SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gümrük

Ekometre - Gümrük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gümrük haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İhracatçı kendi dövizine erişemiyor Haber

İhracatçı kendi dövizine erişemiyor

İhracat işlemi fiilen tamamlanmasına rağmen beyannamelerin sistem üzerinde kapanmış statüsüne geçmemesi nedeniyle firmalar hem KDV iadesi alamıyor hem de bankadaki dövizlerini kullanmakta sorun yaşıyor. Süreçte oluşan teknik aksaklıklar ayrıca şirketleri cezai risklerle karşı karşıya bırakıyor. Sorunun temelinde ise Avrupa Birliği Ortak Transit Rejimi kapsamında iki yıl önce devreye alınan NCTS Faz 5 sistemine geçiş sürecinde yaşanan kayıt problemleri bulunuyor. Sistemsel hata firmalara ceza riski doğurdu Sektör temsilcilerine göre BİLGE Sistemi’nde İlave Gümrük Vergisi (İGV) oranlarının hatalı yansıması nedeniyle bazı firmalara geriye dönük ek vergi ve idari para cezaları gönderilmeye başlandı. Özellikle 7113, 7114 ve 7115 GTİP kodlu kıymetli maden ve mücevherat ürünlerinde sistem ekranında görünen oran ile tahakkuk eden vergi oranı arasında farklılık oluştuğu ifade edildi. Ankara, Bursa, İstanbul, İzmir ve Mersin Gümrük Müşavirleri Dernekleri, 15 Mayıs’ta Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne ortak başvuruda bulunarak sorunun kullanıcı hatasından değil sistemsel altyapı kaynaklı olduğuna dikkat çekti. “İhracatçı üretim kadar finansman maliyetiyle de mücadele ediyor” Gümrük müşaviri İlhan Bulut, fiili ihracat gerçekleşmiş ve ihracat bedeli Türkiye’ye gelmiş olmasına rağmen sistem kapanışlarının gecikmesinin ihracatçının hareket alanını daralttığını söyledi. Bulut, özellikle yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin bulunduğu mevcut ekonomik ortamda ihracatçının kendi dövizine erişememesinin işletmeler üzerinde ciddi baskı yarattığını belirtti. Sektör temsilcileri, fiili ihracatın sistem üzerinden görülebildiği durumlarda beyanname kapanış süreçlerinin otomatik hale getirilmesi gerektiğini savunuyor. Bekleme maliyetleri artıyor Kapanmayan her ihracat beyannamesinin hem bankacılık süreçlerini uzattığı hem de gümrük müşavirleri açısından ek operasyonel yük oluşturduğu belirtiliyor. Sektör temsilcilerine göre yaşanan sorun artık yalnızca teknik bir problem değil; ihracatın hızını, nakit akışını ve işletmelerin verimliliğini doğrudan etkileyen yapısal bir darboğaza dönüşmüş durumda.

Gürbulak Sınır Kapısı yeniden tasarlandı Haber

Gürbulak Sınır Kapısı yeniden tasarlandı

Özellikle yoğun lojistik akışların yaşandığı kara sınır kapıları, ülkelerin ekonomik ilişkilerinin yanı sıra mimari ve kamusal temsiliyet açısından da önemli bir rol üstleniyor. Türkiye’nin en yoğun kara sınır geçişlerinden biri olan Ağrı Doğubayazıt’taki Gürbulak – İran Sınır Kapısı da bu anlayış doğrultusunda yeniden ele alınarak çağdaş bir sınır kompleksi yaklaşımıyla tasarlandı… Yaklaşık 324 bin metrekarelik alan üzerinde konumlanan ve 80 bin metrekare kapalı alana sahip olan sınır kompleksi, toplam 55 farklı yapıdan oluşan bütüncül bir yerleşim sistemi olarak planlanıyor. Gümrük, lojistik, güvenlik ve idari işlevleri bir araya getiren bu yapılaşma; TIR kontrol yapıları, yolcu yapısı, idari yapılar ve güvenlik birimleriyle yüksek yoğunluklu araç ve yaya akışını kesintisiz biçimde yönetebilecek bir altyapı sunuyor. Proje, master plan ölçeğinden mimari uygulama projelerine kadar BIM tabanlı entegre bir koordinasyon modeli ile geliştirilerek farklı disiplinlerin eş zamanlı ve uyumlu çalışmasını mümkün kılan kapsamlı bir tasarım sürecini ortaya koyuyor. Gürbulak Sınır Kapısı’nda mimari ve lojistik bir araya geliyor Sınır kompleksinin mimari dili, yalnızca işlevsel gereksinimlere yanıt vermekle kalmıyor; aynı zamanda kamusal ve temsili bir kimlik de ortaya koyuyor. Sınır yapıları, devletin fiziksel varlığını temsil eden kamusal altyapılar olarak güçlü bir mekânsal karakter taşıyor. Bu doğrultuda proje, sınır kapısını yalnızca bir kontrol noktası olarak değil; ülkenin mimari temsiliyetini ifade eden bir eşik mekân olarak ele alıyor. Türk Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Aura Design Kurucu Mimarı Filiz Cingi Yurdakul, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelerde bulundu: “Bugün sınır kapıları yalnızca güvenlik ve kontrol işlevleriyle değil; aynı zamanda ülkelerin mimari kimliğini ve kamusal varlığını temsil eden mekânlar olarak da ele alınmalı. Gürbulak Sınır Kapısı projesinde amacımız, yoğun lojistik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan güçlü modüler bir altyapı oluştururken aynı zamanda bulunduğu coğrafyanın ölçeğiyle ve kültürel referanslarıyla ilişki kuran çağdaş bir mimari dil ortaya koymaktı. Çift başlı kartal metaforundan ilham alan karşılama yapıları, sınırın koruyucu karakterini simgesel bir dille ifade ederken, geniş ölçekli peyzajla kurduğu ilişki sayesinde bu projeyi yalnızca bir geçiş noktası olmaktan çıkarıp kamusal bir eşik mekânına dönüştürüyor.” Gürbulak Sınır Kapısı projesi, lojistik altyapı, güvenlik teknolojileri ve mimari kimliği bir araya getiren çağdaş bir sınır mimarisi yaklaşımı sunarak sınır yapılarının yalnızca teknik altyapılar değil; aynı zamanda ülkelerin kimliğini temsil eden kamusal mimari eşikler olarak ele alınabileceğini ortaya koyuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.