SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hazine Ve Maliye

Ekometre - Hazine Ve Maliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hazine Ve Maliye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Vergi denetiminde yeni dönem Haber

Vergi denetiminde yeni dönem

Vergi denetimlerinde büyük ölçekli şirketler ve yüksek gelir grubundaki mükellefler daha yakından izleniyor. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında farklı denetim yöntemleri kullanılırken, yüksek gelir grubuna yönelik gözetim programında dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı. Bu yıl büyük ölçekli mükelleflerin yüzde 31,3'ü vergi incelemesine alındı. Geçmiş yıllarda yaklaşık yüzde 11 seviyesinde bulunan bu oran, büyük mükelleflere yönelik denetim yoğunluğunun önemli ölçüde arttığını ortaya koydu. Denetimde ölçeğe göre farklılaşma Vergi Denetim Kurulu, mükelleflerin büyüklüğüne ve risk durumuna göre vergi incelemesi, izaha davet ve gözetim gibi farklı yöntemler uyguluyor. Orta ölçekli mükelleflerin yüzde 7,3'ü bu yıl denetim kapsamına alınırken, küçük ölçekli mükelleflerde bu oran yüzde 1,1 oldu. Orta ölçekli mükelleflerde izaha davet yöntemi öne çıkarken, küçük ölçekli mükelleflerde uyarı niteliğindeki gözetim uygulamalarından yararlanılıyor. 16 bin 307 kişi yüksek gelir programında Vergi Denetim Kurulu, yüksek gelir grubundaki mükelleflerin 2025 yılı kazançlarına ilişkin beyanlarının doğru şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla 2'nci Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programını uygulamaya aldı. Program kapsamında yüksek gelir grubunda bulunduğu değerlendirilen 16 bin 307 mükellef gözetim kapsamına dahil edildi. Çalışmada mükellefler iki ana grupta değerlendirildi. İlk grupta şirket ortağı olan kişiler yer alırken, ikinci grupta herhangi bir şirket ortaklığı bulunmamasına rağmen yaşam standardı ile ödediği vergi arasında uyumsuzluk olduğu değerlendirilen kişiler yer aldı. 42 bin büyük şirketin ortakları mercek altında İlk gruptaki mükelleflerin Türkiye'nin ölçek açısından en büyük 42 bin firmasında ortaklıklarının bulunduğu belirlendi. Bu kişilerin gelir vergisi tutarlarının, risk analizleri sonucunda belirlenen kazançlarıyla uyumlu olmadığı değerlendirildi. Diğer grupta ise şirket ortaklığı bulunmayan ancak yaşam standardı ile beyan edilen vergiler arasında uyumsuzluk olduğu değerlendirilen kişiler incelendi. Gözetim programında 48,7 milyar liralık sonuç Yüksek gelir grubuna yönelik gözetim ve uyum çalışmasının sonucunda mükelleflerin artırdığı toplam matrah 48,7 milyar liraya ulaştı. Çalışmanın önemli sonuçlarından biri de daha önce gelir beyanında bulunmayan mükelleflerin sisteme dahil edilmesi oldu. Gözetim kapsamındaki yaklaşık 7 bin mükellefin geçmiş dönemlerde hiç beyanname vermediği tespit edildi. Bu kişilerin önemli bölümü çalışma sonrasında ilk kez beyannamelerini vererek gelirlerini beyan etti. Gelir vergisi beyanı 6,7 milyar lira arttı Program kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda gelir vergisi beyanındaki artış 6,7 milyar lira oldu. Gözetim kapsamındaki kişilerin ortak oldukları şirketlerin yaptığı vergi kesintisi matrahındaki artış ise 4,2 milyar lira olarak gerçekleşti. Şirketler tarafında da önemli bir değişim görüldü. Söz konusu mükelleflerin ortak olduğu şirketlerin kurumlar vergisi matrahı 33,9 milyar lira arttı. Şimşek: Denetim kapasitesini büyük mükelleflere yöneltiyoruz Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi denetim kapasitesinin teknolojinin etkin kullanılmasıyla önemli ölçüde güçlendirildiğini belirtti. Şimşek, vergi adaletini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında denetim kapasitesinin büyük ölçekli ve yüksek gelir grubundaki mükelleflere yöneltildiğini ifade etti. Bakan Şimşek, bu mükelleflerin vergiye gönüllü uyuma davet edildiğini belirterek denetimlerde teknolojik imkanların daha etkin kullanılmaya devam edeceği mesajını verdi.

Şimşek: Enflasyonda düşüş devam ediyor Haber

Şimşek: Enflasyonda düşüş devam ediyor

Eğitim ve akaryakıt fiyatlarındaki dönemsel artışlara rağmen dezenflasyon sürecinin sürdüğünü belirten Şimşek, temel mal ve kira enflasyonundaki gerilemeye dikkat çekti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ağustos ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Eğitim fiyatlarındaki dönemsel yükselişler ile savaşın etkilediği akaryakıt fiyatlarına rağmen enflasyondaki düşüş eğiliminin sürdüğünü belirten Şimşek, yıllık enflasyonun yüzde 31,5 olarak gerçekleştiğini bildirdi. Şimşek, değerlendirmesini sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımla kamuoyuyla paylaştı. Temel mal enflasyonunda dikkat çeken gerileme Bakan Şimşek, yıllık temel mal enflasyonunun yüzde 15,9'a indiğini belirtti. Bu seviyenin, Kasım 2020'den bu yana kaydedilen en düşük temel mal enflasyonu olduğuna dikkat çeken Şimşek, fiyat artışlarındaki yavaşlamanın dezenflasyon sürecinin devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. Kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesinde Şimşek, kira fiyatlarındaki yıllık artışta da gerileme yaşandığını belirtti. Buna göre yıllık kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesine indi. Yapısal politikalar sürdürülecek Küresel fiyat şoklarının Türkiye'deki enflasyon üzerindeki etkisini sınırlamaya yönelik adımların sürdüğünü belirten Şimşek, fiyat istikrarının kalıcı şekilde sağlanması için yapısal politikaların da devam edeceğini vurguladı. Şimşek, ekonomi politikalarının temel hedefinin kalıcı fiyat istikrarını sağlamak olduğunu ifade etti.

Halkbank'tan Esnaf Kredilerinde yeni düzenleme Haber

Halkbank'tan Esnaf Kredilerinde yeni düzenleme

Vergi ve SGK borcu nedeniyle kredi şartlarını karşılayamayan esnafa, kredi tutarının yüzde 25’ine kadar borçlarını doğrudan kapatma imkânı tanındı. Düzenlemeyle bazı kredi gruplarında uygulanan faiz indirim oranları da yeniden belirlendi. Esnaf ve sanatkârların finansmana erişimini ilgilendiren Hazine destekli Halkbank kredilerinde yeni dönem başladı. Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile hem kredi kullanım şartlarında hem de faiz desteği oranlarında değişikliğe gidildi. Yeni düzenlemeye göre vergi ve SGK borcu bulunan, bu nedenle kredi kullanım koşullarını yerine getiremeyen esnaf ve sanatkârlar için borçların kredi aracılığıyla mahsup edilmesinin önü açıldı. Ancak bu uygulama belirli tutar ve şartlarla sınırlandırıldı. Vergi ve SGK borcu olanlara mahsup imkânı Türkiye Halk Bankası AŞ aracılığıyla kullandırılan Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerine ilişkin kararın ilgili hükümlerinde değişiklik yapıldı. Düzenleme, 27 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Normal şartlarda kredi kullanacak esnaf ve sanatkârlardan, başvuru tarihinden en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle vergi dairelerine 6183 sayılı Kanun’un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunmadığını göstermesi istenecek. Vadesi geçmiş borcun yeniden yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olması halinde ise ödeme planının bozulmamış olması şartı aranacak. Bu koşulları karşılayamayan esnaf ve sanatkârlar için ise yeni bir alternatif uygulama devreye alınacak. Kredinin yüzde 25’i borç kapatmada kullanılabilecek Düzenlemeye göre, vergi veya SGK borcunun belirlenen şartlar kapsamında olması halinde, Hazine faiz destekli kredi tutarının en fazla yüzde 25’ine karşılık gelen bölüm öncelikli olarak ilgili tahsil dairesine aktarılabilecek. Banka tarafından borç kapatmak amacıyla tahsil dairelerine yatırılacak tutar, kredi miktarından bağımsız olarak bir yıl içinde toplam 300 bin TL’yi geçemeyecek. Borç tutarının bu yöntemle kapatılmasının ardından kredinin kalan bölümü esnaf ve sanatkârın kullanımına sunulacak. Borç ödemesi için kullanılan krediye yüzde 25 Hazine desteği Vergi ve SGK borçlarının kapatılmasında kullanılan kredi bölümü için de Hazine faiz desteği uygulanacak. Bu kapsamda söz konusu kredi tutarına yönelik faiz indirim oranı yüzde 25 olarak belirlendi. Borç ödemesi amacıyla kullandırılan kredi ve buna ilişkin Hazine faiz desteği, esnafın kullandığı ana krediden ayrı olarak banka tarafından kayıt altına alınacak ve ayrıca takip edilecek. Faiz indirim oranları da aşağı çekildi Kararla birlikte Hazine destekli esnaf kredilerinde uygulanan bazı faiz indirim oranlarında da değişikliğe gidildi. Buna göre: Yüzde 50 faiz indirimi yüzde 40'a,Yüzde 100 faiz indirimi yüzde 80'e,Yüzde 60 faiz indirimi ise yüzde 48'e düşürüldü. Böylece kredi kullanımında vergi ve SGK borçları nedeniyle yaşanan sorunların çözümüne yönelik yeni bir mekanizma oluşturulurken, bazı kredi türlerinde sağlanan faiz avantajlarının oranı ise azaltılmış oldu. Karar, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerken, düzenlemenin uygulanmasına ilişkin hükümleri Hazine ve Maliye Bakanı yürütecek.

2027 emlak vergisinde yeni dönem başlıyor Haber

2027 emlak vergisinde yeni dönem başlıyor

Konut, iş yeri, otel, fabrika ve birçok farklı yapı türünde uygulanacak bedeller, taşınmazların vergi değerinin hesaplanmasında arsa veya arsa payı değeriyle birlikte dikkate alınacak. Ev ve iş yeri sahiplerini ilgilendiren 2027 yılı emlak vergisi hesaplamalarına ilişkin yeni düzenleme yürürlüğe girdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete'de yayımlandı. Düzenlemeyle, gelecek yıl bina vergi değerlerinin belirlenmesinde esas alınacak metrekare normal inşaat maliyet bedelleri yapıların türüne, sınıfına ve kullanım amacına göre yeniden tespit edildi. Emlak vergisi yalnızca bina maliyetine göre hesaplanmayacak Yeni rakamlar, 2027 yılı emlak vergisinin hesaplanmasında önemli bir unsur oluşturacak. Ancak açıklanan metrekare inşaat maliyetleri, tek başına ödenecek emlak vergisini belirlemeyecek. Bina vergi değeri hesaplanırken yapının metrekare normal inşaat maliyetinin yanı sıra taşınmazın bulunduğu arsanın veya arsa payının değeri de dikkate alınacak. İki unsur, ilgili mevzuat çerçevesinde birlikte değerlendirilerek vergiye esas bina değeri ortaya çıkarılacak. Bu nedenle aynı özelliklere sahip binalarda, bulundukları arsanın değerine göre farklı vergi sonuçları ortaya çıkabilecek. Yapı türü ve sınıfı vergi hesabını etkileyecek Resmi Gazete'de yayımlanan maliyet cetvelinde yapılar, inşaat özelliklerine göre farklı gruplara ayrıldı. Çelik karkas, betonarme karkas, yığma kâgir, yığma yarı kâgir, ahşap ve taş yapılar için ayrı metrekare maliyet bedelleri belirlendi. Her yapı türü ayrıca kendi içerisinde sınıflandırıldı. Böylece yapıların niteliği ve sınıfı, emlak vergisi hesabında kullanılacak normal inşaat maliyetini doğrudan etkileyecek. Aynı metrekareye sahip iki binanın yapı sistemi veya sınıfının farklı olması halinde, vergi değerinin hesaplanmasında esas alınan maliyet tutarı da değişebilecek. Konuttan fabrikaya geniş kapsamlı maliyet cetveli Tebliğ yalnızca meskenleri kapsamıyor. Farklı kullanım amaçlarına sahip çok sayıda yapı için de ayrı metrekare normal inşaat maliyetleri açıklandı. Yeni cetvelde konutların yanı sıra fabrika ve imalathaneler, oteller, sinema ve tiyatro binaları, banka ve sigorta yapıları, idari binalar, yeraltı ve müstakil garajlar, yurtlar, okullar, yüzme havuzları, hamamlar, silolar, ticarethaneler ve iş yerleri gibi çeşitli yapı türleri yer aldı. Bu yapıların her biri için belirlenen maliyetler, binanın niteliği ve sınıfına göre farklılık gösterecek. 2027 emlak vergisi hesabında yeni bedeller esas alınacak Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğ ekindeki ayrıntılı maliyet cetveli, 2027 yılı boyunca emlak vergisine esas bina değerlerinin hesaplanmasında kullanılacak. Vergi hesabında yeni metrekare normal inşaat maliyetleri ile arsa veya arsa payı değerinin birlikte değerlendirilmesiyle taşınmazın vergi değeri belirlenecek. Bu nedenle 2027 yılında ödenecek emlak vergisi açısından hem binanın fiziki özellikleri hem de bulunduğu arsanın değeri belirleyici olmaya devam edecek.

Maliye sıcak parayı izliyor fonlarda vergi seçeneği masada Haber

Maliye sıcak parayı izliyor fonlarda vergi seçeneği masada

Kurumsal ve yabancı yatırımcıların ilgisinin arttığı fonlarda vergi uygulaması dahil çeşitli seçenekler değerlendirilirken, henüz kesinleşmiş bir düzenleme bulunmuyor. Türkiye'de yüksek faiz ortamının etkisiyle büyüyen para piyasası fonları, ekonomi yönetiminin gündemine girdi. Hazine ve Maliye yönetiminin, özellikle kurumsal ve yabancı yatırımcıların bu fonlara yönelttiği kısa vadeli sermayenin büyüklüğünü ve niteliğini incelediği bildiriliyor. Çalışmanın odağında, kısa vadeli sermaye giriş ve çıkışlarının daha istikrarlı hale getirilmesi ve Türkiye'ye gelen kaynakların daha uzun vadeli, üretken yatırımlara yönlendirilmesi bulunuyor. Vergilendirme de değerlendirilen seçenekler arasında yer alıyor. Ancak henüz uygulanmasına karar verilmiş yeni bir vergi bulunmuyor. Fonların büyüklüğü 2,8 trilyon liraya çıktı Para piyasası fonlarının ulaştığı büyüklük, ekonomi yönetiminin neden bu alana odaklandığını gösteren önemli göstergelerden biri. TCMB'nin Finansal İstikrar Raporu'na göre para piyasası ve benzeri fonların toplam büyüklüğü 2023 sonunda 234 milyar lira seviyesindeydi. Bu tutar 30 Nisan 2026 itibarıyla 2,8 trilyon liraya yükseldi. Böylece fonların büyüklüğü yaklaşık üç yılda 12 kat arttı. Bu hızlı büyüme, para piyasası fonlarını Türkiye'nin finansal sisteminde çok daha önemli bir konuma taşırken, bu fonlara yönelen sermayenin niteliği de ekonomi politikası açısından daha fazla önem kazandı. Kurumsal yatırımcıların vergi avantajı dikkat çekiyor Mevcut uygulamada yatırım fonlarından elde edilen gelirlerde stopaj uygulaması yatırımcının niteliğine ve fonun özelliklerine göre farklılaşıyor. Para piyasası fonlarında bireysel yatırımcılar açısından yüzde 17,5 stopaj uygulanırken, mevcut düzenlemeye göre kurumsal yatırımcılar açısından stopaj uygulanmıyor. Bu farklılık, özellikle yabancı kurumsal yatırımcıların kısa vadeli fonlara yönelimi açısından Maliye'nin incelemeye aldığı başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Neden para piyasası fonları tercih ediliyor? Para piyasası fonları, yüksek likidite özellikleri nedeniyle yatırımcıların kısa vadeli nakitlerini değerlendirmesinde önemli bir araç haline geldi. Faizlerin yüksek olduğu dönemlerde yatırımcı açısından likit kalırken getiri elde etme imkanı sunan bu fonlar, özellikle kısa vadeli sermaye için alternatif bir park alanı oluşturuyor. TCMB verileri de bu eğilimin boyutunu ortaya koyuyor. Para piyasası ve benzeri fonların yatırım fonları içindeki payı da son yıllarda belirgin şekilde yükseldi. Maliye'nin hedefi sermayeyi uzun vadeye taşımak Ekonomi yönetiminin çalışmasının yalnızca yeni bir vergi getirilmesine odaklanmadığı belirtiliyor. Sermaye hareketlerinin yapısı, fonlara giriş-çıkışların niteliği ve bu kaynakların ekonomiye katkısı birlikte değerlendiriliyor. Buradaki temel hedef, Türkiye'ye gelen sermayenin kısa vadeli finansal araçlarda kalmak yerine daha uzun vadeli ve üretken alanlara yönelmesini sağlamak. Bu yaklaşım, özellikle doğrudan yatırımlar ile kısa vadeli portföy hareketleri arasındaki farkı yeniden gündeme getiriyor. Kısa vadeli sermaye finansal piyasalara likidite sağlarken, hızlı giriş ve çıkışların finansal istikrar açısından oluşturabileceği riskler de ekonomi yönetiminin takip ettiği başlıklardan biri. Yeni vergi kesinleşmiş değil Para piyasası fonlarına yönelik olası vergi değişikliği konusunda şu aşamada kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Maliye'nin değerlendirdiği seçenekler arasında vergilendirme bulunurken, nihai düzenlemenin nasıl şekilleneceği ve hangi yatırımcı gruplarını kapsayacağı henüz belli değil. Bu nedenle mevcut gelişmeyi doğrudan “para piyasası fonlarına yeni vergi geliyor” şeklinde değerlendirmek için erken. Gözler sermayenin yönünde Para piyasası fonlarının 2,8 trilyon liralık büyüklüğe ulaşması, kısa vadeli finansal araçların Türkiye'deki yatırım tercihleri içerisindeki ağırlığını açıkça ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde ekonomi yönetiminin atacağı adımların, kurumsal ve yabancı yatırımcıların fon tercihleri üzerinde etkili olması bekleniyor. Asıl soru ise kısa vadeli sermayenin vergilendirilip vergilendirilmeyeceğinden çok, Türkiye'ye gelen finansal kaynakların ne kadarının kalıcı sermayeye ve üretken yatırımlara dönüşeceği olacak.

Şimşek: Faiz dışı fazla 470 milyar TL’ye çıktı Haber

Şimşek: Faiz dışı fazla 470 milyar TL’ye çıktı

Şimşek, mali disiplinin korunacağını ve elde edilen mali alanın öncelikli alanlara yönlendirileceğini belirtti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, temmuz ayı merkezi yönetim bütçe sonuçlarını değerlendirerek mali disiplin mesajı verdi. Jeopolitik gelişmelerin olumsuz etkilerine ve dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında vazgeçilen vergi gelirlerine rağmen bütçe hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini belirten Şimşek, faiz dışı bütçe fazlasındaki artışa dikkat çekti. Faiz dışı fazla 470 milyar TL’ye ulaştı Şimşek, ocak-temmuz döneminde faiz dışı bütçe fazlasının geçen yılın aynı dönemine göre 228 milyar TL arttığını belirterek, söz konusu tutarın 470 milyar TL’ye yükseldiğini açıkladı. Bakan Şimşek, faiz dışı bütçe fazlasındaki artışın kamu maliyesindeki dengelenme ve borç yükünün azaltılması açısından önemli olduğunu ifade etti. Bütçe hedefleri doğrultusunda ilerleme Temmuz ayı bütçe sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde jeopolitik gelişmelerin yanı sıra iç talepteki dengelenmenin gelir performansı üzerinde etkili olduğunu belirten Şimşek, buna karşın mali disiplinin korunduğunu söyledi. Dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla eşel mobil uygulaması kapsamında önemli miktarda vergi gelirinden feragat edildiğini hatırlatan Şimşek, tüm bu gelişmelere rağmen bütçe hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini kaydetti. Yurt içi borç çevirme oranı yüzde 87 Finansman koşullarını gözeterek borçlanma politikasını sürdürdüklerini belirten Şimşek, yurt içi borç çevirme oranının yüzde 87 seviyesinde tutulduğunu açıkladı. Şimşek, gelir politikalarında etkinliğin artırılması ve harcama disiplininin güçlendirilmesiyle oluşturulan mali alanın öncelikli alanlara aktarılacağını belirtti. Mali alan dezenflasyon için kullanılacak Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, mali disiplinin güçlendirilmesinin dezenflasyon sürecine katkı sağlayacağını vurguladı. Şimşek, gelir politikalarındaki etkinliğin ve harcama disiplininin artırılmasıyla elde edilen mali alanın öncelikli alanlara yönlendirilmeye devam edileceğini bildirdi. Şimşek, maliye politikasının dezenflasyon sürecini destekleyecek şekilde uygulanacağını ifade etti.

Yabancı plakalı araçlara HGS zorunluluğu Haber

Yabancı plakalı araçlara HGS zorunluluğu

Yönetmelikle birlikte HGS kullanımı zorunlu hale getirilirken, ihlalli geçiş ücretlerini ve cezalarını ödemeyen araçların yurt dışına çıkışına izin verilmeyecek. Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezaları ile Cezaların Tahsiline İlişkin Yönetmelik kapsamında geçiş ücretleri, ödeme yöntemleri ve ceza uygulamalarına ilişkin yeni esaslar belirlendi. HGS aboneliği zorunlu olacak Yeni düzenlemeye göre yabancı plakalı araçların Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) veya benzeri elektronik ücret toplama sistemlerinden birine kayıt yaptırması gerekecek. Araçların geçiş hesabında yeterli bakiye bulunması zorunlu olurken, sürücüler HGS etiketinin çalışır durumda olmasından ve plakanın okunabilirliğinden sorumlu olacak. Borcunu ödemeyen araç sınırdan çıkamayacak Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyollar ile Yap-İşlet-Devret (YİD) modeli kapsamında hizmet veren otoyol ve köprülerde oluşan geçiş ücretleri ile idari para cezalarının ödenmemesi halinde araçların Türkiye'den çıkışına izin verilmeyecek. Ödemeler gümrükte de yapılabilecek Geçiş ücretleri ve cezalar, gümrük kapılarında banka veya kredi kartıyla ödenebilecek. Muhasebe birimlerinin veznelerinde nakit ödeme imkânı da sunulacak. Türkiye içerisindeki ihlalli geçiş ödemeleri ise PTT şubeleri ile anlaşmalı bankalar aracılığıyla gerçekleştirilebilecek. Kurumlar ortak veri sistemi kullanacak Karayolları Genel Müdürlüğü, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı arasında kurulacak veri paylaşım sistemi sayesinde yabancı plakalı araçların geçiş ücretleri ve idari para cezaları plaka bazında ortak sistem üzerinden takip edilecek. 15 gün içinde sadece geçiş ücreti alınacak Yönetmeliğe göre ihlalli geçiş yapan sürücüler, geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeme yapmaları halinde yalnızca geçiş ücretini ödeyecek. İlk 15 günlük sürenin ardından 30 gün içinde ödeme yapılması durumunda geçiş ücretine bir kat idari para cezası uygulanacak. Toplam 45 günlük sürenin aşılması halinde ise geçiş ücretinin dört katı tutarında idari para cezası tahsil edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.