SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

Ekometre - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa savunma endeksi geriledi Haber

Avrupa savunma endeksi geriledi

Avrupa savunma sanayi hisselerinde son aylarda dikkat çekici bir düzeltme yaşanıyor. Son yılların en güçlü yatırım temalarından biri olan sektör, yükselen finansman maliyetleri ve değişen savaş teknolojilerinin etkisiyle yeni bir dönüşüm sürecine girdi. Stoxx Europe Targeted Defence Endeksi, yıl başında gördüğü zirveden bu yana yüzde 15'in üzerinde değer kaybetti. Analistler, bu geri çekilmenin yalnızca piyasa düzeltmesi değil, savunma sektöründeki yapısal dönüşümün de bir göstergesi olduğunu değerlendiriyor. Dev şirketlerde milyarlarca euroluk kayıp Sektörün önde gelen şirketleri arasında yer alan BAE Systems, Rolls-Royce, Thales, Leonardo ve Rheinmetall'in piyasa değerlerinde milyarlarca euroluk erime yaşandı. Uzmanlara göre yatırımcılar artık savunma harcamalarının büyüklüğünden çok, bu harcamaların nasıl finanse edileceğine odaklanıyor. Citi Avrupa Savunma Analisti Charles Armitage, piyasanın önceki dönemde savunma bütçelerindeki artışı fiyatladığını, yeni dönemde ise finansman ve sürdürülebilirlik konularının öne çıktığını belirtti. Borçlanma baskısı artıyor Yükselen faiz oranları ve enflasyon beklentileri, Avrupa hükümetlerinin savunma harcamalarını borçlanma yoluyla finanse etmesini zorlaştırıyor. Enerji maliyetlerindeki yükselişin de kamu bütçeleri üzerindeki baskıyı artırması, yatırımcıların sektörün uzun vadeli büyümesine ilişkin daha temkinli yaklaşmasına neden oluyor. Barclays Avrupa Hisse Senedi Stratejisi Başkanı Emmanuel Cau, piyasaların savunma harcamalarının sürdürülebilirliğini sorgulamaya başladığını ifade etti. Yeni gözde: Drone ve yapay zekâ Kurumsal yatırımcıların savunma sektöründeki pozisyonlarını azaltmaya başladığına işaret eden veriler, sermayenin yeni nesil savunma teknolojilerine yöneldiğini gösteriyor. Özellikle insansız hava araçları, yapay zekâ destekli savunma sistemleri, elektronik harp çözümleri ve yazılım tabanlı teknolojiler geliştiren şirketler yatırımcıların radarına girmiş durumda. Fransız drone üreticisi Parrot ile İsveç merkezli MilDef'in son dönemde gösterdiği performans, bu değişimin somut örnekleri arasında gösteriliyor. Sektörde yapısal dönüşüm Analistler, Avrupa savunma sanayiinde yaşanan değişimin geçici bir fiyat hareketinden çok daha fazlası olduğuna dikkat çekiyor. Geleneksel ağır savunma sanayi şirketlerinden teknoloji odaklı savunma firmalarına doğru yaşanan sermaye kaymasının, geleceğin savaş teknolojilerine yönelik beklentileri yansıttığı belirtiliyor. Bununla birlikte uzmanlar, savunma sektöründe alınan siparişlerin gelir ve kârlılığa dönüşüm sürecinin beklenenden daha uzun sürmesinin sektör hisseleri üzerindeki baskıyı bir süre daha devam ettirebileceğini değerlendiriyor.

AB destekli finansmanda yeni dönem  Haber

AB destekli finansmanda yeni dönem 

Kaynak, sürdürülebilir sanayi yatırımları ve ihracatçıların yeşil dönüşüm projelerinde kullanılacak. Türkiye, yeşil dönüşüm hedefleri doğrultusunda Avrupa Yatırım Bankası'ndan (AYB) 200 milyon euroluk yeni finansman desteği sağladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan edinilen bilgilere göre, uygun koşullu dış finansman kaynaklarının artırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında AYB ile iki ayrı kredi anlaşması imzalandı. Hazine geri ödeme garantisi altında sağlanan finansmanın 100 milyon euroluk bölümü Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) aracılığıyla sürdürülebilir sanayi yatırımlarına aktarılacak. Kalan 100 milyon euroluk kaynak ise Türk Eximbank üzerinden ihracatçıların yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik projelerinin finansmanında kullanılacak. Yeşil büyüme hedeflerine katkı sağlayacak Sağlanan finansmanla yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, düşük karbonlu üretim ve sürdürülebilir sanayi alanlarında gerçekleştirilecek yatırımların desteklenmesi hedefleniyor. Söz konusu kredi anlaşmalarıyla birlikte Türkiye'nin 2026 yılı içerisinde sağladığı uygun koşullu dış finansman tutarı 4,9 milyar dolara ulaştı. Şimşek: Destekler yeniden harekete geçti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Avrupa Yatırım Bankası ile yürütülen iş birliğinin Türkiye'nin kalkınma öncelikleri açısından önemli katkılar sunduğunu belirtti. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin dış finansmana erişimi de desteklediğini ifade eden Şimşek, Avrupa Yatırım Bankası'nın deprem sonrası sağlanan finansman hariç olmak üzere yaklaşık 8 yıl aradan sonra yeniden Türkiye'nin kalkınma projelerine yönelik uygun koşullu kredi imkanlarını devreye aldığını söyledi. Reel sektör ve ihracatçıya destek Yeni finansman paketinin özellikle reel sektörün dönüşüm yatırımları ile ihracatçıların uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uyum süreçlerine katkı sağlaması bekleniyor. Uzmanlar, yeşil dönüşüm yatırımlarının hız kazanmasının hem ihracat pazarlarında rekabet gücünü artıracağını hem de Türkiye'nin uzun vadeli sürdürülebilir büyüme hedeflerine destek vereceğini değerlendiriyor.

Arçelik 25 ülkeden distribütörlerini  Manisa’da ağırladı Haber

Arçelik 25 ülkeden distribütörlerini Manisa’da ağırladı

Şirketin küresel büyüme stratejisi, yenilikçi ürün ve üretim yatırımlarına olan kararlılığı ile uzun vadeli ortaklık vizyonunu paylaştığı etkinlikte distribütörler tüketicilere sundukları ürünlerin ar-ge ve tasarım süreçleri ile üretim teknolojilerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Arçelik CEO’su Can Dinçer, “57 ülkede 120 iştirakimiz ve 22 markamızla faaliyet gösteriyor, dünyanın dört bir yanındaki ar-ge merkezlerimizde farklı pazarların ihtiyaçları doğrultusunda ürünler geliştiriyoruz. Bu küresel yapının gücünü sahaya taşıyan, teknolojilerimizi daha geniş kitlelere ulaştıran global distribütör ağımız, büyüme stratejimizin çok kıymetli bir parçasını oluşturuyor. Distribütörlerimizin tüketicilerle buluşturdukları ürünlerin arkasında nasıl bir ar-ge birikimi, üretim teknolojisi ve mühendislik yetkinliği yattığını bizzat deneyimlemelerini istedik. Bu anlamda %80 otomasyon seviyesi, her 6 saniyede 1 ürün üretimi ve 99 ülkeye ihracatıyla şirketimizin üretim altyapısının en güçlü örneklerinden biri olan Manisa İşletmemizde bir araya geldik. Şirketimizin dünyanın dört bir yanındaki küresel varlığının ve etki alanının güzel bir yansıması olan bu etkinlikte, 25 ülkeden partnerlerimizi işletmemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Önümüzdeki dönemde iş birliklerimizi daha da derinleştirerek daha fazla evde katma değer yaratmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, Azerbaycan, Balkanlаr, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Doğu Avrupa, Kanada, Kıbrıs, Kuzey Afrika ve Orta Doğu distribütörlerinin temsilcilerini bir araya getirdiği Global Distribütörler Toplantısı’nı Manisa’da düzenledi. Arçelik CEO’su Can Dinçer ve Arçelik Türkiye Genel Müdürü Cem Kural’ın ev sahipliğinde dijitalleşme, yapay zekâ ve ileri otomasyon da dahil sürdürülebilir üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla Türkiye'nin en ileri üretim tesislerinden biri olan Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, 100’e yakın distribütör; sattıkları ürünlerin tasarımından üretime uzanan süreçleri bizzat yerinde inceledi. Toplantıda şirketin büyüme stratejisi, rekabet avantajı, çok markalı yönetim anlayışı, kusursuz üretim yaklaşımı, ar-ge ve inovasyon platformu, müşteri hizmetleri, sürdürülebilirlik, yapay zekâ odaklı değer yaratma ve EMENA stratejisi başlıkları ele alınırken, uzun vadeli ve karşılıklı fayda sağlayan ortaklık vizyonu distribütörlerle paylaşıldı. Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Distribütör ağımız büyüme stratejimiz için çok kıymetli” Konuyla ilgili açıklamada bulunan Arçelik CEO’su Can Dinçer, “57 ülkede 120 iştirakimiz ve 22 markamızla faaliyet gösteriyor, dünyanın dört bir yanındaki ar-ge merkezlerimizde farklı pazarların ihtiyaçları doğrultusunda ürünler geliştiriyoruz. Kalite, inovasyon, sürdürülebilirlik odağında ürün ve üretim yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyor, teknoloji altyapımızı güçlendiriyor ve tüketicilerin hayatına gerçek anlamda değer katan yenilikçi ürünler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu küresel yapının gücünü sahaya taşıyan, teknolojilerimizi daha geniş kitlelere ulaştıran distribütör ağımız büyüme stratejimizin çok kıymetli bir parçasını oluşturuyor. Distribütörlerimizin tüketicilerle buluşturdukları ürünlerin arkasında nasıl bir ar-ge birikimi, üretim teknolojisi ve mühendislik yetkinliği yattığını bizzat deneyimlemelerini istedik. Bu anlamda %80 otomasyon seviyesi, her 6 saniyede 1 ürün üretimi ve 99 ülkeye ihracatıyla şirketimizin üretim altyapısının en güçlü örneklerinden biri olan Manisa İşletmemizde bir araya geldik. Şirketimizin dünyanın dört bir yanındaki küresel varlığının ve etki alanının güzel bir yansıması olan bu etkinlikte, 25 ülkeden partnerlerimizi işletmemizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk. Önümüzdeki dönemde iş birliklerimizi daha da derinleştirerek daha fazla evde katma değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi. Arçelik, 22 markasının sahip olduğu mağazaları, bayi ağı ve distribütörlerini kapsayan geniş satış kanalları üzerinden bugün 150’den fazla ülkede tüketicilere ulaşıyor. Şirket, bu güçlü küresel yapıyı yenilikçi ürün yatırımları ve derinleşen ortaklıklarla daha da ileriye taşıyor. 100’E yakın ülkeye çamaşır makinesi ihracatı Arçelik’in global distribütörlerini ağırladığı Manisa Çamaşır Makinesi İşletmesi, yapay zekâ destekli üretim sistemleri, veri odaklı yönetim anlayışı ve ileri otomasyon da dahil sürdürülebilir üretim ve Endüstri 4.0 uygulamalarıyla ülkenin en teknolojik üretim tesislerinden biri konumunda yer alıyor. 92 bin m2’lik alana kurulu tesis, 4 milyona yakın çamaşır makinesi üretim kapasitesiyle yılda ortalama 1900 kişiye istihdam sağlarken, işletmede üretilen ürünler 99 ülkeye ihraç ediliyor. Otomatik Yönlendirmeli Araçlar (AGV), Raylı Güdümlü Araçlar (RGV) ve Otomatik Depolama Sistemleri (SLS) teknolojileriyle donatılan tesis, üretim hatlarında %80 otomasyon seviyesine ulaşırken, sürdürülebilirlik performansıyla da sektörde fark yaratıyor. Tesisin çatısına kurulu 10 MW’lık güneş enerji sistemiyle yılın üç ayı enerjisinin tamamı güneşten karşılanırken, yağmur suyu depolama sistemiyle su tüketimi de önemli ölçüde azaltılıyor.

TOBB Çimento meclisi başkanlığına Adil Sani Konukoğlu seçildi Haber

TOBB Çimento meclisi başkanlığına Adil Sani Konukoğlu seçildi

TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri Meclis Başkanlığı görevine seçildi. Konukoğlu, sektörün yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda ortak akıl ve iş birliğiyle çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) T. Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi Toplantısı’nda gerçekleştirilen seçim sonucunda TÜRKÇİMENTO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri Meclisi’nin Başkanı oldu. Seçimin ardından değerlendirmelerde bulunan Konukoğlu, “TOBB Çimento ve Çimento Ürünleri Meclis Başkanlığı görevini üstlenmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sektörümüz, yeşil dönüşümden dijitalleşmeye, sürdürülebilirlikten uluslararası rekabete kadar birçok başlıkta önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Meclisimiz çatısı altında tüm paydaşlarımızla birlikte hareket ederek sektörümüzün rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir büyümesini destekleyecek ve ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunacak çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Toplantıda sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Konukoğlu, küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar, enerji maliyetleri, iklim politikaları ve ticaret düzenlemelerinin üretim modellerini yeniden şekillendirdiğini belirterek, Türk çimento sektörünün bu dönüşüm sürecine güçlü yatırımlarla hazırlandığını ifade etti. TÜRKÇİMENTO verilerine göre 2025 yılında sektörün toplam çimento üretiminin 97,8 milyon tona ulaştığını belirten Konukoğlu, iç satışların 82,2 milyon ton, ihracatın ise 15,6 milyon ton olarak gerçekleştiğini söyledi. Üretilen çimentonun yaklaşık yüzde 16’sının dış pazarlara ihraç edildiğini vurgulayan Konukoğlu, sektörün üretim kapasitesi, ihracat gücü ve iç pazar dinamizmi açısından güçlü performansını sürdürdüğünü kaydetti. “Üçüz dönüşüm sektörümüzün yol haritasını oluşturuyor” Çimento sektörünün tarihinin en kapsamlı dönüşüm süreçlerinden birini yaşadığını ifade eden Konukoğlu, sektörün odağında yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı dönüşüm olmak üzere üç temel başlığın yer aldığını belirtti. Bu süreci “üçüz dönüşüm” olarak tanımlayan Konukoğlu, dijitalleşme, veri odaklı yönetim anlayışı, yapay zeka uygulamaları ve ileri üretim teknolojilerinin enerji verimliliğinden karbon emisyonlarının azaltılmasına kadar birçok alanda dönüşümün temel unsurları haline geldiğini söyledi. Türk çimento sektörünün sürdürülebilirlik yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Konukoğlu, bugün 17 fabrikada, 27 hatta kurulu atık ısı geri kazanım tesisleri sayesinde toplam 164,5 megawatt enerji üretimi gerçekleştirildiğini ifade etti. Bu yatırımlar sayesinde yaklaşık 2,6 milyon kişinin günlük elektrik tüketimine denk bir enerji üretim kapasitesine ulaşıldığını belirten Konukoğlu, sektörün elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unun da atık ısı geri kazanımı, güneş ve rüzgar gibi sürdürülebilir kaynaklardan karşılandığını kaydetti. Yeşil çimento hedefleri öne çıkıyor Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda alternatif yakıt kullanım oranlarının artırılması, klinker oranının düşürülmesi ve düşük karbonlu yeni nesil üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Konukoğlu, yeşil çimento kullanımının sektörün dönüşümünde kritik rol oynadığını söyledi. Kamu projelerinde yeşil çimento kullanımının teşvik edilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Konukoğlu, önümüzdeki 10 yıllık dönemde yaklaşık 11 milyon ton karbon emisyonu azaltımının hedeflendiğini belirtti. Uluslararası iş birlikleri güçleniyor Konuşmasında Çin Çimento Birliği ile geliştirilen stratejik iş birliğine de değinen Konukoğlu, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ile Çin’in dijitalleşme, otomasyon ve yapay zeka alanlarındaki deneyiminin birleşmesinin sektör açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Konukoğlu, önümüzdeki dönemde teknoloji paylaşımı, pilot projeler, ortak eğitim programları ve uzman değişimleri gibi alanlarda iş birliklerinin geliştirilmesini hedeflediklerini belirterek, bu çalışmaların Emisyon Ticaret Sistemi ve sınırda karbon düzenlemeleri gibi küresel mekanizmalara uyum sürecine de katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

İnşaat sektörünü şekillendirecek yatırım trendleri Haber

İnşaat sektörünü şekillendirecek yatırım trendleri

Gayrimenkul ve inşaat sektörü, değişen ekonomik dinamikler, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda dönüşümünü sürdürürken, 2026 yılında sektöre yön verecek yatırım trendleri de netleşmeye başladı. Deprem güvenliği, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve yaşam kalitesi odaklı projeler yatırımcıların karar süreçlerinde belirleyici unsurlar haline gelirken, sektör temsilcileri de geleceğin ihtiyaçlarına uygun projeler geliştirmeye odaklanıyor… SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu, gayrimenkul sektöründe yaşanan dönüşümü değerlendirerek yatırımcı davranışlarının son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Artukoğlu, “Geçmişte yatırım kararlarında öncelikli kriter lokasyon ve fiyat olurken, bugün güvenli yapılaşma, sosyal yaşam alanları, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi unsurlar da en az bunlar kadar önem taşıyor. Özellikle deprem gerçeğinin daha fazla hissedildiği bir dönemde yatırımcılar yalnızca bir mülk satın almıyor; güvenli ve uzun vadeli bir yaşam alanına yatırım yapıyor” ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir projeler ön plana çıkıyor Küresel ölçekte çevresel farkındalığın artmasıyla birlikte sürdürülebilir yapıların önem kazandığını belirten Artukoğlu, enerji tasarrufu sağlayan sistemlerin ve çevre dostu uygulamaların yeni projelerin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ifade etti. “Yeşil bina uygulamaları, yenilenebilir enerji çözümleri ve düşük karbon ayak izine sahip projeler artık yatırımcıların tercih sebepleri arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik odaklı projelerin sektördeki payının daha da artacağını öngörüyoruz” diye konuştu. Akıllı teknolojiler yatırım değerini artırıyor Dijitalleşmenin inşaat ve gayrimenkul sektöründe de etkisini gösterdiğine dikkat çeken Artukoğlu, akıllı bina teknolojilerinin yatırım kararlarında giderek daha fazla rol oynadığını belirtti. Artukoğlu, “Enerji tüketimini optimize eden sistemler, uzaktan yönetilebilen yaşam alanları ve güvenlik teknolojileri artık modern projelerin standartları arasında yer alıyor. Akıllı teknolojilere sahip yapılar hem kullanıcı deneyimini artırıyor hem de uzun vadede yatırım değerine katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. Ankara ve gelişen şehirler yatırımcıların radarında Türkiye’de yatırımcı ilgisinin yalnızca büyük metropollerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Artukoğlu, gelişen şehirlerin ve yeni yaşam merkezlerinin öne çıkmaya başladığını söyledi. “Ulaşım yatırımları, yeni ticaret alanları ve planlı şehirleşme projeleri sayesinde Ankara başta olmak üzere birçok şehir yatırım açısından önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle yaşam kalitesini yükselten, sosyal donatıları güçlü ve ulaşım avantajı sağlayan projeler yatırımcıların dikkatini çekmeye devam edecek” dedi. ‘Geleceğin projeleri bugünden şekilleniyor’ 2026 yılında sektörün odağında güven, sürdürülebilirlik ve teknoloji ekseninin yer alacağını belirten Artukoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Gayrimenkul sektörü yalnızca yapı üretmekten ibaret değil. İnsanların yaşamlarına değer katan, şehirlerin gelişimine katkı sağlayan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir alanlar bırakan projeler geliştirmek gerekiyor. Biz de SOA Holding olarak geleceğin ihtiyaçlarını bugünden analiz ederek, uzun vadeli değer üreten projelere odaklanmayı sürdürüyoruz” ifadelerinde bulundu.

YUM-BİR’den küresel masada stratejik temaslar Haber

YUM-BİR’den küresel masada stratejik temaslar

YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon öncülüğündeki yaklaşık 20 kişilik heyet, üç gün boyunca küresel sektör temsilcileriyle temaslarda bulunarak Türkiye’nin üretim gücünü ve sektörel önceliklerini uluslararası platformda doğrudan paylaştı. Afyon, konferans kapsamında küresel üretim ve ticaret dengelerine dikkat çekerek, Türkiye’nin uluslararası platformlarda daha aktif rol üstlenme hedefini vurguladı. Küresel temaslar antalya’da zirveye taşınıyor Konferans kapsamında YUM-BİR heyeti, WEO Başkanı Juan Felipe Montoya Muñoz, Başkan Yardımcısı Roger Pelissero ve Genel Sekreteri Julian Madeley ile bir araya geldi. Görüşmelerde, Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek 7. Yumurta Zirvesi’ne WEO yönetimi davet edilirken, Pelissero’nun Eylül ayında WEO Başkanlığı’nı devralmasının ardından zirveye başkan sıfatıyla katılması öngörülüyor. Ayrıca, küresel ölçekte bir WEO toplantısının İstanbul’da gerçekleştirilmesi yönündeki öneri de paylaşılırken, bu yaklaşımın prensipte olumlu karşılandığı ve sürece yönelik çalışmaların başlatılabileceği ifade edildi. Bu temaslar, Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapma kapasitesini güçlendiren somut bir adım olarak öne çıktı. Afyon: “Türkiye küresel masada daha güçlü” Varşova temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon, “Bu yıl WEO’ya Türkiye’den güçlü bir katılım sağladık. Yaklaşık 20 kişilik delegasyonumuzla hem sektörü yerinde takip ettik hem de aktif temaslarda bulunduk. Küresel ölçekte üretimin güçlü seyrettiği, ancak ticaret akışlarının aynı paralellikte ilerlemediği bir dönemden geçiyoruz. Bu durum birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de iç piyasa dengelerini doğrudan etkiliyor. Bu çerçevede gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, Türkiye’nin uluslararası platformlarda daha etkin bir rol üstlenme iradesini ortaya koydu. Antalya’da düzenlenecek 7. Yumurta Zirvesi ile bu temasları daha ileri taşıyarak somut iş birliklerine dönüştürmeyi hedefliyoruz.” dedi. Küresel gündem: Sürdürülebilirlik ve arz güvenliği ön planda Konferansta üretim, kanatlı sağlığı ve biyogüvenlik başlıkları detaylı şekilde ele alınırken, özellikle sürdürülebilirlik ve arz güvenliği konularının önümüzdeki dönemde belirleyici olacağı vurgulandı. Afyon, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesiyle bu sürecin önemli aktörlerinden biri olduğunu belirterek, yumurtanın erişilebilirliği ve yüksek besin değeriyle stratejik bir protein kaynağı olma özelliğini koruduğunu ifade etti. Ülkeler arası iş birliklerinin güçlendirilmesinin sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu belirten Afyon, Varşova’da kurulan temasların Antalya’da somut çıktılara dönüşmesinin hedeflendiğini dile getirdi.

OYAK Çimento’nun küresel başarısı Haber

OYAK Çimento’nun küresel başarısı

OYAK Çimento, Dünya çimento sektörünü küresel ölçekte temsil eden ve sürdürülebilir gelişimi destekleyen Dünya Çimento Birliği (WCA - World Cement Association) tarafından düzenlenen WCA Health & Safety Awards kapsamında, PROJE2425 ile en büyük ödüle layık görüldü. Çevresel sürdürülebilirlik alanındaki inovatif çözümleriyle öne çıkan OYAK Çimento ayrıca, “Future of Cement: CarbonLess” karbon azaltım projesi ile de “İklim Eylemi” kategorisinde “Özel Takdir” ödülünü de kazandı. Uluslararası arenada tescillenen bu başarısını yapay zeka destekli izleme sistemleri ve İZGEM programı gibi sektöre yön veren dijital İSG uygulamalarıyla pekiştiren OYAK Çimento, insana değer veren yönetim anlayışını teknoloji odaklı yatırımlarıyla birleştirerek iş ve çalışan sağlığını önceliklendiren projelerle ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla sektöre öncülük etme misyonunu sürdürüyor. TCC Group Holdings çatısı altında, dünya devleri arasında yer alan şirket; dijitalleşme ve güçlü bir güvenlik kültürü üzerine inşa ettiği stratejisiyle, operasyonel süreçlerinde "sıfır iş kazası" hedefine doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Ayrıca Aslan Çimento Fabrikası’nda hayata geçirilen “Future of Cement: CarbonLess” karbon azaltım projesi ile “Decarbonization via Alternative Fuels and SCMs” başlığında “İklim Eylemi” kategorisinde “Özel Takdir” ödülünü kazanarak çevresel sürdürülebilirlik alanındaki güçlü duruşunu da uluslararası ölçekte tescilledi. İZGEM Projesi: Sahada Güvenli Yol Arkadaşlığı Dönemi OYAK Çimento’nun İSG kültürünü sahada daha derin bir yapıya kavuşturmak amacıyla hayata geçirdiği İZGEM (İş Güvenliğinde Zihinsel Gelişim, Eğitim ve Mentorluk) projesi, 2026 yılı itibarıyla tüm fabrikalarda uygulama sürecine geçti. 96 Güvenlik Koçu ve 808 Güvenli Yol Arkadaşı’nın (Buddy) aktif katılımıyla yürütülen proje, güvenli davranışların karşılıklı gözlem ve geri bildirim yoluyla içselleştirilmesini sağlıyor. İZGEM ile sadece teknik önlemlerle yetinmeyen şirket, çalışanların birbirlerini gözlemleyerek olumlu davranışları pekiştirdiği ve riskli durumları tartışma yerine öğrenme ortamına dönüştürdüğü interaktif bir mentorluk sistemi kurmuş durumda. Yapay Zeka Destekli İzleme ve Dijital İSG Çözümleri Sektörde dijital dönüşümün öncüsü olan OYAK Çimento, yapay zekayı İSG süreçlerinin merkezine konumlandırıyor. "İSG Odak", "İSG Focus" ve "e-EKED" gibi projelerle güvenlik süreçleri manuel takipten çıkarılarak dijital ve otonom sistemlere devrediliyor. Özellikle e-EKED projesi, enerji kesme ve kilitleme prosedürlerini tamamen dijital ortama taşıyarak insan kaynaklı hataların önüne geçiyor. Şirketin teknoloji ortağı Fizix ile gerçekleştirdiği iş birliği ise sahadaki veri analitiğini bir üst seviyeye taşıyor. Bu kapsamda kullanılan yapay zeka destekli sistemler, olası riskleri önceden tahmin ederek proaktif bir güvenlik yönetimi sağlıyor. "Yapay Zekayı Otonom Karar Destek Mekanizması Haline Getiriyoruz" İş sağlığı ve güvenliğini bir zorunluluktan ziyade yaşam biçimi olarak gördüklerini belirten OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, şirketin vizyonunu şu sözlerle özetledi: “CIMPOR-OYAK Çimento olarak 'Sıfır atık, sıfır kirlilik, sıfır emisyon' vizyonuyla hareket ediyor, dijitalleşme ve yapay zekâ destekli yönetim sistemleriyle operasyonel verimliliğimizi artırıyoruz. İSG süreçlerimizde dijital dönüşümü sağlayan 'İSG Odak', 'İSG Focus' ve 'e-EKED' gibi projelerimizin yanı sıra, Dünya Çimento Birliği (WCA) tarafından İSG ve İklim Eylemi alanlarında layık görüldüğümüz küresel ödüllerle bu başarımızı uluslararası seviyeye taşıyoruz. Stratejik yol haritamız doğrultusunda, yapay zekayı sadece bir izleme aracı değil, tüm fabrikalarımızda otonom bir karar destek mekanizması haline getiriyoruz. Fizix ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği gibi somut adımlarla İSG süreçlerimizi de dijitalleştirirken, bu küresel başarıları tüm operasyon ağımıza yaygınlaştırarak karbon emisyonlarını azaltmayı ve operasyonel mükemmelliği daha da geliştirmeyi hedefliyoruz." Sektör Standartlarını Aşan Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları OYAK Çimento, yasal gerekliliklerin çok ötesinde bir eğitim programı uygulayarak çalışanlarının gelişimini destekliyor. Yüz yüze uygulanan interaktif eğitimler, sahadaki gerçek risk senaryolarıyla zenginleştiriliyor. Şirket, ÇEİS tarafından düzenlenen "İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri"nde; "İş Güvenliğine Değer Katanlar", "Sağlığa Değer Katanlar" ve "İSG’ye Liderlik Yapanlar" kategorilerinde aldığı birinciliklerle bu alandaki başarısını taçlandırmaya devam ediyor.

Franklin Electric İzmir Torbalı’daki yeni Fabrikasını açtı Haber

Franklin Electric İzmir Torbalı’daki yeni Fabrikasını açtı

Franklin Electric, İzmir Torbalı’da kurulan yeni fabrikasının resmi açılışını gerçekleştirdi. 5 milyon Euro yatırımla 14 bin 600 metrekare alana kurulan yeni fabrika, Franklin Electric’in üretim kapasitesini artırmanın yanı sıra, bölgesel lojistik gücünü ve operasyonel verimliliğini de ileri bir seviyeye taşıyacak. Çevre dostu tasarımı, ileri üretim teknolojileri ve sürdürülebilirlik odaklı yapısıyla dikkat çeken tesisin aynı zamanda istihdama katkı sağlaması ve bölge ekonomisine uzun vadeli değer yaratması bekleniyor. Franklin Electric fabrika açılış töreni; Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, DİSK Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, Franklin Electric Global Operasyonlar Yönetim Kurulu Başkanı Brent Spikes, Franklin Electric EMEA Satış Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Apaydın, Franklin Electric EMEA Üretim Operasyonları Direktörü Görkem Aydonat, Franklin Electric çalışanları ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Franklin Electric EMEA Satış Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Apaydın, açılışta gerçekleştirdiği konuşmasında şunları söyledi: “1944 yılında ABD’de kurulan Franklin Electric, başlangıçta bir motor üreticisi olarak faaliyetlerine başlamış, bugün ise başta dalgıç pompalar ve motorlar olmak üzere su sistemleri, enerji ve endüstriyel çözümler alanında küresel bir lider konumuna ulaşmıştır. “Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz” Franklin Electric olarak, dünya genelindeki üretim tesislerimiz ve satış organizasyonumuzla geniş bir coğrafyaya hizmet sunuyoruz. Türkiye, bizim için stratejik öneme sahip pazarlar arasında yer alıyor. Gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla hem üretim gücümüzü artırmayı hem de Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirmeyi hedefliyoruz. Faaliyetlerimizi uzun vadeli bir perspektifle ele alıyor, yerel pazara değer katarken global büyüme hedeflerimize de katkı sağlamayı amaçlıyoruz.” 2011 yılında İMPO Motor Pompa’nın gruba katılmasıyla Franklin Electric’in Türkiye yapılanmasının önemli ölçüde güçlendiğini belirten Apaydın, 2018 itibarıyla İMPO’nun tamamen Franklin Electric bünyesine dahil olmasıyla daha güçlü bir organizasyon yapısı ve daha yüksek hedeflerle yola devam ettiklerini ifade etti. Apaydın sözlerine şöyle devam etti: “İzmir Torbalı’da bulunan iki fabrikamız, 400 kişilik uzman kadromuz, güçlü Ar-Ge’miz ve gelişmiş üretim altyapımızla 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek küresel ölçekte değer üretiyoruz. Franklin Electric’in mühendislik gücü ve global bilgi birikimiyle desteklenen bu yapı, hem ürün kalitesinin iyileştirilmesine hem de yenilikçi çözümlerin hayata geçirilmesine olanak tanıyor.” Franklin Electric EMEA Üretim Operasyonları Direktörü Görkem Aydonat ise konuşmasında şunları kaydetti: “Bugün yalnızca yeni bir tesisin açılışını değil, aynı zamanda büyüme, yenilik ve güçlü iş birlikleriyle şekillenen yeni bir dönemin başlangıcını da hep birlikte kutluyoruz. Bu büyüme yolculuğunun temelleri, 1969 yılında İzmir’de İMPO Motor Pompa tarafından atıldı. Kuruluş yıllarında özellikle Batı Anadolu’daki tarımsal sulama ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi hedefleyen İmpo, zaman içerisinde tarımsal alanla sınırlı kalmayarak dalgıç motor ve dalgıç pompa teknolojilerine odaklanmış, ürün gamını sürekli genişletmiştir. Bugün 4 ila 10 inç arasında 350’den fazla dalgıç pompa tipi ve 0,5 HP’den 250 HP’ye kadar dalgıç motor üretimiyle, Türkiye’nin sektöründeki en kapsamlı üreticilerinden biri konumundadır. “Geleceğe yatırım yaparak büyümemizi sürdürüyoruz” İMPO Motor Pompa’nın 2018 yılında Franklin Electric bünyesine katılmasıyla birlikte, şirketin global entegrasyon süreci hız kazanmış; üretim gücü, mühendislik kapasitesi ve uluslararası rekabet yetkinliği daha da güçlenmiştir. Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca mevcut kapasitemizi korumakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğe yatırım yaparak büyümemizi sürdürüyoruz. Kalite ve Ar-Ge yatırımları da İMPO’nun büyüme sürecindeki en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde markamızın “güvenilir yerli üretici” algısını güçlendirmiş; hem yurt içinde hem de yurt dışında tercih edilen bir marka haline gelmesine olanak sağlamıştır” dedi.

Yıldız Demir Çelik küresel arenadaki yerini güçlendirdi Haber

Yıldız Demir Çelik küresel arenadaki yerini güçlendirdi

Sektörün küresel ölçekte en önemli ticaret fuarlarından biri olan Tube & Wire, bu yıl 13–17 Nisan tarihleri arasında Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlendi. Yıldızlar Yatırım Holding iştiraki Yıldız Demir Çelik, fuarda EPD belgeli (Environmental Product Declaration-Çevresel Ürün Beyanı) asitlenmiş, soğuk haddelenmiş, galvanizli ve boyalı ürün gruplarını sektör profesyonelleriyle buluşturarak uluslararası iş birliklerini geliştirmeye yönelik önemli temaslarda bulundu. Şirket, fuarda Çelik Servis Merkezi, akredite laboratuvar ve dijital hizmetlerle desteklenen yaklaşımını paydaşlarının bilgisine sundu. Bu bütünsel yapı, uçtan uca müşteri deneyimi odağında kurgulanıyor. Türkiye’de sektöründe ilk ve tek olan müşteri deneyimi organizasyonuyla şirket; üretimden satışa, teknik hizmetlerden lojistiğe uzanan tüm süreçleri aynı anlayışla yönetiyor. Bu yaklaşımı kesintisiz bir değer zinciri olarak ele alan şirket, uluslararası pazarlarda güvenilir ve uzun vadeli bir iş ortağı olma hedefinin altının çizdi. “Müşteri deneyimini iş yapış biçimimizin merkezine alıyoruz” Müşteri deneyimini yalnızca bir destek fonksiyonu değil, tüm operasyonların merkezinde konumlanan stratejik bir yaklaşım olarak ele aldıklarını belirten Yıldız Demir Çelik Genel Müdürü Selçuk Yılmaz, “Bugün müşteri deneyimi; üretimden satışa, Müşteri Teknik Hizmetler’den lojistiğe, kalite ve bakım ekiplerinden pazarlama, insan kaynakları, finans ve satın almaya kadar tüm temas noktalarında belirleyici bir rol oynuyor. Biz de süreçlerimizi bu anlayışla, uçtan uca ve kesintisiz bir yapı içinde yönetiyoruz. Tube & Wire Fuarı’nda bu yaklaşımımızı iş ortaklarımızla buluşturarak, uzun vadeli iş birliklerimizi daha da güçlendirme fırsatı bulduk. Bu fuar, yalnızca ürünlerimizi tanıttığımız bir platform değil; aynı zamanda çalışma biçimimizi ve önceliklerimizi ortaya koyduğumuz önemli bir buluşma noktası oldu. Sürdürülebilirlik ve şeffaflık beklentilerinin giderek arttığı bir dönemde, EPD belgeli ürünlerimiz çevresel performans kriterleri açısından uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzü destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Yıldız Demir Çelik olarak önümüzdeki dönemde de ‘Her adımda sorumlu üretim, her adımda önce insan ve her adımda gelecek’ yaklaşımıyla uzun vadeli değer yaratmaya ve güvenilir bir iş ortağı olmayı sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.