SON DAKİKA
Hava Durumu

#Nato

Ekometre - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

NATO’dan kuantum teknolojileri için yeni yol haritası Haber

NATO’dan kuantum teknolojileri için yeni yol haritası

Plan kapsamında kuantum sensörlerinin sahada test edilmesi, güvenli iletişim altyapılarının geliştirilmesi ve kuantum kaynaklı siber tehditlere karşı savunmanın güçlendirilmesi hedefleniyor. Saha testleri başlayacak NATO’nun Kasım 2023’te kabul ettiği kuantum stratejisinin somut projelere dönüştürülmesini amaçlayan yol haritasıyla, teknolojilerin araştırma aşamasından askeri denemelere taşınması planlanıyor. Bu kapsamda kuantum sensörlerinin 2026 ve 2027 yıllarında deniz ortamında test edilmesi öngörülüyor. Askeri pilot değerlendirme raporunun ise 2027’nin başlarında hazırlanması planlanıyor. Brüksel’deki NATO karargâhı ile Belçika’nın Mons kentindeki askeri komuta merkezi arasında güvenli bir pilot iletişim ağının kurulması da yol haritasındaki çalışmalar arasında yer alıyor. Kuantum teknolojileri sahada değerlendirilecek QUESTOR projesi kapsamında kuantum algılama sistemlerinin NATO Denizcilik Araştırma ve Deneme Merkezi aracılığıyla test edilmesi planlanıyor. Testlerde, küresel navigasyon uydu sinyallerinin bulunmadığı zorlu koşullarda konumlandırma, seyrüsefer ve zamanlama hassasiyetinin değerlendirilmesi hedefleniyor. Kuantum bilişim, haberleşme ve sensör teknolojilerinin farklı olgunluk seviyelerinde bulunduğuna dikkat çekilen yol haritasında, pilot değerlendirmelerin Müttefik Dönüşüm Komutanlığı koordinasyonunda yürütülmesi öngörülüyor. Projeler için değerlendirme kriterleri belirlenecek Dijital Dökümhane ve Kuzey Atlantik Savunma İnovasyon Hızlandırıcısı (DIANA) gibi yapıların prototip geliştirme süreçlerinde kullanılması planlanıyor. Askeri ve ticari uygulamaların taranmasıyla 12 ay içerisinde kapsamlı bir veri deposu oluşturulması hedefleniyor. NATO’nun 2027’nin ikinci çeyreğinde kuantum değerlendirme kriterlerini açıklaması ve teknolojik olgunluğu yüksek projelere bu kriterler doğrultusunda öncelik verilmesi planlanıyor. Kuantuma dirençli haberleşme NATO, kuantum bilgisayarlarının oluşturabileceği siber tehditlere karşı kuantum sonrası kriptografi standartlarının sistemlere entegrasyonunu da hızlandırmayı planlıyor. Kuantum Sıfır İşaret Projesi kapsamında Brüksel ve Mons karargâhları arasındaki kuantuma dirençli iletişim hatlarını doğrulayacak pilot uygulamanın 2027’nin son çeyreğine kadar tamamlanması hedefleniyor. Aynı dönemde sanayinin hazırlık çalışmaları ve kriptografik güncelleme eylem planlarının devreye alınması planlanıyor. Müttefik sistemleri arasında uyumsuzluk oluşmasını önlemek amacıyla standardizasyon çalışmalarının da yürütülmesi öngörülüyor. Ortak standartlar için hedef 2029 Bilim ve Teknoloji Örgütü bünyesinde 2027’nin üçüncü çeyreğinde bir kuantum standardizasyon uzman ekibinin kurulması planlanıyor. Yol haritasında ortak standartların hayata geçirilmesi için hedef tarih ise 2029 olarak belirleniyor.

Burnham’dan BM’de Gazze mesajı: Sessiz kalamayız Haber

Burnham’dan BM’de Gazze mesajı: Sessiz kalamayız

Burnham, çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini ve bölgeye ulaşan insani yardımın yetersiz kaldığını belirterek, iki devletli çözümün korunması gerektiğini söyledi. New York’ta düzenlenen BM Genel Kurulu’na hitap eden Burnham, İngiltere’nin Brexit’in ardından geçen 10 yıllık süreçte yaşadığı sorunlara ve ülkenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İngiltere’nin istikrarını yeniden güçlendirmeyi ve daha dinamik bir ekonomi oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Savunma ve Avrupa güvenliği vurgusu Burnham, ulusal güvenliğin yalnızca askeri güçle sınırlı olmadığını, toplumsal dayanışmanın da ülkelerin gücünü belirlediğini söyledi. İngiltere’nin savunma yatırımlarını sürdüreceğini, NATO’ya bağlılığını koruyacağını ve Avrupa’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını belirten Burnham, Rusya ile ilgili açıklamasında çatışma aramadıklarını ifade etti. Burnham, Rusya’nın dezenformasyon faaliyetleriyle toplumlarda korku ve bölünme yaratmaya çalıştığını öne sürdü. Rusya’nın 2019 İngiltere genel seçimlerine müdahale etmeye çalıştığına dair kanıtlar bulunduğunu söyleyen Burnham, dezenformasyonun ulusal güvenlik açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. Yapay zekâ için kamu yararı mesajı Konuşmasında yapay zekânın sunduğu fırsatlara ve oluşturabileceği risklere de değinen Burnham, bu alandaki temel kararların seçilmiş hükümetler tarafından alınması gerektiğini belirtti. Yapay zekânın ekonomik büyüme ve yeniden sanayileşme sürecine katkı sağlayabileceğini ifade eden Burnham, teknolojinin toplumun yararına kullanılması gerektiğini vurguladı. İngiltere’nin gelecek yıl üstleneceği G20 Dönem Başkanlığı kapsamında yapay zekânın gündemin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi. Gazze ve Batı Şeria için iki devletli çözüm çağrısı İngiltere’nin Orta Doğu politikasında değişikliğe gittiğini belirten Burnham, İsrail’in 7 Ekim 2023’te uğradığı saldırının ardından Gazze ve Batı Şeria’da gerçekleştirilen eylemlerin meşru gösterilemeyeceğini ifade etti. Burnham, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Çocuklar da dahil olmak üzere çok fazla insan öldü. Çok az yardım bölgeye girebiliyor. Bu durum çok uzun zamandır devam ediyor. Korkunç acılar büyürken ve iki halk için de en iyi çözüm olan iki devletli çözüm vizyonu saldırı altındayken sessiz kalamayız.” İsrail’in Batı Şeria’da yeni yerleşim alanları inşa etme planına da tepki gösteren Burnham, bu adımların Filistin devletinin kurulmasını zorlaştırdığını söyledi. İngiltere’nin yasa dışı yerleşimlerle ticareti yasakladığını ve Filistin topraklarındaki İsrail işgalini hukuka aykırı olarak nitelendirdiğini belirten Burnham, İsraillilerin ve Filistinlilerin yan yana, barış ve güvenlik içinde yaşamasını istediklerini kaydetti. Burnham, iki devletli çözüm konusunda yalnızca açıklamalar yapılmasının yeterli olmadığını, somut adımlar atılmamasının siyasete duyulan güveni daha da zayıflatabileceğini ifade etti. Kaynak doğrulaması: Burnham’ın BM Genel Kurulu konuşmasındaki Gazze, Batı Şeria, Rusya ve yapay zekâ başlıkları İngiltere Başbakanlık Ofisi tarafından yayımlanan konuşma metniyle karşılaştırılmıştır.

Nawrocki’den BM’de Rusya’ya karşı ortak yanıt çağrısı Haber

Nawrocki’den BM’de Rusya’ya karşı ortak yanıt çağrısı

Nawrocki, NATO’nun Avrupa güvenliğindeki rolüne dikkat çekerken BM’nin uluslararası hukuku koruyacak şekilde reforme edilmesi gerektiğini söyledi. Rusya’ya karşı ortak mücadele çağrısı Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Avrupa güvenliği, Rusya’nın faaliyetleri ve uluslararası sistemin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Polonya Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Nawrocki, Rusya’nın sabotaj, siber saldırılar ve istikrarsızlaştırıcı operasyonları kapsayan geniş çaplı bir hibrit savaş yürüttüğünü ifade etti. Rusya’nın komşu bir ülkeyi ele geçirme ve bölgeyi istikrarsızlaştırma girişimlerinin BM Şartı’nda yer alan ilkelerle çeliştiğini savunan Nawrocki, uluslararası toplumun bu faaliyetlere karşı kararlı, tutarlı ve ortak bir yanıt vermesi gerektiğini söyledi. Polonya savunma yatırımlarını sürdürüyor Nawrocki, Polonya’nın Rusya ile çatışma arayışında olmadığını belirterek ülkesinin ittifaklarını güçlendirdiğini, ordusunu geliştirdiğini ve askeri teçhizatını modernize ettiğini dile getirdi. Bu adımların savaş yürütmek amacıyla değil, savaşı önlemek için atıldığını ifade eden Nawrocki, Rusya’nın hibrit operasyonlarının devletleri zayıflatmayı, toplumsal güveni sarsmayı ve uluslararası toplumun birlikteliğini bozmayı hedeflediğini öne sürdü. Polonya Cumhurbaşkanı, söz konusu eylemlerin münferit olaylar olmadığını, planlı ve uzun vadeli bir stratejinin parçası olduğunu savundu. Nawrocki, Polonya’nın NATO’yu Avrupa güvenliğinin garantörü olarak görmeye devam ettiğini vurguladı. İki devletli çözüm mesajı Konuşmasında İsrail-Filistin meselesine de değinen Nawrocki, İsrail ve Filistin’in barış içinde bir arada yaşamasını sağlayacak iki devletli çözümün hayata geçirilmesi için çalışacaklarını belirtti. Polonya’nın G20 çalışmalarına sürekli katılım sağlamayı hedeflediğini ifade eden Nawrocki, ülkesinin bu platformda Orta Avrupa’nın sesini duyuracağını söyledi. Nawrocki, ABD’nin dönem başkanlığı kapsamında Polonya’yı G20 çalışmalarına davet ettiği için ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür etti. BM’de reform çağrısı Nawrocki, demografik krizin dünya genelindeki önemli yapısal sorunlardan biri olduğunu belirterek yaşlanan nüfus ve düşen doğum oranlarının devletler üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Çözümün aileyi koruyan ve ebeveynliğin toplumsal önemini güçlendiren politikaları da içermesi gerektiğini ifade etti. Yapay zekâ konusuna da değinen Nawrocki, teknolojinin insanlığın hizmetinde kullanılması gerektiğini, yapay zekânın manipülasyon, istikrarsızlaştırma veya uluslararası düzeni zayıflatma amacıyla kullanılmaması gerektiğini kaydetti. BM’nin değişen dünya koşullarına uyum sağlaması gerektiğini belirten Nawrocki, uluslararası hukukun ihlal edilmesine karşılık verebilen, kuralları uygulayabilen ve cezasızlığa izin vermeyen bir uluslararası örgüte ihtiyaç olduğunu söyledi.

Merkel’in anıları Avrupa siyasetinin perde arkasını açıyor Haber

Merkel’in anıları Avrupa siyasetinin perde arkasını açıyor

Avro krizinden göç politikalarına, Avrupa Birliği’nin geleceğinden NATO’ya, Ukrayna’dan Rusya ile ilişkilere uzanan eser; kriz yönetimi, siyasi liderlik ve diplomasi alanlarında birinci elden tanıklıklar sunuyor. Türkiye’nin Avrupa’nın göç politikasındaki rolüne de geniş yer ayıran kitap, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler öğrencileri için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Angela Merkel’in Doğu Almanya’da geçen çocukluk yıllarından Berlin Duvarı’nın yıkılışına, bilim insanlığından Almanya’nın ilk kadın şansölyesi oluşuna uzanan yaşamını anlatan Özgürlük: Anılar 1954–2021, Kadim Yayınları etiketiyle Türkçede okurla buluştu. Deniz Weber’in çevirisiyle yayımlanan 720 sayfalık eser, Merkel’in kişisel hikâyesi üzerinden Avrupa’nın geçirdiği dönüşümü ve küresel siyasette değişen güç dengelerini ele alıyor. Liderler arasında kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler, ülkeler arasındaki çıkar çatışmaları ve kriz dönemlerinde alınan kararlar, dönemin en etkili siyasi aktörlerinden birinin gözünden aktarılıyor. Kriz anlarında masada hangi seçenekler vardı? Angela Merkel’in 2005–2021 yıllarını kapsayan görev dönemi, Avrupa ve dünya siyasetinin en sert sınavlarına sahne oldu. Avro Bölgesi’ni sarsan ekonomik kriz, Avrupa Birliği’nin geleceğine ilişkin tartışmalar, artan göç hareketleri, NATO’nun değişen rolü, Ukrayna meselesi, Rusya ile yürütülen ilişkiler, Donald Trump dönemi ve pandemi kitabın başlıca siyasi konularını oluşturuyor. Merkel, yalnızca aldığı kararları değil, bu kararlar öncesinde masada bulunan seçenekleri, karşılaştığı itirazları ve değerlendirdiği riskleri de anlatıyor. Kamuoyuyla paylaşmadığı tereddütlerine de yer veren eski Almanya Şansölyesi, siyasi kararların hangi baskılar, belirsizlikler ve çıkar dengeleri içinde şekillendiğini ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser; kriz yönetimi, siyasi liderlik, Avrupa siyaseti, diplomasi ve uluslararası güvenlik alanlarında çalışan öğrenciler, akademisyenler ve araştırmacılar için birinci elden değerlendirmeler sunan önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Merkel’in anlatımında Türkiye krizin kilit aktörü Kitabın Türkiye’ye ayrılan bölümlerinde, 2015 yılında Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı mülteci krizinin perde arkası dikkat çekiyor. Merkel, Suriye’de başlayan savaşın ardından üç milyondan fazla insanın Türkiye’ye sığındığını hatırlatırken, Avrupa’nın Türkiye’nin üstlendiği ağır sorumluluğu uzun süre yeterince görmediğini ve gerektiği ölçüde takdir etmediğini ifade ediyor. Türkiye’de yaşayan mültecilerin sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşabilmesi, çalışma imkânı bulabilmesi ve kendilerine bir gelecek kurabilmesi için Avrupa Birliği’nin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunan Merkel, Türkiye’nin katkısı olmadan Ege’deki geçişlerin düzenlenmesinin ve insan kaçakçılığıyla etkili biçimde mücadele edilmesinin mümkün olmadığını anlatıyor. Eserde, Merkel ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yürütülen diplomasiye ilişkin ayrıntılara da yer veriliyor. New York ve İstanbul’daki görüşmelerden AB–Türkiye Eylem Planı’na, vize serbestisi tartışmalarından 18 Mart 2016 tarihli AB–Türkiye Mutabakatı’na uzanan süreci aktaran Merkel, hem Avrupa’dan hem de kendi ülkesinden gelen eleştirilere rağmen Türkiye ile iş birliğinde neden ısrar ettiğini açıklıyor. Merkel’in kitapta yer alan, “Bu süreci düzenlemek ve yönetmek ancak Türkiye ile birlikte mümkündü ve bunun ertelenmeye tahammülü yoktu” sözleri, Türkiye işe iş birliğine verdiği önemi açık biçimde ortaya koyuyor. Mutabakatın ardından Balkan güzergâhı üzerinden Kuzey Avrupa’ya ulaşan mülteci sayısının %95 oranında azalması da iş birliğinin somut sonuçlarından biri olarak aktarılıyor. Beyaz Saray’dan Kremlin’e uzanan diplomasi trafiği Kitapta Beyaz Saray’dan Kremlin’e uzanan yoğun diplomasi trafiğine de geniş yer ayrılıyor. Merkel; Vladimir Putin ve Donald Trump başta olmak üzere dünya liderleriyle gerçekleştirdiği görüşmeleri, ortak karar almanın zorlaştığı anları ve devletler arasındaki güç mücadelesini kendi tanıklığıyla anlatıyor. Bu anlatım, uluslararası ilişkiler teorilerinin somut siyasi gelişmeler üzerinden incelenmesine imkân sağlıyor. Diplomatik müzakerelerin nasıl yürütüldüğü, liderlerin devletler arası ilişkilerdeki etkisi ve kriz dönemlerinde verilen kararların uzun vadeli sonuçları somut olaylar üzerinden izlenebiliyor. Tartışılan kararlarını yıllar sonra yeniden değerlendiriyor Özgürlük: Anılar 1954–2021, olayları kronolojik biçimde aktarmakla yetinmiyor. Merkel, iktidarı döneminde aldığı ve uzun süre tartışılan kararları yıllar sonra yeniden değerlendiriyor; hangi seçeneklerle karşı karşıya kaldığını, hangi riskleri gözettiğini ve tercihlerini hangi gerekçelerle yaptığını açıklıyor. Siyasi gücün sınırları, liderlik sorumluluğu, özgürlük anlayışı ve demokratik yönetim gibi kavramlar da Merkel’in kişisel deneyimleri üzerinden ele alınıyor. Hayatının ilk 35 yılını Doğu Almanya’da geçiren Merkel’in özgürlükle kurduğu ilişki, kitabın düşünsel zeminini oluşturuyor. Seyahat etmenin, düşüncelerini açıklamanın ve kendi yaşamı hakkında karar vermenin devlet tarafından sınırlandırıldığı bir sistemde büyüyen Merkel, özgürlüğün kendiliğinden var olmadığını, kazanılması ve korunması gerektiğini vurguluyor. Almanya’nın ilk kadın şansölyesinin yaşamı ve siyasi deneyimleri üzerinden şekillenen eser; siyaset, toplum, birey ve iktidar arasındaki ilişkiye yakından bakma imkânı sunuyor.

NATO-Rusya geriliminde tansiyon yükseldi Haber

NATO-Rusya geriliminde tansiyon yükseldi

Zaharova, NATO’nun Rusya ile uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığını öne sürerek Moskova’nın gerekli gördüğü durumda tüm askeri teknik araçlarını kullanmaya hazır olduğunu söyledi. Rusya ile NATO arasındaki gerilim sürerken Moskova’dan yeni bir açıklama geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, NATO’nun özellikle Arktik bölgesindeki askeri faaliyetlerinin Rusya’nın güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu savundu. Zaharova, NATO’nun askeri kapasitesini artırmaya yönelik adımlarının Rusya ile uzun süreli bir çatışmaya hazırlık anlamına geldiğini ileri sürdü. “NATO uzun süreli çatışmaya hazırlanıyor” Rusya’ya bağlı Komi Cumhuriyeti’nin başkenti Sıktıvkar’da haftalık basın toplantısı düzenleyen Zaharova, Arktik bölgesinin NATO ülkelerinin faaliyetleri nedeniyle yeni bir jeopolitik mücadele alanına dönüştüğünü söyledi. NATO’nun bölgede askeri üstünlük sağlamaya yönelik adımlar attığını belirten Zaharova, kuzey sınırları yakınındaki askeri faaliyetlere dikkat çekti. Zaharova, NATO’nun askeri kapasitesini artırma planlarının yalnızca caydırıcılık amacı taşımadığını, Rusya ile potansiyel olarak uzun süreli bir çatışmaya hazırlık aşamasına geçildiğine işaret ettiğini savundu. “Tüm askeri teknik araçları kullanmaya hazırız” Zaharova, Arktik bölgesindeki askeri faaliyetlerin Rusya’nın güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğunu belirterek Moskova’nın karşılık verme kapasitesine ilişkin de mesaj verdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Rusya, gerektiğinde tehditleri ortadan kaldırmak için tüm askeri teknik araçlarını kullanmaya hazır” ifadelerini kullandı. Ukrayna’ya “hava terörü” suçlaması Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin daha önce Rus sivil havacılığına yönelik tehditlerde bulunduğunu hatırlatan Zaharova, bu açıklamaları “şantaj ve hava terörünün devlet düzeyinde meşrulaştırılması” olarak nitelendirdi. Zaharova, Ukrayna’nın bu tutumunu destekleyen ülkelerin ise “Kiev’in suç ortağı” olduğunu savundu. Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması açıklaması Zaharova ayrıca Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un anlaşmaya geri dönülmesinin kabul edilemez olduğu yönündeki açıklamasını hatırlatan Zaharova, anlaşmanın uygulanmadığını savundu. Zaharova, mevcut süreçten yalnızca Batı’nın kazanç sağladığını ileri sürdü.

NATO'dan milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları Haber

NATO'dan milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları

Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen Savunma Sanayii Forumu, milyarlarca dolarlık yeni savunma projeleri ve ortak tedarik anlaşmalarıyla başladı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile NATO üyesi ülkelerin savunma bakanlarının katıldığı forumda konuşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, transatlantik savunma sanayii iş birliğinin yeni bir aşamaya geçtiğini belirterek, hava savunması, tanker uçakları, insansız hava araçları ve erken ihbar sistemlerine yönelik önemli projelerin hayata geçirildiğini açıkladı. Rutte, NATO'nun geçen yıl Lahey'de aldığı savunma yatırımlarını artırma kararlarının kısa sürede somut sonuç verdiğini ifade ederek, "Atlantik'in iki yakasındaki müttefiklerimiz ve savunma sanayii kuruluşları milyarlarca dolarlık stratejik sözleşmelere imza attı. Bu yatırımlar güvenliğimizi güçlendirirken ekonomiye ve istihdama da katkı sağlayacak." dedi. Airbus'tan 12 yeni uçak Forumdaki ilk önemli duyuru, NATO'nun çok uluslu tanker ve nakliye filosuna yönelik oldu. Rutte, müttefik ülkelerin Airbus'tan toplam 12 yeni uçak satın alacağını açıkladı. Ayrıca Airbus A400M platformunu temel alan yeni çok uluslu bir proje başlatıldığını belirten Rutte, projenin Avrupa ile Kuzey Amerika savunma sanayii iş birliğini daha da güçlendireceğini söyledi. NATO filosuna Triton İHA'ları geliyor NATO'nun istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) kapasitesinin de genişletileceğini açıklayan Rutte, ittifakın envanterine 5 adede kadar Triton yüksek irtifa uzun havada kalışlı insansız hava aracı ekleneceğini duyurdu. Yeni sistemlerin özellikle deniz alanlarının kesintisiz gözetlenmesi, deniz ulaştırma hatlarının korunması ve Kuzey Kutbu gibi kritik bölgelerde operasyon kabiliyetinin artırılması amacıyla kullanılacağı belirtildi. Saab GlobalEye dönemi başlıyor Forumda açıklanan bir diğer önemli proje ise NATO'nun havadan erken ihbar kapasitesini yenileyecek GlobalEye programı oldu. Rutte, mevcut E-3 erken uyarı uçaklarının yerini almak üzere müttefik ülkelerin 10 adede kadar Saab GlobalEye uçağını ortak tedarik edeceğini açıkladı. Yeni nesil sistemin hava, kara ve deniz sahasını aynı anda takip edebildiğini belirten Rutte, GlobalEye'ın özellikle drone sürüleri, balistik ve seyir füzeleri gibi modern tehditlerin tespitinde önemli avantaj sağlayacağını ifade etti. NATO Genel Sekreteri, açıklanan tüm projelerin Avrupa, ABD ve Kanada savunma sanayii şirketlerinin ortak üretimiyle gerçekleştirileceğini vurgulayarak, bunun transatlantik iş birliğinin en somut örneklerinden biri olduğunu söyledi.

ASELSAN NATO'nun 5 stratejik ortağından biri oldu Haber

ASELSAN NATO'nun 5 stratejik ortağından biri oldu

Şirket, radar, elektronik harp, haberleşme ve ÇELİKKUBBE teknolojileriyle ittifakın savunma mimarisinde daha güçlü bir rol üstleniyor. Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi sürerken ASELSAN'ın, NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA) ile NATO Haberleşme ve Bilgi Ajansı (NCIA) bünyesindeki projelerdeki etkinliği dikkat çekiyor. Şirketin NATO ile iş birliği, 1990'lı yıllarda Stinger hava savunma füzelerinin elektronik bileşenlerinin üretimiyle başlamış, bugün ise haberleşme, hava savunması ve dost-düşman tanıma sistemlerini kapsayan stratejik ortaklık seviyesine ulaştı. Küresel devlerle aynı masada ASELSAN, NATO'nun Modüler Hava Savunma Konsepti çalışmalarında Airbus, Lockheed Martin UK, Raytheon ve Thales LAS ile birlikte görev alacak beş şirketten biri olarak seçildi. Şirket ayrıca Portatif IFF Sorgulayıcı IDENTA 4000I çözümüyle NATO'nun dost-düşman tanıma ihalesini kazanarak önemli bir başarıya imza attı. İlk teslimatların önümüzdeki aylarda NATO üyesi ülkelere başlaması planlanıyor. NATO tatbikatlarında aktif rol ASELSAN son üç yılda 50'den fazla NATO çalışma grubunda görev aldı. CWIX 2025 tatbikatında hava komuta kontrol sistemleriyle birlikte çalışabilirlik testlerini başarıyla tamamlayan şirket, REPMUS deniz tatbikatlarında da yer aldı. İhracatta yeni başarılar Şirketin NATO ülkelerindeki faaliyetleri ihracat rakamlarına da yansıdı. ASELSAN, Polonya'da 410 milyon dolarlık sözleşmeye imza atarken, elektronik harp, radar ve haberleşme alanlarında yeni anlaşmalar yapmayı sürdürüyor. Yetkililer, önümüzdeki dönemde haberleşme sistemleri, komuta kontrol, anti-drone çözümleri ve ÇELİKKUBBE bileşenlerinde NATO ile iş birliğinin daha da derinleşmesini bekliyor. Zirve güvenliğinde de ASELSAN teknolojisi ASELSAN'ın geliştirdiği ROADGUARD sistemi de NATO Zirvesi'nin güvenlik altyapısında görev alıyor. Yapay zekâ destekli sistem; hareket halindeki araçlarda yüz tanıma, plaka tespiti ve anlık veri analizi yaparak güvenlik birimlerine gerçek zamanlı destek sağlıyor.

Trump, Ankara'da Zelenskiy ve Şara ile görüşecek Haber

Trump, Ankara'da Zelenskiy ve Şara ile görüşecek

Trump'ın programında NATO oturumları, liderler yemeği ve yoğun diplomasi trafiği yer alıyor. Beyaz Saray Baş Basın Sözcü Yardımcısı Anna Kelly ile ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi Matt Whitaker, telekonferansla düzenledikleri basın toplantısında Trump'ın Ankara programına ilişkin bilgi verdi. Buna göre Trump, salı günü Ankara'ya gelecek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelecek ve NATO liderler yemeğine katılacak. Çarşamba günü ise NATO Liderler Zirvesi oturumlarının ardından Zelenskiy ve Ahmed Şara ile ayrı ayrı görüşecek. Gündemde Ukrayna ve bölgesel güvenlik var ABD'li yetkililere göre Trump ile Zelenskiy arasındaki görüşmenin ana gündemini Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler oluşturacak. Tarafların ateşkes ve müzakere sürecini yeniden canlandırma olasılığını ele alması bekleniyor. Zirvede ayrıca İran kaynaklı güvenlik riskleri, deniz ticaret yollarının korunması, NATO'da savunma harcamaları, yük paylaşımı ve savunma sanayisinde olası yeni iş birlikleri de öne çıkan başlıklar arasında yer alacak. Yoğun diplomasi trafiği Trump'ın NATO programının ardından basın toplantısı düzenlemesi ve aynı gün Washington'a dönmesi planlanıyor. Ankara Zirvesi'nin, hem NATO'nun gelecek dönem güvenlik politikaları hem de Ukrayna ve Orta Doğu'daki diplomatik süreçler açısından kritik temaslara sahne olması bekleniyor.

Küresel piyasalar haftaya negatif başladı Haber

Küresel piyasalar haftaya negatif başladı

Pakistan'da yürütülen müzakere sürecinde taraflar Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda restleşirken, ABD Başkanı Donald Trump ülkeye ait donanmanın söz konusu boğaza girmeye veya çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını bildirdi. Bu açıklama, ateşkes sonrası çatışmaların yeniden alevlenebileceği yönündeki korkuları körükledi. Ayrıca Trump, donanmanın Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesine NATO ve Körfez ülkelerinin de destek olacağını söylerken, İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeye istekli olmadığına vurgu yaptı. Buna ek olarak ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bugün İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıkladı. İsrailli bakanlar da müzakerelerden sonuç çıkmamasının ardından ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılara yeniden başlayabileceğini ileri sürdü. Analistler, Orta Doğu'daki gerilimlerin müzakere masasında da sürmesi ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin belirsizliğin devam etmesinin piyasalarda stres hafızasını yeniden devreye soktuğunu, bu nedenle fiyatlamaların tekrardan en kötü senaryoları yansıtmaya başladığını belirtti. Piyasalarda savaş fiyatlamaları öne çıkıyor Bu gelişmelerle piyasalarda "yeni bir gerilim" fiyatlamaları öne çıktı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,4 artışla 98,7 dolara, dolar endeksi de yüzde 0,4 yükselişle 99 seviyesine çıktı. Savaşın yeniden şiddetlenebileceğine yönelik endişeler, enflasyon risklerinin sürebileceği tahminlerini güçlendirirken, tahvil piyasası ve altın yeni haftaya satıcılı bir seyirle girdi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi cuma günkü kapanışına göre 4 baz puan artışla yüzde 4,36 seviyesine çıkarken, altının onsu da yüzde 0,6 düşüşle 4 bin 723 dolardan işlem görüyor. ABD'de vadeli işlem piyasalarında, endeks vadeli kontratlar haftaya negatif seyirle başladı. Petrol tedarikine ilişkin endişeler küresel ölçekte enflasyonist baskıların artabileceğine işaret ederken, ABD'de açıklanan son veriler de yükselen enerji maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki etkisinin belirginleşmeye başladığını gösterdi. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), martta yıllık bazda yüzde 3,3 ile beklentilerin altında kalmasına karşın önceki aya göre hızlanmaya işaret etti. Aylık enflasyon ise yüzde 0,9 ile tahminlere paralel gerçekleşti. Aylık enflasyondaki yükselişte en belirgin katkı enerji kaleminden geldi. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınacağına yönelik haberler, ülkede enflasyonist baskıların daha da artabileceği endişesini güçlendirdi. Bu gelişmelerin ardından para piyasalarındaki fiyatlamalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) olası "şahin" adımlarına yönelik henüz güçlü bir sinyal oluşmazken, faiz indirimi beklentilerinin bir miktar zayıfladığı görüldü. Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Grubu'nun 2026 Bahar Toplantıları, Washington bugün başlayacak ve 18 Nisan'a kadar sürecek. Toplantı kapsamında Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) Başkanı Andrew Bailey de dahil olmak üzere birçok önde gelen merkez bankası başkanı konuşma yapacak. Toplantılarda petrol fiyatlarındaki artış, sevkiyat engelleri ve çatışmanın yol açtığı diğer aksaklıkların ele alınması bekleniyor. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar negatif seyrediyor Avrupa borsaları, Orta Doğu'da tansiyonun bir süre daha devam edebileceğine yönelik kaygılarla yeni haftaya giriş yaptı. Bölgede enerji arzına yönelik risklerin sürmesi endişe oluştururken, endeks vadeli kontratlarda gerileme yaşanıyor. ECB Başkanı Christine Lagarde'ın IMF ve Dünya Bankası Grubu'nun 2026 Bahar Toplantıları'nda yarın yapacağı konuşma yakından takip edilecek. ABD ile İran'ın yürüttüğü müzakere sürecinden henüz olumlu çıkmaması ECB'ye yönelik faiz artırımı tahminlerini artırdı. Geçen hafta ateşkes ile birlikte yıl sonuna kadar 2'ye gerileyen faiz artışı tahminleri yeniden 3'e doğru yükselişe geçti. Öte yandan Macaristan'da yapılan genel seçimi Başbakan Viktor Orban'ın rakibi Saygı ve Özgürlük Partisi (Tisza) lideri Peter Magyar kazandı. Asya borsaları satıcılı seyrediyor Asya piyasaları, ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarının bölgeye yönelik enerji akışında aksamalara yol açabileceği endişeleriyle satış baskısı altında kaldı. Bölge ülkelerinin enerjide dışa bağımlılığı göz önünde bulundurulduğunda gelecek dönemde makroekonomik görünümde bozulma riski öne çıkıyor. Çin'de üretici enflasyonu geçen ay negatif taraftan kurtulurken, bu durumun talep kaynaklı değil, enerji maliyetlerinden artıştan dolayı gerçekleşmesi nedeniyle sağlık olmadığı değerlendiriliyor. Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,8, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,9, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,2 düştü. Yurt içinde cari denge verileri takip edilecek Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,81 değer kazanarak 14.073,79 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,63 artışla 16.534,00 puandan işlem gördü. Öte yandan yurt içinde gözler ödemeler dengesi verilerine çevrildi. AA Finans Ödemeler Dengesi Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının şubatta 7 milyar 182 milyon dolar, bu yıl ise 45 milyar 938 milyon dolar açık vereceğini tahmin etti. Dolar/TL, cuma gününü 44,6200'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 44,7040'tan işlem görüyor. Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi, yurt dışında ise ABD'de mevcut konut satışları verilerinin yanı sıra ABD ile İran arasındaki müzakerelere yönelik haber akışının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puanın ise destek konumunda olduğunu kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.