SON DAKİKA
Hava Durumu

#Değer Artışı

Ekometre - Değer Artışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Değer Artışı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk yatırımcıların yeni tercihi Haber

Türk yatırımcıların yeni tercihi

Artan küresel belirsizlikler, yatırım kararlarını yalnızca kira getirisi üzerinden değil, oturum hakkı, finansal mobilite ve varlık çeşitlendirmesi üzerinden şekillendiriyor. Yatırımcıların karar mekanizması, gayrimenkulün artık sadece gelir üreten bir varlık değil, aynı zamanda stratejik bir “yaşam ve erişim aracı” haline geldiğini gösteriyor. Küresel ölçekte sermaye hareketleri değişirken, gayrimenkul yatırımının anlamı da yeniden tanımlanıyor. Bir dönem yalnızca kira geliri ve değer artışı ekseninde değerlendirilen yurtdışı gayrimenkul yatırımları, bugün çok daha geniş bir perspektifle ele alınıyor. Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında küresel liderlerden biri olan Astons araştırmasına göre Türk yatırımcıların yurt dışında gerçekleştirdiği gayrimenkul yatırımlarının son yıllarda istikrarlı bir yükseliş gösterdiğine işaret ediyor. Bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri, yatırımlar 2025'in ilk on bir ayında 2,4 milyar dolara ulaştı. Söz konusu büyüme, yatırımcıların yalnızca getiri odaklı değil; yaşam planlaması, finansal mobilite ve küresel erişim perspektifiyle hareket ettiğini ortaya koyuyor. “Yatırımcılar artık yalnızca kazanç istemiyor, seçenek satın alıyor” Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, konuya ilişkin değerlendirmesinde; “Son yıllarda yatırımcılarla yaptığımız görüşmelerde dikkat çekici bir değişim gözlemliyoruz. Eskiden ilk soru kira getirisi veya değer artışı olurdu. Bugün ise yatırımcılar aynı zamanda bu yatırımın kendilerine nasıl bir yaşam alanı oluşturacağını, çocuklarına hangi fırsatları sunacağını ve gelecekte hangi seçenekleri yaratacağını sorguluyor. Bu nedenle oturum hakkı ile finansal getiri artık birbirine rakip iki unsur değil. Modern yatırımcı her ikisini de aynı stratejinin parçası olarak görüyor. Gayrimenkul yatırımının tanımı değişiyor; insanlar artık sadece mülk değil, küresel ölçekte hareket edebilme kapasitesi, finansal dayanıklılık ve gelecek esnekliği satın alıyor” ifadelerini kullandı. Yeni yatırımcı profili: Portföyünü çeşitlendiriyor, fırsatlarını büyütüyor Son yıllarda yatırımcıların yaklaşımında dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Gayrimenkul artık portföy çeşitlendirmesi, döviz bazlı gelir elde etme ve farklı pazarlarda varlık bulundurma stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Özellikle küresel ekonomik dalgalanmaların arttığı dönemlerde yatırımcılar, varlıklarını farklı coğrafyalara yayarak risklerini dengelemeyi hedefliyor. Bu noktada Avrupa’daki gayrimenkul yatırımları, yatırımcılara euro bazlı kira geliri elde etme fırsatı sunarken aynı zamanda uzun vadeli değer artışından yararlanma imkânı da sağlıyor. Birçok Avrupa kentinde son yıllarda metrekare bazında yaşanan fiyat artışları, yatırımcıların düzenli kira gelirinin yanı sıra sermaye kazancı potansiyeline de odaklanmasına neden oluyor. Getiri ile mobilite aynı stratejinin parçası haline geliyor Bugün yatırımcılar için oturum hakkı ve kira getirisi birbirinin alternatifi olmaktan çıkıyor. Tam tersine, iki unsurun aynı yatırım içinde birleşmesi tercih sebebi haline geliyor. Bu eğilimin en dikkat çekici örneklerinden biri Yunanistan. Astons’un hazırladığı Yunanistan Gayrimenkul Piyasası Analiz ve Trendler raporuna göre, Türk yatırımcıların ülkedeki yatırım hacmi 514 milyon Euro'ya ulaşırken, yatırım karşılığı verilen oturum izinlerinin sayısı 3 bin 291'e yükseldi. Bu tablo, yatırımcıların yaşam kalitesine, uluslararası hareket kabiliyetine ve gelecek planlamasına da yatırım yaptığını gösteriyor. Gayrimenkul, günümüzde kira geliri, değer artışı, döviz bazlı nakit akışı ve oturum avantajını aynı potada buluşturan çok boyutlu bir yatırım aracına dönüşüyor.

Gayrimenkulde yatırım rotası Akdeniz’e kaydı Haber

Gayrimenkulde yatırım rotası Akdeniz’e kaydı

Türkiye’de gayrimenkul piyasasında dengeler yeniden şekillenirken, yatırımcıların rotası turizmle entegre, değer üretme potansiyeli yüksek bölgelere yöneliyor. Bu dönüşümde öne çıkan lokasyonların başında ise Antalya’nın Manavgat ve Side hattı geliyor. Yalnızca dönemsel bir ilgi değil, sürdürülebilir talep yapısı ve güçlü yatırım dinamikleriyle dikkat çeken bölge, her dönemde değerini koruyan ve geliştiren nadir yatırım alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip girişimci Ahmet Tanır, Akdeniz hattında yatırım dengelerinin değişmediğini, aksine daha da güçlendiğini vurguluyor. “Manavgat ve sıde her dönemde yatırımcının radarında” Bölgenin yalnızca yazlık ya da ikinci konut talebiyle değil, yatırım odaklı bir açıdan değerlendirildiğini belirten Ahmet Tanır, “Manavgat ve Side, turizm potansiyeli, doğal ve tarihi zenginlikleri ve gelişen şehir yapısıyla Türkiye’de yatırım açısından her zaman güçlü bir konumda oldu. Bugün de bu değişmiş değil. Aksine, artan talep ve gelişen projelerle birlikte bölge yatırımcılar için daha stratejik hale geliyor.” Dedi. Turizm gücü yatırım değerini destekliyor Özellikle Side’nin uluslararası bilinirliği ve Manavgat’ın geniş gelişim alanı, bölgeyi farklı yatırım segmentleri için cazip hale getiriyor. Yüksek sezonluk kira potansiyeli, kısa dönem kiralama modeli ve döviz bazlı gelir imkânı, yatırımcıların ilgisini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Turizmle entegre bir gayrimenkul yapısına sahip olan bölgede yatırım, klasik konut anlayışının ötesine geçtiğini belirten Tanır, “Burada yatırım sadece bir konut almak değil; doğru lokasyonda, doğru projeye dahil olarak uzun vadeli bir değer yaratmak anlamına geliyor.” İfadelerini kullandı. Yeni projeler ve arsa geliştirme hareketliliği dikkat çekiyor Manavgat’ta son dönemde artan proje üretimi ve arsa geliştirme faaliyetleri, bölgenin büyüme potansiyelini ortaya koyuyor. Özellikle villa, site ve rezidans projelerine olan talep artarken, yatırımcıların arsa tarafında da daha bilinçli hareket ettiği gözlemleniyor. Bölgedeki bu hareketliliğin kalıcı olduğuna dikkat çeken Tanır, “Manavgat, gelişmeye açık yapısıyla yalnızca bugünün değil, geleceğin yatırım bölgeleri arasında yer alıyor” ifadelerini kullanıyor. “Doğru yatırım için uzmanlık şart” Artan talep ile birlikte yatırım kararlarının daha stratejik hale geldiğini belirten Tanır, yatırımcıların profesyonel destek almadan hareket etmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün en kritik konu doğru yer, doğru proje ve doğru zaman üçlüsünü bir araya getirebilmek. Bu da ancak bölgeyi iyi tanıyan, sahaya hakim bir bakış açısıyla mümkün.” Dedi. Akdeniz’de değer kaybetmeyen yatırım hattı Manavgat ve Side, turizm gücü, altyapı gelişimi ve artan yatırım ilgisiyle Türkiye’de gayrimenkul yatırımının en güçlü bölgeleri arasında yer almaya devam ediyor. Uzmanlara göre, bu bölgede doğru yapılan yatırımlar, hem kısa vadeli getiri hem de uzun vadeli değer artışı açısından önemli fırsatlar sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.