SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mentorluk

Ekometre - Mentorluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mentorluk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

AbbVie Beyond’da birincilik Senkron’un oldu Haber

AbbVie Beyond’da birincilik Senkron’un oldu

AbbVie Türkiye’nin, AbbVie Genç Danışma Kurulu’nun girişimiyle hayata geçirdiği AbbVie Beyond İnovasyon Yarışması, 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Farklı disiplinlerden 40 lisans ve yüksek lisans öğrencisini buluşturan organizasyonda, Parkinson hastalığında karşılaşılan gerçek yaşam sorunlarına yönelik yenilikçi ve uygulanabilir çözümler geliştirildi. Beşer kişilik sekiz takımın katıldığı yarışmada öğrenciler; hasta, hekim, bakım veren, akademi ve kamu perspektiflerini dikkate alarak projelerini hazırladı. Tıp, eczacılık, mühendislik, bilişim ve işletme bölümlerinden gelen katılımcılar, tasarım odaklı düşünme ve fikir geliştirme atölyelerine katıldı. AbbVie uzmanlarından mentörlük alan takımlar, geliştirdikleri projeleri çok disiplinli jüriye sundu. Parkinson farkındalığı projesi birincilik getirdi Jüri değerlendirmesi sonucunda, Parkinson hastalığına yönelik kamu perspektifinden farkındalık projesi geliştiren Senkron takımı birinciliğe layık görüldü. Andaç Karaköse, Zülal Emel Şentürk, Ahmet Bağçı, Tunahan Akkış ve Defnesu Tap’tan oluşan ekip, Parkinson hastalığı konusunda kamusal farkındalığı artırmayı ve toplumsal fayda sağlamayı hedefleyen projesiyle öne çıktı. Yarışma, öğrencilere gerçek bir sağlık sorununa çözüm üretmenin yanı sıra farklı uzmanlık alanlarından kişilerle iş birliği yapma, mentörlük alma ve fikirlerini karar vericilere sunma deneyimi kazandırdı. Katılımcılar ayrıca AbbVie’nin Xperience Uzun Dönem Staj Programı kapsamındaki Vaka Günü’ne katılma fırsatı elde edecek. Barlas Döner: Yenilikçi fikirleri somut projelere dönüştürmeyi hedefliyoruz AbbVie Türkiye Genel Müdürü Barlas Döner, sağlık alanında yenilikçi çözümlerin farklı disiplinlerin ve paydaşların bir araya gelmesiyle geliştirilebileceğini belirtti. Gençlerin sağlık inovasyonu alanında deneyim kazanmasının önemine dikkat çeken Döner, AbbVie Beyond kapsamında ortaya çıkan fikirleri bilimsel yaklaşım, inovasyon odağı ve uzmanlık desteğiyle somut projelere dönüştürmeyi hedeflediklerini ifade etti. Jüride sağlık ve bilim dünyasından isimler yer aldı Yarışmanın jürisinde Türkiye Parkinson Hastalığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayşe Bora Tokçaer, derneğin Genel Sekreteri Prof. Dr. Gençer Genç, TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Cengiz Arıcı, AbbVie Türkiye Genel Müdürü Barlas Döner, Medikal Direktör Sarper Erkeskin, Spesifik Farma ve Göz Sağlığı İş Birim Direktörü Özlem Soysal ile AbbVie Genç Danışma Kurulu üyeleri yer aldı. AbbVie Beyond, genç yetenekleri sağlık ekosisteminin farklı paydaşlarıyla buluşturarak sağlık alanında yenilikçi fikirlerin geliştirilmesini ve geleceğin çözümlerine katkı sunulmasını amaçlıyor. Yarışmaya ilişkin ayrıntılı bilgiye abbviebeyond.com adresinden ulaşılabiliyor.

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde ilk ders zili çaldı Haber

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde ilk ders zili çaldı

Türkiye genelinde LGS’de en başarılı 48 öğrencinin eğitim göreceği okulun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Geleceğimiz için yaptığımız en büyük yatırım öğrencilerimizdir. Buradan ülkemizi geleceğe taşıyacak çok değerli girişimciler ve liderler yetişeceğine inanıyorum.” dedi. BTSO öncülüğünde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekleriyle hayata geçen GUHEM’in yerleşkesindeki programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, BTSO Meclis ve Yönetim Kurulu üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM projesine yaklaşık 10 yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını belirterek merkezin bugün dünyanın önde gelen uzay ve havacılık merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Bursa’nın ekonomik gücünün arkasında sanayi ve teknolojinin bulunduğunu ifade eden Burkay, geleceğin asıl gücünün ise nitelikli insan kaynağı olduğunu vurguladı. İbrahim Burkay, “Fabrikalarımız, üretim gücümüz ve teknolojimiz elbette çok kıymetli. Ancak geleceğimiz için yaptığımız en büyük yatırım gençlerimizdir. GUHEM çatısı altında yetişecek gençlerimizin içinden önümüzdeki 20 yılda ülkemizi sıçratacak girişimciler, bilim insanları ve liderler çıkacağına inanıyoruz.” diye konuştu. Pekin ve Toulouse ile öğrenci değişimi Öğrencilerin uluslararası eğitim ve proje programlarıyla destekleneceğini belirten Başkan Burkay, Çin’in Pekin ve Fransa’nın Toulouse kentlerindeki uzay merkezleriyle iş birliklerinin bulunduğunu söyledi. Burkay, “Öğrencilerimiz Çin, Fransa, İngiltere ve ABD başta olmak üzere farklı ülkelerdeki gençlerle ortak projeler geliştirecek. İngilizcenin yanında ikinci bir yabancı dili de çok önemsiyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren hazırlık sınıfımızda İngilizcenin yanı sıra Çince eğitimi de vermeyi planlıyoruz. Hedefimiz gençlerimize bilgiyle birlikte harekete geçme cesareti kazandırmak.” dedi. Yüksek Teknoloji Kampüsü öğrencilere açılacak GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi öğrencilerinin akademik eğitimin yanı sıra üretim ve teknoloji altyapılarıyla da buluşacağını ifade eden Burkay, BUTGEM, MESYEB, BUTEKOM ve Bursa Model Fabrika’nın yer aldığı Yüksek Teknoloji Kampüsü’nün öğrencilerin çalışma alanlarından biri olacağını kaydetti. Öğrencilerin GUHEM’de görev yapan uzmanlardan eğitim alacağını belirten Burkay, “Tüm öğrencilerimiz yüzde 100 burslu. 12 öğrencimiz şehir dışından geldi. Önümüzdeki yıldan itibaren Bursa’daki öğrencilerimiz dahil tamamının yatılı eğitim almasını hedefliyoruz. Bu evlatlarımız artık bize emanet. Onların analitik düşünme kabiliyetlerini geliştirecek ve dünya ile rekabet edebilecek bireyler olarak yetişmelerini sağlayacak her türlü desteği vereceğiz.” ifadelerini kullandı. “48 öğrencimiz bu vizyonun temsilcileri olacak” Bursa Valisi Erol Ayyıldız, günümüzde ülkelerin gücünün bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve nitelikli insan kaynağı yetiştiren ekosistemlerle ölçüldüğünü söyledi. Havacılık, uzay ve savunma sanayiinin stratejik önemine dikkat çeken Vali Ayyıldız, “Bugün eğitime başlayan 48 öğrencimiz bu vizyonun en önemli temsilcileri olacaktır. GUHEM’in güçlü altyapısından yararlanacak, üniversitelerimizin ve sanayicilerimizin mentorluk desteğiyle üretim kültürü içerisinde yetişeceksiniz. Sizlerden beklentimiz merak eden, araştıran, üreten ve bilgisini ülkemiz için değere dönüştüren gençler olmanızdır.” dedi. “Köklü birikimi bilim ve havacılıkla buluşturuyoruz” BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Bursa’nın üretim ve girişimcilik birikiminin bilim ve teknolojiyle güçlendiğini belirterek, “GUHEM’in eğitimle bütünleşmesini Bursa adına tarihi bir adım olarak görüyorum. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisemizle gençlerimiz geleceğin stratejik alanlarına çok daha donanımlı hazırlanacaktır. Bu yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. “BTSO üyesi olarak bu projeleri görünce ödediğimiz aidatlar helal olsun diyoruz” Öğrenci velisi Esra Şahiner Çırpar, BTSO’nun teknoloji merkezlerini ziyaret ettiklerini belirterek, “Biz de BTSO üyesiyiz. Odamız bugüne kadar birçok şeyi başardı. Bugün BUTEKOM’u, MESYEB’i ve diğer merkezleri gezdik, katma değeri çok yüksek projeler gördük. Odamızın gücünden güç alan GUHEM’de oğlumuzun okumasını yürekten istedik. Oda’mıza ödediğimiz aidatlar helal olsun. Bu emeklerin nereye dönüştüğünü bugün daha iyi gördük. BTSO’ya ve Yönetim Kurulu Başkanımıza gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. “İbrahim Burkay’ın güçlü bir vizyonu var” Kırklareli Lüleburgaz’dan oğlunu okula getiren Salih Akaner ise kampüsü gördükten sonra yeni açılan bir okul olmasına ilişkin endişelerinin tamamen ortadan kalktığını söyledi. Akaner, “Fiziki şartları ve ortaya konan vizyonu görünce içimiz çok rahatladı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın çok derin bir tecrübesi var, vizyonu geniş. Buraya katkısının ne kadar büyük olduğunu gördüm. Aynı enerjiyi çocuklarımız da yakalarlarsa ülkemiz için çok değerli evlatlar olarak yetişeceklerinden hiç şüphem kalmadı. Burada gördüklerimizin benim vizyonuma da katkı sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. “GUHEM bir dünya markası” Öğrencilerden Metin Önder, hayalinin uzay ve havacılık alanında eğitim almak olduğunu belirterek, “GUHEM’i daha önce de biliyordum. Burada bir lise açıldığını duyunca büyük heyecan yaşadım. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada büyür bir marka. Bizim hayal ettiğimiz okul burasıydı. Burada çok iyi eğitim alacağıma eminim. Burada harika imkanlar var. Laboratuvarları ve imkânları gördük. Arkadaşlarımızla birlikte TEKNOFEST başta olmak üzere önemli projelere imza atmak istiyoruz. Geleceğin uzay, havacılık ve teknoloji mühendislerinin buradan yetişeceğine inanıyorum. Bize bu imkanı sağlayan BTSO’ya ve emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi. “Pilot olmak istiyorum” Zixin Liao da GUHEM’i daha önce okul gezisiyle ziyaret ettiğini belirterek, “Havacılıkla ilgileniyorum ve ileride pilot olmak istiyorum. İlk öğrencilerden biri olduğum için çok heyecanlıyım. Hayallerime giden ilk adımlarımı burada atmayı umuyorum.” diye konuştu. GUHEM ortamının heyecan verici olduğunu ifade eden öğrenci Ezgi Berfin Kaymakçı ise “Burası diğer okullardan farklı. Havacılık ve uzayla doğrudan iç içe bir ortamımız var. GUHEM Fen Lisesi’nin bize çok şey katacağına ve geleceğe daha güçlü hazırlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Sanayi ve meslek liseleri güçbirliği projesi yeniden başlıyor Haber

Sanayi ve meslek liseleri güçbirliği projesi yeniden başlıyor

EGSD, EHKİB ve ETHİB eğitim komitelerinden meslek liseleri için güçbirliği: “Sektörün geleceğine bugünden dokunuyoruz” 2019 yılında EGSD ve EHKİB iş birliğiyle başlatılan “Sanayi ve Meslek Liseleri Güçbirliği Projesi”, 2026-2027 eğitim öğretim yılında daha sistemli ve sürdürülebilir bir mentorlük modeliyle devam edecek. Projenin temel amacı, öğrencilerin yalnızca okulda aldıkları teorik eğitimle değil, sektörün ihtiyacı olan yetkinlikler ile tanışmalarını sağlamak. Öğrencilerin hazır giyim ve tekstil sektörünü yakından tanımaları, farklı meslekleri ve kariyer olanaklarını görmeleri, firmaların çalışma ortamını deneyimlemeleri ve eğitimlerini sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturmaları hedefleniyor. “Öğrenci sektörü tanımadan doğru bir tercih yapamaz” Projenin ilk döneminde İzmir kent merkezinde Moda Tasarım Teknolojileri Alanı bulunan mesleki ve teknik Anadolu liseleri ziyaret edilmiş, sektörün öğrenciler tarafından daha yakından tanınması için çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmişti. Bu kapsamda 10 mesleki ve teknik Anadolu lisesi proje kapsamına alınırken, üye 40 firma ile okullar eşleştirildi. Firma temsilcileri ve okul yönetimleri arasında doğrudan iletişim kurulması sağlandı. Öğrenciler ve öğretmenler firmalara teknik geziler gerçekleştirirken, okulların derslerde ihtiyaç duyduğu kumaş ve aksesuar malzemeleri de sektör temsilcileri tarafından karşılandı. Kariyer günlerinde okulları ziyaret eden sektör temsilcileri, sektörü anlatarak öğrencilerin alan tercihlerini bilinçli şekilde yapmalarına katkı sundu. EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, projenin temelinde, sektörün kendi geleceğine sahip çıkmasının bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Biz bu projeye sadece okullara destek olalım diye başlamıyoruz. Gençlerimizin sektörü tanımasını istiyoruz. Bir öğrenci çalışacağı ortamı, yaptığı işin nereye dokunduğunu ve önünde nasıl bir kariyer olduğunu gördüğünde mesleğine bakışı da değişiyor. Biz sanayiciler olarak gençlerin sektörümüzü tercih etmelerini bekliyoruz. Bu nedenle sektörümüzün geleceği için meslek liseleriyle daha yakın çalışmayı çok önemsiyoruz.” Akçakaya, projenin gönüllülük esasına dayanmasının da önemli olduğunu vurgulayarak, “Her firmanın yapabileceği katkı farklı olabilir. Önemli olan bu desteğin süreklilik kazanması” dedi. “Meslek lisesi öğrencisi sektörün en büyük potansiyellerinden biri” EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Bağcı, hazır giyim sektörünün güçlü üretim altyapısının devamlılığı için gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bağcı: “Sektör olarak bugün nitelikli insan kaynağı konusunda yaşadığımız sıkıntıyı yarının da sorunu haline getirmemeliyiz. Bunun yolu da gençlerle daha okul sıralarındayken buluşmaktan geçiyor. Meslek lisesinde okuyan bir öğrencinin fabrikayı, tasarım ofisini, üretim sürecini görmesi; orada çalışan insanlarla konuşması çok kıymetli. Çünkü mesleğini tanıyan genç, geleceğiyle ilgili kararını da daha bilinçli veriyor. Projenin başında tüm okulları ziyaret ettik, öğretmenlerimiz büyük özveri ve istekle çalışıyorlar onlara şükran borçluyuz. “Sanayicinin okulla kurduğu bağ ne kadar güçlü olursa, eğitimdeki ihtiyaçları ve sektördeki değişimi de o kadar doğru anlatabiliriz. Bu nedenle okul-sanayi iş birliğini bir proje dönemiyle sınırlı görmüyoruz” dedi. “Gençlerimize sektörün geleceğinde yerleri olduğunu göstermek istiyoruz” ETHİB Sanayi- Üniversite İş Birliği Eğitim Komitesi Başkanı Tevfik Aksu ise projenin yalnızca öğrencilere yönelik bir destek çalışması olarak değil, sektör ile gençler arasında uzun vadeli bir bağ kurulması açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Aksu, “Proje kapsamında belirlediğimiz 10 meslek lisesini düzenli olarak ziyaret ederek, her bir okulun ihtiyaçlarını yakından takip etmek ve gönüllü olarak okulu sahiplenen firmalarımızın desteğiyle bu ihtiyaçlara birlikte çözüm üretmek istiyoruz. Öğrencilerin tekstil ve hazır giyim sektörünü yakından tanımalarını, sektöre ilişkin farkındalık kazanmalarını ve aidiyet duygusu geliştirmelerini sağlayacak çalışmaların okullarımızda hayata geçirilmesini önemsiyoruz. Gençlerimizin tekstil ve hazır giyimin geçmişten bugüne devam eden, kendilerine farklı kariyer fırsatları sunabilecek ve gelecekte de ihtiyaç duyulacak bir sektör olduğunu görmelerini istiyoruz. Onlara, sektörün kendilerini önemsediğini ve eğitim hayatları boyunca yanlarında olduğunu hissettirebilirsek, bu projenin en önemli amacına ulaşmış olacağız” dedi. “Mentorlük modelini kalıcı hale getirmek istiyoruz” EHKİB Eğitim Komitesi Başkanı Mehmet Peköz ise yeni dönemde projenin daha düzenli bir iletişim ve takip sistemiyle yürütüleceğini belirterek, okullar ile firmaların yalnızca belirli dönemlerde değil, eğitim yılı boyunca iletişim halinde olmasını hedeflediklerini söyledi. Peköz , “Geçmiş yıllarda çok güzel çalışmalar yaptık. Şimdi bu deneyimi daha sistemli bir yapıya taşımak istiyoruz. Güncel iletişim grupları oluşturulacak ve ihtiyaçlar doğrudan ilgili firmalara aktarılacak. Böylece okulların ihtiyaçlarının daha hızlı çözüme kavuşacağına inanıyoruz ” dedi. “Eğitim sadece okulda verilen bir şey değil” EGSD Eğitim Komitesi Başkanı Zeynep San ise sektörün öğrencilerle doğrudan temasın önemine dikkat çekti. San, “Bir öğrencinin bir fabrikaya girip üretimin nasıl yapıldığını görmesi ya da sektörde yıllardır çalışan bir kişinin kendi deneyimini anlatması, bazen saatlerce anlatılabilecek bir konuyu birkaç dakikada anlaşılır hale getiriyor. Bu nedenle sektör temsilcilerinin okullara girmesi ve öğrencilerin de işletmeleri görmesi çok değerli.” diye konuştu. San, geleceğe dönük yeni fikirlerin de proje kapsamında değerlendirilmesini istediklerini belirterek, “Örneğin okullarda bir moda kütüphanesi oluşturulması, öğrencilerin güncel tasarım ve üretim kaynaklarına ulaşabilmesi gibi fikirleri de konuşuyoruz. Burada önemli olan, okulların gerçek ihtiyacını dinlemek ve sektör olarak buna birlikte çözüm üretmek” dedi. Proje kapsamında ; EGSD, EHKİB ve ETHİB Eğitim Komiteleri, projenin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir çalışma olarak değil, İzmir'de tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceği ile mesleki eğitim arasında kalıcı bir köprü kurulması açısından değerlendirilmesini amaçlıyor.

Tarımın gücü kadının emeğiyle yeşeriyor Haber

Tarımın gücü kadının emeğiyle yeşeriyor

İlk yılında 1.000’e varan kadın girişimciye ulaşan proje, eğitim, mentorluk ve verilen hibe desteğiyle tarım alanındaki yenilikçi iş fikirlerinin gelişimine katkı sağladı. Projenin ikinci dönem başvuruları da başladı. Bu yıl program sonunda seçilecek üç girişim, toplam 800 bin TL değerindeki hibe desteğiyle fikirlerini büyütme ve hayata geçirme fırsatı yakalayacak. Tam Tahıl Tam Destek projesi, tarım ve girişimcilik alanında faaliyet gösteren ya da bu alanlara ilgi duyan kadın girişimcilerin yenilikçi fikirlerini hayata geçirmelerine destek oluyor. Proje kapsamında katılımcılara girişimcilik eğitimleri, uzman mentorluk desteği, fikir maratonu ve profesyonel iş ağına erişim fırsatları sunuyor. İlk yılında 1.000’e varan kadın girişimciyi bir araya getiren proje kapsamında katılımcılar; markalaşmadan dijital pazarlamaya, tasarım odaklı düşünmeden iyi tarım uygulamalarına, üretimden rafa kalite süreçlerinden etkili sunum tekniklerine kadar birçok alanda eğitim aldı. Program sonunda gerçekleştirilen fikir maratonunda başarılı bulunan üç girişim ise hibe desteği almaya hak kazandı. Hibe desteğinin yanı sıra girişimciler, üç ay süren mentorluk programıyla iş modellerini geliştirme ve fikirlerini güçlendirme fırsatı buldu. İkinci yılında daha güçlü ve kapsamlı destek Tam Tahıl Tam Destek Projesi, ikinci yılında da tarım ve gıda alanında değer yaratacak girişim fikirlerini desteklemeyi sürdürüyor. Program kapsamında kadın girişimciler; eğitim, uzman mentorluk desteği ve fikir maratonu aracılığıyla iş fikirlerini geliştirme fırsatı bulacak. Hem tarımın hem de kadın girişimcilerin yarınlarını güçlendirmek amacıyla yürütülen program sonunda en başarılı 3 proje toplamda 800 bin TL değerindeki hibe desteğiyle ödüllendirilecek; girişimciler aynı zamanda güçlü bir profesyonel ağın parçası olarak yeni iş birlikleri geliştirme imkânı elde edecek. "Kadınların tarımdaki dönüşümün önemli aktörleri olduğuna inanıyoruz" Nestlé Kahvaltılık Gevrekler Genel Müdürü Esra Ateş; "Tam Tahıl Tam Destek’in ilk yılında, tarım ve gıda alanında değer yaratmak isteyen kadın girişimcilerin güçlü fikirlerine ve yüksek potansiyeline yakından tanıklık ettik. Eğitimler, mentorluk süreci ve fikir maratonu boyunca ortaya çıkan yenilikçi projeler, tarımın geleceği adına bize umut verdi. İlk yıl elde ettiğimiz bu deneyim ve gördüğümüz ilgi, projeyle ne kadar doğru bir ihtiyaca dokunduğumuzu ortaya koydu. Bu yıl da yeni girişimcilerin fikirlerini geliştirmelerine katkı sunacak eğitimler, mentorluk desteği ve iş birlikleriyle onların yolculuklarına eşlik etmekten mutluluk duyacağız. Çünkü kadınların tarım ve gıdadaki dönüşümün öncü aktörleri olduğuna inanıyoruz." dedi. “Tarımın ve kadın girişimcilerin yarınlarını güçlendiren bu proje, sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım” Migros FMCG Gıda Pazarlama Direktörü Caner Yaman; “Migros olarak, her zaman yerel üretimi, sürdürülebilir tarımı ve kadın emeğini destekleyen projelerin içerisinde yer almaya önem veriyoruz. Tam Tahıl Tam Destek projesinin ikinci yılında da kadın girişimcilerin tarım ve gıda alanındaki yenilikçi fikirlerini geliştirmelerine destek olmaktan dolayı mutluyuz. Projenin sunduğu gelişim fırsatlarının yanı sıra profesyonel iş ağına erişim imkanının da girişimcilerin yolculuklarına değer katacağına inanıyoruz. Tarımın ve kadın girişimcilerin yarınlarını güçlendiren bu projenin, sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz” dedi. Kadın girişimcilere tarım ve gıdada yeni destek Tarım ve gıda alanında yenilikçi iş fikirleri geliştiren kadın girişimcilere yönelik “Tam Tahıl Tam Destek” projesinde ikinci dönem başladı. Program kapsamında eğitim, mentorluk ve fikir maratonu desteği sunulurken, dönem sonunda seçilecek üç girişimciye toplam 800 bin TL hibe verilmesi planlanıyor. Tarım ve gıda sektöründe kadın girişimciliğini desteklemeye yönelik programlar, yenilikçi üretim modellerinin geliştirilmesinde yeni bir finansman ve mentorluk kanalı oluşturuyor. Nestlé Kahvaltılık Gevrekler ve Migros iş birliğiyle yürütülen Tam Tahıl Tam Destek projesi de ikinci yılında kadın girişimcilere yönelik eğitim ve finansman desteğini sürdürüyor. Program; tarım ve girişimcilik alanında faaliyet gösteren veya bu alanlara yönelik iş fikri bulunan kadınların projelerini geliştirmelerini amaçlıyor. İlk dönemde 1.000’e yakın kadın girişimci yer aldı Projenin ilk döneminde 1.000’e yakın kadın girişimci programa dahil oldu. Katılımcılar; dijital pazarlama, marka ve hikâye tasarımı, tasarım odaklı düşünme, iyi tarım uygulamaları, üretimden rafa kalite süreçleri ve iş fikri sunumu gibi başlıklarda eğitim aldı. Programın sonunda düzenlenen Fikir Maratonu'nda üç girişimci ödüle hak kazandı. Birinci olan Cherry Mic, toprağın doğal mikroorganizmalarını destekleyerek kimyasal gübre kullanımını azaltmayı hedefleyen mikrobiyal gübre çözümüyle 300 bin TL; tarımsal ve gıda atıklarını biyoplastik hammaddesine dönüştüren Agripoli 200 bin TL; ayva ve mısır atıklarını katma değerli ürünlere dönüştüren Ecohub ise 100 bin TL hibe aldı. Kazanan girişimcilere ayrıca üç aylık mentorluk desteği sağlandı. Yeni dönemde 800 bin TL'lik hibe İkinci dönemde de eğitim ve mentorluk programının ardından Fikir Maratonu gerçekleştirilecek. Program sonunda seçilecek üç girişimciye toplam 800 bin TL hibe desteği sağlanacak. Katılımcıların iş fikirlerini geliştirmelerine yönelik eğitimlerde iş fikri sunumu, dijital pazarlama, iyi tarım uygulamaları ve üretimden rafa süreçleri gibi başlıklar ele alınacak. Tarımda sürdürülebilirlik öne çıkıyor İlk dönemin sonuçları, tarım ve gıda sektöründe yalnızca geleneksel üretime değil, sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odaklı yeni iş modellerine de ilginin bulunduğunu gösterdi. İlk üçe giren projelerin mikrobiyal gübre, biyoplastik ve tarımsal atıkların ileri dönüşümü gibi alanlara odaklanması, girişimcilik programlarının tarım sektöründeki teknolojik ve çevresel çözümlere alan açtığını ortaya koydu. Kadın girişimciler için finansman ve ağ desteği Programın finansal desteğin yanı sıra girişimcilerin uzmanlarla ve sektör temsilcileriyle bağlantı kurmasına imkan sağlayan bir yapısı bulunuyor. Bu modelde eğitim ve mentorluk sürecinin ardından gerçekleştirilen fikir maratonu, girişimcilerin projelerini profesyonel bir jüri önünde geliştirmesine ve iş fikirlerini daha uygulanabilir hale getirmesine olanak sağlıyor. Tarım ve gıda sektöründe girişimciliğin geliştirilmesi açısından finansmana erişim kadar pazar bilgisi, uzmanlık ve iş bağlantıları da önem taşıyor. İkinci dönemin de bu üç alanda kadın girişimcilere destek sağlaması ve özellikle sürdürülebilir tarım, gıda teknolojileri ve döngüsel ekonomi alanlarında yeni projelerin ortaya çıkmasına katkı sunması bekleniyor.

Girişimci-Kadınlara-Teknoloji-Gücü-Ekometre Haber

Girişimci-Kadınlara-Teknoloji-Gücü-Ekometre

2017 yılından bu yana yürüttüğü Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programı kapsamında kadın kooperatiflerine süresiz yüzde 1 komisyon oranı, süresiz ücretsiz kargo, ücretsiz fotoğraf çekimi desteği ve reklam bakiyesi desteği gibi avantajlarla yerel üretimi dijital ekonomide sürdürülebilir kılmayı hedefliyor. Kadın kooperatiflerini e-ticaret ekosisteminin paydaşları arasında konumlandıran Hepsiburada, Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programı ile 72 bini aşkın girişimci kadın ve 320'den fazla kooperatifi kapsayan, Türkiye'nin en geniş dijital girişimci kadın ağlarından birini oluşturdu. Geleneksel üretimi katma değerli ürünlere dönüştürerek kooperatiflerin markalaşma ve görünürlüğünü artıran Hepsiburada, yerel emeği dijital ekonomide kalıcı ve sürdürülebilir kılmayı hedefliyor. Komisyonsuz satış ve ücretsiz kargo desteği Uluslararası Kooperatifler Günü’nde yerel dayanışmanın önemine dikkat çeken Hepsiburada, platforma kayıtlı tüm kadın kooperatiflerine kalıcı finansal ve operasyonel avantajlar sunmaya devam ediyor. Süresiz yüzde 1 komisyon oranı ve iadeler dahil tüm siparişlerde sağlanan ücretsiz kargo imkanıyla kooperatiflerin operasyonel maliyetleri azaltılıyor. Hepsiburada, iadeleri de kapsayacak şekilde tüm siparişlerde kargo maliyetini tamamen üstlenirken ürünlerin dijital ortamda en iyi şekilde sunulabilmesi için 500 ürüne kadar ücretsiz fotoğraf çekimi desteği veriyor., 5.000 TL değerinde HepsiAd reklam bakiyesiyle de platform içi görünürlük artırılıyor. “Girişimci Kadınlar Finansal Engelleri Aşıyor” projesi kapsamında ise dokuz farklı banka aracılığıyla avantajlı kadın bankacılığı ürün ve hizmetlerine kolayca erişim sağlanıyor. 5 ilden 5 kadın kooperatifine dijital dönüşüm desteği Hepsiburada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile 2024 yılında imzalanan "Türkiye'nin Girişimci Kadınları" protokolü kapsamında Nisan ayı itibarıyla "Gelenekten Geleceğe: Kadın Kooperatifleri Dijitalleşiyor" projesiyle, pilot olarak seçilen 5 kadın kooperatifini e-ticaret ve markalaşma süreçlerinde uçtan uca destekliyor. Türkiye'nin farklı bölgelerini temsil eden Manisa'dan Soma Kadın Atölyesi El Sanatları Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, Hatay'dan Defne Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, Kars'tan 4K Karslı Kadınları Kalkındırma Kooperatifi, Denizli'den Pamuk Eller Üretiyor Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ve İzmir'den Foça FOKOOP Doğal Ürünler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Hepsiburada’nın uzman ekipleri tarafından kapsamlı bir eğitim ve danışmanlık sürecine dahil ediliyor. Ücretsiz ürün fotoğraf çekimleri gerçekleştirilen ve e-ticaret mağazaları açılan kooperatifler; e-ticarete giriş, avantajlı satış koşulları, ürün geliştirme ve ambalajlama, HepsiAd reklam çözümleri, e-ticarette satış artırma stratejileri ve yapay zeka kullanımı gibi başlıklarda eğitimler alırken, Hepsiburada ekiplerinden e-ticaret ve ürün geliştirme konularında danışmanlık desteği de alıyor. Ayrıca kasım ayına kadar akıllı telefonla fotoğraf ve video üretimi, sosyal medya ve iletişim, görsel tasarım ile müşteri yönetimi gibi başlıklarda yeni eğitimler gerçekleştirilecek. Beş kadın kooperatifi, Hepsiburada ve KAGİDER iş birliğiyle yürütülen Yol Arkadaşın Burada Eğitim ve Mentörlük Programı'na da dahil edildi. Program kapsamında kooperatifler, KAGİDER üyesi deneyimli girişimci kadınlardan mentörlük desteği alacak. Kadın kooperatiflerinin ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefleyen Hepsiburada, desteğini satışa yönelik uygulamalarla da sürdürüyor. Bu kapsamda, 4 Temmuz Uluslararası Kooperatifler Günü'ne özel platformda kadın kooperatiflerinin ürünlerinin öne çıkarıldığı kampanya 6 Temmuz'a dek devam edecek. Kampanya ile kadın kooperatiflerinin görünürlüğünün artırılması ve satışlarının desteklenmesi hedefleniyor.

Akbank Genç KOBİ Paketi’ni hayata geçirdi Haber

Akbank Genç KOBİ Paketi’ni hayata geçirdi

Paketin finansman ayağında, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) iş birliğinde, Gençler İş Başında Programı kapsamında sağlanan 50 milyon ABD doları tutarındaki kaynak ve Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti de yer alıyor. Akbank, genç girişimcilerin ve genç liderlerin yönettiği KOBİ’lerin ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunmak amacıyla Akbank Genç KOBİ Paketi’ni geliştirdi. Genç KOBİ’lerin finansmana erişimden danışmanlık ve iş birliği ağlarına kadar farklı alanlardaki ihtiyaçlarını tek bir çatı altında ele alan paket ile Akbank, gençlerin liderliğindeki işletmelerin büyüme, yatırım ve ölçeklenme hedeflerini desteklemeyi amaçlıyor. Akbank Genç KOBİ Paketi; girişimci, KOBİ sahibi veya yönetici olan 18-34 yaş aralığındaki Akbanklılara yönelik olarak tasarlandı. Paket kapsamında finansman çözümlerinin yanı sıra özellikle e-ticaret yapan firmalara yönelik çözüm ortaklıkları ile %55’e varan indirimler sunularak işletmelerin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda tüm ihtiyaçlarına yanıt verilmesi hedefleniyor. Genç KOBİ Paketi’nin finansman ayağında, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğinde, Avrupa Birliği ve Türkiye destekli Gençler İş Başında Programı kapsamında sağlanan kaynak bulunuyor. Akbank, bu program çerçevesinde 50 milyon ABD doları tutarındaki finansmanı gençlerin liderliğindeki işletmelerin kullanımına sunuyor. Böylece, işletmelere teminat bulma konusunda destek olarak finansmana erişimleri için önemli bir destek mekanizması oluşturuyor. Ayrıca Akbank Genç KOBİ Paketi ile avantajlı komisyon oranı ile teminat mektubu, uygun komisyon oranlı ve 6 ay boyunca ücret muafiyetli POS teklifi, yapılan harcamalara Axess Business ile 15 bin TL’ye varan indirim, Wings Business ile 1 milyon Mil Puana kadar ödüllü ticari kredi kartı, 100 bin TL’ye kadar yapılan peşin işlemlere vade farksız 3 taksit imkânı ve avantajlı maaş ödeme programı gibi farklı bankacılık ürünleri sunuluyor. Bankacılık dışı ürün ve hizmetlerde ise KOBİ’lerin hayatını; yapay zekâ müşteri temsilcisi, tek ekran üzerinden birden fazla pazaryeri kontrolü, stok ve fiyat takibi, yapay zekâ tabanlı reklam yönetimi ve yurt dışı kargo hizmetleri ile kolaylaştıracak çözüm ortaklarında %55 varan indirim sağlanıyor. Paket kapsamında genç liderlerin Akbank’ın güçlü iş birliği ağına erişimi de destekleniyor. “Uçtan uca hizmetlerle Genç KOBİ’lerin yanındayız” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, “Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin dinamizmini gençlerin enerjisi, cesareti, yenilikçi bakış açısı ve büyüme iştahı belirliyor. Bugün birçok genç girişimci ve KOBİ lideri güçlü fikirlere, yüksek motivasyona ve büyüme hedeflerine sahip. Ancak finansmana ve sürdürülebilir büyüme için gerekli rehberliğe erişim, bu hedeflerin hayata geçmesinde önemli eşikler oluşturabiliyor. Akbank olarak Genç KOBİ Paketi’ni bu ihtiyaca yanıt vermek üzere hayata geçiriyoruz. Bu paketi gençlerin liderliğindeki KOBİ’lerin büyüme yolculuğunu çok boyutlu destekleyen bir yapı olarak tasarladık. EBRD iş birliğiyle sağladığımız kaynak ve KGF kefaletiyle finansmana erişimin önündeki engelleri azaltırken; danışmanlık, mentorluk, teknik bilgi ve finans dışı hizmetlerle genç liderleri destekliyoruz. Akbank olarak genç girişimcilerin ve KOBİ’lerin yanında yer almayı, kapsayıcı bankacılık yaklaşımımızın en önemli başlıklarından biri olarak görüyoruz. Bu alanda yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.” Genç KOBİ’lere finansman, bilgi ve rehberlik bir arada sunulacak Akbank Genç KOBİ Paketi ile genç liderlerin finansmana daha kolay erişimlerinin sağlanması ve büyüme planlarını hayata geçirmelerinin desteklenmesi hedefleniyor. Paket, özellikle öz kaynakla sınırlı büyümeye çalışan, teminat yetersizliği nedeniyle istediği finansmana ulaşamayan, alternatif kaynak arayışında olan veya ikinci nesil işletmesini ölçeklendirmek isteyen genç girişimciler için önemli bir finansal destek mekanizması sunuyor. Akbank, Genç KOBİ Paketi ile genç liderlerin finans dışı ihtiyaçlarına da çözüm sunarak bütüncül bir platform oluşturacak. Böylece bu işletmelerin uzun vadeli rekabet gücüne ve sürdürülebilir büyüme potansiyeline katkı sunacak. Akbank, gençlerin finansmana erişimini kolaylaştıran ürün ve hizmetleriyle KOBİ ve girişimcilik ekosisteminin sürdürülebilir büyümesini desteklemeye devam edecek.

OYAK Çimento’nun küresel başarısı Haber

OYAK Çimento’nun küresel başarısı

OYAK Çimento, Dünya çimento sektörünü küresel ölçekte temsil eden ve sürdürülebilir gelişimi destekleyen Dünya Çimento Birliği (WCA - World Cement Association) tarafından düzenlenen WCA Health & Safety Awards kapsamında, PROJE2425 ile en büyük ödüle layık görüldü. Çevresel sürdürülebilirlik alanındaki inovatif çözümleriyle öne çıkan OYAK Çimento ayrıca, “Future of Cement: CarbonLess” karbon azaltım projesi ile de “İklim Eylemi” kategorisinde “Özel Takdir” ödülünü de kazandı. Uluslararası arenada tescillenen bu başarısını yapay zeka destekli izleme sistemleri ve İZGEM programı gibi sektöre yön veren dijital İSG uygulamalarıyla pekiştiren OYAK Çimento, insana değer veren yönetim anlayışını teknoloji odaklı yatırımlarıyla birleştirerek iş ve çalışan sağlığını önceliklendiren projelerle ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla sektöre öncülük etme misyonunu sürdürüyor. TCC Group Holdings çatısı altında, dünya devleri arasında yer alan şirket; dijitalleşme ve güçlü bir güvenlik kültürü üzerine inşa ettiği stratejisiyle, operasyonel süreçlerinde "sıfır iş kazası" hedefine doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Ayrıca Aslan Çimento Fabrikası’nda hayata geçirilen “Future of Cement: CarbonLess” karbon azaltım projesi ile “Decarbonization via Alternative Fuels and SCMs” başlığında “İklim Eylemi” kategorisinde “Özel Takdir” ödülünü kazanarak çevresel sürdürülebilirlik alanındaki güçlü duruşunu da uluslararası ölçekte tescilledi. İZGEM Projesi: Sahada Güvenli Yol Arkadaşlığı Dönemi OYAK Çimento’nun İSG kültürünü sahada daha derin bir yapıya kavuşturmak amacıyla hayata geçirdiği İZGEM (İş Güvenliğinde Zihinsel Gelişim, Eğitim ve Mentorluk) projesi, 2026 yılı itibarıyla tüm fabrikalarda uygulama sürecine geçti. 96 Güvenlik Koçu ve 808 Güvenli Yol Arkadaşı’nın (Buddy) aktif katılımıyla yürütülen proje, güvenli davranışların karşılıklı gözlem ve geri bildirim yoluyla içselleştirilmesini sağlıyor. İZGEM ile sadece teknik önlemlerle yetinmeyen şirket, çalışanların birbirlerini gözlemleyerek olumlu davranışları pekiştirdiği ve riskli durumları tartışma yerine öğrenme ortamına dönüştürdüğü interaktif bir mentorluk sistemi kurmuş durumda. Yapay Zeka Destekli İzleme ve Dijital İSG Çözümleri Sektörde dijital dönüşümün öncüsü olan OYAK Çimento, yapay zekayı İSG süreçlerinin merkezine konumlandırıyor. "İSG Odak", "İSG Focus" ve "e-EKED" gibi projelerle güvenlik süreçleri manuel takipten çıkarılarak dijital ve otonom sistemlere devrediliyor. Özellikle e-EKED projesi, enerji kesme ve kilitleme prosedürlerini tamamen dijital ortama taşıyarak insan kaynaklı hataların önüne geçiyor. Şirketin teknoloji ortağı Fizix ile gerçekleştirdiği iş birliği ise sahadaki veri analitiğini bir üst seviyeye taşıyor. Bu kapsamda kullanılan yapay zeka destekli sistemler, olası riskleri önceden tahmin ederek proaktif bir güvenlik yönetimi sağlıyor. "Yapay Zekayı Otonom Karar Destek Mekanizması Haline Getiriyoruz" İş sağlığı ve güvenliğini bir zorunluluktan ziyade yaşam biçimi olarak gördüklerini belirten OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, şirketin vizyonunu şu sözlerle özetledi: “CIMPOR-OYAK Çimento olarak 'Sıfır atık, sıfır kirlilik, sıfır emisyon' vizyonuyla hareket ediyor, dijitalleşme ve yapay zekâ destekli yönetim sistemleriyle operasyonel verimliliğimizi artırıyoruz. İSG süreçlerimizde dijital dönüşümü sağlayan 'İSG Odak', 'İSG Focus' ve 'e-EKED' gibi projelerimizin yanı sıra, Dünya Çimento Birliği (WCA) tarafından İSG ve İklim Eylemi alanlarında layık görüldüğümüz küresel ödüllerle bu başarımızı uluslararası seviyeye taşıyoruz. Stratejik yol haritamız doğrultusunda, yapay zekayı sadece bir izleme aracı değil, tüm fabrikalarımızda otonom bir karar destek mekanizması haline getiriyoruz. Fizix ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği gibi somut adımlarla İSG süreçlerimizi de dijitalleştirirken, bu küresel başarıları tüm operasyon ağımıza yaygınlaştırarak karbon emisyonlarını azaltmayı ve operasyonel mükemmelliği daha da geliştirmeyi hedefliyoruz." Sektör Standartlarını Aşan Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları OYAK Çimento, yasal gerekliliklerin çok ötesinde bir eğitim programı uygulayarak çalışanlarının gelişimini destekliyor. Yüz yüze uygulanan interaktif eğitimler, sahadaki gerçek risk senaryolarıyla zenginleştiriliyor. Şirket, ÇEİS tarafından düzenlenen "İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri"nde; "İş Güvenliğine Değer Katanlar", "Sağlığa Değer Katanlar" ve "İSG’ye Liderlik Yapanlar" kategorilerinde aldığı birinciliklerle bu alandaki başarısını taçlandırmaya devam ediyor.

Şişecam’ın 'Geleceğe ilerleyen kadınlar’ projesi tamamlandı Haber

Şişecam’ın 'Geleceğe ilerleyen kadınlar’ projesi tamamlandı

Kurulduğu günden bu yana üretimden Ar-Ge’ye, satış-pazarlamadan bilgi teknolojilerine kadar her alanda kadınların iş hayatında var olmasını destekleyen Şişecam, 2025 yılının sonunda başladığı Geleceğe İlerleyen Kadınlar sosyal sorumluluk projesinin ilk etabını tamamladı. İstanbul, Kocaeli, Mersin, Eskişehir, Bursa, Kırklareli, Ankara, Balıkesir ve Denizli’den 960 genç kadın, STEM, yapay zekâ, öz gelişim ve liderlik alanında toplam 13 eğitim aldı. Program boyunca ayrıca 7 farklı deneyim aktarım seansında Şişecam’ın liderleri katılımcılarla bir araya geldi. 48 yeni proje fikri geliştirildi Program sonunda düzenlenen ideathon kapsamında katılımcılar, toplumsal fayda yaratmaya yönelik 48 yenilikçi proje fikri geliştirdi. Bu projeler teknoloji, sürdürülebilirlik, toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve sosyal inovasyon gibi farklı alanlarda çözüm önerileri sundu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal bir değer olarak benimseyen Şişecam, “Geleceğe İlerleyen Kadınlar” programıyla genç kadınların potansiyellerini keşfetmelerine, teknolojiye ve geleceğin becerilerine erişim sağlamalarına destek olmaya devam edecek. Program, bilimsel çerçeveye dayanarak hazırlandı UNESCO ve küresel eğitim politikaları; kapsayıcı eğitim, mentorluk, rol modellerle buluşma ve teknoloji odaklı beceri gelişiminin, genç kadınların akademik ve profesyonel yaşama güçlü bir başlangıç yapmalarında kritik rol oynadığını vurguluyor. Şişecam’ın “Geleceğe İlerleyen Kadınlar” programı tam da bu bilimsel çerçeveye dayanarak tasarlandı. Program, genç kadınların geleceğin becerilerine erişimini artırmak, STEM ve yapay zekâ alanlarında güçlendirmek, inovasyon süreçlerine katılımlarını desteklemek ve toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirildi. Bu yönüyle, Şişecam’ın başlattığı program yalnızca katılımcıların bireysel gelişimine değil; aynı zamanda toplumun yenilik kapasitesinin, ekonomik dinamizminin ve eşitlik düzeyinin güçlenmesine yönelik stratejik bir yatırım niteliği taşıyor.

BTM' den 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem Haber

BTM' den 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem

Bu yıl 10’uncu yaşını kutlamaya hazırlanan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı tek cümle ile özetledi: 10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik. İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan ve fikir aşamasındaki girişimleri küresel ölçekte değer üreten yapılara dönüştüren BTM, bugün girişimcilik ekosisteminin merkezinde konumlanıyor. BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı şöyle özetledi: “10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik.” BTM’nin yalnızca bir kuluçka merkezi olmadığına dikkat çeken Kul, ortaya koydukları somut çıktılara da vurgu yaptı. Kul, “Bugün geldiğimiz noktada BTM, girişimciliğin konuşulduğu bir alan değil; üretildiği, yatırım aldığı ve global ölçekte karşılık bulduğu bir yapı. Geride kalan 10 yıl içinde 12 bin 500’den fazla girişimciye doğrudan destek sağladık. Bugün BTM girişimlerinin ulaştığı toplam portföy büyüklüğü 2 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Aynı şekilde 410 milyon doların üzerinde yatırım değerlemesi, oluşturduğumuz yapının sürdürülebilirliğini ve etkisini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Fikirlerin ticarileştiği bir yapı kurduk BTM’nin yaklaşımının klasik destek modellerinden ayrıştığını belirten Kul, “Al fikrini gel, fikrin iş yapsın mottosu ile yola çıktık. Ancak bugün geldiğimiz noktada erken seviyeden ileri aşamaya kadar tüm girişimleri kapsayan desteklere sahip bir yapı haline geldik. Girişimcilerimize yalnızca alan değil; yatırımcıya erişim, mentörlük, uluslararası bağlantılar ve pazara açılma imkanı sunuyoruz. Bu sayede fikirler raflarda kalmıyor, şirketlere dönüşüyor, ticarete katkı sunuyor” dedi. BTM’nin, girişimcilik ekosisteminde otorite olarak kabul edilen UBI Global tarafından “Dünyanın En İyi Üçüncü Kuluçka Merkezi” seçildiğini hatırlatan Kul, uluslararası büyüme stratejilerine de değindi. BTM’nin artık küresel ölçekte oyun kuran bir yapıya dönüştüğünü söyleyen Kul, “BTM bugün dünyanın önemli girişimcilik merkezlerinde yer alarak global bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. Londra’nın dönüşüm hikâyesinin en güçlü simgelerinden biri haline gelen Battersea Power Station’da konumlanmamız, bu vizyonun somut bir göstergesi. Aynı şekilde Dubai World Trade Centre’deki varlığımızla Körfez pazarına doğrudan erişim sağlıyoruz. BTM artık yerel bir yapı değil, global bir oyuncu” dedi. Yeni dönemde Avrupa ve Balkanlar’a açılım kapsamında Saraybosna’da da bir ofis açtıklarını belirten Kul, “Bosna Hersek’te hayata geçirdiğimiz yapılanma ile Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan bir girişimcilik köprüsü kuruyoruz. Bu ofisimiz, bölgedeki girişimciler için önemli bir merkez olacak. Saraybosna’da attığımız adım, Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan yeni bir girişimcilik hattının başlangıcı. Bu bölgeyi yalnızca izlemiyoruz, şekillendirmek de istiyoruz” dedi. 2026’da küresel vitrin genişliyor Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri’nin (UTPO) girişimlerin globalleşmesinde kritik rol oynadığını vurgulayan Kul, “Yüzde 75’e varan finansman desteğiyle girişimcinin dünyaya açılmasını bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp stratejik bir avantaja dönüştürdük. Bu model, girişimlerin globalleşme sürecini hızlandıran önemli bir kaldıraç görevi görüyor” dedi. BTM’nin girişimcileri global sahneye taşıma hedefinin altını da çizen Kul, “2026 yılında 30’u aşkın ulusal ve uluslararası fuarla girişimcilerimizi dünyanın farklı pazarlarına taşıyacağız. Bizim için görünürlük değil, erişim önemli” dedi. Bir yandan dünyada açılımlarını sürdürürken bir yandan da yurt içindeki etkin stratejilerine devam edeceklerinin altını çizen Kul, BTM’nin yürüttüğü tematik programların ekosistemde önemli bir derinlik oluşturduğunu ifade eden Kul, İstanbul Kalkınma Ajansı ve uluslararası paydaşlarla hayata geçirilen programların girişimcilik tabanını genişlettiğini belirtti. “Erken aşama girişimlerden yatırımcı geliştirmeye, lise düzeyinden kurumsal iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede programlar yürütüyoruz. Amacımız yalnızca bugünün değil, geleceğin girişimcilik ekosistemini de inşa etmek” diyen Kul, yeni dönemde hayata geçirilecek Yatırımcı Hızlandırma Programı, BİGG Cube ve yapay zekâ odaklı dönüşüm programlarının bu vizyonun bir parçası olduğunu söyledi. “BTM bu hikayenin merkezinde kalacak” Geçen yılın ikinci yarısında uygulamaya aldıkları Kampus Elçisi programına da değinen Kul, “24 üniversitede 34 kampüs elçisiyle girişimciliği sahaya taşıyoruz. Girişimciyi mezun olduktan sonra değil, daha okuldayken yakalıyoruz. Bu programla girişimcilik kültürünü üniversite ortamında yaygınlaştırıyor, genç yetenekleri erken aşamada keşfediyor ve onları ekosistemimize kazandırıyoruz” ifadelerini kullandı. 2025 başında BTM TEKMER’i faaliyete geçirdiklerini de hatırlatan Kul, “BTM TEKMER teknoloji odaklı girişimler için önemli bir merkez oldu. Girişimcilere mentorluk, eğitim, yatırımcı erişimi ve güçlü bir iş ağı sunarak fikirlerin ticarileşmesini ve sürdürülebilir şirketlere dönüşmesini sağlıyoruz” dedi. Dr. Önder Kul, BTM’nin önümüzdeki dönem vizyonunu ise “Türkiye’den çıkan girişimlerin dünyada daha fazla söz sahibi olduğu bir döneme giriyoruz. BTM bu hikayenin merkezinde olmaya devam edecek” sözleriyle özetledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.