SON DAKİKA
Hava Durumu

#Güvenlik

Ekometre - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İzocam’a iki prestijli ödül birden Haber

İzocam’a iki prestijli ödül birden

İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” seçilirken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası, Şantiye'nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü. Türkiye'nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını iki ayrı prestijli ödülle taçlandırdı. Firmanın, yalıtım sektöründe fark yaratan ürünleri arasında yer alan İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi 2025 ödülleri kapsamında “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” ödülüne layık görülürken; İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası ise Şantiye'nin Yıldızı 2025 ödüllerinde “Şantiye® Özel Ödülü”ne layık görüldü. Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi & Teknolojisi” ve “Şantiye’nin Yıldızı” ödülleri, yeni-inovatif-sürdürülebilir çözümlerin inşaat sektörüne daha yakından tanıtılması amacıyla gerçekleştiriliyor. İzocam HT camyünü prefabrik boru, sanayi tesislerine özel olarak geliştirildi Sektörde 60 yılı aşkın deneyimiyle sürdürülebilir, güvenli ve yüksek kaliteli yalıtım çözümleri sunan İzocam, geçen sene piyasaya kazandırdığı yeni ürünü "HT Camyünü Prefabrik Boru" ile yüksek sıcaklıklarda yalıtım performansını bir üst seviyeye taşıdı. Performans, güvenlik ve konforu bir arada sunduğu bu ürününü sanayi tesislerine özel olarak tasarlayan lider firma, endüstriyel yalıtıma güçlü bir katkı daha sunmuş oldu. Yüzde 80’e kadar geri dönüştürülmüş içeriğe sahip camyününden imal edilen ve dış yüzeyi alüminyum folyo ile kaplanan bu inovatif ürün, 450°C’ye kadar sıcaklıklara dayanıklılığı ile öne çıkıyor. Sanayi tesisleri, enerji santralleri, doğalgaz ve petrokimya hatları gibi yüksek sıcaklıkla çalışan sistemlerde ideal bir çözüm sunan bu benzersiz ürün, tesisatlarda ve boru hatlarında ısı yalıtımı, terleme ve donmaya karşı koruma gibi temel işlevlerinin yanı sıra; basınçlı su borularında titreşim ve ses yalıtımı amacıyla da kullanılıyor. A sınıfı yangın dayanımı ile öne çıkan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, yangın güvenliği açısından da önemli bir avantaj sunuyor. Yüksek sıcaklıklarda bile düşük ısı iletkenlik değerleriyle mükemmel bir enerji tasarrufu sağlayan ürün, çalışanlar için daha sessiz, güvenli ve konforlu bir ortam yaratılmasına katkıda bulunuyor. Modüler yapısı sayesinde kolay montaj imkânı sunan “İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru”, montaj sürecinde zaman ve iş gücünden de önemli ölçüde tasarruf edilmesini sağlıyor. Böylece büyük ölçekli endüstriyel projelerde hem ekonomik hem de verimli bir tercih olarak öne çıkıyor. İzocam everest mineral asma tavan levhası ile yalıtımı zirveye taşıdı İzocam, geçen yıl sektöre kazandırdığı diğer ürünü “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası” ile de iç mekan tasarımında estetik ve işlevi bir arada sunuyor. Üstün teknik performansı şık tasarımla birleştiren bu özel ürün, modern mimarinin ihtiyaçlarına kusursuz bir çözüm getirirken yalıtımı da zirveye taşıyor. “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, yüksek performanslı mineral yün yapısı sayesinde A sınıfı yangın dayanımı sunarken, aynı zamanda ses ve ısı yalıtımında da üstün bir performans sergiliyor. Farklı en, boy ve kalınlık seçenekleri ile projelere esneklik kazandıran bu yenilikçi çözüm, üzerindeki dekoratif cam tülü kaplama sayesinde estetik beklentileri de karşılıyor. Ofislerden okullara, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar birçok alanda kullanım için ideal olan ürün, mekanlara güvenli ve konforlu bir atmosfer kazandırıyor. Mineral yünün doğal ses yutma özelliği, “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”nın en güçlü yönlerinden biri. Ortamda oluşan gürültüyü önemli ölçüde azaltarak daha huzurlu ve verimli yaşam alanları sunan “İzocam Everest Mineral Asma Tavan Levhası”, okul ve ofislerde hem öğrenciler hem de çalışanlar için dikkatlerini daha kolay toplayarak, performanslarını artırabilecekleri ortamların oluşmasına maksimum katkı sağlıyor.

Hürmüz Boğazında kripto dönemi Haber

Hürmüz Boğazında kripto dönemi

İran’ın geçişleri izin, rota ve kripto ödemeye bağlaması, Hürmüz’de yeni bir ticaret rejimi yaratıyor. Azalan tanker trafiği ve artan maliyetler, enerji piyasalarında kalıcı riskleri gündeme taşıyor. İran’ın geçişleri izin, rota ve hatta kripto para ödemesine bağlayan yeni yaklaşımı, tanker trafiğini adeta durma noktasına getirdi. Sektör temsilcileri, “ateşkes sonrası normalleşme” beklentisinin yerini kontrollü ve sınırlı geçiş dönemine bıraktığını belirtiyor. Trafik dibe vurdu Normal şartlarda günde yaklaşık 130-140 geminin geçtiği boğazda, geçiş sayısı 10-15 bandına kadar geriledi. Hatta bazı günlerde bu sayı tek hanelere indi. Salı günü 11 olan geçiş sayısının çarşamba günü 4’e indiği rapor ediliyor. Analistlere göre bu düşüşün nedeni çatışmanın sona ermemesi değil, aksine yeni kuralların yarattığı belirsizlik. İran, geçiş için Devrim Muhafızları’ndan onay, rota kontrolü ve ücret şartı getirirken, gemi sahipleri riskleri net görmeden hareket etmek istemiyor. Körfez’de yüzlerce geminin beklemede olduğu, en az 300’ünün bölgeden çıkmak için fırsat kolladığı ifade ediliyor. Sektör kaynakları bu durumu “küresel enerji ticaretinde park alanı” olarak tanımlıyor. Kripto ile geçiş: Yeni sistem nasıl işleyecek? İran’ın en dikkat çekici hamlesi ise geçiş ücretini kripto para ile talep etmesi oldu. Planlanan sistemde tankerlerin önceden bildirim yapması, ardından kendilerine bildirilen ücretin kısa sürede dijital para ile ödenmesi gerekiyor. Bazı değerlendirmelere göre ücretin tanker başına milyon dolar seviyesine çıkabileceği, bazı senaryolarda ise varil başına ek maliyet yaratacağı belirtiliyor. Analistler, bu modelle yaptırımları aşarak gelir yaratma ve Boğaz üzerindeki kontrolü kurumsallaştırma amaçlandığını belirtiyor. Ancak bu sistemin uygulanabilirliği tartışmalı. Zira kripto ödeme talebi, Batılı şirketler açısından yaptırım ihlali riskini gündeme getiriyor. Sigorta ve güvenlik engeli Evrim Küçük'ün haberine göre, geçişin önündeki en kritik sorunlardan biri de sigorta. Boğaz hâlâ “yüksek riskli bölge” olarak sınıflandırılırken, primler savaş öncesine kıyasla katlanmış durumda. Sigortacıların, geçiş için İran’dan resmi onay talep etmesi ancak bu onayın nasıl alınacağının net olmaması, operasyonel tıkanıklığı artırıyor. Denizcilik şirketleri ayrıca mayın riski, askeri müdahale ihtimali ve rota belirsizliği nedeniyle temkinli kalmayı sürdürüyor. Bu nedenle ateşkese rağmen kısa vadede tam normalleşme beklenmiyor. “Serbest geçiş” tartışması büyüyor İran’ın geçişleri ücretlendirme ve kontrol altına alma girişimi, uluslararası alanda ciddi tepkiyle karşılanıyor. Körfez ülkeleri boğazda “engelsiz geçişin” kırmızı çizgi olduğunu vurgularken, ABD tarafı da olası bir anlaşmanın temel şartının serbest dolaşım olacağını belirtiyor. Analistler, böyle bir modelin kabul görmesi halinde küresel enerji ticaretinde güç dengelerini değiştirebileceğini ve üretici ülkeler arasında yeni gerilimler yaratabileceğini ifade ediyor. Askeri olarak boğazın zorla açılmasının ise yüksek maliyetli ve riskli olacağı, bu nedenle diplomatik sürecin belirleyici olacağı değerlendiriliyor. Petrol yeniden 100 doları zorluyor Petrol fiyatlarında ateşkes etkisi dün yerini yeniden yükselişe bıraktı. Bent petrol vadeli işlemleri dün yüzde 4’ten fazla artarak varil başına 99 dolara yaklaştı. Amerikan ham petrolünün fiyatı da yüzde 5.3 artarak 100 dolara dayandı. Bu artış, İsrail'in Lübnan'a yönelik yenilenen saldırılarının, kırılgan Ortadoğu ateşkesinin kalıcılığı konusunda şüpheler uyandırması ve Hürmüz Boğazı'nın büyük ölçüde kapalı kalmasıyla gerçekleşti.

Artemis II tarih yazmaya hazırlanıyor Haber

Artemis II tarih yazmaya hazırlanıyor

NASA’nın Uzay Mekiği programından sonra on yıllardır süren planlamasının zirve noktası olan Artemis girişimi, Ay yörüngesinde tarihi bir temsili de beraberinde getiriyor. Ay yörüngesine seyahat eden ilk kadın ve ilk siyahi astronotu taşıyan Orion uzay aracı, mürettebatı bugüne kadar gidilmemiş en uzak noktaya ulaştırmayı hedefliyor. Sistemlerin ‘gerçek dünya’ sınavı 2022 yılındaki insansız Artemis I uçuşuyla temel sistemlerini doğrulayan NASA, bu kez astronotlarla birlikte Orion’un limitlerini zorluyor. Görevin ilk safhalarında doğrudan Ay’a yönelmek yerine Dünya yörüngesinde kalan mürettebat; sistem kontrolleri ve manuel pilotluk manevralarıyla derin uzay yolculuğunun güvenliğini teyit etti. Bu testler, astronotların acil durumlarda uzay aracını tamamen kontrol edebilme yetkinliğini kanıtlaması bakımından kritik önem taşıyor. Apollo 13 rekoru tarihe gömülüyor Görevin en çarpıcı teknik detaylarından biri, Orion’un Ay’ın uzak tarafını geçerek Dünya ile iletişimin geçici olarak kesileceği noktada gerçekleşecek. Bu aşamada astronotlar, Apollo 13 tarafından kırılan mesafe rekorunu aşarak, insanlı bir uzay aracının ulaştığı en uzak nokta unvanını ele geçirecekler. Stratejik iş birliği ve ‘dijital yörünge’ Artemis programı sadece devletler arası bir yarış değil, devasa bir özel sektör ekosistemini de besliyor. SpaceX ve Blue Origin gibi dev firmalar, Ay’ın güney kutbuna iniş yapacak araçlar üzerinde çalışırken; NASA bu görevden elde edilecek verileri Artemis IV’ün iniş planlarını optimize etmek için kullanacak. Yeniden girişte ‘güvenlik’ revizyonu Mühendisler, Artemis I görevinde tespit edilen beklenmedik ısı kalkanı aşınması üzerine uçuş profilinde radikal bir değişikliğe gitti. Revize edilen yörünge, atmosfere giriş sırasında ısı kalkanı üzerindeki stresi azaltarak mürettebatın Pasifik Okyanusu’na güvenli bir şekilde inmesini sağlayacak. Bu aşama, gelecekteki Mars görevleri için de hayati bir tecrübe teşkil ediyor. ‘İnsanlığın ortak umudu’ Fırlatma direktörü Charlie Blackwell-Thompson, astronotlar Reid, Victor, Christina ve Jeremy’ye veda ederken görevin küresel boyutuna şu sözlerle dikkat çekti: “Bu tarihi görevde Artemis ekibinin kalbini, Amerikan halkının ve dünyanın dört bir yanındaki ortaklarımızın cesur ruhunu taşıyorsunuz. Haydi gidelim.” Başarılı bir Artemis II operasyonu, 2030’lu yıllarda hedeflenen Mars yolculuğu için ‘yakıt ikmal noktası’ olarak tasarlanan Ay yörüngesindeki kalıcı insan varlığının önündeki en büyük engeli kaldırmış olacak.

Gürbulak Sınır Kapısı yeniden tasarlandı Haber

Gürbulak Sınır Kapısı yeniden tasarlandı

Özellikle yoğun lojistik akışların yaşandığı kara sınır kapıları, ülkelerin ekonomik ilişkilerinin yanı sıra mimari ve kamusal temsiliyet açısından da önemli bir rol üstleniyor. Türkiye’nin en yoğun kara sınır geçişlerinden biri olan Ağrı Doğubayazıt’taki Gürbulak – İran Sınır Kapısı da bu anlayış doğrultusunda yeniden ele alınarak çağdaş bir sınır kompleksi yaklaşımıyla tasarlandı… Yaklaşık 324 bin metrekarelik alan üzerinde konumlanan ve 80 bin metrekare kapalı alana sahip olan sınır kompleksi, toplam 55 farklı yapıdan oluşan bütüncül bir yerleşim sistemi olarak planlanıyor. Gümrük, lojistik, güvenlik ve idari işlevleri bir araya getiren bu yapılaşma; TIR kontrol yapıları, yolcu yapısı, idari yapılar ve güvenlik birimleriyle yüksek yoğunluklu araç ve yaya akışını kesintisiz biçimde yönetebilecek bir altyapı sunuyor. Proje, master plan ölçeğinden mimari uygulama projelerine kadar BIM tabanlı entegre bir koordinasyon modeli ile geliştirilerek farklı disiplinlerin eş zamanlı ve uyumlu çalışmasını mümkün kılan kapsamlı bir tasarım sürecini ortaya koyuyor. Gürbulak Sınır Kapısı’nda mimari ve lojistik bir araya geliyor Sınır kompleksinin mimari dili, yalnızca işlevsel gereksinimlere yanıt vermekle kalmıyor; aynı zamanda kamusal ve temsili bir kimlik de ortaya koyuyor. Sınır yapıları, devletin fiziksel varlığını temsil eden kamusal altyapılar olarak güçlü bir mekânsal karakter taşıyor. Bu doğrultuda proje, sınır kapısını yalnızca bir kontrol noktası olarak değil; ülkenin mimari temsiliyetini ifade eden bir eşik mekân olarak ele alıyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelerde bulundu: “Bugün sınır kapıları yalnızca güvenlik ve kontrol işlevleriyle değil; aynı zamanda ülkelerin mimari kimliğini ve kamusal varlığını temsil eden mekânlar olarak da ele alınmalı. Gürbulak Sınır Kapısı projesinde amacımız, yoğun lojistik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan güçlü modüler bir altyapı oluştururken aynı zamanda bulunduğu coğrafyanın ölçeğiyle ve kültürel referanslarıyla ilişki kuran çağdaş bir mimari dil ortaya koymaktı. Çift başlı kartal metaforundan ilham alan karşılama yapıları, sınırın koruyucu karakterini simgesel bir dille ifade ederken, geniş ölçekli peyzajla kurduğu ilişki sayesinde bu projeyi yalnızca bir geçiş noktası olmaktan çıkarıp kamusal bir eşik mekânına dönüştürüyor.” Gürbulak Sınır Kapısı projesi, lojistik altyapı, güvenlik teknolojileri ve mimari kimliği bir araya getiren çağdaş bir sınır mimarisi yaklaşımı sunarak sınır yapılarının yalnızca teknik altyapılar değil; aynı zamanda ülkelerin kimliğini temsil eden kamusal mimari eşikler olarak ele alınabileceğini ortaya koyuyor.

Dünya dengeleri değişiyor mu? Haber

Dünya dengeleri değişiyor mu?

Ancak bu yıl fuarın asıl dikkat çeken yönü, ölçeğinden çok ortaya koyduğu tablo oldu. Önceki yıllara kıyasla daha sakin, daha kontrollü bir atmosfer vardı. Körfez temsilinde gözle görülür azalma Geçmişte geniş standları, kalabalık delegasyonları ve büyük tanıtım kampanyalarıyla fuarın güçlü aktörlerinden olan Körfez ülkelerinin (GCC) önceki yıllara kıyasla sınırlı katılımı bu yıl göze çarpan noktalardan biri oldu. Bu durum sermayenin piyasadan çekilmesinden , çok, stratejik bir nefes alma ve yeniden konumlanma dönemi olarak değerlendirilmeli. Avrupa’da temkinli toparlanma 2025 yılı boyunca Avrupa gayrimenkul pazarlarında yatırımcı iştahı yavaş yavaş toparlanmış, kredi piyasaları kısmen rahatlamış ve yatırımcıların beklentileri daha olumlu bir çerçeveye oturmaya başlamıştı. Ancak 2026’ya girerken özellikle İran merkezli bölgesel gerilimler, enerji fiyatlarındaki artış, enflasyon beklentilerinin bozulması ve faiz indirimlerinin ötelenmesi, Avrupa’daki iyileşme havasını yeniden temkinli bir noktaya çekti. Çatışmaların ardından gayrimenkul sektöründeki birçok fondaki değer kaybının kısa sürede %7’ye yakın seviyelere ulaşması ve enerji fiyatlarındaki artış, Avrupa’daki yatırımcıların risk algısını yeniden şekillendirdi. Bu tablo, güçlü bir toparlanmadan ziyade daha kırılgan ve koşullara bağlı bir iyileşme sürecine işaret ediyor. Türkiye zorluklara rağmen denge noktası Türkiye ekonomisi her ne kadar kendi içinde enflasyon, finansman maliyetleri, kurdaki volatilite gibi çeşitli zorluklarla karşı karşıya olsa da MIPIM 2026’da hissedilen başka bir gerçeklik oldu. O da Türkiye’nin sadece ekonomik göstergelerle değil; daha geniş bir çerçevede değerlendirildiğiydi. Jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde, Türkiye’nin savunma kapasitesi, kendi coğrafyasındaki dengeleyici rolü ve bölgesel jeopolitik konumu; yatırımcıların Türkiye’ye yalnızca ekonomik değil, güvenlik temelli bir istikrar perspektifiyle yaklaşmasına da imkan veriyor. Bu durum Türkiye ekonomisinin sorunlarının yok sayıldığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, bu zorlukların yanında jeopolitik güç, savunma yatırımları ve stratejik konumlanma sayesinde riskleri dengeleme kapasitesi yatırımcı gözünde Türkiye’yi ayrı bir yere koyuyor. Bağlantısallık Türkiye’nin stratejik avantajı Türkiye’nin cazibesini artıran bir diğer etken ise artan bağlantısallık altyapısı. Türk Hava Yolları’nın 2024’te 78,7 milyon yolcuya ulaşması ve 489 uçaklık filoya erişmesi, Türkiye’yi bölgesel bir ulaşım merkezi haline getiriyor. Bu durum, özellikle Körfez bölgesindeki gerginliklerden etkilenip alternatif güvenli merkez arayan yatırımcılar ve uluslararası profesyoneller için Türkiye’yi erişilebilir ve operasyonel olarak sürdürülebilir bir merkez konumuna taşıyor. Yeni dönemin belirleyicisi uyum yeteneği MIPIM 2026’da en net duyulan mesaj şuydu: “Bu dönem güç gösterisi dönemi değil; ayakta kalabilme, uyum sağlayabilme ve değişime hızlı tepki verebilme dönemi.” Ekonomik belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve finansal koşulların daha karmaşık hale geldiği bu dönemde; yatırım kararları daha seçici, daha temkinli ve daha uzun vadeli bir perspektifle alınıyor. Bu çerçevede Türkiye, mevcut ekonomik zorluklarına rağmen; güvenliği, jeopolitik konumu ve değişen koşullara hızlı uyum sağlama kapasitesiyle bölgesel ölçekte dikkat çeken bir konumda yer alıyor. Türkiye’nin uzun yıllardır gösterdiği en önemli refleks, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilme yeteneği. Yeni dönemde belirleyici olan da bu olacak: Büyüklük değil, değişime ne kadar hızlı ve doğru yanıt verilebildiği. MIPIM 2026 boyunca, Cushman & Wakefield ekibi olarak sahada kurduğumuz temaslar ve gözlemlerimiz de küresel sermayenin giderek daha seçici, daha temkinli ve daha stratejik bir zeminde konumlandığını net biçimde ortaya koydu.

Kripto varlık piyasalarında güvenliğin önemi artıyor Haber

Kripto varlık piyasalarında güvenliğin önemi artıyor

CryptoPowerEx CIO’su Onur Gürkan Gökhan ve CTO’su Murat Ünlüöney, kripto varlık ekosistemindeki güvenlik, şeffaflık ve teknolojik altyapı konusunda önemli değerlendirmelerde bulunarak, kullanıcı güvenliği ve geleceğe yönelik vizyonları hakkında dikkat çekici açıklamalar yaptı. Telegram CEO’sunun Gözaltına Alınması Kripto Dünyasında Endişe Yaratıyor Telegram CEO’su Pavel Durov’un gözaltına alınması, kripto varlık piyasalarında ciddi yankılar uyandırdı. Bu durum, dijital varlıklar ve blokzincir teknolojisine olan güveni sarsarken, sektördeki düzenlemelerin önemini de gündeme getirdi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan CryptoPowerEx CIO’su Onur Gürkan Gökhan, bu tür olayların kripto topluluğunda belirsizliği artırdığına ve daha dikkatli hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Bu tür gelişmeler, kripto dünyasında regülasyonların ve güvenlik önlemlerinin önemini bir kez daha gösteriyor,” dedi. Güvenlik ve Şeffaflık: Dijital Varlık Piyasalarının Temel Taşı Onur Gürkan Gökhan, Telegram gibi büyük platformların liderlerinin hukuki sorunlarla karşılaşmasının, dijital varlık piyasalarındaki güveni sarsabileceğini belirtti. Gökhan, “Bu tür olaylar, kullanıcılarımızın dijital varlıklarını nasıl koruyacakları konusunda daha bilinçli olmaları gerektiğini gösteriyor. CryptoPowerEx olarak biz, kullanıcılarımızın güvenliğini en üst düzeyde sağlamak için en güncel güvenlik teknolojilerini ve düzenlemelere uyumu ön planda tutuyoruz,” dedi. Güvenlik konusundaki hassasiyetini vurgulayan Gökhan, “Bizim önceliğimiz, kullanıcılarımızın dijital varlıklarını korumak ve onlara şeffaf bir hizmet sunmak. Kripto varlık dünyasında yaşanan her olaydan ders çıkararak, platformumuzu daha da güçlendirmek için çalışıyoruz,” dedi. Gökhan, “Güvenlik önlemlerimizi sürekli olarak gözden geçiriyor ve geliştiriyoruz,” diyerek, kullanıcılarının dijital varlıklarını koruma konusunda sürekli bir iyileştirme süreci içinde olduklarını belirtti. Teknolojik Altyapı ve Güvenlik Mimarileri ile Geleceğe Yatırım CryptoPowerEx CTO’su Murat Ünlüöney, Türkiye’nin dijital finans dünyasında lider bir konumda yer aldıklarını ve kripto varlık borsaları arasında teknoloji, güvenlik ve altyapı standartlarını yeniden tanımladıklarını vurguladı. Ünlüöney, platformun temelini oluşturan yazılım mimarisinin düşük gecikme süreleri ve yüksek işlem hacimleri için optimize edildiğini, dağıtık sunucu yapısı ve mikroservis mimarisi sayesinde ölçeklenebilirlik ve erişilebilirliği en üst düzeyde tuttuklarını belirtti. Bu yapı, ani piyasa dalgalanmalarında bile kesintisiz işlem yapma imkânı sağlıyor. Ünlüöney, platformun risk yönetimi ve likidite sağlama protokollerine de değinerek, “Otomatikleştirilmiş risk yönetimi ve likidite sağlama protokollerimiz, piyasa derinliğini ve fiyat istikrarını korumak için gelişmiş algoritmalarla destekleniyor,” dedi. Güvenlik protokollerine özel bir önem verdiklerini belirten Ünlüöney, “Kripto varlık güvenliği, bizim için en kritik öncelik. Çift faktörlü kimlik doğrulama (2FA), çoklu imza (multisig) protokolleri ve donanım güvenlik modülleri (HSM) gibi ileri düzey güvenlik uygulamaları kullanarak, kullanıcı hesaplarının ve platformun genel güvenliğini sağlıyoruz,” dedi. CryptoPowerEx’in soğuk cüzdan stratejileri ile dijital varlıkların büyük çoğunluğunu çevrimdışı ortamda saklayarak dış tehditlere karşı etkin koruma sunduğunu vurguladı. Ünlüöney, güvenlik konusunda devam eden çalışmalarını da anlatarak, “Düzenli olarak gerçekleştirilen penetrasyon testleri ve bağımsız güvenlik denetimleri, olası güvenlik açıklarını hızlı bir şekilde tespit edip gidermemize olanak tanıyor,” dedi. Regülasyon Uyumluluğu: Güvenin Anahtarı CryptoPowerEx, Türkiye’deki kripto varlık düzenlemeleriyle tam uyum içinde faaliyet gösteriyor ve bu uyumluluk, piyasa güveni açısından kritik bir öneme sahip. CTO Murat Ünlüöney, “Kullanıcı kimlik doğrulama süreçlerimizi uluslararası KYC (Müşterini Tanı) ve AML (Kara Para Aklamayı Önleme) standartlarına uygun olarak yürütüyoruz. Bunun yanı sıra, işlem takibi ve raporlama araçlarımız, düzenleyici gereksinimlerin ötesinde şeffaflık sağlayarak piyasa güvenilirliğini artırıyor,” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda, CryptoPowerEx’in regülasyon uyumlu çalışmasının, kullanıcı güveni ve piyasa istikrarı açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti. Gelecek Vizyonu: Güvenli ve Sürdürülebilir Büyüme CryptoPowerEx CTO’su Murat Ünlüöney, yenilikçi teknolojilere ve güçlü güvenlik protokollerine olan bağlılıkları sayesinde CryptoPowerEx’in Türkiye’deki kripto varlık borsaları arasında güvenilir bir konum edindiğini ifade etti. “Gelecekte de kullanıcılarımıza en güvenli ve verimli yatırım deneyimini sunmaya devam edeceğiz. Teknolojiye ve güvenliğe olan bağlılığımız, sektördeki lider pozisyonumuzu güçlendirecek ve kripto ekosisteminde sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek,” dedi. CryptoPowerEx CIO’su Onur Gürkan Gökhan ve CTO’su Murat Ünlüöney’in değerlendirmeleri, platformun kripto dünyasında güvenlik ve şeffaflık konusundaki kararlılığını ve geleceğe yönelik vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu bağlamda, gelişmiş teknolojik altyapı, sıkı güvenlik önlemleri ve regülasyonlara uyum, CryptoPowerEx’in kripto yatırımcıları için güvenli ve sürdürülebilir bir yatırım ortamı sunmayı garanti ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.