SON DAKİKA
Hava Durumu

#Resmi Gazete

Ekometre - Resmi Gazete haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Resmi Gazete haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TCMB döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem başladı Haber

TCMB döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem başladı

Yeni düzenlemeyle firmalar destekten katma değerleri oranında yararlanacak, "döviz almama taahhüdü" kaldırılarak yerine döviz pozisyonu sınırı getirilecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), rezerv birikimini desteklemek amacıyla uygulanan döviz dönüşüm desteğinde kapsamlı değişikliklere gitti. Resmi Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle birlikte firmaların destekten yararlanma şartları yeniden şekillendirilirken, katma değer esaslı yeni bir model hayata geçirildi. Yeni düzenlemeye göre firmalar, ürettikleri katma değer doğrultusunda döviz dönüşüm desteğinden faydalanabilecek. Katma değer hesabında şirketlerin kârlılığı ve iş gücü maliyetleri dikkate alınacak. Böylece üretim ve istihdam odaklı firmaların destek mekanizmasından daha etkin yararlanması hedefleniyor. Düzenleme kapsamında aracı ihracatçılar da yeni bir uygulamaya dahil edildi. Katma değere dayalı limitlerini dolduran aracı ihracatçılar, katma değeri yüksek tedarikçileri adına döviz dönüşüm işlemi gerçekleştirebilecek. Bu durumda destek ödemesi doğrudan tedarikçi firmanın hesabına aktarılacak. Döviz almama taahhüdü kaldırıldı TCMB, döviz dönüşüm desteğinden yararlanacak firmalar için uygulanan "döviz almama taahhüdü" şartını kaldırdı. Bunun yerine firmaların döviz pozisyonlarına ilişkin üst sınır uygulanacak. Destekten yararlanacak şirketlerin döviz pozisyonları, başvuru öncesinde Merkez Bankası tarafından belirlenecek limiti aşamayacak. Ayrıca uygulamanın daha etkin yürütülmesi amacıyla bankaların aracılık rolü güçlendirilirken, süreci destekleyecek ilave tedbirler de devreye alındı. Yeni uygulama 1 Ekim'de başlayacak TCMB'nin yaptığı değişiklikler 1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek. Uygulamaya ilişkin teknik ayrıntılar ise Merkez Bankası tarafından yayımlanacak Uygulama Talimatı ile açıklanacak. Yüzde 3 destek ödemesi uzatıldı Düzenlemeyle birlikte döviz dönüşüm desteğinin temel oranı yüzde 2 olarak belirlenirken, ihracatçılara sağlanan yüzde 3 ilave destek ödemesi ile ihracat bedellerinin yüzde 35'inin Merkez Bankası'na satılması yükümlülüğünün uygulama süresi 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatıldı. Söz konusu geçici uygulamaların süresi 31 Temmuz'da sona eriyordu.

Jeotermal sektöründe “ayrımcılık” rahatsızlığı Haber

Jeotermal sektöründe “ayrımcılık” rahatsızlığı

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, 24 Temmuz tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğin, lisanslı yatırımların imar ve ruhsat süreçlerindeki bürokratik mekanizmaları sadeleştirdiğine dikkat çekerek, “Yönetmeliğin hazırlık safhasında jeotermal yatırımlarının da kapsama dâhil edilmesi yönündeki düşüncelerimizi başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olmak üzere kamu otoritelerimiz ve kamuoyumuzla şeffaf şekilde paylaşmıştık. Ülkemizin kapasite faktörü en yüksek ve baz yük olma özelliği taşıyan tek yenilenebilir enerji kaynağı olan jeotermalin düzenlemenin dışında tutulmasını ayrımcılık olarak görmekteyiz.” dedi. 2035’E kadar 10 milyar dolar yatırım Jeotermal kaynaklı elektrik enerjisi kurulu gücünde 1.800 Megavat (MW) seviyesine ulaşan Türkiye’nin, 2035 enerji hedefleri çerçevesinde, gelecek on yılda kurulu gücünü iki buçuk kat artırarak 4.500 MW seviyesine çıkaracağını anımsatan Kındap, yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırıma karşılık gelen projelerin çevresel standartları en yüksek seviyede karşılar nitelikte olduğunu belirtti. Türkiye’nin son yirmi yılda yenilenebilir enerjide tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarı öyküsü yazdığını kaydeden Ali Kındap, bu başarıda jeotermal enerjinin çok önemli payı olduğunu, küresel jeotermal literatürüne “Türk Mucizesi” olarak geçen bu başarı sonucunda kurulu gücün son on beş yılda 15 Megavat (MW)’tan 1.800 MW’a yükseldiğini hatırlattı. “Üvey kardeş değil öz kardeş” JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: “Türk jeotermal sektörü olarak, dünyanın en çevreci santrallerine, küresel ölçekte başarılar kazanan sondaj teknolojilerine ve insan kaynağına sahibiz. Ülkemizin temiz enerji yolculuğunda tamamlayıcı değil, baz yük işlevi yüklenen temel enerji kaynağını değere dönüştürüyoruz. Rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları için gerçekleştirilen düzenlemeyi isabetli ve gerçekçi buluyoruz. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki ülkemizin yenilenebilir enerji ve Net Sıfır hedeflerine ulaşabilmesi için yatırım süreçlerinin hızlanması gerekiyor. Aynı hedefe hizmet eden jeotermal yatırımların bu düzenlemenin dışında kalmasını anlamakta güçlük çekmekteyiz. Bir yenilenebilir enerji kaynağının yatırım süreçlerini hızlandırırken, dünyada dördüncü ve Avrupa’da birinci olduğumuz bir başka yenilenebilir enerji kaynağını mevcut bürokratik süreçlerle baş başa bırakmanın hakkaniyetle bağdaşmadığını ifade ediyoruz. İmar ve ruhsat süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yatırımcı açısından öngörülebilir hâle getirilmesi vizyonu, tüm enerji yatırımları için geçerli olmalı. Bu düşüncemizi kamu otoritelerimiz ve kanun yapıcılarla şeffaf şekilde paylaşarak raporladık. Türk jeotermal sektörü olarak ayrımcılık değil eşitlik, üvey kardeş olmak değil öz kardeş olmak istiyoruz.” Öngörülebilir yatırım ortamı talebi Jeotermal enerji yatırımlarında kaynak arama çalışmalarının taşıdığı riskin tamamıyla yatırımcıya ait olduğuna ve bu durumun yatırımların başlangıç aşamasında yüksek maliyetli arama ve sondaj çalışmaları gerektirdiğine dikkat çeken Kındap, izin ve ruhsat süreçlerindeki zaman kaybının jeotermal yatırımlar açısından rüzgâr ve güneş enerjisine kıyasla çok daha kritik sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sektörün talep ajandasının hiçbir zaman çevre mevzuatının, teknik denetimlerin ya da kamu yararını güvence altına alan süreçlerin ortadan kaldırılması veya zayıflatılması olmadığının altını çizen JED Başkanı Kındap; kuralları açık, denetimi güçlü ve süresi öngörülebilir bir yatırım ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi. JED olarak uzun süredir lisans, izin, ruhsat, arazi, imar, ÇED ve sondaj süreçlerinde mükerrer işlemlerin kaldırılması ve birbirinden bağımsız yürüyebilecek süreçlerin eş zamanlı başlatılması gerektiğini dile getirdiklerini anımsatan Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: “2035’te 4.500 mw kurulu güce rahatlıkla ulaşırız” “Aynı belgenin farklı kurumlar tarafından tekrar tekrar istenmediği, birbirini beklemek zorunda olmayan izinlerin eş zamanlı yürütülebildiği bir modelden söz ediyoruz. Rüzgâr ve güneş için ortaya konulan iradenin jeotermal enerji için de gösterilmesini bekliyoruz. Bu bir ayrıcalık talebi değil, yenilenebilir enerji kaynakları arasında eşit bir yatırım ortamı talebidir. Türkiye’nin enerji dönüşümünde temiz enerji kaynaklarını birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan stratejik unsurlar olarak görmemiz gerekiyor. Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak ve yerli, yenilenebilir kaynaklarımızdan azami ölçüde yararlanmak istiyorsak bütün yenilenebilir enerji kaynaklarına aynı kararlılıkla yol açmalıyız. Jeotermalde bugün ulaştığımız başarı seviyesine tesadüfen gelmedik. İlmek ilmek örülen bir yatırım, mühendislik bilgisi, insan kaynağı ve sektör tecrübesi oluşturduk. Şimdi önümüzde bu birikimi çok daha ileriye taşıma fırsatı bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2035 yılı için belirlediği 4.500 MW jeotermal kurulu güç hedefine rahatlıkla ulaşabileceğimizi tüm kamuoyumuzla paylaşmak istiyoruz. Küresel ölçekte jeotermal enerjiye ilgi yeniden hızla artarken, Türkiye’nin yatırım süreçlerindeki bürokratik yük nedeniyle sahip olduğu avantajı kaybetmesine izin vermemeliyiz.”

Yurt dışından getirilen telefonlarda yeni dönem Haber

Yurt dışından getirilen telefonlarda yeni dönem

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), IMEI kayıt yönetmeliğini yeniledi. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeyle, yurt dışından getirilen kayıtlı telefonların arıza sonrası IMEI güncelleme işlemleri artık e-Devlet üzerinden yapılabilecek. Yurt dışından akıllı telefon getiren milyonlarca vatandaşı ilgilendiren IMEI yönetmeliğinde önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. BTK tarafından hazırlanan yeni düzenleme, özellikle cihaz ve ana kart değişimi sonrası yaşanan bürokratik süreci dijital ortama taşıyarak işlemleri kolaylaştırdı. IMEI güncellemesi artık e-Devlet'ten yapılacak Yeni düzenlemeye göre, yurt dışından getirilen ve IMEI kaydı yapılan bir telefonun arızalanması ya da ana kartının değiştirilmesi halinde, yeni IMEI numarasının sisteme tanımlanması için artık abone kayıt merkezlerine gitmeye gerek kalmayacak. İşlemler doğrudan e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebilecek. Bu haktan yararlanabilmek için bazı şartlar aranacak: IMEI değişim başvurusu, cihazın ilk kayıt tarihinden itibaren 3 takvim yılı içinde yapılabilecek.Yetkili servis tarafından düzenlenen teknik servis belgesinin sisteme yüklenmesi gerekecek. Belgede firma bilgileri, arıza nedeni ile eski ve yeni IMEI numaralarının yer alması zorunlu olacak. Diplomatlara süreli kayıt uygulaması Yönetmelikte, Dışişleri Bakanlığı tarafından vergi muafiyeti tanınan Yabancı Misyon Kimlik Kartı sahipleri için de yeni düzenlemeler yer aldı. Bu kişiler, kimlik kartlarının geçerlilik süresi boyunca cihazlarını e-Devlet üzerinden kaydedebilecek. Kimlik kartının süresi dolduğunda cihazlar için 120 günlük ek kullanım hakkı tanınacak. Bu sürenin sonunda kayıt yenilenmezse cihaz iletişime kapatılarak "siyah listeye" alınacak. Öte yandan siyah listeye alınan bir cihazın farklı bir SIM kartla kullanılmaya çalışılması halinde GSM operatörleri durumu kullanıcı bilgileriyle birlikte BTK'ye bildirecek. 2026 IMEI kayıt şartları değişmedi Yeni yönetmelik işlem süreçlerini kolaylaştırsa da IMEI kayıt ücretleri ve kullanım şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmadı. 2026 IMEI kayıt harcı: 54 bin 258 TL.Hat eşleştirme zorunluluğu: Kayıt yapılan telefon yalnızca pasaport sahibine ait GSM hattıyla kullanılabilecek.3 yıl kuralı: Her yolcu, üç takvim yılı içinde yalnızca bir adet yurt dışı telefonu kendi adına kaydettirebilecek.

Helal belgeli ithal ürünlere TAREKS zorunluluğu Haber

Helal belgeli ithal ürünlere TAREKS zorunluluğu

Ticaret Bakanlığı'nın hazırladığı tebliğ ile helal belgeli ürünlerin ithalatında TAREKS üzerinden başvuru ve belge yükleme zorunluluğu getirildi. Üç ay sonra yürürlüğe girecek düzenleme ile tüketicinin yanıltılmasının önlenmesi ve helal uygunluk beyanlarının daha sıkı denetlenmesi hedefleniyor. TAREKS üzerinden başvuru yapılacak Tebliğe göre, helal belgeli ürün ithal etmek isteyen firmaların öncelikle Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi (TAREKS)'ne kayıt yaptırması gerekecek. İthalat başvuruları, denetim işlemleri ve bildirimler tamamen TAREKS sistemi üzerinden yürütülecek. Belgeler sisteme yüklenecek Ürün üzerinde yer alan tüm helal ibarelerine ilişkin uygunluk belgelerinin TAREKS'e yüklenmesi zorunlu olacak. Denetimlerde ürünün ilgili mevzuata aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde, helal ibaresiyle ithalatına izin verilmeyecek. Denetim sonucunda uygun bulunmayan ürünlerde, helal ibaresinin denetim biriminin onayladığı yöntemle kaldırılması halinde ithalata izin verilebilecek. Düzenleme, ithalat yoluyla iç piyasaya sunulan helal belgeli ürünlerde standartların korunmasını ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesini amaçlıyor. Üç ay sonra yürürlükte Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğ, üç aylık geçiş sürecinin ardından yürürlüğe girecek. Yeni uygulamayla birlikte helal uygunluk belgelerinin doğrulanması ve ithalat süreçlerinin dijital ortamda daha etkin şekilde denetlenmesi hedefleniyor.

Sentetik taşlarda yeni dönem Haber

Sentetik taşlarda yeni dönem

Kuyumculuk sektörüne ilişkin önemli düzenleme Resmi Gazete'de yayımlandı. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değişiklikle, laboratuvar ortamında üretilen kıymetli taşların satışında tüketicilerin daha açık şekilde bilgilendirilmesi amaçlanıyor. Artık gizlenemeyecek Yönetmelikte yapılan değişikliğe göre, laboratuvar ortamında üretilen veya insan müdahalesiyle oluşturulan kıymetli taş ürünleri artık belirli ibareler kullanılmadan satışa sunulamayacak. Satıcılar, bu ürünlerde "sentetik", "laboratuvar üretimi", "yapay üretim" ya da bakanlığın uygun göreceği benzer ifadelerden en az birini kullanmak zorunda olacak. Taşlar daha kolay ayırt edilecek Yeni düzenleme kapsamında söz konusu ibarelerin etiketlerde, ürün sertifikalarında, faturalarda, internet sitelerinde, reklam ve tanıtım materyallerinde tüketicilerin kolayca görebileceği şekilde yer alması gerekecek. Böylece tüketicilerin doğal taş ile laboratuvar ortamında üretilen taşları daha kolay ayırt edebilmesi hedefleniyor. Ayrı bölümlerde satışa sunulacak Yönetmelik değişikliğiyle birlikte sentetik taşlar ile doğal kıymetli taşların satış alanlarında da ayrıştırılması zorunlu hale getirildi. Buna göre ürünler, mağazalarda farklı vitrin ve bölümlerde sergilenecek. İnternet üzerinden yapılan satışlarda ise ayrı kategoriler altında tüketicilere sunulacak. Yürürlüğe girdi Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerken, yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından Ticaret Bakanlığı sorumlu olacak.

Tahvilde sıfır stopaj kıyağı Haber

Tahvilde sıfır stopaj kıyağı

Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kararla birlikte 30 Haziran 2026'da sona erecek mevcut uygulamanın süresi 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Sıfır stopaj devam edecek Düzenleme kapsamında devlet tahvilleri, hazine bonoları ve kamu varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelir ve kazançlar için uygulanan yüzde 0 stopaj oranı korunacak. Karar, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren elde edilecek gelir ve kazançlar için geçerli olacak. Mevduatta vergi sürüyor Tahvil ve bonolarda stopaj uygulanmazken, Türk lirası mevduat hesaplarında vergi kesintisi devam ediyor. Mevcut uygulamaya göre: 6 aya kadar vadeli mevduatlarda yüzde 17,5 1 yıla kadar vadeli mevduatlarda yüzde 15 1 yıldan uzun vadeli mevduatlarda yüzde 10 oranında stopaj kesintisi yapılıyor. Fonlarda farklı uygulama Yatırım fonlarından elde edilen gelirlerde standart stopaj oranı yüzde 17,5 olarak uygulanıyor. Ancak hisse senedi yoğun fonlar ile gayrimenkul yatırım fonlarında sıfır stopaj uygulaması devam ediyor. Vergi tartışmaları yeniden gündemde Karar, kamu borçlanma araçlarından elde edilen faiz gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Her yıl bütçeden devlet iç borçlanma senetlerine yüz milyarlarca lira faiz ödemesi yapılırken, bu gelirlerden vergi alınmaması dikkat çekiyor.

EPDK’dan doğal gaz ve elektrik tarifelerinde yeni düzenleme Haber

EPDK’dan doğal gaz ve elektrik tarifelerinde yeni düzenleme

Kararlar kapsamında dört doğal gaz dağıtım şirketinin perakende satış tarifeleri yeniden düzenlenirken, lisanssız elektrik üretim tesislerine uygulanacak dağıtım bedeli ile motorin teknik standartlarında da değişikliğe gidildi. EPDK’nin yayımladığı kurul kararlarına göre Samgaz Doğal Gaz Dağıtım AŞ, Enerya Konya Gaz Dağıtım AŞ, Enerya Denizli Gaz Dağıtım AŞ ve Torosgaz Isparta Burdur Doğalgaz Dağıtım AŞ’nin üçüncü tarife uygulama dönemine ilişkin perakende satış tarifeleri revize edildi. Söz konusu düzenleme, şirketlerin 2022-2026 yıllarını kapsayan 5 yıllık tarife uygulama dönemine yönelik hesaplamaları içeriyor. Bu kapsamda sistem kullanım bedelleri, gelir gereksinimleri ve gelir farkı hesaplamaları yeniden ele alındı. EPDK kararlarıyla birlikte doğal gaz dağıtım şirketlerinin üçüncü tarife dönemine ilişkin gelir ve tarife yapıları güncellenmiş oldu. Düzenlemenin, şirketlerin maliyet hesaplamaları ve dağıtım gelirlerine yönelik teknik revizyonları kapsadığı belirtildi. Kurum ayrıca motorin türlerine ilişkin teknik düzenlemede de değişikliğe gitti. Karara göre “TS EN 590 Otomotiv Yakıtları-Dizel (Motorin)-Gerek ve Deney Yöntemleri Aralık 2025” standardında yer alan “4 mikrometreden büyük partikül sayısı” kriterinin yürürlük tarihi 1 Haziran 2027 olarak belirlendi. Elektrik tarafında ise lisanssız üretim tesislerine uygulanacak dağıtım bedeline yönelik yeni tarife kararı alındı. Buna göre Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında 10 yıllık süresini dolduran lisanssız üretim tesislerinde, Cumhurbaşkanı kararı yayımlanana kadar “Lisanssız Üretici-2” tarifesi uygulanacak. 1 Haziran itibarıyla geçerli olacak düzenlemeyle birlikte, lisanssız elektrik üretim tesislerinin veriş yönlü dağıtım bedellerine ilişkin yeni dönem başlamış olacak. EPDK’nin Resmî Gazete’de yayımlanan kararlarıyla doğal gaz tarifeleri, motorin teknik standardı ve lisanssız elektrik üretim tesislerine uygulanacak dağıtım bedellerinde kapsamlı güncellemelere gidilmiş oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.