SON DAKİKA
Hava Durumu

#Btso

Ekometre - Btso haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Btso haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Buttim HOMETEX 2026’da küresel ticaret köprülerini güçlendirecek Haber

Buttim HOMETEX 2026’da küresel ticaret köprülerini güçlendirecek

Avrupa, ABD, Orta Doğu ve Afrika başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinden profesyonel ziyaretçileri ağırlayan HOMETEX, yüksek katılımı, geniş sergi alanı ve küresel ticaret hacmiyle tekstil sektörünün en güçlü platformları arasında gösteriliyor. Fuar, üretici, ihracatçı ve alıcıları aynı çatı altında buluşturarak uluslararası iş birliklerine zemin hazırlıyor. BUTTİM, fuar kapsamında 9. Hol - G2-2 alanında yer alarak üyelerinin üretim gücünü, ticari kapasitesini ve ihracat potansiyelini dünya pazarlarına tanıtacak. “Hedefimiz, Buttim’i uluslararası bir ticaret merkezi haline getirmek” BUTTİM Yönetim Kurulu Başkanı Gülten Demir Varol, fuar katılımına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “BUTTİM Ticaret Merkezi olarak HOMETEX Ev Tekstili Fuarı’nı, ticaret merkezimizi ve bünyemizdeki firmaları dünyaya açmak adına çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu tür uluslararası organizasyonlar, hem firmalarımızın küresel ölçekte görünürlüğünü artırmakta hem de yeni ticaret kapılarının açılmasına katkı sağlamaktadır. Hedefimiz, BUTTİM’i yalnızca bölgesel değil, uluslararası bir ticaret merkezi haline getirmektir. Bu önemli organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen başta BTSO ve TETSİAD olmak üzere, KFA Fuarcılık’a teşekkür ediyoruz. Sektörümüzün gelişimi ve ihracat gücümüzün artması adına bu tür iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz. Tüm sektör temsilcilerini, iş dünyasını ve uluslararası ziyaretçilerimizi standımızda ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağız. BUTTİM olarak kapımız herkese açık; yeni iş birlikleri, güçlü bağlantılar ve verimli görüşmeler için standımıza davet ediyoruz.”

Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması Haber

Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay: “21. Yüzyılın En Stratejik Yatırımı Yeraltı Kaynakları Değil İnsan Kaynağıdır” BTSO 59’uncu Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Hizmetleri İle Kurslar) katkılarıyla, BTSO Akademi kapsamında düzenlenen buluşmada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve özel öğretim kurumlarının geleceği konuşuldu. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Meclis Üyesi Orhan Adanur, Komite Başkanı Hasan Temelli, Komite Başkan Yardımcısı Celal Arslan ve komite üyelerinin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Özel Kurumlar Daire Başkanı Ali İhsan Baykal ile il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticileri de katıldı. Yeni ekonominin sermayesi bilgi Programın açılışında konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, tarih boyunca toprağa hükmedenlerin değil, bilgiye hükmedenlerin dünyaya yön verdiğini söyledi. Sanayi çağında kömür ve çelik ne ifade ediyorsa, bugün bilgi, teknoloji ve insan sermayesinin aynı anlamı taşıdığını belirten Burkay, “21. yüzyılın en stratejik yatırımı yeraltı kaynakları değil, insan kaynağıdır. Bilgiyi üreten ve teknolojiyi yönlendirenler yeni ekonominin belirleyicisi olacaktır. Yeni ekonominin sermayesi bilgi, üretim gücü ise nitelikli insan kaynağıdır.” dedi. Dünyanın tarihin en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinden geçtiğini ifade eden Burkay, yapay zekâ ve büyük verinin geleneksel meslek dallarını dönüştürdüğünü kaydetti. Bugünkü eğitim anlayışının yarının dünyasına yetmeyebileceğine dikkat çeken Burkay, önümüzdeki 5 yılda mesleklerin yüzde 30’unun dönüşeceğini ve yeni meslek alanlarının ortaya çıkacağını söyledi. Türkiye Yüzyılı hedefinin bilimde, teknolojide, kültürde ve sanatta öncü bir Türkiye inşa etmek olduğunu belirten Burkay, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni bu nedenle çok önemli bulduklarını ifade etti. Burkay, “Bu model; bilgiyi ahlakla, yetkinliği değerlerle, teknolojiyi ise medeniyet tasavvuruyla buluşturan köklü bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu yaklaşımı hayati önemde görüyoruz. Bizim medeniyet perspektifimiz, teknolojiyi insan merkezli değerlerimizle birlikte geliştirmektir. Toplumun tüm dinamikleri olarak değerlerine bağlı, dünyayı doğru okuyabilen nesiller yetiştirmeliyiz.” diye konuştu. Ankara’nın çözüm iradesini yanımızda hissetmek bize güç veriyor Eğitimde özel teşebbüsün kaliteyi yukarıya taşıyan önemli bir araç olduğunu söyleyen Burkay, kurumların beklentilerine kulak verilmesinin rekabet gücüne yapılan en önemli katkılardan biri olduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ifade eden Burkay, Yeniceabat ve Atıcılar Mesleki Eğitim Kampüsü, BUTGEM, BTSO Akademi ve Bursa Business School projeleriyle yaşam boyu eğitimi desteklediklerini söyledi. Ayrıca 17 pilot meslek okulunda mesleki eğitime destek verdiklerini ve sektörel konsey yapılanmasını hayata geçiren ilk oda olduklarını kaydetti. Özel eğitim kurumlarının taleplerine de değinen Burkay, hizmet bedellerinin revize edilmesi, personel onay süreçlerindeki bürokratik engellerin giderilmesi ve artan maliyetlere yönelik finansman ihtiyaçlarının karşılanmasının sektörün öncelikli beklentileri arasında yer aldığını söyledi. Bakanlığın özel öğretim kurumlarına yönelik desteğinin önemli olduğunu belirten Burkay, Ankara’nın çözüm iradesini yanlarında hissetmenin kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Burkay konuşmasının sonunda programa katılan konsey başkanına, meclis ve komite üyelerine, il milli eğitim müdürlüğü temsilcilerine ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Çalışma dönemimizde milli eğitim bakanlarımızı 4 kez btso’da ağırladık BTSO Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, BTSO çatısı altında 8 yıldan bu yana Eğitim Konseyi ve komitelerinde uyumlu bir ekiple görev yaptıklarını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın eğitim konusuna özel bir hassasiyeti olduğunu ve Konseyin tüm çalışmalarına destek verdiğini ifade eden Bingöl, “Biz göreve geldikten sonra pandemi yaşandı, sorunlar ortaya çıktı. Ama BTSO Başkanımızın destekleri ile tam 4 defa Milli Eğitim Bakanı Bursa’ya geldi, 6 defa Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlerimiz ile toplantı yaptık. Ayrıca Türkiye’de mesleki eğitim sistemi ilk olarak Bursa’dan başladı. BTSO’nun vizyonuna yakışan çok güzel işler yaptık, adımlar attık.” dedi. Uludağ’da uluslararası nitelikte, geleneksel hale gelecek büyük çaplı bir Eğitim Zirvesi düzenlemeyi hedeflediklerini kaydeden Bingöl ayrıca yine Uludağ’da özel öğretim kurumlarının temsilcilerini Milli Eğitim Bakanı, Bakan Yardımcıları ve Genel Müdürler ile bir araya getirmeyi planladıklarını açıkladı. Bursa’da özel okullarda eğitim alan 66 bin öğrenci var Özel öğretim kurumlarının eğitim sistemindeki önemine dikkati çeken Bingöl, “Her dönemde Türkiye’nin yüzde 10’unu özel öğretim okutuyor. Bursa bu konuda lider şehirlerden bir tanesi. Bursa’da özel okullarda okuyan 66 bin öğrencimiz var. BTSO gibi güçlü ve ortak bir zeminde okullarımızın sorunlarını gündeme taşımak, çözüme kavuşturmak adına önemli adımlar attık. İnşallah bundan sonra da bu çalışmalara devam edeceğiz.” diye konuştu. Bingöl ayrıca öğretmenlerin eğitimi konusuna vurgu yaptı. Öğretmenlerin yaz aylarında iki aylık izinleri olduğunu, bu dönemin öğretmenlerin gelişimi adına uygulanabilecek eğitim programlarının önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Bursa’da 1.500’e yakın özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bursa’nın sanayi, ticaret, kültür ve turizm kenti olmasının yanı sıra aynı zamanda bir özel öğretim kenti olduğunu söyledi. Bursa’nın yaklaşık 1.500 özel öğretim kurumuyla önemli bir noktada bulunduğunu belirten Güner, “Özel öğretim kurumları olarak hep birlikte çok büyük dokunuşlar yapıyoruz. Türkiye genelinde neredeyse dokunmadığımız birey, aile yok. Özel okullardan rehabilitasyon merkezlerine, özel kurslardan sürücü kurslarına, iş makinesi kurslarından dil kurslarına kadar 22 farklı kurum türüyle çok geniş alanda hizmet veriyoruz” dedi. Özel öğretim kavramının yalnızca bir tanımlama olmadığını ifade eden Güner, “Bu aslında kamu hizmetinin özel kurumlar eliyle gerçekleşmesi anlamına geliyor. Yapılan iş ve üretilen hizmet bir kamu hizmeti. Ben ülkesine ve milletine değer katmak adına eğitim yolunu tercih eden herkese teşekkür ediyorum. Üretmiş olduğunuz değerle, 37 bin kurumla Türkiye’nin insan kaynağına ve gelecek inşasına katkı sunuyoruz” diye konuştu. Türkiye Yüzyılı maarif modeli önemli bir adım Son 3 yılda eğitim alanında önemli adımlar atıldığını belirten Güner, “Bu çalışmalar içerisinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli büyük bir yer tutuyor. Erdem, değer ve eylem üçlemesi çok önemli. ‘Köklerden geleceğe’ anlayışı en önemli kavramlardan biri. 200 yıldır Batı terminolojisinin üstten bakış açısıyla dayattığı kavramları artık kendi medeniyet perspektifimizle inşa edeceğiz. Orta Asya değil Türkistan diyeceğiz. Coğrafi keşifler değil sömürgeciliğin başlangıcı diyeceğiz. Köklerden geleceğe diyerek millet olarak aynı geçmişten ortak geleceğe yürüyeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kamu özel sektör ortaklığında eğitimde yeni başarı hikayeleri yazacağız Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, eğitimin yalnızca bugünü yöneten değil geleceği inşa eden en güçlü toplumsal zemin olduğunu söyledi. Çokgezer, “Bu zeminin sağlamlığı ise eğitim paydaşlarının aynı hedefler doğrultusunda ortak hareket edebilmesine bağlıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli tam olarak bu anlayışın bir tezahürüdür. Bu model yalnızca akademik başarıyı önceleyen değil düşünen, sorgulayan, değerlerine bağlı, vicdan sahibi, üreten, çağın becerileriyle donanmış bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bütüncül bir eğitim yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede özel öğretim kurumlarımızı da eğitim sistemimizin tamamlayıcı ve güçlendirici önemli bir paydaşı olarak görüyoruz.” dedi. Bursa’nın eğitim alanındaki güçlü birikimi ile öncü bir şehir olduğunu ifade eden Çokgezer, şöyle devam etti: “Bursa’da özel okullarda öğrenim gören 66 bin, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim hizmeti alan 33 bin öğrenci bulunuyor. Bursa’da 622’si özel okul olmak üzere bin 483 özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor. Bu rakamlar, özel öğretim kurumlarının eğitimdeki yerini ve üstlendiği önemli sorumluluğu açıkça göstermektedir. Bizler eğitimde kamu-özel ayrımı gözetmeden aynı ideal etrafında birleştikçe daha güçlü başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz.” Açılış konuşmalarının ardından BTSO 59. Meslek Komitesi Üyesi İsmail Güler özel öğretim sektörünün yıllar içindeki gelişimini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Program, sektör temsilcileri ve eğitim yöneticilerinin sorularının cevaplanmasıyla son buldu.

Bursa makine sektörü temsilcileri ITES China Fuarı’na çıkarma yaptı Haber

Bursa makine sektörü temsilcileri ITES China Fuarı’na çıkarma yaptı

Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesinde yurt dışı iş programları büyük önem taşırken, BTSO da firmaların dış ticaret hacmini artırmak hedefiyle 2026 yılında farklı coğrafyalara yönelik iş programlarını sürdürüyor. BTSO öncülüğünde yürütülen 3. Makine Teknolojileri UR-GE Projesi kapsamında UR-GE üyeleri ilk yurt dışı programını sektörün en önemli organizasyonlarından ITES China Fuarı’na çıkarma yaparak gerçekleştirdi. 120 bine yakın kişi, bin 600’ün üzerinde firmanın katıldığı fuarda, BTSO UR-GE projesi üyeleri son teknolojileri yerinde inceleme fırsatı buldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, meclis ve komite üyeleri ve 80’i aşkın firma temsilcisinin yer aldığı heyet, fuarı detaylı bir şekilde incelerken farklı coğrafyalardan katılımcılarla görüşme imkanı yakaladı. “Hedefimiz Ülke İhracatına Katkı Koymak” BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Makine UR-GE’nin 81 sektör paydaşıyla birlikte ITES China Makine, Otomasyon, Ekipmanları ve Elektronik Fuarı’nı ziyaret ettiklerini söyledi. Bu fuarın otomasyon teknolojileri ve elektronik açısından son derece belirleyici ve öncelikli bir organizasyon olduğunu söyleyen Şener, “Bizler de bu fuarda üretimlerimizin çeşitliliğini artırmak ve rekabet kapasitemizi geliştirmek için incelemelerde bulunuyoruz. Aktif olan 17 UR-GE’mizin önemli projelerinden biri makine UR-GE’miz. Bu fuarda hem Çin pazarını analiz etme hem de üretim teknolojileri hakkında bilgi edinme fırsatı bulduk. Çin, yüksek miktarda makine ithalatı yapan ve Amerika, Japonya, Almanya ile İtalya gibi güçlü rakiplerle rekabet ettiğimiz bir pazar. Biz de firmalarımızla birlikte bu pazarda yerimizi güçlendirmek adına sahada incelemeler gerçekleştirdik. Makine UR-GE’si olarak ilk kez Çin’e yönelik bir program düzenledik ve bu ziyaret tüm katılımcılar için oldukça verimli geçti. Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz UR-GE projeleriyle üyelerimizin ihracat performansını artırırken yeni pazarlara açılmalarını da sağlıyoruz. Bu çalışmalarla hem sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de ülke ihracatına katkı sunmayı hedefliyoruz.” dedi. “Farklı İş Yapma Biçimleri Öğreniyoruz” Çin pazarına yönelik UR-GE programı kapsamında savunma ve enerji alanında sektöre ve firmalarına neler katabileceklerini araştırmak amacıyla fuara katıldıklarını söyleyen UR-GE Üyesi Faruk Önal, “BTSO’nun düzenlediği UR-GE programları firmalar için son derece önemli ve faydalı. Mümkün oldukça tüm UR-GE organizasyonlarına katılarak farklı iş yapma biçimlerini ve yenilikleri yerinde görüyoruz. Elde ettiğimiz bu kazanımları Bursa’da firmamızda uygulayarak kendimizi geliştirmeye ve ihracatımıza katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu projelerin hayata geçmesini sağlayan ve desteklerini esirgemeyen BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’a da teşekkür ediyorum.” dedi. “Dünyanın Birçok Pazarına Ulaşabiliyoruz” BTSO’nun makine UR-GE kümelenmesi sayesinde dünyanın birçok pazarına ulaşabildiklerini söyleyen UR-GE Üyesi Emre Bahtiyar, “Gerçekten güzel bir organizasyon, hepimiz için verimli oldu. Şehrimiz makine sektöründe iyi bir konumda olsa da Çin, maliyetler ve yenilikler açısından ciddi bir rakibimiz. Özellikle yapay zekânın makinelere entegrasyonu konusunda önemli adımlar attıklarını görüyoruz. Biz de bu gelişmeleri yakından takip etmek ve bu alanlarda neler yapabileceğimizi öngörmek adına buradayız.” dedi. “Bizler İçin Önemli Bir Deneyim ve Kazanım” BTSO 9.Meslek Komitesi Başkanı Tülay Kurtul, BTSO makine UR-GE projesi kapsamında geniş bir heyetle Çin’de düzenlenen ITES Fuarı’na katıldıklarını söyledi. Fuarda sergilenen yeni teknolojileri yerinde inceleyerek Türk sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik fırsatları değerlendirmek amacıyla bu organizasyonda yer aldıklarını söyleyen Kurtul, “Burada sektörümüz açısından neler yapabileceğimizi görmek ve gelişen teknolojileri yakından takip etmek için kapsamlı incelemelerde bulunuyoruz. Çin pazarına yönelik ilk kez gerçekleştirilen bu UR-GE programı, firmalarımız açısından önemli bir deneyim ve kazanım sağlıyor. Elde ettiğimiz bilgileri ve gözlemleri kendi üretim süreçlerimize yansıtarak daha rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu değerli organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. UR-GE Üyesi Mehmet Parladı ise, “Sektörün yönünü ve yeni teknolojileri yerinde görmek bizim için çok değerli. UR-GE projeleri firmalarımıza büyük katkılar sağlıyor.” dedi.

Başarının temelinde ortak akıl var Haber

Başarının temelinde ortak akıl var

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altındaki 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı ile Mart Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis başkanlık divanı, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Toplantıda sektörel gelişmeler, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin çalışmaları ele alınarak değerlendirmelerde bulunuldu. Program kapsamında ayrıca Emekli Diplomat Gülru Gezer, Orta Doğu’da yaşanan savaşın siyasi ve diplomatik etkilerine ilişkin bir sunum gerçekleştirirken, Ekonomist Hakan Kara da küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki yansımalarını değerlendirdi. “Projelerin Temelinde Ortak Akıl Var” BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO’nun 60 bini aşan üyesiyle Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odalarından biri olduğunu söyledi. İsmail Kuş, kurumun büyüklüğünün yalnızca üye sayısından kaynaklanmadığını belirterek, bu gücün Bursa’nın köklü üretim kültürü, tüccarın emeği ve girişimcilerin cesaretiyle şekillendiğini ifade etti. Bursa’nın birlikte üretmeye inanan bir şehir olduğunu vurgulayan Kuş, BTSO’nun da bu kültürün kurumsal temsilcisi olduğunu dile getirdi. BTSO çatısı altında karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışının benimsendiğini kaydeden İsmail Kuş, “TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi dev projelerimizin her birinde, komitelerimizin fikri, emeği ve imzası var. Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup birlikte başarma azminin birer eseridir.” dedi. “Meslek Komiteleri, Karar Mekanizmalarının Merkezinde Yer Alıyor” BTSO meslek komitelerinin Odanın çalışmalarının omurgasını oluşturduğunu ifade eden İsmail Kuş, “2013 yılında başlattığımız değişimle, komitelerimizi kağıt üzerinde kalan yapılar olmaktan çıkarıp, BTSO’nun en güçlü karar mekanizması haline getirdik. Bugün komite üyelerimiz Ankara’da hangi kapıyı çalarlarsa çalsınlar, karşılarında kendilerini dikkatle dinleyen, çözüm odaklı bir muhatap buluyorlar. Bunun temel sebebi, Bursa’nın Türkiye ekonomisine yön veren, her alanda öncü bir şehir olmasıdır. En önemlisi de Bursa iş dünyasının; ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmış olmasıdır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” diye konuştu. “Proaktif Bir Yaklaşım Sergiliyoruz” “Bizim yönetim anlayışımız; sadece sorunları konuşmak değil, o sorunların üzerine gitmek ve somut neticeler almaktır.” diyen İsmail Kuş şöyle devam etti: “Sektörlerimizin nabzını tutuyor, tıkanıklıkları yerinde görüyor ve vakit kaybetmeden her mesele için uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyuyoruz. Bunun en çarpıcı örneğini, Orta Doğu’da bir aydır devam eden ve vicdanlarımızı yaralayan savaş sürecinde bir kez daha sergiledik. Dualarımız ve en büyük temennimiz, bu savaşın biran evvel son bulması, bölge halkının huzura kavuşmasıdır. Ancak bu insani hassasiyetimizin yanında, bölgedeki ateşin ekonomimize, tedarik zincirlerimize ve sektörlerimize yansıyan maliyet yüklerini de görmezden gelemezdik. Hızla hareket ettik; sektör paydaşlarımızla bir araya gelerek dar boğazları ve çözüm yollarını tek tek raporladık. Bu kapsamlı dosyayı, çözüm önerilerimizle birlikte ivedilikle ekonomi yönetimimize sunduk. Çünkü biliyoruz ki, belirsizlik dönemlerinde iş dünyasına rehberlik etmek, hem vicdani hem de kurumsal sorumluluğumuzdur.” Beklentimizi Küresel Ekonomik İstikrarın Yeniden Tesis Edilmesi BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel düzeyde yaşanan gelişmelerin sanayi ve ticaret üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin bir şekilde hissedildiğini söyledi. Uğur, “İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan gerilim ve çatışmalar, bölgesel bir kriz olmanın ötesine geçerek küresel ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar doğurmaktadır. İş dünyası olarak gelişmeleri dikkatle takip etmek zorundayız. Bu kapsamda geçtiğimiz hafta Bursa Ticaret ve Sanayi Odamızda meclis üyelerimiz ve konsey başkanlarımızın katılımıyla kapsamlı ve verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Toplantımızda ele alınan konuları detaylı bir şekilde değerlendirerek rapor haline getirdik ve başta TOBB olmak üzere ilgili kurumlarımızla paylaştık. Müşterek Meslek Komiteleri Toplantımızda da kıymetli hocalarımızın çok değerli sunumlarını dinledik. Bu sunumlar, içinde bulunduğumuz süreci daha iyi analiz etmemize ve önümüzdeki döneme dair daha sağlıklı öngörüler geliştirmemize önemli katkılar sağlamıştır. Temennimiz; yaşanan bu sürecin bir an evvel barışla sonuçlanması, bölgesel gerilimlerin sona ermesi ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesidir.” şeklinde konuştu. “Belirsizlik Ortamı Öngörülebilirliği Azaltıyor” Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomide artan belirsizliklerin ekonomi politikaları açısından en zor dönemlerden biri olduğunu belirterek, bu süreçlerin öngörülebilirliği azalttığını söyledi. Ekonomik programların uygulanması sırasında yalnızca doğru politikaların değil, aynı zamanda uygun küresel koşulların da önemli olduğuna dikkat çeken Kara, mevcut planlamaların büyük ölçüde olumlu senaryolara göre yapıldığını ifade etti. Son dönemde yaşanan savaşın ise bu dengeleri zorlaştırdığını vurguladı. Küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendiren Kara, Türkiye’nin dinamik ve çevik bir özel sektöre sahip olduğunu, bu sayede şoklara uyum sağlama kapasitesinin yüksek olduğunu dile getirdi. Ancak bu tür küresel şokların kaçınılmaz olarak ekonomik etkiler oluşturacağını belirten Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklendiğini söyledi. İşletmelere Nakit Akışı Uyarısı Kara, talebin güçlü tutulması yönünde ısrar edilmesinin daha büyük sorunlara yol açabileceğini ifade ederek, gerekli önlemlerin erken alınmasının önemine işaret etti. Bu süreçte dış açığın yakından izlenmesi gerektiğini vurgulayan Kara, krediye erişimin zorlaştığını ve faizlerin yüksek seyrettiğini, bu nedenle talep ve kredi büyümesinin baskılanacağını belirtti. Hane halkının genel olarak sakin bir tutum sergilediğini ifade eden Kara, dövize yönelik panik hareketlerinin daha çok yabancı yatırımcılardan geldiğini söyledi. Yerleşiklerin panik yapmaması gerektiğini vurgulayan Kara, kurun kontrol altında tutulmaya çalışıldığını ve faizlerin artırıldığını kaydetti. Rezervlerin ise dikkatle takip edilmesi gereken önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Reel sektör için uyarılarda da bulunan Kara, işletmelerin özellikle nakit akışını iyi yönetmesi gerektiğini ifade etti. Artan maliyetlerin aynı oranda fiyatlara yansıtılamayabileceğini ve bu durumun kâr marjlarını daraltabileceğini belirten Kara, döviz açık pozisyonuna karşı da dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Dövizle borçlanmanın cazip görünse de riskli hale geldiğine dikkat çekti. “Küresel İstikrarsızlıkta Trump Etkisi” Emekli Diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların hem siyasi hem ekonomik açıdan yeni riskler doğurduğunu belirterek, sürecin yönünün öngörülemez hale geldiğini söyledi. Jeopolitik risklerin doğası gereği tahmin edilmesi ve yönetilmesinin zor olduğuna dikkat çeken Gezer, bu kırılgan yapının yalnızca bugüne ait olmadığını vurguladı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası sistemin, yeni bir küresel savaşın önüne geçmek amacıyla inşa edildiğini hatırlatan Gezer, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok küresel ve bölgesel yapının bu süreçte ortaya çıktığını ifade etti. ABD’de Donald Trump etkisinin de mevcut dalgalanmada önemli rol oynadığını belirten Gezer, bu gelişmelerin arkasında stratejik hesapların bulunduğunu dile getirdi. “Türkiye Enerji Hub’ı ve Transit Geçiş Güzergahı Olabilir” Enerji boyutuna da değinen Gezer, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji arzı açısından kritik önemde olduğunu söyledi. Günlük yaklaşık 2 milyon varil petrolün bu hat üzerinden taşındığını ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin buradan geçtiğini belirten Gezer, geçişlerin aksamasının özellikle Asya ülkelerini ve Çin’i doğrudan etkilediğini kaydetti. Bölgede yaşanan gerilimin deniz trafiğini ciddi şekilde yavaşlattığını, bekleyen gemi sayısının 2 bine ulaştığının ifade edildiğini aktaran Gezer, İran’ın askeri kapasitesinin sınırlı olduğunu ancak füze, drone ve boğazı kapatma gibi asimetrik araçlara sahip olduğunu ifade etti. Artan gerilimle birlikte enerji fiyatlarının yükseldiğini ve bunun küresel piyasalara olduğu kadar ABD iç piyasasına da yansıdığını söyledi. Türkiye açısından olası fırsatlara da değinen Gezer, enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışının hız kazandığını belirtti. Bu kapsamda Kerkük–Ceyhan hattının yeniden devreye alınmasının ve Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimlerin önemine işaret etti. Türkiye’nin bir enerji merkezi (hub) ve transit geçiş güzergâhı olma potansiyelinin öne çıktığını vurguladı. Siyasi ve Ekonomik İstikrar ile Askeri Caydırıcılık Vurgusu Belirsizlikler karşısında Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruması ile askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerektiğini belirten Gezer, uluslararası sistemin tamamen çökmemesi için orta ölçekli güçlerin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Bölgesel ittifakların önemine dikkat çeken Gezer, terörle mücadelede kararlılık ve istikrarsızlığa karşı “sıfır tolerans” yaklaşımının sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Diplomasinin özellikle kriz ve savaş dönemlerinde daha da kritik hale geldiğini vurgulayan Gezer, çatışmaların önlenmesi için erken ve etkin diplomatik girişimlerin şart olduğunu belirtti. Dünyanın artık 1990’ların düzeninden uzaklaştığını ifade eden Gezer, orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.

Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde değişiklik Haber

Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde değişiklik

"Bilindiği üzere fiyat etiketine ilişkin düzenlemeler 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Fiyat etiketi" başlıklı 54 üncü maddesinde ve Fiyat Etiketi Yönetmeliği'nde yer almaktadır. Temel amacı "perakende olarak satışa sunulan mal ve hizmetlerin etiket, tarife ve fiyat listelerinin şekli, içeriği, kullanılması ile indirimli satışlara ilişkin usul ve esasları düzenlemek" olan Yönetmelik, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması ile doğru ve eksiksiz olarak bilgilendirilmesi açılarından önem arz etmektedir. Bakanlığımıza iletilen tüketici şikayetleri ve çeşitli sektör talepleri doğrultusunda fiyat etiketi mevzuatında değişiklik yapılması ihtiyacı hasıl olmuştur. Bu kapsamda, 11/10/2025 tarihli ve 33044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile anılan yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılmıştır. Söz konusu değişiklere ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir. Açıkta ve tüketicinin talebi miktarınca tartılarak satılan ürünlerde dara düşülmeksizin satış yapılması hususunun 6502 sayılı Kanunun temel amaçlarına aykırılık teşkil ettiği, tüketicilerin doğru bilgilendirilmelerini engellediği ve ekonomik çıkarlarını zedelemekte olduğu değerlendirilmiş, bu kapsamda açıkta satılan ürünlerin tartımı esnasında ürünlerin birlikte tartıldığı plastik poşet, streç film ve kese kağıdı gibi önemsiz ağırlığa sahip ambalajların dışında kalan; kutu, plastik kap veya dayanaklılığı artırılmış tetra paketler gibi hafif olmayan ambalajlarda, daranın düşürülmesi hususu zorunlu hale getirilmiştir. -Lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerinde; masalarda fiyat listelerinin tüketiciye sunulma sürecinde karşılaşılan güçlüklerin giderilmesi ve tüketicilerin fiyat bilgisine daha kolay erişim sağlanması amacıyla fiyat listelerinin karekod uygulaması ile gösterilmesine olanak sağlanmıştır. Diğer yandan söz konusu değişiklik öncesinde de Yönetmelik hükümlerinde ayrıntılı olarak yer aldığı üzere; lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işletmelerde fiyat listelerine masalarda ve işyerinin giriş kapısının önünde tüketiciler tarafından kolaylıkla görünebilir ve okunabilir durumda yer verilmesi zorunluluğu halihazırda bulunmakta olup, anılan değişiklik ile işletmeler tarafından masalarda fiyat listesi bulundurulması yerine tercihen karekod uygulaması ile fiyat listelerinin gösterilebilmesine olanak sağlanmıştır. Ancak listelerin masalarda karekod ile sunulduğu işletmelerde, tüketicinin talep etmesi halinde fiyat listesinin ayrıca verilmesi zorunludur. - Kitap, dergi, gazete gibi ürünlerde iptal ve iade işlemleri sırasında yapıştırılıp sökülen etiketlerin ürünlere zarar verdiği ve uygulamada güçlükler yaşandığı dolayısıyla teknolojik imkânlardan faydalanılarak söz konusu güçlüklerin giderilmesi ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesinin sağlanması amacıyla, söz konusu ürünlerin fiyat bilgisinin sunulmasında elektronik cihazların da kullanımı mümkün hale getirilmiştir. Kitap, dergi, gazete gibi ürünlerde fiyat bilgisinin elektronik cihazlarla sunulduğu durumlarda söz konusu cihazların çalışır halde, kolaylıkla ulaşılabilir bir noktada olması ve yeterli sayıda bulundurulması zorunludur. -Değişiklik öncesinde de Yönetmelikte yer aldığı üzere; fiyat indirimine giren mal veya hizmetin etiket, tarife ve fiyat listelerinde, bu Yönetmeliğe göre yer alması gereken hususlara ek olarak, indirimden önceki satış fiyatı ve indirimli satış fiyatının tarife ve fiyat listeleri ile etiketlerinde gösterilmesi zorunluluğu halihazırda devam etmekte olup, indirimden önceki satış fiyatının tespitinde, indirimin uygulandığı tarihten önceki on gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınması zorunluluğu getirilmiştir. Söz konusu Yönetmelik değişikliği ile yapılan düzenlemeler 11/10/2025 tarihinden itibaren yürürlükte olup, anılan düzenlemelere aykırı hallerin tespiti durumunda 6502 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari yaptırım uygulanması söz konusu olacaktır."

YKS’de dereceye giren bursalı gençler BTSO’da ödüllendirildi Haber

YKS’de dereceye giren bursalı gençler BTSO’da ödüllendirildi

Üniversite hayatına başlayan öğrencilere tablet hediye edilirken, gençlerin açılış konuşmalarında verdiği mesajlar katılımcılardan büyük alkış aldı. BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, eğitim camiası temsilcileri, öğrenciler ve aileleri katıldı. Programda konuşan Bursa Valisi Ayyıldız, üniversite hayatına başlayan öğrencilerin bundan sonraki süreçte ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu meşalesinin en genç taşıyıcıları olacağını belirterek, “Çok çalışarak bugünlere geldiniz. Bundan sonra bu başarılarınızı devam ettirmelisiniz. Asla durmayın ve pes etmeyin. Gelecek neslin temsilcileri sizlersiniz. Çıktığınız bu yolda Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Siz edineceğiniz bilgilerle sadece kendi kariyerinizi değil bu aziz vatanın geleceğin şekillendireceksiniz. Bizler sizlere güveniyoruz.” dedi. “Yapamazsınız Diyenler, Nasıl Yaptınız Diye Soruyor” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Ülkemizin en parlak zihinleri arasına girdiğiniz için her birinizi ayrı ayrı kutluyorum.” ifadeleriyle başladığı konuşmasında, üniversite hayatında gösterecekleri azim, gayret ve öğrenme iştahının öğrencilere sürdürülebilir başarının kapılarını aralayacağını söyledi. Türkiye’nin tarihinin, imkânsız denilen engelleri aşan insanların destanlarıyla dolu olduğunu belirten İbrahim Burkay, “Cumhuriyetin ilk yıllarında fabrikasız, elektriksiz köylerden başlayan yürüyüş, bugün kendi otomobilini üreten, uydusunu uzaya gönderen, yazılımda ve yapay zekâda dünyayla yarışan bir ülkeye dönüştü. Dün “yapamazsınız” diyenler vardı; bugün “nasıl yaptınız?” diye soruyorlar. Bizim için ülkemizin büyümesi önemlidir fakat kalkınmak çok daha kıymetlidir. Yollar, köprüler, fabrikalar büyümenin işaretidir. Kalkınma ise bunların insanımızın hayatına değer katması, refahı artırması, adaleti güçlendirmesidir. Sizlerin görevi, ülkemizi hem büyüten hem de kalkındıran nesil olmaktır.” dedi. “Hangi Faydayı Üreteceğinize Odaklanın” Eğitim hayatı ilerledikçe kiminin girişimci, kiminin akademisyen, kiminin özel sektörde olacağını belirten Burkay, “Sizi tanımlayacak olan şey, hangi ünvanı taşıdığınızdan çok, hangi faydayı ürettiğiniz olacaktır.” ifadelerini kullandı. Dünyanın en büyük şirketlerinin küçük fikirlerden doğduğunu hatırlatan Burkay, “Amazon bir garajda, Spotify bir öğrenci yurdunda, Google bir üniversite kütüphanesinde kuruldu. Ortak noktaları, hayal etmekle yetinmemeleri, aksiyon almalarıydı. Risk aldılar, hata yaptılar ama devam ettiler. Başarı böyle doğdu.” diye konuştu. Burkay, gençlere soru sormayı, sorgulamayı, düşünmeyi, denemeyi ve üretmeyi bırakmamaları çağrısında bulundu. “Bizim için çok kıymetlisiniz. 84 milyonun sizden beklentisi var. Güçlü kaslarınızı bu yolculukta tespit edin ve onları çalıştırın. Pes etmeyin; çünkü başarı, sonuna kadar devam edenindir.” ifadelerini kullanan İbrahim Burkay, “Geleceği ilim ve irfanla sizler inşa edeceksiniz. Sizlere güveniyoruz. Yolunuz açık, bahtınız aydınlık olsun.” diye konuştu. “Ülkemiz İçin Çok Kıymetlisiniz” İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, “Gençlerimizi tebrik ediyorum. Anne ve babanız için kıymetli olduğu kadar şehrimiz ve ülkemiz için de kıymetlisiniz. Bu başarı size yüklenen ciddi bir sorumluluktur. Bu başarı ile yetinmeyeceğinizi, eğitiminizi en iyi şekilde tamamlayabileceğinizi, mezun olduktan sonra da üstleneceğiniz görev ve sorumlulukları en iyi şekilde yerine getireceğinize yürekten inanıyorum. Valiliğimize ve BTSO’ya böylesine anlamlı bir etkinlik için de teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı. “İnsan Niteliği Hedeflerimiz İçin Çok Önemli” Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite hayatına başlayan öğrencileri tebrik ederek, “Bizim için önemli olan akademik başarının yanı sıra bu memlekete ilişkin aidiyet ve vatan sevgisiyle yolculuğunuzun devam etmesidir. İnsan niteliği ülkemizin hedefleri için çok önemli. BTSO’nun çok güzel bir sloganı var. Bursa Büyürse Türkiye Büyür. Bizler öğrencilerimize güveniyoruz. Hem şehrimizin hem de ülkemizin büyümesinde önemli rol üstlenecekler.” dedi. “Sadece Akademik Bilgi Yeterli Değil” Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar da “Akademik başarı çok değerli. Ancak tek başına yeterli değil. Bugün Filistin’de büyük bir vahşet yaşanıyor. Bu zulmü yapan dünyanın en büyük üniversitesinden okumuş birisi. Dolayısıyla sadece akademik bilgi yeterli değil. Bunun yanında değerler eğitimi de alınmalıdır. Türkiye Yüzyılı’nın bu değerler etrafında inşa edileceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı. “Başardıklarımızla Tatmin Olmak Çok Büyük Tuzaktır” ‘Üniversite Öncesi Öğrencilerle Buluşma’ etkinliğine katılan öğrencilerden özel ve eşit ağırlık Türkiye birincisi Muhammed İsmail Kuşat, “Benim birinci olmam önemli değil. Önemli olan Türkiye’de Bursa’dan birinci çıkması. Önümüzde yeni ufuklar varken başardıklarımızla tatmin olmak çok büyük tuzak. Yeni bir şeyler başarabilecekken başardıklarımızla övünmek sadece kaybedecek olanların yapacağı bir şeydir.” dedi. Sayısal alanda Türkiye ikincisi olan Zeynep Civelek ise “Günümüzün iletişim koşulları her bilgiye kolaylıkla ulaşmamıza imkân sağlıyor. Gerçekten çok çalıştım. Aileme ve öğretmenlerime çok teşekkür ediyorum.” dedi. Öğrencilerin konuşmaları büyük alkış aldı. Protokol konuşmalarının ardından YKS’de ilk 1.000 kişi arasında yer almayı başaran öğrencilere tablet hediye edildi.

BTSO’nun Sağlık Turizmi Türkiye’ye örnek oldu Haber

BTSO’nun Sağlık Turizmi Türkiye’ye örnek oldu

Ticaret Bakanlığı’ndan BTSO’nun ‘Sağlık İçin Bursa’ Projesine En İyi Uygulama Ödülü Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Ticaret Bakanlığı’nın Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlediği HİSER Kümelenme Konferansı kapsamında düzenlenen ödül töreninde, BTSO’nun “Sağlık İçin Bursa” Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması - HİSER Projesi, alım heyeti organizasyonu kategorisinde ‘En İyi Uygulama Örneği’ seçildi. BTSO adına ödülü Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın elinden aldı. “İş Dünyamızın Rekabet Gücünü Artırıyoruz” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Ticaret Bakanlığı destekleriyle gerçekleştirilen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE), HİSER ve kümelenme projelerinin firmaların ihracat odaklı büyüme süreçlerine önemli katkı sağladığını söyledi. Türkiye’de bu alanda 44 projeyle öncü konumda olduklarını belirten Başkan Burkay, “BTSO olarak kümelenme, UR-GE ve HİSER projeleriyle iş dünyamızın rekabet gücünü artırmayı sürdürüyoruz. Bu projelerle üyelerimize ihracatın yanı sıra markalaşma ve sürdürülebilir büyüme konularında da stratejik destekler sunuyoruz.” dedi. “Bursa Sağlık Turizminde Çok Güçlü Bir Potansiyele Sahip” Bursa’nın termal kaynakları, modern hastaneleri, üniversiteleri ile tarihi ve kültürel derinliklere sahip özel bir şehir olduğuna dikkat çeken İbrahim Burkay, “Bursa sağlık turizminde tedavi hizmetleriyle birlikte insanlara iyi gelecek bir deneyim de sunuyor. Şehrimizin bu alandaki potansiyeli çok büyük. Biz de BTSO olarak bu potansiyele sahip çıkıyoruz. Sağlık turizmi gibi öncelikli sektörlerde firmalarımızın küresel ölçekte daha güçlü konumlanması amacıyla hayata geçirdiğimiz ‘Sağlık İçin Bursa’ HİSER Projesi, bu vizyonun güçlü bir örneğidir. Bu kapsamda bizlere her zaman destek olan Ticaret Bakanlığımıza ve Sayın Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’a teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Bursa Business School’da Uluslararası Sağlık Zirvesi 2019 yılında başlayan “Sağlık İçin Bursa” HİSER Projesi kapsamında düzenlenen alım heyeti organizasyonu, 2024 yılının Temmuz ayında BTSO’nun yaşam boyu eğitim merkezi olarak Türkiye’ye kazandırdığı Bursa Business School ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinlikte, Kuzey Avrupa ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere farklı coğrafyalardan gelen sağlık turizmi profesyonelleri ile Bursalı firmalar bir araya geldi. 100’ü aşkın ikili iş görüşmesine sahne olan organizasyon, Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyelini dünyaya tanıtma konusunda önemli bir örnek teşkil etti.

Bursa İnşaat Sektörü “Yarısı Bizden” desteği bekliyor Haber

Bursa İnşaat Sektörü “Yarısı Bizden” desteği bekliyor

BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu, Bursa’da aktif fay hatlarının şehir merkezinden geçtiğini belirterek, “Bursa’da kentsel dönüşüm diğer birçok şehirden daha büyük önem arz ediyor. Bu çerçevede ‘Yarısı Bizden’ kampanyasının İstanbul’da olduğu gibi Bursa’da da hayata geçirilmesini talep ediyoruz.” dedi. İkamet amaçlı konut inşaatları sektörü temsilcilerinin yer aldığı BTSO 23’üncü Meslek Komitesi’nin Genişletilmiş Sektörel Analiz Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak, İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu ile meclis ve komite üyelerinin yanı sıra akademik oda başkanları, üniversite ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katıldı. Toplantıda Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile Dirençli Kentler Zirvesi başta olmak üzere inşaat sektörüne yönelik hayata geçirilen projeler ve hedeflenen çalışmalar ele alındı. Ayrıca arsa üretiminde yaşanan sorunlar, kentsel dönüşüm, ruhsatlandırma süreçleri, nitelikli iş gücü eksikliği ve maliyet artışları gibi sektörün gündemindeki öncelikli konular ve çözüm önerileri değerlendirildi. Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı 23-26 Nisan 2026’da düzenlenecek Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak, Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile Dirençli Kentler Zirvesi’nin sektöre önemli katkılar sunduğunu belirtti. Şenocak, “Sektörümüze ivme kazandırmak amacıyla hayata geçirdiğimiz fuarımız, 5 bin metrekarelik bir alanda 40’a yakın firmamızı, 16 ülkeden gelen 200’ü aşkın yabancı alıcıyla bir araya getirdi. Firmalarımız, 15 bin ziyaretçinin katıldığı fuarda en yeni projelerini sergiledi. Bu buluşmalar, sektörümüze moral kaynağı oluyor, geleceğe dönük güçlü iş birliklerinin ilk adımları da bu platformlarda atılıyor. İnşallah, bu başarının ardından, gelecek yıl 23-26 Nisan tarihlerinde çok daha güçlü bir içerikle yolumuza devam edeceğiz.” dedi. Şenocak, Bursa Business School’da bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Dirençli Kentler Zirvesi’nin de sektörün vizyonunu ileriye taşıyan, çok önemli başlıklarda fikir alışverişine imkân tanıyan bir etkinlik olduğunu belirtti. Mekânsal dönüşüme ihtiyacımız var Bursa’nın sanayi altyapısı ve girişimcilik potansiyeliyle Türkiye ekonomisine yön verdiğini söyleyen Şenocak, buna karşın dönüşüm konusunda atılması gereken önemli adımlar bulunduğuna dikkat çekti. Kent merkezinde sıkışmış durumda faaliyet gösteren 8 bini aşkın sanayi işletmesinin hem üretim kapasitesini hem de yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini söyleyen Şenocak, “Deprem kuşağında yer alan Bursa’da yapı stokunun önemli bir bölümü artık yorulmuş durumda. Bu nedenle daha fazla vakit kaybetmeden konut ve sanayi alanlarının birlikte ele alınacağı bütüncül bir dönüşüm planına ihtiyacımız var.” dedi. Yüksek faiz oranları ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen sektörün dinamizmini koruduğunu belirten Şenocak, Türkiye’de konut sahipliğinin hâlâ düşük seviyelerde olduğunu, kentsel dönüşüm ihtiyacının ise giderek arttığını söyledi. Bu süreçte kamunun, özel sektörün ve finans kuruluşlarının iş birliğiyle hareket etmesi gerektiğini kaydeden Şenocak, “Ortaya konacak vizyoner projeler sadece bugünü değil, geleceğin kentlerini de şekillendirecek.” ifadelerini kullandı. İnşaat sektörü zor bir süreçten geçiyor BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu, tüm sektörlerde olduğu gibi inşaat sektörünün de zor bir süreçten geçtiğini söyledi. İnşaat ve gayrimenkulün doğası gereği krizlere karşı daha hassas olduğunu belirten Tuğcu, “Sektörümüz krizlerden hızlı şekilde etkileniyor ancak toparlanması zaman alıyor.” dedi. Nisan ayında açıklanan konut satış rakamlarının genel olarak olumlu görünse de toplam satışlar içinde birinci el konutların payının yüzde 29 seviyesinde kaldığını belirten Tuğcu, “Bu tablo, hem maliyetlerde hem satışta ciddi bir krizin yaşandığını gösteriyor. Bu dönemde birlik ve beraberlik içinde hareket etmek çok önemli.” ifadelerini kullandı. Bursa, aktif fay hatlarının şehir merkezinden geçtiği bir kent Ali Tuğcu, Konsey olarak ortak aklın rehberliğinde çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. Son 3 dönemdir kentsel dönüşüm üzerinde durduklarını belirten Tuğcu, “Bursa, aktif fay hatlarının şehir merkezinden geçtiği bir kent. Bursa’da kentsel dönüşüm diğer birçok şehirden daha büyük önem arz ediyor. Bu çerçevede ‘Yarısı Bizden’ kampanyasının İstanbul’da olduğu gibi Bursa’da da hayata geçirilmesi gerekiyor. Geçen ay Uludağ’da ağırladığımız Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a da konudaki taleplerimizi ilettik.” dedi. Tuğcu, kentsel dönüşümdeki yol haritası konusunda Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu ile görüştüklerini de söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nde alınan meclis kararları ile Bursa’da kentsel dönüşümün yeniden ivme kazanmasının mümkün gözükmediğini belirten Tuğcu, bu konuda girişimlerde bulunduklarını ifade etti. Bakan Kurum’un açıklamaları umut verdi BTSO Meclis Üyesi Şeref Demir, inşaat ve gayrimenkul sektörünün Türkiye ekonomisindeki stratejik konumuna dikkat çekti. Demir, sektörün yaklaşık 250 alt sektörü etkilediğini belirterek, 57 bini aşkın üyesi bulunan BTSO’nun sektörel sorunları yakından takip ettiğini ve ilgili mercilere düzenli olarak ilettiğini aktardı. Şeref Demir, sektörün temel sorunlarından biri olarak arsa sıkıntısını gösterdi. “Bizim en büyük kanayan yaramız arsa.” diyen Demir, arsanın imara açıldığı ilk andan itibaren sürecin tamamında ciddi sorunlarla karşılaştıklarını, bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a kapsamlı bir dosya sunduklarını söyledi. Yakın zaman önce Bakan Murat Kurum’un Bursa’ya yaptığı ziyarete değinen Demir, “Sayın Bakanımız kentsel dönüşüm konusunda çok kararlı bir yaklaşım sergiledi. Bursa’da Sayın Valimizin gözetiminde bir komisyon kurulması ve konunun siyaset üstü bir yaklaşımla ele alınarak çözüme kavuşturulacağına dair umut veren açıklamalar yaptı.” ifadelerini kullandı. Kentsel Dönüşüm politikalarında Bursa öncelikli iller arasında olmalı Arsa sıkıntısını çözmek adına organize konut bölgeleri oluşturulması yönünde çalışmalar yürüttüklerini açıklayan Demir, Bursa’nın deprem riski açısından da kritik bir bölgede yer aldığına işaret etti. Şeref Demir, “Toplam konut sayısı İstanbul kadar yüksek olmasa da Bursa deprem riski açısından daha ciddi bir konumda. Bu nedenle kentsel dönüşüm ve yapılaşma politikalarında Bursa’nın öncelikli illerden biri olarak ele alınması gerekiyor. Yarısı Bizden ve buna benzer imkanların Bursa’ya da sağlanmasını talep ediyoruz.” diye konuştu. Konutta yatırımlar yurt dışına yöneliyor BTSO 23. Meslek Komitesi Başkanı Levent Bilek, sektörün birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesinin önemine vurgu yaptı. Sektöre ilişkin bazı rakamsal veriler paylaşan Bilek, “Türk yatırımcılar her yıl yurt dışında yaklaşık 8 milyar dolarlık yatırım gerçekleştiriyor. Bu yatırımların büyük çoğunluğunu konut ve gayrimenkul oluşturuyor. Burada birçok inşaat ve proje yapılırken, yurt dışına neden yatırım yapılıyor bunun iyi analiz edilmesi gerekiyor.” dedi. Bilek ayrıca Dirençli Kentler Zirvesi ve Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’na katkı sağlayan paydaşlara teşekkür etti. Toplantı sektör temsilcilerinin talep ve önerilerini aktarmasıyla sona erdi.

BTSO UR-GE Projeleri ile Türk Tekstilini Los Angeles’ta tanıttı Haber

BTSO UR-GE Projeleri ile Türk Tekstilini Los Angeles’ta tanıttı

Milli Katılım Organizasyonu kapsamında ABD’de stant açan firmalar, BTSO’nun yurt dışı pazarlama faaliyetleri sayesinde yeni iş bağlantıları kurarak ihracatlarını artırma fırsatı yakaladı. Dünyanın en büyük tekstil tedarikçileri arasında yer alan Türkiye, küresel pazarlardaki etkinliğini artırmaya devam ediyor. Türkiye’de tekstilin başkenti olarak kabul edilen Bursa, ABD pazarına yönelik ihracat hamlelerine hız verdi. BTSO’nun giysilik kumaş sektörüne yönelik hayata geçirdiği iki UR-GE projesi kapsamında 24 firmanın yeni durağı ABD’nin Los Angeles kenti oldu. BTSO’nun UR-GE üyeleri, moda tasarımcılarından ürün geliştirme ekiplerine, kumaş tedarik profesyonellerinden perakendecilere, marka yöneticilerinden modacılara kadar sektörün tüm paydaşlarını buluşturan LA Textile Show’a, Uludağ İhracatçılar Birliği (UİB) organizatörlüğünde Milli Katılım Organizasyonu kapsamında katıldı. ABD Pazarı Önemli Bir Çıkış Noktası BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO’nun uluslararası fuar organizasyonlarıyla firmaları küresel pazarlara taşımaya devam ettiğini belirterek, sektörün büyümesi ve ihracatta sürdürülebilir başarı yakalayabilmesi için dış pazarlarda etkin olmanın önemine dikkat çekti. Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektöründe dünya çapında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan İsmail Kuş, bu gücü daha da ileriye taşımak için ihracata dayalı büyüme modelinin kritik rol oynadığını ifade etti. İsmail Kuş, “BTSO olarak firmalarımızın uluslararası alanda daha güçlü hale gelmesi için destek vermeyi sürdüreceğiz. ABD pazarı, firmalarımız için önemli bir çıkış noktası olmayı sürdürüyor ve biz de bu süreçte onların yanında olmaya devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımıza sundukları destekler için teşekkür ediyoruz.” dedi. “Tasarım Yeteneğimizle Zorlukları Aşarız” BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun, sektörün artan maliyetler ve daralan ana pazarlar nedeniyle sancılı bir dönemden geçtiğini söyledi. Buna karşın küresel pazarlara açılmanın firmalar için önemli bir çıkış noktası sunduğunu ifade eden Uçkun, Türkiye’nin tekstil üretim kapasitesi, yenilikçi ürünleri ve tasarım gücüyle dünya çapında güçlü bir oyuncu olduğunu belirterek, “İçinde bulunduğumuz zorlukları aşacağımıza inanıyorum. Bu kapsamda prestijli fuarlar çok kıymetli. BTSO’nun yürüttüğü projeler sayesinde firmalarımız, uluslararası pazarlarda daha fazla yer ediniyor.” dedi.  “Yeşil Dönüşüme Entegre Olmalıyız” BTSO Meclis Üyesi Mesut Okyay, LA Textile Show’da sürdürülebilirlik ve çevre dostu üretim modellerinin öne çıktığını belirtti. Yeşil üretim anlayışının sektörde kalıcı bir dönüşüm oluşturduğunu ve rekabetin temel unsurlarından biri haline geldiğini vurgulayan Okyay, şunları söyledi: “Dünya artık sadece kaliteli ve rekabetçi fiyatlara sahip ürünler değil, aynı zamanda doğaya duyarlı üretim süreçleri talep ediyor. Bursa, tekstil üretiminde zaten köklü bir geleneğe sahip ancak bu geleneği yeşil üretimle birleştirmeliyiz. Düşük karbon ayak izi, sürdürülebilir ham maddeler ve enerji verimliliği odaklı üretim, geleceğin en önemli rekabet unsurları olacak. Firmalarımızın bu dönüşüme hızla adapte olması gerekiyor.” Okyay, BTSO’nun uluslararası organizasyonlarla firmaların küresel pazardaki varlığını güçlendirdiğini ve bu vizyonun Türkiye’deki diğer oda ve borsalar için de örnek teşkil ettiğini de sözlerine ekledi. “Türk Tekstili Küresel Pazarda Daha Fazla Hissediliyor” BTSO Meclis Üyesi Serdal Gülmez, uluslararası organizasyonların firmalara sadece yeni ticari bağlantılar kazandırmadığını, aynı zamanda küresel pazardaki rekabet güçlerini artırmalarına yardımcı olduğunu belirtti. Serdal Gülmez, “Türk tekstil sektörü, yenilikçi üretim anlayışı, kaliteli ürünleri ve küresel trendleri takip eden yapısıyla dünya pazarlarında kendine güçlü bir yer edindi. BTSO’nun firmalara sağladığı destekle, sektörümüz uluslararası arenada daha ileriye taşınıyor. Bu tür fuarlar, hem markalaşma hem de küresel pazarda konumlanma açısından büyük fırsatlar sunuyor.” diye konuştu. Ticaret Ataşelerinden Bursa Firmalarına Destek Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti Los Angeles Ticaret Ataşeleri Ali Said Dolu ve Merve Tüzer Kaya, fuarı ziyaret ederek Bursalı firmalarla bir araya geldi. Los Angeles’taki ticaret fırsatları, iş birliği imkanları ve sektörün ABD pazarındaki konumu üzerine değerlendirmelerde bulunan Ticaret Ataşeleri, Bursa firmalarının yurt dışı pazarlardaki gücünü artırmak için atılması gereken adımlara ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Dünya Tekstil Profesyonellerinin Buluşma Noktası 1993 yılından bu yana düzenlenen LA Textile Show, dünya genelinden moda tasarımcılarını, ürün geliştirme ekiplerini, kumaş tedarikçilerini ve tekstil sektörünün önde gelen profesyonellerini bir araya getiren önemli bir organizasyon olarak dikkat çekiyor. Yılda iki kez Los Angeles Moda Bölgesi’nde düzenlenen etkinlik, inovatif ve sürdürülebilir tekstil çözümleriyle sektöre yön veren firmaları bir araya getiriyor.   

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.