SON DAKİKA
Hava Durumu

#Dolar Tl

Ekometre - Dolar Tl haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolar Tl haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fed kararı öncesi altın geriledi Haber

Fed kararı öncesi altın geriledi

Ons altın 4.030 dolar civarına gerilerken piyasaların odağı Fed’in faiz kararına çevrildi. Analistler, aralık ayında faiz artırımı sinyalinin güçlenmesi halinde altındaki satış baskısının artabileceğine dikkat çekiyor. Altın fiyatları, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı öncesinde yeniden düşüşe geçti. Gram altın günün ilk bölümünde 6.522 TL’yi gördükten sonra gerileyerek 6.456 TL seviyesinde işlem gördü. Gün içindeki en düşük seviye ise 6.444 TL olarak kaydedildi. Ons altın da 4.070 dolara kadar yükseldikten sonra yönünü aşağı çevirdi ve 4.030 dolar civarına çekildi. Doların güçlenmesi ve ABD tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerindeki baskıyı artıran unsurlar arasında yer alıyor. İç piyasada gram altının yönünü belirleyen unsurlar arasında ons altının yanı sıra dolar/TL kuru ve fiziki piyasadaki alış-satış farkları da bulunuyor. Altın fiyatları neden düşüyor? Altındaki geri çekilmede ABD ekonomisinin dirençli görünümü, enflasyonun hedef seviyenin üzerinde seyretmesi ve Fed’in aralık ayında yeniden faiz artırabileceği beklentisi etkili oluyor. ABD’de eylül ayında dayanıklı mal siparişleri yüzde 1,8 arttı. Ulaşım hariç siparişlerde yüzde 0,5 yükseliş kaydedilirken uçak hariç savunma dışı sermaye malları siparişleri de yüzde 0,5 arttı. Tüketici güven endeksi ekimde 91,7’ye yükselerek piyasa beklentilerini aştı. Mevcut durum endeksi 120,4, beklentiler endeksi ise 72,6 oldu. Eylül ayında yeni konut satışları yıllıklandırılmış 676 bin seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam, yaklaşık 650 bin olan piyasa beklentisinin üzerinde kaldı. Richmond Fed imalat endeksi ise eksi 2 olarak açıklandı. ABD’de eylül ayı tüketici enflasyonunun aylık yüzde 0,6, yıllık yüzde 3,7 artması da fiyat baskılarının sürdüğüne işaret etti. Bu görünüm, Fed’in faizleri yüksek tutabileceği veya ilerleyen dönemde yeniden sıkılaştırmaya gidebileceği beklentilerini canlı tutuyor. Fed faiz kararı saat kaçta açıklanacak? Fed’in faiz kararı bugün saat 21.00’de açıklanacak. Fed Başkanı Kevin Warsh’ın basın toplantısının ise saat 21.30’da başlaması bekleniyor. Piyasalardaki temel beklenti, politika faizinin yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tutulması yönünde. Vadeli piyasa fiyatlamaları da faiz değişikliği yapılmaması olasılığının yüzde 90’ın üzerinde olduğuna işaret ediyor. Bununla birlikte yatırımcıların asıl odağı, kararın kendisinden çok Fed’in aralık ayına ilişkin vereceği mesajlar olacak. Aralık ayında faiz artırımı gündeme gelebilir BBVA Research, Fed’in ekim ayında faizleri sabit tutmasını ancak karar metninde şahin bir iletişim benimsemesini bekliyor. Kuruma göre enflasyonun yüksek seyretmesi, aralık ayında yeni bir faiz artırımını gündemde tutabilir. Morgan Stanley Baş ABD Ekonomisti Michael Gapen de Fed’in ekimde bekleyeceği, ancak daha sonraki bir toplantıda faiz artırımı ihtimalinin devam edeceği görüşünde. Gapen, ABD ekonomisinin ilave sıkılaştırmayı kaldırabilecek güçte olduğuna dikkat çekiyor. Goldman Sachs emtia stratejisti Daan Struyven’in değerlendirmesinde de aralık ayı öne çıkıyor. Bankanın temel senaryosuna göre Fed, aralık ayında son bir faiz artırımına gidebilir ve ardından sıkılaştırma döngüsünü tamamlayabilir. Yüksek faizler kısa vadede altını baskılayabilecek olsa da faiz artışlarının bir bölümünün fiyatlara yansımış olması ve merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi, orta vadeli görünümü destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor. UBS ve Standard Chartered hangi seviyelere dikkat çekiyor? UBS, ons altında 4.000 dolar seviyesini yakından izliyor. Banka stratejisti Giovanni Staunovo, fiyatların kısa vadede bu desteği yeniden test edebileceğini, ancak yapısal alıcıların devreye girerek bu bölgede taban oluşumuna katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor. Merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmesi, kamu borçlarına ilişkin endişeler ve Çin kaynaklı talep, UBS’ye göre altının uzun vadeli yatırım gerekçelerini destekliyor. Standard Chartered Küresel Emtia Araştırmaları Başkanı Suki Cooper ise daha temkinli bir görünüm çiziyor. Cooper, altının mevcut seviyelerde kalıcı bir taban oluşturması gerektiğini belirterek 3.886 dolar seviyesinin aşağı kırılması durumunda düzeltmenin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor. Kısa vadede fiyatların yatay bir seyir izleyebileceği değerlendirilirken Çin, Hindistan ve merkez bankalarından gelen talebin uzun vadeli görünümü destekleyebileceği belirtiliyor. 30 analistin altın tahmini yükseldi 27 Ekim’de yayımlanan ve 30 analist ile traderın katıldığı piyasa araştırmasına göre, 2026 yılı için ortalama ons altın tahmini 4.495 dolar oldu. 2027 yılı ortalama tahmini ise önceki anketteki 4.610 dolardan 4.650 dolara yükseldi. Tahminler, kısa vadede faiz ve dolar kaynaklı baskılara rağmen gelecek yıl için toparlanma beklentisinin korunduğunu gösteriyor. Fed faizi sabit tutarsa altın yükselir mi? Fed’in faizleri sabit tutması büyük ölçüde fiyatlandığı için altının yönü, yalnızca kararın kendisine değil, açıklama metnine ve basın toplantısındaki mesajlara bağlı olacak. Fed aralık ayında faiz artırımı ihtimalini güçlü biçimde vurgularsa ABD tahvil faizleri ve dolar yükselebilir. Böyle bir senaryoda ons altında 4.000 dolar çevresindeki desteğin yeniden test edilmesi gündeme gelebilir. Buna karşılık Fed daha temkinli bir dil kullanır ve yeni bir faiz artırımına ilişkin net sinyal vermezse piyasanın aralık beklentisi zayıflayabilir. Tahvil faizlerinin gerilemesi ve doların değer kaybetmesi, altın fiyatlarına destek sağlayabilir. Fed faiz indirirse altın ne olur? Faiz indirimi, diğer koşullar aynı kaldığında altın için destekleyici kabul ediliyor. Faizlerin düşmesi, yatırımcının faiz getirisi bulunmayan altını elde tutmasının fırsat maliyetini azaltabiliyor. Doların ve reel tahvil getirilerinin gerilemesi de ons altının yükselişini destekleyebiliyor. Ancak mevcut toplantıda faiz indirimi piyasanın temel beklentisi değil. Bu nedenle altının yönü açısından Fed’in gelecekteki para politikası ve aralık ayına ilişkin vereceği mesajlar belirleyici olacak. 28 Ekim 2026 güncel altın fiyatları Altın türü Son fiyat Değişim Alış Satış Ons altın 4.034,53 dolar -%0,63 4.034,25 dolar 4.034,82 dolar Gram altın 6.464,41 TL -%0,55 6.462,71 TL 6.463,63 TL Gram altın serbest/spot 6.457,87 TL +%0,61 6.451,57 TL 6.457,87 TL Çeyrek altın 10.558,61 TL +%0,61 10.322,50 TL 10.558,61 TL Yarım altın 21.117,23 TL +%0,61 20.580,49 TL 21.117,23 TL Tam altın 42.105,30 TL +%0,61 41.290,02 TL 42.105,30 TL Cumhuriyet altını 43.434,00 TL +%0,60 42.792,00 TL 43.434,00 TL Ata altın 43.655,19 TL +%0,61 42.580,33 TL 43.655,19 TL 24 ayar has altın 6.419,22 TL -%0,09 6.322,93 TL 6.592,54 TL Has altın (0,995) 6.431,31 TL -%0,57 6.430,40 TL 6.431,31 TL 22 ayar bilezik 5.889,58 TL +%0,61 5.883,83 TL 5.889,58 TL Altın fiyatları farklı piyasa ve veri sağlayıcılarında değişiklik gösterebildiğinden, güncel alış-satış fiyatları işlem yapılacak piyasadan ayrıca kontrol edilmelidir.

Altın yeni haftaya düşüşle başladı Haber

Altın yeni haftaya düşüşle başladı

Altın fiyatları, geçen haftanın son işlem gününde yaşanan yükselişin ardından yeni haftaya geri çekilmeyle başladı. Cuma günü 4 bin 400 dolar seviyesine yaklaşan ons altın, pazartesi günü 4 bin 349 dolara kadar geriledi. Gram altın da 6 bin 900 TL seviyesinden 6 bin 814 TL’ye çekildi. Piyasalarda Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki etkisi yakından takip edilirken, küresel merkez bankalarının faiz politikaları da altın fiyatlarının yönünde belirleyici oluyor. Fed’in geçen hafta gerçekleştirdiği faiz artışının ardından ABD tahvil getirilerinin yüksek seyretmesi, faiz geliri sağlamayan altın üzerinde baskı oluşturuyor. Ons altında kritik destek ve direnç seviyeleri Teknik göstergeler açısından ons altında 4 bin 340 dolar seviyesi önemli bir destek noktası olarak izleniyor. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması durumunda fiyatın 4 bin 275-4 bin 300 dolar aralığına gerileme ihtimali gündeme gelebilir. Altın, son yükseliş denemelerinde 4 bin 406 dolar seviyesini iki kez aşamadı. Bu nedenle söz konusu seviye, kısa vadeli yükselişin devamı açısından önemli bir direnç noktası olarak değerlendiriliyor. 4 bin 406 dolar seviyesinin aşılması halinde ons altında 4 bin 446-4 bin 474 dolar aralığına doğru yeni bir toparlanma yaşanabileceği belirtiliyor. Analist yükseliş için iki koşula dikkat çekti KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, altının kısa vadeli seyrinde jeopolitik gelişmelerin yanı sıra petrol fiyatları ve tahvil faizlerinin etkili olduğunu söyledi. Waterer’a göre altının yeniden güçlü ve kalıcı bir yükseliş ivmesi kazanabilmesi için petrol fiyatlarında ve tahvil faizlerinde belirgin bir düşüş yaşanması gerekiyor. Analist, bu iki göstergeden birinde veya her ikisinde görülecek gerilemenin altın fiyatlarını destekleyebileceğini ifade etti. Waterer, ons altının kısa vadede yaklaşık 4 bin 200 ile 4 bin 580 dolar arasında dalgalı bir seyir izleyebileceği öngörüsünde bulundu. Petroldeki gerileme altın için destek sağlayabilir Altın fiyatları açısından önemli göstergelerden biri olan petrol piyasasında yeni haftada geri çekilme görüldü. Brent petrolün varil fiyatı, İran savaşında diplomasi ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi ve Suudi Arabistan’ın petrol sevkiyatında toparlanma işaretleri görülmesiyle 102 dolar civarına geriledi. Suudi Arabistan’ın petrol ihracatının eylül ayında günlük 4 milyon varilin üzerine çıkması, arz endişelerini kısmen hafifletti. Petrol fiyatlarındaki düşüş, enerji kaynaklı enflasyon baskısının azalabileceği beklentisiyle altın fiyatları açısından destekleyici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak ABD tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi, bu desteğin etkisini sınırlıyor. Yüksek tahvil faizleri altın üzerinde baskı oluşturuyor ABD tahvil faizleri, altın piyasasının yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Fed’in faiz artışının ardından özellikle kısa vadeli tahvil getirilerinde yükseliş yaşandı. ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi son iki haftada yaklaşık 36 baz puan yükselirken, piyasalarda ekim ve aralık aylarında yeni faiz artışları yapılabileceğine yönelik beklentiler güçlendi. Faiz getirisi sunmayan altının fırsat maliyeti, faiz oranlarının yükseldiği dönemlerde artıyor. Bu durum, yatırımcıların tahvil gibi faiz getirisi sağlayan varlıklara yönelmesiyle altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabiliyor. Fed kararının ardından dalgalı seyir sürüyor Fed, 15-16 Eylül tarihlerinde gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Kararın ardından ons altın sert bir düşüş yaşarken, haftanın son bölümünde petrol fiyatlarındaki gerileme ve enflasyon endişelerinin kısmen azalmasıyla toparlandı. Cuma günü spot altın yüzde 1’in üzerinde değer kazanarak 4 bin 390 doların üzerine çıktı ve haftayı yükselişle tamamladı. Ancak yeni haftada tahvil faizlerindeki yükselişin etkisiyle kazanımların bir bölümü geri verildi. Piyasanın odağında Fed yetkililerinin açıklamaları var Yeni haftada altın yatırımcılarının gündeminde Fed yetkililerinin açıklamaları bulunuyor. Hafta boyunca çok sayıda Fed üyesinin değerlendirmelerde bulunması beklenirken, piyasa katılımcıları faiz politikasının geleceğine ilişkin mesajları takip edecek. Fed yetkililerinden daha şahin açıklamalar gelmesi, tahvil faizlerinde yeni bir yükselişe ve altın fiyatları üzerindeki baskının artmasına neden olabilir. Buna karşılık petrol fiyatları ile tahvil getirilerinin aynı anda gerilemesi, altın piyasasında yeni bir toparlanma hareketinin önünü açabilir. Altının yönünü dört temel gelişme belirleyecek Altın fiyatlarının kısa vadeli seyrinde Fed’in faiz politikası, ABD tahvil faizleri, petrol fiyatları ve Orta Doğu’daki gelişmeler öne çıkıyor. Ons altında 4 bin 340 dolar desteğinin korunup korunamayacağı teknik açıdan yakından izlenirken, gram altın fiyatında ons altının yanı sıra dolar/TL kurunun seyri de belirleyici olacak. Geçen hafta 6 bin 900 TL seviyesine ulaşan gram altının yeni haftada 6 bin 814 TL’ye gerilemesi, yatırımcıların dikkatini fiyatların bu seviyelerden tepki verip vermeyeceğine çevirdi.

Altın haftaya düşüşle başladı Haber

Altın haftaya düşüşle başladı

Gram altın 6 bin 759 TL seviyesinden güne başlarken, yatırımcıların gözü güncel altın fiyatlarına çevrildi. Altın piyasasında yeni haftanın ilk işlem gününde satış baskısı öne çıktı. Küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararına ilişkin beklentiler ve enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, faiz getirisi bulunmayan altının değer kaybetmesine neden oldu. Yatırımcılar bir yandan ons altındaki hareketi takip ederken, yurt içinde gram, çeyrek, yarım ve tam altının güncel fiyatlarını araştırıyor. Ons altın geriledi Spot altının fiyatı yüzde 0,3 düşüşle 4 bin 334,31 dolara geriledi. ABD altın vadeli kontratlarında da yüzde 0,8'lik kayıp yaşanırken, vadeli altın 4 bin 375 dolar seviyesine indi. Altın, geçtiğimiz hafta da üçüncü haftalık düşüşünü kaydetmişti. Piyasalardaki satış baskısında, Fed’in bu haftaki toplantısında faiz artırımına gideceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi etkili oldu. Faiz getirisi sağlamayan altın, yüksek faiz beklentilerinden olumsuz etkileniyor. Gram altın 6 bin 759 TL seviyesinden başladı Yurt içinde gram altın da küresel piyasalardaki düşüşe paralel olarak haftaya gerileyerek başladı. Gram altın yeni güne 6 bin 759 TL seviyesinden giriş yaptı. Gün içerisinde fiyatlarda yaşanabilecek hareketlilik nedeniyle yatırımcıların gözü hem ons altın hem de dolar/TL kurundaki değişimlerde olacak. 14 Eylül 2026 itibarıyla altın fiyatlarında alış ve satış rakamları şöyle: Altın türü Alış Satış Ons altın 4.335,79 $ 4.336,52 $ Gram altın 6.764,41 TL 6.764,33 TL Çeyrek altın 10.821,72 TL 11.060,03 TL Cumhuriyet altını 43.287,59 TL 44.104,84 TL Yarım altın 21.592,07 TL 22.136,84 TL Tam altın 43.423,00 TL 44.074,00 TL Ziynet altını 43.321,16 TL 44.138,42 TL Ata altın 44.685,32 TL 45.810,99 TL 14 ayar bilezik gramı 3.668,48 TL 4.896,73 TL 22 ayar bilezik gramı 6.105,54 TL 6.338,34 TL Piyasaların gözü Fed kararında Altın fiyatlarının yönü açısından haftanın en önemli gündem maddelerinden biri Fed’in faiz kararı olacak. Faiz politikasına ilişkin beklentiler, petrol fiyatlarındaki hareket ve küresel piyasalardaki risk iştahı, değerli metalin seyri üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. Yatırımcılar özellikle ons altındaki hareketin yanı sıra yurt içinde gram altın fiyatının seyrini yakından izliyor.

Yatırımcı rotayı yurtdışı hisselerine çevirdi Haber

Yatırımcı rotayı yurtdışı hisselerine çevirdi

TCMB verilerine göre toplam yurtdışı hisse yatırımı 4,77 milyar dolarla, hanehalklarının portföyü ise 3,98 milyar dolarla tarihi zirveye çıktı. Portföylerde en büyük payı yüzde 86 ile ABD hisseleri aldı. Yurtiçi yerleşiklerin yatırım tercihinde yılın ikinci çeyreğinde dikkat çekici bir değişim yaşandı. Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da yatırımcı ilgisi zayıflarken, özellikle yapay zeka temasıyla güç kazanan ABD teknoloji hisseleri yurtiçi yatırımcının yeni adresi oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, yurtiçi yerleşiklerin yurtdışı hisse senetlerindeki toplam yatırımı nisan-haziran döneminde 4,77 milyar dolara ulaşarak tarihi rekor kırdı. Hanehalklarının yurtdışı hisse portföyü de 3,98 milyar dolarla şimdiye kadarki en yüksek seviyesine çıktı. Yatırımcıların yurtdışına yönelmesinde, teknoloji hisselerindeki yüksek getiri potansiyelinin yanı sıra yurtiçinde sınırlı kalan döviz kazancı arayışının da etkili olduğu değerlendiriliyor. Borsa İstanbul'daki dalgalanma tercihi değiştirdi Ekonomim'den Şebnem Turhan'ın haberine göre, yılın ikinci çeyreğinde ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının yarattığı jeopolitik ortam, finansal piyasalar üzerinde etkili oldu. Bu süreçte Borsa İstanbul'daki dalgalı seyir yatırımcı tercihlerinde değişime yol açarken, yurtdışı piyasalarda özellikle teknoloji ve yapay zeka temalı şirketlerin yükselişi Türk yatırımcıların ilgisini artırdı. TCMB'nin sıkı para politikası çerçevesinde TL varlıkları desteklemek amacıyla uyguladığı makroihtiyati tedbirler de yatırım ortamının önemli başlıkları arasında yer aldı. İran savaşı sonrası dezenflasyon programına ilişkin risklerin artması, yüksek faiz ve enflasyonun daha uzun süre devam edebileceği beklentilerini de güçlendirdi. Döviz getirisi arayışı yurtdışına taşındı Haziran 2023'ten bu yana dolar/TL'deki yükselişin görece sınırlı kalması, yurtiçi yatırımcıların döviz bazlı getiri arayışını farklı piyasalara yöneltti. Yılın ikinci çeyreğinde TCMB'nin haftalık repo ihalelerine ara vermesi ve piyasayı üst banttan fonlaması, kredi ve mevduat faizlerinin yüksek seyretmesine neden oldu. Bankacılık sektöründe TL mevduat faizleri ikinci çeyrek boyunca yüzde 40'ın altına gerilemedi. Buna karşılık döviz kurundaki hareketin Merkez Bankası'nın müdahaleleriyle dengelenmesi, yatırımcıların döviz getirisi elde etmek için yurtdışı varlıklara ilgisini artırdı. Yurtdışı portföy yatırımları 9 milyar doları aştı TCMB verilerine göre yurtiçi yerleşiklerin toplam yurtdışı portföy yatırımları yılın ikinci çeyreğinde 9,1 milyar doların üzerine çıktı. Bu tutar ilk çeyreğe göre 1 milyar doların üzerinde gerilemeye işaret etse de, düşüşün önemli bölümünün ilk çeyrekte para piyasası araçlarına yapılan olağan dışı yüksek yatırımlardan kaynaklandığı belirtildi. İlk çeyrekte 1,6 milyar dolar seviyesinde bulunan yurtdışı para piyasası araçları yatırımı, ikinci çeyrekte 127 milyon dolara geriledi. Böylece yatırım tutarı önceki dönemlerdeki eğilimine yeniden yaklaştı. Yurtdışı bono ve tahvil yatırımlarında da gerileme görüldü. İlk çeyrekte 4,66 milyar dolar olan yatırım tutarı, ikinci çeyrekte 4,2 milyar dolara indi. Yurtdışı hisselerde 5 yılda dört katlık büyüme İkinci çeyrekte diğer portföy araçlarında gerileme yaşanırken, yurtdışı hisse senetleri yatırımcıların en fazla ilgi gösterdiği alan oldu. Yurtiçi yerleşiklerin yurtdışı hisse senedi yatırımları, ilk çeyrekteki 3,97 milyar dolar seviyesinden 4,77 milyar dolara yükseldi. Böylece yurtdışı hisse yatırımları tarihi zirvesine ulaştı. Geçen yılın aynı dönemine göre artış yüzde 67,22 olurken, toplam portföyün yüzde 83,4'ünün hanehalklarına ait olduğu görüldü. Hanehalklarının yurtdışı hisse portföyü ise ikinci çeyrekte 3,98 milyar dolara çıktı. Bu rakam, yaklaşık beş yıl önceki seviyenin dört katına ulaşırken, yılın ilk çeyreğine göre yaklaşık 800 milyon dolarlık artış anlamına geldi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla hanehalklarının yurtdışı hisse yatırımlarındaki artış yüzde 68,33 olarak hesaplandı. Bono ve tahvilden çıkıp hisseye yöneldiler Hanehalklarının yatırım tercihlerinde hisse senetleri lehine belirgin bir değişim yaşandı. Yurtiçi hanehalklarının yurtdışı bono ve tahvil yatırımları, yılın ilk çeyreğine göre yaklaşık 500 milyon dolar azalarak 2,18 milyar dolar seviyesinde kaldı. Borsa İstanbul'daki kayıplar ve yurtiçi hisse yatırımlarına yönelik ilginin azalmasıyla birlikte yatırımcıların, döviz bazlı getiri arayışında yurtdışı borsalara yöneldiği görülüyor. Portföylerin yüzde 86'sı ABD hisselerinde Yurtiçi yerleşiklerin yurtdışı hisse yatırımlarında açık ara en büyük pay ABD piyasalarının oldu. TCMB verilerine göre yurtdışı hisse senedi portföyünün yüzde 86'sı ABD hisselerinde bulunuyor. Amerika borsalarındaki toplam hisse yatırımı 4,1 milyar doları aşarken, Avrupa piyasalarındaki hisse portföyü 619 milyon dolar seviyesinde kaldı. Diğer kıtalardaki yatırımlar ise oldukça sınırlı düzeyde gerçekleşti. Özellikle yapay zeka teknolojilerinin sürüklediği ABD teknoloji endekslerindeki güçlü performansın, yurtiçi yatırımcıların Amerikan hisselerine yönelmesinde belirleyici olduğu değerlendiriliyor. İkinci çeyrek verileri, Türk yatırımcının döviz bazlı getiri arayışında yurtdışı piyasalara ve özellikle yapay zeka odaklı teknoloji şirketlerine daha güçlü biçimde yöneldiğini ortaya koydu.

Piyasanın rotasını beklenti anketi çizecek Haber

Piyasanın rotasını beklenti anketi çizecek

Temmuz ayı sonuçları, bu hafta yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde piyasaların yol haritasını şekillendirecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından her ay düzenli olarak yayımlanan Piyasa Katılımcıları Anketi, ekonomi yönetimi kadar yatırımcılar ve reel sektör tarafından da yakından takip ediliyor. Finansal kuruluşlar ile reel sektörden uzmanların katılımıyla hazırlanan anket, enflasyon, döviz kuru, politika faizi, büyüme ve cari dengeye ilişkin beklentileri ortaya koyarak piyasalara önemli sinyaller veriyor. Bu hafta açıklanacak temmuz ayı anketi, 23 Temmuz'da gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde ayrı bir önem taşıyor. Piyasalar, yalnızca politika faizine ilişkin beklentileri değil, yıl sonu enflasyon tahminlerinde ve döviz kuru öngörülerinde meydana gelebilecek değişimleri de dikkatle izleyecek. Ekonomistler, özellikle yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisinin para politikasının yönü açısından kritik göstergelerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Bunun yanında 12 ay ve 24 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri de fiyatlama davranışları ve enflasyonla mücadele sürecinin başarısı açısından yakından izleniyor. Anketin öne çıkan başlıkları arasında dolar/TL yıl sonu beklentisi de bulunuyor. Döviz kuru tahminleri, ithalat maliyetlerinden ihracat gelirlerine, şirket bilançolarından yatırım kararlarına kadar birçok alanda referans niteliği taşıyor. Özellikle dış pazarlara çalışan sanayi kuruluşları açısından kur beklentilerindeki değişim, üretim ve fiyatlama stratejelerini doğrudan etkileyebiliyor. Piyasa Katılımcıları Anketi aynı zamanda ekonomik büyüme ve cari denge beklentilerine ilişkin önemli veriler de sunuyor. Bu göstergeler, ekonominin yılın ikinci yarısındaki performansına yönelik beklentilerin şekillenmesine katkı sağlıyor. Ancak TCMB, anket sonuçlarının katılımcıların beklentilerini yansıttığını, Merkez Bankası'nın resmî tahmini veya görüşü niteliğinde olmadığını özellikle vurguluyor. Bursa sanayisi açısından önemli gösterge Türkiye'nin üretim ve ihracat merkezlerinden biri olan Bursa'da faaliyet gösteren otomotiv, makine, tekstil ve yan sanayi firmaları da anket sonuçlarını yakından takip ediyor. Finansman maliyetleri, döviz kuru beklentileri ve enflasyon görünümü; yatırım planları, fiyat politikaları ve ihracat stratejileri üzerinde doğrudan etkili oluyor. Ekonomi çevreleri, temmuz ayı anketinden çıkacak sonuçların yalnızca bu haftaki faiz kararına ilişkin beklentileri değil, yılın geri kalanında para politikasının izleyeceği patikaya yönelik önemli ipuçları da sunacağını değerlendiriyor.

Dolar 35 TL'yi aştı Haber

Dolar 35 TL'yi aştı

Dolar/TL, son saatlerde 35,02 seviyesinden işlem görerek önemli bir eşiği aştı. Bir süredir 35 sınırına yakın işlem gören parite, bugünkü yükselişle birlikte rekor seviyesini yenilemeye devam etti ve 35 TL’nin üzerinde işlem görmeye başladı. Bununla birlikte euro/TL’de %0,3’ü bulan günlük artışla 36,8 seviyelerinden işlem görürken Eylül dönemindeki rekor seviyesinden %4,6 kadar uzakta bulunuyor. Küresel bazda dolar endeksi ise Fed kararı öncesi yatay seyrini korurken 107 sınırının hemen altında seyretmeye devam ediyor.  Fed kararları öncesi piyasada karışık görünüm Küresel piyasalarda dikkatler, ABD Merkez Bankasının (Fed) alacağı para politikası kararlarında. Fed'in bu akşam politika faizini 25 baz puan indirmesi bekleniyor. Karar sonrası Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamaları ve verilecek ipuçları, gelecekteki para politikalarına dair önemli sinyaller barındırabilir. Analistler, toplantının gelecek döneme dair belirsizliklerin artması nedeniyle önem taşıdığını belirtiyor ve ardından piyasalarda dalgalanmaların artabileceğine işaret ediyor. Dolar/TL yıl sonuna doğru %19 değer artışıyla devam ediyor Dolar/TL kuru yıl başından bu yana %19,16 oranında artarken, Aralık ayının başından bu yana kurdaki yükseliş %1,13 oldu. Dolar endeksi de Aralık ayına %1,12 artışla devam ederken 105,78 seviyesinden 106,96’ya kadar yükseldi. Trump’ın ABD Başkanlığına seçilmesiyle güçlü dolar algısı yeniden yükselirken dolar, majör para birimlerine karşı değer artışını devam ettiriyor. Bu süreçte Euro’nun zayıfladığı görülürken EUR/USD paritesi, %5,75 düşüşle 1,05’in altını test etmeye başladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.