adımlar atılmasının önündeki önemli unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Kur hareketleri ekonomi yönetiminin takibinde Toplantıda jeopolitik gelişmelerin yalnızca döviz kuru üzerindeki etkileri değil, kur üzerinden fiyatlara yansıyabilecek olası sonuçları da ele alındı. Döviz kurunda yaşanabilecek yeni bir hareketliliğin enflasyonist baskıyı artırabileceği ve para politikasının hareket alanını daraltabileceği değerlendirildi. Emekliler için yeni modeller gündemde MKYK toplantısında emeklilerin gelirlerini artırmaya yönelik olası düzenlemeler de gündeme geldi. Emeklilerin ekonomik koşullarını desteklemek amacıyla farklı gelir artırıcı ve sosyal destek modelleri üzerinde çalışma yapılabileceği belirtildi. Ancak toplantıda gündeme gelen seçeneklerin henüz kesinleşmiş bir düzenleme niteliği taşımadığı ve uygulanacak modelin netleşmediği ifade edildi. 60 yaş üzerindeki ihtiyaç sahipleri için destek önerisi Toplantıda dikkat çeken önerilerden biri de 60 yaş üzerindeki ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik konut ve gıda desteği oldu. Önerinin, özellikle düşük gelirli ve ihtiyaç sahibi kesimlerin yaşam maliyetlerini azaltmaya yönelik bir sosyal destek modeli olarak değerlendirildiği öğrenildi. 2027 ve 2028 için yeni düzenleme sinyali Şimşek’in emeklilere ilişkin değerlendirmelerinde 2027 ve 2028 yılları da gündeme geldi. Bu dönemde emeklilerin gelirlerini artırmaya yönelik bazı düzenlemelerin ele alınabileceği mesajının verildiği öğrenildi. Bununla birlikte söz konusu düzenlemelerin kapsamı, içeriği ve ne şekilde uygulanacağı konusunda şu aşamada kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. MKYK toplantısındaki değerlendirmeler, ekonomi programının enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı hedefleri yanında, önümüzdeki yıllarda sosyal destek ve emeklilerin gelir durumuna ilişkin başlıkların da gündemde tutulacağını gösterdi.

EİB'den Ağustos ayında 1 milyar 605 milyon dolarlık ihracat Haber

EİB'den Ağustos ayında 1 milyar 605 milyon dolarlık ihracat

Türkiye’nin ihracatı ise Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8 artışla 23 milyar 466 milyon dolar oldu. EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.”

KTO Meclisinde iş dünyasının OVP beklentileri değerlendirildi Haber

KTO Meclisinde iş dünyasının OVP beklentileri değerlendirildi

Toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan saldırılarının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Suriye’de barışın, istikrarın ve devlet düzeninin yeniden tesis edilmesini son derece önemsiyoruz. Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması vazgeçilmezdir. Hükümetimizin bu doğrultuda izleyeceği politikayı ve atacağı adımları destekliyoruz” dedi. Yeni OVP Reel sektörün temel beklentilerine cevap vermeli Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık yol haritasını ortaya koyacak 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı’nın eylül ayının ilk haftasında açıklanmasının beklendiğini belirten Öztürk, programın temel makroekonomik hedeflerin yanı sıra iş ve yatırım ortamını doğrudan etkileyen politika ve tedbirleri de kapsayacağını ifade etti. Öztürk, bu süreçte iş dünyasının beklenti ve taleplerini ekonomi yönetimine ve TOBB’a ilettiklerini de kaydetti. Mevcut Orta Vadeli Program hedeflerinin gerçekleşme düzeyini değerlendiren Öztürk, istihdam, ihracat ve kişi başına gelir hedeflerinde olumlu bir görünüm oluştuğunu, büyüme ve cari dengede kısmi ilerleme sağlandığını, enflasyon ve dış ticaret dengesinde ise belirgin sapmalar yaşandığını söyledi. Yeni programdan reel sektörün temel beklentilerini paylaşan Öztürk, şunları kaydetti: “Reel sektörün temel beklentisinin fiyat istikrarının sağlanması, enflasyonun hedeflenen rakamlara ve nihayetinde tek haneye düşürülmesi, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir büyüme ortamının oluşturulması, istihdamın artırılması, iş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ve yapısal reformlara öncelik verilmesi olduğunu bir kez daha vurgulamak isteriz. KOBİ’ler öncelikli olmak üzere reel sektörün finansmana erişiminin kolaylaştırılması, emek yoğun sektörlere ek destekler verilmesi, ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesinin korunması, işgücü piyasasında ve mesleki eğitimde reform yapılması, artan korumacılık ve küresel ticaret savaşları döneminde yerli sanayimizin korunması ve rekabet gücünün artırılması bizim açımızdan öncelikli konulardır.” Enflasyonla mücadele sürdürülürken reel sektörün ve üretim gücünün korunmasını sağlayacak dengeli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, yatırım ve ihracatı destekleyen finansman modellerinin devreye alınmasının, döviz kuru ile enflasyon arasındaki dengesizliğin giderilmesinin ve kamu ile özel sektör arasında güçlü bir iş birliği kurulmasının programın başarısını artıracağını söyledi. Normalleşme adımı ticari kredi ve finansman maliyetlerine yansıtılmalı OVP kapsamında reel sektörün finansman ihtiyacının ayrı bir öncelikle ele alınması gerektiğini belirten Öztürk, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının son kararına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlama kararını, piyasa fonlama maliyetini 3 puan aşağı çekmesi ve finansal piyasalardaki normalleşme sürecini desteklemesi bakımından olumlu değerlendiriyoruz. Bankalar ve katılım bankaları, bu normalleşme adımını vakit kaybetmeden ticari kredi ve finansman maliyetlerine yansıtmalıdır. Politika faizi ile kredi faizleri arasındaki yüksek fark, reel sektörümüzün taşıma sınırlarını zorlamaktadır. Yüksek kredi maliyetleri, daralan limitler ve ağır teminat şartları üretimi, yatırımı ve ticareti ciddi biçimde baskılamaktadır. Merkez Bankamızdan özellikle KOBİ kredilerinin büyüme sınırlamalarının dışında tutulmasını, ihracatçılarımıza sağlanan reeskont kredilerindeki döviz dönüşüm desteğinin artırılmasını ve reel sektörü destekleyecek finansman imkânlarının genişletilmesini bekliyoruz.” Öztürk, toplantıya katkı sağlayan Meclis Üyelerine teşekkür ederek alınan kararların Konya’ya, Oda üyelerine ve iş dünyasına hayırlı olmasını diledi.

Akaryakıta çifte zam Haber

Akaryakıta çifte zam

Akaryakıt fiyatlarında hareketlilik sürüyor. Brent petrol fiyatlarındaki yükseliş, döviz kurundaki değişimler ve vergi düzenlemeleri akaryakıt fiyatlarını doğrudan etkilerken, son zamlarla birlikte benzin ve motorin fiyatları yeniden yükseldi. Benzin ve motorine ne kadar zam geldi? 14 Ağustos 2026 itibarıyla pompaya yansıyan son zamla birlikte benzinin litre fiyatı ortalama 1,05 TL, motorinin litre fiyatı ise 8,89 TL arttı. Motorinde gerçekleşen yüksek artış, akaryakıt fiyatlarında dikkat çekici bir yükselişe neden oldu. Artışın ardından bazı kentlerde benzinin litre fiyatı 74 TL'nin, motorinin litre fiyatı ise 82 TL'nin üzerine çıktı. İstanbul’da benzin ve motorin ne kadar? 17 Ağustos 2026 itibarıyla İstanbul’da akaryakıt fiyatları Avrupa ve Anadolu yakasında farklılık gösteriyor. Güncel fiyatlar şöyle: İstanbul Avrupa Yakası Benzin: 71,43 TL/litreMotorin: 79,68 TL/litreLPG: 33,79 TL/litre İstanbul Anadolu Yakası Benzin: 71,27 TL/litreMotorin: 79,53 TL/litreLPG: 33,19 TL/litreAnkara ve İzmir’de fiyatlar Ankara’da benzinin litre fiyatı 72,40 TL, motorin 80,80 TL, LPG ise 33,89 TL seviyesinde bulunuyor. İzmir’de ise benzin 72,69 TL, motorin 81,07 TL, LPG 33,79 TL seviyesinde. Petrol fiyatları akaryakıtı yukarı çekiyor Akaryakıt fiyatlarında yaşanan son yükselişte küresel petrol piyasalarındaki hareketlilik öne çıkıyor. ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını süresiz sürdürebileceğine ilişkin açıklamaların ardından petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket yaşanması, Türkiye'deki pompa fiyatlarına da yansıdı. Brent petrol fiyatları ve döviz kurundaki değişimlerin yanı sıra vergi düzenlemeleri de akaryakıt fiyatlarının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. Araç sahipleri güncel fiyatları takip ediyor Akaryakıtta peş peşe yaşanan fiyat değişimleri, özellikle motorin kullanan araç sahiplerinin yakıt maliyetlerini artırıyor. Fiyatların Brent petrol, döviz kuru ve vergi düzenlemelerindeki değişimlere bağlı olarak yeniden hareketlenebileceği belirtiliyor.

Türk lirasının reel değeri temmuzda yükseldi Haber

Türk lirasının reel değeri temmuzda yükseldi

TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi bir önceki aya göre 0,39 puan artarak 105,96'ya yükselirken, Türk lirasının reel olarak değer kazanmayı sürdürdüğü görüldü. TCMB'nin yayımladığı Reel Efektif Döviz Kuru Gelişmeleri'ne göre, 2025=100 bazlı TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi temmuz ayında 105,96 seviyesine çıktı. Endeks haziran ayında 105,57 olarak kaydedilmişti. ÜFE bazlı endeks de yükseldi Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) bazlı reel efektif döviz kuru endeksi de temmuz ayında yükseliş gösterdi. Endeks, aylık bazda 0,43 puan artarak 101,50 seviyesine ulaştı. Yıllık bazda dikkat çeken artış Türk lirasının reel değeri geçen yılın aynı ayına göre de yükselişini sürdürdü. TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi: 9,50 puan arttı.Yİ-ÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi: 4,29 puan yükseldi.Dolar ve avro yükseldi TCMB verilerine göre temmuz ayında; ABD doları, Türk lirası karşısında ortalama yüzde 1,76 değer kazandı.Avro ise ortalama yüzde 0,77 yükseldi.Enflasyon endeksi yukarı taşıdı Temmuz ayında Türkiye'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 1,78, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise yüzde 1,52 arttı. TCMB değerlendirmesine göre, yurt içi enflasyondaki artış reel efektif döviz kuru endeksini yukarı yönlü desteklerken, dünya enflasyonundaki değişim ve nominal döviz kuru sepetindeki hareketler endeksi aşağı yönlü etkiledi. Reel efektif döviz kuru neyi gösteriyor? Reel efektif döviz kuru, Türk lirasının dış ticaret yapılan ülkelerin para birimleri karşısındaki değerini, ülkeler arasındaki fiyat düzeylerini de dikkate alarak ölçen önemli bir göstergedir. Endeksin yükselmesi Türk lirasının reel olarak değer kazandığını, gerilemesi ise reel değer kaybettiğini ifade ediyor.

Dış ticaret açığı haziranda 10,4 milyar dolar oldu Haber

Dış ticaret açığı haziranda 10,4 milyar dolar oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan geçici dış ticaret verilerine göre, dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,2 artarak 10 milyar 370 milyon dolara yükseldi. Genel ticaret sistemi kapsamında hazırlanan verilere göre, Haziran ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,7 artışla 24 milyar 915 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 23 artarak 35 milyar 285 milyon dolara ulaştı. Böylece ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 71,4'ten yüzde 70,6'ya geriledi. Yılın ilk altı aylık döneminde ise ihracat yüzde 3,5 artışla 135 milyar 980 milyon dolara, ithalat yüzde 4,6 yükselişle 189 milyar 120 milyon dolara çıktı. Ocak-Haziran döneminde dış ticaret açığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artarak 53 milyar 140 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 72,6'dan yüzde 71,9'a geriledi. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda da dış ticaret hacmindeki artış sürdü. Haziran ayında enerji ve altın hariç ihracat yüzde 23,2 artışla 23 milyar 302 milyon dolara, ithalat ise yüzde 24,3 yükselişle 28 milyar 16 milyon dolara ulaştı. Bu kapsamda enerji ve altın hariç dış ticaret açığı 4 milyar 713 milyon dolar olurken, dış ticaret hacmi yüzde 23,8 artarak 51 milyar 318 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 83,2 olarak hesaplandı. Haziran verileri, dış ticarette ihracatın güçlü performansını koruduğunu ancak ithalattaki daha hızlı artışın dış ticaret açığını genişletmeye devam ettiğini ortaya koydu. Önümüzdeki dönemde küresel talep koşulları, enerji fiyatları ve döviz kuru gelişmelerinin dış ticaret dengesi üzerinde belirleyici olmayı sürdüreceği değerlendiriliyor.

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı Haber

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 23 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısının ardından faiz kararını açıkladı. Piyasaların yakından izlediği TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişikliğe gidilmedi. Böylece Merkez Bankası faiz oranı yüzde 37 seviyesinde korunurken, gözler enflasyonun seyri ve 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak bir sonraki faiz kararına çevrildi. Merkez Bankası Faiz kararı Merkez Bankası faiz kararı ne oldu sorusu, Temmuz 2026 Para Politikası Kurulu toplantısının ardından yanıt buldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. TCMB faiz kararı ile birlikte politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişiklik yapılmadı. Böylece Merkez Bankası faiz oranı, haziran ayındaki toplantının ardından temmuz ayında da yüzde 37 düzeyinde korundu. Kararla birlikte TCMB, 2026 yılının ocak ayında gerçekleştirdiği 100 baz puanlık indirimin ardından üst üste dört toplantıda politika faizini değiştirmemiş oldu. Temmuz 2026 tcmb faiz kararı yüzde kaç oldu? Temmuz 2026 TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi yüzde 37 olarak belirlendi. Merkez Bankası, yılın beşinci Para Politikası Kurulu toplantısında faiz oranını değiştirmeyerek mevcut sıkı para politikası duruşunu sürdürdü. Merkez Bankası faiz kararı; mevduat faizleri, kredi maliyetleri, döviz kuru, altın fiyatları ve Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar açısından yakından takip ediliyor. Politika faizinin sabit tutulması, TCMB’nin para politikasında hızlı bir gevşeme adımı yerine enflasyon verilerini ve ekonomik gelişmeleri izlemeyi tercih ettiğine işaret ediyor. Merkez Bankası 2026 faiz kararları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılında aldığı faiz kararları şöyle: 22 Ocak 2026: 100 baz puan indirim yapıldı, politika faizi yüzde 38’den yüzde 37’ye çekildi. 12 Mart 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 22 Nisan 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 11 Haziran 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 23 Temmuz 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. Böylece Merkez Bankası, ocak ayında yaptığı faiz indiriminin ardından mart, nisan, haziran ve temmuz aylarında politika faizini değiştirmedi. 2026 Merkez Bankası toplantı takvimi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi Para Politikası Kurulu takvimine göre 2026 yılının kalan faiz kararları 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde açıklanacak. Toplantı tarihi – Karar özeti – Politika faizi 22 Ocak 2026 – 100 baz puan indirim – yüzde 37 12 Mart 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 22 Nisan 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 11 Haziran 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 23 Temmuz 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 10 Eylül 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 22 Ekim 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 10 Aralık 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı Faiz kararı neden sabit kaldı? Merkez Bankası faiz kararında enflasyonun seviyesi ve ana eğilimi, iç talepteki gelişmeler, döviz kuru hareketleri, enerji fiyatları, küresel ekonomik görünüm ve jeopolitik riskler etkili oluyor. Politika faizinin temmuz ayında da yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması, TCMB’nin enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcılığını görmek istediği şeklinde değerlendiriliyor. Haziran ayında açıklanan önceki kararda da TCMB, politika faizini yüzde 37’de tutmuş; gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde korumuştu. Enflasyon yüzde kaç oldu? Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan son verilere göre tüketici fiyatları Haziran 2026’da bir önceki aya kıyasla yüzde 0,99 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleşti. Tüketici fiyatlarındaki artış, 2025 yılının aralık ayına göre yüzde 17,76 olurken on iki aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 32,03 olarak hesaplandı. Son açıklanan enflasyon verileri şöyle: Aylık enflasyon: Yüzde 0,99 Yıllık enflasyon: Yüzde 32,11 2025 yılı aralık ayına göre değişim: Yüzde 17,76 On iki aylık ortalamalara göre değişim: Yüzde 32,03 Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ise Haziran 2026’da aylık yüzde 1,80, yıllık yüzde 28,09 arttı. Enflasyon faiz kararını nasıl etkiliyor? Enflasyon görünümü, Merkez Bankası faiz kararının temel belirleyicileri arasında yer alıyor. TCMB, politika faizini belirlerken aylık enflasyon gelişmelerini, fiyat artışlarının ana eğilimini, enflasyon beklentilerini ve iç talebin gücünü birlikte değerlendiriyor. Yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,11 seviyesinde bulunmasına karşın politika faizinin yüzde 37 düzeyinde tutulması, sıkı para politikası duruşunun korunması açısından önemli görülüyor. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir gerileme sağlanması, gelecek dönemde faiz indirimi için alan oluşturabilir. Ancak enerji fiyatları, döviz kuru, ücret ve vergi ayarlamaları ile jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki olası etkileri, faiz kararlarında ihtiyatlı hareket edilmesine neden olabilir. Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, bankaların fonlama maliyetleri ile mevduat ve kredi faizlerinin kısa vadeli seyri açısından önem taşıyor. Faiz oranının değiştirilmemesi, mevcut para politikası sıkılığının korunacağı anlamına geliyor. Bununla birlikte bankaların uyguladığı ihtiyaç, konut ve taşıt kredisi faizleri yalnızca politika faizine göre belirlenmiyor. Bankaların kaynak maliyetleri, mevduat toplama ihtiyacı, vade yapısı, kredi riski ve makroihtiyati düzenlemeler de tüketici ve ticari kredi faizlerini etkiliyor. Mevduat ve kredi faizleri nasıl etkilenir? Merkez Bankası faiz kararı, bankaların Türk lirası mevduata sunduğu getiriler açısından yakından izleniyor. Politika faizinin sabit tutulması, mevduat faizlerinde kısa vadede sert bir değişiklik oluşmayabileceğine işaret ediyor. Kredi faizlerinde ise bankaların maliyetleri ve kredi politikaları belirleyici olmaya devam edecek. İhtiyaç, konut, taşıt ve ticari kredi faizlerinde bankadan bankaya farklılık görülebilecek. TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu koruması, kredi büyümesinin kontrollü seyretmesi ve Türk lirası tasarrufların desteklenmesi bakımından önem taşıyor. DOLAR, ALTIN VE BORSA FAİZ KARARINDAN NASIL ETKİLENİR? Merkez Bankası faiz kararı sonrasında piyasalarda ilk olarak döviz kurları, gram altın, tahvil faizleri ve Borsa İstanbul’daki hareketler takip ediliyor. Politika faizinin piyasa beklentilerine paralel biçimde sabit bırakılması durumunda fiyat hareketleri sınırlı kalabilir. Buna karşılık karar metninde para politikasının geleceğine ilişkin verilen mesajlar, piyasalarda kararın kendisinden daha etkili olabilir. Yatırımcılar özellikle enflasyon görünümü, olası faiz indiriminin zamanı, Türk lirası likiditesi ve sıkı para politikasının ne kadar sürdürüleceğine ilişkin ifadeleri izleyecek. Merkez Bankası bir sonraki faiz kararı ne zaman? Merkez Bankası’nın bir sonraki faiz kararı 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak. TCMB’nin resmi toplantı takvimine göre eylül ayındaki kararın özeti ise 17 Eylül 2026 tarihinde yayımlanacak. Eylül ayındaki toplantıya kadar açıklanacak temmuz ve ağustos enflasyon verileri, döviz kuru hareketleri, iç talepteki görünüm ve küresel piyasalardaki gelişmeler yakından izlenecek. Piyasalar, gelecek toplantıda politika faizinin yeniden sabit bırakılması veya faiz indirimi yapılması ihtimalini açıklanacak ekonomik verilere göre fiyatlayacak. Piyasaların odağında enflasyon verileri olacak Temmuz 2026 Merkez Bankası faiz kararının ardından piyasaların odağı yeniden enflasyon verilerine çevrildi. Özellikle aylık enflasyonun ana eğilimi, hizmet fiyatları, kira artışları ve enerji maliyetleri para politikasının yönü açısından önem taşıyacak. TCMB’nin gelecek faiz kararlarında toplantı bazlı ve veri odaklı yaklaşımını sürdürmesi beklenirken, enflasyonda kalıcı gerileme görülmeden hızlı bir faiz indirimi sürecinin başlaması ihtiyatla değerlendiriliyor. Merkez Bankası faiz kararı kapsamında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, enflasyonla mücadelede sıkı para politikası duruşunun temmuz ayında da devam ettiğini gösterdi.

Borsa İstanbul'da gözler TCMB'de Haber

Borsa İstanbul'da gözler TCMB'de

Piyasalarda temkinli iyimserlik öne çıkarken, karar metni ve verilecek mesajların günün yönünü belirlemesi bekleniyor. Borsa İstanbul'da yatırımcılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bugün saat 14.00'te açıklayacağı Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararına odaklandı. Karar öncesinde piyasalarda temkinli bir bekleyiş hakim olurken, yatırımcılar hem politika faizine ilişkin kararı hem de karar metninde yer alacak mesajları yakından takip ediyor. BIST 100 endeksi, önceki işlem gününü yüzde 1,18 yükselişle 14.138,85 puandan tamamladı. Günlük işlem hacmi 193 milyar lira olarak gerçekleşirken, Avrupa borsalarındaki olumlu seyrin de etkisiyle alımların güç kazandığı görüldü. Piyasa beklentileri, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde yoğunlaşıyor. Analistler, faiz kararından çok, enflasyon görünümü, iç talep, kredi piyasası ve gelecek döneme ilişkin yönlendirmelerin yer alacağı PPK metninin fiyatlamalar üzerinde daha belirleyici olabileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, faiz kararının ardından özellikle bankacılık hisseleri başta olmak üzere finans, sanayi ve ihracatçı şirketlerde hareketliliğin artması bekleniyor. Ayrıca döviz kuru, tahvil faizleri ve altın fiyatlarında oluşacak yeni dengelerin Borsa İstanbul'un kısa vadeli yönü üzerinde etkili olacağı değerlendiriliyor. Teknik açıdan değerlendirildiğinde analistler, BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.400 puan seviyelerini direnç, 14.000 ve 13.900 puan seviyelerini ise destek olarak izliyor. Piyasaların, TCMB'nin açıklayacağı karar ve sonrasında verilecek mesajlarla birlikte günün ikinci yarısında yönünü netleştirmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.