SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bakır

Ekometre - Bakır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakır haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakırda tarihi rekor Haber

Bakırda tarihi rekor

Küresel sanayi metalleri piyasasında bakır fiyatları tarihi bir rekora ulaştı. ABD dışındaki piyasalarda fiziksel arzın giderek sıkılaşması, Londra ve Şanghay’daki stokların hızlı biçimde gerilemesi ve ABD’nin olası gümrük tarifelerine yönelik beklentiler fiyatları yukarı taşıdı. Londra Metal Borsasında (LME) bakırın ton başına fiyatı 14 bin 674 dolara çıkarak tarihi zirveyi gördü. Fiyat, yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 18 yükseldi. Bakır fiyatında rekorun arkasındaki gelişme: Arz bölgesel olarak sıkıştı Bakır piyasasındaki yükselişin temel unsurlarından biri, metal stoklarının piyasalara göre farklı yönlerde hareket etmesi oldu. LME depolarındaki bakır miktarı mayıs sonundan bu yana yaklaşık yüzde 40 azalırken, Şanghay’daki stoklar mart ortasından bu yana yüzde 85 geriledi. Buna karşılık ABD'deki COMEX stoklarının rekor seviyeye ulaşması, bakırın küresel piyasalardaki dağılımında belirgin bir değişim yaşandığını ortaya koydu. Bu ayrışma özellikle ABD dışındaki piyasalarda fiziki bakıra erişimin sıkılaşmasına neden olurken, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artırdı. Şanghay’da bakır fiyatı 30 Ocak’tan bu yana zirvede Bakırdaki yükseliş Çin piyasasında da karşılık buldu. Şanghay Vadeli İşlemler Borsasında bakır kontratı yüzde 1,5 artışla ton başına 110 bin 890 yuana yükseldi. Böylece Şanghay’daki bakır fiyatı 30 Ocak’tan bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Şanghay stoklarının Ocak 2024'ten bu yana en düşük seviyesine gerilemesi, Çin piyasasındaki fiziksel arz sıkışıklığının boyutunu ortaya koydu. LME stoklarındaki düşüş dikkat çekiyor Londra Metal Borsası depolarındaki bakır stoklarının yaklaşık yüzde 40 azalması, yükselişte önemli bir gösterge olarak öne çıktı. Fiziki metal miktarındaki bu gerileme, LME piyasasında bakır arzının daha sıkı hale geldiğine işaret etti. Şanghay'daki sert stok kaybıyla birlikte değerlendirildiğinde, ABD dışındaki piyasalarda arz koşullarının giderek zorlaştığı görüldü. ABD’de stoklar rekor seviyeye çıktı Bakır piyasasında ABD ile diğer büyük merkezler arasındaki ayrışma ise dikkat çekici boyuta ulaştı. COMEX bakır stokları 766 bin 795 kısa tonla rekor seviyeye çıktı. ABD'deki stok artışı, güçlü talebin yanı sıra bakırın farklı bölgeler arasında yön değiştirmesiyle küresel stok dağılımında önemli bir farklılaşma oluşturdu. Bir tarafta ABD'de stoklar yükselirken, diğer tarafta LME ve Şanghay depolarındaki bakır miktarının hızla azalması, arzın coğrafi olarak yeniden dağıldığını gösterdi. Gümrük tarifesi beklentileri de fiyatları destekliyor Bakır fiyatlarındaki yükselişte stok hareketlerinin yanı sıra ABD'nin olası gümrük tarifelerine ilişkin beklentiler de etkili oluyor. ABD'nin bakıra yönelik yeni tarifeler uygulayabileceği beklentisi, fiziki metalin ABD'ye yönelmesine ilişkin öngörüleri güçlendiriyor. Bu durumun ABD dışındaki piyasalarda arzı daha da sıkılaştırabileceği endişesi fiyatlamalara yansıyor. Spekülatif alımlar da bakırdaki yükselişi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Baz metallerde yükseliş yayılıyor Bakırdaki rekor hareketi diğer baz metallere de yansıdı. Londra Metal Borsasında çinko fiyatı ton başına 4 bin 35 dolara çıkarak dört yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine ulaştı. Alüminyum, kurşun, nikel ve kalay fiyatlarında da yükseliş görüldü. Piyasaların gözü stok hareketlerinde Bakırın tarihi zirveyi görmesinin ardından piyasaların odağında LME, Şanghay ve COMEX stoklarındaki değişim bulunuyor. ABD dışındaki stoklarda düşüşün sürmesi, fiziki arz sıkışıklığını daha da artırabilir. Buna karşılık bakırın farklı piyasalara yönelmesi ve küresel stok dağılımının yeniden dengelenmesi, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sınırlayabilir. Mevcut görünümde ABD ile ABD dışındaki piyasalar arasındaki stok ayrışması, bakır fiyatlarının seyri açısından en kritik göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.

Bakırda düşüş başladı Haber

Bakırda düşüş başladı

LME’de bakır ton başına 13.978 dolara gerilerken, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nda fiyat yüzde 1,02 düştü. Bakır piyasasında son dönemde arz endişeleriyle güçlenen yükseliş ivmesi, LME depolarındaki stok artışının ardından yerini sınırlı bir geri çekilmeye bıraktı. Londra Metal Borsası’nda bakır yüzde 0,06 düşüşle ton başına 13.978 dolara geriledi. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nda ise bakır kontratı yüzde 1,02 değer kaybederek ton başına 106.880 yuana indi. Stok artışı fiyatları baskıladı Bakır fiyatlarındaki geri çekilmede LME depolarındaki yaklaşık 20 bin tonluk stok artışı etkili oldu. Fiziki metal stoklarının yükselmesi, son dönemde piyasayı destekleyen arz sıkışıklığı endişelerinin bir bölümünü hafifletti. Bakır, küresel ekonomideki sanayi ve altyapı yatırımlarının yanı sıra elektrik şebekeleri, yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar ve veri merkezleri gibi alanlardan gelen talep nedeniyle yatırımcıların yakından izlediği metaller arasında bulunuyor. Nitekim ağustos ayının ortasında LME bakır stoklarındaki düşüş arz kaygılarını artırmış ve fiyatların altı ayın üzerindeki seviyelere yükselmesine neden olmuştu. Arz tarafındaki gelişmeler yakından izleniyor Bakır piyasasında stok hareketlerinin yanı sıra maden ve izabe tesislerindeki üretim gelişmeleri de fiyatlamada belirleyici oluyor. Geçtiğimiz günlerde Grasberg madeninden cevher işleyen bir izabe tesisindeki kesinti, küresel arz endişelerini artırarak bakırın rekor seviyelere yaklaşmasına neden olmuştu. Ağustos ayının başında LME bakır fiyatı 14 bin doların üzerinde kalırken, arz tarafındaki gelişmeler piyasanın ana gündemlerinden biri haline geldi. Bu nedenle son düşüş, bakırda uzun vadeli arz-talep görünümünün değiştiği anlamına gelmekten çok, stoklardaki kısa vadeli hareketin fiyat üzerindeki baskısının arttığına işaret ediyor. Alüminyumda da geri çekilme Sanayi metallerinin genelinde de zayıf bir görünüm öne çıktı. Alüminyum fiyatları LME’de yüzde 0,31, Şanghay’da ise yüzde 1,13 geriledi. Piyasada özellikle Orta Doğu'daki üretimin yeniden devreye alınmasına ilişkin beklentiler takip ediliyor. Emirates Global Aluminium'un üretimi savaş öncesi seviyelere yeniden yaklaştırma planı, bölgedeki arz görünümüne ilişkin endişelerin azalmasına katkı sağlıyor. Şirketin, Abu Dabi'deki üretimin yeniden artırılması için yaklaşık 400 milyon dolar yatırım yaptığı ve üretimi 2027'nin ilk çeyreğinde savaş öncesi seviyelere getirmeyi hedeflediği bildiriliyor. Diğer metallerde karışık seyir Diğer baz metallerde ise hareketler daha sınırlı kaldı. LME'de çinko ve kurşun fiyatları yatay seyrederken nikel yüzde 0,13 geriledi. Şanghay'da nikeldeki kayıp yüzde 0,59 oldu. Kalay ise LME'de yüzde 0,15 yükselmesine karşın Şanghay'da yüzde 1,4 değer kaybetti. Gözler yeniden arz ve talep dengesinde Bakır piyasasında kısa vadeli fiyatlamada stok verileri öne çıkarken, orta ve uzun vadede küresel elektrikleşme, enerji dönüşümü, veri merkezleri ve altyapı yatırımlarından kaynaklanan talep artışı izleniyor. Bu nedenle LME stoklarındaki artış fiyatları kısa vadede aşağı çekse de piyasanın temel gündemi değişmiş değil. Önümüzdeki dönemde maden ve izabe tesislerindeki üretim, küresel ekonomik aktivite ve Çin'in bakır talebi fiyatların yönü açısından belirleyici olacak. Bakırın son haftalarda 14 bin dolar seviyesine yaklaşması ve üzerine çıkması, piyasada arzın ne kadar kritik hale geldiğini gösterirken, stoklardaki yeni hareketler fiyatların bu seviyelerde kalıcı olup olmayacağı konusunda önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.

Alüminyum stokları 27 yılın en düşük seviyesine indi Haber

Alüminyum stokları 27 yılın en düşük seviyesine indi

Uzmanlar, jeopolitik risklerin ve arz sıkışıklığının sanayi üretiminde maliyet baskısını artırabileceğine dikkat çekiyor. Küresel emtia piyasalarında alüminyum arzına ilişkin endişeler büyüyor. Londra Metal Borsası'na (LME) kayıtlı alüminyum stokları, 24 Temmuz itibarıyla 271 bin 275 tona gerileyerek yaklaşık 27 yılın en düşük seviyesine indi. Veriler, küresel sanayinin temel hammaddelerinden biri olan alüminyumda arz-talep dengesinin giderek sıkılaştığına işaret ediyor. Arz sıkışıklığı stokları eritti Piyasa uzmanlarına göre stoklardaki hızlı düşüşün arkasında, Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimlerin tedarik zincirlerinde oluşturduğu baskı bulunuyor. Olası arz kesintilerine karşı önlem almak isteyen sanayi kuruluşları ve nihai kullanıcılar, ihtiyaçlarını güvence altına almak amacıyla LME depolarındaki metalleri çekmeye devam ediyor. Bu durum, borsa stoklarının hızla erimesine neden olurken, piyasalarda arz güvenliğine ilişkin endişeleri de artırıyor. Küresel tüketimin bir günlük ihtiyacının altında Dikkat çeken bir diğer gelişme ise mevcut LME stoklarının, dünya genelindeki alüminyum tüketiminin bir günlük ihtiyacını dahi karşılayamayacak seviyeye gerilemiş olması. Analistler, bu durumun olası yeni arz kesintilerinde fiyatların çok daha sert hareket etmesine neden olabileceğini değerlendiriyor. Diğer metallerde de gerileme yaşandı LME verilerine göre yalnızca alüminyum değil, birçok sanayi metalinde de stoklar azaldı. Son verilere göre; Alüminyum: 1.500 ton azaldı.Bakır: 3.800 ton geriledi.Çinko: 2.075 ton düştü.Kurşun: 1.050 ton azaldı.Kalay: 375 ton geriledi. Buna karşılık alüminyum alaşımı, kobalt, NASAAC ve nikel stoklarında ise değişiklik yaşanmadı. Sanayi için ne anlama geliyor? Alüminyum; otomotiv, inşaat, savunma, havacılık, beyaz eşya, ambalaj ve yenilenebilir enerji başta olmak üzere birçok stratejik sektörde yoğun olarak kullanılıyor. Stokların tarihi düşük seviyelere gerilemesi halinde; üretim maliyetlerinin artması,sanayi şirketlerinin hammaddeye erişiminin zorlaşması,küresel alüminyum fiyatlarında yukarı yönlü baskının sürmesi,üretici ülkelerin arz politikalarının daha yakından izlenmesi bekleniyor. Gözler jeopolitik gelişmelerde Uzmanlar, alüminyum piyasasının yönünü önümüzdeki dönemde Orta Doğu'daki gelişmeler, enerji maliyetleri ve küresel sanayi talebinin belirleyeceğini ifade ediyor. LME stoklarının 27 yılın en düşük seviyesine inmesi, küresel metal piyasalarında arz güvenliği konusunun yeniden ön plana çıktığını gösterirken, sanayi üreticileri açısından da kritik bir uyarı niteliği taşıyor.

ABD-İran anlaşması metalleri baskıladı Haber

ABD-İran anlaşması metalleri baskıladı

Çin'den gelen zayıf ekonomik veriler de fiyatlardaki düşüşü hızlandırdı. Alüminyum fiyatları, Orta Doğu kaynaklı arz endişelerinin azalması ve Çin ekonomisine ilişkin zayıf verilerin etkisiyle iki ayı aşkın sürenin en düşük seviyesine geriledi. Londra Metal Borsası'nda (LME) üç ay vadeli alüminyum kontratı, TSİ 10.48 itibarıyla yüzde 0,95 düşüşle ton başına 3 bin 347,50 dolara indi. Gün içerisinde 3 bin 334 dolar seviyesini gören alüminyum, 27 Mart'tan bu yana en düşük seviyesine geriledi. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'nda en aktif alüminyum kontratı ise günü yüzde 1,65 kayıpla ton başına 23 bin 830 yuandan tamamladı. Kontrat gün içinde 23 bin 725 yuana kadar gerileyerek yaklaşık üç ayın en düşük seviyesini gördü. Piyasalardaki düşüşte, ABD ile İran arasında sağlanan ön anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağı beklentisi etkili oldu. Anlaşmanın hayata geçmesi halinde Basra Körfezi ülkelerinden yapılacak alüminyum ihracatının artabileceği öngörülüyor. Bu durum kısa vadeli arz kaygılarını azaltarak fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Sucden Financial analistleri, piyasanın jeopolitik risk priminin önemli bir bölümünü hızla fiyatlardan çıkardığını belirterek, satışların yalnızca kâr realizasyonundan değil, arz riskleri ve yatırımcı pozisyonlarının yeniden değerlendirilmesinden kaynaklandığını ifade etti. Öte yandan Çin'de alüminyum üretimi güçlü seyrini sürdürdü. Mayıs ayında üretim yıllık bazda yüzde 1,7 artışla 3,89 milyon tona yükselirken, yılın ilk beş ayında toplam üretim yüzde 3,5 artarak 19,22 milyon tona ulaştı. Ancak talep tarafında zayıflama sinyalleri dikkat çekti. Çin'de perakende satışlar mayıs ayında yüzde 0,6 gerileyerek son üç yılı aşkın dönemde ilk kez düşüş gösterdi. Sabit sermaye yatırımları da yılın ilk beş ayında yüzde 4,1 azalarak piyasa beklentilerinin altında kaldı. Baz metaller piyasasında da satışlar öne çıktı. LME'de bakır yüzde 0,72, çinko yüzde 0,96, kurşun yüzde 0,20, nikel yüzde 0,40 ve kalay yüzde 0,61 değer kaybetti. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'nda ise bakır yüzde 0,71 gerilerken, çinko yüzde 0,16, kurşun yüzde 0,90, nikel yüzde 0,40 ve kalay yüzde 0,96 yükseliş kaydetti.

Trump'ın açıklamaları petrolü rahatlattı Haber

Trump'ın açıklamaları petrolü rahatlattı

Enerji piyasalarında ABD ile İran arasındaki diplomatik sürece yönelik haber akışı öne çıkarken, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ilişkin açıklamaları ve anlaşma metni üzerinde ilerleme sağlandığına dair haberler petrol fiyatlarında risk priminin gerilemesine neden oldu. Anlaşmaya yönelik iyimser beklentiler, enerji arzına ilişkin endişeleri azaltırken Brent petrolde satış baskısını artırdı. Ancak sürecin henüz kesinleşmemesi ve İran tarafından gelen temkinli açıklamalar, piyasalardaki belirsizliğin sürmesine yol açtı. Hafta içinde açıklanan ABD enflasyon verileri de emtia piyasalarının odağındaydı. Enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi, Fed'in faiz indirimlerinde aceleci davranmayacağı yönündeki beklentileri güçlendirdi. Bu durum özellikle değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu. Değerli metallerde ons bazında paladyum ve gümüş yükselirken, altın ve platin değer kaybetti. Analistler, jeopolitik risklere rağmen altın fiyatlarında Fed kaynaklı faiz beklentilerinin daha etkili olduğunu belirtti. Baz metallerde ise Çin ekonomisine ilişkin sinyaller, arz endişeleri ve ticaret politikalarına yönelik belirsizlikler fiyatlamalarda etkili oldu. Bakır ve çinko yükseliş kaydederken, nikel, kurşun ve alüminyumda düşüş görüldü. Enerji tarafında Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 6,5 gerilerken, doğal gaz fiyatlarında da düşüş yaşandı. Piyasalar yeni haftada ABD-İran hattındaki gelişmeleri, Orta Doğu'daki jeopolitik riskleri ve merkez bankalarından gelecek mesajları yakından takip edecek.

Bakırda 10 yıl içinde yüzde 30 arz açığı oluşabilir Haber

Bakırda 10 yıl içinde yüzde 30 arz açığı oluşabilir

Kritik minerallerde birkaç ülkede yoğunlaşan tedarik ve artan ihracat kısıtlamalarının önemli arz kesintisi riskleri oluşturduğu ve özellikle bakırda herhangi bir önlem alınmaması halinde 2035'e kadar yüzde 30'luk arz açığı görülebileceği bildirildi. Raporda, enerji sektöründe kullanılan galyum, grafit, manganez, nadir toprak elementleri, silikon, molibden, kobalt, tellurium, antimon, germanyum, indiyum, lityum, titanyum, vanadyum, tantalyum, tungsten, bakır, nikel, krom ve zirkonyum olmak üzere 20 kritik minerale ilişkin analiz yer aldı. Rapora göre, kritik minerallerde özellikle işleme ve rafinaj süreçleri birkaç ülkede yoğunlaşmış durumda. Bakır, lityum, nikel, kobalt, grafit ve nadir toprak elementlerinde üç büyük üreticinin ortalama pazar payı, 2020'deki yüzde 82 seviyesinden 2024'te yüzde 86'ye yükseldi. Bu büyüme nikelde Endonezya, diğer tüm minerallerde ise Çin'den geldi. Politika yapıcılar kritik mineral arzındaki söz konusu yoğunlaşmanın farkına varmış olsa da IEA'nın projelere yönelik detaylı analizleri, kritik minerallerin tedarik zincirlerinde çeşitlendirmeye yönelik ilerlemenin yavaş olacağını gösteriyor. Raporda analiz edilen enerjiyle ilgili 20 kritik mineralin 19'unda Çin, en büyük rafinaj kapasitesine sahip ülke konumunda ve ortalama yüzde 70'lik pazar payına sahip. Bu minerallerin 15'inde fiyatlar, petrolden daha fazla oynaklık gösteriyor. Bu minerallerden sadece nikelde, Endonezya'nın pazar payı yaklaşık yüzde 50 ile Çin'e göre daha yüksek seviyede bulunuyor. Enerjiyle ilgilistratejik minerallerin yüzde 55'i ihracat kontrolüne tabi Mevcut politikalar ve yatırım eğilimleri dikkate alındığında, gelecek 10 yılda ilk üç tedarikçinin pazar payının sınırlı şekilde düşeceği ve pazardaki yoğunlaşmanın ancak 2020'deki seviyesine döneceği öngörülüyor. Kritik minerallere yönelik talep, son yıllarda temiz enerji dönüşümünün hızlanmasıyla giderek büyüyor. Lityum talebi 2024'te yıllık bazda yüzde 30 arttı. Çin, Endonezya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi ülkelerdeki büyük üretim artışları, özellikle batarya fiyatlarının düşmesini sağladı. Tedarikteki artışa rağmen, gelecek 10 yıla yönelik arz-talep dengeleri bazı riskler barındırıyor. Kritik minerallerde yatırım ivmesi zayıflarken, bu alandaki harcamalar geçen yıl sadece yüzde 5 arttı. Bu oran 2023'te yıllık bazda yüzde 14'tü. Kritik mineral keşfine ilişkin faaliyetler de geçen yıl duraklama eğilimine girdi ve 2020'den beri süren büyüme kesintiye uğradı. Rapora göre, özellikle bakır piyasaları büyük risklerle karşı karşıya kalabilir. Ülkelerin elektrik şebekelerini genişletme adımlarıyla artan bakır talebi karşısında, herhangi bir önlem alınmaması halinde, mevcut bakır madeni proje stoku 2035'e kadar yüzde 30'luk arz açığına işaret ediyor. Artan ihracat kısıtlamaları da kritik minerallerde tedarik güvenliğini tehdit edebilir. Enerji dönüşümünde kullanılan stratejik minerallerin yüzde 55'i şu anda bir tür ihracat kontrolüne tabi ve bu kısıtlamaların kapsamı yalnızca ham ve rafine ürünlerle sınırlı değil, işleme teknolojilerini de içerecek şekilde genişliyor. IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, yüksek jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bir dünyada kritik minerallerin küresel enerji ve ekonomi güvenliğini korumada "ön cephede yer alan" bir gündeme dönüştüğünü belirterek, "Bu konu, 21. yüzyılda enerjinin güvenliği, erişilebilirliği ve sürdürülebilirliğini sağlamak için hayati önem taşıyor. İyi tedarik edilen bir piyasada bile, aşırı hava olayları, teknik arızalar ya da ticaret engelleri gibi nedenlerle kritik mineral tedarik zincirleri ciddi şekilde sarsılabilir. Böyle bir arz şokunun etkisi büyük olur, tüketiciler için fiyatların artmasına ve sanayide rekabetçiliğin zayıflamasına yol açabilir." ifadelerini kullandı.

Bakır, 10 bin dolara yaklaştı Haber

Bakır, 10 bin dolara yaklaştı

Emtia piyasasında geçen hafta sert dalgalanmalar görüldü. ABD'de açıklanmaya devam eden makroekonomik veriler, ABD Merkez Bankasının (Fed) politika faizini öngörülenden daha uzun süre yüksek seviyede tutabileceğine yönelik öngörüleri öne çıkarırken, Ortadoğu'daki gerilim özellikle emtia fiyatları üzerindeki olası belirsizlikleri beslemeye devam ediyor. Dünya genelinde halihazırda enflasyonla mücadelede önemli bir mesafe katedilmesi gerekirken, Ortadoğu'daki tansiyonun emtia fiyatlarındaki oynaklığı artırarak enflasyonist baskıyı desteklemesinden korkuluyor. Bununla birlikte, İsrail ile İran arasındaki tansiyonun daha da yükselmesinin, merkez bankalarının atacağı adımları etkileyebileceği endişeleri de fiyatlamaları zorlaştıran bir başka unsur olarak görülüyor. Değerli metallerde karışık seyir izlendi  Geçen hafta ons bazında altın yüzde 2, gümüş yüzde 2.9 değer kazanırken, platin yüzde 4.3, paladyum yüzde 2 değer kaybetti. Altının ons fiyatı, artan jeopolitik risklerin yanı sıra merkez bankaları ve Çinli tüketicilerden gelen talep üzerine yükseldi. Analistler, hem ABD'de açıklanan veriler hem de Powell'ın şahin sözle yönlendirmelerinin ardından yatırımcıların temkinli davrandığını belirterek, Orta Doğu'da yüksek seyreden gerilimin ise altının ons fiyatını desteklediğini bildirdi. Küresel çapta madenlerde gümüş üretiminin yavaşlaması ve endüstriyel alanda talebin artmasıyla gümüş fiyatları yükseldi. Tezgah üstü piyasada geçen hafta fiyatlar libre bazında bakırda yüzde 4.6, alüminyumda yüzde 6.9, kurşunda yüzde 1.9, nikelde yüzde 9.4, çinkoda da yüzde 1 artış kaydetti. Bakırın libresi, 4.51 dolarla 2 yılın en yüksek seviyesini gördü. Bakır, küresel ekonomide toparlanmanın temel metallere olan talebi artıracağı yönündeki beklentilerin etkisiyle ton başına 10 bin dolara yaklaştı. Metaller son haftalarda geniş çaplı kazançlar elde etti ve bakır fişatı bu sabah iki yılın en yüksek seviyesine çıktı. ABD'den Çin'e imalat faaliyetlerindeki iyileşme işaretleri metalleri destekledi ve inatçı enflasyon emtia üzerindeki bahislerin yenilenmesini sağlıyor. Yatırımcılar, Fed Başkanı Powell'ın geçen hafta bankanın enflasyonun kontrol altında olduğundan emin olmasının "beklenenden daha uzun" süre alacağının sinyalini vermesiyle, Federal Rezerv'in faiz oranlarını düşürme yolundaki belirgin bir değişimle mücadele ediyor. Bakır dün erken saatlerde yüzde 1 yükselerek ton başına 9 bin 970 dolara ulaştı ve Şanghay'da sabah 9 bin 950 dolardan şlem gördü. Diğer metaller karışık seyrederken, alüminyum ve çinko hafif düşüş gösterdi. ABD ve İngiltere’nin Rus metallerine yaptırım açıklamasının etkileri sürerken, ABD Başkanı Joe Biden'ın, Çin'e yönelik açıklamaları baz metal fiyatlarındaki artışların hızlanmasına neden oldu. Biden, Çin çeliği ve alüminyumuna yönelik gümrük vergilerinin üç katına çıkarılması çağrısında bulundu. Dünya genelinde ekonomik aktivitenin güçlü kalmaya devam edeceğine yönelik beklentiler bakır fiyatlarını destekledi. Yeşil enerjiye geçişin artması da bakır fiyatlarının artmasına neden oldu. Petrol fiyatları yüzde 1'den fazla geriledi İsrail ile İran arasındaki gerilimin tırmanmayacağı yönünde gelen mesajlar petrol fiyatlarını %1'den fazla geriletti. ICE'de Brent vadeli kontratları 1.33 dolar ya da %1.56 düşerek 85.93 dolara geriledi. NYMEX'de Mayıs ayı vadeli ABD Batı Teksas petrolü %1.36 düşüşle varil başına 82.01 dolar. IG'de piyasa stratejisti olan Yeap Jun Rong, "Brent ham petrol fiyatları, İsrail ve İran arasındaki jeopolitik gerginliklerin İran'ın yumuşatılmış tepkisi ile sona erebileceği yönündeki geniş beklentilerle ilk yükselişini koruyamadı. Bununla birlikte, piyasalar potansiyel arz kesintilerine bağlı jeopolitik risk primini gevşetmeye devam ediyor ki bu da şu anda daha olası görünüyor" dedi. Yeap, artan ABD ham petrol stoklarının satış baskısını artırdığını söyledi Enerji grubunda düşüşler görüldü -Enerji grubuna bakıldığında ise Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,4, New York Ticaret Borsasında işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 0,6 azalış kaydetti. -Petrol fiyatlarının düşüşünde, dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD'nin ticari ham petrol stoklarındaki artış öngörüsünün, ülkede talebin zayıf seyrettiği algısını güçlendirmesi etkili oldu. -Amerikan Petrol Enstitüsünün (API), ABD'nin ticari ham petrol stokları için artış öngörüsü 3 milyon 34 bin varilden 4 milyon 90 bin varile çıktı. ABD'de, bahar sıcaklıklarının ortalamanın üzerinde olacağına yönelik öngörüler de doğal gaz fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. -Chicago Ticaret Borsasında geçen hafta kilo başına fiyatlar buğdayda yüzde 0,6, mısırda yüzde 1, soya fasulyesinde yüzde 1,8 azalırken, pirinçte yüzde 10,3 arttı. - Intercontinental Exchange'de libre bazında fiyatlar, pamukta yüzde 4,4, şekerde yüzde 2,8 değer kaybederken, kahvede yüzde 5,2, kakaoda yüzde 9,4 değer kazandı. -Kakaonun ton başına fiyatı 11 bin 722 dolarla tarihi zirveyi, kahvenin libresi 2,4540 dolarla Şubat 2022'den bu yana en yüksek seviyeyi test etti. -ABD'de, mısır ve soya fasulyesi ekim alanlarının artması bu ürünlerin fiyatlarının düşmesine neden oldu. Küresel çapta artan tohum, gübre, sulama ve işçilik maliyetleriyle pirinç fiyatları yükseldi. -Hindistan ve Avustralya'da pamuk rekoltelerinin artmasıyla pamuk fiyatları düştü. Kakao ve kahvede de küresel çapta arza yönelik endişeler devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.