SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su Kaynakları

Ekometre - Su Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Borusan EnBW Enerji’den örnek döngüsel ekonomi modeli Haber

Borusan EnBW Enerji’den örnek döngüsel ekonomi modeli

"Doğal Otlatma Yoluyla Sosyal Katkı ve Karbon Azaltım Projesi" ile güneş panel bakım süreçlerinde doğa temelli çözümler kullanılırken, yerel ekonomiye de katkı sağlandı Değer yaratan bu proje sadece çevreyi korumakla kalmıyor, aynı zamanda yerel ekonomiye de katkı sağlıyor. Borusan Holding ve Energie Baden-Württemberg AG’nin (EnBW) ortak girişimi Borusan EnBW Enerji, %100 yenilenebilir enerji üretiminin yanı sıra faaliyet gösterdiği sahalarda doğa pozitif uygulamalar geliştirerek çevresel ve sosyal fayda yaratmaya devam ediyor. Bu kapsamda Çanakkale’de Çan ve Merkez ilçelerinde bulunan ülkemizin en büyük RES-GES hibrit tesisi olan Saros Rüzgar ve Güneş Enerjisi Santrali çalışanları tarafından hayata geçirilen “Güneş Enerjisi Sahalarında Doğal Otlatma Yoluyla Sosyal Katkı ve Karbon Azaltım Projesi”, panel verimliliğini korumak için sahalarda yapılması gereken düzenli ot temizliği ve kontrolü için sürdürülebilir bir model sunuyor. Geleneksel yöntemlerde ot kontrolü, fosil yakıtlı ekipmanlar veya kimyasal herbisitler kullanılarak gerçekleştiriliyor. Bu yöntemler karbon salımı, maliyet artışı ve çevresel etkiler gibi çeşitli sorunlar doğurabiliyor. Projenin geliştirdiği doğa temelli yaklaşımla, güneş enerjisi sahasında kimyasallar kullanılarak yapılan ot mücadelesi yerine kısmi bir mekanik biçmeye ek olarak kontrollü koyun ve kuzu otlatma yöntemi uygulanmaya başlandı. Döngüsel ekonomi modeli: Doğal otlatma yöntemi sayesinde, sahadaki otlar doğal yollarla temizlenerek güneş panellerinin verimini olumsuz etkileyebilecek yoğun bitki örtüsü kontrol altına alındı, panellerin performansı korundu. Aynı zamanda yaz aylarında kuru ot birikiminin engellenmesiyle yangın riski azaltıldı ve iş güvenliği de sağlanmış oldu. Sadece hayvan otlatmaya uygun olmayan dikenli otların bulunduğu bölgede biçme ekipmanı kullanıldığı için saha bakım süreçlerinden kaynaklanan karbon emisyonları azaltıldı. Saros Rüzgar ve Güneş Enerji Santrali’nin, işletmeye geçmesinden bu yana otla mücadele için hiçbir kimyasal kullanılmadı. Böylece, toprak biyolojik çeşitliliğinin ve su kaynaklarının korunmasına katkı sağladı. Projenin sosyal ve ekonomik katkıları da öne çıkıyor Proje, çevresel hassasiyetleri gözetirken aynı zamanda bölgedeki besiciler için sosyal ve ekonomik fayda yaratıyor. Yerel besicilerle kurulan iş birliği sayesinde kırsal ekonomiye doğrudan katkı sağlanıyor. Doğal yırtıcılardan korunan sürüler güvenli bir ortamda otlarken, besiciler de diğer günlük işlerini yapabilme fırsatı yakalıyor. Besiciler, yem maliyetleri azalırken, yaptıkları tasarruf sonucu sürülerini genişletme imkanı da buluyor. Ayrıca, alımına destek olunan yün kırkma makineleri ile bölge hayvancılığına katkı sunuldu. Bölgede besiciliği yapılan küçükbaş hayvan sayısı 5 misline çıktı. Proje uygulamasının ilk 6 ayında ciddi boyutta ot kaynağı doğal yollarla değerlendirilirken, bölgedeki yetiştiricilerin yem maliyetlerinde büyük bir tasarruf sağlandı. Saros Rüzgar ve Güneş Enerji Santralinde uygulama sayesinde dış kaynaklı bakım faaliyetlerine kıyasla önemli bir ekonomik fayda elde edildi. Güvenli ve sürdürülebilir bir model Uygulama kapsamında hayvanların güvenliği ve konforu için tüm detaylar düşünüldü. Trafo merkezleri ve kablo kanalları fiziksel bariyerlerle çevrilerek riskler ortadan kaldırıldı, saha içerisine hayvanlar için su kaynakları ve gölgelik alanlar oluşturuldu. Borusan EnBW Enerji, bu uygulamayla yenilenebilir enerji üretimi ile tarımsal faaliyetlerin uyum içinde yürütüldüğü yeni bir örnek gösterirken, döngüsel ekonomi yaklaşımını da sahaya taşımış oldu. Şirket, elde edilen sonuçlar doğrultusunda doğal otlatma modelini farklı sahalarda yaygınlaştırmayı ve sürdürülebilir arazi yönetimi uygulamalarını geliştirmeyi hedefliyor. Borusan Grubu’nun "İklim, İnsan ve İnovasyon" odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımını tüm süreçlerinde uygulayan Borusan EnBW Enerji, bu projeyle hem karbon ayak izini azaltan hem de yerel ekonomiyi güçlendiren örnek bir model sunuyor.

Türkiye ambalajlı su pazarı büyüklüğü 11 milyar litreyi aştı Haber

Türkiye ambalajlı su pazarı büyüklüğü 11 milyar litreyi aştı

Bu kapsamda sektörün önemli oyuncuları arasında yer alan Badem Pınarı Doğal Kaynak Suyu 2026-2027 stratejisi kapsamında yaklaşık 50 milyon euro yatırım yapmayı planlıyor. Yıllık yaklaşık 30 milyon kolilik üretim kapasitesi ve 300’ü aşkın çalışanı ile faaliyetlerini sürdüren Badem Pınarı Doğal Kaynak Suyu, büyüme stratejisini kısa vadeli satış artışlarından ziyade üretim altyapısının güçlendirilmesi, operasyonel verimlilik ve bölgesel erişimin artırılması üzerine kurguluyor. Türkiye genelinde tamamı şirkete ait lojistik altyapısıyla dağıtım gerçekleştiren marka, tedarik zincirinin tüm aşamalarını doğrudan yöneterek sahadaki operasyonel hâkimiyetini artırıyor. Bu yapı sayesinde maliyet yönetiminde esneklik sağlanırken, özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde erişim kapasitesini güçlendiren bölgesel yatırımlar öne çıkıyor. 16 yıldır doğal kaynak suyu üretimi gerçekleştiren Badem Pınarı, büyüme yaklaşımını hacim odaklı değil; verimlilik artışı, kapasite kullanımının optimize edilmesi ve uzun vadeli iş birliklerinin geliştirilmesi odağında şekillendiriyor. Bu doğrultuda şirket, önümüzdeki dönemde devreye almayı planladığı yeni üretim hattı ve tesis yatırımlarıyla üretim süreçlerini daha verimli bir yapıya taşımayı hedefliyor. Uluslararası pazarlarda ise agresif hacim artışı yerine kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme modeli benimseyen Badem Pınarı, sınırlı ancak stratejik ihracat yapılanmasıyla döviz bazlı gelir dengesini istikrarlı biçimde güçlendirmeyi amaçlıyor. Yıllık ortalama 30 milyon koli üretim kapasitesine sahibiz Badem Pınarı Su Yönetim Kurulu Üyesi ve Satış Direktörü Kaan Badem, şirketin büyüme yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde: “Doğal kaynak suyu sektöründe sürdürülebilir büyümenin temelinde üretim gücü, tedarik sürekliliği ve sahadaki operasyonel hâkimiyet yer alıyor. Yıllık ortalama 30 milyon kolilik üretim kapasitemiz ve 300’ü aşkın çalışanımızla faaliyetlerimizi yalnızca hacim artışı perspektifiyle değil, verimlilik ve maliyet optimizasyonu odağında yürütüyoruz. Tamamı şirketimize ait lojistik altyapımız sayesinde dağıtım süreçlerini doğrudan yönetiyor, tedarik zinciri kontrolünü kendi bünyemizde tutuyoruz. Bu yapı, hem maliyet yönetiminde esneklik sağlıyor hem de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi stratejik bölgelerde daha hızlı ve etkin hareket etmemize imkân tanıyor. Önümüzdeki dönemde devreye almayı planladığımız yeni üretim hattı ve tesis yatırımlarıyla kapasite kullanım oranımızı daha verimli bir noktaya taşımayı, üretim çeşitliliğini artırırken birim maliyetleri optimize etmeyi hedefliyoruz. Uluslararası pazarlarda ise agresif büyüme yerine kontrollü ilerlemeyi tercih ediyoruz. Bizim için asıl büyüme; finansal istikrarı, üretim gücünü ve operasyonel sürekliliği aynı anda koruyabildiğimiz noktada anlam kazanıyor.” açıklamalarında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.