Başlığa bakıp yanlış falan demeyin. Bu köşe benim ve gazete bana yetki verdi, dolayısıyla yazım kuralı falan tanımam, istediğimi yaparım. Ben yaptım, oldu.
Keşke gerçek hayat böyle olsa diyenler vardır muhakkak, da “kurallara uyulmadığında artık orman kanunları geçerlidir” diye yazıp duruyoruz. Ben toplum içerisinde yaşayan bir insan olarak başlığımı en uygun zamanda, dilbilgisi kurallarına uygun şekilde düzeltirim.
Şimdi doğrulardan bahsedelim. Dünyada enflasyon oranı en yüksek olan dördüncü ülke olmuşuz, hayırlı, uğurlu olsun diyerek bu konuyu diğer yazarlara bırakıyorum.
Bu ay dış ticaret açığımızın yılın en düşük düzeyine gerilediğini gördük ve çok sevindik. Bu ay sadece 5,599 milyar dolar açığımız olmuş. Yani bu ay ortalama günde sadece 200 milyon dolar kaybetmişiz. Böylece beş aylık dış ticaret açığımız 42 milyar 736 milyon dolar olmuş. Tüm köprüler ve otoyolların 4-5 milyar dolara satılması konuşulurken ne kadar düşük/yüksek bir rakam olduğunu sizlere bırakıyorum.
Amacımız ekonomi yazmak ama, hakikaten bunları yazınca en azından ben mutlu olamıyorum. Sizleri de mutsuz etmenin anlamı yok. Bir de tehlikeli sular bunlar… Hazır herkes CHP içinde olup bitene odaklandırılmışken, ekonomi konuşmak, yokluklardan bahsetmek uygun olmayacak. Politika konuşmak da riskli. Olup bitenlere bakınca bu durumu organize edenlerin Sn. Kılıçdaroğlu’nun oy verenler nezdinde bu duruma düşeceğini ve daha büyük tepki alınacağını düşünmemiş olmaları imkansız gibi. Acaba ne planlanıyor? Keşke kader olsaydı ama ne yazıldıysa onu oynuyoruz gibi.
En iyisi havadan sudan bir şeylerden bahsetmek. Yılbaşından hemen önce bir vesileyle İtalya’da araç kiralamamız gerekti. O zamana kadar başka hiçbir ülkede karşımıza çıkmayan bir sorunla karşılaştık. Normalde anlaşılamayacak karakterlerle yazılmış ehliyetlerin bir çeşit tercümesi olan uluslararası sürücü belgesini istediler, yoksa aracı vermeyeceklerdi. Bizim ehliyetlerimiz hem Latin harfleriyle yazılı, hem de İngilizce tercümesi var. Tek kusurumuz EU ülkelerinden birinden gelmememiz idi. Yeterince ağladıktan sonra halimize acıyıp 380 euro fark alarak aracı teslim ettiler.
Bu deneyim bize ders oldu ve sonrasında araç kiralarken koşulları daha iyi kontrol etmeye başladık. Sekizinci sınıf insan muamelesi görmek hoşumuza gitmemişti tabi. Bu arada, neden yöneticilerimizin böyle bir haksızlığa maruz kalmamıza razı olduklarını düşündük tabii ve hemen anladık. Uluslararası sürücü belgesi online olarak çok kolay alınabiliyor. Yaklaşık 8.040 lira kadar bir bedeli var. Bunun 5.050 lirası harç ve KDV olarak devlete gidiyor.
Geçtiğimiz günlerde Romanya’da araç kiralamak gerekti. İnternet üzerinden çok uygun fiyatlı kiralama yaptım. O kadar uygun bir fiyattı ki tam kapsam sigortayı da yaptırdım Holiday Autos üzerinden. Tabii koşulları da en detayına kadar inceledim. Ehliyet Latin harfleriyle yazılı değil de, Çince, Arapça veya Kiril alfabesinde; IDP, yani uluslararası sürücü belgesi gerekiyordu. Bizimki öyle değil ki. Hem Latin harfleriyle yazılı, hem de İngilizce çevirisi var. Aracı almaya gittiğimde Türküm diye vermediler ve IDP istediler. Ne kadar uğraşsam da derdimi anlatamadım. 180 euro fazladan ödemek zorunda kaldım. Aklınızda bulunsun, kimi ülkelerde ırkçılık resmi olarak yok gibi görünüyorsa da, Türk olmanın bazı dezavantajları oluyor. Sanırım yöneticilerimiz de hiç küçümsenemeyecek 5.050 lira için bunları yaşamamızı engelleyecek bir şey yapmayı tercih etmiyorlar. Tabii kiralama firmasının yanlış yönlendirmesini de es geçmemek gerekiyor.
Ekonomi ve politika ile ilgili aklımda buraya yazamayacağım ve sizlerle paylaşamayacağım kadar çok soru var ki. Onları da geçince, taraflı medya ana haber bülteni değil ki bu, komik hayvan videoları paylaşayım. Anayasamızdan bazı özet aktarımlar yapayım bari.
“Türk yargısı tarafsız ve bağımsızdır.”
“Yüksek Seçim Kurulu kararları kesindir, değiştirilemez.”
“Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm kurumlar uymak zorundadır.”
“Kabul edilmiş bulunan uluslararası sözleşmeler, çelişkili durumlarda Türk kanunlarının önüne geçer.”
Bu arada, nakliyeciler ile şehirlerarası otobüs taşımacılarının karavan kullanımı ile ilgili kural koymasına benzeyen, özel teknelere yönelik yeni yönetmelik kapsamında eksiğim olmaması için baltamı ve kafa yaran simitlerimi aldım. Teknede iki kişi olacağımız için eşime denize çöp atmamasını söyleyen yazıyı hazırladım. Can yeleklerimizin nerede olduğunu gösteren yazıyı da astım. Artık denize çıkmaya hazırım. İş, atıklarımızı devletin tarifesine göre alacak yeterince atık alım tesisi bulmaya ve teknemizi güvenle kışlatabilecek biz emeklilerin karşılayabileceği ücretleri talep eden marina veya çekek yerleri bulmaya kaldı. Bu konuda şanslı sayılabilirim; çünkü hakikaten denizciliğe önem veren insaflı ve vicdanlı kişilerin yönettiği bir yerde kalıyor 36 yaşındaki araba fiyatından daha ucuz teknem. Ama herkesin bu kadar şanslı olmadığını, marina veya çekek yerlerinde barınamayan ve geçen yıl yeterince korunamadığı için sert havalarda karaya vuran ya da batan teknelerden görüyoruz. Yüksek geliri olmayan “yat sahiplerinin” sonu çok yakın.
İnsan hayatının çok ucuz olduğu, hiçbir suçunuz olmasa da işkence görebileceğiniz ülkelerde bu konular ne kadar ilgi çeker, bilemem. Ne mutlu ki onlardan birinde değil, Türkiye’de güven içerisinde, adil ve demokratik bir ortamda, herkesin topyekün uyduğu anayasal düzende yaşıyoruz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yüce Uyanık
Butlak Mutlan
Keşke gerçek hayat böyle olsa diyenler vardır muhakkak, da “kurallara uyulmadığında artık orman kanunları geçerlidir” diye yazıp duruyoruz. Ben toplum içerisinde yaşayan bir insan olarak başlığımı en uygun zamanda, dilbilgisi kurallarına uygun şekilde düzeltirim.
Şimdi doğrulardan bahsedelim. Dünyada enflasyon oranı en yüksek olan dördüncü ülke olmuşuz, hayırlı, uğurlu olsun diyerek bu konuyu diğer yazarlara bırakıyorum.
Bu ay dış ticaret açığımızın yılın en düşük düzeyine gerilediğini gördük ve çok sevindik. Bu ay sadece 5,599 milyar dolar açığımız olmuş. Yani bu ay ortalama günde sadece 200 milyon dolar kaybetmişiz. Böylece beş aylık dış ticaret açığımız 42 milyar 736 milyon dolar olmuş. Tüm köprüler ve otoyolların 4-5 milyar dolara satılması konuşulurken ne kadar düşük/yüksek bir rakam olduğunu sizlere bırakıyorum.
Amacımız ekonomi yazmak ama, hakikaten bunları yazınca en azından ben mutlu olamıyorum. Sizleri de mutsuz etmenin anlamı yok. Bir de tehlikeli sular bunlar… Hazır herkes CHP içinde olup bitene odaklandırılmışken, ekonomi konuşmak, yokluklardan bahsetmek uygun olmayacak. Politika konuşmak da riskli. Olup bitenlere bakınca bu durumu organize edenlerin Sn. Kılıçdaroğlu’nun oy verenler nezdinde bu duruma düşeceğini ve daha büyük tepki alınacağını düşünmemiş olmaları imkansız gibi. Acaba ne planlanıyor? Keşke kader olsaydı ama ne yazıldıysa onu oynuyoruz gibi.
En iyisi havadan sudan bir şeylerden bahsetmek. Yılbaşından hemen önce bir vesileyle İtalya’da araç kiralamamız gerekti. O zamana kadar başka hiçbir ülkede karşımıza çıkmayan bir sorunla karşılaştık. Normalde anlaşılamayacak karakterlerle yazılmış ehliyetlerin bir çeşit tercümesi olan uluslararası sürücü belgesini istediler, yoksa aracı vermeyeceklerdi. Bizim ehliyetlerimiz hem Latin harfleriyle yazılı, hem de İngilizce tercümesi var. Tek kusurumuz EU ülkelerinden birinden gelmememiz idi. Yeterince ağladıktan sonra halimize acıyıp 380 euro fark alarak aracı teslim ettiler.
Bu deneyim bize ders oldu ve sonrasında araç kiralarken koşulları daha iyi kontrol etmeye başladık. Sekizinci sınıf insan muamelesi görmek hoşumuza gitmemişti tabi. Bu arada, neden yöneticilerimizin böyle bir haksızlığa maruz kalmamıza razı olduklarını düşündük tabii ve hemen anladık. Uluslararası sürücü belgesi online olarak çok kolay alınabiliyor. Yaklaşık 8.040 lira kadar bir bedeli var. Bunun 5.050 lirası harç ve KDV olarak devlete gidiyor.
Geçtiğimiz günlerde Romanya’da araç kiralamak gerekti. İnternet üzerinden çok uygun fiyatlı kiralama yaptım. O kadar uygun bir fiyattı ki tam kapsam sigortayı da yaptırdım Holiday Autos üzerinden. Tabii koşulları da en detayına kadar inceledim. Ehliyet Latin harfleriyle yazılı değil de, Çince, Arapça veya Kiril alfabesinde; IDP, yani uluslararası sürücü belgesi gerekiyordu. Bizimki öyle değil ki. Hem Latin harfleriyle yazılı, hem de İngilizce çevirisi var. Aracı almaya gittiğimde Türküm diye vermediler ve IDP istediler. Ne kadar uğraşsam da derdimi anlatamadım. 180 euro fazladan ödemek zorunda kaldım. Aklınızda bulunsun, kimi ülkelerde ırkçılık resmi olarak yok gibi görünüyorsa da, Türk olmanın bazı dezavantajları oluyor. Sanırım yöneticilerimiz de hiç küçümsenemeyecek 5.050 lira için bunları yaşamamızı engelleyecek bir şey yapmayı tercih etmiyorlar. Tabii kiralama firmasının yanlış yönlendirmesini de es geçmemek gerekiyor.
Ekonomi ve politika ile ilgili aklımda buraya yazamayacağım ve sizlerle paylaşamayacağım kadar çok soru var ki. Onları da geçince, taraflı medya ana haber bülteni değil ki bu, komik hayvan videoları paylaşayım. Anayasamızdan bazı özet aktarımlar yapayım bari.
“Türk yargısı tarafsız ve bağımsızdır.”
“Yüksek Seçim Kurulu kararları kesindir, değiştirilemez.”
“Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm kurumlar uymak zorundadır.”
“Kabul edilmiş bulunan uluslararası sözleşmeler, çelişkili durumlarda Türk kanunlarının önüne geçer.”
Bu arada, nakliyeciler ile şehirlerarası otobüs taşımacılarının karavan kullanımı ile ilgili kural koymasına benzeyen, özel teknelere yönelik yeni yönetmelik kapsamında eksiğim olmaması için baltamı ve kafa yaran simitlerimi aldım. Teknede iki kişi olacağımız için eşime denize çöp atmamasını söyleyen yazıyı hazırladım. Can yeleklerimizin nerede olduğunu gösteren yazıyı da astım. Artık denize çıkmaya hazırım. İş, atıklarımızı devletin tarifesine göre alacak yeterince atık alım tesisi bulmaya ve teknemizi güvenle kışlatabilecek biz emeklilerin karşılayabileceği ücretleri talep eden marina veya çekek yerleri bulmaya kaldı. Bu konuda şanslı sayılabilirim; çünkü hakikaten denizciliğe önem veren insaflı ve vicdanlı kişilerin yönettiği bir yerde kalıyor 36 yaşındaki araba fiyatından daha ucuz teknem. Ama herkesin bu kadar şanslı olmadığını, marina veya çekek yerlerinde barınamayan ve geçen yıl yeterince korunamadığı için sert havalarda karaya vuran ya da batan teknelerden görüyoruz. Yüksek geliri olmayan “yat sahiplerinin” sonu çok yakın.
İnsan hayatının çok ucuz olduğu, hiçbir suçunuz olmasa da işkence görebileceğiniz ülkelerde bu konular ne kadar ilgi çeker, bilemem. Ne mutlu ki onlardan birinde değil, Türkiye’de güven içerisinde, adil ve demokratik bir ortamda, herkesin topyekün uyduğu anayasal düzende yaşıyoruz.