SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hazine Ve Maliye

Ekometre - Hazine Ve Maliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hazine Ve Maliye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bankacılık işlemlerinde limitler yeniden belirlendi Haber

Bankacılık işlemlerinde limitler yeniden belirlendi

185 bin liralık sınır 370 bin liraya, 15 bin liralık sınırlar ise 30 bin liraya çıkarılırken, belirli koşullarda SMS ile doğrulama yapılan işlemlerde imza örneği alınmamasına imkan sağlandı. Suç gelirlerinin aklanmasının ve terörün finansmanının önlenmesine yönelik düzenlemelerde değişikliğe gidildi. Yeni düzenlemeyle finansal kuruluşların uyguladığı bazı kimlik tespiti limitleri artırılırken, elektronik ve kripto varlık transferlerine ilişkin parasal eşikler de yeniden belirlendi. Kimlik tespiti limiti 370 bin liraya çıktı “Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik”te yapılan değişiklikle, Yönetmeliğin 5’inci maddesinde yer alan 185 bin liralık tutar 370 bin liraya yükseltildi. Aynı maddede 15 bin lira olarak uygulanan sınır da 30 bin liraya çıkarıldı. Böylece ilgili işlemlerde kimlik tespitine ilişkin belirlenen bazı parasal eşikler iki katına yükseltilmiş oldu. Elektronik ve kripto transferlerde sınır 30 bin lira Yönetmeliğin 24’üncü ve 24/A maddelerinde yer alan 15 bin liralık tutarlar da 30 bin lira olarak yeniden belirlendi. Düzenlemeyle elektronik transferler ile kripto varlık transferlerine ilişkin kimlik tespiti sınırları da 30 bin liraya yükseltilmiş oldu. SMS doğrulamasında imza şartı değişti Finansal kuruluşların müşterilerinden imza örneği almasına ilişkin uygulamada da değişiklik yapıldı. Buna göre internet veya mobil hizmet kanalları üzerinden ya da müşterinin daha önce doğrulanmış cep telefonu numarasına gönderilen tek kullanımlık doğrulama kodu (SMS OTP) aracılığıyla doğrulama yapılması halinde finansal kuruluşlar imza örneği almayabilecek. Ancak bu uygulamanın kullanılabilmesi için doğrulamanın işlemin niteliği ve risk düzeyiyle uyumlu olması gerekecek. Ayrıca sistemin işlemi gerçekleştiren kişinin daha önce kimliği tespit edilmiş müşteri olduğunu yeterli düzeyde doğrulaması ve yetkisiz kişilerin müşteri adına işlem yapmasını önleyecek güvenlik önlemlerini içermesi şart olacak. Denetim raporlarında yeni uygulama Yönetmelikle yükümlülük denetimlerine ilişkin raporlama uygulamasında da değişikliğe gidildi. Belirlenen yükümlüler hakkında yalnızca “yükümlülük uyum denetim raporu” hazırlanacak. Denetim sırasında herhangi bir yükümlülük ihlalinin tespit edilmesi halinde bu ihlaller aynı rapora dahil edilecek. Hazırlanan uyum denetim raporu, aynı zamanda yükümlülük ihlali inceleme raporu yerine geçecek. Düzenleme yürürlüğe girdi Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişiklikleri yayım tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemenin uygulanmasından Hazine ve Maliye Bakanı sorumlu olacak.

2027 araç muayene ücretleri belli oldu mu? Haber

2027 araç muayene ücretleri belli oldu mu?

Egzoz emisyon ölçümünün de yaklaşık 589 TL’ye çıkması halinde iki işlemin toplam maliyeti 4.799 TL’ye ulaşabilecek. Araç sahiplerinin 2027 yılına ilişkin en çok merak ettiği konular arasında yeni araç muayene ücretleri bulunuyor. Otomobil, minibüs, kamyonet, motosiklet, traktör, otobüs ve kamyon sahiplerini ilgilendiren yeni tarifenin belirlenmesinde yeniden değerleme oranı önemli rol oynayacak. 2027 yılına ilişkin kesin TÜVTÜRK araç muayene tarifesi henüz açıklanmadı. Mevcut ücretler üzerinden yapılan hesaplamalar ise yeni yılda araç sahiplerinin karşılaşabileceği maliyete ilişkin fikir veriyor. Otomobil muayenesi 4 bin 210 TL olabilir 2026 yılında otomobil, minibüs, kamyonet, özel amaçlı taşıt ve arazi taşıtlarının periyodik muayene ücreti 3.288,84 TL olarak uygulanıyor. Yeniden değerleme oranının yüzde 28 seviyesinde gerçekleşmesi ve artışın muayene ücretine aynı oranda yansıması halinde hesaplama yaklaşık şöyle olacak: 2026 muayene ücreti: 3.288,84 TL Yüzde 28 artış: yaklaşık 921 TL 2027 tahmini muayene ücreti: yaklaşık 4.210 TL Ancak 4.210 TL rakamı resmi olarak açıklanmış bir ücret değil. Bu tutar yalnızca yüzde 28'lik artış varsayımı üzerinden yapılan hesaplamayı gösteriyor. Egzoz ölçümünde de artış bekleniyor Araç muayenesinin yanı sıra egzoz gazı emisyon ölçümünün 2027 yılında ne kadar olacağı da merak ediliyor. 2026 yılında yaklaşık 460 TL seviyesinde bulunan egzoz emisyon ölçüm ücretine yüzde 28 oranında artış uygulanması halinde tutar yaklaşık 589 TL'ye çıkabilecek. Böylece otomobil sahipleri açısından araç muayenesi ve egzoz emisyon ölçümünün toplam maliyeti yaklaşık 4.799 TL seviyesine ulaşabilecek. Ağır vasıtalarda ücret 5 bin 690 TL'yi aşabilir 2026 yılında otobüs, kamyon, çekici ve tanker grubundaki araçların muayene ücreti 4.445,60 TL seviyesinde bulunuyor. Yüzde 28'lik artış senaryosunda bu grubun 2027 muayene ücretinin yaklaşık 5.690 TL olması hesaplanıyor. Traktör, motosiklet ve motorlu bisiklet grubunda ise 2026 yılı muayene ücreti 1.674,53 TL olarak uygulanıyor. Aynı oranda artış gerçekleşmesi halinde bu tutarın yaklaşık 2.143 TL'ye yükselmesi beklenebilir. Bu rakamların tamamı resmi tarife açıklanana kadar tahmini nitelik taşıyor. Yeniden değerleme oranı belirleyici olacak 2027 araç muayene ücretlerinin kesinleşmesinde yeniden değerleme oranı kritik öneme sahip. Yeniden değerleme oranının hesaplanmasında ekim ayı dahil olmak üzere bir önceki yılın aynı dönemine göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi'nde meydana gelen ortalama fiyat artışı esas alınıyor. Oranın belirlenmesinin ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Resmi Gazete'de ilan edilmesiyle 2027 yılına ilişkin hesaplamalar netleşecek. 2027 tarifesi ne zaman yürürlüğe girecek? Yeni araç muayene tarifesinin 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe girmesi bekleniyor. Bu nedenle muayene tarihi yıl sonuna yaklaşan araç sahiplerinin mevcut muayene geçerlilik tarihlerini kontrol etmeleri önem taşıyor. Ancak yalnızca daha düşük ücret ödemek amacıyla yasal muayene tarihini değiştirmek her araç açısından gerekli veya avantajlı olmayabilir. Kesin ücret tarifenin açıklanmasıyla belli olacak 2027 araç muayene ücretleri henüz kesinleşmiş değil. Yüzde 28'lik artış senaryosuna göre otomobil muayenesinin yaklaşık 4.210 TL, egzoz emisyon ölçümünün yaklaşık 589 TL ve iki işlemin toplam maliyetinin yaklaşık 4.799 TL olması beklenebilir. Kesin rakamlar ise yeniden değerleme oranının açıklanması ve 2027 yılı araç muayene tarifesinin resmen belirlenmesiyle netleşecek.

Akaryakıtta Eşel Mobil dönemi bitiyor zamlar geliyor Haber

Akaryakıtta Eşel Mobil dönemi bitiyor zamlar geliyor

Motorin daha önce sistemden çıkarılırken, benzin ve LPG'de kalan uygulamanın da kaldırılmasıyla akaryakıtta serbest piyasa fiyatlamasına geçilecek. Eşel mobil kademeli olarak kaldırıldı Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin tüketiciye yansımasını sınırlamak amacıyla 5 Mart 2026'da devreye alınan eşel mobil sistemi, yaklaşık yedi ayın ardından tamamen sona eriyor. Sistem kapsamında petrol fiyatlarındaki artışın belirli bir bölümü ÖTV'den karşılanarak pompa fiyatındaki yükseliş sınırlandırılıyordu. Temmuz ayında yapılan düzenlemeyle sistemin üç ay içinde kademeli olarak sonlandırılması kararlaştırılmıştı. Buna göre rafineri fiyatlarındaki artışların ÖTV üzerinden karşılanma oranı önce yüzde 50'ye, ardından 1 Ağustos-30 Eylül döneminde yüzde 25'e düşürüldü. Sistem için belirlenen son tarih ise 1 Ekim oldu. Motorin sistemden çıkarılmıştı Eşel mobilde ilk önemli değişiklik ağustos ayında motorin için yapıldı. Motorin eşel mobil kapsamından çıkarılırken, ÖTV tutarı ağustos ayının kalan bölümünde sıfırlandı ve yıl sonuna kadar her ay 3 lira artırılacak şekilde kademeli bir uygulamaya geçildi. Buna göre motorindeki ÖTV eylülde 3 lira, ekimde 6 lira, kasımda 9 lira ve aralıkta 12 lira olarak uygulanacak. 1 Ocak 2027'den itibaren ise ÖTV'nin litre başına 13,9006 liraya çıkarılması öngörülüyor. Benzin ve LPG'de de son gün Motorinin ardından benzin ve LPG'de uygulanan eşel mobil mekanizması da 30 Eylül itibarıyla sona eriyor. Böylece 1 Ekim'den itibaren rafineri fiyatlarındaki değişimlerin ÖTV üzerinden otomatik olarak dengelenmesini sağlayan mekanizma bulunmayacak. Yeni dönemde akaryakıt fiyatlarının petrol fiyatları, döviz kuru ve piyasa koşullarındaki değişimlere daha doğrudan tepki vermesi bekleniyor. Eşel mobil sisteminin sonlandırılmasıyla birlikte ÖTV'nin fiyat hareketlerine bağlı otomatik ayarlanması da sona erecek. Sistemin amacı neydi? Mart ayında uygulamaya alınan sistemde, petrol ürünlerinin fiyatındaki artışın yüzde 75'ine kadar olan bölümünün ÖTV'den karşılanmasına imkan sağlanmıştı. Örneğin vergisiz akaryakıt fiyatındaki 10 liralık artışın 7,5 liralık bölümü vergiden karşılanırken, 2,5 liralık bölümünün pompa fiyatına yansıması öngörülüyordu. Hazine ve Maliye Bakanlığı, sistemin devreye alınmasında temel amacın jeopolitik gelişmeler kaynaklı petrol fiyat artışlarının enflasyon ve vatandaş bütçesi üzerindeki etkisini sınırlamak olduğunu açıklamıştı. Sistemin sonlandırılmasına ilişkin temmuz düzenlemesinde ise petrol fiyatlarındaki düşüş eğilimi ve bütçe üzerindeki etkinin sona erdirilmesi gerekçeleri yer aldı. Akaryakıtta yeni dönem başlıyor 1 Ekim itibarıyla eşel mobil mekanizmasının tamamen kaldırılmasıyla birlikte akaryakıt fiyatlarında vergisel tampon mekanizması sona ermiş olacak. Bundan sonraki süreçte benzin ve LPG fiyatlarındaki değişimlerin petrol piyasalarındaki gelişmeler ve döviz hareketleriyle birlikte izlenmesi gerekecek.

Borsada sert hareketliliğin ardından kritik açıklama Haber

Borsada sert hareketliliğin ardından kritik açıklama

Komite, son piyasa hareketliliğinin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarında yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını belirterek, likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin hızla uygulanacağını duyurdu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında 17 Eylül 2026'da toplanan Finansal İstikrar Komitesi, sermaye piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirdi. Toplantı, Borsa İstanbul'da sert satışların ve bazı yatırım fonlarında yaşanan likidite sorunlarının ardından gerçekleştirildi. BIST 100 endeksi 16 Eylül'de günü yüzde 5,54 kayıpla 13.122,58 puandan tamamlamıştı. Hareketliliğin kaynağı fonlardaki likidite sorunu Komitenin toplantı sonrası yaptığı açıklamada, piyasalardaki hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin yönettiği bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığı belirtildi. Açıklamada, sorunun fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaştığı ve geçici ve yönetilebilir nitelikte olduğu ifade edildi. Sermaye piyasalarında yapısal risk görülmedi Finansal İstikrar Komitesi, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığını bildirdi. Komite, piyasaların sağlıklı işleyişinin sürdürülmesi ve makrofinansal istikrarın korunması amacıyla alınabilecek tedbirleri değerlendirdi. Likidite sıkışıklığına yönelik tedbirler Açıklamaya göre ilgili kurumlar, gerekli gördükleri tedbirleri süratle uygulamaya koyacak. Öncelikli başlıklar arasında likidite sıkışıklığının giderilmesi ve sorunun diğer piyasa unsurlarına yayılmasının önlenmesi bulunuyor. Piyasa bozucu eylemler için düzenleyici kurumlar devrede Komite, piyasa bozucu eylemlerde bulunduğu belirlenenler hakkında düzenleyici ve denetleyici kurumların yetkilerini kullanmaya devam edeceğini açıkladı. Bu kapsamda sermaye piyasalarındaki işlemlerin ve fon piyasasındaki gelişmelerin ilgili kurumlar tarafından yakından izleneceği belirtildi. Vatandaşlara resmi kaynak uyarısı Finansal İstikrar Komitesi, piyasalardaki gelişmelere ilişkin bilgi almak isteyen vatandaşlardan yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate almalarını istedi. Komite ayrıca gelişmeleri yakından takip edeceğini ve kamuoyunu düzenli olarak bilgilendireceğini bildirdi.

Vergi denetiminde yeni dönem Haber

Vergi denetiminde yeni dönem

Vergi denetimlerinde büyük ölçekli şirketler ve yüksek gelir grubundaki mükellefler daha yakından izleniyor. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında farklı denetim yöntemleri kullanılırken, yüksek gelir grubuna yönelik gözetim programında dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı. Bu yıl büyük ölçekli mükelleflerin yüzde 31,3'ü vergi incelemesine alındı. Geçmiş yıllarda yaklaşık yüzde 11 seviyesinde bulunan bu oran, büyük mükelleflere yönelik denetim yoğunluğunun önemli ölçüde arttığını ortaya koydu. Denetimde ölçeğe göre farklılaşma Vergi Denetim Kurulu, mükelleflerin büyüklüğüne ve risk durumuna göre vergi incelemesi, izaha davet ve gözetim gibi farklı yöntemler uyguluyor. Orta ölçekli mükelleflerin yüzde 7,3'ü bu yıl denetim kapsamına alınırken, küçük ölçekli mükelleflerde bu oran yüzde 1,1 oldu. Orta ölçekli mükelleflerde izaha davet yöntemi öne çıkarken, küçük ölçekli mükelleflerde uyarı niteliğindeki gözetim uygulamalarından yararlanılıyor. 16 bin 307 kişi yüksek gelir programında Vergi Denetim Kurulu, yüksek gelir grubundaki mükelleflerin 2025 yılı kazançlarına ilişkin beyanlarının doğru şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla 2'nci Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programını uygulamaya aldı. Program kapsamında yüksek gelir grubunda bulunduğu değerlendirilen 16 bin 307 mükellef gözetim kapsamına dahil edildi. Çalışmada mükellefler iki ana grupta değerlendirildi. İlk grupta şirket ortağı olan kişiler yer alırken, ikinci grupta herhangi bir şirket ortaklığı bulunmamasına rağmen yaşam standardı ile ödediği vergi arasında uyumsuzluk olduğu değerlendirilen kişiler yer aldı. 42 bin büyük şirketin ortakları mercek altında İlk gruptaki mükelleflerin Türkiye'nin ölçek açısından en büyük 42 bin firmasında ortaklıklarının bulunduğu belirlendi. Bu kişilerin gelir vergisi tutarlarının, risk analizleri sonucunda belirlenen kazançlarıyla uyumlu olmadığı değerlendirildi. Diğer grupta ise şirket ortaklığı bulunmayan ancak yaşam standardı ile beyan edilen vergiler arasında uyumsuzluk olduğu değerlendirilen kişiler incelendi. Gözetim programında 48,7 milyar liralık sonuç Yüksek gelir grubuna yönelik gözetim ve uyum çalışmasının sonucunda mükelleflerin artırdığı toplam matrah 48,7 milyar liraya ulaştı. Çalışmanın önemli sonuçlarından biri de daha önce gelir beyanında bulunmayan mükelleflerin sisteme dahil edilmesi oldu. Gözetim kapsamındaki yaklaşık 7 bin mükellefin geçmiş dönemlerde hiç beyanname vermediği tespit edildi. Bu kişilerin önemli bölümü çalışma sonrasında ilk kez beyannamelerini vererek gelirlerini beyan etti. Gelir vergisi beyanı 6,7 milyar lira arttı Program kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda gelir vergisi beyanındaki artış 6,7 milyar lira oldu. Gözetim kapsamındaki kişilerin ortak oldukları şirketlerin yaptığı vergi kesintisi matrahındaki artış ise 4,2 milyar lira olarak gerçekleşti. Şirketler tarafında da önemli bir değişim görüldü. Söz konusu mükelleflerin ortak olduğu şirketlerin kurumlar vergisi matrahı 33,9 milyar lira arttı. Şimşek: Denetim kapasitesini büyük mükelleflere yöneltiyoruz Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi denetim kapasitesinin teknolojinin etkin kullanılmasıyla önemli ölçüde güçlendirildiğini belirtti. Şimşek, vergi adaletini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında denetim kapasitesinin büyük ölçekli ve yüksek gelir grubundaki mükelleflere yöneltildiğini ifade etti. Bakan Şimşek, bu mükelleflerin vergiye gönüllü uyuma davet edildiğini belirterek denetimlerde teknolojik imkanların daha etkin kullanılmaya devam edeceği mesajını verdi.

Şimşek: Enflasyonda düşüş devam ediyor Haber

Şimşek: Enflasyonda düşüş devam ediyor

Eğitim ve akaryakıt fiyatlarındaki dönemsel artışlara rağmen dezenflasyon sürecinin sürdüğünü belirten Şimşek, temel mal ve kira enflasyonundaki gerilemeye dikkat çekti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ağustos ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Eğitim fiyatlarındaki dönemsel yükselişler ile savaşın etkilediği akaryakıt fiyatlarına rağmen enflasyondaki düşüş eğiliminin sürdüğünü belirten Şimşek, yıllık enflasyonun yüzde 31,5 olarak gerçekleştiğini bildirdi. Şimşek, değerlendirmesini sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımla kamuoyuyla paylaştı. Temel mal enflasyonunda dikkat çeken gerileme Bakan Şimşek, yıllık temel mal enflasyonunun yüzde 15,9'a indiğini belirtti. Bu seviyenin, Kasım 2020'den bu yana kaydedilen en düşük temel mal enflasyonu olduğuna dikkat çeken Şimşek, fiyat artışlarındaki yavaşlamanın dezenflasyon sürecinin devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. Kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesinde Şimşek, kira fiyatlarındaki yıllık artışta da gerileme yaşandığını belirtti. Buna göre yıllık kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesine indi. Yapısal politikalar sürdürülecek Küresel fiyat şoklarının Türkiye'deki enflasyon üzerindeki etkisini sınırlamaya yönelik adımların sürdüğünü belirten Şimşek, fiyat istikrarının kalıcı şekilde sağlanması için yapısal politikaların da devam edeceğini vurguladı. Şimşek, ekonomi politikalarının temel hedefinin kalıcı fiyat istikrarını sağlamak olduğunu ifade etti.

Halkbank'tan Esnaf Kredilerinde yeni düzenleme Haber

Halkbank'tan Esnaf Kredilerinde yeni düzenleme

Vergi ve SGK borcu nedeniyle kredi şartlarını karşılayamayan esnafa, kredi tutarının yüzde 25’ine kadar borçlarını doğrudan kapatma imkânı tanındı. Düzenlemeyle bazı kredi gruplarında uygulanan faiz indirim oranları da yeniden belirlendi. Esnaf ve sanatkârların finansmana erişimini ilgilendiren Hazine destekli Halkbank kredilerinde yeni dönem başladı. Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile hem kredi kullanım şartlarında hem de faiz desteği oranlarında değişikliğe gidildi. Yeni düzenlemeye göre vergi ve SGK borcu bulunan, bu nedenle kredi kullanım koşullarını yerine getiremeyen esnaf ve sanatkârlar için borçların kredi aracılığıyla mahsup edilmesinin önü açıldı. Ancak bu uygulama belirli tutar ve şartlarla sınırlandırıldı. Vergi ve SGK borcu olanlara mahsup imkânı Türkiye Halk Bankası AŞ aracılığıyla kullandırılan Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerine ilişkin kararın ilgili hükümlerinde değişiklik yapıldı. Düzenleme, 27 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Normal şartlarda kredi kullanacak esnaf ve sanatkârlardan, başvuru tarihinden en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle vergi dairelerine 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunmadığını göstermesi istenecek. Vadesi geçmiş borcun yeniden yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olması halinde ise ödeme planının bozulmamış olması şartı aranacak. Bu koşulları karşılayamayan esnaf ve sanatkârlar için ise yeni bir alternatif uygulama devreye alınacak. Kredinin yüzde 25’i borç kapatmada kullanılabilecek Düzenlemeye göre, vergi veya SGK borcunun belirlenen şartlar kapsamında olması halinde, Hazine faiz destekli kredi tutarının en fazla yüzde 25’ine karşılık gelen bölüm öncelikli olarak ilgili tahsil dairesine aktarılabilecek. Banka tarafından borç kapatmak amacıyla tahsil dairelerine yatırılacak tutar, kredi miktarından bağımsız olarak bir yıl içinde toplam 300 bin TL’yi geçemeyecek. Borç tutarının bu yöntemle kapatılmasının ardından kredinin kalan bölümü esnaf ve sanatkârın kullanımına sunulacak. Borç ödemesi için kullanılan krediye yüzde 25 Hazine desteği Vergi ve SGK borçlarının kapatılmasında kullanılan kredi bölümü için de Hazine faiz desteği uygulanacak. Bu kapsamda söz konusu kredi tutarına yönelik faiz indirim oranı yüzde 25 olarak belirlendi. Borç ödemesi amacıyla kullandırılan kredi ve buna ilişkin Hazine faiz desteği, esnafın kullandığı ana krediden ayrı olarak banka tarafından kayıt altına alınacak ve ayrıca takip edilecek. Faiz indirim oranları da aşağı çekildi Kararla birlikte Hazine destekli esnaf kredilerinde uygulanan bazı faiz indirim oranlarında da değişikliğe gidildi. Buna göre: Yüzde 50 faiz indirimi yüzde 40'a,Yüzde 100 faiz indirimi yüzde 80'e,Yüzde 60 faiz indirimi ise yüzde 48'e düşürüldü. Böylece kredi kullanımında vergi ve SGK borçları nedeniyle yaşanan sorunların çözümüne yönelik yeni bir mekanizma oluşturulurken, bazı kredi türlerinde sağlanan faiz avantajlarının oranı ise azaltılmış oldu. Karar, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerken, düzenlemenin uygulanmasına ilişkin hükümleri Hazine ve Maliye Bakanı yürütecek.

2027 emlak vergisinde yeni dönem başlıyor Haber

2027 emlak vergisinde yeni dönem başlıyor

Konut, iş yeri, otel, fabrika ve birçok farklı yapı türünde uygulanacak bedeller, taşınmazların vergi değerinin hesaplanmasında arsa veya arsa payı değeriyle birlikte dikkate alınacak. Ev ve iş yeri sahiplerini ilgilendiren 2027 yılı emlak vergisi hesaplamalarına ilişkin yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete'de yayımlandı. Düzenlemeyle, gelecek yıl bina vergi değerlerinin belirlenmesinde esas alınacak metrekare normal inşaat maliyet bedelleri yapıların türüne, sınıfına ve kullanım amacına göre yeniden tespit edildi. Emlak vergisi yalnızca bina maliyetine göre hesaplanmayacak Yeni rakamlar, 2027 yılı emlak vergisinin hesaplanmasında önemli bir unsur oluşturacak. Ancak açıklanan metrekare inşaat maliyetleri, tek başına ödenecek emlak vergisini belirlemeyecek. Bina vergi değeri hesaplanırken yapının metrekare normal inşaat maliyetinin yanı sıra taşınmazın bulunduğu arsanın veya arsa payının değeri de dikkate alınacak. İki unsur, ilgili mevzuat çerçevesinde birlikte değerlendirilerek vergiye esas bina değeri ortaya çıkarılacak. Bu nedenle aynı özelliklere sahip binalarda, bulundukları arsanın değerine göre farklı vergi sonuçları ortaya çıkabilecek. Yapı türü ve sınıfı vergi hesabını etkileyecek Resmi Gazete'de yayımlanan maliyet cetvelinde yapılar, inşaat özelliklerine göre farklı gruplara ayrıldı. Çelik karkas, betonarme karkas, yığma kâgir, yığma yarı kâgir, ahşap ve taş yapılar için ayrı metrekare maliyet bedelleri belirlendi. Her yapı türü ayrıca kendi içerisinde sınıflandırıldı. Böylece yapıların niteliği ve sınıfı, emlak vergisi hesabında kullanılacak normal inşaat maliyetini doğrudan etkileyecek. Aynı metrekareye sahip iki binanın yapı sistemi veya sınıfının farklı olması halinde, vergi değerinin hesaplanmasında esas alınan maliyet tutarı da değişebilecek. Konuttan fabrikaya geniş kapsamlı maliyet cetveli Tebliğ yalnızca meskenleri kapsamıyor. Farklı kullanım amaçlarına sahip çok sayıda yapı için de ayrı metrekare normal inşaat maliyetleri açıklandı. Yeni cetvelde konutların yanı sıra fabrika ve imalathaneler, oteller, sinema ve tiyatro binaları, banka ve sigorta yapıları, idari binalar, yeraltı ve müstakil garajlar, yurtlar, okullar, yüzme havuzları, hamamlar, silolar, ticarethaneler ve iş yerleri gibi çeşitli yapı türleri yer aldı. Bu yapıların her biri için belirlenen maliyetler, binanın niteliği ve sınıfına göre farklılık gösterecek. 2027 emlak vergisi hesabında yeni bedeller esas alınacak Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğ ekindeki ayrıntılı maliyet cetveli, 2027 yılı boyunca emlak vergisine esas bina değerlerinin hesaplanmasında kullanılacak. Vergi hesabında yeni metrekare normal inşaat maliyetleri ile arsa veya arsa payı değerinin birlikte değerlendirilmesiyle taşınmazın vergi değeri belirlenecek. Bu nedenle 2027 yılında ödenecek emlak vergisi açısından hem binanın fiziki özellikleri hem de bulunduğu arsanın değeri belirleyici olmaya devam edecek.

Maliye sıcak parayı izliyor fonlarda vergi seçeneği masada Haber

Maliye sıcak parayı izliyor fonlarda vergi seçeneği masada

Kurumsal ve yabancı yatırımcıların ilgisinin arttığı fonlarda vergi uygulaması dahil çeşitli seçenekler değerlendirilirken, henüz kesinleşmiş bir düzenleme bulunmuyor. Türkiye'de yüksek faiz ortamının etkisiyle büyüyen para piyasası fonları, ekonomi yönetiminin gündemine girdi. Hazine ve Maliye yönetiminin, özellikle kurumsal ve yabancı yatırımcıların bu fonlara yönelttiği kısa vadeli sermayenin büyüklüğünü ve niteliğini incelediği bildiriliyor. Çalışmanın odağında, kısa vadeli sermaye giriş ve çıkışlarının daha istikrarlı hale getirilmesi ve Türkiye'ye gelen kaynakların daha uzun vadeli, üretken yatırımlara yönlendirilmesi bulunuyor. Vergilendirme de değerlendirilen seçenekler arasında yer alıyor. Ancak henüz uygulanmasına karar verilmiş yeni bir vergi bulunmuyor. Fonların büyüklüğü 2,8 trilyon liraya çıktı Para piyasası fonlarının ulaştığı büyüklük, ekonomi yönetiminin neden bu alana odaklandığını gösteren önemli göstergelerden biri. TCMB'nin Finansal İstikrar Raporu'na göre para piyasası ve benzeri fonların toplam büyüklüğü 2023 sonunda 234 milyar lira seviyesindeydi. Bu tutar 30 Nisan 2026 itibarıyla 2,8 trilyon liraya yükseldi. Böylece fonların büyüklüğü yaklaşık üç yılda 12 kat arttı. Bu hızlı büyüme, para piyasası fonlarını Türkiye'nin finansal sisteminde çok daha önemli bir konuma taşırken, bu fonlara yönelen sermayenin niteliği de ekonomi politikası açısından daha fazla önem kazandı. Kurumsal yatırımcıların vergi avantajı dikkat çekiyor Mevcut uygulamada yatırım fonlarından elde edilen gelirlerde stopaj uygulaması yatırımcının niteliğine ve fonun özelliklerine göre farklılaşıyor. Para piyasası fonlarında bireysel yatırımcılar açısından yüzde 17,5 stopaj uygulanırken, mevcut düzenlemeye göre kurumsal yatırımcılar açısından stopaj uygulanmıyor. Bu farklılık, özellikle yabancı kurumsal yatırımcıların kısa vadeli fonlara yönelimi açısından Maliye'nin incelemeye aldığı başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Neden para piyasası fonları tercih ediliyor? Para piyasası fonları, yüksek likidite özellikleri nedeniyle yatırımcıların kısa vadeli nakitlerini değerlendirmesinde önemli bir araç haline geldi. Faizlerin yüksek olduğu dönemlerde yatırımcı açısından likit kalırken getiri elde etme imkanı sunan bu fonlar, özellikle kısa vadeli sermaye için alternatif bir park alanı oluşturuyor. TCMB verileri de bu eğilimin boyutunu ortaya koyuyor. Para piyasası ve benzeri fonların yatırım fonları içindeki payı da son yıllarda belirgin şekilde yükseldi. Maliye'nin hedefi sermayeyi uzun vadeye taşımak Ekonomi yönetiminin çalışmasının yalnızca yeni bir vergi getirilmesine odaklanmadığı belirtiliyor. Sermaye hareketlerinin yapısı, fonlara giriş-çıkışların niteliği ve bu kaynakların ekonomiye katkısı birlikte değerlendiriliyor. Buradaki temel hedef, Türkiye'ye gelen sermayenin kısa vadeli finansal araçlarda kalmak yerine daha uzun vadeli ve üretken alanlara yönelmesini sağlamak. Bu yaklaşım, özellikle doğrudan yatırımlar ile kısa vadeli portföy hareketleri arasındaki farkı yeniden gündeme getiriyor. Kısa vadeli sermaye finansal piyasalara likidite sağlarken, hızlı giriş ve çıkışların finansal istikrar açısından oluşturabileceği riskler de ekonomi yönetiminin takip ettiği başlıklardan biri. Yeni vergi kesinleşmiş değil Para piyasası fonlarına yönelik olası vergi değişikliği konusunda şu aşamada kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Maliye'nin değerlendirdiği seçenekler arasında vergilendirme bulunurken, nihai düzenlemenin nasıl şekilleneceği ve hangi yatırımcı gruplarını kapsayacağı henüz belli değil. Bu nedenle mevcut gelişmeyi doğrudan “para piyasası fonlarına yeni vergi geliyor” şeklinde değerlendirmek için erken. Gözler sermayenin yönünde Para piyasası fonlarının 2,8 trilyon liralık büyüklüğe ulaşması, kısa vadeli finansal araçların Türkiye'deki yatırım tercihleri içerisindeki ağırlığını açıkça ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde ekonomi yönetiminin atacağı adımların, kurumsal ve yabancı yatırımcıların fon tercihleri üzerinde etkili olması bekleniyor. Asıl soru ise kısa vadeli sermayenin vergilendirilip vergilendirilmeyeceğinden çok, Türkiye'ye gelen finansal kaynakların ne kadarının kalıcı sermayeye ve üretken yatırımlara dönüşeceği olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.