SON DAKİKA
Hava Durumu

#Bae

Ekometre - Bae haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bae haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çin ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü Haber

Çin ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüdü

Çin Ulusal İstatistik Bürosunun (UİB) yayımladığı verilere göre, Çin'in Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) Ocak-Mart 2026 döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 arttı. Birinci çeyrekte büyüme, Orta Doğu'daki savaşın etkilerinin mart ayı verilerine olumsuz yansımasına rağmen, hükümetin bu yıl için "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlediği hedef doğrultusunda gelişim gösterdi. GSYH, ilk çeyrekte geçen yılın 4. çeyreğine kıyasla yüzde 1,3 artış kaydetti. Çin ekonomisi 2025'in 4. çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,5, yıl genelinde ise yüzde 5 büyüme kaydetmişti. Hükümet, büyümedeki ivme kaybı karşısında önceki 3 yılda "yüzde 5 civarında" belirlediği yıllık büyüme hedefini "yüzde 4,5 ila 5" olarak belirlemişti. UİB Direktör Yardımcısı Mao Şıngyong, Çin ekonomisinin ilk çeyrekte yıla güçlü bir başlangıç yaptığını, ancak giderek karmaşık ve kırılgan hale gelen dış koşullar ve içeride güçlü arz ile zayıf talep arasındaki dengesizliğin sürmesi nedeniyle ekonomik büyümenin temelinin daha fazla güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Üretim ve tüketimde ivme yavaşladı UİB'nin yayımladığı mart ayı ekonomik verilerine göre, savaşın etkilerinin hissedildiği ayda ülkede üretim ve tüketimdeki artış, ocak ve şubat aylarına kıyasla yavaşladı, yatırımlar ise geriledi. Yıllık cirosu 20 milyon yuanın (yaklaşık 2,9 milyon dolar) üzerindeki sanayi işletmelerinin üretim çıktılarının hesaplandığı sanayi üretimi, martta yıllık bazda yüzde 5,7 artarken ocak ve şubat aylarındaki yüzde 6,3 artışın altında kaldı. Tüketimin ölçüsü olarak kabul edilen perakende satışlar ise martta, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,7 artarken ilk iki aydaki yüzde 2,8'lik artışın gerisine düştü. Çin'de yatırımların seyri Altyapı, taşınmazlar, makine ve donanım harcamalarını içeren sabit sermaye yatırımları yılın ilk 3 ayında yüzde 1,7 artarken ilk 2 aydaki yüzde 1,8'lik artışa kıyasla geriledi. Son 3 yıldaki gerilemesiyle sabit sermaye yatırımlarını olumsuz etkileyen gayrimenkul sektöründe düşüş, bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Gayrimenkul yatırımları, ilk 3 ayda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,2 azaldı. Yatırımcı güveninin göstergesi olarak görülen özel sektör yatırımları da ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,2 düşüş kaydetti. Ülkede Şubat 2025 sonunda yüzde 5,3 olan kentlerdeki genel işsizlik oranı, mart ayı sonunda 0,1 puan artışla yüzde 5,4 oldu. IMF'nin büyüme tahmini Uluslararası Para Fonu (IMF), 14 Nisan'da Çin'in 2026 büyüme tahminini, zayıf iç ekonomik etkinlik ve İran savaşının etkilerini gerekçe göstererek yüzde 4,5'ten yüzde 4,4'e düşürdüğünü bildirmişti. Orta Doğu'da savaşın enerji fiyatlarındaki yol açtığı artışın hammadde maliyetlerinden enflasyon beklentilerine kadar tüm ülkeleri olumsuz etkileyeceğine işaret eden IMF, ABD, Avro bölgesi ve diğer majör ekonomiler için de büyüme tahminlerini düşürmüştü. ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan çatışma nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor. Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor. Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.

Trump: ABD artık İngiltere ve Fransa'ya yardım etmeyecek Haber

Trump: ABD artık İngiltere ve Fransa'ya yardım etmeyecek

Washington’ın askeri ve lojistik yardımlarının karşılıklılık esasına göre şekilleneceğini söyleyen Trunp "ABD artık size yardım etmeyecek, tıpkı sizin bize yardım etmediğiniz gibi" ifadesini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı ile ilgili yaşanan krizden dolayı jet yakıtı tedarikinde sorun yaşayan ülkelere, ABD'den satın almaları veya "Hürmüz Boğazı'na giderek kendilerinin almaları" tavsiyesinde bulundu. Trump, sosyal medya platformundan konuya ilişkin paylaşım yaptı. ABD Başkanı paylaşımında, "Hürmüz Boğazı yüzünden jet yakıtı alamayan tüm ülkeler, örneğin İran'ın başsız bırakılmasına karışmayı reddeden Birleşik Krallık gibi, size bir önerim var. Birincisi, ABD'den satın alın, bizde bol miktarda var ve ikincisi, biraz cesaret toplayın, Boğaz'a gidin ve onu alın." ifadelerini kullandı. Trump ayrıca paylaşımda ülkelerin, "kendi başlarına savaşmayı öğrenmeleri gerektiğini" savunarak, "ABD artık size yardım etmeyecek, tıpkı sizin bize yardım etmediğiniz gibi. İran esasen yerle bir edildi. Zor kısım bitti. Gidin kendi petrolünüzü alın!" değerlendirmesine yer verdi. ABD Başkanı bir diğer paylaşımında da "Fransa'nın İsrail'e giden askeri malzeme yüklü uçakların kendi hava sahasını kullanmasına izin vermediğini, Paris yönetiminin, başarıyla ortadan kaldırılan 'İran Kasabı' ile ilgili çok da yardımcı olmadığını, ABD'nin bunu unutmayacağını" belirtti. İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, dönemin İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

Trump NATO müttefiklerine tepki gösteriyor Haber

Trump NATO müttefiklerine tepki gösteriyor

ABD Başkanı Donald Trump, NATO ülkelerinin, ABD'nin ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı ve karşılıklı saldırılarla devam eden bölgesel çatışmaya katılmalarına artık "ihtiyaçlarının" kalmadığını ya da bu yardımı istemediklerini ifade etti. Trump, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu. NATO müttefiklerinin çoğundan, ABD'nin ve İsrail'in İran'a yönelik yürüttüğü askeri operasyona dahil olmak istemedikleri yönünde bilgi aldığını aktaran Trump, "Oysa neredeyse her ülke, yaptıklarımıza şiddetle katılıyordu ve İran'ın hiçbir şekilde, hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olmasına izin verilemezdi." değerlendirmesinde bulundu. Trump, "Ancak bu davranışları beni şaşırtmadı çünkü her yıl bu ülkeleri korumak için yüz milyarlarca dolar harcadığımız NATO'yu her zaman tek yönlü bir yol olarak gördüm. Biz onları koruyacağız ama onlar bizim için hiçbir şey yapmayacak, özellikle de ihtiyaç duyduğumuzda." yorumunu yaptı. İran'ın ordusunu ve farklı kademelerdeki liderlerini yok ettiklerini öne süren Trump, "Böylesine büyük bir askeri başarı elde etmiş olmamız nedeniyle artık NATO ülkelerinin yardımına 'ihtiyacımız' yok ya da istemiyoruz. Asla ihtiyacımız olmadı. Aynı şekilde Japonya, Avustralya veya Güney Kore'nin de yardımına ihtiyacımız yok." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump, daha önce verdiği bir röportajda, NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamamasının "NATO'nun geleceği için çok kötü" olacağı uyarısında bulunmuştu. Trump, İrlanda Başbakanı Michael Martin'i kabulünde de, Oval Ofis'te İran gündemini değerlendirdi. İran'a saldırılara başlarken tüm Avrupa'nın bunu desteklediğini ancak iş askeri desteğe gelince kimsenin destek vermediğini ifade eden Trump, bu konuda birkaç kez "hayal kırıklığı" içinde olduğunu vurguladı. "Biz onlara Ukrayna’da yardım ettik ama onlar iran’da yardım etmediler" Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca NATO'ya çok destek olduklarını hatırlatan ABD Başkanı, "Biz, onlara Ukrayna’da yardım ettik ama onlar İran’da yardım etmediler. Bence NATO, çok aptalca bir hata yapıyor." değerlendirmesini yaptı. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda sadece Körfez ülkelerinin ve İsrail'in destek verdiğini kaydederek, "Ortadoğu’dan büyük bir destek var. Katar, Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve elbette İsrail güçlü destek veriyor." dedi. İran'ın askeri kapasitesini büyük oranda ortadan kaldırdıklarını savunan Trump, "(İran) Her zaman Boğaza mayın döşeyebilirler, bu adeta terör eylemi gibi. Bu yüzden Avrupa’nın bu konuda yardım edeceğini düşündük çünkü ellerinde mayın tarama gemileri var." diye konuştu. Trump, bu konuda yardım etmeyecekleri bildiren ülkelere tepki gösterdi. "NATO'dan ayrılmayı düşünüyor musunuz?" sorusuna yanıt ABD Başkanı Trump, NATO'nun İran konusunda ABD'ye destek vermemesi nedeniyle ABD'nin İttifaktan ayrılmayı düşünüp düşünmediği yönündeki soruya, "Bunu düşünmeleri gerektiğini ancak şu an aklında öyle bir şeyin olmadığını" söyleyerek yanıt verdi. ABD olarak NATO için trilyonlarca dolar harcadıklarını vurgulayan Trump, "NATO konusunda hayal kırıklığına uğradım. Bu konu, kesinlikle üzerinde düşünmemiz gereken bir konu. (NATO'dan ayrılma) Bu karar için de Kongre'ye ihtiyacım yok, bu kararı kendim verebilirim. Ama yeniden düşünmek dediğinizde, şu an düşünmüyorum. Şu anda aklımda bir şey yok." ifadelerini kullandı. ABD terörle mücadele direktörü'nün istifası Trump, ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in "İran'la savaş, ABD'nin çıkarına değil" şeklinde tepki göstererek istifa etmesi konusundaki soruya da yanıt verdi. ABD Başkanı, Kent'in istifasını, "Onun açıklamasını okudum. Kendisi aslında iyi bir insan ancak güvenlik konusunda zayıftı. Açıklamasında, İran’ın bir tehdit olmadığını söylemiş, halbuki İran sadece bizim için değil dünya için de bir tehdittir. 'İran, tehdit değil' diyen birinin görevden ayrılması iyi olmuş." şeklinde değerlendirdi. "İRAN, 2-3 gün gün içinde sonuçlanacak bir şeydi" İran'ı sadece "askeri bir operasyon" olarak gördüğünü kaydeden Trump, saldırılara başladıktan kısa süre sonra sürecin biteceğini düşündüğünü belirtti. Trump, "İran, esasen 2 ya da 3 gün içinde büyük ölçüde sonuçlanacak bir şeydi çünkü donanmasını yok ettik, sonra hava kuvvetlerini ortadan kaldırdık ve uçaksavarlarını yok ettik. İstesek elektrik altyapısını bir saat içinde devre dışı bırakabiliriz." diye konuştu. Ali Laricani'nin öldürülmesi İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin, dün bir hava saldırısında öldürüldüğünü belirten ABD Başkanı Trump, "İran'ın önemli liderlerinden biri öldürüldü, kendisi binlerce göstericinin öldürülmesinden sorumluydu." yorumunu yaptı. Trump'tan Starmer'a iran tepkisi Diğer yandan Trump, İngiltere'nin İran konusunda ABD'ye çok geç destek vermek istediğini ve bunun kendileri için bir anlamı olmadığını belirtti. "Başbakanı Keir’den dolayı hayal kırıklığı içindeyim, savaş bittikten sonra 2 uçak gönderebileceğini söyledi." diyen Trump, Keir'in görevine devam edip etmemesi konusundaki fikrinin sorulması üzerine, bu kararın İngiliz halkına ait olduğunu vurguladı. Trump, "Asıl önemli olan, Birleşik Krallık halkının, Keir’e güven duymasıdır. Keir’e karşı oldukça eleştirel davrandım ama bunu dostane bir şekilde yaptım." dedi.

BAE ile Turizm trafiği yüzde elli büyüdü Haber

BAE ile Turizm trafiği yüzde elli büyüdü

Zahiri, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Ankara Büyükelçisi Said Sani ez-Zahiri, BAE ve Türkiye arasındaki turizm trafiğinin 2019'dan bu yana yüzde 50'nin üzerinde büyüdüğünü belirterek, geçen yıl Türkiye'yi 1,2 milyon BAE ve Körfez İşbirliği Konseyi vatandaşının ziyaret ettiğini söyledi 10 binden fazla ziyaretçiyi çekmesi beklenen programın yeni kültürel, yaratıcı ve turizm yollarının oluşturmasının beklendiğini dile getiren Zahiri, "Ayrıca, bu etkinlikler 2020-2024 yıllarında ticaretin yüzde 87 artmasını sağlayan ikili ilişkileri destekliyor ve bu ivmenin halklar arası etkileşimi güçlendirerek pekiştirilmesine yardımcı oluyor." dedi. "Geçen yıl Türkiye'yi 1,2 milyon BAE ve Körfez İşbirliği konseyi vatandaşı ziyaret etti" BAE'deki doğal miras, el sanatları, gastronomi ve kültür varlıklarına da değinen Zahiri, şu ifadeleri kullandı: "BAE ve Türkiye arasındaki turizm trafiği, 2019'dan bu yana yüzde 50'nin üzerinde büyüdü. Geçen yıl Türkiye'yi 1,2 milyon BAE ve Körfez İşbirliği Konseyi vatandaşı ziyaret etti. 250 binden fazla Türk turist de BAE'ye gitti. Kültürel programlar, destinasyonlara ve mirasa olan ilgiyi artırarak bu akışın derinleşmesine yardımcı oluyor. İki ülkeyi birbirine bağlayan haftalık 200'den fazla uçuşla Emirlik Evi gibi etkinlikler, yeni turizm rotalarını, ortak pazarlama kampanyalarını ve turizm kurulları ile hava yolları arasında çapraz tanıtımları destekliyor. Ayrıca festival değişimlerini ve kültürel turizm ortaklıklarını da teşvik ediyor." Zahiri, iki ülke arasındaki dış ticaret alanında yaşanan gelişmelere de dikkati çekerek, BAE Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2024'teki 39,13 milyar dolarlık petrol dışı işlem hacminin yıllık yüzde 7,61 arttığını dile getirdi. BAE'nin Türkiye'den ithalatının yüzde 10 artışla 19,42 milyar dolara, ihracatının yüzde 14,4 artarak 14,77 milyar dolara ulaştığını bildiren Zahiri, "50 milyar dolarlık orta vadeli ticaret hedefine ulaşmak için Türkiye ve BAE'nin, mevcut ticaretin yüzde 60'ından fazlasını oluşturan lojistik, tarım teknolojisi, yenilenebilir enerji, imalat ve dijital ticaret sektörlerinde entegrasyonu derinleştirmesi gerekiyor." diye konuştu. "Ortak tedarik zinciri entegrasyonu iki ekonominin rekabet gücünü artırıyor" Ortak serbest bölgeler, Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (CEPA) ile desteklenen gümrük düzenlemeleri ile enerji, savunma ve ilaç sektörlerine özel iş konseyleri, BAE'nin 2020'den bu yana Türkiye'nin bilişim, elektronik, ulaştırma ve gayrimenkul sektörlerine yaptığı 1 milyar dolarlık yatırım gibi unsurların büyümeyi hızlandıracağını anlatan Zahiri, limanlar, lojistik ve enerji sektörlerindeki 50 milyar doları aşan taahhütlerin ivmeyi daha da artıracağını söyledi. Zahiri, CEPA kapsamında indirimli tarifeler ve basitleştirilmiş menşe kuralları sayesinde metaller, petrokimyasallar, gıda ürünleri, makineler, mücevherler ve lojistik sektörlerinde güçlü büyüme görüldüğüne işaret ederek, bunu sürdürmek için her iki ülkenin de KOBİ desteğini, dijital ticaret araçlarını ve inovasyon ortaklıklarını güçlendirebileceğini vurguladı. Türkiye'nin, 350'den fazla organize sanayi bölgesi ve 1,5 milyon sanayi çalışanıyla dünyanın en büyük 20 sanayi üreticisi arasında yer aldığının altını çizen Zahiri, otomotiv, makine, elektronik ve tekstil sektörlerindeki çeşitli üretim altyapısının BAE'nin tedarik zinciri hedefleriyle örtüştüğünü belirtti. Zahiri, ortak tedarik zinciri entegrasyonunun, her iki ekonominin de rekabet gücünü artırdığını belirterek, şunları kaydetti: "Ayrıca, Türkiye'nin hızla büyüyen yapay zeka ve dijital teknolojiler sektörü, gelişmiş altyapı ağları ve güçlü yenilenebilir enerji portföyü ülkenin stratejik cazibesini pekiştiriyor. Ülkenin 15 milyar doları aşan hacme sahip ilaç ve tıbbi cihaz endüstrilerinin yanı sıra büyüyen tarım teknolojileri ve gıda işleme yenilikleri, BAE'nin yüksek büyüme gösteren sektörlerde dayanıklı tedarik zincirleri, çeşitlendirilmiş kaynak kullanımı ve ortak inovasyon konusundaki uzun vadeli vizyonunu daha da destekliyor." "Türkiye ile güneş, rüzgar ve hidrojen alanlarında işbirliğini genişletmeye devam ediyoruz" BAE'nin, 2050 yılına kadar yüzde 44 temiz enerji, Türkiye'nin de 2035'e kadar yüzde 65 yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi hedeflediğini anlatan Zahiri, BAE'nin küresel yenilenebilir enerji projelerine 50 milyar doların üzerinde yatırım yaptığını, Türkiye ile güneş, rüzgar ve hidrojen alanlarında işbirliğini genişletmeye devam ettiğini söyledi. Potansiyel işbirlikleri arasında ortak güneş enerjisi parkları, kara tabanlı rüzgar tesisleri, yeşil hidrojen pilot projeleri ve iklim teknolojisi AR-GE'sinin yer aldığını dile getiren Zahiri, bu girişimlerin, Türkiye'nin mühendislik yeteneklerinden ve BAE'nin temiz enerji liderliğinden yararlanarak uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini desteklediğinin altını çizdi. Zahiri, tarım alanında da Türkiye ile işbirliğinde bulunduklarına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: "Tamamen BAE üretimi olan 'Ma Hawa' doğrudan havadan saf ve güvenli içme suyu üretmek için yenilikçi çözüm sunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile havanın suya dönüşmesini sağlayan proje konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. Bu cihazlar hem iç hem de dış mekanda kullanılabilmektedir. Büyükelçilik olarak amacımız, bu ürünleri, özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere, ilgili Türk makamlarına tanıtmak ve sunmaktır. Bu teknolojinin, iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlayacağına, tarım alanında yeni imkanlar açacağına ve gelecekte yenilikçi su üretim çözümlerini destekleyeceğine inanıyoruz."

BAE ile Türkiye arasındaki görüşmeler neden iptal ediliyor? Haber

BAE ile Türkiye arasındaki görüşmeler neden iptal ediliyor?

Temmuz 2023’te Abu Dabi’ye giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile yaptığı görüşmede 51 milyar dolarlık anlaşma imzalandı. Haber ajansı Bloomberg, bu anlaşmaların nasıl sonuçlandığını araştıran bir haber yayınladı. Birleşik Arap Emirlikleri'nin Türkiye'ye 51 milyar dolar yatırım yapma sözünün, duyurulmasından iki yıl sonra sekteye uğradığını yazan ajans, Ankara'nın ekonomik durumundaki toparlanması, yerel şirketleri değerlemeler konusunda kararlı olmaya teşvik ediyor ve bunun anlaşmaları engellediğini belirtiyor. Abu Dabi varlık fonu ADQ tarafından desteklenen bir şirket olan AD Ports Group'un, Türkiye'deki bir limanın işletme haklarını satın almak için bir anlaşmayı kapatamamasıyla sorun yaşandığını vurgulayan Bloomberg, Yapı Kredi Bankası’nı kastederek Türkiye'nin en büyük bankalarından birine teklif ve 8,5 milyar dolarlık borç ihracı da dahil olmak üzere diğer anlaşmaların da bozulduğunu yazdı. İstanbul merkezli ekonomist, araştırma ve danışmanlık şirketi kurucusu Haluk Bürümcekçi, "Türk bankaları ve şirketleri yurtdışından rahatlıkla borçlanıyor ve Merkez Bankası o tarihten bu yana rezerv biriktirdi" dedi. Yapı Kredi ve Fiba anlaşmaları yapılamadı Türkiye, Ankara'nın BAE tarafından talep edilen getiriyi olumsuz görmesi nedeniyle geçen yıl 8,5 milyar dolarlık bir sukuk anlaşmasını askıya aldı. First Abu Dhabi Bank PJSC'nin Yapı Kredi Bankası AŞ'de kontrol hissesi satın alma görüşmeleri ve yenilenebilir enerji devi Masdar'ın Fiba Yenilenebilir Enerji'yi satın alma görüşmeleri değerlemeler konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle çöktü. MNG Kargo’nun satışı da iptal edildi Abu Dabi konglomerası International Holding Co.'nun birimleri olan Multiply Group ve Ghitha Holding’in bir Türk atık yönetimi firması ve MNG Airlines havayolu için anlaşmaları kapatmayı başaramadı. İstanbul Boğazı'nın üzerine bir demiryolu inşa etmek ve Türk savunma firmalarına yatırım yapmak gibi diğer yüksek profilli anlaşmalar hâlâ beklemede. Şu ana kadar gerçekleşen tek işlem, ADQ'nun Türkiye'de küçük bir kredi kuruluşu olan Odeabank'ı satın alması oldu. Fransa’ya 52, İtalya’ya 40, ABD’ye 100 milyar dolar Buna rağmen Türkiye ekonomik ortaklık konusunda iyimser. Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Abu Dabi'de yakın zamanda düzenlenen bir etkinlikte, iki ülke arasındaki Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın da etkisiyle ikili yatırım akışlarının daha da artmasını beklediğini söyledi. BAE hükümeti yakın zamanda Fransa'ya 52 milyar dolar, İtalya'ya ise 40 milyar dolar yatırım yapma sözü verirken, Şeyh Tahnoon'un gözetimindeki bir firma, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 100 milyar dolarlık yapay zeka girişiminin finansmanına yardımcı oluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.