SON DAKİKA
Hava Durumu

#Petrol Fiyatları

Ekometre - Petrol Fiyatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Petrol Fiyatları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altın fiyatları haftaya yükselişle başladı Haber

Altın fiyatları haftaya yükselişle başladı

ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslara dair iyimserlik ve dolar endeksindeki zayıflamanın etkisiyle spot altın yeni haftaya yüzde 0,4'lük artışla 4 bin 726 dolar seviyesinden başlarken; Gram altın şu sıralar 6 bin 845 lira seviyesinde seyrediyor. Spot altın yüzde 0,4 artışla 4.726 dolar seviyesine yükselirken, ABD vadeli altın kontratları 4.742 dolar civarında dengelendi. Geçtiğimiz hafta yüzde 2,5 düşen altın, dört haftalık yükseliş serisini sonlandırmıştı. Gram altın ne kadar? Gram altın fiyatları da yeni haftaya yukarı yönlü başladı. Gram altın haftanın ilk gününe yüzde 0,4'lük yükselişle başladı. Gram altın şu sıralar 6 bin 845 lira seviyesinde seyrediyor. Diplomasi beklentisi piyasayı destekledi Haberlere göre İran, Pakistan arabuluculuğunda ABD’ye Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve savaşın sona erdirilmesini içeren yeni bir öneri sundu. Bu gelişme, jeopolitik risklerin azalabileceği beklentisiyle altına destek verdi. Trump’tan sert mesaj, görüşmeler belirsiz ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın müzakere etmek isterse iletişime geçebileceğini söyledi ancak nükleer silah konusundaki kırmızı çizgiyi yineledi. Öte yandan ABD’nin İran görüşmeleri için Pakistan’a göndermeyi planladığı heyeti iptal etmesi, barış umutlarını zayıflattı. Petrol ve enflasyon baskısı sürüyor Orta Doğu’daki belirsizlik nedeniyle petrol fiyatları yüksek kalmaya devam ediyor. Bu durum, enflasyon baskısını artırarak faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği beklentisini güçlendiriyor. Yüksek faiz ortamı ise getirisi olmayan altının cazibesini sınırlayan bir unsur olarak öne çıkıyor. Gözler FED kararında Piyasalar şimdi Federal Reserve’in Çarşamba günü açıklayacağı faiz kararına odaklanmış durumda. Fed’in enerji kaynaklı enflasyon riskine nasıl yaklaşacağı, altının yönü açısından belirleyici olacak. Gümüş yüzde 1 yükselirken, platin yüzde 0,7 artış kaydetti. Paladyum ise sınırlı düşüşle günü geçirdi.

Altın yükselir mi? Haber

Altın yükselir mi?

Altın, ABD’nin İran ile ateşkesi uzatma kararı sonrası petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon baskılarını ve uzun süre yüksek faiz beklentilerini hafifletmesiyle çarşamba günü yükseliş kaydetti. Spot altın yüzde 0,9 yükselerek ons başına 4.755,11 dolara çıktı. Bu artış, fiyatların Salı günü 13 Nisan’dan bu yana en düşük seviyeye gerilemesinin ardından geldi. ABD’de Haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 1,1 değer kazanarak 4.772,90 dolara ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin süresinin dolmasına saatler kala İran ile yürütülecek barış görüşmelerine alan açmak için ateşkesi süresiz olarak uzatacağını söyledi. Ancak bu açıklamanın tek taraflı olduğu, İran veya ABD’nin müttefiki İsrail’in bu uzatmayı kabul edip etmediğinin ise net olmadığı belirtildi. Ateşkes iki hafta önce başlamıştı. Bloomberg HT'de yer alan habere göre Marex analisti Edward Meir, “Bu ateşkes uzatmasıyla piyasalar gerilimin azaldığını düşünüyor. Eğer ateşkes sona erer ve çatışmalar yeniden başlarsa dolar güçlenir, petrol ve faizler yükselir; bu da altın fiyatlarını baskılar” dedi. Ateşkes uzatması sonrası hisse senetleri yükseldi, dolar geriledi ve petrol fiyatları düşüşe geçti. Yüksek ham petrol fiyatları, taşıma ve üretim maliyetlerini artırarak enflasyonu körükleyebilir. Altın enflasyona karşı bir koruma aracı olarak görülse de, yüksek faiz oranları getirili varlıkları daha cazip hale getirerek altının cazibesini azaltıyor. "Altının yeniden rekor seviyeleri test etmesini beklemeye devam ediyoruz" Standard Chartered bir notunda, “Fiyat hareketleri Orta Doğu ateşkes haberlerine ve likidite ihtiyacına bağlı kalmaya devam ediyor. Son yükseliş kırılgan ve kısa vadeli bir düzeltme riski taşıyor, ancak değerli metallerde toparlanma ve özellikle altının yeniden rekor seviyeleri test etmesini beklemeye devam ediyoruz” dedi. Bu arada, Kevin Warsh salı günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump’a faiz indirimleri konusunda hiçbir taahhütte bulunmadığını söyledi. Warsh, Senato onay süreci kapsamında merkez bankasını yönetirken Beyaz Saray’dan bağımsız hareket edeceğini ve geniş kapsamlı reformlar yapacağını vurguladı. Spot gümüş yüzde 1,5 artışla ons başına 77,84 dolara yükseldi. Platin yüzde 1,5 artarak 2.067,25 dolara, paladyum ise yüzde 1,8 yükselişle 1.560,31 dolara çıktı.

Borsa Ortadoğu'da barış bekliyor Haber

Borsa Ortadoğu'da barış bekliyor

Yıla oldukça güçlü bir başlangıç yapan ve şubat ayında 14 bin 532 puanla tüm zamanların rekorunu test eden Borsa İstanbul (BIST 100) endeksi, ABD, İsrail ve İran hattında patlak veren çatışmalardan etkilendi. Bölgede jeopolitik gerilimlerin hızla tırmanması küresel risk iştahını baskılarken, tedarik zinciri endişeleri ve petrol fiyatlarındaki sert yükseliş enflasyonist korkuları yeniden alevlendirdi. Yatırımcıların riskli varlıklardan kaçarak güvenli liman arayışına girdiği bu zorlu süreçte, BıST 100 endeksi 13 bin puanın altını görerek satış dalgalarına maruz kalsa da savaşın yarattığı küresel sarsıntıya rağmen Borsa İstanbul’un gelişmekte olan diğer piyasalarla (EM) kıyaslandığında bu şoku nispeten daha az hasarla atlatması dikkat çeken bir diğer unsur oldu. Ekonomi yönetiminin savaşın olası etkilerini sınırlamak adına esnek ve proaktif bir yaklaşım benimsemesi, uygulanan güçlü rezerv yönetimi ve Türkiye’nin süreçteki arabuluculuk adımları, yurt içi piyasaların direncini önemli ölçüde artırdı. Gelişmekte olan birçok ülke borsası artan enerji maliyetleri ve enflasyon baskılarıyla daha derin sarsıntılar yaşarken; Borsa İstanbul, güven veren yatırım ortamı ve alınan önlemlerin katkısıyla süreci rakiplerine kıyasla daha sınırlı kayıplarla ve pozitif bir ayrışmayla yönetmeyi başardı. Borsada yeni rota ne olacak? Piyasalardaki bu tablo, tarafların müzakere masasına oturması ve bölgede kalıcı bir barışın sağlanabileceğine yönelik güçlü sinyallerin gelmesiyle yerini temkinli bir iyimserliğe bırakmaya hazırlanıyor. Diplomatik uzlaşı ile jeopolitik tansiyonun düşmesi durumunda; enerji maliyetleri üzerindeki baskının hafiflemesi, küresel piyasalarda risk iştahının yeniden canlanması ve yabancı fonların Borsa İstanbul gibi gelişmekte olan piyasalara geri dönmesi bekleniyor. Uzmanlar, savaş fiyatlamasının devreden çıkmasıyla birlikte çatışma öncesi seviyelerine doğru kayıplarını telafi eden BıST 100 endeksinin önümüzdeki süreçteki olası yükseliş senaryolarını ve yeni dönemde hangi sektörlerin öne çıkabileceğini İstanbul Ticaret için değerlendirdi. Fiyatlamada ana beklenti petrol Geçtiğimiz 28 Şubat’tan bu yana jeopolitik gelişmelerin piyasalar üzerinde belirleyici bir rol üstlendiğini belirten Gedik Yatırım-Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onurcan Bal, haber akışlarına bağlı oynaklığın ciddi şekilde arttığına dikkat çekti. aBD ve İran arasında gündeme gelen ateşkes ihtimalinin piyasalara nefes aldırdığını hatırlatan Bal, BıST 100 endeksinde 14 bin puanın üzerine doğru yaşanan toparlanmanın da bu haberlerle desteklendiğini ifade etti. Bu süreçte takip ettikleri en önemli göstergenin petrol fiyatları olduğunun altını çizen uzman isim, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonist baskı yaratarak merkez bankalarını daha sıkı bir duruşa zorladığını belirtti. Bal, bu durumun zayıflayan faiz indirimi beklentileriyle birleştiğinde gelişmekte olan piyasalardan çıkış eğilimini hızlandırdığını vurguladı. Endekste 15 bin puan hedefi Olası bir diplomatik anlaşma durumunda petrol fiyatlarının nerede dengeleneceğinin kritik bir eşik olacağını ifade eden Onurcan Bal, savaşın sona ermesinin enerji fiyatlarını hemen eski seviyelerine düşürmeyeceğini tahmin ettiğini belirtti. Bölgedeki enerji altyapılarında oluşan hasarın boyutu tam bilinmediği için düşüşün zaman alabileceğini söyleyen Bal, petrolün kademeli de olsa düşüş eğilimine girdiği senaryoda Borsa İstanbul için yeni hedeflerin gündeme geleceğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu: “Böyle bir senaryoda Borsa İstanbul’da özellikle 14 bin 530 civarında bulunan zirve seviyesi aşılabilirse, kısa vadede 14 bin 750-15 bin bölgesine doğru teknik bir hareket söz konusu olabilir.” Ralli için gözler enflasyonda Savaş riskinin ortadan kalkmasının borsada ilk etapta bir toparlanma yaratacağını, ancak soluksuz bir ralliden ziyade kontrollü bir seyir beklediğini belirten Onurcan Bal, savaşın Türkiye’nin dezenflasyon sürecine kaçınılmaz etkileri olduğunu hatırlattı. Merkez Bankası’nın enflasyondaki yüksek seyir nedeniyle mart ayını pas geçtiğini ve bu ay da yüzde 2.5 civarında bir aylık enflasyon beklediklerini söyleyen Bal, yabancı çıkışları ve carry trade pozisyonlarının terse dönmesi ve rezervlerde yaşanan düşüşe de dikkat çekti. Kısa vadede bir faiz indirimi beklemediklerini dile getiren Bal, “Piyasada bu savaşın bitmesiyle ilk fiyatlamalarda bir yükseliş görürüz ama bu yükselişin devamlılığı, tekrar faiz indirim beklentilerinin güçlenmesine bağlı” diye konuştu. Bankacılık ve havacılık öne çıkabilir Jeopolitik gerilimin kalıcı olarak azalmasıyla birlikte Borsa İstanbul’da sektörel rotasyon yaşanacağına işaret eden Onurcan Bal, çatışmaların başlamasıyla en büyük tahribatı faiz indirimlerinin zora girmesi nedeniyle bankacılık, gayrimenkul yatırım ortaklığı (GYO) ve havacılık sektörlerinin aldığını belirtti. artan ülke risk priminin (CDS) bankacılığı ekstra baskıladığını söyleyen Bal, barış ihtimalinde yaşanacak değişimi şu sözlerle özetledi: “Riskler yatışırsa bankalar, GYO’lar, havacılık ve holdingler toparlanma anlamında biraz daha öne çıkabilir. Bu süreçte daha kuvvetli kalan savunma ve petrokimya sektöründe ise bu sefer tersi fiyatlamalar görebiliriz.” Bal ayrıca, işlerin iyiye gittiği bir senaryoda telekomünikasyon sektörünün de takip edilebileceğini ekledi. Yabancı için ‘ucuzluk’ fırsatı Bölgede suların durulması ve gıda/enerji kaynaklı risklerin geride kalmasıyla birlikte yabancı yatırımcıların yeniden Türkiye piyasalarına yönelmesini bekleyen Onurcan Bal, yabancı fonların da enflasyon görünümünü ve faiz indirim takvimini yakından izleyeceğini vurguladı. Borsa İstanbul’un son yıllarda dolar bazında sergilediği zayıf performansın yarattığı ucuzluk algısına dikkat çeken Bal, “Dezenflasyon süreci devam ettiği ve Merkez Bankası kademeli faiz indirimlerini sürdürdüğü müddetçe Türk varlıklarına yönelik ilgi korunur” diyerek, barış senaryosunda tahvil ve hisse senedi piyasalarında yabancı girişinin yeniden canlanacağını öngördü. Barış haberiyle yukarı yönlü hareketler hızlanır İran odaklı jeopolitik risklerin son bulmasının Borsa İstanbul’a olumlu yansıyacağını belirten İnfo Yatırım Yatırım Danışmanı Tunç Safa Altunsaray, piyasanın yakın zamanda bu senaryoyu test ettiğini vurguladı. Altunsaray, “Aslında bunun ön gösterimini 6-10 Nisan tarihleri arasında Borsa İstanbul tarafında gördük. Ateşkes haberinin gelmesi ve görüşmelerin başlayacağı haberi piyasaya gelince Borsa İstanbul’un hızlı bir şekilde 14 bin puanı geçmesi, jeopolitik risklerin bitmesi ihtimalinde olacak hareketi gösterdi” dedi. Bu süreçte kritik olan noktanın resmi bir barış anlaşmasının imzalanması olduğunun altını çizen uzman isim, “Yeni bir yukarı yönlü ralli hareketinin barış haberi ile gelme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Veriler yükselişi sınırlayarabilir Beklenen barış anlaşması güçlü bir katalizör olsa da Altunsaray, savaşın geride bıraktığı ekonomik tahribatın göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda yatırımcıları uyardı. Çatışmaların küresel piyasalardaki yansımalarını değerlendiren Altunsaray, “Atlanmaması gereken nokta; savaş sebebiyle tedarik zincirleri bozuldu, enerji maliyetleri çok arttı ve bunların da enflasyona bir etkisi olacaktır. Bu sebeple de yükselişin ekonomik veriler gelmeye başladıkça sınırlı kalacağını düşünebiliriz” diye konuştu. Piyasalar için ana odak noktasının zamanla değişeceğini belirten Altunsaray, “Asıl hikayenin bu etkilerin azalmaya başladığı zamanda ortaya çıkacağını düşünüyorum” dedi. İki farklı senaryo Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte Borsa İstanbul’da öne çıkacak sektörleri analiz eden Altunsaray, piyasadaki olası sektörel rotasyonu şu sözlerle özetledi: “Tabii ki burada öne çıkacak sektörler aslında savaşla hızı düşen sektörler olacaktır. Örnek olarak bankacılık, ulaştırma ve holdingleri sayabiliriz. Fakat ekonomik veriler geldikçe bu sektörlerde geri çekilmeler görebiliriz.” Açıklanacak enflasyon verilerinin yaratacağı fırsatlara da dikkat çeken Altunsaray, “Küresel enflasyon riskinden özellikle olumlu etkilenebilecek sektörler olarak telekomünikasyon, perakende ve gıda tarafının ön plana çıkmasını bekleyebiliriz. Bu çerçevede doğru risk yönetimi ile bu sektörlere dikkat edilebilir” şeklinde konuştu. Yabancı ilgisinin güçlü bir şekilde artması için küresel çapta likidite oluşumunun şart olduğunu vurgulayan Altunsaray, “Bunun için de gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının tekrar faiz indirimlerini konuşması veya gevşek politikalar uygulaması kritik olacaktır. Ancak son yaşanan küresel enflasyon riski altında bu ihtimalin daha zamanı olduğunu düşünen taraftayım” dedi.

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor Haber

Ateşkes belirsizliğiyle altın piyasası yatay seyrediyor

Altın fiyatları, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinin seyrine yönelik belirsizlik nedeniyle perşembe günü yatay bir görünüm sergiledi. Yatırımcıların odağında ayrıca gün içinde açıklanacak kritik ABD enflasyon verileri yer aldı. Spot altın, ons başına 4 bin 720 dolarda sınırlı değişim gösterdi. ABD’de haziran vadeli altın kontratları ise yüzde 0,8 düşüşle 4 bin 736,50 dolara geriledi. Gram altın ne kadar? Gram altın fiyatları yeni güne 6 bin 756 lira seviyesinde başladı. GoldSilver Central Genel Müdürü Brian Lan, altının kısa vadede net bir yön arayışında olmadığını belirterek, “Ateşkes sonrası gelişmelere dair spekülasyonlar sürüyor. Altın şu an için belirgin bir hareket sinyali vermiyor” dedi. Lan, fiyatların yakın vadede 4 bin 607 ile 4 bin 860 dolar aralığında konsolide olmasını beklediğini ifade etti. Jeopolitik riskler piyasaları baskılıyor Çarşamba günü İsrail’in Lübnan’a yönelik bugüne kadarki en yoğun saldırılarını gerçekleştirmesi ve yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesi, bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. İran’dan gelen misilleme tehdidi ise risk iştahını baskıladı. Öte yandan petrol fiyatları, Ortadoğu’daki arzın ateşkese rağmen tam olarak toparlanamayabileceğine yönelik endişelerle yükseldi. Altında savaş sonrası sert geri çekilme Spot altın, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yüzde 10’dan fazla değer kaybetti. Artan enerji fiyatlarının enflasyon baskısını güçlendirmesi, piyasaların faiz beklentilerini yeniden şekillendirmesine neden oldu. Faiz getirisi bulunmayan altın, genellikle düşük faiz ortamlarında daha güçlü performans gösteriyor. FED mesajları ve veri gündemi belirleyici olacak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 17-18 Mart tarihli toplantı tutanakları, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi nedeniyle daha fazla faiz artışı ihtimalinin güç kazandığını ortaya koydu. Özellikle İran savaşı kaynaklı enflasyon baskısı bu beklentiyi destekledi. Piyasalar şimdi ABD’de açıklanacak şubat ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisi ile cuma günü yayımlanacak mart ayı enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Bu verilerin, Fed’in para politikası patikasına dair yeni ipuçları sunması bekleniyor. Standard Chartered tarafından yayımlanan notta ise kısa vadeli dalgalanmalara rağmen, artan jeopolitik riskler nedeniyle altının önümüzdeki aylarda yeniden yükseliş trendine girebileceği öngörüldü. Diğer değerli metallerde düşüş Diğer değerli metallerde ise satış baskısı öne çıktı. Spot gümüş yüzde 0,5 düşüşle ons başına 73,71 dolara, platin yüzde 0,6 kayıpla 2.017,26 dolara ve paladyum yüzde 0,4 gerileyerek 1.549,18 dolara indi.

Petrol 200 Dolar'a çıkar mı? Haber

Petrol 200 Dolar'a çıkar mı?

Uzmanlara göre olası bir saldırı, Hürmüz Boğazı üzerinden kısmen de olsa geçen enerji akışını sekteye uğratarak petrol fiyatlarını 200 dolara kadar taşıyabilir ve dünya ekonomisinde sarsıntılara yol açabilir. ABD’nin İran’la uzlaşma sağlanamaması halinde enerji altyapısını hedef alabileceğine yönelik açıklamaları, küresel enerji piyasalarında ciddi bir arz şoku ihtimalini gündeme taşıdı. Uzmanlara göre böyle bir senaryo, dünya genelinde derin bir enerji krizi riskini beraberinde getirebilir. ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Hürmüz Boğazı’nın 48 saat içinde açılmaması durumunda İran’a yönelik askeri adım atılacağını belirtmiş, hafta sonu yaptığı açıklamada ise bu süreyi 8 Nisan’a kadar uzattığını duyurmuştu. Trump: Bir planımız var Trump, son açıklamasında İran’la görüşmelerin olumlu ilerlediğini ifade ederken, verilen süre içinde anlaşma sağlanamaması halinde ülkenin enerji ve ulaşım altyapısını hedef alacaklarını belirterek, "Bir planımız var, yarın gece saat 12'ye kadar İran'daki her köprü yerle bir edilecek, tüm elektrik santralleri devre dışı kalacak" ifadelerini kullandı. İran cephesinden yapılan açıklamalarda ise gerilimi tırmandıran mesajlar öne çıktı. Yetkililer, “gelecekteki saldırıları engellemek için düşmanı pişmanlık duyacağı noktaya getirene kadar savaşın süreceği” yönünde açıklamalarda bulundu. Küresel enerji piyasalarında arz şoku riski Karşılıklı sert söylemler, ABD’nin İran’ın enerji altyapısına doğrudan müdahale edebileceği ihtimalini güçlendirirken, bu durumun küresel enerji arzında ciddi kesintilere yol açabileceği değerlendiriliyor. Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, söz konusu tehditlerin hayata geçirilmesi halinde enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşanabileceğini belirtti. "Petrol 200 dolara kadar yükselebilir" Rizvi, mevcut jeopolitik gelişmelerin petrol arzı üzerindeki baskıyı geçmiş dönemlere kıyasla daha yüksek seviyeye taşıdığını vurgulayarak, "Trump'ın tehditlerinin gerçekleşmesi halinde enerji piyasaları eşi benzeri görülmemiş bir arz daralmasıyla karşı karşıya kalabilir. Böylece petrol fiyatları 200 dolara kadar yükselebilir ve bu durum uluslararası piyasalarda ciddi tahribata yol açabilir." dedi. LNG ve bölgesel üretim de risk altında Enerji altyapısına yönelik olası saldırıların sadece fiyatları değil, arzın yapısal bütünlüğünü de tehdit ettiğine dikkat çeken Rizvi, bazı Körfez ülkelerinde “mücbir sebep” ilanlarının devreye alındığını ve LNG arzının birçok bölgede olumsuz etkilendiğini ifade etti.

Ortadoğu savaşı tarımsal emtiayı vurdu Haber

Ortadoğu savaşı tarımsal emtiayı vurdu

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert askeri müdahale sinyalleri, Orta Doğu’da savaşın uzayabileceği endişelerini artırarak Chicago Borsası’ndaki buğday, mısır ve soya yağı fiyatlarında yükselişi tetikledi. Chicago Board of Trade’de en aktif işlem gören buğday kontratı gün içinde yüzde 1,4’e kadar yükselirken, soya yağı fiyatları da yüzde 1,5 artış kaydetti. Mısır ve soya fasulyesinde de yukarı yönlü hareket dikkat çekti. Enerji piyasalarındaki yükseliş tarımsal ürünlere yansıdı fiyatlardaki artışta enerji piyasasındaki gelişmeler belirleyici oldu. Trump’ın açıklamaları sonrası petrol fiyatları sert yükselirken, petrol fiyatlarındaki bu ivme tarımsal emtiayı da doğrudan etkiledi. Özellikle soya yağı gibi ürünlerin biyoyakıt üretiminde hammadde olarak kullanılması, yüksek petrol fiyatlarıyla birlikte bu ürünleri daha cazip hale getirdi. Trump, Orta Doğu’daki çatışmalara ilişkin yaptığı konuşmada net bir çözüm takvimi sunmazken, ABD’nin önümüzdeki iki ila üç hafta içinde İran’a "çok sert" saldırılar düzenleyebileceğini ifade etmişti. Savaşın sona ermesine "çok yakın" olunduğunu dile getiren Trump'ın bu çelişkili açıklamaları, piyasalarda belirsizliğin artmasını sağlamıştı. Cornucopia Agri Analytics stratejisti Tobin Gorey, tahıl fiyatlarındaki artışın enerji fiyatlarına kıyasla daha sınırlı kaldığını ancak piyasanın Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması nedeniyle enerji ve gübre arzında sıkılaşma riskini fiyatladığını belirtti.

Orta Doğu'daki savaşın etkileri enerji krizini derinleştiriyor Haber

Orta Doğu'daki savaşın etkileri enerji krizini derinleştiriyor

Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği enerji krizi derinleşirken, tedarik kıtlığına karşı dünya çapında birçok ülke, tüketimi azaltmak ve artan maliyetlerin etkisini sınırlandırmak için bir dizi önlem devreye aldı. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) "2026 Enerji Krizi Politika Takip Aracı" ve hükümetlerin açıklamalarından derlenen bilgilere göre, ülkeler bir yandan talebi düşürmeye yönelik tasarruf politikalarını devreye alırken, diğer yandan vergi indirimleri, sübvansiyonlar ve fiyat kontrolleriyle hane halklarını korumaya çalışıyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kesintisi, Brent petrolün varil fiyatının savaş öncesi döneme göre yüzde 50'ye yakın artmasına neden oldu. Dünya genelinde doğal gaz fiyatları da hızla arttı. Pek çok ülke, yüksek fiyatlar ve arz kısıtı karşısında talebi düşürmek için önlem almaya başladı. Asya'da sert tasarruf ve kısıtlama politikaları Orta Doğu'dan gelen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikine yüksek bağımlılığı olan Asya ülkeleri, enerji tüketimini doğrudan sınırlayan önlemlerle öne çıkıyor. Körfez ülkeleri ve İran'dan önemli miktarda ham petrol ithal eden Çin ise yurt içindeki rafine petrol ürünlerinin fiyatlarına yönelik geçici sınırlama getirdi. Bangladeş'te kamu binalarında klima sıcaklığı 25 dereceyle sınırlandırıldı, üniversiteler geçici olarak kapatıldı, gereksiz aydınlatmanın azaltılması ve toplu taşıma kullanımının artırılması istendi. Endonezya'da kamu çalışanları için haftada bir gün uzaktan çalışma uygulaması başlatılırken, kamu görevlilerinin seyahatleri sınırlandırıldı ve kamu binalarında enerji tasarrufu önlemleri sıkılaştırıldı. Ülkede biyoyakıt üretim programının hızlandırılması kararlaştırıldı. Hindistan, sanayide doğal gaz kullanımını sınırlandırdı, LPG yerine boru hattıyla gaz kullanımını yaygınlaştırma kararı aldı ve ticari LPG kullanımına sınırlama getirdi. Hindistan petrol ihtiyacının yüzde 50'sinden fazlasını Orta Doğu'dan alıyordu. Güney Kore'de kamu kurumlarında araç kullanımına yönelik haftalık sınırlama sistemi uygulanırken, enerji yoğun sektörlerde tasarruf kampanyaları yürütülüyor. Petrol fiyatlarının 120-130 dolar bandına çıkması halinde özel araç kullanımına da kısıtlama getirilmesi planlanıyor. Laos'ta kamu çalışanları için uzaktan çalışma ve vardiyalı sistem uygulanırken, okullarda haftalık eğitim süresi 5 günden 3 güne indirildi. Ulusal acil durum ilan edilen Filipinler'de kamu çalışanları için 4 günlük çalışma sistemine geçildi, gereksiz kamu seyahatleri sınırlandırıldı ve bazı şehirlerde öğrenci ve çalışanlara ücretsiz toplu taşıma imkanı sağlandı. Filipinler enerji ihtiyacının neredeyse tamamını Orta Doğu'dan karşılıyordu. Myanmar'da kamu görevlileri için haftada bir gün zorunlu uzaktan çalışma uygulanırken, araçlar için dönüşümlü kullanım sistemi ve "yakıt kotası" uygulaması devreye alındı. Sri Lanka'da kamu kurumları haftanın belirli günlerinde kapatılırken, uzaktan çalışma teşvik ediliyor. QR kodlu yakıt dağıtım sistemi ve araç başına yakıt kotası uygulamaya konuldu. Ayrıca reklam panolarının aydınlatması gece saatlerinde kapatıldı. Tayland'da uzaktan çalışma ve çevrim içi toplantılar teşvik edilirken, kamu görevlilerinin yurt dışı seyahatleri sınırlandırıldı ve ortak araç kullanımı (carpooling) özendirildi. Ülkede ofis çalışanlarının asansör yerine merdivenleri kullanması ve kullanılmayan cihazların kapalı tutulması istendi. Vietnam'da uzaktan çalışma yaygınlaştırılırken, özel araç kullanımını azaltmaya yönelik kampanyalar ve toplu taşıma teşvikleri devreye alındı. Singapur'da vatandaşların enerji tasarrufu için verimliliği yüksek cihazlar kullanması tavsiye edildi. Afrika ülkeleri tasarrufa odaklandı Nijerya'da özellikle sanayi kuruluşlarının enerji verimliliğine odaklanması istendi. Etiyopya'da kamu ve özel sektörde uzaktan çalışma ve çevrimiçi toplantılar teşvik edilirken, hükümet yakıt sübvansiyonlarını artırdı ve vatandaşlara enerji tasarrufu çağrısı yaptı. Mısır'da kamu çalışanları için haftada bir gün uzaktan çalışma uygulaması başlatıldı, kamu binalarında aydınlatma ve elektronik cihaz kullanımı sınırlandırıldı, başkentte kamu kurumlarının çalışma saatleri kısaltıldı. Halka enerji tasarrufu için çağrıda bulunulurken, dükkanların hafta sonu biraz daha erken kapatılması istendi. Senegal'de vatandaşlara enerji tüketimini azaltma çağrısı yapıldı. Avrupa'da fiyat kontrolleri ve vergi indirimleri Avrupa ülkeleri enerji krizine daha çok ekonomik araçlarla müdahale ediyor. Almanya'da akaryakıt istasyonlarının fiyat artışlarını günde bir defa ile sınırlandıran düzenleme yürürlüğe girerken, Fransa ulaşım, balıkçılık ve tarım sektörlerine yönelik doğrudan mali destek paketleri açıkladı. İspanya'da enerji verimliliği yatırımları ve yenilenebilir enerji kurulumlarına yönelik vergi indirimleri devreye alınırken, akaryakıtlar için de KDV indirimine gidildi. İsveç'te araç yakıtlarına yönelik vergiler geçici olarak düşürüldü. Polonya ve Hırvatistan'da benzin ve dizel fiyatlarına tavan fiyat uygulanırken, Slovenya'da yakıt alımları geçici olarak sınırlandırıldı. Sırbistan'da ise yakıtlara tavan fiyat konuldu ve vergi indirimleri yürürlüğe alındı. İngiltere'de düşük gelirli ailelere yönelik yakıt desteği açıklandı. İrlanda'da akaryakıt vergileri düşürüldü, emekliler ve engelliler gibi kırılgan gruplara yönelik hedefli destek programları hayata geçirildi. İtalya'da yakıt üzerindeki tüketim vergileri azaltılırken, Portekiz'de de akaryakıt vergilerinde geçici indirim uygulandı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu da Orta Doğu'daki gelişmelerin enerji arzı üzerindeki etkileri nedeniyle üye ülkelerden, vatandaşlarını daha az araç kullanmaya, daha az uçuş yapmaya ve evden çalışmaya teşvik etmelerini istedi. Öte yandan, Orta Doğu'daki çatışmanın başlangıcından bu yana AB'de gaz fiyatları yaklaşık yüzde 70, petrol fiyatları yüzde 60 artarken, 30 günlük çatışmanın Birliğin fosil yakıt ithalat faturasına 14 milyar avro ekledi. Türkiye, akaryakıt fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansımasını sınırlandırmak için mart başında eşel mobil mekanizmasını devreye aldı. Meksika ve latin amerika'da önlemler Brezilya'da yakıt üreticileri ve ithalatçılarına yönelik destekler artırılırken, dizele yönelik vergiler düşürüldü. Şili'de kerosen fiyatları donduruldu ve yakıt kredileri askıya alındı. Meksika'da akaryakıt fiyatlarını sınırlamak için sektörle anlaşmalar yapılırken, Barbados'ta fuel oil fiyatları geçici olarak sabitlendi ve elektrik sübvansiyonları artırıldı. Arjantin'de yakıt vergisi artışları ertelendi, bazı ülkelerde biyoyakıt karışım oranlarının artırılması gibi alternatif çözümler devreye alındı. Avustralya'da hükümet, artan maliyetleri hafifletmek amacıyla akaryakıt vergilerini geçici olarak yarıya indirdi ve akaryakıt istasyonlarının kar marjlarını sınırlandırdı.

Brent petrol 116 dolar seviyesine çıktı Haber

Brent petrol 116 dolar seviyesine çıktı

Petrol fiyatları mart ayında yaklaşık yüzde 59 yükselerek tüm zamanların en yüksek aylık artışına doğru ilerledi. Brent petrol, bu sabah 116 dolar seviyesine yönelirken, Eylül 1990'daki Körfez Savaşı dönemindeki yüzde 48,53'lük aylık prim de geride kaldı. Ateşkes için ABD'nin 15 maddelik önerisi ve İran'ın 5 maddelik karşı bildirisi gündeme gelirken, Yemen'deki Husilerin hafta sonunda ilk kez İsrail'i hedef alması endişeleri artırdı. Hürmüz ve Kızıldeniz hattında risk büyüdü Savaşın başlamasından bu yana, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'na ilişkin riskler öne çıktı. Husilerin saldırılarıyla Kızıldeniz trafiğinde de tehlikenin artması, petrol fiyatları üzerindeki risk primini yükseltti. Vadeli işlemlerde şubat ayını 73,25 dolardan tamamlayan Brent petrol, 30 Mart sabahındaki ilk işlemlerde 116 dolar seviyesine yöneldi. FXCM fiyatlamalarına göre geçen haftayı 114 dolardan tamamlayan petrol, yeni haftaya da yükselişle başladı. Tarihi yükselişe gidiyor Petrol vadeli işlemlerinde mart ayındaki prim, ayın tamamlanmasına bir gün kala yüzde 59'a yaklaştı. Böylece petrol fiyatları, aylık bazda tüm zamanların en sert yükselişine doğru ilerledi. Brent petrolde daha önceki en sert aylık yükselişler arasında Eylül 1990'da Körfez Savaşı dönemindeki yüzde 48,53'lük artış, Mayıs 2020'de Covid-19 sonrası görülen yüzde 40,96'lık yükseliş ve Mart 1999'da OPEC üretim kesintisinin etkisiyle yaşanan yüzde 33,42'lik artış yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.