SON DAKİKA
Hava Durumu

#Petrol Fiyatları

Ekometre - Petrol Fiyatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Petrol Fiyatları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Petrol şoku Fed'i zorluyor Haber

Petrol şoku Fed'i zorluyor

Ortadoğu'da tırmanan gerilim petrolü 100 doların üzerine taşıdı. İran merkezli jeopolitik gerilimin yeniden tırmanmasıyla birlikte küresel enerji piyasalarında sert fiyat hareketleri yaşanıyor. Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar seviyesini aşması, yalnızca enerji maliyetlerini değil, küresel enflasyon beklentilerini de yukarı çekti. Bu gelişme, gözlerin yeniden ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecek haftaki faiz kararına çevrilmesine neden oldu. Piyasalarda son bir haftada yaşanan fiyatlamalar, Fed'in politika faizini artırabileceği beklentisinin hızla güçlendiğini ortaya koyuyor. Financial Times'ın aktardığı ve CME Group vadeli işlem verilerine dayandırdığı hesaplamalara göre, yatırımcıların Fed'in toplantısında 25 baz puanlık faiz artışı ihtimaline verdiği olasılık kısa sürede yaklaşık üç kat yükseldi. Bu değişim, yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel sermaye hareketlerini de etkileyebilecek yeni bir sürecin habercisi olarak değerlendiriliyor. Petrol fiyatları neden kritik? Petrol fiyatlarındaki yükseliş, üretimden taşımacılığa kadar hemen her sektörde maliyet baskısını artırıyor. Enerji maliyetlerindeki artışın tüketici fiyatlarına yansıması ise enflasyonun yeniden hız kazanması riskini doğuruyor. Fed'in temel görevi fiyat istikrarını sağlamak olduğu için enerji kaynaklı enflasyon baskısı, faiz artırımı ihtimalini güçlendiren en önemli unsurlar arasında gösteriliyor. Brent petrolün son Fed toplantısından bu yana yaklaşık yüzde 25 yükselmiş olması da piyasalarda bu beklentiyi destekleyen gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor. Piyasalar neden fikir değiştirdi? Temmuz ayı başında beklentilerin altında kalan ABD enflasyon verileri sonrasında piyasalar faiz artışı ihtimalini oldukça düşük görüyordu. Ancak petrol fiyatlarındaki sert yükseliş tabloyu değiştirdi. Uluslararası yatırım kuruluşlarının ekonomistleri, enerji fiyatlarındaki artışın kalıcı hale gelmesi durumunda Fed'in enflasyonla mücadelede daha agresif davranmak zorunda kalabileceğini belirtiyor. Bank of America ve PGIM gibi büyük finans kuruluşlarının ekonomistleri de faiz artırımının artık masadaki güçlü seçeneklerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Fed içinde şahin kanat güçleniyor Fed içerisinde enflasyona karşı daha sert adımlar atılmasını savunan üyelerin sayısının arttığı değerlendiriliyor. Dallas Fed Başkanı Lorie Logan ile Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack'ın enflasyonla mücadelede daha fazla beklenmemesi gerektiği yönündeki açıklamaları, piyasalarda "şahin" duruşun güç kazandığı şeklinde yorumlanıyor. Buna karşın bazı üyeler, enflasyonun yaz aylarındaki seyrinin görülmesi için eylül ayına kadar beklenmesini savunuyor. Bu nedenle faiz kararının son ana kadar belirsizliğini koruması bekleniyor. Sadece petrol değil, tarifeler ve yapay zekâ yatırımları da baskı oluşturuyor Ekonomistler, enflasyon riskinin yalnızca enerji fiyatlarından kaynaklanmadığını vurguluyor. ABD'nin uyguladığı gümrük tarifeleri, çip ve teknoloji yatırımlarında hızlanan yapay zekâ harcamaları ile hizmet sektöründeki yüksek fiyat artışlarının da enflasyonu yukarıda tutmaya devam ettiği belirtiliyor. Bu nedenle Fed'in önümüzdeki dönemde yalnızca petrol fiyatlarına değil, ekonominin genel enflasyon görünümüne odaklanacağı ifade ediliyor. Türkiye açısından ne anlama geliyor? Fed'in faiz artırması halinde küresel dolar faizleri yükselmeye devam edecek. Bu durum gelişmekte olan ülkeler açısından finansman koşullarını zorlaştırabilecek önemli bir risk olarak görülüyor. Türkiye açısından ise olası etkiler şu başlıklarda öne çıkıyor: Dış borçlanma maliyetleri artabilir.Küresel fonların gelişmekte olan ülkelerden çıkışı hızlanabilir. Döviz kuru üzerinde yukarı yönlü baskı oluşabilir. Yabancı yatırım girişleri yavaşlayabilir. Şirketlerin ve bankaların dış finansmana erişim maliyetleri yükselebilir. Ekonomistler, Fed'in alacağı kararın yalnızca ABD ekonomisini değil, küresel finansal dengeleri de etkileyeceğini belirtiyor. Özellikle enerji fiyatlarının yüksek seyretmeye devam etmesi halinde, para politikalarında yeniden sıkılaşma sürecinin güç kazanabileceği ve bunun Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ekonomiler üzerinde yakından hissedileceği değerlendiriliyor.

Bakır fiyatları arz endişeleriyle yükselişte Haber

Bakır fiyatları arz endişeleriyle yükselişte

Üç ay vadeli bakırın tonu yüzde 0,08 artışla 13 bin 819 dolara çıkarken, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik riskler sanayi metalleri piyasasında dalgalanmaya neden oldu. Küresel emtia piyasalarında bakır fiyatları, arz tarafındaki sıkışıklığın etkisiyle yükseliş eğilimini koruyor. Londra Metal Borsası'nda (LME) üç ay vadeli bakır kontratı yüzde 0,08 değer kazanarak ton başına 13 bin 819 dolara yükseldi. Piyasa analistleri, LME ve Şanghay'da takip edilen kullanılabilir bakır stoklarının son aylarda hızla azalmasının fiziki arz üzerindeki baskıyı artırdığını belirtiyor. Özellikle Çin'in ithal bakır talebinin önemli göstergelerinden biri olan Yangshan bakır primi, ton başına 115 dolara çıkarak son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Galaxy Futures analistleri ise yükselen bakır fiyatlarıyla birlikte artan primlerin, nihai kullanıcıların alımlarını sınırlamaya başladığını ifade etti. Buna karşın, arz tarafındaki sıkışıklığın fiyatları desteklemeye devam ettiği değerlendiriliyor. Bakır piyasasında fiyatlara destek veren bir diğer unsur ise ABD'nin rafine bakıra yönelik olası gümrük tarifesi öncesinde ülkeye yapılan güçlü sevkiyatlar oldu. Yatırımcılar, Washington yönetiminin tarifeye ilişkin ayrıntılarını yakından izlemeyi sürdürüyor. LME'de peşin bakır ile üç ay vadeli kontratlar arasındaki fiyat farkının ters piyasa görünümünü koruması, kısa vadede arz baskısının devam ettiğine işaret ediyor. Öte yandan, jeopolitik gelişmeler ve yükselen petrol fiyatları sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de petrol tankerlerini hedef aldıklarını açıklamasının ardından petrol fiyatları son altı haftanın en yüksek seviyelerine çıktı. Artan enerji maliyetleri enflasyon endişelerini güçlendirirken, yüksek faiz beklentileri de metal talebine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Bakırın yanı sıra LME'de işlem gören diğer sanayi metallerinde de yükseliş görüldü. Alüminyum, çinko, kurşun, nikel ve kalay fiyatları günü artıda tamamlarken, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'nda da benzer şekilde sanayi metallerinin genelinde değer artışı kaydedildi.

Morgan Stanley'den Türkiye analizi Haber

Morgan Stanley'den Türkiye analizi

Banka, ilk faiz indiriminin yılın son çeyreğinde gerçekleşmesini bekliyor. ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son değerlendirmede, yükselen petrol fiyatları ve Orta Doğu'da yeniden tırmanan jeopolitik gerilimin enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceğini bildirdi. Banka, bu gelişmelerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim sürecini geciktirebileceğine dikkat çekti. Raporda, Türkiye'nin enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan en fazla etkilenen CEEMEA (Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ülkeleri arasında yer aldığı belirtilirken, artan enerji maliyetlerinin dezenflasyon sürecini zorlaştırabileceği vurgulandı. Morgan Stanley analistleri, mevcut görünüm altında ilk faiz indiriminin ancak 2026'nın dördüncü çeyreğinde gerçekleşmesini beklediklerini, yıl sonu politika faizi tahminlerini ise yüzde 35 seviyesinde koruduklarını açıkladı. Raporda, yükselen enerji fiyatları, döviz kuru üzerindeki baskı, küresel risk iştahındaki zayıflama ve iç talebin beklenenden güçlü seyretmesi halinde yalnızca faiz indirimlerinin ertelenmesinin değil, gerektiğinde ilave parasal sıkılaştırmanın da gündeme gelebileceği ifade edildi. Banka, faiz indirimlerinin daha erken başlayabilmesi için aylık enflasyonda belirgin bir yavaşlama, döviz piyasasında istikrarın güçlenmesi ve ekonomik büyümede daha net bir dengelenme görülmesi gerektiğini değerlendirdi. Piyasaların gözü şimdi TCMB'nin bu hafta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısına çevrilmiş durumda. Morgan Stanley'nin değerlendirmesi, küresel gelişmelerin para politikası üzerindeki etkisinin önümüzdeki dönemde daha belirgin hissedilebileceğine işaret ediyor.

İran'da ekonomik baskı endişesi Haber

İran'da ekonomik baskı endişesi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ekonomik sorunların ülkenin güvenlik politikaları üzerindeki etkisine dikkat çekerek, artan ekonomik baskıların askeri kazanımları zayıflatabileceği uyarısında bulundu. Başkent Tahran'da düzenlenen Yüksek Yargı Erki Konseyi toplantısında konuşan Pezeşkiyan, İran'ın mevcut koşullarda "tam kapsamlı bir savaş" içinde bulunduğunu ifade etti. Son dönemde yaşanan fiyat artışlarına da değinen Pezeşkiyan, Nevruz Bayramı, Ramazan ayı ve savaş koşullarının aynı döneme denk gelmesinin piyasalarda baskı oluşturduğunu belirtti. Temel ürünlerde arz sıkıntısı yaşanmadığını vurgulayan İran Cumhurbaşkanı, fiyat artışlarının hükümetin ihmali değil, ekonomik koşullar ve uygulanan kısıtlamalardan kaynaklandığını söyledi. Ekonomik baskıların yalnızca mali göstergeleri değil, toplumsal dengeleri de etkileyebileceğini ifade eden Pezeşkiyan, silahlı kuvvetlerin ülkeyi kararlılıkla savunduğunu ancak ekonomik sorunların toplumsal hoşnutsuzluğu artırabileceğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ekonomik sıkıntıların yaygınlaşmasının halkın yönetime verdiği desteği olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek, ekonomik istikrarın ulusal güvenliğin önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Piyasalar açısından önemi Uzmanlar, İran yönetiminden gelen açıklamaların yalnızca ülke ekonomisi açısından değil, enerji piyasaları bakımından da yakından izlendiğini belirtiyor. İran'daki ekonomik gelişmeler ve bölgesel jeopolitik riskler; petrol arzı, enerji fiyatları ve küresel enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Özellikle Orta Doğu'da yaşanabilecek yeni gelişmelerin, petrol fiyatları üzerinden enerji ithalatçısı ülkelerin maliyetlerini ve küresel finans piyasalarının risk algısını etkileme potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor.

İran'dan ABD ile müzakerelere açık kapı Haber

İran'dan ABD ile müzakerelere açık kapı

Açıklama, enerji piyasalarında ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin risk algısında diplomasi beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. İran, ABD ile diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin dikkat çeken bir mesaj verdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ulusal çıkarların korunması şartıyla Washington yönetimiyle müzakerelerin yeniden başlamasının mümkün olduğunu belirtti. Tahran'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Bekayi, çeşitli arabulucu ülkeler aracılığıyla İran'a mesajlar iletildiğini ifade ederek, diplomasi seçeneğinin tamamen masadan kalkmadığını söyledi. Bekayi, "Ulusal çıkarlarımız gözetildiği takdirde ABD ile müzakerelerin yeniden başlaması mümkün. İran, gerektiğinde diplomasiyle, gerektiğinde ise savunma araçlarıyla ulusal çıkarlarını korumaya devam edecektir." ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı vurgusu İran yönetimi, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı konusundaki tutumunu da yineledi. Bekayi, boğaz üzerindeki egemenlik haklarının tartışmaya açık olmadığını belirterek, Hürmüz'ün İran'ın milli güvenliğini tehdit edecek şekilde kullanılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu nedenle bölgede yaşanabilecek her gelişme, uluslararası petrol fiyatları ve enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili oluyor. Piyasalar diplomasiyi izliyor Ekonomi çevreleri, İran'dan gelen uzlaşı mesajlarının jeopolitik risk primini azaltabilecek gelişmeler arasında değerlendirildiğini belirtiyor. ABD ile İran arasında yeniden diplomatik sürecin başlaması halinde petrol arzına ilişkin endişelerin hafiflemesi ve enerji piyasalarında oynaklığın azalması bekleniyor. Buna karşılık taraflar arasında yeni bir gerilim yaşanması durumunda ise petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü baskı oluşabileceği ifade ediliyor. Türkiye açısından önemi Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından Orta Doğu'daki diplomatik gelişmeler, petrol ve doğal gaz maliyetleri üzerinden enflasyon, cari denge ve üretim maliyetleri üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasalarda, İran ile ABD arasında atılacak diplomatik adımlar yakından takip ediliyor.

Petrol fiyatlarında düşüş sürüyor Haber

Petrol fiyatlarında düşüş sürüyor

Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin kademeli olarak normale dönmesi ve Suudi Arabistan'ın Asya pazarına yönelik sert fiyat indirimi de düşüşü destekleyen gelişmeler arasında yer alıyor. ABD ile İran arasında sağlanan geçici barış anlaşmasının ardından arz kesintilerine yönelik endişelerin azalması, petrol fiyatlarında savaş döneminde oluşan risk priminin büyük ölçüde ortadan kalkmasına neden oldu. Bu gelişmelerin etkisiyle ABD ham petrolü (WTI) 69 doların altına gerilerken, küresel gösterge Brent petrolü ise 72 dolar seviyelerinde dengelenmeye çalışıyor. İkinci çeyrek itibarıyla petrol fiyatlarındaki toplam düşüş yaklaşık yüzde 30'a ulaştı. Saudi Aramco'dan son yılların en sert fiyat indirimi Suudi Arabistan'ın devlet petrol şirketi Saudi Aramco, gelecek ay teslim edilecek Arab Light petrolünün Asya pazarına yönelik resmi satış fiyatını varil başına 11 dolar düşürdü. Böylece satış fiyatı, bölgesel referans seviyenin 1,50 dolar altına çekildi. Şirket, Arab Light petrolünde en son 2020'de pandemi döneminde ve 2015'te yaşanan fiyat savaşları sırasında benzer ölçekte indirim uygulamıştı. Son karar, küresel talebe ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde dikkat çekti. Analistler petrol için 60 dolar seviyesini gündeme taşıyor Petrol fiyatlarında yaşanan sert geri çekilmenin ardından bazı piyasa uzmanları düşüşün devam edebileceğini öngörüyor. Bloomberg HT'nin aktardığına göre Infrastructure Capital Management Üst Yöneticisi (CEO) Jay Hatfield, petrol fiyatlarında önümüzdeki bir ay içinde 60 dolar seviyesinin görülebileceğini belirterek, "Suudi Arabistan'ın resmi satış fiyatlarındaki indirimler genellikle piyasa fiyatlarındaki değişimin önemli bir göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu. Hürmüz Boğazı'nda normalleşme sürüyor Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda tanker trafiği kademeli olarak toparlanıyor. Ancak geçiş hacmi henüz savaş öncesi seviyelere ulaşmış değil. Bölgede faaliyet gösteren birçok deniz taşımacılığı şirketi ise güvenlik risklerini dikkate alarak temkinli operasyonlarını sürdürüyor. Uzmanlar, arzın güçlü kalmaya devam etmesi ve jeopolitik tansiyonun düşük seyretmesi halinde petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskının kısa vadede de sürebileceğini değerlendiriyor.

OPEC+'tan petrol üretiminde yeni artış Haber

OPEC+'tan petrol üretiminde yeni artış

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ile Rusya öncülüğündeki müttefik üreticilerden oluşan OPEC+, çevrim içi toplantıda üretim kotalarını ağustos ayından itibaren günlük 188 bin varil artırma kararı aldı. Böylece haziran ve temmuz aylarında uygulanan üretim artışları yeni bir adımla devam etmiş oldu. Arz endişeleri azalıyor Kararda, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının yeniden hız kazanması ve küresel arz risklerinin hafiflemesi etkili oldu. Boğazdaki normalleşme, piyasalarda arzın yeniden artacağı beklentisini güçlendirirken petrol fiyatları üzerindeki baskıyı da artırdı. OPEC verilerine göre üretim son aylarda toparlanma sinyalleri verirken, savaş öncesi seviyelere henüz ulaşılamadı. Buna rağmen sevkiyatların yeniden başlaması küresel petrol arzına ilişkin iyimserliği destekliyor. Petrol fiyatları geriledi Brent petrol, jeopolitik risklerin azalması, Çin'in ham petrol talebindeki zayıflık, OPEC dışı üretimin artması ve stratejik petrol stoklarının devreye alınmasının etkisiyle savaş öncesi seviyelere geriledi. Fiyatlar son işlemlerde varil başına yaklaşık 72 dolar seviyesinde dengelendi. Gözler Hürmüz ve Çin'de UBS analisti Giovanni Staunovo, piyasaların kısa vadede Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker trafiği ile Çin'in ham petrol ithalatındaki toparlanmayı yakından izleyeceğini belirtti. Analistler ayrıca Washington ile Tahran arasında sağlanan mutabakatın da arz endişelerini azaltarak petrol piyasasında risk primini düşürdüğüne dikkat çekiyor. Eylül ayında yeni artış gelebilir Reuters'ın hesaplamalarına göre OPEC+, ağustos kararının ardından 2 Ağustos'ta yapılacak toplantıda eylül ayı için de benzer büyüklükte bir üretim artışı kararı alabilir. Böyle bir adım, 2023 yılında uygulamaya alınan gönüllü üretim kesintilerinin büyük ölçüde geri çekilmesi anlamına gelecek.

Hürmüz rahatladı petrol geriliyor  Haber

Hürmüz rahatladı petrol geriliyor 

Çatışma döneminde elde ettiği tüm kazanımları ikinci çeyrekte geri veren Brent petrol, yaklaşık yüzde 30 değer kaybetti. Finans devi Citigroup ise fiyatların yıl sonuna kadar varil başına 60 dolar seviyelerine gerileyebileceğini öngörüyor. Orta Doğu'da jeopolitik risklerin azalması ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının yeniden hız kazanması, küresel arz görünümünü güçlendirdi. Sevkiyatların normale dönmesiyle birlikte alternatif tedarik kaynaklarına erişim kolaylaşırken, rafinerilere ulaşan ilave ham petrol miktarı kısa vadeli arzı artırdı. Citigroup analistleri, Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların büyük ölçüde ortadan kalkmasının petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı güçlendirdiğini belirtti. Francesco Martoccia'nın da yer aldığı analizde, deniz taşımacılığı akışlarının normale döndüğü, Çinli alıcıların piyasada zayıf kaldığı, fiziki ham petrol talebinin gerilediği ve stoklardaki düşüşün beklentilerin altında gerçekleştiği ifade edildi. Petrolde dalgalı dönem sürebilir Banka, normalleşme sürecinin ilk aşamasında lojistik akışların tamamen oturması ve sigorta piyasalarının yeni koşullara uyum sağlaması nedeniyle fiyatlarda kısa süreli dalgalanmaların görülebileceğine dikkat çekti. Analistler, deniz trafiğinin yeniden düzenli hale gelmesiyle birlikte ticari şirketlerin güvenlik risklerini artık faaliyetleri durduracak bir unsur yerine yönetilebilir bir maliyet olarak değerlendirmeye başladığını vurguladı. Yıl sonu beklentisi 60-65 dolar Citigroup, yaz aylarında yaşanabilecek olası fiyat yükselişlerinin satış fırsatı olarak değerlendirilebileceğini belirtirken, Brent petrolün yıl sonunda varil başına 60-65 dolar bandına gerilemesini beklediğini açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.