SON DAKİKA
Hava Durumu

#Konut Talebi

Ekometre - Konut Talebi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konut Talebi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ABD’de mortgage faizi 3 yılın zirvesine çıktı Haber

ABD’de mortgage faizi 3 yılın zirvesine çıktı

Mortgage Bankalar Birliği (MBA), 2 Ekim’de sona eren haftaya ilişkin mortgage başvuru verilerini açıkladı. Buna göre ABD’de 30 yıl vadeli mortgage için ortalama faiz oranı bir önceki haftadaki yüzde 7,30 seviyesinden yüzde 7,49’a yükseldi. Aynı haftada toplam mortgage başvuruları önceki haftaya göre yüzde 4,2 azalırken, yüksek faiz oranlarının hem yeni konut alıcılarını hem de mevcut kredilerini yeniden finanse etmek isteyenleri etkilediği görüldü. Konut kredisi başvuruları geriledi Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre konut satın almak amacıyla yapılan mortgage başvuruları yüzde 2 düştü. Yeniden finansman başvurularında ise düşüş daha belirgin oldu. Başvurular haftalık bazda yüzde 8 geriledi. Bu tablo, yüksek borçlanma maliyetlerinin ABD konut piyasasında hem yeni talebi hem de mevcut kredilerin yeniden yapılandırılmasına yönelik ilgiyi sınırladığını gösterdi. 15 yıllık mortgage faizi de yükseldi ABD’de 15 yıl vadeli mortgage için ortalama faiz oranı da yükseldi. Bir önceki hafta yüzde 6,56 olan faiz oranı, geçen hafta yüzde 6,71’e çıktı. Farklı vadelerde mortgage faizlerinin yükselmesi, konut finansmanında borçlanma maliyetlerinin daha da artmasına neden olurken, konut piyasasındaki talep üzerindeki baskıyı güçlendirdi. Faiz artışında tahvil getirileri etkili oldu MBA Başkan Yardımcısı Joel Kan, 30 yıl vadeli sabit mortgage faizinin Hazine tahvili getirilerindeki yükselişin etkisiyle geçen hafta son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. Kan, yükselen faizlerin özellikle yeniden finansman talebini ciddi ölçüde sınırladığını ifade etti. Yüksek maliyet konut alıcılarını beklemeye yöneltti Kan, mevcut mortgage faizleriyle yeniden finansman yapmayı tercih eden konut sahiplerinin sayısının oldukça sınırlı olduğunu belirtti. Borçlanma maliyetlerindeki hızlı yükselişin ise birçok potansiyel alıcının konut piyasasından çekilmesine yol açtığını söyledi. Mortgage faizlerinin bir yıl önceye kıyasla yaklaşık 1 puan daha yüksek olduğuna dikkat çeken Kan, yeniden finansman başvurularının geçen hafta 2025’ten bu yana en düşük seviyesine gerilediğini kaydetti. ABD’de mortgage faizlerindeki yükseliş, yüksek borçlanma maliyetlerinin konut talebi üzerindeki etkisini yeniden ortaya koyarken, faizlerin seyri konut piyasasının önümüzdeki dönemdeki görünümü açısından belirleyici olmaya devam ediyor.

Konut fiyatlarında reel kayıp sürüyor Haber

Konut fiyatlarında reel kayıp sürüyor

Merkez Bankası verilerine göre ağustos ayında konut fiyatları yıllık yüzde 23 arttı ancak reel bazda yüzde 6,5 geriledi. Ortalama konut fiyatının 5 milyon 311 bin TL’ye ulaştığı piyasada yüksek finansman maliyetleri talebi baskılarken, uzmanlar finansmanı hazır alıcılar açısından pazarlık imkanlarının devam ettiğine dikkat çekiyor. Konut fiyatlarında reel gerileme Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Ağustos 2026 Konut Fiyat Endeksi verilerine göre konut fiyatları aylık yüzde 0,9, yıllık ise yüzde 23 arttı. Ancak enflasyondan arındırılmış konut fiyatları aynı dönemde yıllık yüzde 6,5 geriledi. Böylece konut fiyatlarında nominal artış devam etmesine karşın, enflasyon karşısındaki reel kayıp da sürdü. Ortalama konut fiyatı 5,3 milyon TL Emlakjet’in Endeksa verileriyle hazırladığı Ağustos 2026 Konut Değer Raporu’na göre Türkiye genelinde ortalama konut satış fiyatı 5 milyon 311 bin TL’ye yükseldi. Ortalama metrekare fiyatı ise 42 bin 488 TL olarak hesaplandı. Metrekare fiyatlarında yıllık nominal artış yüzde 23,5 olurken, reel bazda yüzde 6,2 düşüş kaydedildi. Konutun reel değeri geriliyor Gayrimenkul Strateji Derneği (GİSP) Başkanı Işıl Dinçer, konut fiyatlarındaki nominal yükselişin yatırımcı açısından doğrudan reel kazanç anlamına gelmediğini belirtti. Dinçer, konut fiyatlarının TL bazında artmasına rağmen bu artışın enflasyonun altında kalması nedeniyle konutun reel değerinin azaldığını söyledi. Konut yatırımının performansının yalnızca satış fiyatındaki değişim üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dinçer; enflasyondan arındırılmış fiyatların, kira gelirlerinin ve alternatif yatırım araçlarının performansının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Finansmanı hazır alıcı için pazarlık alanı Yüksek finansman maliyetleri ve satın alma gücündeki gerilemenin konut talebini baskıladığını belirten Dinçer, reel fiyatlardaki düşüşün orta vadede alım fırsatları oluşturabileceğini söyledi. Arsa ve inşaat maliyetleri nedeniyle konut fiyatlarında TL bazında sert düşüşler beklemenin kolay olmadığını ifade eden Dinçer, piyasanın değerlendirilmesinde nominal fiyat artışının yanı sıra reel fiyat hareketleri, kira getirisi ve alternatif yatırım araçlarına göre performansın da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Konut yatırımında uzun vade öne çıkıyor Konut fiyatlarının enflasyon karşısındaki gerilemesi, yatırımın toplam getirisinde kira gelirinin ve elde tutma süresinin önemini artırıyor. Konutun bulunduğu bölgenin gelişimi, arz-talep dengesi ve kira potansiyeli de uzun vadeli getiriyi belirleyen unsurlar arasında yer alıyor. Son bir yılda konutunu elinde tutan yatırımcıların durumuna ilişkin değerlendirmede bulunan Dinçer, gayrimenkul yatırımlarının kısa vadeli fiyat hareketleri yerine uzun vadeli perspektifle ele alınması gerektiğini belirtti. Bazı bölgelerde fiyat artışlarının enflasyonun altında kalabileceğini söyleyen Dinçer, bölgesel gelişim ve kira geliri potansiyelinin uzun vadede belirleyici olmaya devam edeceğini ifade etti. Alıcının ödeme gücü belirleyici İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen ise konut fiyatlarının enflasyonun gerisinde kalmasında finansmana erişimin önemli rol oynadığını söyledi. Konut fiyatlarını yalnızca inşaat maliyetlerinin belirlemediğini belirten Hepşen, alıcının ödeme kapasitesinin de fiyatlar üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Yüksek faiz ortamında hanehalkının satın alma gücünün konut fiyatlarındaki nominal artışı desteklemekte zorlandığını kaydetti. Her konut aynı yatırım getirisini sunmuyor Hepşen, konutun enflasyona karşı koruma özelliğinin kısa vadede zayıfladığını ancak bundan kalıcı bir sonuç çıkarılmaması gerektiğini belirtti. Gayrimenkul performansının yalnızca bir yıllık fiyat değişimiyle ölçülemeyeceğini ifade eden Hepşen, kira gelirinin de toplam getiriye dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Lokasyon, konutun niteliği, deprem güvenliği, arz durumu ve kira potansiyelinin yatırım kararında daha fazla önem kazandığını belirten Hepşen, gayrimenkulün uzun vadeli bir reel varlık olmayı sürdürdüğünü ancak her konutun otomatik olarak iyi bir yatırım anlamına gelmediğini vurguladı. Faiz düşerse talep yeniden hızlanabilir Türkiye’de ertelenmiş önemli bir konut talebi bulunduğunu belirten Hepşen, konut ihtiyacı devam etmesine rağmen yüksek finansman maliyetleri nedeniyle satın almaların ertelendiğini söyledi. Faizlerin belirgin biçimde gerilemesi halinde bekleyen talebin hızla piyasaya dönebileceğini ifade eden Hepşen, satışa sunulan konut arzının yeterince artmaması durumunda fiyat baskısının yeniden güçlenebileceği uyarısında bulundu. Hepşen, konut kredilerinin ucuzlamasının tek başına yeterli olmayacağını, talebi destekleyen finansman politikalarının konut arzındaki artışla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti. Faiz beklentisi ile fiyat riski arasında denge Konut almayı planlayanlar açısından mevcut dönemde iki temel seçenek öne çıkıyor: Bugünkü pazarlık imkanlarından yararlanmak veya faizlerin daha da gerilemesini beklemek. Hepşen’e göre faizlerin düşmesi kredi maliyetlerini azaltabilir ancak ertelenmiş talebin aynı dönemde piyasaya dönmesi, satıcıların pazarlık gücünü artırabilir. Kendi oturacağı evi almak isteyen ve finansmanı hazır olan kişiler açısından mevcut piyasanın fırsatlar barındırabileceğini belirten Hepşen, yalnızca daha düşük faiz beklentisiyle beklemenin satın alınmak istenen konutun fiyatında değişiklik riskini de beraberinde getirdiğine dikkat çekti. Yatırım amacıyla konut alacakların ise kira çarpanı, lokasyon, binanın niteliği, aidat yükü, deprem riski ve alternatif yatırım araçlarının getirilerini birlikte değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. İstanbul’da ortalama fiyat 7,3 milyon TL Emlakjet’in Endeksa verilerine göre İstanbul’da ortalama konut satış fiyatı Ağustos 2025’te 5 milyon 996 bin TL iken, Ağustos 2026’da 7 milyon 359 bin 550 TL’ye yükseldi. Yaklaşık 1,4 milyon TL’lik nominal artışa rağmen İstanbul’da metrekare fiyatları reel bazda yıllık yüzde 3,4 geriledi. Veriler, İstanbul’da konut fiyatlarının TL bazında yükselmeye devam ettiğini ancak enflasyondan arındırıldığında reel fiyat performansının zayıfladığını ortaya koyuyor.

Yalnız yaşayanların sayısı 10 yılda yüzde 66,5 arttı Haber

Yalnız yaşayanların sayısı 10 yılda yüzde 66,5 arttı

Yalnız yaşayanların sayısı 10 yılda yüzde 66,5 arttı Türkiye'de tek kişilik hanelerin sayısı son 10 yılda dikkat çekici bir artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla tek başına yaşayanların sayısı 5 milyon 523 bin 321'e ulaştı. Aynı dönemde ortalama hanehalkı büyüklüğü ise 3,08 kişiye gerileyerek değişen demografik yapının konut sektörüne etkisini gözler önüne serdi. TÜİK verilerine göre Türkiye'deki toplam hane sayısı 26 milyon 977 bin 795'e yükselirken, tek kişilik hanelerin sayısı 5,5 milyonu aştı. Artan bireyselleşme, evlilik yaşındaki yükseliş ve yaşam alışkanlıklarındaki değişim, daha küçük ve fonksiyonel konutlara yönelik talebi artırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hane Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yusuf Keklik, konut ihtiyacının artık yalnızca nüfus artışı üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirtti. Keklik, "Hane sayısındaki artış, yaşam biçimlerindeki değişim ve bireyselleşmenin etkisiyle konut talebi farklı bir boyuta taşınıyor. Özellikle tek kişilik yaşayan bireylerin ve küçük ailelerin artması, daha fonksiyonel, ulaşılabilir ve yaşam kalitesini artıran konut projelerine olan ihtiyacı güçlendiriyor." dedi. Geleceğin konut projelerinin yalnızca metrekare odaklı olmayacağını vurgulayan Keklik, kullanıcı deneyimi, sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik kriterlerinin ön plana çıkacağını ifade etti. Kentleşme ve bireysel yaşamın yaygınlaşmasının sektörde önemli bir dönüşüm yarattığını belirten Keklik, "Gayrimenkul sektöründe artık önemli olan yalnızca daha fazla konut üretmek değil, değişen yaşam biçimlerine uygun, kullanıcı odaklı ve uzun vadeli değer sunan projeler geliştirmektir." değerlendirmesinde bulundu.

Konut talebi azaldı Haber

Konut talebi azaldı

Fahiş fiyat uygulayarak enflasyon ortamından yararlanan fırsatçılar zor günler geçiriyor. Konuta talebin azalması ve sıfır araç sayısının artmasıyla konut ve otomobil piyasasında alıcılar kral oldu. Artık fiyatları satıcı değil, alıcı belirliyor. İnternet sitelerinde binlerce konut ve otomobil aylardır satılmayı bekliyor. Satışlar son 10 yılın en düşük seviyesinde... Bir evin ortalama satış süresi 100 güne, bir aracın ortalama satış süresi 35 güne çıktı. Telefon çalmıyor İstanbul Ticaret Odası Gayrimenkul Komite Başkanı Hakan Akdoğan, "Yaklaşık 7-8 aydır alıcı piyasasındayız. Konut üretiminde ciddi bir artış olmasa da satışa çıkan konut sayısı çok yüksek, talep yok. Önceden satıcıların telefonu günde 10 kez çalıyordu, şimdi haftada 1 kez ya çalıyor ya çalmıyor. Alıcı kıymete bindi, pazarlık marjları çok artmaya başladı" dedi. Fiyatların artış hızının yavaşladığını anlatan Akdoğan, "Yüksek fiyattan piyasaya sunulan konutların fiyatları günden güne düşüyor" diye konuştu. Akdoğan, özellikle ikinci el satılık konutta fırsatlar olduğunun altını çizdi. İlan süresi 100 gün Merve Bilkay'ın haberine göre, İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizameddin Aşa ise geçen sene bu tabloyu öngördüklerini, satılık konutlarda yüzde 30-35, kiralık konutlarda da yüzde 20-25 düşüş olacağını söylediklerini belirtti. Bir köpük olduğunu, bunun gitmesi gerektiğini ifade ettiğinde ekonomistler tarafından eleştirildiğini söyleyen Aşa, şöyle devam etti: "Enflasyondan yararlanan çoktu. Mal sahipleri çok ketum davranıyordu. Özellikle faizlerin yükselmesi ve krediye ulaşılamaması bu noktaya getirdi." Alıcıların pazarlık gücünün çok yüksek olduğunu vurgulayan Aşa, hiç kimsenin kazıklanmak istemediğini belirterek, şöyle dedi: "Eskiden bir konutun ilanda kalma süresi 40-50 gündü. Şu anda ortalama 90-100 gün hatta daha da uzun. İlan değil, gerçekleşen fiyata bakılmalı. İlanlar üzerinden endeksler yapılıyor fakat bunlar piyasayı yansıtmıyor. Çünkü satıcı ilana 10 milyon TL yazdığı evi 6-7 milyona satıyor. İki sene önce İstanbul Beşiktaş'ta 4-4.5 milyon TL olan 2+1 ev şu anda 3-3.5 milyon TL'ye alıcı bulamıyor." Fiyatlar daha da düşecek Cardata Genel Müdürü Hüseyin Yalçın ise, otomobil piyasasında şu an müşterilerin kral olduğunu söyledi. Yalçın, "Geçtiğimiz seneye oranla ikinci el otomobil fiyatları yüzde 30 düştü. İkinci elde C segment, az km'deki bir araç geçtiğimiz yıllarda ortalama 15 günde satılırken şimdi en az 30-35 günde satılıyor" ifadelerini kullandı. İkinci elde köpüğün eridiğini, talep yoğunluğunun şu anda sıfır araçlarda olduğunu anlatan Yalçın, "Sıfır km araç pazarında satış kampanyalarıyla fiyat gerilemeyi sürdürür. 2023'te 1.2 milyon adet araç satılmıştı. İkinci elde de aylık bazda fiyatlar yüzde 2-3 düşer" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.