SON DAKİKA
Hava Durumu

#Yapay Zeka

Ekometre - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa savunma endeksi geriledi Haber

Avrupa savunma endeksi geriledi

Avrupa savunma sanayi hisselerinde son aylarda dikkat çekici bir düzeltme yaşanıyor. Son yılların en güçlü yatırım temalarından biri olan sektör, yükselen finansman maliyetleri ve değişen savaş teknolojilerinin etkisiyle yeni bir dönüşüm sürecine girdi. Stoxx Europe Targeted Defence Endeksi, yıl başında gördüğü zirveden bu yana yüzde 15'in üzerinde değer kaybetti. Analistler, bu geri çekilmenin yalnızca piyasa düzeltmesi değil, savunma sektöründeki yapısal dönüşümün de bir göstergesi olduğunu değerlendiriyor. Dev şirketlerde milyarlarca euroluk kayıp Sektörün önde gelen şirketleri arasında yer alan BAE Systems, Rolls-Royce, Thales, Leonardo ve Rheinmetall'in piyasa değerlerinde milyarlarca euroluk erime yaşandı. Uzmanlara göre yatırımcılar artık savunma harcamalarının büyüklüğünden çok, bu harcamaların nasıl finanse edileceğine odaklanıyor. Citi Avrupa Savunma Analisti Charles Armitage, piyasanın önceki dönemde savunma bütçelerindeki artışı fiyatladığını, yeni dönemde ise finansman ve sürdürülebilirlik konularının öne çıktığını belirtti. Borçlanma baskısı artıyor Yükselen faiz oranları ve enflasyon beklentileri, Avrupa hükümetlerinin savunma harcamalarını borçlanma yoluyla finanse etmesini zorlaştırıyor. Enerji maliyetlerindeki yükselişin de kamu bütçeleri üzerindeki baskıyı artırması, yatırımcıların sektörün uzun vadeli büyümesine ilişkin daha temkinli yaklaşmasına neden oluyor. Barclays Avrupa Hisse Senedi Stratejisi Başkanı Emmanuel Cau, piyasaların savunma harcamalarının sürdürülebilirliğini sorgulamaya başladığını ifade etti. Yeni gözde: Drone ve yapay zekâ Kurumsal yatırımcıların savunma sektöründeki pozisyonlarını azaltmaya başladığına işaret eden veriler, sermayenin yeni nesil savunma teknolojilerine yöneldiğini gösteriyor. Özellikle insansız hava araçları, yapay zekâ destekli savunma sistemleri, elektronik harp çözümleri ve yazılım tabanlı teknolojiler geliştiren şirketler yatırımcıların radarına girmiş durumda. Fransız drone üreticisi Parrot ile İsveç merkezli MilDef'in son dönemde gösterdiği performans, bu değişimin somut örnekleri arasında gösteriliyor. Sektörde yapısal dönüşüm Analistler, Avrupa savunma sanayiinde yaşanan değişimin geçici bir fiyat hareketinden çok daha fazlası olduğuna dikkat çekiyor. Geleneksel ağır savunma sanayi şirketlerinden teknoloji odaklı savunma firmalarına doğru yaşanan sermaye kaymasının, geleceğin savaş teknolojilerine yönelik beklentileri yansıttığı belirtiliyor. Bununla birlikte uzmanlar, savunma sektöründe alınan siparişlerin gelir ve kârlılığa dönüşüm sürecinin beklenenden daha uzun sürmesinin sektör hisseleri üzerindeki baskıyı bir süre daha devam ettirebileceğini değerlendiriyor.

Dev fonların gücü 59 trilyon dolara çıkacak Haber

Dev fonların gücü 59 trilyon dolara çıkacak

Rapora göre egemen varlık fonları, kamu emeklilik fonları ve aile ofisleri gibi büyük kurumsal yatırımcıların yönettiği toplam varlık büyüklüğü, son on yılda hızlı bir artış gösterdi. 2015 yılında 21 trilyon dolar seviyesinde bulunan yönetilen varlık büyüklüğü, yıllık ortalama yüzde 7 büyümeyle 2025 yılında 43 trilyon dolara ulaştı. Mevcut projeksiyonlar ise bu rakamın 2030 yılında 59 trilyon dolara yükseleceğine işaret ediyor. Bugün küresel finansal varlıkların yaklaşık yüzde 30'unu kontrol eden bu yatırımcılar, sermaye piyasalarındaki etkilerini her geçen yıl artırıyor. Pasif yatırımcıdan aktif oyuncuya Raporda, büyük yatırımcıların artık yalnızca fon yöneticilerine kaynak aktaran pasif ortaklar olmaktan çıkarak kendi yatırım ekiplerini kuran ve doğrudan yatırım kararları alan yapılara dönüştüğü vurgulanıyor. Bu büyümenin arkasında emtia gelirleri, mali fazlalar, güçlü piyasa getirileri ve yeni kurulan yatırım fonları bulunuyor. Sadece 2025 yılında dünya genelinde 10 yeni egemen varlık fonunun faaliyete geçmesi dikkat çekici gelişmeler arasında yer aldı. Türkiye için stratejik fırsat BCG Yönetici Ortağı ve Türkiye Ofisi Lideri Emir Pandır, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde büyük sermaye sahiplerinin yatırım kararlarının ülkelerin yatırım çekme kapasitesini doğrudan etkilediğini belirtti. Pandır, Türkiye açısından fırsatın yalnızca sermaye çekmekten ibaret olmadığını vurgulayarak enerji dönüşümü, dijital altyapı ve ihracat odaklı büyüme alanlarında uzun vadeli ortaklıklar kurulmasının önemine dikkat çekti. Altyapı ve yapay zekâ öne çıkıyor Rapora göre küresel yatırımcılar, uzayan yatırım süreleri ve likidite baskıları nedeniyle daha seçici hareket ediyor. Dev fonlar artık doğrudan altyapı projelerine, orta ölçekli büyüme yatırımlarına ve ikincil piyasalara daha fazla yöneliyor. Yapay zekâ ise hem yatırım yapılan stratejik alanlardan biri hem de portföy yönetiminde verimliliği artıran önemli bir operasyonel araç olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin servet büyümesi dikkat çekiyor BCG'nin Global Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye, 2025-2030 döneminde 250 bin dolar ve üzeri finansal varlığa sahip yatırımcı segmentinde dünyanın en hızlı büyüyen pazarları arasında bulunuyor. Bu segmentte yıllık yaklaşık yüzde 12 büyüme ve 250 milyar dolarlık ek varlık oluşumu beklenirken, gelişen yerel sermaye tabanının Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar için daha güçlü bir ortak yatırım merkezi haline gelmesine katkı sağlaması öngörülüyor.

Vergide riskler cezadan önce görülebilecek Haber

Vergide riskler cezadan önce görülebilecek

Yeni sistem, erken uyarı ve rehberlik modeliyle çalışacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (VDK), vergi denetimlerinde dijital dönüşümü hızlandıracak yeni bir uygulamayı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu yıl devreye alınması planlanan "Bilinç Platformu" ile mükellefler, vergisel risklerini denetim veya ceza süreci başlamadan önce görebilecek. Yapay zeka destekli olarak geliştirilen platform, vergi idaresi ile mükellefler arasında daha şeffaf ve önleyici bir iletişim modeli oluşturmayı hedefliyor. Sistem sayesinde mükellefler, riskli görülen işlemlerini önceden tespit ederek gerekli düzeltmeleri yapabilecek. Web tabanlı olarak çalışacak platformda, ilk aşamada 150'den fazla kural bazlı vergi analizi ve makine öğrenmesi senaryosu kullanılacak. Vergisel riskler sayısal skorlarla gösterilecek ve yüksek risk taşıyan alanlarda mükelleflere rehberlik sunulacak. Sistem yalnızca mükellefin kendi işlemlerini değil, ticari ilişki içinde bulunduğu firmalardan kaynaklanan olası riskleri de ortaya koyacak. Özellikle sahte belge kullanımı ve karşı taraf riski gibi konular platform üzerinden takip edilebilecek. Vergi Denetim Kurulu tarafından geliştirilen Büyük Kayıt Dışılık Çerçevesi de sisteme entegre edilecek. Böylece parasal hareketlerden kaynaklanan riskler erken aşamada tespit edilerek mükelleflerin bilgisine sunulacak. Platformun önemli özelliklerinden biri de "ikaz denetimi" yaklaşımını desteklemesi olacak. Amaç, cezai süreçlerden önce mükelleflerin bilgilendirilmesi ve olası hataların erken aşamada düzeltilmesi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yeni sistemle vergi denetiminde "denetim sonrası müdahale" yerine "denetim öncesi bilinçlendirme" anlayışını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, sistemin hem mükellef haklarını koruyacağını hem de vergi idaresinin etkinliğini artıracağını ifade etti. Yeni uygulama ile vergi denetimlerinde yapay zeka destekli erken uyarı ve rehberlik döneminin başlaması bekleniyor.

TOBB Çimento meclisi başkanlığına Adil Sani Konukoğlu seçildi Haber

TOBB Çimento meclisi başkanlığına Adil Sani Konukoğlu seçildi

TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri Meclis Başkanlığı görevine seçildi. Konukoğlu, sektörün yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda ortak akıl ve iş birliğiyle çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) T. Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi Toplantısı’nda gerçekleştirilen seçim sonucunda TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi’nin Başkanı oldu. Seçimin ardından değerlendirmelerde bulunan Konukoğlu, “TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri Meclis Başkanlığı görevini üstlenmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sektörümüz, yeşil dönüşümden dijitalleşmeye, sürdürülebilirlikten uluslararası rekabete kadar birçok başlıkta önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Meclisimiz çatısı altında tüm paydaşlarımızla birlikte hareket ederek sektörümüzün rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir büyümesini destekleyecek ve ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunacak çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Toplantıda sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Konukoğlu, küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar, enerji maliyetleri, iklim politikaları ve ticaret düzenlemelerinin üretim modellerini yeniden şekillendirdiğini belirterek, Türk çimento sektörünün bu dönüşüm sürecine güçlü yatırımlarla hazırlandığını ifade etti. TÜRKÇİMENTO verilerine göre 2025 yılında sektörün toplam çimento üretiminin 97,8 milyon tona ulaştığını belirten Konukoğlu, iç satışların 82,2 milyon ton, ihracatın ise 15,6 milyon ton olarak gerçekleştiğini söyledi. Üretilen çimentonun yaklaşık yüzde 16’sının dış pazarlara ihraç edildiğini vurgulayan Konukoğlu, sektörün üretim kapasitesi, ihracat gücü ve iç pazar dinamizmi açısından güçlü performansını sürdürdüğünü kaydetti. “Üçüz dönüşüm sektörümüzün yol haritasını oluşturuyor” Çimento sektörünün tarihinin en kapsamlı dönüşüm süreçlerinden birini yaşadığını ifade eden Konukoğlu, sektörün odağında yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı dönüşüm olmak üzere üç temel başlığın yer aldığını belirtti. Bu süreci “üçüz dönüşüm” olarak tanımlayan Konukoğlu, dijitalleşme, veri odaklı yönetim anlayışı, yapay zeka uygulamaları ve ileri üretim teknolojilerinin enerji verimliliğinden karbon emisyonlarının azaltılmasına kadar birçok alanda dönüşümün temel unsurları haline geldiğini söyledi. Türk çimento sektörünün sürdürülebilirlik yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Konukoğlu, bugün 17 fabrikada, 27 hatta kurulu atık ısı geri kazanım tesisleri sayesinde toplam 164,5 megawatt enerji üretimi gerçekleştirildiğini ifade etti. Bu yatırımlar sayesinde yaklaşık 2,6 milyon kişinin günlük elektrik tüketimine denk bir enerji üretim kapasitesine ulaşıldığını belirten Konukoğlu, sektörün elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unun da atık ısı geri kazanımı, güneş ve rüzgar gibi sürdürülebilir kaynaklardan karşılandığını kaydetti. Yeşil çimento hedefleri öne çıkıyor Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda alternatif yakıt kullanım oranlarının artırılması, klinker oranının düşürülmesi ve düşük karbonlu yeni nesil üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Konukoğlu, yeşil çimento kullanımının sektörün dönüşümünde kritik rol oynadığını söyledi. Kamu projelerinde yeşil çimento kullanımının teşvik edilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Konukoğlu, önümüzdeki 10 yıllık dönemde yaklaşık 11 milyon ton karbon emisyonu azaltımının hedeflendiğini belirtti. Uluslararası iş birlikleri güçleniyor Konuşmasında Çin Çimento Birliği ile geliştirilen stratejik iş birliğine de değinen Konukoğlu, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ile Çin’in dijitalleşme, otomasyon ve yapay zeka alanlarındaki deneyiminin birleşmesinin sektör açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Konukoğlu, önümüzdeki dönemde teknoloji paylaşımı, pilot projeler, ortak eğitim programları ve uzman değişimleri gibi alanlarda iş birliklerinin geliştirilmesini hedeflediklerini belirterek, bu çalışmaların Emisyon Ticaret Sistemi ve sınırda karbon düzenlemeleri gibi küresel mekanizmalara uyum sürecine de katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

Şimşek: Türkiye güçlü bir üretim üssü Haber

Şimşek: Türkiye güçlü bir üretim üssü

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin güçlü üretim kapasitesi, stratejik konumu ve mali disiplini sayesinde yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Şimşek, bütçe açığı ve kamu borcu göstergelerinde kaydedilen iyileşmeye dikkat çekerek Türkiye ekonomisinin temellerinin güçlü olduğunu vurguladı. Küresel Kadınlar Zirvesi 2026 kapsamında düzenlenen "Türkiye'de Ticaret Yapmak" oturumunda konuşan Şimşek, jeopolitik gerilimler, ticarette artan korumacılık ve yüksek küresel borçluluğun dünya ekonomisi üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Türkiye'nin 1,6 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip olduğunu belirten Şimşek, satın alma gücü paritesine göre bu rakamın 4 trilyon doların üzerine çıktığını söyledi. Son 23 yılda ekonominin yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüdüğünü hatırlatan Şimşek, Türkiye'nin stratejik projelerle bölgesel önemini artırmaya devam ettiğini kaydetti. Türkiye'nin sanayi alanında güçlü bir üretim üssü olduğunu vurgulayan Şimşek, orta gelir tuzağını aşmak için yüksek teknolojili üretime geçişi desteklediklerini ifade etti. Savunma sanayisinde elde edilen teknolojik kazanımların sağlık, tarım ve biyoteknoloji gibi alanlara da aktarılacağını belirten Şimşek, yapay zeka destekli teknolojilerin ekonomik dönüşümde önemli rol oynayacağını söyledi. Sanayi ve tarım sektörlerine yönelik desteklerin sürdüğünü belirten Şimşek, üretim yapan şirketler için kurumlar vergisi oranının yüzde 12,5'e düşürüldüğünü hatırlattı. Hizmet ihracatı gerçekleştiren firmalara da önemli vergi avantajları sağlandığını ifade etti. Makroekonomik programın temel hedefinin kalıcı fiyat istikrarı olduğunu vurgulayan Şimşek, enflasyondaki düşüş sürecinin devam ettiğini belirterek yıl sonunda enflasyonun yüzde 20'li seviyelerde gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Bütçe performansına da değinen Şimşek, deprem harcamalarına rağmen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 5'ten yüzde 2,9'a gerilediğini açıkladı. Kamu borcunun milli gelire oranının yaklaşık yüzde 24 seviyesinde bulunduğunu belirten Şimşek, bu oranın küresel ortalama olan yüzde 74'ün oldukça altında olduğuna dikkat çekti. Dış dengedeki gelişmelerin yönetilebilir seviyede olduğunu ifade eden Şimşek, hükümetin yatırım ortamını iyileştirmeye ve Türkiye'de iş yapmayı kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü söyledi.

ESET’ten Ar-Ge ve yapay zekâ destekli siber güvenliğe dev yatırım Haber

ESET’ten Ar-Ge ve yapay zekâ destekli siber güvenliğe dev yatırım

Siber güvenliği ön planda tutan temel yapay zekâ modelleri, katmanlı bir yapay zekâ yığını ve yeni nesil bir AI SOC'nin geliştirilmesini hızlandırıyor. Yeni yetenekler, yapay zekâ iş akışlarını koruyacak, siber güvenliğe özel yapay zekâyı güçlendirecek ve siber güvenlik telemetrisinin analizinde ve anlaşılmasında devrim yaratacak. ESET, otonom ve ajan yapay zekâ sistemlerinin neden olduğu hızla ortaya çıkan yeni bir saldırı yüzeyine karşı uyarıda bulunurken yapay zekâ destekli siber güvenliğin geleceğine 40 milyon avroluk bir yatırım yapacağını paylaştı. ESET CEO'su Richard Marko tarafından ESET World 2026'da duyurulan bu taahhüt, ESET'in kendi verilerinde halihazırda gözlemlenen bir değişime yanıt olarak geliyor. Mart 2026'dan bu yana ESET teknolojileri, yapay zekâ ajanlarına görevleri nasıl yerine getireceklerini, araçları nasıl kullanacaklarını, hizmetlere nasıl erişeceklerini ve harici sistemlerle nasıl etkileşime gireceklerini söyleyen modüler bileşenler olan yaklaşık 800 bin benzersiz yapay zekâ becerisini taradı. Bu becerilerin yaklaşık 25 bini şüpheli olarak sınıflandırıldı ve 3 binden fazlası tamamen kötü amaçlı olduğu için engellendi. Bu genel rakam, bu yılın başında gözlemlenen yaklaşık 60 bin halka açık beceriye kıyasla 13 katlık bir artışa işaret ediyor. ESET araştırmacılarına göre, yapay zekâ becerileri hızla büyüyen bir yazılım tedarik zinciri katmanının parçası ve genellikle hassas sistemleri harici depolara, eklentilere, veri kümelerine ve üçüncü taraf hizmetlere bağlar. ESET CEO'su Richard Marko yaptığı açıklamada: "Siber güvenlik tamamen yeni bir döneme giriyor. Yapay zekâ artık sadece bir savunma aracı değil saldırı yüzeyinin bir parçası hâline geliyor. Yatırımımız, yapay zekânın siber güvenliği zayıflatmak yerine güçlendirmesini sağlamaya ve otonom yapay zekâ dünyasında kuruluşları koruyabilecek teknolojiler geliştirmeye odaklanıyor. Bu girişim, gelişmiş yapay zekâ sistemlerine erişimin giderek az sayıda küresel teknoloji şirketinde yoğunlaştığı bir dönemde, ESET’in teknolojik bağımsızlığını ve Avrupa’nın siber güvenlik egemenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Siber güvenliğin geleceğinin tamamen büyük teknoloji şirketleri tarafından kontrol edilen modellere bağlı olamayacağına inanıyoruz. Siber güvenlikte egemenlik önemlidir” dedi. ESET’in Ar-Ge ekibini 1.000 araştırmacı ve mühendise çıkaracak üç yıllık bir işe alım planıyla desteklenen 40 milyon avroluk yatırım, üç stratejik alana odaklanacak: Güvenlik öncelikli bağımsız temel AI modelleri; Tam katmanlı bir yapay zekâ güvenlik yığını; Yeni nesil AI SOC. ESET Yapay Zekâ Başkan Yardımcısı Juraj Jánošík “ESET, siber güvenliğe yapay zekâ uygulamasında uzun süredir öncülük ediyor. Şu anda değişen şey, yapay zekânın oynadığı rol. Yapay zekâ araçları günlük işlerin bir parçası hâline geliyor, ajan sistemler saldırı yüzeyini genişletiyor ve güvenlik ekipleri tehditlere daha hızlı yanıt verebilecek yöntemlere ihtiyaç duyuyor. Bu yatırım, yapay zekâ kullanımını güvence altına almak, siber güvenlik için yapay zekâ modelleri oluşturmak ve insan denetimi altında güvenlik operasyonlarına otonom yetenekler kazandırmak gibi tüm alanlarda çalışmamızı sağlıyor” açıklamasını yaptı. Bağımsız, güvenlik öncelikli temel yapay zekâ modelleri ESET, siber güvenlik uygulamaları için özel olarak tasarlanmış, güvenlik odaklı kendi yapay zekâ modellerinin geliştirilmesini hızlandıracak. Geniş internet içeriği üzerinde eğitilmiş genel amaçlı yapay zekâ sistemlerinden farklı olarak ESET’in modelleri, ESET’in yaklaşık 35 yıllık geçmişi boyunca toplanan siber güvenlik telemetrisi ve gerçek dünya tehdit istihbaratı kullanılarak optimize edilecek. ESET, mevcut yapay zekâ destekli teknolojilerini (ESET LiveGrid, ESET LiveCortex ve ESET LiveGuard gibi) genişletmeye devam ederken dijital ortamlardaki davranış, bağlam ve niyeti anlayabilen World Models dâhil olmak üzere yeni ortaya çıkan yapay zekâ kavramlarını da keşfedecek. Eksiksiz, katmanlı bir yapay zekâ güvenlik yığını oluşturma Yapay zekâ, günlük iş operasyonlarına entegre oldukça ESET, kuruluşları ortaya çıkan yapay zekâ kaynaklı risk ve tehditlerden korumak için tasarlanmış kapsamlı bir yapay zekâ tabanlı güvenlik mimarisi oluşturuyor. Yatırım, kullanıcılar, yapay zekâ ajanları, iş uygulamaları ve yapay zekâ modelleri arasında güvenli bir ara katman olan ESET Secure AI Relay'in geliştirilmesini de içerecek. ESET ayrıca yapay zekâ ajanları arasındaki iletişim için ağ düzeyinde güvenlik korumaları da oluşturacak. ESET AI Skills Checker (RSAC 2026 Konferansı'nda lanse edilen ücretsiz bir araç), ESET ürünlerine entegre edilmiş gelişmiş sürümleriyle birlikte özellikle bu yeni ortaya çıkan ajan yapay zekâ sistemleri ekosistemi için tasarlandı. Yeni nesil AI SOC'nin oluşturulması Modern tespit ve müdahale ortamlarının artan ölçeği ve karmaşıklığını ele almak üzere yeni nesil AI Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) teknolojileri tasarlanacak. ESET, analistleri yapay zekâ ajanlarıyla basitçe değiştirmek yerine, siber güvenlik telemetrisinin işlenme, ilişkilendirilme ve anlaşılma şeklini temelden yeniden düşünmeyi hedefliyor. Şirketin vizyonu, gelişmiş yapay zekâ destekli siber güvenliği yalnızca büyük işletmelerin değil, aynı zamanda orta ve küçük ölçekli kuruluşların da yüksek düzeyde otomatikleştirilmiş, denetimli koruma teknolojileri aracılığıyla erişilebilir hâle getirmektir. ESET CEO'su Richard Marko, “Siber güvenlik, daha fazla uyarı, daha fazla gösterge paneli ve daha fazla karmaşıklık ekleyerek ölçeklendirilemez. Sektörün bir başka büyük sıçramaya ihtiyacı var. Yapay zekânın, dünya standartlarında siber güvenliği zahmetsiz hâle getirip herkesin erişimine açmasına yardımcı olması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Apple’dan sürpriz hamle Haber

Apple’dan sürpriz hamle

Intel yeniden tedarik zincirine giriyor Sektör verilerine göre Apple, iPhone ve MacBook serilerinde kullanılacak yeni nesil işlemcilerin üretimi için Intel Foundry ile ön anlaşma imzaladı. Böylece şirket, 2023 yılında tamamen uzaklaştığı Intel ile yeniden masaya dönmüş oldu. Kararın arkasında, TSMC tarafında oluşan üretim yoğunluğu bulunuyor. Özellikle yapay zeka çiplerine yönelik talebin hızla artması, TSMC’nin üretim hatlarında kapasite baskısını artırdı. Nvidia ve AMD gibi şirketlerden gelen büyük ölçekli siparişlerin ardından Apple’ın üretim planlarında gecikme ve maliyet riski oluştuğu belirtiliyor. Apple’ın bu hamlesi aynı zamanda ABD’nin yerli üretim politikalarıyla da örtüşüyor. Donald Trump yönetiminin “Made in USA” yaklaşımı kapsamında Amerikan merkezli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi hedeflenirken, Intel Foundry seçeneği Apple açısından stratejik bir alternatif haline geldi. Sektör kaynaklarına göre Apple, Intel’in gelişmiş üretim teknolojileriyle iki yeni nesil işlemci üretmeyi planlıyor: MacBook serisi için geliştirilen M7 çipiiPhone modellerinde kullanılacak A21 işlemcisi M7’nin Intel’in 18A-P üretim süreciyle 2027 sonunda, A21’in ise 14A teknolojisiyle 2028’e doğru seri üretime geçmesi bekleniyor. Uzmanlara göre anlaşma, teknoloji sektöründe rekabet ve iş birliğinin aynı anda yürüdüğü en dikkat çekici örneklerden biri olarak görülüyor. Apple tedarik güvenliğini artırmayı hedeflerken, Intel ise dökümhane tarafında küresel güven kazanmayı amaçlıyor.

Borusan, 2025 yılını %27 büyüme ile tamamladı Haber

Borusan, 2025 yılını %27 büyüme ile tamamladı

Söz konusu faaliyet döneminde %27 büyümeyle 326 milyar TL konsolide ciroya ulaşan Borusan’ın FAVÖK’ü 38 milyar TL oldu. Grup, sürdürülebilir kârlı büyüme odağıyla 2026 için planladığı 20 milyar TL yatırımla yarattığı değeri büyütmeyi hedefliyor. Türkiye’nin sanayileşmesinde ve kalkınmasında önemli role sahip olan Borusan Grubu, 2025 yılı finansal sonuçlarını ve gelecek dönem yatırım planlarını açıkladı. Borusan, 326 milyar TL konsolide ciroya ulaştığı 2025 yılını %27’lik bir büyümeyle tamamladı. FAVÖK bazında ise geçtiğimiz yıla göre %82 artış kaydederek 38 milyar TL’ye ulaştı. Grup, büyüme ivmesini daha da yukarılara taşımak amacıyla 2026 yılında faaliyet gösterdiği alanlarda 20 milyar TL yatırım yapmayı planlıyor. Sonuçları değerlendiren Borusan Grup CEO Özgür Günaydın, şu ifadeleri kullandı: “2025 yılını başarıyla geride bıraktık. Ortaya çıkan bu güçlü finansal tablo, Borusan'ın köklü yapısının ve kurumsal gücünün en net yansıması. Grup CEO görevine başlarken böylesi sağlam bir mirası devralmak bana büyük bir gurur ve motivasyon verdi. Önümüzde, mevcut finansal ve operasyonel başarılarımızı daha ileriye taşıyacağımız heyecan verici bir dönem var. Bunu yaparken temelimizde 'Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan' vizyonu olacak. Biz tüm paydaşlarımızla daha iyi bir gelecek için kuşaklar boyu birlikte değer üretiyoruz. 2026 yılındaki yatırım planlarımızı da tam olarak bu anlayışla hayata geçireceğiz.” Yatırımlarla büyüyor Borusan’ın 2025 yılında elde ettiği başarılı performansı, Grubun farklı sektörlerdeki güçlü varlığının ve uzun vadeli büyüme stratejisinin bir göstergesi oldu. Bu sonuçlar, aynı zamanda Borusan'ın geniş ve dengeli portföyünün başarısını, değişen pazar koşullarına uyum sağlama yeteneğini açıkça ortaya koyuyor. Borusan Grubu ayrıca dinamik portföy stratejisi doğrultusunda 2025 yılında Borusan Tedarik'in CEVA Logistics’e yüzde 100 hissesinin satışını tamamladı. Borusan, 2026 geneline yaydığı yatırımlarını üretim sektörüne 8 milyar TL, otomotiv sektörüne 8 milyar TL, makina ve güç sistemleri sektörüne 2 milyar TL, enerji sektörüne 1 milyar TL ve lojistik sektörüne 1 milyar TL olarak planladı. Borusan'ın Türkiye ekonomisine duyduğu güvenin bir yansıması olan bu yatırım planı, stratejik hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacak. "Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan" vizyonuyla değer üretecek Bu esnek ve güçlü yapının temelinde, "Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan" vizyonu yatıyor. “Tüm paydaşlarıyla daha iyi bir gelecek için kuşaklar boyu birlikte değer üretme” misyonunu odağına alan Borusan’ı bu vizyona ulaştıracak ana strateji ise “sürdürülebilir kârlı büyüme” olarak öne çıkıyor. Grup, bu büyüme stratejisini hayata geçirirken dört kritik odak alanından güç alıyor: Teknoloji ve yapay zeka, girişimcilik ve ekosistem, yetenek ve kültür, paydaş ve itibar yönetimi. Yeni vizyon ve sürdürülebilir kârlı büyüme stratejisi, Borusan Grubu’nun 200 yıl ve ötesinde varlığını sürdürme yolculuğunda en önemli itici güç konumunda. Grup aynı zamanda çalışanlarından müşterilerine, yatırımcılarından iş ortaklarına ve yaşadığı topluma kadar dokunduğu her kesim için somut değer üretiyor.

Dubai’de yeni projeler ekonomiye güç verdi Haber

Dubai’de yeni projeler ekonomiye güç verdi

Dubai yönetimi tarafından duyurulan yeni ekonomi programları kapsamında özellikle yapay zekâ, finans teknolojileri ve sürdürülebilir enerji yatırımlarına yönelik teşviklerin genişletileceği belirtildi. Emirlikte açıklanan yeni projeler, uluslararası yatırımcı ilgisini yeniden artırdı. Turizmde güçlü sezon beklentisi Yılın ilk aylarında otel doluluk oranlarının yüksek seyretmesi ve yeni uçuş bağlantılarının devreye girmesi, Dubai turizminde güçlü yaz sezonu beklentisini artırdı. Özellikle Avrupa, Körfez ve Asya pazarlarından gelen rezervasyonlarda artış yaşandığı belirtiliyor. Gayrimenkul piyasasında hareketlilik sürüyor Dubai’de lüks konut ve yatırım amaçlı projelere olan talep hız kesmeden devam ediyor. Yeni marina, yaşam merkezi ve karma proje yatırımlarıyla birlikte yabancı yatırımcı ilgisinin yükseldiği ifade ediliyor. Uzmanlar, düşük vergi politikası ve yüksek kira getirilerinin Dubai’yi küresel yatırımcı açısından cazip kılmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Yapay zekâ ve teknoloji yatırımları öne çıkıyor Dubai’nin dijital ekonomi hedefleri kapsamında yeni teknoloji serbest bölgeleri ve yapay zekâ merkezleri için çalışmalar hız kazandı. Yetkililer, Emirliğin önümüzdeki dönemde Orta Doğu’nun en büyük teknoloji ve finans merkezlerinden biri olmayı hedeflediğini açıkladı. “Bölgesel merkez olma hedefi güçleniyor” Ekonomi çevreleri, lojistik, finans, turizm ve teknoloji yatırımlarındaki büyümenin Dubai’nin bölgesel merkez konumunu daha da güçlendirdiğini değerlendiriyor. Önümüzdeki dönemde yeni uluslararası fon girişleri ve mega projelerle birlikte Dubai ekonomisindeki büyümenin sürmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.