SON DAKİKA
Hava Durumu

#Girişimcilik

Ekometre - Girişimcilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişimcilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye yapay zekâda küresel sahneye çıkıyor Haber

Türkiye yapay zekâda küresel sahneye çıkıyor

GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül’de İstanbul Fuar Merkezi’nde küresel teknoloji şirketleri, yatırımcılar ve girişimcilik ekosistemini bir araya getirecek. Türkiye, yapay zeka ve dijital teknolojilerde küresel yatırım çekim merkezi olma hedefi doğrultusunda yeni bir uluslararası organizasyona hazırlanıyor. Dünyanın önde gelen teknoloji ve yapay zeka etkinlik ağlarından GITEX’in Türkiye organizasyonu olan GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik, Türkiye ile Avrasya bölgesindeki yapay zeka yatırımları, teknoloji iş birlikleri ve girişimcilik ekosistemini küresel yatırımcılarla buluşturmayı amaçlıyor. Yapay zeka ve veri merkezlerine milyarlarca dolarlık yatırım Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının 2026 yılında 38 milyar dolar seviyesinde olduğu, 2031 yılına kadar 58 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğü belirtiliyor. Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri kapsamında veri merkezleri ve yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlar da artırılıyor. Kamu desteğiyle 3 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi ve özel sektörden 10 milyar dolarlık kaynağın teknoloji yatırımlarına yönlendirilmesi hedefleniyor. Yapay zeka alanında insan kaynağının geliştirilmesi de büyüme stratejisinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye'nin Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli ve 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı yetiştirilmesi hedefleniyor. Girişim ekosistemi yatırım çekiyor Türkiye'nin teknoloji girişimciliği ekosisteminde de yatırım hareketliliği sürüyor. 2026'nın ilk çeyreğinde Türkiye'deki girişimler 559 milyon dolarlık yatırım çekti. Bu tutarın geçen yılın aynı dönemine göre yedi katın üzerinde artış anlamına geldiği belirtiliyor. Türkiye'nin teknoloji altyapısında ise teknoparklar ve Ar-Ge merkezleri önemli bir rol üstleniyor. Ülkede 100'ün üzerinde teknoparkın yanı sıra çok sayıda Ar-Ge ve tasarım merkezi faaliyet gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi de Türkiye'de 2025'in üçüncü çeyreği itibarıyla 1.059 aktif yapay zeka girişimi bulunduğunu açıklamıştı. GITEX Ai Türkiye İstanbul’da küresel teknoloji ağını buluşturacak GITEX Ai Türkiye 2026, Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumunu teknoloji ve yatırım alanında avantaja dönüştürmeyi hedefliyor. İki gün sürecek etkinlikte yapay zeka, 5G ve telekomünikasyon, bulut teknolojileri, siber güvenlik, veri merkezleri, fintech, e-ticaret, oyun, yeşil teknolojiler, sağlık teknolojileri, mobilite, kuantum bilişim ve akıllı üretim gibi alanlar öne çıkacak. Etkinliğin Türkiye ve Avrasya'da teknoloji yatırımlarını, sınır ötesi iş birliklerini ve girişimlerin uluslararası pazarlara erişimini hızlandırması amaçlanıyor. Küresel teknoloji şirketleri İstanbul’a geliyor GITEX Ai Türkiye 2026'da Google Cloud, HPE, NVIDIA, ASUS, Dell Technologies, SAP ve TrendAI gibi küresel teknoloji şirketlerinin yanı sıra Türkiye'nin teknoloji ve girişimcilik ekosisteminden şirketlerin de yer alması bekleniyor. Etkinlikte kamu kurumları, yatırımcılar, girişimler, teknoloji şirketleri ve teknoparkların bir araya gelmesi planlanıyor. GITEX'in resmi organizasyon sayfasında da etkinliğin yatırımcılar, girişimler ve teknoloji şirketleri arasında doğrudan bağlantı kurulmasına yönelik özel programlar içereceği belirtiliyor. Google Cloud’dan Türkiye’ye uzun vadeli yatırım Google Cloud'un etkinliğe ana ortak olarak katılması, şirketin Türkiye'deki uzun vadeli teknoloji yatırımları açısından da dikkat çekiyor. Google, Turkcell ile iş birliği kapsamında Türkiye'de yeni bir Google Cloud bölgesi kurulmasına yönelik yatırım planını daha önce açıklamıştı. HPE ve NVIDIA da yapay zeka altyapısı ve hızlandırılmış bilgi işlem teknolojilerini bir araya getiren çözümlerle etkinlikte yer alacak. Yatırımcılarla girişimler buluşacak GITEX Ai Türkiye 2026'nın önemli başlıklarından biri de girişimcilik ekosistemi olacak. Etkinlik kapsamında farklı ülkelerden yatırımcıların Türkiye'deki yapay zeka, fintech, oyun, e-ticaret, endüstriyel teknoloji ve derin teknoloji girişimleriyle bir araya gelmesi hedefleniyor. Türkiye'deki teknopark ve inovasyon merkezlerinin de etkinlikte yer almasıyla, yerli girişimlerin uluslararası yatırımcılara ve stratejik iş ortaklarına erişiminin artırılması amaçlanıyor. İstanbul teknoloji yatırımlarının yeni buluşma noktası olmayı hedefliyor GITEX Ai Türkiye'nin İstanbul'da düzenlenmesi, Türkiye'nin teknoloji ekosistemini uluslararası yatırımcılarla buluşturma hedefinin önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Etkinlik, yapay zeka ve dijital teknolojilerin yanı sıra veri merkezleri, siber güvenlik, bulut bilişim, fintech ve ileri üretim gibi alanlarda yeni yatırım ve iş birliği fırsatlarının oluşturulmasını hedefliyor. GITEX Ai Türkiye 2026, 9-10 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

Konya’nın üretim gücü gurur veriyor Haber

Konya’nın üretim gücü gurur veriyor

KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, İSO tarafından açıklanan Türkiye’nin en büyük 1.000 sanayi kuruluşu arasında yer alan Konyalı firma sayısının 25’e ulaşmasının şehrin üretim gücünü ortaya koyduğunu söyledi. İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” araştırmasının sonuçları açıklandı. Konya’dan 17 sanayi kuruluşunun yer aldığı liste, şehrin üretim kapasitesini ve güçlü sanayi altyapısını bir kez daha ortaya koydu. Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, İSO tarafından daha önce açıklanan Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde yer alan 8 firmayla birlikte, Türkiye’nin en büyük 1.000 sanayi kuruluşu arasındaki Konyalı firma sayısının 25’e yükseldiğini belirtti. Konya sanayisinin farklı sektörlerdeki üretim kabiliyeti, girişimcilik kültürü ve ihracat tecrübesiyle Türkiye ekonomisinin güçlü merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Öztürk, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde Konya’dan 17 firmamızın yer almasını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Birinci 500 listesinde bulunan 8 firmamızla birlikte Türkiye’nin en büyük 1.000 sanayi kuruluşu arasındaki firma sayımızın 25’e ulaşması, Konya sanayisinin geldiği seviyeyi göstermesi açısından son derece kıymetlidir. Finansman şartlarının zorlaştığı, üretim maliyetlerinin arttığı ve küresel rekabetin yoğunlaştığı bir dönemde firmalarımızın üretimden, yatırımdan, istihdamdan ve ihracattan vazgeçmeden yollarına devam etmeleri her türlü takdirin üzerindedir. Elde edilen bu başarı, Konya iş dünyasının güçlü iradesinin, çalışma azminin ve geleceğe olan inancının bir sonucudur. Konya; köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve geniş sektör çeşitliliğiyle ülkemizin kalkınmasına değer katmaya devam etmektedir. Firmalarımızın bu önemli araştırmalarda daha güçlü şekilde temsil edilmesi, şehrimizin ekonomik geleceğine dair umutlarımızı artırmaktadır. Konya Ticaret Odası olarak sanayicilerimizin rekabet gücünü artıracak, yeni pazarlara açılmalarını destekleyecek ve yüksek katma değerli üretime geçişlerini hızlandıracak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. İSO İkinci 500 listesinde yer alan firmalarımızın yöneticilerini ve çalışanlarını gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.” Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’nda yer alan Konyalı firmalar şöyle: Konya Çimento, Safa Tarım, Al-San Gıda, Hekimoğlu Un, Besa Yemcilik, Memak Makine, Akova Süt, Çöğenler Yem, Konya Kağıt, İzi Süt, Sezersan, Hidrokon, ACV Süspansiyon, Konsüt Gıda, TÜMOSAN, Büyük Hekimoğulları.

Yılın ilk yarısında kurulan şirket sayısı yüzde 9,3 arttı Haber

Yılın ilk yarısında kurulan şirket sayısı yüzde 9,3 arttı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) yayımladığı Haziran 2026 Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri, yılın ilk yarısında girişimcilik eğiliminin güçlenmeye devam ettiğini ortaya koydu. Ocak-haziran döneminde kurulan şirket sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,3 artarken, kapanan şirket sayısı yüzde 1,4 geriledi. Haziran ayında ise hem şirket kuruluşlarında hem de kapanışlarda artış yaşandı. Ay boyunca 9 bin 639 şirket kurulurken, 3 bin 293 şirket faaliyetini sonlandırdı. İlk 6 ayın görünümü Gösterge Ocak-Haziran 2025 Ocak-Haziran 2026 Değişim Kurulan şirket 52.226 57.062 %9,3 ↑ Kapanan şirket 13.677 13.484 %1,4 ↓ Kurulan gerçek kişi işletmesi 8.261 8.855 %7,2 ↑ Kurulan kooperatif 988 814 %17,6 ↓ Kaynak: TOBB Haziran 2026 Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri. Haziranda şirket kuruluşları hızlandı Haziranda kurulan şirket sayısı mayıs ayına göre yüzde 26,1, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 31,5 arttı. Aynı dönemde kapanan şirket sayısı aylık bazda yüzde 58,9, yıllık bazda ise yüzde 28,2 yükseldi. Haziran ayı özeti Gösterge Haziran 2026 Aylık Değişim Yıllık Değişim Kurulan şirket 9.639 %26,1 ↑ %31,5 ↑ Kapanan şirket 3.293 %58,9 ↑ %28,2 ↑ Kurulan gerçek kişi işletmesi 1.631 %41,3 ↑ %45,1 ↑ Kurulan kooperatif 204 %102 ↑ %51,1 ↑ En fazla şirket ticaret sektöründe kuruldu Haziran ayında kurulan şirket ve kooperatiflerin 3 bin 272'si toptan ve perakende ticaret, 1.372'si inşaat, 1.244'ü ise imalat sektöründe faaliyet göstermeye başladı. Gerçek kişi ticari işletmelerinde ise en yoğun kuruluş 714 işletmeyle inşaat sektöründe gerçekleşti. Şirket sermayelerinde güçlü artış Kurulan şirketlerin toplam sermayesi haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 126,3 arttı. Ay içinde kurulan 9 bin 639 şirket ve kooperatifin 8 bin 606'sını limited, 1.032'sini anonim şirketler oluşturdu. Yabancı ortaklı şirket sayısı 894'e ulaştı Haziranda 894 yabancı ortaklı şirket kuruldu. Bu şirketlerin 419'u Suriyeli, 109'u Türk, 54'ü ise İranlı ortaklı olarak kayıtlara geçti. Kurulan yabancı ortaklı şirketlerde yabancı sermayenin toplam sermaye içindeki payı yüzde 77,5 oldu. Bursa ilk 5 il arasında Haziranda en fazla şirket kurulan il 3 bin 486 şirketle İstanbul oldu. İstanbul'u Ankara, İzmir ve Antalya izlerken, Bursa 346 yeni şirketle Türkiye genelinde beşinci sırada yer aldı. En fazla şirket kurulan ilk 5 il İl Kurulan Şirket İstanbul 3.486 Ankara 1.069 İzmir 553 Antalya 450 Bursa 346

Yapay zekâ çağında rekabetin yeni anahtarı: Marka değeri Haber

Yapay zekâ çağında rekabetin yeni anahtarı: Marka değeri

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının rekabet gündemini doğrudan ilgilendiren “Yapay Zekâ Çağında Markalaşma Forumu”nu İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. NETNOCON ve İzmir Ekonomi Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen forum, markalaşmanın yapay zekâ, algoritmalar, dijital topluluklar, veri temelli müşteri içgörüsü ve yeni nesil tüketici davranışları ekseninde yeniden tanımlandığı dönemi İzmir iş dünyasının gündemine taşıdı. Forumun keynote konuşmacısı, netnografi yönteminin kurucusu, dijital pazarlama ve tüketici kültürü alanında dünyanın önde gelen akademisyenlerinden Prof. Dr. Robert V. Kozinets oldu. Yaklaşık 14 yıl sonra yeniden Türkiye’de iş dünyasıyla buluşan Kozinets, markalaşmanın geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “Markalaşmanın Geleceği: Şirketlerin Yol Haritası” başlıklı panelde ise; University of Southern California’dan Dijital Pazarlama ve Tüketici Kültürü Profesörü Prof. Dr. Robert V. Kozinets, Università Cattolica del Sacro Cuore’dan Marka ve Tüketici Kültürü Profesörü Prof. Dr. Rossella Gambetti, University of Southern California’dan İletişim ve Turizm Profesörü Prof. Dr. Ulrike Gretzel ve Pacific University’den Pazarlama ve Tüketici Kültürü alanında çalışmalar yürüten Dr. Öğr. Üyesi Lena Çavuşoğlu yer aldı. Panelin moderasyonunu Dr. Öğr. Üyesi Lena Çavuşoğlu üstlendi. İzmir’i markalaşan bir şehir olarak konumlandıracağız Açılışta konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, markalaşmanın artık yalnızca pazarlama departmanlarının konusu olmadığını belirterek, küresel rekabet gücünü belirleyen stratejik bir liderlik alanına dönüştüğünü söyledi. Özhelvacı, “Bugün yalnızca bir marka forumu düzenlemiyoruz. İzmir iş dünyasını; yapay zekânın, algoritmaların, dijital toplulukların, derin müşteri içgörülerinin ve yeni nesil tüketici davranışlarının şekillendirdiği büyük bir dönüşüm alanıyla buluşturuyoruz. Markalaşmayı yalnızca pazarlamanın bir başlığı olarak değil; şirketlerimizin geleceğe kalma becerisini belirleyen stratejik bir yönetim sorumluluğu olarak ele alıyoruz” dedi. EGİAD’ın 18. Dönem vizyonunun merkezinde yer alan “Üçüz Dönüşüm” yaklaşımına dikkat çeken Özhelvacı, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, yapay zekâ çağında şirketlerin değişimi takip eden değil, değişime yön veren aktörler olması gerektiğini vurguladı. “Algoritmalar görünürlüğü belirliyor, içerikler saniyeler içinde üretiliyor, trendler hızla yayılıyor, veri ise müşteri içgörüsünün ana kaynağı haline geliyor. Böyle bir dönemde markalaşma, yalnızca pazarlama departmanlarının görevi olmaktan çıkıyor; yönetim kurullarının, şirket sahiplerinin ve girişimcilerin sahiplenmesi gereken stratejik bir sorumluluğa dönüşüyor” diyen Özhelvacı, Türkiye’nin üretim gücünü küresel marka değerine dönüştürmesinin kritik önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin üretim gücü, girişimcilik enerjisi, genç insan kaynağı, sanayi tecrübesi ve ihracat kapasitesiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Özhelvacı, bu potansiyelin küresel marka değerine dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Brand Finance Türkiye 2026 verilerine göre Türkiye’nin en değerli 125 markasının toplam değerinin 19,6 milyar dolara yükseldiğini hatırlatan Özhelvacı, bu artışın değerli olduğunu ancak küresel rekabet ölçeğinde Türkiye’nin markalaşma ajandasını daha stratejik, uzun vadeli ve kararlı biçimde ele alması gerektiğini söyledi. Özhelvacı, “Üretim gücümüz var. Girişimcilik enerjimiz var. Genç ve dinamik insan kaynağımız var. Sanayi tecrübemiz ve ihracat kapasitemiz var. Ancak bütün bu değerleri küresel ölçekte daha güçlü marka hikâyelerine dönüştürme konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyacımız var” dedi. İzmir’in köklü ticaret kültürü, güçlü sanayi altyapısı, liman kenti kimliği, yaratıcı sektörleri, tarım ve gıda potansiyeli ile teknoloji ve inovasyon ekosistemi sayesinde önemli bir marka değerine sahip olduğunu kaydeden Özhelvacı, kentin bu potansiyelinin daha görünür ve ayırt edici bir küresel kimliğe taşınması gerektiğini ifade etti. “İzmir’i yalnızca üreten bir şehir olarak değil; tasarlayan, anlatan, dönüştüren, markalaşan ve dünyaya değer sunan bir şehir olarak konumlandırmalıyız” diyen Özhelvacı, genç iş insanlarına bu noktada büyük sorumluluk düştüğünü belirtti. EGİAD Başkanı Özhelvacı, forumun yalnızca bir bilgi paylaşımı değil, İzmir iş dünyası için yeni sorular üretmesi gereken stratejik bir başlangıç olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Markamızı gerçekten tanıyor muyuz? Müşterimizi yeterince dinliyor muyuz? Dijital toplulukların sesini anlayabiliyor muyuz? Yapay zekâyı yalnızca verimlilik aracı olarak mı görüyoruz, yoksa daha derin müşteri içgörüsü üretmek için kullanabiliyor muyuz? İzmir’den dünyaya nasıl daha güçlü markalar çıkarabiliriz? Çünkü bazen dönüşüm, tek bir cevaptan değil; doğru zamanda sorulan güçlü bir sorudan başlar.” Perihan İnci: “Geleceğin rekabeti markalar arasında yaşanacak” EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Perihan İnci ise markalaşmanın artık yalnızca şirketlerin değil, şehirlerin ve ülkelerin de rekabet gücünü belirleyen stratejik bir unsur haline geldiğini vurguladı. Yapay zekâ ve veri ekonomisinin şekillendirdiği yeni dünyada üretmenin tek başına yeterli olmadığını belirten İnci, güçlü markaların güven, sürdürülebilirlik, inovasyon ve değer üretimi üzerine inşa edildiğini ifade etti. İzmir’in üretim gücü, limanı, girişimcilik ekosistemi ve uluslararası vizyonuyla önemli bir marka şehir potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken İnci, şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemde hem Türkiye markasını hem de İzmir markasını daha güçlü bir şekilde inşa etmek zorundayız. Çünkü geleceğin rekabeti yalnızca ekonomiler arasında değil; markalar arasında yaşanacaktır.” Kozinets: “Markalar mesaj üreten değil, topluluk oluşturan yapılar haline geldi” Forumun keynote konuşmacısı Prof. Dr. Robert V. Kozinets ise, markalaşmanın yapay zekâ çağında köklü bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, markaların artık yalnızca ürün ve hizmet sunan yapılar değil, dijital topluluklar içerisinde şekillenen kültürel ekosistemler haline geldiğini söyledi. Günümüz rekabetinde marka değerinin şirketlerin anlattığı hikâyelerden çok, tüketicilerin kendi aralarında kurduğu etkileşimlerden doğduğunu vurgulayan Kozinets, “Markalar mesaj üreten değil, topluluk oluşturan yapılar haline geldi” dedi. Dijital çağda müşteri sadakatinin yerini topluluk aidiyetinin aldığını belirten Kozinets, başarılı markaların tüketicileri yalnızca hedef kitle olarak görmeyip onları marka deneyiminin aktif bir parçası haline getiren kurumlar olacağını ifade etti. Yapay zekânın içerik üretimi, veri analizi ve müşteri deneyimi yönetiminde önemli fırsatlar sunduğunu belirten Kozinets, teknolojinin marka yaratmadığını ancak marka deneyimini büyüttüğünü vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Yapay zekâ marka yaratmaz; marka deneyimini ölçeklendirir. Veri bize ne olduğunu söyler, kültür ise neden olduğunu açıklar.” Yapay zekânın giderek yaygınlaştığı yeni dönemde teknolojinin herkes tarafından erişilebilir hale geleceğini ifade eden Kozinets, sürdürülebilir rekabet avantajının kültürel anlam üretebilen markalar tarafından yaratılacağını belirtti. Tüketici artık hedef kitle değil, marka ortağı Konuşmasında tüketicinin değişen rolüne de dikkat çeken Kozinets, dijital çağın tüketicisini yalnızca satın alma kararı veren bir müşteri olarak değil; içerik üreten, marka hikâyelerini şekillendiren ve kurumların algısını doğrudan etkileyen bir paydaş olarak tanımladı. Markaların tüketicilerle tek yönlü iletişim kurmak yerine ortak değer üretme anlayışıyla hareket etmeleri gerektiğini belirten Kozinets, markalaşmanın geleceğinin katılımcı, topluluk temelli ve insan merkezli modeller üzerinden şekilleneceğini söyledi. Forumda yapılan değerlendirmelerde; yapay zekânın markalar için yalnızca verimlilik sağlayan bir teknoloji değil, tüketiciyi, toplulukları ve kültürel kodları anlamaya imkân veren stratejik bir içgörü altyapısı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, yapay zekâ destekli markalaşma, dijital topluluklar, tüketici deneyimi, kültürel içgörü ve küresel rekabet başlıklarında geleceğin iş dünyasına ilişkin önemli perspektifler kazandı. Yoğun katılımla gerçekleşen forum, İzmir iş dünyası için markalaşmayı yapay zekâ çağının en kritik rekabet başlıklarından biri olarak yeniden gündeme taşırken; şirketlerin yalnızca üretim, fiyat ve kalite avantajıyla değil, anlam yaratan marka hikâyeleri, güçlü müşteri içgörüleri, dijital topluluklarla kurulan güven ilişkisi ve küresel ölçekte ayırt edici konumlanma ile öne çıkabileceği mesajını verdi.

Özer Matlı: Bursa'nın potansiyelini daha ileriye taşıyacağız Haber

Özer Matlı: Bursa'nın potansiyelini daha ileriye taşıyacağız

arihi Çarşılar Federasyonu'nun düzenlediği programda bölge esnafı ile bir araya gelen BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın köklü ticaret kültürünü istişare, dayanışma ve birlikte üretme anlayışıyla geleceğe taşımak için çalışacaklarını söyledi. Fidan Han`da gerçekleştirilen programa Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği Başkanı İsa Altıkardeş, bölgede faaliyet gösteren oda ve dernek başkanları ile çok sayıda Kapalı Çarşı esnafı katıldı. Bursa iş dünyasının farklı kesimlerini bir araya getiren programda sektörlerin beklentileri, ticaret hayatının güncel sorunları ve BTSO'nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. “Tarihi çarşı ve hanlar bölgesi ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir” Programda konuşan Özer Matlı, Bursa'nın ticaret kültürünün en önemli merkezlerinden biri olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye için de büyük bir değer taşıdığını söyledi. Yaklaşık 4 bin iş yerine ev sahipliği yapan bölgenin Bursa'nın yaşayan ticaret hafızası olduğunu ifade eden Matlı, “Bursa'nın sanayisi ne kadar güçlü ise ticaret kültürünün kalbi de burada atmaktadır. Bu bölge yalnızca dükkânlardan oluşan bir alan değil; ahilik kültürünün, esnaf dayanışmasının ve yüzyıllardır süregelen ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir” dedi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hanlar Bölgesi'nin Bursa ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Matlı, tarihi mirasın korunması kadar bölgedeki esnafın güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını belirterek, “Bizim için önemli olan tarihi mirasımızı korurken esnafımızın ticari hayatını daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmektir. Esnafımızın güçlü olması Bursa'nın güçlü olması demektir” ifadelerini kullandı. “Çarşımızın geleceği için kararlılıkla çalışacağız” Bursa Ticaret Borsası olarak bugüne kadar Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesine verilen destekleri yeni süreçte de sürdüreceklerini ifade eden Matlı, BTSO’nun bütçe imkânları doğrultusunda Tarihi Çarşılar Federasyonu ve Birliğimize yakışır, Türkiye’ye örnek olacak temsil ve hizmet alanlarının oluşturulmasına katkı sunacaklarını açıkladı. Matlı, yaklaşık 700 yıldır ticaret hayatına ev sahipliği yapan bu tarihi değerin geleceğe taşınmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu arasında çözüm bekleyen konuların giderilmesi noktasında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bu değer Bursa’nın ortak mirasıdır ve gelecek nesillere en iyi şekilde taşınmalıdır” dedi. “Tüm üyelerimizi kapsayan bir yönetim anlayışı inşa edeceğiz” Programda konuşan Matlı, Bursa'nın sahip olduğu üretim gücü, ticaret birikimi ve girişimcilik kültürüyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bursa'nın ekonomik gücünün temelinde güçlü sanayisi kadar köklü ticaret kültürü de bulunmaktadır. Esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin ve hizmet sektörümüzün görüşlerini merkeze alan bir anlayışla hareket edeceğiz. BTSO'nun tüm üyelerini kapsayan, onların beklentilerine kulak veren ve çözüm üreten bir yapıyı hep birlikte inşa edeceğiz. “Tarihi çarşı'nın köklü mesleklerini dijital dünyaya taşıyacağız” Bursa Ticaret Borsası olarak şehrimizin geleneksel lezzetlerini tanıtmak amacıyla hayata geçirdiğimiz ve büyük ilgi gören Off The Record dijital içerik çalışmalarımızın benzerlerini Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemiz için de gerçekleştireceğiz. Bursa bıçakçılığı, sedefkârlığı, sepetçiliği gibi çarşımızın sahip olduğu diğer köklü meslekleri dijital platformlarda daha görünür hale getirerek hem kültürel mirasımızın korunmasına hem de çarşı esnafımızın ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacağız. “Bursaspor ve tarihi çarşı arasında yeni iş birlikleri kuracağız” Çarşı esnafımızın şehrimizin ortak değeri olan Bursaspor’a verdiği destek hepimizin malumudur. Bursaspor’un kent aidiyetini güçlendiren en önemli marka değerlerimizden biri olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın marka değerlerini birbirleriyle daha güçlü şekilde buluşturacağız. Bursaspor, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, kültürel mirasımız ve turizm potansiyelimiz arasında yeni iş birlikleri geliştirerek hem kentimizin tanıtımına hem de turizm hareketliliğine katkı sağlayacağız. “Tarihi çarşı ve hanlar bölgesi'nin marka değerini güçlendireceğiz” Bölgemizin yalnızca Bursa’da değil, Türkiye genelinde de daha fazla bilinir hale gelmesi için tanıtım faaliyetlerine destek vereceğiz. İç turizm açısından diğer şehirlerle olan bağlantılarının güçlendirilmesi, ziyaretçi sayısının artırılması ve bölgenin marka değerinin yükseltilmesi önceliklerimiz arasında yer alacaktır. “Yıllardır bekleyen konuları sonuçlandıracağız” Yaklaşık 13 yıldır gündemde yer alan ve çarşı esnafımızın ticaretini geliştirmesinin önünde engel oluşturan sorunları ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde ele alacak, çözüm bekleyen başlıkları tek tek sonuçlandırmak için kararlılıkla çalışacağız. Esnafımızın taleplerini dinleyerek, birlik ve beraberlik içerisinde bu sorunları hep birlikte çözüme kavuşturacağız. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi'nden aldığımız birlik, dayanışma ve üretim ruhuyla; Bursa iş dünyasının tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturarak şehrimizin ekonomik ve sosyal potansiyelini daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Borusan, 2025 yılını %27 büyüme ile tamamladı Haber

Borusan, 2025 yılını %27 büyüme ile tamamladı

Söz konusu faaliyet döneminde %27 büyümeyle 326 milyar TL konsolide ciroya ulaşan Borusan’ın FAVÖK’ü 38 milyar TL oldu. Grup, sürdürülebilir kârlı büyüme odağıyla 2026 için planladığı 20 milyar TL yatırımla yarattığı değeri büyütmeyi hedefliyor. Türkiye’nin sanayileşmesinde ve kalkınmasında önemli role sahip olan Borusan Grubu, 2025 yılı finansal sonuçlarını ve gelecek dönem yatırım planlarını açıkladı. Borusan, 326 milyar TL konsolide ciroya ulaştığı 2025 yılını %27’lik bir büyümeyle tamamladı. FAVÖK bazında ise geçtiğimiz yıla göre %82 artış kaydederek 38 milyar TL’ye ulaştı. Grup, büyüme ivmesini daha da yukarılara taşımak amacıyla 2026 yılında faaliyet gösterdiği alanlarda 20 milyar TL yatırım yapmayı planlıyor. Sonuçları değerlendiren Borusan Grup CEO Özgür Günaydın, şu ifadeleri kullandı: “2025 yılını başarıyla geride bıraktık. Ortaya çıkan bu güçlü finansal tablo, Borusan'ın köklü yapısının ve kurumsal gücünün en net yansıması. Grup CEO görevine başlarken böylesi sağlam bir mirası devralmak bana büyük bir gurur ve motivasyon verdi. Önümüzde, mevcut finansal ve operasyonel başarılarımızı daha ileriye taşıyacağımız heyecan verici bir dönem var. Bunu yaparken temelimizde 'Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan' vizyonu olacak. Biz tüm paydaşlarımızla daha iyi bir gelecek için kuşaklar boyu birlikte değer üretiyoruz. 2026 yılındaki yatırım planlarımızı da tam olarak bu anlayışla hayata geçireceğiz.” Yatırımlarla büyüyor Borusan’ın 2025 yılında elde ettiği başarılı performansı, Grubun farklı sektörlerdeki güçlü varlığının ve uzun vadeli büyüme stratejisinin bir göstergesi oldu. Bu sonuçlar, aynı zamanda Borusan'ın geniş ve dengeli portföyünün başarısını, değişen pazar koşullarına uyum sağlama yeteneğini açıkça ortaya koyuyor. Borusan Grubu ayrıca dinamik portföy stratejisi doğrultusunda 2025 yılında Borusan Tedarik'in CEVA Logistics’e yüzde 100 hissesinin satışını tamamladı. Borusan, 2026 geneline yaydığı yatırımlarını üretim sektörüne 8 milyar TL, otomotiv sektörüne 8 milyar TL, makina ve güç sistemleri sektörüne 2 milyar TL, enerji sektörüne 1 milyar TL ve lojistik sektörüne 1 milyar TL olarak planladı. Borusan'ın Türkiye ekonomisine duyduğu güvenin bir yansıması olan bu yatırım planı, stratejik hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacak. "Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan" vizyonuyla değer üretecek Bu esnek ve güçlü yapının temelinde, "Önce İnsan, Öncü ve Güvenilir Borusan" vizyonu yatıyor. “Tüm paydaşlarıyla daha iyi bir gelecek için kuşaklar boyu birlikte değer üretme” misyonunu odağına alan Borusan’ı bu vizyona ulaştıracak ana strateji ise “sürdürülebilir kârlı büyüme” olarak öne çıkıyor. Grup, bu büyüme stratejisini hayata geçirirken dört kritik odak alanından güç alıyor: Teknoloji ve yapay zeka, girişimcilik ve ekosistem, yetenek ve kültür, paydaş ve itibar yönetimi. Yeni vizyon ve sürdürülebilir kârlı büyüme stratejisi, Borusan Grubu’nun 200 yıl ve ötesinde varlığını sürdürme yolculuğunda en önemli itici güç konumunda. Grup aynı zamanda çalışanlarından müşterilerine, yatırımcılarından iş ortaklarına ve yaşadığı topluma kadar dokunduğu her kesim için somut değer üretiyor.

Geleceğin Liderleri Houston'da Haber

Geleceğin Liderleri Houston'da

Türkiye, FIRST Championship'te büyük bir başarıya imza attı! Dört gün süren bu küresel buluşmada Türkiye, hem FIRST Robotics Competition (FRC) hem de FIRST Tech Challenge (FTC) programlarında güçlü bir performans sergileyerek toplamda 10 ödül kazandı. Bu yıl ülkemizden 23 FRC ve 4 FTC takımı, uluslararası arenada Türkiye'yi temsil etmek üzere şampiyonada yer aldı. Türk takımları; FRC programında 6, FTC programında ise 4 ödül olmak üzere toplamda 10 ödül kazanarak Türkiye'nin STEM alanındaki yükselişini bir kez daha tüm dünyaya kanıtladı. Ayrıca 5 Türk takımı, kendi yarıştıkları division'larda (bölüm) gösterdikleri üstün performansla playoff etabına yükseldi ve şampiyona sürecinde dikkat çeken bir başarıya ulaştı. Bu sonuç, Türkiye'nin yalnızca katılım boyutuyla değil, yarışma performansı açısından da küresel ölçekte başarılarını gözler önüne serdi. Türkiye'den katılan takımlar, yurt içi ve yurt dışında farklı bölgesel turnuvalarda elde ettikleri prestijli ödüller sayesinde bu büyük organizasyonda yarışma hakkı kazandı. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Brezilya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere 50'den fazla ülkeden, iki program kapsamında yaklaşık 1000 takımın yer aldığı şampiyonada Türkiye toplam 27 takımla temsil edildi. Bu büyük organizasyon, yalnızca bir robot yarışması değil; gençlerin potansiyelini tüm dünyaya gösterdiği küresel bir sahne niteliği taşımaktadır. Her yıl milyonlarca öğrenciyi kapsayan FIRST programları, gençleri mühendislik, girişimcilik ve toplumsal sorumluluk alanlarında geleceğe hazırlamaktadır. Öğrenciler yalnızca robot tasarlayıp inşa etmekle kalmayıp, aynı zamanda çeşitli projeler geliştirmekte, iş dünyası ile bağlantılar kurmakta ve uluslararası bir topluluğun parçası olmaktadır. Türkiye'de ise geçtiğimiz haftalarda sona eren 2025-2026 FIRST Robotics Competition sezonu; Fikret Yüksel Foundation ve Fikret Yüksel Eğitim Vakfı öncülüğünde gerçekleştirilmiş, 8 farklı bölgesel etkinlik, 3 etapta ve 2 farklı şehirde düzenlenmiş ve 8.000'in üzerinde öğrenciye ulaşılmıştır. Ayrıca sezon boyunca bizlere destek olan değerli sponsorlarımız; AV Sponsorumuz Consys, Teknoloji Destekçimiz Turknet, Makine Alanı Sponsorumuz Bosch Türkiye, Avrasya Regional Geleceğin Dostu Sponsorumuz Baymak, Ankara Etkinlikleri Mekan Sponsorumuz Etimesgut Belediyesi ve değerli destekçilerimiz Birikim Pilleri, Caudalie, Kurukahveci Mehmet Efendi, Didar Art Collection, Ultra Tekstil ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gönülden teşekkür ederiz. Ödül Listesi Engineering Inspiration 5665 FENERBAHÇE DOGUS SPARC Archimedes FRC Engineering Inspiration 6429 4th Dimension Galileo FRC Championship FIRST Impact Award Finalist 9545 Caracal Robotics FRC Rookie All Star 10907 ROBOLYNX Hopper FRC Rising All Star 10396 Mostra Johnson FRC Judge's Award 6988 ACI35 Newton FRC Championship Compass Award 25171 Burçin Gündüz - RoboTakev FTC Sustain Award 25153 Cartesian Robotics Franklin FTC Connect Award 2nd place 25171 RoboTakev Franklin FTC Reach Award Winner 25577 ZAĞANOS Ross FTC

İş Dünyasından 23 Nisan mesajları Haber

İş Dünyasından 23 Nisan mesajları

İş dünyası temsilcileri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışının 106. yılı ve “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nı yayımladıkları mesajlarla kutladı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu: Eğitimli, özgüvenli ve mutlu çocuklar, güçlü bir Türkiye’nin temelidir “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği camiası olarak, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın daha güçlü, daha müreffeh ve daha huzurlu bir ülkede yaşamaları için çalışmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. TOBB olarak ülkemizin 81 ilinde 245 eğitim/öğretim tesisini hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Biliyoruz ki; eğitimli, özgüvenli ve mutlu çocuklar, güçlü bir Türkiye’nin temelidir. Son günlerde yaşanan ve hepimizi derinden üzen okul saldırıları, toplum olarak üzerinde hassasiyetle durmamız gereken önemli bir gerçeği bir kez daha hatırlatmıştır. Okullarımız, çocuklarımızın kendilerini en güvende hissetmeleri gereken yerlerdir. Şiddetin her türlüsünü reddediyor; çocuklarımızın güvenli, sağlıklı ve sevgi dolu ortamlarda büyümesi için hep birlikte daha fazla sorumluluk almamız gerektiğine inanıyorum. Saldırıların tüm boyutlarıyla araştırılıp aydınlığa kavuşturulması ve tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin acil bir şekilde alınması önem arz etmektedir. Çocuklarımızın yüzünün güldüğü, umutlarının yeşerdiği, barış ve güven içinde bir gelecek diliyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli egemenliğimizi bizlere emanet eden tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum”. TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol: Çocuklarımız bu ülkenin gerçek sahipleri ve geleceğimizin teminatı "23 Nisan, milletimizin bağımsızlık mücadelesini ulusal egemenlikle taçlandırdığı, iradesini tüm dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Büyük fedakarlıklar, yokluklar ve destansı mücadeleler sonucunda kazanılan ulusal egemenliğin çocuklara emanet edilmesi, geleceği inşa edecek gücün çocuklar olduğuna duyulan derin inancı ortaya koymaktadır. Bizler, çocuklarımızı bu ülkenin gerçek sahipleri ve geleceğimizin teminatı olarak görüyoruz. Onların gözlerindeki umut, bizlere daha iyisini yapma sorumluluğu yüklüyor. Çocuklarımızın, geleceklerini sevgiyle ve güvenle inşa eden ailelerin yanında, umutla yarınlara bakabilmeleri ve yüzlerindeki mutluluğun daim olması en büyük temennimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle, TİSK ve şahsım adına, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize saygı ve minnetlerimi sunuyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm çocuklarımıza ve milletimize kutlu olsun." TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken: Çocuklarımıza emeğin kıymetini aktarmaya devam ediyoruz "Çocuklarımız sadece yarının büyükleri değil, aynı zamanda bugünün de en kıymetli varlıklarıdır. Güçlü bir Türkiye'nin temeli, iyi yetişmiş, bilinçli, çalışkan ve değerlerine sahip çıkan nesillerle mümkündür. Esnaf ve sanatkar camiası olarak köklü Ahilik geleneğimizden aldığımız terbiye ile çocuklarımıza dürüstlüğü, emeğin kıymetini ve üretmenin önemini aktarmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm milli mücadele kahramanlarımızı minnetle anıyor, milletimizin ve çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum". ATO Başkanı Gürsel Baran: Çocuklarımızın güçlü girişimci olmaları için çalışıyoruz "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin, tam bağımsızlık meşalesini genç nesillere emanet etme kararlılığı ve güçlü vizyonunun göstergesidir. 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' şiarıyla kurulan, millet egemenliğinin karargahı olan TBMM ve çocuklarımız, yarınlarımızın en güçlü teminatıdır. Başkentimizin iş dünyası temsilcileri olarak, çocuklarımızın, hayallerini katma değere dönüştüren, üretim, teknoloji ve inovasyonla ekonomiye yön veren güçlü girişimciler olarak yetişmesi için çalışıyoruz". TÜRMOB Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız: Çocuklarımızın daha güçlü bir Türkiye'de yaşamaları için çalışmak en önemli görevimizdir "Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara verdiği değer, onların çağdaş, özgür ve bilinçli bireyler olarak yetişmesi yönündeki inancını ortaya koymaktadır. Bu özel gün vesilesiyle, demokrasimizin temeli olan milli egemenliğin korunması ve geliştirilmesi sorumluluğunu hep birlikte taşımamız gerektiğini bir kez daha hatırlıyoruz. Çocuklarımızın daha aydınlık, daha adil ve daha güçlü bir Türkiye'de yaşamaları için çalışmak en önemli görevimizdir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kurtuluş mücadelesi kahramanlarını saygı ve minnetle anıyorum" Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi: 23 Nisan Türkiye’nin kuruluş tohumlarının atıldığı gündür 23 Nisan 1920, Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu döneminde millet iradesinin tecelli ettiği, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun dünyaya ilan edildiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, geleceğe duyulan güvenin en güçlü ifadesidir. Bugün bizler, Türk ihracatçıları olarak yalnızca ekonomik değer üretmiyor; aynı zamanda umut, emek ve daha iyi bir gelecek vizyonunu da dünyaya taşıyoruz. Çocuklarımızın güven içinde eğitim aldığı, hayallerini özgürce kurabildiği bir world, sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Son dönemde okullarda yaşanan üzücü olaylar hepimizi derinden yaralamış; çocuklarımızın neşeyle ve güvenle eğitim aldığı ortamların korunmasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Bu bilinçle eğitime katkı sunmak adına iki okul inşa ederek Millî Eğitim Bakanlığı’na bağışlamış bulunuyor, aynı zamanda ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşımak için üretmeye ve ihracata devam ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle başta çocuklarımız olmak üzere tüm milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, geleceğimizin mimarı evlatlarımıza sağlıklı ve umut dolu bir yaşam diliyorum. İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli: Egemenliğin ve geleceğin emaneti 23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği bu anlamlı gün, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk tarafından 106 yıl önce çocuklara armağan edilmiştir. İzmir Ticaret Borsası olarak, onun izinde yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızı tarımsal üretim, sürdürülebilir çevre ve doğa bilinciyle yetiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. “Toprak ve Çocuk” programımızla çocuklarımızın erken yaşta çevre ve doğa sevgisi kazanmasını, çağdaş ve donanımlı bireyler olarak yetişmesini destekliyoruz. Çünkü biliyoruz ki gelecek toprakta, toprağımız ise çocuklarımız sayesinde emin ellerdedir. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener: Geleceğin güvencesi çocuklar ve 23 Nisan’ın mirası 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünü kutladığımız bu anlamlı gün, yalnızca bir bayram değil; geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza duyulan güvenin ve verilen değerin en güçlü ifadesidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu bayram, bizlere hem geçmişimizin onurunu hem de yarınlara olan sorumluluğumuzu hatırlatmaktadır. Millî egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bilinciyle, çocuklarımızın özgür, çağdaş ve güçlü bireyler olarak yetişmesi için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. İzmir’in üretim, ticaret ve girişimcilik gücünden aldığımız ilhamla, çocuklarımızın hayallerini destekleyen ve onları geleceğe hazırlayan bir anlayışı büyütmeyi sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü yarınlar ancak iyi yetişmiş, özgüveni yüksek ve umut dolu nesillerle mümkündür. Bu vesileyle başta çocuklarımız olmak üzere tüm milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.