SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Medya

Ekometre - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TBV 2026 Genel Kurul Toplantısı gerçekleşti Haber

TBV 2026 Genel Kurul Toplantısı gerçekleşti

Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) 2026 Olağan Genel Kurul Toplantısı, Eczacıbaşı Holding ev sahipliğinde düzenlendi. Toplantıda, vakfın 2025 Faaliyet Raporu paylaşıldı, güncel projeler, önümüzdeki dönem hedefleri ve stratejik yol haritası detaylı şekilde ele alındı. Üyelerin katkılarıyla 2026 hedefleri, görüş ve öneriler değerlendirildi. TBV Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye Bilişim Vakfı olarak geçen sene vakfımızın 30’uncu yılını kutladık. Bu vakfın ömrü, internet çağının ömrüyle neredeyse bire bir örtüşüyor. Bugün Türkiye’de bireylerin yüzde 91’i internet kullanıyor. Genç kuşak teknolojiyi hayatın doğal bir parçası olarak içselleştirirken, deneyimli kuşak sistemi yöneten aktörler konumunda. Bu durum, kuşaklar arası dengelerin önemini gösteriyor” dedi. Eczacıbaşı, iklim krizi, gelir eşitsizliği ve kuşaklar arası gerilimin birbirinden ayrı sorunlar olmadığını, hepsinin aynı sistemik krizin farklı yüzleri olduğunu vurguladı: “700 yıllık bir teknolojik birikimin benzeri son 30 yıla sığdı. İnternet, sosyal medya, akıllı telefonlar, blokzincir, büyük dil modelleri, otonom robotlar… Hepsi 30 yıl içinde toplumun her katmanına nüfuz etti. Biz zaten TBV’yi tam da bunun için kurmuştuk. 30 yıl önce bir paradigmanın başlangıcındaydık, adım adım, hem de her biri birbirinden daha büyük adımlarla bilmediklerimizi bilmediğimiz bir geleceğe doğru hareket ediyoruz” diye konuştu. “Teknolojiye ‘iyilik için bir kaldıraç’ olarak bakıyoruz” Teknolojiye “iyilik için bir kaldıraç” olarak baktıklarını dile getiren Faruk Eczacıbaşı, “Sürdürülebilirlik, bu yeni paradigmanın temel taşı olmalı. Geçmişin endüstri dönemi paradigmasının dışında yeni vizyonları önceliklendirmek zorundayız. Sınırlı kaynaklarıyla uzayda tek başına dolanan bu gezegenin —Carl Sagan’ın deyimiyle o ‘Soluk Mavi Nokta’nın— gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde ulaşması hepimizin sorumluluğu. Yapay zekâ, hukuk, yönetişim, eğitim ve ekonomi alanlarında yeni modeller gerektiriyor. Ama bu kuralları yazarken pusulamız şu olmalı: Teknoloji hem bireyin yaşama dair umudunu koruyacak hem de gezegenin sınırlarına saygılı olacak. Bu vizyonu sadece Türkiye ölçeğinde değil, küresel ölçekte de hayata geçirmek istiyoruz. Önümüzdeki yıla yönelik en önemli hedefimiz artık gerçekten kurumlaşmış, insana bağlı değil, gerçekten vizyona bağlı bir TBV’nin altyapısını gelecek seneki Genel Kurul’umuza hazırlamaktır.” Eczacıbaşı, destekçilere de teşekkür ederek, özellikle Paribu’nun vakfın vizyonunu hayata geçirmedeki katkısına dikkat çekti ve vakfın gücünün bağlantılar ve ortak akıldan geldiğini vurguladı.

Bedelli askerlik zammı mecliste Haber

Bedelli askerlik zammı mecliste

Meclis’te ele alınacak düzenlemeler, hem ekonomik hem de sosyal hayatı doğrudan etkileyecek. Aynı zamanda doğum izni ve sosyal medya kullanımına yönelik yeni kurallar da komisyon aşamasında görüşülmeye devam edecek. Bedelli askerlik ücreti artıyor Genel Kurul’da görüşülecek teklife göre bedelli askerlik ücreti 333 bin liradan 417 bin liraya yükseltilecek. Aynı teklif kapsamında deprem konut ve işyerlerine ilişkin borçlandırma bedellerinin yıl sonuna kadar peşin ödenmesi halinde önemli indirimler uygulanacak. Kripto varlıklara vergi düzenlemesi Yeni düzenlemeyle kripto varlık işlemlerinden elde edilen kazançlara vergi getiriliyor. Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi platformlarda yapılan işlemlerden elde edilen gelirler üzerinden, platformlar aracılığıyla üçer aylık dönemler halinde yüzde 10 oranında vergi kesintisi yapılacak. Ayrıca kripto varlık satış ve transfer işlemlerinden on binde 3 oranında vergi alınacak. Değerli taşlara ötv geliyor Teklif kapsamında pırlanta, elmas ve inci gibi değerli taşlardan yüzde 20 oranında ÖTV alınması öngörülüyor. Doğum izni ve sosyal medya düzenlemesi Komisyonda görüşülen bir diğer torba teklif ile kadınların doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılması planlanıyor. Ayrıca sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaş altındaki kullanıcılara hizmet sunmaması ve oyun dağıtıcılarının Türkiye’de temsilci bulundurmasının zorunlu hale getirilmesi de düzenleme kapsamında yer alıyor.

İran askeri sözcüsü: Savaşı siz başlattınız nasıl biteceğine biz karar veririz Haber

İran askeri sözcüsü: Savaşı siz başlattınız nasıl biteceğine biz karar veririz

İran askeri sözcüsü İbrahim Zolfaghari, devam eden çatışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, "Savaşı siz başlattınız ancak ne kadar süreceğine ve nasıl biteceğine biz karar vereceğiz. Biz bitireceğiz." ifadesini kullandı. İran askeri sözcüsü İbrahim Zolfaghari, ABD Başkanı Donald Trump'a hitaben yaptığı açıklamada, savaşın sonunun sosyal medya üzerinden değil, savaş alanında tayin edileceğini belirtti. "Bölge komşularımızla savaşta değiliz" Zolfaghari tarafından yapılan yeni açıklamada, bölgedeki komşu ülkelere seslenilerek İran'ın meşru müdafaa hakkı ve egemenliğini koruma kararlılığı vurgulandı. Sözcü, bölgedeki ABD askeri üslerinden gelebilecek her türlü saldırıya karşı uyarıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Savaşı siz başlattınız ancak ne kadar süreceğine ve nasıl biteceğine biz karar vereceğiz. Biz bitireceğiz." İran Cumhurbaşkanı Pezekişyan ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri de benzer bir tutum sergileyerek, İran'ın komşularıyla savaş halinde olmadığını, yalnızca İran topraklarını hedef almak için kullanılan bölgedeki ABD askeri üslerini hedef aldıklarını yineledi. Enerji altyapısına yönelik misilleme uyarısı Zolfaghari, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir diğer uyarıda ise İran'ın enerji altyapısına veya limanlarına yapılacak en ufak bir saldırının, bölgedeki tüm petrol ve gaz tesislerini ateşe vereceğini belirtmişti. Tahran yönetimi, ABD ve müttefiklerinin çıkarlarının bulunduğu rafinerilerin ve ihracat terminallerinin İran için meşru hedef olduğunu duyurdu.

15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor Haber

15 yaş altına sosyal medya yasağı geliyor

Göktaş, düzenlemeyle etkili filtreleme sistemlerinin kurulmasının da öngörüldüğünü belirtti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşından küçük çocuklara hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini ve etkili filtreleme sistemleri kurulmasını öngören yasal düzenleme taslağının ay sonunda TBMM ilgili komisyonuna sunulacağını açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesi çalışmalarına ilişkin soru üzerine Göktaş, bu yasal düzenlemeyle sosyal medya platformlarına özellikle sorumluluk yüklemeyi hedeflediklerini vurgulayarak, sosyal ağ sağlayıcılarına 15 yaşından küçük çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunmama ve hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini, çocuklar zararlı içeriklere maruz kalmadan etkili filtreleme sistemlerinin kurulmasını önerdiklerini ifade etti. Birçok ülkenin, çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için tedbirler aldığını, Avustralya’nın 16 yaş altı çocuklara sosyal medya erişimini yasakladığını hatırlatan Göktaş, şunları kaydetti; Sosyal medya platformlarının çocuklarımızı ticari bir meta olarak kullanmasına izin vermememiz lazım. Bu duruma seyirci kalamayız. Biz 1,5 senedir bu konuya çalışıyoruz. Uzmanlar, akademisyenler, sosyal medya platformları, sivil toplum kuruluşları ve en önemlisi aileler ve bizzat çocuklarımız ile bu konuda çalışmalar yürüttük. 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini de içeren torba yasa taslağımızı bu ay sonunda Meclis’te ilgili komisyona sevk ediyoruz. "Çocuklarımızı korumak en önemli önceliğimizdir" Sosyal medyanın çocuklarda çok yoğun bir depresyon, anksiyete ve davranış bozukluğuna yol açtığını kaydeden Göktaş, “Çetelerin çocuklara bazı sosyal medya platformları üzerinden ulaşarak onları suça sürüklediğini biliyoruz. Dolayısıyla bu düzenleme çocuk koruma kalkanının bir parçası olarak görülebilir. Çocuklarımız dijital mecraların sunduğu imkanlardan yararlanırken, onların zihnini, ruhunu korumakla mükellefiz. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı her türlü risk ve tehditten, zararlı içeriklerden korumak en önemli önceliğimizdir.” dedi. Çocukların dijital güvenliğini desteklemek üzere Çocuklar Güvende web sitesini ve mobil uygulamasını geçtiğimiz ay kullanıma açtıklarını bildiren Göktaş, "Bu platformla, çocuklara ve ailelerine güvenli içerik ve rehberlik hizmetlerini tek çatı altında sunuyoruz. Uygulama üzerinden acil durumlarda tek tuşla yardım çağrısı yapılabiliyor. Ayrıca DUY ihbar platformuyla, çocuklar için güvenli bir dijital alan oluşturuyoruz. Sosyal Medya Çalışma Grubumuzla ise 7/24 takip ettiğimiz zararlı içerikleri tespit ediyor ve gerekli müdahaleleri anında yapıyoruz. Bu çerçevede 2 bin 904 içeriğe doğrudan müdahale ettik. İçeriği görüyoruz. Mahkemeye gidiyoruz. Mahkeme değerlendirdikten sonra BTK erişim engeli getiriyor. Ama biz istiyoruz ki sosyal medya platformları proaktif bir şekilde bunları yapsın." ifadelerini kullandı.

Sosyal medya erişim sorunlarında markalara kritik tavsiyeler Haber

Sosyal medya erişim sorunlarında markalara kritik tavsiyeler

Türkiye’de dönemsel olarak uygulanan sosyal medya kısıtlamaları hem bireysel kullanıcıları hem de markaları doğrudan etkilediğini belirten Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, “Özellikle belirli sektörlerde günlük 5 milyon TL’ye yakın yurt içi ve yurt dışı hedefli sosyal medya reklam harcaması yapılıyor. Dijital pazarlama ve iletişim stratejilerini büyük ölçüde sosyal medya kanallarına dayandıran markalar için kısıtlamalar büyük ticari zararlara yol açıyor. Ancak markalar bu gibi durumlarda doğru adımları atarak kriz yönetimini başarıyla gerçekleştirebilirler” dedi. Sosyal medya erişiminde kısıtlamalar yaşandığında kullanıcılar genellikle VPN gibi alternatif çözümlerle platformlara erişmeye çalışıyor. Yasin Kaplan, bu duruma dikkat çekerek, “VPN kullanıldığında kullanıcı farklı bir ülkeden giriş yapmış gibi görünüyor. Ancak markalar hedeflemelerini akıllı hedeflemelerle, yani makine öğrenimine odaklı hedeflemelerle değiştirir veya mevcut hedeflemelerini bu doğrultuda güncellerse, kullanıcılar farklı bir ülkeden giriş yapsa da aynı kitleye dahil oldukları için reklamları görmeye devam eder. Bu nedenle reklamları kısmak yerine optimize etmeyi denemek daha doğru bir yaklaşımdır. Reklamların ilgili hedef kitleye ulaşabilmesi için otomatik ve makine öğrenimi odaklı hedefleme yöntemlerine odaklanılmalıdır. Böylece reklam bütçesi tamamen kesilmeden, erişilebilir kitlenin maksimum düzeye çıkarılması sağlanabilir. Bunun yanı sıra, kullanılan mesajlar ve reklam görselleri, o günün krizini veya gündemdeki bir konuyu çağrıştıracak unsurlar içermemelidir. Taraf olmadan, markanın imajını zedelemeden doğru bir iletişim stratejisi sürdürmek önemlidir. Ayrıca, ticari faaliyetleri tek bir kanal üzerinden yürütmek doğru bir yaklaşım değildir. Özellikle butik markalar için tek kanallı satış sistemi, herhangi bir hesap kapanması veya kısıtlama durumunda tüm ticari faaliyetlerin durmasına neden olabilir. Bu yüzden mümkünse çift kanallı satış stratejileri geliştirilmelidir. Ayrıca markalar kendi bloglarını, e-posta bültenleri, uygulamalarını ve erişime kapanmayacak diğer platformları da daha aktif kullanmalıdır” dedi. Kriz Dönemlerinde Doğru Hedefleme ve Alternatif Pazarlama Hayati Önem Taşıyor Reklam çalışmalarına bakıldığında, Türkiye’de dijital reklamcılığa günlük milyonlarca liralık bütçeler ayrıldığını söyleyen Kaplan, “Facebook, Instagram ve YouTube gibi platformlara yönelik kısıtlamalar getirildiğinde, bu mecralarda gösterilecek reklamlar kullanıcılara ulaşamayacağından bütçelerin boşa harcanması riski ortaya çıkabilir. Bu tür durumlarda alternatif pazarlama kanalları daha da önem kazanmaktadır. Markalar, haber siteleri, erişime açık kalan sosyal medya platformları ve açık hava reklamcılığı gibi mecralara yönelerek bilinirlik çalışmalarını sürdürebilirler. Görsel display reklamlar ve video içerikler, sosyal medya erişiminin kısıtlandığı dönemlerde marka bilinirliğini artırmak için kullanılabilecek yöntemlerden biridir. Hedefleme yöntemleri, alternatif dijital kanallar ve bilinçli mesaj stratejileriyle kriz anlarını fırsata çevirmek mümkündür. Gerçek zamanlı pazarlama (real-time marketing), kriz anlarında bir fırsat gibi görünebilir. Ancak konu toplumun hassasiyetlerini içeren bir mesele olduğunda, bu tür stratejiler büyük riskler taşıyabilir. Toplumsal tepkilere yol açabilecek paylaşımlar yerine, bilinçli ve dengeli bir içerik planlaması yapılması büyük önem taşımaktadır” açıklamasında bulundu.

Sosyal medya için düzenleme geliyor Haber

Sosyal medya için düzenleme geliyor

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, (BTK) “Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği”nde değişiklik yapmaya yönelik hazırladığı yönetmelik taslağını, internet sitesinde tartışmaya açtı. Duyuruya göre, 28 Nisan'a kadar görüş bildirilmesi gerekiyor. Taslağın 3. maddesi ile mevcut yönetmeliğin 25. maddesine yeni bir fıkra eklenmesi öngörülüyor. Şirket açmazlarsa ne olacak? Yönetmeliğe eklenen madeye göre, kurum, "Millî güvenlik, kamu düzeni, kamu sağlığı ve benzeri kamu yararı gerekleri çerçevesinde, yetkilendirmeye tabi olup olmadığına bakılmaksızın şebekeler üstü hizmet sağlayıcıların ilgili uygulama veya internet sitesine erişimin doğrudan engellenmesine karar verebilir.” Taslağa göre, sosyal medya platformları, Türkiye'de şirket kurmak zorunda olacak. Eklenmek istenen maddede,  "Şebekeler üstü hizmet sağlayıcılar, faaliyetlerini Türkiye’de kurdukları anonim şirket ya da limited şirket statüsündeki tam yetkili temsilcileri vasıtası ile Kurumca yapılacak yetkilendirmeçerçevesinde yürütürler. Bu kapsamda, yurtdışında yerleşik bir şirketin Türkiye’de hizmet sunmak üzere yetkilendirilmek amacıyla kuracağı şirketin paylarının tamamının söz konusu şirkete ait olması gerekir." denildi. Hazırlanan taslağa göre, bu platformlar, bir dizi yeni düzenlemeye tabi olacak. Taslakta, bu şirketler için, "Tüketicinin korunması, rekabetin tesisi ve korunması, şebeke ve bilgi güvenliği, kişisel verilerin korunması, birlikte çalışabilirlik, sektörel verilerin ve güvenlik olaylarının Kuruma raporlanması ile kamu düzeni ve milli güvenliğe ilişkin hususlar gibi Kurumun Kanunlarla verilen görevlerini yerine getirmek amacıyla Kurumca yapılabilecek ilave düzenlemelere tabidir." denildi. Son tarih belirlendi Sosyal medya platformlarına, bu şartları yerine getirmeleri için 1 Ocak 2026'ya kadar süre tanınırken, şartları yerine getirmeyenlere, bant daratlma ve para cezazı uygulanracak. Taslakta, ceza maddesi olarak "Yetkilendirilmeksizin hizmet sunan şebekeler üstü hizmet sağlayıcılara, bir milyon Türk lirasından otuz milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilir. Söz konusu idari para cezasını süresinde ödemeyen ve Kurumca yapılacak bildirimden itibaren altı ay içerisinde yetkilendirme almayanların internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan beşine kadar daraltılmasına karar verilir." ifade yer aldı.

TikTok da kapatılacak mı? Haber

TikTok da kapatılacak mı?

Yayman, yaptığı açıklamada, TikTok'un Türkiye'deki varlığının önemli bir ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini belirtti. Instagram'a erişimin engellenmesinin ardından, iktidarın gündeminde şimdi de TikTok bulunuyor. "Milletimiz, Tiktok'un kapatılmasını istiyor" Cumhuriyet'in haberine göre Yayman, komisyonun TikTok'un kapatılması ya da erişim engeli getirilmesi konusunda herhangi bir tavır almadığını, bu kararın Bilgi Teknolojileri Kurumunun (BTK) yetkisinde olduğunu söyledi. Ancak Yayman, sokakta kendisiyle konuşan vatandaşların bu konuda yoğun isteklerde bulunduğunu aktararak, "Milletimiz, TikTok'un kapatılmasını istiyor." dedi. "TikTok şeytanın avukatlığını yapıyor" TikTok kullanmadığını ifade eden Yayman, sokakta karşılaştığı insanların kendisinden TikTok'u kapatmasını talep ettiğini belirtti. Yayman, TikTok'un topluma zarar verdiğini ve büyük bir nefret objesi haline dönüştüğünü ifade ederek, "TikTok maalesef şeytanın avukatlığını yapıyor." diye konuştu. Yayman, TikTok'ta yapılan paylaşım ve içeriklerin toplumun değerlerinden uzaklaştığını ve bunları kabul etmenin mümkün olmadığını vurguladı. "Evrensel değerlerden kopuş" Hüseyin Yayman, TikTok'ta yer alan birçok paylaşımın gerçeklikten kopuk ve tuhaf olduğunu ifade ederek, bu tür içerikleri onaylamanın mümkün olmadığını belirtti. Kendisine göre TikTok, evrensel değerlerden ve yerli, milli değerlerden ciddi bir kopuşa neden oluyor. Yayman, TikTok'un Türkiye temsilcilerine çağrıda bulunarak, platformun topluluk kurallarına ve Türkiye'nin ahlaki değerlerine uygun bir yayın politikası benimsemesi gerektiğini söyledi. Milletin ve sosyal çevrenin TikTok'un kapatılması yönünde ciddi talepleri olduğunu vurgulayan Yayman, bu taleplere karşı siyaset yapmanın önemine değindi. Yayman, "Bu paylaşımları asla onaylamıyorum ve muhakkak TikTok'un topluluk kuralları başta olmak üzere Türkiye'nin moral değerlerine, ahlak değerlerine, geleneklerine uygun bir yayın politikası içerisinde olmasını bekliyorum." dedi. Yayman'ın bu açıklamaları, sosyal medya platformları ve dijital medya düzenlemeleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirecek gibi görünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.