SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dubai

Ekometre - Dubai haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dubai haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BTM' den 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem Haber

BTM' den 10 yılda 2 milyar dolarlık ekosistem

Bu yıl 10’uncu yaşını kutlamaya hazırlanan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı tek cümle ile özetledi: 10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik. İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan ve fikir aşamasındaki girişimleri küresel ölçekte değer üreten yapılara dönüştüren BTM, bugün girişimcilik ekosisteminin merkezinde konumlanıyor. BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul, gelinen noktayı şöyle özetledi: “10 yıl önce bir fikirdik, bugün 2 milyar doları aşan bir ekosistem haline geldik.” BTM’nin yalnızca bir kuluçka merkezi olmadığına dikkat çeken Kul, ortaya koydukları somut çıktılara da vurgu yaptı. Kul, “Bugün geldiğimiz noktada BTM, girişimciliğin konuşulduğu bir alan değil; üretildiği, yatırım aldığı ve global ölçekte karşılık bulduğu bir yapı. Geride kalan 10 yıl içinde 12 bin 500’den fazla girişimciye doğrudan destek sağladık. Bugün BTM girişimlerinin ulaştığı toplam portföy büyüklüğü 2 milyar doların üzerine çıkmış durumda. Aynı şekilde 410 milyon doların üzerinde yatırım değerlemesi, oluşturduğumuz yapının sürdürülebilirliğini ve etkisini açıkça ortaya koyuyor” dedi. Fikirlerin ticarileştiği bir yapı kurduk BTM’nin yaklaşımının klasik destek modellerinden ayrıştığını belirten Kul, “Al fikrini gel, fikrin iş yapsın mottosu ile yola çıktık. Ancak bugün geldiğimiz noktada erken seviyeden ileri aşamaya kadar tüm girişimleri kapsayan desteklere sahip bir yapı haline geldik. Girişimcilerimize yalnızca alan değil; yatırımcıya erişim, mentörlük, uluslararası bağlantılar ve pazara açılma imkanı sunuyoruz. Bu sayede fikirler raflarda kalmıyor, şirketlere dönüşüyor, ticarete katkı sunuyor” dedi. BTM’nin, girişimcilik ekosisteminde otorite olarak kabul edilen UBI Global tarafından “Dünyanın En İyi Üçüncü Kuluçka Merkezi” seçildiğini hatırlatan Kul, uluslararası büyüme stratejilerine de değindi. BTM’nin artık küresel ölçekte oyun kuran bir yapıya dönüştüğünü söyleyen Kul, “BTM bugün dünyanın önemli girişimcilik merkezlerinde yer alarak global bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. Londra’nın dönüşüm hikâyesinin en güçlü simgelerinden biri haline gelen Battersea Power Station’da konumlanmamız, bu vizyonun somut bir göstergesi. Aynı şekilde Dubai World Trade Centre’deki varlığımızla Körfez pazarına doğrudan erişim sağlıyoruz. BTM artık yerel bir yapı değil, global bir oyuncu” dedi. Yeni dönemde Avrupa ve Balkanlar’a açılım kapsamında Saraybosna’da da bir ofis açtıklarını belirten Kul, “Bosna Hersek’te hayata geçirdiğimiz yapılanma ile Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan bir girişimcilik köprüsü kuruyoruz. Bu ofisimiz, bölgedeki girişimciler için önemli bir merkez olacak. Saraybosna’da attığımız adım, Balkanlar’dan Avrupa’ya uzanan yeni bir girişimcilik hattının başlangıcı. Bu bölgeyi yalnızca izlemiyoruz, şekillendirmek de istiyoruz” dedi. 2026’da küresel vitrin genişliyor Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisleri’nin (UTPO) girişimlerin globalleşmesinde kritik rol oynadığını vurgulayan Kul, “Yüzde 75’e varan finansman desteğiyle girişimcinin dünyaya açılmasını bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp stratejik bir avantaja dönüştürdük. Bu model, girişimlerin globalleşme sürecini hızlandıran önemli bir kaldıraç görevi görüyor” dedi. BTM’nin girişimcileri global sahneye taşıma hedefinin altını da çizen Kul, “2026 yılında 30’u aşkın ulusal ve uluslararası fuarla girişimcilerimizi dünyanın farklı pazarlarına taşıyacağız. Bizim için görünürlük değil, erişim önemli” dedi. Bir yandan dünyada açılımlarını sürdürürken bir yandan da yurt içindeki etkin stratejilerine devam edeceklerinin altını çizen Kul, BTM’nin yürüttüğü tematik programların ekosistemde önemli bir derinlik oluşturduğunu ifade eden Kul, İstanbul Kalkınma Ajansı ve uluslararası paydaşlarla hayata geçirilen programların girişimcilik tabanını genişlettiğini belirtti. “Erken aşama girişimlerden yatırımcı geliştirmeye, lise düzeyinden kurumsal iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede programlar yürütüyoruz. Amacımız yalnızca bugünün değil, geleceğin girişimcilik ekosistemini de inşa etmek” diyen Kul, yeni dönemde hayata geçirilecek Yatırımcı Hızlandırma Programı, BİGG Cube ve yapay zekâ odaklı dönüşüm programlarının bu vizyonun bir parçası olduğunu söyledi. “BTM bu hikayenin merkezinde kalacak” Geçen yılın ikinci yarısında uygulamaya aldıkları Kampus Elçisi programına da değinen Kul, “24 üniversitede 34 kampüs elçisiyle girişimciliği sahaya taşıyoruz. Girişimciyi mezun olduktan sonra değil, daha okuldayken yakalıyoruz. Bu programla girişimcilik kültürünü üniversite ortamında yaygınlaştırıyor, genç yetenekleri erken aşamada keşfediyor ve onları ekosistemimize kazandırıyoruz” ifadelerini kullandı. 2025 başında BTM TEKMER’i faaliyete geçirdiklerini de hatırlatan Kul, “BTM TEKMER teknoloji odaklı girişimler için önemli bir merkez oldu. Girişimcilere mentorluk, eğitim, yatırımcı erişimi ve güçlü bir iş ağı sunarak fikirlerin ticarileşmesini ve sürdürülebilir şirketlere dönüşmesini sağlıyoruz” dedi. Dr. Önder Kul, BTM’nin önümüzdeki dönem vizyonunu ise “Türkiye’den çıkan girişimlerin dünyada daha fazla söz sahibi olduğu bir döneme giriyoruz. BTM bu hikayenin merkezinde olmaya devam edecek” sözleriyle özetledi.

İran krizi petrol üretimini etkiledi Haber

İran krizi petrol üretimini etkiledi

Orta Doğu’da devam eden savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatları büyük ölçüde durdurması petrol üretimini doğrudan etkiledi. İhraç edilemeyen petrolün depolama kapasitesini hızla doldurması nedeniyle bölge ülkeleri üretimi azaltma kararı aldı. Bloomberg’in haberine göre Irak, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt günlük milyonlarca varillik kesinti uygulamaya başladı. İran krizi petrol üretimini etkiledi Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması Orta Doğu’daki petrol üretimini önemli ölçüde düşürdü. İhracatın aksaması ve depolama kapasitesinin hızla dolması nedeniyle üretici ülkeler üretimi azaltmak zorunda kaldı. En büyük kesinti ırak’tan geldi Irak, günlük yaklaşık 2,9 milyon varil ile en sert üretim kesintisini yapan ülke oldu. Suudi Arabistan ise üretimini günlük 2 milyon ile 2,5 milyon varil arasında düşürdü. Birleşik Arap Emirlikleri günlük 500 bin ile 800 bin varil arasında üretim azaltırken Kuveyt’in günlük kesintisi yaklaşık 500 bin varil seviyesinde gerçekleşti. Petrol fiyatları 120 doları gördü Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve üretim sahalarındaki duruşlar petrol fiyatlarını Pazartesi günü 120 dolar seviyesine kadar taşıdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın yakında sona erebileceğine dair yaptığı açıklamaların ardından Salı günü fiyatlarda bir miktar gevşeme görüldü. ARAMCO CEO’su üretim detayı vermedi Dünyanın en büyük petrol şirketi olan Saudi Aramco’nun CEO’su Amin Nasser, Salı günü gerçekleştirilen kazanç çağrısında mevcut üretim seviyelerine ilişkin detay vermekten kaçındı. On ikiden fazla ülkenin dahil olduğu bölgesel çatışma enerji altyapıları üzerindeki baskısını sürdürürken sevkiyat rotalarının yeniden belirlenmesine yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.

Türkiye’nin En İyi Baristası Dubai’de yarışacak Haber

Türkiye’nin En İyi Baristası Dubai’de yarışacak

Türkiye'nin kahve sanatındaki en yetenekli isimlerini bir araya getiren bu prestijli yarışmanın birinciliğini Çetin Alpay Başkan elde etti. Başkan, 150.000 TL’lik birincilik ödülünün sahibi olurken, aynı zamanda Orta Doğu, Afrika ve Hint Yarımadası’nı kapsayan MISA bölge finalleri kapsamında Dubai’de Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. Birbirinden yaratıcı ve özgün sunumların öne çıktığı yarışmada ikinciliği Sümeyye Arıkan 100.000 TL’lik ödülle, üçüncülüğü ise Tarık Sadıç 50.000 TL’lik ödülle tamamladı. Bu yıl yarışmada toplam 300.000 TL ödül dağıtıldı. Yarışmacılar hem teknik yetkinlikleri hem de yaratıcılıklarıyla jüri üyelerinden tam not aldı. Yarışmanın jüri koltuğunda; gastronomi ve içecek kültürü alanındaki uzmanlığı, gerçekleştirdiği eğitimler, tadımlar ve sosyal medyada ilgi gören özgün içerikleriyle tanınan Oğul Türkkan, 2016, 2017 ve 2019 yıllarında kazandığı Türkiye Barista Şampiyonu unvanlarının yanı sıra 2026 CIGS Şampiyonu olarak da adını duyuran ve uluslararası organizasyonlarda jüri üyeliği yapan Nisan Ağca ve Dünya Kahve Şampiyonası baş hakemi, barista eğitmeni ve kahve sahnesinin en aktif uzmanlarından biri olan Defne Ceyda Okay yer aldı. DaVinci Gourmet Türkiye Direktörü Kuzey Sinnar, etkinliğin kapanışında baristaların sahne performansını şu sözlerle değerlendirdi; “Açıkçası günün başında benim bir beklentim vardı. Bugün bir yarışma değil, aslında bir sanat gösterisi izlemeyi umuyordum. Gerçekten de tüm yarışmacılarımız tek tek yarışma boyunca gösterdikleri tutku, özveri ve ustalıklarıyla beraber kahvenin birleştirici gücünü bir sanata dönüştürdüler. Yarışma konseptimiz çerçevesinde kazananları belirledik; ama aslında hepimiz kazandık, sektörümüz kazandı. O yüzden bugün yarışan arkadaşlarımız aslında iyi bir baristanın sadece içecek sunmadığını, bu içecekle beraber bizi bir deneyim yolculuğuna çıkardıklarını gösterdiler.” Şampiyon MISA bölge finalleri için Dubai’ye gidiyor DaVinci Gourmet ürünlerini kahve ile harmanlayarak lezzet ve sunumuyla jüriyi etkileyen yarışmanın birincisi Çetin Alpay Başkan, 150.000 TL’lik ulusal ödülün yanı sıra Dubai’de düzenlenecek, Orta Doğu, Afrika ve Hint Yarımadası’nı kapsayan MISA bölge finallerinde Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. Bölge finallerinde farklı ülkelerden temsilciler, içeceklerini bir jüri heyetine sunarak bir üst aşamaya yükselmek için yarışacak. Dünya genelinde kahve miksoloji kültürünü genç yeteneklerle buluşturmanın önemine inanan DaVinci Gourmet, kahve topluluğunu hem teknik mükemmellik hem de yaratıcı zanaatı destekleyen bir içecek çözümleri markası olarak içecek sanatçılarına mükemmel çözümler sunma misyonunu sürdürüyor. Dünyanın en büyük lezzet ve beslenme çözümleri şirketi Kerry’nin bir parçası olan DaVinci Gourmet, içecek uzmanlarının operasyonel gereksinimlerini, hedef tüketicilerini ve sürdürülebilir büyüme trendlerini derinlemesine analiz ederek onlar için en kaliteli malzemelerle içecek başyapıtları yaratmalarına ilham veriyor.

Astons Dubai’de Türk Yatırımcılarla Buluşuyor Haber

Astons Dubai’de Türk Yatırımcılarla Buluşuyor

Uluslararası yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık çözümlerinde dünya lideri Astons, Yunanistan Golden Visa programına ilgi duyan Türk yatırımcılarla 22–23 Ocak 2026 tarihlerinde Dubai’de bir araya geliyor. Astons tarafından düzenlenecek Yunanistan Golden Visa semineri, iki gün boyunca Astons Dubai Ofisi’nde gerçekleştirilecek. Saat 10.00 – 20.00 arasında düzenlenecek seminerlerde, yatırımcılara Yunanistan Golden Visa programına ilişkin en güncel bilgiler aktarılırken, Astons yatırımcılarına özel olarak Atina’da hayata geçirilen yeni bir konut projesi de detaylarıyla tanıtılacak. Yatırımcılar için özel bilgilendirme ve birebir görüşme imkânı Astons’un Dubai’de düzenlediği bu özel etkinlik, Yunanistan Golden Visa programını yakından değerlendirmek isteyen yatırımcılara birebir danışmanlık alma imkânı sunuyor. Seminer kapsamında; €250.000’dan başlayan gayrimenkul yatırımıyla Yunanistan’da oturum izni elde etme süreci, aile üyelerinin (eş ve çocuklar) başvuruya nasıl dahil edildiği, oturum izninin süresi ve uzun vadeli avantajları detaylı şekilde ele alınacak. Sıfırdan inşa edilen projeyle Yunanistan Golden Visa fırsatı Seminerde tanıtılacak proje, yenilenmiş bir yapı değil; tamamen sıfırdan inşa edilen ve Golden Visa kriterlerine uygun olarak geliştirilen özel bir yatırım fırsatı sunuyor. Atina’nın hızla değer kazanan Tavros–Kallithea bölgesinde konumlanan ANAXAGORA projesi, €250.000’dan başlayan fiyatlarla yatırımcılara Yunanistan Golden Visa, garantili kira getirisi ve uzun vadeli sermaye artışı potansiyelini bir arada sunuyor. Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit seminerle ilgili şunları söylüyor: “Astons’un genel merkezi Dubai’de yer alıyor. Bu durum bize orada yaşayan Türk yatırımcılara Golden Visa hizmetini kolaylıkla ulaştırma imkanı sunuyor. Yatırımcılarımızın Türkiye’ye gelmesini beklemeden, Yunanistan Golden Visa programını ve yatırımcılarımıza özel sunduğumuz projeleri yaşadıkları şehirde, birebir anlatmayı önemsiyoruz.”

Dubai gayrimenkul piyasası 2025’i rekorla kapattı Haber

Dubai gayrimenkul piyasası 2025’i rekorla kapattı

Artan işlem hacmi, tarihi satış rakamları ve tüm segmentlere yayılan talep artışıyla pazar; yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de dikkat çekici bir büyüme sergiledi. Nüfus artışı, yabancı yatırımcı ilgisi ve uzun vadeli ekonomik beklentiler, Dubai’yi gayrimenkulde güvenli limanlardan biri haline getirmeye devam ediyor. Dubai Land Department verilerine göre, yıl boyunca gerçekleşen işlemler toplamda 624 milyar AED’yi aşarken, Kasım ayı Dubai gayrimenkul tarihinde kaydedilen en güçlü aylardan biri oldu. Tek bir ayda on dokuz bini aşkın işlem yapılması, talebin yalnızca belirli bir segmente değil; konut, ticari ve off-plan projeler dahil olmak üzere tüm pazara yayıldığını ortaya koydu. Bu tablo, Dubai’de gayrimenkul ivmesinin yavaşlamadığını, aksine daha da hızlandığını ortaya koyuyor. Bu güçlü performansın arkasında ise yalnızca piyasa dinamikleri değil, makroekonomik göstergeler de yer alıyor. Birleşik Arap Emirlikleri ekonomisinin 2026 yılında yüzde 5,6 oranında büyümesinin öngörülmesi; yabancı yatırım artışı ve nüfus büyümesiyle birlikte gayrimenkul piyasasını yapısal olarak destekliyor. Ekonomik genişleme, yatırımcı güvenini artırırken, Dubai’de gayrimenkulü kısa vadeli kazançların ötesinde uzun vadeli bir değer alanı haline getiriyor. Dubai’yi küresel yatırımcılar açısından cazip kılan bir diğer unsur ise sunduğu esnek ödeme modelleri. Teslim sonrası ödeme seçenekleri, sıfır faizli planlar ve aylık düşük oranlı ödeme modelleri sayesinde Dubai’de gayrimenkul sahibi olmak, çoğu yatırımcının düşündüğünden çok daha erişilebilir bir noktaya taşınmış durumda. Bu yapı, özellikle ilk kez yatırım yapacak olanlar için pazara giriş bariyerlerini önemli ölçüde düşürüyor. Tüm bu gelişmeler, Dubai’de doğru yatırımın yalnızca doğru projeyi seçmekle değil, doğru danışmanlıkla mümkün olduğunu da bir kez daha gösteriyor. LER Properties, 2025 yılı boyunca pazardaki bu güçlü ivmeyi yakından takip ederek, Türk yatırımcılara yalnızca satış odaklı değil, uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen bir yaklaşım sundu. Seçili proje portföyü, güçlü geliştirici iş birlikleri ve şeffaf süreç yönetimiyle LER Properties, Dubai gayrimenkul piyasasında güvenilir bir referans noktası olmayı sürdürdü. LER Properties Kurucusu Burak Güler, Dubai’deki tabloyu değerlendirirken, piyasada yaşanan hareketliliğin geçici olmadığının altını çiziyor. Güler’e göre bugün Dubai’de gördüğümüz büyüme, güçlü ekonomik temellere dayanan yapısal bir dönüşümün sonucu. Doğru lokasyon ve doğru projelerde konumlanan yatırımcılar için önümüzdeki yıllar, sürdürülebilir ve yüksek potansiyelli fırsatlar barındırıyor. Dubai gayrimenkul piyasası, 2025’te kırılan rekorların ardından 2026’ya daha da sağlam bir zeminde giriyor. Ekonomik göstergeler, artan yatırımcı ilgisi ve güçlü talep dinamikleri; Dubai’yi önümüzdeki dönemde de küresel gayrimenkul piyasalarının en dikkat çeken merkezlerinden biri olarak konumlandırıyor.

Üçüncü ülkelerde alt yapı projeleri hazır Haber

Üçüncü ülkelerde alt yapı projeleri hazır

Türkiye Müteahhitler Birliği ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde gerçekleştirilen Türkiye-Birleşik Krallık Altyapı ve Bölgesel İşbirliği Forumu’nda iki ülkenin firmaları üçüncü ülkelerde işbirliği fırsatlarını masaya yatırdı. Forumda Kazakistan, Özbekistan ve Sırbistan’daki projeler için bilgi alışverişinde bulunan şirketler, aynı zamanda sektörün geleceğini de ele aldı. İki ülkenin firmaları Türkiye Müteahhitler Birliği ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde, Birleşik Krallık İhracat Kredi Ajansı’nın (UKEF) da katılımıyla İstanbul’da bir araya gelerek Kazakistan, Özbekistan ve Sırbistan’da önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek altyapı projelerine ilişkin bilgi alışverişinde bulundu. Türkiye-Birleşik Krallık Altyapı ve Bölgesel İşbirliği Forumu kapsamında işbirliği fırsatlarının yanı sıra uluslararası banka temsilcileri tarafından uluslararası projelerin finansman modelleri ve destek mekanizmaları üzerinde duruldu. Forumda inşaat sektöründe dijitalleşme, yeni teknolojiler ve uygulamalar da ele alındı. Türkiye, Birleşik Krallık, Kazakistan ve Özbekistan’dan 100’den fazla firma temsilcisinin katıldığı forumun öğleden sonraki bölümünde firmalar arasında ikili görüşmeler yapıldı. Uzun vadede Afrika ülkeleri hedef pazar olabilir Forumun açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez, “Türkiye ve İngiltere inşaat sektörleri arasındaki ilişki yalnızca her iki ülkedeki projeleri üstlenmeye değil, aynı zamanda üçüncü ülkelerde ortak projelerle işbirliği yapmaya dayanmaktadır. Her iki ülkenin de küresel rekabette büyük deneyim ve potansiyelleriyle karşılaştırmalı üstünlüklere sahip olduğuna inanıyoruz. Hatırlayacağınız üzere Ocak 2024’te gerçekleştirilen 7. Türkiye-İngiltere Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) Toplantısı’nda iki bakan tarafından bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzalanmıştır. Bu çerçevede Türk ve İngiliz inşaat sektörleri arasında üçüncü ülkelerde işbirliği faaliyetlerini hayata geçirmeye başladık. Bugünkü merkezi temalardan biri üçüncü ülke işbirliğinin önemidir. Bu çerçeve Türkiye ve İngiltere’nin güçlerini birleştirerek üçüncü pazarlarda ortak faaliyet göstermelerini sağlamaktadır. Bu yaklaşım her iki ülke için stratejik avantajlar yaratırken Kazakistan, Özbekistan ve Sırbistan gibi bölgesel ortakların da yatırımların artması, bilgi birikimi ve sürdürülebilir kalkınma modellerinden yararlanmasına olanak tanımaktadır. Uzun vadede üçüncü ülke işbirliği çerçevesinde Uganda, Kenya, Tanzanya ve Nijerya’nın da gelecekteki hedef pazarlarımıza dâhil edilmesini değerlendirebiliriz” dedi. ‘Gerçek etkiye sahip bir ortaklık yaratıyor’ Forumda konuşan Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu Kenan Poleo ise şunları söyledi: “Birleşik Krallık'ın finansman, mühendislik ve proje hazırlama alanlarındaki dünya standartlarındaki güçlü yönleri, Türkiye'nin müteahhitlik uzmanlığıyla bir araya geldiğinde, gerçek etkiye sahip bir ortaklık yaratıyor. Bugün İstanbul'da yapılan görüşmeler, sürdürülebilir altyapı alanındaki liderliğimizin Orta Asya ve Balkanlar'da nasıl fırsatlar yaratabileceğini gösteriyor.” Sürdürülebilir kalkınmaya katkı fırsatı Türkiye Müteahhitler Birliği Başkan Vekili Başar Arıoğlu da “On yıllardır Türk müteahhitleri, zorlu koşullar altında dahi karmaşık ve büyük ölçekli projeleri hayata geçirme konusunda, kalite, güvenlik ve zamanlama açısından yüksek standartları koruyarak küresel ölçekte güçlü bir itibar kazanmıştır. Aynı zamanda, Birleşik Krallık şirketleri mühendislik, tasarım, danışmanlık ve finans alanlarında dünya çapında uzmanlık sunmaktadır. Güçlerimizin birbirini tamamlayıcı niteliği, küresel pazarda gerçek katma değer yaratmak için eşsiz bir fırsat ortaya koymaktadır. Bu işbirliğini yalnızca olağanüstü altyapı projelerini birlikte gerçekleştirmek için bir araç olarak değil, aynı zamanda faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde sürdürülebilir kalkınma ve refaha katkıda bulunan uzun vadeli ortaklıklar geliştirme fırsatı olarak görüyoruz. Güçlerimizi birleştirerek, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin dayanıklı, kapsayıcı ve geleceğe dönük altyapılardan faydalanmasını sağlayabiliriz” ifadelerini kullandı. ‘Suriye’nin yeniden imarında Türkiye ve Birleşik Krallık firmaları rol almalı’ Türkiye’nin etkin ve derin kültürel bağlara sahip olduğu Balkanlar ve Orta Asya’da, yüksek kaliteli altyapıya olan talebin artmaya devam ettiğini kaydeden Arıoğlu, şöyle devam etti: “Proje planlarımızı uyumlu hale getirerek ve ev sahibi hükümetlerle yapıcı bir şekilde işbirliği yaparak, bu pazarların özel ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebiliriz. Ayrıca, işbirliğimizi Afrika'da Uganda, Ruanda ve Kenya başta olmak üzere diğer öncelikli ülkelere genişletme potansiyelinin yüksek olduğuna inanıyoruz. Dinamik ve gelişen altyapı ihtiyaçlarına sahip olan bu ülkelerde işbirliğimizin olumlu etki yaratacağı aşikardır. Birlikte, altyapının geleceğini şekillendirebileceğimize, ekonomik bağları güçlendirebileceğimize ve hem sektörlerimiz hem de hizmet sunduğumuz ülkeler için yeni fırsatlar yaratabileceğimize inanıyorum.” Arıoğlu devamla, Suriye’nin acil ihtiyaçlarını dikkate alarak Türkiye ve Birleşik Krallık firmalarının ülkenin yeniden imarı sürecinde öncü bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. ‘Yeni nesil altyapının şekillenmesine katkıda bulunabiliriz’ Infrastructure Exports UK (IE:UK) Eş Başkanı Stuart Senior ise “Dünya genelinde giderek artan sayıda karmaşık altyapı projesiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, uzmanlık ve yeniliği bir araya getirecek stratejik ortaklıklar kurmamız büyük önem taşımaktadır. Ancak bu işbirliği yalnızca projelerin uygulanmasından ibaret değildir. Aynı zamanda faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde refah artışını destekleyen uzun vadeli ortaklıklar kurmak anlamına gelmektedir. IE:UK olarak Birleşik Krallık şirketlerinin küresel ölçekte olumlu bir etki yaratmasını destekleme konusunda kararlıyız ve Türkiye Müteahhitler Birliği ile işbirliğimizi, sadece iş fırsatlarını değil, aynı zamanda uluslararası kalkınma sonuçlarını da nasıl teşvik edebileceğine dair örnek bir model olarak görmekteyiz. Özellikle, hızla bir dönüşüm geçiren ve dayanıklı altyapıya olan talebin arttığı Balkanlar ve Orta Asya ülkelerinde birlikte çalışma fırsatı bizi heyecanlandırmaktadır. TMB ile yakın işbirliği içinde çalışarak öncelikli sektörleri ve pazarları belirlemeyi, proje planlarını uyumlaştırmayı ve ev sahibi hükümetler ve paydaşlarla işbirliği yaparak ortak çabalarımızın yerel ihtiyaçlara cevap vermesini sağlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Birlikte, yeni nesil altyapının şekillenmesine katkıda bulunabiliriz. Önümüzdeki yol ve bu ortaklığın sağlayacağı fırsatlar konusunda heyecan duyuyoruz” diye konuştu.

Sam Yoshida’dan Dubai’ye ilk ziyaret Haber

Sam Yoshida’dan Dubai’ye ilk ziyaret

Bu ziyaret; Canon’un Orta Doğu, Afrika ve Türkiye’yi en hızlı büyüyen pazarlarından biri olarak gördüğünü ve bölgeye olan uzun vadeli bağlılığını bir kez daha vurguluyor. 120 ülkeyi ve 12.300 çalışanı kapsayan Canon’un EMEA bölgesi, Yoshida liderliğinde görüntüleme ve baskı alanlarındaki temel gücünü pekiştirirken aynı zamanda endüstriyel baskı, B2B çözümleri ve bilgi yönetimi teknolojilerine doğru genişliyor. Yaklaşımını güven ve dürüstlük tesis etmek, gerçek anlamda çift yönlü iletişim kurmak, müşteri savunucuları yaratmak, istikrarlı finansal büyüme sağlamak ve inovasyon yoluyla yaratıcılığın sınırlarını zorlamak üzerine kuran Yoshida, Dubai’deki bölgesel merkeze ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdi. Canon’un 2025 yılında Orta Doğu ve Türkiye ile Orta ve Kuzey Afrika’da çift haneli büyüme rakamları öngördüğü bir dönemde gerçekleştirilen bu ziyaret hem tüketici segmenti hem de kurumsal segmentteki genişlemeyle desteklendi. Bu tahminler Orta Doğu için %3,5, Türkiye için %3 ve Afrika için %4’ün üzerinde büyüme beklentileriyle örtüşürken Yoshida’nın ziyaretinin zamanlaması, Canon’un bölgenin gelecekteki büyümenin ana itici gücü olma potansiyeline duyduğu güveni yansıttı. Yoshida: “Orta Doğu, Türkiye ve Afrika, Canon için en heyecan verici büyüme alanlarından birini temsil ediyor. Bölgenin hızlı dijital dönüşümü, gelişen yaratıcı sektör ekonomisi ve akıllı şehir girişimleri; görüntüleme ve inovasyondaki güçlü yönlerimizle mükemmel bir uyum gösteriyor. Canon, küresel satışlarının %8’inden fazlasını Ar-Ge’ye yatırıyor ve ABD’de her yıl 3.000’den fazla patent alıyor. Bu ziyaretimin amacı; dinlemek, iletişim kurmak ve müşterilerimize, iş ortaklarımıza ve çalışanlarımıza olan bağlılığımızı pekiştirmekti” diyerek ziyareti hakkında bilgi verdi. Ayrıca Yoshida, bölgeye yaptığı ziyaret kapsamında müşteriler, iş ortakları ve bölge genelindeki 500’den fazla çalışanla yüz yüze ve çevrim içi görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar, çift yönlü iletişime ve müşteri odaklı liderlik yaklaşımına verdiği önemi ortaya koydu. Bununla birlikte sağlık görüntüleme, ticari baskı, dijital eğlence, yayıncılık ve güvenlik çözümleri alanlarındaki büyüme fırsatlarını da inceledi. Canon, Kyosei felsefesi doğrultusunda bölgede sürdürülebilirlik ve toplumsal kalkınmayı da desteklemeye devam ediyor. Bu yaklaşım, yalnızca iş uygulamalarıyla sınırlı kalmayıp, çeşitli güçlendirme girişimleriyle toplumların refahına da aktif katkı sağlıyor. Canon’un Miraisha Programı, Afrika’da 10 yılda 7.000’den fazla kişiye eğitim ve iş fırsatı sunarken; Canon Gençlik Programı, 33 ülkede 1.500 genç değişim öncüsünü destekliyor. Güç Veren Kadınlar girişimi ise Orta Doğu ile Afrika’da görüntüleme ve baskı sektörlerinde kadınların güçlenmesine olanak tanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.