SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstihdam

Ekometre - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şimşek’ten ekonomi mesajı; Programı rayında tutacağız Haber

Şimşek’ten ekonomi mesajı; Programı rayında tutacağız

Şimşek, enerji arz güvenliği konusunda risk görmediklerini belirtirken, mevcut küresel şokların ekonomi programını “bir miktar etkilemesinin kaçınılmaz” olduğunu ifade etti. Küresel ekonominin son yılların en sert arz şoklarından biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Şimşek, finansal koşullardaki sıkılaşmanın dünya genelinde büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Küresel ekonomide baskı arttı Şimşek, 1970’lerden bu yana en büyük arz şoklarından birinin yaşandığını belirterek uzun vadeli tahvil faizlerinde yaşanan yükselişin küresel likiditeyi zorlaştırdığını ifade etti. Küresel ekonomideki dalgalanmaların gelişmekte olan ülkeler üzerinde baskıyı artırdığına dikkat çeken Şimşek, finansal koşullardaki sıkılaşmanın ekonomik aktiviteyi yavaşlatabileceğini kaydetti. Enerji arzında risk görmüyoruz Enerji tarafına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, Türkiye’nin enerji arz güvenliği konusunda önemli ilerleme kaydettiğini söyledi. Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesinin kritik önem taşıdığını belirten Şimşek, mevcut süreçte enerji arzına ilişkin ciddi bir risk öngörmediklerini ifade etti. Büyümede ivme kaybı uyarısı Bakan Şimşek, küresel şokların ve sıkı para koşullarının büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek ekonomik aktivitede ivme kaybı riskine dikkat çekti. Sanayi sektöründe yaşanan sorunların yalnızca iç piyasadan kaynaklanmadığını vurgulayan Şimşek, küresel dönüşümün üretim yapıları üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu söyledi. “Her tedavinin yan etkileri var” Ekonomi programına ilişkin mesajlar veren Şimşek, uygulanan politikaların kısa vadeli bazı maliyetler doğurabileceğini ancak uzun vadeli dengelenme açısından gerekli olduğunu ifade etti. “Her tedavinin yan etkileri var” diyen Şimşek, ekonomi yönetiminin temel hedefinin sürdürülebilir büyüme ve kalıcı fiyat istikrarı olduğunu belirtti. Cari denge önceliğini koruyor Şimşek, yatırım, üretim ve istihdam odaklı politikaların sürdüğünü ifade ederek cari dengedeki iyileşmenin ekonomi yönetiminin temel öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. Orta Vadeli Program’ın mevcut küresel gelişmelerden etkilenebileceğini belirten Şimşek, buna rağmen program hedeflerine bağlı kalacaklarını vurguladı. “Ne gerekiyorsa yapacağız” Ekonomi yönetiminin programı kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Şimşek, “Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz” dedi. Şimşek’in açıklamaları, küresel piyasalardaki belirsizliklere rağmen ekonomi yönetiminin mevcut politikaları sürdürme kararlılığı mesajı olarak değerlendirildi.

Para Politikası Kurulu toplantı özeti açıklandı Haber

Para Politikası Kurulu toplantı özeti açıklandı

Küresel Ekonomi 1. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve ölçüsü enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir. 2. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, başta Orta Doğu ve Afrika ülkeleri olmak üzere birçok ekonomide 2026 yılı için büyüme öngörüleri aşağı yönde güncellenmiştir. Diğer taraftan, 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesi ile büyüme oranlarının toparlanması beklenmektedir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin yıllık bazda bir önceki PPK dönemine göre 2026 yılı için bir miktar aşağı,2027 yılı için ise bir miktar yukarı yönde revize edilerek sırasıyla yüzde 1,9 ve yüzde 2,4 oranında artacağı tahmin edilmektedir. 3. Emtia fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırmıştır. Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Gelişmiş ülke merkez bankalarının fiyatlanan politika faizi patikaları, geçtiğimiz PPK dönemine göre belirgin olarak yukarı kaymıştır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır. Parasal ve Finansal Koşullar 4. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 13 Mart–17 Nisan döneminde yüzde 3,2 seviyesine ulaşmıştır. Bu artışta ihtiyaç ve taşıt kredileri etkili olmuştur. Türk lirası (TL) ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,9, kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması ise yüzde 2,5 seviyesine yükselmiştir. 5. TL mevduat faiz oranları, 13 Mart ile biten haftaya kıyasla 260 baz puan artarak 17 Nisan ile biten haftada yüzde 47,2 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 121 baz puan artışla yüzde 49,3 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 441 baz puan artarak yüzde 63,1; konut kredisi faizleri 267 baz puan artarak yüzde 36,8; oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faizleri ise 397 baz puan artarak yüzde 39,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. 6. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 27 Mart tarihinde, makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla Türk lirası cinsinden kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında değişiklikler yapmıştır. Buna göre, deprem bölgesine kullandırılan kredilere ilişkin istisnalar kaldırılmış, istisna krediler arasında yer alan esnaf kredilerinin kapsamı daraltılmıştır. 7. TCMB brüt uluslararası rezervleri, 13 Mart’tan bu yana 15,2 milyar ABD doları azalarak 17 Nisan itibarıyla 174,5 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 11 Mart’tan bu yana yaklaşık 20 baz puan düşerek 21 Nisan itibarıyla 233 baz puan seviyesine gerilemiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 21 Nisan itibarıyla 11 Mart’a kıyasla yüzde 9,3 seviyesine gerilerken, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 21,0 seviyesine yükselmiştir.Önceki PPK toplantı haftasından 17 Nisan’a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasından 4,2 milyar ABD doları çıkış, hisse senedi piyasasına ise 0,5 milyar ABD doları giriş olmak üzere toplam 3,7 milyar ABD doları net portföy çıkışı gerçekleşmiştir. Talep ve Üretim 8. Şubat ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 0,2 oranında azalış, çeyreklik bazda ise yüzde 4,5 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışlarda aylık bazda sınırlı yükseliş gözlenmekle birlikte çeyreklik artış manşet rakama göre daha düşük olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,6 oranında düşüş, çeyreklik bazda ise yüzde 1,2 oranında artış göstermiştir. Hizmet üretim endeksinde şubat ayında, aylık bazda yüzde 1,2, çeyreklik bazda ise yüzde 1,1 oranında artış olmuştur. Ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle daha yakından ilişkilendirilebilecek alt kalemlerde çeyreklik görünüm daha zayıftır. Kartla yapılan harcamalar ilk çeyrekte sınırlı bir artış göstermiştir. Beyaz eşya satışları şubat ayında yükselmekle birlikte çeyreklik olarak düşmüştür. Otomobil satışları ise yılın ilk çeyreğinde gerilemiştir. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın ilk çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde bir miktar artışa, geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde ise gerilemeye işaret etmiştir. Nisan ayına ilişkin veriler, kayıtlı iç piyasa siparişlerinde ılımlı bir seyir ile geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde sınırlı bir iyileşme ima etmektedir. Özetle, göstergeler iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret etmektedir. 9. Şubat ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,6 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 2,2 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte yatay seyretmiştir. Şubat ayında, ocak ayında sanayi üretimindeki daralmada önemli rolü olan inşaat bağlantılı sektörlerin üretiminde artış olmakla birlikte, söz konusu artış ocak ayındaki gerilemeyi kısmen telafi etmiştir. Böylece, şubat ayı itibarıyla inşaat bağlantılı sektörlerde üretim çeyreklik olarak azalmıştır. Tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında, sanayi üretimi çeyreklik bazda sınırlı bir gerileme göstermiştir. Bu çerçevede, sanayi üretiminin ana eğilimi zayıf seyretmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, mart ayında savaş kaynaklı etkilerle geleceğe yönelik üretim beklentilerinde bozulma ima etmiştir. Nisan ayı iktisadi yönelim anketi verileri de üretim beklentilerindeki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Diğer taraftan kapasite kullanım oranı mart ve nisan aylarında yatay bir seyir izlemiştir. İnşaat üretim endeksi ise, şubat ayı itibarıyla yılın ilk çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,4 oranında, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 6,9 oranında yükseliş kaydetmiştir. Böylece, ilk çeyrekte inşaat üretim endeksinin çeyreklik ve yıllık büyüme oranları gerilemiştir. 10. Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,2 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 1,3 oranında azalmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,8 puan düşmüştür. İstihdamda ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük ölçüde dengelemesiyle işsizlik oranı çeyreklik olarak yüzde 8,3 seviyesinde yatay seyretmiştir. Anket göstergeleri, imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir. 11. Şubat ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 7,5 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 2,3 milyar ABD doları artarak 35,4 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri aylık bazda 2,7 milyar ABD doları, 12 aylık birikimli olarak 60,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 62,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür. 12. Mart ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat, savaşın olumsuz etkilerine rağmen artış kaydetmiştir. Bununla birlikte, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre yükselmiştir. Söz konusu dönemde, altın ithalatı bir miktar gerilemiştir. Mart ayı itibarıyla 12 aylık birikimli altın ithalatı 23,6 milyar ABD doları olmuştur. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açığın mart ayında artacağı öngörülmektedir. Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin nisan ayında da süreceği, söz konusu etkilerin boyutunun ise gelişmelerin süresi ve ölçüsüne göre farklılaşacağı değerlendirilmektedir. Yılın ilk çeyreğinde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı bir önceki çeyreğe göre gerilemiştir. Mart ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ve nisan ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta sınırlı artışa işaret etmektedir. 13. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı şubat ayında yüzde 159,7 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 214,9 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir. Enflasyon Gelişmeleri ve Beklentiler 14. Tüketici fiyatları mart ayında yüzde 1,94 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,66 puan azalarak yüzde 30,87’ye gerilemiştir. Mart ayında tüketici enflasyonunda, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan enerji fiyatları ve bunun ulaştırma hizmetlerine olan yansımaları öne çıkmıştır. Bu çerçevede, yıllık enflasyon enerji ile hizmet gruplarında bir miktar yükselirken, diğer ana gruplarda gerilemiştir. Yıllık tüketici enflasyonundaki düşüşe karşın, B endeksinin (işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı ile C endeksinin (gıda ve alkolsüz içecekler, enerji, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı her iki endekste de yaklaşık 0,20 puan artışla sırasıyla yüzde 30,11 ve yüzde 29,68 olarak gerçekleşmiştir. 15. Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, gıda ve alkolsüz içecekler, alkol-tütün-altın ve temel mallar gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,83, 0,22 ve 0,21 puan azalırken; enerji ve hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,35 ve 0,25 puan artmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla zayıflamıştır. Bu dönemde gıda enflasyonu yavaşlarken, gıda dışı tüketici enflasyonu enerji fiyat gelişmelerine bağlı olarak yükselmiştir. 16. Mart ayında tüketici enflasyonundaki yükselişte enerji grubunun etkisi öne çıkmıştır. Bu dönemde, enerji fiyatları ham petrol fiyatlarındaki gelişmelere istinaden akaryakıt fiyatları öncülüğünde yüzde 4,75 oranında artarken, eşel mobil uygulaması uluslararası enerji fiyat gelişmelerinin enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırlamıştır. Yağışlara bağlı olarak hidroelektriğin elektrik üretimindeki artan payı ile son kaynak tedarik tarifesi (SKTT) üzerinden elektrik fiyatında kaydedilen gerileme bu grupta daha olumsuz bir görünümü sınırlayan bir diğer unsur olmuştur. Yılın ilk iki ayında gıda enflasyonunda gözlenen yüksek seyir mart ayında yavaşlamıştır. İşlenmemiş gıda fiyatlarında temelde sebze ile et fiyatları öne çıkarken, işlenmiş gıda grubunda fiyat artışları önemli ölçüde yavaşlamıştır. Hizmet enflasyonu aylık bazda gerilerken, mevsimsel etkilerden arındırıldığında, haberleşme ile jeopolitik gelişmelerle güçlenen ulaştırma hizmetleri fiyatlarındaki artışların da katkısıyla yüksek seyrini korumuştur. Diğer taraftan, temel mal grubu enflasyonu, giyim ve ayakkabı fiyatlarında mevsimsel gerilemeye ek olarak, dayanıklı tüketim malları fiyatlarındaki görünümün etkisiyle düşük seyrini sürdürmüştür. 17. Enflasyonun ana eğilimi mart ayında gerilemiştir. Ana eğilim bileşenlerinden olan, mevsimsellikten arındırılmış aylık B enflasyonu düşerken, C enflasyonu yükselmiştir. Bu ayrışmada işlenmiş gıda enflasyonundaki yavaşlama etkili olmuştur. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mallarda bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdürmüş, hizmette yatay seyretmiş, işlenmiş gıdada ise önemli ölçüde zayıflamıştır. Ana eğilim göstergeleri, üç aylık ortalamalar bazında ise belirgin bir değişim göstermemiştir. 18. Mart ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama enflasyon bir önceki aya kıyasla hem temel mallarda hem de hizmetler sektöründe görece yatay seyretmiştir. 19. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta ve hizmet enflasyonu mal enflasyonuna göre yüksek seyretmektedir. Mart ayı itibarıyla yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 26, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında seyretmektedir. Mart ayında hizmet sektörü alt kalemleri arasında ulaştırma hizmetleri aylık yüzde 5,06’lık artış ile öne çıkmış, bu gelişmede akaryakıt fiyat gelişmelerinin yansımaları hissedilmiştir. Haberleşme hizmetlerinde aylık enflasyon yüzde 3,03 ile görece yüksek seyretmiştir. Diğer hizmetler grubunda en belirgin yükseliş yüzde 4,51 ile paket turda gözlenmiş, bunu yüzde 4,35 oranındaki artışla finansal hizmetler kalemi izlemiştir. Eğitim hizmetlerinde ise aylık fiyat artışı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha düşük gerçekleşmiştir. Bu dönemde, kira enflasyonu aylık bazda yüzde 2,42 olurken yıllık bazda yüzde 52,45’e gerilemiştir. Lokanta-otel grubunda fiyatlar, yüzde 1,18 ile bir önceki aya göre sınırlı oranda artmıştır. 20. Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 2,30 oranında artmış, yıllık üretici enflasyonu 0,52 puan yükselişle yüzde 28,08 olmuştur. Tüketici fiyatlarında olduğu gibi üretici tarafında da enerji fiyat gelişmeleri öne çıkmıştır. Enerji fiyatları aylık yüzde 4,65 oranı ile belirgin ölçüde yükselirken, yağışların seyrine bağlı olarak elektrikte üretici fiyatlarının gerilemesi, enerji fiyatlarında daha olumsuz bir görünümü sınırlamıştır. Mart ayında dayanıklı tüketim ile sermaye malları fiyatlarında ılımlı bir seyir izlenmiştir. Eşel mobil mekanizması tüketici fiyat artışlarını sınırlarken, vergi dışı derlenen üretici fiyatları küresel gelişmelerden daha fazla etkilenmektedir. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde tüketici ve üretici enflasyonları arasında bir ayrışma gözlenmesi söz konusu olabilecektir. 21. Brent ham petrol fiyatları jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hem mart hem de nisan ayında genel olarak yükseliş göstermiş ve güçlü oynaklık sergilemiştir. Petrol fiyatlarına benzer şekilde, TTF doğal gaz fiyatları arz kısıtları endişesiyle mart ayının ortalarında belirgin bir oranda yükseldikten sonra nisan ayında düşüş eğilimi göstermiştir. Ayrıca enerji ile bağlantılı emtia fiyatları dalgalı bir seyir izlemiştir. Enerji ve hammadde akışındaki küresel ölçekte kesintiler, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yüksek artışla birlikte üretim maliyetlerini artırarak küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır. 22. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi mart ayında tarihsel ortalamasının üzerinde seyretmiştir. Mart ayında, Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler ve alternatif rota arayışları teslimat sürelerini uzatırken, güvenlik riskleri nedeniyle sigorta primleri ve navlun fiyatları yükselmiştir. Nisan ayında, Çin’e yönelik konteyner endeksi yüksek seviyelerini sürdürürken, küresel konteyner endeksinde ve kuru yük taşımacılık endekslerinde de belirgin fiyat artışları kaydedilmiştir. Döviz kuru sepeti nisan ayının ilk üç haftası itibarıyla ılımlı seyrini sürdürmüştür. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri mart ayında hem girdi fiyatlarında hem de ürün fiyatlarında yükselişe işaret etmiştir. Veriler teslim sürelerinde kısmi bir uzamaya işaret ederken, henüz üretimi aksatacak boyutta bir tedarik sorununu ima etmemektedir. 23. Nisan ayında enflasyon beklentilerinde yükseliş gözlenmiştir. Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 2,2 puan yükselerek yüzde 27,5 seviyesinde; 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi 1,4 puan artışla yüzde 20,1 düzeyinde gerçekleşmiştir. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 1,2 puan yukarı yönlü güncelleme ile yüzde 23,4 olurken, yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,7 puan artışla yüzde 18,0 oranında ölçülmüştür. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,3 puan yükselerek yüzde 11,9 düzeyine çıkmıştır. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, mart ayında 0,9 puan artarak yüzde 32,9 seviyesine yükselmiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 1,1 puan artarak yüzde 49,9 olmuştur. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Yakın dönemdeki gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkileri önem taşıyacaktır. 24. Öncü veriler, nisan ayında tüketici fiyatlarının seyrinde enerji ve gıda fiyatlarının öne çıkacağına, ana eğilimin ise bir miktar yükseleceğine işaret etmektedir. Yurt içi enerji fiyatlarında meskenlere yönelik doğalgaz ve elektrik fiyat artışlarına istinaden önemli bir yükseliş izlenmektedir. Doğalgazda, elektriktekine benzer şekilde, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmiştir. Bu uygulamanın da etkisiyle nisan ayında meskenlere yönelik doğal gaz fiyatları yüksek bir oranda artmaktadır. Jeopolitik gelişmelerle artan petrol fiyatlarının etkisiyle akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş sürmektedir. Öncü veriler nisan ayında gıda fiyatlarında bir miktar yükselişe işaret etmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatları temelde sebze ile et kalemleri öncülüğünde artarken, işlenmiş gıda tarafında ekmek fiyatlarındaki yükseliş öne çıkmaktadır. Hizmet grubunda, akaryakıt fiyatlarındaki artışın yansımasıyla ulaştırma hizmetlerinde (özellikle havayolu taşımacılığı tarafında) artış devam etmektedir. Temel mal grubunda yeni sezona geçişle giyim ve ayakkabı tarafında mevsimsel fiyat artışları izlenirken, dayanıklı tüketim mallarında aylık enflasyon mobilya ve beyaz eşyadaki artışlara karşın, otomobil sektöründeki indirim kampanyaları ile ılımlı seyretmektedir. Emtia fiyatlarındaki oynaklığın ve arz kısıtlarının boyutu dikkate alındığında, enflasyon görünümüne yönelik belirsizlik önemli ölçüde yükselmiştir. Söz konusu gelişmeler ile yurt içi enerji fiyatlarının maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Para Politikası 25. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tutmuştur. 26. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. 27. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. 28. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.

Güneydoğu Anadolu'da sanayi ve tarım güçlenecek Haber

Güneydoğu Anadolu'da sanayi ve tarım güçlenecek

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yatırım atağı başlıyor. Bölgedeki illerin potansiyellerine göre belirlenen yatırım başlıkları kapsamında sanayi girdileri, hayvancılık, lisanslı depoculuk, tarıma dayalı sanayi ve turizm alanlarında destekler sunulacak. Programla istihdamın artırılması ve katma değerli üretimin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Geniş kapsamlı teşvik desteği Program kapsamında yatırımlara vergi indirimi, sigorta primi desteği, faiz veya kar payı katkısı, yatırım yeri tahsisi ve gelir vergisi muafiyeti gibi çeşitli destekler sağlanacak. Ayrıca her yatırım için 301 milyon liraya kadar nakdi destek ve yatırımın yüzde 50’si oranında vergi indirimi öngörülüyor. Adıyaman’da hayvancılık ve tarım Adıyaman’da asgari 300 büyükbaş kapasiteli entegre et ve süt hayvancılığı yatırımları, badem işleme, konaklama tesisleri ve su ürünleri üretimi desteklenecek. Batman’da gıda ve turizm öne çıkıyor Batman’da meyve ve sebze işleme, kurutma ve paketli gıda üretimi ile asgari 20 dekar büyüklüğünde entegre sera yatırımları desteklenecek. Doğa temelli turizm projeleri ve tekstil yan sanayi yatırımları da teşvik kapsamında yer alacak. Diyarbakır’da sanayi yatırımları Diyarbakır’da alüminyumdan katma değerli ürünler, bitkisel girdilerden endüstriyel üretim, paketli gıda ve tekstil yan sanayi yatırımları desteklenecek. Gaziantep’te yüksek katma değer Gaziantep’te çevre dostu ambalaj üretimi, yüksek nitelikli sanayi girdileri, makine üretimi ve teknik tekstil yatırımları teşvik edilecek. Kilis’te tarım ve konaklama Kilis’te asgari 300 büyükbaş entegre hayvancılık yatırımları, konaklama tesisleri ile üzüm ve zeytin işleme projeleri desteklenecek. Mardin’de kültürel ve yaratıcı endüstriler Mardin’de endüstriyel unlu mamuller, nişasta bazlı katma değerli ürünler, kültürel ve yaratıcı endüstriler ile üzüm ve yan ürünlerinden üretim desteklenecek. Siirt’te depoculuk ve hayvancılık Siirt’te asgari 1000 küçükbaş kapasiteli entegre hayvancılık yatırımları ile yıllık en az 2000 ton kapasiteli Siirt fıstığına yönelik lisanslı depoculuk projeleri teşvik edilecek. Ayrıca dört yıldız ve üzeri konaklama tesisleri ile bal ve arı ürünleri üretimi de desteklenecek. Şırnak’ta sanayi ve tarım yatırımları Şırnak’ta entegre hayvancılık yatırımlarının yanı sıra kara taşıtları aksam ve parça üretimi, mobilya ve yer fıstığı işleme tesisleri desteklenecek. Şanlıurfa’da tarım ve sanayi entegrasyonu Şanlıurfa’da pamuk ve pamuk yan ürünlerinden katma değerli üretim, tarım makineleri ve parçaları üretimi, tarımsal ürün işleme ve taş yünü üretimi yatırımları teşvik kapsamında yer alacak. Bölgesel kalkınmaya katkı Program kapsamında sağlanacak desteklerle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde üretim altyapısının güçlendirilmesi, yeni istihdam alanlarının oluşturulması ve yatırım cazibesinin artırılması hedefleniyor. Böylece yerelden başlayan kalkınma sürecinin bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına katkı sunması bekleniyor.

KTO Başkanı Selçuk Öztürk sorunların takipçisiyiz Haber

KTO Başkanı Selçuk Öztürk sorunların takipçisiyiz

Konya Ticaret Odası (KTO) Meslek Komiteleri ile istişare toplantılarını sürdürüyor. Bu kapsamda son olarak KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, KTO üyelerinin sorunları ve talepleriyle ilgili istişarelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, üyelerle bir araya gelerek sektörel sorunları masaya yatırdıklarını söyledi. Toplantıların oldukça verimli geçtiğini dile getiren Başkan Öztürk; “Konya Ticaret Odamızın bünyesinde bulunan 70 Meslek Komitesi bu anlamda üyelerimizin ve sektörlerimizin sorunlarına dönük çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar ışığında komitelerimiz tarafından bizlere iletilen sektörel sorunlar konusunda bizler de üzerimize düşeni yapma gayretiyle çalışıyoruz” dedi. Konya, ülkemizin ekonomisine güçlü bir katkı sunuyor Başkan Öztürk, güncel ekonomideki gelişmeler üzerine de değerlendirmelerde bulundu. Dünya ekonomisinin, belirsizliklerin ve risklerin arttığı bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Başkan Öztürk, şunları aktardı; “Küresel ölçekte yaşanan savaşlar, jeopolitik gerilimler ve ticaret hatlarındaki kırılmalar; enerji maliyetlerinden lojistik süreçlere kadar birçok alanda ciddi etkiler oluşturmaktadır. Tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve maliyet artışları, tüm sektörler gibi hizmet sektörlerini de doğrudan etkilemektedir. Ancak Türkiye ekonomisi, üretim gücü, girişimci yapısı ve dinamik iç pazarı ile bu zorlu süreçte direnç göstermeye devam etmektedir. Ülkemizin ihracat odaklı büyüme stratejisi, yeni pazarlara açılma kabiliyeti ve sanayi altyapısı, küresel dalgalanmalara karşı önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bu noktada Konya’mız, sahip olduğu üretim kültürü, sanayi altyapısı ve ticaret tecrübesi ile Türkiye ekonomisine güçlü katkı sunan şehirlerin başında gelmektedir. Sanayiden tarıma, ticaretten hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Konya iş dünyası, her türlü zorluğa rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracatını artırmaya devam etmektedir. İdari destek hizmetleri sektörü de bu yapının önemli bir parçasıdır. İş dünyasının arka plandaki en önemli destek mekanizmalarından biri olan bu sektör; temizlikten güvenliğe, organizasyondan ofis destek hizmetlerine kadar birçok alanda ekonominin sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktadır.” Dile getirilen sorunların takipçisi olacağız Toplantıda dile getirilen her görüş ve öneriyi titizlikle takip edeceklerini vurgulayan Başkan Öztürk; “Bugün burada dile getireceğiniz her görüş, her öneri bizim için son derece değerlidir. Bu toplantıdan çıkacak sonuçları ilgili kurum ve kuruluşlara iletecek, çözüm süreçlerinin takipçisi olacağız. Konya Ticaret Odası olarak bizler; sizlerin sesi olmaya, haklı taleplerinizi en güçlü şekilde ifade etmeye ve sektörlerimizin gelişimi için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. KTO 67. İdari Destek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı İsmail Yıldız ise, meslek komitesi olarak sektör temsilcilerinin sorunlarına dönük çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. Yıldız, gerçekleştirilen toplantının sektörün sorunları ve çözüm önerileri adına oldukça kıymetli olduğuna değinerek KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk ve Yönetim Kuruluna teşekkür etti. Konuşmaların ardından KTO üyelerine söz verilerek sektörel sorunlar ve talepler konusunda istişarelerde bulunuldu.

OİB’in yeni dönemdeki başkanı Kemal Yazıcı Haber

OİB’in yeni dönemdeki başkanı Kemal Yazıcı

Tek liste girilen seçimlerin sonucunda Ecoplas Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, katılan üyelerinin tamamının oylarını alarak OİB Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. OİB’in 2026-2030 dönemini kapsayacak Kemal Yazıcı Başkanlığında yeni Yönetim Kurulunda; Beyçelik Gestamp, Ford Otomotiv, Martur Sünger ve Koltuk Tesisleri, Bosch Sanayi ve Ticaret, Toyota Otomotiv, Oyak Renault, Tofaş Türk, İnci GS Yuasa Akü, Teknorot Otomotiv ve Valeo Otomotiv, Denetim Kurulu’nda ise TKG Otomotiv, OSKİM Pazarlama ve Canel Otomotiv yer aldı. Çelik: “Sekiz yıla devasa bir dönüşümü sığdırdık” Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

Osmangazi Belediyesi’nden ilham veren buluşma Haber

Osmangazi Belediyesi’nden ilham veren buluşma

Programda, kapsayıcı istihdamın bireylerin sosyal ve ekonomik bağımsızlığına sunduğu katkılar vurgulanırken, paylaşılan başarı hikayeleri katılımcılara ilham verdi. Osmangazi Belediyesi’nin gençlerin üretkenliğini ve yenilikçi fikirlerini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “Girişimci Kafası” programı, toplumsal farkındalığı artıran önemli bir söyleşiye daha ev sahipliği yaptı. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen programın bu haftaki konusu, “Otizmli Bireyler İş Gücünde” oldu. Söyleşide, otizmli bireylerin iş hayatındaki yeri, üretime kattıkları değer ve istihdamın bireylerin yaşamına sağladığı olumlu katkılar ele alındı. Otizmli Bireyler İş Gücü’nde söyleşisine iş koçu olarak görev yapan Melin Özer ile Eker Süt Ürünleri’nde üretim personeli olarak çalışan otizmli birey Hasan Tunç Dalkılıç konuk olurken, katılımcılar hem uygulamada elde edilen deneyimleri hem de bireysel başarı hikayelerini paylaşarak dinleyicilere motivasyon sağladı. “Amacımız kendi bağımsızlığını kazanabileceğini göstermek” Söyleşide konuşan İş Koçu Melin Özer, Türkiye’de iş koçu destekli istihdam modelini ilk hayata geçiren ekip olduklarını belirterek, model kapsamında 14 otizmli bireyin aktif olarak iş hayatında yer aldığını ifade etti. Özer, “Otizmli bireylerin iş alanında gayet verimli olduğunu, gerekli desteklerle firmaya katkı sağladığını görüyoruz. Amacımız, otizmli bireylerin uygun ortam ve kapsayıcı bir eğitim ile birlikte iş gücüne katabileceği değerleri ve burada verimli olarak kendi bağımsızlığını kazanabileceğini göstermek” diye konuştu. Projede yer alan bireylerin hem sosyal hem de ekonomik anlamda önemli gelişimler kaydettiğini vurgulayan Özer, istihdamın otizmli bireyler için yalnızca bir iş değil, aynı zamanda toplumsal hayata katılımın anahtarı olduğunu dile getirerek, “İş hayatında yer alan otizmli bireylerin sosyalleşme düzeylerinin arttığını, odaklanma becerilerinin güçlendiğini gözlemliyoruz. Eğitim sonrası daralan yaşam alanlarını istihdam yoluyla genişletmek mümkün. Bu sayede bireyler hem üretiyor hem de toplumla daha güçlü bağlar kuruyor” ifadelerini kullandı. “Zorlandığınızda vazgeçmeyin, denemekten korkmayın” Söyleşinin bir diğer konuğu olan Hasan Tunç Dalkılıç ise kendi yaşam öyküsünü ve iş hayatındaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Sporla iç içe bir yaşam sürdüğünü, masa tenisi ve yüzmede Türkiye şampiyonalarına katıldığını belirten Dalkılıç, eğitim hayatının ardından Eker Süt Ürünleri’nde çalışmaya başladığını söyledi. Çalışmayı sevdiğini ve üretmenin kendisini mutlu ettiğini dile getiren Dalkılıç, “İşimi iyi yaptığımda mutlu oluyorum. Takdir edilmek beni motive ediyor. Çalışma hayatı bana zamanı iyi kullanmayı, düzenli olmayı, sorumluluk almayı ve bağımsızlığı öğretti. Herkesin öğrenme şekli farklıdır, kendi yolunuzu bulun. Zorlandığınızda vazgeçmeyin, zamanla daha iyi olacağınızı bilin. En önemlisi denemekten korkmayın. Kendi ayaklarım üzerinde durmak, üretmek ve faydalı olmak benim de hakkım. Beni tanımadan karar vermeyin. Farklı iletişim kurabilirim ama bu çalışamayacağım anlamına gelmez” sözleriyle büyük alkış aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.