SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yunanistan

Ekometre - Yunanistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yunanistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yunan basınından KAAN analizi Haber

Yunan basınından KAAN analizi

Türkiye'nin savunma sanayisinde geliştirdiği KAAN savaş uçağı ile insansız hava araçları, Yunan basınında geniş yer bulmaya devam ediyor. Yunanistan merkezli yayınlarda, Türkiye'nin yalnızca yeni silah sistemleri geliştirmediği, aynı zamanda hava gücünü kapsamlı bir dönüşümden geçirdiği değerlendirmeleri yapıldı. Yunan basınında yer alan analizlerde, KAAN'ın yanı sıra yapay zeka destekli İHA ve SİHA projelerinin Türkiye'nin savunma kapasitesini güçlendirdiği ve bu gelişmelerin Ege ile Doğu Akdeniz'deki stratejik dengeyi etkileyebileceği savunuldu. KAAN ve İHA projeleri Yunanistan'ın gündeminde Yunanistan merkezli BankingNews, Türkiye'nin KAAN savaş uçağı programı ile İHA ve SİHA alanındaki çalışmalarını mercek altına aldı. Haberde, Türkiye'nin savunma sanayisindeki projelerinin hava gücünde kapsamlı bir dönüşümün parçası olduğu ileri sürüldü. Türkiye'nin özellikle insansız hava araçları alanında elde ettiği ilerlemenin uluslararası kamuoyu tarafından da yakından takip edildiği belirtildi. KAAN'ın geliştirme ve test sürecinde önemli aşamalar kaydettiği ifade edilen haberde, Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçağı geliştirebilen sınırlı sayıdaki ülkeler arasına girmeyi hedeflediğine dikkat çekildi. Yunan basınından dikkat çeken değerlendirme BankingNews, Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişmelerini oldukça iddialı ifadelerle değerlendirdi. Haberde, Türk hava gücündeki dönüşümün Yunanistan açısından önemli sonuçlar doğurabileceği öne sürüldü. Türkiye'nin yeni nesil savaş uçağı ve insansız hava araçları geliştirmesinin, hava gücündeki mevcut dengeleri değiştirebileceği savunuldu. KAAN için 250 uçaklık üretim iddiası BankingNews'in analizinde KAAN programının üretim takvimine ilişkin iddialara da yer verildi. Haberde, program kapsamında üç ön seri prototip üretileceği, ardından toplam 250 savaş uçağından oluşan seri üretim aşamasına geçilmesinin planlandığı ileri sürüldü. Ayrıca geçen ay ilk 20 Block 10 KAAN için sözleşme imzalandığı iddiası da haberde yer aldı. "Stratejik denge dramatik şekilde altüst olabilir" BankingNews'in değerlendirmesinde, KAAN ile insansız hava araçlarının Türkiye'nin hava gücüne etkisine ilişkin dikkat çekici ifadeler kullanıldı. Haberde, mevcut gelişmelerin devam etmesi halinde KAAN ve insansız savaş uçaklarının Türkiye'nin savunma alanındaki bağımsızlık hedefini güçlendireceği ve Ege ile Doğu Akdeniz'deki stratejik dengenin önemli ölçüde değişebileceği öne sürüldü. Pentapostagma da KAAN'ı gündemine aldı KAAN'ın yükselen savunma kapasitesindeki rolü, Yunanistan merkezli Pentapostagma tarafından yayımlanan bir başka analizde de ele alındı. Haberde Türkiye'nin KAAN projesindeki ilerlemesine dikkat çekilirken, Türkiye'nin geliştirdiği insansız hava araçlarının da bölgedeki havacılık dengesi açısından önem taşıdığı savunuldu. Pentapostagma'nın değerlendirmesinde, Türkiye'nin İHA alanındaki teknolojik ilerlemesinin mevcut hava gücü dengelerini etkileyebileceği iddia edildi. Türkiye'nin savunma projeleri yakından izleniyor Yunan basınında yayımlanan değerlendirmelerde ortak olarak öne çıkan nokta, Türkiye'nin savunma sanayisinde insanlı ve insansız hava platformlarını birlikte geliştiren kapsamlı bir hava gücü yapılanmasına yöneldiği görüşü oldu. KAAN'ın yanı sıra İHA ve SİHA projelerindeki ilerlemelerin, Türkiye'nin hava gücündeki dönüşümün temel unsurları arasında yer aldığı belirtilirken, bu gelişmelerin özellikle Ege ve Doğu Akdeniz'deki askeri denge üzerindeki olası etkileri Yunan basınının yakın takibine girdi.

AB'den Rusya'ya 21. yaptırım paketi Haber

AB'den Rusya'ya 21. yaptırım paketi

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Rusya'ya yönelik 21. yaptırım paketini resmen onayladı. Yeni yaptırım paketi; enerji, finans, kripto varlıklar ve ticaret başta olmak üzere Rus ekonomisinin kritik gelir kaynaklarını hedef alıyor. AB Konseyi Dönem Başkanı İrlanda'nın Dışişleri, Ticaret ve Savunma Bakanı Helen McEntee, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dönem başkanlıklarının ilk haftalarında 21. yaptırım paketi üzerinde uzlaşmaya varılmasından memnuniyet duyduğunu belirtti. McEntee, yeni paketin Rusya'nın gelir kaynaklarını daha fazla hedef aldığını, "gölge filo" olarak adlandırılan yaptırımları aşmaya yönelik deniz taşımacılığı ağını engellediğini ve tedarik zincirlerini sekteye uğrattığını ifade etti. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise yaptırımların, Ukrayna'nın sahada askeri ivme kazandığı bir dönemde Rusya'nın savaş ekonomisini zayıflatmayı sürdüreceğini vurguladı. Von der Leyen, 21. yaptırım paketi kapsamında 32 Rus bankasının daha işlem yasağı listesine eklendiğini, bazı kripto varlık şirketleri ile petrol ticaret platformlarının da yaptırım kapsamına alındığını açıkladı. Yeni düzenlemeyle ayrıca, Rusya'nın uluslararası yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı belirtilen gölge filoya destek veren gemilere yönelik yaptırımlar da ilk kez devreye alındı. Petrol fiyat tavanına ilişkin mevcut uygulamanın ise bir yıl süreyle korunacağı bildirildi. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da yaptırımların enerji, finansal hizmetler, kripto varlıklar ve ticaret gibi Rus ekonomisi açısından en yüksek etkiye sahip sektörleri hedef aldığını belirterek, Moskova üzerindeki ekonomik baskının artırılacağını söyledi. Müzakerelerde Yunanistan itirazı AB Komisyonu tarafından haziran ayında sunulan yaptırım paketi, üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle uzun süren müzakerelerin ardından kabul edildi. Sürecin en önemli tartışma başlıklarından biri, Rus sıvılaştırılmış doğal gazının (LNG) AB dışındaki ülkelere taşınmasına yönelik düzenleme oldu. Yunanistan, AB şirketlerinin Rus LNG'sini üçüncü ülkelere taşımasını yasaklayan öneriye karşı çıkarak, söz konusu düzenlemenin beklenen sonucu vermeyeceğini ve gemilerin AB dışına kayıt yaptırarak faaliyetlerini sürdürebileceğini savundu. Yapılan müzakerelerin ardından pakette bazı düzenlemeler revize edilerek üye ülkelerin uzlaşması sağlandı.

Türk yatırımcıların yeni tercihi Haber

Türk yatırımcıların yeni tercihi

Artan küresel belirsizlikler, yatırım kararlarını yalnızca kira getirisi üzerinden değil, oturum hakkı, finansal mobilite ve varlık çeşitlendirmesi üzerinden şekillendiriyor. Yatırımcıların karar mekanizması, gayrimenkulün artık sadece gelir üreten bir varlık değil, aynı zamanda stratejik bir “yaşam ve erişim aracı” haline geldiğini gösteriyor. Küresel ölçekte sermaye hareketleri değişirken, gayrimenkul yatırımının anlamı da yeniden tanımlanıyor. Bir dönem yalnızca kira geliri ve değer artışı ekseninde değerlendirilen yurtdışı gayrimenkul yatırımları, bugün çok daha geniş bir perspektifle ele alınıyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons araştırmasına göre Türk yatırımcıların yurt dışında gerçekleştirdiği gayrimenkul yatırımlarının son yıllarda istikrarlı bir yükseliş gösterdiğine işaret ediyor. Bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri, yatırımlar 2025'in ilk on bir ayında 2,4 milyar dolara ulaştı. Söz konusu büyüme, yatırımcıların yalnızca getiri odaklı değil; yaşam planlaması, finansal mobilite ve küresel erişim perspektifiyle hareket ettiğini ortaya koyuyor. “Yatırımcılar artık yalnızca kazanç istemiyor, seçenek satın alıyor” Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, konuya ilişkin değerlendirmesinde; “Son yıllarda yatırımcılarla yaptığımız görüşmelerde dikkat çekici bir değişim gözlemliyoruz. Eskiden ilk soru kira getirisi veya değer artışı olurdu. Bugün ise yatırımcılar aynı zamanda bu yatırımın kendilerine nasıl bir yaşam alanı oluşturacağını, çocuklarına hangi fırsatları sunacağını ve gelecekte hangi seçenekleri yaratacağını sorguluyor. Bu nedenle oturum hakkı ile finansal getiri artık birbirine rakip iki unsur değil. Modern yatırımcı her ikisini de aynı stratejinin parçası olarak görüyor. Gayrimenkul yatırımının tanımı değişiyor; insanlar artık sadece mülk değil, küresel ölçekte hareket edebilme kapasitesi, finansal dayanıklılık ve gelecek esnekliği satın alıyor” ifadelerini kullandı. Yeni yatırımcı profili: Portföyünü çeşitlendiriyor, fırsatlarını büyütüyor Son yıllarda yatırımcıların yaklaşımında dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Gayrimenkul artık portföy çeşitlendirmesi, döviz bazlı gelir elde etme ve farklı pazarlarda varlık bulundurma stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Özellikle küresel ekonomik dalgalanmaların arttığı dönemlerde yatırımcılar, varlıklarını farklı coğrafyalara yayarak risklerini dengelemeyi hedefliyor. Bu noktada Avrupa’daki gayrimenkul yatırımları, yatırımcılara euro bazlı kira geliri elde etme fırsatı sunarken aynı zamanda uzun vadeli değer artışından yararlanma imkânı da sağlıyor. Birçok Avrupa kentinde son yıllarda metrekare bazında yaşanan fiyat artışları, yatırımcıların düzenli kira gelirinin yanı sıra sermaye kazancı potansiyeline de odaklanmasına neden oluyor. Getiri ile mobilite aynı stratejinin parçası haline geliyor Bugün yatırımcılar için oturum hakkı ve kira getirisi birbirinin alternatifi olmaktan çıkıyor. Tam tersine, iki unsurun aynı yatırım içinde birleşmesi tercih sebebi haline geliyor. Bu eğilimin en dikkat çekici örneklerinden biri Yunanistan. Astons’un hazırladığı Yunanistan Gayrimenkul Piyasası Analiz ve Trendler raporuna göre, Türk yatırımcıların ülkedeki yatırım hacmi 514 milyon Euro'ya ulaşırken, yatırım karşılığı verilen oturum izinlerinin sayısı 3 bin 291'e yükseldi. Bu tablo, yatırımcıların yaşam kalitesine, uluslararası hareket kabiliyetine ve gelecek planlamasına da yatırım yaptığını gösteriyor. Gayrimenkul, günümüzde kira geliri, değer artışı, döviz bazlı nakit akışı ve oturum avantajını aynı potada buluşturan çok boyutlu bir yatırım aracına dönüşüyor.

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı beş ayda 17 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 16,8 olarak gerçekleşti. Yılın ilk beş ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 2,6 artarak 17 milyar dolar barajına ulaştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, sektörel liderliğin sürdüğüne dikkat çekerek “Mayıs ayında işgünü sayısının geçen yıla göre az olması ihracatımıza olumsuz yansıdı. İlk 10 pazarın 9’unda yaşanan düşüşlere karşı Fransa pazarındaki yüzde 18’lik büyüme ve ABD ile Norveç gibi stratejik pazarlardaki ürün bazlı yüksek oranlı artışlarımız önem taşıyor” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 215 milyon dolar Mayıs ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 14 azalış ile 1 milyar 215 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 23 azalarak 1 milyar 13 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 27 düşüşle 543 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 2,5 düşüşle 269 milyon dolar oldu. Buna karşılık Çekiciler ihracatı yüzde 13 artışla 168 milyon dolara yükseldi. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 11 azaldı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 13, ABD’ye yüzde 18, Romanya’ya yüzde 28, Polonya’ya yüzde 19, İspanya’ya yüzde 14, Belçika’ya yüzde 17 ihracat düşüşü yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 48 artış gösterdi. Önemli pazarlardan İsveç’e yüzde 122, Yunanistan’a yüzde 42 ihracat artışı yaşanırken; İspanya’ya yüzde 27, İtalya’ya yüzde 38, Almanya’ya yüzde 36, Slovenya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 57, Polonya’ya yüzde 41, Belçika’ya yüzde 43 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda Fransa’ya yüzde 40 ihracat artışı yaşanırken; Birleşik Krallık’a yüzde 59, Almanya’ya yüzde 29, İspanya’ya yüzde 31, İtalya’ya yüzde 14, Slovenya’ya yüzde 30, Belçika’ya yüzde 35 ihracat düşüşü kaydedildi. Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ABD'ye yüzde 582, İtalya'ya yüzde 129, Romanya'ya yüzde 56 ihracat artışı yaşanırken; Fransa'ya yüzde 28, Birleşik Krallık'a yüzde 55 düşüş oldu. Çekicilerde ise Norveç’e yüzde 257, Almanya’ya yüzde 50, Slovenya’ya yüzde 42 ihracat artışı sağlandı. Almanya liderliğini korudu, Fransa yükselişini sürdürdü Mayıs ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden Fransa dışındaki 9’unda düşüş kaydedildi. Almanya, 526 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 16 azaldı. Fransa, 452 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 artış gösterdi. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 8 azalışla 294 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mayıs ayında diğer önemli pazarlardan Hollanda’ya yüzde 15, İsveç’e yüzde 33, Mısır’a yüzde 37 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Birleşik Krallık’a yüzde 49, İspanya’ya yüzde 27, Slovenya’ya yüzde 26, Belçika’ya yüzde 33, Polonya’ya yüzde 27, Romanya’ya yüzde 29 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 75 Mayıs ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 75 pay ve 2 milyar 453 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 13 azaldı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 9,5 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, mayıs ayında Diğer Avrupa Ülkelerine yüzde 42, Orta Doğu Ülkeleri’ne ise yüzde 26 ihracat düşüşü yaşandı.

Küresel yetenek açığı yüzde 70'i aştı Haber

Küresel yetenek açığı yüzde 70'i aştı

Yetenek açığı yüzde 78 olarak ölçülen ve 41 ülke içerisinde 12. sıraya çıkan Türkiye'de ise iş dünyasının bulmakta en zorlandığı teknik beceriler üretim ve imalat ile yapay zekâ ilişkili beceriler oldu. Araştırmaya göre yapay zekâ becerileri küresel çapta ilk kez en zor bulunan yetkinlikler haline gelerek mühendislik ve BT'yi geride bıraktı. ManpowerGroup tarafından 41 ülkede 39 binden fazla işverenle gerçekleştirilen 2026 Küresel Yetenek Açığı Araştırması'na göre küresel ölçekte 2026 yılında işverenlerin yüzde 70'ten fazlası, ihtiyaç duydukları yetenekleri bulmakta zorlandıklarını belirtiyor. Bu oran, bir önceki yıl yüzde 74 olan orana kıyasla sınırlı bir iyileşmeye işaret etse de yetenek açığının küresel ölçekte devam ettiğini gösteriyor. Yetenek açığının yüzde 78 olarak ölçüldüğü Türkiye ise 41 ülke içerisinde 12. sıraya yükseldi. Türkiye geçen yıl yüzde 76 ile yetenek açığı sıralamasında 21. sırada yer almıştı. Yüzde 87 ile Slovakya işverenlerin vasıflı yeteneklere ulaşmada en çok zorluk çeken ülke olurken bu ülkeyi yüzde 84 ile Yunanistan ve yine yüzde 84 ile Japonya takip etti. Çin işverenlerin boş pozisyonları doldurmakta en az zorlanan ülke oldu. Bu ülkeyi yüzde 57 ile Polonya ve yüzde 60 ile Finlandiya takip etti. Yapay zekâ ilk kez, işverenlerin bulmakta en çok zorlandığı beceri oldu Araştırma yapay zekâ (AI) becerilerinin ilk kez, küresel ölçekte işverenlerin bulmakta en çok zorlandığı yetkinlikler haline gelerek, geleneksel mühendislik ve BT becerilerini geride bıraktığını da ortaya çıkardı. Yapay zekâ model ve uygulama geliştirme ile yapay zekâ okuryazarlığı küresel ölçekte bulunması en zor beceriler sıralamasında ilk sıraya yerleşti. Türkiye'de iş dünyasının bulmakta en zorlandığı teknik beceriler listesinin başında üretim ve imalat yer alırken, bunu yapay zekâ modeli ve uygulaması geliştirme ile yapay zekâ okuryazarlığı takip etti. Türkiye ve dünyada bulunması en zor teknik beceriler Türkiye Dünya 1 Üretim ve İmalat Yapay Zekâ Modeli ve Uygulama Geliştirme 2 Yapay Zekâ Modeli ve Uygulama Geliştirme Yapay Zekâ Okuryazarlığı 3 Yapay Zekâ Okuryazarlığı Mühendislik 4 Mühendislik Satış ve Pazarlama 5 Operasyon ve Lojistik Üretim ve İmalat Türkiye ve dünyada en kritik davranışsal yetkinlikler Türkiye Dünya 1 İletişim, İş Birliği ve Takım Çalışması İletişim, İş Birliği ve Takım Çalışması 2 Profesyonellik ve İş Disiplini Profesyonellik ve İş Disiplini 3 Uyum Yeteneği ve Öğrenmeye Açıklık Uyum Yeteneği ve Öğrenmeye Açıklık 4 Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme Etik Değerler ve Dürüstlük 5 Zaman Yönetimi Zaman Yönetimi “Yapay zekâ işleri ortadan kaldırmıyor, işleri dönüştürüyor” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, “Yapay zekâ becerilerinin en zor bulunan yetkinlikler listesinin zirvesine çıkması, yetenek dünyasındaki dönüşümün hızını açıkça ortaya koyuyor. Şirketler bu değişime, çalışanlarını yeniden beceri kazandırmaya yönelik programlar ve daha esnek iş gücü modelleriyle karşılık veriyor; artık mevcut becerilerin yanı sıra potansiyele göre işe alım yapmanın önemini kabul ediyorlar. Bununla birlikte, çalışanların yeni teknolojileri doğru ve güvenle kullanabilmesi için yapay zekâ okuryazarlığını yaygınlaştırmaya odaklanıyorlar. Yapay zekâ işleri ortadan kaldırmıyor, işleri dönüştürüyor. Verimlilik artışını kariyer gelişimiyle birleştirebilen şirketler yetenek açığının yüksek olduğu bu ortamda rekabette öne çıkacak.” dedi. Türkiye ve dünyada sektörler genelinde yetenek açığı Küresel Yetenek Açığı Araştırması'nda sektörlere göre yetenek açığına bakıldığında ise Türkiye'de ticaret ve lojistik en fazla yeteneğe ihtiyaç duyulan sektör olurken bilişim yetenek açığının en az olduğu sektör oldu. Buna karşın bilişim, küresel yetenek açığında ilk sırada, ticaret ve lojistik 8. sırada yer aldı. Türkiye Dünya 1 Ticaret ve Lojistik (%89) Bilişim (%75) 2 İnşaat ve Emlak (%80) Ağırlama (%74) 3 Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler (%79) Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler (%74) 4 Ağırlama (%78) Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler (%73) 5 Kamu Hizmetleri (%74) İmalat (%72) 6 Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler (%74) İnşaat ve Emlak (%71) 7 İmalat (%73) Finans ve Sigorta (%71) 8 Finans ve Sigorta (%72) Ticaret ve Lojistik (%69) 9 Bilişim (%69) Kamu Hizmetleri ve Doğal Kaynaklar (%68) Türkiye ve dünyada şirket büyüklüğüne göre yetenek açığı Şirket büyüklüğüne göre yetenek açığı sıralamasında ülkemizde ilk sırada çalışan sayısı 250-999 olan şirketler yer alırken dünyada listenin başında çalışan sayısı 1.000-4.999 olan şirketler bulunuyor. Türkiye Dünya 1 250–999 çalışan (%80) 1.000–4.999 çalışan (%75) 2 10–49 çalışan (%78) 5.000+ çalışan (%74) 3 10'dan az çalışan (%77) 50–249 çalışan (%73) 4 50–249 çalışan (%77) 10–49 çalışan (%72) 5 1.000–4.999 çalışan (%75) 250–999 çalışan (%72) 6 5.000+ çalışan (%70) 10'dan az çalışan (%64) En fazla yetenek ihtiyacı Marmara Bölgesi'nde Türkiye genelinde bölgelere göre yetenek açığı incelendiğinde ise yüzde 82 ile Marmara Bölgesi ilk sırada yer alarak en fazla yetenek ihtiyacı duyulan bölge oldu. Marmara'yı sırasıyla yüzde 81 ile Doğu Anadolu, yüzde 80 ile Ege ve yüzde 78 ile İç Anadolu bölgeleri takip etti. Yetenek açığının nispeten daha düşük olduğu diğer bölgeler ise yüzde 70 ile Akdeniz, yüzde 68 ile Güneydoğu Anadolu ve yüzde 61 ile Karadeniz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.