SON DAKİKA
Hava Durumu

#Altyapı

Ekometre - Altyapı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altyapı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Menemen Plastik OSB kendi içinde 220 dönüm büyüyor  Haber

Menemen Plastik OSB kendi içinde 220 dönüm büyüyor 

Menemen Plastik İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen: “Tek bir metrekare arsa satın almadan mevcut sahamız içerisinde altyapısı hazır, planlı, kümelenme anlayışı ile mevcut sanayicilerimize değer yaratacak alanlar kazandırmış olacağız.” Türkiye’de plastik sektörüne odaklı olarak üretim yapan tek ihtisas organize sanayi bölgesi olan Menemen Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (MPİOSB), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayına sunduğu yeni imar planı ile aynı saha içerisinde 220 bin m² ek yatırım alanı kazanacak. Yeni plan ile muhtelif sayıda “Hizmet ve Destek Alanı”, “Ticaret Alanı”, “Sanayi Parseli” ile “Eğitim Alanı” ve “Spor Alanı” gibi ortak kullanım alanları da oluşturulacak. Menemen Plastik İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2025 yılı Ekim ayında yayınladığı “OSB İmar Planı Şartnamesi”ne uygun olarak Bölge’nin imar planı revizyonu çalışmasını tamamlayarak Bakanlık onayına sunduklarını belirtti. Tek bir metrekare satın alma yapılmadı Yeni şartname ile sağlık koruma bantlarına Hizmet ve Destek Alanı, Ticaret Alanı ve İkinci Sınıf Gayrisıhhi Müessese yapabilme imkânı getirildiğini kaydeden Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yeni şartnameye uygun şekilde hazırladığımız yeni imar planımızda toplamda yaklaşık 220 bin m² bir alanı kısa, orta ve uzun vadede Bölgemize kazandıracağız. Haziran ayında tamamladığmız yeni planımızda 60 bin m² yeni sanayi parseli, 100 bin m²nin üzerinde hizmet ve destek alanı ile 60.000 m²nin üzerinde ticaret alanı kazanmış olacağız. Bakanlık onayı sonrasında tek bir metrekare arsa satın almadan, Bölge sınırlarını genişetmeden mevcut sahamız içerisinde altyapısı hazır, planlı, kümelenme anlayışı ile mevcut sanayicilerimize değer yaratacak alanlar kazandırmış olacağız.” Kutu sanayicilerin yarattığı mucize MPİOSB’den kısa kısa… Yer seçimi ve kuruluş çalışmaları 1999 yılına kadar dayanan Menemen Plastik İhtisas OSB, yatırımcıların özne olduğu özgün bir finansman modeli ile gerçekleştirildi. Yaklaşık 15 yıl boyunca 1113 bağımsız tapunun tek tek kamulaştırması ile tamamlanan MPİOSB’de tüm altyapı yatırımları, herhangi bir kurumdan kredi kullanılmadan Katılımcı sanayicilerin sağladığı kaynaklarla gerçekleştirildi. Sanayiciler yalnızca fabrikalarına yatırım yapmakla kalmazken Bölge’nin arazisinin hazırlanmasından yollarına, enerji altyapısından su ve haberleşme şebekelerine kadar ortak bir sanayi ekosisteminin kurulmasına da kaynak sağladı. MPİOSB’de tüm parseller yatırımlarını tamamlarken, yaklaşık 2 bin 500 kişiye istihdam sağlanıyor ve 250 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriliyor.

BAE zor testi geçti büyüme yoluna devam edecek Haber

BAE zor testi geçti büyüme yoluna devam edecek

Körfez, 2026'nın ilk yarısında uzun yıllardır yaşamadığı ölçekte bir jeopolitik sarsıntıyla karşı karşıya kaldı. Hürmüz Boğazı'ndaki kriz; petrol piyasalarını, deniz taşımacılığını ve bölgedeki yatırım iştahını ciddi biçimde sınadı. Peki Birleşik Arap Emirlikleri bu sınavdan nasıl çıktı ve Türk yatırımcılar hangi dersleri çıkarmalı? Yaklaşık 20 yıldır Dubai'de yaşayan Türk İş Konseyi Başkanı Kanat Kutluk ile bu soruların yanıtlarını konuştuk. 2026'nın ilk yarısındaki çalkantının ardından Dubai ve BAE'yi bugün nasıl okuyorsunuz? “Kısa cevabım şu olur: Bölge, uzun süredir karşılaşmadığı büyüklükte bir stres testinden geçti ve BAE bu testi başarıyla verdi. Şubat sonunda başlayan İran-Hürmüz krizi teorik bir risk değildi; petrol 120 doların, Dubai ham petrolü ise tarihi zirvelerin üzerine çıktı, boğazdaki ticari trafik haftalarca fiilen durdu. Böyle bir şokun ardından ‘her şey yolunda’ demek elbette gerçekçi olmaz. Ama önemli olan sistemin nasıl tepki verdiğidir. BAE ekonomisi çökmedi, panikle sermaye kaçışı yaşamadı, tersine bir güvenli liman gibi davrandı. Bugün büyüme beklentileri hâlâ yüzde 5 civarında; petrol dışı ekonomi millî gelirin dörtte üçünden fazlasını oluşturuyor. Yani ateş yükseldi ama bünye sağlam çıktı. Benim tezim cok net: BAE büyümeye kaldığı yerden devam edecek. Bu durumu doğru değerlendiremeyenler, bu coğrafyadaki onemli fırsatların dışında kalır. Ben meseleye stratejik derinlik ve dayanıklılık penceresinden bakıyorum; bugün önemli olan yatırım hacmi değil, yatırımın arkasındaki süreklilik. Hürmüz'de yaşananların iş dünyası açısından anlamı neydi? Hürmüz, dünyada deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık beşte birinin ve küresel LNG'nin önemli bölümünün geçtiği bir kanal. Buradaki birkaç haftalık tıkanma bile küresel enerji arzının 1970'lerden bu yana gördüğü en büyük kesintilerden birine dönüştü; navlun ve savaş-riski primleri fırladı, konteyner devleri seferleri askıya aldı, Körfez'de binlerce denizci ve yüzlerce gemi mahsur kaldı, üreticiler üretimi kıstı. Ama izin verin altını çizeyim: Ben yıllardır kırılgan deniz yollarına alternatif oluşturan kara koridorlarının önemini yazıyorum. Irak üzerinden Türkiye'ye, oradan Avrupa'ya uzanan Kalkınma Yolu ve Körfez-Akdeniz lojistik hattı, yalnızca bir ulaştırma yatırımı değil; tam da bu tür jeopolitik riskleri azaltmayı hedefleyen bir ticaret mimarisidir. Hürmüz krizi, bu tezi acı ama net biçimde doğruladı. Tek boğaza, tek limana, tek rotaya bağımlılığın bir maliyeti var; bunu artık herkes gördü. “Test başarıyla verildi” diyorsunuz. BAE'yi bu dayanıklılığa taşıyan nedir? Üç önemli parametre sayarım. Birincisi çeşitlendirme. BAE artık bir petrol ekonomisi değil; gelirinin büyük kısmı lojistik, finans, turizm, gayrimenkul, ticaret, teknoloji ve yeniden-ihracattan geliyor. Abu Dhabi bile, federasyonda petrol gelirinden en yüksek payı alan emirlik olmasına rağmen, petrol sonrası çeşitlenmeyi en güçlü uygulayan aktör; aktif kalkınma ve altyapı projelerinin toplam değeri 758 milyar doları aşıyor. Petrol fiyatı oynadığında bütçe titremiyor bile. İkincisi kurumsal öngörü. Fujeirah limani gibi boğazın dışına konumlanmış terminaller, stratejik boru hatları ve stok kapasiteleri, “boğaz kapanırsa ne yaparız?” sorusunun yıllar önce sorulup cevaplandığını gösteriyor. Üçüncüsü güven sermayesi. Kriz anında paranın nereye kaçtığına bakın; istikrar arayan sermaye Dubai'ye aktı, kaçmadı. Hukuki güvenlik, mülkiyet hakları, konvertibl para, düşük vergi ve öngörülebilir yönetim bir slogan değil; kriz anında test edilen ve işleyen özelliklerdir. Şu an icin yaşananlardan sonra bile BAE’nin tek alternatifi yine kendisi. Gerçekçi olmak adına sorayım: Kriz tam olarak bitti mi, riskler masada değil mi? Dürüst olalım bitmedi, normalleşiyor. Ağustos itibarıyla Umman arabuluculuğunda yürüyen müzakereler son aşamada ama süreç kırılgan; trafik ve fiyatlar hâlâ haber akışına göre iniyor çıkıyor, Brent zirvesinden geriledi ama kriz öncesinin üzerinde. Yaklaşık 20 yıldır Dubai'de yaşayan biri olarak şunu defalarca gördüm: Körfez, sabit dengelerin değil, hızla değişen önceliklerin coğrafyasıdır. Bugün stratejik görünen ittifaklar, yarın farklı bir konjonktürde yeniden tanımlanabiliyor. Dolayısıyla ben size “risk sıfırlandı” demiyorum; “risk yönetilebilir hale geldi ve yapısal dayanıklılık kendini kanıtladı” diyorum. Stratejik derinlik tam da budur: Riski inkâr etmek değil, fiyatını ve yönetim yolunu doğru okumak. Bu bölgede kalıcı olacak yatırımcı, jeopolitiği bir sürpriz olarak değil, bir parametre olarak modelleyen yatırımcıdır. Türk firmaları bu tablodan hangi yatırım kararlarını çıkarmalı? En temel mesajım: Kısa vadeli manşetlere bakıp uzun vadeli konumlanmayı ıskalamayın. Kriz dönemleri, zayıf oyuncuların sahayı boşalttığı, hazırlıklı oyuncuların ise pazar payı ve varlık kaptığı dönemlerdir. BAE'nin cazibesi krizle azalmadı; dayanıklılığını ispat ederek arttı. Somut olarak BAE'yi bir “pazar” değil bir “üs” olarak düşünün, nakit ve tedarik zinciri dayanıklılığına yatırım yapın ve bölgenin yapısal büyüme alanlarına yaslanın. Hangi sektörlerde fırsat var? Öncelikli fırsat gördüğüm sektörleri şu sekilde sayarım: Gıda ve gıda güvenliği BAE ve Orta Doğu'da Türk ürünlerine talep hızla artıyor, örneğin taze yumurta ihracatımız bir yılda sıçrayarak 200 milyon doları aştı; lojistik ve liman işletmeciliği; inşaat, altyapı ve mega projeler; turizm, sağlık ve medikal turizm ki Türk hastanelerinin arayışını sürdürdüğünü duyuyoruz; finans ve fintech; yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik dünyanın en büyük solar alan güneş projesi Mohammed Bin Rashid Al Maktoum Güneş Parkı Dubai'de; teknoloji, yapay zekâ ve siber güvenlik; ve belki de en dikkat çekeni, siyasi ilişkilerin düzelmesiyle âdeta altın çağını yaşayan havacılık ve savunma sanayii. Türk şirketleri artık Körfez'de yalnızca yüklenici değil; ortak, yatırımcı ve karar verici olarak konumlanmalı. Sürekli “coğrafya” vurgusu yapıyorsunuz. BAE'nin hitap ettiği potansiyeli açar mısınız? Bu en çok gözden kaçan nokta. BAE'nin gerçek değeri sınırlarının içinde değil, bir kavşak olmasında. Dubai, beş saatlik bir uçuş mesafesinde yaklaşık 3,5 milyar insana ve 35 trilyon dolarlık bir ekonomiye temas ediyor; bu yarıçapta Körfez'in yüksek gelirli pazarları, Suudi Arabistan'ın devasa dönüşümü, Doğu Afrika'nın büyüyen tüketici tabanı, Güney Asya'nın milyarlık nüfusu ve Orta Asya-Kafkasya hattı var. BAE bu coğrafyanın finans, lojistik, ticaret ve tahkim merkezi olarak çalışıyor; Dubai'deki ticari varlığınız bölgedeki diğer ülkelere açılmanızı kolaylaştırıyor. Sunu da ekleyeyim: İki ülke arasındaki ticaret 2023'te 20,1 milyar dolara ulaştı ve imzalanan Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması bu hacmi beş yılda 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Yani BAE'ye yatırım yaparken aslında milyarlarca insanlık bir erişim alanına ve hızla büyüyen bir ticaret hattına bilet almış olursunuz. Meseleyi “Dubai'de daire almak” düzeyinde okuyanlar tabloyu küçük görüyor; asıl fırsat, bu kavşağı bir büyüme platformu olarak kullanmakta. Türk müteahhitlik ve mühendislik tarafında somut fırsat nerede? Tam da mega projelerde. Abu Dhabi hükümeti çatısı altında 600'ü aşkın proje, çok sektörlü büyük bir bütçeyle yürüyor; finans merkezi genişlemesi gibi tek başlıklar bile 16 milyar doları aşan yatırım planlarıyla gündemde. Bu ölçek, uluslararası müteahhitlik ve danışmanlık için güçlü bir çekim alanı ve Türk firmalarının küresel referansları bu çağrıya doğrudan yanıt verebilecek kapasitede. Nurol, Rönesans, Tekfen, Limak, TAV gibi firmalarımız sahada ciddi referans portföyleri oluşturdu; özellikle kamu-özel ortaklığı (PPP), karma kullanım ve ileri mühendislik işlerinde rekabet gücümüz belli. Ama iş almak başlangıçtır; asıl başarı sahadaki performansı sürdürülebilir kılmaktır. Kısaca başarının sırları: yerel iş yapış kültürünü ve güven ilişkisini anlamak, doğru yerel ortaklıklar kurmak, finansman ve risk planlamasını sağlam yapmak, Türk ve yerel iş gücünü karma yönetmek, mevzuata uyum ve zamanında teslim. Sahaya ilk kez gelecek bir firmaya pratik olarak ne söylersiniz? Körfez'de iş yalnızca sözleşmeyle yürümez. Buradaki iş insanları çok sıkı pazarlık yapar, anlaşmayı gerçekçi koşul ve rakamlar çerçevesinde kurar. Türkiye'den gelmeden önce seyahatinizi iyi bir ekran çalışmasıyla hazırlayın; ilgili Türk ve yabancı firmalarla çok önceden randevu alın, gideceğiniz tarihteki bayram, millî gün ve fuar takvimini hesaba katın. “Arap dünyası” diye tek bir blok yok; Körfez ülkelerinin bile her birinin insanı ve iş yapış biçimi farklı buna göre yaklaşım geliştirin. Şirket kuruluşu ve ortaklıklarda güvenilir firma seçimine baştan azami hassasiyet gösterin; her yeni ülkede olduğu gibi burada da ilk doğru adım iyi bir avukat ve muhasebeciyle çalışmaktır. BAE hızlı büyürken yasalarını da hızla değiştiriyor: Dün belli stratejik sektörler dışında yerel ortak şartı vardı, bugün kalktı; birkaç yıl öncesine kadar KDV ve kurumlar vergisi yokken artık çeşitli vergiler tanımlandı. İşte tam bu noktalarda doğru yönlendirmeyi yapacak ilk iletişim noktası olmak istiyoruz. Bu noktada Türk İş Konseyi'nin rolü nedir? Yatırımcılar size nasıl ulaşabilir? Dubai ve Kuzey Emirlikleri Türk İş Konseyi, 2004 yılında Dubai Ticaret Odası'na bağlı olarak kuruldu; 2024'te 20. yılımızı kutladık, bugün 22 yılı geride bırakmış köklü bir kurumuz. Abu Dhabi dışındaki altı emirlik etki ve sorumluluk alanımızda. 300'e yakını kurumsal olmak üzere 900'ü aşkın, bine yakın üyemiz var; aralarında Doğuş, Zorlu, Çalık, TAV, Beko, Aksa, Emirates ve Türk Hava Yolları gibi isimler bulunuyor. Şu an başkanlığını yürütmekten onur duydugum kurumumuz Büyükelçiliğimiz ve Başkonsolosluğumuzla oldugu gibi tum BAE kamu kuruluşlarıyla da oldukca yakın koordinasyon içinde çalışıyor; klasik temsil ve networking anlayışının ötesine geçerek Türk şirketlerinin Körfez'de yüklenici değil ortak ve karar verici olarak konumlanmasına katkı sağlıyoruz. Firmalarımız Konsey aracılığıyla zamandan, paradan ve enerjiden tasarruf ederek doğru iş odaklarına ulaşıyor. Yatırım kararı almadan önce bizimle konuşmak isteyen tüm iş insanlarımız business@tbcdubai.org adresinden bize ulaşabilir. Kapımız, tecrübemiz ve ağımız üyelerimize ve bölgeye ilgi duyan tüm Türk firmalarına açık. Son olarak, tek cümlelik bir kapanış istesek? BAE zor bir testi başarıyla verdi ve büyümeye kaldığı yerden devam edecek; bu gerçeği zamanında ve doğru okuyanlar önümüzdeki dönemin kazananları olacak, erteleyenler ise sadece bir yatırımı değil bir coğrafyayı kaçıracak. Unutmayalım: Bugün diplomasi artık yalnızca başkentlerde değil; limanlarda, serbest bölgelerde, lojistik merkezlerinde ve iş konseylerinin masalarında şekilleniyor. Röportaj: Kenan SERTALP / Dubai

Irak'tan Türk şirketlerine yeni yatırım kapısı Haber

Irak'tan Türk şirketlerine yeni yatırım kapısı

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Türk şirketlerini havaalanları, demir yolu, enerji, metro, tarım ve su projelerinde yatırım yapmaya çağırırken, iki ülke ticaret hacmini orta vadede 30 milyar dolara çıkarma hedefini koruyor. Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ilişkiler, yeni altyapı ve enerji projeleriyle birlikte yeni bir aşamaya giriyor. Irak yönetimi, ülkenin yeniden yapılanma ve kalkınma sürecinde Türk şirketlerinin daha fazla rol üstlenmesini isterken, özellikle ulaştırma ve enerji yatırımları öne çıkıyor. Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Türk iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmede, ülkedeki yatırım fırsatları ve Türk şirketlerinin üstlenebileceği projeler ele alındı. Zeydi, Türk şirketlerini Irak'taki yatırım imkanlarından yararlanmaya davet etti. Öncelik ulaşım ve enerji projelerinde Irak'ın yatırım gündeminde havaalanlarının yapımı ve işletilmesi, Kalkınma Yolu Projesi kapsamındaki demir yolu hatları, Necef-Kerbela arasındaki metro projesi ve enerji yatırımları bulunuyor. Bunun yanında termik ve güneş enerjisi santralleri, barajlar, tarım ve su yönetimi alanlarında da yatırım fırsatları değerlendiriliyor. Kalkınma Yolu, Irak'ın Basra Körfezi'ndeki Faw Limanı'nı Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına bağlamayı hedefleyen yaklaşık 1.200 kilometrelik stratejik bir ulaştırma koridoru olarak öne çıkıyor. Projenin ilk aşamasında demir yolu altyapısına öncelik verilmesi planlanıyor. Türkiye-Irak ticaretinde hedef 30 milyar dolar Yatırım çağrısı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasına yönelik hedeflerin de gündemde olduğu bir döneme denk geliyor. Türkiye ve Irak, temmuz ayında gerçekleştirdikleri görüşmelerde orta vadede 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefini yeniden teyit etti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye'nin Irak'a ihracatı 2025'te yaklaşık 12,4 milyar dolar oldu. Irak, Türkiye'nin geçen yıl en fazla ihracat yaptığı beşinci ülke olarak kayıtlara geçti. Bu nedenle yeni yatırım projeleri, yalnızca müteahhitlik faaliyetleri açısından değil; makine, enerji ekipmanları, lojistik, finansman ve hizmet sektörleri açısından da Türk şirketleri için yeni pazar oluşturabilir. Kalkınma Yolu'nda uygulama aşaması hızlanıyor İki ülke arasında temmuz ayında yapılan görüşmelerde Kalkınma Yolu'nun sahadaki uygulamasına başlanması konusunda önemli adımlar atıldı. Irak tarafı projenin demir yolu ve kara yolu bölümlerine ilişkin teknik çalışmalarını ilerletirken, finansman mekanizmasının oluşturulması da gündemin önemli başlıkları arasında bulunuyor. Projenin hayata geçmesi halinde Irak'ın yalnızca petrol ihracatına dayalı ekonomik yapısını çeşitlendirmesi ve bölgesel bir lojistik merkez haline gelmesi hedefleniyor. Türkiye açısından ise Körfez'i Avrupa'ya bağlayan yeni bir ticaret koridorunun ortaya çıkması söz konusu. Enerjide işbirliği de genişliyor Türkiye-Irak ilişkilerinde enerji başlığı da giderek daha fazla önem kazanıyor. İki ülke ağustos ayında Irak petrolünün Türkiye üzerinden Ceyhan'a taşınmasına ilişkin yeni bir anlaşmaya imza attı. Anlaşma kapsamında Irak petrolünün Irak-Türkiye Boru Hattı üzerinden taşınması için günlük en az 750 bin varillik kapasite öngörülüyor. Taraflar ayrıca petrolün yanı sıra elektrik ve su kaynaklarını da kapsayan daha geniş bir işbirliği çerçevesi üzerinde çalışıyor. Bu gelişmeler, Türk şirketlerinin Irak'taki enerji yatırımlarında daha fazla rol üstlenmesinin önünü açabilecek bir ekonomik çerçeve oluşturuyor. Türk şirketleri için pazar genişliyor Irak'ın yatırım programı yalnızca büyük altyapı projeleriyle sınırlı değil. Tarım, sağlık, enerji, sanayi, lojistik, su yönetimi ve finans gibi farklı sektörlerde de Türk şirketleri için fırsatlar bulunuyor. Temmuz ayında Irak'ta Türk iş dünyası temsilcileriyle yapılan görüşmelerde de inşaat, sağlık, enerji, sanayi, gıda, lojistik, finans ve imalat sektörlerindeki yatırım imkanları ele alınmıştı. Irak yönetiminin Türk yatırımcılara yönelik çağrıları, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yalnızca ihracat-ithalat ekseninden çıkarılarak karşılıklı yatırım ve ortak proje modeline taşınmak istendiğini gösteriyor. Asıl sınav finansman ve uygulamada Irak'ın önündeki en önemli konu ise açıklanan projelerin finansmanı ve sahada uygulanabilir hale getirilmesi olacak. Özellikle Kalkınma Yolu gibi büyük ölçekli projelerde finansman modeli, teknik altyapı, sınır geçişleri ve proje takvimi yatırımcıların kararlarında belirleyici olacak. Türkiye açısından ise Irak'ın kalkınma yatırımları, Türk müteahhitlik ve hizmet şirketleri için yeni bir büyüme alanı yaratabilir. İki ülkenin 30 milyar dolarlık ticaret hedefi ve enerji ile ulaştırma alanındaki yeni anlaşmalar, ekonomik ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha çok yatırım ve ortak proje ekseninde ilerleyebileceğine işaret ediyor. Bu haber için dış görselde yazı kullanmadan; Irak-Türkiye haritası, Faw Limanı, demir yolu hattı, enerji santrali ve Türk-Irak bayraklarını bir araya getiren aydınlık, gerçekçi bir ekonomi haber görseli daha uygun olur.

Nilüfer’in altyapısı Büyükşehir’le güçleniyor Haber

Nilüfer’in altyapısı Büyükşehir’le güçleniyor

Şahin Biba başkanlığında başlatılan altyapı seferberliği kapsamında Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü, 17 ilçede altyapı ağını güçlendirmeye yönelik çalışmalarına hız verdi. Başkan Vekili Şahin Biba’nın göreve geldiği 10 Nisan’dan bugüne kadar geçen süre zarfında altyapı ve ulaşım yatırımlarında vites yükselten Büyükşehir Belediyesi, sadece temmuz ayında 40 kilometrelik içme suyu, 17 kilometrelik kanalizasyon hattı ve 4 kilometrelik yağmur suyu hattı imalatı gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Ataevler Mahallesi Fuzuli Caddesi’nde önemli bir altyapı çalışmasını daha tamamladı. Bölgenin mevcut ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hem kanalizasyon sistemi güçlendirildi hem de yağmur sularının kontrollü şekilde tahliyesine yönelik yeni bir hat oluşturuldu. Çalışmalar kapsamında artan yoğunlukla birlikte bölgenin ihtiyacını karşılamakta yetersiz mevcut kanalizasyon hattı rehabilite edilerek altyapı kapasitesi artırıldı. Ayrıca daha önce yağmur suyu altyapısı bulunmayan caddeye, yağmur suyu hattı da kazandırıldı. Bu yatırımla yağmur sularının güvenli ve kontrollü şekilde tahliye edilmesi ve özellikle yoğun yağışlarda yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi hedefleniyor. BUSKİ ekiplerinin çalışmasıyla altyapı sorunlarının son bulacağını söyleyen vatandaşlar, memnuniyetlerini dile getirerek Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’ya ve Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teşekkür etti.

Nvidia’dan yapay zekaya dev finansman ağı Haber

Nvidia’dan yapay zekaya dev finansman ağı

ABD merkezli teknoloji şirketi Nvidia, yapay zeka altyapısına yönelik yatırımların finansmanını büyütmek amacıyla Apollo, Blackstone, BlackRock, Brookfield, Goldman Sachs ve KKR ile stratejik ortaklıklar kurduğunu açıkladı. Nvidia tarafından yapılan açıklamada, söz konusu 6 finans kuruluşuyla bağımsız bilişim finansman platformları oluşturmak üzere mutabakat zaptı imzalandığı bildirildi. Yapay zeka altyapısı yatırım yapılabilir varlık sınıfına dönüştürülecek Kurulması planlanan finansman platformlarıyla, Nvidia'nın bilişim ve yapay zeka altyapısının küresel sermaye açısından yatırım yapılabilir bir varlık sınıfına dönüştürülmesi ve yapay zeka fabrikalarına erişimin genişletilmesi hedefleniyor. Nvidia'nın bu kapsamda ortaklarıyla birlikte müşterilerine cazip finansman koşullarıyla ve büyük ölçekte özel olarak tahsis edilmiş sermaye havuzları sunacağı belirtildi. Şirket, söz konusu ortaklıklar aracılığıyla 500 milyar doların üzerinde üçüncü taraf sermayesinin harekete geçirilmesini hedefliyor. Nihai anlaşmalar henüz imzalanmadı Nvidia açıklamasında, finansman platformlarına ilişkin çalışmaların mutabakat zaptı aşamasında olduğu ve ortaklıkların nihai anlaşmaların imzalanmasına tabi bulunduğu belirtildi. Planlanan finansman yapısının, yapay zeka veri merkezleri ve diğer altyapı yatırımlarında ihtiyaç duyulan yüksek miktardaki sermayenin daha geniş bir yatırımcı tabanından sağlanmasına olanak tanıması bekleniyor. Nvidia'nın finans kuruluşlarıyla kurduğu bu yeni yapı, şirketin yapay zeka çipleri ve teknolojilerinin yanı sıra yapay zeka altyapısının finansmanında da daha etkin bir rol üstlenmesine yönelik adım olarak öne çıkıyor.

Bursa ekonomisinde dönüşüm hamlesi başladı Haber

Bursa ekonomisinde dönüşüm hamlesi başladı

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay: “KOBİ’lerimiz İçin Devrim Niteliğinde Projeleri Hayata Geçirmenin Gururunu Yaşıyoruz” Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim ve ihracat hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren TEKNOSAB bünyesinde hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ OSB projesi ile binlerce firmanın modern üretim altyapısına kavuşması ve uluslararası ölçekte rekabet gücünün artırılması adına tarihi bir adım atıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Türkiye Yüzyılı’na Bursa imzasını atacak dev projeyi hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz.” dedi. Bursa 2030 vizyonu doğrultusunda hazırlanan proje; üretim alanlarından teknoloji yatırımlarına, lojistikten finansmana, sektörel kümelenmeden dış ticarete kadar KOBİ’lerin ihtiyaç duyduğu tüm unsurları aynı ekosistem içerisinde buluşturuyor. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yaklaşık 3 bin katılımcıyla gerçekleştirilen lansman organizasyonuna; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin ile sivil toplum kuruluşları, akademik odalar ve sektör temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Programda TEKNOSAB KOBİ OSB ve ekosistem içerisinde hayata geçirilecek diğer projelere ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştiren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın üretim ve ticaret hayatında yeni bir dönemi başlattıklarını söyledi. Başkan Burkay, “KOBİ’lerimiz için TEKNOSAB ekosistemi içinde devrim niteliğinde projeleri hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye Yüzyılı’na Bursa’nın güçlü imzasını atacak dev bir dönüşüm hamlesini başlattık. KOBİ'lerimize, Bursamıza ve ülkemize hayırlı olsun.” dedi. “Plansızlığın Gölgesinde Yorulan KOBİ’lerimiz İçin Bir Devir Kapanıyor” Bursa’da 8 bini aşkın KOBİ’nin plansız üretim alanlarında faaliyet gösterdiğine dikkati çeken İbrahim Burkay, işletmelerin yüksek maliyetler, yetersiz üretim alanları, lojistik zorluklar ve depolama sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Kapasitesini artırmak, yeni yatırım yapmak, istihdam sağlamak ve ihracatını geliştirmek isteyen firmaların mekân ve altyapı sorunları nedeniyle verimlilik kaybı yaşadığını ifade eden Burkay, “TEKNOSAB’ın genişleme alanında yer alacak ekosistemde firmalarımız artık enerjilerini üretim alanı, altyapı, lojistik ve depolama sorunlarına değil; üretime, ticarete, teknolojiye ve ihracata yönlenecek. KOBİ’lerimizi planlı, nitelikli ve yüksek teknolojili üretim alanlarıyla buluşturuyoruz.” dedi. Başkan Burkay, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’un ortaya koyduğu irade, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Fatih Kacır’ın destekleri, Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’ın liderliğindeki etkili koordinasyon, Büyükşehir Belediyemizin Başkan Vekili Sayın Şahin Biba’nın ve AK Parti İl Başkanımız Sayın Davut Gürkan’ın destekleri, ilgili kurumlarımızın katkıları, yıllardır sürdürdüğümüz mücadeleyi Bursa için büyük bir kazanıma dönüştürdü. Bu vesileyle, sürece katkı sunan tüm kamu kurumlarımıza ve emeği geçen herkese iş dünyamız adına yürekten teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. “Bursa’nın Taşıyıcı Sektörleri Aynı Merkezde Buluşacak” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB bünyesinde Bursa ekonomisinin üretim ve ihracat kapasitesinde önemli paya sahip sektörler için özel kümelenme alanlarının planlandığını açıkladı. Söz konusu projede kimya, plastik ve ambalaj, makine ve metal, kalıp ve otomotiv yan sanayisi, mobilya, kâğıt ve orman ürünleri, elektrik-elektronik ve otomasyon ile tekstil ve hazır giyim sektörlerinin yer aldığını belirten Burkay, ana sanayi firmalarıyla tedarikçilerin aynı üretim ekosisteminde bir araya gelmesiyle işletmeler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi, tedarik zincirlerinin daha verimli hale getirilmesi ve firmaların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiğini söyledi. İbrahim Burkay, KOBİ OSB’de firmalara kesintisiz enerji, fiber internet bağlantısı, ileri arıtma sistemleri, güçlü ulaşım altyapısı, yeşil ve akıllı fabrika imkânları sunulduğunu da ifade etti. İhtiyaca Göre Modüler Üretim Alanları TEKNOSAB KOBİ OSB’de firmaların faaliyet alanlarına, üretim kapasitelerine ve büyüme hedeflerine göre farklı büyüklüklerde modüler üretim alanlarının oluşturulacağını açıklayan İbrahim Burkay, şu bilgileri verdi: “İşletmelerimize 500, 1.000, 2.000 ve 3.000 metrekare büyüklüğünde üretim alanı seçenekleri sunuyoruz. Bağımsız bölümler tek katlı veya iki katlı olarak tasarlanabilecek ve her bir üretim biriminin kendisine ait bağımsız girişi bulunacak. Üretim tesislerinde sektörlerin ihtiyaçlarına göre 6, 9 ve 12 metre tavan yüksekliği seçenekleri yer alıyor. Yapılarda yükleme rampaları, tır erişim alanları ve yük asansörleri bulunacak. Akıllı üretim tesisleri, firmaların ihtiyaçlarına göre tek katlı veya çok katlı olarak hayata geçirilecek. Böylece işletmeler, ihtiyaç duydukları alanı daha verimli kullanabilecek ve yatırım maliyetlerini azaltabilecek.” Vali Ayyıldız: "KOBİ’lerimizin Gücü, Şehrimizin ve Ülkemizin Geleceğidir" Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız Bursa'nın üretim gücünün temelinde KOBİ'lerin büyük emeği, girişimciliği ve azmi olduğunu belirterek, şunları söyledi: “KOBİ'lerimizin rekabet gücünü artıracak her yatırım, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin geleceğine yapılan yatırımdır. TEKNOSAB KOBİ OSB de bu anlayışın güçlü bir yansımasıdır. Yüksek teknoloji odaklı yapısı, akıllı üretim altyapısı ve KOBİ'lere sunacağı gelişim imkânlarıyla Bursa'nın sanayi vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Yatırımcının önünü açan, üretimi destekleyen ve sanayicimizin yanında duran bir anlayışla çalışıyoruz. Bu vesileyle, bu vizyoner projeye öncülük eden Bursa Ticaret ve Sanayi Odamıza, Yönetim Kurulu Başkanımıza, emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyor; TEKNOSAB KOBİ OSB'nin Bursa'mıza, iş dünyamıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum." Şahin Biba: “KOBİ OSB Bugünün Değil Geleceğin Projesidir” Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da Bursa’nın KOBİ OSB projesiyle öncülük geleneğine yeni ve güçlü bir halka daha eklediğini söyledi. “Mimar bakışıyla KOBİ OSB projesinin yalnızca üretim alanlarını planlı kılmakla kalmadığını ve bugün şehrimizin ihtiyaç duyduğu düzene de kapı araladığını söyleyebilirim.” ifadelerini kullanan Şahin Biba, “Bu proje uzun yılların birikimiyle kentin öncelikli ihtiyaçlarını gözeterek sektörlerin talepleri dinlenerek ince elenip sık dokunarak oluşturulmuş güçlü bir vizyonun ürünüdür. En önemlisi ortak aklın istişarenin ve uzlaşının eseridir.” dedi. Kentin dört bir yanına dağılmış, büyümekte zorlanan, lojistik ve altyapı sorunları yaşayan işletmelerin planlı bir sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösterecek olmasının Bursa'nın geleceği adına son derece önemli bir adım olduğuna işaret eden Şahin Biba, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odamız yıllardır Bursa'nın üretim, ticaret, ihracat ve teknoloji kapasitesinin geliştirilmesi için son derece önemli çalışmalar yürütmektedir. Bu proje de bugünün değil geleceğin projesidir. Bu vesileyle BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay'a değerli yönetim kurulu üyelerine, meclis üyelerine ve odamızın tüm temsilcilerine Bursa'mız için ortaya koydukları çalışma azmi ve şehrimize sundukları katkılar dolayısıyla teşekkür ediyorum.” Yüzde 30 Peşinat, 36 Aya Varan Vade TEKNOSAB KOBİ OSB için yatırımcıların erişebileceği uygun bir finansman modeli oluşturuldu. Kamu bankaları aracılığıyla sağlanması planlanan finansman desteği kapsamında proje bedelinin yüzde 30’u peşin alınacak. Kalan tutar için yatırımcılara 18, 24 ve 36 aylık vade seçenekleri sunulacak. Projenin kamulaştırma süreci Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından yürütülecek. Belirlenen arazi maliyeti yatırımcılara yansıtılacak. İki katlı üretim alanlarında birim başına düşen maliyetin yarıya kadar azaltılması hedeflenecek. TEKNOSAB KOBİ OSB’de ilk teslimatların Aralık 2027’de yapılması, projenin bütününün ise 4 yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. Organize Ticaret Bölgeleri Kuruluyor TEKNOSAB ekosisteminin önemli bileşenlerinden birini de Organize Ticaret Bölgeleri oluşturuyor. Yapı malzemeleri, makine ve ekipman, elektrik-elektronik ve otomasyon, mobilya ve aksesuarları ile otomotiv yedek parça sektörleri, kendi ihtisas ticaret merkezlerinde faaliyet gösterecek. Organize Ticaret Bölgeleri’nde showroom, ofis, depolama ve lojistik imkanları bir arada sunuluyor. İşletmeler için 200, 300, 500 ve 1.000 metrekare büyüklüğünde modüler alanlar oluşturulacak. Minivan tipi araçların kullanımına uygun tasarlanacak merkezlerde dijital altyapı, modern pazarlama imkanları ve güçlü lojistik bağlantıları yer alacak. Böylece işletmelerin operasyonel maliyetlerinin düşürülmesi ve ticaret hacimlerinin artırılması amaçlanıyor. GIDA OSB İle Tüm Süreçler Tek Merkezden Yönetilecek TEKNOSAB ekosistemi içerisinde Gıda OSB projesi de hayata geçirilecek. Gıda OSB’de üretim, paketleme, soğuk hava depolama, laboratuvar ve sevkiyat birimleri aynı merkezde buluşturulacak. Enerji, su, atık yönetimi, kalite kontrol ve lojistik süreçlerinin tek merkezden yönetilmesiyle ürün güvenliğinin artırılması ve işletmelerin verimliliklerinin geliştirilmesi hedeflenecek. Projeyle Bursa’nın tarım ve gıda alanındaki güçlü potansiyeli modern sanayi altyapısıyla bir araya getirilecek. İnşaat Sektörüne Özel Depolama Alanları İnşaat sektörünün depolama, işleme ve sevkiyat ihtiyaçlarına yönelik özel lojistik alanları da TEKNOSAB bünyesinde oluşturulacak. Projede ortak depolama alanları, güçlendirilmiş zeminler, ihtiyaca göre büyüyebilen açık saha parselleri, kapalı ve yarı açık alanlar ile geniş ulaşım koridorları yer alacak. İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların depolama ve sevkiyat süreçlerini aynı merkezden yönetmesi sağlanarak maliyetlerin düşürülmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması amaçlanıyor. Savunma Ve Havacılık Firmaları Defence Hub’da Buluşacak TEKNOSAB ekosisteminin stratejik projeleri arasında yer alan Defence Hub, savunma ve havacılık sektörlerinde faaliyet gösteren firmaları aynı merkezde buluşturacak. Merkezde yer alan işletmelerin teşvik ve desteklerden daha etkin şekilde yararlanması, Bursalı firmaların yerlileştirme kapasitesinin artırılması, kalite ve sertifikasyon süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. Ar-Ge, inovasyon ve ileri teknoloji girişimlerinin destekleneceği Defence Hub ile Bursa firmalarının savunma sanayisi projelerinde daha aktif rol üstlenmesi amaçlanıyor. Lojistik Teknopark İlk Yılında Yüzde 126 Değer Kazandı TEKNOSAB ekosisteminde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Lojistik Teknopark’ın ardından bölgede yine aynı modelle TEKNOSAB Data Center hayata geçiriliyor. Ekosistemin dijital kalbi olarak konumlandırılacak veri merkezi, firmalara güvenli, hızlı ve kesintisiz dijital altyapı sunacak. Fiziksel ve siber güvenlik imkanlarına sahip olacak merkez sayesinde KOBİ’lerin yüksek maliyetli bireysel sunucu yatırımları yapmasına gerek kalmayacak. Veri merkezinin, Bursa sanayisinin yapay zeka, akıllı üretim, veri yönetimi ve dijital dönüşüm kapasitesini geliştirmesi hedefleniyor. TEKNOSAB Teknopark İle Fikirler Ürüne Dönüşecek TEKNOSAB Teknopark bünyesinde sanayi, teknoloji ve AR-GE faaliyetleri aynı merkezde buluşturulacak. Akademik bilginin üretime aktarılacağı teknoparkta kuluçka merkezleri, test laboratuvarları ve mentörlük hizmetleri sunulacak. Yapay zeka, akıllı üretim ve ileri teknoloji alanlarındaki girişimlerin desteklenmesiyle yenilikçi fikirlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve Bursa sanayisinin dijital dönüşümünün hızlandırılması amaçlanıyor. TEKNOSAB’da Serbest Bölge Oluşturulacak Proje kapsamında TEKNOSAB bünyesinde bir serbest bölge de kurulacak. Serbest bölgeyle TEKNOSAB’da üretilen katma değerli ürünlerin küresel pazarlarla daha hızlı ve düşük maliyetle buluşturulması hedeflenecek. Firmalara gümrük, vergi ve mevzuat avantajları sunacak serbest bölge, TEKNOSAB’ın demir yolu, kara yolu, otoyol ve liman bağlantılarıyla entegre biçimde faaliyet gösterecek. Projenin Bursa’nın dış ticaret ve ihracat kapasitesine önemli katkı sunması bekleniyor. KOBİ’lerin Finansmana Erişimi Tek Merkezden Sağlanacak TEKNOSAB ekosisteminde hayata geçirilecek “KOBİ Diyalog” merkeziyle işletmelerin finansmana ve danışmanlık hizmetlerine erişimi tek bir noktadan sağlanacak. Merkezde kamu ve özel bankaların KOBİ şubeleri ile KOSGEB, Kredi Garanti Fonu ve İhracatı Geliştirme AŞ gibi kuruluşların temsilcileri hizmet verecek. KOBİ’lere finansman, teminat, kredi derecelendirmesi, borç yönetimi, vergilendirme ve dijital dönüşüm alanlarında destek sağlanacak. Yapay zeka destekli analizlerin de kullanılacağı merkezde, firmalara mali ve kurumsal yapılarını geliştirmeye yönelik danışmanlık hizmetleri sunulacak. “TEKNOSAB KOBİ OSB’de Başvurular Başladı” Tanıtım programıyla birlikte “TEKNOSAB KOBİ OSB’de Ben de Varım” adıyla ön talep süreci de başlatıldı. Firmalar, https://kobiosb.teknosab.org.tr/ uzantılı web sitesinden vergi numaraları veya oda sicil numaralarıyla sisteme giriş yaparak başvurularını gerçekleştirebiliyor

Türkiye'de 5G abone sayısı 44,5 milyona ulaştı Haber

Türkiye'de 5G abone sayısı 44,5 milyona ulaştı

Uraloğlu, Türkiye nüfusunun yarısından fazlasının artık 5G kullandığını belirterek, yeni nesil haberleşme teknolojisinin dijital dönüşümün temelini oluşturacağını söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'de 5G teknolojisinin kullanımına ilişkin son verileri paylaştı. Yazılı açıklama yapan Uraloğlu, 1 Nisan itibarıyla mobil şebekelerde resmen kullanıma sunulan 5G teknolojisinin kısa sürede geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştığını belirtti. 4 ayda 44,5 milyon abone Bakan Uraloğlu, 5G'nin hizmete sunulduğu ilk gün yaklaşık 21 milyon abonenin yeni nesil mobil iletişim teknolojisiyle buluştuğunu hatırlatarak şunları söyledi: "Bugün bu sayı 44,5 milyona ulaştı. Yaklaşık dört ayda ülkemiz nüfusunun yarısından fazlası 5G ile buluştu. Başka bir ifadeyle her iki kişiden biri 5G abonesi oldu." "5G dijital dönüşümün merkezinde olacak" Haberleşme ve bilişim sektörünün Türkiye'nin en stratejik alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Uraloğlu, 5G'nin yalnızca daha hızlı internet anlamına gelmediğini vurguladı. Uraloğlu, 5G teknolojisinin ekonomi, sanayi, sağlık, ulaşım ve tarım başta olmak üzere birçok alanda önemli dönüşümler sağlayacağını ifade etti. Akıllı şehirler ve otonom ulaşım dönemi 5G'nin 4.5G'ye göre çok daha düşük gecikme süresi ve aynı anda çok daha fazla cihazı destekleme kapasitesine sahip olduğunu belirten Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: Tam otonom araçlar ve akıllı ulaşım sistemleri yaygınlaşacak.Trafik yönetimi daha güvenli ve verimli hale gelecek.Akıllı fabrikalarda üretim süreçleri hızlanacak.Otonom robotlar ve anlık veri analiziyle sanayide verimlilik artacak.Akıllı şehir uygulamaları enerji yönetiminden otopark sistemlerine kadar birçok alanda yaygınlaşacak.Türkiye'nin dijital altyapısı güçleniyor Bakan Uraloğlu, 5G yatırımlarının Türkiye'nin dijital altyapısını güçlendireceğini belirterek, yeni nesil haberleşme teknolojilerinin hem vatandaşlara hem de iş dünyasına önemli avantajlar sağlayacağını ifade etti. Yetkililer, önümüzdeki dönemde 5G kapsama alanının daha da genişletilmesi ve yeni kullanım alanlarının devreye alınmasıyla birlikte dijital dönüşüm sürecinin hız kazanmasının beklendiğini bildirdi.

TürkNet'te Türkiye genelinde erişim sorunu Haber

TürkNet'te Türkiye genelinde erişim sorunu

Türkiye genelinde çok sayıda TürkNet abonesi, internet bağlantısında yaşanan erişim sorunları nedeniyle sosyal medya platformlarında peş peşe paylaşım yaptı. Kullanıcılar, bağlantının kesildiğini, modemlerin internete erişemediğini ve şirketin mobil uygulamasına ulaşmakta güçlük yaşadıklarını bildirdi. Kullanıcı bildirimlerindeki artış, kesintinin geniş bir bölgede etkili olduğu değerlendirmelerine yol açtı. Kesintinin ardından gözler TürkNet'ten gelecek açıklamaya çevrildi. Şirket, resmi X hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye genelini etkileyen bir internet kesintisi yaşandığını doğrulayarak, teknik ekiplerin sorunun en kısa sürede giderilmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü duyurdu. Açıklamada, "Değerli kullanıcılarımız, TürkNet internet hizmetlerinde Türkiye genelini etkileyen bir kesinti yaşanmaktadır. Teknik ekiplerimiz sorunun en kısa sürede giderilmesi için çalışmalarını sürdürmektedir. Gelişmeleri buradan paylaşacağız. Anlayışınız için teşekkür ederiz." ifadelerine yer verildi. Kesintinin nedenine ilişkin henüz ayrıntılı teknik bilgi paylaşılmazken, sorunun altyapı kaynaklı mı yoksa sistemsel bir arızadan mı kaynaklandığına ilişkin resmi açıklama yapılmadı. Şirketin yeni bilgilendirme paylaşması bekleniyor. Kullanıcılar ise kesintinin ne zaman sona ereceğine ilişkin resmi açıklamaları takip ederken, internet hizmetinin kademeli olarak normale dönmesi öngörülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.