SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ticaret Bakanlığı

Ekometre - Ticaret Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa'ya ihracatta tır kuyrukları ticareti aksatıyor Haber

Avrupa'ya ihracatta tır kuyrukları ticareti aksatıyor

Otomotiv ve makine başta olmak üzere birçok sektörde sevkiyat gecikmeleri yaşanırken ihracatçılar müşteri kaybı ve artan maliyet riskine dikkat çekiyor. Ticaret, Dışişleri ve Ulaştırma bakanlıkları sorunun çözümü için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Sınır kapılarındaki beklemeler ihracatı etkiliyor Türkiye'nin en önemli ihracat pazarlarından Avrupa'ya yönelik karayolu taşımacılığında yaşanan vize sorunları, teslimat sürelerini uzatmaya başladı. Özellikle sınır kapılarındaki yoğunluk, ihracat yüklerinin Avrupa'ya ulaşmasında gecikmelere neden oluyor. Ekonomim'den Barış Sedef'in haberine göre Almanya ve Hırvatistan güzergâhında, Sırbistan'dan Hırvatistan'a girişlerde Schengen bölgesi kapsamında uygulanan kontroller nedeniyle ciddi beklemeler yaşanıyor. Yunanistan ve Bulgaristan sınır kapılarında da kilometrelerce TIR kuyruğu oluşuyor. Yoğunluk bazı noktalarda TIR şoförlerinin eylemlerine kadar uzandı. 90 gün kuralı şoförleri avrupa hattından uzaklaştırıyor Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, Schengen bölgesinde uygulanan 90 günlük kalış süresinin sınır kapılarındaki beklemeler nedeniyle aşılabildiğini belirtti. Aras, Hırvatistan'a girişte 3 gün, Bulgaristan'dan Türkiye'ye dönüşte 4 gün, Türkiye'den Yunanistan ve Bulgaristan'a girişlerde ise 5-6 gün bekleme yaşanabildiğini ifade etti. Şoförlerin araçlarını bırakıp ayrılamadığını vurgulayan Aras, bu nedenle 90 günlük sürenin aşılabildiğini ve sürücülerin vize ihlali gerekçesiyle geri gönderildiğini söyledi. Hırvatistan'ın ceza uygulayarak pasaportlara damga vurduğunu ve sürücülerin yeniden vize almasını zorlaştırdığını kaydetti. Aras, Avrupa hattında çalışamaz hale gelen sürücülere yönelik giriş yasaklarının kaldırılmasını, Bulgaristan ve Yunanistan sınır kapılarının kapasitesinin artırılmasını ve yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesini istedi. Makine ihracatında gecikme endişesi Avrupa'ya gönderilen ürünler arasında makine sektörü önemli bir yer tutuyor. Makine sektörünün Avrupa'ya yaptığı ihracatın, toplam sektör ihracatı içerisindeki payı yüzde 35-40 arasında bulunuyor. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Avrupa'ya yapılan sevkiyatlarda bazı aksamaların başladığını belirterek sınır geçişlerindeki yavaşlamanın devam etmesi halinde makine ihracatındaki gecikmelerin artabileceği uyarısında bulundu. Yılmaz, mevcut durumda sevkiyatların bir miktar geciktiğini ve sınır kapılarındaki işleyişin yavaşladığını ifade etti. Teslimat gecikmeleri müşteri kaybı riskini artırıyor İkitelli Organize Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (İOSİD) Başkanı Ahmet Akkaya da TIR kuyruklarının ihracatçılar ve uluslararası taşımacılık firmaları açısından ciddi sorunlar yarattığını söyledi. Gecikmelerin ek maliyetleri beraberinde getirdiğini belirten Akkaya, ürünlerin zamanında teslim edilememesinin Avrupa'daki müşterilerle ticari ilişkileri riske attığına dikkat çekti. Akkaya, rekabetin yoğun olduğu mevcut koşullarda ihracatçıların pazarlarını korumasının daha da önemli hale geldiğini vurguladı. Macaristan transit geçiş belgelerinde kota sorunu Avrupa'ya yapılan taşımacılıkta Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle alternatif güzergâh olarak öne çıkan Macaristan'da da transit geçiş belgesi sıkıntısı yaşanıyor. İki ülke arasındaki anlaşmalar kapsamında belirlenen yıllık 145 bin adetlik ana transit geçiş belgesi kotasının hızla tükenmesi üzerine Ticaret ve Ulaştırma bakanlıklarının girişimleriyle 10 bin adet ek belge temin edildi. Ek belgelerin dağıtımına başlandığını belirten UND Başkanı Şerafettin Aras, 10 bin belgenin yalnızca 20-25 günlük ihtiyacı karşılayabileceğini söyledi. Yılın bitimine yaklaşık iki ay kaldığını hatırlatan Aras, mevcut ek kotanın yetersiz kalacağını ve yeni geçiş kotaları üzerinde çalışma yapılması gerektiğini ifade etti. Üç bakanlık diplomatik temaslarını sürdürüyor Uluslararası taşımacılık sektörünün karşılaştığı sorunlar üzerine Ticaret Bakanlığı da yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, sürücülerin Schengen vizesi süreçlerinde yaşadığı sorunların giderilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı arasında koordineli çalışmalar yürütüldüğü bildirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile birlikte sorunun çözümü için diplomatik girişimlerini sürdürdüğü belirtildi. Ayrıca Bulgaristanlı mevkidaşlar ve Avrupa Komisyonu yetkilileriyle yapılan görüşmelerde Türk taşımacılık sektörü sürücülerine vize kolaylığı sağlanması ve sınır geçişlerinde öncelikli işlem esnekliği tanınması taleplerinin iletildiği kaydedildi.

OİB’den mobilitenin geleceğine akıllı dokunuş Haber

OİB’den mobilitenin geleceğine akıllı dokunuş

OİB’in bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla düzenlediği 15. Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışmasında, otonom yazılımlardan yapay zeka çözümlerine, yeni nesil komponentlerden bütünsel mobilite sistemlerine kadar geniş bir yelpazedeki projeleriyle finale kalan 10 proje, büyük ödüllere ulaşmak için sahneye çıktı. OGTY’nin bu yılki şampiyonu; Helios projesiyle Gizem Uysal ve Gizem Şanyılmaz oldu. Toplam 1,5 milyon TL’lik büyük ödülün sahibi olan alternatif yakıt teknolojileri, malzeme ve komponentler ve çevreci araçlar alanında faaliyet gösteren Helios, MOF teknolojisiyle hidrojeni daha güvenli ve kompakt depolayarak temiz yakıtlı araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeli çözmeyi hedefliyor. OGTY’de dereceye giren ilk beş proje toplam 5 milyon TL nakdi ödül, Patent Tescil Ödülü, Ticaret Bakanlığının uygun bulması halinde Yurt Dışı Eğitim Bursu ve İTÜ Çekirdek Growth Ödülü kazandı. OGTY’de En Çok Proje Gönderen Üniversite Ödülünü ise Bursa Uludağ Üniversitesi aldı. Üniversitenin Teknoparkı Ulutek Teknopark ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin (Bursa Uludağ TTO) projelerinden 5’i de bu yıl ilk 15 proje arasına girmeyi başardı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ve OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Şafak Ozan ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş ile OİB Yönetim Kurulu ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Kılıçkaya: “OİBventure girişimcilerimize destek için hayata geçirildi” Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “İhracatın şampiyonu otomotiv sektörümüzün önünde fırsatlar olduğu kadar tehditler de var. AB’nin Made in EU yasa tasarısı, hep birlikte takip ettiğimiz bir süreç. Made in EU’da Gümrük Birliği’nden gelen hakları korumak için Ticaret Bakanımız başta olmak üzere sektörümüzle omuz omuza çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da sürece dahil durumda. Bu konuda da desteğimiz sonuna kadar sürecek” dedi. Yazıcı: “Tüm zorluklara rağmen ihracatı artırıyoruz” OİB Başkanı Kemal Yazıcı, Türkiye’nin otomotiv sektöründe Avrupa'nın en önemli üretim ve tedarik üslerinden olduğunu, sektörde araç üreten 14 ana sanayi firması, Tier-1 olarak parça / sistem üreten 500’ün üzerinde tedarikçi firma ve ihracat yapan 2 bin 500’ün üzerinde aktif firma bulunduğunu söyledi. Yazıcı “Sektörümüz üretimde doğrudan 250 bin kişiye ve diğer destek hizmetlerle birlikte toplam 550 bin kişiye istihdam sağlıyor. Ürettiğimiz araçlar ve parçalar dünyanın yaklaşık 200 ülke ve bölgesine ulaşıyor. Bu başarının arkasındaki en önemli güçlerden biri, çalışkan insan gücümüzün yanında, Ar-Ge ve inovasyon kapasitemizdir. Otomotiv sektörü bugün 168 Ar-Ge merkezi ile Türkiye’de en fazla Ar-Ge merkezi bulunan sektörlerden birisi konumunda” diye konuştu. Bu yıla girerken ihracat hedefini 43 milyar dolar olarak belirlediklerini hatırlatan Yazıcı “Yılın ocak-eylül döneminde otomotiv ihracatı geçen yıla göre yüzde 3,1 artarak 31 milyar 145 milyon dolar oldu. Bu yılı hedefimize yakın bir rakamla, yaşadığımız tüm zorluklara rağmen yeni bir ihracat rekoruyla kapatmaya hazırlanıyoruz” dedi. “Türkiye’nin Made in Europe içinde kalması için tüm gücümüzle çalışıyoruz” İhracatı artırdıklarını ancak bölgemizdeki savaşlar, jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve enflasyona kıyasla düşük seyreden döviz kurlarının rekabetçiliği olumsuz etkilemeye devam ettiğini de vurgulayan Yazıcı, “Son dönemde Avrupa Birliği ülkelerinin kendilerini Çin’e karşı koruma hazırlığı ve Made in Europe olarak da bilinen IAA-Industrial Accelerators Act yasa taslağı şu anda ihracatımızı olumsuz etkileyebilecek en önemli risk olarak görülüyor. Türkiye’nin de Made in Europe kapsamı içerisinde kalması için tüm gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Dünya otomotiv endüstrisinde yenilikçi tasarımların öneminin her geçen gün arttığını da dikkat çeken Yazıcı “Ülkemizi bu dönüşümde öncü bir konuma taşımamız gerekiyor. Gençlerimizin bu süreçte doğru konumlanması çok önemli. Sadece otomotiv endüstrisinin değil, ülkemizin de geleceği cesur, yaratıcı ve girişimci gençlerimizin elinde. Sektörümüzün teknolojik dönüşümünü hızlandırmak ve yeni nesil mobilite girişimlerine doğrudan destek sunmak amacıyla kısa süre önce OİBventure fonunu da hayata geçirdik. OGTY’de bulunan girişimlerimizin her birini geleceğe taşımak için OİBventure fonumuzu da etkin bir şekilde kullanmayı hedefliyoruz” dedi. Ozan: “Projelerin değerlemesi yaklaşık 22 milyar TL’ye ulaştı” OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Şafak Ozan da bu yıl OGTY’ye toplam 435 başvuru olduğunu, 2012 yılından bugüne kadar ise toplam 6.079 başvuru olduğunu belirterek “Bugüne desteklediğimiz projeler toplam 2,2 milyar TL yatırım aldı ve 2.135 kişilik istihdam oluşturdu. Ciroları 1,2 milyar TL’ye, değerlemeleri ise yaklaşık 22 milyar TL'ye ulaştı. Projelerin yaklaşık yüzde 70’i şirketleşti. Birçoğu artık mobilite dünyasının aktif oyuncuları arasında. Bu girişimler artık yalnızca birer fikir değil, aynı zamanda sektörel dönüşümün öncüleri. Big Bang Startup Challenge gibi büyük sahnelerde kendilerine yer bulacak bu ekiplerin, gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacaklarına gönülden inanıyoruz, OİBventure İnovasyon Fonu da gençlerin başarılarına katkı sağlayacak” dedi. Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serhat Karyeyen konuşmasında tüm finalistlere başarılar dilerken, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş da “Otomotiv ve mobilitede bugüne dek OİB iş birliğinde 530 otomotiv girişimini destekledik ve yaklaşık 50 girişimcinin global pazara açılmasına katkı sağladık” dedi. OGTY’ye en çok proje gönderen ödülün takdim edildiği Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi de “Otomotivin başkenti olan Bursa’da bu sektöre önemli yatırımlar yapıyoruz. Üniversite ve Teknokent olarak da projelerimizle OGTY’ye başvurmaya devam edeceğiz” dedi. OGTY otomotivde ufuk açan konferans ve panellere ev sahipliği yaptı Her yıl katlanarak büyüyen ve bir tasarım yarışmasından olmasından öte Türk otomotiv endüstrisinin inovasyon ekosisteminin temel taşlarından birine dönüşen OGTY, profesyonellerden öğrencilere geniş bir kitlenin yaratıcı fikirlerini ve potansiyelini ortaya koyması bakımından da önem taşıyor. Ülkemiz otomotiv sektöründe Ar-Ge ve tasarım kültürünün yerleşmesi, teknoloji ile bütünleşmesi, ihracatta katma değerin artırılması ve komponent bazlı yenilikçi ürünler tasarlanması amacıyla düzenlenen OGTY, bu yıl da önemli organizasyonlara ev sahipliği yaptı. Doç. Dr. Dicle Yurdakul’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen OGTY’de, Strateji ve İnovasyon Danışmanı Mustafa İçil “Endüstriyel Mobilitede Geleceği Tasarlamak: Yapay Zeka, İnovasyon ve Yeni Rekabet Oyunu” başlıklı konuşma yaparken, Türkiye Kalkınma Fonu Genel Müdürü Dr. Elif Altuğ da OİBventure Mobilite İnovasyon Fonu Tanıtım Sunumu gerçekleştirdi. OGTY’DE DERECEYE GİREN İLK BEŞ PROJE 1. Helios - 1,5 milyon TL ödül Helios, MOF teknolojisiyle hidrojeni daha güvenli ve kompakt depolayarak temiz yakıtlı araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeli çözmeyi hedefliyor. 2. ICARBON - 1 milyon TL ödül Otomotiv endüstrisi kaynaklı polimerik atıkların yüzde 90 üzeri verimle tekrar kullanılmasını sağlamak için “Hidrotermal İleri Geri Dönüşüm Teknolojileri” üzerinde çalışıyor. 3. Gibrin eDrive - 900 bin TL ödül Elektrikli ve hibrit araçlar için geliştirilen, yüksek verimli BLDC elektrik motoru, akıllı motor sürücüsü ve uzaktan kontrol platformunu tek sistemde sunan yerli e-mobilite çözümü. 4. NuManufacturing - 850 bin TL ödül NuCoatSense Mobility, otomotivde üretim ve mal kabulde malzeme, boya ve kaplama kalitesini NIR sensör füzyonu ve Edge AI ile anlık doğrulayan sürdürülebilir kalite ve DPP platformu. 5. TUSMEC - 750 bin TL ödül Farklı tipte otonom sistemleri tek bir yapay zekâ platformu üzerinden koordine ederek tarım, lojistik ve güvenlik operasyonlarını otomatikleştiren bir robotik deeptech teknoloji girişimi.

Satsuma mandalinada ihracat zamanı Haber

Satsuma mandalinada ihracat zamanı

Satsuma mandalinada ihracat sezonu 19 Ekim 2026 tarihinde başladı. Satsuma mandalinada ihracat sezonunun başlaması nedeniyle satsuma mandalinasıyla uluslararası üne sahip olan İzmir’in Gümüldür beldesinde “Satsuma Mandalina Hasat Töreni” düzenlendi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, mandalina ihracatından Türkiye’nin 2025 yılında 912 milyon dolar döviz kazandığını, mandalinanın yaş meyve sebze ihracatında lider ürün olduğunu, 2026 yılı mandalina rekoltesinin katma değerli bir şekilde ihraç edilmesi için çaba göstereceklerini dile getirdi. 2026 sezonunda mandalina rekoltesinde yüzde 10-20 artış beklediklerinin altını çizen Balık, “Ege’nin satsuma mandalinası yeni sezonda ihracat yolculuğuna bugün başlıyor. Üreticilerimize ve ihracatçılarımıza hayırlı bir sezon diliyoruz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatından 912 milyon dolar döviz kazanmanın yanında mandalinanın üreticiden paketleme tesislerine, lojistik sektöründen ihracatçı firmalara kadar geniş bir ekonomik zinciri oluşturduğunu kaydeden Balık şöyle devam etti: “Mandalina ihracatında 2025 yılında Irak, 360 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alırken, Rusya Federasyonu 313 milyon dolarla ikinci oldu. Ukrayna 72 milyon dolar, Polonya 23 milyon dolar ve Sırbistan 19 milyon dolarlık mandalina ihracatıyla öne çıkan diğer pazarlar arasında yer aldı. Yeni sezonda önceliklerimiz kalıntı mevzuatına tam uyum, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, gümrük süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi ve ürünlerin uluslararası alıcılara zamanında ve güvenilir biçimde ulaştırılması olacak.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak ihracatçıların rekabet gücünü artırmak için çalıştıklarını belirten Balık, uluslararası fuarlar, ticaret heyetleri ve tanıtım faaliyetleri aracılığıyla Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu pazarlarında yeni fırsatlar oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Uçak: “Mandalina ihracatında pazar çeşitliliği ve katma değer önemli” Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın Ege Bölgesi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını; üreticilerin geçim kaynağı, kıyı ilçelerinin ekonomik hayatının önemli bir unsuru ve bölgenin uluslararası pazarlardaki simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı mandalina ihracatında Ukrayna ve Rusya Federasyonu’nun yaklaşık yüzde 64 paya sahip olduğunu aktaran Uçak, aynı yıl Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Kosova, Karadağ, Bosna-Hersek ve Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkelerine yaklaşık 5 milyon dolarlık mandalina ihraç edildiğini belirtti. Sonbahar ve kış aylarında bağışıklığınızı mandalinayla güçlendirin Mandalinadan meyve suyu, konserve, kurutulmuş meyve, reçel ve marmelat üretilebildiğini; kabuğundan ise esans ve aroma ürünleri elde edilebildiğini hatırlatan Uçak, “Hasat kayıplarının azaltılması ve ürünün farklı biçimlerde değerlendirilmesi hem taze hem de işlenmiş ürün ihracatına katkı sağlıyor. C vitamini ve lif açısından zengin mandalina, sonbahar ve kış aylarında bağışıklığın en doğal destekçilerinden biridir. Günde 2-3 adet mandalina tüketilmesini, okul çağındaki çocuklarımızın beslenme çantalarına mutlaka mandalina konulmasını öneriyoruz. Emeğini toprağa veren üreticilerimize, ürünümüzü dünyaya taşıyan ihracatçılarımıza bereketli ve kazançlı bir sezon diliyorum” diyerek sözlerine son verdi. Rusya’ya ihracatta gemi yolu açılmalı, AB’ye ihracatta dozvala belgesi limiti artırılmalı Gazetecilerin sorularını cevaplayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, yaş meyve sebze ihracatında en büyük ihraç pazarları olan Rusya Federasyonu’na savaş nedeniyle gemi yolunun kapalı olduğunu, Avrupa Birliği’ne ihracatta Macaristan üzerinden gidecek araçlar için Dozvala Belgesi kotasının dolması nedeniyle sorunlar yaşandığını ihracatta aksama yaşanmaması için iki güzergahtaki lojistik sorunlarının çözülmesi gerektiğini, aksi takdirde ihracatta kayıplar yaşanabileceğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü başkanlığındaki komisyon emsal bahçelerde yaptığı incelemeler ve İzmir Laboratuvar Müdürlüğü’nün analizleri sonucunda, satsuma mandalinanın ihracatı için 19 Ekim 2026 Pazartesi günü başlanmasına karar verilmişti. “Satsuma Mandalina Hasat Töreni”ne; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği YK Üyesi Sadık Demircan, DK Üyesi Recep Çöpten ve mandalina üreticileri katıldı.

Taksitli satışlarda yeni dönem Haber

Taksitli satışlarda yeni dönem

Yeni düzenlemeyle perakende satışlarda uygulama birliğinin sağlanması ve BDDK kararlarının sektöre daha hızlı yansıtılması hedefleniyor. Ticaret Bakanlığı, perakende ticarette taksitli satışlara ilişkin kurallarda değişikliğe gitti. Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelik’te yapılan düzenlemeyle Bakanlığa, konut satışları dışındaki taksitli mal ve hizmet satışlarının sürelerini belirleme yetkisi verildi. Düzenleme kapsamında Bakanlık, ihtiyaç görülmesi hâlinde taksitlendirme sürelerine ilişkin ilave sınırlamalar da getirebilecek. Taksitli satışlarda BDDK uyumu hedefleniyor Düzenlemeyle perakende işletmelerin tüketicilere sunduğu taksitli satışlarda uygulama birliğinin sağlanması amaçlanıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından kredi kartı, alışveriş kredisi ve tüketici finansmanı yoluyla yapılan satışlara yönelik alınan taksit kararlarının, perakende sektöründeki diğer satış yöntemleriyle de uyumlu hâle getirilmesi hedefleniyor. Konut satışları kapsam dışında tutuldu Yeni yetki konut satışlarını kapsamıyor. Ticaret Bakanlığı, konut dışındaki taksitli mal ve hizmet satışlarında uygulanacak süreleri belirleyebilecek ve gerekli gördüğünde ek sınırlamalar getirebilecek. Kararların uygulamaya yansıması hızlanacak Yönetmelik değişikliğiyle BDDK tarafından alınan kararların perakende sektörüne daha hızlı ve etkin biçimde yansıtılması amaçlanıyor. Böylece taksitli satış uygulamalarında ekonomik koşullara ve düzenleyici kararlara bağlı değişikliklerin daha kısa sürede hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bakanlık kararları internet sitesinden duyurulacak Ticaret Bakanlığının yeni yetki kapsamında alacağı kararlar, Bakanlığın resmî internet sitesinde ilan edilecek. Kararlar ayrıca ilgili üst meslek kuruluşlarına iletilecek.

AB’nin karbon düzenlemesinde Türkiye’nin 8 milyar Euroluk ihracatı etkilenebilir Haber

AB’nin karbon düzenlemesinde Türkiye’nin 8 milyar Euroluk ihracatı etkilenebilir

Türkiye’nin, ilk teklif kapsamındaki ürünlerde AB’ye yıllık yaklaşık 8 milyar euroluk ihracatı bulunuyor. Yeni düzenlemenin 2028’den itibaren uygulanması öngörülürken, Türkiye’nin ihracatında karbon maliyetleri ve düşük emisyonlu üretim daha belirleyici hale gelebilir. SKDM kapsamı 180 üründen 457 ürüne çıkabilir Avrupa Birliği’nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda 2026 itibarıyla mali yükümlülük dönemine geçilmesinin ardından, düzenlemenin kapsamını genişletmeye yönelik çalışmalar sürüyor. Avrupa Komisyonu’nun Aralık 2025’te açıkladığı yaklaşık 180 ürünlük genişleme teklifi, AB kurumlarının değerlendirmeleriyle daha kapsamlı bir hale geldi. Avrupa Parlamentosu, 15 Eylül 2026’da kabul ettiği pozisyonla kapsama alınacak ürün sayısının 457’ye çıkarılmasını öngören yaklaşımı destekledi. AB Konseyi de 12 Haziran’da kapsam genişlemesine ilişkin pozisyonunu kabul etti. Böylece makine, metal mamuller ve bazı ev aletlerinin 2028’den itibaren karbon düzenlemesine dahil edilmesini öngören süreçte kurumlar arası müzakere aşamasına geçildi. Nihai ürün listesi ve uygulama koşulları, Parlamento ile Konsey arasındaki görüşmelerin ardından kesinleşecek. İmam Güneş’in haberine göre, Komisyonun ilk teklifinde yaklaşık 180 yeni ürünün kapsama alınması planlanıyordu. Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi’nin Eylül 2026 değerlendirmesinde, ilgili komitenin ürün sayısını 457’ye çıkarma önerisine yer verildi. Parlamento Genel Kurulu, 15 Eylül’de yapılan oylamada 464 kabul, 50 ret ve 159 çekimser oyla kapsamı genişleten değişiklikleri kabul etti. Türkiye, karbon düzenlemesinden en fazla etkilenecek ikinci ülke Avrupa Komisyonu’nun etki analizine göre Türkiye, SKDM’nin genişletilmesinden en fazla etkilenmesi beklenen ülkeler arasında Çin’in ardından ikinci sırada bulunuyor. Ticaret Bakanlığı’nın aktardığı verilere göre, Komisyonun ilk teklifine esas alınan senaryoda yeni kapsama girebilecek ürünlerde Türkiye’nin AB’ye yıllık ihracatı yaklaşık 8 milyar euro olarak hesaplanıyor. Ancak Parlamento ve Konseyin daha geniş ürün listelerine ilişkin Türkiye özelinde güncellenmiş bir ihracat büyüklüğü henüz açıklanmadı. Türkiye, mevcut SKDM kapsamındaki ürünlerde de Avrupa Birliği’nin önemli tedarikçileri arasında yer alıyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre Ekim 2023-Haziran 2025 döneminde AB’nin üçüncü ülkelerden gerçekleştirdiği yaklaşık 156 milyon tonluk SKDM ürünü ithalatının 18,34 milyon tonu Türkiye’den karşılandı. Türkiye, bu miktarla Ukrayna’nın ardından ikinci sırada yer alırken çimento ve alüminyumda AB’nin en büyük tedarikçisi oldu. Türkiye’den yapılan SKDM kapsamındaki ihracatın içerdiği emisyon miktarı ise yaklaşık 42 milyon ton karbondioksit eşdeğeri olarak hesaplandı. Karbon maliyeti tedarik zincirine yayılacak Avrupa Komisyonu’nun kapsam genişletme girişiminin temel hedeflerinden biri, karbon maliyetlerinden kaçınmak amacıyla üretimin AB dışına kaydırılmasını önlemek. Mevcut sistemde belirli demir-çelik ve alüminyum ürünleri doğrudan SKDM kapsamına giriyor. Ancak bu hammaddelerin AB dışındaki ülkelerde nihai ürünlere dönüştürülmesi halinde bazı ürünler düzenlemenin dışında kalabiliyor. Yeni düzenlemeyle bu farkın azaltılması amaçlanıyor. Kapsamın genişlemesi, Türk sanayicileri açısından düşük karbonlu hammadde kullanımını ve tedarik zincirindeki emisyonların izlenmesini daha önemli hale getirecek. Avrupa pazarında rekabet gücü belirlenirken ürün fiyatı ve teknolojik özelliklerin yanı sıra kullanılan hammaddelerin karbon yoğunluğu da etkili olabilecek. Makine ve metal sanayisinde karbon maliyeti artabilir SKDM’nin ikinci aşamasından etkilenmesi beklenen sektörlerin başında makine sanayisi geliyor. Çelik, döküm ve alüminyum gibi girdileri yoğun kullanan üreticiler, bugün doğrudan düzenleme kapsamında bulunmayan bazı ürünlerde de karbon maliyetiyle karşılaşabilecek. Komisyonun teklifinde bağlantı elemanları, metal parçalar, endüstriyel ekipmanlar ve çeşitli makine bileşenleri öne çıkıyor. Yeni uygulama, özellikle AB’ye ihracat yapan üreticilerin hammadde tercihlerinde ve emisyon hesaplamalarında değişikliğe gitmesini gerektirebilir. İhracatçıların yalnızca kendi üretim süreçlerini değil, tedarikçilerinden aldıkları hammaddelerin karbon verilerini de takip etmesi önem kazanacak. Beyaz eşya ihracatında karbon hesabı değişebilir Düzenlemenin etkilerinin ulaşabileceği bir diğer alan beyaz eşya ve dayanıklı tüketim sektörü olacak. Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinde çamaşır makinelerinin örnek gösterilmesi, karbon maliyetinin nihai tüketici ürünlerine kadar uzanabileceğine işaret ediyor. Kapsamın genişlemesi halinde çelik sac ve alüminyum gibi girdilerin üretiminden kaynaklanan emisyonlar daha fazla önem kazanacak. Bu durum, Türkiye’den Avrupa’ya beyaz eşya ve metal ağırlıklı ürün ihraç eden şirketlerin üretim maliyetlerini ve rekabet stratejilerini etkileyebilir. Otomotiv ve kimya sektörleri için yeni düzenlemeler gündemde SKDM’nin ilerleyen yıllarda başka sektörlere genişletilmesi de değerlendiriliyor. Avrupa Komisyonu’nun Aralık 2025’te yayımladığı gözden geçirme raporuna göre 2027’de kimya gibi ilave sektörlerin, daha fazla nihai ürünün ve bazı dolaylı emisyonların kapsama alınması gündeme gelebilecek. Bu olasılık, Türkiye’nin AB’ye ihracatında önemli paya sahip otomotiv, kimya ve plastik sektörleri açısından da önem taşıyor. Ancak mevcut süreç, otomotivin veya kimya, plastik ve cam sektörlerinin tamamının SKDM kapsamına alınacağı anlamına gelmiyor. SKDM genişlemesi için 2028 hedefi Avrupa Komisyonu’nun teklifinde yeni ürünlerin 1 Ocak 2028’den itibaren SKDM kapsamına alınması öngörülüyor. Uygulamanın kesin çerçevesi, AB kurumları arasındaki müzakerelerin tamamlanmasının ardından belirlenecek. AB Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında üreticilere sağlanan ücretsiz emisyon tahsislerinin 2026-2034 döneminde kademeli olarak kaldırılması da karbon maliyetlerinin etkisini artırabilecek. Türkiye açısından düşük karbonlu hammadde tedariki, ürün bazında emisyon hesaplaması ve tedarik zincirinde veri izlenebilirliği, Avrupa pazarındaki rekabetin temel unsurları arasına giriyor. Özellikle AB’ye ihracat yapan sanayi kuruluşlarının 2028 öncesinde üretim süreçlerini ve tedarik zincirlerini yeni düzenlemeye göre değerlendirmesi önem taşıyor.

Halı ihracatçılarından transit vize çağrısı Haber

Halı ihracatçılarından transit vize çağrısı

Ancak Suudi Arabistan’ın transit vize işlemlerindeki gecikmelerin sevkiyatları aksattığı, sınır kapılarında uzun TIR kuyruklarına ve fabrikalarda ürün birikmesine yol açtığı bildirildi. Deniz yolundaki aksaklıklar ihracatı etkiliyor Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Halı Sektör Kurulu Başkanı İskender Kaplan, bölgedeki çatışmaların Türkiye’nin Orta Doğu’ya yönelik ticaretini olumsuz etkilediğini belirtti. Deniz taşımacılığında yaşanan sorunlar nedeniyle ihracatçıların alternatif lojistik güzergâhlarını kullanmaya başladığını ifade eden Kaplan, kara yolu taşımacılığının öneminin arttığını vurguladı. Transit vize gecikmeleri kara koridorunu tıkıyor Deniz yoluna alternatif olarak Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan güzergâhının kullanılmaya başlandığını aktaran Kaplan, Suudi Arabistan’ın TIR şoförlerine yönelik transit geçiş vizesi işlemlerindeki gecikmelerin sevkiyatları aksattığını söyledi. Bu güzergâhın Suudi Arabistan’ın yanı sıra Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Yemen’e yapılan ihracat açısından da önem taşıdığını belirten Kaplan, vize süreçlerindeki sorunlar nedeniyle Suriye’deki ilgili sınır kapılarında kilometrelerce TIR kuyruğu oluştuğunu kaydetti. Kaplan, yaşanan aksaklıkların yalnızca halı sektörünü değil, Orta Doğu pazarına ürün gönderen diğer ihracatçıları da etkilediğini ifade etti. Fabrikalarda sevkiyat bekleyen ürünler birikiyor Lojistikte yaşanan sorunların üretim süreçlerini de etkilediğini belirten Kaplan, Körfez ülkelerindeki alıcıların siparişlerini beklediğini, sevkiyat yapılamaması nedeniyle ürünlerin fabrikaların depolarında biriktiğini bildirdi. Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman ve Yemen’deki müşterilere gönderilmesi gereken ürünlerin beklemede kaldığını aktaran Kaplan, depo kapasitesinin dolmasının yeni üretimi de zorlaştırdığını vurguladı. Taşıma maliyetleri rekabet gücünü zayıflatıyor Transit geçişlerdeki gecikmelerin yanı sıra artan lojistik maliyetlerinin de ihracatçıların rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirten Kaplan, sorunun çözümü için ilgili kamu kurumlarının harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Kaplan, Ticaret Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığının Suudi Arabistanlı yetkililerle görüşerek transit vize süreçlerinin hızlandırılmasını istedi. Sorunun devam etmesi halinde fabrikalarda bekleyen ürünlerin üreticiler açısından ekonomik kayıplara yol açabileceğini belirten Kaplan, Körfez pazarındaki ticari ilişkilerin ve Türkiye’nin rekabet gücünün zarar görebileceği uyarısında bulundu.

OGTY’de 10 finalist proje  büyük ödül için yarışacak Haber

OGTY’de 10 finalist proje büyük ödül için yarışacak

Teknolojinin ve yenilikçi fikirlerin otomotiv sektörünü yeniden şekillendirdiği günümüzde, Türkiye’nin en prestijli mobilite inovasyon platformu olan Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması (OGTY), 15. yılında büyük finale doğru gün sayıyor. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı desteği ve TİM koordinatörlüğünde düzenlenen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda (OGTY) finale kalan 10 proje açıklandı. Titiz değerlendirme süreçlerinin ardından geleceğin mobilitesine yön verecek olan, “Endüstriyel Mobilite” odağında otonom yazılımlardan yapay zeka tabanlı çözümlere, yeni nesil komponentlerden bütünsel mobilite sistemlerine kadar geniş bir yelpazede yarışarak finale kalmaya hak kazanan 10 proje şu şekilde: BEESPENSER GIBRIN eDRIVE HELIOS ICARBON NUMANUFACTURING PULSESYSTECH ŞARJNERDE TUSMEC VERDANTWAVE WELDSIGHT AI Büyük Ödül Töreni 21 Ekim'de Gazi Üniversitesi’nde Bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla çağrıya çıkılan yarışmanın Ödül Töreni 21 Ekim 2026 tarihinde Gazi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. Otomotiv endüstrisinin önde gelen isimlerini, yatırımcıları, akademisyenleri ve girişimcileri bir araya getirecek olan etkinlikte dereceye giren projeler ödüllendirilecek. Girişimcilik Ekosistemine Güçlü Bir Adım Dereceye giren girişimciler, nakdi ödüllerin yanı sıra projelerinin fikrî mülkiyet haklarını güvence altına almalarını sağlayan Patent Tescil Ödülünden de yararlanıyor. Girişimciler ayrıca, üniversite tabanlı girişimcilik ve kuluçka ekosisteminin öncü yapılarından İTÜ ARI Teknokent’in İTÜ Çekirdek Programı kapsamında projelerini geliştirme ve girişimcilik yetkinliklerini ileri taşıma fırsatı elde ediyor. Bunun yanı sıra dereceye giren projeler, Türkiye’nin önde gelen girişimcilik etkinliklerinden Big Bang Start-up Challenge sahnesinde projelerini tanıtma ve girişimcilik ekosistemiyle buluşma imkânına sahip oluyor. OGTY Ödül Töreni ve finalist projeler hakkındaki detaylı bilgilere www.otomotivingelecegi.com adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Piyasada denetim bilançosu 8 ayda 2,24 milyar TL ceza Haber

Piyasada denetim bilançosu 8 ayda 2,24 milyar TL ceza

Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ağustos ayı itibarıyla piyasa denetimlerine ilişkin sekiz aylık bilançosunu açıkladı. Buna göre yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 322 bin firma ve 39 milyon ürün denetlenirken, mevzuata aykırı faaliyetleri tespit edilen işletmelere toplam 2,24 milyar TL idari para cezası uygulandı. Denetimler, Ticaret Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatının yanı sıra Ticaret İl Müdürlükleri ve ilgili genel müdürlükler tarafından farklı alanlarda gerçekleştirildi. 81 ilde 229 bin firma denetlendi 81 ildeki Ticaret İl Müdürlükleri aracılığıyla 2026’nın ilk sekiz ayında 229 bin 643 firma denetlendi. Bu denetimlerde mevzuata aykırılığı tespit edilen 47 bin 474 firmaya toplam 777 milyon 631 bin TL idari para cezası uygulandı. İstanbul, firma denetimlerinde öne çıkan illerden biri oldu. Kentte yılın ilk sekiz ayında 123 bin 759 firma denetlenirken, tespit edilen aykırılıklar nedeniyle 578 milyon 534 bin TL idari para cezası kesildi. Ürün denetimlerinde ise aynı dönemde Ankara’da 14 milyon 514 bin 943, İstanbul’da 5 milyon 151 bin 297, Antalya’da ise 4 milyon 425 bin 23 ürün incelendi. Ağustosta 39 bin firma mercek altında Ticaret Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı tarafından yalnızca ağustos ayında gerçekleştirilen denetimlerde 39 bin 758 firma ve 4 milyon 964 bin 776 ürün incelendi. Bu denetimlerde mevzuata aykırılığı tespit edilen 8 bin 951 işletmeye toplam 366 milyon 584 bin TL idari para cezası uygulandı. Fahiş fiyat ve stokçuluğa yönelik denetimler İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından haksız ticari uygulamalar, stokçuluk ve fahiş fiyat kapsamında 2026 yılında 54 bin 823 firma denetlendi. Denetimler sonucunda 5 bin 574 gerçek ve tüzel kişiye toplam 692 milyon 28 bin TL idari para cezası uygulandı. Bu kapsamda fahiş fiyat uygulamalarına ilişkin cezalar 399 milyon 546 bin TL olurken, otomotiv sektöründe 142 milyon 630 bin TL, emlak sektöründe 39 milyon 28 bin TL, kuyum sektöründe ise 13 milyon 122 bin TL idari para cezası uygulandı. Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolara yönelik denetimlerde uygulanan toplam ceza tutarı ise 91 milyon 842 bin TL olarak gerçekleşti. Tüketici denetimlerinde 771 milyon TL ceza Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimlerde de tüketicilerin günlük yaşamda taraf olduğu sözleşmeler, reklamlar ve haksız ticari uygulamalar mercek altına alındı. 2026’nın ilk sekiz ayında bu kapsamda 37 bin 445 gerçek ve tüzel kişi denetlendi. Aykırı eylemlerde bulunduğu belirlenen 1.342 gerçek ve tüzel kişiye toplam 771 milyon 93 bin TL idari para cezası uygulandı. Ceza tutarının 540 milyon 144 bin TL’si ön ödemeli konut satışları, abonelik sözleşmeleri, mesafeli satışlar, taksitli satışlar, paket turlar ve devre tatil gibi tüketici sözleşmelerindeki aykırılıklardan kaynaklandı. Reklam ve haksız ticari uygulamalara yönelik denetimlerde 218 milyon 478 bin TL, piyasa gözetimi ve ürün güvenliği denetimlerinde ise 12 milyon 471 bin TL idari para cezası uygulandı. Rekabet Kurumu’ndan 19,7 milyar TL ceza Rekabet Kurumu da 2026 yılının ilk sekiz ayındaki çalışmalarına ilişkin verileri paylaştı. Kurum, 2025 yılında 227 firmaya 13 milyar 230 milyon 770 bin TL idari para cezası uygularken, 2026’nın ilk sekiz ayında çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 248 firmaya 19,7 milyar TL idari para cezası verdi. Cezaların uygulandığı alanlar arasında başta işgücü piyasaları, bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, otomotiv sektörü ve gıda endüstrisi olmak üzere farklı sektörler yer aldı. Denetimlerde öncelik enflasyon ve fahiş fiyat Ticaret Bakanlığı açıklamasında, öncelikli hedefin enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari uygulamalarla mücadele etmek olduğu vurgulandı. İç piyasada dengenin sağlanması ve tüketicilerin huzur ve refahının korunması amacıyla denetim ve çalışmaların titizlikle sürdürüleceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.