SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mentorluk

Ekometre - Mentorluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mentorluk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

OYAK Çimento’nun küresel başarısı Haber

OYAK Çimento’nun küresel başarısı

OYAK Çimento, Dünya çimento sektörünü küresel ölçekte temsil eden ve sürdürülebilir gelişimi destekleyen Dünya Çimento Birliği (WCA - World Cement Association) tarafından düzenlenen WCA Health & Safety Awards kapsamında, PROJE2425 ile en büyük ödüle layık görüldü. Çevresel sürdürülebilirlik alanındaki inovatif çözümleriyle öne çıkan OYAK Çimento ayrıca, “Future of Cement: CarbonLess” karbon azaltım projesi ile de “İklim Eylemi” kategorisinde “Özel Takdir” ödülünü de kazandı. Uluslararası arenada tescillenen bu başarısını yapay zeka destekli izleme sistemleri ve İZGEM programı gibi sektöre yön veren dijital İSG uygulamalarıyla pekiştiren OYAK Çimento, insana değer veren yönetim anlayışını teknoloji odaklı yatırımlarıyla birleştirerek iş ve çalışan sağlığını önceliklendiren projelerle ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla sektöre öncülük etme misyonunu sürdürüyor. TCC Group Holdings çatısı altında, dünya devleri arasında yer alan şirket; dijitalleşme ve güçlü bir güvenlik kültürü üzerine inşa ettiği stratejisiyle, operasyonel süreçlerinde "sıfır iş kazası" hedefine doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Ayrıca Aslan Çimento Fabrikası’nda hayata geçirilen “Future of Cement: CarbonLess” karbon azaltım projesi ile “Decarbonization via Alternative Fuels and SCMs” başlığında “İklim Eylemi” kategorisinde “Özel Takdir” ödülünü kazanarak çevresel sürdürülebilirlik alanındaki güçlü duruşunu da uluslararası ölçekte tescilledi. İZGEM Projesi: Sahada Güvenli Yol Arkadaşlığı Dönemi OYAK Çimento’nun İSG kültürünü sahada daha derin bir yapıya kavuşturmak amacıyla hayata geçirdiği İZGEM (İş Güvenliğinde Zihinsel Gelişim, Eğitim ve Mentorluk) projesi, 2026 yılı itibarıyla tüm fabrikalarda uygulama sürecine geçti. 96 Güvenlik Koçu ve 808 Güvenli Yol Arkadaşı’nın (Buddy) aktif katılımıyla yürütülen proje, güvenli davranışların karşılıklı gözlem ve geri bildirim yoluyla içselleştirilmesini sağlıyor. İZGEM ile sadece teknik önlemlerle yetinmeyen şirket, çalışanların birbirlerini gözlemleyerek olumlu davranışları pekiştirdiği ve riskli durumları tartışma yerine öğrenme ortamına dönüştürdüğü interaktif bir mentorluk sistemi kurmuş durumda. Yapay Zeka Destekli İzleme ve Dijital İSG Çözümleri Sektörde dijital dönüşümün öncüsü olan OYAK Çimento, yapay zekayı İSG süreçlerinin merkezine konumlandırıyor. "İSG Odak", "İSG Focus" ve "e-EKED" gibi projelerle güvenlik süreçleri manuel takipten çıkarılarak dijital ve otonom sistemlere devrediliyor. Özellikle e-EKED projesi, enerji kesme ve kilitleme prosedürlerini tamamen dijital ortama taşıyarak insan kaynaklı hataların önüne geçiyor. Şirketin teknoloji ortağı Fizix ile gerçekleştirdiği iş birliği ise sahadaki veri analitiğini bir üst seviyeye taşıyor. Bu kapsamda kullanılan yapay zeka destekli sistemler, olası riskleri önceden tahmin ederek proaktif bir güvenlik yönetimi sağlıyor. "Yapay Zekayı Otonom Karar Destek Mekanizması Haline Getiriyoruz" İş sağlığı ve güvenliğini bir zorunluluktan ziyade yaşam biçimi olarak gördüklerini belirten OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, şirketin vizyonunu şu sözlerle özetledi: “CIMPOR-OYAK Çimento olarak 'Sıfır atık, sıfır kirlilik, sıfır emisyon' vizyonuyla hareket ediyor, dijitalleşme ve yapay zekâ destekli yönetim sistemleriyle operasyonel verimliliğimizi artırıyoruz. İSG süreçlerimizde dijital dönüşümü sağlayan 'İSG Odak', 'İSG Focus' ve 'e-EKED' gibi projelerimizin yanı sıra, Dünya Çimento Birliği (WCA) tarafından İSG ve İklim Eylemi alanlarında layık görüldüğümüz küresel ödüllerle bu başarımızı uluslararası seviyeye taşıyoruz. Stratejik yol haritamız doğrultusunda, yapay zekayı sadece bir izleme aracı değil, tüm fabrikalarımızda otonom bir karar destek mekanizması haline getiriyoruz. Fizix ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği gibi somut adımlarla İSG süreçlerimizi de dijitalleştirirken, bu küresel başarıları tüm operasyon ağımıza yaygınlaştırarak karbon emisyonlarını azaltmayı ve operasyonel mükemmelliği daha da geliştirmeyi hedefliyoruz." Sektör Standartlarını Aşan Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları OYAK Çimento, yasal gerekliliklerin çok ötesinde bir eğitim programı uygulayarak çalışanlarının gelişimini destekliyor. Yüz yüze uygulanan interaktif eğitimler, sahadaki gerçek risk senaryolarıyla zenginleştiriliyor. Şirket, ÇEİS tarafından düzenlenen "İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri"nde; "İş Güvenliğine Değer Katanlar", "Sağlığa Değer Katanlar" ve "İSG’ye Liderlik Yapanlar" kategorilerinde aldığı birinciliklerle bu alandaki başarısını taçlandırmaya devam ediyor.

Şişecam’ın 'Geleceğe ilerleyen kadınlar’ projesi tamamlandı Haber

Şişecam’ın 'Geleceğe ilerleyen kadınlar’ projesi tamamlandı

Kurulduğu günden bu yana üretimden Ar-Ge’ye, satış-pazarlamadan bilgi teknolojilerine kadar her alanda kadınların iş hayatında var olmasını destekleyen Şişecam, 2025 yılının sonunda başladığı Geleceğe İlerleyen Kadınlar sosyal sorumluluk projesinin ilk etabını tamamladı. İstanbul, Kocaeli, Mersin, Eskişehir, Bursa, Kırklareli, Ankara, Balıkesir ve Denizli’den 960 genç kadın, STEM, yapay zekâ, öz gelişim ve liderlik alanında toplam 13 eğitim aldı. Program boyunca ayrıca 7 farklı deneyim aktarım seansında Şişecam’ın liderleri katılımcılarla bir araya geldi. 48 yeni proje fikri geliştirildi Program sonunda düzenlenen ideathon kapsamında katılımcılar, toplumsal fayda yaratmaya yönelik 48 yenilikçi proje fikri geliştirdi. Bu projeler teknoloji, sürdürülebilirlik, toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel kalkınma ve sosyal inovasyon gibi farklı alanlarda çözüm önerileri sundu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal bir değer olarak benimseyen Şişecam, “Geleceğe İlerleyen Kadınlar” programıyla genç kadınların potansiyellerini keşfetmelerine, teknolojiye ve geleceğin becerilerine erişim sağlamalarına destek olmaya devam edecek. Program, bilimsel çerçeveye dayanarak hazırlandı UNESCO ve küresel eğitim politikaları; kapsayıcı eğitim, mentorluk, rol modellerle buluşma ve teknoloji odaklı beceri gelişiminin, genç kadınların akademik ve profesyonel yaşama güçlü bir başlangıç yapmalarında kritik rol oynadığını vurguluyor. Şişecam’ın “Geleceğe İlerleyen Kadınlar” programı tam da bu bilimsel çerçeveye dayanarak tasarlandı. Program, genç kadınların geleceğin becerilerine erişimini artırmak, STEM ve yapay zekâ alanlarında güçlendirmek, inovasyon süreçlerine katılımlarını desteklemek ve toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirildi. Bu yönüyle, Şişecam’ın başlattığı program yalnızca katılımcıların bireysel gelişimine değil; aynı zamanda toplumun yenilik kapasitesinin, ekonomik dinamizminin ve eşitlik düzeyinin güçlenmesine yönelik stratejik bir yatırım niteliği taşıyor.

BTM' den 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem Haber

BTM' den 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem

Bu yıl 10’uncu yaşını kutlamaya hazırlanan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı tek cümle ile özetledi: 10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik. İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan ve fikir aşamasındaki girişimleri küresel ölçekte değer üreten yapılara dönüştüren BTM, bugün girişimcilik ekosisteminin merkezinde konumlanıyor. BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı şöyle özetledi: “10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik.” BTM’nin yalnızca bir kuluçka merkezi olmadığına dikkat çeken Kul, ortaya koydukları somut çıktılara da vurgu yaptı. Kul, “Bugün geldiğimiz noktada BTM, girişimciliğin konuşulduğu bir alan değil; üretildiği, yatırım aldığı ve global ölçekte karşılık bulduğu bir yapı. Geride kalan 10 yıl içinde 12 bin 500’den fazla girişimciye doğrudan destek sağladık. Bugün BTM girişimlerinin ulaştığı toplam portföy büyüklüğü 2 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Aynı şekilde 410 milyon doların üzerinde yatırım değerlemesi, oluşturduğumuz yapının sürdürülebilirliğini ve etkisini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Fikirlerin ticarileştiği bir yapı kurduk BTM’nin yaklaşımının klasik destek modellerinden ayrıştığını belirten Kul, “Al fikrini gel, fikrin iş yapsın mottosu ile yola çıktık. Ancak bugün geldiğimiz noktada erken seviyeden ileri aşamaya kadar tüm girişimleri kapsayan desteklere sahip bir yapı haline geldik. Girişimcilerimize yalnızca alan değil; yatırımcıya erişim, mentörlük, uluslararası bağlantılar ve pazara açılma imkanı sunuyoruz. Bu sayede fikirler raflarda kalmıyor, şirketlere dönüşüyor, ticarete katkı sunuyor” dedi. BTM’nin, girişimcilik ekosisteminde otorite olarak kabul edilen UBI Global tarafından “Dünyanın En İyi Üçüncü Kuluçka Merkezi” seçildiğini hatırlatan Kul, uluslararası büyüme stratejilerine de değindi. BTM’nin artık küresel ölçekte oyun kuran bir yapıya dönüştüğünü söyleyen Kul, “BTM bugün dünyanın önemli girişimcilik merkezlerinde yer alarak global bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. Londra’nın dönüşüm hikâyesinin en güçlü simgelerinden biri haline gelen Battersea Power Station’da konumlanmamız, bu vizyonun somut bir göstergesi. Aynı şekilde Dubai World Trade Centre’deki varlığımızla Körfez pazarına doğrudan erişim sağlıyoruz. BTM artık yerel bir yapı değil, global bir oyuncu” dedi. Yeni dönemde Avrupa ve Balkanlar’a açılım kapsamında Saraybosna’da da bir ofis açtıklarını belirten Kul, “Bosna Hersek’te hayata geçirdiğimiz yapılanma ile Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan bir girişimcilik köprüsü kuruyoruz. Bu ofisimiz, bölgedeki girişimciler için önemli bir merkez olacak. Saraybosna’da attığımız adım, Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan yeni bir girişimcilik hattının başlangıcı. Bu bölgeyi yalnızca izlemiyoruz, şekillendirmek de istiyoruz” dedi. 2026’da küresel vitrin genişliyor Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri’nin (UTPO) girişimlerin globalleşmesinde kritik rol oynadığını vurgulayan Kul, “Yüzde 75’e varan finansman desteğiyle girişimcinin dünyaya açılmasını bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp stratejik bir avantaja dönüştürdük. Bu model, girişimlerin globalleşme sürecini hızlandıran önemli bir kaldıraç görevi görüyor” dedi. BTM’nin girişimcileri global sahneye taşıma hedefinin altını da çizen Kul, “2026 yılında 30’u aşkın ulusal ve uluslararası fuarla girişimcilerimizi dünyanın farklı pazarlarına taşıyacağız. Bizim için görünürlük değil, erişim önemli” dedi. Bir yandan dünyada açılımlarını sürdürürken bir yandan da yurt içindeki etkin stratejilerine devam edeceklerinin altını çizen Kul, BTM’nin yürüttüğü tematik programların ekosistemde önemli bir derinlik oluşturduğunu ifade eden Kul, İstanbul Kalkınma Ajansı ve uluslararası paydaşlarla hayata geçirilen programların girişimcilik tabanını genişlettiğini belirtti. “Erken aşama girişimlerden yatırımcı geliştirmeye, lise düzeyinden kurumsal iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede programlar yürütüyoruz. Amacımız yalnızca bugünün değil, geleceğin girişimcilik ekosistemini de inşa etmek” diyen Kul, yeni dönemde hayata geçirilecek Yatırımcı Hızlandırma Programı, BİGG Cube ve yapay zekâ odaklı dönüşüm programlarının bu vizyonun bir parçası olduğunu söyledi. “BTM bu hikayenin merkezinde kalacak” Geçen yılın ikinci yarısında uygulamaya aldıkları Kampus Elçisi programına da değinen Kul, “24 üniversitede 34 kampüs elçisiyle girişimciliği sahaya taşıyoruz. Girişimciyi mezun olduktan sonra değil, daha okuldayken yakalıyoruz. Bu programla girişimcilik kültürünü üniversite ortamında yaygınlaştırıyor, genç yetenekleri erken aşamada keşfediyor ve onları ekosistemimize kazandırıyoruz” ifadelerini kullandı. 2025 başında BTM TEKMER’i faaliyete geçirdiklerini de hatırlatan Kul, “BTM TEKMER teknoloji odaklı girişimler için önemli bir merkez oldu. Girişimcilere mentorluk, eğitim, yatırımcı erişimi ve güçlü bir iş ağı sunarak fikirlerin ticarileşmesini ve sürdürülebilir şirketlere dönüşmesini sağlıyoruz” dedi. Dr. Önder Kul, BTM’nin önümüzdeki dönem vizyonunu ise “Türkiye’den çıkan girişimlerin dünyada daha fazla söz sahibi olduğu bir döneme giriyoruz. BTM bu hikayenin merkezinde olmaya devam edecek” sözleriyle özetledi.

TÜMKAD Bilim dostu gençleri keşfediyor Haber

TÜMKAD Bilim dostu gençleri keşfediyor

Bunun en güncel örneğini 4-5 Nisan günlerinde Nilüfer Pancar Deposu’nda gerçekleştirdiği “Fikrini Sadece Düşünmekle Kalma! Sahneye Taşı…” mottosu ile 18-28 yaş arasındaki gençlerin 2 ya da 4’er kişiden oluşan 15 ekiple; enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki fikirlerini mentorluk desteğiyle yarıştırdığı bilgi yarışması ile gösteren TÜMKAD, genç fikirleri bilim dünyasına kazandırıyor. TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Futurizm Komisyonu tarafından hayata geçirilen “GIF-T Ideathon Girişimcilik Yarışması” adıyla düzenlenen etkinlik, genç fikirlerin ve görüşlerin filizlenip yeşermesine zemin oluşturan bir sürecin fitilini de ateşliyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ARSİYAD) Başkanı Erdinç Acar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, bilime gönül veren gençler, TÜMKAD üyeleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı etkinliğin açılışında konuşan TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk, gerçekleştirdikleri etkinliğin sadece bir projenin açılışı olmayıp, bir fikrin, bir cesaretin ve bir geleceğin başlangıcı olduğunu vurguladı. “Geleceği tasarlayanlar kazanacak” TÜMKAD olarak, mühendisliğin teknik bir alan olmakla birlikte dönüştüren, iyileştiren ve geleceği inşa eden bir güç olduğuna inandıklarını ifade eden Öztürk, “Tam da bu inançla, ‘GİF-T – Bir Fikrim Var Projesi’ni hayata geçirdik. Şunu artık çok net biliyoruz ki geleceği bekleyenler değil, tasarlayanlar kazanacak. Sevgili gençler, bugün burada bulunan her birinizin içinde bir fikir var. Belki henüz net değil, belki cesaret bekliyor. Ancak şunu unutmayın: Bir fikrin en büyük gücü, ona inanan bir insanla başlar. GİF-T tam olarak bunun için var. Sadece fikir üretmek için değil, o fikri geliştirmek, test etmek ve gerçeğe dönüştürmek için projelendirildi. Bu süreçte sizlere sadece bilgi değil, ilham, rehberlik ve güçlü bir ekosistem sunacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki birlikte üreten, birlikte düşünen ve birlikte gelişen yapılar, her zaman daha güçlüdür. Bugün burada attığımız bu adım, belki bir girişimin, belki bir iş birliğinin, belki de bir hayat hikayesinin başlangıcı olacak. Yıllar sonra dönüp baktığınızda, ‘ben o gün oradaydım’ diyeceksiniz. Gelecek, cesaret edenlerin olacak. Biz bugün burada, o cesareti büyütmek için bir aradayız” diye konuştu. Projede emeği bulunanlara teşekkür Projenin hayata geçirilmesinde büyük emekleri bulunduğunu söylediği GIF Komisyon Başkanı Merve Kara Oral’a , proje liderliğini üstlenen Yarenur Türe Özkan’a, projenin fikir annesi Rahşan İlkay Yorulmaz’a ve GIF komisyonundaki tüm üyelerine teşekkür eden Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Projemizin iki önemli paydaşı, bizleri her zaman destekleyen Nilüfer Belediyesi İnovasyon Merkezi İş Geliştirme Müdürü Sayın Gülşah Ayzit’e, Merve Hasret’e ve Nilüfer Belediye Başkanımız Sayın Şadi Özdemir’e, Referans Holding Sayın Feray Uzunçayır ve tüm ekibine çok teşekkür ederiz. Projelere mentörlük yapacak değerli gönüllü mentörlerimize, tüm fikirlerin değerlendirileceği jüride bulunan kıymetli jüri üyelerimize, MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Osman Akın’a, İnci Akü Arge Müdürü Sayın Alper Turhan’a, Apra Mühendislik Kurucusu ve değerli TÜMKAD üyemiz sayın Rahşan Yorulmaz’a, Bosch Rexroth Proje Geliştirme Müdürü Sayın Koray Yazdalı’ya çok teşekkür ederiz. Hepinize ilham dolu, üretken ve dönüştürücü bir yolculuk diliyorum.” Genç fikirlerin bilim sınavı TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Başkanı Merve Kara Oral da birçok gencin geleceğe yön vermeye aday özgün fikirleri bulunduğunu belirterek, genç fikirlerin hayata geçirilmesinin büyük öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu tespitten hareketle “GIF-T Ideathon Girişimcilik Yarışması”nın startını verdiklerine işaret eden Oral, yarışmada projeleriyle yarışacak gençlere başarı dileklerinde bulundu. TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Proje Lideri Yarenur Türe Özkan ise yarışma sürecinden söz etti. Yarışmaya 18-28 yaş aralığındaki 2 ya da 4’er kişilik gruplardan oluşan 15 ekibin katılacağını ifade eden Özkan, enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki genç fikirlerin mentorluk desteğiyle yarışacağını dile getirdi. Dereceye giren genç fikirlerin çeşitli ödüllerle ödüllendirileceğine işaret eden Özkan, yarışmanın gençlere vereceği en büyük kazanımın bilimsel düşünce yeteneğinin gelişimine zemin hazırlayacak olması olduğunu dile getirdi. ‘Bilimle dost’ gençler Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de konuşmasında gerçekleştirdikleri etkinlik nedeniyle TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk’ün şahsında TÜMKAD yönetimine teşekkür etti. Geleceğin gençlerin omuzları üzerinde yükseleceğine dikkat çeken Özdemir, “Geleceğimizin teminatı gençlerimizi, bilimsel düşüncenin temellendirdiği eğitim sistemi ile yarınlara hazırlamalıyız. Bilimi, sanatı ve kültürel gelişimi ihmal eden bir toplumun geleceği karanlık demektir. Bu nedenle ülkemizin yarınlarında söz sahibi olacak gençlerimizi ‘bilimle dost’ yapabilmenin arayışlarında olmalıyız. Burada en büyük görev şüphesiz devlete düşüyor. Bununla birlikte sivil toplum kuruluşlarının da bu doğrultuda gerçekleştirebilecekleri pek çok etkinliğin bulunduğunu göz ardı etmemeliyiz. Bu konuda örnek oluşturan TÜMKAD’ı kutluyorum” diye konuştu. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür plaketi Konuşmaların ardından TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk, etkinliğin düzenlenmesinde bulundukları katkı nedeniyle Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür plaketi takdim etti. Öztürk ayrıca etkinlik projesinin uygulanmasında emeği bulunan TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Başkanı Merve Kara Oral ile TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Proje Lideri Yarenur Türe Özkan’a da teşekkür plaketi verdi. Nefes kesen yarışmada dereceye giren ekipler Etkinliğin ikinci gününde 18-28 yaş aralığındaki 2 ve 4’er kişilik gruplardan oluşan 15 ekipte yer alan 50 genç, nefeslerin tutulduğu heyecanı yüksek yarışmada; enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki fikirlerini yarıştırdı. MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, İnci Akü Ar-Ge Müdürü Alper Turhan, Apra Mühendislik Kurucusu ve TÜMKAD Üyesi Rahşan Yorulmaz ve Bosch Rexroth Proje Geliştirme Müdürü Koray Yazdalı’dan oluşan jüri heyetinin değerlendirmeleri neticesinde şu ekipler ilk 3 dereceyi paylaştı: Ekip Adı: Chemech/Döngüsel Biyodizel. Sloganları: Dışa bağımlılık: Sıfır Atık. Katılımcı Listesi: Yarkın Artunel, Nilsu Baysal.Ekip Adı: Aqua Energy. Sloganları: Geleceği geri kazanıyoruz. Katılımcı Listesi: Esma Tarlak, Süleyman Can Duman, Sevilay Sevim, Fatmanur Ors.Ekip Adı: Ekoprocess team. Sloganları: Tekstil fabrikalarının boyahanelerindeki voc zararlı gazının salınımını azaltmak ve doğalgaz tasarrufu sağlamak. Katılımcı Listesi: Afra Nur Kara, Huzeyfe Akyol, Bilgesu Köse, İrem Oza. Dereceye girenlere ödül ve proje eğitimi desteği Eskişehir Ideathon kapsamında ödül almaya hak kazanan ilk 3 girişimci adayı, Eskişehir Teknopark Tepebaşı Girişim Ofisi tarafından sunulan 15.000 TL değerindeki ‘Ön Kuluçka Programı’ ile ödüllendirildi. ‘Ön Kuluçka Programı’ kapsamında katılımcılar; Girişimcilik eğitimleri, deneyimli mentörlerden birebir destek, iş fikirlerini geliştirmeye yönelik kapsamlı içerikler, patent eğitimi, proje yazma eğitimi ile 2 ay boyunca girişimlerini bir üst seviyeye taşıma fırsatı elde edecekler. Dereceye giren yarışmacılar ayrıca, TÜMKAD tarafından verilecek olan patent ve proje eğitimleri almaya da hak kazandı.

BTSO’da dijital dönüşüm ve uluslararası iş birliği fırsatları Haber

BTSO’da dijital dönüşüm ve uluslararası iş birliği fırsatları

Toplantıda konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Bursa’daki KOSGEB desteklerinin son iki yılda 20 kat artmasına rağmen, dijital dönüşüm için ayrılan kaynakların henüz yeterince değerlendirilmediğini belirtti. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla sağlanan 300 milyon Euro’luk kaynağın büyük bir kısmının henüz başvuru aşamasında olduğunu hatırlatan İbrahimcioğlu, Bursalı firmaları bu küresel rekabet fırsatından pay almaya davet etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak, KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarına erişimini artırmak ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırlamak amacıyla “Dijital Dönüşüm ve Uluslararası İş Birliği Fırsatları” etkinliği BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlendi. Avrupa İşletmeler Ağı kapsamında organize edilen; BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip’in açılış konuşmalarıyla başlayan program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB temsilcileri tarafından Dijital Avrupa Programı, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri, Avrupa İşletmeler Ağı, EuroHPC çağrıları, Ufuk Avrupa Programı ve ulusal dijital dönüşüm destekleri gibi önemli başlıklarda bilgilendirme sunumları yapıldı. “Dijital dönüşüm hayati bir zorunluk haline geldi” BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, ekonominin taşıyıcı sütunları olan KOBİ’lerin, Türkiye’deki toplam işletme sayısının yüzde 99,7’sini oluşturarak üretimin, ihracatın ve istihdamın ana kaynağı konumunda olduğunu ifade etti. Mevcut ekonomi ikliminde, geleneksel üretim refleksleriyle KOBİ’lerin bu büyük yükü taşımaya devam etmekte her geçen gün zorlandığını belirten Şenyurt, “Bugün dünyada ‘dijital olgunluk’ seviyesini tamamlamış işletmeler ile geleneksel yapıdakiler arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Dolayısıyla dönüşüm, varlığımızı sürdürebilmemiz için hayati nitelikte bir zorunluluk haline gelmiştir.” dedi. “Geleneksel yöntemlerle ayakta kalma şansı azalıyor” “Bugün attığımız her adım, küresel pazarda var olma ya da yok olma çizgisini belirleyen gerçek bir yaşam savaşıdır.” diyen Şenyurt, geleneksel yöntemlerle çalışan bir işletmenin on birimlik bir yolu katetmeye çalışırken, dijital dönüşümünü tamamlayan bir rakibinin aynı sürede menzilini çok daha ileriye taşıyabilmekte olduğuna vurgu yaptı. Şenyurt, “Bu durum, sadece verimlilik farkı değil aynı zamanda oyunun dışında kalma riskini de beraberinde getirmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın vizyonu, KOSGEB’in hibe ve teşvik gücü, TÜBİTAK’ın ise teknik rehberliği sayesinde işletmelerimizin bu değişim yolculuğunda devletimizin desteğini her an hissetmesi bizler için çok kıymetlidir. Değerli kurumlarımıza şehrimizin dijital geleceğine sundukları bu güçlü katkı için şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “KOBİ’lerin dijitalleşmesini hızlandırmayı hedefliyoruz” Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise “KOBİ’ler İçin Dijitalleşme Fırsatları” toplantılarının ilkini Mersin’de düzenlediklerini, ikincisi için ise Bursa’da bulunduklarını ifade etti. Pazarların daraldığı ve ekonomik türbülansların yaşandığı bir dönemde işletmelerin dayanıklılığını artıracak çözümler üzerinde çalıştıklarını dile getiren İbrahimcioğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri programının başlatıldığını hatırlatarak, söz konusu merkezlerin firmalara dijitalleşme süreçlerinde mentorluk sağlamak, finansal araçlara erişimi kolaylaştırmak ve dijital odaklı projelerin entegrasyonunu desteklemek amacıyla akredite edildiğini belirtti. KOSGEB’den Bursalı firmalara 1,8 milyar tl finansman desteği Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, tüm bu çalışmaların destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek hem TÜBİTAK hem de KOSGEB tarafından çeşitli destek programlarının devreye alındığını söyledi. KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, “Dijital dönüşüme yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla 300 milyon Euro’luk bir kaynak oluşturduk. Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi ve TEB gibi bankalarla yaptığımız anlaşmalar sayesinde uygun koşullu kredilere erişimi başlattık. Ancak üzülerek söylemek isterim ki bu kaynağın yalnızca 37 milyon TL’lik kısmı Bursa’da kullanılmış durumda.” dedi. KOSGEB desteklerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirten İbrahimcioğlu, Bursa’da 2023 yılında 117 milyon TL olan desteklerin 2025 yılında 1,8 milyar TL’ye ulaştığını, iki yılda yaklaşık 20 kat artış sağlandığını söyledi. Bu artışın kapasite geliştirme ve diğer destek programlarını da kapsadığını belirten İbrahimcioğlu, “Buna rağmen dijital dönüşüm programlarının toplam kullanılan destekler içindeki payı Bursa’da yalnızca 37 milyon TL seviyesinde kalmış durumda. Bu oranın mutlaka artırılması gerekiyor.” diye konuştu. “Yüzde 40 olan faizin yarısını biz karşılıyoruz” KOBİ’lerin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde sunulan bu kredilerin büyük bir fırsat sunduğunu söyleyen İbrahimcioğlu şöyle devam etti: “Program kapsamında faiz oranı 40,5. Bunun 20 puanını KOSGEB olarak biz karşılıyoruz. 36 ay vade imkânı sunuyoruz ve kredinin yüzde 80’ine Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kefalet sağlıyoruz. Açıkçası mevcut ekonomik ortamda bu en mühim finansman araçlarından biri. Türkiye’nin dijitalleşmede geri kalma lüksü yok. Küresel rakiplerimiz yatırımlarını yavaşlatmadan sürdürüyor. Bu nedenle biz de elimizdeki kaynakları etkin şekilde kullanmak zorundayız.” “Bursa dijital dönüşümde stratejik konumda” Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip, Bursa’nın üretimdeki gücü ve ihracattaki belirleyiciliğiyle Türkiye’nin en önemli sanayi merkezleri arasında olduğunu belirterek, “Bursa, dijitalleşme politikalarımızın doğal odak noktalarından biridir.” dedi. Avrupa Birliği ile yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Bursa’ya önemli bir yatırım kazandırdıklarını ifade eden Hatip, “Yaklaşık 6,2 milyon Euro bütçeyle kompozit malzeme ve teknik tekstil prototip üretim uygulama merkezini 2024 yılında Bursa’ya kazandırdık. Bu yatırım, yüksek teknolojili üretime geçişte güçlü bir enstrüman niteliği taşımaktadır. Böylece Bursa’nın köklü tekstil birikimini daha ileri teknoloji seviyesine taşıyacak önemli bir değer oluşturduk.” diye konuştu. “Dijital dönüşümün merkezinde yer almakta kararlıyız” Dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm olmadığını vurgulayan Hatip, “Dijitalleşme artık tüm süreçleri yeniden tanımlayan bir rekabet alanıdır. Yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama, siber güvenlik, yarı iletken teknolojileri ve veri odaklı uygulamalar; ülkelerin kalkınma hızını ve rekabet gücünü belirleyen temel alanlar haline gelmiştir. Türkiye olarak bu dönüşümün dışında değil, tam merkezinde yer almakta kararlıyız.” ifadelerini kullandı. Bu vizyonun 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde de ortaya konulduğuna işaret eden Hatip, “İmalat sanayinde robot kullanımını 8 kat artırarak 200 bine çıkarmayı ve yüksek teknolojili ürün ihracatını 30 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. Destek programlarımızı birbirini tamamlayan bir yapı içinde kurguluyor, daha fazla işletmenin ve araştırmacı girişimcinin bu dönüşümden faydalanmasını amaçlıyoruz.” dedi. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu, KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TSE Bursa Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev, İMSİAD Başkanı Şeref Demir ve iş dünyası temsilcilerinin de katıldığı toplantı açılış konuşmalarının ardından yapılan sunumlarla sona erdi.

Z kuşağı bir işte ortalama 7 ay çalışıyor Haber

Z kuşağı bir işte ortalama 7 ay çalışıyor

Y kuşağı ortalama 1,5 yıl, X kuşağı ise 2 yıl aynı işte kalırken; genç kuşakların gelişim, esneklik ve anlam arayışı öne çıkıyor. Bu konuya dair değerlendirmelerde bulunan İdenfit Kurucusu ve CEO’su Onur Bayındır, “Y ve Z kuşakları yalnızca bir pozisyona sahip olmayı değil; gelişim imkânı, esneklik, anlam ve şeffaflık gibi unsurları da önceliklendiriyor” dedi. Bayındır’a göre işverenler, öğrenme fırsatları, hibrit çalışma modelleri, şeffaf iletişim ve rekabetçi yan haklarla Y ve Z kuşağının bağlılığını artırabilir. Bulut tabanlı insan kaynakları ve iş gücü yönetimi platformu İdenfit’in hazırladığı Kuşak Analiz Raporu’na göre, X kuşağı bir işte ortalama 2 yıl kalırken, Y kuşağı 1,5 yıl, Z kuşağı 7 ay kalıyor. Z kuşağının istifa oranı ise yüzde 35. Araştırmaya göre, Z kuşağının kısa iş süresi, bu neslin iş yerinde hızlı deneyim kazanma ve çeşitlilik arayışında olduğunu gösteriyor. Y kuşağının ise orta vadeli kalma süresi, kariyer fırsatlarına bağlılıklarını yansıtıyor. Ancak bu durum şirketler için zorlayıcı olabiliyor. Peki, işverenler çalışan sadakatini nasıl sağlayabilir? Y ve Z kuşağını işte tutmanın sırları neler? “Y ve Z kuşakları gelişim imkânı, esneklik ve şeffaflık gibi unsurları da önceliklendiriyor” İdenfit Kurucusu ve CEO’su Onur Bayındır, bu konuyla ilgili değerlendirmesinde şu görüşleri paylaştı: “Kuşak Analiz Raporumuz, şirketlerde çalışan bağlılığını anlamak açısından önemli veriler ortaya koyuyor. Bulgularımız, X kuşağının iş yerinde daha uzun süre kalma eğiliminde olduğunu ve kendi isteğiyle ayrılma oranının diğer kuşaklara kıyasla daha düşük seyrettiğini gösteriyor. Y ve Z kuşaklarında ise beklentiler ve motivasyon dinamikleri farklılaşıyor. Bu kuşaklar yalnızca bir pozisyona sahip olmayı değil; gelişim imkânı, esneklik, anlam ve şeffaflık gibi unsurları da önceliklendiriyor. Özellikle eğitim programları, net kariyer yolları ve mentorluk uygulamaları, genç kuşakların kuruma olan bağlılığını artıran temel faktörler arasında yer alıyor. Sürekli öğrenme kültürü sunan şirketler, yeteneklerini daha uzun süre bünyesinde tutabiliyor. Bununla birlikte esnek ve hibrit çalışma modelleri artık bir yan hak değil, güçlü bir beklenti. İş-yaşam dengesini destekleyen uygulamalar, çalışan memnuniyetini doğrudan etkiliyor. Z kuşağı açısından anlamlı ve sosyal etki yaratan projelerde yer almak da önemli bir motivasyon kaynağı. Şirketlerin sürdürülebilirlik ve toplumsal katkı alanındaki adımları, genç yeteneklerin bağlılığını güçlendiriyor. Teknoloji odaklı bir çalışma ortamı, dijital araçların etkin kullanımı ve açık iletişim kültürü de Y ve Z kuşakları için belirleyici unsurlar arasında. Düzenli geri bildirim mekanizmaları ve şeffaf yönetim anlayışı güven duygusunu pekiştiriyor. Elbette rekabetçi ücret ve yan haklar da işveren kaynaklı ayrılıkları azaltmada kritik rol oynuyor. Kısacası, kuşakların farklı beklentilerini doğru analiz eden ve insan kaynakları stratejilerini bu doğrultuda şekillendiren şirketler hem çalışan bağlılığını artıracak hem de uzun vadede daha güçlü ve sürdürülebilir bir organizasyon yapısı oluşturacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.