SON DAKİKA
Hava Durumu

#Faiz Kararı

Ekometre - Faiz Kararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Faiz Kararı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Borsa İstanbul’da Fed baskısı Haber

Borsa İstanbul’da Fed baskısı

Yarım günlük seansta yatırımcıların odağında Fed’in faiz kararı ve endeksin 11.000 puan desteği bulunuyor. Borsa İstanbul’da yatay seyir yeni işlem gününde de devam etti. Küresel piyasalardaki teknoloji hissesi iyimserliği BIST 100 endeksinde güçlü bir yükselişe dönüşmezken bankacılık ve holding hisselerindeki kayıplar endeks üzerinde baskı oluşturdu. BIST 100 güne yatay başladı BIST 100 endeksi, açılışta önceki kapanışına göre 0,07 puanlık düşüşle 11.150,96 puana geriledi. Endeks, önceki işlem gününü 11.151,03 puandan tamamlamıştı. Açılış verileri, piyasada belirgin bir yön değişikliğinin yaşanmadığını ortaya koydu. Bankacılık ve holding hisselerinde kayıp Açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,44, holding endeksi ise yüzde 0,61 değer kaybetti. Sektör endeksleri arasında metal eşya makina yüzde 2,74 yükselişle pozitif ayrıştı. Finansal kiralama ve faktoring endeksi ise yüzde 2,12 düşüşle en fazla gerileyen sektör oldu. Fed kararı öncesi temkinli bekleyiş Küresel piyasalarda teknoloji hisselerindeki yükselişin desteğiyle olumlu bir görünüm öne çıksa da Borsa İstanbul’da yatırımcıların Fed kararı öncesinde temkinli hareket ettiği görülüyor. ABD Merkez Bankasının açıklayacağı faiz kararı; dolar, tahvil faizleri ve küresel risk iştahı üzerinden gelişmekte olan ülke piyasalarının yönünü etkileyebilecek başlıca gelişmeler arasında yer alıyor. Piyasalarda faiz oranlarının sabit tutulması beklentisi öne çıkarken karar metnindeki mesajlar ve aralık ayına ilişkin faiz politikası sinyalleri yakından izlenecek. Daha şahin bir iletişim, dolar ve ABD tahvil faizlerini destekleyerek gelişmekte olan piyasalarda risk iştahını sınırlayabilir. Daha dengeli mesajlar ise hisse senedi piyasalarına destek sağlayabilir. BIST 100’de 11.000 puan desteği öne çıkıyor Teknik görünümde 11.000 ve 10.900 puan seviyeleri destek, 11.300 ve 11.400 puan seviyeleri ise direnç olarak takip ediliyor. Dar bantta hareket eden endeks açısından 11.000 puan üzerindeki seyrin korunması ve 11.300 puan direncinin aşılıp aşılamaması, kısa vadeli yön arayışında belirleyici olacak. Borsa İstanbul’da bugün yarım gün seans Borsa İstanbul’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesinde bugün işlemler saat 13.00’e kadar sürecek. 29 Ekim Perşembe günü ise resmi tatil nedeniyle piyasalar kapalı olacak. Kısa seans nedeniyle gün içindeki fiyat hareketlerinin sınırlı kalması mümkün. Fed kararının ardından oluşacak küresel piyasa tepkisinin, tatil sonrasındaki işlemlerde daha belirgin hissedilmesi beklenebilir. Pay piyasasında takas takvimi değişti 27 Ekim Salı ve 28 Ekim Çarşamba günlerinde gerçekleştirilen pay piyasası işlemlerinin takası 2 Kasım Pazartesi günü yapılacak. 26 Ekim Pazartesi tarihli işlemlerin takası ise 30 Ekim Cuma günü gerçekleştirilecek. Cumhuriyet Bayramı tatili nedeniyle 28 Ekim’deki işlemlerin takas süreci kasım ayına uzanacak. Yurt içinde dış ticaret ve H-ÜFE verileri izlenecek Yurt içinde eylül ayı dış ticaret dengesi ve Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verileri takip edilecek. Küresel piyasalarda ise ABD’den açıklanacak toptan eşya stokları ve haftalık mortgage başvuruları gündemde olacak. Piyasaların ana gündem maddesi, TSİ 21.00’de açıklanacak Fed faiz kararı ve TSİ 21.30’da başlayacak Fed Başkanı Kevin Warsh’ın basın toplantısı olacak. Fon ödemelerinde yeni aşama Yurt içi piyasalarda izlenen bir diğer konu, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fon ödemeleri oldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre, 23 Ekim itibarıyla toplam 93 fona ve 71 bin 899 hesaba 68 milyar lira ödeme yapıldı. Olağanüstü tasfiye kapsamında 1 milyon liraya kadar olan ödemelerin cuma günü İş Bankası ve Ziraat Bankası üzerinden başlaması planlanıyor. Piyasada yön arayışı Fed sonrasında sürecek Borsa İstanbul’da yarım günlük seansın ardından Cumhuriyet Bayramı tatiline girilecek olması, yatırımcıların Fed kararına yönelik beklentilerini öne çıkarıyor. BIST 100’de kısa vadeli görünüm açısından 11.000 puan desteğinin korunması ve 11.300 puan direncinin aşılması yakından izlenecek. Küresel piyasalardaki fiyatlamalar ve Fed’in vereceği mesajlar, tatil sonrasındaki işlemlerde endeksin yönü üzerinde etkili olabilecek.

Fed kararı öncesi altın geriledi Haber

Fed kararı öncesi altın geriledi

Ons altın 4.030 dolar civarına gerilerken piyasaların odağı Fed’in faiz kararına çevrildi. Analistler, aralık ayında faiz artırımı sinyalinin güçlenmesi halinde altındaki satış baskısının artabileceğine dikkat çekiyor. Altın fiyatları, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı öncesinde yeniden düşüşe geçti. Gram altın günün ilk bölümünde 6.522 TL’yi gördükten sonra gerileyerek 6.456 TL seviyesinde işlem gördü. Gün içindeki en düşük seviye ise 6.444 TL olarak kaydedildi. Ons altın da 4.070 dolara kadar yükseldikten sonra yönünü aşağı çevirdi ve 4.030 dolar civarına çekildi. Doların güçlenmesi ve ABD tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerindeki baskıyı artıran unsurlar arasında yer alıyor. İç piyasada gram altının yönünü belirleyen unsurlar arasında ons altının yanı sıra dolar/TL kuru ve fiziki piyasadaki alış-satış farkları da bulunuyor. Altın fiyatları neden düşüyor? Altındaki geri çekilmede ABD ekonomisinin dirençli görünümü, enflasyonun hedef seviyenin üzerinde seyretmesi ve Fed’in aralık ayında yeniden faiz artırabileceği beklentisi etkili oluyor. ABD’de eylül ayında dayanıklı mal siparişleri yüzde 1,8 arttı. Ulaşım hariç siparişlerde yüzde 0,5 yükseliş kaydedilirken uçak hariç savunma dışı sermaye malları siparişleri de yüzde 0,5 arttı. Tüketici güven endeksi ekimde 91,7’ye yükselerek piyasa beklentilerini aştı. Mevcut durum endeksi 120,4, beklentiler endeksi ise 72,6 oldu. Eylül ayında yeni konut satışları yıllıklandırılmış 676 bin seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam, yaklaşık 650 bin olan piyasa beklentisinin üzerinde kaldı. Richmond Fed imalat endeksi ise eksi 2 olarak açıklandı. ABD’de eylül ayı tüketici enflasyonunun aylık yüzde 0,6, yıllık yüzde 3,7 artması da fiyat baskılarının sürdüğüne işaret etti. Bu görünüm, Fed’in faizleri yüksek tutabileceği veya ilerleyen dönemde yeniden sıkılaştırmaya gidebileceği beklentilerini canlı tutuyor. Fed faiz kararı saat kaçta açıklanacak? Fed’in faiz kararı bugün saat 21.00’de açıklanacak. Fed Başkanı Kevin Warsh’ın basın toplantısının ise saat 21.30’da başlaması bekleniyor. Piyasalardaki temel beklenti, politika faizinin yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tutulması yönünde. Vadeli piyasa fiyatlamaları da faiz değişikliği yapılmaması olasılığının yüzde 90’ın üzerinde olduğuna işaret ediyor. Bununla birlikte yatırımcıların asıl odağı, kararın kendisinden çok Fed’in aralık ayına ilişkin vereceği mesajlar olacak. Aralık ayında faiz artırımı gündeme gelebilir BBVA Research, Fed’in ekim ayında faizleri sabit tutmasını ancak karar metninde şahin bir iletişim benimsemesini bekliyor. Kuruma göre enflasyonun yüksek seyretmesi, aralık ayında yeni bir faiz artırımını gündemde tutabilir. Morgan Stanley Baş ABD Ekonomisti Michael Gapen de Fed’in ekimde bekleyeceği, ancak daha sonraki bir toplantıda faiz artırımı ihtimalinin devam edeceği görüşünde. Gapen, ABD ekonomisinin ilave sıkılaştırmayı kaldırabilecek güçte olduğuna dikkat çekiyor. Goldman Sachs emtia stratejisti Daan Struyven’in değerlendirmesinde de aralık ayı öne çıkıyor. Bankanın temel senaryosuna göre Fed, aralık ayında son bir faiz artırımına gidebilir ve ardından sıkılaştırma döngüsünü tamamlayabilir. Yüksek faizler kısa vadede altını baskılayabilecek olsa da faiz artışlarının bir bölümünün fiyatlara yansımış olması ve merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi, orta vadeli görünümü destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor. UBS ve Standard Chartered hangi seviyelere dikkat çekiyor? UBS, ons altında 4.000 dolar seviyesini yakından izliyor. Banka stratejisti Giovanni Staunovo, fiyatların kısa vadede bu desteği yeniden test edebileceğini, ancak yapısal alıcıların devreye girerek bu bölgede taban oluşumuna katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor. Merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmesi, kamu borçlarına ilişkin endişeler ve Çin kaynaklı talep, UBS’ye göre altının uzun vadeli yatırım gerekçelerini destekliyor. Standard Chartered Küresel Emtia Araştırmaları Başkanı Suki Cooper ise daha temkinli bir görünüm çiziyor. Cooper, altının mevcut seviyelerde kalıcı bir taban oluşturması gerektiğini belirterek 3.886 dolar seviyesinin aşağı kırılması durumunda düzeltmenin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor. Kısa vadede fiyatların yatay bir seyir izleyebileceği değerlendirilirken Çin, Hindistan ve merkez bankalarından gelen talebin uzun vadeli görünümü destekleyebileceği belirtiliyor. 30 analistin altın tahmini yükseldi 27 Ekim’de yayımlanan ve 30 analist ile traderın katıldığı piyasa araştırmasına göre, 2026 yılı için ortalama ons altın tahmini 4.495 dolar oldu. 2027 yılı ortalama tahmini ise önceki anketteki 4.610 dolardan 4.650 dolara yükseldi. Tahminler, kısa vadede faiz ve dolar kaynaklı baskılara rağmen gelecek yıl için toparlanma beklentisinin korunduğunu gösteriyor. Fed faizi sabit tutarsa altın yükselir mi? Fed’in faizleri sabit tutması büyük ölçüde fiyatlandığı için altının yönü, yalnızca kararın kendisine değil, açıklama metnine ve basın toplantısındaki mesajlara bağlı olacak. Fed aralık ayında faiz artırımı ihtimalini güçlü biçimde vurgularsa ABD tahvil faizleri ve dolar yükselebilir. Böyle bir senaryoda ons altında 4.000 dolar çevresindeki desteğin yeniden test edilmesi gündeme gelebilir. Buna karşılık Fed daha temkinli bir dil kullanır ve yeni bir faiz artırımına ilişkin net sinyal vermezse piyasanın aralık beklentisi zayıflayabilir. Tahvil faizlerinin gerilemesi ve doların değer kaybetmesi, altın fiyatlarına destek sağlayabilir. Fed faiz indirirse altın ne olur? Faiz indirimi, diğer koşullar aynı kaldığında altın için destekleyici kabul ediliyor. Faizlerin düşmesi, yatırımcının faiz getirisi bulunmayan altını elde tutmasının fırsat maliyetini azaltabiliyor. Doların ve reel tahvil getirilerinin gerilemesi de ons altının yükselişini destekleyebiliyor. Ancak mevcut toplantıda faiz indirimi piyasanın temel beklentisi değil. Bu nedenle altının yönü açısından Fed’in gelecekteki para politikası ve aralık ayına ilişkin vereceği mesajlar belirleyici olacak. 28 Ekim 2026 güncel altın fiyatları Altın türü Son fiyat Değişim Alış Satış Ons altın 4.034,53 dolar -%0,63 4.034,25 dolar 4.034,82 dolar Gram altın 6.464,41 TL -%0,55 6.462,71 TL 6.463,63 TL Gram altın serbest/spot 6.457,87 TL +%0,61 6.451,57 TL 6.457,87 TL Çeyrek altın 10.558,61 TL +%0,61 10.322,50 TL 10.558,61 TL Yarım altın 21.117,23 TL +%0,61 20.580,49 TL 21.117,23 TL Tam altın 42.105,30 TL +%0,61 41.290,02 TL 42.105,30 TL Cumhuriyet altını 43.434,00 TL +%0,60 42.792,00 TL 43.434,00 TL Ata altın 43.655,19 TL +%0,61 42.580,33 TL 43.655,19 TL 24 ayar has altın 6.419,22 TL -%0,09 6.322,93 TL 6.592,54 TL Has altın (0,995) 6.431,31 TL -%0,57 6.430,40 TL 6.431,31 TL 22 ayar bilezik 5.889,58 TL +%0,61 5.883,83 TL 5.889,58 TL Altın fiyatları farklı piyasa ve veri sağlayıcılarında değişiklik gösterebildiğinden, güncel alış-satış fiyatları işlem yapılacak piyasadan ayrıca kontrol edilmelidir.

Altında petrol ve Fed baskısı Haber

Altında petrol ve Fed baskısı

Ons altın 4.100 doların, gram altın ise 6.500 liranın altına inerken yatırımcılar, önümüzdeki hafta açıklanacak Fed faiz kararı öncesinde altın fiyatlarındaki düşüşün nedenlerini ve kritik fiyat seviyelerini yakından izliyor. Altında günlük kayıp yüzde 1,5'i aştı Küresel piyasalarda altın fiyatları, enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği endişesiyle satış baskısı altında kaldı. Faiz oranlarının uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceği beklentisi, faiz getirisi sağlamayan altına yönelik talebi zayıflattı. Ons altın gün içinde 4.066 dolara kadar gerileyerek 14 Ekim'den bu yana ilk kez 4.100 dolar seviyesinin altını gördü. Gram altın ise 6.485 liraya kadar düşerek 6.500 liralık kritik eşiğin altına indi. Altın fiyatları neden düşüyor? Altın fiyatlarındaki gerilemenin arkasında petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon beklentilerindeki artış ve Fed'in para politikasına ilişkin öngörüler bulunuyor. Enerji maliyetlerinin yükselmesi, enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği endişesini güçlendiriyor. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimlerini erteleyebileceği veya faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini destekliyor. Faizlerin yüksek seyretmesi, yatırımcılara faiz getirisi sağlamayan altının elde tutulmasının fırsat maliyetini artırıyor. Bu nedenle faiz beklentilerindeki yukarı yönlü değişim, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş piyasaları etkiliyor Brent petrol fiyatları beş ayın en yüksek seviyelerine yakın seyrederken Suudi Aramco'nun Şeybah sahasına düzenlenen ve iki kişinin hayatını kaybettiği insansız hava aracı saldırısının ardından ham petrol fiyatlarında yükseliş görüldü. ABD yönetiminin Suudi Arabistan'daki bazı Amerikan temsilciliklerinde görev yapan personel ve aile üyelerinin ayrılmasını istemesi de bölgedeki jeopolitik risk algısını artırdı. OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırabileceğine ve uzun vadede faiz oranlarının daha yüksek kalması ihtimalini güçlendirebileceğine dikkat çekti. Wong'a göre yatırımcıların kısa ve uzun vadeli faiz oranlarında yükseliş beklemesi, altının cazibesini azaltan unsurlar arasında yer alıyor. Fed'in faiz kararı altın piyasasının odağında ABD Merkez Bankasının 27-28 Ekim'de gerçekleştireceği toplantı, altın piyasasının yönü açısından önem taşıyor. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın geçen cuma yaptığı açıklamalar, ekim toplantısında faizlerin sabit tutulacağı yönündeki beklentilerde belirgin bir değişikliğe yol açmadı. Bununla birlikte, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerinde kalıcı baskı yaratabileceği düşüncesi, sıkı para politikasının daha uzun süre devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor. CME FedWatch verilerine göre piyasalar, ekim toplantısında faiz artırımı ihtimalini yüzde 16 seviyesinde fiyatlıyor. Aralık ayında faiz artırımı yapılması ihtimali ise yüzde 90 seviyesinde bulunuyor. Ons altında hangi seviyeler izleniyor? Teknik değerlendirmelerde ons altın için 14 Ekim'de görülen 4.073 dolar seviyesi yakından takip ediliyor. Yukarı yönlü hareketlerde 4.135 dolar ilk direnç noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşılması durumunda 4.150-4.169 dolar aralığı gündeme gelebilir. Petrol fiyatlarının seyri, enflasyon beklentileri ve Fed'in faiz politikasına ilişkin mesajlar, altının önümüzdeki dönemdeki yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek. 22 Ekim 2026 güncel altın fiyatları Saat 08.52-08.53 itibarıyla paylaşılan verilere göre altın piyasasında fiyatlar şöyle: Ons altın Fiyat: 4.073,67 dolar Günlük değişim: yüzde -1,63 Alış: 4.073,38 dolar Satış: 4.073,97 dolar Gram altın Fiyat: 6.499,85 TL Günlük değişim: yüzde -1,49 Alış: 6.521,47 TL Satış: 6.522,30 TL Gram altın (serbest piyasa) Fiyat: 6.581,74 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 6.575,43 TL Satış: 6.581,74 TL Çeyrek altın Fiyat: 10.761,15 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 10.520,69 TL Satış: 10.761,15 TL Yarım altın Fiyat: 21.522,30 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 20.975,62 TL Satış: 21.522,30 TL Tam altın Fiyat: 42.912,97 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 42.082,75 TL Satış: 42.912,97 TL Cumhuriyet altını Fiyat: 44.274 TL Günlük değişim: yüzde +0,11 Alış: 43.613 TL Satış: 44.274 TL Ata altın Fiyat: 44.492,59 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 43.397,83 TL Satış: 44.492,59 TL 24 ayar has altın Fiyat: 6.572,87 TL Günlük değişim: yüzde -0,39 Alış: 6.474,28 TL Satış: 6.750,34 TL Has altın (0,995) Fiyat: 6.489,69 TL Günlük değişim: yüzde -1,16 Alış: 6.488,86 TL Satış: 6.489,69 TL 22 ayar bilezik Fiyat: 6.002,55 TL Günlük değişim: yüzde +0,13 Alış: 5.996,79 TL Satış: 6.002,55 TL

Fed faiz artıracak mı? Haber

Fed faiz artıracak mı?

Ankete katılan 100 ekonomistin 94’ü faiz değişikliği öngörmezken katılımcıların tamamı aralık ayında yeni bir faiz artışı yapılacağını tahmin ediyor. ABD Merkez Bankasının 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştireceği para politikası toplantısı öncesinde ekonomistlerin faiz beklentileri netleşti. 16-20 Ekim tarihlerinde yapılan ankete göre piyasanın ana senaryosu ekim ayında faizlerin sabit tutulması, aralık toplantısında ise yeni bir artışa gidilmesi yönünde şekillendi. Ekim toplantısında sabit faiz beklentisi Ankete katılan 100 ekonomistin 94’ü Fed’in ekim toplantısında politika faizini değiştirmeyeceğini öngörüyor. Ekonomistlerin tahminlerine göre faiz oranı yüzde 3,75-4,00 aralığında korunacak. Fed, eylül toplantısında politika faizini oybirliğiyle 25 baz puan artırmıştı. Son ankette ekim ayında yeni bir artış beklentisinin sınırlı kalması, piyasaların mevcut faiz aralığının korunacağı görüşünde yoğunlaştığını gösteriyor. Aralık ayında faiz artışı beklentisi güçlendi Anketin en dikkat çekici sonucu, aralık ayına ilişkin tahminlerde ortaya çıktı. Katılımcıların tamamı, Fed’in 8-9 Aralık tarihlerinde gerçekleştireceği toplantıda faiz artırmasını bekliyor. Eylül ayında yapılan ankette aralıkta faiz artışı bekleyen ekonomistlerin oranı yarının altındaydı. Son sonuçlar, yalnızca bir ay içinde yılın son toplantısına yönelik faiz artışı beklentisinin belirgin biçimde güçlendiğine işaret ediyor. Zirve faiz beklentisi yüzde 4,00-4,25 aralığında Ankete katılan ekonomistlerin yaklaşık yüzde 60’ı, Fed politika faizinin yüzde 4,00-4,25 aralığında zirveye ulaşacağını tahmin ediyor. İlave faiz artışlarının sayısına ilişkin beklentiler de yukarı yönlü değişti. Ankete katılan 92 ekonomistin 38’i, Fed’in en az iki ek faiz artışı yapmasını bekliyor. Eylül ayındaki ankette bu görüşü paylaşanların oranı yaklaşık beşte bir düzeyindeydi. Morgan Stanley’den ilave artış uyarısı Morgan Stanley ABD Başekonomisti Michael Gapen, risklerin Fed’in beklenenden daha fazla faiz artırmak zorunda kalabileceği yönünde olduğunu belirtti. Gapen’in değerlendirmesi, para politikasında ek sıkılaşma ihtimalinin gündemden çıkmadığını gösteriyor. Mizuho’dan ekim toplantısına eleştiri Mizuho Securities Kıdemli ABD Ekonomisti Alex Pelle ise Fed’in ekim ayında faiz artırmamasını yanlış bir politika tercihi olarak değerlendirdi. Aralık ayında 25 baz puanlık faiz artışı beklediğini belirten Pelle, 50 baz puanlık artış olasılığını faizlerin sabit tutulması ihtimalinden daha yüksek gördüğünü söyledi. Fed faiz kararı ne zaman açıklanacak? Fed’in iki günlük Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısı 27-28 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek. Piyasalar, toplantıda alınacak faiz kararının yanı sıra aralık ayına ilişkin mesajlara ve olası ilave faiz artışlarının sayısına yönelik sinyallere de odaklanacak. Anket sonuçları, ekim ayında faizlerin sabit tutulmasının güçlü beklenti olduğunu, aralık ayında ise yeni bir faiz artışının ekonomistler arasında ortak görüş haline geldiğini ortaya koyuyor.

Fed kararı öncesi Euro için kritik eşik Haber

Fed kararı öncesi Euro için kritik eşik

Küresel piyasaların gözü Fed'in faiz kararına çevrilirken euro/dolar paritesinde de kritik bir eşik gündeme geldi. ING, ABD Merkez Bankası'nın faiz kararı ve sonrasında vereceği mesajların doların seyri açısından belirleyici olacağını değerlendirdi. ING'nin tahminine göre Fed'in faiz artırması ve yeni sıkılaşma sinyalleri vermesi halinde euro üzerindeki baskı artabilir. Böyle bir senaryoda euro/dolar paritesinin 1,15 seviyesine kadar gerilemesi bekleniyor. Euro/dolar paritesi mevcut durumda 1,1533 seviyesinde işlem görüyor. ING'den euro için 1,15 senaryosu ING Stratejisti Francesco Pesole, küresel hisse senetleri ile kısa vadeli faizlerin euro/dolar paritesinin mevcut dönemdeki en önemli belirleyicileri arasında yer aldığını belirtti. Pesole'ye göre Fed'in faiz artışıyla birlikte piyasa beklentilerini daha da sıkılaştırması, risk iştahını zayıflatabilir. Bu durum doların güçlenmesine ve euro/dolar paritesinin ING'nin kısa vadeli hedefi olan 1,15 seviyesine çekilmesine neden olabilir. FED'in mesajı piyasalar için kritik Piyasalarda Fed'in çarşamba günü açıklayacağı faiz kararı yakından takip edilecek. Kararın yanı sıra Fed yetkililerinin para politikasının geleceğine ilişkin vereceği mesajlar da paritenin yönü açısından önem taşıyor. Faiz artışının ardından yeni sıkılaşma adımlarına açık kapı bırakılması, dolar üzerindeki desteği güçlendirebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor. Buna karşılık daha temkinli bir Fed mesajının euro üzerindeki baskıyı sınırlayabileceği belirtiliyor. Yüksek petrol fiyatları tahvil piyasasını da baskılıyor Euro Bölgesi tahvil piyasasında da satış baskısı devam ediyor. Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde seyretmesi, enerji maliyetleri üzerinden enflasyon endişelerini artırırken merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceğine ilişkin beklentileri güçlendiriyor. Bu beklenti, küresel tahvil piyasalarında getirilerin yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor. Gözler ecb'nin ardından fed'e çevrildi Avrupa Merkez Bankası'nın geçen hafta gerçekleştirdiği 25 baz puanlık faiz artışının ardından piyasalarda odak noktası Fed'e döndü. Fed'in de 25 baz puanlık faiz artışına gitmesi beklenirken, euro/dolar paritesi açısından asıl belirleyicinin kararın kendisinden çok Fed'in vereceği yönlendirme olması bekleniyor. Alman tahvil faizi 15 yılın zirvesine yakın Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi 0,9 baz puan yükselerek yüzde 3,545 seviyesine çıktı. Getiri, pazartesi günü görülen yüzde 3,554'lük 15 yılın zirvesinin hemen altında bulunuyor. Commerzbank Stratejisti Christoph Rieger, tahvil piyasalarının kritik seviyelerde kalıcı bir güç kazanmakta zorlandığını belirtti. Rieger, 10 yıllık Alman tahvil faizinin yüzde 3,5'in üzerinde yeni zirveleri test ettiğine dikkat çekti. Euro / Dolarda yönü fed belirleyecek Önümüzdeki günlerde euro/dolar paritesinin seyrinde Fed'in faiz kararı ve karar metnindeki mesajlar belirleyici olacak. Faiz artışıyla birlikte şahin bir ton kullanılması halinde doların güçlenmesi ve paritenin 1,15 seviyesine gerilemesi gündeme gelebilir. Daha ılımlı bir Fed yaklaşımı ise euro üzerindeki satış baskısının azalmasını sağlayabilir.

Altın haftaya düşüşle başladı Haber

Altın haftaya düşüşle başladı

Gram altın 6 bin 759 TL seviyesinden güne başlarken, yatırımcıların gözü güncel altın fiyatlarına çevrildi. Altın piyasasında yeni haftanın ilk işlem gününde satış baskısı öne çıktı. Küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararına ilişkin beklentiler ve enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, faiz getirisi bulunmayan altının değer kaybetmesine neden oldu. Yatırımcılar bir yandan ons altındaki hareketi takip ederken, yurt içinde gram, çeyrek, yarım ve tam altının güncel fiyatlarını araştırıyor. Ons altın geriledi Spot altının fiyatı yüzde 0,3 düşüşle 4 bin 334,31 dolara geriledi. ABD altın vadeli kontratlarında da yüzde 0,8'lik kayıp yaşanırken, vadeli altın 4 bin 375 dolar seviyesine indi. Altın, geçtiğimiz hafta da üçüncü haftalık düşüşünü kaydetmişti. Piyasalardaki satış baskısında, Fed’in bu haftaki toplantısında faiz artırımına gideceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi etkili oldu. Faiz getirisi sağlamayan altın, yüksek faiz beklentilerinden olumsuz etkileniyor. Gram altın 6 bin 759 TL seviyesinden başladı Yurt içinde gram altın da küresel piyasalardaki düşüşe paralel olarak haftaya gerileyerek başladı. Gram altın yeni güne 6 bin 759 TL seviyesinden giriş yaptı. Gün içerisinde fiyatlarda yaşanabilecek hareketlilik nedeniyle yatırımcıların gözü hem ons altın hem de dolar/TL kurundaki değişimlerde olacak. 14 Eylül 2026 itibarıyla altın fiyatlarında alış ve satış rakamları şöyle: Altın türü Alış Satış Ons altın 4.335,79 $ 4.336,52 $ Gram altın 6.764,41 TL 6.764,33 TL Çeyrek altın 10.821,72 TL 11.060,03 TL Cumhuriyet altını 43.287,59 TL 44.104,84 TL Yarım altın 21.592,07 TL 22.136,84 TL Tam altın 43.423,00 TL 44.074,00 TL Ziynet altını 43.321,16 TL 44.138,42 TL Ata altın 44.685,32 TL 45.810,99 TL 14 ayar bilezik gramı 3.668,48 TL 4.896,73 TL 22 ayar bilezik gramı 6.105,54 TL 6.338,34 TL Piyasaların gözü Fed kararında Altın fiyatlarının yönü açısından haftanın en önemli gündem maddelerinden biri Fed’in faiz kararı olacak. Faiz politikasına ilişkin beklentiler, petrol fiyatlarındaki hareket ve küresel piyasalardaki risk iştahı, değerli metalin seyri üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. Yatırımcılar özellikle ons altındaki hareketin yanı sıra yurt içinde gram altın fiyatının seyrini yakından izliyor.

Asya borsalarında sert düşüş Haber

Asya borsalarında sert düşüş

Güney Kore’de Kospi yüzde 3,26 geriledi. Asya piyasalarında teknoloji hisselerindeki kayıplar yatırımcıların risk iştahını zayıflattı. Yapay zeka şirketlerinin teknoloji geliştirme hızını yavaşlatabileceğine ilişkin endişeler ve küresel ölçekte artan jeopolitik riskler, bölge borsalarında satış baskısının güçlenmesine neden oldu. Hong Kong dışındaki başlıca Asya piyasalarında düşüşler öne çıkarken, özellikle teknoloji şirketlerinin hisselerinde yaşanan sert kayıplar dikkat çekti. Kospi yüzde 3,26 geriledi Güney Kore’de teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle Kospi endeksi yüzde 3,26 değer kaybederek 6.684 puandan günü tamamladı. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,58 düşüşle 63.641 puana geriledi. Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,12 azalışla 3.883 puanda bulunurken, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,2 yükselişle 24.766 puan seviyesinde seyrediyor. Hindistan borsalarında ise resmi tatil nedeniyle işlem gerçekleştirilmedi. Teknoloji şirketlerinde kayıplar hızlandı Bölge genelinde teknoloji şirketlerinin hisselerinde yaşanan düşüşler piyasanın genel görünümünde belirleyici oldu. Güney Kore merkezli SK Hynix'in hisseleri yüzde 5,6, Samsung Electronics'in hisseleri yüzde 3,5 geriledi. Japonya merkezli SoftBank Group Corp'un hisselerinde ise yüzde 11,4'lük sert düşüş görüldü. Teknoloji hisselerindeki satışlarda, yapay zeka şirketlerinin teknoloji geliştirme süreçlerinde hız kesebileceğine ilişkin değerlendirmeler etkili oldu. Piyasaların gözü BoJ kararında Asya piyasalarında bu hafta yatırımcıların takip edeceği başlıca gündem maddelerinden biri Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz kararı olacak. Artan enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları artırması ve yenin değer kaybetmesinin oluşturduğu baskı nedeniyle BoJ'un yüzde 1 seviyesinde bulunan politika faizini 25 baz puan artırması bekleniyor. Piyasalar, faiz kararının yanı sıra bankanın para politikasına ilişkin vereceği mesajlara da odaklanacak. Japonya'da sanayi üretimi geriledi Japonya ekonomisine ilişkin bugün açıklanan veriler de piyasaların gündeminde yer aldı. Temmuz ayında sanayi üretimi aylık bazda yüzde 0,2 azalırken, yıllık bazda yüzde 3,9 arttı. Ekonomik veriler ile BoJ'un faiz kararına ilişkin beklentiler, Japonya piyasalarında yatırımcıların yön arayışında önemli rol oynuyor.

Bitcoin 65 bin doları aştı Haber

Bitcoin 65 bin doları aştı

Gözler şimdi hem Kongre'deki yasa sürecine hem de Fed'in faiz kararına çevrildi. Kripto para piyasası yeni haftaya yükselişle başladı. Jeopolitik risklerin geçici de olsa azalması ve ABD'de dijital varlıklara yönelik kapsamlı düzenleme beklentileri, yatırımcıların yeniden riskli varlıklara yönelmesini sağladı. Bitcoin, Asya piyasalarında 65 bin 598 dolara kadar yükselirken, gün içerisinde yüzde 1'in üzerinde primle 65 bin 400 dolar seviyelerinde işlem gördü. Uzmanlara göre yükselişte yalnızca jeopolitik gelişmeler değil, ABD'de kripto para sektörünün geleceğini şekillendirecek düzenlemelere ilişkin beklentiler de etkili oluyor. Ateşkes beklentisi risk iştahını artırdı Yaklaşık iki hafta boyunca karşılıklı saldırılarla küresel piyasalarda tedirginlik yaratan ABD-İran geriliminde tansiyonun düşmesi, yatırımcıların güvenli limanlardan yeniden riskli varlıklara yönelmesine neden oldu. Diplomatik temasların başlayabileceğine yönelik beklentiler; hisse senetleri, emtia ve kripto para piyasalarında alımları destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Analistler, jeopolitik risklerin azalmasının Bitcoin gibi yüksek volatiliteye sahip varlıklarda kısa vadeli toparlanmayı hızlandırdığını belirtiyor. CLARITY Yasası neden önemli? Bitcoin fiyatlarını destekleyen ikinci önemli unsur ise ABD Kongresi'nde görüşülen CLARITY Yasası oldu. Söz konusu düzenleme, dijital varlık piyasasının hangi kurum tarafından denetleneceğini ve sektörün hukuki çerçevesini netleştirmeyi amaçlıyor. Piyasa oyuncuları, düzenleyici belirsizliğin azalmasının kurumsal yatırımcıların kripto piyasasına daha güçlü giriş yapmasının önünü açabileceğini değerlendiriyor. Ancak tasarının Senato'dan geçebilmesi için Demokrat üyelerin desteği kritik önem taşıyor. Trump'ın kripto gelirleri tartışma konusu Yasa görüşmelerinde en çok tartışılan başlıklardan biri ise kamu görevlilerinin kripto sektöründeki mali çıkarları oldu. ABD Başkanı Donald Trump ve bağlantılı kuruluşların 2025 yılında kripto para girişimlerinden yaklaşık 1,4 milyar dolar gelir elde ettiği yönündeki iddialar, Demokrat üyelerin etik kuralların daha da sıkılaştırılması yönündeki taleplerini güçlendirdi. Bu nedenle CLARITY Yasası'nın nihai metni üzerindeki müzakerelerin önümüzdeki günlerde yoğunlaşması bekleniyor. ETF çıkışları sürüyor FalconX Kıdemli Türev İşlemleri Uzmanı Ivan Lim, uzun vadede Bitcoin görünümünün olumlu olduğunu ancak son dönemde ETF'lerden yaşanan çıkışların ve düzenleyici belirsizliklerin fiyat üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Lim'e göre makroekonomik gelişmelerin yanı sıra ABD'deki yasal sürecin seyri de Bitcoin'in yönü açısından belirleyici olacak. Gözler Fed'in faiz kararında Kripto para piyasalarının bu hafta izleyeceği en önemli başlıklardan biri de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı olacak. Piyasalarda politika faizinin sabit bırakılması beklenirken, Fed'in yılın geri kalanına ilişkin vereceği mesajların doların seyri ve riskli varlıklar üzerinde belirleyici olması öngörülüyor. Faizlerin uzun süre yüksek kalacağına işaret edecek açıklamaların Bitcoin başta olmak üzere kripto para piyasalarında dalgalanmayı artırabileceği belirtiliyor. Türkiye'deki yatırımcılar açısından ne ifade ediyor? Bitcoin'deki yükseliş, küresel risk iştahının yeniden güçlendiğine işaret etse de uzmanlar kısa vadeli fiyat hareketlerinde jeopolitik gelişmeler, ABD'deki düzenleme süreci ve Fed politikalarının belirleyici olmaya devam edeceğini vurguluyor. Özellikle CLARITY Yasası'nın Senato'dan geçmesi ve Fed'in piyasa dostu mesajlar vermesi halinde Bitcoin'de yukarı yönlü hareketlerin ivme kazanabileceği, buna karşılık jeopolitik tansiyonun yeniden yükselmesi veya Fed'in beklenenden daha şahin bir duruş sergilemesi durumunda kâr satışlarının hızlanabileceği değerlendiriliyor.

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı Haber

Temmuz 2026 faiz oranı açıklandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 23 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısının ardından faiz kararını açıkladı. Piyasaların yakından izlediği TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişikliğe gidilmedi. Böylece Merkez Bankası faiz oranı yüzde 37 seviyesinde korunurken, gözler enflasyonun seyri ve 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak bir sonraki faiz kararına çevrildi. Merkez Bankası Faiz kararı Merkez Bankası faiz kararı ne oldu sorusu, Temmuz 2026 Para Politikası Kurulu toplantısının ardından yanıt buldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. TCMB faiz kararı ile birlikte politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında değişiklik yapılmadı. Böylece Merkez Bankası faiz oranı, haziran ayındaki toplantının ardından temmuz ayında da yüzde 37 düzeyinde korundu. Kararla birlikte TCMB, 2026 yılının ocak ayında gerçekleştirdiği 100 baz puanlık indirimin ardından üst üste dört toplantıda politika faizini değiştirmemiş oldu. Temmuz 2026 tcmb faiz kararı yüzde kaç oldu? Temmuz 2026 TCMB faiz kararı kapsamında politika faizi yüzde 37 olarak belirlendi. Merkez Bankası, yılın beşinci Para Politikası Kurulu toplantısında faiz oranını değiştirmeyerek mevcut sıkı para politikası duruşunu sürdürdü. Merkez Bankası faiz kararı; mevduat faizleri, kredi maliyetleri, döviz kuru, altın fiyatları ve Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar açısından yakından takip ediliyor. Politika faizinin sabit tutulması, TCMB’nin para politikasında hızlı bir gevşeme adımı yerine enflasyon verilerini ve ekonomik gelişmeleri izlemeyi tercih ettiğine işaret ediyor. Merkez Bankası 2026 faiz kararları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılında aldığı faiz kararları şöyle: 22 Ocak 2026: 100 baz puan indirim yapıldı, politika faizi yüzde 38’den yüzde 37’ye çekildi. 12 Mart 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 22 Nisan 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 11 Haziran 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. 23 Temmuz 2026: Politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit bırakıldı. Böylece Merkez Bankası, ocak ayında yaptığı faiz indiriminin ardından mart, nisan, haziran ve temmuz aylarında politika faizini değiştirmedi. 2026 Merkez Bankası toplantı takvimi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi Para Politikası Kurulu takvimine göre 2026 yılının kalan faiz kararları 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde açıklanacak. Toplantı tarihi – Karar özeti – Politika faizi 22 Ocak 2026 – 100 baz puan indirim – yüzde 37 12 Mart 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 22 Nisan 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 11 Haziran 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 23 Temmuz 2026 – Sabit bırakıldı – yüzde 37 10 Eylül 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 22 Ekim 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı 10 Aralık 2026 – Gelecek toplantı – Henüz açıklanmadı Faiz kararı neden sabit kaldı? Merkez Bankası faiz kararında enflasyonun seviyesi ve ana eğilimi, iç talepteki gelişmeler, döviz kuru hareketleri, enerji fiyatları, küresel ekonomik görünüm ve jeopolitik riskler etkili oluyor. Politika faizinin temmuz ayında da yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması, TCMB’nin enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcılığını görmek istediği şeklinde değerlendiriliyor. Haziran ayında açıklanan önceki kararda da TCMB, politika faizini yüzde 37’de tutmuş; gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5 seviyesinde korumuştu. Enflasyon yüzde kaç oldu? Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan son verilere göre tüketici fiyatları Haziran 2026’da bir önceki aya kıyasla yüzde 0,99 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleşti. Tüketici fiyatlarındaki artış, 2025 yılının aralık ayına göre yüzde 17,76 olurken on iki aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 32,03 olarak hesaplandı. Son açıklanan enflasyon verileri şöyle: Aylık enflasyon: Yüzde 0,99 Yıllık enflasyon: Yüzde 32,11 2025 yılı aralık ayına göre değişim: Yüzde 17,76 On iki aylık ortalamalara göre değişim: Yüzde 32,03 Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi ise Haziran 2026’da aylık yüzde 1,80, yıllık yüzde 28,09 arttı. Enflasyon faiz kararını nasıl etkiliyor? Enflasyon görünümü, Merkez Bankası faiz kararının temel belirleyicileri arasında yer alıyor. TCMB, politika faizini belirlerken aylık enflasyon gelişmelerini, fiyat artışlarının ana eğilimini, enflasyon beklentilerini ve iç talebin gücünü birlikte değerlendiriyor. Yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 32,11 seviyesinde bulunmasına karşın politika faizinin yüzde 37 düzeyinde tutulması, sıkı para politikası duruşunun korunması açısından önemli görülüyor. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir gerileme sağlanması, gelecek dönemde faiz indirimi için alan oluşturabilir. Ancak enerji fiyatları, döviz kuru, ücret ve vergi ayarlamaları ile jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki olası etkileri, faiz kararlarında ihtiyatlı hareket edilmesine neden olabilir. Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, bankaların fonlama maliyetleri ile mevduat ve kredi faizlerinin kısa vadeli seyri açısından önem taşıyor. Faiz oranının değiştirilmemesi, mevcut para politikası sıkılığının korunacağı anlamına geliyor. Bununla birlikte bankaların uyguladığı ihtiyaç, konut ve taşıt kredisi faizleri yalnızca politika faizine göre belirlenmiyor. Bankaların kaynak maliyetleri, mevduat toplama ihtiyacı, vade yapısı, kredi riski ve makroihtiyati düzenlemeler de tüketici ve ticari kredi faizlerini etkiliyor. Mevduat ve kredi faizleri nasıl etkilenir? Merkez Bankası faiz kararı, bankaların Türk lirası mevduata sunduğu getiriler açısından yakından izleniyor. Politika faizinin sabit tutulması, mevduat faizlerinde kısa vadede sert bir değişiklik oluşmayabileceğine işaret ediyor. Kredi faizlerinde ise bankaların maliyetleri ve kredi politikaları belirleyici olmaya devam edecek. İhtiyaç, konut, taşıt ve ticari kredi faizlerinde bankadan bankaya farklılık görülebilecek. TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu koruması, kredi büyümesinin kontrollü seyretmesi ve Türk lirası tasarrufların desteklenmesi bakımından önem taşıyor. DOLAR, ALTIN VE BORSA FAİZ KARARINDAN NASIL ETKİLENİR? Merkez Bankası faiz kararı sonrasında piyasalarda ilk olarak döviz kurları, gram altın, tahvil faizleri ve Borsa İstanbul’daki hareketler takip ediliyor. Politika faizinin piyasa beklentilerine paralel biçimde sabit bırakılması durumunda fiyat hareketleri sınırlı kalabilir. Buna karşılık karar metninde para politikasının geleceğine ilişkin verilen mesajlar, piyasalarda kararın kendisinden daha etkili olabilir. Yatırımcılar özellikle enflasyon görünümü, olası faiz indiriminin zamanı, Türk lirası likiditesi ve sıkı para politikasının ne kadar sürdürüleceğine ilişkin ifadeleri izleyecek. Merkez Bankası bir sonraki faiz kararı ne zaman? Merkez Bankası’nın bir sonraki faiz kararı 10 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak. TCMB’nin resmi toplantı takvimine göre eylül ayındaki kararın özeti ise 17 Eylül 2026 tarihinde yayımlanacak. Eylül ayındaki toplantıya kadar açıklanacak temmuz ve ağustos enflasyon verileri, döviz kuru hareketleri, iç talepteki görünüm ve küresel piyasalardaki gelişmeler yakından izlenecek. Piyasalar, gelecek toplantıda politika faizinin yeniden sabit bırakılması veya faiz indirimi yapılması ihtimalini açıklanacak ekonomik verilere göre fiyatlayacak. Piyasaların odağında enflasyon verileri olacak Temmuz 2026 Merkez Bankası faiz kararının ardından piyasaların odağı yeniden enflasyon verilerine çevrildi. Özellikle aylık enflasyonun ana eğilimi, hizmet fiyatları, kira artışları ve enerji maliyetleri para politikasının yönü açısından önem taşıyacak. TCMB’nin gelecek faiz kararlarında toplantı bazlı ve veri odaklı yaklaşımını sürdürmesi beklenirken, enflasyonda kalıcı gerileme görülmeden hızlı bir faiz indirimi sürecinin başlaması ihtiyatla değerlendiriliyor. Merkez Bankası faiz kararı kapsamında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması, enflasyonla mücadelede sıkı para politikası duruşunun temmuz ayında da devam ettiğini gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.