SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tcmb

Ekometre - Tcmb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tcmb haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TCMB’den şirketlerin borç ödemelerine kredi kolaylığı Haber

TCMB’den şirketlerin borç ödemelerine kredi kolaylığı

Düzenlemeyle şirketlerin likidite yönetiminin kolaylaştırılması ve finansmana erişimin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası ticari kredilerin büyüme sınırlarına ilişkin düzenlemede değişikliğe gitti. Bankalara iletilen yazıya göre, bankalar dışındaki özel sektör kuruluşlarının yurt içinde Türk lirası cinsinden ihraç ettiği borçlanma araçlarının yıl sonuna kadar vadesi gelen geri ödemeleri için kullandırılacak TL krediler, kredi büyüme sınırından istisna tutulacak. Şirketlerin likidite yönetimi desteklenecek TCMB’nin düzenlemesiyle, özel sektör kuruluşlarının vadesi gelen borçlarını ödemek için banka finansmanına erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor. Böylece kredi büyüme sınırlarının geri ödeme sürecinde oluşturabileceği olası finansman kısıtlarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Düzenleme özellikle kredi değerliliği yüksek borç ihraççılarının finansmana erişimini desteklemeyi ve şirketlerin likidite yönetimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. İstisna yıl sonuna kadar geçerli olacak Yeni uygulama, bankalar dışındaki özel sektör kuruluşlarının yurt içinde Türk lirası cinsinden ihraç ettiği ve 2026 yılı sonuna kadar itfası gerçekleşecek borçlanma araçlarının geri ödemeleri için kullandırılacak TL kredileri kapsıyor. TCMB, bu adımla makrofinansal istikrarın korunmasını ve likidite yönetiminin desteklenmesini hedefliyor.

Türkiye'nin kısa vadeli dış borcu 243,3 milyar dolara çıktı Haber

Türkiye'nin kısa vadeli dış borcu 243,3 milyar dolara çıktı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı ağustos ayı kısa vadeli dış borç verilerine göre, kısa vadeli dış borç stoku bir önceki aya kıyasla 25 milyon dolar artışla 176,6 milyar dolara çıktı. Orijinal vadesine bakılmaksızın, vadesine bir yıl veya daha az kalan borçları kapsayan kalan vadeye göre dış borç stoku ise 243,3 milyar dolar oldu. Bankaların dış borcu geriledi Bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,6 azalarak 76,3 milyar dolara indi. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli kredi ve menkul kıymet yükümlülükleri yüzde 3 düşüşle 9,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı bankaların Türkiye’deki mevduatları yüzde 0,1 azalarak 19,7 milyar dolara gerilerken, banka dışı mevduatlar yüzde 1,7 artışla 22 milyar dolara yükseldi. Türk lirası cinsinden toplam mevduat yükümlülükleri ise yüzde 4,8 düşüşle 25,3 milyar dolar oldu. Diğer sektörlerin borcu 74,6 milyar dolar Diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,1 artarak 74,6 milyar dolara ulaştı. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri yüzde 0,8 azalarak 64,5 milyar dolara inerken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 6,6 artışla 10 milyar dolara çıktı. Dış borçta dolar ve avronun payı Kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonunda doların payı yüzde 34, avronun payı yüzde 27,1, Türk lirasının payı yüzde 25,6 oldu. Diğer döviz cinslerinin payı ise yüzde 13,3 olarak hesaplandı. Kalan vadeye göre dış borç stokunda mevduat yükümlülükleri 67 milyar dolar, kredi ve menkul kıymet yükümlülükleri ise 75,1 milyar dolar olarak kaydedildi.

Finansmanda rahatlama 2027’ye kaldı Haber

Finansmanda rahatlama 2027’ye kaldı

Yabancı finans kuruluşlarının önemli bölümü ekim ayında 100 baz puanlık indirim öngörürken, KOBİ kredilerindeki büyüme sınırının yükseltilmesi ve likidite düzenlemeleri işletmelerin finansman imkanlarını destekliyor. Uzmanlar, ilk rahatlamanın KOBİ’ler, ihracatçılar ve yatırım odaklı şirketlerde hissedileceğini, ticari kredi faizlerinde belirgin düşüşün ise 2027’nin ilk yarısında gündeme gelebileceğini değerlendiriyor. Türkiye’de enflasyondaki gerileme ve para politikasında gevşeme beklentileri, reel sektörün finansman koşullarına ilişkin umutları artırdı. Eylül ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1,84 artarken yıllık enflasyon yüzde 29,73’e geriledi. Böylece yıllık enflasyon Kasım 2021’den bu yana ilk kez yüzde 30’un altına indi. Enflasyondaki düşüş, Merkez Bankası’nın faiz politikasına yönelik beklentileri etkilerken, kredi piyasasında normalleşmenin ne zaman ve hangi kesimlerde hissedileceği de gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Faiz indirimi beklentileri güçleniyor Piyasaların odağı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 22 Ekim’de gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi. Yabancı finans kuruluşlarının faiz kararına ilişkin tahminleri farklılaşsa da kurumların önemli bölümü 100 baz puanlık indirim bekliyor. Citi, ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi öngörürken yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 35 seviyesinde koruyor. Commerzbank ve BBVA da 100 baz puanlık indirim beklentisini paylaşıyor. BBVA, dış koşullarda yeni bir bozulma yaşanmaması halinde aralık ayında da benzer büyüklükte bir indirim yapılabileceğini değerlendiriyor. Goldman Sachs ise faiz indirimi için henüz erken olduğu görüşüyle politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulmasını bekliyor. KOBİ kredilerinde yeni düzenleme Faiz kararına yönelik beklentilerin yanı sıra TCMB’nin ekim ayı başında yaptığı düzenlemeler de işletmelerin finansmana erişimi açısından önem taşıyor. Bankaların KOBİ kredilerindeki aylık büyüme sınırı yüzde 4,5’ten yüzde 5’e yükseltilirken, Türk lirası zorunlu karşılıklara ilişkin bloke tesis oranlarında da indirime gidildi. Düzenlemelerle bankaların likidite yönetiminin desteklenmesi ve işletmelere kredi sağlama imkanlarının genişletilmesi amaçlanıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de makroihtiyati adımlarla finansal sistemi ve reel ekonomiyi desteklediklerini belirtti. Kredi büyüme sınırındaki artışın ve zorunlu karşılık düzenlemelerinin bankaların likidite yönetimini güçlendireceğini ifade eden Şimşek, dezenflasyon süreciyle uyumlu, hedefli ve seçici adımların sürdürüleceğini vurguladı. Yeni düzenlemeler özellikle işletme sermayesi ve yatırım finansmanına ihtiyaç duyan şirketler açısından önem taşıyor. Ancak kredi imkanlarının genişlemesi kadar, işletmelerin kullandığı kredilerin maliyetinin ne zaman düşeceği de belirleyici olacak. Ölçülü normalleşme bekleniyor Ahlatcı Yatırım Araştırma Müdür Yardımcısı Dinçer Kurt, enflasyondaki gerilemenin TCMB’ye faiz indirimi için daha geniş bir hareket alanı sağladığını belirtti. Kurt, ekim toplantısında 100 baz puanlık indirimin olası senaryolardan biri olduğunu ifade ederken, bu adımın hızlı ve agresif bir gevşeme sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Para politikasında ölçülü bir normalleşme beklediğini belirten Kurt, enerji fiyatları, hizmet enflasyonu ve enflasyon beklentilerindeki risklerin yakından izleneceğini kaydetti. Kurt’un yıl sonu politika faizi tahmini yüzde 35 civarında bulunurken, 2027’nin ilk yarısına ilişkin beklentisi yüzde 30-32 bandında şekilleniyor. Kredi faizlerine yansıma gecikebilir Politika faizindeki olası indirimlerin ticari kredi maliyetlerine aynı hızda yansıması beklenmiyor. Bankaların mevduat maliyetleri, likidite koşulları ve makroihtiyati düzenlemeler, kredi faizlerinin seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor. Dinçer Kurt, politika faizindeki düşüşün ticari kredi faizlerine bire bir ve eş zamanlı yansımasının beklenmemesi gerektiğini belirterek, kredi maliyetlerindeki gerilemenin bankaların kaynak maliyetlerine bağlı olacağını ifade etti. Faiz indirimlerinin zaman içinde birikimli etki oluşturmasıyla ticari kredi piyasasında daha belirgin bir iyileşme yaşanabileceğini değerlendiren Kurt, politika faizi ile şirketlerin kullandığı kredilerin maliyeti arasında zaman farkı oluşabileceğine işaret etti. Belirgin rahatlama 2027’nin ilk yarısında Ticari kredi faizlerinde daha güçlü bir düşüş için 2027’nin ilk yarısını işaret eden Kurt, politika faizindeki indirimlerin birikimli hale gelmesi ve bankaların fonlama maliyetlerinin gerilemesinin bu süreçte etkili olacağını belirtti. Genel kredi faizlerinde de aynı dönemde aşağı yönlü hareket bekleyen Kurt, faiz indirimlerinin mevduat ve kredi maliyetlerine ne ölçüde yansıyacağının yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı. Öncelik KOBİ’ler ve ihracatçılar Finansmana erişimdeki iyileşmenin bütün kesimlerde aynı anda ve aynı ölçüde gerçekleşmesi beklenmiyor. Dinçer Kurt’a göre ilk rahatlama, işletme sermayesi ve yatırım finansmanı ihtiyacı bulunan reel sektör şirketlerinde görülebilir. KOBİ’ler, ihracatçılar ve yatırım yapmayı planlayan işletmeler, kredi imkanlarındaki kademeli iyileşmeden öncelikli olarak yararlanabilecek kesimler arasında bulunuyor. Buna karşılık hanehalkı kredilerinde aynı hızda bir gevşeme öngörülmüyor. TCMB’nin kredi büyüme sınırına ilişkin düzenlemesinin de kredi kanalını tamamen açmaktan ziyade finansal kaynakların yönlendirileceği alanları belirlediğini ifade eden Kurt, üretim ve yatırım odaklı bir normalleşme sürecinin öne çıkacağını belirtti. Yatırım iştahı desteklenebilir Ticari kredi faizlerindeki olası düşüşün yatırımlara etkisinde bankaların fonlama maliyetleri kritik rol oynayacak. Enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin korunması ve bankaların kaynak maliyetlerinin gerilemesi halinde ticari kredi faizlerinde daha belirgin bir normalleşme yaşanabileceği değerlendiriliyor. Böyle bir gelişmenin işletmelerin yatırım kararlarını ve işletme sermayesi finansmanını desteklemesi bekleniyor. Önümüzdeki dönemde temel beklenti, ekonominin bütün kesimlerine yayılan hızlı bir kredi genişlemesinden çok, üretim, ihracat ve yatırımları destekleyen seçici bir finansal normalleşmenin gerçekleşmesi yönünde şekilleniyor.

BIST 100 güne düşüşle başladı Haber

BIST 100 güne düşüşle başladı

Küresel piyasalarda ise yatırımcıların odağı ABD’de açıklanacak enflasyon verisine ve Fed’in Bej Kitap raporuna çevrildi. BIST 100 endeksi 12.231 puandan açıldı Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 18,71 puan ve yüzde 0,15 değer kaybederek güne 12.231,97 puandan başladı. Endeks, önceki işlem gününde alış ağırlıklı bir seyir izleyerek yüzde 0,82 yükselmiş ve günü 12.250,68 puandan tamamlamıştı. Bankacılık ve holding endekslerinde düşüş Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,17, holding endeksi ise yüzde 0,45 geriledi. Sektör endeksleri arasında farklı bir görünüm öne çıktı. Orman, kağıt ve basım sektörü yüzde 1,01 ile en fazla yükselen sektör oldu. Finansal kiralama ve faktoring endeksi ise yüzde 4,87 düşüşle en fazla değer kaybeden sektör olarak kaydedildi. Küresel piyasalar ABD enflasyon verisine odaklandı Küresel piyasalarda teknoloji şirketlerinin hisselerindeki dalgalanmalar, yükselen petrol fiyatları ve ABD bankalarının bilançolarından gelen karışık sinyaller nedeniyle yön arayışı sürüyor. Yatırımcıların gündeminde bugün açıklanacak ABD enflasyon verisi bulunuyor. Verinin, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası beklentileri üzerinde etkili olması bekleniyor. Fed’in Bej Kitap raporu da yurt dışı piyasalarda takip edilecek gelişmeler arasında yer alıyor. TCMB Başkanı Karahan’dan Türk lirası mesajı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Bangkok’ta gerçekleştirdiği “Türkiye’de Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası” başlıklı sunumda, yüksek enerji fiyatlarına rağmen temel enflasyondaki yavaşlamaya dikkat çekti. Karahan, sıkı para politikası altında Türk lirasına yönelik tercihin güçlü kalmaya devam ettiğini belirtti. Fon çıkışlarının, yerleşiklerin TL cinsi varlıklara yönelik tercihini kayda değer ölçüde zayıflatmadığını ifade etti. BIST 100’de 12.100 ve 12.000 puan destek konumunda Analistler, yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu belirtirken BIST 100 endeksinde teknik seviyelerin izleneceğini değerlendiriyor. Endekste 12.100 ve 12.000 puan seviyeleri destek, 12.400 ve 12.500 puan seviyeleri ise direnç olarak öne çıkıyor. Küresel piyasalardaki gelişmeler ve ABD enflasyon verisinin, Borsa İstanbul’da gün içindeki fiyatlamalar üzerinde etkili olması bekleniyor.

Küresel ekonominin patronları İstanbul’da buluşuyor Haber

Küresel ekonominin patronları İstanbul’da buluşuyor

Fed ve İngiltere Merkez Bankası’ndan üst düzey isimlerin de katılacağı forumda faiz, borçluluk, yapay zeka ve küresel ekonomik belirsizlikler masaya yatırılacak. Küresel ekonomide faiz politikaları, artan borçluluk ve jeopolitik belirsizliklerin öne çıktığı bir dönemde merkez bankalarının üst düzey yöneticileri İstanbul’da buluşacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ev sahipliğinde düzenlenecek İstanbul Ekonomi Forumu, 8-9 Ekim tarihlerinde İstanbul Finans Merkezi’ndeki TCMB yerleşkesinde gerçekleştirilecek. Forumda farklı bölgelerden merkez bankası başkanları, başkan yardımcıları, bakanlar ve üst düzey politika yapıcıları bir araya gelecek. 16 merkez bankası başkanı katılacak İstanbul Ekonomi Forumu’na 2 bakan, 16 merkez bankası başkanı ve 8 merkez bankası başkan yardımcısının katılması bekleniyor. Katılımcılar arasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan da bulunuyor. ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller ve İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey de forumda yer alacak üst düzey isimler arasında bulunuyor. Para politikası masada Forumun temel gündem maddeleri arasında küresel ekonomide artan parçalanma ve belirsizlik ortamında para politikalarının nasıl şekilleneceği yer alıyor. Merkez bankalarının değişen küresel koşullara vereceği tepkiler, para politikası kararlarının büyüme ve enflasyon üzerindeki etkileri ile finansal istikrar açısından ortaya çıkabilecek sonuçlar değerlendirilecek. Borç yükü tartışılacak Küresel ekonominin önemli gündem başlıklarından biri olan borç dinamikleri de forum kapsamında ele alınacak. Kamu ve özel sektör borçluluğu, yükselen borçlanma maliyetleri ve finansman koşullarındaki değişimlerin ekonomik büyüme ve finansal istikrar üzerindeki etkileri değerlendirilecek. Yapay zeka da gündemde Forumda para politikalarının yanı sıra teknolojik dönüşümün ekonomi üzerindeki etkileri de tartışılacak. Yapay zeka ve dijital inovasyonun makroekonomik politikalar, verimlilik, finansal sistem ve merkez bankacılığı üzerindeki etkileri ele alınacak. Teknolojik gelişmelerin ekonomik karar alma süreçlerinde oluşturduğu fırsatlar ve yeni riskler de gündemin önemli başlıkları arasında bulunacak. Küresel işbirliği hedefleniyor İstanbul Ekonomi Forumu’nun farklı ülkelerden politika yapıcıları aynı platformda buluşturarak uluslararası ekonomik diyaloğu güçlendirmesi hedefleniyor. Merkez bankaları arasındaki işbirliğinin geliştirilmesinin yanı sıra küresel ekonominin daha dayanıklı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasına yönelik politikalar da değerlendirilecek. İstanbul Ekonomi Forumu, 8-9 Ekim tarihlerinde İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Emekli zammında ilk tablo netleşti Haber

Emekli zammında ilk tablo netleşti

Temmuz, ağustos ve eylül aylarındaki enflasyonun birikimli etkisi yüzde 5,56 olurken, yıl sonu beklentilerine göre zam oranının yüzde 9,04 ile yüzde 10,11 arasında oluşabileceği hesaplanıyor. İlk üç ay tamamlandı SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin ocak ve temmuz aylarında alacağı zam, önceki altı aylık dönemde gerçekleşen TÜFE artışına göre belirleniyor. 2026'nın ikinci yarısında temmuz ayında yüzde 1,78, ağustosta yüzde 1,84 ve eylülde yüzde 1,84 enflasyon gerçekleşti. Böylece üç aylık dönemde birikimli enflasyon yüzde 5,56'ya ulaştı. Ocak 2027'de uygulanacak kesin zam oranının belirlenmesi için ekim, kasım ve aralık ayı enflasyon verilerinin açıklanması gerekiyor. İlk senaryo yüzde 10,07 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'nde 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,61'e yükseldi. Bu beklentinin gerçekleşmesi halinde 2026'nın ikinci yarısındaki altı aylık enflasyonun yaklaşık yüzde 10,07 olması hesaplanıyor. Bu durumda SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027 zammı da yaklaşık yüzde 10,07 seviyesinde oluşacak. OVP senaryosu yüzde 9,04 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'da 2026 yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 28,4 olarak belirlendi. Bu hedefin gerçekleşmesi halinde yılın ikinci yarısındaki altı aylık enflasyonun yaklaşık yüzde 9,04 olması bekleniyor. Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027 zammı yüzde 9,04 civarında gerçekleşebilir. AA Finans yüzde 10,11 AA Finans'ın eylül ayı Enflasyon Beklenti Anketi'nde ekonomistlerin 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi ortalama yüzde 29,66 oldu. Bu tahminin gerçekleşmesi halinde 2026'nın ikinci yarısındaki altı aylık enflasyonun yaklaşık yüzde 10,11'e ulaşacağı hesaplanıyor. Bu senaryoda emeklilerin Ocak 2027 zammı yüzde 10,11 seviyesine çıkabilir. Üç zam senaryosu Mevcut yıl sonu enflasyon beklentilerine göre Ocak 2027 için üç farklı senaryo öne çıkıyor: TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi: yüzde 10,07 Orta Vadeli Program: yüzde 9,04 AA Finans Beklenti Anketi: yüzde 10,11 Buna göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin altı aylık enflasyona bağlı zam oranının yüzde 9,04 ile yüzde 10,11 arasında oluşması bekleniyor. Taban maaş ayrı hesaplanacak Mevcut en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL seviyesinde bulunuyor. Bu tutarın söz konusu zam oranlarıyla artırılması halinde yaklaşık 25 bin 681 TL ile 25 bin 933 TL arasında bir rakam ortaya çıkıyor. Ancak en düşük emekli aylığı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin kök maaşlarına uygulanan altı aylık enflasyon oranıyla otomatik olarak belirlenmiyor. Taban aylığın artırılması için ayrıca yasal düzenleme gerekiyor. Son üç veri bekleniyor Ocak 2027 emekli zammının kesinleşmesi için ekim, kasım ve aralık ayı enflasyon verileri takip edilecek. Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte 2026'nın ikinci yarısındaki altı aylık toplam enflasyon kesinleşecek. Böylece SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027'de alacağı zam oranı da netleşmiş olacak. En düşük emekli aylığının ne kadar olacağı ise altı aylık enflasyonun ardından yapılacak yasal düzenlemeyle kesinleşecek.

Papel'in elektronik para faaliyet izni iptal edildi Haber

Papel'in elektronik para faaliyet izni iptal edildi

Karar Resmi Gazete'de yayımlanırken, şirket hakkında yasa dışı bahis gelirlerinin aklandığı iddiasıyla yürütülen soruşturmaya ilişkin hazırlanan iddianamede 44 şüpheli için hapis cezası talep edilmişti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.'ye verilen elektronik para kuruluşu olarak faaliyette bulunma izninin iptal edildiğini açıkladı. Karar, Resmi Gazete'de yayımlandı. Faaliyet izni hangi gerekçeyle iptal edildi? Resmi Gazete'de yayımlanan kararda, Papel'e 27 Ekim 2022 tarihli ve 11334/20933 sayılı Banka kararıyla verilen elektronik para kuruluşu olarak faaliyette bulunma izninin, 6493 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri kapsamında iptal edildiği belirtildi. Kararda, Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (e) bentleri, 19. maddesi ve 21. maddesinin sekizinci fıkrasına atıf yapıldı. Papel hakkında soruşturma yürütülmüştü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, yasa dışı bahis gelirlerinin Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. üzerinden aklandığı iddiası incelendi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası denetim raporu ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları doğrultusunda yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 44 şüpheli hakkında 9 yıldan 27 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası talep edildi. Söz konusu iddialar, yargı sürecinde değerlendirilmek üzere iddianamede yer aldı. Beş şüpheli örgüt yöneticisi olarak gösterildi İddianamede, haklarında yakalama kararı bulunan Seyhan İbrahim Yıldırım, Ferit Samuray, Asil Ersoydan, Ahmet Avar ve Erol Albayrak, "örgüt yöneticisi" olarak yer aldı. Diğer 39 şüpheli ise "örgüt üyesi" olarak gösterildi. İddianamede yer verilen MASAK raporunda, Papel ve alt bayileri hakkında yasa dışı bahis, POS cihazlarının amaç dışı kullanımı ve şüpheli para transferleriyle ilgili çok sayıda istihbari bilgi bulunduğu belirtildi. Raporda, Papel'e farklı kişilerden yüksek sayıda ve tutarda transferler yapıldığı, bu işlemlerin yasa dışı bahis faaliyetlerine aracılık ettiği yönünde değerlendirmelere yer verildi. MASAK raporunda ticari faaliyet incelemesi MASAK raporunda, Papel tarafından alt üye iş yeri olarak sanal POS kullandırılan bazı işletmelerin kişisel ve ticari geçmişleri hakkında yeterli bilgi bulunmadığı iddia edildi. Raporda, mali gücü ve sermaye birikimi sınırlı kişiler tarafından kurulduğu belirtilen bazı şirketlerin, kısa zaman aralıklarında yüksek tutarlı işlemler gerçekleştirdiği ve bu işlemlerin olağan ticari faaliyetlerle uyumsuz olduğu yönündeki değerlendirmeler aktarıldı. Firma hesaplarındaki işlemlerin, işlem gerçekleştiren kişilerin profilleriyle uyumsuz olduğuna ilişkin tespitlere de yer verildi. Bu kapsamda, yasa dışı bahis işlemlerine aracılık ettiği öne sürülen gerçek ve tüzel kişilerle Papel arasında transferler bulunduğu belirtildi. Sermaye artışları ve finansman hareketleri incelendi Raporda, Papel'in kuruluşundan itibaren tek ortağı Seyhan İbrahim Yıldırım tarafından finanse edildiği, finansmanın önemli bölümünün yüksek tutarlı nakit yatırma işlemlerine dayandığı ifade edildi. Nakit kaynakların ekonomik ve ticari niteliğinin raporda açıklanamadığı öne sürülürken, şirketin düşük satış ve sürekli zarar beyanlarına rağmen sermaye artışlarını sürdürdüğü belirtildi. İddianamede, şirketin mal ve hizmet alımlarının satışlarına kıyasla yüksek seyrettiğine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. İşlem hacmi 1,5 milyar TL olarak kaydedildi Raporda, incelenen para transferlerinin yaklaşık işlem hacminin 1,5 milyar TL'ye ulaştığı belirtildi. Vergi Dairesi Otomasyon Projesi (VEDOP) ve Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) kayıtları üzerinden yapılan incelemelerde, Papel'in sermaye, alacak, satış ve kâr-zarar kalemleri değerlendirildi. İddianamede, şirketin 2020'de kurulduğu ve 27 Ekim 2022'de TCMB'den faaliyet izni aldığı aktarıldı. Şirketin kuruluşunda 7 milyon TL olarak taahhüt edilen sermayesinin 2021'de 10 milyon TL'ye, 2022'de 50 milyon TL'ye, 2023'te 150 milyon TL'ye ve 2024'te 300 milyon TL'ye yükseldiği kaydedildi. Şirketin düşük net satışları ve sürekli zarar beyanlarıyla birlikte sermaye artışlarının sürdürülmesi, iddianamede dikkat çekici bir unsur olarak değerlendirildi. 43 bin 488 müşteriyle bağlantı tespit edildiği belirtildi İddianamede yer verilen TCMB dış denetim raporunda, Papel'in işlem hacminde cüzdandan cüzdana transferlerin önemli bir paya sahip olduğu belirtildi. Rapora göre, inceleme dönemindeki toplam cüzdan işlem hacminin yaklaşık yüzde 55'i cüzdandan cüzdana transfer, yüzde 22'si bankadan yükleme, yüzde 16'sı bankaya transfer ve yüzde 6'sı IBAN'a transfer işlemlerinden oluştu. Ayrıca düşük bankadan yükleme hacmine rağmen yüksek tutarlı cüzdandan cüzdana transfer gerçekleştiren 31 bin 115 kullanıcı bulunduğu aktarıldı. TÖDEB tarafından yasa dışı bahisle ilişkili olduğu bildirilen 238 hesapla bağlantılı 43 bin 488 farklı müşterinin tespit edildiği belirtildi. En az 25 yasa dışı bahis bağlantılı müşteriyle ilişkisi bulunan 337 merkez müşteriden 127'sinin aktif olduğu, ağ analizi sonucunda ise 1.777 aktif yüksek riskli müşterinin belirlendiği kaydedildi. Raporda, söz konusu işlemlerin daha önce Papel'in dolandırıcılık önleme kuralları (Fraud) tarafından tespit edildiği, ancak bu işlemlere ilişkin gerekli aksiyonların alınmadığının aktarıldığı belirtildi. Dijital incelemelerde bahis bağlantılı bulgular İddianamede, Papel bünyesinde kullanılan bilgisayarların incelenmesi sırasında yasa dışı bahisle bağlantılı dijital bulgulara ulaşıldığı ifade edildi. Raporda, müşteri hesapları üzerinden "random" olarak adlandırılan işlemlerin yaygın ve sistematik biçimde kullanıldığı belirtildi. İşlem akışlarının münferit müşteri hareketleriyle sınırlı olmayabileceği, yasa dışı bahis ve benzeri yüksek riskli faaliyetlerden kaynaklanan fonların elektronik para hesapları üzerinden aktarılması ihtimalini güçlendiren örüntüler bulunduğu değerlendirmesine yer verildi. Çalışan yazışmaları iddianamede yer aldı İddianamede, en az 14 yasa dışı bahis sitesi olmak üzere çeşitli bahis ve kumar platformlarına ilişkin kayıt, görsel, e-posta, sosyal medya paylaşımı, müşteri beyanı ve işlem açıklamalarının bulunduğu belirtildi. Bazı sosyal medya paylaşımlarında Papel'in doğrudan ödeme veya yatırım yöntemi olarak gösterildiği, Papel üzerinden yatırım yapan kullanıcılara özel bonus ve promosyonlar sunulduğu iddia edildi. Müşteri yazışmalarında bahis sitelerine para yatırma, mobil bahis ve hesap kullanımıyla ilgili ifadelerin bulunduğu aktarıldı. Bazı hesapların kiralık hesap olarak değerlendirildiği, kullanıcıların hesap şifrelerini bahis siteleriyle paylaştığı ve bazı hesaplarda yüksek hacimli para hareketlerinin görüldüğü belirtildi. İddianamede, yüksek tutarlı işlemlerin kısa süre içerisinde sistem dışına aktarıldığı yönündeki tespitler de yer aldı. Şüpheliler hakkında istenen cezalar İddianamede, haklarında yakalama kararı bulunan Seyhan İbrahim Yıldırım, Ferit Samuray, Asil Ersoydan, Ahmet Avar ve Erol Albayrak hakkında çeşitli suçlardan 12'şer yıldan 27'şer yıla kadar hapis cezası talep edildi. Bu kapsamda şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında mal varlığı değerlerini yurt dışına çıkarmak, kişileri yasa dışı bahis veya şans oyunlarına teşvik etmek ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak yer aldı. Diğer 39 şüpheli hakkında ise suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, mal varlığı değerlerini yurt dışına çıkarmak ve kişileri yasa dışı bahis veya şans oyunlarına teşvik etmek suçlarından 9'ar yıldan 22'şer yıla kadar hapis cezası istendi. Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere asliye ceza mahkemesine gönderildi.

Borsa İstanbul’daki sert dalga dünya basınının gündeminde Haber

Borsa İstanbul’daki sert dalga dünya basınının gündeminde

Financial Times, yatırım fonlarından yaklaşık 1 milyar dolarlık çıkış yaşandığını aktarırken, Reuters Sermaye Piyasası Kurulu’nun 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve iki yıl süreyle işlem yasağı uyguladığını bildirdi. IntelliNews ise Pusula Portföy’de başlayan likidite sıkışıklığının piyasalardaki etkilerini mercek altına aldı. BIST 100 endeksinde yaşanan sert kayıplar, yatırım fonlarında ortaya çıkan nakit ihtiyacı ve bazı hisselerde yoğunlaşan pozisyonlar nedeniyle piyasalardaki kırılganlık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Financial Times, yaşanan dalgalanmanın Türkiye’nin uluslararası yatırımcı güvenini artırmaya yönelik ekonomi politikalarının uygulandığı bir döneme denk geldiğine dikkat çekti. Fonlardan yaklaşık 1 milyar dolar çıkış Financial Times’ın haberine göre BIST 100 endeksi çarşamba günü yüzde 5’in üzerinde geriledi. Bu düşüş, bir önceki gün yaşanan yüzde 2’yi aşan kaybın ardından geldi. Satış dalgasının, Pusula Portföy’ün bazı para piyasası ve yatırım fonlarında yatırımcıların geri ödeme taleplerinin karşılanamadığını açıklamasının ardından hızlandığı belirtildi. Fonlardan çıkışların yaklaşık 1 milyar dolara ulaşması, piyasadaki likidite endişelerini artırdı. FT’nin aktardığı değerlendirmelerde, son dönemde bazı yerel fonların halka açıklık oranı düşük ve birbiriyle bağlantılı şirketlerin hisselerinde yoğun pozisyonlar oluşturmasının fiyatlamalar üzerinde etkili olduğu ifade edildi. Yüksek getirilerin yeni yatırımcı girişlerini desteklediği, çıkışların başlamasıyla birlikte ise aynı mekanizmanın ters yönde çalışabileceği belirtildi. SPK’dan 38 kişi hakkında suç duyurusu Reuters, SPK’nın Katılımevim, Gündoğdu Gıda ve Destek Finans Faktoring hisselerindeki işlemlerle bağlantılı olarak 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi. Kurul ayrıca söz konusu kişilere Borsa İstanbul’da iki yıl süreyle işlem yasağı uyguladı. Reuters’ın haberine göre Pusula Portföy’e de iki yıllık işlem yasağı getirildi ve şirket yöneticileri savcılığa sevk edilen isimler arasında yer aldı. Reuters, sert düşüşlere rağmen incelemeye konu üç şirketin hisselerinin yılbaşından bu yana yüksek seviyelerde bulunduğuna dikkat çekti. Katılımevim hisselerinin son iki haftada yaklaşık yüzde 59 gerilemesine rağmen yılbaşından bu yana yüzde 300’ün üzerinde, Gündoğdu Gıda’nın temmuz sonundaki zirvesinden yüzde 75’in üzerinde düşmesine rağmen yılbaşından bu yana yüzde 140’ın üzerinde, Destek Finans Faktoring’in ise temmuz başındaki zirvesinden yüzde 37 gerilemesine rağmen yılbaşından bu yana yüzde 300’ün üzerinde yükseldiği aktarıldı. Intellinews: Likidite krizi piyasalara yayıldı IntelliNews, Pusula Holding ve Pusula Portföy’de yaşanan gelişmelerin Borsa İstanbul ve tahvil piyasalarındaki etkilerini ele aldı. Haberde Pusula Portföy fonlarından 28 Ağustos sonrasında yaklaşık 133 milyar liralık çıkış gerçekleştiği ve 15 Eylül’de bazı fonlarda yatırımcıların pay iade ödemelerinin karşılanamaması nedeniyle temerrüt oluştuğu aktarıldı. IntelliNews ayrıca gelişmelerin banka dışı finans, tasarruf finansmanı ve portföy yönetimi sektörlerindeki kırılganlık tartışmalarını artırdığını yazdı. Yayın organının 17 Eylül tarihli haberinde, likidite sorunlarının Pusula dışındaki bazı portföy yönetim şirketlerine de yayıldığı belirtildi. FT: Şimşek için önemli bir sınav Financial Times, piyasalardaki dalgalanmanın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi programıyla Türkiye’nin uluslararası ekonomik güvenilirliğini güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde yaşandığına dikkat çekti. RBC BlueBay Asset Management Kıdemli Ülke Stratejisti Timothy Ash, FT’ye yaptığı değerlendirmede gelişmeleri Şimşek açısından şimdiye kadarki en önemli sınavlardan biri olarak nitelendirdi. Bu değerlendirme Ash’e ait olup FT’nin haberinde yer aldı. Yeni düzenleyici adımlar devrede Piyasalardaki dalgalanmanın ardından düzenleyici kurumların müdahaleleri de hızlandı. Reuters’ın 17 Eylül tarihli haberine göre TCMB, piyasadaki likidite koşullarını desteklemek amacıyla repo fonlamasını 300 milyar liraya yükseltti. SPK ise yedi portföy yönetim şirketinin yönettiği bazı fonlara ilişkin alım-satım işlemlerini durdurdu ve toplam 130 fonun tasfiye edilmesine karar verdi. Finansal İstikrar Komitesi ise gelişmelerin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarında ortaya çıkan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını açıkladı. Yetkililerin aldığı önlemler sonrasında Borsa İstanbul’da perşembe günü toparlanma görüldü. Borsa İstanbul’daki gelişmelerin bundan sonraki seyri; fonlardaki likidite koşulları, düzenleyici adımlar, yatırımcı güveni ve soruşturmaların sonuçlarıyla birlikte izlenecek.

TCMB faiz kararını açıkladı Haber

TCMB faiz kararını açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, 10 Eylül 2026 Perşembe günü gerçekleştirdiği toplantının ardından merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. TCMB ayrıca gecelik vadede borç verme faizini yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde değiştirmedi. Faiz oranlarında değişiklik yapılmadı Eylül toplantısında faiz oranlarında değişikliğe gitmeyen Para Politikası Kurulu, para politikası duruşunu mevcut seviyelerde korudu. TCMB’nin karar metninde, son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin verilerin ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi. Öte yandan Kurul, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti. Ocak ayından bu yana yeni indirim yok TCMB, 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısı olan 22 Ocak'ta politika faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye indirmişti. Aynı toplantıda gecelik borç verme faizi yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e çekilmişti. Ocak ayındaki indirimin ardından 12 Mart, 22 Nisan, 11 Haziran ve 23 Temmuz tarihlerindeki PPK toplantılarında politika faizi yüzde 37’de sabit tutuldu. Eylül toplantısında alınan son kararla birlikte, yaklaşık sekiz aydır politika faizinde yeni bir indirime gidilmemiş oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.