SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tahvil Getirileri

Ekometre - Tahvil Getirileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahvil Getirileri haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ABD’de mortgage faizi 3 yılın zirvesine çıktı Haber

ABD’de mortgage faizi 3 yılın zirvesine çıktı

Mortgage Bankalar Birliği (MBA), 2 Ekim’de sona eren haftaya ilişkin mortgage başvuru verilerini açıkladı. Buna göre ABD’de 30 yıl vadeli mortgage için ortalama faiz oranı bir önceki haftadaki yüzde 7,30 seviyesinden yüzde 7,49’a yükseldi. Aynı haftada toplam mortgage başvuruları önceki haftaya göre yüzde 4,2 azalırken, yüksek faiz oranlarının hem yeni konut alıcılarını hem de mevcut kredilerini yeniden finanse etmek isteyenleri etkilediği görüldü. Konut kredisi başvuruları geriledi Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre konut satın almak amacıyla yapılan mortgage başvuruları yüzde 2 düştü. Yeniden finansman başvurularında ise düşüş daha belirgin oldu. Başvurular haftalık bazda yüzde 8 geriledi. Bu tablo, yüksek borçlanma maliyetlerinin ABD konut piyasasında hem yeni talebi hem de mevcut kredilerin yeniden yapılandırılmasına yönelik ilgiyi sınırladığını gösterdi. 15 yıllık mortgage faizi de yükseldi ABD’de 15 yıl vadeli mortgage için ortalama faiz oranı da yükseldi. Bir önceki hafta yüzde 6,56 olan faiz oranı, geçen hafta yüzde 6,71’e çıktı. Farklı vadelerde mortgage faizlerinin yükselmesi, konut finansmanında borçlanma maliyetlerinin daha da artmasına neden olurken, konut piyasasındaki talep üzerindeki baskıyı güçlendirdi. Faiz artışında tahvil getirileri etkili oldu MBA Başkan Yardımcısı Joel Kan, 30 yıl vadeli sabit mortgage faizinin Hazine tahvili getirilerindeki yükselişin etkisiyle geçen hafta son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. Kan, yükselen faizlerin özellikle yeniden finansman talebini ciddi ölçüde sınırladığını ifade etti. Yüksek maliyet konut alıcılarını beklemeye yöneltti Kan, mevcut mortgage faizleriyle yeniden finansman yapmayı tercih eden konut sahiplerinin sayısının oldukça sınırlı olduğunu belirtti. Borçlanma maliyetlerindeki hızlı yükselişin ise birçok potansiyel alıcının konut piyasasından çekilmesine yol açtığını söyledi. Mortgage faizlerinin bir yıl önceye kıyasla yaklaşık 1 puan daha yüksek olduğuna dikkat çeken Kan, yeniden finansman başvurularının geçen hafta 2025’ten bu yana en düşük seviyesine gerilediğini kaydetti. ABD’de mortgage faizlerindeki yükseliş, yüksek borçlanma maliyetlerinin konut talebi üzerindeki etkisini yeniden ortaya koyarken, faizlerin seyri konut piyasasının önümüzdeki dönemdeki görünümü açısından belirleyici olmaya devam ediyor.

New York Borsası haftaya yükselişle başladı Haber

New York Borsası haftaya yükselişle başladı

ABD hisse senetleri, enerji fiyatlarındaki gerileme ve tahvil getirilerindeki düşüşün etkisiyle haftaya pozitif başladı. Açılışta Dow Jones endeksi 254 puan artarak 51 bin 936,76 seviyesine yükseldi. S&P 500 endeksi yüzde 0,55 değer kazanarak 7 bin 692,83 puana çıktı. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise yüzde 0,76 yükselişle 26 bin 723,19 puana ulaştı. Nasdaq, üç ana endeks arasında en güçlü açılışı gerçekleştirdi. Petrol fiyatlarındaki düşüş piyasaları destekledi Piyasalardaki olumlu havanın temel unsurlarından biri petrol fiyatlarındaki gerileme oldu. Brent petrolün varil fiyatı, Orta Doğu’da diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine yönelik beklentiler ve Körfez bölgesindeki arz akışının toparlandığına ilişkin işaretlerle 101 dolar seviyesine geriledi. Enerji fiyatlarındaki düşüş, son dönemde artan maliyetlerin enflasyon üzerindeki baskısını azaltabileceği beklentisini güçlendirdi. Bu gelişme, küresel hisse senedi piyasalarında risk iştahını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. ABD tahvil getirileri geriledi Wall Street’te yükselişi destekleyen bir diğer gelişme tahvil piyasasında yaşandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi, geçen hafta yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkmasının ardından yeni haftada geri çekildi. Uzun vadeli tahvil faizlerindeki düşüş, özellikle teknoloji ve büyüme şirketlerinin değerlemeleri üzerindeki baskıyı hafifletti. Faizlerdeki gerileme, yatırımcıların yeniden daha riskli varlıklara yönelmesine katkı sağladı. Piyasalarda Trump-Şi zirvesi izleniyor ABD ile Çin arasındaki diplomatik temaslar da yatırımcıların gündemindeki önemli başlıklardan biri oldu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, New York’taki görüşmelerini tamamladı. Görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında 24 Eylül’de yapılması planlanan zirvenin gündemini şekillendirmesi bekleniyor. Zirvede ticaret ateşkesinin sürdürülmesi, yapay zekâ, kritik tedarik zincirleri ve jeopolitik gelişmelerin ele alınması öngörülüyor. İki ülke arasında kapsamlı bir politika değişikliği beklentisi sınırlı kalırken, ticari gerilimin yeniden tırmanmaması piyasalarda olumlu karşılanıyor. Yapay zekâ hisselerinde toparlanma Geçen hafta satış baskısıyla karşılaşan teknoloji ve yarı iletken şirketlerinde yeni haftada toparlanma görüldü. Yapay zekâ talebinin güçlü kalmaya devam ettiğine ilişkin değerlendirmeler, teknoloji hisselerine yönelik ilgiyi destekledi. Intel, AMD ve Super Micro Computer gibi çip ve yapay zekâ yatırımlarıyla bağlantılı şirketlerde yükselişler görüldü. Yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımların devam etmesi, sektör hisselerinde toparlanmayı destekleyen temel unsurlar arasında yer aldı. Accenture ve Anthropic’ten 2 milyar dolarlık yapay zekâ anlaşması Teknoloji sektöründe öne çıkan gelişmelerden biri, Accenture ile Anthropic arasında yapılan yeni anlaşma oldu. İki şirket, ileri yapay zekâ modellerinin bağımsız olarak değerlendirilmesi ve güvenlik testlerinin yürütülmesi amacıyla önümüzdeki beş yıl içinde toplam en az 2 milyar dolarlık kaynak ayıracaklarını açıkladı. Anlaşmanın ardından Accenture hisselerinde yükseliş görülürken, gelişme yapay zekâ güvenliği ve altyapısına yönelik yatırımların devam ettiğine ilişkin beklentileri destekledi. Fed politikası belirsizliği sürüyor Borsalardaki yükselişe rağmen para politikası kaynaklı riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Fed, geçen hafta politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Piyasalarda ekim ayında yeni bir faiz artışı yapılabileceğine ilişkin beklentiler de izlenmeye devam ediyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, güçlü talebin enerji ve diğer arz şoklarıyla birleşmesi halinde enflasyon baskısının artabileceğine dikkat çekti. Yatırımcılar, enerji fiyatlarındaki gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin önümüzdeki günlerde vereceği mesajları da takip edecek. Piyasaların gündeminde dört başlık var Wall Street’te haftanın kalanında Fed yetkililerinin faiz politikasına ilişkin açıklamaları, Trump-Şi zirvesinden çıkacak mesajlar, ABD ile İran arasında doğrudan temas kurulma ihtimali ve petrol fiyatlarının seyri öne çıkacak. Enerji fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi ve tahvil getirilerinin gerilemesi, hisse senedi piyasalarındaki olumlu havayı destekleyebilir. Buna karşılık enflasyon veya faiz artışı beklentilerinin güçlenmesi, piyasalarda oynaklığın yeniden artmasına neden olabilir.

Altın haftaya düşüşle başladı: Gözler ABD enflasyonunda Haber

Altın haftaya düşüşle başladı: Gözler ABD enflasyonunda

Ons altın 4 bin 389 dolara, gram altın ise 6 bin 833 TL’ye kadar geriledi. Piyasalar bu hafta ABD’nin üretici ve tüketici enflasyonu verilerine odaklanırken, Goldman Sachs 2026 yıl sonu için 4 bin 900 dolarlık altın tahminini koruyor. Altın piyasasında kısa vadeli faiz baskısı ile uzun vadeli yükseliş beklentisi aynı anda fiyatlanıyor. Güçlü ABD istihdam verisi, Fed’in faiz politikasına ilişkin daha şahin beklentileri desteklerken, merkez bankalarının altın alımları ve güvenli liman talebi değerli metaldeki düşüşü sınırlayan unsurlar olarak öne çıkıyor. Ons altın 4 bin 389 dolara geriledi Spot altın, güçlü ABD istihdam verisinin ardından satış baskısıyla 4 bin 389,82 dolara kadar geriledi. Değerli metal, yüzde 0,5 kayıpla 4 bin 408,29 dolar civarında işlem gördü. Altın fiyatları cuma günü de yaklaşık yüzde 1 değer kaybetmişti. Böylece değerli metalde haftanın ilk işlem gününde de aşağı yönlü hareket devam etti. Gram altında 6 bin 833 TL seviyesi görüldü Yurt içi piyasalarda gram altın da ons altındaki düşüşe paralel olarak geriledi. Cuma günü 6 bin 994 TL’ye kadar yükselen gram altın, daha sonra 6 bin 774 TL’ye kadar çekilmiş ve günü yaklaşık 6 bin 897 TL seviyesinde tamamlamıştı. Yeni haftaya 6 bin 877 TL’den başlayan gram altın, gün içinde 6 bin 833 TL’ye kadar geriledi. Fiyat daha sonra 6 bin 856 TL civarında dengelendi. Güçlü istihdam Fed beklentilerini değiştirdi Altındaki satış baskısının temel nedenlerinden biri, cuma günü açıklanan ABD istihdam verisi oldu. Tarım dışı istihdam ağustos ayında beklentilerin belirgin biçimde üzerinde artarken, işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde sabit kaldı. İşgücü piyasasının güçlü görünümünü koruması, Fed’in eylül ayında faiz artırabileceğine ilişkin beklentilerin tamamen ortadan kalkmasını engelledi. Faiz artışı ihtimalinin canlı kalması ise tahvil getirileri ve dolar kanalı üzerinden altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Piyasalar ABD enflasyonuna odaklandı Altın açısından bu haftanın en önemli gündem maddesi ABD enflasyon verileri olacak. ABD üretici fiyat endeksi perşembe günü, tüketici fiyat endeksi ise cuma günü açıklanacak. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, istihdam verisinin altın üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğunu ancak verinin tek başına eylül ayında faiz artışını kesinleştirmediğini belirtti. Waterer’a göre Fed’in önümüzdeki dönemdeki faiz politikasının şekillenmesi açısından eksik parça ABD tüketici enflasyonu olacak. Altındaki geri çekilme kalıcı mı? Piyasanın yakından izlediği bir diğer konu ise son düşüşün yeni bir satış dalgasının başlangıcı mı yoksa geçici bir düzeltme mi olduğu. Vantage Markets Kıdemli Analisti Hebe Chen, yükselen petrol fiyatları, yüksek ABD Hazine tahvili getirileri ve güçlü istihdam verisinin ardından güçlenen daha şahin Fed beklentilerinin altın için yeniden olumsuz bir ortam oluşturduğunu belirtti. Chen’e göre üretici veya tüketici enflasyonunun güçlü gelmesi, faiz artışı beklentilerini daha fazla destekleyebilir. Böyle bir senaryoda 4 bin 400 dolar seviyesindeki savunmanın kırılması gündeme gelebilir. Buna karşılık enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması, altın üzerindeki kısa vadeli baskının hafiflemesini sağlayabilir. Ancak Chen, yalnızca zayıf bir enflasyon verisinin altın fiyatlarında kalıcı bir yön değişikliğini garanti etmeyebileceğine dikkat çekti. 4 bin 379 dolar desteği izleniyor Teknik görünümde spot altın için 4 bin 379 dolar seviyesi kritik destek olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması halinde 4 bin 281–4 bin 342 dolar aralığının gündeme gelebileceği belirtiliyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4 bin 440 dolar ilk önemli dirençlerden biri olarak izleniyor. Bu seviyenin aşılması halinde yüzde 50 düzeltme seviyesi olan 4 bin 489 dolar yeniden hedef haline gelebilir. Goldman Sachs: Yıl sonunda 4 bin 900 dolar Kısa vadede faiz baskısıyla karşı karşıya kalan altın için uzun vadeli görünüm ise güçlü kalmayı sürdürüyor. Goldman Sachs Küresel Emtia Araştırmaları Eş Başkanı Daan Struyven, merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesinin fiyatlar açısından önemli bir destek oluşturduğunu belirtti. Goldman Sachs, ons altının 2026 yıl sonunda 4 bin 900 dolara ulaşacağı yönündeki tahminini koruyor. Merkez bankalarının altın talebi sürüyor Struyven, merkez bankası yönetimine ilişkin belirsizliklerin arttığı, mali görünümün bozulduğu veya tahvil ve döviz piyasalarına alışılmadık müdahalelerin gündeme geldiği dönemlerde altının koruma aracı olarak öne çıktığını ifade etti. Bu nedenle merkez bankalarının altın alımları ve portföy çeşitlendirme talebi, yüksek faiz baskısına rağmen değerli metalin uzun vadeli görünümünü destekleyen temel unsurlar arasında bulunuyor. Altında kısa vadede Fed, uzun vadede merkez bankaları belirleyici Altının kısa vadeli yönünde bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri belirleyici olacak. Enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed’in faiz politikasına ilişkin daha şahin beklentileri güçlendirerek tahvil getirilerini yukarı çekebilir ve altın üzerindeki satış baskısını artırabilir. Zayıf enflasyon verileri ise değerli metalde kısa vadeli bir toparlanma alanı oluşturabilir. Bununla birlikte Goldman Sachs’ın 2026 yıl sonu için 4 bin 900 dolarlık ons altın tahminini koruması, merkez bankası alımları ve çeşitlendirme talebi gibi yapısal faktörlerin uzun vadeli yükseliş beklentisini desteklemeye devam ettiğine işaret ediyor.

Gram altın 5,5 ayın zirvesinde Haber

Gram altın 5,5 ayın zirvesinde

Zirvenin ardından kâr satışları görülürken, altının yönünde bu hafta ABD PCE enflasyon verisi ile Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’daki mesajları belirleyici olacak. Altın fiyatlarında yeni haftaya sert hareketlerle başlandı. Küresel piyasalardaki güçlü seyir gram altını 7 bin 262 TL’ye taşıdı. Böylece gram altın, yaklaşık 5,5 ay sonra yeniden 13 Mart’tan bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak zirvenin ardından piyasalarda kâr satışları etkili oldu. Yatırımcıların gözü şimdi, altındaki yükselişin sürüp sürmeyeceğini belirleyecek ABD enflasyon verileri ve Fed’den gelecek mesajlara çevrildi. Ons altında zirve sonrası kâr satışları Uluslararası piyasalarda spot altın, gün içinde son 3,5 ayın en yüksek seviyelerini gördükten sonra satış baskısıyla karşılaştı. Spot altının ons fiyatı yüzde 0,2 düşüşle 4.640,39 dolar seviyesine gerilerken, ABD altın vadeli işlemleri 4.696 dolar civarında yatay bir seyir izledi. Ons altındaki güçlü yükseliş, gram altın fiyatlarını da yukarı taşıdı. Gram altın gün içinde 7 bin 262 TL’ye kadar çıkarak mart ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Ons altında 5 bin dolar hedefi gündemde Piyasalarda yükseliş eğiliminin devam etmesi halinde ons altında yeni hedef seviyeler de konuşulmaya başlandı. IG Markets analisti Tony Sycamore, olası geri çekilmelerin yatırımcılar tarafından alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğine işaret etti. Sycamore’a göre ons altında bir sonraki önemli direnç bölgesi 4.900-5.000 dolar bandında bulunuyor. Altının yönünü PCE verisi belirleyebilir Bu hafta altın piyasasının en önemli gündem maddelerinden biri ABD'de açıklanacak Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi olacak. Fed’in para politikası kararlarında yakından izlediği PCE verisi, faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesine neden olabilir. Enflasyondaki seyrin yanı sıra son dönemde yükseliş gösteren ABD tahvil getirileri de yatırımcıların radarında bulunuyor. Beklentilerin üzerinde gelecek bir enflasyon verisi, Fed’in faiz politikası konusunda daha temkinli hareket edebileceği beklentisini güçlendirebilir. Daha düşük faiz beklentisi ise faiz getirisi olmayan altın açısından destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Jackson Hole’dan gelecek mesajlar bekleniyor Altın fiyatları açısından haftanın bir diğer kritik gelişmesi ise Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yapacağı konuşma olacak. Warsh’ın enflasyonun seyri, para politikasının geleceği ve yüksek tahvil faizleri konusunda vereceği mesajların, dolar ve tahvil piyasaları üzerinden altın fiyatlarında yeni hareketlere yol açması bekleniyor. Piyasalarda bu nedenle gözler, hafta boyunca hem ABD’den gelecek enflasyon verilerine hem de Jackson Hole’dan çıkacak mesajlara çevrilmiş durumda.

Küresel piyasalar baskı altında Haber

Küresel piyasalar baskı altında

Yatırımcılar bugün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yayımlayacağı toplantı tutanaklarında faiz politikasının geleceğine ilişkin ipuçlarını arayacak. Küresel piyasalarda haftanın üçüncü işlem gününde riskten kaçış eğilimi öne çıkıyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, tahvil piyasalarındaki satış baskısı ve özellikle çip şirketlerinde görülen sert kayıplar hisse senedi piyasalarını aşağı çekiyor. Reuters'a göre ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi salı günü yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyelerinden birine yükseldikten sonra yüzde 5,27 civarında dengelendi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,69 seviyesinde bulunuyor. Petrol 91 doların üzerinde Küresel piyasaların en önemli risklerinden biri enerji fiyatlarındaki yükseliş olmaya devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı 91 doların üzerinde seyrediyor. ABD ile İran arasındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, petrol arzına yönelik endişeleri canlı tutuyor. Brent petrol salı günü 91,6 dolar civarına kadar yükselmişti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, piyasalar açısından yalnızca enerji maliyetleri anlamına gelmiyor. Daha yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği endişesi, merkez bankalarının faiz indirimleri konusunda daha temkinli davranabileceği beklentisini güçlendiriyor. Tahvil satışları borsaları baskılıyor Küresel tahvil piyasasındaki satış dalgası da riskli varlıklar üzerindeki baskıyı artırıyor. ABD'de uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükselişe Avrupa ve Japonya piyasalarındaki hareketler de eşlik ediyor. Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,9 seviyesinin üzerine çıkarken, Almanya ve Fransa'da uzun vadeli borçlanma maliyetleri de son yılların yüksek seviyelerine ulaştı. Yüksek tahvil getirileri, şirketlerin finansman maliyetlerini artırırken hisse senetlerinin değerlemeleri üzerinde de baskı yaratıyor. Özellikle gelecekteki nakit akışlarına daha yüksek iskonto oranı uygulanan teknoloji şirketleri bu ortamdan daha fazla etkileniyor. Teknoloji hisselerinde sert kayıplar Wall Street'te teknoloji hisselerindeki satışlar salı günü belirginleşti. Nvidia, Micron Technology ve Broadcom gibi çip şirketlerinin hisselerindeki düşüşler, Nasdaq başta olmak üzere ABD borsalarını aşağı çekti. S&P 500 yüzde 0,69, Nasdaq yüzde 1,33 ve Dow Jones yüzde 0,22 geriledi. Asya piyasalarında da teknoloji satışları hızlandı. Güney Kore'de Kospi yaklaşık yüzde 6 düşerken, Japonya'nın Nikkei 225 endeksi yüzde 3'ün üzerinde geriledi. Samsung Electronics ve SK Hynix hisselerindeki sert kayıplar, bölge borsalarındaki satışlarda belirleyici oldu. Gözler Fed tutanaklarında Piyasaların bugün en fazla takip edeceği gelişme ise Fed'in temmuz ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına ilişkin tutanaklar olacak. Yatırımcılar özellikle Fed üyelerinin enflasyon, enerji fiyatları ve faiz politikasına ilişkin değerlendirmelerine odaklanacak. Son dönemde açıklanan bazı zayıf ABD ekonomik verileri, kısa vadede faiz artışı beklentilerini sınırlarken, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve uzun vadeli tahvil getirilerindeki artış Fed'in önündeki enflasyon riskini yeniden gündeme taşıyor. Bu nedenle tutanaklarda özellikle enflasyonun görünümüne ve faiz indirimlerinin zamanlamasına ilişkin ifadeler piyasaların yönü açısından önem taşıyor. Avrupa'da da satış baskısı sürüyor Avrupa borsalarında da tahvil faizleri ve enerji fiyatları nedeniyle risk iştahı zayıf. Fransa'nın CAC 40 endeksi yüzde 0,82, Almanya'nın DAX 40 endeksi yüzde 0,71 ve İtalya'nın FTSE MIB endeksi yüzde 1,06 geriledi. İngiltere'nin FTSE 100 endeksi ise yüzde 0,07 yükseldi. Almanya'da yatırımcı güvenini ölçen ZEW endeksinin ağustosta 34,2 puana yükselmesi ise Avrupa ekonomisine ilişkin beklentiler açısından olumlu bir gelişme oldu. Buna karşın yüksek enerji maliyetleri ve kamu borçlarının finansmanına ilişkin endişeler Avrupa tahvil piyasalarındaki baskının sürmesine neden oluyor. Asya'da teknoloji şoku Asya borsalarında satışların merkezinde teknoloji ve yarı iletken şirketleri yer aldı. Güney Kore'de Kospi yüzde 5,7 gerilerken, Japonya'da Nikkei 225 yüzde 3,1 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2 değer kaybetti. Hong Kong'da Hang Seng ise yüzde 0,2 yükseldi. Asya piyasalarındaki düşüşte ABD teknoloji hisselerindeki satışların yanı sıra yüksek tahvil getirileri ve küresel faiz beklentileri etkili oldu. Borsa İstanbul güne düşüşle başladı BIST 100 endeksi salı gününü yüzde 0,03 düşüşle 14.127,98 puandan tamamladı. Endeks bugün ise yüzde 0,17 düşüşle 14.103,63 puandan açıldı. Bilişim endeksi açılışta yüzde 1,63 gerileyerek en fazla düşen sektör oldu. Analistler BIST 100'de 14.000 ve 13.900 seviyelerini destek, 14.300 ve 14.400 puanları ise direnç olarak izliyor. Piyasaların gündeminde yoğun veri akışı Bugün yatırımcıların izleyeceği başlıkların başında Fed tutanakları geliyor. Bunun yanında Avro Bölgesi enflasyon verisi ve ABD mortgage başvuruları da takip edilecek. Küresel piyasalarda kısa vadede yönü belirleyecek üç temel unsur ise petrol fiyatları, tahvil getirileri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentiler olacak. Petrolün 90 doların üzerinde kalması ve uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek seviyelerini koruması halinde hisse senetlerinde oynaklığın devam etmesi beklenirken, Fed tutanaklarının vereceği mesajlar piyasanın bundan sonraki yönü açısından belirleyici olabilir.

Altında düşüş sürüyor: Gözler FED' e çevrildi Haber

Altında düşüş sürüyor: Gözler FED' e çevrildi

Ortadoğu'da gerilimin azalması ve petrol fiyatlarındaki geri çekilmeye rağmen altın fiyatlarında düşüş eğilimi devam ediyor. Uzmanlara göre yüksek faiz beklentileri, güçlü dolar ve yükselen tahvil getirileri altın üzerinde baskı oluşturuyor. Ons altın, önceki günkü yükselişin ardından yeniden satış baskısıyla karşılaştı. Dün yüzde 1,5'in üzerinde değer kaybeden ons altın 4.126 dolara gerilerken, bu sabah işlemlerinde 4.059 dolar seviyesine kadar çekildi. Yurt içinde ise gram altın 6.180 TL seviyesine indikten sonra sabah saatlerinde 6.068 TL civarında işlem gördü. Faiz beklentileri altını baskılıyor Analistlere göre altın fiyatlarındaki düşüşün en önemli nedeni, küresel enflasyon baskılarının sürmesi ve merkez bankalarının faizleri uzun süre yüksek seviyelerde tutacağı beklentisi. Avrupa'da yükselen enflasyonun ardından Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz artırımı kararı alması, piyasalarda sıkı para politikalarının devam edeceği görüşünü güçlendirdi. ABD'de de enerji fiyatlarının etkisiyle enflasyonun yüksek seyretmesi, yatırımcıların Fed'den yeni faiz artışları beklemesine neden oluyor. Güçlü dolar ve tahvil faizleri etkili Faiz beklentilerinin güçlenmesiyle birlikte ABD tahvil faizlerinde yükseliş yaşanırken dolar endeksi de 101 seviyesinin üzerinde kalmayı sürdürüyor. Yüksek faiz ortamı ve güçlü dolar, faiz getirisi olmayan altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltıyor. 4 bin dolar seviyesi kritik Piyasa uzmanları, ons altında 4 bin ila 4 bin 10 dolar aralığının kritik destek bölgesi olduğunu belirtiyor. Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerde değişiklik yaşanmaması halinde ons altının kısa vadede 4 bin doların altını test edebileceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte uzmanlar, olası geri çekilmelerin ardından tepki yükselişlerinin görülebileceğini ancak faiz görünümünde değişim olmadığı sürece bu yükselişlerin kalıcı olmasının zor olduğunu ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.