SON DAKİKA
Hava Durumu

#Veri Merkezi

Ekometre - Veri Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

DHL Group yılın ilk çeyreğinde kazanç artışı elde etti Haber

DHL Group yılın ilk çeyreğinde kazanç artışı elde etti

Bu gerilemenin temel nedeni kur etkileri oldu.Faaliyet kârı 1,5 milyar Euro’ya yükseldi. (2025 birinci çeyrek: 1,4 milyar Euro)Kârlılıkta devam eden iyileşme: Faaliyet kârı (EBIT) yüzde 7,3 (2025 birinci çeyrek: yüzde 6,6)Operasyonel performans serbest nakit akışına da yansıdı (birleşme ve satın almalar hariç), 1,2 milyar Euro’ya yükseldi. (2025 birinci çeyrek: 732 milyon Euro)2026 yılına ilişkin öngörüler teyit edildi: 6,2 milyar Euro’nun üzerinde EBIT ve yaklaşık 3 milyar Euro serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) bekleniyor.CEO Tobias Meyer: “Özellikle jeopolitik belirsizliklerin yaşandığı dönemlerde, güçlü küresel ağımızın ve deneyimli yerel yönetim ekiplerimizin avantajları net şekilde ortaya çıkıyor. Deniz yollarının kesintiye uğradığı ve hava sahalarının kısıtlandığı koşullara rağmen yükleri taşımaya ve müşterilerimizin tedarik zincirlerini çalışır durumda tutmaya devam ediyoruz.” 25 05 2026 – DHL Group, jeopolitik dalgalanmalara ve devam eden ticaret gerilimlerine rağmen 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptı. Organik bazda grup geliri yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,0 artış gösterdi. Kur etkilerinin ağırlıklı etkisiyle raporlanan gelir yıllık bazda yüzde 1,9 düşerek 20,4 milyar Euro seviyesinde gerçekleşti. DHL Group, aktif kapasite yönetimi, yapısal maliyet iyileştirmeleri ve gelir verimliliğini artırmaya yönelik uygulamaları sayesinde faaliyet kârını (EBIT) yüzde 8,3 artışla 1,5 milyar Euro’ya yükseltti. EBIT marjı ise yıllık bazda 0,7 puan artarak yüzde 7,3 seviyesine ulaştı. Satın alınan varlıklara yönelik sermaye harcamaları (capex) yıllık bazda 518 milyon Euro olarak gerçekleşti ve yıllık bazda yüzde 12,4 artış gösterdi. Artışın büyük bölümü Supply Chain ile Post & Parcel Germany bölümlerindeki yatırımlardan kaynaklandı. Serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) yüzde 65 artışla 1,2 milyar Euro’ya yükseldi. Grup net kârı 812 milyon Euro olarak gerçekleşti ve yıllık bazda yüzde 3,3 artış gösterdi. Hisse başına temel kazanç 0,73 Euro oldu (2025 birinci çeyrek: 0,68 Euro), bu da yüzde 6,6 artışı gösterdi. CEO Tobias Meyer, “Yılın ilk üç ayının ardından yıl sonu hedeflerimize ulaşma yolunda doğru bir çizgide ilerliyoruz. Yıla güçlü başlangıcımız, iş modelimizin dayanıklılığını ve verimlilik önlemlerimizin etkisini ortaya koyuyor. Jeopolitik kesintilere rağmen müşterilerimizin tedarik zincirlerini kesintisiz şekilde desteklemeye devam ediyoruz. Engellenen deniz yollarına ve kapalı hava sahasına rağmen, yük taşımaya ve müşterilerimizin tedarik zincirlerinin kesintisiz işlemesini sağlamaya devam ediyoruz” dedi. Strateji 2030 kapsamında yatırımlar Strateji 2030 doğrultusunda DHL Group, operasyonel verimliliğe ve güçlü müşteri talebinin bulunduğu bölge ve sektörlere yatırım yapmayı sürdürüyor. Grup, hızla büyüyen veri merkezi pazarındaki yetkinliklerini genişletiyor ve Kuzey Amerika’da 2026 sonuna kadar toplam 650.000 metrekareyi aşan kapasiteye sahip ondan fazla yeni depo sahası eklemeyi planlıyor. Yeni tesisler, hızlı büyüyen veri merkezi operatörlerinin yüksek güvenilirlik ve güvenlik gerektiren tedarik zinciri ihtiyaçlarını kar üzere tasarlandı. DHL Group ayrıca Boeing 777 kargo uçak filosunun yenilenmesiyle operasyonel verimliliğini artırmaya devam ediyor. 2019’da başlatılan filo yenileme programı sayesinde grup, dünyanın en yakıt verimli kargo uçağı filosunu işletiyor. Buna ek olarak şirket, paket ve posta altyapısını ve araç filosunu modernize etmeyi sürdürüyor. 2025 sonu itibarıyla Almanya’daki teslim alma ve dağıtım operasyonlarında kullanılan elektrikli araç oranı yaklaşık yüzde 60’a ulaştı. Bu dönüşüm, kaliteyi artırmayı ve azalan mektup posta hizmeti ile büyüyen paket teslimat işini entegre etmeyi amaçlıyor. Öngörüler teyit edildi Grup, 2026 yılı boyunca jeopolitik belirsizliklerin devam etmesini bekliyor. DHL Group, verimlilik artışı ve gelecekteki büyümeye yönelik yatırımlara odaklanmayı sürdürüyor. 2026 mali yılı için, 6,2 milyar Euro’nun üzerinde faaliyet kârı (EBIT) ve yaklaşık 3 milyar Euro serbest nakit akışı (birleşme ve satın almalar hariç) beklentisini koruyor.

Samsung’da grev alarmı maliyet 20 milyar doları aşabilir Haber

Samsung’da grev alarmı maliyet 20 milyar doları aşabilir

Sendikalı çalışanlar, performansa dayalı ikramiyelerin artırılması talebiyle 21 Mayıs-7 Haziran tarihleri arasında greve gitmeyi planladıklarını açıkladı. Grev kararının özellikle yarı iletken üretimi ve küresel teknoloji tedarik zinciri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor. Yönetimden müzakere mesajı Samsung yönetimi yaptığı açıklamada, sendika ile görüşmelerin süreceğini belirterek şirketin rekabet gücünün korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı. Açıklamada, küresel ekonomik koşulların zorlu olduğuna dikkat çekilirken, yönetimin şirketin geleceği için sorumlu hareket edeceği ifade edildi. Şirket ayrıca çalışanlardan mevcut süreçte operasyonların sürdürülebilirliği için destek beklediklerini bildirdi. Güney Kore hükümeti devrede Güney Kore Çalışma Bakanı Kim Young-hoon da taraflara müzakereleri sürdürme çağrısı yaptı. Bakanlık, grevin büyümeden çözülebilmesi için görüşmelere destek vereceklerini açıkladı. Samsung’daki gelişmeler, Güney Kore ekonomisi açısından kritik başlıklar arasında görülüyor. Yarı iletken üretimi risk altında Samsung, dünya yarı iletken ve elektronik sektörünün en büyük üreticileri arasında yer alıyor. Bu nedenle olası üretim aksaklıklarının yalnızca şirketi değil, küresel teknoloji piyasasını da etkileyebileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre özellikle çip üretiminde yaşanabilecek gecikmeler: elektronik üreticilerini,otomotiv sektörünü,yapay zekâ donanım tedarikini,veri merkezi yatırımlarını doğrudan etkileyebilir. 20,3 milyar dolarlık risk Analistler, planlanan grevin uzaması halinde Samsung’un milyarlarca dolarlık üretim ve gelir kaybıyla karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Yaklaşık 20,3 milyar dolarlık olası maliyet hesabının; üretim kaybı,tedarik zinciri gecikmeleri,sipariş ertelemeleri ve küresel yarı iletken piyasasındaki fiyat etkilerini kapsadığı ifade ediliyor.Küresel teknoloji piyasaları yakından izliyor Samsung’daki grev süreci, yalnızca Güney Kore’de değil küresel piyasalarda da dikkatle takip ediliyor. Özellikle son dönemde jeopolitik gerilimler, enerji maliyetleri ve çip sektöründeki rekabet baskısı nedeniyle teknoloji üreticileri zaten zorlu bir süreçten geçerken, olası uzun süreli bir grevin sektörde yeni kırılmalar yaratabileceği değerlendiriliyor.

Türkiye, veri merkezi ve pil fabrikası için cazip bir pazar Haber

Türkiye, veri merkezi ve pil fabrikası için cazip bir pazar

Kılıç, “Bugün turizm yatırımlarından daha fazla ihtiyaç duyulduğuna inandığımız veri merkezlerinde Türkiye, Polonya’dan sonra Avrupa’daki en cazip pazar. Elektrikli araçların artmasına paralel olarak ihtiyaç duyulan lityum pil fabrikaları içinse yerli-yabancı pek çok firma yatırım arifesinde. Biz de bu tür yeni yatırımların proje yönetiminde aktif rol almayı planlıyoruz” dedi Dünyada 60’tan fazla ülkede ofisi bulunan Kuzey Amerika merkezli uluslararası inşaat ve proje yönetimi şirketi Turner International için 10 yıldır aktif olarak faaliyet gösterdiği Türkiye, en stratejik pazarlardan biri oldu.  Turner International Başkan Yardımcısı ve Türkiye Genel Müdürü Mehmet Sami Kılıç, Türkiye’nin gerek doğu ve batı arasında bir köprü görevi gören jeopolitik konumu gerekse iklimi ve potansiyeli ile yakın gelecekte pek çok yeni yatırımın odak noktası olacağını öngördüklerini kaydetti. Global yatırım trendini değerlendiren Kılıç, “ Global arenada veri merkezi, lojistik ve artan elektrikli araçların beraberinde getirdiği lityum pil fabrika yatırımları alanlarındaki projeler ön plana çıkıyor. Bu alanlarda ABD’de müteahhitlik alanında aktif olduğumuz için, şimdi bu yatırım dalgasının proje yönetim ayağı üzerinden Türkiye’ye hızla yaklaştığını görüyoruz. Ülkemizde kısa ve orta vadede bu yatırımlarda hızlı bir ilerleme kaydedileceğini öngörüyoruz” dedi. Yerli yabancı pek çok veri merkezi yatırımcısı sırada Dünyada veri merkezi ihtiyacının ve data depolamanın öneminin pandemiden sonra arttığını hatırlatan Kılıç, “Biz de uluslararası bir firma olarak bu alanda ortaklıklarımızı global anlamda geliştirdik. Bu stratejimizin önemli bir ayağı olan Türkiye, şu anda Polonya’dan sonra Avrupa’da veri merkezi için en cazip ülke. Türkiye’nin hem veri merkezi hem lojistik yatırımlarında cazip olmasının en önemli nedenleri, doğu ve batının arasında olan jeopolitik konumu, veri merkezlerinin gerektirdiği ılıman iklimi, iş gücünün nispeten daha ucuz olması ve teknik çalışanların da diğer ülkelere oranla kalifiye olması” şeklinde konuştu. Yabancı firmalar kadar yerli firmaların da bu alanda yatırım talepleri bulunduğunu belirten Kılıç, “Veri merkezi alanında lider olan ABD’de özellikle Turner olarak bizzat çalıştığımız Facebook ve Amazon gibi firmalar, pazar paylarını bu alanda yatırım yaparak gittikçe artırıyor. Bu alanda ABD dışında İspanya, İrlanda ve İngiltere’de de çalışmalarımız var. Şimdi yurtdışındaki bilgi birikimimizi Türkiye’ye aktararak, Equinix ile veri merkezi projesinde bu alanda spesifik uzmanlığı olan ekibimizle birlikte çalışıyoruz. Büyük bir pazar vaat eden Türkiye’de veri merkezi alanında spesifik takımların kurulması sadece proje yönetimi açısından değil, inşaat firmaları açısından da elzem bir hal aldı. ‘İstanbul veya Türkiye’nin otele mi ihtiyacı var, veri merkezine mi ihtiyacı var?’ diye bakarsak veri merkezinin daha büyük bir ihtiyaç olduğunu söyleyebilirim.” değerlendirmesini yaptı. Elektrikli araçlar, pil üretimini zorunlu kılacak Deneyimli oldukları bir diğer alanın ‘lityum pil fabrikaları’ olduğunu ve elektrikli araçlara geçiş sürecinin dünyada olduğu kadar Türkiye’de de hızla ilerlediğini vurgulayan Kılıç, “Halihazırdaki önde gelen otomobil üreticileri, elektrikli araçların zorunlu olarak kullandığı lityum pilleri üretmiyor, ithal ederek montajını gerçekleştiriyor. Ancak hem pillerin ithalat maliyetinin yüksekliği, hem de önümüzdeki dönemde ihtiyacın artmasına paralel olarak üretim şart olacak. TOGG ile elektrikli araç konusunda büyük bir adım atılan Türkiye’de bu alanda katma değerli yatırımlar başlayacak. Yurtdışı bağlantılarımız dolayısıyla yeni pil fabrikası yatırımlarının da pazara gireceğini duyuyoruz. Bunlardan biri Ankara’da büyük bir yatırım olması planlanıyor biz de özellikle yabancı yatırımcıların olduğu bu tür projelerin Türkiye’de kurulmasına ön ayak olmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Kılıç pil fabrikalarının endüstriyel binalardan farklı olarak daha önce yapılmamış, özel bir ekspertiz gerektirdiğine, nem kontrolü, pek çok kimyasalın korunması ve saklanması noktalarında uzmanlık isteyen özel bir yapılanmayı şart koştuğuna da dikkati çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.