SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türkiye

Ekometre - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dev fonların gücü 59 trilyon dolara çıkacak Haber

Dev fonların gücü 59 trilyon dolara çıkacak

Rapora göre egemen varlık fonları, kamu emeklilik fonları ve aile ofisleri gibi büyük kurumsal yatırımcıların yönettiği toplam varlık büyüklüğü, son on yılda hızlı bir artış gösterdi. 2015 yılında 21 trilyon dolar seviyesinde bulunan yönetilen varlık büyüklüğü, yıllık ortalama yüzde 7 büyümeyle 2025 yılında 43 trilyon dolara ulaştı. Mevcut projeksiyonlar ise bu rakamın 2030 yılında 59 trilyon dolara yükseleceğine işaret ediyor. Bugün küresel finansal varlıkların yaklaşık yüzde 30'unu kontrol eden bu yatırımcılar, sermaye piyasalarındaki etkilerini her geçen yıl artırıyor. Pasif yatırımcıdan aktif oyuncuya Raporda, büyük yatırımcıların artık yalnızca fon yöneticilerine kaynak aktaran pasif ortaklar olmaktan çıkarak kendi yatırım ekiplerini kuran ve doğrudan yatırım kararları alan yapılara dönüştüğü vurgulanıyor. Bu büyümenin arkasında emtia gelirleri, mali fazlalar, güçlü piyasa getirileri ve yeni kurulan yatırım fonları bulunuyor. Sadece 2025 yılında dünya genelinde 10 yeni egemen varlık fonunun faaliyete geçmesi dikkat çekici gelişmeler arasında yer aldı. Türkiye için stratejik fırsat BCG Yönetici Ortağı ve Türkiye Ofisi Lideri Emir Pandır, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde büyük sermaye sahiplerinin yatırım kararlarının ülkelerin yatırım çekme kapasitesini doğrudan etkilediğini belirtti. Pandır, Türkiye açısından fırsatın yalnızca sermaye çekmekten ibaret olmadığını vurgulayarak enerji dönüşümü, dijital altyapı ve ihracat odaklı büyüme alanlarında uzun vadeli ortaklıklar kurulmasının önemine dikkat çekti. Altyapı ve yapay zekâ öne çıkıyor Rapora göre küresel yatırımcılar, uzayan yatırım süreleri ve likidite baskıları nedeniyle daha seçici hareket ediyor. Dev fonlar artık doğrudan altyapı projelerine, orta ölçekli büyüme yatırımlarına ve ikincil piyasalara daha fazla yöneliyor. Yapay zekâ ise hem yatırım yapılan stratejik alanlardan biri hem de portföy yönetiminde verimliliği artıran önemli bir operasyonel araç olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin servet büyümesi dikkat çekiyor BCG'nin Global Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye, 2025-2030 döneminde 250 bin dolar ve üzeri finansal varlığa sahip yatırımcı segmentinde dünyanın en hızlı büyüyen pazarları arasında bulunuyor. Bu segmentte yıllık yaklaşık yüzde 12 büyüme ve 250 milyar dolarlık ek varlık oluşumu beklenirken, gelişen yerel sermaye tabanının Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar için daha güçlü bir ortak yatırım merkezi haline gelmesine katkı sağlaması öngörülüyor.

Sütaş: Avrupa ile rekabet edemiyoruz Haber

Sütaş: Avrupa ile rekabet edemiyoruz

Yüksek üretim maliyetleri, Türkiye süt ve süt ürünleri sektörünün ihracat performansını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, dünya fiyatlarının üzerinde seyreden üretim maliyetleri nedeniyle ihracat pazarlarında rekabet gücünün zayıfladığını söyledi. 2022 yılında 65 milyon dolarla ihracat rekoru kıran Sütaş'ın dış satışları, artan maliyetlerin etkisiyle 2025 yılında 25 milyon dolar seviyesine geriledi. Bingöl Entegre Tesisleri'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, Türkiye'nin süt ürünleri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ancak maliyet baskısının sektörü zorladığını ifade etti. "Türkiye'nin üretim maliyetleri Avustralya, Yeni Zelanda ve Avrupa'nın üzerinde" diyen Yılmaz, "Bizim 8 bin dolara sattığımız tereyağı Avrupa'da 4 bin 500 dolara bulunabiliyor. Küresel pazarlarda doğal olarak daha düşük maliyetle üretim yapan ülkeler tercih ediliyor. Sektörün önünü açacak düzenlemelerle ihracatın desteklenmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin coğrafi konumu sayesinde çevre ülkelerin süt ürünleri ihtiyacını karşılayabilecek önemli bir üretim merkezi olabileceğini belirten Yılmaz, sektörün gelişimi için üretici ve sanayicinin ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Ulusal Süt Konseyi'nin açıkladığı çiğ süt tavsiye fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, sektörde ortak akıl ve iş birliği kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Olumsuz söylemlerin yatırım iştahını azalttığını belirten Yılmaz, tarım ve gıda sanayisinin birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu vurguladı. Sütaş'ın üreticilere yönelik destek politikalarına da değinen Yılmaz, işletmelerin büyümesini teşvik eden bir model uyguladıklarını belirterek, üretim kapasitesi arttıkça verilen teşviklerin de yükseldiğini söyledi. Öte yandan Yılmaz, 2025 yılında enflasyon yüzde 30'un üzerinde gerçekleşmesine rağmen süt ürünlerindeki fiyat artışlarının yüzde 27 seviyesinde kaldığını belirterek, verimlilik ve Ar-Ge yatırımları sayesinde maliyet baskısını yönetmeye çalıştıklarını ifade etti. Şirketin enerji ihtiyacının önemli bölümünü hayvansal atıklardan elde edilen biyogazdan karşıladığını söyleyen Yılmaz, her yıl yüzde 15-20 büyüme hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.

Türkiye-Fransa ticaret hacmi 24,2 milyar dolara ulaştı Haber

Türkiye-Fransa ticaret hacmi 24,2 milyar dolara ulaştı

İki ülke arasındaki ticaret hacminin son beş yılda yaklaşık yüzde 70 artarak 24,2 milyar dolara yükseldiğini belirten Bolat, ekonomik iş birliğinin daha da güçlendirilmesi için çalışacaklarını söyledi. Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği'nde Fransız İş Adamları ve Sanayiciler Derneği (MEDEF) üyeleriyle gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bolat, Fransa'nın Türkiye'nin en önemli ve güvenilir ticaret ortaklarından biri olduğunu vurguladı. Türkiye ile Fransa arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerin Osmanlı dönemine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Bolat, Fransa'da yaşayan yaklaşık 800 bin Türk vatandaşının iki ülke arasında önemli bir köprü görevi gördüğünü belirtti. Paris'te bulunan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenen Bakanlar Konseyi Toplantısı'na katılmak üzere Fransa'da bulunduğunu hatırlatan Bolat, ziyaret kapsamında Fransa'da yaşayan Türk girişimcilerle de bir araya geleceğini söyledi. Bolat, Fransa Dış Ticaret ve Ekonomik Çekicilikten Sorumlu Delege Bakanı Nicolas Forissier ile yaklaşık 3,5 ay önce İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Fransa 8. Dönem Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) Toplantısı kapsamında görüştüklerini anımsatarak, bir sonraki JETCO toplantısının 17 Şubat 2027'de Paris'te gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade etti. Türkiye-Fransa ilişkileri ile Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin birbirine bağlı ve entegre konular olduğuna dikkat çeken Bolat, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüdüğünü ve ekonominin üst üste 23 çeyrektir büyümesini sürdürdüğünü belirtti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin son beş yılda 14 milyar dolardan 24,2 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Bolat, "Bu tablo, her iki ülkenin iş dünyası açısından umut verici bir geleceğe işaret ediyor" dedi. Konuşmasında küresel gelişmelere de değinen Bolat, son dönemde Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin dünya ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirterek, bu durumun tedarik zincirleri ve enerji fiyatları üzerinde önemli baskılar oluşturduğunu söyledi.

Türkiye’nin başarılı yelkencileri uluslararası arenada kürsüye çıktı Haber

Türkiye’nin başarılı yelkencileri uluslararası arenada kürsüye çıktı

Zorlu hava koşullarında gerçekleşen yarışlarda istikrarlı performans sergileyen ekip, başarı serisini sürdürdü. Seride yapılan iki etkinliğin ardından Ahmet Eker’in liderliğindeki Eker Süzme, genel sıralamada liderliğe yükseldi. Eker Süzme, Avrupa’nın prestijli organizasyonları arasında gösterilen Cape 31 serisinin ikinci ayağında önemli bir başarıya daha imza attı. 15-17 Mayıs tarihleri arasında İtalya’nın Sardunya Adası’nda gerçekleştirilen yarışları ikinci sırada tamamlayan Eker Süzme, uluslararası arenada dikkat çeken performansla derece elde etti. Toplam 14 uluslararası ekibin mücadele ettiği organizasyonda beş yarış gerçekleştirildi. Sardunya’nın kuzey-doğu sahilinde düzenlenen yarışlar boyunca ekipler; değişken hava koşulları, ani bastıran yağmurlar ve zaman zaman 25 knot seviyesine ulaşan sert rüzgarlarla mücadele etti. Dalgalı denizde yüksek rekabetin yaşandığı yarışlarda Eker Süzme, ortaya koyduğu uyumlu ekip performansı ve güçlü stratejisiyle serinin öne çıkan ekipleri arasında yer aldı. Ahmet Eker dümenciliğinde yarışan Eker Süzme ekibinde; Burak Zengin, Murat Mekikçi, Mark Spearman, Sam Gilmour, Uğur Esen, Doğa Arıbaş, Melis Baykal ve Massimo Bortoletto yer aldı. Deneyimi yüksek sporculardan oluşan ekip, yarış boyunca sergilediği istikrarlı mücadeleyle kürsü başarısına ulaştı. Genel sıralamada liderliğe yükseldi İki etkinliğin ardından Ahmet Eker’in liderliğindeki Eker Süzme, Michael Wilson’ın Shotgunn’ı ve Alessandro Rombelli’nin Stig’i ile aynı puanda olmasına rağmen genel sıralamada liderliğe yükseldi. İlk iki yarışta 5.’lik ve 2.’lik elde eden ekip, Shotgunn ve Stig ile aynı puanda olmasına rağmen averajla zirvede yer aldı. Bu durum, 2026 sezonunun ne kadar çekişmeli ve rekabetçi geçtiğini şimdiden ortaya koyuyor. Cape 31 Mediterranean Circuit serisi rotasını 4-6 Haziran tarihlerinde Bonifacio’da gerçekleşecek yarışlara çevirdi. Filo, Akdeniz’in önde gelen yelken destinasyonlarında heyecan dolu 2026 sezonuna devam edecek. Sıralama: 1- Eker Süzme 2- Shotgunn 3- Stig Eker Süzme, önümüzdeki dönemde katılacağı uluslararası yarışlarda da Türkiye’yi başarıyla temsil etmeyi hedefliyor.

Türkiye’nin jet yakıtı ihracatında güçlü sıçrama Haber

Türkiye’nin jet yakıtı ihracatında güçlü sıçrama

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) mart ayına ilişkin Petrol Piyasası Sektör Raporu’na göre, Türkiye’nin havacılık yakıtı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41,14 artarak 683 bin 467 tona ulaştı. Aynı dönemde petrol piyasasında toplam ihracat ise yüzde 0,92 artışla 1 milyon 339 bin 667 ton olarak gerçekleşti. Petrol ithalatı yükseldi Mart ayında Türkiye’nin toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı yıllık bazda yüzde 7,79 artışla 4 milyon 123 bin 407 tona çıktı. Toplam ithalat içinde en büyük kalemi oluşturan ham petrol ithalatı yüzde 11,81 artarak 2 milyon 799 bin 824 ton oldu. Motorin ithalatı ise yüzde 6,26 düşüşle 987 bin 708 ton seviyesine geriledi. Türkiye’nin en fazla ham petrol ve petrol ürünü ithal ettiği ülke 2 milyon 46 bin 981 tonla Rusya olurken, onu Irak ve Kazakistan izledi. İç piyasada akaryakıt talebi arttı Yurt içi benzin satışları mart ayında yıllık bazda yüzde 8,09 artarak 480 bin 187 ton oldu. Toplam petrol ürünleri satışları yüzde 7,90 yükselişle 2 milyon 877 bin 758 tona, motorin satışları ise yüzde 8,13 artışla 2 milyon 260 bin 390 tona ulaştı. Rafineri üretiminde çift haneli büyüme Mart ayında toplam rafineri petrol ürünleri üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,47 artarak 3 milyon 593 bin 804 ton olarak gerçekleşti. Havacılık yakıtları üretimi yüzde 26,09 artışla 679 bin 578 tona yükselirken, benzin üretimi yüzde 20,31 artarak 528 bin 121 ton oldu. Motorin üretimi ise yüzde 4,30 artışla 1 milyon 467 bin 986 ton seviyesinde kaydedildi.

COP31’de gözler temiz enerji dönüşümünde Haber

COP31’de gözler temiz enerji dönüşümünde

COP31 öncesinde dikkatler Türkiye’ye çevrildi. Stockholm Environment Institute Katılım ve Etki Direktörü Annika Markovic, enerji krizinin mevcut fosil yakıt sistemini daha maliyetli hale getirdiğini belirterek temiz enerjiye geçişin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Antalya kritik zirveye hazırlanıyor United Nations Framework Convention on Climate Change kapsamında düzenlenecek COP31 zirvesi, kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Türkiye ile Australia arasında geliştirilen ortak organizasyon modeli, zirvenin dikkat çeken başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. “Enerji COP’u olabilir” Markovic, COP31’in “enerji COP’u” niteliği taşıyabileceğini belirterek, fosil yakıtlardan çıkış konusunda ilerleme sağlanmasının kritik önem taşıdığını ifade etti. Bir önceki zirve olan COP30’da fosil yakıtların aşamalı olarak sonlandırılması konusunda uzlaşma sağlanamadığını hatırlatan Markovic, mevcut jeopolitik ortamın küresel anlaşmaları zorlaştırdığını söyledi. Fatih Birol’un COP31 sürecine verdiği desteğin önemli olduğunu belirten Markovic, temiz enerji dönüşümüne ilişkin küresel çalışmaların daha somut hale gelmesi gerektiğini ifade etti. “Temiz enerjiye geçiş gecikmemeli” Markovic, fosil yakıtlara dayalı mevcut enerji sisteminin sürdürülebilir olmadığını belirterek, enerji güvenliği açısından temiz enerji yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Finansman ve fosil yakıtlar en zor başlıklar olacak COP31’de finansman mekanizmaları ve fosil yakıtlardan çıkış sürecinin en zorlu gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor. Markovic, Türkiye ve Avustralya’nın süreci yönetebileceğine inandığını belirterek, zirvenin Paris İklim Anlaşması’nın uygulanması açısından güçlü mesajlar verebileceğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.