SON DAKİKA
Hava Durumu

#Döviz Kuru

Ekometre - Döviz Kuru haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Döviz Kuru haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı Haber

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 23 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısının ardından faiz kararını açıkladı. Piyasaların yakından izlediği TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişikliğe gidilmedi. Böylece Merkez Bankası faiz oranı yüzde 37 seviyesinde korunurken, gözler enflasyonun seyri ve 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak bir sonraki faiz kararına çevrildi. Merkez Bankası Faiz kararı Merkez Bankası faiz kararı ne oldu sorusu, Temmuz 2026 Para Politikası Kurulu toplantısının ardından yanıt buldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. TCMB faiz kararı ile birlikte politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişiklik yapılmadı. Böylece Merkez Bankası faiz oranı, haziran ayındaki toplantının ardından temmuz ayında da yüzde 37 düzeyinde korundu. Kararla birlikte TCMB, 2026 yılının ocak ayında gerçekleştirdiği 100 baz puanlık indirimin ardından üst üste dört toplantıda politika faizini değiştirmemiş oldu. Temmuz 2026 tcmb faiz kararı yüzde kaç oldu? Temmuz 2026 TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi yüzde 37 olarak belirlendi. Merkez Bankası, yılın beşinci Para Politikası Kurulu toplantısında faiz oranını değiştirmeyerek mevcut sıkı para politikası duruşunu sürdürdü. Merkez Bankası faiz kararı; mevduat faizleri, kredi maliyetleri, döviz kuru, altın fiyatları ve Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar açısından yakından takip ediliyor. Politika faizinin sabit tutulması, TCMB’nin para politikasında hızlı bir gevşeme adımı yerine enflasyon verilerini ve ekonomik gelişmeleri izlemeyi tercih ettiğine işaret ediyor. Merkez Bankası 2026 faiz kararları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılında aldığı faiz kararları şöyle: 22 Ocak 2026: 100 baz puan indirim yapıldı, politika faizi yüzde 38’den yüzde 37’ye çekildi. 12 Mart 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 22 Nisan 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 11 Haziran 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 23 Temmuz 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. Böylece Merkez Bankası, ocak ayında yaptığı faiz indiriminin ardından mart, nisan, haziran ve temmuz aylarında politika faizini değiştirmedi. 2026 Merkez Bankası toplantı takvimi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi Para Politikası Kurulu takvimine göre 2026 yılının kalan faiz kararları 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde açıklanacak. Toplantı tarihi – Karar özeti – Politika faizi 22 Ocak 2026 – 100 baz puan indirim – yüzde 37 12 Mart 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 22 Nisan 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 11 Haziran 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 23 Temmuz 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 10 Eylül 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 22 Ekim 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 10 Aralık 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı Faiz kararı neden sabit kaldı? Merkez Bankası faiz kararında enflasyonun seviyesi ve ana eğilimi, iç talepteki gelişmeler, döviz kuru hareketleri, enerji fiyatları, küresel ekonomik görünüm ve jeopolitik riskler etkili oluyor. Politika faizinin temmuz ayında da yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması, TCMB’nin enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcılığını görmek istediği şeklinde değerlendiriliyor. Haziran ayında açıklanan önceki kararda da TCMB, politika faizini yüzde 37’de tutmuş; gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde korumuştu. Enflasyon yüzde kaç oldu? Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan son verilere göre tüketici fiyatları Haziran 2026’da bir önceki aya kıyasla yüzde 0,99 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleşti. Tüketici fiyatlarındaki artış, 2025 yılının aralık ayına göre yüzde 17,76 olurken on iki aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 32,03 olarak hesaplandı. Son açıklanan enflasyon verileri şöyle: Aylık enflasyon: Yüzde 0,99 Yıllık enflasyon: Yüzde 32,11 2025 yılı aralık ayına göre değişim: Yüzde 17,76 On iki aylık ortalamalara göre değişim: Yüzde 32,03 Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ise Haziran 2026’da aylık yüzde 1,80, yıllık yüzde 28,09 arttı. Enflasyon faiz kararını nasıl etkiliyor? Enflasyon görünümü, Merkez Bankası faiz kararının temel belirleyicileri arasında yer alıyor. TCMB, politika faizini belirlerken aylık enflasyon gelişmelerini, fiyat artışlarının ana eğilimini, enflasyon beklentilerini ve iç talebin gücünü birlikte değerlendiriyor. Yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,11 seviyesinde bulunmasına karşın politika faizinin yüzde 37 düzeyinde tutulması, sıkı para politikası duruşunun korunması açısından önemli görülüyor. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir gerileme sağlanması, gelecek dönemde faiz indirimi için alan oluşturabilir. Ancak enerji fiyatları, döviz kuru, ücret ve vergi ayarlamaları ile jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki olası etkileri, faiz kararlarında ihtiyatlı hareket edilmesine neden olabilir. Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, bankaların fonlama maliyetleri ile mevduat ve kredi faizlerinin kısa vadeli seyri açısından önem taşıyor. Faiz oranının değiştirilmemesi, mevcut para politikası sıkılığının korunacağı anlamına geliyor. Bununla birlikte bankaların uyguladığı ihtiyaç, konut ve taşıt kredisi faizleri yalnızca politika faizine göre belirlenmiyor. Bankaların kaynak maliyetleri, mevduat toplama ihtiyacı, vade yapısı, kredi riski ve makroihtiyati düzenlemeler de tüketici ve ticari kredi faizlerini etkiliyor. Mevduat ve kredi faizleri nasıl etkilenir? Merkez Bankası faiz kararı, bankaların Türk lirası mevduata sunduğu getiriler açısından yakından izleniyor. Politika faizinin sabit tutulması, mevduat faizlerinde kısa vadede sert bir değişiklik oluşmayabileceğine işaret ediyor. Kredi faizlerinde ise bankaların maliyetleri ve kredi politikaları belirleyici olmaya devam edecek. İhtiyaç, konut, taşıt ve ticari kredi faizlerinde bankadan bankaya farklılık görülebilecek. TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu koruması, kredi büyümesinin kontrollü seyretmesi ve Türk lirası tasarrufların desteklenmesi bakımından önem taşıyor. DOLAR, ALTIN VE BORSA FAİZ KARARINDAN NASIL ETKİLENİR? Merkez Bankası faiz kararı sonrasında piyasalarda ilk olarak döviz kurları, gram altın, tahvil faizleri ve Borsa İstanbul’daki hareketler takip ediliyor. Politika faizinin piyasa beklentilerine paralel biçimde sabit bırakılması durumunda fiyat hareketleri sınırlı kalabilir. Buna karşılık karar metninde para politikasının geleceğine ilişkin verilen mesajlar, piyasalarda kararın kendisinden daha etkili olabilir. Yatırımcılar özellikle enflasyon görünümü, olası faiz indiriminin zamanı, Türk lirası likiditesi ve sıkı para politikasının ne kadar sürdürüleceğine ilişkin ifadeleri izleyecek. Merkez Bankası bir sonraki faiz kararı ne zaman? Merkez Bankası’nın bir sonraki faiz kararı 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak. TCMB’nin resmi toplantı takvimine göre eylül ayındaki kararın özeti ise 17 Eylül 2026 tarihinde yayımlanacak. Eylül ayındaki toplantıya kadar açıklanacak temmuz ve ağustos enflasyon verileri, döviz kuru hareketleri, iç talepteki görünüm ve küresel piyasalardaki gelişmeler yakından izlenecek. Piyasalar, gelecek toplantıda politika faizinin yeniden sabit bırakılması veya faiz indirimi yapılması ihtimalini açıklanacak ekonomik verilere göre fiyatlayacak. Piyasaların odağında enflasyon verileri olacak Temmuz 2026 Merkez Bankası faiz kararının ardından piyasaların odağı yeniden enflasyon verilerine çevrildi. Özellikle aylık enflasyonun ana eğilimi, hizmet fiyatları, kira artışları ve enerji maliyetleri para politikasının yönü açısından önem taşıyacak. TCMB’nin gelecek faiz kararlarında toplantı bazlı ve veri odaklı yaklaşımını sürdürmesi beklenirken, enflasyonda kalıcı gerileme görülmeden hızlı bir faiz indirimi sürecinin başlaması ihtiyatla değerlendiriliyor. Merkez Bankası faiz kararı kapsamında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, enflasyonla mücadelede sıkı para politikası duruşunun temmuz ayında da devam ettiğini gösterdi.

Borsa İstanbul'da gözler TCMB'de Haber

Borsa İstanbul'da gözler TCMB'de

Piyasalarda temkinli iyimserlik öne çıkarken, karar metni ve verilecek mesajların günün yönünü belirlemesi bekleniyor. Borsa İstanbul'da yatırımcılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) bugün saat 14.00'te açıklayacağı Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararına odaklandı. Karar öncesinde piyasalarda temkinli bir bekleyiş hakim olurken, yatırımcılar hem politika faizine ilişkin kararı hem de karar metninde yer alacak mesajları yakından takip ediyor. BIST 100 endeksi, önceki işlem gününü yüzde 1,18 yükselişle 14.138,85 puandan tamamladı. Günlük işlem hacmi 193 milyar lira olarak gerçekleşirken, Avrupa borsalarındaki olumlu seyrin de etkisiyle alımların güç kazandığı görüldü. Piyasa beklentileri, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde yoğunlaşıyor. Analistler, faiz kararından çok, enflasyon görünümü, iç talep, kredi piyasası ve gelecek döneme ilişkin yönlendirmelerin yer alacağı PPK metninin fiyatlamalar üzerinde daha belirleyici olabileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre, faiz kararının ardından özellikle bankacılık hisseleri başta olmak üzere finans, sanayi ve ihracatçı şirketlerde hareketliliğin artması bekleniyor. Ayrıca döviz kuru, tahvil faizleri ve altın fiyatlarında oluşacak yeni dengelerin Borsa İstanbul'un kısa vadeli yönü üzerinde etkili olacağı değerlendiriliyor. Teknik açıdan değerlendirildiğinde analistler, BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.400 puan seviyelerini direnç, 14.000 ve 13.900 puan seviyelerini ise destek olarak izliyor. Piyasaların, TCMB'nin açıklayacağı karar ve sonrasında verilecek mesajlarla birlikte günün ikinci yarısında yönünü netleştirmesi bekleniyor.

Morgan Stanley'den Türkiye analizi Haber

Morgan Stanley'den Türkiye analizi

Banka, ilk faiz indiriminin yılın son çeyreğinde gerçekleşmesini bekliyor. ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son değerlendirmede, yükselen petrol fiyatları ve Orta Doğu'da yeniden tırmanan jeopolitik gerilimin enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceğini bildirdi. Banka, bu gelişmelerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim sürecini geciktirebileceğine dikkat çekti. Raporda, Türkiye'nin enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan en fazla etkilenen CEEMEA (Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ülkeleri arasında yer aldığı belirtilirken, artan enerji maliyetlerinin dezenflasyon sürecini zorlaştırabileceği vurgulandı. Morgan Stanley analistleri, mevcut görünüm altında ilk faiz indiriminin ancak 2026'nın dördüncü çeyreğinde gerçekleşmesini beklediklerini, yıl sonu politika faizi tahminlerini ise yüzde 35 seviyesinde koruduklarını açıkladı. Raporda, yükselen enerji fiyatları, döviz kuru üzerindeki baskı, küresel risk iştahındaki zayıflama ve iç talebin beklenenden güçlü seyretmesi halinde yalnızca faiz indirimlerinin ertelenmesinin değil, gerektiğinde ilave parasal sıkılaştırmanın da gündeme gelebileceği ifade edildi. Banka, faiz indirimlerinin daha erken başlayabilmesi için aylık enflasyonda belirgin bir yavaşlama, döviz piyasasında istikrarın güçlenmesi ve ekonomik büyümede daha net bir dengelenme görülmesi gerektiğini değerlendirdi. Piyasaların gözü şimdi TCMB'nin bu hafta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısına çevrilmiş durumda. Morgan Stanley'nin değerlendirmesi, küresel gelişmelerin para politikası üzerindeki etkisinin önümüzdeki dönemde daha belirgin hissedilebileceğine işaret ediyor.

Piyasanın rotasını beklenti anketi çizecek Haber

Piyasanın rotasını beklenti anketi çizecek

Temmuz ayı sonuçları, bu hafta yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde piyasaların yol haritasını şekillendirecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından her ay düzenli olarak yayımlanan Piyasa Katılımcıları Anketi, ekonomi yönetimi kadar yatırımcılar ve reel sektör tarafından da yakından takip ediliyor. Finansal kuruluşlar ile reel sektörden uzmanların katılımıyla hazırlanan anket, enflasyon, döviz kuru, politika faizi, büyüme ve cari dengeye ilişkin beklentileri ortaya koyarak piyasalara önemli sinyaller veriyor. Bu hafta açıklanacak temmuz ayı anketi, 23 Temmuz'da gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde ayrı bir önem taşıyor. Piyasalar, yalnızca politika faizine ilişkin beklentileri değil, yıl sonu enflasyon tahminlerinde ve döviz kuru öngörülerinde meydana gelebilecek değişimleri de dikkatle izleyecek. Ekonomistler, özellikle yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisinin para politikasının yönü açısından kritik göstergelerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Bunun yanında 12 ay ve 24 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri de fiyatlama davranışları ve enflasyonla mücadele sürecinin başarısı açısından yakından izleniyor. Anketin öne çıkan başlıkları arasında dolar/TL yıl sonu beklentisi de bulunuyor. Döviz kuru tahminleri, ithalat maliyetlerinden ihracat gelirlerine, şirket bilançolarından yatırım kararlarına kadar birçok alanda referans niteliği taşıyor. Özellikle dış pazarlara çalışan sanayi kuruluşları açısından kur beklentilerindeki değişim, üretim ve fiyatlama stratejelerini doğrudan etkileyebiliyor. Piyasa Katılımcıları Anketi aynı zamanda ekonomik büyüme ve cari denge beklentilerine ilişkin önemli veriler de sunuyor. Bu göstergeler, ekonominin yılın ikinci yarısındaki performansına yönelik beklentilerin şekillenmesine katkı sağlıyor. Ancak TCMB, anket sonuçlarının katılımcıların beklentilerini yansıttığını, Merkez Bankası'nın resmî tahmini veya görüşü niteliğinde olmadığını özellikle vurguluyor. Bursa sanayisi açısından önemli gösterge Türkiye'nin üretim ve ihracat merkezlerinden biri olan Bursa'da faaliyet gösteren otomotiv, makine, tekstil ve yan sanayi firmaları da anket sonuçlarını yakından takip ediyor. Finansman maliyetleri, döviz kuru beklentileri ve enflasyon görünümü; yatırım planları, fiyat politikaları ve ihracat stratejileri üzerinde doğrudan etkili oluyor. Ekonomi çevreleri, temmuz ayı anketinden çıkacak sonuçların yalnızca bu haftaki faiz kararına ilişkin beklentileri değil, yılın geri kalanında para politikasının izleyeceği patikaya yönelik önemli ipuçları da sunacağını değerlendiriyor.

Merkez Bankası kararı öncesi piyasalar beklemede Haber

Merkez Bankası kararı öncesi piyasalar beklemede

Kararın yalnızca finans piyasalarını değil, kredi faizlerinden yatırım kararlarına, döviz kurundan enflasyon beklentilerine kadar ekonominin birçok alanını etkilemesi bekleniyor. Piyasalarda genel beklenti, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde şekilleniyor. Ekonomistler, Merkez Bankası'nın bu toplantıda faiz oranından ziyade para politikasına ilişkin vereceği mesajların ve fonlama stratejisinde atabileceği olası adımların daha belirleyici olacağını değerlendiriyor. Haziran ayında politika faizini değiştirmeyen Merkez Bankası, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanıncaya kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceği mesajını vermişti. Bu nedenle yatırımcılar, temmuz ayı karar metninde kullanılacak ifadelerde olası bir değişiklik olup olmayacağını yakından izleyecek. Özellikle enflasyon görünümü, iç talep, kredi büyümesi ve küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler piyasaların yönü açısından önem taşıyor. Faiz kararının ardından döviz piyasası, Borsa İstanbul ve tahvil piyasalarında hareketliliğin artabileceği belirtiliyor. Kararın beklentilere paralel gelmesi halinde yatırımcıların dikkatini karar metnindeki yönlendirmelere çevirmesi beklenirken, sürpriz bir adımın ise finansal piyasalarda daha sert fiyatlamalara neden olabileceği ifade ediliyor. Bankacılık sektörü başta olmak üzere krediye duyarlı sektörler de kararı yakından takip ediyor. Ticari kredi maliyetleri, yatırım iştahı ve finansmana erişim koşulları açısından Merkez Bankası'nın para politikası, reel sektörün önümüzdeki dönemdeki planlamalarında belirleyici rol oynayacak. Bursa sanayisi açısından da kritik hafta İhracat ağırlıklı üretim yapan Bursa sanayisi için faiz politikası kadar döviz kuru ve finansman maliyetleri de büyük önem taşıyor. Otomotiv, makine, tekstil ve yan sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar, hem iç piyasadaki kredi koşullarını hem de Avrupa'daki ekonomik görünümü yakından izliyor. Faiz kararının ardından oluşacak piyasa dengeleri, işletmelerin yatırım ve finansman kararlarını doğrudan etkileyebilecek. TCMB'nin 2026 takvimine göre Para Politikası Kurulu toplantısı 23 Temmuz Perşembe günü gerçekleştirilecek ve faiz kararı saat 14.00'te kamuoyuyla paylaşılacak. Piyasalar, kararın yanı sıra yayımlanacak metinden çıkacak mesajların yılın ikinci yarısındaki para politikasına ilişkin önemli ipuçları vermesini bekliyor.

Petroldeki düşüş faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi Haber

Petroldeki düşüş faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi

Ekonomistler, ilk indirimin eylül ayında gelebileceği görüşünde birleşiyor. ABD ile İran arasında sağlanan geçici barış anlaşması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden tanker trafiğine açılması, petrol fiyatlarında sert geri çekilmeyi beraberinde getirdi. Brent petrolün varil fiyatı yeniden 70 dolar bandına gerilerken, bu gelişme küresel enflasyon baskılarının hafiflemesine katkı sağladı. Enerji fiyatlarındaki düşüşün Türkiye açısından cari açığı azaltması, enerji ithalatı maliyetlerini düşürmesi ve enflasyon görünümünü iyileştirmesi bekleniyor. Tarımsal üretimde yüksek rekolte beklentisi de dezenflasyon sürecini destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor. JP Morgan faiz tahminini düşürdü Petrol fiyatlarındaki gerilemenin ardından uluslararası finans kuruluşları da beklentilerini güncelledi. JP Morgan, Türkiye için 2026 yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 37'den yüzde 35'e çekti. Banka, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) eylül ve ekim aylarında 100'er baz puanlık faiz indirimi yapabileceğini öngördü. İş dünyası faiz indirimi bekliyor Yüksek finansman maliyetleri nedeniyle krediye erişimde zorlanan reel sektör, faiz indirim sürecinin başlamasını bekliyor. Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Müdürü Seda Yalçınkaya, petrol fiyatlarının 70 doların altında kalıcı olması halinde bunun enerji, ulaştırma ve döviz kuru kanalları üzerinden enflasyonu aşağı yönlü destekleyeceğini belirtti. Yalçınkaya, finansman baskısının tamamen ortadan kalkmasının ise 2027 yılında daha belirgin hissedilebileceğini ifade etti. İlk indirim eylülde gelebilir İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Yavuz, Merkez Bankası'nın temmuz toplantısında faizleri sabit bırakmasını, yılın son çeyreğinde ise kademeli indirimlere başlamasını beklediğini söyledi. Yavuz, yıl sonunda politika faizinin yüzde 34 seviyesine gerileyebileceğini ifade etti. Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Karakaş da ilk faiz indiriminin eylül ayında gelebileceğini belirterek, düşen petrol fiyatlarının hem enflasyonu hem de cari açığı olumlu etkileyeceğini değerlendirdi. Ekonomistler, faizlerde başlayacak olası gevşeme sürecinin kredi maliyetlerini kademeli olarak düşüreceğini ancak düşük faiz dönemine hızlı bir dönüş beklenmemesi gerektiğini vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.