SON DAKİKA
Hava Durumu

#Girişimcilik

Ekometre - Girişimcilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişimcilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yapay zekâ çağında rekabetin yeni anahtarı: Marka değeri Haber

Yapay zekâ çağında rekabetin yeni anahtarı: Marka değeri

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının rekabet gündemini doğrudan ilgilendiren “Yapay Zekâ Çağında Markalaşma Forumu”nu İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. NETNOCON ve İzmir Ekonomi Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen forum, markalaşmanın yapay zekâ, algoritmalar, dijital topluluklar, veri temelli müşteri içgörüsü ve yeni nesil tüketici davranışları ekseninde yeniden tanımlandığı dönemi İzmir iş dünyasının gündemine taşıdı. Forumun keynote konuşmacısı, netnografi yönteminin kurucusu, dijital pazarlama ve tüketici kültürü alanında dünyanın önde gelen akademisyenlerinden Prof. Dr. Robert V. Kozinets oldu. Yaklaşık 14 yıl sonra yeniden Türkiye’de iş dünyasıyla buluşan Kozinets, markalaşmanın geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “Markalaşmanın Geleceği: Şirketlerin Yol Haritası” başlıklı panelde ise; University of Southern California’dan Dijital Pazarlama ve Tüketici Kültürü Profesörü Prof. Dr. Robert V. Kozinets, Università Cattolica del Sacro Cuore’dan Marka ve Tüketici Kültürü Profesörü Prof. Dr. Rossella Gambetti, University of Southern California’dan İletişim ve Turizm Profesörü Prof. Dr. Ulrike Gretzel ve Pacific University’den Pazarlama ve Tüketici Kültürü alanında çalışmalar yürüten Dr. Öğr. Üyesi Lena Çavuşoğlu yer aldı. Panelin moderasyonunu Dr. Öğr. Üyesi Lena Çavuşoğlu üstlendi. İzmir’i markalaşan bir şehir olarak konumlandıracağız Açılışta konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, markalaşmanın artık yalnızca pazarlama departmanlarının konusu olmadığını belirterek, küresel rekabet gücünü belirleyen stratejik bir liderlik alanına dönüştüğünü söyledi. Özhelvacı, “Bugün yalnızca bir marka forumu düzenlemiyoruz. İzmir iş dünyasını; yapay zekânın, algoritmaların, dijital toplulukların, derin müşteri içgörülerinin ve yeni nesil tüketici davranışlarının şekillendirdiği büyük bir dönüşüm alanıyla buluşturuyoruz. Markalaşmayı yalnızca pazarlamanın bir başlığı olarak değil; şirketlerimizin geleceğe kalma becerisini belirleyen stratejik bir yönetim sorumluluğu olarak ele alıyoruz” dedi. EGİAD’ın 18. Dönem vizyonunun merkezinde yer alan “Üçüz Dönüşüm” yaklaşımına dikkat çeken Özhelvacı, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, yapay zekâ çağında şirketlerin değişimi takip eden değil, değişime yön veren aktörler olması gerektiğini vurguladı. “Algoritmalar görünürlüğü belirliyor, içerikler saniyeler içinde üretiliyor, trendler hızla yayılıyor, veri ise müşteri içgörüsünün ana kaynağı haline geliyor. Böyle bir dönemde markalaşma, yalnızca pazarlama departmanlarının görevi olmaktan çıkıyor; yönetim kurullarının, şirket sahiplerinin ve girişimcilerin sahiplenmesi gereken stratejik bir sorumluluğa dönüşüyor” diyen Özhelvacı, Türkiye’nin üretim gücünü küresel marka değerine dönüştürmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin üretim gücü, girişimcilik enerjisi, genç insan kaynağı, sanayi tecrübesi ve ihracat kapasitesiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Özhelvacı, bu potansiyelin küresel marka değerine dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Brand Finance Türkiye 2026 verilerine göre Türkiye’nin en değerli 125 markasının toplam değerinin 19,6 milyar dolara yükseldiğini hatırlatan Özhelvacı, bu artışın değerli olduğunu ancak küresel rekabet ölçeğinde Türkiye’nin markalaşma ajandasını daha stratejik, uzun vadeli ve kararlı biçimde ele alması gerektiğini söyledi. Özhelvacı, “Üretim gücümüz var. Girişimcilik enerjimiz var. Genç ve dinamik insan kaynağımız var. Sanayi tecrübemiz ve ihracat kapasitemiz var. Ancak bütün bu değerleri küresel ölçekte daha güçlü marka hikâyelerine dönüştürme konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyacımız var” dedi. İzmir’in köklü ticaret kültürü, güçlü sanayi altyapısı, liman kenti kimliği, yaratıcı sektörleri, tarım ve gıda potansiyeli ile teknoloji ve inovasyon ekosistemi sayesinde önemli bir marka değerine sahip olduğunu kaydeden Özhelvacı, kentin bu potansiyelinin daha görünür ve ayırt edici bir küresel kimliğe taşınması gerektiğini ifade etti. “İzmir’i yalnızca üreten bir şehir olarak değil; tasarlayan, anlatan, dönüştüren, markalaşan ve dünyaya değer sunan bir şehir olarak konumlandırmalıyız” diyen Özhelvacı, genç iş insanlarına bu noktada büyük sorumluluk düştüğünü belirtti. EGİAD Başkanı Özhelvacı, forumun yalnızca bir bilgi paylaşımı değil, İzmir iş dünyası için yeni sorular üretmesi gereken stratejik bir başlangıç olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Markamızı gerçekten tanıyor muyuz? Müşterimizi yeterince dinliyor muyuz? Dijital toplulukların sesini anlayabiliyor muyuz? Yapay zekâyı yalnızca verimlilik aracı olarak mı görüyoruz, yoksa daha derin müşteri içgörüsü üretmek için kullanabiliyor muyuz? İzmir’den dünyaya nasıl daha güçlü markalar çıkarabiliriz? Çünkü bazen dönüşüm, tek bir cevaptan değil; doğru zamanda sorulan güçlü bir sorudan başlar.” Perihan İnci: “Geleceğin rekabeti markalar arasında yaşanacak” EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Perihan İnci ise markalaşmanın artık yalnızca şirketlerin değil, şehirlerin ve ülkelerin de rekabet gücünü belirleyen stratejik bir unsur haline geldiğini vurguladı. Yapay zekâ ve veri ekonomisinin şekillendirdiği yeni dünyada üretmenin tek başına yeterli olmadığını belirten İnci, güçlü markaların güven, sürdürülebilirlik, inovasyon ve değer üretimi üzerine inşa edildiğini ifade etti. İzmir’in üretim gücü, limanı, girişimcilik ekosistemi ve uluslararası vizyonuyla önemli bir marka şehir potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken İnci, şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemde hem Türkiye markasını hem de İzmir markasını daha güçlü bir şekilde inşa etmek zorundayız. Çünkü geleceğin rekabeti yalnızca ekonomiler arasında değil; markalar arasında yaşanacaktır.” Kozinets: “Markalar mesaj üreten değil, topluluk oluşturan yapılar haline geldi” Forumun keynote konuşmacısı Prof. Dr. Robert V. Kozinets ise, markalaşmanın yapay zekâ çağında köklü bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, markaların artık yalnızca ürün ve hizmet sunan yapılar değil, dijital topluluklar içerisinde şekillenen kültürel ekosistemler haline geldiğini söyledi. Günümüz rekabetinde marka değerinin şirketlerin anlattığı hikâyelerden çok, tüketicilerin kendi aralarında kurduğu etkileşimlerden doğduğunu vurgulayan Kozinets, “Markalar mesaj üreten değil, topluluk oluşturan yapılar haline geldi” dedi. Dijital çağda müşteri sadakatinin yerini topluluk aidiyetinin aldığını belirten Kozinets, başarılı markaların tüketicileri yalnızca hedef kitle olarak görmeyip onları marka deneyiminin aktif bir parçası haline getiren kurumlar olacağını ifade etti. Yapay zekânın içerik üretimi, veri analizi ve müşteri deneyimi yönetiminde önemli fırsatlar sunduğunu belirten Kozinets, teknolojinin marka yaratmadığını ancak marka deneyimini büyüttüğünü vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Yapay zekâ marka yaratmaz; marka deneyimini ölçeklendirir. Veri bize ne olduğunu söyler, kültür ise neden olduğunu açıklar.” Yapay zekânın giderek yaygınlaştığı yeni dönemde teknolojinin herkes tarafından erişilebilir hale geleceğini ifade eden Kozinets, sürdürülebilir rekabet avantajının kültürel anlam üretebilen markalar tarafından yaratılacağını belirtti. Tüketici artık hedef kitle değil, marka ortağı Konuşmasında tüketicinin değişen rolüne de dikkat çeken Kozinets, dijital çağın tüketicisini yalnızca satın alma kararı veren bir müşteri olarak değil; içerik üreten, marka hikâyelerini şekillendiren ve kurumların algısını doğrudan etkileyen bir paydaş olarak tanımladı. Markaların tüketicilerle tek yönlü iletişim kurmak yerine ortak değer üretme anlayışıyla hareket etmeleri gerektiğini belirten Kozinets, markalaşmanın geleceğinin katılımcı, topluluk temelli ve insan merkezli modeller üzerinden şekilleneceğini söyledi. Forumda yapılan değerlendirmelerde; yapay zekânın markalar için yalnızca verimlilik sağlayan bir teknoloji değil, tüketiciyi, toplulukları ve kültürel kodları anlamaya imkân veren stratejik bir içgörü altyapısı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, yapay zekâ destekli markalaşma, dijital topluluklar, tüketici deneyimi, kültürel içgörü ve küresel rekabet başlıklarında geleceğin iş dünyasına ilişkin önemli perspektifler kazandı. Yoğun katılımla gerçekleşen forum, İzmir iş dünyası için markalaşmayı yapay zekâ çağının en kritik rekabet başlıklarından biri olarak yeniden gündeme taşırken; şirketlerin yalnızca üretim, fiyat ve kalite avantajıyla değil, anlam yaratan marka hikâyeleri, güçlü müşteri içgörüleri, dijital topluluklarla kurulan güven ilişkisi ve küresel ölçekte ayırt edici konumlanma ile öne çıkabileceği mesajını verdi.

Özer Matlı: Bursa'nın potansiyelini daha ileriye taşıyacağız Haber

Özer Matlı: Bursa'nın potansiyelini daha ileriye taşıyacağız

arihi Çarşılar Federasyonu'nun düzenlediği programda bölge esnafı ile bir araya gelen BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın köklü ticaret kültürünü istişare, dayanışma ve birlikte üretme anlayışıyla geleceğe taşımak için çalışacaklarını söyledi. Fidan Han`da gerçekleştirilen programa Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği Başkanı İsa Altıkardeş, bölgede faaliyet gösteren oda ve dernek başkanları ile çok sayıda Kapalı Çarşı esnafı katıldı. Bursa iş dünyasının farklı kesimlerini bir araya getiren programda sektörlerin beklentileri, ticaret hayatının güncel sorunları ve BTSO'nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. “Tarihi çarşı ve hanlar bölgesi ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir” Programda konuşan Özer Matlı, Bursa'nın ticaret kültürünün en önemli merkezlerinden biri olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye için de büyük bir değer taşıdığını söyledi. Yaklaşık 4 bin iş yerine ev sahipliği yapan bölgenin Bursa'nın yaşayan ticaret hafızası olduğunu ifade eden Matlı, “Bursa'nın sanayisi ne kadar güçlü ise ticaret kültürünün kalbi de burada atmaktadır. Bu bölge yalnızca dükkânlardan oluşan bir alan değil; ahilik kültürünün, esnaf dayanışmasının ve yüzyıllardır süregelen ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir” dedi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hanlar Bölgesi'nin Bursa ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Matlı, tarihi mirasın korunması kadar bölgedeki esnafın güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını belirterek, “Bizim için önemli olan tarihi mirasımızı korurken esnafımızın ticari hayatını daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmektir. Esnafımızın güçlü olması Bursa'nın güçlü olması demektir” ifadelerini kullandı. “Çarşımızın geleceği için kararlılıkla çalışacağız” Bursa Ticaret Borsası olarak bugüne kadar Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesine verilen destekleri yeni süreçte de sürdüreceklerini ifade eden Matlı, BTSO’nun bütçe imkânları doğrultusunda Tarihi Çarşılar Federasyonu ve Birliğimize yakışır, Türkiye’ye örnek olacak temsil ve hizmet alanlarının oluşturulmasına katkı sunacaklarını açıkladı. Matlı, yaklaşık 700 yıldır ticaret hayatına ev sahipliği yapan bu tarihi değerin geleceğe taşınmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu arasında çözüm bekleyen konuların giderilmesi noktasında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bu değer Bursa’nın ortak mirasıdır ve gelecek nesillere en iyi şekilde taşınmalıdır” dedi. “Tüm üyelerimizi kapsayan bir yönetim anlayışı inşa edeceğiz” Programda konuşan Matlı, Bursa'nın sahip olduğu üretim gücü, ticaret birikimi ve girişimcilik kültürüyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bursa'nın ekonomik gücünün temelinde güçlü sanayisi kadar köklü ticaret kültürü de bulunmaktadır. Esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin ve hizmet sektörümüzün görüşlerini merkeze alan bir anlayışla hareket edeceğiz. BTSO'nun tüm üyelerini kapsayan, onların beklentilerine kulak veren ve çözüm üreten bir yapıyı hep birlikte inşa edeceğiz. “Tarihi çarşı'nın köklü mesleklerini dijital dünyaya taşıyacağız” Bursa Ticaret Borsası olarak şehrimizin geleneksel lezzetlerini tanıtmak amacıyla hayata geçirdiğimiz ve büyük ilgi gören Off The Record dijital içerik çalışmalarımızın benzerlerini Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemiz için de gerçekleştireceğiz. Bursa bıçakçılığı, sedefkârlığı, sepetçiliği gibi çarşımızın sahip olduğu diğer köklü meslekleri dijital platformlarda daha görünür hale getirerek hem kültürel mirasımızın korunmasına hem de çarşı esnafımızın ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacağız. “Bursaspor ve tarihi çarşı arasında yeni iş birlikleri kuracağız” Çarşı esnafımızın şehrimizin ortak değeri olan Bursaspor’a verdiği destek hepimizin malumudur. Bursaspor’un kent aidiyetini güçlendiren en önemli marka değerlerimizden biri olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın marka değerlerini birbirleriyle daha güçlü şekilde buluşturacağız. Bursaspor, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, kültürel mirasımız ve turizm potansiyelimiz arasında yeni iş birlikleri geliştirerek hem kentimizin tanıtımına hem de turizm hareketliliğine katkı sağlayacağız. “Tarihi çarşı ve hanlar bölgesi'nin marka değerini güçlendireceğiz” Bölgemizin yalnızca Bursa’da değil, Türkiye genelinde de daha fazla bilinir hale gelmesi için tanıtım faaliyetlerine destek vereceğiz. İç turizm açısından diğer şehirlerle olan bağlantılarının güçlendirilmesi, ziyaretçi sayısının artırılması ve bölgenin marka değerinin yükseltilmesi önceliklerimiz arasında yer alacaktır. “Yıllardır bekleyen konuları sonuçlandıracağız” Yaklaşık 13 yıldır gündemde yer alan ve çarşı esnafımızın ticaretini geliştirmesinin önünde engel oluşturan sorunları ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde ele alacak, çözüm bekleyen başlıkları tek tek sonuçlandırmak için kararlılıkla çalışacağız. Esnafımızın taleplerini dinleyerek, birlik ve beraberlik içerisinde bu sorunları hep birlikte çözüme kavuşturacağız. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nden aldığımız birlik, dayanışma ve üretim ruhuyla; Bursa iş dünyasının tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturarak şehrimizin ekonomik ve sosyal potansiyelini daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Borusan, 2025 yılını %27 büyüme ile tamamladı Haber

Borusan, 2025 yılını %27 büyüme ile tamamladı

Söz konusu faaliyet döneminde %27 büyümeyle 326 milyar TL konsolide ciroya ulaşan Borusan’ın FAVÖK’ü 38 milyar TL oldu. Grup, sürdürülebilir kârlı büyüme odağıyla 2026 için planladığı 20 milyar TL yatırımla yarattığı değeri büyütmeyi hedefliyor. Türkiye’nin sanayileşmesinde ve kalkınmasında önemli role sahip olan Borusan Grubu, 2025 yılı finansal sonuçlarını ve gelecek dönem yatırım planlarını açıkladı. Borusan, 326 milyar TL konsolide ciroya ulaştığı 2025 yılını %27’lik bir büyümeyle tamamladı. FAVÖK bazında ise geçtiğimiz yıla göre %82 artış kaydederek 38 milyar TL’ye ulaştı. Grup, büyüme ivmesini daha da yukarılara taşımak amacıyla 2026 yılında faaliyet gösterdiği alanlarda 20 milyar TL yatırım yapmayı planlıyor. Sonuçları değerlendiren Borusan Grup CEO Özgür Günaydın, şu ifadeleri kullandı: “2025 yılını başarıyla geride bıraktık. Ortaya çıkan bu güçlü finansal tablo, Borusan'ın köklü yapısının ve kurumsal gücünün en net yansıması. Grup CEO görevine başlarken böylesi sağlam bir mirası devralmak bana büyük bir gurur ve motivasyon verdi. Önümüzde, mevcut finansal ve operasyonel başarılarımızı daha ileriye taşıyacağımız heyecan verici bir dönem var. Bunu yaparken temelimizde 'Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan' vizyonu olacak. Biz tüm paydaşlarımızla daha iyi bir gelecek için kuşaklar boyu birlikte değer üretiyoruz. 2026 yılındaki yatırım planlarımızı da tam olarak bu anlayışla hayata geçireceğiz.” Yatırımlarla büyüyor Borusan’ın 2025 yılında elde ettiği başarılı performansı, Grubun farklı sektörlerdeki güçlü varlığının ve uzun vadeli büyüme stratejisinin bir göstergesi oldu. Bu sonuçlar, aynı zamanda Borusan'ın geniş ve dengeli portföyünün başarısını, değişen pazar koşullarına uyum sağlama yeteneğini açıkça ortaya koyuyor. Borusan Grubu ayrıca dinamik portföy stratejisi doğrultusunda 2025 yılında Borusan Tedarik'in CEVA Logistics’e yüzde 100 hissesinin satışını tamamladı. Borusan, 2026 geneline yaydığı yatırımlarını üretim sektörüne 8 milyar TL, otomotiv sektörüne 8 milyar TL, makina ve güç sistemleri sektörüne 2 milyar TL, enerji sektörüne 1 milyar TL ve lojistik sektörüne 1 milyar TL olarak planladı. Borusan'ın Türkiye ekonomisine duyduğu güvenin bir yansıması olan bu yatırım planı, stratejik hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacak. "Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan" vizyonuyla değer üretecek Bu esnek ve güçlü yapının temelinde, "Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan" vizyonu yatıyor. “Tüm paydaşlarıyla daha iyi bir gelecek için kuşaklar boyu birlikte değer üretme” misyonunu odağına alan Borusan’ı bu vizyona ulaştıracak ana strateji ise “sürdürülebilir kârlı büyüme” olarak öne çıkıyor. Grup, bu büyüme stratejisini hayata geçirirken dört kritik odak alanından güç alıyor: Teknoloji ve yapay zeka, girişimcilik ve ekosistem, yetenek ve kültür, paydaş ve itibar yönetimi. Yeni vizyon ve sürdürülebilir kârlı büyüme stratejisi, Borusan Grubu’nun 200 yıl ve ötesinde varlığını sürdürme yolculuğunda en önemli itici güç konumunda. Grup aynı zamanda çalışanlarından müşterilerine, yatırımcılarından iş ortaklarına ve yaşadığı topluma kadar dokunduğu her kesim için somut değer üretiyor.

Geleceğin Liderleri Houston'da Haber

Geleceğin Liderleri Houston'da

Türkiye, FIRST Championship'te büyük bir başarıya imza attı! Dört gün süren bu küresel buluşmada Türkiye, hem FIRST Robotics Competition (FRC) hem de FIRST Tech Challenge (FTC) programlarında güçlü bir performans sergileyerek toplamda 10 ödül kazandı. Bu yıl ülkemizden 23 FRC ve 4 FTC takımı, uluslararası arenada Türkiye'yi temsil etmek üzere şampiyonada yer aldı. Türk takımları; FRC programında 6, FTC programında ise 4 ödül olmak üzere toplamda 10 ödül kazanarak Türkiye'nin STEM alanındaki yükselişini bir kez daha tüm dünyaya kanıtladı. Ayrıca 5 Türk takımı, kendi yarıştıkları division'larda (bölüm) gösterdikleri üstün performansla playoff etabına yükseldi ve şampiyona sürecinde dikkat çeken bir başarıya ulaştı. Bu sonuç, Türkiye'nin yalnızca katılım boyutuyla değil, yarışma performansı açısından da küresel ölçekte başarılarını gözler önüne serdi. Türkiye'den katılan takımlar, yurt içi ve yurt dışında farklı bölgesel turnuvalarda elde ettikleri prestijli ödüller sayesinde bu büyük organizasyonda yarışma hakkı kazandı. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Brezilya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere 50'den fazla ülkeden, iki program kapsamında yaklaşık 1000 takımın yer aldığı şampiyonada Türkiye toplam 27 takımla temsil edildi. Bu büyük organizasyon, yalnızca bir robot yarışması değil; gençlerin potansiyelini tüm dünyaya gösterdiği küresel bir sahne niteliği taşımaktadır. Her yıl milyonlarca öğrenciyi kapsayan FIRST programları, gençleri mühendislik, girişimcilik ve toplumsal sorumluluk alanlarında geleceğe hazırlamaktadır. Öğrenciler yalnızca robot tasarlayıp inşa etmekle kalmayıp, aynı zamanda çeşitli projeler geliştirmekte, iş dünyası ile bağlantılar kurmakta ve uluslararası bir topluluğun parçası olmaktadır. Türkiye'de ise geçtiğimiz haftalarda sona eren 2025-2026 FIRST Robotics Competition sezonu; Fikret Yüksel Foundation ve Fikret Yüksel Eğitim Vakfı öncülüğünde gerçekleştirilmiş, 8 farklı bölgesel etkinlik, 3 etapta ve 2 farklı şehirde düzenlenmiş ve 8.000'in üzerinde öğrenciye ulaşılmıştır. Ayrıca sezon boyunca bizlere destek olan değerli sponsorlarımız; AV Sponsorumuz Consys, Teknoloji Destekçimiz Turknet, Makine Alanı Sponsorumuz Bosch Türkiye, Avrasya Regional Geleceğin Dostu Sponsorumuz Baymak, Ankara Etkinlikleri Mekan Sponsorumuz Etimesgut Belediyesi ve değerli destekçilerimiz Birikim Pilleri, Caudalie, Kurukahveci Mehmet Efendi, Didar Art Collection, Ultra Tekstil ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gönülden teşekkür ederiz. Ödül Listesi Engineering Inspiration 5665 FENERBAHÇE DOGUS SPARC Archimedes FRC Engineering Inspiration 6429 4th Dimension Galileo FRC Championship FIRST Impact Award Finalist 9545 Caracal Robotics FRC Rookie All Star 10907 ROBOLYNX Hopper FRC Rising All Star 10396 Mostra Johnson FRC Judge's Award 6988 ACI35 Newton FRC Championship Compass Award 25171 Burçin Gündüz - RoboTakev FTC Sustain Award 25153 Cartesian Robotics Franklin FTC Connect Award 2nd place 25171 RoboTakev Franklin FTC Reach Award Winner 25577 ZAĞANOS Ross FTC

İş Dünyasından 23 Nisan mesajları Haber

İş Dünyasından 23 Nisan mesajları

İş dünyası temsilcileri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 106. yılı ve “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nı yayımladıkları mesajlarla kutladı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu: Eğitimli, özgüvenli ve mutlu çocuklar, güçlü bir Türkiye’nin temelidir “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği camiası olarak, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın daha güçlü, daha müreffeh ve daha huzurlu bir ülkede yaşamaları için çalışmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. TOBB olarak ülkemizin 81 ilinde 245 eğitim/öğretim tesisini hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Biliyoruz ki; eğitimli, özgüvenli ve mutlu çocuklar, güçlü bir Türkiye’nin temelidir. Son günlerde yaşanan ve hepimizi derinden üzen okul saldırıları, toplum olarak üzerinde hassasiyetle durmamız gereken önemli bir gerçeği bir kez daha hatırlatmıştır. Okullarımız, çocuklarımızın kendilerini en güvende hissetmeleri gereken yerlerdir. Şiddetin her türlüsünü reddediyor; çocuklarımızın güvenli, sağlıklı ve sevgi dolu ortamlarda büyümesi için hep birlikte daha fazla sorumluluk almamız gerektiğine inanıyorum. Saldırıların tüm boyutlarıyla araştırılıp aydınlığa kavuşturulması ve tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin acil bir şekilde alınması önem arz etmektedir. Çocuklarımızın yüzünün güldüğü, umutlarının yeşerdiği, barış ve güven içinde bir gelecek diliyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli egemenliğimizi bizlere emanet eden tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum”. TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol: Çocuklarımız bu ülkenin gerçek sahipleri ve geleceğimizin teminatı "23 Nisan, milletimizin bağımsızlık mücadelesini ulusal egemenlikle taçlandırdığı, iradesini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Büyük fedakarlıklar, yokluklar ve destansı mücadeleler sonucunda kazanılan ulusal egemenliğin çocuklara emanet edilmesi, geleceği inşa edecek gücün çocuklar olduğuna duyulan derin inancı ortaya koymaktadır. Bizler, çocuklarımızı bu ülkenin gerçek sahipleri ve geleceğimizin teminatı olarak görüyoruz. Onların gözlerindeki umut, bizlere daha iyisini yapma sorumluluğu yüklüyor. Çocuklarımızın, geleceklerini sevgiyle ve güvenle inşa eden ailelerin yanında, umutla yarınlara bakabilmeleri ve yüzlerindeki mutluluğun daim olması en büyük temennimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle, TİSK ve şahsım adına, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize saygı ve minnetlerimi sunuyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm çocuklarımıza ve milletimize kutlu olsun." TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken: Çocuklarımıza emeğin kıymetini aktarmaya devam ediyoruz "Çocuklarımız sadece yarının büyükleri değil, aynı zamanda bugünün de en kıymetli varlıklarıdır. Güçlü bir Türkiye'nin temeli, iyi yetişmiş, bilinçli, çalışkan ve değerlerine sahip çıkan nesillerle mümkündür. Esnaf ve sanatkar camiası olarak köklü Ahilik geleneğimizden aldığımız terbiye ile çocuklarımıza dürüstlüğü, emeğin kıymetini ve üretmenin önemini aktarmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm milli mücadele kahramanlarımızı minnetle anıyor, milletimizin ve çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum". ATO Başkanı Gürsel Baran: Çocuklarımızın güçlü girişimci olmaları için çalışıyoruz "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin, tam bağımsızlık meşalesini genç nesillere emanet etme kararlılığı ve güçlü vizyonunun göstergesidir. 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' şiarıyla kurulan, millet egemenliğinin karargahı olan TBMM ve çocuklarımız, yarınlarımızın en güçlü teminatıdır. Başkentimizin iş dünyası temsilcileri olarak, çocuklarımızın, hayallerini katma değere dönüştüren, üretim, teknoloji ve inovasyonla ekonomiye yön veren güçlü girişimciler olarak yetişmesi için çalışıyoruz". TÜRMOB Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız: Çocuklarımızın daha güçlü bir Türkiye'de yaşamaları için çalışmak en önemli görevimizdir "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara verdiği değer, onların çağdaş, özgür ve bilinçli bireyler olarak yetişmesi yönündeki inancını ortaya koymaktadır. Bu özel gün vesilesiyle, demokrasimizin temeli olan milli egemenliğin korunması ve geliştirilmesi sorumluluğunu hep birlikte taşımamız gerektiğini bir kez daha hatırlıyoruz. Çocuklarımızın daha aydınlık, daha adil ve daha güçlü bir Türkiye'de yaşamaları için çalışmak en önemli görevimizdir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kurtuluş mücadelesi kahramanlarını saygı ve minnetle anıyorum" Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi: 23 Nisan Türkiye’nin kuruluş tohumlarının atıldığı gündür 23 Nisan 1920, Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu döneminde millet iradesinin tecelli ettiği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun dünyaya ilan edildiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, geleceğe duyulan güvenin en güçlü ifadesidir. Bugün bizler, Türk ihracatçıları olarak yalnızca ekonomik değer üretmiyor; aynı zamanda umut, emek ve daha iyi bir gelecek vizyonunu da dünyaya taşıyoruz. Çocuklarımızın güven içinde eğitim aldığı, hayallerini özgürce kurabildiği bir world, sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Son dönemde okullarda yaşanan üzücü olaylar hepimizi derinden yaralamış; çocuklarımızın neşeyle ve güvenle eğitim aldığı ortamların korunmasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Bu bilinçle eğitime katkı sunmak adına iki okul inşa ederek Millî Eğitim Bakanlığı’na bağışlamış bulunuyor, aynı zamanda ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımak için üretmeye ve ihracata devam ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle başta çocuklarımız olmak üzere tüm milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, geleceğimizin mimarı evlatlarımıza sağlıklı ve umut dolu bir yaşam diliyorum. İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli: Egemenliğin ve geleceğin emaneti 23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği bu anlamlı gün, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk tarafından 106 yıl önce çocuklara armağan edilmiştir. İzmir Ticaret Borsası olarak, onun izinde yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızı tarımsal üretim, sürdürülebilir çevre ve doğa bilinciyle yetiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. “Toprak ve Çocuk” programımızla çocuklarımızın erken yaşta çevre ve doğa sevgisi kazanmasını, çağdaş ve donanımlı bireyler olarak yetişmesini destekliyoruz. Çünkü biliyoruz ki gelecek toprakta, toprağımız ise çocuklarımız sayesinde emin ellerdedir. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener: Geleceğin güvencesi çocuklar ve 23 Nisan’ın mirası 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünü kutladığımız bu anlamlı gün, yalnızca bir bayram değil; geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza duyulan güvenin ve verilen değerin en güçlü ifadesidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu bayram, bizlere hem geçmişimizin onurunu hem de yarınlara olan sorumluluğumuzu hatırlatmaktadır. Millî egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bilinciyle, çocuklarımızın özgür, çağdaş ve güçlü bireyler olarak yetişmesi için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. İzmir’in üretim, ticaret ve girişimcilik gücünden aldığımız ilhamla, çocuklarımızın hayallerini destekleyen ve onları geleceğe hazırlayan bir anlayışı büyütmeyi sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü yarınlar ancak iyi yetişmiş, özgüveni yüksek ve umut dolu nesillerle mümkündür. Bu vesileyle başta çocuklarımız olmak üzere tüm milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum.

BTM' den 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem Haber

BTM' den 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem

Bu yıl 10’uncu yaşını kutlamaya hazırlanan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı tek cümle ile özetledi: 10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik. İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan ve fikir aşamasındaki girişimleri küresel ölçekte değer üreten yapılara dönüştüren BTM, bugün girişimcilik ekosisteminin merkezinde konumlanıyor. BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı şöyle özetledi: “10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik.” BTM’nin yalnızca bir kuluçka merkezi olmadığına dikkat çeken Kul, ortaya koydukları somut çıktılara da vurgu yaptı. Kul, “Bugün geldiğimiz noktada BTM, girişimciliğin konuşulduğu bir alan değil; üretildiği, yatırım aldığı ve global ölçekte karşılık bulduğu bir yapı. Geride kalan 10 yıl içinde 12 bin 500’den fazla girişimciye doğrudan destek sağladık. Bugün BTM girişimlerinin ulaştığı toplam portföy büyüklüğü 2 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Aynı şekilde 410 milyon doların üzerinde yatırım değerlemesi, oluşturduğumuz yapının sürdürülebilirliğini ve etkisini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Fikirlerin ticarileştiği bir yapı kurduk BTM’nin yaklaşımının klasik destek modellerinden ayrıştığını belirten Kul, “Al fikrini gel, fikrin iş yapsın mottosu ile yola çıktık. Ancak bugün geldiğimiz noktada erken seviyeden ileri aşamaya kadar tüm girişimleri kapsayan desteklere sahip bir yapı haline geldik. Girişimcilerimize yalnızca alan değil; yatırımcıya erişim, mentörlük, uluslararası bağlantılar ve pazara açılma imkanı sunuyoruz. Bu sayede fikirler raflarda kalmıyor, şirketlere dönüşüyor, ticarete katkı sunuyor” dedi. BTM’nin, girişimcilik ekosisteminde otorite olarak kabul edilen UBI Global tarafından “Dünyanın En İyi Üçüncü Kuluçka Merkezi” seçildiğini hatırlatan Kul, uluslararası büyüme stratejilerine de değindi. BTM’nin artık küresel ölçekte oyun kuran bir yapıya dönüştüğünü söyleyen Kul, “BTM bugün dünyanın önemli girişimcilik merkezlerinde yer alarak global bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. Londra’nın dönüşüm hikâyesinin en güçlü simgelerinden biri haline gelen Battersea Power Station’da konumlanmamız, bu vizyonun somut bir göstergesi. Aynı şekilde Dubai World Trade Centre’deki varlığımızla Körfez pazarına doğrudan erişim sağlıyoruz. BTM artık yerel bir yapı değil, global bir oyuncu” dedi. Yeni dönemde Avrupa ve Balkanlar’a açılım kapsamında Saraybosna’da da bir ofis açtıklarını belirten Kul, “Bosna Hersek’te hayata geçirdiğimiz yapılanma ile Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan bir girişimcilik köprüsü kuruyoruz. Bu ofisimiz, bölgedeki girişimciler için önemli bir merkez olacak. Saraybosna’da attığımız adım, Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan yeni bir girişimcilik hattının başlangıcı. Bu bölgeyi yalnızca izlemiyoruz, şekillendirmek de istiyoruz” dedi. 2026’da küresel vitrin genişliyor Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri’nin (UTPO) girişimlerin globalleşmesinde kritik rol oynadığını vurgulayan Kul, “Yüzde 75’e varan finansman desteğiyle girişimcinin dünyaya açılmasını bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp stratejik bir avantaja dönüştürdük. Bu model, girişimlerin globalleşme sürecini hızlandıran önemli bir kaldıraç görevi görüyor” dedi. BTM’nin girişimcileri global sahneye taşıma hedefinin altını da çizen Kul, “2026 yılında 30’u aşkın ulusal ve uluslararası fuarla girişimcilerimizi dünyanın farklı pazarlarına taşıyacağız. Bizim için görünürlük değil, erişim önemli” dedi. Bir yandan dünyada açılımlarını sürdürürken bir yandan da yurt içindeki etkin stratejilerine devam edeceklerinin altını çizen Kul, BTM’nin yürüttüğü tematik programların ekosistemde önemli bir derinlik oluşturduğunu ifade eden Kul, İstanbul Kalkınma Ajansı ve uluslararası paydaşlarla hayata geçirilen programların girişimcilik tabanını genişlettiğini belirtti. “Erken aşama girişimlerden yatırımcı geliştirmeye, lise düzeyinden kurumsal iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede programlar yürütüyoruz. Amacımız yalnızca bugünün değil, geleceğin girişimcilik ekosistemini de inşa etmek” diyen Kul, yeni dönemde hayata geçirilecek Yatırımcı Hızlandırma Programı, BİGG Cube ve yapay zekâ odaklı dönüşüm programlarının bu vizyonun bir parçası olduğunu söyledi. “BTM bu hikayenin merkezinde kalacak” Geçen yılın ikinci yarısında uygulamaya aldıkları Kampus Elçisi programına da değinen Kul, “24 üniversitede 34 kampüs elçisiyle girişimciliği sahaya taşıyoruz. Girişimciyi mezun olduktan sonra değil, daha okuldayken yakalıyoruz. Bu programla girişimcilik kültürünü üniversite ortamında yaygınlaştırıyor, genç yetenekleri erken aşamada keşfediyor ve onları ekosistemimize kazandırıyoruz” ifadelerini kullandı. 2025 başında BTM TEKMER’i faaliyete geçirdiklerini de hatırlatan Kul, “BTM TEKMER teknoloji odaklı girişimler için önemli bir merkez oldu. Girişimcilere mentorluk, eğitim, yatırımcı erişimi ve güçlü bir iş ağı sunarak fikirlerin ticarileşmesini ve sürdürülebilir şirketlere dönüşmesini sağlıyoruz” dedi. Dr. Önder Kul, BTM’nin önümüzdeki dönem vizyonunu ise “Türkiye’den çıkan girişimlerin dünyada daha fazla söz sahibi olduğu bir döneme giriyoruz. BTM bu hikayenin merkezinde olmaya devam edecek” sözleriyle özetledi.

TÜMKAD Bilim dostu gençleri keşfediyor Haber

TÜMKAD Bilim dostu gençleri keşfediyor

Bunun en güncel örneğini 4-5 Nisan günlerinde Nilüfer Pancar Deposu’nda gerçekleştirdiği “Fikrini Sadece Düşünmekle Kalma! Sahneye Taşı…” mottosu ile 18-28 yaş arasındaki gençlerin 2 ya da 4’er kişiden oluşan 15 ekiple; enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki fikirlerini mentorluk desteğiyle yarıştırdığı bilgi yarışması ile gösteren TÜMKAD, genç fikirleri bilim dünyasına kazandırıyor. TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Futurizm Komisyonu tarafından hayata geçirilen “GIF-T Ideathon Girişimcilik Yarışması” adıyla düzenlenen etkinlik, genç fikirlerin ve görüşlerin filizlenip yeşermesine zemin oluşturan bir sürecin fitilini de ateşliyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ARSİYAD) Başkanı Erdinç Acar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, bilime gönül veren gençler, TÜMKAD üyeleri ve çok sayıda davetlinin katıldığı etkinliğin açılışında konuşan TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk, gerçekleştirdikleri etkinliğin sadece bir projenin açılışı olmayıp, bir fikrin, bir cesaretin ve bir geleceğin başlangıcı olduğunu vurguladı. “Geleceği tasarlayanlar kazanacak” TÜMKAD olarak, mühendisliğin teknik bir alan olmakla birlikte dönüştüren, iyileştiren ve geleceği inşa eden bir güç olduğuna inandıklarını ifade eden Öztürk, “Tam da bu inançla, ‘GİF-T – Bir Fikrim Var Projesi’ni hayata geçirdik. Şunu artık çok net biliyoruz ki geleceği bekleyenler değil, tasarlayanlar kazanacak. Sevgili gençler, bugün burada bulunan her birinizin içinde bir fikir var. Belki henüz net değil, belki cesaret bekliyor. Ancak şunu unutmayın: Bir fikrin en büyük gücü, ona inanan bir insanla başlar. GİF-T tam olarak bunun için var. Sadece fikir üretmek için değil, o fikri geliştirmek, test etmek ve gerçeğe dönüştürmek için projelendirildi. Bu süreçte sizlere sadece bilgi değil, ilham, rehberlik ve güçlü bir ekosistem sunacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki birlikte üreten, birlikte düşünen ve birlikte gelişen yapılar, her zaman daha güçlüdür. Bugün burada attığımız bu adım, belki bir girişimin, belki bir iş birliğinin, belki de bir hayat hikayesinin başlangıcı olacak. Yıllar sonra dönüp baktığınızda, ‘ben o gün oradaydım’ diyeceksiniz. Gelecek, cesaret edenlerin olacak. Biz bugün burada, o cesareti büyütmek için bir aradayız” diye konuştu. Projede emeği bulunanlara teşekkür Projenin hayata geçirilmesinde büyük emekleri bulunduğunu söylediği GIF Komisyon Başkanı Merve Kara Oral’a , proje liderliğini üstlenen Yarenur Türe Özkan’a, projenin fikir annesi Rahşan İlkay Yorulmaz’a ve GIF komisyonundaki tüm üyelerine teşekkür eden Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Projemizin iki önemli paydaşı, bizleri her zaman destekleyen Nilüfer Belediyesi İnovasyon Merkezi İş Geliştirme Müdürü Sayın Gülşah Ayzit’e, Merve Hasret’e ve Nilüfer Belediye Başkanımız Sayın Şadi Özdemir’e, Referans Holding Sayın Feray Uzunçayır ve tüm ekibine çok teşekkür ederiz. Projelere mentörlük yapacak değerli gönüllü mentörlerimize, tüm fikirlerin değerlendirileceği jüride bulunan kıymetli jüri üyelerimize, MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Osman Akın’a, İnci Akü Arge Müdürü Sayın Alper Turhan’a, Apra Mühendislik Kurucusu ve değerli TÜMKAD üyemiz sayın Rahşan Yorulmaz’a, Bosch Rexroth Proje Geliştirme Müdürü Sayın Koray Yazdalı’ya çok teşekkür ederiz. Hepinize ilham dolu, üretken ve dönüştürücü bir yolculuk diliyorum.” Genç fikirlerin bilim sınavı TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Başkanı Merve Kara Oral da birçok gencin geleceğe yön vermeye aday özgün fikirleri bulunduğunu belirterek, genç fikirlerin hayata geçirilmesinin büyük öneme sahip olduğunu vurguladı. Bu tespitten hareketle “GIF-T Ideathon Girişimcilik Yarışması”nın startını verdiklerine işaret eden Oral, yarışmada projeleriyle yarışacak gençlere başarı dileklerinde bulundu. TÜMKAD Girişimcilik, İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Proje Lideri Yarenur Türe Özkan ise yarışma sürecinden söz etti. Yarışmaya 18-28 yaş aralığındaki 2 ya da 4’er kişilik gruplardan oluşan 15 ekibin katılacağını ifade eden Özkan, enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki genç fikirlerin mentorluk desteğiyle yarışacağını dile getirdi. Dereceye giren genç fikirlerin çeşitli ödüllerle ödüllendirileceğine işaret eden Özkan, yarışmanın gençlere vereceği en büyük kazanımın bilimsel düşünce yeteneğinin gelişimine zemin hazırlayacak olması olduğunu dile getirdi. ‘Bilimle dost’ gençler Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de konuşmasında gerçekleştirdikleri etkinlik nedeniyle TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk’ün şahsında TÜMKAD yönetimine teşekkür etti. Geleceğin gençlerin omuzları üzerinde yükseleceğine dikkat çeken Özdemir, “Geleceğimizin teminatı gençlerimizi, bilimsel düşüncenin temellendirdiği eğitim sistemi ile yarınlara hazırlamalıyız. Bilimi, sanatı ve kültürel gelişimi ihmal eden bir toplumun geleceği karanlık demektir. Bu nedenle ülkemizin yarınlarında söz sahibi olacak gençlerimizi ‘bilimle dost’ yapabilmenin arayışlarında olmalıyız. Burada en büyük görev şüphesiz devlete düşüyor. Bununla birlikte sivil toplum kuruluşlarının da bu doğrultuda gerçekleştirebilecekleri pek çok etkinliğin bulunduğunu göz ardı etmemeliyiz. Bu konuda örnek oluşturan TÜMKAD’ı kutluyorum” diye konuştu. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür plaketi Konuşmaların ardından TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk, etkinliğin düzenlenmesinde bulundukları katkı nedeniyle Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür plaketi takdim etti. Öztürk ayrıca etkinlik projesinin uygulanmasında emeği bulunan TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Başkanı Merve Kara Oral ile TÜMKAD Girişimcilik İnovasyon ve Fütürizm Komisyonu Proje Lideri Yarenur Türe Özkan’a da teşekkür plaketi verdi. Nefes kesen yarışmada dereceye giren ekipler Etkinliğin ikinci gününde 18-28 yaş aralığındaki 2 ve 4’er kişilik gruplardan oluşan 15 ekipte yer alan 50 genç, nefeslerin tutulduğu heyecanı yüksek yarışmada; enerji, teknoloji ve sürdürülebilirlik odağındaki fikirlerini yarıştırdı. MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, İnci Akü Ar-Ge Müdürü Alper Turhan, Apra Mühendislik Kurucusu ve TÜMKAD Üyesi Rahşan Yorulmaz ve Bosch Rexroth Proje Geliştirme Müdürü Koray Yazdalı’dan oluşan jüri heyetinin değerlendirmeleri neticesinde şu ekipler ilk 3 dereceyi paylaştı: Ekip Adı: Chemech/Döngüsel Biyodizel. Sloganları: Dışa bağımlılık: Sıfır Atık. Katılımcı Listesi: Yarkın Artunel, Nilsu Baysal.Ekip Adı: Aqua Energy. Sloganları: Geleceği geri kazanıyoruz. Katılımcı Listesi: Esma Tarlak, Süleyman Can Duman, Sevilay Sevim, Fatmanur Ors.Ekip Adı: Ekoprocess team. Sloganları: Tekstil fabrikalarının boyahanelerindeki voc zararlı gazının salınımını azaltmak ve doğalgaz tasarrufu sağlamak. Katılımcı Listesi: Afra Nur Kara, Huzeyfe Akyol, Bilgesu Köse, İrem Oza. Dereceye girenlere ödül ve proje eğitimi desteği Eskişehir Ideathon kapsamında ödül almaya hak kazanan ilk 3 girişimci adayı, Eskişehir Teknopark Tepebaşı Girişim Ofisi tarafından sunulan 15.000 TL değerindeki ‘Ön Kuluçka Programı’ ile ödüllendirildi. ‘Ön Kuluçka Programı’ kapsamında katılımcılar; Girişimcilik eğitimleri, deneyimli mentörlerden birebir destek, iş fikirlerini geliştirmeye yönelik kapsamlı içerikler, patent eğitimi, proje yazma eğitimi ile 2 ay boyunca girişimlerini bir üst seviyeye taşıma fırsatı elde edecekler. Dereceye giren yarışmacılar ayrıca, TÜMKAD tarafından verilecek olan patent ve proje eğitimleri almaya da hak kazandı.

Dünya değişiyor; Kendinizi yenileyin Haber

Dünya değişiyor; Kendinizi yenileyin

Başta yapay zekâ olmak üzere dünyadaki gelişmelere kayıtsız kalınmaması gerektiğini belirten Başkan Öztürk, “Kendinizi yenileyin, geliştirin” çağrısı yaptı. Konya Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Konya İl Genç Girişimciler Kurulu, TOBB Konya Kadın Girişimciler Kurulu ve KTO Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi İşbirliğinde, KTO’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Bir Fikirle Başlar” programında genç girişimcilerle bir araya geldi. TOBB Konya İl Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Erhan Öncan ve TOBB Konya Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Meryem Betül Özkardeş’in moderatörlüğünü yaptığı programda Başkan Öztürk, gençlere tavsiyelerde bulunurken, güncel ekonomik konularla ilgili sorulara da yanıt verdi. KTO önemli çalışmalar yürütüyor TOBB Konya İl Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Erhan Öncan, Kurul olarak genç girişimcilerin önünü açıcı çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Gerçekleştirilen toplantının genç girişimcilere yol göstermesi adına önemli olduğunu belirten Öncan, Başkan Öztürk’e katılımlarından dolayı teşekkür etti. TOBB Konya Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Meryem Betül Özkardeş de Konya Ticaret Odası’nın ve iştiraklerinin Konya ve ülkeye dair önemli çalışmalar yürüttüğünün altını çizerek, Başkan Öztürk’e programa katılımından dolayı teşekkür etti. Yeni dünya düzenini iyi kavramak gerekiyor Programda gençlere seslenen KTO Başkanı Selçuk Öztürk, girişimcilikte başarılı olabilmek için günümüz dünyasındaki gelişmeleri iyi anlamak gerektiğini vurguladı. Son dönemde dünyada sıra dışı gelişmeler yaşandığına dikkat çeken Başkan Öztürk; “Dünya uzun yıllardır güçlünün haklı olduğu bir düzeni yaşıyor. Ancak artık bu durumu gizlemeden açık açık uyguluyorlar. Bu anlamda dünyada artık yeni bir düzen hâkim olmaya başladı. Olağanüstü bir gelişme olmazsa, daha kuralsız bir dünya ekonomik sisteminde devam edeceğiz. Artık küreselleşme kavramı bitmeye başladı. Devletlerin ekonomik güç olarak daha fazla yer aldığı bir döneme doğru gidiyoruz. Yeni gelecekte bunları bilmemiz gerekiyor ki yeni girişimlerimizi buna göre şekillendirelim. Yeni dünyadaki siyasi ve ekonomik düzeni iyi kavramamız gerekiyor” dedi. Enflasyonla mücadele hepimizin sorumluluğunda Türkiye’nin dünyadaki yeni konjonktürü erken koklayabilen ülkelerden biri olduğunu ve bu durumun büyük avantaj getirdiğini belirten Başkan Öztürk, şöyle devam etti; “Yakın çevremizde yaşanan hadiseler sanırım ülkemizin gelişmelere adapte olmasını zorunlu kıldı. Elbette enflasyonla mücadele ettiğimiz zorlu bir dönemden geçiyoruz. Ancak gelecekten umutluyuz. Enflasyonda düşüş devam ediyor. Bu yılın ikinci yarısından itibaren ekonomideki iyileşme daha görünür hale gelecek. Enflasyonla mücadele önemli bir konu. Bu mücadele hepimizin sorumluluğundadır.” Konya; Daha fazlasını yapabilir Başkan Öztürk, Konya ekonomisi üzerine yaptığı açıklamada, Konya’nın son yıllardaki başarılarına dikkat çekti. Son 25 yılda Konya’nın Türkiye ortalamasının üzerinde bir grafik ortaya koyduğunu dile getiren Başkan Öztürk; “Konya ihracatta, üretimde, istihdamda kısaca ekonomideki hemen her parametrede Türkiye ortalamasının üzerinde bir gelişme gösteriyor. Ancak Konya’nın çok daha fazlasını yapabilecek potansiyeli var. Bunu da biliyoruz. Özellikle geçtiğimiz günlerde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan yeni Sanayi Alanları Master Planı’yla sanayi üretiminin Anadolu’ya yayılması gündeme alındı. Bu da gösteriyor ki Konya ve bölgesinin geleceği daha umut verici” ifadelerine yer verdi. Kendinizi geliştirin ve değiştirin Başkan Öztürk genç girişimcilere önemli tavsiyelerde de bulundu. Özellikle Çin’in dünya ekonomisindeki konumuna dikkat etmek gerektiğinin altını çizen Başkan Öztürk, şunları kaydetti; “Bir üretim yapacaksanız, yeni bir yatırım yapacaksanız Çin’in o sektördeki durumunu analiz ederek yapın. Çünkü karşınızda orantısız bir güç var. Ucuz iş gücü üzerinden rekabet edebileceğinizi düşünerek iş yapmayın. Türkiye’de işçilik maliyetlerini hepimiz biliyoruz. Önümüzün çok açık olduğu sektörler var. Özellikle hizmetler sektörünü mutlaka gündeme alın. Türkiye hizmetler sektöründe çok başarılı. Avrupa da bu konuda Türkiye’ye olumlu bakıyor. Bir de son dönemde hepimizin takip ettiği üzere yapay zekâ diye bir olgu ortaya çıktı. Bu anlamda, yapacağınız işlerde yapay zekânın o sektöre etkilerini göz ardı etmeyin. Bunu olumsuzluk anlamında söylemiyorum. Yapay zekâ ile bazı sektörler ölecek diye bir durum söz konusu değil. Yapay zekâdaki gelişmelere göre kendinizi geliştirin ve değiştirin. Değişime karşı inat ederek başarı elde edemezsiniz. Yapay zekâ diye bir sel geliyor önümüze, bu sele karşı durmayın. Rekabetler sertleşecek. Buna göre planlamalar yapın. Özellikle verimlilik gibi konular gündeminizde olsun.” Finansal okur yazarlığın önemine de değinen Başkan Öztürk, bir firmanın sürdürülebilirliğinin finansal okur yazarlılıkla doğrudan ilgili olduğuna dikkat çekerek, iş insanlarının mutlaka bu konuda eğitim alması gerektiğini söyledi. KTO genç girişimcinin yanında KTO olarak genç girişimcilere destek olmak için büyük gayret gösterdiklerini de belirten Başkan Öztürk; “KTO Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi kurduk. Burada genç arkadaşlarımızın iş fikirleriyle gelmesini, KTO’nun bu fikirleri süzgeçten geçirdikten sonra bu fikirlerin yatırıma dönüşmesine katkı sunmak istiyoruz. Türkiye’nin her şeyi yapabilecek beşeri sermayesi var. Bu avantajımızı değerlendirmeliyiz” dedi. Programda Başkan Öztürk genç girişimcilerin sorularını yanıtladı, önerilerini dinledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.