SON DAKİKA
Hava Durumu

#Ankara

Ekometre - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Akaryakıta çifte zam kapıda Haber

Akaryakıta çifte zam kapıda

Artışın uygulanması halinde motorin birçok ilde 100 TL’yi, benzin ise 80 TL’yi aşacak. Akaryakıt fiyatlarında araç sahiplerini etkileyecek yeni bir zam beklentisi gündeme geldi. Gazeteci Olcay Aydilek’in aktardığı bilgilere göre, 1 Kasım 2026 Pazar gününden itibaren geçerli olmak üzere benzine 4,15 TL, motorine 3,60 TL zam yapılması değerlendiriliyor. Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) kaynaklı olması beklenen artışın hangi gün pompa fiyatlarına yansıtılacağı ise henüz netlik kazanmadı. Motorin 100 TL’yi, benzin 80 TL’yi aşacak 26 Ekim 2026 tarihli pompa fiyatları baz alındığında, öngörülen zamların uygulanması halinde akaryakıt fiyatlarında yeni eşikler aşılacak. Motorinin litre fiyatı 100 TL’nin üzerine çıkarken, benzin fiyatları da 80 TL’yi geçecek. İstanbul Avrupa Yakası’nda 76,30 TL olan benzinin litre fiyatının 80,45 TL’ye, Anadolu Yakası’nda ise 76,10 TL’den 80,25 TL’ye yükselmesi bekleniyor. Ankara’da 77,30 TL seviyesindeki benzinin 81,45 TL’ye, İzmir’de ise 77,50 TL’den 81,65 TL’ye çıkacağı hesaplanıyor. Motorin fiyatları üç haneli rakamlara ulaşıyor Beklenen 3,60 TL’lik zamla birlikte motorin fiyatlarının da 100 TL sınırını aşması öngörülüyor. İstanbul Avrupa Yakası’nda 96,80 TL olan motorinin litre fiyatının 100,40 TL’ye, Anadolu Yakası’nda 96,60 TL’den 100,20 TL’ye yükselmesi bekleniyor. Ankara’da 97,90 TL olan motorinin 101,50 TL’ye, İzmir’de ise 98,10 TL’den 101,70 TL’ye çıkacağı tahmin ediliyor. Söz konusu fiyatlar, açıklanan mevcut pompa fiyatlarına beklenen zam tutarlarının eklenmesiyle hesaplandı. Zam beklentisinin kesinleşmesi ve yürürlük tarihinin netleşmesiyle birlikte akaryakıt fiyatlarında son durum belli olacak.

ATO’da seçim sonrası dikkat çeken tablo Haber

ATO’da seçim sonrası dikkat çeken tablo

Yönetim listesinin hangi tercihler doğrultusunda şekillendiği ve seçim öncesinde yaşanan gelişmeler merak konusu oldu. ATO’da başkanlık seçimi tamamlanırken gözler, yeni yönetim kurulunda yer almayan isimlere çevrildi. Önceki dönem ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Sincan Belediye Başkan Vekili Fırat Aslanbaş ve sanayici Murat Kopan’ın liste dışında kalması, Ankara iş dünyasında temsil dengelerine ilişkin değerlendirmeleri gündeme taşıdı. Medyaradar’ın haberinde de yer verilen gelişmelerin ardından özellikle Yılmaz’ın seçim sürecindeki rolü ve son aşamada yönetim listesinde bulunmaması tartışılmaya başlandı. Ancak söz konusu isimlerin neden tercih edilmediğine ilişkin iddiaların, tarafların açıklamalarıyla netleşmesi gerekiyor. 2016’daki seçim yeniden gündemde ATO’daki son gelişmeler, 3 Aralık 2016’da gerçekleştirilen başkanlık seçimini de yeniden gündeme getirdi. Gürsel Baran ile Osman Gökçek’in karşı karşıya geldiği seçimi Baran 100’e karşı 86 oyla kazanmıştı. Söz konusu dönemde seçim organizasyonunda rol aldığı belirtilen Halil İbrahim Yılmaz, 2018 yılında ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevine seçildi ve sonraki süreçte Baran ile birlikte çalıştı. Yıllar boyunca aynı yönetimde görev yapan iki ismin son seçimde farklı konumlarda kalması, geçmişteki iş birliğinin nasıl sona erdiğine ilişkin soruları beraberinde getirdi. Ancak 2016’daki seçim ile bugünkü yönetim tercihleri arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğunu ortaya koyan doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Yılmaz’ın seçim sürecindeki rolü tartışılıyor ATO’nun 10 Ekim’de gerçekleştirilen meslek komitesi seçimlerinde 205 meclis üyesi belirlendi. Yönetim kurulu seçimleri ise 16 Ekim’de yapıldı. Seçim sürecine ilişkin kulislerde, Halil İbrahim Yılmaz’ın saha çalışmalarında ve organizasyonda etkin rol üstlendiği ifade ediliyor. Buna karşın Yılmaz’ın yeni yönetim kurulunda yer almaması dikkat çekti. Özellikle seçim öncesindeki son aşamada yaşandığı ileri sürülen gelişmeler, Yılmaz’ın neden yönetim listesinde bulunmadığı sorusunu gündeme getirdi. Ancak seçimden önceki gece yaşandığı belirtilen görüşmelerin içeriği ve Yılmaz’ın adaylık sürecine ilişkin kararının gerekçeleri bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Fırat Aslanbaş ve Murat Kopan da yönetimde yer almadı Yeni yönetimde yer almayan diğer isimler arasında Sincan Belediye Başkan Vekili Fırat Aslanbaş ile sanayici Murat Kopan bulunuyor. AK Parti Pursaklar İlçe Başkanı İbrahim Kopan’ın ağabeyi olan Murat Kopan’ın yönetim dışında kalması, iş dünyasındaki temsil dengeleri açısından değerlendiriliyor. Kopan’ın TOBB Genel Kurul Delegeliğine seçilmesine rağmen ATO Yönetim Kurulunda yer almaması da dikkat çeken gelişmeler arasında. Fırat Aslanbaş’ın yönetim listesine dahil edilmesine yönelik siyasi çevrelerde destek bulunduğu yönündeki iddialar da Ankara kulislerinde konuşuluyor. Ancak bu iddiaların kapsamı ve yönetim tercihlerine etkisi konusunda kamuoyuna açıklanmış kesin bilgiler bulunmuyor. Koray Kartal yedek listede kaldı Yönetim listesine ilişkin tartışmalarda Hikmet Koray Kartal’ın durumu da öne çıktı. Önceki seçim süreçlerinde de adı gündeme gelen Kartal, bu kez asil yönetim kurulu yerine yedek listede yer aldı. Kadriye Çimen’in asil yönetim kuruluna seçilmesi ise liste tercihlerine ilişkin değerlendirmeleri beraberinde getirdi. Kartal’ın siyasi çevrelerden destek gördüğü yönündeki iddialar bulunmakla birlikte, bu desteğin yönetim kurulunun oluşturulmasında belirleyici olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Yönetim kuruluna dört yeni isim girdi ATO’nun yeni yönetim kurulunda Mücahit Şentürk, Sabahat Altınışık, Kadriye Çimen ve Selim Gökşin yer aldı. Yeni isimlerin yönetime katılması, oda içindeki temsil yapısında değişiklik yarattı. Yönetim kuruluna giren isimlerin hangi ölçütlerle belirlendiği ve farklı meslek gruplarının temsiline nasıl yaklaşıldığı, seçim sonrasında gündeme gelen başlıklar arasında bulunuyor. ATO’da yeni dönemin dengeleri merak ediliyor Gürsel Baran’ın yeniden başkan seçilmesinin ardından ATO’da yeni dönemin nasıl şekilleneceği merak ediliyor. Halil İbrahim Yılmaz, Fırat Aslanbaş ve Murat Kopan’ın yönetim dışında kalması, seçim sürecindeki tercihlerin daha ayrıntılı değerlendirilmesine yol açtı. Yönetim listesinin hazırlanmasında hangi kriterlerin etkili olduğu, seçim öncesindeki görüşmelerde neler yaşandığı ve yönetim dışında kalan isimlerin süreç hakkındaki değerlendirmeleri henüz netlik kazanmadı. Bu soruların yanıtları, ATO’daki yeni yönetim yapısının ve oda içindeki temsil dengelerinin daha iyi anlaşılması açısından önem taşıyor.

Konut fiyatları enflasyona yenildi: Reel kayıp yüzde 6,2 Haber

Konut fiyatları enflasyona yenildi: Reel kayıp yüzde 6,2

Eylül 2026 itibarıyla ortalama konut satış fiyatı 5 milyon 412 bin 500 TL’ye yükseldi. Konut satışları ise yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 geriledi. Konut fiyatları enflasyonun gerisinde kaldı Eylül 2026 verilerine göre Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 43 bin 300 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 5 milyon 412 bin 500 TL olarak hesaplandı. Konut metrekare fiyatları son bir yılda nominal olarak yüzde 22,5 artmasına rağmen, enflasyondan arındırılmış yıllık değişim yüzde eksi 6,2 oldu. Son altı aylık dönemde nominal artış yüzde 7,2’de kalırken reel değişim yüzde eksi 5,1 olarak gerçekleşti. Veriler, konut fiyatlarının TL bazında yükselmeye devam etmesine karşın enflasyon karşısında değer kaybettiğini ortaya koydu. Yıllık fiyat artışında İstanbul ilk sırada Eylül ayında en fazla konut satışı yapılan 30 il arasında yıllık fiyat artışının en yüksek olduğu şehir yüzde 28,1 ile İstanbul oldu. İstanbul’u yüzde 27,9 ile Ankara, yüzde 26,5 ile Kocaeli, yüzde 24,6 ile Adana ve yüzde 23,7 ile Kayseri izledi. Bununla birlikte, söz konusu 30 ilin tamamında konut fiyatları yıllık bazda reel olarak geriledi. Reel kaybın en sınırlı kaldığı iller yüzde 1,9 ile İstanbul ve yüzde 2,1 ile Ankara oldu. Kocaeli’de reel düşüş yüzde 3,1, Adana’da yüzde 4,6, Kayseri’de ise yüzde 5,3 olarak kaydedildi. Beş büyük ilde de reel kayıp yaşandı Beş büyük il arasında yıllık konut metrekare fiyat artışında İstanbul yüzde 28,1 ile ilk sırada yer aldı. Ankara yüzde 27,9, Antalya yüzde 23,6, Bursa yüzde 21,8 ve İzmir yüzde 20,8 artışla İstanbul’u takip etti. Ancak beş büyük ilin tamamında reel fiyat değişimi negatif gerçekleşti. Ortalama konut satış fiyatı İstanbul’da 7 milyon 569 bin 430 TL’ye ulaştı. İzmir’de 6 milyon 668 bin 40 TL, Antalya’da 6 milyon 174 bin 630 TL, Ankara’da 5 milyon 248 bin 360 TL ve Bursa’da 4 milyon 792 bin 60 TL olarak hesaplandı. Eylülde konut satışları yüzde 9,3 azaldı Türkiye genelinde eylül ayında 142 bin 390 konut satıldı. Satışlar, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 geriledi. İpotekli konut satışları ise aynı dönemde yüzde 5,1 artarak 23 bin 397’ye yükseldi. İlk el konut satışları yüzde 3,9 artışla 51 bin 519 olurken, ikinci el satışlar yüzde 15,3 düşüşle 90 bin 871 olarak gerçekleşti. Dokuz aylık satışlar 1,09 milyonda kaldı 2026 yılının ocak-eylül döneminde toplam konut satışları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 azalarak 1 milyon 92 bin 919 oldu. Bu dönemde ilk el konut satışları yüzde 0,6 düşüşle 359 bin 913’e, ikinci el satışlar ise yüzde 10 gerileyerek 733 bin 6’ya indi. Toplam satışlardaki düşüşe karşın ipotekli konut satışları yüzde 24,7 artarak 212 bin 210’a ulaştı. Veriler, konut piyasasında ikinci el satışların zayıfladığı, kredili alımların ise artış gösterdiği bir tabloya işaret etti. Finansman koşulları satışları etkiliyor Konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde, yeni konut projelerinde sunulan kampanya ve ödeme kolaylıklarının ilk el satışları desteklediği belirtiliyor. İkinci el piyasasında ise finansman koşullarının yanı sıra alıcılarla satıcıların fiyat beklentileri arasındaki farkın satışları zorlaştırabildiği ifade ediliyor. Konut fiyatlarındaki nominal artışın enflasyonun gerisinde kalması ve iller arasındaki fiyat hareketlerinin farklılaşması, gayrimenkullerin güncel piyasa koşullarına göre fiyatlandırılmasını daha önemli hale getiriyor.

Türkiye’nin AB’ye ihracatı 81,5 milyar doları aştı Haber

Türkiye’nin AB’ye ihracatı 81,5 milyar doları aştı

Almanya en büyük ihracat pazarı olurken, otomotiv sektörü 22,9 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. Kimyevi maddeler sektörünün AB’ye ihracatı ise 10 milyar doları aştı. Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihracatı, ocak-eylül döneminde artışını sürdürdü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, AB’ye yapılan dış satım geçen yılın aynı dönemindeki 78,4 milyar dolar seviyesinden 81,5 milyar dolara yükseldi. Böylece ihracat gelirlerinde yaklaşık 3 milyar dolarlık artış kaydedildi. Türkiye’nin toplam ihracatı da aynı dönemde yüzde 5,2 artarak 210,9 milyar dolara ulaştı. AB ülkelerine yapılan ihracat, Türkiye’nin dış satımında önemli bir pay oluşturmayı sürdürdü. En fazla ihracat Almanya’ya yapıldı Türkiye’nin AB ülkeleri arasında en büyük ihracat pazarı Almanya oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat, ocak-eylül döneminde yıllık yüzde 4,2 artarak 15,4 milyar dolara çıktı. Almanya’yı 9,6 milyar dolarla İtalya, 8,3 milyar dolarla İspanya ve 7,9 milyar dolarla Fransa izledi. Romanya’ya 5,5 milyar dolar, Hollanda’ya 5,5 milyar dolar ve Polonya’ya 4,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Almanya, İtalya, İspanya ve Fransa’ya yapılan toplam ihracat yaklaşık 41,2 milyar dolara ulaştı. Dokuz aylık dönemde AB üyesi 17 ülkeye ihracat artarken, 10 ülkede düşüş kaydedildi. Otomotiv ihracatı 23 milyar dolara yaklaştı AB pazarında ihracatını değer bazında en fazla artıran sektör otomotiv endüstrisi oldu. Sektörün bölgeye ihracatı geçen yılın aynı dönemindeki 21,9 milyar dolardan 22,9 milyar dolara yükseldi. Yıllık artış yüzde 4,8 olarak gerçekleşti. Otomotiv endüstrisini 10,3 milyar dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 7,3 milyar dolarla hazır giyim ve konfeksiyon sektörü takip etti. Değer bazında ihracat artışında otomotiv endüstrisi yaklaşık 1,1 milyar dolarla ilk sırada yer aldı. Demir ve demir dışı metaller sektörünün ihracatı 1 milyar doların üzerinde, elektrik ve elektronik sektörünün ihracatı ise yaklaşık 489 milyon dolar arttı. İhracatın merkezi İstanbul oldu Türkiye’nin AB ülkelerine ihracatında İstanbul ilk sıradaki yerini korudu. Ocak-eylül döneminde İstanbul’dan AB pazarına 29 milyar dolarlık dış satım gerçekleştirildi. İstanbul’u 11,4 milyar dolarla Kocaeli, 9,4 milyar dolarla Bursa, 5,7 milyar dolarla Ankara ve 5,4 milyar dolarla İzmir izledi. Söz konusu beş ilin AB ülkelerine toplam ihracatı 60,9 milyar dolara yaklaştı. Veriler, Avrupa pazarının Türkiye’nin sanayi üretimi ve ihracatı açısından önemini koruduğunu ortaya koydu.

Kızılay’ın 9 taşınmazı değerinin altında mı satıldı? Haber

Kızılay’ın 9 taşınmazı değerinin altında mı satıldı?

Satışlar, TBMM İçişleri Komisyonu raporunda yer alırken muhalefet işlemleri eleştirdi. Taşınmaz devirleri Meclis raporuna girdi Sözcü gazetesinden Veli Toprak’ın haberine göre, Kızılay’ın taşınmaz devirlerine ilişkin bilgiler, TBMM’de görüşülmesi beklenen Kızılay kanun teklifine yönelik İçişleri Komisyonu raporunda yer aldı. AKP’li 83 milletvekilinin hazırladığı kanun teklifine ilişkin muhalefet şerhlerinde, İçişleri Bakanlığı denetçilerinin tespit ettiği 9 taşınmazın devri gündeme getirildi. Muhalefet temsilcileri, piyasa değeri ile satış bedelleri arasındaki farkı eleştirerek işlemleri “mal kaçırma” olarak nitelendirdi. Haberde yer alan bilgilere göre İstanbul, Ankara, Konya, Kocaeli, Kayseri ve Tekirdağ’daki taşınmazlar, Kızılay’ın kurduğu Kızılay Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş.’ye devredildi. İçişleri Bakanlığı denetçilerinin, işlemler hakkında soruşturma açılıp açılmadığını Kızılay’a resmi yazıyla sorduğu belirtildi. Dokuz taşınmazın satış bedelleri tartışma yarattı Muhalefet şerhlerinde yer alan bilgilere göre, taşınmazların belirtilen değerleri ile devir bedelleri arasında önemli farklar bulunuyor. İstanbul Maltepe’deki taşınmazın değeri 80 milyon lira olarak belirtilirken satış bedeli 23 milyon lira oldu. Kayseri’deki taşınmazın 35,76 milyon liralık değerine karşılık 20,1 milyon lira ödendi. Konya’daki hastane binası, 54,4 milyon lira değer biçilmesine rağmen 12,5 milyon liraya devredildi. İstanbul Fatih’teki apartman bloğu, 80 milyon lira değer karşılığında 17,1 milyon liraya satıldı. Ankara Çankaya’daki Memnune Caner İş Merkezi’nin 41 milyon liralık değerine karşılık satış bedeli 7,5 milyon lira oldu. İstanbul Kartal’daki hastane binası, 72,2 milyon lira değer biçilmesine rağmen 14 milyon liraya devredildi. Kocaeli’deki beş katlı bina, 90 milyon lira değerine karşılık 9 milyon liraya satıldı. İstanbul Bakırköy’deki taşınmazın 32,3 milyon liralık değerine karşılık satış bedeli 5 milyon lira oldu. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Kızılay binası ise 2022 yılında 11,2 milyon lira değer biçilmesine rağmen 802 bin liraya devredildi. Soruşturma açılıp açılmadığı soruldu İçişleri Bakanlığı denetçilerinin, söz konusu devir işlemleriyle ilgili soruşturma başlatılıp başlatılmadığı konusunda Kızılay’dan bilgi istediği aktarıldı. Taşınmazların değer tespitlerinin hangi yöntemlerle yapıldığı, satış süreçlerinin nasıl yürütüldüğü ve devirlere ilişkin soruşturma bulunup bulunmadığı, tartışmanın temel başlıkları arasında yer aldı.

Atamay işçileri üç kentte sokağa çıktı Haber

Atamay işçileri üç kentte sokağa çıktı

İşçiler, daha önce kendilerine verilen ödeme sözünün yerine getirilmesini istedi. Üç kentte eş zamanlı eylem Yeşim Tekstil’in fason firması olarak Tommy Hilfiger için üretim yaptığı belirtilen Atamay Tekstil’de çalışan işçiler, fabrikanın 2024 Aralık ve 2025 Ocak aylarında kapatılmasının ardından ücret ve tazminatlarının ödenmediğini belirtti. İşçiler, alacaklarının ödenmesi talebiyle İzmir İstinyePark, İstanbul Cevahir ve Ankara Armada AVM’deki Tommy Hilfiger mağazalarının önünde bir araya geldi. İşçiler alacaklarını istedi İzmir’deki eylemde Atamay Tekstil işçileri adına konuşan Ayşe, fabrikanın “iş yok” gerekçesiyle kısa sürede kapatıldığını ve çalışanların maaş, kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra izin ücretlerinin de ödenmediğini öne sürdü. Tekstil sektöründe düşük ücretlerle çalışan işçilerin uzun yıllar markalar için üretim yaptığını belirten Ayşe, Atamay, Yeşim ve Tommy Hilfiger’dan haklarını istediklerini söyledi. Ayşe, işçilerin alacaklarının kendileri açısından temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için hayati önem taşıdığını belirterek, haklarını alana kadar mücadele edeceklerini ifade etti. Eylemler sürecek Patronların Ensesindeyiz Ağı adına konuşan Çağlar Özkan ise işçilerin alacaklarının ödenmesi için gerçekleştirilen eylemin ikinci uyarı olduğunu söyledi. Özkan, Tommy Hilfiger mağazalarının önündeki eylemlerin sürdürüleceğini belirterek, işçilerin haklarının ödenmemesi halinde eylemlerin kapsamının genişletileceğini dile getirdi. “Sözümüzü tutacağız” Ankara’daki eylemde konuşan Patronların Ensesindeyiz Ağı Temsilcisi İlter Arslaner de Atamay Tekstil’in işten çıkarmaların ardından işçilerin ücret ve tazminatlarını ödemediğini iddia etti. Arslaner, Atamay işçilerinin haklarını almak için mücadele etme sözü verdiğini belirterek, bu sözün yerine getirilmesi için eylemlere devam edeceklerini söyledi. Tommy mağazaları hedefte İstanbul Cevahir AVM önündeki eylemde konuşan Mert Doğan ise işçilerin haklarının ödenmesi talebiyle yalnızca belirli mağazalarda değil, farklı Tommy Hilfiger mağazalarında da eylemler gerçekleştireceklerini açıkladı. Doğan, işçilerin alacaklarının ödenmesine kadar Tommy Hilfiger mağazalarının eylem alanı olmaya devam edeceğini söyledi.

Akaryakıta yeni zam Haber

Akaryakıta yeni zam

1 Ekim 2026 itibarıyla benzinin litre fiyatına 4,27 TL, motorinin litre fiyatına ise 3,68 TL zam geldi. Yeni düzenlemeyle birlikte İstanbul’da benzinin litre fiyatı yaklaşık 84,50 TL’ye, motorinin litre fiyatı ise 97,10 TL’ye yükseldi. Akaryakıt fiyatları il ve dağıtım şirketlerine göre farklılık gösterebiliyor. Benzine 4,27 TL zam Akaryakıt ürünlerinde uygulanan ÖTV tutarlarının yeniden belirlenmesiyle benzinin litre fiyatında 4,27 TL’lik artış gerçekleşti. Eşel Mobil Sistemi’nin sona ermesiyle benzinde daha yüksek bir vergi artışı gündeme gelirken, fiyat üzerindeki etkinin tek seferde oluşmasını önlemek amacıyla kademeli geçiş modeline gidildi. Motorine 3,68 TL artış Motorinin litre fiyatı da 1 Ekim 2026 itibarıyla 3,68 TL arttı. Yeni düzenleme sonrasında motorin fiyatları özellikle büyükşehirlerde 97-98 TL bandına yükseldi. ÖTV artışı kademeli uygulanacak Eşel Mobil Sistemi’nin sona ermesiyle benzinde ÖTV’nin eski sisteme dönmesi halinde litre başına yaklaşık 10,39 TL’lik vergi artışı yapılması bekleniyordu. Bu artışın pompa fiyatına yaklaşık 12,47 TL olarak yansıması öngörülüyordu. Ancak ÖTV artışının kademeli uygulanmasıyla fiyat artışının tek seferde gerçekleşmesinin önüne geçildi. Buna göre benzinde ÖTV tutarı ekim ayında litre başına 7,9000 TL, kasım ayında 11,3600 TL ve aralık ayında 14,8277 TL olarak uygulanacak. Bu düzenlemeyle ekim ayında benzinin pompa fiyatındaki artışın yaklaşık 4,15 TL ile sınırlanması hedeflendi. İstanbul’da akaryakıt fiyatları 1 Ekim itibarıyla İstanbul Avrupa Yakası’nda benzinin litre fiyatı 84,50 TL, motorin 97,10 TL ve LPG 36,44 TL seviyesinde bulunuyor. Anadolu Yakası’nda ise benzin 84,40 TL, motorin 96,90 TL ve LPG 35,85 TL seviyesinde. İstasyon, dağıtım şirketi ve bölgesel lojistik maliyetlere bağlı olarak fiyatlarda küçük farklılıklar görülebiliyor. Ankara’da fiyatlar Ankara’da benzinin litre fiyatı 85,50 TL, motorin 98,20 TL ve LPG 36,54 TL seviyesinde bulunuyor. İzmir’de fiyatlar İzmir’de benzinin litre fiyatı 85,80 TL’ye yükselirken motorin 98,50 TL, LPG ise 36,44 TL seviyesinde bulunuyor. Akaryakıtta yeni fiyat dönemi ÖTV düzenlemesinin kasım ve aralık aylarında da devam etmesi bekleniyor. Bu nedenle akaryakıt fiyatlarının önümüzdeki iki ayda vergi düzenlemeleri ve petrol fiyatlarındaki değişimlere bağlı olarak yeniden şekillenmesi bekleniyor.

Petrol 100 doların altına geriledi Haber

Petrol 100 doların altına geriledi

23 Eylül 2026 itibarıyla pompa fiyatlarında açıklanmış bir indirim bulunmazken, sektör temsilcileri petrol fiyatlarındaki düşüşün kalıcı olması halinde motorin ve benzinde fiyat değişikliği yaşanabileceğini belirtiyor. İstanbul, Ankara ve İzmir'de güncel akaryakıt fiyatları şehir ve istasyonlara göre farklılık gösteriyor. Akaryakıt fiyatlarında hareketlilik devam ederken, araç sahipleri benzin, motorin ve LPG fiyatlarını yakından takip ediyor. Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar seviyesinin altına gerilemesi, küresel enerji piyasalarındaki gelişmelerin Türkiye'deki pompa fiyatlarına olası etkisini yeniden gündeme getirdi. Akaryakıt fiyatları; ham petrol fiyatları, döviz kurları, vergiler ve uluslararası ürün piyasalarındaki değişimlere bağlı olarak şekilleniyor. Şehirler ve istasyonlar arasında fiyat farklılıkları oluşabildiği için sürücülerin güncel fiyatları pompa tabelalarından kontrol etmesi gerekiyor. Brent petrol 100 doların altına indi Petrol fiyatları, Suudi Arabistan'ın kritik petrol boru hattındaki sevkiyatı yeniden artırması ve ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik görüşmelere ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle geriledi. Brent petrolün varil fiyatı 99,18 dolara, Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varil fiyatı ise 90,17 dolara indi. Petrol fiyatlarındaki düşüşün Türkiye'deki akaryakıt piyasasına nasıl yansıyacağı merak edilirken, sürücülerin odağında benzin ve motorin fiyatlarında indirim ihtimali bulunuyor. Motorine indirim gelecek mi? Sektör temsilcilerinin değerlendirmelerine göre, uluslararası piyasalarda ham petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesinin altında kalıcı olması durumunda motorin fiyatlarında indirim beklentisi oluşabilir. Döviz kurlarının seyri de akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde önemli rol oynuyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşün iç piyasaya ne ölçüde yansıyacağı, uluslararası ürün fiyatları, kur hareketleri ve diğer maliyet unsurlarına bağlı olacak. 23 Eylül 2026 itibarıyla motorin fiyatlarında kesinleşmiş bir indirim açıklaması bulunmuyor. Benzin fiyatlarında indirim beklentisi Petrol fiyatlarının düşük seviyelerde kalıcılık göstermesi halinde, olası fiyat değişikliklerinin motorinle sınırlı kalmayarak benzin fiyatlarına da yansıması beklenebilir. Benzin ve motorin fiyatlarında indirim uygulanıp uygulanmayacağı, piyasa koşullarındaki değişimler ve sektör tarafından yapılacak açıklamalarla netleşecek. İstanbul güncel akaryakıt fiyatları İstanbul'da Avrupa ve Anadolu yakalarında akaryakıt fiyatları istasyonlara göre farklılık gösterebiliyor. Verilen fiyatlar 23 Eylül 2026 tarihli haber kapsamındaki bilgilerdir. İstanbul Avrupa Yakası: Benzin: 80,40 TL Motorin: 96,30 TL LPG: 34,99 TL İstanbul Anadolu Yakası: Benzin: 80,20 TL Motorin: 96,10 TL LPG: 34,40 TL Ankara ve İzmir akaryakıt fiyatları Ankara ve İzmir'de benzin, motorin ve LPG fiyatları şu şekilde sıralanıyor: Ankara: Benzin: 81,30 TL Motorin: 97,40 TL LPG: 35,09 TL İzmir: Benzin: 81,60 TL Motorin: 97,70 TL LPG: 34,99 TL

Konut fiyatları yükseliyor ama enflasyona yeniliyor Haber

Konut fiyatları yükseliyor ama enflasyona yeniliyor

Konut fiyatları enflasyonun gerisinde kaldı Ağustos 2026 konut değer verilerine göre Türkiye genelinde ortalama konut metrekare satış fiyatı 42 bin 488 TL, ortalama konut satış fiyatı ise 5 milyon 311 bin TL olarak hesaplandı. Konut metrekare fiyatları son bir yılda nominal olarak yüzde 23,5 yükseldi. Ancak enflasyondan arındırılmış yıllık değişimin yüzde -6,2 seviyesinde gerçekleşmesi, konut fiyatlarının Türk lirası cinsinden artmasına rağmen reel olarak değer kaybetmeye devam ettiğini ortaya koydu. Veriler, konut piyasasında fiyat artışlarının enflasyon karşısında yeterli seviyeye ulaşamadığını gösterdi. Ankara konut fiyat artışında öne çıktı En fazla konut satışı yapılan 30 il arasında yıllık konut metrekare fiyat artışının en yüksek olduğu il yüzde 28,2 ile Ankara oldu. Ankara'yı yüzde 27,8 ile Kocaeli, yüzde 27,2 ile İstanbul, yüzde 24,9 ile Antalya ve yüzde 24,8 ile Elazığ izledi. Enflasyondan arındırılmış yıllık değişimde ise 30 ilin tamamında konut fiyatları reel olarak geriledi. Ankara, yüzde -2,6 ile reel değer kaybının en sınırlı olduğu il olurken, Kocaeli'de yüzde -2,9, İstanbul'da yüzde -3,4, Antalya'da yüzde -5,1 ve Elazığ'da yüzde -5,2 oranında reel değişim kaydedildi. Beş büyük ilde konut fiyatları Nüfus bakımından Türkiye'nin en büyük beş ili arasında yıllık konut metrekare fiyat artışında Ankara ilk sırada yer aldı. Yıllık nominal fiyat değişimleri şöyle gerçekleşti: Ankara: yüzde 28,2 İstanbul: yüzde 27,2 Antalya: yüzde 24,9 Bursa: yüzde 21,3 İzmir: yüzde 20,6 Beş büyük ilin tamamında yıllık reel değişim negatif oldu. Reel değer kaybının en sınırlı olduğu il ise yüzde -2,6 ile Ankara olarak kaydedildi. Ortalama konut satış fiyatlarında İstanbul 7 milyon 359 bin 550 TL ile ilk sırada yer aldı. İstanbul'u 6 milyon 574 bin 320 TL ile İzmir, 6 milyon 132 bin 170 TL ile Antalya, 5 milyon 132 bin 140 TL ile Ankara ve 4 milyon 737 bin 460 TL ile Bursa takip etti. İstanbul'da ortalama konut fiyatı 1,4 milyon TL arttı İstanbul'da ortalama konut satış fiyatı Ağustos 2025'te 5 milyon 996 bin 58 TL seviyesindeyken, Ağustos 2026'da 7 milyon 359 bin 550 TL'ye yükseldi. Böylece İstanbul'da ortalama bir konutun nominal satış fiyatı bir yıl içinde yaklaşık 1,4 milyon TL arttı. Fiyatlardaki yükseliş, reel değer değişimiyle birlikte değerlendirildiğinde nominal artış ile enflasyondan arındırılmış performans arasındaki farkı ortaya koydu. Konut satışları ağustosta geriledi Resmi konut satış istatistiklerine göre Türkiye genelinde ağustos ayında 127 bin 410 konut satıldı. Satışlar, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,7 azaldı. Aynı dönemde ipotekli konut satışları yüzde 7,2 artarak 22 bin 131'e ulaştı. Ocak-ağustos döneminde toplam konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,8 gerilerken, ipotekli satışlarda yüzde 27,6 artış gerçekleşti. Bu veriler, toplam konut satışlarında düşüş yaşanırken kredi kullanılarak gerçekleştirilen alımlarda artış olduğunu gösterdi. En fazla satış İstanbul'da gerçekleşti Beş büyük il arasında ağustos ayında en yüksek konut satışı İstanbul'da kaydedildi. İllere göre konut satışları şöyle sıralandı: İstanbul: 20 bin 426 Ankara: 10 bin 851 İzmir: 6 bin 532 Antalya: 5 bin 855 Bursa: 3 bin 914 İstanbul, hem ortalama konut satış fiyatında hem de toplam satış adedinde beş büyük il arasında öne çıktı. İpotekli satışlardaki artış piyasada finansman etkisini gündeme getirdi Konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde, toplam satışlar gerilerken ipotekli satışların yükselmesi dikkat çeken gelişmeler arasında gösterildi. Yılın ilk sekiz ayında toplam konut satışları yüzde 6,8 azalırken ipotekli satışların yüzde 27,6 artması, kredi kullanılarak gerçekleştirilen konut alımlarında hareketlilik yaşandığına işaret etti. Konut fiyatları nominal olarak yükselmeye devam etse de reel gerilemenin sürmesi, piyasanın fiyat artışları ile satın alma gücü arasındaki denge açısından izlenmesini gerektiriyor. Önümüzdeki dönemde finansman koşullarındaki değişimlerin konut talebine ve satış hacmine etkisi, sektörün yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.