SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ticaret Bakanlığı

Ekometre - Ticaret Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İhracatçı kendi dövizine erişemiyor Haber

İhracatçı kendi dövizine erişemiyor

İhracat işlemi fiilen tamamlanmasına rağmen beyannamelerin sistem üzerinde kapanmış statüsüne geçmemesi nedeniyle firmalar hem KDV iadesi alamıyor hem de bankadaki dövizlerini kullanmakta sorun yaşıyor. Süreçte oluşan teknik aksaklıklar ayrıca şirketleri cezai risklerle karşı karşıya bırakıyor. Sorunun temelinde ise Avrupa Birliği Ortak Transit Rejimi kapsamında iki yıl önce devreye alınan NCTS Faz 5 sistemine geçiş sürecinde yaşanan kayıt problemleri bulunuyor. Sistemsel hata firmalara ceza riski doğurdu Sektör temsilcilerine göre BİLGE Sistemi’nde İlave Gümrük Vergisi (İGV) oranlarının hatalı yansıması nedeniyle bazı firmalara geriye dönük ek vergi ve idari para cezaları gönderilmeye başlandı. Özellikle 7113, 7114 ve 7115 GTİP kodlu kıymetli maden ve mücevherat ürünlerinde sistem ekranında görünen oran ile tahakkuk eden vergi oranı arasında farklılık oluştuğu ifade edildi. Ankara, Bursa, İstanbul, İzmir ve Mersin Gümrük Müşavirleri Dernekleri, 15 Mayıs’ta Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne ortak başvuruda bulunarak sorunun kullanıcı hatasından değil sistemsel altyapı kaynaklı olduğuna dikkat çekti. “İhracatçı üretim kadar finansman maliyetiyle de mücadele ediyor” Gümrük müşaviri İlhan Bulut, fiili ihracat gerçekleşmiş ve ihracat bedeli Türkiye’ye gelmiş olmasına rağmen sistem kapanışlarının gecikmesinin ihracatçının hareket alanını daralttığını söyledi. Bulut, özellikle yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin bulunduğu mevcut ekonomik ortamda ihracatçının kendi dövizine erişememesinin işletmeler üzerinde ciddi baskı yarattığını belirtti. Sektör temsilcileri, fiili ihracatın sistem üzerinden görülebildiği durumlarda beyanname kapanış süreçlerinin otomatik hale getirilmesi gerektiğini savunuyor. Bekleme maliyetleri artıyor Kapanmayan her ihracat beyannamesinin hem bankacılık süreçlerini uzattığı hem de gümrük müşavirleri açısından ek operasyonel yük oluşturduğu belirtiliyor. Sektör temsilcilerine göre yaşanan sorun artık yalnızca teknik bir problem değil; ihracatın hızını, nakit akışını ve işletmelerin verimliliğini doğrudan etkileyen yapısal bir darboğaza dönüşmüş durumda.

Ege Bölgesi’nin ihracatı nisan ayında 4 milyar dolara dayandı Haber

Ege Bölgesi’nin ihracatı nisan ayında 4 milyar dolara dayandı

Ticaret Bakanlığı’nın faaliyet illerine göre, Ege Bölgesi 2025 yılı nisan ayında 3 milyar 440 milyon dolar ihracat gerçekleştirmişken, 2026 yılı nisan ayında yüzde 13,6’lık artışla 3 milyar 908 milyon dolara yükseldi. Ege Bölgesi’nin ocak-nisan dönemindeki ihracatı 13 milyar 882 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7’lik gerileme yaşanmasına rağmen, nisan ayında yakalanan çift haneli artış bölge ihracatında toparlanma sinyali verdi. 2026 yılının ilk çeyreğinde 720 milyon dolara ulaşan ihracat kaybı, nisan ayındaki başarılı performans sonrasında 237 milyon dolara düştü. İzmir Türkiye’de üçüncü sırada yer aldı Ege Bölgesi’nin ihracat üssü konumundaki İzmir, nisan ayında 2 milyar 40 milyon dolarlık ihracata imza atarak bölgenin liderliğini sürdürdü. İzmir, Türkiye genelinde en çok ihracat yapan üçüncü il olurken, Ege Bölgesi ihracatının yüzde 52’sini tek başına gerçekleştirdi. İzmir’in nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 artış gösterdi. Ancak İzmir’in ocak-nisan dönemi ihracatı yüzde 3,2 düşüşle 7 milyar 382 milyon dolar oldu. Manisa’nın ihracatta kan kaybı durdu Ege Bölgesi’nin ihracatında ikinci sırada yer alan Manisa, 2026 yılının ilk üç aylık döneminde ihracatta yaşadığı kan kaybını nisan ayında durdurdu. Nisan ayında Manisa’nın ihracatı yüzde 12,1’lik artışla 599,4 milyon dolardan 671,8 milyon dolara ilerlerken, Manisa, 2026 yılının dört aylık diliminde 2,3 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Denizli’de çarklar daha hızlı dönüyor Ege Bölgesi’nin ihracatını domine eden illerden Denizli’de çarklar nisan ayında daha hızlı döndü. Denizli’nin nisan ayında ihracatı yüzde 29’luk artışla 351,6 milyon dolardan 452 milyon dolara tırmandı. Denizli’nin dört aylık dönemdeki ihracatı da yüzde 9’luk artışla 1 milyar 460 milyon dolardan 1 milyar 593 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’nde ihracat sıralamasında ilk üçte yer alan İzmir, Manisa ve Denizli’nin nisan ayı ihracatı yüzde 12’lik artışla 2 milyar 828 milyon dolardan 3 milyar 163 milyon dolara yükseldi. Üç il Ege Bölgesi ihracatından yüzde 81 pay aldı. Ege Bölgesi ihracat artış rekortmeni Balıkesir oldu Nisan ayında ihracatını yüzde 52’lik dikkat çekici 168 milyon dolardan 255,7 milyon dolarla taşıyan Balıkesir, Ege Bölgesi illeri arasında ihracat artış rekortmeni oldu. Aydın’ın nisan ayı ihracatı yüzde 23,2 artışla 173,6 milyon dolar olurken, Muğla yüzde 5,4’lük artışla 113,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Kütahya yüzde 13,5 artışla 93,6 milyon dolara, Uşak ise yüzde 41,3 artışla 37,6 milyon dolara ulaştı. Ege Bölgesi’nde nisan ayındaki ihracatı gerileyen tek il Afyonkarahisar oldu. 2025 yılı nisan ayında 86,8 milyon dolarlık ihracata imza atan Afyonlu ihracatçılar, 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk kayıpla 70 milyon dolar ihracat seviyesine indiler. Öztürk: “Nisan’da iki gün fazla çalışma ve parite ihracatı artırdı Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Nisan ayında ihracattaki artışın altında 2025 yılına göre iki iş günü fazla ihracat yapılması ve paritenin yattığını vurguladı. İhracat artışının kalıcı olması için ihracatçılara sağlanan TCMB döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3’ten 5’e çıkarılmasını beklediklerinin altını çizen Öztürk; “Döviz dönüşüm desteği oranını artırmak yanında 3’er aylık dönemlerde uzatılması yerine yıllık kararlar alınmasını bekliyoruz. Bu sayede ihracatçılarımızın öngörüleri artacaktır. İhracatçının nefes alabileceği finansman koşullarının oluşturulması, kur-enflasyon dengesinin daha sağlıklı yönetilmesi ve özellikle katma değerli üretimi destekleyen politikaların artırılması ihracat performansımızın daha da pozitif bir tabloya dönüşmesini sağlayacaktır. İhracatçının güç kaybetmesi sadece dış ticareti değil; üretimi, yatırımı, istihdamı ve ülkemizin büyüme hedeflerini de doğrudan etkiler” diye konuştu.

Havayolu gümrük işlemleri tamamen dijital ortama taşındı Haber

Havayolu gümrük işlemleri tamamen dijital ortama taşındı

Yeni sistemle birlikte havayolu gümrük işlemleri elektronik ortama taşınırken, yılda yaklaşık 10 milyon sayfa kağıt tasarrufu hedefleniyor. Ticaret Bakanlığı, gümrük süreçlerinde dijital dönüşüm kapsamında geliştirilen Havayolu Gümrük Beyan Sistemi’nin 4 Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye genelindeki tüm uluslararası havalimanlarında uygulamaya alındığını açıkladı. Yeni sistem sayesinde havayolu taşımacılığına ilişkin Havayolu Beyan Formu ile ek belgeler artık gümrük idarelerine elektronik ortamda iletilecek. Böylece işlemlerin uçtan uca dijital altyapıyla yürütülmesi sağlanacak. Kağıtsız gümrük dönemi başladı HGBS ile birlikte kağıtsız işlem altyapısına geçilirken, manuel işlem yükünün azaltılması, uygulama birliğinin sağlanması, veri güvenliği ile veri kalitesinin artırılması hedefleniyor. Bakanlık açıklamasında, sistemin hem kamu kurumları hem de özel sektör açısından önemli ölçüde zaman ve maliyet avantajı sağlayacağı vurgulandı. Ayrıca uygulamanın, ticaretin kolaylaştırılması ile gümrük işlemlerinde hız, güvenlik ve verimliliği artıracağı belirtildi. Yılda 10 milyon sayfa tasarrufu hedefleniyor Açıklamada, HGBS sayesinde kağıt kullanımının büyük ölçüde ortadan kaldırılmasının amaçlandığı ifade edildi. 2025 yılı dış hat uçuş verileri dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre, her uçuş için düzenlenen Havayolu Beyan Formu ve ek belgeler kapsamında yıllık yaklaşık 10 milyon sayfa kağıt tasarrufu sağlanmasının öngörüldüğü bildirildi. İhracat hedeflerine dijital destek Ticaret Bakanlığı, dijital dönüşüm adımlarının çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunacağını belirtirken, gümrük süreçlerinin hızlandırılmasıyla Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme hedeflerinin desteklenmeye devam edileceğini açıkladı.

Ortadoğu’daki gelişmeler ihracatımızı olumsuz etkiliyor Haber

Ortadoğu’daki gelişmeler ihracatımızı olumsuz etkiliyor

Ortadoğu’daki gerilim sahaya yansıyor ABD/İsrail-İran ekseninde tırmanan gerilim ve Ortadoğu’da derinleşen savaş ortamının yalnızca bölge ülkelerini değil, Türkiye ekonomisini ve ihracatçıyı da doğrudan etkilediğini kaydeden Uğurdağ, “Özellikle Ortadoğu pazarına yoğun şekilde ihracat yapan şehirlerimizde bu etkinin sonuçları artık açık ve ağır bir şekilde hissedilmektedir” dedi. Sanayicimiz darboğazda Bölgemiz sanayisinin omurgasını oluşturan mobilya sektörü başta olmak üzere birçok firmanın sipariş iptalleri, sevkiyat aksaklıkları ve artan maliyetler nedeniyle ciddi bir darboğazın içine girdiğini belirten Uğurdağ, “Gelinen noktada ihracatın önemli ölçüde yavaşladığını, bazı alanlarda ise durma noktasına geldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Maliyetler artıyor, lojistik aksıyor Savaşın etkisiyle sigorta maliyetlerinin katlandığını, navlun fiyatlarının ciddi şekilde arttığını, teslim sürelerinin uzadığını ve lojistik süreçlerin öngörülemez hale geldiğini vurgulayan Uğurdağ, bu durumun firmalar üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu dile getirdi. Üretimde hammadde baskısı Özellikle sünger ve benzeri kritik hammaddelerde yaşanan tedarik sorunları ile yurt dışı kaynaklı maliyet artışlarının üretim üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Uğurdağ, “Zaten yüksek maliyetlerle mücadele eden sanayicimiz için bu durum, rekabet gücünü zayıflatan ve üretim planlamasını zorlaştıran ilave bir yük oluşturmaktadır” dedi. İhracatçı Zor Bir Tercihle Karşı Karşıya Mevcut tablo karşısında ihracatçının zor bir tercihle karşı karşıya kaldığını ifade eden Uğurdağ, “Firmalarımız ürününü sevk etmek ile zarar etmek arasında kalmış, birçok işletme çareyi mallarını limanlarda bekletmekte bulmuştur” şeklinde konuştu. Risk büyüyor Yaşanan gelişmelerin yalnızca geçici bir ticari aksama olmadığını vurgulayan Uğurdağ, “Zamanında gerekli tedbirlerin alınmaması halinde bu süreç; üretimi, istihdamı ve şehir ekonomimizi doğrudan etkileyecek ciddi bir risk alanına dönüşebilir” dedi. Konu ilgili kurumlara iletildi Konuya ilişkin girişimlerde bulunduklarını ifade eden Uğurdağ, “Yaşanan sorunları Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Ticaret Bakanlığı nezdinde açık şekilde dile getirdik. Sahadan gelen veriler, mevcut durumun önemini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sürecin ilgili kurumlarımız tarafından yakından takip edilmesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz” dedi. Uğurdağ, beklentilerini ise şu şekilde sıraladı: Savaş nedeniyle ihraç edilemeyen konteynerlerin iade süreçlerinde bürokratik yükün hafifletilmesi ve kırmızı hat uygulamasının kaldırılması, Limanlarda bekleyen konteynerlere uygulanan ardiye ücretlerinin kaldırılması ya da makul seviyelere çekilmesi, Dahilde İşleme İzin Belgesi/Dahilde İşleme İzni sahibi firmaların sürelerinin mevcut şartlar dikkate alınarak uzatılması, Onaylanmış Kişi Statü Belgesi (OKSB) için aranan ihracat kriterinin bu olağanüstü dönemde yeniden 1.000.000 USD seviyesine düşürülmesi. İhracattaki aksama şehir ekonomisini etkiler Ortadoğu pazarına yönelik ihracatta yaşanan aksamanın şehir ekonomisi üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Uğurdağ, “Bu sürecin uzaması halinde yalnızca firmalarımız değil, şehrimizin ekonomik dengeleri, üretim kapasitesi ve istihdamı da olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle ihracatçımızın yükünü hafifletecek tedbirlerin değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığı ilk iki ayda 631 milyon lira ceza kesti Haber

Ticaret Bakanlığı ilk iki ayda 631 milyon lira ceza kesti

Ticaret Bakanlığı, yılın ilk iki ayında piyasa dengesini olumsuz etkileyecek uygulamaların önüne geçmek amacıyla 84 binden fazla firma ve 9,3 milyon ürünü denetleyerek toplamda 631,3 milyon lira idari para cezası uyguladı. Bakanlık, yılın ilk iki ayına ilişkin piyasa denetim bilançosunu açıkladı. Buna göre vatandaşların ekonomik refahını bozacak ve arz-talep dengesini olumsuz etkileyecek uygulamalara yönelik denetimler gerçekleştiriliyor. Çalışmalar sonucu ocak-şubat döneminde toplam 84 bin 455 firma ve 9,3 milyon ürün denetlendi. Denetimlerde rastlanan uygunsuzluklar dolayısıyla 631,3 milyon lira ceza uygulandı. Söz konusu dönemde otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyum, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme sürelerine ilişkin 15 bin 409 gerçek ve tüzel kişi denetlendi. Bu denetimlerde aykırı fiillerde bulunan 1571 gerçek ve tüzel kişiye toplam 193,7 milyon lira ceza verildi. İç Ticaret Genel Müdürlüğünün denetimlerinde ise fahiş fiyatlara ilişkin verilen ceza 174,3 milyon lira olurken emlak sektöründeki denetimlerde 7,5 milyon lira, kuyum sektöründe 1,1 milyon lira ve otomotivde 732,9 bin lira ceza kesildi. Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolara ilişkin denetimlerde uygulanan ceza yaklaşık 10 milyon lira oldu. Tüketicilerin taraf olduğu sözleşmelere sıkı takip Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünce de tüketicilerin günlük hayatta taraf oldukları sözleşmeler, reklam ve haksız ticari uygulamalar ile ürün güvenliği kapsamında denetim yapıldı. İki ayda 10 bin 253 gerçek ve tüzel kişi denetlenirken aykırı eylemlerde bulunan 352 gerçek ve tüzel kişiye toplam 272,3 milyon lira ceza kesildi. Ön ödemeli konut satışları, abonelik, mesafeli satış, taksitli satış ödemeleri, paket tur ve devre tatil gibi tüketicilerin taraf olduğu sözleşmelerdeki aykırılıklara 234,1 milyon lira ceza verildi. Reklam ve haksız ticari uygulama denetimleri kapsamında 34,4 milyon lira, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri doğrultusunda yapılan ürün güvenliği denetimlerinde aykırı bulunan fiillere ise 3,8 milyon lira ceza uygulandı. Rekabet kurumunun çalışmaları sonucu iki ayda 3,1 milyar lira ceza verildi Ticaret il müdürlükleri aracılığıyla söz konusu dönemde 81 ilde yapılan denetimlerde 58 bin 793 firma denetlenirken bunlardan 12 bin 959 firmaya 165,2 milyon lira ceza kesildi. Yılın iki ayındaki bu denetimlerde, İstanbul'da aykırılık tespit edilen 30 bin 19 ürün nedeniyle 131,5 milyon liralık ceza verildi. Bu dönemde Ankara'da 2,6 milyon, İstanbul'da 1,7 milyon ve Antalya'da 1,2 milyon ürünün denetimi gerçekleştirildi. Öte yandan, Rekabet Kurumu tarafından yapılan çalışmalar kapsamında geçen yıl toplam 227 firmaya 13,2 milyar lira ceza uygulanırken bu yılın 2 ayında başta bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, gıda endüstrisi, tarım ve hayvancılık alanlarında faaliyet gösteren 32 firmaya 3,1 milyar lira ceza kesildi.

Çeliğe yüzde 12 anti damping vergisi Haber

Çeliğe yüzde 12 anti damping vergisi

Kurumların itirazları sonrası nihai kararın 15 gün içinde açıklanacağı ancak bu şekliyle Güney Koreli Posco Assan’ın istediği şekilde soruşturmanın tamamlandığı ifade edildi. Sektör temsilcileri 1 milyon kişiye istihdam sağlayan binlerce firma yerine tek bir firmanın isteklerinin göz önünde bulundurulduğu vurgulandı. Kibar Holding’in ortağı olduğu Güney Koreli Posco Assan’ın isteği ile başlatılan anti-damping soruşturmasında Ticaret Bakanlığı soruşturmanın ilk etabını tamamladı. Bu aşamadan sonra ilgili kuruluşlardan gelen savunmalara göre karar netlik kazanacak. Ancak paslanmaz çelik sektöründe faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına ve ilgili kuruluşlara gönderilen yazı ile belirli ülkelerden ithal edilecek paslanmaz çeliğe yüzde 12’ye varan anti-damping uygulanacağı bildirildi. Henüz uygulanacak anti-damping oranı tam olarak netleşmese de paslanmaz çelik kullanan onlarca sektörde çalışan 1 milyon kişiyi endişe sardı. Söz konusu ek vergi ile paslanmaz çelik kullanılan ev-mutfak eşyalarından beyaz eşyaya kadar yüzlerce ürüne zam geleceğine dikkat çeken sektör temsilcileri bu durumun enflasyonla mücadeleye de büyük zarar vereceğini vurguladı Çift haneli ek vergi beklentisi doğmuştu Gelecek dönemde 300 bine yakın kişinin işinden olması tehlikesi ortaya çıktığını dile getiren sektör temsilcileri, “Türkiye’de üretimi olmayan Güney Koreli Posco Assan’ın yüzbinlerce kişiye istihdam sağlayan binlerce işletmeye tercih edildi.” ifadelerini kullandı. Ticaret Bakanlığı tarafından ilgili kurumlara gönderilen yazıdan yaklaşık 2 hafta önce bir açıklama yapan Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı da, çift haneli ek vergi beklediklerini söylemiş, “Güney Kore Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. Burada biz de ilgililerle konuştuk. İlgililer de ‘Biz gerekeni yapacağız, merak etmeyin’ dediler.” iddiasında bulunmuştu. Kayıp 1,5 milyar doları aşacak Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu (EVFED), Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TUSİD), Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD), Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER), Paslanmaz Sanayici ve İş İnsanları Derneği (PASİD), Gelişen Ev ve Yaşam Eşyası Markaları Derneği (GEEM), Paslanmaz Çelik Derneği (PASDER) gibi sivil toplum kuruluşları yaklaşık 1.5 yıldır devam eden süreçte birçok kez açıklama yapmış, ek vergi gelmesinin tüm sektörlerde büyük yaralar açacağını bildirmişti. En son gerçekleştirdikleri basın toplantısında yaptıkları açıklamada şu konulara dikkat çekilmişti: “Posco Assan’ın bir üretici olmamasına rağmen, böyle bir soruşturma başlatılması dahi doğru değil. Posco Assan, yalnızca ithal ettiği paslanmaz yassı çeliğe soğuk indirgeme işlemi yapan bir haddeleme tesisi. Soruşturmanın ek vergi ile sonuçlanmasının ihracattan üretime, istihdamdan enflasyona kadar her anlamda olumsuz sonuçlar doğuracak. 1 milyon kişiye istihdam sağlayan sektörlerde yaklaşık 300 bin kişi işinden olacak. Ek vergi sonrasında iç pazarda enflasyon ve ihracatta da büyük bir daralma yaşanacak. Paslanmaz çelikte ek vergi uygulanması, iç pazarda en az yüzde 25 ciro kaybına ve 1,5 milyar dolarlık ihracat düşüşüne yol açacak.”

Ticaret Bakanlığı hizmet işletmelerini uyardı Haber

Ticaret Bakanlığı hizmet işletmelerini uyardı

Ticaret Bakanlığı, lokanta, restoran ve kafe gibi işletmeleri, ekim ayında Fiyat Etiketi Yönetmeliği'nde yapılan değişikliklere uymaları konusunda uyardı. Sektör temsilcilerine gönderilen yazıda, düzenlemenin tüketicinin ekonomik çıkarlarını koruma amacı taşıdığı vurgulandı. Bakanlığa bağlı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü, sektör temsilcilerine konuya ilişkin yazı gönderdi. Yazıda, Fiyat Etiketi Yönetmeliği'nde ekim ayında yapılan değişikliğe işaret edilerek, işletmelerin düzenlemeye uyum sağlaması için bilgilendirilmesi talep edildi. Yönetmelikle, perakende olarak satışa sunulan mal ve hizmetlerin etiket, tarife ve fiyat listelerinin şekli, içeriği, kullanılması ile indirimli satışlara ilişkin usul ve esasların düzenlendiği aktarılan yazıda, Bakanlığa iletilen tüketici şikayetleri ve çeşitli sektör talepleri doğrultusunda yapılan düzenlemenin, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması ile doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi için önem taşıdığına dikkat çekildi. "Dara düşülmeden satış yapılması tüketicinin ekonomik çıkarlarını zedeliyor" Yönetmelikte yapılan değişikliklerin anımsatıldığı yazıda, "Açıkta ve tüketicinin talebi miktarınca tartılarak satılan ürünlerde dara düşülmeksizin satış yapılmasının, aykırılık teşkil ettiği, tüketicilerin doğru bilgilendirilmesini engellediği ve ekonomik çıkarlarını zedelediği değerlendirildi. Bu kapsamda da açıkta satılan ürünlerin tartımı esnasında ürünlerin birlikte tartıldığı plastik poşet, streç film ve kese kağıdı gibi önemsiz ağırlığa sahip ambalajların dışında kalan kutu, plastik kap veya dayanıklılığı artırılmış tetra paketler gibi hafif olmayan ambalajlarda daranın düşürülmesi zorunlu oldu." ifadesi kullanıldı. Yazıda, lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerinde, masalarda fiyat listelerinin tüketiciye sunulma sürecinde karşılaşılan güçlüklerin giderilmesi ve vatandaşların fiyat bilgisine daha kolay erişim sağlanması amacıyla fiyat listelerinin karekod uygulaması ile gösterilmesine olanak sağlandığı anımsatılarak, "Bu işletmelerde fiyat listelerine masalarda ve iş yerinin giriş kapısının önünde tüketiciler tarafından kolaylıkla görünebilir ve okunabilir durumda yer verilmesi zorunluluğu halihazırda bulunuyor. Listelerin masalarda karekod ile sunulduğu işletmelerde, tüketicinin talep etmesi halinde fiyat listesinin ayrıca verilmesi zorunludur." uyarısında bulunuldu. "Elektronik fiyat cihazları çalışır halde olmalı" Kitap, dergi, gazete gibi ürünlerde iptal ve iade işlemleri sırasında yapıştırılıp sökülen etiketlerin ürünlere zarar verdiğine ve uygulamada güçlükler yaşandığına işaret edilen yazıda, bu doğrultuda teknolojik imkanlardan faydalanılarak söz konusu güçlüklerin giderilmesi, işlemlerin kolaylaştırılması ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi için bu ürünlerin fiyat bilgisinin sunulmasında elektronik cihazların da kullanımının mümkün hale getirildiği anımsatıldı. Yazıda, kitap, dergi, gazete gibi ürünlerde fiyat bilgisinin elektronik cihazlarla sunulduğu durumlarda söz konusu cihazların çalışır halde, kolaylıkla ulaşılabilir bir noktada olması ve yeterli sayıda bulundurulmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Yazıda, fiyat indirimine giren mal veya hizmetin etiket, tarife ve fiyat listelerinde, indirimden önceki satış fiyatı ile indirimli satış fiyatının gösterilmesi zorunluluğunun devam ettiğine dikkat çekilerek, bu kapsamda indirimden önceki satış fiyatının tespitinde, indirimin uygulandığı tarihten önceki 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınması zorunluluğu getirildiği aktarıldı. Yazıda, yeni düzenlemelerin yürürlüğe girdiğine ve buna aykırı davrananların tespiti durumunda idari yaptırım uygulanacağına işaret edildi.

Kredi kullanacak esnafa belgelendirme zorunluluğu geliyor Haber

Kredi kullanacak esnafa belgelendirme zorunluluğu geliyor

Uygulama kredilerin altın, araba ya da ev alımı gibi farklı amaçlar için kullanılmasını önlemek üzere hayata geçirilirken TESKOMB Başkanı Abdulkadir Akgül, bu sistemle kimsenin kredi alamayacağını iyi niyetli esnafın da mağdur olacağını savundu. TESK Başkanı Bendevi Palandöken ise krediye ulaşamayan 250 ile 300 bin arasında iş yerinin kapanabileceğini söyledi. Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi’ni kullanmak isteyen esnaf, yeni yıldan itibaren kredinin en az yüzde 33’ünün, 2027’de ise en az yüzde 67’sinin neye harcanacağını bildirmek ve belgelendirmek zorunda olacak. Amacı dışında veya gerçeğe aykırı beyanlarla kullanıldığı tespit edilen kredi, hazine faiz desteği uygulamasından çıkarılacak. "Yeni bir düzen ortaya çıkacak" Öte yandan yeni sistemin iyi niyetli esnafı da mağdur ettiğini belirten AK Parti Yozgat Milletvekili ve Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Merkez Birliği (TESKOMB) Başkanı Abdulkadir Akgül, bir yıldır bu sistemi denediklerini ancak başaralı olamadıklarını belirtti. Esnafın kredi için zorunlu tutulan faturayı bulamayacağını ifade eden TESKOMB Başkanı, "Esnaf bu faturayı bulamaz ancak parayla satın alacak. Yeni bir düzen ortaya çıkacak. Kesinlikle bunu kimse alamayacak" dedi. Esnafın faiz destekli kredi ile BAĞ-KUR primlerini ödediğini ve diğer ihtiyaçları karşıladığını hatırlatan Akgül, borcu olmama zorunluluğuna da tepki gösterdi. Akgül, “Bu devirde borçsuz esnaf olur mu? Bu konunun da tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Bu uygulamalar, krediyi veremez hâle getirecek. Primlerinin 9 binden 7 bin güne düşürülmesi için söz verdik ama hâlen 9 bin olarak devam ediyor” diye konuştu. 250 ile 300 bin arasında iş yeri kapanabilir TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnafın basit usule geçiş sürecine hazırlıksız yakalandığını belirtirken enflasyon karşısında esnafın desteklenmesi gerektiğini söyledi. Esnafın ne yapacağını şaşırmış durumda olduğunu belirten Palandöken, şöyle konuştu: “Bir taraftan muhasebe ücretleri, diğer taraftan e-hacizler ve vergi mevzuatındaki değişiklikler derken esnaf artık iş yapamaz hâle geldi. Mevcut şartlar esnafı ciddi şekilde zorluyor. Enflasyonu düşürmenin yolu bu değil. En azından belirli bir süre tanınmalıydı. Esnaf, bu süreçte hazırlığını yapardı. ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla yapılan düzenlemeler, özellikle vergi alanında, insanları tedirgin ederek piyasalardaki durgunluğun temel sebeplerinden biri hâline geliyor. Enflasyon karşısında esnafın rahat bir nefes almasını sağlayacak tedbirler alınması gerekiyor aksi hâlde 250 ile 300 bin arasında iş yeri kapanmak zorunda kalacak.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.