SON DAKİKA
Hava Durumu

#Enerji Dönüşümü

Ekometre - Enerji Dönüşümü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Dönüşümü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakırda düşüş başladı Haber

Bakırda düşüş başladı

LME’de bakır ton başına 13.978 dolara gerilerken, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nda fiyat yüzde 1,02 düştü. Bakır piyasasında son dönemde arz endişeleriyle güçlenen yükseliş ivmesi, LME depolarındaki stok artışının ardından yerini sınırlı bir geri çekilmeye bıraktı. Londra Metal Borsası’nda bakır yüzde 0,06 düşüşle ton başına 13.978 dolara geriledi. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nda ise bakır kontratı yüzde 1,02 değer kaybederek ton başına 106.880 yuana indi. Stok artışı fiyatları baskıladı Bakır fiyatlarındaki geri çekilmede LME depolarındaki yaklaşık 20 bin tonluk stok artışı etkili oldu. Fiziki metal stoklarının yükselmesi, son dönemde piyasayı destekleyen arz sıkışıklığı endişelerinin bir bölümünü hafifletti. Bakır, küresel ekonomideki sanayi ve altyapı yatırımlarının yanı sıra elektrik şebekeleri, yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar ve veri merkezleri gibi alanlardan gelen talep nedeniyle yatırımcıların yakından izlediği metaller arasında bulunuyor. Nitekim ağustos ayının ortasında LME bakır stoklarındaki düşüş arz kaygılarını artırmış ve fiyatların altı ayın üzerindeki seviyelere yükselmesine neden olmuştu. Arz tarafındaki gelişmeler yakından izleniyor Bakır piyasasında stok hareketlerinin yanı sıra maden ve izabe tesislerindeki üretim gelişmeleri de fiyatlamada belirleyici oluyor. Geçtiğimiz günlerde Grasberg madeninden cevher işleyen bir izabe tesisindeki kesinti, küresel arz endişelerini artırarak bakırın rekor seviyelere yaklaşmasına neden olmuştu. Ağustos ayının başında LME bakır fiyatı 14 bin doların üzerinde kalırken, arz tarafındaki gelişmeler piyasanın ana gündemlerinden biri haline geldi. Bu nedenle son düşüş, bakırda uzun vadeli arz-talep görünümünün değiştiği anlamına gelmekten çok, stoklardaki kısa vadeli hareketin fiyat üzerindeki baskısının arttığına işaret ediyor. Alüminyumda da geri çekilme Sanayi metallerinin genelinde de zayıf bir görünüm öne çıktı. Alüminyum fiyatları LME’de yüzde 0,31, Şanghay’da ise yüzde 1,13 geriledi. Piyasada özellikle Orta Doğu'daki üretimin yeniden devreye alınmasına ilişkin beklentiler takip ediliyor. Emirates Global Aluminium'un üretimi savaş öncesi seviyelere yeniden yaklaştırma planı, bölgedeki arz görünümüne ilişkin endişelerin azalmasına katkı sağlıyor. Şirketin, Abu Dabi'deki üretimin yeniden artırılması için yaklaşık 400 milyon dolar yatırım yaptığı ve üretimi 2027'nin ilk çeyreğinde savaş öncesi seviyelere getirmeyi hedeflediği bildiriliyor. Diğer metallerde karışık seyir Diğer baz metallerde ise hareketler daha sınırlı kaldı. LME'de çinko ve kurşun fiyatları yatay seyrederken nikel yüzde 0,13 geriledi. Şanghay'da nikeldeki kayıp yüzde 0,59 oldu. Kalay ise LME'de yüzde 0,15 yükselmesine karşın Şanghay'da yüzde 1,4 değer kaybetti. Gözler yeniden arz ve talep dengesinde Bakır piyasasında kısa vadeli fiyatlamada stok verileri öne çıkarken, orta ve uzun vadede küresel elektrikleşme, enerji dönüşümü, veri merkezleri ve altyapı yatırımlarından kaynaklanan talep artışı izleniyor. Bu nedenle LME stoklarındaki artış fiyatları kısa vadede aşağı çekse de piyasanın temel gündemi değişmiş değil. Önümüzdeki dönemde maden ve izabe tesislerindeki üretim, küresel ekonomik aktivite ve Çin'in bakır talebi fiyatların yönü açısından belirleyici olacak. Bakırın son haftalarda 14 bin dolar seviyesine yaklaşması ve üzerine çıkması, piyasada arzın ne kadar kritik hale geldiğini gösterirken, stoklardaki yeni hareketler fiyatların bu seviyelerde kalıcı olup olmayacağı konusunda önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Petrol Ofisi Grubu 18. kez zirvede Haber

Petrol Ofisi Grubu 18. kez zirvede

Petrol Ofisi Grubu, yurt içi toplam satışlarda 2025 yılını da zirvede kapattı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Petrol Piyasası 2025 Yılı Sektör Raporu’nu yayımladı. Raporda yer alan verilere göre 2025 yılında toplam yurt içi akaryakıt satışları bir önceki yıla göre yüzde 5,34 artarak 34,5 milyon tona yükseldi. Petrol Ofisi Grubu ise 2025 yılındaki 8,9 milyon tonluk yurt içi satış miktarı ve yüzde 25,7’lik pazar payı ile sektördeki geleneksel liderliğini üst üste 18. yıla taşıdı.* Konuyla ilgili açıklama yapan Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu, “2025, bp satın almasını gerçekleştirdiğimiz; istasyon, terminal ve depolama kapasite yatırımlarımızı daha da hızlandırdığımız, operasyon ve satış algoritmamızı da kamudan nihai tüketiciye tüm kademelerde bütünleşik bir bakış açısıyla zenginleştirdiğimiz önemli bir yıl oldu. Sektöre olduğu kadar Türkiye’nin enerji dönüşümü ajandasına da hizmet eden ürün ve hizmet çeşitliliğimizle birlikte gelenekselleşen liderliğimizi sürdürmekten ötürü gururluyuz.” dedi. *Petrol Ofisi A.Ş. (Petrol Ofisi), %100 oranında hissedarı olduğu BP Petrolleri A.Ş. ile Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 155 vd. maddeleri ile düzenlenen “sermaye şirketlerinin kolaylaştırılmış şekilde birleşmesi” usulü kapsamında birleşmiş olup, söz konusu birleşme işlemi mevzuata uygun olarak 28.02.2025 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nce (Sicil) tescil ve 28.02.2025 tarihinde Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmiştir. Bahse konu birleşme işlemi ile BP Petrolleri A.Ş.’nin bir bütün olarak, tüm aktif ve pasifleriyle birlikte Petrol Ofisi Anonim Şirketi’ne devrolması nedeniyle infisah etmiş ve ticaret sicil kaydı Sicil tarafından terkin edilerek TTSG’de ilan edilmiştir. Birleşmenin tescilini müteakip BP Petrolleri A.Ş., tasfiyesiz infisah etmiş ve tüzel kişiliği TTK gereğince kendiliğinden sona ermiştir. BP Petrolleri A.Ş.’nin Bayilik anlaşmaları ve sair tüm hak ve alacakları külli halefiyet yoluyla Petrol Ofisi A.Ş.’ne geçmiştir. Bu nedenle anılan veriler BP Petrolleri A.Ş.’nin 2025 yılı verilerini de içermektedir.

Elektrik ve elektronik ihracatında tarihi rekor Haber

Elektrik ve elektronik ihracatında tarihi rekor

Türkiye'nin elektrik ve elektronik sektörü, 2026 yılının ilk altı ayında ihracatta tarihi bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre sektörün ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,8 artarak 9,1 milyar dolara yükseldi. Böylece sektör, tüm zamanların en yüksek ilk yarı ihracatına ulaştı. Bu performansla elektrik ve elektronik sektörü, Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştiren sektörleri arasında üçüncü sıraya yerleşti. Haziran ayında ise ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,6 artışla 1 milyar 664,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk yarısında en fazla ihracat 901,3 milyon dolarla Birleşik Krallık'a yapıldı. Bu ülkeyi Almanya (686,9 milyon dolar), ABD (679,2 milyon dolar), Polonya (394,6 milyon dolar) ve Ukrayna (364,1 milyon dolar) takip etti. Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, elde edilen sonucun sektör açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrik şebekelerinin modernizasyonu ve veri merkezlerine yönelik küresel yatırımların ihracatı desteklediğini ifade etti. Kavaklıoğlu, Türkiye'nin teknik standartlara uyum kabiliyeti, esnek üretim yapısı ve Avrupa başta olmak üzere ana pazarlara yakınlığının firmalara önemli rekabet avantajı sağladığını vurguladı. Sektörün büyümesinde özellikle elektrik üretim ve dağıtım ekipmanları ile kablo ürünleri öne çıkarken, ABD pazarındaki talep artışının da dikkat çekici olduğu belirtildi. Kavaklıoğlu, ABD'nin sektör için geçici değil, uzun vadeli ve stratejik bir büyüme pazarı olarak görüldüğünü ifade etti. Elektrik ve elektronik sektörünün yaklaşık 300 bin kişiye doğrudan istihdam sağladığını belirten Kavaklıoğlu, güç elektroniği, enerji depolama sistemleri, elektrikli araç şarj ekipmanları ve akıllı şebeke teknolojilerinin önümüzdeki dönemde ihracatın lokomotifi olacağını söyledi. Görsel önerim: Bu haber için; modern bir elektronik üretim tesisinde çalışan mühendisler, ön planda yüksek gerilim kabloları ve elektrik ekipmanları, arka planda konteyner gemisi ve ihracatı simgeleyen liman vinçleri. Aydınlık, dinamik, mavi-beyaz tonların hâkim olduğu, temiz ve yazısız güçlü bir editoryal kompozisyon. Bu haberin ana mesajı "yüksek teknoloji ve ihracat başarısı" olmalı.

Dev fonların gücü 59 trilyon dolara çıkacak Haber

Dev fonların gücü 59 trilyon dolara çıkacak

Rapora göre egemen varlık fonları, kamu emeklilik fonları ve aile ofisleri gibi büyük kurumsal yatırımcıların yönettiği toplam varlık büyüklüğü, son on yılda hızlı bir artış gösterdi. 2015 yılında 21 trilyon dolar seviyesinde bulunan yönetilen varlık büyüklüğü, yıllık ortalama yüzde 7 büyümeyle 2025 yılında 43 trilyon dolara ulaştı. Mevcut projeksiyonlar ise bu rakamın 2030 yılında 59 trilyon dolara yükseleceğine işaret ediyor. Bugün küresel finansal varlıkların yaklaşık yüzde 30'unu kontrol eden bu yatırımcılar, sermaye piyasalarındaki etkilerini her geçen yıl artırıyor. Pasif yatırımcıdan aktif oyuncuya Raporda, büyük yatırımcıların artık yalnızca fon yöneticilerine kaynak aktaran pasif ortaklar olmaktan çıkarak kendi yatırım ekiplerini kuran ve doğrudan yatırım kararları alan yapılara dönüştüğü vurgulanıyor. Bu büyümenin arkasında emtia gelirleri, mali fazlalar, güçlü piyasa getirileri ve yeni kurulan yatırım fonları bulunuyor. Sadece 2025 yılında dünya genelinde 10 yeni egemen varlık fonunun faaliyete geçmesi dikkat çekici gelişmeler arasında yer aldı. Türkiye için stratejik fırsat BCG Yönetici Ortağı ve Türkiye Ofisi Lideri Emir Pandır, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde büyük sermaye sahiplerinin yatırım kararlarının ülkelerin yatırım çekme kapasitesini doğrudan etkilediğini belirtti. Pandır, Türkiye açısından fırsatın yalnızca sermaye çekmekten ibaret olmadığını vurgulayarak enerji dönüşümü, dijital altyapı ve ihracat odaklı büyüme alanlarında uzun vadeli ortaklıklar kurulmasının önemine dikkat çekti. Altyapı ve yapay zekâ öne çıkıyor Rapora göre küresel yatırımcılar, uzayan yatırım süreleri ve likidite baskıları nedeniyle daha seçici hareket ediyor. Dev fonlar artık doğrudan altyapı projelerine, orta ölçekli büyüme yatırımlarına ve ikincil piyasalara daha fazla yöneliyor. Yapay zekâ ise hem yatırım yapılan stratejik alanlardan biri hem de portföy yönetiminde verimliliği artıran önemli bir operasyonel araç olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin servet büyümesi dikkat çekiyor BCG'nin Global Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye, 2025-2030 döneminde 250 bin dolar ve üzeri finansal varlığa sahip yatırımcı segmentinde dünyanın en hızlı büyüyen pazarları arasında bulunuyor. Bu segmentte yıllık yaklaşık yüzde 12 büyüme ve 250 milyar dolarlık ek varlık oluşumu beklenirken, gelişen yerel sermaye tabanının Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar için daha güçlü bir ortak yatırım merkezi haline gelmesine katkı sağlaması öngörülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.