SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yapay Zeka

Ekometre - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Meta’dan 95 milyar dolarlık yapay zekâ hamlesi Haber

Meta’dan 95 milyar dolarlık yapay zekâ hamlesi

Piyasa koşullarına bağlı olarak 60 milyar dolarlık ek satış seçeneği de bulunan plan kapsamında toplam finansman tutarı 95 milyar dolara ulaşabilecek. Facebook ve Instagram’ın sahibi Meta, yapay zekâ altyapısını genişletmek için sermaye piyasalarından kaynak sağlamaya hazırlanıyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunulan bildirimlere göre şirket, ilk aşamada oy hakkı bulunmayan hisseler üzerinden 35 milyar dolar toplamayı hedefliyor. Şirketin daha sonraki bir tarihte değerlendirebileceği 60 milyar dolarlık ek arz seçeneğinin kullanılması halinde toplam kaynak tutarı 95 milyar dolara çıkabilecek. Çip üreticilerinden 5 milyar dolarlık alım ilgisi Meta’nın SEC dosyasına göre Nvidia, AMD ve Broadcom, arz edilecek adi hisselerden toplam 5 milyar dolara kadar satın alma konusunda ilgi bildirdi. Yapay zekâ veri merkezlerinin önemli donanım tedarikçileri arasında bulunan üç şirketin bildirimleri, henüz hukuken bağlayıcı bir yatırım taahhüdü niteliği taşımıyor. Olası yatırımlar, büyük teknoloji platformları ile çip üreticileri arasındaki ticari ilişkilerin sermaye ortaklığı boyutuna taşınması açısından önem taşıyor. Bu tür girişimler, yapay zekâ altyapısında donanım tedarikinin güvence altına alınmasına yönelik stratejilerle de ilişkilendiriliyor. Zuckerberg’in oy kontrolü korunacak Meta, finansman planında oy hakkı bulunmayan yeni hisse sınıfını kullanacak. Böylece şirket, sermaye tabanını genişletirken kurucu ve Üst Yöneticisi (CEO) Mark Zuckerberg’in mevcut imtiyazlı hisseleri üzerinden sahip olduğu oy kontrolünü koruyabilecek. Yeni hisseleri satın alan yatırımcılar şirketin sermayesine ortak olacak ancak bu hisseler üzerinden oy hakkı elde etmeyecek. Yapay zekâ yatırımlarının maliyetleri ve kârlılık üzerindeki etkileri yakından izlenirken Meta’nın yeni kaynakları hangi ölçüde büyümeye dönüştüreceği de yatırımcıların gündeminde olacak. Alphabet’in 85 milyar dolarlık finansman planı gündemde Meta’nın hisse arzı hazırlığı, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapısına yönelik harcamalarını artırdığı bir dönemde öne çıktı. Google’ın ana şirketi Alphabet de veri merkezlerini genişletmek ve hesaplama kapasitesini artırmak amacıyla hisse piyasalarından 85 milyar dolar kaynak sağlamıştı. Sektördeki büyük ölçekli yatırımların önemli bölümü veri merkezlerine, gelişmiş grafik işlemcilere ve enerji altyapısına yöneliyor. Yapay zekâ yarışında artan sermaye ihtiyacı, teknoloji şirketlerini hisse satışları ve diğer finansman yöntemleriyle kaynaklarını güçlendirmeye yöneltiyor.

Türkiye’de “kripto” denince akla Bitcoin geliyor Haber

Türkiye’de “kripto” denince akla Bitcoin geliyor

Paribu, 2020'den bu yana her yıl Türkiye'de kripto varlıklara ilişkin bilinirliği ve algıyı ölçmek; beklenti ve motivasyonları öğrenmek amacıyla gerçekleştirdiği Paribu Kripto Para Bilinirlik ve Algı Araştırması’nın yedinci edisyonunu yayımladı. FutureBright Group iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırma kapsamında Temmuz-Ağustos 2026 döneminde Türkiye’yi temsil eden 12 bölgede 18-55 yaş arası 1.999 kişilik bir katılımcı grubunda önceki yıllardan farklı olarak online anket yöntemi uygulandı. Kripto işlemi yapanların oranı her yıl artıyor Araştırmanın ilk kez gerçekleştirildiği 2020'de %1 olarak ölçülen kripto işlemi yapanların oranı, bu yıl da yükselmeye devam etti. 2023'te %25, 2025'te %31 olarak kaydedilen oran, 2026'da %37'ye ulaştı. Hiç işlem yapmamış olanların oranının %69'dan %63'e gerilediğini gösteren araştırmada; işlem yapan 10 kişiden 7’sinin (%71) kripto işlemlerini kolay bulduğu, her gün işlem yapanlarda bu oranın %94'e çıktığı görüldü. Araştırma, kriptoya yönelik güvenin benimseme artışıyla ilişkili olduğunu gösterdi. Kriptoyu güvenilir bir yatırım aracı olarak görenlerin oranı tüm katılımcılarda %42'den %46'ya yükselirken bu oran işlem yapanlarda %76, her gün işlem yapanlarda %91 olarak ölçüldü. İşlem yapmayanlar arasında güvensizliği engel olarak görenlerin oranı ise %47'den %42'ye geriledi. Kripto yatırımcısı portföyünü birden fazla araca yayıyor Bu yılın araştırma sonuçları portföyde genişleme ve yeniden dengeleme trendine dair ipuçları da içerdi. Kriptoyu tercih eden yatırımcılar arasında 10 kişiden birinin (%10) portföyünde sadece kriptoya yer verdiğini gösteren araştırmaya göre bu grubun ortalama 2,7 yatırım aracı kullandığı, kripto işlemi yapmayan yatırımcılarda bu sayının 1,5 ile sınırlı kaldığı görüldü. Kriptoyu tercih eden yatırımcıların %57'si portföylerinde altına, %32'si dövize, %27'si borsa ve yatırım fonlarına yer verdi. Öte yandan kripto işlemi yapan yatırımcıların %56'sı son bir yılda kripto yatırımlarını başka bir araca aktardığını belirtti. Aktarımda ilk sırada %26 ile altın yer alırken altını %19 ile hisse senedi ve borsa, %9 ile TL mevduat izledi. Kriptodan başka bir finansal araca geçen katılımcıların yarısına yakını (%47) gerekçe olarak piyasadaki düşüş trendini, belirsizliği ve oynaklığı gösterdi. Aktarım yapanlar içinde 5 kişiden yaklaşık ikisi ise kâr realizasyonu amacıyla kriptodan başka varlığa geçtiğini söyledi. Kripto varlıklarla işlem yapan 5 kişiden üçünün (%60) son bir yıldaki ilk tercihinin kripto olması, kriptonun portföylerin kalıcı araçlarından biri hâline geldiğini işaret eden başka bir veri olarak öne çıktı. Bitcoin ilk kez “sanal para”nın önüne geçti, kripto sepeti genişledi Katılımcıların tamamına yakınının (%99,5) Bitcoin’i bildiğini söylediği Kripto Para Bilinirlik ve Algı Araştırması’nda, kripto para denildiğinde akla ilk Bitcoin’in gelme oranı %25'ten %30'a yükseldi. Böylece Bitcoin, ilk kez “sanal/dijital para” tanımının önüne geçti. Rapor, kripto işlemi yapan her 10 kişiden 7'sinin Bitcoin ile işlem yaptığını ve Bitcoin ile işlem yapanların %59'unun BTC’yi yatırım amacıyla tuttuğunu gösterdi. Yatırım amacıyla tutma oranı Ethereum’da %48, Dogecoin’de %33, Shiba Inu’da %28 olarak kaydedildi. Başka bir deyişle “yatırım amacıyla tutma” davranışı en çok Bitcoin ile özdeşleşti. Kripto yatırımcısının sepetinin altcoin’lere doğru genişlediği de görüldü. İşlem yapanların %32'si üç veya daha fazla kripto varlıkla işlem yaptığını söyledi. Ethereum’un bilinirliğini tüm katılımcılarda %71, işlem yapanlarda %82 olarak ölçen araştırmaya göre son bir yılda Solana ile işlem yapanların oranı %11'den %18'e, Shiba Inu ile işlem yapanların oranı %11'den %16'ya, USDC ile işlem yapanların oranı ise %6'dan %13'e çıktı. Diğer yandan stabil kripto varlıkların bilinirliği de arttı. USDT’yi bilenlerin oranı %26'dan %31'e, USDC’yi bilenlerin oranı %23'ten %26'ya yükseldi. 2 kişiden biri yerli/yabancı platform ayrımını önemsiyor Katılımcıların kripto varlık işlem platformu tercihlerine dair içgörülere de yer verilen araştırmada işlem yapılan platformun yerli ya da yabancı olmasını önemli bulanların oranının %40'tan %50'ye çıktığı görülürken işlem yapanlarda bu oran %69 olarak ölçüldü. Bu ayrımı önemseyen 4 kişiden üçünün (%75) tercihini yerli platformlardan yana kullanması; işlem yapan ve yerli/yabancı platform ayrımını önemseyenlerin %85’inin yerli platform tercih etmesi de dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl %44 olarak ölçülen işlemlerde hız ve kolaylık beklentisi, bu yıl %57 olarak kaydedildi. Platformlardan beklentiler sıralamasında ilk sırada yer alan hız ve kolaylık beklentisini %54 ile komisyon ücretlerinin düşük olması ve %53 ile güvenlik sistemlerinin iyi olması izledi. Yapay zeka araştırmadan yatırım kararına uzanıyor Kriptoya dair bilgi edinmek için yapılan araştırmalarda platformların ve sosyal medya kanallarının payının %53 ile eşit olduğu görüldü. Sosyal medyayı kullanan 4 kişiden üçünün (%76) tercihi Instagram olurken, %54'ü ????’i tercih ettiğini söyledi. Her 3 kişiden biri araştırma yaparken yapay zekayı kullandığını gösteren Kripto Para Bilinirlik ve Algı Araştırması; yapay zekanın araştırmanın ötesine geçtiğine ve karar süreçlerine dahil olduğuna ilişkin bulgular da içerdi. Buna göre işlem yapanların yarısından fazlasının (%53) yatırım kararlarında yapay zekayı sıklıkla ya da her zaman kullandığı, her gün işlem yapanlarda bu oranın %87’ye çıktığı görüldü. Dahası, kripto portföyünün bir yapay zeka asistanı tarafından yönetilmesine izin verebileceğini söyleyenlerin oranı tüm katılımcılarda %37, işlem yapanlarda %43 olarak ölçüldü.

OİB’den mobilitenin geleceğine akıllı dokunuş Haber

OİB’den mobilitenin geleceğine akıllı dokunuş

OİB’in bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla düzenlediği 15. Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışmasında, otonom yazılımlardan yapay zeka çözümlerine, yeni nesil komponentlerden bütünsel mobilite sistemlerine kadar geniş bir yelpazedeki projeleriyle finale kalan 10 proje, büyük ödüllere ulaşmak için sahneye çıktı. OGTY’nin bu yılki şampiyonu; Helios projesiyle Gizem Uysal ve Gizem Şanyılmaz oldu. Toplam 1,5 milyon TL’lik büyük ödülün sahibi olan alternatif yakıt teknolojileri, malzeme ve komponentler ve çevreci araçlar alanında faaliyet gösteren Helios, MOF teknolojisiyle hidrojeni daha güvenli ve kompakt depolayarak temiz yakıtlı araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeli çözmeyi hedefliyor. OGTY’de dereceye giren ilk beş proje toplam 5 milyon TL nakdi ödül, Patent Tescil Ödülü, Ticaret Bakanlığının uygun bulması halinde Yurt Dışı Eğitim Bursu ve İTÜ Çekirdek Growth Ödülü kazandı. OGTY’de En Çok Proje Gönderen Üniversite Ödülünü ise Bursa Uludağ Üniversitesi aldı. Üniversitenin Teknoparkı Ulutek Teknopark ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin (Bursa Uludağ TTO) projelerinden 5’i de bu yıl ilk 15 proje arasına girmeyi başardı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ve OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Şafak Ozan ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş ile OİB Yönetim Kurulu ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Kılıçkaya: “OİBventure girişimcilerimize destek için hayata geçirildi” Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “İhracatın şampiyonu otomotiv sektörümüzün önünde fırsatlar olduğu kadar tehditler de var. AB’nin Made in EU yasa tasarısı, hep birlikte takip ettiğimiz bir süreç. Made in EU’da Gümrük Birliği’nden gelen hakları korumak için Ticaret Bakanımız başta olmak üzere sektörümüzle omuz omuza çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da sürece dahil durumda. Bu konuda da desteğimiz sonuna kadar sürecek” dedi. Yazıcı: “Tüm zorluklara rağmen ihracatı artırıyoruz” OİB Başkanı Kemal Yazıcı, Türkiye’nin otomotiv sektöründe Avrupa'nın en önemli üretim ve tedarik üslerinden olduğunu, sektörde araç üreten 14 ana sanayi firması, Tier-1 olarak parça / sistem üreten 500’ün üzerinde tedarikçi firma ve ihracat yapan 2 bin 500’ün üzerinde aktif firma bulunduğunu söyledi. Yazıcı “Sektörümüz üretimde doğrudan 250 bin kişiye ve diğer destek hizmetlerle birlikte toplam 550 bin kişiye istihdam sağlıyor. Ürettiğimiz araçlar ve parçalar dünyanın yaklaşık 200 ülke ve bölgesine ulaşıyor. Bu başarının arkasındaki en önemli güçlerden biri, çalışkan insan gücümüzün yanında, Ar-Ge ve inovasyon kapasitemizdir. Otomotiv sektörü bugün 168 Ar-Ge merkezi ile Türkiye’de en fazla Ar-Ge merkezi bulunan sektörlerden birisi konumunda” diye konuştu. Bu yıla girerken ihracat hedefini 43 milyar dolar olarak belirlediklerini hatırlatan Yazıcı “Yılın ocak-eylül döneminde otomotiv ihracatı geçen yıla göre yüzde 3,1 artarak 31 milyar 145 milyon dolar oldu. Bu yılı hedefimize yakın bir rakamla, yaşadığımız tüm zorluklara rağmen yeni bir ihracat rekoruyla kapatmaya hazırlanıyoruz” dedi. “Türkiye’nin Made in Europe içinde kalması için tüm gücümüzle çalışıyoruz” İhracatı artırdıklarını ancak bölgemizdeki savaşlar, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve enflasyona kıyasla düşük seyreden döviz kurlarının rekabetçiliği olumsuz etkilemeye devam ettiğini de vurgulayan Yazıcı, “Son dönemde Avrupa Birliği ülkelerinin kendilerini Çin’e karşı koruma hazırlığı ve Made in Europe olarak da bilinen IAA-Industrial Accelerators Act yasa taslağı şu anda ihracatımızı olumsuz etkileyebilecek en önemli risk olarak görülüyor. Türkiye’nin de Made in Europe kapsamı içerisinde kalması için tüm gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Dünya otomotiv endüstrisinde yenilikçi tasarımların öneminin her geçen gün arttığını da dikkat çeken Yazıcı “Ülkemizi bu dönüşümde öncü bir konuma taşımamız gerekiyor. Gençlerimizin bu süreçte doğru konumlanması çok önemli. Sadece otomotiv endüstrisinin değil, ülkemizin de geleceği cesur, yaratıcı ve girişimci gençlerimizin elinde. Sektörümüzün teknolojik dönüşümünü hızlandırmak ve yeni nesil mobilite girişimlerine doğrudan destek sunmak amacıyla kısa süre önce OİBventure fonunu da hayata geçirdik. OGTY’de bulunan girişimlerimizin her birini geleceğe taşımak için OİBventure fonumuzu da etkin bir şekilde kullanmayı hedefliyoruz” dedi. Ozan: “Projelerin değerlemesi yaklaşık 22 milyar TL’ye ulaştı” OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Şafak Ozan da bu yıl OGTY’ye toplam 435 başvuru olduğunu, 2012 yılından bugüne kadar ise toplam 6.079 başvuru olduğunu belirterek “Bugüne desteklediğimiz projeler toplam 2,2 milyar TL yatırım aldı ve 2.135 kişilik istihdam oluşturdu. Ciroları 1,2 milyar TL’ye, değerlemeleri ise yaklaşık 22 milyar TL'ye ulaştı. Projelerin yaklaşık yüzde 70’i şirketleşti. Birçoğu artık mobilite dünyasının aktif oyuncuları arasında. Bu girişimler artık yalnızca birer fikir değil, aynı zamanda sektörel dönüşümün öncüleri. Big Bang Startup Challenge gibi büyük sahnelerde kendilerine yer bulacak bu ekiplerin, gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacaklarına gönülden inanıyoruz, OİBventure İnovasyon Fonu da gençlerin başarılarına katkı sağlayacak” dedi. Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen konuşmasında tüm finalistlere başarılar dilerken, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş da “Otomotiv ve mobilitede bugüne dek OİB iş birliğinde 530 otomotiv girişimini destekledik ve yaklaşık 50 girişimcinin global pazara açılmasına katkı sağladık” dedi. OGTY’ye en çok proje gönderen ödülün takdim edildiği Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi de “Otomotivin başkenti olan Bursa’da bu sektöre önemli yatırımlar yapıyoruz. Üniversite ve Teknokent olarak da projelerimizle OGTY’ye başvurmaya devam edeceğiz” dedi. OGTY otomotivde ufuk açan konferans ve panellere ev sahipliği yaptı Her yıl katlanarak büyüyen ve bir tasarım yarışmasından olmasından öte Türk otomotiv endüstrisinin inovasyon ekosisteminin temel taşlarından birine dönüşen OGTY, profesyonellerden öğrencilere geniş bir kitlenin yaratıcı fikirlerini ve potansiyelini ortaya koyması bakımından da önem taşıyor. Ülkemiz otomotiv sektöründe Ar-Ge ve tasarım kültürünün yerleşmesi, teknoloji ile bütünleşmesi, ihracatta katma değerin artırılması ve komponent bazlı yenilikçi ürünler tasarlanması amacıyla düzenlenen OGTY, bu yıl da önemli organizasyonlara ev sahipliği yaptı. Doç. Dr. Dicle Yurdakul’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen OGTY’de, Strateji ve İnovasyon Danışmanı Mustafa İçil “Endüstriyel Mobilitede Geleceği Tasarlamak: Yapay Zeka, İnovasyon ve Yeni Rekabet Oyunu” başlıklı konuşma yaparken, Türkiye Kalkınma Fonu Genel Müdürü Dr. Elif Altuğ da OİBventure Mobilite İnovasyon Fonu Tanıtım Sunumu gerçekleştirdi. OGTY’DE DERECEYE GİREN İLK BEŞ PROJE 1. Helios - 1,5 milyon TL ödül Helios, MOF teknolojisiyle hidrojeni daha güvenli ve kompakt depolayarak temiz yakıtlı araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeli çözmeyi hedefliyor. 2. ICARBON - 1 milyon TL ödül Otomotiv endüstrisi kaynaklı polimerik atıkların yüzde 90 üzeri verimle tekrar kullanılmasını sağlamak için “Hidrotermal İleri Geri Dönüşüm Teknolojileri” üzerinde çalışıyor. 3. Gibrin eDrive - 900 bin TL ödül Elektrikli ve hibrit araçlar için geliştirilen, yüksek verimli BLDC elektrik motoru, akıllı motor sürücüsü ve uzaktan kontrol platformunu tek sistemde sunan yerli e-mobilite çözümü. 4. NuManufacturing - 850 bin TL ödül NuCoatSense Mobility, otomotivde üretim ve mal kabulde malzeme, boya ve kaplama kalitesini NIR sensör füzyonu ve Edge AI ile anlık doğrulayan sürdürülebilir kalite ve DPP platformu. 5. TUSMEC - 750 bin TL ödül Farklı tipte otonom sistemleri tek bir yapay zekâ platformu üzerinden koordine ederek tarım, lojistik ve güvenlik operasyonlarını otomatikleştiren bir robotik deeptech teknoloji girişimi.

New York borsası yükselişle açıldı Haber

New York borsası yükselişle açıldı

Yapay zeka şirketlerine yönelik alımlar teknoloji hisselerini desteklerken yatırımcıların odağı Meta ve Tesla’nın açıklayacağı bilançolara çevrildi. Wall Street’te bilanço sezonu etkisi ABD pay piyasalarında açılışta pozitif seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,29 artışla 52.652,85 puana yükseldi. S&P 500 endeksi yüzde 0,30 kazançla 7.736,43 puana, Nasdaq endeksi ise yüzde 0,66 yükselişle 26.601,73 puana ulaştı. Şirketlerin üçüncü çeyrek finansal sonuçları yatırımcıların kararlarında belirleyici olurken yapay zeka odaklı hisselerdeki yükseliş piyasaları destekledi. SpaceX’in geliri yüzde 161 arttı Halka arzının ardından ilk kez finansal sonuçlarını açıklayan SpaceX, üçüncü çeyrekte gelirini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 161 artırdığını bildirdi. Şirket, gelir artışında yapay zeka faaliyetleri ve Starlink abone sayısındaki yükselişin etkili olduğunu açıkladı. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde 1,05 milyar dolar net zarar açıklayan şirket, bu yılın aynı döneminde 4,4 milyar dolar net kâr elde etti. Musk’tan 1 trilyon dolara ulaşan gelir tahmini SpaceX Üst Yöneticisi Elon Musk, yatırımcı konferansında şirketin 2027 yılı sonuna ilişkin gelir beklentisini paylaştı. Musk, yıllık gelirin 500 milyar dolar ile 1 trilyon dolar arasında olabileceğini öngördü. SpaceX ve Tesla birleşmesi gündemde Musk, SpaceX ile Tesla’nın olası birleşme seçeneğini değerlendirmek üzere özel komiteler kurduğunu açıkladı. Henüz herhangi bir anlaşmaya varılmadığını belirten Musk, sürecin değerlendirme aşamasında olduğunu ifade etti. Finansal sonuçların ardından SpaceX hisseleri yüzde 8’in üzerinde, Tesla hisseleri ise yüzde 2’den fazla yükseldi. Super Micro hisselerinde yüzde 12’yi aşan yükseliş Yapay zeka sunucularına yönelik güçlü talep, teknoloji şirketlerinin hisselerine de yansıdı. Super Micro, üç aylık gelir beklentisini yükseltmesinin ardından yüzde 12’den fazla değer kazandı. Nvidia ve Advanced Micro Devices hisseleri de açılışta yüzde 2’nin üzerinde yükseldi. Yapay zeka yatırımlarının şirketlerin gelir ve kârlılık görünümüne etkisi, yatırımcıların yakından izlediği başlıklar arasında yer aldı. Netflix hisseleri yüzde 6’dan fazla düştü Teknoloji hisselerindeki genel yükselişe karşın Netflix hisselerinde sert düşüş görüldü. Şirketin dördüncü çeyrek ve yıl geneline ilişkin gelir beklentilerinin yatırımcı beklentilerini karşılamaması, hisselerin yüzde 6’dan fazla gerilemesinde etkili oldu. Netflix’in üçüncü çeyrek geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12 artarak 12,9 milyar dolara ulaştı. Şirket geçen hafta iş gücünün yüzde 6’sını azaltacağını açıklamıştı. Meta ve Tesla bilançoları bekleniyor Wall Street’te yatırımcıların odağında Meta ve Tesla’nın piyasa kapanışının ardından açıklayacağı finansal sonuçlar bulunuyor. Şirketlerin gelir ve kârlılık performanslarının yanı sıra gelecek döneme ilişkin öngörüleri de piyasaların yönü açısından önem taşıyor. Brent petrol 100 doların üzerinde Orta Doğu’daki gerilim ve enerji arzına ilişkin endişeler petrol fiyatlarını etkilemeye devam etti. Brent petrolün varil fiyatı sınırlı gerilemeye rağmen 100 doların üzerindeki seyrini korudu. ABD 10 yıllık tahvil faizi geriledi Tahvil piyasasında ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi yüzde 5,088 seviyesine geriledi. Bilanço sezonundan gelen sonuçlar, yapay zeka şirketlerindeki fiyat hareketleri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve tahvil getirileri, yatırımcıların Wall Street’in yönünü belirlemek için izlediği temel göstergeler arasında yer aldı.

Wall Street’te risk artıyor Haber

Wall Street’te risk artıyor

S&P 500 zirvesine yakın seyrederken endeksteki medyan hisse kendi zirvesinin yüzde 15 gerisinde kaldı. Banka, 2027 için tüketim ve savunmacı sektörlerde fırsat görüyor. Goldman Sachs, Wall Street’te yükselişin devam edebileceğini ancak performansın sınırlı sayıda hissede yoğunlaşmasının piyasa risklerini artırdığını belirtti. Bankaya göre S&P 500 tarihi zirvesine yakın seyrederken endeksteki hisselerin büyük bölümü aynı performansı gösteremiyor. S&P 500 zirveye yakın, hisselerin çoğu geride Goldman Sachs stratejisti Ben Snider ve ekibinin 16 Ekim tarihli raporuna göre S&P 500 endeksi tarihi zirvesinin yalnızca yüzde 2 altında bulunuyor. Buna karşılık endeksteki medyan hisse, kendi zirvesinin yüzde 15 gerisinde işlem görüyor. Piyasa genişliğinin teknoloji balonu döneminden bu yana en dar seviyelerinden birine yaklaştığı belirtilirken bankanın momentum faktörü, raporun kapsadığı haftada yüzde 8 geriledi. Stratejistler, yükselişin daha geniş bir hisse grubuna yayılabileceğini ancak mevcut lider hisselerde yaşanabilecek geri çekilmelerin momentum stratejilerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Kâr beklentileri yükseliyor Goldman Sachs, S&P 500 şirketlerinin hisse başına kârının 2026’da 375 dolar, 2027’de 415 dolar ve 2028’de 460 dolar olmasını bekliyor. Banka, kâr büyümesini 2026 için yüzde 36, 2027 için ise yüzde 11 olarak tahmin ediyor. Tek seferlik muhasebe etkilerinden arındırılmış büyüme beklentileri sırasıyla yüzde 29 ve yüzde 18 seviyesinde bulunuyor. 2027 tahmini piyasa beklentilerine yakın seyrederken 2028 için öngörülen 460 dolarlık hisse başına kâr, piyasa konsensüsünün yaklaşık yüzde 7 altında kalıyor. Yapay zekânın kârlılığa katkısı azalabilir Goldman Sachs, yapay zekâ yatırımlarının S&P 500 şirketlerinin kâr büyümesinin yaklaşık yarısını oluşturduğunu hesaplıyor. Ancak yatırım harcamalarındaki artışın yavaşlaması ve amortisman giderlerinin yükselmesiyle yapay zekânın kârlılığa katkısının azalabileceği belirtiliyor. Banka ayrıca yüksek faizlerin ve petrol fiyatlarının ekonomik büyümeyi sınırlayabileceğine, şirket kâr tahminlerinde yukarı yönlü revizyon alanının daraldığına dikkat çekiyor. Bilanço sürprizleri zayıflıyor Üçüncü çeyrek bilançosunu açıklayan şirketlerin yüzde 53’ü kâr beklentilerini bir standart sapmadan fazla aştı. Önceki dört çeyrekte bu oran ortalama yüzde 64 seviyesindeydi. Goldman Sachs’a göre bu gerileme, şirket kârlarında olumlu görünüm sürse de beklentileri aşan sonuçların önceki dönemlere kıyasla zayıfladığına işaret ediyor. Tüketim hisselerinde fırsat aranıyor Goldman Sachs, 2027’de enflasyonun, enerji fiyatlarının ve faizlerin gerilemesinin hane halkının satın alma gücünü desteklemesini bekliyor. En düşük gelirli yüzde 20’lik kesimde reel gelir artışının 2026’daki yüzde 0,4 seviyesinden 2027’de yüzde 1,8’e yükselmesi öngörülüyor. Düşük gelirli tüketicilere duyarlı hisselerden oluşan Goldman Sachs sepeti, ekim başından bu yana yüzde 7 değer kazandı. 23 savunmacı hisse öne çıktı Goldman Sachs, ekonomik büyümede daha sert yavaşlama ihtimaline karşı sağlık ve temel tüketim sektörlerinden düşük fiyat oynaklığına ve yüksek serbest nakit akışı getirisine sahip 23 şirket belirledi. Son dört çeyreklik serbest nakit akışı getirilerinde Tyson Foods yüzde 11 ile öne çıktı. Royalty Pharma, CVS Health ve J.M. Smucker yüzde 9; Kroger ve Cardinal Health yüzde 8; HCA Healthcare ve Hormel Foods ise yüzde 7 seviyesinde yer aldı. Banka, ekonomik büyümenin pozitif ancak yavaşladığı dönemlerde hisse getirilerinin değerleme artışından çok şirket kârlarıyla desteklendiğini vurguladı.

YouTube’un yapay zekâ destekli araması mobilde Haber

YouTube’un yapay zekâ destekli araması mobilde

Yeni araç, kullanıcıların doğal cümlelerle video aramasına, takip soruları sormasına ve doğrudan ilgili video bölümlerine ulaşmasına imkân tanıyor. Video aramalarında sohbet dönemi YouTube, web ve akıllı televizyon platformlarında test ettiği yapay zekâ destekli arama özelliğini mobil uygulamasına taşıdı. Google etkinliğinde de tanıtılan “Sor” butonu, kullanıcıların yalnızca anahtar kelimelerle değil, ayrıntılı sorular ve günlük konuşma diliyle video arayabilmesini sağlıyor. İlgili video bölümleri doğrudan gösteriliyor Mobil uygulamanın arama çubuğundaki “Sor” butonuna dokunan kullanıcılar, sorularını tam cümlelerle yazabilecekleri bir sohbet ekranına yönlendiriliyor. Kostüm hazırlama önerilerinden belirli konularda fikir edinmeye kadar farklı talepler bu arayüz üzerinden iletilebiliyor. Sistem, metin yanıtlarının yanı sıra soruyla doğrudan ilişkili video içeriklerini de sunuyor. İlgili kliplerin belirli zaman damgalarından başlatılması, kullanıcıların uzun videolar içinde aradıkları bölümlere daha hızlı ulaşmasını amaçlıyor. Takip sorularıyla arama daraltılabiliyor İlk sonuçların ihtiyacı karşılamaması durumunda kullanıcılar yeni sorular yönelterek aramalarını ayrıntılandırabiliyor. Böylece uzun sonuç listeleri arasında gezinmek yerine, belirli bir konuya veya ayrıntıya odaklanan yanıtlar elde edilebiliyor. Başlangıçta sınırlı bir kullanıcı grubuyla test edilen özellik, son güncellemeyle ABD’de İngilizce arama yapan tüm mobil kullanıcılara sunuldu. Canlı yayınlar ve Shorts için de hazırlanıyor YouTube, yapay zekâ destekli soru-cevap deneyimini video izleme ekranına taşımayı da planlıyor. Bu kapsamda kullanıcıların canlı yayınlar ve Shorts içerikleri hakkında, video oynatılırken soru sorabilmesi hedefleniyor. Planlanan güncellemeyle izleyicilerin içerikten ayrılmadan bağlamsal bilgilere ulaşması ve izledikleri videolarla daha etkileşimli bir deneyim yaşaması amaçlanıyor.

İran’dan ABD’ye 2 trilyon dolarlık teknoloji altyapısı tehdidi Haber

İran’dan ABD’ye 2 trilyon dolarlık teknoloji altyapısı tehdidi

Rızai, ABD’nin yeni bir saldırı düzenlemesi halinde bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini öne sürdü. Orta Doğu’da ABD ile İran arasındaki gerilim, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığı ve stratejik teknoloji altyapısı üzerinden yeni bir boyut kazandı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper’ı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ordusunu kullanarak petrol kaçakçılığını yönetmekle suçladı. İran’ın İngilizce yayın yapan devlet televizyonu Press TV’ye konuşan Rızai, petrolün küçük teknelerle taşınarak büyük tankerlere aktarıldığını iddia etti. İranlı yetkili, ABD’nin yeni bir saldırı gerçekleştirmesi halinde bölgedeki teknoloji ve iletişim altyapısının hedef alınabileceği tehdidinde de bulundu. Hürmüz Boğazı’nda petrol kaçakçılığı suçlaması Muhsin Rızai, CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın BAE ordusuyla birlikte Hürmüz Boğazı’nda petrol kaçakçılığı faaliyetlerini yönettiğini ileri sürdü. Petrolün küçük tekneler aracılığıyla taşındığını ve daha sonra büyük tankerlere aktarıldığını savunan Rızai, bu faaliyetlerin İran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü aşmayı amaçladığını iddia etti. İranlı yetkili, petrol taşıdığı öne sürülen küçük teknelere yönelik saldırılar düzenlediklerini de belirtti. İran: Her gece 5-6 tekneyi vuruyoruz Rızai, petrolün büyük tankerlere aktarılmasında 5-6 küçük teknenin kullanıldığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Petrolü büyük tankerlere aktarmak için 5-6 küçük tekne kullanıyorlar. Biz de her gece onlardan 5-6'sını vuruyoruz.” İranlı yetkili, saldırıların sonuçlarına, meydana geldiği belirtilen hasara veya olası can kayıplarına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın ve BAE ordusunun petrol kaçakçılığını yönettiği iddiası ile her gece küçük teknelerin vurulduğuna ilişkin açıklamalar bağımsız kaynaklarla doğrulanmış değil. Rızai’den Trump’ın Hürmüz açıklamalarına yanıt Muhsin Rızai, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin açıklamalarına da karşı çıktı. Boğaz üzerindeki kontrolün İran’da olduğunu savunan Rızai, “Siz kaçakçılık yapıyorsunuz fakat Hürmüz Boğazı'nın kontrolü İran'dadır” ifadelerini kullandı. Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve açık denizlere bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en stratejik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Boğazdaki askeri gerilim ve deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksamalar, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki açısından risk oluşturabiliyor. İran’dan BAE’deki ABD varlıklarına yönelik tehdit Rızai, ABD’nin İran’a karşı yeni bir askeri saldırı düzenlemesi halinde Tahran yönetiminin farklı hedeflere yönelebileceğini söyledi. İranlı yetkili, BAE’de bulunan ABD bağlantılı değerli varlıkların henüz hedef listesine alınmadığını belirterek şu ifadeyi kullandı: “Henüz BAE'deki ABD'nin değerli varlıklarını hedef listemize eklemedik.” Rızai’nin açıklaması, olası bir misillemenin yalnızca askeri tesislerle sınırlı kalmayabileceğine işaret etti. İranlı yetkili, bölgedeki dijital ve teknolojik altyapının da hedef alınabileceği uyarısında bulundu. Veri merkezleri ve yapay zeka tesisleri hedef listesinde İranlı yetkili, ABD’nin yeni bir saldırı gerçekleştirmesi durumunda bölgedeki veri merkezleri, iletişim kabloları ve yapay zeka tesislerinin hedef alınabileceğini ileri sürdü. Rızai, olası bir saldırının sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Eğer saldırı olursa bölgede bulunan kablolar, veri merkezleri ve yapay zeka tesislerinin büyük kısmı yok olacak” dedi. Bu açıklama, İran’ın olası bir misilleme kapsamında teknoloji ve iletişim altyapısını da gündeme getirdiğini gösteriyor. Ancak söz konusu tesislere yönelik yeni bir saldırının gerçekleştiğine ilişkin bir bilgi paylaşılmadı. İran’a göre bölgedeki teknoloji altyapısının değeri 2 trilyon doları aşıyor Rızai, Orta Doğu’daki veri merkezleri, yapay zeka tesisleri ve iletişim altyapısının toplam değerinin 2 trilyon doları aştığını iddia etti. İranlı yetkili, söz konusu varlıkların ekonomik ve stratejik önemine dikkat çekerek “Bölgedeki bu unsurların değeri 2 trilyon doların üzerinde” ifadelerini kullandı. Ancak açıklamada bu tutarın hangi tesisleri kapsadığı ve nasıl hesaplandığı belirtilmedi. Dolayısıyla 2 trilyon doları aşan değer, bağımsız olarak doğrulanmış bir yatırım büyüklüğü değil, Rızai’nin açıklamasında yer alan bir iddia niteliği taşıyor. ABD-İran geriliminde dijital altyapı güvenliği öne çıkıyor Veri merkezleri, bulut bilişim sistemleri, iletişim ağları ve yapay zeka altyapısı, dijital ekonominin işleyişinde kritik rol oynuyor. Bu sistemlerde yaşanabilecek kesintiler, teknoloji şirketlerinin yanı sıra söz konusu altyapıyı kullanan işletmeleri ve hizmet sağlayıcılarını da etkileyebiliyor. İranlı yetkilinin bu tesisleri olası hedefler arasında göstermesi, ABD ile İran arasındaki gerilimin ekonomik ve dijital altyapı güvenliğine ilişkin risklerini yeniden gündeme taşıdı. Hürmüz Boğazı’ndaki petrol taşımacılığına ilişkin suçlamalarla başlayan açıklamaların teknoloji tesislerine yönelik tehditlerle genişlemesi, bölgedeki askeri gerilimin olası ekonomik sonuçlarına ilişkin endişeleri artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Rızai’nin petrol kaçakçılığı, küçük teknelere yönelik saldırılar ve 2 trilyon doları aşan teknoloji altyapısına ilişkin açıklamalarının bağımsız doğrulamaya ihtiyaç duyduğu belirtilmeli.

Yapay Zeka yatırımlarında kritik eksik Haber

Yapay Zeka yatırımlarında kritik eksik

Gartner verileri, üretken yapay zeka projelerinin önemli bölümünün pilot uygulama aşamasından sonra terk edildiğine işaret ederken, Binovist & Robosme Kurucu Ortağı Engin Alan, satış ve pazarlamada müşterilerin satın alma kararına giden sürecinin yeterince kayıt altına alınmadığını vurguluyor. Yapay zeka projelerinde veri eksikliği öne çıkıyor Şirketler yapay zeka teknolojilerine milyarlarca dolarlık yatırım yaparken, bu yatırımlardan beklenen iş sonuçlarını elde etmek için gerekli kurumsal veri altyapısı aynı hızla gelişmiyor. Gartner’ın 2025 yılı için küresel üretken yapay zeka harcamalarına ilişkin 644 milyar dolarlık öngörüsüne karşın, kurumların projeleri sürdürülebilir iş sonuçlarına dönüştürmekte zorlandığı belirtiliyor. Gartner’ın Ocak 2026 tarihli değerlendirmesine göre, üretken yapay zeka projelerinin en az yarısı kavram kanıtlama (PoC) aşamasından sonra terk ediliyor. Veri kalitesi, maliyet, risk yönetimi ve belirsiz iş değeri, projelerin devam ettirilememesindeki başlıca nedenler arasında gösteriliyor. Bu tablo, şirketlerin yalnızca hangi yapay zeka modelini kullanacaklarına değil, bu sistemlerin öğrenmesini sağlayacak veriye de odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor. Satış verileri müşterinin satın alma hikayesini anlatmıyor Binovist & Robosme Kurucu Ortağı Engin Alan, şirketlerin geçmiş satışlara ilişkin kapsamlı verilere sahip olduğunu ancak müşterinin satın alma kararına nasıl ulaştığını gösteren bilgilerin çoğu zaman eksik kaldığını belirtiyor. Kurumsal kaynak planlama (ERP) sistemleri; hangi müşterinin hangi ürünü ne zaman ve ne miktarda satın aldığı gibi bilgileri kayıt altına alıyor. Ancak müşterinin şirketle nasıl tanıştığı, hangi ihtiyacının bulunduğu, hangi içeriklerle ilgilendiği, hangi teklifleri değerlendirdiği ve satın alma kararını neden verdiği gibi soruların yanıtları her zaman aynı kapsamda tutulmuyor. Alan, bu eksikliğin yapay zekanın ticari süreçleri anlamasını zorlaştırdığını belirterek, müşterinin satın alma yolculuğuna ilişkin verilerin sistematik biçimde toplanmasının önemine dikkat çekiyor. Yeni müşteri kazanımında farklı veri gerekiyor Geçmiş satış verileri; müşteri segmentasyonu, çapraz satış fırsatlarının belirlenmesi, müşteri kaybı riskinin analiz edilmesi ve gelecekteki satın alma davranışlarının tahmin edilmesi gibi alanlarda kullanılabiliyor. Ancak henüz müşteri olmayan şirket ve kişilerin satın alma olasılığını değerlendirmek için farklı veri kümelerine ihtiyaç duyuluyor. Potansiyel müşterilerin özellikleri, ilk temas noktaları, dijital davranışları, kampanya tepkileri, satış görüşmeleri, teklif geçmişleri ve kazanılan ya da kaybedilen fırsatların nedenleri bu kapsamda önem taşıyor. Bu bilgilerin düzenli biçimde kaydedilmesi, yapay zekanın yalnızca geçmişte kimlerin satın aldığını analiz etmesini değil, gelecekte hangi potansiyel müşterilerin satın alma ihtimalinin yüksek olduğunu değerlendirmesini de sağlayabiliyor. CRM sistemleri kurumsal hafızanın temelini oluşturuyor Gartner’ın 2025 araştırmasına göre, kuruluşların yüzde 63’ü yapay zeka için gerekli veri yönetimi uygulamalarına sahip olmadığını ya da bu konuda yeterliliğinden emin olmadığını belirtiyor. IBM’in 2 bin CEO ile gerçekleştirdiği 2025 araştırmasında ise katılımcıların yüzde 72’si kuruma özgü veriyi üretken yapay zekadan değer elde etmenin anahtarı olarak görüyor. Aynı araştırmada, yapay zeka girişimlerinin yüzde 25’inin beklenen yatırım getirisini sağladığı, yüzde 16’sının ise kurum genelinde ölçeklendirilebildiği aktarılıyor. Engin Alan, müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) sistemlerinin yalnızca satış ekiplerinin müşteri bilgilerini girdiği yazılımlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Alan'a göre doğru kurgulanan CRM altyapısı; fırsatların neden kazanıldığını veya kaybedildiğini, müşterilerin hangi ihtiyaçlarla geldiğini ve satın alma kararının nasıl şekillendiğini kayıt altına alarak şirketin ticari hafızasını oluşturuyor. Bu hafızanın yıllar içinde birikmesi, yapay zeka uygulamalarının şirketin kendi deneyimlerinden yararlanmasını sağlayabilecek önemli bir kurumsal varlık olarak değerlendiriliyor. Yapay zeka yatırımlarında önce iş hedefi belirlenmeli Şirketlerin benzer yapay zeka modellerine ve araçlarına erişebilmesi, rekabet avantajının yalnızca kullanılan teknolojiyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Müşteri görüşmeleri, teklif geçmişleri, satış fırsatları, kampanya sonuçları ve ticari ilişkilerden elde edilen veriler, şirketlere özgü bir bilgi birikimi oluşturuyor. Binovist’in CRM danışmanlığı çalışmalarında ve Robosme CRM’in ürün yaklaşımında bu dönüşüme odaklanıldığını belirten Alan, şirketlerin teknoloji seçiminden önce ulaşmak istedikleri iş sonucunu tanımlamaları gerektiğini ifade ediyor. Alan'a göre şirketler öncelikle daha fazla potansiyel müşteri kazanmak, satış ekiplerinin doğru müşterilere yönelmesini sağlamak, tekliflerin satışa dönüşme oranını artırmak veya müşteri kaybını azaltmak gibi hedeflerini netleştirmeli. Ardından bu hedeflere ulaşmak için yapay zekanın hangi verilere ihtiyaç duyduğu belirlenmeli. Önümüzdeki dönemde yapay zeka yatırımlarının başarısında, kullanılan modeller kadar şirketlerin kendi geçmişlerini doğru, anlamlı ve yapay zeka tarafından kullanılabilir bir kurumsal hafızaya dönüştürme becerisinin de belirleyici olması bekleniyor.

OpenAI’ın geliri 50 milyar dolarda kaldı Haber

OpenAI’ın geliri 50 milyar dolarda kaldı

Financial Times’ın yatırımcı belgelerine dayandırdığı haber, şirketin gelir hesaplama yöntemine ilişkin tartışmayı da yeniden gündeme taşıdı. OpenAI’ın geliri 50 milyar dolara yaklaştı Financial Times’ın yatırımcılara sunulan finansal belgelere dayandırdığı habere göre OpenAI’ın yıllıklandırılmış geliri eylül ayı sonunda yaklaşık 50 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, geçen ay Financial Times ve diğer medya kuruluşlarında yer alan yaklaşık 70 milyar dolarlık seviyenin yaklaşık 20 milyar dolar altında kaldı. Yeni veriler, OpenAI’ın gelirine ilişkin daha önce ortaya çıkan yüksek tahminlerin şirketin yatırımcılara sunduğu son rakamlarla örtüşmediğini gösterdi. 70 milyar dolarlık tahmin neden ortaya çıktı? OpenAI’ın yıllıklandırılmış gelirinin eylül sonunda yaklaşık 70 milyar dolara ulaştığı yönündeki tahminler daha önce çeşitli haberlerde yer almıştı. Axios ve The Information da bu seviyeye ilişkin hesaplamaları gündeme getirmişti. Financial Times’ın aktardığı son yatırımcı belgelerinde ise eylül sonu için yaklaşık 50 milyar dolarlık gelir rakamı yer aldı. Aradaki farkın, OpenAI’ın gelir hesaplama yöntemi ile yatırımcıların farklı şirketleri karşılaştırmak amacıyla yaptığı hesaplamalardan kaynaklandığı belirtildi. Anthropic ile hesaplama yöntemi farklı Financial Times’a göre OpenAI ve rakibi Anthropic, yıllıklandırılmış gelirlerini aynı yöntemle hesaplamıyor. Anthropic’in Amazon Web Services ve Google Cloud gibi bulut ortakları üzerinden gerçekleştirilen satışlardan elde edilen gelirleri hesaplamalarına dahil ettiği, OpenAI’ın ise bu gelirleri aynı biçimde yıllıklandırılmış gelir rakamına yansıtmadığı aktarıldı. Yatırımcıların iki şirketi doğrudan karşılaştırabilmek amacıyla OpenAI’ın gelirini “brütleştirmesi”, daha önce yaklaşık 70 milyar dolarlık tahminlerin ortaya çıkmasına neden olmuş olabilir. Temmuz geliri de daha düşük hesaplandı Yatırımcılar daha önce OpenAI’ın temmuz ayındaki yıllıklandırılmış gelirini yaklaşık 40 milyar dolar olarak hesaplamıştı. Ancak son yatırımcı sunumunda temmuz ayına ilişkin rakamın 30 milyar dolara yakın olduğu görüldü. Şirketin yıllıklandırılmış gelirinin temmuzdan bu yana yüzde 70’ten fazla arttığını yatırımcılarına bildirmesi, eylül ayı için daha yüksek gelir tahminlerinin yapılmasına yol açmıştı. Son belgelerde ise eylül sonu itibarıyla yıllıklandırılmış gelirin 50 milyar dolara yaklaştığı belirtildi. Yapay zeka sektöründeki büyüme beklentileri izleniyor OpenAI’ın geliri, yatırımcıların yapay zeka sektöründeki talebi ve şirketlerin büyüme performansını değerlendirmesinde önemli göstergeler arasında bulunuyor. OpenAI ve Anthropic’in gelirleri, yapay zeka altyapısına yönelik yüksek yatırımların ve teknoloji şirketlerine yönelik güçlü piyasa beklentilerinin temel göstergeleri arasında değerlendiriliyor. Gelir rakamının daha önce tahmin edilenden düşük çıkması, yapay zeka şirketlerinin büyüme hızına ilişkin iyimser beklentiler açısından yakından izleniyor. Teknoloji hisselerinde düşüş yaşandı Financial Times’ın haberine göre gelişmelerin takip edildiği dönemde Nasdaq 100 yüzde 1,7 gerilerken Nvidia hisseleri yüzde 2,9, Oracle hisseleri yaklaşık yüzde 6 ve Micron hisseleri yüzde 4 değer kaybetti. OpenAI’ın gelirine ilişkin yeni veriler, yapay zeka şirketlerinin yüksek büyüme beklentilerinin sürdürülebilirliği açısından yatırımcıların gündeminde yer aldı. OpenAI finansal sonuçlarını düzenli açıklamıyor Özel şirket statüsündeki OpenAI, finansal sonuçlarını düzenli olarak kamuoyuna açıklamak zorunda değil. Bu nedenle şirketin gelir ve büyüme performansına ilişkin bilgiler ağırlıklı olarak yatırımcı sunumları ve yatırımcılara sağlanan finansal belgeler üzerinden takip ediliyor. OpenAI’ın Financial Times’ın konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermediği aktarıldı. 1,4 trilyon dolarlık değerleme gündemde Öte yandan OpenAI’ın yaklaşık 1,4 trilyon dolar değerleme üzerinden yeni bir özel yatırım turu için yatırımcılarla görüşmeler yürüttüğü belirtildi. Şirketin gelirine ilişkin yeni rakamlar, devam eden yatırım görüşmeleri ve yapay zeka sektöründeki büyüme beklentileri açısından önem taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.