Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak, 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde, 2025’e kıyasla nispi rahatlamaların yaşanacağı bir yıl öngördüklerini belirterek, iş dünyasının gerçekçi beklentilerle hareket etmesi gerektiğini vurguladı
Haber Giriş Tarihi: 12.01.2026 12:19
Haber Güncellenme Tarihi: 12.01.2026 12:26
Kaynak:
Ekometre
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı Finans Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Olpak, ekonomi yönetiminin yol haritasını Orta Vadeli Program ile ortaya koyduğunu belirterek, 2025’in bu çerçevede büyük ölçüde planlandığı şekilde tamamlandığını söyledi.
2025’in genel tablosu ve ekonomi politikaları
Olpak, 2025’in herkes için sorunsuz bir yıl olmadığını ancak ekonomi yönetiminin ilan ettiği dezenflasyonist program, mali disiplin ve kredi büyümesine ilişkin hedefler doğrultusunda ilerlediğini ifade etti. Finansmana erişim, finansman maliyeti ve enflasyon seviyeleri nedeniyle iş dünyasının memnun olmadığı alanlar bulunduğunu dile getiren Olpak, buna rağmen yılın genel olarak öngörülen çerçevede geride bırakıldığını kaydetti.
Faiz ve enflasyonda gerileme vurgusu
DEİK Başkanı Olpak, 2025’in başında enflasyonun yüzde 45 seviyelerinde olduğunu, yılın ise yüzde 31’e yakın bir oranla kapandığını aktardı. Merkez Bankası’nın gösterge faizinin de yıl başında yüzde 47,5 seviyesinde olduğunu, yıl sonunda ise yüzde 38’e gerilediğini belirten Olpak, faizlerde yaklaşık 10 puan, enflasyonda ise yaklaşık 14 puanlık bir düşüşle yılın tamamlandığını söyledi.
2026 öngörüsü: Görece rahatlama ama tam normalleşme değil
Olpak, 2026’ya 2025’te oluşan bu referans noktasıyla girildiğini belirterek, ekonomi yönetiminin eylülde açıkladığı OVP ve Meclis’te kabul edilen bütçe çerçevesinin yılın genel görünümüne ışık tuttuğunu ifade etti. 2026’nın, 2025’e göre daha iyileşmiş ve nispi rahatlamaların yaşanacağı bir yıl olacağını dile getiren Olpak, bunun tüm sorunların ortadan kalkacağı anlamına gelmediğinin altını çizdi.
İş dünyasının, faizlerin çok hızlı düşeceği ya da enflasyonun kısa sürede çok düşük seviyelere ineceği beklentisiyle hareket etmemesi gerektiğini vurgulayan Olpak, görece bir rahatlamanın söz konusu olacağını ancak temkinli olunmasının önem taşıdığını söyledi. Deprem felaketinin, EYT düzenlemesinin ve benzeri maliyetli unsurların etkisinin azalmasının da bu rahatlamada rol oynayacağını kaydetti.
Uluslararası doğrudan yatırımda hedef daha yüksek
Nail Olpak, Türkiye’nin 2025’teki uluslararası doğrudan yatırım performansına da değinerek, mevcut rakamların yeterli olmadığını dile getirdi. Türkiye’nin geçmişte 20 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım çektiği yıllar olduğunu hatırlatan Olpak, bugün yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık bir ekonomi büyüklüğüne sahip olunduğunu ve bu ölçekte daha yüksek yatırım tutarlarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Dış ticaret hacminin hizmetlerle birlikte 800 milyar doların üzerine çıktığını, 2026’da bu rakamın 820-840 milyar dolar seviyelerine ulaşabileceğini belirten Olpak, mevcut yatırım rakamlarının bu tabloyu yansıtmadığını söyledi. Daha fazla yatırım çekebilmek için öngörülebilirliğin kritik olduğunu vurgulayan Olpak, faiz, enflasyon ve iş gücü maliyetlerinin yatırımcı açısından birlikte değerlendirildiğini kaydetti.
2026’da enflasyon beklentisi ve finansman koşulları
Olpak, piyasa beklentisinin 2026 yılı sonunda enflasyonun yüzde 20’nin bir miktar üzerinde gerçekleşmesi yönünde olduğunu belirterek, hedeflenen yüzde 16 seviyesine yaklaşılmasının zaman alacağını söyledi. Enflasyon düştükçe düşüş hızının yavaşladığını ifade eden Olpak, iş dünyasının harcama ve planlamalarını bu gerçekçi çerçevede yapması gerektiğini dile getirdi.
Kredi büyümesine ilişkin uygulamalara da değinen Olpak, 2025’te aylık kredi büyümesinin genel olarak yüzde 2 ile sınırlandırıldığını, KOBİ’ler ve büyük şirketler için farklı oranlar belirlendiğini hatırlattı. Bu tercihin, krediye erişimi zorlaştıran ancak ekonomi yönetiminin bilinçli bir politikası olduğunu ifade etti.
2026’ya temkinli iyimserlikle bakış
DEİK Başkanı Nail Olpak, genel değerlendirmesinde 2026’nın 2025’e kıyasla daha rahat bir yıl olacağını ancak tüm sorunların çözüleceği bir dönem olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Enflasyonla mücadelenin kamudan iş dünyasına herkes için ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Olpak, öngörülebilirliğin güçlenmesiyle birlikte hem ekonomik faaliyetlerde hem de yatırımlarda daha olumlu bir tablo oluşabileceğini söyledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Olpak: Nispi rahatlama sorunları yok etmiyor
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak, 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde, 2025’e kıyasla nispi rahatlamaların yaşanacağı bir yıl öngördüklerini belirterek, iş dünyasının gerçekçi beklentilerle hareket etmesi gerektiğini vurguladı
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı Finans Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Olpak, ekonomi yönetiminin yol haritasını Orta Vadeli Program ile ortaya koyduğunu belirterek, 2025’in bu çerçevede büyük ölçüde planlandığı şekilde tamamlandığını söyledi.
2025’in genel tablosu ve ekonomi politikaları
Olpak, 2025’in herkes için sorunsuz bir yıl olmadığını ancak ekonomi yönetiminin ilan ettiği dezenflasyonist program, mali disiplin ve kredi büyümesine ilişkin hedefler doğrultusunda ilerlediğini ifade etti. Finansmana erişim, finansman maliyeti ve enflasyon seviyeleri nedeniyle iş dünyasının memnun olmadığı alanlar bulunduğunu dile getiren Olpak, buna rağmen yılın genel olarak öngörülen çerçevede geride bırakıldığını kaydetti.
Faiz ve enflasyonda gerileme vurgusu
DEİK Başkanı Olpak, 2025’in başında enflasyonun yüzde 45 seviyelerinde olduğunu, yılın ise yüzde 31’e yakın bir oranla kapandığını aktardı. Merkez Bankası’nın gösterge faizinin de yıl başında yüzde 47,5 seviyesinde olduğunu, yıl sonunda ise yüzde 38’e gerilediğini belirten Olpak, faizlerde yaklaşık 10 puan, enflasyonda ise yaklaşık 14 puanlık bir düşüşle yılın tamamlandığını söyledi.
2026 öngörüsü: Görece rahatlama ama tam normalleşme değil
Olpak, 2026’ya 2025’te oluşan bu referans noktasıyla girildiğini belirterek, ekonomi yönetiminin eylülde açıkladığı OVP ve Meclis’te kabul edilen bütçe çerçevesinin yılın genel görünümüne ışık tuttuğunu ifade etti. 2026’nın, 2025’e göre daha iyileşmiş ve nispi rahatlamaların yaşanacağı bir yıl olacağını dile getiren Olpak, bunun tüm sorunların ortadan kalkacağı anlamına gelmediğinin altını çizdi.
İş dünyasının, faizlerin çok hızlı düşeceği ya da enflasyonun kısa sürede çok düşük seviyelere ineceği beklentisiyle hareket etmemesi gerektiğini vurgulayan Olpak, görece bir rahatlamanın söz konusu olacağını ancak temkinli olunmasının önem taşıdığını söyledi. Deprem felaketinin, EYT düzenlemesinin ve benzeri maliyetli unsurların etkisinin azalmasının da bu rahatlamada rol oynayacağını kaydetti.
Uluslararası doğrudan yatırımda hedef daha yüksek
Nail Olpak, Türkiye’nin 2025’teki uluslararası doğrudan yatırım performansına da değinerek, mevcut rakamların yeterli olmadığını dile getirdi. Türkiye’nin geçmişte 20 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım çektiği yıllar olduğunu hatırlatan Olpak, bugün yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık bir ekonomi büyüklüğüne sahip olunduğunu ve bu ölçekte daha yüksek yatırım tutarlarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Dış ticaret hacminin hizmetlerle birlikte 800 milyar doların üzerine çıktığını, 2026’da bu rakamın 820-840 milyar dolar seviyelerine ulaşabileceğini belirten Olpak, mevcut yatırım rakamlarının bu tabloyu yansıtmadığını söyledi. Daha fazla yatırım çekebilmek için öngörülebilirliğin kritik olduğunu vurgulayan Olpak, faiz, enflasyon ve iş gücü maliyetlerinin yatırımcı açısından birlikte değerlendirildiğini kaydetti.
2026’da enflasyon beklentisi ve finansman koşulları
Olpak, piyasa beklentisinin 2026 yılı sonunda enflasyonun yüzde 20’nin bir miktar üzerinde gerçekleşmesi yönünde olduğunu belirterek, hedeflenen yüzde 16 seviyesine yaklaşılmasının zaman alacağını söyledi. Enflasyon düştükçe düşüş hızının yavaşladığını ifade eden Olpak, iş dünyasının harcama ve planlamalarını bu gerçekçi çerçevede yapması gerektiğini dile getirdi.
Kredi büyümesine ilişkin uygulamalara da değinen Olpak, 2025’te aylık kredi büyümesinin genel olarak yüzde 2 ile sınırlandırıldığını, KOBİ’ler ve büyük şirketler için farklı oranlar belirlendiğini hatırlattı. Bu tercihin, krediye erişimi zorlaştıran ancak ekonomi yönetiminin bilinçli bir politikası olduğunu ifade etti.
2026’ya temkinli iyimserlikle bakış
DEİK Başkanı Nail Olpak, genel değerlendirmesinde 2026’nın 2025’e kıyasla daha rahat bir yıl olacağını ancak tüm sorunların çözüleceği bir dönem olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Enflasyonla mücadelenin kamudan iş dünyasına herkes için ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Olpak, öngörülebilirliğin güçlenmesiyle birlikte hem ekonomik faaliyetlerde hem de yatırımlarda daha olumlu bir tablo oluşabileceğini söyledi.
Kaynak: Ekometre
En Çok Okunan Haberler