SON DAKİKA
Hava Durumu

#Hisse Senedi

Ekometre - Hisse Senedi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hisse Senedi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yatırımcı rotayı TL'ye çevirdi Haber

Yatırımcı rotayı TL'ye çevirdi

Finansal varlıklar 53,8 trilyon lirayla rekor kırdı Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) verilerine göre, Türkiye'deki toplam finansal varlıklar Mayıs 2026 itibarıyla 53,8 trilyon liraya ulaşarak tarihi zirvesini gördü. Son beş yılda finansal varlıklardaki büyüme yüzde 760'a yaklaşırken, yurtiçi yerleşiklerin finansal varlıkları 48,4 trilyon liraya, yurtdışı yerleşiklerin varlıkları ise 5,4 trilyon liranın üzerine çıktı. Mevduatta tercih türk lirası oldu Yurtiçi yerleşiklerin TL mevduatları son beş yılda yüzde 906 artışla 16,5 trilyon lirayı aşarken, TL mevduatın toplam finansal varlıklar içindeki payı yüzde 28,7'den yüzde 34,2'ye yükseldi. Aynı dönemde kıymetli maden hesaplarının büyüklüğü 4,5 trilyon liraya ulaşırken, toplam varlıklar içindeki payı yüzde 9,3 oldu. Yerli yatırımcıların kamu ve özel sektör eurobondlarına ilgisi de güçlü şekilde arttı. Kamu eurobond yatırımları yüzde 718 yükselerek 2,3 trilyon lirayı aşarken, özel sektör eurobond yatırımları yüzde 1.808 artışla 1,98 trilyon liraya ulaştı. Dövizin payı sert geriledi Son beş yılda döviz tevdiat hesapları yalnızca yüzde 211,9 büyüyerek 5,9 trilyon liraya çıktı. Buna karşın dövizin toplam finansal varlıklar içerisindeki payı yüzde 33,6'dan yüzde 12,4'e kadar geriledi. Devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) portföyü ise yüzde 738 artışla 10,2 trilyon liraya yükselirken, toplam finansal varlıklar içindeki payı yüzde 21 olarak gerçekleşti. Hisse senedine yoğun ilgi Son yıllarda hızlanan halka arzların da etkisiyle yerli yatırımcı sayısında önemli artış yaşandı. Mayıs 2021'de 405 milyar lira olan yerli yatırımcıların hisse senedi portföyü, Mayıs 2026 itibarıyla 5,9 trilyon liraya ulaştı. Böylece hisse senedi yatırımlarında beş yıllık büyüme yüzde 1.356 olurken, hisse senetlerinin toplam finansal varlıklar içerisindeki payı yüzde 7'den yüzde 12,2'ye yükseldi. Yabancı yatırımcı da tl varlıklara yöneldi Yurtdışında yerleşik yatırımcıların tercihlerinde de benzer bir değişim gözlendi. Yabancıların TL mevduatları son beş yılda yüzde 1.024 artarak 510,9 milyar liraya ulaşırken, TL mevduatın toplam finansal varlıklar içindeki payı yüzde 8,2'den yüzde 9,3'e çıktı. Buna karşılık yabancı yatırımcıların döviz mevduatlarının toplam varlıklar içindeki payı yüzde 29,9'dan yüzde 19,2'ye geriledi. Yabancıların DİBS portföyü yüzde 1.298 büyüyerek 660,8 milyar liraya ulaşırken, hisse senedi portföyleri yüzde 960 artışla 3 trilyon liranın üzerine çıktı. Hisse senetlerinin yabancı yatırımcıların finansal varlıkları içerisindeki payı ise yüzde 55,4 seviyesine yükseldi. TL varlıklara güven güçleniyor Uzmanlar, ekonomi yönetiminin uyguladığı programın kararlılıkla sürdürülmesi, enflasyonla mücadelede atılan adımlar ve Türk Lirası'nı destekleyen politikaların yatırımcı tercihlerinde belirleyici olduğunu vurguluyor. Veriler, son beş yılda hem yerli hem de yabancı yatırımcıların tercihlerinde Türk Lirası cinsi varlıkların ağırlığının belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor.

Varlık barışı teklifi TBMM’de kabul edildi Haber

Varlık barışı teklifi TBMM’de kabul edildi

Düzenleme; vergi, kamu alacakları, yurt dışı gelirler ve teknogirişim şirketlerine yönelik yeni uygulamaları kapsıyor. Kabul edilen maddelere göre kamu borçlarının yapılandırılmasına ilişkin önemli değişiklikler yapılacak. Amme alacaklarının tahsilinde, borçlunun zor duruma düşmesi halinde borçların 72 aya kadar tecil edilebilmesinin önü açılıyor. Toplam borcu 1 milyon lirayı aşmayan mükelleflerden teminat şartı aranmayacak. Bu tutarın üzerindeki borçlarda ise yalnızca aşan kısmın yarısı oranında teminat gösterilmesi yeterli olacak. Cumhurbaşkanı’na bu tutarı 10 katına kadar artırma ya da yarısına kadar düşürme yetkisi veriliyor. Teklifte gelir vergisi düzenlemeleri de dikkat çekti. Türkiye dışında elde edilen bazı kazanç ve gelirler için uygulanan istisnalara ilişkin yeni hükümler getirildi. Buna göre, Türkiye’ye yeni yerleşmiş sayılan ve son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefiyeti bulunmayan kişilerin yurt dışı kazançları 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulabilecek. Düzenleme kapsamında bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecek ve başka gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de söz konusu kazançlar beyannameye dahil edilmeyecek. Ancak yurt dışında ödenen vergiler Türkiye’de mahsup edilemeyecek. Şartların sonradan sağlanmadığının tespiti halinde ise tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme hükümleriyle birlikte tahsil edilecek. Teklifte ayrıca teknogirişim şirketlerinde çalışan personele yönelik hisse senedi teşviklerinde de değişikliğe gidildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kriterlerini sağlayan girişim şirketlerinde çalışanlara verilen bedelsiz veya indirimli pay senetleri için uygulanacak gelir vergisi istisnasının üst sınırı artırıldı. Yeni düzenlemeyle istisna tutarı ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak uygulanacak. TBMM Genel Kurulu’nda ayrıca Türkiye ile OECD arasında İstanbul’da kurulacak merkeze ilişkin uluslararası protokol de kabul edildi. Görüşmelerin ardından birleşim, 20 Mayıs Çarşamba günü yeniden toplanmak üzere kapatıldı.

Yatırımcının 4 milyarı buharlaştı Haber

Yatırımcının 4 milyarı buharlaştı

Gayrimenkul sertifikasıyla halka arz edilen Damla Kent projesinin hisseleri, borsada yatırımcıya ağır kayıplar yazdırdı. 21 milyar kaynak yaratıldı. Ama hisseler 1 ayda 7.59’-dan 6 liraya düştü. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un “%25 indirimli” vurgusuyla 7.59 TL’den halka arz edilen hisseler, işlem gördüğü bir ay içinde yüzde 19.34 değer kaybederek 6.09 TL’ye kadar geriledi ve günü 6.12 TL’den tamamladı. Daireler ucuzladı Mehtap Özcan Ertürk'ün haberine göre Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladığından bu yana 767 bin yatırımcı toplamda 4 milyar 146 milyon TL zarara uğradı. Damla Kent’in piyasa değeri de 21 milyar 408 milyon TL’den 17 milyar 262 milyon TL’ye düştü. Sadece son bir haftada yaşanan kayıp yüzde 6.42’yi bulurken, yatırımcıların sertifikaya olan ilgisi soru işaretlerini artırıyor. İstanbul Başakşehir Mahmutbey’de inşa edilen Damla Kent projesi, 379 bin metrekarelik arsa üzerinde konut ve ticari birimlerden oluşan 5 etaplı karma bir yerleşim alanı olarak planlanıyor. Projede, 835.253 adet sertifkanın gerekli olduğu 1+1’lerin fiyatı 1.2 milyon TL, 1.658.621 adet sertifikanın gerekli olduğu 2+1 dairelerin fiyatı 2.4 milyon TL ucuzladı. 2.012.508 adet sertifikanın gerekli olduğu 3+1 dairelerin fiyatı 2.9 milyon TL, 2.123.851 adet sertifikanın gerekli olduğu 4+1 dairelerin fiyatı ise 3.2 milyon TL düştü.

Piyasaların gözü MB'nin faiz kararında Haber

Piyasaların gözü MB'nin faiz kararında

Merkez’in geçen ayki PPK toplantısında güvercin mesajlar vermesi, hem yurt içindeki piyasa aktörlerinin hem de yabancı bankaların bu ay faiz indirimine gidileceğine yönelik beklentilerini artırmıştı. Piyasadaki son beklenti ise, Merkez’in bu perşembe günü 150 baz puanlık indirime gideceği yönünde. Enflasyonu dizginlemek amacıyla uygulanan sıkı para politikası devam ederken; yurt içi piyasalarda gözler Merkez Bankası’nın (TCMB) bu hafta perşembe günü açıklayacağı faiz kararına çevrildi. TCMB’nin geçen hafta açıkladığı yılın son piyasa katılımcıları anketi, TCMB’den bu ay faiz indirimi beklendiğini ortaya koymuştu. Anketin sonuçlarına bakıldığında piyasadaki genel beklenti, son 8 aydır politika faizini yüzde 50’de sabit tutan Merkez’in bu hafta 150 baz puan indirime giderek politika faizini yüzde 48.50’ye çekmesi yönünde. Piyasanın 3 ay sonrasına ilişkin faiz beklentisi ise yüzde 43.50 olarak kaydedildi. Ekonomistler ise 2025’in sonunda politika faizinin ortalama yüzde 29.50’ye gerileyeceğini öngörüyor. Ancak, Merkez’in alacağı faiz kararı kadar, PPK metninde yer alacak açıklamalar da merakla bekleniyor. Çünkü, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme eğilimi gösterse de, dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ediyor. Bu nedenle de, bu ay bir faiz indirimi gelse de bunun ‘faiz indirim döngüsünün başlamış olduğu anlamına gelmeyeceği’ düşünülüyor; dolayısıyla Merkez’in temkinli olmaya devam etmesi bekleniyor. Goldman yine pas geçmesini bekliyor TCMB, geçen ay politika faizini yüzde 50 seviyesinde tutmuştu; ancak piyasa, karar metnindeki ifadelerden faiz indirimlerinin yaklaştığı mesajını almıştı. Eylülde enflasyonun ana eğiliminin bir miktar yükseldiğini söyleyen TCMB, ekim ayı için bu ifadeyi yumuşatınca da PPK metnindeki bazı ifadeler ‘Merkez’in enflasyon konusunda daha olumlu mesajlar vermesi’ şeklinde algılanmıştı. Merkez’in uzun sürenin ardından güvercin mesajlar vermesi de ‘aralıkta faiz indirimi gelebilir’ beklentisine neden olmuştu. Ancak dün, ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs’tan yurt içi piyasalardaki yaygın beklentinin aksi bir tahmin geldi. Gelecek ay 100 baz puanlık indirim bekleyen banka, bu ay ise Merkez’in yine pas geçeceğini öngörüyor. Bu ay olası bir faiz indiriminin ‘erken bir indirim’ olabileceğine işaret eden banka ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil, bu nedenle Merkez’in bu perşembe günü yapacağı toplantıda politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit bırakacağı tahmininde bulundu. Banka ekonomistleri buna gerekçe olarak ise ‘dezenflasyon sürecinin durağanlaşması’nı işaret etti. Son çeyrekte enflasyonda hem TCMB hem de kendi projeksiyonlarına göre yukarı yönlü sürprizler yaşandığına dikkat çeken banka, mevsimsellikten arındırılmış göstergelerin dezenflasyonun ikinci çeyrekte durgunlaştığına vurgu yaptı. 3 yabancı banka indirim bekliyor Öte yandan, TCMB’nin geçen ay, enflasyondaki yavaşlamayla beraber faiz indirimi olabileceği sinyali vermesinin ardından yabancı bankalar Merkez’in faiz indirimine yönelik beklentilerini öne çekmişti. ABD’li banka Morgan Stanley, faiz indirim tahmini ocak ayından aralık ayına çekerken; sıkı para duruşunun ise süreceğine vurgu yapmıştı. Bankanın paylaştığı raporda “Daha yumuşak bir ton ve örtülü reel faiz yönlendirmesi, Merkez Bankası’nın gerçekleşen ve beklenen enflasyondaki düşüşe paralel faiz indirimlerine başlamaya hazırlandığı sinyalini veriyor” ifadelerine yer verilmişti. Geçen ayki PPK sonrası açıklama yapan Citigroup ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar da, Merkez’in aralık ayında faiz indirimi için zemin hazırlandığını ifade etmişti. Alman Deutsche Bank ise geçen ay, TCMB’nin aralık ayında indirim için kapının açıldığı belirten bir not yayımlamıştı. Küresel piyasalara noel molası ABD Merkez Bankası’nın (Fed), faiz oranını düşürmesine rağmen gelecek yıl gevşeme döngüsünün yavaşlayabileceğine yönelik sinyaller vermesi, küresel piyasalarda negatif bir seyire neden oldu. Ancak yeni yıla sayılır günler kaldığı için, ABD ve Avrupa piyasaları Noel tatili nedeniyle kısa bir haftaya başlamış durumda. ABD’de yarın Noel tatili nedeniyle Türkiye saati ile 21:00’da borsalarda ve bankalarda erken kapanış olacak. 25 Aralık’ta ise ABD borsaları ve bankaları tam gün kapalı olacak. İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Hong Kong piyasaları çarşamba ve perşembe günleri işleme kapalı olacak. Bu nedenşe hafta boyunca piyasaların sığ kalması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.